WorldWideScience

Sample records for biyokatilarinda bulunan mikroorganizmalar

  1. Türkiye'deki eczanelerde bulunan bitkisel ilaçlar

    OpenAIRE

    Sevda Süzgeç-Selçuk; Seda Eyisan

    2012-01-01

    u çalışmada, 2012 yılında Türkiye'deki eczanelerde bulunan, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı bitkisel ilaçlar incelenerek; formülasyonunda aktif bileşik olarak standardize edilmiş bitkisel drog ekstresi veya drog preparatları bulunan müstahzarlar ele alınmıştır. Bitkilerden kimyasal işlemler sonucu elde edilen, bitkisel kaynaklı saf bileşikler (atropin, morfin, efedrin vb.) bitkisel ilaç olarak değerlendirilmediklerinden, bu çalışma kapsamına dahil edilmemiştir. Bu kapsamda, bitkisel ilaçların içeri...

  2. Türkiye'deki eczanelerde bulunan bitkisel ilaçlar

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevda Süzgeç-Selçuk

    2012-09-01

    Full Text Available u çalışmada, 2012 yılında Türkiye'deki eczanelerde bulunan, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı bitkisel ilaçlar incelenerek; formülasyonunda aktif bileşik olarak standardize edilmiş bitkisel drog ekstresi veya drog preparatları bulunan müstahzarlar ele alınmıştır. Bitkilerden kimyasal işlemler sonucu elde edilen, bitkisel kaynaklı saf bileşikler (atropin, morfin, efedrin vb. bitkisel ilaç olarak değerlendirilmediklerinden, bu çalışma kapsamına dahil edilmemiştir. Bu kapsamda, bitkisel ilaçların içeriğindeki; bitkilerinin kullanılan kısımları (drog, etken maddeleri, etki ve kullanılışları incelenmiştir. İncelenen bu bitkiler: Aesculus hippocastanum L., Amygdalus communis L., Allium sativum L., Camellia sinensis (L. Kuntze (Thea sinensis L., Capsicum annuum L., Cassia acutifolia Del. (C. angustifolia Vahl., Centella asiatica L., Cimicifuga racemosa L., Cola nitida (Vent. Schott & Endl., Eucalyptus globulus Labill., Foeniculum vulgare Miller, Ginkgo biloba L., Hamamelis virginiana L., Harpagophytum procumbens DC, Hedera helix L., Lavandula angustifolia Miller, Mentha piperita L., Passiflora incarnata L., Pelargonium sidoides DC., Pinus brutia Tenn., Populus sp., Rheum officinale Baill., Ricinus communis L., Serenoa repens (W. Bart. Small, Silybum marianum L., Thymus vulgaris L., Triticum aestivum L., Valeriana officinalis L, Vitex agnus-castus L., Vitis vinifera L., Zingiber officinale (Roscoe' dir. Sonuç olarak, 2012 yılında Türkiye eczanelerinde Sağlık Bakanlığı ruhsatlı 44 tane bitkisel ilaç tespit edilmiştir.

  3. ON THE GOKTURK INSCRIPTIONS DISCOVERED IN KAZAKHSTAN/KAZAKİSTAN’DA BULUNAN GÖKTÜRK YAZITLARI HAKKINDA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Napil BAZILHAN

    2014-06-01

    ştur. Dil çalışmaları açısından Türk dilinin en eski dönemini temsil eden Eski Türkçe dönemi yazılı eserleri bu coğrafya da sıkça görülmektedir. Daha çok Göktürkler döneminde yazıldığı tahmin edilen bu yazılar genellikle kayalar üzerine damga harfler şeklinde görülmektedir. Özellikle son yıllarda bu kapsamda yapılan inceleme gezilerinde 9 adet yeni yazılı metin bulunmuştur. Bunlar Tañbalı, Koytubek, Akterek, Kuljabası I, Kuljabası II, Kemer ve Kotır II, Bayanjürek ve Karatöbe yazılı metinleridir. Çalışmamaızda Kazakistan’da yeni bulunan Göktürk yazılı metinleri tanıtılırken bir yandan da daha önceki okumalardan farklı yeni okuma teklifleri üzerinde durulacaktır.

  4. Kubad-abad Sarayında Bulunan Kemer ve Askı Tokaları Belt and Buckle Straps Found in Kubad-abad Palace

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alptekin YAVAŞ

    2012-09-01

    çağ dönemine ilişkin farklı buluntu türlerinden birçok obje ele geçmiştir. Konya-Beyşehir Gölü’nün güneybatı kıyısında, Anamas Dağı eteklerindeki alüvyon ovada, küçük bir kayalık tepe ile bronz çağı höyüğü çevresine yayılan Kubad-Abad, göl kıyısından –hatta göl üzerindeki adalardan- güneyindeki Anamas Dağı eteklerine kadar uzanan geniş sahada, onlarca yapıyı bünyesinde barındıran büyük bir şehir-saray’dır. Dünya çapında şöhrete sahip çinileriyle tanınan Kubad-Abad Sarayının metal buluntuları çok zengin bir repertuara sahiptir. Bunlar arasında en az bilinen buluntu türlerinden biri olan kemer ve askı tokaları, Selçuklu gündelik kullanım eşyalarının tanınması açısından çok ilgi çekici veriler sunar. Ortaçağ Türk Dönemine ait kemer ve askı tokalarının niteliğine ilişkin ayrıntılı bir çalışma gerçekleşmemiştir. Özellikle bir yüzünde yazı bordürü bulunan kemer tokası, Anadolu Selçuklu Döneminde ender rastlanan bir obje olup, muhtemelen sultan ve çevresine aittir.

  5. Çankırı (Kızılırmak)’da karpuz ve kavun ekim alanlarında bulunan böcek türleri ile bunların organik tarım açısından değerlendirilmesi

    OpenAIRE

    Şimşek, Muharrem

    2012-01-01

      Çankırı (Kızılırmak)’da karpuz ve kavun ekim alanlarında bulunan böcek türleri ile bunların organik tarım açısından değerlendirilmesi amacıyla ele alınan bu çalışma, 2011–2012 yılları arasında yürütülmüştür.

      Çalışma sonucunda Myiopardalis pardalina (Bigot) (Diptera: Tripetidae) kavunun ana zararlısı olmak üzere; diğer...

  6. KENBAĞI ORMAN FİDANLIĞI (ÇANKIRI )'NDA BULUNAN LEPİDOPTERA TÜRLERİNİN TESPİTİ İLE KAVAK YALANCIARISI [Paranthrene tabaniformis (Rott.)]'NIN MÜCADELE YÖNTEMLERİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR

    OpenAIRE

    2002-01-01

    Kenbağı Orman Fidanlığı (Çankırı)\\'nda bulunan Lepidoptera türlerini belirlenmesi ile kavak yalancı arısı [Paranthrene tabaniformis (Rott.)]\\'nın mücadele yöntemlerini belirlemek amacıyla ele alınan bu çalışma 1999-2000 yılında mayıs-eylül ayları arasında yürütülmüştür. Fidanlık, deniz seviyesinden 760 m yükseklikte ve yaklaşık 97 ha genişliktedir. Fidanlıkta Kavak (Populus x euroamericana), Akasya (Robinia pseudoacacia L.), Negundo akçaağaç (Acer ...

  7. Gıda Endüstrisinde Ozon Uygulamaları

    OpenAIRE

    Alper KUŞÇU; Pazır, Fikret

    2004-01-01

    Ozon gıda endüstrisinde pek çok uygulama alanı bulunan güçlü bir antimikrobiyal ajandır. Yüksek reaktivitesi, kendiliğinden parçalanarak ortamda zararlı bileşik bırakmaması ozonun gıdalarda kullanımını güvenilir hale getirmektedir. Ozonun gaz ve su fazında mikroorganizmalar üzerine olan etkisi çeşitli araştırmacılar tarafından belirlenmiştir. Düşük konsantrasyonda, kısa süreli ozon uygulaması bakteri, küf, maya ve virüsleri inaktif etmek için yeterli olmaktadır. Mikroorganizmaların ozona olan...

  8. Evlerde bulunan kullanım dışı ilaçlarla ilgili toplum farkındalığının araştırılması: bir pilot çalışma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gürkan Köse

    2013-09-01

    Full Text Available Evlerde bulunan kullanım dışı kalmış veya son kullanım tarihi geçmiş ilaçlar gün geçtikçe çevre ve insan sağlığı açısından büyüyen bir tehdit oluşturmaktadır. Bu çalışmada amaçlarımız (a ailelerin evlerde kullanım dışı ve son kullanım tarihi geçmiş ilaçları bertaraf etme alışkanlıklarını belirlemek (b bu ilaçların doğaya ve ekonomiye verebileceği potansiyel zararlara dikkat çekmek ve (c bu konuda düzenlemelerle ilgili önerilerde bulunmaktır. Çalışmamızda, 18.11.2010-15.04.2011 tarihleri arasında Çukurova Bölgesinde yaşayan gönüllü 51 aileye anket uygulandı. Bu çalışmada ulaşılan 51 gönüllü ailenin %82'sinin sosyal güvenceye sahip olduğu (SSK, Bağkur, Emekli Sandığı, geri kalan ailelerin (%12 yeşil kart sahibi olduğu belirlenmiştir. Çalışmaya katılan ailelerin %57'sinin çocuk sahibi olduğu; toplam çocukların % 15,7'sinin 0 – 6 yaş grubunda olduğu saptanmıştır. Evlerde kullanım dışı kalmış ilaçların 288 kutu olduğu (6 kutu/aile saptanmış olup bu ilaçların toplam maliyeti 4.666 TL (16.2 TL/ kutu olarak saptanmıştır. Evlerde en fazla biriktiği belirlenen ilaç grupları sırasıyla analjezikler (%20.1, solunum sistemi ilaçları (%12.5 ve antibiyotiklerdir (%9.7. Sonuç olarak, daha kapsamlı çalışmalar yapılarak oluşturulacak bilgi birikiminin sağlık çalışanları ile halka aktarılması ve sorunun çözümüne yönelik yasalar ve düzenlemeler yapılması gerekliliği göz ardı edilmemelidir

  9. Piyasada Fermente Sucuk Olarak Satılan Ürünlerin Kalite Özelliklerinin Saptanması ve Geleneksel Türk Fermente Sucuğu ile Karşılaştırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halime PEHLİVANOĞLU

    2015-07-01

    Full Text Available Bu çalışma, günümüz Türkiye’sinde marka olmuş firmalar tarafından üretilen ve fermente sucuk etiketi ile piyasaya sunulan sucukların karakteristik özelliklerinin araştırılması ve Geleneksel Türk Fermente Sucuk özellikleri ile karşılaştırılması amacı ile yapıldı. İstanbul piyasasında çeşitli markalarda satışa sunulan ve üzerinde fermente sucuk etiketi bulunan 30 adet sucuk numunesi çalışmada materyal olarak kullanıldı. Numunelerin tümünde Toplam Mezofil Aerob Mikroorganizmalar, Koliform Grubu Mikroorganizmalar, Laktik Asit Bakterileri, Stafilokok ve Mikrokoklar ile Küf ve Mayalar araştırıldı. Ayrıca pH değeri, rutubet miktarı, yağ miktarı, protein miktarı ve duyusal özellikleri incelendi. Elde edilen duyusal, fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik bulgulara göre, incelenen 30 adet sucuk numunesinin 8 adedinin (%26,6 fermente sucuk özelliğine yakın olduğu, 9 adedinin (%30,0 yarı fermente ve 13 adedinin (%43,3 ise ısıl işlem görmüş fermente olmayan sucuklar olduğu saptandı. Bu sonuçlara göre, fermente sucuk etiketi ile piyasaya sunulan ürünlerin 22 adedinin (%73,3 tam fermente olmaması nedeni ile ilgili yönetmelikler açısından taklit ve tağşiş kapsamına girdiği sonuç ve kanaatine varıldı.

  10. Konjenital böbrek ve üriner kanal anomalisi bulunan çocukların klinik ve demografik özellikleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    A. Midhat Elmacı

    2014-06-01

    Full Text Available Objective: Congenital anomaly of kidney and urinary tract (CAKUT includes functional and structural anomalies that can cause end-stage renal disease in children. Clinical and demographic characteristics of patients with CAKUT are evaluated in this study. Methods: The files of patients who were followed up with the diagnosis of CAKUT between November 2008 and June 2011 in Diyarbakır Children’s Hospital were reviewed retrospectively. Patient characteristics including age, gender, family history of CAKUT, consangineous marriage, and radiological imaging results were recorded. Results: The study was consisted of 232 patients 129 (55.6% boys, and 103 (44.4% girls. The mean age was 4.4 years. A family history of CAKUT was found in 15.2% of patients and 50.9% of parents had consanguineous marriage. Anomalies that were observed in the study included, ureteropelvic junction obstruction in 66 (28.5%, renal agenesis in 49 (21.1%, ectopic kidney in 25 (10.8%, horseshoe kidney in 25 (10.8%, multicystic dysplastic kidney in 20 (8.6%, vesicoureteral reflux in 20 (8.6%, polycystic kidney in 12 (5.2%, posterior urethral valve in 7 (3%, ureterovesical obstruction in 4 (1.7%, renal hypoplasia in 2 (0.9%, and fusion of kidneys in 2 (%0.9 patients. Renal scarring and chronic kidney disease was present in 32 (13.8% and 7 (3% patients, respectively. Conclusions: Childhood CAKUT can cause serious morbidities. Cases should be followed up carefully even from the antenatal period. Early intervention of cases requiring treatment will minimize the risk of permanent renal damage.

  11. Konjenital böbrek ve üriner kanal anomalisi bulunan çocukların klinik ve demografik özellikleri

    OpenAIRE

    A. Midhat Elmacı; Fatih Akın

    2014-01-01

    Objective: Congenital anomaly of kidney and urinary tract (CAKUT) includes functional and structural anomalies that can cause end-stage renal disease in children. Clinical and demographic characteristics of patients with CAKUT are evaluated in this study. Methods: The files of patients who were followed up with the diagnosis of CAKUT between November 2008 and June 2011 in Diyarbakır Children\\'s Hospital were reviewed retrospectively. Patient characteristics including age, gender, family h...

  12. MİLLİ KÜTÜPHANEDE BULUNAN 06 MİL YZ A 1793 NUMARALI ŞİİR MECMUASI ÜZERİNE

    OpenAIRE

    ÜSTÜNER, Doç. Dr. Kaplan

    2014-01-01

    Magazines are artifacts, consisting of one or more of the authors or poets in various forms and volumes of prose or poetry. Magazines offer us rich material to Makalenin geliş tarihi: 15.05.2014 Makalenin kabul tarihi: 17.09.2014 Bu yazı 5-6 Mayıs 2014 tarihinde ġanlıurfa‟da Prof. Dr. Abdulkadir Karahan anısına düzenlenen III. Milletlerarası Klasik Türk Edebiyatı Sempozyumu‟nda sunulan bildirinin düzenlenmiş şeklidir. write our literature history clearly and understand our culture better. We ...

  13. ARAB FAMILIES IN EXILE IN KIRŞEHİR BETWEEN 1914–1918 1914–1918 YILLARI ARASINDA KIRŞEHİR’DE BULUNAN SÜRGÜN ARAP AİLELERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet GÜNDÜZ

    2011-01-01

    Full Text Available In this article, I Ottoman Army during World War II who fought in Arabia, he predicted the region would harm the state or the person he believes damage to the interior of Anatolia and their families because of war before the conclusion of Kirsehir is sent into exile in order to keep under control.Kirsehir sent a list of individuals and families, they had taken the amount of fees, ages, names of countries are they, are given in the table.Kirsehir sent to other members and their families, they are given is sick after coming here to air and water in compliance with the petition of Kırşehir provide their petitions in particular indicate that they are given in the report have now added the doctor. This is why I have requested be sent to cities outside of Kirsehir.Reviewed the documents sent Kirsehir exiled to the question of why people respond to, or families. For example, for reasons of military service, due to their harmful and rogue individuals, some of those effects as a result of malice and vindictive, because the question of fake money, espionage, according to some descriptions of the decision of the Court-Martial, even though they are persons who have served the state for legal reasons such as the investigation Kirsehir been sent into exile.Kirsehir sent to exile in 1918 on the Arab families in the general amnesty 'went to their countries taking advantage of the diagnosis. Bu makalede, I. Dünya savaşı esnasında Arabistan’da savaşan Osmanlı Ordusu, O bölgede devlete zarar verdiğine inandığı veya zarar vereceğini tahmin ettiği kişi ve aileleri Anadolu içlerine dolayısıyla Kırşehir’e savaş sonuçlanıncaya kadar kontrol altında tutmak amacıyla sürgüne gönderdiği görülmektedir. Kırşehir’e gönderilen kişi ve ailelerin listesi, almış oldukları ücretlerinin miktarı, yaşları, geldikleri memleketlerinin adları, tablo halinde verilmiştir.Kırşehir’e gönderilen kişi ve ailelerin fertleri, buraya geldikten sonra hastalanmışlardır. Vermiş oldukları dilekçelerinde Kırşehir’in havasıyla ve suyu ile uyum sağlamadıklarını özellikle belirtmişler ve vermiş oldukları dilekçelerine doktor raporunu da eklemişlerdir. Bunun içindir ki Kırşehir dışındaki şehirlere gönderilmelerini talep etmişlerdir. İncelenen belgeler Kırşehir’e sürgüne gönderilen kişi veya aileler neden gönderilmişler sorusuna da cevap vermektedir. Örneğin askerlik sebeplerinden dolayı, zararlı ve sabıkalı kişilerden olmalarından dolayı, bazı fesat ve kindar kimselerin tesirleri neticesinde, sahte para meselesinden dolayı, casusluk, bazı açıklamalar göre Divan-ı Harp kararıyla, devlete hizmet etmiş şahıslardan oldukları halde kanunî soruşturmadan dolayı gibi nedenlerden Kırşehir’e sürgüne gönderilmişlerdir.Kırşehir’e sürgün olarak gönderilen Arap aileler 1918 tarihinde yapılan genel af’tan faydalanarak memleketlerine gitmişlerdir.

  14. HAT SONUNDA SVC BULUNAN GÜÇ SİSTEMİNDE ÇATALLAŞMA ANALİZİ İLE DİNAMİK GERİLİM KARARLILIĞININ İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kadi Abacı

    2008-01-01

    Full Text Available Güç sistemleri gerilim kararlılığı çalışmalarında çatallaşma analizi oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Çatallaşma noktasının belirlenmesi ile sistemin yüklenebilirlik sınırları tespit edilerek, planlama ve kontrol çalışmalarında kullanılmaktadır. Bu çalışmada kararlı bir denge noktasından uzaklaşan bir güç sisteminin çatallaşma analizi ile dinamik gerilim kararlılığı analizi gerçekleştirilmiştir.

  15. Sepsis

    OpenAIRE

    TAŞDELEN FIŞGIN, Dr. Nuriye

    2009-01-01

    Mikroorganizmaların ve yapıtaşlarının, immun sistem ile karşılaşmaları sonucu, inflamatuar mediatörlenn aşırı salınımı sepsis ile sonuçlanır. Sepsisin etyolojisinde tüm mikroorganizmalar rol oynayabilmekle birlikte, son yıllarda gram pozitif mikroorganizmalar ile oluşan sepsis insidansında artış bildirilmektedir. Sepsisin mortalite ve morbiditesi halen yüksektir. Inflamasyon ve koagulasyon sistemlerinin ilişkisini moleküler düzeyde ortaya koyan bilgiler, sepsisin tedavisinde yeni gelişmelere ...

  16. Kayseri Ve Yöresi Tarih Araştırmaları Merkezi’nde Bulunan Ebrû Kaplı Defterler
    The Marbled Paper In The Notebooks That Is Being At History Of Kayseri And Neighboring Areas Research And Implementation Center

    OpenAIRE

    Neval SAKİN

    2013-01-01

    Manuscript libraries, museums and archives own rich collectionsof literary works decorated with traditional art such as bindings,calligraphies, ornamentations, miniatures and Marbled Paper.One of the archives that include samples of history of MarbledPaper, which is one of our traditional arts, is History of Kayseri andNeighboring Areas Research and Implementation Center (KAYTAM).Manuscripts of various topics and official documents that are in thearchives, museums and libraries are decorated ...

  17. Balık ve balık ürünlerinde biyojen aminlerin varlığı

    OpenAIRE

    Yıldız, Pınar Oğuzhan; Kırım, Birsen

    2015-01-01

    Biyojen aminler hayvan, bitki ve mikroorganizmaların normal metabolizmasında rol alan düşük molekül ağırlıklı organik bazlardır. Genellikle serbest aminoasitlerin mikrobiyal enzimlerle dekarboksilasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu bileşikler, insan ve hayvanlarda toksik etkiye sahip olabilmektedirler. Biyojen aminler, olgunlaştırma veya fermantasyon işlemleri ile üretilen çeşitli gıdalarda ve içeceklerde bulunmaktadır. Biyojen amin içeren gıdalar arasında balık ve balık ürünleri, et ü...

  18. Passive Conservation of Manuscripts in Libraries Kütüphanelerdeki El Yazmalarının Pasif Konservasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nil Baydar

    2001-12-01

    Full Text Available The purpose of this study is examination of the deterioration factors (moisture, temperature, light, weather pollution, disasters, rodents, insects and microorganisms of the manuscripts with mishandling of both library staff and readers in libraries and giving preventive conservation suggestions. Bu çalışmanın amacı, kütüphanelerdeki el yazmalarının bozulmasına neden olan (nem, sıcaklık, ışık, hava kirliliği, afetler, kemirgenler, böcekler ve mikroorganizmalar gibi etkenlerle, personelin ve okuyucunun hatalı uygulamalarını irdelemek ve bu etkenlerin el yazmalarına zarar vermesini engelleyecek önleyici konservasyon önerileri sunmaktır.

  19. DENTAL İMPLANTLARIN KLİNİK ORTODONTİDE KULLANIMI THE USE OF DENTAL IMPLANTS IN CLINICAL ORTHODONTICS

    OpenAIRE

    Üstün, Yakup; kayalıoğlu, mustafa

    2012-01-01

    ÖZET Ortodontik tedavinin temel unsurlarından biri olan ankraj, ortodontinin tarihinde hep güncel konu olmuştur. Geçmiş dönemlere kıyasla, günümüzde daha fazla sayıda hasta estetik veya fonksiyonel ihtiyaçlarla ortodontik tedavi görmektedir. Ancak, hastaların hepsinde ortodontik ankraj için yeterli dentisyon bulunmamaktadır. Özellikle kısmi dişsizlikleri bulunan ve/veya konjenital dentofasiyal bozuklukları bulunan hastalarda ankraj sağlayabilmek için destekleyici alternatifler aranmıştır. ...

  20. Balık ve Balık Ürünlerinde Biyojen Aminler ve Önemi

    OpenAIRE

    ÖZBAY DOĞU, Sena; SARIÇOBAN, Cemalettin

    2015-01-01

    ÖZET: Biyojen aminler, gıdalarda bulunan serbest amino asitlerin dekarboksilasyonu sonucunda oluşan bileşiklerdir. Histamin, kadaverin, putresin, tiramin, spermin ve spermidin gıdalarda sıklıkla bulunan biyojen aminlerdir. Özellikle balık ve balık ürünleri, biyojen aminlerin oluşumu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu gibi ürünlerde biyojen aminler  mikrobiyal dekarboksilaz aktivite ile hızla oluşmaktadır. Yetersiz hijyen, kontaminasyon, hammaddenin mikrobiyal yükü ve sıcaklık gibi faktörle...

  1. Greyfurt Suyu ve İlaçlarla Etkileşimi

    OpenAIRE

    Canan Ece TAMER; Karaman, Bige

    2006-01-01

    Greyfurt suyu bazı ilaçlarla etkileşime girerek ölümle sonuçlanabilen yan etkiler oluşturmaktadır. Özellikle tansiyon, kolesterol ve antihistaminik ilaçlarla görülen bu etkileşim, greyfurt suyunda bulunan naringin, naringenin, furanokumarin, bergapten (5-methoxypsoralen), bergomottin ve flavonoidler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu maddeler, ilacın, bağırsak ve karaciğerde bulunan ilgili enzimce parçalanmasını önlemekte ve sonuçta ilacın kandaki konsantrasyonunun artışına bağlı olarak il...

  2. BAFRA OVASI DRENAJ SULARININ ÖZELLİKLERİNİN MEVSİMSEL DEĞİŞİMİ VE SULAMADA KULLANILMA OLANAKLARI

    OpenAIRE

    Arslan, Hakan; CEMEK, Bilal

    2011-01-01

    Bu çalışma kapsamında Bafra Ovası Sağ Sahil Sulama alanında bulunan drenaj kanallarındaki suların kimyasal özelliklerinin mevsimsel değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ovada bulunan 7 ayrı drenaj kanalından Mayıs 2005 ile Nisan 2006 arasında aylık periyotlar halinde su numunesi alınmış ve EC, pH, Na, Ca, K, Mg, CO3, HCO3, ve Cl analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları kullanılarak drenaj sularının Sodyum Adsorbsiyon Oranı (SAR) ve Artık Sodyum Karbonat Konsantrasyonu (RSC) d...

  3. Hindi etinden kaynaklanan başlıca bakteriyel infeksiyon ve intoksikasyonlar (the main bacterial infections and intoxications related to turkey meat)

    OpenAIRE

    İŞERİ, Özlem; EROL, İrfan

    2009-01-01

    Türkiye’de kanatlı eti tüketiminde piliç eti büyük bir paya sahip olmasına rağmen, hindi eti tüketimi de son yıllarda artışeğilimi göstermektedir. Hindi eti önemli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, düşük seviyede kolesterol içerir. Diğer taraftan,kümes hayvanlarında patojen mikroorganizmaların yaygın olarak bulunması ve bunların sürü içinde hızlı bir yayılım göstermesinedeniyle, hindi eti de gıda kaynaklı hastalıkların ortaya çıkması yönüyle dikkate alınmalıdır. Hindi etinden kaynaklan...

  4. Yumuşak damakta verruka vulgaris: İmmunohistokimyasal değerlendirmesi olan bir olgu sunumu

    OpenAIRE

    Olgun, Esra Gürlek; Özel, Bülent Ferdi

    2007-01-01

    Verruca vulgaris (VV) oral kavitede tanımlanmıstır. Ancak yumusak damak mukozasında VV oldukça nadirdir. Bu lezyonlar ciltte bulunan VV ile benzer histolojik ve klinik bulgular gösterdigi taktirde oral verruca tanısı almalıdır. Human papillomavirus (HPV) antijen oralVVvakalarının%55-75'inde tespit edilmistir.HPV2, 4 ve57 oral VV' den izole edilmistir. Cilt ile iliskili HPV tiplerinin oral lezyonları azalan sıklıkla, baskın olarak dudak, damak, bukkalmukoza, dil ve gingivada lokali...

  5. İntroventriküler Araknoid Kist ( Bir olgu nedeniyle )

    OpenAIRE

    İYİGÜN,, Ö.; ÇELİK, F.; KANDEMİR, B.; ŞENEL, A.

    2010-01-01

    Familial hypercholesterolemia is an infrequent systemic disease closely associated with coronary artery disease and atherosclerosis. In this report, we reported a case of familial hypercholesterolemia tip Ila with typical systemic symtoms as well as numerous extremital xantomas and the relevant literature reviewed. Ailesel hiperkolesterolemi koroner arter hastalığı ve arterosklerozis ile yakın ilişkisi bulunan sistemik bir hastalıktır. Bu makalede, tipik semptomlarla birlikte çeşitli büy...

  6. DİYABETLİ HASTALARDA AĞIZ-DİŞ SORUNLARINA YAKLAŞIM-ORAL HYGIENE IN DIABETIC PATIENTS

    OpenAIRE

    Dinççağ, Nevin; Eren, Gamze

    2013-01-01

    ÖZETBu yazıda diş sorunları bulunan diyabetli hastaların ağız-diş ve medikal kontrolü, hastalığın fizyopatolojisi ve komplİkasyonları ile birlikte ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar sözcükler: Diyabetes mellitus, ağız hijyeni.ABSTRACTThis paper will review the pathophysiology and complications associated with the disease as well as the medical and dental management of the diabetic dental patient. 

  7. Artvin-Saçinka yöresindeki orman ve otlak arazilerinde bazı toprak özelliklerinin yükselti ve derinlik kademelerine göre değişiminin irdelenmesi

    OpenAIRE

    Erdoğan Yüksel, Esin

    2009-01-01

    Araştırma alanı, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Artvin'e yaklaşık 32 km. mesafede bulunan Saçinka Yöresi'ndeki Godrahav Deresi Havzasının sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bu çalışmada, Artvin-Saçinka yöresi, Godrahav Deresi Yağış Havzası sınırları içerisinde bulunan orman ve hemen bitişiğindeki ormandan dönüştürülen otlak alanlarında toprakların bazı fiziksel, hidro-fiziksel ve kimyasal özellikleri ile aşınım eğilimlerinin arazi kullanım şekline, yükselti kademelerine ve derinlik k...

  8. Mandalarda Mastitis Olgusu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Aziz Şahin

    2014-08-01

    Full Text Available Mastitis manda yetiştiriciliğinde ekonomik kayıplara neden olan önemli bir hastalıktır. Hastalığın şiddeti, süresi ve birincil nedenine göre mastitis, genel olarak klinik ve subklinik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Subklinik mastitis, sürüdeki diğer hayvanlardan bulaşması nedeni ile önemli bir sürü problemidir. Ancak, klinik mastitis ise memede deformasyonlar ve süt veriminin azalması ile şekillenen klinik bir olgudur. Staphylococcus aureus, Escherichia coli, Streptococcus agalactia ve Streptococcus dysgalactia klinik, Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Pseudomonas, Streptococcus agalactia ve Streptococcus dysgalactia ise subklinik mastitis olaylarında en yaygın olarak izole edilen mikroorganizmalardır. Mandalarda bu mikroorganizmaların neden olduğu mastitis olguları sonucu, sütün yapısında anormallik gözlenmekte ve sütün miktarında meydana getirdiği düşüşle üreticileri ekonomik kayba uğramaktadır. Bu nedenle mastitis üzerine etkili faktörlerin tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşmaktadır. Bu derlemede, mandalarda mastitis olgusu ve etkileri üzerinde durulmuştur.

  9. Zararlı böceklerle mücadelede yeni bir yaklaşım: entomopatojen nematodla enfekte canlı böcek salımı

    OpenAIRE

    Gümüş, Arife

    2014-01-01

    Entomopatojen nematodlar (EPN) (Fam. Steinernematidae ve Heterorhabditidae) zorunlu böcek patojeni olan biyolojik mücadele organizmalarıdır. Alan uygulamalarında genellikle püskürtme yöntemi kullanılarak infektif juvenil evre nematodlar verilmektedir. Ancak kabuk altı veya sık bitki örtüsü bulunan habitatlardaki zararlı böceklere karşı püskürtme yöntemi etkili olamamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında kestane ağaçlarının kabuk altına yerleşip iletim demetleriyle beslenen Cossus cossus larval...

  10. Poverty as covered in the election bulletins during the 7 June Elections7 Haziran Seçimleri’nde parti bildirgelerine yansıyan yoksulluk

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kaan Taşbaşı

    2016-04-01

     Bu çalışmada öncelikle yoksulluk tanımlamaları ele alınmış ve Türkiye'de yoksulluk meselesi özetlenmiştir. Daha sonra yoksulluk-medya ilişkisi açıklanmış, 7 Haziran Seçimleri'ne katılan ve Meclis'te grubu bulunan partilerin seçim bildirgelerinde yoksulluk meselesinin yer alış biçimi ve seçim bildirgelerinden günlük ulusal gazetelere (Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet yansıyanlar incelenerek, iki veri kümesi arasında bağlantı kurulmaya çalışılmıştır.

  11. MYASTHENİA GRAVİSLİ HİPERTİROİDİ HASTASINDA RADYOAKTİF İYOT TEDAVİSİNİN KLİNİK SONUÇLARI

    OpenAIRE

    Aydoğan, Füsun; Aydoğan, Akın; Akküçük, Seçkin; Üstün, İhsan; Gökçe, Cumali; Uğur, Mustafa

    2013-01-01

    Miyastenia gravis kas güçsüzlüğü ve yorgunlukla karakterize otoimmün bir hastalıktır. Myastenia gravis diğer otoimmun hastalıklar ile birlikte görülebilir. Miyastenia gravis hastalarında % 2-17.5 hipertiroidizm görülür. Hipertiroidizmin myastenia gravis klinik seyrini etkilediği bildirilmektedir. Bu vaka takdiminde miyastenia gravisi bulunan ve 3 ay önce hipertiroidi teşhisi konulan 27 yaşında bir bayan hasta sunulmuştur. Olguya, rad- yoaktif iyot tedavisi uygulanmış ve 3 ay sonra ötiroid ol...

  12. TANENLER 1 KİMYASAL YAPILARI, FARMAKOLOJİK ETKİLERİ, ANALİZ YÖNTEMLERİ

    OpenAIRE

    AYDIN, S. Aslı; ÜSTÜN, Fulya

    2012-01-01

    ÖZET Tanenler bitkilerde doğal olarak bulunan polifenollerdir. Asil özellikleri proteinlere bağlanmak ve çöktürmek olan tanenler, insanlar ve hayvanlar tarafından tüketilen birçok gıda ve yemin besleyici değeri üzerinde büyük etkiye sahiptirler. Bitkilerin içerdikleri tanen miktarı hayvanlar için faydalı olabilecek seviyelerden toksisite oluşumuna ve ölüme yol açabilecek düzeylere kadar değişiklik göstermektedir. Bu makalede tanenlerin kimyasal yapıları, tanen içeren bitki türleri, farmakoloj...

  13. TANENLER 2 TOKSİSİTELERİ, BESLENME ÜZERİNE ETKİLERİ, DETANNİFİKASYON

    OpenAIRE

    ÜSTÜN, Fulya; AYDIN, S. Aslı

    2012-01-01

    ÖZET Tanenler bitkilerde doğal olarak bulunan polifenollerdir. Asıl özellikleri proteinlere bağlanmak ve çöktürmek olan tanenlerin, insanlar ve hayvanlar tarafından tüketilen birçok gıda ve yemin besleyici değeri üzerinde büyük etkiye sahiptirler. Özellikle kurak sezonda ağaç ve çalı yaprakları, hayvan besisinde önemli protein desteği sağlayabilir; ancak bu yem kaynakları genellikle antinutrisyonel faktörler, özellikle de tanenler yönünden zengindir. Bu makalede tanenlerin toksisiteleri, besl...

  14. Diş Pulpasında Meydana Gelen Kalsifikasyonlar

    OpenAIRE

    ÜÇOK, Mete

    2013-01-01

    Pulpa, kron ve kök dentini ile çevrilmiş bir yuva içersinde bulunan ve organizma ile bağlantısı sadece foramen apikale yolu ile olan bir bağdokusudur. Her bağdokusu gibi, pulpa da bazı elemanlardan oluşur. Bu elemanlar iki grupta toplanabilir :1. Hücreler2. Hücrelerarası madde.Hücreler bir temel matris oluştururlar. Bu matris sonradan fibril kompleksine dönüşür. Bu fibril kompleksi kollagen ve retikülinden meydana gelir ve sistemin son oluşumudur (Seltzer ve Bender, 1975).

  15. DENTAL KÖK HÜCRE KAYNAKLARI VE KEMİK DOKU REJENERASYONUNDA KULLANILMA POTANSİYELLERİ

    OpenAIRE

    OYAR, Perihan

    2015-01-01

    Özet Son yıllarda kök hücre ile ilgili bilimsel araştırmalar özel bir ilgi alanı oluşturmaktadır. Diş pulpası kök hücre çalışmaları dentin, pulpa, sement, kemik ve periodontal ligament gibi dokuların oluşturulması ve bu sayede hasarlı dokunun tamirine yöneliktir. Oral kavitenin çeşitli dokularında çok geniş uygulama alanları bulunan doku mühendisliği, diş hekimliğinde devrim niteliğinde olsa da kompleks doku defektlerinin tedavisi üzerine daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır.Anahtar ...

  16. AR StuI gen polimorfizminin androgenetik alopesi üzerine etkisi

    OpenAIRE

    KIRMIZI, Serpil

    2014-01-01

    Olay yerinde bulunan numunenin kaynağının fiziksel özelliklerinin belirlenmesi delil niteliğinde bilgi sağlamaktadır. Bireylerin görünüşlerinin en bariz tanımlayıcıları yüz özellikleri, boyu, ten rengidir. Ayrıca göz, saç ya da deri rengi ve saç yoğunluğu gibi fiziksel karakterlerle ilişkili SNP genotiplemesinin adli bilimler alanında yakın gelecekte kişisel kimliklendirme için yararlı bir araç olması beklenmektedir. Fiziksel bir özellik olan saç yoğunluğu ve bu konu hakk...

  17. Kistik Endometriyal Hiperplazi-Pyometra Kompleks Tanısı Konulan Köpeklerde Serum Adenozin Deaminaz Aktivitesinin Belirlenmesi

    OpenAIRE

    GÜLTİKEN, Nilgün; YARIM, Gül Fatma; Yarim, Murat

    2013-01-01

    Bu çalışmanın amacı, kliniğimize getirilen ve kistik endometriyal hiperplazi (KEH)-pyometra kompleks tanısı konulan köpeklerde serum adenozin deaminaz aktivitesinin belirlenmesi ve sonuçların kan lenfosit ve monosit sayılarıyla ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışmada açık serviks KEHpyometrası bulunan 18 köpek ve diöstrus döneminin ortasında olan 7 sağlıklı köpek olmak üzere toplam 25 köpek kullanıldı. KEH-pyometra tanısı klinik, ultrasonografik ve hematolojik bulgulara dayanılarak konuldu. K...

  18. Hıyarda (Cucumis sativus L.) yabancı ot çıkış zamanın tahminine yönelik araştırmalar

    OpenAIRE

    Nihat Tursun; İrfan Ersin Akıncı; Mustafa Şahin; Ahmet Uludağ

    2015-01-01

    İstatistiki modellerin geliştirilmesi için hıyar bitkisinde on bir önemli yabancı otun çıkış zamanın belirlenmesinde modellemeler yapılmıştır. Hıyar deneme arazisinde bulunan önemli yabancı otlar çıkış zamanlarına göre gruplara ayrılmıştır. Bu yabancı otlardan; Amaranthus retroflexus, Chenopodium album, Heliotropium europaeum, Polygonum aviculare ve Solanum nigrum erken, Convolvulus arvensis, Cyperus rotundus, Cynodon dactylon, Portulaca oleracea ve Sorghum halepense bütün vejetasyon boyunca ...

  19. Bir Üniversite Müzesinde Aktif Sanat Eğitimi: Barber Enstitüsü Örneği-Active Art Education in a University Museum: The Example of the Barber Institute

    OpenAIRE

    Yalçın Wells, Şehnaz

    2014-01-01

    Özet Bu çalışmada İngiltere'de Birmingham Üniversitesi'nde bulunan Barber Güzel Sanatlar Enstitüsü Galerisi, sanat eğitimi potansiyel ve işlevi bakımından incelenmektedir. Bu temel amaca paralel olarak araştırmada müzenin tarihsel gelişimi, müze olarak sahip olduğu koleksiyonun sanatsal değeri ve müze/sanat eğitimi bağlamında yapılan faaliyetler ortaya konmaktadır. Araştırma bir kurum ve süreci herhangi bir müdahalede bulunmadan mevcut haliyle ortaya koymayı amaçladığından durum çalışması ...

  20. Çeşitli Gıda Atıklarının Toplam Fenolik Madde İçeriğinin, Antioksidan ve Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması

    OpenAIRE

    ZORAL, Fatma Betül; TURGAY, ÖZLEM

    2014-01-01

    Özet: Bu çalışma gıda endüstrisinde kullanılan bitkilerin atık oluşturan kısımlarında (kabuk, yaprak) bulunan toplam fenolik bileşiklerin, antioksidan ve antimikrobiyel aktivitelerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada Antep fıstığı kabuğu, portakal kabuğu, nar kabuğu, ceviz kabuğu, ceviz yaprağı ve biber yaprağı kurutularak kullanılmıştır. Toz halindeki materyalin ekstraktsiyonunda metoda uygun olarak seçilen solventlerden etanol, metanol, etil asetat, kloroform, aseton veya saf s...

  1. NİŞANCI FERİDUN AHMED PAŞA KANUNNÂMESİ

    OpenAIRE

    Kılıç, Ümit

    2010-01-01

    ÖZETKanunnâmeler, Osmanlı hukuk sistemi içerisinde bulunan örfi hukukun uygulama alanındaki ana kaynaklarından biridir. Bu çalışmada, III. Murad dönemi umumi kanunnâmelerinden Nişancı Feridun Ahmet Paşa Kanunnâme si incelenmiştir. Kanun ve kanunnâme terimleri hakkında bilgi verilmiş ve eserin metni günümüz Türkçe’sine çevrilmiştir. Soyut ve meseleci (fetva) ifade dilinin birlikte kullanıldığı eserde, ...

  2. Dişhekimliği Öğrencileri, Dişhekimleri ve Yardımcı Personelin Kan Cıva Seviyelerinin Araştırılması

    OpenAIRE

    2003-01-01

    Bileşiminde cıva bulunan amalgam dolguların dişhekimliğinde yaygın kullanımı, dişhekimi ve yardımcı personeli cıva zehirlenmesi riski ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu araştırmanın amacı, kamu kurumlarında veya serbest çalışan dişhekimlerinin ve yardımcı personelin kan cıva seviyelerini belirleyerek kronik cıva zehirlenmesi açısından değerlendirmektir. Bu amaçla 211 dental personel ve 58 kişilik bir kontrol grubu oluşturularak toplam 269 bireyden alınan kan örneklerinin cıva analizleri soğu...

  3. Farklı Çalışma Ortamlarında Oluşabilecek Hava Kirliliğinin Çalışanların Sağlığı Üzerindeki Etkileri / The Effects of Air Pollution on Workers’ Health In Different Work Places

    OpenAIRE

    Simge Taner; Utkan Özdemir

    2012-01-01

    Endüstriyel ve endüstriyel olmayan (okul, ofis, fotokopi merkezleri, restoran vb.) çalışma alanlarındaki hava kalitesi, çalışma ortamında bulunan personelin sadece konforu için değil, sağlığı için de büyük önem taşımaktadır. İç ortam hava kalitesi değerlendirmesi yapılırken genellikle sıcaklık, nem oranı, hava akım hızı, kükürtdioksit (SO2), karbondioksit (CO2), solunabilinir asılı partikül madde (PM), hidrojen sülfür (H2S), uçucu organik bileşikler (VOC), azot oksitler (NOx), karbonmonoksit ...

  4. Ankara Çubuk yöresi turşularından izole edilen laktik asit bakterilerinin bazı teknolojik ve fonksiyonel özelliklerinin belirlenmesi

    OpenAIRE

    ARSLANKOZ, Nurdan

    2011-01-01

          Bu çalışmada, Ankara Çubuk bölgesi turşularından izole edilerek tanımlanması yapılmış ve Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Kültür Koleksiyonu'nda bulunan 36 adet laktik asit bakterisinin bazı teknolojik ve fonksiyonel özellikleri belirlenmiştir.

    36 adet laktik asit bakterisi suşunun farklı pH ve tuz değerlerinde gelişmesi, laktik asit, H2O2

  5. Montessori yöntemi etkinliklerinin 5-6 yaş çocuklarının el becerilerinin gelişimine etkisi

    OpenAIRE

    Beken, Selver

    2009-01-01

    Bu araştırma, “Montessori Yöntemi Etkinlikleri’nin” 5–6 yaş çocukların el becerilerinin (Çizme-Boyama ve Nesneleri Kullanma Becerileri) gelişimine olan etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2007–2008 öğretim yılında Aydın İlinde bulunan ADÜ Eğitim fakültesine bağlı uygulama anaokulu ile MEB’e bağlı bağımsız anaokuluna devam eden 5–6 yaş grubu 32 çocuk oluşturmuştur. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelindedir. İlg...

  6. Aydınlı bir hekim : Tralles'li Aleksandr (Alexandros Trallianos)

    OpenAIRE

    Erpek, Semra

    2003-01-01

    Bizans hekimlerinin en tanınmışlarından biri olan Aleksandr'ın doğduğu kent günümüz Aydın ilinde bulunan Tralles antik kentidir. Tralles'li Aleksandr olarak anılan bu hekimin eserlerinin ıngilizce ya da Türkçe çevirileri bulunmamaktadır. Bu çalışma, Tralles'li Aleksandr'ın yaşam öyküsünü ve eserlerini tanıtmak amacıyla yapılmıştır. Aleksandr'ın eserleri ile ilgili literatür taraması yapılmış ve ulaşılan kaynaklardaki bilgiler sunulmuştur. Tralles'li Aleksandr zamanın tıp kitapl...

  7. PROBLEM ÇÖZMENİN MATEMATİK MÜFREDATINDAKİ ÖNEMİ

    OpenAIRE

    Mustafa AYDOĞDU; AYAZ, Mehmet Fatih

    2008-01-01

    Bu araştırmanın en önemli amacı bir matematik probleminin veya gerçek bir problemin nasıl çözüleceğini ortaya koymaktır. Bu makalede Matematik müfredatında bulunan problem çözmenin amaçlarını belirtiyoruz. Bu çalışma dünyadaki problem çözme literatürünü ve "Matematik Eğitim Merkezi" olarak anılan problem çözme eğitimini özellikle "Problem Çözme Sanatı" olarak içeriyor. Bu çalışmada düşüncelerimizi daha çok sınıflardaki gözlemlerimize dayanarak açıklamaya ça...

  8. Ispanak (Spinacia oleracea L.) tohumlarının ekim mekanizasyonunun iyileştirilmesi üzerine bir araştırma

    OpenAIRE

    Özgüven, Fikret

    2008-01-01

    Ülkemizin sebze üretimi içersinde önemli bir yeri bulunan ıspanak üretimi tamamen kaplanmamıs tohumlarla yapılmaktadır. Ispanak tohumlarının küçük olusu, üzerinde dikenler tasıması nedeniyle birkaç tanesinin bir araya gelerek yumaklar yapması gibi nedenlerle makinalı ekimde büyük sorunlar olusturmaktadır. Serpme ekim yapıldıgında, fazla tohum sarfiyatı nedeniyle maliyet artmaktadır. Ayrıca kültürel islemler ve makinalı hasat için serpme ekim uygun olmamaktadır. Son yıllarda ...

  9. Sivas yöresine ait bazı bitki özütlerinin antineoplastik etkileri

    OpenAIRE

    Turan, Mustafa; Sökmen, Atalay; Karadayı, Kürşat; Akın Polat, Zübeyde; Şen, Metin

    2010-01-01

    ÖzetAmaç. Bitkiler antineoplastik özelliği bilinen bazı ilaçların ham maddesini oluşturmaktadır. Bu çalışmada yöremize özgü ve halk arasında da antineoplastik özellikleri olduğuna dair şüpheler bulunan bitkilerin özütlerinin bu özellikleri araştırılmıştır. Yöntem.In vitro sitotoksisite çalışmaları  MDA-MB-231, MDA-MB-468 hazır kanser hücre serilerine karşı “Tripan mavisi ekstraksiyon yöntem...

  10. Danimarka’da Vatandaşlık Eğitimi-Citizenship Education in Denmark

    OpenAIRE

    2013-01-01

    Özet: Dünyada birçok ülke kendi yap? ve anlay???na uygun olarak, iyi birer vatanda? yeti?tirme amac?n? gerçekle?tirmek için sosyal bilgiler ve tarih program?na ba?vurmaktad?r. Bu ülkelerden birisi de Danimarka’d?r. Danimarka bu amaç do?rultusunda, Sosyal Bilgiler dersi arac?l???yla toplumun de?erlerine sayg?l?, demokratik topluma aktif bir ?ekilde kat?lan ve ya?ad??? toplumun geli?mesi için katk?da bulunan bireylerin yeti?tirilmesini hedeflemektedir. Son y?llarda ülkemizde Milli Eğitim Bakanl...

  11. Köpeklerde eksizyon artroplasti operasyonları ve bunların geç dönem sonuçları

    OpenAIRE

    Kürklü, Çağdaş

    2010-01-01

    Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Cerrahi Anabilim Dalı Kliniği'ne 2007-2009 yıllarında getirilen art. coxa düzeyinde kalça displazisi veya travmatik nedenlerle oluşmuş lezyonları bulunan değişik ırk, yaş ve cinsiyetteki 20 köpek çalışma materyalini oluşturdu. Yapılan klinik ve radyolojik muayeneler sonrasında lezyonların dağılımına göre; 13 köpekte kalça displazisi, 5 köpekte art. coxa'da travmatik lukzasyon, 2 köpekte caput ve collum femoris kırığı belirlendi. Olguların xylaz...

  12. Patau sendromu (trisomi 13): olgu sunumu

    OpenAIRE

    Bahçe, Selda; Çetin, Meral; Yıldız, Çağlar; Özdemir, Öztürk

    2010-01-01

    ÖzetPatau sendromu canlı doğumlarda 1/12000-29000 oranında görülmektedir. Prenatal tanı önem göstermekle birlikte ileri anne yaşı ile bu sendromun görülme sıklığı artmaktadır. Trizomi 13 ya da Patau sendromu, Trizomi 21 (Down sendromu) ve Trizomi 18’den (Edward sendromu) sonra en yaygın olarak görülen üçüncü otozomal trizomili kromozom düzensizliğidir. Bu çalışmamızda 22 haftalık gebeliği bulunan hastanın yap...

  13. Duyu ve kavramanın bozuklukları (Ruh hastalıklarının genel semptamatolojisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tahir Özakkaş

    2006-11-01

    Full Text Available Dış dünya hakkında bütün bilgileri insan duyu organları vasıtası ile elde eder. Duyu organları olarak belirttiğimiz organların faaliyetleri görme, işitme, koku, tad alma, dokunma şeklinde görülmektedir. Bu faaliyetler organizmanın içinde ve dış yüzeyinde bulunan umumî alıcı reseptörler vasıtası ile yürütülür. Cisim ve hadiselerin duyu organlarına tesiri neticesinde meydana gelen bu cisim yahut olaylar, ayrı ayrı hadiselerin birleşmesinden ibaret olan en basit psişik prosese duyu diyoruz.

  14. Boğaziçi Üniversitesi 150. Yıl Kutlamaları Çerçevesinde Çocuğun Oyun Oynama Hakkı Konferansı

    OpenAIRE

    Yıldıran, Güzver

    2015-01-01

    Makale, Jean Piaget’nin Play Dreams and Imitation adlı eserinde çocuğun bilişsel gelişiminde oyun, rüyalar ve taklidin önemini vurgulamakta; 4+4+4 modeli üzerine inşa edilmiş bulunan eğitim sistemimiz ile ilgili olarak, dünya ülkelerinde okula başlama yaşları ve okul süreleri hakkında sayısal verileri sunmaktadır. Buna ek olarak, yazarının geliştirmiş olduğu erken çocukluk dönemi becerilerini değerlendiren ve geliştiren OHDİDA ve FETAPO araçları ve eğitim programları hakkında bilgi verilmekte...

  15. Şizofreni, bipolar affektif ve anksiyete bozukluk tanısı almış hastalarda toxoplaşma gondii prevalansının serolojik ve moleküler yöntemlerle araştırılması

    OpenAIRE

    Akdaş, İrem

    2013-01-01

    Toksoplasma gondii (T.gondii) dünyanın her yerinde bulunan ve bütün memelileri enfekte edebilen bir protozoondur. Yaşam döngüsünde; kediler ve kedigiller kesin konak olup, diğer sıcakkanlı omurgalılar ise ara konaklık yapmaktadır. Bulaşım yolları farklı toplumlarda değişiklik gösterebilmektedir. Yeme alışkanlıkları ve kedilerle temasa bağlı olarak nüfusun %80’i bu protozoonla enfekte olabilmektedir. Toksoplazma enfeksiyonlarının büyük bir çoğunluğu asemptomatiktir ve bazı enfek...

  16. Wilde’ın The Happy Prince ve Swift’in A Modest Proposal Adlı Eserlerinde Artgönderimler / Anaphoric Reference Forms in Wilde’s The Happy Prince and Swift’s a Modest Proporal

    OpenAIRE

    GENÇ, Bilal; Erkılıç, Gencer

    2010-01-01

    Özet: Sadece gerçek yaşamdaki dil kullanımında değil, edebi eserlerdeki dil kullanımındada hem yazılı, hem sözlü söylemde bütünlük sağlayan gönderim biçimleri kulanılmaktadır.Bu çalışmadaki amacımız Oscar Wilde (1854-1900) tarafından yazılan The Happy Prince-Mutlu Prens (1888) adlı kısa hikayedeki ve Jonathan Swift (1667-1745) tarafından yazılan A Modest Proposal-Mütevazi Bir Öneri (1729) adlı deneme yazısında bulunan artg...

  17. Erdemli (Mersin) Yöresi Makiliklerindeki Çalı Türlerinin Tespiti ve Yoğunlukları Üzerine Bir Araştırma / A Study on Determination and Distribution of Shrub Species in Maquis in the District of Erdemli (Mersin)

    OpenAIRE

    Temel, Süleyman; TAN, Mustafa

    2011-01-01

    ÖZET: Toros Dağlarının eteğinde yer alan Erdemli (Mersin) yöresindeki makiliklerde bulunan çalı türlerinin tespiti veyoğunluklarını belirlemek üzere planlanan bu araştırma, Nisan 2005-Nisan 2007 tarihleri arasında yürütülmüştür. Deneme makilikyoğunluklarının farklı olduğu 3 değişik rakım (0-400 m, 400-800 m ve 800 m üzeri) ve 2 farklı yöney (kuzey ve güney)’de parselsizörnekleme yöntemine göre kurulmuştur....

  18. OYUNLASTIRMANIN BESINCI SINIF MATEMATIK DERSINDE PROBLEM ÇÖZME BECERISI VE DERSE KARSI TUTUM ÜZERINDEKI ETKISI

    OpenAIRE

    GELEN, Ismail; Özer, Bayram

    2010-01-01

    Bu çalismanin amaci, oyunlastirmanin besinci sinif matematik dersinde problem çözme becerisi üzerindeki etkisini belirlemektir. Arastirmada, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanilmistir. Arastirma, 2006-2007 egitim-ögretim yili güz döneminde Hatay'in Antakya merkez ilçesindeki ilkögretim okullarinda ögrenim gören besinci sinif ögrencileri üzerinde yürütülmüstür. Arastirmanin çalisma grubunu ilgili evrenden tesadüfî olarak seçilen iki ilkögretim okulunda bulunan iki adet besinci...

  19. RESTORATİF DİŞ HEKİMLİĞİNDE OZON TEDAVİLERİ

    OpenAIRE

    Boztaş, Gizem; ÖMÜRLÜ, Hüma

    2015-01-01

    Ozon stratosfer tabakasında bulunan, üç oksijen atomundan oluşan doğal bir gazdır. Ozon güçlü bir oksidan ve etkili bir antimikrobiyal ajandır. Bu nedenle yıllardır tıpta ve diş hekimliğinde kullanıl- maktadır. Çeşitli çalışmalar ozonun; diş hekimliğinde; dental gereçlerin sterilizasyonunda, dental cerrahide, periodontal hastalıkların ve bazı oral patolojilerin tedavisinde, kök-kanal tedavisinde ve aktif çürükler- deki bakteri miktarını azaltarak diş çürüğünün önlen- mesinde kullanıldığını bi...

  20. A Comparative Analysis of Ratio and Proportion Problems inTurkish and the U.S. Middle School Mathematics Textbooks*

    OpenAIRE

    Lütfi İNCİKABI; Hartono TJOE

    2013-01-01

    Bu çalışma, Türkiye’ de ve Amerika’ da bulunan matematik ders kitaplarındaki oran ve orantı konusunu içeren problemlerin benzerlikler ve farklılıklar bakımından analiz etmeyi amaçlamaktadır. 6. ve 7. sınıf ders kitaplarındaki bu problemler, matematiksel özellikleri, içeriksel özellikleri ve performans özellikleri bakımından içerik analizine tabii tutulmuştur. Birleşik Devletler’ deki kitaplarla kıyaslandığında, Türkiye’ deki ders kitapları 1) daha çok sadece matematiksel terimler kullanan pro...

  1. Leptin ve periodontal hastalıklar

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tugba Aydin

    2011-10-01

    Full Text Available

    Leptin, a hormone secreted by adipose tissue, but also by several other tissues, and it plays an important role in protection of the host from inflammation and infection. Periodontal diseases are multi-factorial infectious disorders that lead to destruction of the supporting tissues of the teeth. These diseases are the result of bacterial infections of the gingival tissues. Therapy to decrease the levels of oral microorganisms can reduce gingivitis and stabilize periodontitis. Previous studies have suggested a relationship between periodontal disease and leptin levels. Some researchers reported that there is a strong negative correlation between the gingival crevicular fluid (GCF leptin level and periodontal disease progression, after the presence of leptin within healthy and inflamed gingiva has been demonstrated. The aim of this paper is to summarize the effect of leptin in the human body and to report relationship between periodontal disease and leptin levels.

    ÖZET

    Leptin, konağı inflamasyon ve infeksiyondan koruyucu önemli bir rolü olan, yağ dokusundan başka ilave çeşitli dokulardan da salgılanan bir hormondur. Periodontal hastalıklar, dişlerin destek dokularının yıkımına yol açan birden fazla faktörün sebep olduğu infeksiyöz hastalıklardır. Bu hastalıklar gingival dokularda bakteriyel infeksiyonlar sonucu oluşurlar. Oral mikroorganizmaların seviyelerini azaltarak yapılan tedavi, gingivitisi engelleyebildiği gibi, periodontitisi de stabilize edebilir. Daha önceleri yapılan çalışmalar da leptin seviyeleri ile periodontal hastalıklar arasında bir ilişki olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bazı araştırıclar, sağlıklı ve hastalıklı gingivada leptinin varlığı gösterildikten sonra dişeti oluğu sıvısı leptin seviyesi ile periodontal hastalığın şiddeti arasında güçlü bir negatif korelasyon olduğunu bildirmişlerdir. Bu derlemenin

  2. Aristoteles’e Atfedilen Kitab’ul-Ahcar Giriş-Çeviri-Değerlendirme

    OpenAIRE

    Aksoy, Gürsel

    2016-01-01

    İslâm bilim tarihinde taşlar hakkında yazılan ilk eserlerden biri, Aristoteles’e mal edilen Kitâb’ul-Ahcâr’dır. Bu kitap, günümüzde yalnız Arapça tercümesi bulunan ve kaynak dildeki metni kayıp benzersiz bir eserdir. Arapçaya miladi 9. yüzyılda çevrildiği tahmin edilen eser, aynı konuda nispeten geç dönemde yazılmış başka kitaplara önemli oranda kaynaklık etmiş ve onlar tarafından bol miktarda alıntılanmıştır. Kitabın öneminin bir başka göstergesi, Orta Çağ’ın sonlarına doğru ...

  3. SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN YOKSULLARA YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALARI: VAN ÖRNEĞİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevgi IŞIK EROL

    2014-10-01

    Full Text Available Ülkemizde en önemli sosyal yardım kuruluşu olan Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü (SYGM uyguladığı sosyal yardım programlarıyla hem fakru zaruret içinde bulunan ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan yoksul, kimsesiz, engelli ve ihtiyaç sahibi kimselere yardımcı olmakta, hem de istihdam odaklı, mesleki eğitim ve proje destekleriyle işsiz, eğitimsiz kişilere yardımcı olmaktadır. Türkiye’de il ve ilçelerde sayıları bine yaklaşan “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları” aracılığıyla sosyal yardımlarını yurt çapında koordineli bir şekilde yerine getiren SYGM’ nün yoksullara yönelik uyguladığı sosyal politikalar çalışmamızın konusunu teşkil etmektedir.

  4. Çürük prevalansındaki yaklaşımlar ve karyogram konsepti

    OpenAIRE

    Koser, Ceren; Nalcaci, Adil

    2011-01-01

    ÖZET Toplumlardaki ağız sağlığını belirleyebilmek için çeşitli indeks sistemleri kullanılmaktadır. Toplumdaki diş çürüğü ölçümü ve karşılaştırılması için en yaygın olarak DMFT ve DMFS indeks sistemleri kullanılmaktadır. Bu sistemler Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilmesine rağmen, DMFT ortalama değerlerinin farklı dağılımları, kimi popülasyonlarda kontrol altında olan ama kiminde hala birçok çürük bulunan bireyleri, doğru bir şekilde yansıtamamaktadır.  Yeni bir indeks önerisi ile uz...

  5. Ekiplerde Çatışmanın Yönetimi

    OpenAIRE

    Duran, Ümit

    2004-01-01

    Ekip çalışması, değişken çevre koşullarında faaliyette bulunan işletmeler için rekabette üstünlüğü sağlamanın etkili bir aracıdır. Buna karşılık, ekip çalışmasının potansiyel olarak çatışma yaratabileceği gözardı edilmemelidir. Ekiplerde çatışma etkili bir şekilde yönetilmedikçe, ekiplerin performansına sağlayabileceği yarar ortadan kalkarak, ekip çalışması maliyet unsuru olmaktan öteye gidemeyecektir. Ekiplerde çatışmanın yönetimi konulu bu çalışmanın birinci bölümünde, çatışmanın kavrams...

  6. KÖPRÜKÖY (PASİNLER) YAKININDAKİ OCAKLARDAN SAĞLANAN DOĞAL HAFİF AGREGADAN YÖREDEKİ TARIMSAL YAPILARDA YARARLANABİLME OLANAKLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

    OpenAIRE

    ÖRÜNG, İbrahim; Şahin, Sırrı

    2014-01-01

    ÖZET: Bu araştırmada Erzurum İli Köprüköy İlçesi yakınlarındaki büyük bir alanda bulunan doğal hafif agreganın ve bu hafif agregayla üretilen hafif betonların özellikleri belirlenerek yöredeki tarımsal yapılarda kullanılabilme olanakları  araştırılmıştır. Bunun için özellikleri saptanan agrega ile 75 kg/m3 , 100 kg /m3,125 kg /m3, 150 kg/m3, 175 kg /m3, 200 kg /m3 , 225 kg /m3, 250 kg /m3, 275 kg/m3 ve 300 kg /m3 çimento içeriğine sahip 10 sınıf hafif beton ilgili Türk Standartları gözönünde ...

  7. Hatay okullarında engellilerin cinsel eğitimi durum değerlendirmesi

    OpenAIRE

    Gümüş, Suad Sakallı; Altınsoy, Mikail

    2015-01-01

    Bu araştırma, Hatay, Antakya merkez ilçesinde bulunan ve engelli öğrencilere hizmet veren 13 devlet ilk öğretim okulunda görev yapan rehber öğretmenlerle gerçekleştirilmiş bir durum çalışmasıdır. Söz konusu okullarda herhangi bir cinsel eğitim yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa içeriğinin ne olduğu araştırılmış, katılımcı rehber öğretmenlerin böyle bir hizmetin özel gereksinimli çocuklara sağlanması gerekliliği ve bu sorumluluğun kime ait olduğu konusundaki düşünceleri ve öğretmenle...

  8. Televizyon Reklamlarında Simge ve Fenomen

    OpenAIRE

    Yanar, Işık

    2004-01-01

    Çalışmada televizyon reklamlarında kullanılan simge ve fenomenlerin pazarlama kriterleri açısında önemi incelenmiştir. Simge ve fenomen kavramlarının etkisinin reklamcılık açısından nasıl kullanıldığı ortaya konulmuştur. Televizyon reklamlarında kullanılan simge ve fenomen gerek reklamcılık faaliyetinde bulunan şirketler gerekse de bu reklamı üreten şirketler açısından nasıl kullanıldığı açıklanmıştır. Bir ürünün tanıtımında ve hedef kitleye ulaştırılmasında kullanılan ileti biçimlerinde sim...

  9. İlköğretim 8. Sınıf Öğrencilerinin Yazılı Anlatım Becerilerinde Zarf Kullanımı Üzerine Bir Araştırma ( Manisa / Turgutlu İlçesi Örneği )

    OpenAIRE

    Özderi, Tahsin

    2010-01-01

    Bu çalışma, çalışma evrenindeki ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerilerinde zarf kullanım sıklığının belirlenmesi için yapılmıştır. Öğrencilerin zarf kullanım sıklığını tespit edebilmek için Turgutlu ilçe merkezinde bulunan 3 ilköğretim okulundan random ( rastgele ) yöntemiyle seçilen 90 adet 8. sınıf öğrencisine üç farklı türde ( anı, otobiyografi, mektup ) toplam 270 adet kompozisyon yazdırılmıştır. Elde edilen verilerde geçen kelimeler, öğrencilerin sosyo-ekonomik se...

  10. Konya İlinde Dış Mekân Süs Bitkileri Üretiminin Brüt Kar Analizi*

    OpenAIRE

    ÇELİK, Yusuf

    2014-01-01

    Bu çalışmanın amacı, Konya ilinde dış mekân süs bitkileri üretiminin brüt kar analizini yapmaktır. Araştırmanın ana materyalini, Konya ilinde faaliyette bulunan 16 işletmeden anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler, konu ile ilgili yapılmış çalışmalar ve ilgili istatistikler oluşturmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Konya ilinde dış mekân süs bitkileri Türkiye genelindeki gelişmelere paralel olarak gelişme eğilimine girmiştir. Son 10 yılda ilde dış mekân süs bitkisi üreten işletme sayı...

  11. LIGHT IN AUGUST’DAKİ YABANCILAR / ALIENS IN LIGHT IN AUGUST

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Srebren DIZDAR

    2012-07-01

    Full Text Available Yabancılaşma bir uyumlu olarak karışmama duygusudur. Bu duygu kendisini fiziksel, psikolojik, ekonomik, zihinsel, sosyal, dini, siyasi ya da manevi gibi farklı şekillerde açığa çıkarabilir. ‘Yabancılaşma’ terimi Amerikan edebiyatında yaygın bir şekilde kullanılan bir terim olmasa bile, kendisini bir çok yirminci yüzyıl yazarlarının eserlerinde oldukça sık ve aktif bir şekilde gösteren bir sorundur. Yabancılaşma sorununu kıskacına alan çağdaş yazarlar arasında, William Faulkner’ın eserlerindeki yirminci yüzyıl insanının kendini arayışını tasvir eden etkili beyanları yabancılaşmış olma duygusunun korkunç yönlerini okuyucunun gözleri önüne sermektedir. Bu yazı Faulkner’ın Light in August eserinde bulunan muhtelif kişilerdeki yabancılaşma izlerini ortaya çıkarmak ve soyutlanmalarının esas nedenlerini araştırmaya çalışmaktadır.

  12. ALIENS IN LIGHT IN AUGUST / LIGHT IN AUGUST’DAKİ YABANCILAR

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Srebren DIZDAR

    2012-12-01

    Full Text Available Yabancılaşma bir uyumlu olarak karışmama duygusudur. Bu duygu kendisini fiziksel, psikolojik, ekonomik, zihinsel, sosyal, dini, siyasi ya da manevi gibi farklı şekillerde açığa çıkarabilir. ‘Yabancılaşma’ terimi Amerikan edebiyatında yaygın bir şekilde kullanılan bir terim olmasa bile, kendisini bir çok yirminci yüzyıl yazarlarının eserlerinde oldukça sık ve aktif bir şekilde gösteren bir sorundur. Yabancılaşma sorununu kıskacına alan çağdaş yazarlar arasında, William Faulkner’ın eserlerindeki yirminci yüzyıl insanının kendini arayışını tasvir eden etkili beyanları yabancılaşmış olma duygusunun korkunç yönlerini okuyucunun gözleri önüne sermektedir. Bu yazı Faulkner’ın Light in August eserinde bulunan muhtelif kişilerdeki yabancılaşma izlerini ortaya çıkarmak ve soyutlanmalarının esas nedenlerini araştırmaya çalışmaktadır.

  13. Balıkesir Tahtacı köyleri Kongurca ve Türkali`de halk bilimi açısından müzik yapısının araştırılması

    OpenAIRE

    KAPLAN, Ayten

    1998-01-01

         Araştırma alanı olarak seçilen, Kongurca ve Türkali köylerinde yerleşik bulunan Tahtacı-Türkmen-Alevi yaşamında; 'Halk bilimi açısından müzik yapısının araştırılması' etnomüzikolojik bir model kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Alanda, çoğunlukla sözlü müzik yapıtları üretilip kullanılmaktadır. Yer yer söz-müzik-oyun eklentisi ile yapısını genişletmektedir. Çalgı olarak, cem ritüellerinde, gizlilik için en uygun çalgı bağlama; düğünlerde...

  14. Farklı dişlenme dönemindeki çocuklarda temporomandibular düzensizliklerin saptanması

    OpenAIRE

    Dağ, Canan

    2012-01-01

    Bir epidemiyolojik araştırma olarak planlanan bu çalışmada; farklı dişlenme dönemlerindeki çocuklarda TME muayenesi sırasında TMD' nin teşhis edilip bu düzensizliklere neden olan olası faktörlerin araştırılması, TMD ve etiyolojik faktörler arasındaki ilişkinin açıklanması ve bu sayede koruyucu-önleyici uygulamalara katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Çalışmamız, Ankara ilindeki devlet okullarında okuyan ve yaşları 4-14 arasında bulunan çocukların ağız içi ve dışı muayeneleri, T...

  15. Köpeklerde ön ekstremite topallıklarının kinetik yürüme analizi ile değerlendirilmesi

    OpenAIRE

    ÇETİN, Elif

    2010-01-01

    Bu çalışmada köpeklerde sık karşılaşılan ön ekstremite topallıklarının yürüme analizi ile değerlendirilmesi ve sağlıklı köpeklerle, ön ekstremitelerinde topallık bulunan köpeklerin kinetik yürüme analizi verilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu sayede Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Yürüme Analizi Laboratuvarı için standart değerlere ulaşılması ve Veteriner Ortopedi ve Travmatoloji'ye yeni bir nicel değerlendirme yöntemi kazandırılması...

  16. KALP HASTASI BİR GRUP ÇOCUKTA AĞIZ-DİŞ SAĞLIĞI VE MUTANS STREPTOKOK ORANLARI-DENTAL HEALTH AND SALIVARY MUTANS STREPTOCOCCI LEVELS IN A GROUP OF CHILDREN WITH HEART DISEASE

    OpenAIRE

    Aren, Gamze; KÜLEKÇİ, Güven; ALPAY, Turgay; İşsever, Halim

    2013-01-01

    ÖZETİstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Kardiyoloji Polikliniğin başvuran 3-16 yaşları arasında bulunan 40 çocuk bakteriyel diş plağı ve diş çürükleri açısından değerlendirilmiştir. Her çocuktan tükürük ömeği alınarak Mutans streptokok sayıları açısından(cfu/ml) incelenmiştir. Bu değerlerin %77.5 oranında infeksiyon düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Toplam DMF/df değerleri ile Silness-Löe plak İndeksi değerlerinin pozitif korelasyon içerisin...

  17. Tek aşamalı indirekt pulpa tedavisi, iki aşamalı indirekt pulpa tedavisi ve çürüğün tek seansta tamamen kaldırılması yöntemlerinin derin çürüklü süt ve genç sürekli dişlerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

    OpenAIRE

    ORHAN, Ayşe Işıl

    2007-01-01

    Çalışmamızda derin çürüklü dişlerde pulpa perforasyonun önlenmesi amacıyla önerilen tekaşamalı indirekt pulpa tedavisi ve iki aşamalı indirekt pulpa tedavisi, hem süt hem de süreklidişlerde uygulanarak, bu yöntemlerin tek seansta çürüğün tamamen temizlenmesi yönteminekarşı başarısının klinik ve mikrobiyolojik olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Bu amaçla çalışmaya 4-15 yaşları arasındaki 123 çocuğun (59 kız, 64 erkek) derin çürüklezyonları bulunan 94 adet alt 2. süt az...

  18. ÜST DAIMI KESERLERIN VESTÜBÜL YÜZEYINDEKI TALON TÜBERKÜLÜNE KONSERVATIF YAKLAŞIM: OLGU SUNUMU

    OpenAIRE

    YAZICIOĞLU, Oktay; BABAKIŞIYEV, İlkin; Gömeç, Yavuz

    2015-01-01

    ÖZETTalon tüberkülü, morfolofik olarak belirgin olan fazla tüberküldür. Bu olgu sunumu, üst çene daimi santral dişin vestibül yüzeyinde nadir olarak gözlenen talon tüberkülünün, konservatif tedavi yaklaşımını sumaktadır.21 yaşındaki kadın hasta ve 21 yaşındaki erkek hasta estetik problemi bulunan santral dişlerinin tedavisi için müracaat etmişlerdir. Ağız içi ve radyolojik muayene sonucu her iki hastada da pulpa ile bağlantısı bulunmayan, “V” şeklinde radyografik görüntü veren oluşum gözlendi...

  19. Ghezel ırkı koyunlarda çeşitli PMSG dozlarının ve suni tohumlama tekniklerinin döl verimi üzerine etkileri

    OpenAIRE

    NAJAFİ, Ghader

    2012-01-01

       Araştırma Iran’ın Miandoab ilçesi bünyesinde olan “Ghezel ırkı koyun ıslah ve yetiştirme merkezi’nde” bulunan 257 baş Ghezel ırkı koyununda ve normal aşım mevsiminde  yürütülmüştür. Çalışmada, normal aşım döneminde CIDR (Kontrollü Progesteron Salıcı Alet) ile senkronize edilen Ghezel ırkı koyunlarda döl verimi üzerine PMSG’nin farklı dozları ve suni tohumlama tekniklerinin etkilerinin tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yer alan koyunlara 14 gün sür...

  20. IDEOLOGICAL APPROACH TO THE TEXTS OF FOLK LITERATURE AT THE PERIOD OF USSR: IN THE CONTEXT OF ALANKAY BATIR HALK EDEBİYATI METİNLERİNE SOVYETLER BİRLİĞİ DÖNEMİNDE İDEOLOJİK YAKLAŞIM: ALANKAY BATIR ÖRNEĞİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent BAYRAM

    2009-12-01

    Full Text Available Folk Literature was under the ideologic pressure during the USSR period. From time to time it was prohibited to publish some of the literary works. Some of the works were published after they had undergone some change with the excuse that they convey idiology opposite to that of the USSR. Some of the chapters were dropped out of the literary Works: for example, this kind of changes have been done to the Epic of Alankay Batır of the Kazak Turks. Halk edebiyatı eserleri Sovyetler Birliği’nde ideolojik baskılara maruz kalmıştır. Zaman zaman bazı eserlerin yayınlanması tamamen yasaklanmıştır. Bazı eserler de Sovyet ideolojisine ters düştüğü gerekçesiyle değiştirilerek yayınlanmıştır. Bazı bölümler eserlerden çıkarılmıştır. Kazak Türklerinin Alankay Batır destanında da bu tür oynamalar görülmektedir. Elde bulunan orijinal nüsha ile yayınlanan nüsha arasındaki farklılıklar bunu açıkça göstermektedir.

  1. Öğretmenlerde Mesleki Tükenmişlik ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı

    OpenAIRE

    Yücel, Gül Fidan

    2006-01-01

    Bu çalışmada öğretmenlerde tükenmişlik ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmanın evreni Uşak’ta bulunan 165 ilköğretim okulunda çalışan 1069 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemine bu evrenden 42 okulda çalışan 450 sınıf öğretmeni alınmıştır. Geri dönüş sayısı 367 öğretmendir. Çalışmada Örgütsel vatandaşlık davranışı, tükenmişlik, özgüven, hayat mutluluğu, örgütsel adalet ve demografik özellikleri ölçmeyi hedefleyen bir anket uygulanmıştır. Örgüts...

  2. Sofyalı Bâlî Efendi’nin Kazâ ve Kader Risâlesi ve A‘yân-ı Sâbite Açısından İnsanın Sorumluluğu

    OpenAIRE

    ARPAGUŞ, HATİCE

    2014-01-01

    Makale İbnü’l-Arabî şârihleri arasında bulunan Osmanlı müellifi Sofyalı Bâlî Efendi’nin “Kazâ ve Kader Risâlesi”nin tahkikli neşir ve tercümesini yaptıktan sonra meseleyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bundan ötürü öncelikle a‘yân-ı sâbite meselesini ihdâs eden İbnü’l-Arabî’nin konuyu ele alışı incelenecektir. Ancak mesele oldukça geniş ve kapsamlı olduğundan yalnızca insanın özgürlüğüyle alâkalı olarak a‘yân-ı sâbite kavramı üzerinde durulacaktır. Söz konusu temel bilgilerinardından da a‘yâ...

  3. Türkiye’de aktarlarda satılan bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin antioksidan etkilerinin belirlenmesi

    OpenAIRE

    DURAK, Nazlı Seda

    2016-01-01

    Alternatif tıp açısından, antioksidan etkili tıbbi bitki kullanımının oldukça büyük bir önemi vardır. Doğal katkı maddelerinin kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, dünya üzerinde, bitkilerde bulunan doğal antioksidanlara olan ilgi gün geçtikçe artmıştır. Doğal antioksidanların incelenmesi için; bitkiler ve baharatlar, araştırmaların en önemli odak noktası haline gelmiş olup, bu araştırmanın yapılmasında mühim bir neden olarak ortaya çıkmıştır. Doğal antioksidan kaynağı ve kullanı...

  4. YGS 2013 matematik soruları ile ortaöğretim 9. sınıf matematik sınav sorularının Bloom taksonomisine ve öğretim programına göre karşılaştırılması [A comparison of mathematics questions in the 2013-YGS examination and the teacher made ninth-grade class, using Bloom’s taxonomy

    OpenAIRE

    Dursun, Ali; Ganime AYDIN-PARİM

    2014-01-01

    Bu çalışmanın amacı ülke çapında üniversiteye giriş sınavında (YGS) sorulan matematik soruları ile lise 9. sınıf matematik derslerinde yazılı sınavlarda sorulan soruların öğretim programı ve Bloom’un sınıflandırması çerçevesinde karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmanın evrenini İstanbul Bağcılar ilçesindeki liseler, örneklemini ise bu ilçede bulunan Bağcılar Lisesi, Orhangazi Lisesi ve Osmangazi Lisesinde son sınıfa devam eden öğrenciler ve bu okullarda çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Veri topl...

  5. Sınıf İçi Gürültünün Öğrencilerin Dinleme Sürecindeki Bilişsel Performansına Etkisi / Effects of Classroom Background Noise on Cognitive Performance of Listenıng Process in Secondary School Students

    OpenAIRE

    Tüzel, Sait

    2013-01-01

    ÖZETGürültü, işitilmek istenilen seslerin duyulmasını engelleyen her türlü ses olarak tanımlanmaktadır. Gürültü ve dinleme ilişkisi üzerinde yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu gürültünün dinleme becerisini etkilediğini ortaya koymaktadır. Ancak bu çalışmaların neredeyse tamamı labaratuvar ortamında gerçekleştirlmiştir. Oysa gürültü doğal olarak sınıf ortamında bulunan ve öğrencileri sürekli olarak etkileyen bir unsurdur. Bu çalışmanın sınıf ortamındaki doğal gürültünün etkisini ortaya koy...

  6. Dev konka bülloza piyoseli

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cüneyt Kucur

    2014-06-01

    Full Text Available Konka bülloza,havalanmış (pnömatize veya içinde bir havalı hücre bulunan orta konka için kullanılan bir terimdir. Genellikle asemptomatik olmakla birlikte pnömatizasyonun büyüklüğüne ve nazal septumla olan ilişkisine göre burun tıkanıklığı semptomları verebilir ve ostiomeatal komplekse bası oluşturmakta ise tikanmasina neden olarak sinüzite yol açabilir. Piyosele dönüşmesi nadirdir. Dev konka bülloza endoskopİk muayenede orta konkanin genişlemiş bir bölümü olarak görülür. Konka bülloza kesin tanısı paranazal sinus bilgisayarlı tomografisi (BT ile koyulur. Tedavisinde endoskopik olarak orta konkanın lateral parsiyel rezeksiyonu yeterli ve minimal invazif bir yöntemdir. Bu yazıda sağ nazal pasajı tamamen tıkayan ve nazal vestibüle kadar uzanım gösteren ve aynı tarafta sinüzite yol açan tek taraflı dev konka bülloza piyoseli olgusu sunulmuştur.

  7. Banka Çalışanlarında Tükenmişlik ve Beş Büyük Kişilik Özellikleri Arasındaki İlişki: Bir Alan Araştırması(A Relationship Between Burnout and Big-Five Personality Traits of Banking Employees: A Case Study)

    OpenAIRE

    Süren, Seray; Örücü, Edip; İZCİ, Çağrı

    2016-01-01

    Çalışmada bireylerin kişilik özellikleri ve tükenmişlik düzeyleri tespit edilerek kişilik özelliklerinin tükenmişlik üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın söz konusu amacı doğrultusunda Eylül 2014-Mart 2015 tarihleri arasında Güney Marmara Bölgesinde bulunan Bursa, Çanakkale ve Balıkesir illerindeki 412 banka çalışanından toplanan veriler kullanılmıştır. Bu çerçevede yapılan çalışma sonucunda tükenmişlik değişkeni istatistiksel olarak anlamlı düzeyde beş büyük kişilik boy...

  8. İzmir'in inanç turizmi potansiyelinin seyahat acentaları açısından değerlendirilmesi

    OpenAIRE

    Avcı, Eda

    2011-01-01

    Alternatif turizm çeşitleri kapsamında İzmir'in inanç turizmin potansiyeli ve Kuşadası'ndaki seyahat acentalarının konuya bakış açılarının değerlendirilmesi isimli bu yüksek lisans tezi çalışmasının amacı, İzmir'in inanç turizmi bakımından uluslararası turizm hareketliliğini sağlayacak yeterli turizm arzına sahip olup olmadığının araştırılması ve Kuşadası'nda bulunan seyahat acentalarının konuya bakış açılarının değerlendirilmesidir. Çalışmanın birinci bölümünde alternatif turizm kavramı, çeş...

  9. Trakya Üniversitesi öğrencilerinin riskli sağlık davranışları ve sağlık hizmeti kullanımları

    OpenAIRE

    Evren, Halil

    2008-01-01

    Araştırma; Trakya Üniversitesi'ne bağlı Fakülte ve Yüksekokullarda okuyan öğrencilerin sağlıkla ilgili riskli davranış, tutum ve deneyimlerini saptamak, bu tutum ve davranışların temelindeki sosyo-demografik faktörlere ışık tutmak, sağlık hizmeti kullanımlarının sıklığını ve bu hizmeti nerelerden aldıklarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Trakya Üniversitesi'ne bağlı Edirne ve Kırklareli İl merkezlerinde bulunan 6 fakülte, 3 yük...

  10. Afyonkarahisar yöresi manda yetiştiriciliği : Küçükçobanlı Köyü örneği

    OpenAIRE

    Yılmaz, Savaş

    2013-01-01

    Bu çalışma Afyonkarahisar ilinde mandacılık işletmelerinin hangi alışkanlıklara sahip olduğunu, bu alışkanlıkları nasıl, ne zaman ve nereden edindiklerini ortaya koymak maksadıyla ele alınma ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu amaçla merkeze 4 Km mesafede bulunan ve ildeki manda populasyonunun önemli bir kısmını barındıran Küçükçobanlı köyü örnek olarak seçilmiştir. Seçilen bu köyümüzün Afyonkarahisar ilindeki manda yetiştiriciliği hakkında genel durumu ortaya koyacağı, bunun için de yeterli materyal...

  11. MEZENŞİMAL KÖK HÜCRE SİTOKİNLERİNİN KANSER HÜCRELERİ ÜZERİNE OLUMSUZ ETKİLERİ / THE ADVERSE EFFECTS OF MESENCHYMAL STEM CELL CYTOKINES ON THE CANCER CELLS

    OpenAIRE

    Şahin, Erhan; BAYÇU, Cengiz; Koparal, Ayşe Tansu; Dönmez, Dilek Burukoğlu; Bektur, Nuriye Ezgi

    2016-01-01

    Özet: Kök hücreler kararlı yapısıyla çok hücreli canlılarda bulunan bir hücre türüdür. Mezenşimal kök hücreler yetişkin tipte kök hücrelerdir. Günümüzde kök hücre tedavileri, tıbbın birçok alanında deneysel veya bazı alanlarında da klinik olarak kullanılan önemli tedavi yöntemlerindendir. Kanser, insidansı son yıllarda artan bir hastalıktır. Farklı tedavi yöntemleri kullanılmasına rağmen henüz kanseri eradike edebilecek bir tedavi mevcut değildir. Birçok deneysel çalışmada tedavi edici ve kor...

  12. Çocuk Kitaplarına Yeni Bir Yaklaşım: İnternet'te Resimli Çocuk Kitapları (e-books

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mübeccel Gönen

    2002-06-01

    Full Text Available Elektronik kitaplar (e-books yurtdışında oldukça yaygın bir biçimde kullanılmakta ve kullanıcı sayısı da giderek artmaktadır. İnternette yer alan bu kitaplar, her yaştaki insanın ilgi alanına hizmet edecek kadar çok ve çeşitlidir. Bu tür kitaplara internette yer alan kütüphanelerden, yayınevlerinden ve yazarlardan ulaşılmaktadır. Çocuk edebiyatı ile ilgili sitelerden de her konuda resimli çocuk kitaplarına ulaşılabilir. İnternette Türkçe resimli çocuk kitapları ve çocuk edebiyatı ile ilgili sitelere rastlanmamaktadır. Ancak elektronik çocuk kitaplarına yabancı sitelerden ulaşılabilir ve bazı sitelerden ücretsiz olarak da temin edilebilir. Bu yeni uygulama ile ülkemizde bulunan yayınevleri ve yazarların, iletişim ve bilgi teknolojisinden yararlanarak daha fazla aileye, okul ve çocuğa hizmet götürebileceği düşünülmektedir.

  13. İstanbul Sütlüce-Halıcıoğlu Bölgesi Yerleşim Dokusunun Dönüşümü

    OpenAIRE

    Çakırer Özservet, Yasemin

    2014-01-01

    İstanbul’un Beyoğlu ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve çalışmanın konusunu oluşturan Sütlüce ve Halıcıoğlu mahalleleri 5.yüzyıldan günümüze dek uzanan bir yerleşim kültürüne sahiptir. Bölge tarih boyunca her dönemde farklı kimlikler ve misyonlar yüklenmiştir. Erken Osmanlı dönemde padişahların yazlık saraylarının bulunduğu ve halkın sayfiye yeri olarak kullanıldığı bilinen bu bölge, farklı etnik ve dinsel kimliklere kendini açan, hem Müslüman hem gayrimüslim halklarını ve mezarlıklarını k...

  14. Lise 3.sınıf öğrencilerinin benlik saygılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

    OpenAIRE

    Büyükşahin Çevik, Gülşen; Atıcı, Meral

    2009-01-01

    Bu araştırmanın amacı, lise 3. sınıf öğrencilerinin benlik saygılarını bazı değişkenlere göre incelemektir. Bu çalışma, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Adana İli Seyhan İlçe’sinde bulunan altı genel lisede toplam 532 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri ve Arkadaş İlişkileri Anketi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans,  yüzde,  bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğrencileri...

  15. Okul Öncesi Öğretmeni Adaylarının Benlik Saygıları İle Çocuk Sevmeleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    OpenAIRE

    KAYNAK, K. Büşra; ERGİN, Büşra; ARSLAN, Emel; PINARCIK, Özge

    2015-01-01

    Betimsel bir çalışma olarak tasarlanan bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının benlik saygıları ile çocuk sevmeleri arasındaki ilişkiyi açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda Konya İlinde bulunan Mevlana, Necmettin Erbakan ve Selçuk Üniversitelerinin okul öncesi öğretmenliği programında öğrenimine devam etmekte olan toplamda 339 öğretmen adayı örneklem kapsamına alınmıştır. Araştırmada okul öncesi öğretmen adaylarının benlik saygılarını ölçmek için Stanley Coopersmith (1967...

  16. Okul öncesi öğretmenlerinin yeterlilik düzeyleri

    OpenAIRE

    Türkeç Aktaş, Yasemin

    2012-01-01

    Araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin yeterlilik düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Aydın il ve ilçe merkezinde bulunan 96 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 165 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Okul Öncesi Öğretmenleri Gelişim ve Değerlendirme Alanı Yeterlilik Ölçeği' kullanılmıştır. Sözü edilen araç, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen yeterlikleri ...

  17. Hükümlülerin açık cezaevlerindeki iş yurtlarında düzenlenen iş ve meslek eğitimi etkinliklerine yönelik görüşleri

    OpenAIRE

    ELİBAL, İbrahim

    2009-01-01

    Bu çalışmada Hükümlülerin açık cezaevlerindeki iş yurtlarında düzenlenen iş ve meslek eğitimi etkinliklerine ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ve üç bölümden oluşan anket kullanılmıştır. On bir (11) açık cezaevinde bulunan 689 erkek ve 28 kadın olmak üzere toplam 717 hükümlü ile çalışılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre hükümlülerin % 32,9'u (236) 26-35 yaş arasındadır. % 43,2'si (310) ...

  18. Örgütsel Ortamda Algılanan Güven Düzeyinin Sinizm Üzerindeki Rolü: Atatürk Üniversitesi İdari Personeli Üzerinde Bir Araştırma

    OpenAIRE

    Karcıoğlu, Merve Seda; Naktiyok, Atılhan

    2015-01-01

    Bu çalışmanın temel amacı, örgütsel ortamda algılanan güven ile sinizm arasındaki ilişkinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Örgütsel ortamda güven, çalışanın örgüt tarafından desteklendiğini hissetmesini ve yöneticinin çalışanların beklentilerini karşılamasını ifade eder. Sinizm ise, çalışanların örgüte yönelik olumsuz tutumlarını ortaya koyan bir düşünce sistemidir. Belirtilen kavramsallaştırmalara dayanarak, Atatürk Üniversitesi’nin merkez yerleşkesinde bulunan fakülte, yükse...

  19. Doğal Kaynakların Kullanımı ve Sürdürülebilirliği Açısından Su Ürünleri Sektörünün Mevcut Durumu ve SWOT Analizi : Türkiye TR22 Bölgesi Örneği

    OpenAIRE

    Tan, Sibel; Seki, İsmail; AKBULUT, Mehmet

    2014-01-01

    Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi’ne kıyısı bulunan Balıkesir ve Çanakkale İlleri, su ürünleri üretimi açısından özel bir konumda yer almakta ve önemli bir üretim potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada TR22 bölgesi olarak adlandırılan Balıkesir ve Çanakkale İllerinde su ürünleri üretim potansiyeli, sektörün sosyo-ekonomik yapısı, su ürünleri sanayinde pazarlama, örgütlenme ve dış ticaret durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Bölgede sektör temsilcileri ile yapılan ...

  20. Sosyal Bilgiler Dersinde Animasyon ve Dijital Harita Kullanımının Öğrencilerin Mekânı Algılama Becerilerine Yönelik Etkileri

    OpenAIRE

    Aktürk, Volkan

    2012-01-01

    Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6.sınıf Sosyal Bilgiler dersi ‘Yeryüzünde Yaşam’ ünitesinde öğrencilere verilmesi gereken temel becerilerden mekânı algılama becerisinin animasyon ve dijital harita ( sayısal harita ) kullanılarak geliştirilmesidir. Araştırmada 24 sorudan oluşan çoktan seçmeli başarı testi kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezleri SPSS 15 programı kullanılarak test edilmiştir. Geliştirilen ölçme aracı Afyonkarahisar il merkezinde bulunan Atatürk ilköğretim Okulu 6. sınıf öğ...

  1. Karpuzlu Ovası sulama sahasında rezervdeki su miktarı gözönünde bulundurularak CBS (coğrafi bilgi sistemi) yardımı ile uygun ürün deseninin belirlenmesi

    OpenAIRE

    Aydınoğlu, Gürbüz Atilla

    2010-01-01

    Çalışma Karpuzlu Ovası Sulama sahasında S1 ve S2 ana sulama kanalları sınırlarının içerisinde yer almaktadır. Bu çalışma, S1 ve S2 ana sulama kanalları sınırlarının içerisinde bulunan tarım arazilerinin, sulama suyu rezervi miktarının az olduğu sulama dönemlerinde, rezervdeki suyun ekonomik ve akılcı kullanımının bilgisayar programı yardımıyla hızlı ve akılcı bir şekilde değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Bu doğrultuda, sulama yapılan arazilere ait bitki deseni, toprak özellikleri ve s...

  2. Aydın ili Çine ilçesi Topçam sulama sahasına ait verilerin tespiti ve coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak sorgulanması

    OpenAIRE

    Köse, Cengiz

    2009-01-01

    Çalışma alanı Aydın ili sınırları içerisinde, Büyük Menderes havzasında bulunan; Çine Ovasının sağ sahilinde yer almaktadır.Bu çalışmada amaç, Çine-Topçam sulama sahası içerisindeki 1/25000 ölçekli işletme haritasını sayısallaştırarak bilgisayar ortamına aktarmak ve çalışma bölgesindeki parsel sınırları, sulama kanalları, servis yolları, arazi sınıfları, toprak bünyeleri, bitki desenleri, köy sınırları, sulanan ve sulanmayan tarım alanları gibi sınıflandırmalar yapmaktır. Böylece, bilgilerin ...

  3. OTOMATİK İNİŞ KONTROL SİSTEMİ TASARIMI VE SİMÜLASYONU

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    AYDOĞAN SAVRAN

    1997-12-01

    Full Text Available B u cal ışmada'l rüzgar bozucularına maruz ticari bir uçağın iniş problemi ele aluunıştır. Uçak lineer bir model ile modellenmiştir. Uçak modeli çoğu ticari uçaklarda bulunan iki geribesleıneli kontrolör içennektcdır. Bunlar itki ve pitch otopilot'udur. Uçağın alçalışı pitch otopilot'una gerekli elevator açısı uygulanarak sağlanmaktadır. İtki otopilot'u ile uçağın hızı sabit tutul maktadır. Gerçekleneo Pl kotrolör uçağın irtifası , dikey hızı ve bunların lLS ( Instrument Landing Systenı 'den elde edilen istenilen değerlerini kullanarak gerekli elevator açılarını Uretir.

  4. OTOMATİK İNİŞ KONTROL SİSTEMİ TASARIMI VE SİMÜLASYONU

    OpenAIRE

    AYDOĞAN SAVRAN; RAMAZAN TAŞALTIN

    1997-01-01

    B u cal ışmada'l rüzgar bozucularına maruz ticari bir uçağın iniş problemi ele aluunıştır. Uçak lineer bir model ile modellenmiştir. Uçak modeli çoğu ticari uçaklarda bulunan iki geribesleıneli kontrolör içennektcdır. Bunlar itki ve pitch otopilot'udur. Uçağın alçalışı pitch otopilot'una gerekli elevator açısı uygulanarak sağlanmaktadır. İtki otopilot'u ile uçağın hızı sabit tutul maktadır. Gerçekleneo Pl kotrolör uçağın irtifası , dikey hızı ve bunların lLS ( Instrument Landing Systenı )'den...

  5. Demir ve Mangan Gideriminde Saf ve Kaplı Pomza Kullanılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin Cahit SEVİNDİR

    2014-02-01

    Full Text Available Demir ve mangan yeraltı sularında bolca bulunan iki elementtir. Sulardan demir ve mangan giderimi için oksidasyon ve filtrasyon işlemleri uygulanmaktadır. Yeraltı sularında yüksek karbon dioksit ve düşük çözünmüş oksijen konsantrasyonu nedeniyle; demir ve mangan +2 değerliklerine sahiptir (Fe+2, Mn+2. +2 değerlikli çözünmüş demir ve mangan formları çözünmeyen formlara dönüştürmek üzere okside edilirler ve oksitlenmiş olan demir ve mangan (Fe+3,Mn+4 filtre edilerek sulardan ayrılırlar. Kum, mangan yeşil kum, antrasand, pirolusit gibi filtre materyalleri filtrasyon işleminde kullanılmaktadır. Bu çalışmada pomza taşı, sularda hem çözünmüş hem de çözünmez halde bulunan demir ve mangan formlarını gidermek için filtre materyali olarak araştırılmıştır. Filtrasyon işlemi için iki farklı tip pomza kullanılmıştır. İlk pomza tipi herhangi bir işleme tabi tutulmamış saf pomza, ikinci pomza tipi ise MnO2 tabakası ile üzeri kaplanan kaplı pomzadır. Saf ve kaplı pomza kullanılarak hazırlanan pomza filtrelerine farklı demir ve mangan konsantrasyonları uygulanmıştır. Saf pomza kullanılarak yapılan çalışmada demir giderim verimi demir konsantrasyonlarının artmasıyla % 80 ile 86 arasında değişim gösterdiği, mangan giderim veriminin ise % 62 ile 81 arasında olduğu gözlenmiştir. Demir için giderim veriminin, saf pomzada olduğu gibi kaplı pomzada da yaklaşık olarak %81-84 arasında değiştiği görülmüştür. Kaplı pomzanın kullanıldığı mangan giderme çalışmasında konsantrasyon değerlerinin artmasıyla verim değerlerinin de 250 mg/L mangan konsantrasyonuna kadar arttığı ve tüm konsantrasyonlarda giderme verimlerinin %12 ile 87 arasında değişim gösterdiği gözlenmiştir. Filtre sistemine düşük (12,5 mg/L konsantrasyonda +2 değerlikli demir içeren çözelti ile çalışıldığında, demir ve mangan gideriminin hem saf pomza hem de kapl

  6. Ankara’daki Üniversite ve Halk Kütüphanelerinde Çalışan Kütüphanecilerin İş Doyumları Üzerine Bir Araştırma =A Research on Job Satisfaction of Librarians Employed at University and Public Libraries in Ankara

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yılmaz, Bülent

    2010-04-01

    Full Text Available Kişinin yaptığı işten hoşnut olması anlamına gelen iş doyumu genelde ve kütüphanecilik alanı açısından işteki başarı ve verimliliği etkileyen, aynı zamanda insanın yaşamdan doyum almasına önemli katkıda bulunan çok boyutlu bir olgudur. Bu çalışmada, öncelikle iş doyumu hakkında genel ve kütüphanecilik temelli kuramsal bilgi verilmiştir. Daha sonra yapılan araştırma sonuçları değerlendirilmiş ve konu ile ilgili öneriler sunulmuştur. Bu çalışmaya konu olan araştırma Ankara'da bulunan üniversite ve halk kütüphanelerinde çalışan kütüphaneciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ankara'daki on üniversite kütüphanesinden 69, altı halk kütüphanesinden 20 olmak üzere toplam 89 kütüphaneciye Mayıs 2009 tarihinde anket uygulanmıştır. Anket için Spector'un "İş Doyumu Ölçeği" temel alınmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, üniversite ve halk kütüphanelerinde çalışan kütüphanecilerin genelde iş doyumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı, ancak, bazı unsurlar arasında anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır.Job satisfaction, which signifi es an individual's happiness in his/her occupation, is a multidimensional case that aff ects success and productivity at work, in general terms and in the fi eld of librarianship. This article off ers primarily general information on job satisfaction and librarianship-based theoretical information. It also evaluates the conclusions of a questionnaire and off ers related suggestions. The research focused on the librarians employed at university and public libraries in Ankara. A questionnaire was administered in May 2009 to 69 university librarians and 20 others employed by public libraries, bringing the total to 89 professional men and women. The questionnaire has been based on the Spector's "Job Satisfaction Survey". According to the conclusions that may be derived from the research

  7. Institutional images of college of physical education and sports as perceived by studentsÖğrenci algılarına göre beden eğitimi ve spor yüksekokullarının kurumsal imajı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Turgay Cankurtaran

    2015-01-01

    Full Text Available The purpose of this study is to identify the institutional image of physical education and sports schools as perceived by students. The study is a descriptive one. Data were captured by survey questionnaires. The population of the study consists of Physical Education and Sports Colleges students in Ankara. The survey instrument was administred to a total of 626 participants. Data on sex were analyzed by unpaired t-test, and data on class and school status by one-way analysis of variance. LSD Tests were applied in the post-hoc analysis to identify the sources of significant differences. According to the perceptions of students, the School (A has a better institutional image than the school (B and the School (B has a better institutional image than the School (C. The level of institutional image was high in both the School (A and the School (B, whereas it was medium in the School (C. ÖzetBu çalışmanın amacı, öğrenci algılarına göre beden eğitimi ve spor yüksekokullarının kurumsal imaj düzeyini belirlemektir.  Araştırma, var olan durumu ortaya koyan tarama türü bir çalışmadır. Verilerin elde edilmesinde hazırlanan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, Ankara’da bulunan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinden oluşmaktadır. Ölçme aracı toplam 626 kişiye uygulanmıştır. Cinsiyete ilişkin veriler, ilişkisiz t testi ile sınıf ve okul durumuna ilişkin veriler tek yönlü varyans analizi ile test edilmiştir. Tek yönlü varyans analizi sonucunda, anlamlı bulunan farklılığın kaynağını belirlemek için LSD Testi uygulanmıştır. Öğrenci algılarına göre, (A okulu, (B okuluna, (B okulu da (C okuluna göre daha iyi bir kurumsal imaja sahiptir. (A ve (B okullarında çok, (C okulunda ise orta düzeyde kurumsal imaj olduğu saptanmıştır.

  8. Anadolu Kültüründe Nazar ve Nazarlıklar: Safranbolu Örneği /Evil Eye and Amulets in Anatolian Culture: The Case of Safranbolu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Durmuş Gür

    2013-10-01

    Full Text Available Öz Bu araştırma, Anadolu kültüründe yer alan nazar inancı ve bu inancın somut bir yansıması olan nazarlıklarla ilgili günümüze ulaşan bazı örnekleri incelemektedir. Araştırma kapsamında, günümüzde Safranbolu’da bulunan sivil ve dini mimaride, özellikle su yapılarında görülen nazarlık çeşitleri, teknik, tür ve çeşitlilik açısından incelenmiş ve fotoğraflarla belgelenmiştir. Safranbolu’nun Bağlarbaşı, Kıranköy (Atatürk Mahallesi, Gümüş, Hacı Halil, Baba Sultan, Çeşme, Karaali, Çavuş Mahalleleri’ndeki mimari eserlerde bulunan nazarlıklar, araştırma konumuzun kaynağını oluşturmaktadır. Araştırmada önce nazar inancı ile ilgili yaklaşımlar ve bu inancın tarihi kökenleri incelenmiştir. Daha sonra nazara inanan insanların, kötü niyetli insanların bakışlarıyla yaydıkları olumsuz enerjiyi başka alanlara yönlendirebilmek amacıyla kullanmış oldukları nazarlıklar incelenmiştir. Kullanılan nazarlık çeşitleri sınıflandırılarak benzer uygulamalar aynı başlık altında incelenmiştir. Araştırmanın son kısmında ise bu nazarlıkların özelliklerini gösteren bir tablo ile birlikte kullanılan malzeme ve teknikler hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca, araştırma evreninde yer alan nazarlıklara ait bazı fotoğraflar araştırma sonuna eklenmiştir. Abstract This article examines the belief in evil eye in Anatolian culture and its concrete reflection, using amulets to defend oneself against it. The aim of this essay is to investigate and to certificate the types of amulets in civil and religious architecture, especially in water structures, in Safranbolu. In the study, the amulets existing in Baglarbasi, Kirankoy, Gumus, Haci Halil, Baba Sultan, Cesme, Karaali, and Cavus districts of Safranbolu is handled. The first part of the article examines the belief in evil eye and the historical basis of this belief. The second part examines the amulets used by the

  9. Cihan Harbinin Karanlığında Aydınlığı Hatırla(tmak: Ömer Seyfettin’in Kaleminden Kahramanlara Dair

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Melih Erzen

    2014-06-01

    Full Text Available I. Dünya Savaşı, Avrupa ülkelerinin ekonomik çıkarları ve anlaşmazlıklarından beslenen bir savaş olup büyük yıkımları da beraberinde getirmiştir. Söz konusu tarihlerde zaten yeterince müşkül durumda bulunan Osmanlı Devleti, müdahil olduğu bu savaş dolayısıyla daha da büyük kayıplar vermiştir. Elbette ki bir savaşta alınan zafer yahut yenilgiler, savaşan ülkenin yalnızca askeri birliklerini değil bütün bir halkını ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Toplumun birer ferdi olarak hemen her sanatçı bu tür büyük olaylardan etkilendiği gibi ayrıca toplumun sözcülüğünü üstlenmek adına yola çıkan sanatçılar da bulunmaktadır. Sosyolojik yönü bulunan edebiyat için de durumun böyle olduğunu görürüz. Edebi eserler üzerine yapılan incelemeler, bu metinlerin zaman zaman toplum meselelerini takip etmek veya toplumun ahvalini anlayabilmek açısından imkân tanıdığını kanıtlamıştır. Nitekim Türk toplumunu derinden etkileyen I. Dünya Savaşı’nın yansımalarına da edebi eserler üzerinden ulaşmanın mümkün olduğu söylenebilir. Ömer Seyfettin’in birçoğunu 1917-1918 yılları arasında Yeni Mecmua’da yayımladığı öyküleri bu duruma iyi bir örnek teşkil eder. “Eski Kahramanlar” başlığı altındaki hikâyelerinde eski zaman dilimlerini esas alarak kahraman tipleri resmeden Ömer Seyfettin, milletinin taşıdığı cevherleri hatırlatmak suretiyle topluma ve askerlere moral vermeyi amaçlar. Onun yine aynı tarihlerde “Yeni Kahramanlar” üst başlığı ile yazdığı birkaç hikâye ise Çanakkale Savaşı’nın olumlu havasını ve başarısını yansıtmaya yöneliktir. Bu çalışmanın amacı, Ömer Seyfettin’in “Eski Kahramanlar” ve “Yeni Kahramanlar” üst başlıkları altında yayımlanan hikâyelerinden yola çıkarak “kahraman” tanımlaması içerisine oturtulan hikâye kişilerini ve bu kişilerin vasıflarını incelemektir.

  10. SPOR ALANLARINDA ŞİDDET VE SPOR MEDYASININ ETKİLERİ: SPOR YAZARLARININ ALGILARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Erol İLHAN

    2011-12-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı, spor alanlarında görülen şiddet olaylarına medyanın etkisini spor yazarlarının algılamaları çerçevesinde ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini ulusal gazete ve dergilerde köşesi bulunan spor yazarları, örneklemini ise ulusal bir gazetede köşesi bulunan, periyodik olarak makale yazan ve tesadüfü yolla seçilen 42 spor yazarı oluşturmuştur. Araştırma görüşmecilerle önceden randevu alınarak yüz yüze görüşme (34 veya telefon aracılığı (8 ile gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde ses kayıt cihazı kullanılmış ve ses kayıtları deşifre edilerek yazılı hale getirilmiştir. Verilerin özgün formuna sadık kalarak beyanlardan alıntı yapılmış ve betimsel bir yaklaşımla sunulmuştur. Bazı nedensel ve açıklayıcı sonuçlara ulaşmak amacıyla sistematik analiz yapılmış ve görüşmeler derinlemesine incelenerek ortak tema ve alt temalar belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırmayı nicel verilerle desteklemek amacıyla yüzde ve frekans dağılımları da verilmiştir. Araştırma bulgularına göre spor yazarlarının spor medyasının şiddeti özendirme ve körüklemede etkili olduğu ana temasına 32 spor yazarının (%76,2 katıldığı; alt temalardan şiddeti özendirme ve körüklemede kulüp yöneticilerinin etkisine 24 spor yazarının (%57,1, tiraj ve reyting kaygısının etkisine 10 spor yazarının (%23,8 ve taraftar yazarlığının etkisine 5 spor yazarının (%11,9 inandığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, spor yazarlarının önemli bir kısmının spor medyasının spor alanlarında görülen şiddet olaylarını özendirme ve körüklemede etkili olduğuna inandıkları söylenebilir.

  11. Effect of Different Cooling Rates on Embryo Survivability and Pregnancy Rates in Freezing Sheep Embryos

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif KARAMAN ÖZTÜRK

    2016-07-01

    Full Text Available Çalışmanın ilk bölümünde, mezbahadan sağlanan ovaryumlardan kazanılan oositler (n=2990 olgunlaştırma medyumu içerisinde 24 saat süreyle olgunlaştırıldı. Ardından, 20 saat süreyle İn Vitro Fertilizasyona (İVF bırakıldılar. Yarıklanma gösteren embriyolar (n=1305, Sentetik Ovidukt Fluid (SOF medyumu içerisine alınarak altı gün süresince İn Vitro Kültüre (İVK bırakıldılar. İVK sonrası elde edilen morula-blastosist aşamasındaki embriyolar rastlantısal şekilde üç farklı dondurma hızı grubuna eşit olarak ayrıldılar (Grup I: 0,5 °C /dk, Grup II: 0,8 °C /dk, Grup III: 1 °C /dk. Her bir gruptaki embriyolar (n=50, 1,5 M etilen glikol bulunan dondurma medyumu içerisinde farklı soğutma hızlarında donduruldu. Sonuçta 0,5 °C/dk soğutma hızının en başarılı grup olduğu belirlendi (P<0,05. Çalışmanın ikinci bölümünde, verici koyunlardan elde edilen in vivo embriyolar (Morula-Blastosist çalışmanın birinci bölümünde bulunan en başarılı soğutma hızı (0,5 °C/dk ile soğutularak donduruldu. Dondurulan 19 adet embriyo hormonel olarak hazırlanmış 17 alıcı koyuna transfer edildi. Transfer sonrası 60. günde yapılan ultrason muayenesinde üç adet koyunda gebeliklere ait embriyonik keseler gözlendi ve bu koyunlardan birinde de ikiz gebelik saptandı. Gebe koyunlardan bir tanesinde doğum gerçekleşti; diğer iki koyunda ise ileriki dönemde yapılan ultrason muayenesinde gebeliklerin sonlandığı gözlendi. Çalışma sonucunda, koyun embriyolarının dondurulması sırasında 0,5°C/dk soğutma hızının en başarılı hız olduğu ve bu yöntemle dondurulan embriyoların transferinden de gebelik elde edilebildiği saptandı.

  12. Atrofik maksillanın iliak greft kullanılarak gerçekleştirilen kemik augmentasyonunu takiben uygulanan implant tedavisi: Olgu sunumu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ufuk Tatlı

    2013-01-01

    Full Text Available

    Alveolar bone resorption which occurs as a result of teeth extraction or periodontal disease causes functional and esthetic problems. In case of severe jaw-bone atrophy, bone augmentation procedures are becoming necessary prior to implant placement. During the planning of such cases, cone-beam computed tomography (CBCT examination provides detailed qualitative and quantitative data about maxillofacial bones with reduced radiation exposure. This article illustrated the implant treatment of a patient with severe atrophic maxilla following bone augmentation using iliac graft in the light of CBCT examination with 2-year of follow-up.

    Keywords: Alveolar atrophy, alveolar augmentation, CBCT, iliak graft, implant treatment.

     

    ÖZET

    Diş çekimi veya periodontal harabiyet sonucu oluşan alveoler kemik rezorpsiyonu, estetik ve fonksiyonel problemlere neden olur. İleri düzeyde çene kemiği atrofisi gözlenen durumda implant tedavisi öncesinde augmentasyon işlemleri kaçınılmaz olmaktadır. Bu tür olguların planlanmasında konik hüzmeli bilgisayarlı tomografi incelemesi çene-yüz kemikleri hakkında detaylı kalitatif ve kantitatif verileri, düşük radyasyon dozu eşliğinde sağlamaktadır. Bu makalede, maksillada ileri düzeyde alveoler kemik atrofisi bulunan bir hastada, CBCT incelemesi ışığında, iliak greft kullanılarak yapılan kemik augmentasyon işlemleri ve sonrasında uygulanan implant tedavisi 2 yıllık takibi eşliğinde sunulmuştur.

  13. Gemi Kazalarına Neden Olan Köprü Üstü Kaynaklı Eksikliklerin İstatistiksel Açıdan İncelemesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tuba KEÇECİ

    2014-06-01

    Full Text Available Denizcilik sektörü için en önemli konulardan biri, insana, çevreye ve eşyaya gelebilecek zararların en aza indirilmesi amaçlanarak, ileride meydana gelecek kazaların önlenmesine çalışılmasıdır. Deniz kazalarının incelenmesi ve gemide emniyeti etkileyen faktörlerin belirlenmesi, bu amaca ulaşmada en önemli adımı oluşturmaktadır. Gemilerin emniyetli şekilde işletilmesi ve yönetilmesi için, gemilerin uluslararası standartlara uygunluğu sürekli olarak bayrak devleti ve liman devleti yetkililerince denetlenmektedir. Tanker şirketleri bu denetimlere ek olarak, yük taşıtan petrol ve kimyasal endüstrisi tarafından da denetime tabi tutulmaktadır. Bu çalışmada, Türk tanker şirketlerinin SIRE (Ship Inspection Report Programme ve CDI (Chemical Distribution Institute kapsamında gerçekleştirilen denetim sonuçları incelenerek, bulunan eksikliklerin ve bunlara ait kök sebeplerin araştırılmasına çalışılmıştır. En sık görülen hatalardan biri olan köprü üstü kaynaklı eksiklikler istatistiksel olarak ortaya konularak, bu hataların oluşmasında rol oynayan kök sebepler tartışılmıştır.

  14. Internet Use in Reference Services Müracaat Hizmetlerinde Internet

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    S. Serap Kurbanoğlu

    1996-09-01

    Full Text Available There is an enormous variety and volume of in formation that is available through the Internet. Librarians are keenly interested in using the Internet to answer their clients' reference queries. This paper reviews the use of electronic mail, electronic discussion lists and telnet so as to provide reference services. Issues such as bibliographic control of networked information, ease of use of Internet tools, costs, personnel and education are also briefly discussed. Librarians and library school students have to be trained in order to be able to take advantage of the Internet. Kütüphaneciler, üzerinde çok çeşitli ve büyük miktarda bilgiler bulunan Internet'i, kullanıcılarının müracaat sorularını cevaplamak için bir kaynak olarak görmektedirler. Bu makalede elektronik posta, elektronik tartışma listeleri ve telnet gibi Internet araçlarının müracaat hizmetleri vermek amacıyla kullanımına değinilmektedir. Internet üzerindeki bilgilerin bibliyografik denetimi, Internet araçlarının kullanım kolaylığı, müracaat hizmetlerinde Internet kullanımıyla ilgili maliyet, personel ve eğitim sorunları da bu makalede ele alınan konular arasındadır. Kütüphanecilerin ve kütüphanecilik bölümü öğrencilerinin Internet'ten gereğince yararlanabilmeleri için eğitilmeleri gerekmektedir.

  15. THE ACTIVITIES OF THE BYZANTINE EMPERORS ON THEODOSIOPOLIS AND ITS SURROUNDINGS BİZANS İMPARATORLARININ THEODOSİOPOLİS VE ÇEVRESİNDEKİ FAALİYETLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer SUBAŞI

    2010-07-01

    Full Text Available Theodosiopolis has become an important administrative, religious and military center since its establishment. Theodosiopolis was a very military base post during the Byzantium’s heavy fighting against the Sassanid Empire. There had been an intense struggle between Arabs and Byzantines in Theodosiopolis which was in the borders of the Byzantine while the Arabs were advancing into Anatolia in the VIIth. century. This study examines the activities of Byzantine Empirors on Theodosiopolis and its surroundings between VIIth and XIth centuries Theodosiopolis kuruluşu ile beraber hem idari ve dini, hem de askeri açıdan önemli bir merkez haline geldi. Bizans’ın Sasani imparatorluğuna karşı yürüttüğü ağır savaşlar sırasında Theodosiopolis son derece önemli bir komutanlıktı. VII. yüzyılda Arapların Anadolu içlerine doğru ilerledikleri sırada Bizans sınırları içerisinde bulunan Theodosiopolis’de Arap-Bizans mücadelesi yoğun bir şekilde yaşanmıştır. Bu çalışmada VII. ile XI. yüzyıllar arsında Theodosiopolis ve çevresinde Bizans İmparatorlarının faaliyetleri ele alınmıştır.

  16. SOCIAL STRATIFICATION ON KASHKAY TURKS KAŞKAY TÜRKLERİNDE SOSYAL TABAKALAŞMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Dilek ERENOĞLU

    2011-12-01

    Full Text Available Social dynamics of the world gain various dimensions due to thesuch reasons as migrations, settlements, agriculture, animal husbandry,industrialization, politics, and religions. Today there are a lot of studieson this issue as theoretical and practical in the East end West, With theincreasing social movements, new roles and status have been emerging;thus, the human layers or social strata occur.In this study the structure of the social strata between KaskayTurks located within the Iranian borders, and the Old TurkishCommunities, particularly the Oghuz Turks, was studied. Dünyanın sosyal dinamikleri, göçler, yerleşmeler, ziraat,hayvancılık, sanayileşme, siyaset, inanç gibi sebeplerle değişik boyutlarkazanmaktadır. Artan sosyal hareketlilikle yeni rol ve statüler ortayaçıkmakta ve böylece insan katmanları ya da sosyal tabakalar ortayaçıkmaktadır. Doğu ve Batı toplumlarında bu konu üzerinde teorik vepratik pek çok çalışma yapılmıştır.Bu çalışmada İran sınırları içinde bulunan Kaşkay Türklerinin, eskiTürk toplumları ve özellikle Oğuz Türkleri ile ortaklık gösteren sosyaltabakalaşma yapısı incelenmiştir.

  17. Anamur Müzesi’ne Satın Alma Yoluyla Gelen Bir Grup Roma ve Bizans SikkesiSome Byzantine and Roman coins Possessed By Anamur Museum Through Purchasing

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    ersin çelikbaş

    2014-06-01

    Full Text Available Öz Bu çalışmada, Anamur ve çevresinde bulunan ve Anamur Müzesi’ne satın alma yoluyla kazandırılan Roma ve Bizans dönemine ait sikkeler incelenmektedir. Bir katalog çalışması şeklinde gerçekleştirilen çalışmanın amacı Roma ve Bizans sikkelerinin katalog yöntemiyle tanıtılmasıdır. Çalışmada önce Anamur bölgesinin lokalizasyonu ve tarihçesine yer verilmiştir. Daha sonra ise, önce Roma dönemine daha sonra da Bizans dönemine ait sikkelerin özelliklerine yer verilmiştir. Son bölümde ise kataloğu yapılmış sikkelerin, darphanelerine ve imparatorlarına ilişkin grafiklere yer verilerek orantısal dağılımları belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sikke, Roma Sikkesi, Bizans Sikkesi, Anamur. Abstract This study examines some Byzantine and Roman coins which obtained around Anamur and possessed by Anamur museum through purchasing. The aim of the study, which is in the manner of a catalogue study, is to present Roman and Byzantium coins by cataloguing. In the study, firstly, the localization and history of Anamur region was given. Later, the features of coins in Roman and Byzantium periods were outlined. Lastly, the proportional distributions of the coins were given by presenting the graphics related to the mints and emperors of the coins that had already been catalogued. Keywords: Coins, Roman coins, Byzantine coins, Anamur museum, Anamur.

  18. Gayrimüslimlerin Osmanlı Devleti’ne Bağlılık Nedenleri Reasons Behind Non-Muslims’ Allegiance To The Ottoman State

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ramazan GÜNAY

    2012-12-01

    Full Text Available From the year of establishment on, the Ottoman Empire carried out a policy of enlargement towards the west where non-Muslim inhabited. As it set out with the idea of “Gaza” (holy war, the Ottoman Empire first annexed the west of Anatolia and later the central regions of Europe and the Balkans. The Ottoman State did not interfere with the established rules, traditions and beliefs of people who were old residents in the new conquered lands. It gave large freedoms to people in conquered lands and preferred to make a harmony with them and classified the citizens under its rule according to their religion/sect. It is not sensible to claim that just military power led non-Muslims, who lived under the Ottoman rule for about five/six centuries, to live under the rule of another state for so long. Within the frame of the rights of Dhimmies and national system, religious, juridical, economic and social rights granted to non-Muslims help us understand the reason why non-Muslims were loyal to the Ottoman State for so long.In this article, the causes of faith of non-Muslims to the Ottoman State have been assessed and this assessment has been made based on the sources of that period. These documents from Ottoman Archives, which have not been used yet, belong to Ottoman period from 16th to 19th century. These documents have been selected from Şer’iye Sicilleri (the Qadi’s archives/Shari’a local court records and Ahkâm-Şikâyet Defterleri (Register of Verdicts-Complaint called records of Divan-ı Hümayun (Council of State. Osmanlı Devleti, kuruluş yıllarından itibaren gayrimüslimlerin meskun olduğu Batı’ya doğru genişleme siyaseti izlemiştir. Gaza düşüncesiyle hareket ettiğinden dolayı da öncelikle Anadolu’nun batısı, daha sonra Balkanlar ve Avrupa’nın içlerine kadar olan bölgeyi hakimiyeti altına almıştır. Osmanlı Devleti, yeni ele geçirdiği yerlerde bulunan o yörenin eski sakinlerinin yerleşik birçok kural

  19. Büyükbaş Hayvan Atıkları için Kurulacak Havasız Çürütme Tesisinin Ekonomik Analizi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tamer Coşkun

    2012-12-01

    Full Text Available Özet Büyükbaş hayvan atıkları, içeriğindeki yüksek katı madde, organik kirlilik ve patojen mikroorganizmalar sebebiyle halk sağlığı açısından olumsuz etkiler yapabilecek bir atıktır. Bu çalışmada havasız çürütme ile atıkların stabilize edilerek biyogaz elde edilmesi ve çürümüş atıkların toprakta doğal gübre olarak kullanılmasını içeren bir yönetim modeli uygulanmıştır. Bunun için pilot ölçekli bir havasız çürütme reaktörü işletilmiş ve çürümüş atıklar çeşitli dozlarda yonca, Macar fiğ ve arpa karışımı ile mısır silajı bitkilerinin ekildiği alanlarda doğal gübre olarak toprağa eklenmiştir. Havasız çürütme işleminde yarımcı materyal olarak mısır silajı da reaktöre beslenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen sonuçlar ve literatür yardımıyla 1000 baş hayvan için kurulum ve işletme maliyetleri hesaplanmıştır. Kurulum maliyeti; elektrik üretim sisteminin kurulup kurulmaması açısından iki farklı değer olarak hesaplanmıştır. İşletme maliyetleri farklı tarla ürünleri ve yine elektrik sisteminin kurulup kurulmaması açılarından çeşitli durumlar için hesaplanmıştır. Sonuç olarak elde edilen en iyi sonuçlara göre; çürümüş atıklar Macar fiğ ve arpa karışımı bitkisinin ekiminde kullanıldığında kurulacak tesisin elektrik üretim sistemi de kurulduğunda 2,5 yılda, elektrik üretim sistemi kurulmadığında ise 2,1 yılda kendisini amorti ettiği bulunmuştur. Abstract Cattle manure is a potential for causing detrimental effects on human health due to its high solid matter and pathogen microorganism content. This study aims to achieve biogas production by stabilizing the waste using anaerobic digestion. Digested waste was utilized as natural fertilizer. For that reason, a pilot-scale anaerobic digestion tank was operated and digested wastes were added to soil in diverse dosages where alfalfa, the mixture of Hungarian

  20. Büyükbaş Hayvan Atıkları için Kurulacak Havasız Çürütme Tesisinin Ekonomik Analizi / The Economical Analysis of Cattle Manure Treatment by Anaerobic Digestion Process

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tamer Coşkun

    2012-12-01

    Full Text Available Büyükbaş hayvan atıkları, içeriğindeki yüksek katı madde, organik kirlilik ve patojen mikroorganizmalar sebebiyle halk sağlığı açısından olumsuz etkiler yapabilecek bir atıktır. Bu çalışmada havasız çürütme ile atıkların stabilize edilerek biyogaz elde edilmesi ve çürümüş atıkların toprakta doğal gübre olarak kullanılmasını içeren bir yönetim modeli uygulanmıştır. Bunun için pilot ölçekli bir havasız çürütme reaktörü işletilmiş ve çürümüş atıklar çeşitli dozlarda yonca, Macar fiğ ve arpa karışımı ile mısır silajı bitkilerinin ekildiği alanlarda doğal gübre olarak toprağa eklenmiştir. Havasız çürütme işleminde yarımcı materyal olarak mısır silajı da reaktöre beslenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen sonuçlar ve literatür yardımıyla 1000 baş hayvan için kurulum ve işletme maliyetleri hesaplanmıştır. Kurulum maliyeti; elektrik üretim sisteminin kurulup kurulmaması açısından iki farklı değer olarak hesaplanmıştır. İşletme maliyetleri farklı tarla ürünleri ve yine elektrik sisteminin kurulup kurulmaması açılarından çeşitli durumlar için hesaplanmıştır. Sonuç olarak elde edilen en iyi sonuçlara göre; çürümüş atıklar Macar fiğ ve arpa karışımı bitkisinin ekiminde kullanıldığında kurulacak tesisin elektrik üretim sistemi de kurulduğunda 2,5 yılda, elektrik üretim sistemi kurulmadığında ise 2,1 yılda kendisini amorti ettiği bulunmuştur. The Economical Analysis of Cattle Manure Treatment by Anaerobic Digestion Process Cattle manure is a potential for causing detrimental effects on human health due to its high solid matter and pathogen microorganism content. In this study, it was aimed to achieve biogas production by stabilizing the waste using anaerobic digestion. Digested waste was utilized as natural fertilizer. For that reason, a pilot-scale anaerobic digestion tank was operated and digested wastes

  1. Eski Anadolu Türkçesi Açısından Germiyanlı (Kütahya Şairlerin Yeri ve Kütahya’daki Yazma Eser Kütüphanelerinin Önemi Poets Of The Germiyan And Manuscripts Libraries In Kutahya For The Old Anatolian Turkish

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emek ÜŞENMEZ

    2013-03-01

    manuscripts in the state where the number of manuscripts and libraries (number, catalog, access, opportunity, etc.. Will be discussed. This is in libraries (13-15 century manuscripts and their importance will be discussed. Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasıyla Anadolu coğrafyasında çeşitli beylikler ortaya çıkmıştır. Bu beyliklerden birisi de İç Batı Anadolu’da Kütahya payitahtlı olarak kurulan Germiyan Beyliğidir. 1283 yılında kurulan Germiyan veya Germiyanoğulları Beyliği (1283-1428 çok sayıda şair ve edip yetiştirmiştir. Anadolu’da Oğuz Türkçesinin edebî yazı dili olarak ortaya çıkması ve gelişmesinde Germiyan şairlerinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Âni, Ahmedî, Hamzavî, Hızır Paşa, Şeyhî, Celâleddin Ergun Çelebi, Burhaneddin İlyas Çelebi, Şeyhoğlu Mustafa, Ahmed-i Dâî, Cemâlî, Kasım Izârî, Şeyh İlâhî gibi şairler 13-14 ve 15. yüzyılda Germiyan’da yetişmişlerdir.Germiyan Beyliğinin başkenti olana Kütahya şehri yazma eserler açısından da oldukça zengindir. Bugün için Kütahya’da üç tane yazma eser kütüphanesi vardır. Bunlardan birincisi Kütahya merkezde bulunan Vahit Paşa il Halk Kütüphanesidir. Bu kütüphane Osmanlı devlet adamlarından Vahit Paşa’nın Kütahya’daki sürgün yıllarında (1809-1811 kurulmuştur. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binasının üçüncü katında yer alan Yazma Eserler Kütüphanesi Türkçe, Arapça ve Farsça olmak üzere çok sayıda yazmayı bünyesinde barındırmaktadır.İl merkezinde bulunan diğer yazma eser kütüphanesi Belediye Mustafa Hakkı Yeşil El Yazması Eserleri Kütüphanesidir. 1905 yılında Kütahya’da dünyaya gelen Mustafa Hakkı Yeşil tarafından kurulan bu kütüphaneye Türkiye ve Türkiye dışından çok sayıda kurum talip olmuştur. Hatta Chicago Üniversitesi bu kitaplığın açık çek karşılığında kendilerine verilmesini istemiş ama Mustafa Hakkı Yeşil bu teklifi reddetmi

  2. A PROSAIC BOOK OF ADVICES WRITTEN IN 16. CENTURY: ABDULKERIM BIN MEHMED’S NESAYIHU’L-EBRAR 16. ASIRDA YAZILMIŞ MENSUR BİR NASİHAT-NÂME: ABDÜLKERİM BİN MEHMED’İN NESÂYİHÜ’L-EBRÂR’I

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ramazan EKİNCİ

    2012-06-01

    Full Text Available Works that direct people to the good, the beauty, the truth and raise moral and benefical individuals for society are called book of advice. These moral and didactic works have poetical and prosaic samples. One of the prosaic book of advices is Nesayihu’l-Ebrar, which was written by Abdulkerim bin Mehmed, grandson of Şeyhulislam Ebussuud Efendi who was famous for his shaykh al-islam position and his many books written in law, hermeneutics, doctrines, language and literature.In this article, Nesayihu’l-Ebrar, which has many transcripts in national libraries and libraries in abroad, will be introduced. The life of Abdulkerim bin Mehmed will be laid emphasis on and four transcripts of the work will be criticized comperatively. İnsanları iyiye, doğruya ve güzele yöneltmek; topluma faydalı, ahlâklı bireyler yetişmesini sağlamak maksadıyla kaleme alınan eserlere nasihat-nâme, pend-nâme, öğüt-nâme vb. adlar verilir. Ahlâkî-didaktik nitelikteki bu eserlerin manzum ve mensur örnekleri mevcuttur. Mensur nasihat-nâmelerden biri de tefsir, hukuk, akaid, dil ve edebiyat alanında birçok eser yazan, fetvalarıyla ve uzun süre şeyhülislâmlık makamında bulunmasıyla meşhur olan Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi’nin torunu Abdülkerim bin Mehmed tarafından kaleme alınan Nesâyihü’l-Ebrâr adlı eserdir. Bu makalede, yurtiçi ve yurtdışındaki kütüphanelerde ondan fazla nüshası bulunan Nesâyihü’l-Ebrâr tanıtılacak; ulaşabildiğimiz kaynaklar doğrultusunda eserin müellifi Abdülkerim bin Mehmed’in hayatı üzerinde durulacak ve söz konusu nasihat-nâmenin dört nüshası esas alınarak tenkitli metni verilecektir.

  3. Gerze Horoz ve Tavuklarında Larynx, Trachea ve Syrinx’in Anatomik Yapısının Belirlenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Burcu ONUK

    2015-01-01

    Full Text Available Çalışma materyalini Karadeniz Bölgesinde yer alan Sinop İli’nin Gerze İlçe’sine ait yerel bir ırk olan ve bu yörede ötüşüyle ve görünümüyle tanınan Gerze horozu ve tavuğu oluşurdu. Larynx, trachea ve syrinx’in incelendiği bu çalışmada 7 erkek ve 7 dişi olmak üzere toplam 14 hayvan kullanıldı. Larynx’in kıkırdaklarını tek olan cartilago cricoidea, cartilago procricoidea ve çift olan cartilago arytenoidea oluşturdu. Erkeklerdeki glottis genişliğinin (3,54±0,37 dişilerdekinden (1,35±0,42 fazla olduğu dikkat çekti. Dış larynx kasları m. cricohyoideus, m. cleidotrachealis ve m. tracheolateralis, iç larynx kasları ise m. dilator glottidis ve m. consrictor glottidis olarak belirlendi. Trachea 112-117 adet tam daire şeklindeki kıkırdak halkadan oluştu. Gerze horoz ve tavuklarında syrinx tracheobronchial tipti. Syrinx’in oluşumuna katılan cartt. tracheosyringeales’in 12-13 adet kıkırdak halkadan oluştuğu gözlendi. Bunlardan cranial’deki 8-9 adet kıkırdak halka tympanum’u oluşturdu. Diğerlerinin ise daha ince ve yassı olduğu ve membrana tympaniformis lateralis’in içinde gömülü olarak bulunduğu saptandı. Yandan kama biçiminde görünen pessulus, dorsal ve ventral’den ise ikizkenar üçgen şeklinde idi. Sonuç olarak, diğer kuş türleri ile farklılıkları bulunan Gerze horoz ve tavuğunun larynx, trachea ve syrinx’inin genel olarak evcil kanatlılarla benzerlik gösterdiği belirlendi.

  4. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin 4+4+4 eğitim sistemine yönelik tutumlarının incelenmesi [Determining the attitudes of school administrators and teachers on 4+4+4 education system

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet ÜSTÜN

    2014-04-01

    Full Text Available Bu araştırmanın amacı, eğitim sisteminde 4+4+4 olarak bilinen yeni düzenlemenin etkililiği hakkında yönetici ve öğretmenlerin görüşünü belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir çalışma olup, veriler okul müdürlerine ve öğretmenlere anket uygulanarak elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini, Amasya İli Merkezinde bulunan ilkokul ve ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenler, örneklemini ise on ilkokul ve on ortaokulda görev yapan ve amaçlı örneklem yöntemine göre seçilen yönetici ve öğretmenler oluşturmaktadır. Uygulama yapılırken, farklı sosyo-ekonomik yapıya, öğrenci sayısına, yerleşim yerlerine ve farklı okul tipine sahip okul müdürleri ve farklı branşlardan öğretmenler bir arada bulunarak çalışılmıştır. Bu çalışmada 4+4+4 Eğitim Sistemine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, yönetici ve öğretmenlerin 4+4+4 eğitim sistemine yönelik tutumlarında cinsiyete, yaşa ve kıdeme göre farklılıklar olduğu, kadınların ve mesleki kıdemi az yönetici ve öğretmenlerin tereddütlerinin olduğu ve geleceğe yönelik olumlu beklentiye sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

  5. Antalya İlinde Portakal Bahçelerinde Gözlenen Önemli Zararlı ve Yararlı Böcek Popülasyonları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Vildan GÖL

    2016-06-01

    Full Text Available Bu çalışmada, 2014 yılında, Antalya ilinde bulunan iki portakal bahçesinde önemli zararlı ve yararlı böcek popülasyonları belirlenmiştir. Bahçelerde ağırlıklı olarak portakal bulunması nedeniyle örneklemeler de bu tür üzerinde yapılmıştır. Çalışma süresince zararlılara karşı herhangi bir mücadele yöntemi uygulanmamıştır. Çalışmada örneklerin toplanması için gözle kontrol yöntemi, yaprak, sürgün, meyve örnekleme yöntemi, darbe ve tuzakla yakalama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda zararlı türler olarak Tetranychus urticae (Koch (Acarina: Tetranychidae, Empoasca decipiens (Paoli, Asymmetrasca decedens (Paoli (Hemiptera: Cicadellidae, Dialeurodes citri (Ashmead, Aleurothrixus floccosus (Maskell (Hem.: Aleyrodidae, Aphis craccivora (Koch (Hem.: Aphididae, Icerya purchasi Maskell (Hem.: Margarodidae, Coccus hesperidum (Linnaeus, Ceroplastes floridensis (Comstock (Hem.: Coccidae, Aonidiella aurantii (Maskell, Aonidiella citrina (Coquillet, Parlatoria pergandii (Comstock (Hem.: Diaspididae, Planococcus citri (Risso (Hem.: Pseudococcidae, Ceratitis capitata (Wiedemann (Diptera: Tephritidae ve Phyllocnistis citrella (Stainton (Lepidoptera: Gracillaridae saptanmıştır. Bunlardan E. decipiens (Paoli, A. decedens (Paoli, A. floccosus (Maskell, A. aurantii (Maskell ve Parlatoria pergandii (Comstock en yaygın türler olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2 takıma bağlı 7 avcı ve asalak tür saptanmıştır. Bu türler: Chrysoperla carnea (Stephens (Neuroptera: Chrysopidae, Coccinella septempunctata L., Chilocorus bipustulatus L., Rhyzobius lophantae (Blaisdell, Oenopia conglobata (L. (Coleoptera: Coccinellidae, Aphytis melinus DeBach ve Comperiella bifasciata (Coleoptera: Aphelinidae’ dır. Çalışmada ayrıca zararlı iki cicadellid türü ile A. floccosus, A. aurantii, P. pergandii, C. capitata‘nın ve doğal düşmanlardan C. carnea’nın, coccinellidlerin, A. melinus ve E. citrina

  6. THE OBSESSION OF THE ART IN EMILE ZOLA'S WORK / L’OBSESSION DE L’ART DANS L’OEUVRE D’EMILE ZOLA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emel ÖZKAYA

    2012-07-01

    Full Text Available Başarının sıkıntısı insanı dayanılmaz fiziksel ve ahlaki acı içine sokar. İnsan mutlu ve başarılı bir hayat sürdürmek için önleyici tedbirler almak zorundadır. Fakat bunları abartmamak gerekir. İnsan tutkusunu abartmaya başladığında hayat onu rahatsız etmeye başlar. Sanat eserinin güzelliği yaratıcı gücünü göstermektedir. Sanatçının yaşam sıcaklığı duygularını ifade eder. İnsan gerçek sevgisinin kökeninde bulunan duyguları yansıtır. Bu sevgi bazen devamlı, güçlü ve sürekli bir eğilim gibi ortaya çıktığında saplantı haline dönüşebilir. XIX. yüzyılda resim sanatı sanatçılar için bir tutkuydu. Onlara göre, başarı ancak tutkuyla elde edilir. Claude Lantier, Zola’nın Eser’inde Gervaise Macquart’ın oğlu ve Meyhane’de Auguste Lantier’nin oğlu, tutkulu bir sanatçıdır. Asla sanatından tatmin olmuyor. Açık Hava (Plein Air isimli tablosundan yeni bir sanat akımı doğar. Christine’nin sevgisine rağmen, arkadaşlarının yardımıyla Claude sanat tutkusu dolu olan birisi olarak hayatına devam eder. Ölen çocuğunun portresi kayıtsızlığını belirler. Ve Claude tamamlanmamış tablonun önünde kendini asar.

  7. AS A SYMBOLICAL LANGUAGE TREASURE: FOLK NARRATIVES SEMBOLİK BİR DİL HAZİNESİ: HALK ANLATILARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nilüfer YILDIRIM

    2009-12-01

    Full Text Available Folk narratives, as for language, are the products of the common experiences. Narratives ascertain the agony, life style or pleasure of the society and therefore it is also flourished. They are inherited from generation to generation by means of language and above mentioned language is the main carrier of the cultural elements. However, the language emerges differently from these function. In folk narratives, there are also language functions that communicate the heroes. This language is constituted various symbolical expressions. The purpose of this study is to exemplify the symbolical communication language in folk narratives and give general information about the usages of symbolical functionof language. Halk anlatıları da tıpkı dil gibi ortak yaşanmışlığın ürünüdür. Anlatılar, toplumun acısını, hayat tarzını, zevklerini gözler önüne serer, gün ışığına çıkarır ve buna bağlı olarak zenginleşir. Halk anlatıları, dil sayesinde nesilden nesle aktarılır, anlatıların içinde bulunan kültürel unsurların taşıyıcısı yine dildir. Ancak dil, anlatılarda bu işlevlerinden farklı olarak karşımıza çıkar. Çeşitli konuların işlendiği halk anlatılarında kahramanlar arasında iletişimi sağlayan dil unsurları mevcuttur. Bu dil, çeşitli sembolik ifadelerle oluşturulmuştur. Bu çalışmanın amacı, halk anlatılarından verilecek örneklerle kahramanlar arasındaki sembolik iletişim dilini ortaya çıkarmak ve dilin sembolik işlevinin anlatılardaki kullanım şekilleri hakkında genel bilgi vermektir.

  8. KERÎMÎ’NİN EDİRNE ŞEHRENGİZİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zehra Gmre

    2015-07-01

    Full Text Available Bu makalede Kerîmî’nin şehrengizinin şekil ve muhteva özellikleri ile eserin tenkitli metnine yer verilmiştir. Kanunî devri şairlerinden olan ve hayatı hakkında oldukça sınırlı bilgilere ulaşılan Kerîmî’nin Edirne şehrengizinin iki nüshasına ulaşılmıştır. Bu nüshaların karşılaştırılması neticesinde oluşan metne göre eser 202 beyittir. Tevhid, münâcât, sebeb-i te’lif, Edirne şehrinin övgüsü, Edirne güzellerinin övgüsü, dua ve hâtime bölümleri bulunan manzumede Kerîmî 59 güzelin övgüsünü yapmaktadır. Kerîmî’nin Edirne şehrengizi, XVI. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan ve yazılması bir süre moda haline gelen Divan şiiri içerisinde özgün yapısıyla dikkat çeken türün tipik bir örneğidir. Sanat kaygısının görülmediği, çarşı esnafından meslek sahibi erkek güzellerin mesleklerine, ad ve lakaplarına uygun cinas ve teşbihlerle tasvir edildiği karakteristik bir yapı arz etmektedir.

  9. Eğitim yöneticilerinin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerileri arasındaki ilişki [The relationship between servant leadership competences and diversity management skills among education managers

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Refik BALAY

    2014-04-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı, öğretmen ve yönetici görüşlerine göre eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma, tarama modelinde desenlenmiştir. Çalışmada veriler, Hizmetkâr Liderlik Ölçeği (HLÖ ve Farklılıkların Yönetimi Ölçeği (FYÖ ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi 90 yönetici ve 172 öğretmen olmak üzere 262 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, yöneticilerin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerilerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcı algılarına göre, eğitim yöneticilerinin hizmetkâr liderlik yeterliklerinin, görev türü ve yaş değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; farklılıkları yönetme becerilerinin ise cinsiyet, görev türü, yaş, mesleki hizmet yılı ve kurumda bulunan çalışan sayısı değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Son olarak, yöneticilerin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerileri arasında ortanın üstünde, yüksek düzeye yakın pozitif yönde bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

  10. Using Internet at University Libraries in Ankara Ankara'daki Üniversite Kütüphanelerinde Internet Kullanımı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Necip Erol Olcay

    1996-09-01

    Full Text Available This paper reviews the use of Internet at university libraries in Ankara. First, the impact of Internet upon libraries are summarized and then findings of a questionnaire swvey are discussed. Survey shows that university libraries are not sufficiently equipped with needed hardware and capabilities to get access to the Internet. Resources (i.e., online catalogs of a very few university libraries are accessible through the Internet. Some 40% of university librarians do not know how to use the Internet, lack required skills and training, and do not use the Internet in their workplaces. The article concludes with the interpretation of the findings and recommendations. Bu makalede Ankara'da bulunan üniversite kütüphanelerinde Internet kullanımı incelenmektedir. Internet'in kütüphane hizmetlerine katkıları kısaca özetlenmekte ve Ankara'daki üniversite kütüphanelerinde çalışan 111 profesyonel kütüphaneciye Mart-Nisan 1996'da uygulanan bir anket sonucu elde edilen bulgular verilmektedir. Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin sahip olduğu donanım ve Internet'e erişim olanaklarının yeterli olmadığı ve bir-iki kütüphane dışında söz konusu kütüphanelerin kaynaklarının (çevrimiçi katalog, vd. Internet'e açık olmadığı ortaya çıkmıştır. Öte yandan, bu üniversitelerde görev yapan kütüphanecilerin önemli bir kısmının (%40 Internet'i kullanmayı bilmedikleri, bu konuda yeterli eğitim görmedikleri ve işyerlerinde Internet kullanmadıkları ortaya çıkmıştır. Anket sonucu elde edilen bulgular yorumlanarak bazı önerilerde bulunulmuştur.

  11. AHDİ ATİK VE AHDİ CEDİD’DE SALDIRGANLIK VE ŞİDDET OLGUSUNUN SOSYOLOJİK TAHLİLİ / THE SOSCIOLOGICAL ANALYSIS OF EVENT OF AGGRESSION AND VIOLENCE IN THE OLD TESTAMENT AND NEW TESTAMENT

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emine ÖZTÜRK

    2012-04-01

    Full Text Available Bu araştırmada Yahudi kültüründe genelde toplumsal özelde de kadınlara yönelik olarak uygulanan şiddetin dinî argümanları ele alınacaktır. Tevrat’ın konuyla ilgili ayetlerine atıfta bulunan bu çalışma, ayrıca Rabbinik kültür ve İncil bağlamında da konuya yaklaşımları ele almaktadır. Araştırmaya konu olan Kitabı Mukaddes ayetlerinin sıhhati noktasındaki tarihsel sorunsallık, başka bir araştırmanın konusu olması bakımından, bu makalenin kapsamına girmemektedir ve bu ayetlerin kendi kültürüne yansımaları ön plana çıkartılmaktadır. Biz bu çalışmanın dinî metinlerdeki şiddet olgusunun sınırlı bir analizini yapması bakımından din sosyolojisi ve dinler tarihi çalışmalarına katkı sağlayacağı kanısındayız.AbstractIn this research iti will be discussed that the religious arguments of the violence which is used agaianst people in general means in Jewish Culture and in societal means which is used againast to women. This research which makes refers to passages of the Old Tastement related with this subject and deals wtih the approaches which are relevant to Rabinic Culture and the New Tastement. It could be discussed in an anohter research that if these passages real or not. We hope will make some contribution the Sociology of Religion and the History of Religions by this research.

  12. ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİNE BAKIŞ AÇILARININ BELİRLENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Aydın ÜNAL

    2012-05-01

    Full Text Available Bu çalışmada; üniversite eğitimi alan gençlerin Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine bakış açıları ve üniversite eğitimi alan gençlerin AB üyeliğinden ekonomik ve özgürlükler anlamında beklentileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma evreni olarak Kırklareli Üniversitesi Pınarhisar Meslek Yüksekokulu öğrencileri belirlenmiştir. Araştırma evreninin belirlenmesinde; okulda hem sosyal hem de fen bilimlerinin alanına giren programlarda eğitimin yürütülmesi etkili olmuştur. Araştırma evrenini oluşturan öğrenci sayısı 833 tanedir. Örneklem belirlemede ise devam zorunluluğu bulunan öğrenciler esası oluşturmuştur. Bu öğrencilerin sayısı 708 tanedir. Veri toplama sürecinde bu öğrencilerden 483 tanesine ulaşılmıştır. Veriler SPSS 13.0 istatistik programı vasıtasıyla analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçları şu şekilde özetlemek mümkündür. a Pınarhisar MYO’nda eğitim alan öğrencilerin %46,6’sı Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmamaktadırlar. b AB üyeliğini program bazında sadece turizm programı öğrencileri istemektedir. c Öğrenciler AB üyeliğinin ülkemizin olanaklarına ve özgürlüklerine katkı sağlayacağına inanmaktadırlar.

  13. The Role of Kurds in the Struggle for the Foundation of Turkish Republic

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Suat zeyrek

    2013-03-01

    Full Text Available AbstractThis article discusses the role of Kurdish tribes during the Turkish Independence War (1918-1922. It shows that despite various manipulations orchestrated by the British government, certain Kurdish groups based in Istanbul refused to collaborate with the British against the Ottoman Empire and thus did not follow a separatist policy. This article is reviewed along the Turkish-British Struggle in the national competition, the national movement in Kurdistan; they are used to describe how the tool they neutralize. During the continuing cutthroat competition, most of the Kurds did not become an instrument to all kinds of British policies. British did not manage to have the Kurds rebel along their imperial interests even though they manipulated the independence of Arabs, Armenian nationalism and Zionism.ÖzetBu makale Türk Kurtuluş Savaşı (1918-1922 esnasında Kürt kabilelerin ne tür roller üstlendikleri konusunu ele almaktadır. Makalede, İngiliz hükümeti ve İstanbul’da bulunan bazı Kürt grupların kışkırtmalarına rağmen, kürt kabilelerin büyük çoğunluğunun İngilizlerle işbirliği yapmayı reddettikleri ve Osmanlı İmparatorluğuna karşı ayrılıkçı bir politika izlemedikleri tezi işlenmektedir.Le rôle des Kurdes dans la lutte pour la Fondation de la République turqueRésuméCet article examine le rôle des tribus kurdes pendant la guerre d’indépendance turque (1918-1922. L’article examine la thèse qui défend que, malgré les manipulations orchestrées par le gouvernement britannique et certains groupes kurdes résidents à Istanbul, la majorité des tribus kurdes ont refusé de collaborer avec les Britanniques contre l’Empire ottoman et n’ont pas suivi une politique séparatiste

  14. The Role of Kurds in the Struggle for the Foundation of Turkish Republic

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Suat zeyrek

    2013-03-01

    Full Text Available Abstract This article discusses the role of Kurdish tribes during the Turkish Independence War (1918-1922. It shows that despite various manipulations orchestrated by the British government, certain Kurdish groups based in Istanbul refused to collaborate with the British against the Ottoman Empire and thus did not follow a separatist policy. This article is reviewed along the Turkish-British Struggle in the national competition, the national movement in Kurdistan; they are used to describe how the tool they neutralize. During the continuing cutthroat competition, most of the Kurds did not become an instrument to all kinds of British policies. British did not manage to have the Kurds rebel along their imperial interests even though they manipulated the independence of Arabs, Armenian nationalism and Zionism. Özet Bu makale Türk Kurtuluş Savaşı (1918-1922 esnasında Kürt kabilelerin ne tür roller üstlendikleri konusunu ele almaktadır. Makalede, İngiliz hükümeti ve İstanbul’da bulunan bazı Kürt grupların kışkırtmalarına rağmen, kürt kabilelerin büyük çoğunluğunun İngilizlerle işbirliği yapmayı reddettikleri ve Osmanlı İmparatorluğuna karşı ayrılıkçı bir politika izlemedikleri tezi işlenmektedir. Le rôle des Kurdes dans la lutte pour la Fondation de la République turque Résumé Cet article examine le rôle des tribus kurdes pendant la guerre d’indépendance turque (1918-1922. L’article examine la thèse qui défend que, malgré les manipulations orchestrées par le gouvernement britannique et certains groupes kurdes résidents à Istanbul, la majorité des tribus kurdes ont refusé de collaborer avec les Britanniques contre l’Empire ottoman et n’ont pas suivi une politique séparatiste

  15. Ortaokul Öğrencilerinde İnsani Değerlerin Özyeterlik Algılarını ve Bilişsel Strateji Kullanımını Yordama Gücü

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tuncay ORAL

    2015-12-01

    Full Text Available Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinde insani değerlerin özyeterlik algılarını ve bilişsel strateji kullanımını yordama gücü incelenmiştir. Bu araştırmadaki veriler 2012-2013 eğitim öğretim yılında Denizli il merkezinde bulunan resmi kurumlarda öğrenim gören 192 kız (%60,4 ve 126 erkek (%39,6 olmak üzere toplam 318 ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden elde edilmiştir. Araştırmada Dilmaç (1999 tarafından geliştirilen Ahlaki Olgunluk Ölçeği ve Pintrich ve De Groot (1990 tarafından geliştirilen ve Üredi (2005 tarafından Türkçeye uyarlanan Özyeterlik Algısı Ölçeği ve Bilişsel Strateji Kullanımı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin analizinde .01 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. İnsani değerlerin, öğrencilerin özyeterlik algılarını ve bilişsel strateji kullanım düzeylerini yordama gücünü belirlemek amacıyla yapılan basit doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre, insani değerlerin özyeterlik algılarını ve bilişsel strateji kullanımını anlamlı düzeyde yordadığı gözlenmiştir.

  16. Sosyal Hayatımızdaki Başlık-Kalın ve Mehir Kavramlarının Sosyolojik Tahlili

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa Aksoy

    2006-11-01

    Full Text Available Kültür unsurlarının tarihî temellerini ve fonksiyonlarını ortaya koyan saha araştırmaları, diğer tür araştırmaları bir yandan test etmeye yaramakta; öbür yandan da, içinde bulundukları toplumların millî birliğinin korunması ve devam ettirilmesinde önemli görevler ifa etmektedirler.   Gerek millet olma sürecinde bulunan balk gruplarının, gerekse "sosyal bir gerçeklik" hüviyetini iktisab etmiş olan "milletleşmiş" toplumların sosyal hayatları bir dizi tabiî ve sosyo-kültürel unsurların etkisi altındadırlar. Sözkonusu etkilenme nedeniyle saf, "yabancı unsurlardan tamamen arınmış" bir kültürden söz etmek kabil olmadığı gibi, "milletleşmiş" toplumlarda kültürün tek bir varyanta sahip dlduğu da iddia edilemez. Meselâ.evlilik olgusunu ele aldığımızda bu hususu açıkça görebiliriz: Her toplumda insanlar evlenir. Ancak, "evlenme törenleri sözkonusu olduğunda giderek derinleşen farklılıklar ortaya çıkmaya başlar. Üstelik aynı millî coğrafya (vatan üzerinde dahi, farklı bölgeler gözönüne alındığında, özde aynı olsa da, görünümde farklı evlenme "ritleri" dikkati çeker.

  17. Çiklit balıklarında albinoluğun üreme performansı üzerine etkisi: Mavi ve beyaz prenses (Pseudotropheus socolofi örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Onur Karadal

    2015-09-01

    Full Text Available Albinoluk, melanin pigmentinin az üretilmesinden veya hiç üretilmemesinden kaynaklanan ve tüm omurgalı ve omurgasız canlı gruplarında görülebilen genetik bir bozukluktur. Doğal ortamlarda birçok balık türünde albinoluk görülmektedir. Bu türlere akvaryum sektöründe en çok ele alınan balık gruplarından olan çiklitler de dahildir. Özellikle mavi prenses (Pseudotropheus socolofi türü akvaristler tarafından sıkça tercih edilen ve albinosu da beyaz prenses (Pseudotropheus socolofi var. albino olarak adlandırılan bir varyetedir. Bu çalışmada, mavi prenses çiklitler ile bu türün albinosu olan beyaz prenses çiklitlerin üreme performansları karşılaştırılmıştır. Çalışma, kapalı devre bir sistemde bulunan 6 adet 450 L’lik fiberglas tankta 3 tekrarlı olarak yürütülmüştür. Her bir tanka 11,76±0,12 g ağırlığında ve 8,1±0,3 cm total boya sahip ve 1:4 (erkek:dişi cinsiyet oranında 25 adet (5 erkek, 20 dişi birey konulmuştur. Üreme performansının belirlenmesi için kusturma yöntemiyle dişi balıkların ağzından yumurta alınmış ve sayılmıştır. 12 hafta sonunda, toplamda 570±25 yumurta-yavru ile mavi prenses çiklitler daha verimli ve beyaz prenses çiklitler ise toplamda 270±12 yumurta-yavru ile oldukça düşük bir üreme performansı göstermişlerdir (P<0,05. Sonuç olarak P. socolofi türünde, albino bireylerin normal bireylere göre çok daha düşük bir üreme performansı sergiledikleri ortaya konulmuştur.

  18. RECONCILIATION UNDER THE SHADOW OF DIASPORA POLITICS: SOME LESSONS FROM THE TURKISH-ARMENIAN RECONCILIATION COMMISSION (TARC (DİYASPORA SİYASETİ GÖLGESİNDE UZLAŞMA: TÜRK-ERMENİ UZLAŞMA KOMİSYONU’NDAN BAZI DERSLER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nazif MANDACI

    2014-04-01

    Full Text Available ABSTRACT: Reconciliation is beyond diplomatic rapprochement and consequently strategic partnership in its maxim. It is irrelevant to transaction costs; moreover, “independent from them” since it is normative-oriented. Literature of reconciliation contains some concepts which cannot be “appreciated”, literally, in diplomatic realm, such as forgiving and forgetting, having theological connotations. To the contrary, international relations literature generally accept that “primordial factors like ethnicity and religion had no part in rational explanations for the way the world works”(Fox and Sandler 2004: 9; and nobody appreciates any political decision that sacrifices national interest on the altar of virtue. This study aims at elaborating on the Turkish-Armenian Reconciliation Commission which Turkey and Armenia had formed in 2001 within the framework of the aforementioned arguments. Keywords: Reconciliation, TARC, Diaspora. ÖZ: Uzlaşma süreçleri diplomatik yakınlaşmalar ve en azamisinden stratejik ortaklıkların çok ötesindeki durumsallıkları ifade etmektedir. Normatif yönlü olduklarından diplomatik anlamda ilişki kurmanın beraberinde getirebileceği maliyetlerden tamamıyla bağımsızdırlar. Uzlaşma literatürü diplomatik platformda genel olarak önemsenmeyen, hatta ötesinde teolojik yönü bile bulunan bağışlamak ya da affetmek gibi kavramlara yer vermektedir. Bunun tersine uluslararası ilişkiler literatürüne bakıldığında etnisite ya da din gibi primordiyal faktörlerin dünyada işlerin nasıl yürüdüğüne dair akılcı açıklamalar içinde kendilerine pek yer bulamadıkları gözlemlenmektedir (Fox ve Sandler, 2004: 9. Dahası, kimse ulusal çıkarları erdemlilik altarında feda edecek politik kararları onaylamamaktadır. Bu çalışma, Türkiye ve Ermenistan arasında 2001 yılında oluşturulan Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu’nu bu çerçeve içinde değerlendirmeyi ama

  19. Lifelong learning perception of vocational and art education course directorsMeslek ve sanat eğitimi kurs yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme algısı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf Bahadır Doğru

    2015-12-01

    Bireylerin gündelik yaşamlarını, topluma ve toplumda yaşanan her türlü gelişmeye uyumlu bir şekilde sürdürebilmesi, bireyin zihnini sürekli yenilemesi ile mümkündür. Zihnin sürekli yenilenmesi, bilgilerin pekiştirilmesi ve daha kaliteli bir yaşam sürebilmek “yaşam boyu öğrenme” ile sağlanabilir. Bu çalışmanın ilk aşamasında, ‘yaşam boyu öğrenme’ kavramını doğru anlayabilmek adına bir literatür taraması yapılmıştır. İkinci aşamada ise yaşam boyu öğrenme kapsamında, Kocaeli ilinin İzmit ilçesinde bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kurs (KO-MEK yöneticilerinin ‘yaşam boyu öğrenme’ algısı incelenmiş ve bu eğitim merkezlerinin bireye ne tür katkılar sağladığı araştırılmıştır. Bu araştırma durum saptamaya yönelik fenomonolojik ve betimsel bir çalışma olup, nitel araştırma teknikleri temel alınarak hazırlanmıştır. Araştırma, İzmit ilçesinde bulunan on üç adet KO-MEK yöneticileri ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma ile KO-MEK yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme algısının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda yaşam boyu öğrenme kavramına iyi bir örnek oluşturacağı düşünülen KO-MEK merkezlerinin, her yaştan bireyin eğitimi için faaliyet göstererek, çeşitli alanlarda bireyleri geliştirdiği açıktır. Yöneticilerin, yaşam boyu öğrenme alanında yapılan çalışma ve gelişmeleri takip ederek, kendilerini de bu konuda geliştirmeye çalıştıkları, birer yönetici olarak yaşam boyu öğrenmenin gerekliliğini ve önemini bildikleri, yapılan çalışma sonucunda saptanmıştır. Meslek ve Sanat eğitimi alanında hizmet veren kurum yöneticilerinin ‘yaşam boyu öğrenme’ felsefesini kendilerine ilke edinerek hizmet vermeleri ve bu alanda sürekli bir değişim ve gelişme göstermeleri gerekliliği, bu çalışma kapsamında getirilecek öneriler aras

  20. Osmanlı İdaresinde Kıbrıs Adasında Faaliyet Gösteren Konsoloslar ve Faaliyetleri (1571-1878 The Consuls And Their Activities In Cyprus Under The Ottoman Administration (1571-1878

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ali Efdal ÖZKUL

    2013-03-01

    on consulate activities in Cyprus during theOttoman period including consuls, their interpreters, and the tradecarried out by the traders and their trading products.This study has been supported by the data gained from CyprusNicosia judicial record (Şer-i Sicil registers and from the diary entries of the consuls, vice-consuls of the other countries and those of Europeantravellers.The findings of the study aims to demonstrate and reachconclusions on the importance of Cyprus in terms of trade in theMediterranean Sea, the influence of such trade on Cypriot citizens, thepositive effects and negative effects of the consuls and their interpreterson the socio-economic structure in Cyprus. Kıbrıs, Akdeniz’de ve özellikle Doğu Akdeniz’de stratejik ve coğrafibakımdan çok önemli bir konuma sahip bulunmaktaydı. Söz konusukonumundan dolayı tarih boyunca Akdeniz ticaretinde önemli bir payasahip olmuştur. Tarih boyunca Akdeniz’de ticaret yapan devletler Kıbrısadasını da çeşitli amaçları için kullanmaktaydılar. Dolayısıyla Osmanlıülkesinde ticaret yapan devletlerin hemen hemen hepsinin adadatüccarları bulunmaktaydı. Kıbrıs adasında bulunan yabancı tüccarlarınsorunlarıyla ilgilenmeleri için İstanbul’da elçileri bulunan devletleradaya vekilleri olan konsolosları atamaktaydılar. Söz konusukonsoloslara ticareti canlandırmak için Osmanlı Devleti tarafındangeniş yetkiler verilmiştir. Başlangıçta Osmanlı Devleti konsoloslarınKıbrıs adasında sadece Tuzla kazasında kalmalarına izin vermişti.Ancak 18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyılda adada konsolosları olandevletlerin Limasol’da, Mağusa’da, Baf’ta ve hatta Lefkoşa’da konsolosvekilleri olmaya başlamıştı.Kıbrıs adasının ticaretinde söz sahibi ülkelerin başında daİngiltere, Fransa ile Hollanda ve onun adadaki temsilcisi olan konsolosuve konsolos tercümanı gelmekteydi. Osmanlı idaresinde adada görevyapan konsoloslar ve terc

  1. Türkiye’deki Üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. Sınıf Öğrencilerinin Türkoloji Kavramına İlişkin Algıları Perception Of The Turkology Concept Among Fourth Grade Students Of The Departments Of Turkish Language And Literature In The Unıversities In Turkey

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serdar YAVUZ

    2013-03-01

    sında İslam, Doğu ve dil araştırmaları ekseninde gelişen Türkoloji, günümüzde Türk’e ait ne varsa inceleyen bir bilim hâline gelmiştir. Özellikle ilk dönemlerde Türkologların dil araştırmalarına yoğunlaşması, onun bakış açısı ve yöntemlerini kullanması nedeniyle Türkolojinin sadece kavramsal olarak Türk diliyle özdeşleşmesine neden olmuştur. Bu çalışmaların etkisiyle Türkoloji, Türk dili gibi algılanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin “Türkoloji” kavramına ilişkin algılarını, geliştirdikleri metaforlar aracılığıyla ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında bulunan yedi coğrafi bölge (Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve bu bölgeler içerisinde bulunan 7 üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıfında okuyan 320 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri her öğrencinin “Türkoloji… gibidir, çünkü …” cümlesini tamamlamasıyla elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde ise toplanan verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşılabilecek olan içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin % 87,7’sinin Türkoloji kavramına ilişkin olumlu, % 11,4’ünün olumsuz ve % 0,9’unun ise hem olumlu hem de olumsuz bir algıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Olumlu algıya sahip öğrenciler; değer katma, disiplin, inceleme alanı; olumsuz algıya sahip öğrenciler bilimsel eksiklik, iş kaygısı, olumsuz tutum; hem olumlu hem de olumsuz algıya sahip öğrenciler ise hem olumlu hem de olumsuz tutum kodu altında toplanan metaforlar geliştirmiştir.

  2. Cold Ironing Yöntemi; Marport Limanı Uygulaması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    N. Hakan PEKŞEN

    2014-06-01

    Full Text Available Deniz taşımacılığı, bilinen en çevre dostu taşımacılık türü olmasına rağmen, büyüyen deniz trafiği neticesinde gemi emisyonlarının sebep olduğu hava kirliliği ve bunların olumsuz etkileri kayda değer bir şekilde artmaktadır. Egzoz emisyonlarından kaynaklanan sera gazları ve hava kirleticileri; küresel ısınmaya, asit yağmurlarına ve hava kalitesinin azalmasına neden olarak, insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere sahiptir. Bu konuda, MARPOL 73/78 Sözleşmesinin EK-VI: Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliği’nin Önlenmesine İlişkin Kurallar isimli protokolüyle, gemilerin egzoz gazlarından çıkan başlıca azot-oksit (NOX ve kükürt-oksit (SOX gibi emisyonların küresel ve özel bölgeler ilanı ile bölgesel boyutta sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemeler getirilmiş olup Türkiye 26.02.2013 tarihinde kabul edilen 6438 sayılı Kanun ile bu protokole taraf olmuştur. “Gemilerden Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması IPA Eşleşme Projesi” ve diğer resmi çalışmalar ile Marmara Denizinin en kısa sürede Emisyon Kontrol Alanı (ECA olarak özel bölge ilan edilmesi gündemdedir. Marmara Denizi ve Türk Boğazlarının ECA bölgesi ilan edilmesinden sonra, bu rotayı kullanacak olan gemilerin, ya içeriğindeki kükürt oranı %1 m/m den fazla olamayan fuel oil kullanması ya da alternatif teknoloji ve yöntemler kullanarak ana makine ve yardımcı makinelerinden salınan egzoz gazındaki toplam kükürt oksit miktarını 4.0 g SOX/kWh oranına düşürmesi gerekecektir. 2015 yılından sonra, bu rakamlar sırasıyla %0,1 m/m S ve 0,4 g SOX/kWh seviyesine düşecektir. Ayrıca mevcut “Bazı Akaryakıt Türlerindeki Kükürt Oranının Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre, Türk Karasularındaki rıhtımlarda bulunan gemilerin, kükürt miktarı kütlece %0,1’i aşan denizcilik yakıtlarını hali hazırda kullanmamaları gerekmektedir. Gemilerin

  3. Relationship between stigma levels of teachers and teacher’s organizational justice perceptionsÖğretmenlerin damgalama düzeyleri ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişki

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat Önk

    2016-03-01

    Full Text Available The purpose of this study was to determine the relationship between stigma levels of teachers and teachers’ organizational justice perceptions. Relational survey model was used in research. Teachers’ opinions on stigma level and organizational justice were reviewed. A total of 204 public school teachers (elemantary and high employed in Ankara participated in the study. The "Stigma Scale” developed by Yaman and Güngör (2013 and "Organizational Justice Scale”developed by Hoy and Tarter (2004 were used to gather data. The data was analyzed by using Pearson Product-Moment Correlation Coefficient, Descriptive Statistics (frequency, percentage, arithmetic average, standard deviation, and multiple regression analysis techniques. Results indicated that teachers’ stigma scores were high in prejudice and psychological health  and the participants had positive perceptions about organizational justice at public schools. There was meaningful negative relationship between stigma levels of teachers and organizational justice perceptions of teachers. Consequently, stigma level is one of the factors that affect organizational justice negatively in schools.   Özet Bu araştırmanın amacı, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan merkez ilçelerdeki resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre, öğretmenlerin damgalama düzeyleri ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırma modelinde, biri bağımsız/dışsal (öğretmenlerin damgalama düzeyi, biri bağımlı/içsel (öğretmenlerin örgütsel adalet algıları olmak üzere iki değişken bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan merkez ilçelerdeki resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan toplam 204 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri

  4. Turkish Journal of Chemistry’nin Bibliyometrik Analizi / Bibliometric Analysis of Turkish Journal of Chemistry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice Gülşen Birinci

    2008-10-01

    Full Text Available [Turkish abstract]Bu makalede 1995 yılından beri Science Citation Index (SCI ve Chemical Abstracts tarafından indekslenen Turkish Journal of Chemistry (TJC bibliyometrik açıdan ele alınarak, bu dergide 1995-2007 yılları arasında yayınlanan 861 makale incelenmiştir. Araştırmada cevap aranan sorular şunlardır: TJC’de en verimli yazarlar kimlerdir ve yazarlar arasındaki ilişki durumu nedir? TJC’de çok yazarlılık durumu nedir? TJC’ye katkıda bulunan yazarların kurumları nelerdir? TJC’de yayınlanan makaleler Bradford, Lotka, Price Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymakta mıdır? TJC’de yazarların atıf yaptıkları kaynak türleri nelerdir? En sık atıf yapılan dergiler hangileridir? Yapılan atıflar gözönüne alıdığında Kimya alanındaki çekirdek dergiler hangileridir? TJC’de yayınlanan makalelerin aldıkları ortalama atıf sayısı nedir ve atıflarda yıllara göre bir artış söz konusu mudur? Journal Citation Reports (JCR’da ve SCI’de TJC’nin yeri nedir? Yazarlara ve kurumlara özgü tekil sonuçlar, makalede açıklanmıştır. Diğer taraftan yazarların durumu, Price ve Lotka Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymamaktadır., Öte yandan, TJC’de yapılan atıfların Bradford Yasası’na ve 80/20 Kuralı’na uyduğu saptanmıştır. Yazarlar ağ analizi ile incelendiğinde ise, beş ve daha fazla makale ile katkıda bulunan yazarların iki ayrı etkileşimli grup oluşturduğu saptanmıştır. TJC’ye yapılan atıflar 1996 yılından beri istikrarlı bir atış göstermektedir.[English abstract] This article dealing with the bibliometric analysis of 861 articles published between the years 1995-2007 of Turkish Journal of Chemistry which has been indexed by the Social Science Citation Index and Chemical Abstract since 1995. The following research questions have been discussed: Who are the most productive author? What is the relationship between the authors? What is the trend towards

  5. Osmanlı Dönemi Başlıklı Ortakent Mezar Taşları Ottoman Period Headed Gravestones of Ortakent

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    H.Kamil BİÇİCİ

    2012-12-01

    Full Text Available This concerns, “Ortakent Gravestones.”. Among the cemetery of Ortakent, The dates of the gravestones are between 18.th-20.th centuries and 20 samples of 30 are from 18.th. century, 9 are from 19.th., 1 is from 20.th. century. Gravestones were of marble. The lenghts of the stones are between 140 cm.-45 cm., their widths are between 36 cm.-14 cm., their thicknesses are between 14 cm.-3.5 cm. Most of the samples are in rectangular and shapes and some are rectangular-prizmal. 3 of them have Foot gravestones. 30 head gravestones have large wadded turban (kavuk, turban (sarık, fez (fes and kerchief. All of the gravestones have inscriptions. 5 of them are without inscriptions. Inscriptions on 3 samples were laid diagonal, and 27 of them were laid in a linear system, 30 of head ve foot gravesones are in good condition. 3 samples are broken. 19 of 30 gravestones are men’s and 11 are of women’s. While scarping was used for making gravestones are scarping, and painting were used as the maindecoration tecnique is seen on foot stone with the painting technique,inscriptions of stones were coloured. Most of the inscriptions anddecorations are relieved. Decoration subjects seen on gravestones arephytomorphic, geometric, objective and calligraphic. “Osmanlı Dönemi Başlıklı Ortakent Mezar Taşları” konulu bu incelemede Ortakent Mezarlığında bulunan 30 mezar taşı araştırılarak, çalışmamızda yer almıştır. Mezar taşlarında tarihi bilinen bütün örnekler XVII. yy. ikinci çeyreği ile XX. yy. ilk çeyreği arasındadır. 30 örnekten 20 tanesi XVIII. yy., 9 tanesi XIX. yy., 1 tanesi XX. yy.dır. Mezar taşlarının hepsi mermer malzemeden yapılmıştır. Mezar taşlarının büyükten küçüğe doğru boyları 140 cm. ile 45 cm., genişlikleri 36 cm. ile 14 cm., kalınlıkları ise 14 ile 3.5 cm. arasında değişmektedir. Ortakent’te bulunan mezar taşları şahideli tiptedir. Örneklerin çoğu dikdörtgen gövdelidir. 3

  6. AHMEDİYE FLOATING ISLAND AHMEDİYE YÜZENADASI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Pınar TAŞKIRAN (M.A.H.

    2006-09-01

    ının inceleme konusu olmuştur. Söz konusu oluşum, başta coğrafya olmak üzere biyoloji, jeoloji ve çevre bilimlerinin de inceleme alanına girmektedir. Ancak yüzenada terimi Coğrafya ilmi sayesinde literatüre girmişve adaların oluşumu, tanımı ve tanıtımı üzerine ilk çalışmalar yine coğrafyacılar tarafından yapılmıştır. Bu konuda Prof. Dr. İhsan BULUT’ un önemli çalışmalarıbulunmaktadır. Yüzenadalar çok çeşitli özellikleri ile bilim dünyasının dikkatini çekmektedir. Başta zengin flora ve faunasıyla içerisinde bulunduğu ortamdan belirgin bir şekilde ayrılmaktadır. Bu adalar, göl alanı içerisinde gelişmeleri dolayısıyla,insanların hep dikkatini çeken sulak alanlar durumundadır. Doğal ve beşerî faktörlerle ekosistemde meydana gelen bozulmaların en bariz olarak gözlenebildiği kesimler yine bu sulak alanlardır. İnorganik ve organik minerallerin uygun iklim koşulları altında optimum karışımı yine sulak alanlarda gerçekleşirken, inorganik minerallerde bulunan fosfat ve serbest atmosferden sağlanan nitratla gür ve türce zengin sulak alan bitkileri yetişmektedir. Yüzenadalar hemen her iklim kuşağında görülmesine rağmen yine de dünyamızın bu oluşumlar bakımından fakir olduğu söylenebilir. Ancak bu durum, şüphesiz bu alandaki çalışmaların yetersiz olmasının bir sonucudur. Kendine özgü doğal ortamıyla çevresinden ayrılan ve göl alanında yüzer halde her yöne kolayca hareket edebilen yüzenadalar, çevrelerinin adeta bir sembolü rolünü üstlenirken, bölge insanını kendisine çeken görsel doğal bir turistik cazibe merkezi olma özelliğini de taşırlar. Ülkemizde kayıtlara geçen yüzenada bulunan il sayısı 8’dir. Ancak ülkemizin farklı kesimlerinde büyüklü küçüklü çok sayıda sulak alan bulunmaktadır. Dolayısıyla da araştırmalar arttıkça farklı kesimlerde yüzenadalarla karşılaşılacaktır. İşte bilinenlere ilave edebileceğimiz bir

  7. Explaining Dimensions of Middle School Mathematics Teachers’ Use of Textbooks

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Meric ÖZGELDİ

    2012-12-01

    Full Text Available Abstract The purpose of the study was to describe middle school mathematics teachers’ use of textbooks. For this purpose, the Use of Mathematics Textbooks Questionnaire was distributed to 531 middle school mathematics teachers. The results of the study showed that teachers used the student edition textbook during the class and prior to class; and mostly read it for the topic, but rarely for problems and examples. Teachers frequently selected questions from the workbook that were not included in the student edition textbook. They frequently used questions in the workbook similar to the ones in the high school entrance exam questions. They used the teacher edition textbook to read the curriculum objectives and to prepare for the class but they very rarely tended to look up the answers of the questions from the teacher edition textbook. They frequently used auxiliary books to select questions that were not included in the student edition textbook. Key words: mathematics textbooks, mathematics teachers’ use of textbooks, middle school Özet Bu çalışmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmenlerinin ders kitabı kullanımlarını tanımlamaktır. Bu amaçla, Matematik Öğretmenlerinin Ders Kitabı Kullanım Ölçeği, 531 ilköğretim matematik öğretmenine dağıtılmıştır. Çalışmanın sonuçları göstermektedir ki, öğretmenler ders kitabını sıklıkla derse hazırlık sürecinde ve ders sırasında kullanırken nadiren problemler ve örnekler için kullanmaktadır. Öğretmenler özellikle konunun günlük hayatla ilişkilendirilmesi, diğer derslerle bağlantı kurulması, konu sırasının takibi için ders kitabından faydalanmaktadır. Öğretmenler, çoğunlukla çalışma kitabında bulunan merkezi sınav sorularına benzer soruları kullanmaktadır. Öğretmen kılavuzunu ise kazanımlara bakmak ve derse hazırlık yapmak için kullanmaktadır. Bununla beraber, öğretmenler yardımcı kitapları merkezi s

  8. TÜKETİCİLERİN FUTBOL İLE İLGİLENİM SEVİYELERİNE GÖRE KÜMELENMESİ VE KÜMELER ARASINDAKİ FARKLILIKLAR

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Çağrı DUMAN

    2015-01-01

    Full Text Available Günümüzde rekabetin çok yoğun olduğu sektörlerin başında futbol sektörü gelmektedir. Başta oyuncu bonservis ve ücret giderleri olmak üzere çok yüklü operasyonel giderleri bulunan futbol kulüplerinin, yoğun rekabete ayak uydurmak adına lisanslı ürün satışı gelirlerini artırmaları gerekmektedir. Futbol kulüplerinin taraftarlarının futbol maçlarına ilgi seviyelerine göre hangi kümelere (segmentlere ayrıl- dıklarını bilmelerinin pazarlama stratejilerini oluştururken fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışma futbol maçlarına ilgi seviyesi farklı düzeylerde olan tüketicilerin demografik özellikleri, satınalma niyeti, taraftarı oldukları takımı algıladıkları marka kişiliği, taraftarı oldukları takıma ait lisanslı ürün satınalma sıklıkları ve futbol ile ilgili faaliyetlere katılımlarına göre farklılık gösterip göstermediklerini araştırmaktadır. Çalışmada, tüketicileri futbol ile ilgilerine göre gruplandırabilmek amacıyla hiyerarşik olmayan kümeleme analizi kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla, faktör, ki-kare ve anova analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda katılımcıların futbol ile ilgilerine göre iki küme oluşturdukları ve iki kümenin bazı lisanslı ürünlerin satınalma sıklığı, satınalma niyeti, taraftarı oldukları takımın marka kişiliğini algılamaları ve futbol ile ilgili faaliyetlere katılımda farklılaştıkları tespit edilmiştir.

  9. THE LIFE OF HOCAZADE ES’AD EFENDI, A SHEIKHULISLAM, AUTHOR AND INTERPRETER, AND HIS WORKS MÜTERCİM VE MÜELLİF BİR ŞEYHÜLİSLAM: HOCAZADE ES’AD EFENDİ VE ESERLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet ÖZDEMİR

    2011-06-01

    Full Text Available Hocazade Es’ad Mehmed Efendi was the youngest of the two sons whose father, Hoca Sadettin Efendi, was also a şeyhülislam.He held an important position such as the that of Şeyhülislam between 1615 and 1622, 1623 and 1625, when many important events took place in the history of the ottoman empire. In addition to his efficient position in state administration, he was also a literate scholar, making him and his works important. Es’ad Efendi was one of the first interpreters translating Sa’di’s book ‘Gülistân’ considered as an eastern classic into Turkish. Sadi is regarded as one of the three representatives, including Firdevsî and Hâfız. He also wrote Gülistân-ı Şemâil and Kaside-i Bürde Tahmisi in which he narrated the importance of Friday. In this study, the life of Es’ad Efendi, his personality and his works were analyzed Şeyhülislam Hoca Sa’dettin Efendi’nin -babaları gibi şeyhülislamlık makamında bulunan iki oğlundan biri olan- küçük oğlu Hocazâde Es’ad Efendi, Osmanlı tarihinde önemli olaylara sahne olan bir dönemde (1615-1622 ve 1623-1625 şeyhülislamlık gibi mühim bir makamı temsil etmiştir. Devlet idaresinde etkili konumumun yanında, eli kalem tutan bir müellif / aydın olarak önemli bir sima olması onu ve eserlerini mühim kılmaktadır. Es’ad Efendi, Firdevsî ve Hâfız ile birlikte İran edebiyatının üç büyük temsilcilerinden biri kabul edilen Sa’dî’nin şark klasikleri arasına girmiş eseri Gülistân’ı, Gül-i Handân adıyla Tükçe’ye tercüme eden ilk mütercimlerden biridir. Ayrıca Gülistân-ı Şemâil adıyla kaleme aldığı manzum şemâili, Kaside-i Bürde Tahmisi ve cuma gününün önemini ve faziletlerini anlattığı Fezâil-i Cuma adlı eserleri de vardır. Bu yazıda Es’ad Efendi’nin hayatı, şahsiyeti ve eserleri hakkında tanıtıcı bilgiler verilmeye çalışılacaktır.

  10. Lise Öğrencilerinin Bilgisayar Destekli Matematik Öğrenmeye Yönelik Tutumları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adem Duru

    2010-12-01

    Full Text Available Bu çalışmada lise öğrencilerinin matematiğe, bilgisayara, matematik dersinde bilgisayarın kullanımına yönelik tutumlarının belirlenmesi ve bunların bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun için Uşak il merkezinde bulunan 3 Anadolu Lisesi, 1 Anadolu Öğretmen Lisesi ve 1 Fen Lisesi öğrencilerinden 504 öğrenci örnekleme alınmıştır. Verilerin toplanmasında; Davranışsal Katılım (DaK, Bilgisayar kullanımıyla ilgili Güven (BG, Matematiksel güven (MG, Duygusal Katılım (DuK ve Bilgisayar Destekli Matematik Öğretimine Yönelik Tutuma (BDMÖT ilişkin 5 alt ölçekten oluşan Matematik ve Bilgisayar Tutum Ölçeği (MBTÖ kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların DaK, BG, MG ve DuK alt ölçeklerine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu ancak BDMÖT alt ölçeğine ilişkin görüşlerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca, DaK ve DuK alt ölçeklerinde kızlar lehine, BG alt ölçeğinde erkekler lehine istatistiksel farklılık olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte bilgisayara sahip olan öğrencilerin bilgisayar kullanımıyla ilgili güvenlerinin diğerlerine göre istatistiksel olarak olumlu yönde farklılık gösterdiği, bilgisayar deneyimi daha fazla olan öğrencilerin bilgisayar güvenlerinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu ve bilgisayar destekli matematik öğretimine ilişkin tutumlarının da daha olumlu olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar, matematik, bilgisayar destekli öğretim, tutum

  11. İlköğretim Matematik Öğretmenlerinin GeoGebra Yazılımının Derslerde Uygulanabilirliği Hakkındaki Görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muharrem Aktümen

    2011-07-01

    Full Text Available Bu araştırmada; ilköğretim matematik öğretmenlerinin, bir dinamik matematik yazılımı olan GeoGebra'nın derslerde uygulanabilirliği hakkındaki görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Kırşehir ili merkezinde bulunan farklı ilköğretim okullarından seçilmiş 11 ilköğretim matematik öğretmeninin katıldığı 16 saatlik bir HİE düzenlenmiştir. HİE sonunda katılımcılarla yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Katılımcıların mülakata verdikleri yanıtlar yedi temada yoğunlaşmıştır. Bu temalar; öğrenme sürecinde, öğretme sürecinde, matematik dersine yönelik inançları değiştirmede, derse hazırlık sürecinde, sınıflarda, ders dışı etkinliklerle desteklendiğinde ve GeoGebra yazılımını kullanımda uygulanabilirlik şeklinde adlandırılmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan ilköğretim matematik öğretmenleri, GeoGebra yazılımının; öğrencilerin öğrenme sürecine katkıda bulunabileceğine, derse hazırlık ve öğretim sürecinde yardımcı olabileceğine ve matematik dersine yönelik inançlarda değişiklikler oluşturabileceğine dair görüşlerini belirtmişlerdir. Buna karşın, yazılımdan daha fazla verim alınabilmesi için ders saati dışındaki zamanın da ayıca değerlendirilmesi gerektiğini ve GeoGebra'nın kullanımı konusunda kendilerini yeterli düzeyde hissetmedikleri düşüncelerine yer vermişlerdir.Anahtar Kelimeler: GeoGebra, dinamik matematik, ilköğretim matematik öğretmenleri

  12. Investigation of Maths Oriented Academic Risk-Taking Behaviours of Secondary School Students by Some Variables [Ortaokul Öğrencilerinin Matematik Odaklı Akademik Risk Alma Davranışlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Esat Avcı

    2016-08-01

    Full Text Available In this study, secondary school students' academic risk-taking behaviours have been investigated to understand whether they vary according to some variables or not. These variables are: Gender, grade level, town, type of school, parents education level, economic status of the family, the previous year's maths scores. Survey method was used in the study. The population is students who are studying in secondary schools located in Akdeniz, Mezitli, Toroslar and Yenişehir provinces of Mersin, in the 2014 - 2015 academic year. The research sample is 1054 students who are studying at 14 of these schools. “Mathematics-oriented academic risk taking behaviors scale” was used for data collection. Data for the analysis of independent samples t-test and ANOVA were used. There is no significant variance between maths-oriented academic risk-taking behaviours of students based on variables such as gender, town, school type and economic status of the family whereas there is meaningful variance based on variables such as grade level, level of parents education and last year's mathematics score. [Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin akademik risk alma davranışlarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Bu değişkenler şunlardır: Cinsiyet, sınıf düzeyi, ilçe, okul türü, anne ve baba eğitim düzeyi, ailelerin ekonomik durumu, bir önceki seneki matematik puanları. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evreni, 2014 – 2015 eğitim öğretim yılında Mersin ili Akdeniz, Mezitli, Toroslar ve Yenişehir ilçelerinde bulunan ortaokullarda okumakta olan öğrencilerdir. Araştırma örneklemi ise bu okullardan 14 tanesinde okumakta olan 1054 öğrencidir. Veri toplama aracı olarak “Matematik Odaklı Akademik Risk Alma Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizi için bağımsız örneklem t testi ve ANOVA uygulanmıştır. Öğrencilerin matematik odakl

  13. TÜKENMİŞLİK SENDROMU VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK: SU ÜRÜNLERİ İŞLETMELERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA (BURNOUT SYNDROME AND ORGANIZATIONAL COMMITMENT AN INVESTIGATION ON FISHERIES AND AQUACULTURE ENTERPRISES

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Akgün TEKİN

    2014-01-01

    Full Text Available ÖZ: Tükenmişlik ve örgütsel bağlılık son yıllarda sosyal bilimler alanında en çok araştırılan konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, su ürünleri işletmeleri çalışanlarının tükenmişlik düzeylerini ve örgütsel bağlılık seviyelerini tespit etmek, tükenmişlik, örgütsel bağlılık ve çalışanların demografik özellikleri arasındaki olası ilişkileri sorgulamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için Akdeniz Bölgesinde faaliyette bulunan üç ayrı su ürünleri işletmesinden 125 çalışan üzerinde araştırma yapılmıştır. Analizler sonucunda çalışanların tükenmişlik ve örgütsel bağlılık durumları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların demografik özellikleri ile tükenmişlik düzeyleri ve örgütsel bağlılık seviyeleri arasında anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Örgütsel Bağlılık, Su Ürünleri İşletmeleri. ABSTRACT: Burnout syndrome and organizational commitment are among one of the most searched topics in social sciences in recent years. The aim of this study is to specify levels of burnout syndrome and organizational commitment and; the employees of fisheries and aqauculture enterprises. To realize this aim, this investigation is applied on 125 employee from three different fisheries and aquaculture enterprises in Akdeniz Region. Results of analysis, siginificant relationships found between burnout and organizational commitment levels of employees. Furthermore, siginificant relationships are found between demographic characteristics, burnout and organizational commitment levels of employees. Keywords: Burnout Syndrome, Organizational Commitment, Fisheries and Aquaculture Enterprises.

  14. THE PRESENCE OF TURKS, AND TURKISH LANGUAGE INSTRUCTION IN THE UNITED STATES OF AMERICA/AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE TÜRK VARLIĞI VE TÜRKÇE ÖĞRETİMİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Musa KAYA

    2014-12-01

    Full Text Available Language, whose importance in building up the national identity and culture as well as in maintaining them cannot be ignored, is an essential and irreplaceable instrument to transmit all material possessions and moral values to the next generations. Therefore, teaching Turkish language, which is the transmitter of Turkish culture, not only to the learners in Turkey but also to the Turkish children living abroad and to the foreign people who want to learn Turkish is of great importance. As a result of the study, it was found that Turkish language instruction was available as an elective language course in 44 universities and colleges in total in the whole USA, where approximately 500.000 Turks live currently. However, it was also revealed that Turkish language instruction was unavailable in schools providing primary and secondary education, and all of the activities concerning the instruction of Turkish language and culture were conducted by the lecturers and teachers living in the USA, where there were no teachers and lecturers appointed from Turkey yet. Milli kimlik ve kültürün teşekkülünde olduğu gibi onun yaşatılmasında da önemi göz ardı edilemeyecek olan dil, sahip olunan maddi ve manevi bütün değerlerin sonraki nesillere aktarılması bakımından vazgeçilemez ve yeri doldurulamaz bir araçtır. Bu sebeple Türk kültürünün taşıyıcısı olan Türkçenin sadece yurt içinde değil aynı zamanda yurt dışındaki Türk çocuklarına ve Türkçeyi öğrenmek isteyen yabancılara öğretimi büyük önem taşımaktadır. Yapılan araştırmada, yaklaşık 500 bin Türk’ün yaşadığı ABD’de toplam 44 üniversite ve kolejde Türkçenin seçmeli yabancı dil olarak öğretiminin yapıldığı, temel eğitim ve lise seviyesindeki okullarda Türkçe öğretiminin yapılamadığı; Türkçe ve Türk kültürü öğretimi ile ilgili faaliyetlerin ABD’de bulunan öğretim görevlileri ve öğretmenler tarafından ger

  15. Diminishing the Undesirable Effects of the Computer Games with the Kinect Sensors

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömür Akdemir

    2015-04-01

    Full Text Available Abstract The popularity of the computer games are increasing every day. Spending time in front of the computers with almost no physical activity causes many health related problems. Recent technologies such as Kinect sensors may have the potential to reduce the physical side effects of the computer games. Nevertheless, the physical and emotional effects of playing computer games with the Kinect on users are still not clear. The effects of playing computer games with and without Kinect were compared in the study with 21 prospective teachers studying at the Education Faculty located in Zonguldak, Turkey in 2014. The mixed method research design was used to explore the research questions. The game playing motivation scale, self-reported muscular activity figure and structured interview questions were used to collect data. Besides t-test, descriptive analyses of the qualitative and quantitative data were conducted for analysis. Findings revealed that using the games with Kinect sensors improved users’ motivation and muscular activity. Also the Kinect has changed game players’ opinions on games. Further research should investigate the correlation between the motivation and emotional effects of the Kinect use on computer game players. Keywords: Kinect, computer games, motivation scale, physical activity   Öz Her geçen gün bilgisayar oyunlarının popülaritesi artmaktadır. Bilgisayarın önünde hiçbir fiziksel hareket yapmadan oturmak birçok sağlık problemine neden olmaktadır. Son teknolojiler örneğin Kinect sensörler bilgisayar oyunlarının yan etkilerini azaltacak potansiyele sahiptir. Ne var ki, bilgisayar oyunlarını Kinect sensör ile uygulamanın fiziksel ve duygusal etkileri hala netlik kazanmamıştır. Bu araştırmada 2014 yılında Zonguldak, Türkiye’de bulunan Ereğli Eğitim Fakültesinde okumakta olan 21 öğretmen adayının Kinect sensörü kullanarak ve Kinect sensör kullanmadan bilgisayar oyunlar

  16. YGS 2013 matematik soruları ile ortaöğretim 9. sınıf matematik sınav sorularının Bloom taksonomisine ve öğretim programına göre karşılaştırılması [A comparison of mathematics questions in the 2013-YGS examination and the teacher made ninth-grade class, using Bloom’s taxonomy

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ali DURSUN

    2014-04-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı ülke çapında üniversiteye giriş sınavında (YGS sorulan matematik soruları ile lise 9. sınıf matematik derslerinde yazılı sınavlarda sorulan soruların öğretim programı ve Bloom’un sınıflandırması çerçevesinde karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmanın evrenini İstanbul Bağcılar ilçesindeki liseler, örneklemini ise bu ilçede bulunan Bağcılar Lisesi, Orhangazi Lisesi ve Osmangazi Lisesinde son sınıfa devam eden öğrenciler ve bu okullarda çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak da bu okullardaki 9.sınıf matematik dersine giren 11 öğretmenin 668 sınav sorusu, eğitim programı ve Bloom taksonomisi göz önünde bulundurularak analiz edilmiş ve aynı okullara devam eden 403 öğrencinin YGS matematik başarı oranları karşılaştırılmıştır. Veriler betimsel istatistikler, kay-kare, ANOVA ve korelasyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda öğretmenlerin yazılı sorularının ve 2013 YGS matematik sorularının Bloom’un bilişsel basamaklarından uygulama basamağı ağırlıklı olduğu bulunmuş ve öğretmen yazılı soru adetlerinin müfredatta ayrılan süreyle uyumluluk sağlamadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin 2013 YGS sorularını çözme oranlarına baktığımızda ise müfredat ve Bloom basamaklarına göre doğru yapma düzeyleri açısından araştırmada yer alan okullar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

  17. CITIES OF RUMELIA IN PAREPAREZADE’S HASB-I HAL IN THE LIGHT OF EVLIYA CELEBI’S THE BOOK OF TREVELS EVLİYA ÇELEBİ’NİN SEYAHATNÂME’Sİ IŞIĞINDA PÂREPÂREZÂDE’NİN HASB-İ HÂLİ’NDE GEÇEN RUMELİ ŞEHİRLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurgül ÖZCAN

    2012-01-01

    Full Text Available Pârepârezâde Ahmed Çelebi, who lived in the 16th century, is originally from Bursa. After getting a good education, he worked as a lecturer and judge. The poet served most of his career as a judge in Rumelia, and also died in this region. His tomb is in the garden of Turhan Bey’s son Ömer Bey Mosque, in Tırhala, which is in the borders of Greece today. When Pârepârezâde couldn’t get an expected promotion or pay rise, he wrote a masnavi with 24 verses. In this masnavi, he depicted his disappointment and offense with a simple Turkish and intimate tone. In this text, Pârepârezâde Ahmed Çelebi, who served nearly his entire career in Rumelia, not only narrated his personal feelings but he also shared his experiences and observations. The text includes a lot of historical and cultural information about many cities in Rumelia which are not in our borders anymore today. In this work, the verses in the text are analyzed in a literary sense and the cities of Rumelia which are mentioned in the verses are discussed in terms of their culture, with references to many sources, particularly Evliya Çelebi’s Seyahatname XVI. yüzyılda yaşamış olan Pâre Pârezâde Ahmed Çelebi aslen Bursalı’dır. İyi bir eğitim gördükten sonra müderrislik ve kadılık görevlerinde bulunmuştur. Şair, kadılık görevinin çoğunu Rumeli’de yapmış, yine bu topraklarda vefat etmiştir. Mezarı, günümüzde Yunanistan sınırları içinde bulunan Tırhala’da Turhan Beyoğlu Ömer Bey Camii’nin bahçesindedir.Şair, beklediği bir terfinin ya da maaş zammının gerçekleşmemesi sonucunda yirmi dört beyitlik bir mesnevi kaleme almıştır. Bu mesnevide, hayal kırıklığını, kırgınlığını, sade bir Türkçe ve samimi bir üslupla dile getirmiştir. Meslek hayatının nerdeyse tamamını Rumeli topraklarında geçiren Pâre Pârezâde Ahmed Çelebi, eserinde sadece şahsî duygularını aktarmamış, gezip gördüğü, görev yapt

  18. Deri Endüstrisi Atıksularından Kromun Çeşitli Alglerle Biyosorpsiyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    T. NAKİBOĞLU

    2009-04-01

    Full Text Available Bu makalede yapılan kinetik testlerin amacı, deri endüstrisi atıksularından Cr(VI metalinin Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile biyosorpsiyonu için optimum reaksiyon süresinin ve optimum karıştırma hızının belirlenmesidir. Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile orijinal atıksu ve sentetik atıksuda yapılan Cr(VI biyosorpsiyon çalışmaları sonucunda optimum karıştırma süreleri sırasıyla 24 saat ve 6 saat olarak belirlenmiştir. Optimum karıştırma hızı her iki alg biyokütlesi için orijinal atıksu ve sentetik atıksuda 150 devir/dakika olarak belirlenmiştir. Makalede yapılan izoterm testlerinin amacı, deri endüstrisi atıksularından Cr(VI metalinin Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile biyosorpsiyonu için optimum pH, optimum sıcaklık ve optimum alg dozajını belirlemektir. Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile orijinal atıksu ve sentetik atıksuda yapılan biyosorpsiyon çalışmaları sonucunda optimum pH'lar sırasıyla 2 ve 1 olarak belirlenmiştir. Her iki alg türü için orijinal atıksu ve sentetik atıksuda optimum biyosorpsiyon sıcaklığı 250C olarak bulunmuştur. Optimum şartlarda orijinal atıksu ve sentetik atıksuda en yüksek Cr(VI giderimi yapan alg dozajları, her iki alg türü için 0.5 g/L olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında, deri endüstrisi atıksularında bulunan Cr(VI ağır metal iyonlarının, Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile maksimum biyosorpsiyon kapasiteleri araştırılmış ve maksimum biyosorpsiyon kapasiteyi sağlayacak reaktör işletme koşulları (optimum karıştırma süresi, optimum karıştırma hızı, optimum pH, optimum sıcaklık, optimum alg dozajı belirlenmiştir.

  19. The study of the relationship between the self esteem, body mass ındex and life quality of adolescentsErgen bireylerin benlik saygısı, beden kitle indeksi ve yaşam kalitesi ilişkisinin incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Suat Kılıçarslan

    2016-08-01

    Özet Bu araştırmanın amacı, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin benlik saygıları kontrol altına alındıktan sonra beden kitle indeksi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada benlik saygısı puanlarını belirlemek için Kendine Saygı Ölçeği, yaşam kalitesi algıları için Kiddo-Kindl-Ergen Formu kullanılmıştır. Çalışma grubunda bulunan öğrencilerin 327'si (%45.3 kız ve 395'i (%54.7 erkek, toplam 722 öğrenciden oluşmuştur ve yaş ortalaması 15.2'dir. Beden kitle indeksleri bakımından incelendiğinde öğrencilerin %16,8'inin düşük kilolu, % 70.9’ unun orta ve %12.3' ünün obez olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde, öğrencilerin Beden Kitle İndeksi (BKİ değerleri ile benlik saygısı ve yaşam kalitesi arasında ve benlik saygısı ile yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmektedir. Ancak, araştırma kapsamında ergen bireylerin benlik saygısı değerleri dışta tutulduğunda, daha önce anlamlı düzeyde olumlu ilişki gösteren BKİ ve yaşam kalitesi puanları arasındaki ilişki neredeyse ortadan kalkmaktadır. Elde edilen bu bulguya göre ergen obez, ancak eğer benlik saygısı düşükse, yaşam kalitesinin de düşük olabileceğini göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgular var olan araştırma bulguları çerçevesinde tartışılmıştır.

  20. AN ATTEMPT OF OBJECTIVIZATION OF A FEW CONCEPTS USED IN NEW TURKISH LITERATURE YENİ TÜRK EDEBİYATINDA KULLANILAN BAZI KAVRAMLARI NESNELLEŞTİRME DENEMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İsmet EMRE

    2010-04-01

    Full Text Available Compared to natural and applied sciences, the emergence of social sciences falls in with quite a late time period. The appearance and self-realization of literature, which forms one of the significant branches of social sciences, took place only at the beginning of 20. century. It is a well-known fact that the science of literature, with approximately a hundred-year history, has some short¬comings with respect to both terminology and methodol¬ogy. The primary problem that the literature scientists in Turkey as well as in the world should overcome is the question of basing the concepts upon an objective ground and minimizing the concept confusion. It is obvious that the science of literature, with its content of objective con¬cepts and terms and its peculiar language, will go beyond its present position. This study is intended to objectivize a few concepts of New Turkish Literature. However, needless to say, the shortcomings of the study is hoped to be supplemented by the eminent figures of the discipline in due course. Doğa ve fen bilimlerine göre sosyal bilimlerin or¬taya çıkışı oldukça geç bir zaman dilimine denk gelmek¬tedir. Sosyal bilimlerin önemli şubelerinden biri olan ede¬biyat biliminin ortaya çıkışı ve kendini kanıtlaması ise ancak 20. yüzyılın başından itibaren gerçekleşmiştir. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi bulunan edebiyat biliminin gerek terminolojik düzeyde, gerekse yöntem bakımından bazı eksiklerinin olduğu ortadadır. Bütün dünyada ol¬duğu gibi Türkiye’de de edebiyat bilimcilerin halletmesi gereken sorunların başında kavramları nesnel bir zemine oturtup kavram kargaşasını en alt düzeye indirmek gel¬mektedir. İçeriği nesnelleştirilmiş kavram ve terimlerden oluşmuş ve kendine özgü bir dil kurmuş olan edebiyat biliminin, bulunduğu noktanın çok ötesine geçeceği orta¬dadır. Bu çalışma, Yeni Türk Edebiyatı alanının bazı kav¬ramlarını nesnelle

  1. KUR’ÂN’DA BİLGİ VE DÜŞÜNCE ÜRETİMİ / KNOWLADGE AND THINKING PRODUCING IN THE HOLY QUR’AN

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Musa BİLGİZ

    2012-09-01

    Full Text Available Kur’an, bilgi gerçeğine zihnimizi veya gönlümüzü geçici olarak doyuran bir tatmin aracı olarak bakmaz. Aksine o, bilgiyi, insanın Allah ve evrenle ilişkisini düzenleyen bir vasıta olarak değerlendirir. Kur’an açısından ilmin ve medeniyetin esas gayesi, evrende bulunan varlıkları ve onlarla ilgili gerçekleri “okumak”; buradan hareketle Allah’ın varlığını, birliğini ve yüceliğini O’nun istediği şekilde tanıma gayreti içine girmektir.Kur’ân, “gerçeğin bilgisine” ulaşmak için yapılan tüm zihnî, kalbî ve bedenî faaliyetleri, hiç şüphesiz “bilgi üretme” ve “düşünme” eylemi olarak değerlendirir. Bunun yanı sıra “hakikate ulaşma çabalarını da ibadet olarak görür. Kur’an, insanın Allah tarafından bilgilendirildiği ayetlere yer verdiği kadar, onun bu ayetleri anlama, yorumlama ve bunlardan hareket ederek yeni bakış açıları geliştirmesine de yer verir. Bu makalede, insan tarafından üretilebilecek bilgilere, bunların kullanımına ve bu eylemleri gerçekleştirirken sergileyebileceği düşünme ile ilgili kavramlara yer verilecektir.The Holy Qur’an does not handle the fact of knowladge as a means of satisfaction feeding our minds and hearts temporarily. Unlike that, it evaluates knowladge as a means of arranging human’s relationship with universe and God. The main aim of science and civilization from the view of the Holy Qur’an is to “read” creatures in universe and realitiesabout them; from this point, to try to know God’s existance, solidarity and dignity as HE wants.The Holy Qur’an values all mental, emotional and physical actions done to reach “knowledge of facts undoubtly as “producing knowladge” and “ thinking” activities. In addition, it also sees the efforts to reach the facts as worship. The Holy Qur’an gives place not only to the verses that human is acknowladged by God but also the human’s understanding these verses

  2. Açık Dergi Yayıncılığında Örnek Bir Uygulama: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sinan YILMAZ

    2012-03-01

    Full Text Available Karabük Üniversitesi Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi bünyesinde kurulan Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi, Mart 2012 sayısıyla yayın hayatına başladı. Dergimiz, merkezin kuruluş amaçları doğrultusunda sosyal bilimlerin tüm alt branşlarına yönelik hizmet verecektir. Yılda 4 kez yayımlanacak olan derginin Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Arapça ara yüzleri sayesinde bu dillerin her birinde dergiye erişim mümkün olacaktır. Dergide yayımlanan makalelerin dört farklı dilde özetleri bulunacaktır. Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi Açık Dergi Sistemlerine Arapça dil eklentisi ekleyerek bu konuda bir ilki gerçekleştirmiştir. Ayrıca derginin Türkçe ara yüzünde bulunan pek çok problem de titiz bir çalışmayla giderilmiştir. Açık Dergi Sistemlerini kullanan Türkiye’deki kullanıcıların talep etmeleri halinde yapmış olduğumuz çalışmaları kendileriyle paylaşmamız mümkündür. Sistemin Türkçe ara yüzünü daha da geliştirmek için çalışmalarımız devam etmektedir. Ayrıca Arapça ara yüzünde de halen pek çok eksiklik bulunmaktadır. Bu çalışmalarımız tamamlanınca Public Knowledge Project web sitesine gönderilerek tüm kullanıcıların bu çalışmalardan faydalanmaları sağlanacaktır. Bu yazıda, Açık Dergi Sistemleri kullanılarak bir derginin nasıl kurulacağı ve dergimizin bu konuda yapmış olduğu yenilik ve geliştirmeler ele alınmıştır.

  3. The effects of perceptions about Turkish baths on future intentions in context of thermal tourismTermal turizm kapsamında hamamlarla ilgili algıların gelecek niyeti üzerine etkileri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Saadet Pınar Temizkan

    2016-04-01

    Full Text Available This study aims to explore the service quality perceptions of visitors who experience the Turkish baths in Eskisehir and determine the effects of these perceptions’ on future intentions. The future intention includes behaviors that formed within customers' experience after the acquired service. Within this context, the future intention topics discussed in the study were revisit intention and recommendation factor. Research population constituted visitors benefiting from Turkish baths in Eskisehir Center hot water region. There are 14 baths businesses located in the area. Data is gathered through survey method. The survey consisted two parts. In the first part, there were six expressions to determine the demographic characteristics of participants. The second part consisted 16 expressions to determine the perception and future intentions of the participants regarding Turkish baths. 369 surveys which are collected by convenience sampling method are analyzed with a statistic software and interpreted in accordance with the aims of study. Results indicate that service quality perceptions about Turkish baths have influence on future intentions (r=,458 and 20,9% of future intentions could be explained with perceptions about Turkish baths.   Özet Bu araştırma Eskişehir’de termal hamam deneyimlerinde bulunan ziyaretçilerin hamamlardaki hizmet kalitesi algılarına ilişkin değerlendirmelerini ortaya koymak ve bu algıların gelecek niyeti üzerindeki etkisini belirlemek maksadıyla yapılmıştır. Çalışmada gelecek niyeti kapsamında ele alınan konu; hamamlardan yararlanan müşterilerinin aldıkları hizmet sonrası sahip olduğu düşüncelerdir. Bu çerçevede tekrar ziyaret niyeti ve tavsiye faktörü gelecek niyeti olarak adlandırılmıştır. Araştırma evrenini Eskişehir Merkez Sıcak Sular bölgesinde yer alan hamamlardan yararlanan ziyaretçiler oluşturmaktadır. Söz konusu bölgede 14 hamam işletmesi yer almaktadır. Ara

  4. İşveren Markası Oluşturma: Katılım Bankası Örneği(Creating Employer Brand: Participation Bank Example

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif Narcıkara

    2016-03-01

    Full Text Available Günümüz firmaları, ürün ve hizmetlerinin pazarlanmasında dış müşterinin yanısıra iç müşterinin de öneminin farkına varmışlardır.  Bu bağlamda, Simon Borrow tarafından geliştirilen İşveren Markası kavramı 1990’ların önemli gelişmelerinden biri olmuş ve birçok firma tarafından dikkate alınan bir kavram haline gelmiştir (Tüzüner vd., 2009. Yetenekli iş gören bulma konusundaki zorluklar, hizmet sektöründe İşveren Markası uygulamalarını öne çıkarmıştır (Berthon vd. 2005; Knox ve Freeman, 2006. Kariyer portallarında en çok başvurunun hizmet sektörü içerisinde bankacılık sektörüne yapılması da araştırmacıları bankacılık sektörüne yöneltmiştir. Bu çalışmanın ana örneklemini katılım bankacılığı alanında hizmet veren Albaraka Türk Katılım Bankası’ na daha güncel ve sağlıklı verilere ulaşılacağı varsayımıyla sadece son 3 ayda başvuruda bulunun adaylar oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı Albaraka Türk’e iş başvurusunda bulunan adayların tercihlerinde etkili olan İşveren Marka çekiciliği faktörlerini ölçmek ve tercihlerinde tecrübe ve eğitim durumlarının etkisinin olup olmadığını görmektir. Bu amaçla geçerliliği ve güvenilirliği tespit edilmiş olan Berthon’un İşveren Çekiciliği Ölçeği (Employer Attractiveness Scale kullanılmıştır. Araştırma ile ilgili anket, pazarlama pozisyonlarına son 3 ayda başvuru yapan, farklı tecrübe seviyelerindeki 500 kişilik bir aday grubuna uygulanmıştır. Adayların seçiminde kolayda örnekleme metodu kullanılıp, Berthon’un 25 soruluk ölçeğinden oluşan anket 7’li Likert cevap ölçeği kullanılarak e-mail aracılığıyla adaylara gönderilmiştir. Elde edilen sonuçlar da SPSS programı ile analiz edilmiştir.

  5. Professionals working in the field of psychological counseling views on the music therapyPsikolojik danışma alanındaki uzmanların müzik terapisine ilişkin görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fahri Sezer

    2013-09-01

    Full Text Available The current study was designed to receive the opinions of counselors regarding music therapy, whether it can be used as a treatment tool for psychological problems and its future in the field of counseling psychology. In this study general screening model was used to determine the perception of music therapy academics working in universities and guidance teachers working in schools under the Ministry of National Education. Interview form has been sent to the 220 guidance teachers and faculty members by e-mail to gather data. 67 of them filled out the interview form and e-mailed back to the researcher. The participants indicated that music therapy should deserve more attention and has more applications in the field of counseling psychology. Although music therapy has been utilized extensively in history especially at the times of Ottoman and Seljuk, its value is not appreciated very well nowadays. Thus, counselors should assume a remarkable role in the development and application of music therapy in Turkey. Özet Bu çalışma ile özellikle alan uzmanlarının ve çalışanlarının müzikle terapiye ilişkin düşüncelerinin neler olduğu tespit edilerek, ülkemizde müzikle terapinin geleceği hakkında fikir edinmiş olunacaktır. Çalışmada örneklem grubunda bulunan öğretmenlerin ve akademisyenlerin müzikle terapiye iişkin görüşlerini belirlemek amacı ile genel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada örneklem grubunu belirmek amacıyla üniversitelerde görev yapan akademisyenler ve rehber öğretmenlere 220 görüşme formu e-mail yolu ile gönderilmiştir. Bu işlem sonucunda toplam 67 form doldurulup geri gönderilmiştir. Sonuç olarak ülkemizde müzikle terapinin yeni bir alan olarak yer edinme çabası içinde olduğu söylenebilir. Her ne kadar tarihsel süreçte Selçuklularda, Osmanlıda hatta çok daha eski zamanlarda bile Türkler müziği tedavi aracı olarak kullanmışsa da günümüzde bu geçmiş d

  6. Webquest (Web macerası öğrenme yönteminin Türkçe dersindeki akademik başarı ve tutuma etkisi / Effect of WebQuest learning method on academic success and attitude in Turkish lessons

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Abdullah ŞAHİN

    2012-12-01

    Full Text Available ÖZETAraştırmanın amacı, Web Macerası öğretim yönteminin 6.sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarı düzeylerinde ve Türkçe dersine yönelik tutumlarında bir etkiye sahip olup olmadığını incelemektir. Araştırma, 2008-2009 öğretim yılında Erzurum il merkezinde bulunan Şair Nef’i İlköğretim Okulunda öğrenim gören 20 deney grubunda, 20 kontrol grubunda olmak üzere toplam 40 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test- son test kontrol gruplu deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmada biri deney diğeri kontrol grubu olmak üzere toplam iki grup yer almaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 6. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarı düzeylerini belirlemeyi amaçlayan “Türkçe Dersi Başarı Testi”, Acat (2000 tarafından geliştirilen öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını belirlemeyi amaçlayan “Türkçe Dersine İlişkin Tutum Ölçeği” ve grupların denkleştirilmesinde kullanılan ve araştırmacı tarafından oluşturulan “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Araştırma sonunda Web Macerası öğretim yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersine ilişkin akademik başarı düzeylerini ve Türkçe dersine yönelik tutumlarını yükseltmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  7. Okulöncesi Eğitim Kurumuna Devam Eden Çocukların Ebeveynlerinin Çocuk Hakları Eğitimi Konusundaki Görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Berrin Dinç

    2015-04-01

    Full Text Available Özet. Aile, çocuğun doğduğu andan itibaren karşılaştığı ve yaşamında en çok etkilendiği çevrelerden biridir. Erken dönemde çocuğun gelişiminde, benlik ve kişiliğin sağlam temeller üzerine kurulmasında ve çocuğun haklarını yaşayarak öğrenmesinde ailenin sunduğu fırsatlar son derece önemlidir. Bu araştırmada, 5-6 yaş aralığında çocuklara sahip ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin görüşlerini, çocuk hakları eğitimi uygulamalarını ve uygulamalarında karşılaştıkları sorunları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmaya, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tam gün eğitim yapan bağımsız anaokullarında bulunan toplam 20 sınıfın her birinden gönüllü 15’i anne 5’i baba olmak üzere toplam 20 ebeveyn katılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerinin çözümlenmesinde, betimsel analizden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, ebeveynler görüşlerini ifade etme, seçme ve karar verme, kendine ve başkalarına zarar vermediği sürece istediklerini yapabilme haklarından söz etmekle birlikte, çocuk hakları konusunu yeterince bilmedikleri ve bilinçlendirme gereksinimi içinde oldukları görülmüştür. Ebeveynlerin, evde çocuk hakları eğitimine yönelik olarak gerçekleştirilen uygulamalarda, çocuklarla konuşma ve örnekler vererek anlatma, aile ortamında yaparak yaşayarak öğrenme ve model olma yaklaşımlarını kullandığı ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak, okulöncesi eğitimde aile katılımlı çocuk hakları eğitim programlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması önerilebilir.

  8. The Place of Games in Teaching Grammar and Vocabulary Activities (Sample of 5th Grade Textbooks / Oyunların Dil Bilgisi Öğretiminde ve Kelime Serveti Etkinliklerindeki Yeri (Yenilenen İlköğretim 5. Sınıf Ders Kitapları Örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehtap SOLAK SAĞLAM

    2013-12-01

    Full Text Available Turkish Language lesson exists at all levels of elementary curriculum. Grammar education and vocabulary enhancement activities are the most common acquisitions at elementary level. The first part of elementary level is consisted of students aged between 6–11, second part of students between 11–15. Elementary education starting at the age when students are fond of playing games continue until adolescence. These students acquire what they learn through games more easily and keep them in their memories for long. Some activities are organized to this end, and these activities draw attention of students, in turn, the learning process is faster as the attention level of students is quite high. When we study the game samples in Turkish Language textbooks, we will see that they are not adequate. The function of games in teaching grammar and vocabulary enhancement activities should be increased by having new games, so learning will be more efficient and permanent. Türkçe dersi ilköğretimin her kademesinde müfredatta yer alan bir derstir. Dilbilgisi öğretimi ve kelime serveti geliştirme çalışmaları ilköğretim aşamasında en çok karşımıza çıkan kazanımlardır. İlköğretimin birinci kademesi 6–11, ikinci kademesi ise 11–15 yaş arasındaki öğrencileri kapsamaktadır. Oyun çağında başlayan ilköğretim eğitimi gelişme dönemine kadar devam etmektedir. Bu yaş grubundaki öğrenciler, oyunla öğrendiklerini çok daha kısa sürede belleklerine yerleştirmekte ve bu kazanımları çok daha uzun süre hafızalarında tutmaktadırlar. Bu amaçla ilköğretimde bazı etkinlikler bu yönde düzenlenmektedir. Bu etkinlikler öğrencilerin dikkatini çekmekte ve öğrencilerin ilgi düzeyi yüksek olduğu için de öğrenme süreci hızlanmakta, daha kalıcı olmaktadır. Günümüzde okullarda kullanılan Türkçe ders kitaplarında bulunan oyun örnekleri incelenip değerlendirildiğinde oyunların kısıtlı kaldığı g

  9. YÖNETİCİNİN ALGILANAN LİDERLİK TARZI İLE YÖNETİCİYE DUYULAN GÜVEN ARASINDAKİ İLİŞKİDE LİDER ÜYE ETKİLEŞİMİNİN ROLÜ - THE ROLE OF THE LEADER– MEMBER INTERACTION IN THE RELATIONSHIP BETWEEN THE PERCEIVED LEADERSHIP STYLE AND THE TRUST IN MANAGER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sema YOLAÇ

    2011-07-01

    Full Text Available Özet:Çalışanlar, algıladıkları liderlik tarzına göreyöneticilerine güven duymaktadır. Güven kavramı da hemizleyicilerin, hem de örgütün verimliliğini etkilemektedir.Liderler her bir çalışanıyla aynı düzeyde ilişki geliştirmezler.Lider ve izleyicileri arasındaki farklı ilişki düzeyi, lider-üyeetkileşim teorisiyle açıklanmaktadır. Bu çalışmada, lider-üyeetkileşim ilişkisi içinde, liderlik tarzı ve yöneticiye duyulangüven arasındaki ilişki ele alınmaktadır. Bu amaçla anketçalışması yapılmıştır. Anket, aynı örgütte bulunan çalışanlarauygulanmıştır. Çalışmada dönüşümcü liderlik tarzınınyöneticiye duyulan güveni açıklamada önemli etkisinin olduğubulunmuştur. Şartlı değişken olarak modelde yer alan liderüyeetkileşimi analize dahil edildiğinde, lider-üye etkileşimiortalamanın üzerinde olan grup için dönüşümcü liderliğinyöneticiye güven üzerinde daha yüksek katkısı olduğusonucuna ulaşılmıştır.Abstract:Employees trust in managers in respect of theleading style they perceive. The concept of trust affects bothfollowers and organization’s effectiveness. Leaders can not beexpected to form the same level of relationship with everyother employee working at organization. In this study, withincontext of leader–member interaction, the relationshipbetween leadership style and trust in manager is discussed.The surveys were applied to employees working at sameorganization. The results of study reveal that, transformationalleadership style has an important effect on trust in manager.The results of the statistical analysis in which the leadermemberinteraction is added in the model as the conditionalvariable show that for that group whose leader-memberinteraction is above mean value, transformational leadershiphas a greater effect on trust in manager.

  10. THE SILK ROAD IMPRESSIONS IN HITÂY SEFÂRETNÂMESİ AND KANUNNÂME-I CHINA U HITÂY HITÂY SEFÂRETNÂMESİ VE KANUNNÂME-İ ÇİN Ü HITÂY’DA İPEK YOLU İZLENİMLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sadettin EĞRİ

    2012-06-01

    Full Text Available One of the indispensable sources of the history of civilization is travelers and travel books which are written by theirs. Between Asia, Europe and other geographies, Silk Road, which has been one of the important trade ways, has been a focus of interest for many centuries for a variety of reasons. A great number of Western, Arab and Turkish merchants and travelers traveled to China. In addition to many travelers, some prophets with their servitors wrote their journeys in the Silk Road. In these texts, it is possible to achieve detailed information about China with Asia geography. Here are two of them, who went to China on different dates and for different purposes, are Turkish travelers and their writing texts. Ali Ekber' s Kânunnâme- i Çin ü Hıtayor Terceme-i Târîh- i Nevâdir- i Çin Maçin named text and Nakkaş Hoca Gıyasuddin’s, who is known as Timur’s son Mirza Şahruh’s side person, book of Acâibü’l-Letâif is also known as the Hıtay Sefaretâmesi. They are quite interesting and so enjoyable travel books Medeniyet tarihinin vazgeçilmez zengin kaynaklarından birisi de seyyahlar ve onların yazdığı seyahatnâmelerdir. Asya, Avrupa ve diğer coğrafyalar arasında önemli ticaret yollarından biri olan İpek Yolu, çeşitli nedenlerle yüzyıllar boyunca ilgi odağı olmuştur. Çin’e Batılı, Arap ve Türk nice tüccar ve seyyahlar seyahat etmiştir. Ünlü pek çok seyyahın yanı sıra bazı elçiler ile onların maiyeti İpek Yolu’ndaki serüvenleri yazmışlardır. Bu metinlerde o devrin Asya coğrafyası ile Çin hakkında detaylı bilgilere ulaşmak mümkündür. İşte onlardan ikisi farklı tarihlerde ve farklı amaçlarla Çin’e giden Türk seyyahlar ve onların yazdığı eserlerdir. Ali Ekber’in Kanunnâme-i Çin ü Hıtây veya Terceme-i Târîh-i Nevâdir-i Çîn Mâçîn adları ile bilinen eseri ile Timur’un oğlu Mirza Şahruh’un yanında bulunan Nakkaş Hoca Gıyâsüddin’in yazd

  11. Investigation of the perception about earthquake based on elementary school students’ opinionsDepreme ilişkin algının deprem yaşayan ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine dayalı olarak incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fuat Tanhan

    2015-12-01

    ştırma, nitel araştırma kapsamında tarama modelinde gerçekleştirilmiş olup yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Van İl Merkezinde bulunan ilköğretim okullarının ikinci kademesinde okuyan, Van Depremi’ni yaşayan ve araştırmaya gönüllü katılan 12 kadın; 11 erkek olmak üzere toplam 23 öğrenciden ibarettir. Araştırmada öğrenciler, deprem olduğu sırada ve sonrasında dışarıda olduklarını, kaçtıklarını, eve ailelerinin durumunu öğrenmek için hemen eve geldiklerini belirtmişlerdir.

  12. Hücre içi sinyal iletimi mekanizmalarının kanser tanı ve tedavisindeki rolü

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zehra Dilşad Çoban

    2013-06-01

    Full Text Available Sinyal iletimi hücrede basit hücresel aktiviteleri organize eden, davranışını düzenleyen hücre haberleşmesi içindeki karışık kompleks sisteminin önemli bir parçasıdır. Hücre bilgi akışındaki hatalar başta kanser, otoimmünite ve diyabet gibi hastalıkların ana nedenidir. Sinyal iletimi ile ilgili metabolik fonksiyonlar genetik mutasyonlar ve tümör hücrelerinin yakın çevre problemlerinden etkilenmesinden dolayı kanser biyolojisinin en önemli konusu haline gelmiştir. Hücre sinyal iletimi detayları ile anlaşılınca, hastalıkların etkin tedavisi mümkün olacaktır. Bu bulgulara bağlı olarak ortaya konan ilk ilaç imatinib kronik myeloid lösemi tedavisine kullanılan bir protein kinaz inhibitörüdür. 1950’li yıllarda E. Krebs ve E. Fisher’in fosforilasyonu göstermesinden itibaren protein kinazlar hücre sinyal iletiminde en önemli role sahip yapılardır. Günümüzde bazı protein kinaz inhibitörleri renal kanser hücrelerinde, küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerinde ve kolon kanserinde yaygın olarak kullanım alanı bulmuştur. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar sonucu kansere neden olduğu bulunan bir hedefe, ona artan bir özgünlükle bağlanan yeni moleküller geliştirilmiştir. Bu nedenle normal ve farklı kanser hücre modellerinde hücre sinyal iletiminde tüm bilinmeyenlerin ortaya konması kanserde yeni tedavi protokollerinin ortaya konmasında önemlidir. Yazımızda bir model olarak hücrede sinyal iletimi anlatılmakta, kanser tedavisine özgün hedeflere karşı geliştirilen yeni ilaçlar özetlenmektedir. Kanser biyolojisinin ilgi çeken bu yeni alanında ortaya çıkan bulguların ışığında gelişen yeni fırsatlar açıklanmaya çalışılmaktadır.

  13. Sosyal kaygı ile başa çıkma psiko eğitim programının ortaokul öğrencileri üzerindeki etkisi [The effect of social anxiety management training program on secondary school students

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Pervin NEDİM-BAL

    2014-04-01

    Full Text Available Bu araştırmanın amacı, sosyal kaygı ile başa çıkma psiko eğitim programının ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin sosyal kaygı düzeylerini azaltmada etkili olup olmadığını incelemektir. Araştırma, ön-test son-test deney ve kontrol gruplu model şeklinde desenlenmiştir. Araştırmada bağımsız değişken olarak, Gümüş’ün (2010 oluşturduğu psiko eğitim programı kullanılmıştır. Program deney grubuna haftada bir buçuk saatlik oturumlar şeklinde, 8 hafta olarak uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir eğitim verilmemiştir. Tarama çalışması, 2012-2013 öğretim yılında, Bandırma’da bulunan Özel Zümrüt Ortaokulunun 6. ve 7. sınıflarında okuyan 100 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Öğrencilere Demir (1997 tarafından geliştirilen “Çapa Çocuk ve Ergenler İçin Sosyal Fobi Ölçeği” uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçek puanları hesaplanmış ve puanı en yüksek ilk 20 öğrenciden 10 öğrenci deney, 10 öğrenci kontrol grubuna rastgele atanmıştır. Beşli Likert tipi bir ölçek olan Sosyal Fobi Ölçeği 25 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı .83 olarak belirlenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde, Mann-Whitney U Testi ile Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında ise, .05 anlamlılık düzeyi kriter olarak alınmıştır. Sonuç olarak, uygulanan sosyal kaygıyla başa çıkma psiko eğitim programının deney grubundaki öğrencilerin sosyal kaygı düzeylerini azaltmada etkili olduğu bulunmuştur.

  14. Antemortem tooth loss in the Ablanganis Early Iron Age skeletons, Van - TurkeyAblanganis Erken Demir Çağ iskeletlerinde antemortem diş kaybı, Van - Türkiye

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hakan Yılmaz

    2016-03-01

    Full Text Available The Necropolis Ablanganis is located 25 km north of Van city center, in Van F Type Prison field. The nearest residential area to Necropolis is the village, located about 2.5 km. away, in the north central, Yumrutepe that is connected to Van (Derleş. The aim of this study is to assess the prevalence rate of antemortem tooth loss date in the Early Iron Age from Ablanganis human tooth. Study material consists of 19 individuals’ maxilla and mandible, of which 405 were teeth and tooth socket. The age distribution by sex examined 19 members: 7 female individual age classes are young adults (20-35 age, 11 male individuals again in the age classes are young adults (20-35 age and 1 adult male individual in the age classes is middle adult (35-50. The mean age at death is estimated at 20-50 years. The Examining adult individual permanent tooth and tooth socket were observed to antemortem tooth loss at the rate of 6.42%.  The rates of antemortem tooth loss observed for males 7.75% and 4.08% for female. The probable cause of tooth loss seen in the Ablanganis teeth may be associated with lifestyle, diet and periodontal disease.   Özet Ablanganis Nekropolü, Van il merkezinin 25 km. kuzeyindeki Van F Tipi Cezaevi sahasında yer almaktadır. Nekropole en yakın yerleşim alanı, yaklaşık 2.5 km. kuzeyinde bulunan ve Van il merkezine bağlı Yumrutepe (Derleşin  köyüdür. Bu çalışmanın amacı, Erken Demir Çağ’a tarihlendirilen Ablanganis iskeletlerine ait dişlerde gözlenen antemortem diş kayıplarının dağılım oranının değerlendirilmesidir. Çalışmanın materyali, toplam 19 bireye ait 405 adet diş ve diş soketidir.  Cinsiyete göre 19 bireyin yaş dağılımına bakıldığında 7 kadın birey genç erişkin (20–35 yaş, 11 erkek birey yine genç erişkin (20–35 yaş ve 1 erkek birey orta yaş grubundadır. İncelenen bireylerin ölüm yaşı 20–50 yaş aralığındadır. Söz konusu erişkin bireylerin daimî diş ve di

  15. Derleme Sözlüğünde Dokumacılık Mesleği İle İlgili Söz Varlığı Existent Words Used For Weaving Occupation From The Dictionary Of Collected Words

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serpil SOYDAN

    2013-07-01

    ılığın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu zanaat zamanla gelişmiştir. İnsanlar tarihi olarak tespit edilemeyen dönemlerde keçi yününden bugün düz dokuma tekniği adı verilen göçebe tenteleri yapmışlardır.Daha sonraki dönemlerde Alacahöyük’te arkeolojik kazılarda bulunan gümüş kirmanlar (M.Ö.3000-2000, Gordion’da bulunan Frigyalılara ait sumak ve cicim dokuma parçaları, Konya’nın Çumra ilçesi merkezinin kuzeyindeki Çatalhöyük’te yapılan kazılarda Neolitik çağa (Cilalı Taş çağı ait (M.Ö 6000dokuma parçaları dokumacılığın Anadolu’da geliştiğini göstermektedir. Bu elimize geçen parçalar sayesinde dokumacılık tarihini Anadolu’da M.Ö. VII. yüzyıla kadar indirebilmekteyiz.1071 yılında Türkler Anadolu’ya geldiklerinde ileri düzeyde bir dokumacılık sanatıyla karşılaşmışlardır. Selçuklu İmparatorluğu döneminde de Türk kilim ve halı dokumacılığı gelişmeye başlamıştır. Birçoğu halen belgelenememiş sayısız halı parçasının 13 ve 14. yüzyıllardan kalma en eski Selçuklu halıları olduğu tahmin edilmektedir.Çalışmamızda Türkiye’de halk ağzından derlenmiş olan Derleme Sözlüğünde yer alan Dokumacılık mesleği ile ilgili söz varlığı incelenmiş, konuyla ilgili tarihî ve çağdaş kaynaklar taranmış, tespit edilen söz varlıkları dokumacılıkta kullanılan malzeme ismi, dokumacılıkta kullanılan alet ve araç ismi, dokumacılıkta kullanılan fiiller, dokumacılıkta kullanılan motif ve işlemeler, dokumada çalışan kişilere verilen isimler, dokumacılıkta kullanılan renk isimleri olmak üzere altı başlık altında gruplandırılmıştır. Ayrıca tespit edilen bu söz varlığı içerisinde ödünçleme kelimeler varsa bu kelimelerin kökenleri hakkında da bilgi verilmeye çalışılmıştır.

  16. İznik Müzesindeki Kandil ve Şamdan Motifli Mezar Taşları Patterned Lamp and Candlestick Gravestones in İznik Museum

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    H.Kâmil BİÇİCİ

    2012-09-01

    gravestones in the Museum of lamps and candelabra motifs is important. İznik ilçesinin güzel tarihi binalarından biri olan müze, Nilüfer Hatun İmareti denilen bir yapıdır. İmaret, Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi'nin karısı Nülüfer Hatun tarafından 1388 yılında yapılmıştır. Yapı, kubbe ve tonozların örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlamaktadır. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme girilmektedir. Ana bölüm, merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle örtülü yan mekânlara geçilmektedir. Müze koleksiyonunu yeni keşfedilen bazı Selçuklu, Osmanlı çinileri ve mezar taşları ile Roma kalıntıları ve cam eserler oluşturmaktadır. İznik Müzesindeki mezar taşlarından 11 tanesinde kandil, 5 tanesinde şamdan motifi bulunmaktadır. Örneklerin 9 tanesinde kitabe yer almaktadır. Taşlardan biri sağlam durumda iken, diğerleri eksik, kırık ve aşınmış durumdadır. Malzeme olarak bütün mezar taşlarında mermer kullanılmıştır. Kandil motiflerinin çoğu çift zincirli ve çift kulplu verilmiştir. Kitabeli olan mezar taşlarının hepsinin ön üst yüzüne bitkisel unsurlar, rumi, palmet motifleri yerleştirilmiştir. Mezar taşlarının boyu 125 cm. ile 46 cm., eni 54 cm. ile 26 cm., kalınlığı 15 cm. ile 6 cm. arasında değişmektedir. Şahidelerin hepsi oyma tekniğiyle yapılmıştır. Süsleme tekniği olarak oyma ve kazıma tekniği de 13 mezar taşında uygulanmıştır. Kitabelerin ve bezemelerin çoğu kabartma görünümünde ele alınmıştır. İncelediğimiz mezar taşları örnekleri bitkisel, geometrik, nesneli ve yazı bezemelidir. 13 mezar taşı bitkisel bezemeli, 9 tanesi yazı bezemeli, 7tanesi geometrik bezemeli, 14 tanesi ise nesneli bezemelidir. Bitkisel bezemeler; kır çiçeği, kıvrık dal, palmet, palmiye, rozet, rumi, yaprak şekillerinde olup, taşlar üzerinde az sayıda ele alınmışlardır. Geometrik bezemeler

  17. Popüler Roman ve Gençler Üzerindeki Etkileri- Bursa Örneği- Popular Novel and Its Effects on the Young-Bursa Example-

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fatih ACER

    2013-07-01

    study many topics such as why popular novel has such popularity among the young, what it adds to the young's lives, the family and the environment factors in the preference of this novel, whether it will become a transition step to the aesthetic novel, the meaning of popular novel in the eye of the young, the influence of the school types on the novels selected, have been presented through the questionnaires and conclusions from their results. The research area was restricted to Bursa province. The questionnaires were conducted in 2011-2012 Education Year in a sample school from each type of the secondary education institutions in Bursa. In these schools, the questionnaires were applied to 421 students who were reading popular novel and chosen by literature teachers. In this study cross-graphics were obtained by using SPSS programme 15. In conclusion and suggestions part of this study, the results were presented as conclusions deduced from the comparisons made in the tables. Bu makalenin amacı öncelikle gençlerin popüler romanları tercih sebeplerini tespit etmektir. Tercih edilen popüler romanların gençlerin hayatına nasıl bir anlam kattığı ve bu türün estetik romanlara oranla çok okunmasının altında yatan sebepler ortaya konmuştur. Giriş bölümünde popüler romanın genel özellikleri verilmiştir. Bu bölümde popüler romanın çok da kayda değer bir tür olmadığı algısının yaygın olduğu belirtilmiştir. Yazarı açısından estetik gaye güdülmeksizin kaleme alınan; yayılıp yazılmasında başta ticari kaygı olmak üzere, sanat dışı sebepler bulunan; okurun fikrinden çok duygu ve heyecanlarını harekete geçirmeyi hedefleyen; çok sayıda okura ulaşan; kolay anlaşılıp rahat çözümlenen; okurda belli bir seviye aramayan basma kalıp bir yapı arz eden; bir çoğu filme alınarak okur dışında sinema ve televizyonda da çok sayıda izleyiciye ulaşmış nitelikteki romanlardır. Bunun yanında yazarı taraf

  18. Depo Gazı Enerji Üretim Tesisi Baca Gazı Atık Isısının Seralarda Değerlendirilmesi: İstanbul Örneği / Utilization of Waste Heat in Energy Production Plant from Landfill Gas at Greenhouses – Case Study in Istanbul

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Volkan Enç

    2012-12-01

    Full Text Available Evsel atık düzenli depolama sahaları kullanım ömrü dolduktan sonra yararlı kullanım alanları sınırlı sahalardır. Çoğunlukla yeşil alan olarak kullanılan bu yerler ekonomik ve çevresel anlamda atıl durumda bulunmaktadır. Depolama sahalarının İstanbul gibi arazi sıkıntısı çeken bir şehirde yararlı amaçlar için kullanılması elzemdir. Depolama sonrası sahalarda metan gazı oluşmakta ve farklı yöntemlerle kontrol altına alınmaktadır. Bu gazların toplanması, taşınması ve özel motorlarda yakılması ile elektrik enerjisi üretilmektedir. Tesislerde gazın yakılması, depo gazı içerisinde bulunan CH4 (metan gazının CO2’e indirgenmesini sağlayarak sera etkisini azaltmakta, elektrik enerjisi üreterek ekonomiye katkı sağlamaktadır. Çevresel ve ekonomik yarar göz önüne alındığında, depo gazından enerji üretim tesislerinde, enerji üretiminde mümkün olabilecek maksimum verime ulaşılmalıdır. Bu düşünce ile bakıldığında, depo gazı enerji üretim tesisinde oluşan atık ısının değerlendirilemeden atmosfere verilmesi önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Oldukça yüksek debi ve sıcaklığa sahip bu ısı, enerji bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu sıcaklıktaki ve debideki ısının değerlendirilmeden atmosfere verilmesi, çevreyi olumsuz etkilemesinin yanında ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Seralarda mevsimlik çiçek üretimi, maliyeti yüksek bir faaliyettir. Maliyetlerin önemli bir kısmını sera ısıtılması ve gübre kullanımı oluşturmaktadır. Isıtma işlemi için Türkiye’nin büyük bir bölümünde kömür ve doğalgaz kullanılmaktadır. Kışın seraların ısıtılması için kullanılan fosil yakıtların hem maliyeti yüksek, hem de çevresel standardı düşüktür. Bu çalışma, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA tarafından desteklenen “Depo Gazı Enerji Üretim Tesisi Atık Isının ve Kompostun Seralarda

  19. Nâbî'nin Münşeâtında Biyografik Bilgiler Biographical Accounts In Nabi’s Munsheat

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halil İbrahim HAKSEVER

    2013-03-01

    Full Text Available An eminent representative of erudite poetry, Nabi is compiled several prosal and poetic works. Born in Edessa, he had been to Istanbul before living for a long time in Aleppo. He turned back toIstanbul and died there at the age of 70. He has been remembered for afamous and wise poet. Among his works, his Munsheaat, whichincludes monobiographical accounts about his life, is a significant book.His letters mostly written to his friends especially in Aleppo gives usbrief accounts and clues about literary aspects of his personality.Analysis of these letter helps us to have knowledge about his relationswith the bureaucracy elites around him and the civil servants on theone hand; his expectations, his appointments, difficult life conditions helived in. In these letters, there are some remarks about the problemsrelated to official institutions of his time, civil unrest in some regions.There are also mention of some of his appointments, official duties,psychological problems he suffered from, his endeavours to send hisworks to the officials and friends. In this article, using the publishedversion of the Munsheat, we will try to quote and analyze some parts ofthese letters. We will also quote and discuss some passages giving usinformation about Nabi, his ideas and observations. Hikemî şiirin büyük temsilcisi Nabî, manzum mensur birçok eserin sahibidir. Urfa’da başlayan hayatı İstanbul’da devam etmiş, çeşitli memuriyetlerde bulunmuş, uzun yıllar Halep’te yaşamıştır.Uzun gurbet hayatından sonra tekrar İstanbul���a dönmüş, yetmiş yaşını aşmış olarak itibarlı, şöhretli, hikmetli bir şair kimliğiyle hayata veda etmiştir.Yazdığı eserler arasında, hayatına dair kendi kaleminden aktarma bilgiler bulunan Münşeatı önemlidir. Daha çok İstanbul dışında -özellikle Halep’te- iken dost ve tanıdıklarına yazdığı çeşitli konulardaki mektupları, Nabi’nin sosyal ve edebî hayatına dair k

  20. Determining of expectations of amateur and professional football players towards their futures after they quit football (Ankara province exampleAmatör ve profesyonel futbolcuların futbolu bıraktıktan sonraki ileriye dönük beklentilerinin belirlenmesi (Ankara ili örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat Sarıkabak

    2016-04-01

    şisel özelliklerinin yanında, futbolu bıraktıktan sonraki ileriye dönük beklentileri araştırmacı tarafından geliştirilen ‘İleriye Dönük Beklenti Anketi’ ile belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma verilerinin incelenmesinde "independent-samples T test" ve "one-way ANOVA" testleri uygulanmıştır. Bulgular kısmında aritmetik ortalama, frekans, yüzde ve standart sapmalar, tablolar halinde verilmiştir. Futbolculara yöneltilen 32 sorudan 26’sında, amatör ve profesyonel olmalarına göre anlamlı fark tespit edilmiştir. Bu 26 sorunun 19’undaki istatistiksel olarak anlamlı bulunan fark, amatör futbolcular için söz konusu iken, 7’sinin profesyonel futbolcular için söz konusu olduğu tespit edilmiştir. Ankete katılan futbolcuların sorulara verdikleri cevapların ortalamaları incelendiğinde, her iki grupta da en düşük ortalama, fizyoterapist olmak ve yerel/ulusal yazılı basın ile görsel medyada çalışmakla ilgili olarak bulunmuştur. En yüksek ortalama ise benzer şekilde, antrenör olmak ve altyapıda antrenörlük yapıp yetenekli gençleri ülke futboluna kazandırmakla ilgili olarak tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonunda bazı öneriler sunulmuştur.

  1. Meta-analysis application process in nursing: A guide intended for methodologyHemşirelikte meta-analiz uygulama süreci: Metodolojiye yönelik bir rehber

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşe Deliktaş

    2016-04-01

    provide information on the basic principles of meta-analysis, be guidance on the application process and promote the use of the method in the nursing field.   Özet Son yıllarda sağlık alanında bilimsel gelişmelerin var olması ve iyi bakım uygulamalarına olan ilginin artması gibi nedenlerle kanıta dayalı uygulamaya olan ilgi artmıştır. Kanıta dayalı uygulamalar bakımın kalitesini iyileştirir iken hemşireliğin profesyonelleşmesine de katkı sağlayacaktır. Ancak, bilimselleşme yolunda yapılmış çalışma sonuçlarına bakıldığında; sonuçlar arasında çelişkilerin olduğu, her bir çalışmanın farklı kalitelerde olduğu görülmektedir. Çalışmalar arasındaki çelişkilerin eleştirel değerlendirilmesi ve farklılıkların nedenlerinin istatistiksel olarak analiz edilmesi için meta-analiz yöntemi geliştirilmiştir. Aynı konu ile ilgili birbirinden bağımsız farklı yer ve zamanda yapılan çalışma sonuçlarının istatistiksel analizine meta-analiz denilmektedir. Meta-analiz; bir etkinin varlığını ve büyüklüğünü ortaya koyan, çalışmalar arasında var olan tutarsızlıkları ve nedenlerini inceleyen, araştırma sonuçlarını daha önce incelenmemiş olan yeni parametreler ile inceleyebilen, böylece olası yeni ilişkilileri ortaya çıkartabilen ve daha sonraki yapılacak çalışmalara yeni yaklaşımlar getirebilen bir analiz yöntemidir. Meta-analiz uygulama süreci ise zaman alıcı ve sabır isteyen bir süreçtir. Meta-analiz uygulama basamakları; araştırma konusunun ve sorularının belirlenmesi, literatür araştırmasının yapılması, ölçütlerin belirlenmesi, bulunan makalelerin sınıflanması ve elenmesi, verilerin kodlanması, çalışmaların kalitesinin değerlendirilmesi, istatistiksel analizlerin yapılması ve çalışma sonuçlarının raporlanmasını içermektedir. Birçok yararının olmasına rağmen, uygun çalışmaların belirlenmesinin zor ve zaman alıcı olması, ilgili

  2. Haşim Bey Mecmuasının “Makam Ve Tonalite Karşılaştırması” Yönünden İncelenmesi The Analysis Of Haşim Bey’s Anthology For “Comparison Of Maqam And Tonality”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gökhan YALÇIN

    2013-07-01

    tanımlamış olmasıdır. Kimi müzikologlar tarafından bu karşılaştırma tamamen reddedilmiş, kimileri tarafından bir ilk olarak kabul edilmiştir. İlgili araştırmalar incelenmiş Haşim Bey mecmuasının çevirisinin yapıldığı fakat Batı müziği teorisi ile ilgili bölümün analizinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı da, Haşim Bey mecmuasının Batı müziği ile ilgili bölümlerinin incelenmesi ve Türk müziği makamları ile Batı müziği tonal dizileri karşılaştırmasında bulunan benzerliklerin neler olduğunun ortaya konulması olarak belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre benzerliklerin, “karar seslerine göre”, “seyir ve hareketlerine göre”, “kullandığı değiştirici işaretlere göre” ve “tüm yönleriyle benzerlik” şeklinde sınıflandığı görülmüştür. Aynı dönemde ve sonraki yıllarda bestelenen makamsal çok sesli eserlerin armonik analizi yapılmış ve kullanılan armoniye göre tonalitelerin Haşim Bey’in benzerlikleri ile örtüştüğü görülmüştür. Ayrıca bir nazariyat kitabı olarak bu mecmuada karşılaştırmanın, tonalitelerin tanıtılması ve öğretilmesinde bir yöntem olarak ya da makamların tanıtılması ve öğretilmesinde bir yöntem olarak kullanıldığı, bu türden çalışmaların daha sonraki yıllarda özellikle Batı müziği notalarının öğretilmesinde bir yöntem olarak kullanıldığı görülmüştür.

  3. Farklı Çalışma Ortamlarında Oluşabilecek Hava Kirliliğinin Çalışanların Sağlığı Üzerindeki Etkileri / The Effects of Air Pollution on Workers’ Health In Different Work Places

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Simge Taner

    2012-12-01

    Full Text Available Endüstriyel ve endüstriyel olmayan (okul, ofis, fotokopi merkezleri, restoran vb. çalışma alanlarındaki hava kalitesi, çalışma ortamında bulunan personelin sadece konforu için değil, sağlığı için de büyük önem taşımaktadır. İç ortam hava kalitesi değerlendirmesi yapılırken genellikle sıcaklık, nem oranı, hava akım hızı, kükürtdioksit (SO2, karbondioksit (CO2, solunabilinir asılı partikül madde (PM, hidrojen sülfür (H2S, uçucu organik bileşikler (VOC, azot oksitler (NOx, karbonmonoksit (CO, ozon (O3, radon, hidrojenflorür, formaldehitler (HCHO, mikrobiyal kontrol gibi parametrelerin analizleri yapılmaktadır. Yapılan bu analizler sonucunda elde edilen veriler eşliğinde, çalışanların sağlığı hakkında daha doğru ve emin adımlar atılabilir. Bu durum çevresel analizlerin, işçi sağlığı ve iş güvenliği prensipleriyle birebir örtüştürülmesinin gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Özellikle metal işleme, demir-çelik vb. imalat ortamlarında, diğer çalışma ortamlarına göre çok daha fazla kirletici parametre tanımlanabilir. Bu ortamlarda yapılacak ortam ölçümlerinin doğruluğu, çalışma bölgesinin temizlenmesi ve yeterli koruma önlemlerinin alınması konusunda işverenlere kolaylık tanımaktadır. Ülkemizde yalnızca imalat sektörleri değil maden ocakları da çevre ve insan sağlığı açısından ciddi riskler taşımaktadır. Maden ocaklarında çalışanların sağlıklarının korunması adına yapılması gerekli ortam ölçümlerinin yeterli düzeyde olmadığı bilinmektedir. Bu durum maden sektöründe çalışan kişilerin meslek hastalıklarına yakalanma riskini arttırmaktadır. Bu çalışmada ülkemizde iş sahası bakımından geniş bir alana sahip olan maden ve metal sektörlerindeki iç ortam hava kalitesini olumsuz yönde etkileyen parametreler irdelenerek, sözü edilen sektörlerde çalışanların sağlıklarının korunmas

  4. THE EFFECT OF 4+1 PLANNED WRITING AND EVALUATION MODEL TO DEVELOP THE ATTITUDES OF PRESERVICE TEACHERS AS TO WRITTEN EXPRESSION AND THEIR WRITING SKILLS 4+1 PLANLI YAZMA VE DEĞERLENDİRME MODELİNİN ÖĞRETMEN ADAYLARININ YAZILI ANLATIM TUTUMLARINI VE YAZMA BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEYE ETKİSİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halit KARATAY

    2011-09-01

    ında yazılı anlatım derslerine yer verilir. Bu derslerde yapılan yazılı anlatım etkinliklerinde genellikle öğrencilere yazma ürünlerinin niteliği ile ilgili yeteri kadar dönüt verilmez ve yazma süreci belli aralıklarla öğretmenler tarafından gözden geçirilerek öğrencilere dönüt verilmediği için doğrusal ilerler. Bu geleneksel yazma eğitimi anlayışında öğrencilerin yazma ürünlerinin şekilsel özellikleri; yazının okunaklığı yazım ve noktalama kurallarının doğru kullanılıp kullanılmadığı önemlidir. Oysa iyi bir yazma ürünü ortaya koymak iyi tasarlanmış, belli aralıklarla izlenerek yönlendirilmiş bir yazma süreci ile elde edilebilir. Sürece dayalı yazma eğitimi çalışmalarında öğretmenler, öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini geliştirmek için yazma sürecinin belli aşamalarında yazılarının gelişimleri hakkında onlara dönütler verir. Yazma sürecinin bir aşamasını tamamlamadan diğer aşamaya geçmelerine izin vermez, nerede, neyi, eksik yaptıklarını göstererek yazma süreci hakkında bilişsel farkındalık edinmelerini sağlar. Bu araştırmada, hazırlık, plan, düzenleme, düzeltme ve yayınlama aşamalarını içeren sürece dayalı 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modelinin öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini ve yazılı anlatıma karşı tutumlarını geliştirmeye etkisi incelenmiştir. Çalışma ön test-son test kontrol gruplu deneysel modelde desenlenmiştir. Batı Karadeniz’de bulunan iki üniversitenin Türkçe öğretmenliği 1. sınıfları araştırmada örneklem alınmıştır. Sürece dayalı 12 haftalık deneysel uygulama sonunda 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modelinin öğretmen adaylarının hem yazılı anlatım becerilerini hem de yazılı anlatıma karşı tutumlarını anlamlı düzeyde geliştirdiği belirlenmiştir.

  5. “Beyhude Ömrüm” Adlı Hikâyenin Greımas’ın Eyleyenler Modeline Göre İncelenmesi Analysıs Of Story “Beyhude Ömrüm” Accordıng To Greımas’ Actants Model

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice ALTUNKAYA

    2012-12-01

    önüştürmek, anlamsal bağlarını keşfetmek okurun işidir. Eski Yunancada gösterge anlamına gelen semeion ile bilim anlamına gelen logos sözcüğünün birleşmesiyle meydana gelen semology Türkçede gösterge bilimi terimiyle karşılanmaktadır.Göstergebilimin öncüleri olarak iki isimden söz etmek mümkündür. Bunlar Charles Sanders Peirce ve İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure’dür. Peirce, “Tüm evren, yalnızca göstergelerden oluşmamış olsa bile, göstergelerle dolup taşar” sözü ile bütün bilgi nesnelerinin göstergebilimin konusu olabileceğini ifade etmiştir.Bu çalışmada Mustafa Kutlu’nun “Beyhude Ömrüm” adlı hikâyesi göstergebilimsel bir çözümleme modeli olan Greimas’ın eyleyenler modeline göre incelenmeye çalışılmıştır. A.J. Greimas’a göre anlatının oluşabilmesi için öyküyü başlatacak bir olay ve bu başlangıç durumunu bozacak dönüştürücü ögeye ihtiyaç vardır. Çalışmada söz konusu olay ve dönüştürücü ögenin var olduğundan hareketle hikâye beş kesite ayrılmıştır. Bu kesitlerde eyleyenler modelinde bulunan altı eyleyenin bulunduğu, anlatı izlencesinden eyletim, edinç, edim ve yaptırım izlence evrelerinin yer aldığı tespit edilmiş ve eyleyenler modelindeki öznelerin yetilendirici, sonuçlandırıcı ve onurlandırıcı deneyimleri gerçekleştirdikleri görülmüştür. Ayrıca eserde ben anlatıcı olan yazarın “öldüm” ifadesini kullanmasının ben anlatıcının anlatımına uygun düşen bir anlatım olmadığı görülmüştür.

  6. Amerikan Board Belgelerine Göre Talas Amerikan Kız Ve Erkek Kolejleri Talas American Girls' and Boys' Colleges According to the American Board Documents

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cenk DEMİR

    2012-12-01

    nin Massachusetts Eyaletine bağlı Boston şehrinde kurulan the American Board of Commissioners for Foreign Missions (ABCFM isimli Amerikan Protestan misyonerlik teşkilatı kısa zamanda faaliyet alanlarını genişletip Amerika’nın ve dünyanın önemli misyoner teşkilatları arasına girmiştir. Amerikan Board teşkilatı, 1820 yılından itibaren ise Osmanlı topraklarında yayılmaya başlamıştır.Amerikan Board’un 1850 yılında yaptığı yıllık toplantıda, ilgilenilmesi gereken bölgeler arasında yer alan Kayseri bölgesi, 1854 yılında Batı Türkiye Misyonu’na bağlı bir istasyon olarak tesis edilmiştir. Söz konusu teşkilat, diğer misyon bölgelerinde olduğu gibi Kayseri İstasyonunda da öncelikli olarak dinî çalışmalara önem vermiş, ardından misyonerlerin en çok etkili oldukları eğitim çalışmaları en önemli faaliyet alanlarını oluşturmaya başlamıştır.Bu doğrultuda Kayseri istasyonunda öncelikle Pazar okulları ve ilkokullar açılmıştır. Bunu müteakiben Kayseri İstasyonu içerisinde yer alan Talas Bölgesi’nde bir kız koleji ardından da bir erkek koleji tesis edilmiştir. Söz konusu okullar kısa zamanda içerisinde Talas ve çevresinde bulunan azınlıklar (özellikle Ermeni ve Rumların dinî, sosyal, kültürel, fikrî, siyasî ve iktisadî yapıları üzerinde geniş etki bırakmışlardır. Bu açıdan eğitim çalışmalarına başlamasından, bu faaliyetlerin sona erdiği döneme kadar yaklaşık yüz yıllık bir eğitim mazisi olan Talas Amerikan Okulları hem Osmanlı hem Cumhuriyet Dönemi eğitim tarihimiz açısından ele alınıp irdelenmesi gereken bir yere sahiptir.Bu çalışmada ise kısa adı Amerikan Board olan misyonerlik örgütünün, Talas/Kayseri’de açmış olduğu Amerikan kız ve erkek kolejlerinin kuruluşlarından I. Dünya Savaşı’nın başlangıcına (1914 kadar olan dönem içerisinde verilen eğitim sistemi, ders içerikleri, öğrenci istatistikleri ve kolejlerle ilgili olan

  7. Yatır ve Ziyaretlerin Halk Kültüründeki Rolü Bağlamında Mersin’deki Muğdat Dede Türbesinin İncelenmesi Examination Of Tomb Of Muğdat Dede Which Is In Mersin In The Context Of Folk Culture

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nilgün ÇIBLAK ÇOŞKUN

    2013-03-01

    ş adı verilen şahıslara ait mezar ya da makamlar olup kaynağı İslamiyet öncesi dönemlere kadar uzanan inanç merkezleridir. Dinî-tasavvufi bağlamda Tanrı dostu kabul edilen bu kişiler, yaşarken keramet sahibi olmakla ödüllendirilmiştir. Ölümlerinin ardından ise söz konusu kerametleri, adları etrafında oluşturulan çeşitli efsanelerle inandırıcılık özelliğini daha da arttırmıştır. Bunun sonucunda velinin mezar ya da türbesi de kutsallaştırılmıştır.Günümüzde sosyokültürel konumu fark edilmeksizin birçok kişi, yatır veya türbelere karşı korku ile karışık büyük saygı duymaktadır. Buna bağlı olarak da halk arasında çaresiz kalınan durumlarda yatır ve ziyaretlere gitmek, buralarda dua edip adaklarda bulunmak oldukça yaygındır.Mersin halk kültüründe de, diğer illerde olduğu gibi, yatır ve ziyaret inancı oldukça önemli bir yere sahiptir. Söz konusu şehirde yatır ve ziyaretlerin sayısı bir hayli fazladır. Ancak bunların arasında şehir merkezinde büyük bir türbesi bulunan ve gerek Mersin halkı gerekse çevre illerde yaşayanlar tarafından bilinip yoğun olarak ziyaret edilen Muğdat Dede Türbesi’nin ayrı bir yeri vardır.Bu makalede Muğdat Dede Türbesi halkbilimsel bakış açısıyla ele alınıp incelenmiştir. Çalışmamızda öncelikle Muğdat Dede’nin kim olduğu üzerinde durulmuş, ardından Mersin’deki türbesi tanıtılmıştır. Buna göre yazılı ve sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilerden yola çıkılarak Muğdat Dede’nin halk arasındaki önemi, kerametleri, dolayısıyla velinin kült haline getirilmesi konusuna değinilmiştir. Ayrıca velinin türbesinde gerçekleştirilen inanç ve pratikler de ele alınıp incelenmiş, bunların İslamiyet öncesi kaynakları irdelenmiştir. Böylelikle yatır ve ziyaretlerin halk arasındaki anlam, önem ve işlevi konusu açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.

  8. Çürük prevalansındaki yaklaşımlar ve karyogram konsepti

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adil Nalcaci

    2011-09-01

    Full Text Available

    ÖZET

    Toplumlardaki ağız sağlığını belirleyebilmek için çeşitli indeks sistemleri kullanılmaktadır. Toplumdaki diş çürüğü ölçümü ve karşılaştırılması için en yaygın olarak DMFT ve DMFS indeks sistemleri kullanılmaktadır. Bu sistemler Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilmesine rağmen, DMFT ortalama değerlerinin farklı dağılımları, kimi popülasyonlarda kontrol altında olan ama kiminde hala birçok çürük bulunan bireyleri, doğru bir şekilde yansıtamamaktadır.  Yeni bir indeks önerisi ile uzmanların basit ve açık bir indeksden yararlanması, bununla beraber sağlık otoriteleri, profesyonel olmayan kişilerin de bu uygulamayı kullanabilmesi için Significant Caries Index popülasyonlardaki en yüksek çürük skoruna sahip olan bireylere dikkati çekmek üzere oluşturulmuştur.

    Çürük gelişimine yatkın insanları belirlemek ve bu bireylerde hastalığı durdurmak için koruyucu ve uygun tedavi edici hizmeti sağlamak, çürük riskini ve bakteri diyet ve konak cevabı arasındaki ilişkiyi görsel olarak göstermek için Karyogram geliştirilmiştir. Karyogram, bireye sorulan çeşitli sorularla beraber gelecekteki çürük riskini ortaya koyan bir bilgisayar programı ile çürüğe sebep olan birçok faktörü basit bir şekilde yansıttığı için eğitimsel amaçla kullanılabileceği gibi sağlık personeli olmayan bir araştırmacı tarafından da uygulanabilmektedir.

    Bu makalenin amacı çürük prevalansını hesaplamak için kullanılan indeksleri ve karyogramı ayrıntılı bir şekilde incelemektir.

    Anahtar kelimeler: DMFT, DMFS, Significant Caries Index, karyogram, çürük prevalans

  9. Sakarya İlinde gerçekleşen intihar girişimi vakalarının değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    M. Fatih Önsüz

    2012-12-01

    Full Text Available

    Amaç: Bu araştırmada 2009-2010 yılları arasında Sakarya’da hastanelerin acil servisine intihar girişimi nedeniyle başvuran vakaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma Ocak 2009 ve Aralık 2010 tarihleri arasında Sakarya’da bulunan tüm devlet ve özel hastanelerin acil servislerine intihar girişimi nedeniyle başvuran hastaların (n=1566 verileri incelenerek gerçekleştirilmiştir. Bulgular: İki yıl için 15 yaş ve üzeri kaba intihar girişim hızı kadın ve erkeklerde sırasıyla 100000 nüfusta 191.98 ve 51.88’dir. Toplam 1566 vakanın 1236 (%78.9’sı kadın, 330 (%21.1’u erkektir ve çoğu 15-24 yaş grubundadır. Hem kadınlarda ve hem de erkeklerde en sık başvurulan intihar şekli ise ilaç ve toksik madde kullanımı idi ve sıklık erkek ve kadınlarda sırasıyla %93.8, %96.8 idi. Tekrarlanan intihar girişim sıklığı kadınlarda %17.2 ve erkeklerde %13.9 bulunmuştur. Sonuç: Bu araştırmada intihar girişim sıklığı kadınlarda erkeklerden daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca tekrarlayan intihar girişimi sıklığı araştırma grubunda topluma göre çok yüksek bulunmuştur. İntihar girişimlerini önlemek için risk faktörlerinin ve çözüm yollarının belirlenmesine yönelik topluma dayalı analitik ve müdahale epidemiyolojik araştırmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.

    Anahtar Kelimeler: İntihar girişimi, sıklık, tekrarlayan intihar girişimi

    Evaluation of suicide attempts in Sakarya

    Objective: The objectives of this study were to evaluate the general characteristics, the methods that were used and the causes of suicide attempts for the years of 2009-2010 in Sakarya. Methods: The data were gathered from emergency rooms of all public and private hospitals by

  10. AN ENERGY RESOURCE ITS GEO-ECONOMIC IMPORTANCE HAS GRADUALLY BEEN INCREASING: NATURAL GAS JEOEKONOMİK ÖNEMİ GİDEREK ARTAN BİR ENERJİ KAYNAĞI: DOĞALGAZ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Erdal AKPINAR

    2011-09-01

    üketim 1989-2009 döneminde % 65 artmış, ithalatçı ülkeler listesine yenileri eklenmiştir. Önemli doğalgaz yataklarının ve üretim alanlarının başta Rusya Federasyonu, Hazar Havzası ve Ortadoğu olmak üzere belirli bölgelerde yoğunlaşması ve talebin fazlalığı bu enerji kaynağını kısa sürede küresel ölçekte ticarî bir ürüne dönüştürmüştür. Nitekim 2009 yılı itibariyle dünya doğalgaz üretiminin %30 kadarı uluslararası ticarete konu olmuştur. Yine aynı yıl toplam ihracatın yarıdan fazlası (%57, başını Rusya Federasyonu’nun çektiği beş ülke tarafından gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda özellikle yeterli enerji kaynağından yoksun AB ve Japonya ile aralarında Çin ve Türkiye’nin de bulunduğu ekonomileri hızla büyüyen ülkeler, doğalgazda çok fazla dışarıya bağımlı hale gelmişlerdir. Yakın gelecekte bu bağımlılığın daha da artacağı, örneğin AB’nin 2030 yılında ihtiyacı olan doğalgazın % 95’ini ithalat yoluyla karşılayacağı tahmin edilmektedir. Bu durum sektörde büyük çaplı plânlamaların, projelerin, yatırımların ve uluslar arası antlaşmaların yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Diğer yandan doğalgaz üzerinde küresel ve bölgesel güçler arasında büyük bir jeoekonomik mücadele cereyan etmekte olup, bu süreçte kaynak bakımından zengin Hazar Havzası, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgeleri ile enerji güzergâhları üzerinde bulunan ülkelerin stratejik önemi artmaktadır.

  11. Arnavutluk Devlet Kütüphanesindeki (Biblioteka Kombëtare Türkçe Yazma Mecmualar Turkish mecmuas manuscripts in Albanian National Library

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bünyamin ÇAĞLAYAN

    2013-03-01

    ılan seferlerin seyir defteri durumundadır. Mecmua düzenleyen zatlar adeta uğradığı her limandan o bölgenin özelliklerini yansıtan hediyelikler alan bir gezgin gibidirler. Bu eserler incelendikleri zaman günümüzde antika değeri taşıyan yadigarlarını bizlere takdim ederler. Bir eser meydana getirecek imkanı bulamamış veya eseri kaybolmuş bir şaire mecmualarda rastlayabiliriz. Bilinen şairlerin hangi coğrafyalarda tanınıp okunduğu, mecmua hazırlayan kişinin edebi zevki ve bir şairin kimlerden etkilendiği veya kimleri etkilediği gibi edebi meselelere cevaplar arandığında başvurulması gereken kaynakların başında mecmualar gelir.Türk edebiyatı ve özellikle klasik şiir açısından değerli olan mecmualar, yazıldıkları dönemlere de birçok yönden ışık tutarlar. Genel olarak edebiyat araştırmalarına yardımcı olmakla beraber, yazıldıkları dönemle ilgili tarihi ve toplumsal olaylar hakkında yazılar içermesi yönüyle tarih, toplum ve halk bilimi açısından da önemli kaynaklardır.Bu çalışmamızda Tiran’da bulunan Biblioteka Kombëtare’deki Türkçe yazma mecmualar ele alınacaktır. Mecmua ve türleri hakkında kısa bilgi verildikten sonra incelediğimiz yazma mecmualar tanıtılacaktır. Bu eserler öncelikle genel özellikleri bakımından sonra içerik yönüyle değerlendirilecektir. Makalenin son kısmında ise incelediğimiz on adet yazmanın katalog bilgileri verilecektir.

  12. Türkiye’de 2001 Krizi Öncesi ve Sonrası Dönemler İçin Dış Borç Ekonomik Büyüme İlişkisi (1991–2010 External Debt Economıcal Growing Relationship For The Terms Before And After The 2001 Crysis İn Turkey (1991–2010

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Süleyman ÇELİK

    2013-03-01

    östermesi borçları ödeyebilmek için tekrarborç alınmasını gerektirmekte ve böylece dış borç yükünün artıpülkenin refahında bir azalmaya neden olabilmektedir.Literatürde dış borçlanma ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkigenellikle negatif yönde tespit edilmiştir. Bu çalışmada, dış borçekonomik büyüme ilişkisi Türkiye ekonomisi açısından ele alınmıştır.Türkiye ekonomisine ait 1991–2010 yılları arasındaki bazı ekonomikveriler kullanılmıştır. Analizde kullanılan zaman serilerinin ADF testi iledurağanlığı incelenmiştir. Aynı düzeyde durağan hale gelen değişkenlerarasında uzun dönemli bir ilişkinin varlığını araştırmak amacıylaJohansen tarafından geliştirilen eşbütünleşme (koentegrasyon testiuygulanmıştır. En Küçük Kareler yöntemiyle bir regresyon analizi veson olarak değişkenler arası etkileşimin yönünü belirlemek için Grangernedensellik analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucuna göre,Türkiye’deki dış borçların ekonomik büyüme üzerinde negatif bir etkiyesahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulunan bu sonuca göre,ekonomik büyümeyi artırmak için, gerekli yatırımların yurt içikaynaklardan karşılanması ve yurt içi tasarrufların artırılarak, dışkaynak ihtiyacının azaltılması sağlanmalıdır.

  13. Liselerde Madde Bağımlılığı – Mevcut Durum ve Önerilere İlişkin Okul Müdürleri ve Öğretmenlerin Bakış Açıları Opinions of Schoolmaster and Teachers on Drug Addiction – Present Situation and on Advices in Secondary Schools

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yasemin KUBANÇ

    2013-03-01

    bulunan liselerde görev yapan okul yöneticileri ve rehber öğretmenleriyle görüşülmüş ve öğrencilerinin uyuşturucu kullanımına ilişkin bakış açıları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda yöneticilere ve rehber öğretmenlere 10 açık uçlu soru yöneltilmiştir. Verilerin analizi ile elde edilen bulgularda uyuşturucuya başlama nedeninin daha çok ailevi nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Arkadaş grubu, çevre, medya, diğer etkili görülen unsurlar içerisindedir. Okullarda en çok esrar, eroin ve ecstacy kullanılmakta ve öğrenciler uyuşturucu maddeyi, okul dışında ara sokak satıcılarından, internet kafelerden ve okul içinden temin edebilmektedir. Uyuşturucu kullanımı konusunda kız ve erkek öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Çözüm yolları olarak, aile, eğitim ve devlet politikaları önde gelen unsurlar olarak göze çarpmaktadır.

  14. Öğretmenlerin Akademik Erteleme Davranışı İle Teknoloji Kullanım Özellikleri Arasındaki İlişki The Relationship Between Academic Procrastination And Technology Usage Of Teachers

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gonca KIZILKAYA CUMAOĞLU

    2012-12-01

    Full Text Available There are a lot of factors that affect the professional developmentof teachers. The academic procrastination and technology is the subjectof this research. The purpose of this research is identifying thetechnology usage and academic procrastination levels and investigatingthe relationship of technology usage and academic procrastination. Thisdescriptive study is conducted with teachers (115 of two schools inIstanbul by survey method. Data are collected with two tools for thestudy. One is procrastination scale which is developed by Aitken (1982and adapted to Turkish by Balkıs (2006 and the other is technologyquestionnaire (12 questions. SPSS 16.0 programmer was used inanalyzing the data. Pearson correlational analysis was used toidentifying the relationship of variables and t test, ANOVA was used inidentifying the significant difference between the variables. Determiningthe answers of teachers on questionnaire items mean and standarddeviation are used. The academic procrastination levels of teachers wasfound in middle level ( X =52,63 and there is no significant differencewas found between gender, branch, course load and academicprocrastination while their procrastination level was differentiaterespect to following agenda (p Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini etkileyen pek çok etmenbulunmaktadır. Bu etmenlerden teknoloji kullanımı ve akademikerteleme davranışı bu araştırmanın konusudur. Bu araştırmanın amacıöğretmenlerin akademik erteleme ve teknoloji kullanım düzeylerininbelirlenmesi ve akademik erteleme davranışı ile teknoloji kullanımıarasındaki ilişkinin incelenmesidir. Betimsel çalışma olan bu araştırma,tarama (survey modeli ile İstanbul ilinde bulunan iki okulda çalışan115 kişilik bir öğretmen grubu üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanınverileri Aitken (1982 tarafından geliştirilen, Balkıs (2006 tarafındanTürkçe’ye uyarlaması yapılan Erteleme Eğilimi Ölçeği (α = .89 ve 12

  15. İlköğretim Öğrencilerinin İletişim Becerilerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi Investigation of Primary School Students

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kadir KARATEKİN

    2012-09-01

    . Bu sosyal becerilerden birisi de iletişim becerisidir. Daha küçük yaşlardan itibaren verilecek beceri eğitimi ile öğrencilerimize iletişim becerileri kazandırarak içinde yaşadığı toplumda mutlu, üretken ve etkili bir insan olmasını sağlayabiliriz. Bunun için öğrencilerimizin iletişim becerileri üzerinde etkili olabilecek faktörlerin bilinmesi önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı da ilköğretim öğrencilerinin iletişim becerileri üzerinde etkili olan faktörleri ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Ersanlı ve Balcı (1998 tarafından geliştirilen “İletişim Becerileri Envanteri" Ankara ve Kırşehir'de bulunan iki ilköğretim okulunun 6., 7. ve 8. sınıflarında öğrenim gören 373 öğrenciye uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 15 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ilköğretim öğrencilerinin iletişim becerileri üzerinde öğrencilerin yaşadıkları ilin, cinsiyetin, okul öncesi eğitimin, anne-baba eğitim durumunun ve sınıf düzeyinin etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin, Türkçe dersinden aldıkları not, okudukları kitap sayısı, günlük kitap okuma süreleri arttıkça iletişim becerileri artarken günlük televizyon izleme ve bilgisayar kullanma süreleri arttıkça iletişim becerileri azalmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda öğretmenlerin derslerdeöğrencilerin kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri ortamları oluşturmaları, öğrencilerin daha fazla kitap okuması için teşvik edilmesi, çocukların okul öncesi eğitime mümkün olduğunca erken başlatılması ve ebeveynlerin çocuklarının TV ve bilgisayar başında çok fazla zaman geçirmelerine izin verilmemeleri önerilmiştir.

  16. Siirt Halk Kültürünün Şifa Dağıtıcıları: Kutsal Sular Healing Distributors of Siirt Folk Culture: Holy Waters

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Rezan KARAKAŞ

    2012-12-01

    ınlarında yer almakta; bir şeyhe yahut din büyüğüne yönelik anlatılarla kutsiyet kazanmaktadır. “Yeşil su” adı verilen şifalı suyla ilgili anlatı, bir din âlimi olan İsmail Fakirullah’ın dinî kişiliği etrafında şekillenirken, Şeyh Arap Ziyareti’nde yararlanılan su ise “şeyh”lik mertebesindeki bir zatla anılmaktadır. “Tuzlu su” anlatısında ise suya kutsallık kazandıran bir kadın evliyadan bahsedilmektedir.Şeyhü’l Hazin, Şeyh Halef, Şeyhü’s Sibre, Şeyhü’l Horani, Şeyh Cerrah, Şeyh Termo ve Şeyh Münkedir türbelerindeki kuyuların suları, gerek içilerek gerekse banyo yapılarak, çeşitli hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılmaktadır. Türbe veya camide bulunan kuyu suyu ile yıkanma ritüeli, ilk kozmik eylemin tekrarından başka bir şey değildir. Bu sularla banyo yapmak veya o sulara temas etmek, onları içmek insanoğlunun suyla buluşmasını sağlayacak ve insanoğlu adeta yeniden doğacak veya doğuracaktır. Siirt halk kültüründe tespit ettiğimiz “su”ya dayalı ritüeller, İslamî bir kisveye bürünmüş ve eren kültüyle birleşerek işlevselliğini sürdürmüştür.Birçok mitolojik sistemde evrenin yaratılışında başrolü üstlenen, doğuşun ve yaşamın simgesi olan su, Siirt yöresi halk kültüründe başta çocuk sahibi olmak ve hastalıklardan kurtulmak olmak üzere hemen her derdin devası olarak görülmekte, yukarıda adı geçen türbeler, şifa arayıcıların uğrak yeri olmaya devam etmektedir.

  17. Üç Dostun Birlikte Meşki: Nev’î, Bâkî ve Muradî’nin Nazireleşmeleri Joint Meşk (Exercıse Of Three Fellows:Nazire (Mutual Imitation Of Nev’î, Bâkî And Muradî

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar AYDEMİR

    2013-03-01

    şılar. Divan edebiyatında şairin yetişmesinde önemli rol oynayan uygulamaların başında meşk geleneği gelir. Şairler, nazire sayesinde dile ve geleneğin bütün üsluplarına aşina olurlar. Bir tür egzersiz görünen nazire sayesinde herhangi bir şairin şairlik serüvenini takip edebildiğimiz gibi bir bütün olarak şiirin gelişimini, aşamalarını da takip edebiliriz.Bâkî ve Nev’î aynı dönemde yaşamış, eğitim öğretimleri ve şairlik serüvenleri aynı çevrede geçmiş iki dost şairdir. Şairlik açısından verimli oldukları dönemde kendisi de divan tertip edecek kadar şiirleri bulunan Sultan III. Murad hükümdardır. Bu üç şairin biri birilerinin şiirlerine nazireleri vardır. Çalışmamızda bir mecmuadan hareketle adı geçen şairlerin yazdıkları nazireleri ve nazirelerinin boyutları ele alınacaktır. Ayrıca Nev’î ve Muradî divanları üzerine yapılan çalışmalarda yer almayan kimi şiirler de ilk defa bu yazımızda kendisine yer bulacaktır.Kaynaklar nazire kavramını geniş bir yelpazede değerlendirmektedirler. Aynı durum incelenen mecmuada da karşımıza çıkmıştır. Derleyenin nazire gösterdiği metinlerin bu geniş yelpazenin neresine düştüğünü de okuyucu ile paylaşmak istedik. Bu amaçla nazire gösterilen şiirleri belli başlıklar altında işlemeyi uygun bulduk. Nazire yazan ve kendisine nazire yazılan şairleri belirterek zemin şiir ile nazirenin boyutlarını ortaya koymaya çalıştık.

  18. Comparison between archaeological findings and level changes of Van Lake during the HoloceneHolosendeki Van Gölü seviye değişimleri ile arkeolojik bulguların karşılaştırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan Özdemir

    2013-04-01

    çlarındaki tutarlılık ve tutarsızlıkların ortaya konması hedeflenmiştir. Bu bakımdan çalışmadaki ana amaç, aynı bölgede iki farklı bilimsel alan tarafından yürütülen ve birbirinin araştırma bulgularından habersiz olan çalışmalara ait sonuçların entegrasyonu ile eksikliğin giderilmek istenmesidir. Çalışmada, Van Gölü’nden değişik dönemlerde (1974, 1990 ve 2004 alınan karotlara bağlı olarak üretilen iklim değişikliği ve Van Gölü seviye değişimi senaryoları ile, Van Gölü kıyısında bulunan ve Kalkolitik döneme kadar inen yerleşmelere ait kazı ve yüzey araştırmaları sonuçları karşılaştırılmıştır. Özellikle göl tabanı karotlarına bağlı olarak üretilen Van Gölü seviye değişimleri 1:25000 ölçekli topografya haritaları ile Wong ve Degens (1978 tarafından üretilen Van Gölü batimetri çalışması birleştirilerek, 10 m DEM verisine bağlı seviye değişimleri modellenmiş, bu seviye değişimlerinde ortaya çıkan göl alanı ve hacim hesaplamaları yapılmıştır. Van Gölü’ndeki seviye değişimlerinin verildiği Degens vd. (1978, Landmann vd. (1996a ve Reimer (2009 çalışmalarından, özellikle Landmann vd. ve Reimer vd.’nin vermiş olduğu seviyeler Van Gölü kıyısındaki bazı arkeolojik bulgular ile çelişkiye düşmektedir. Diğer çalışmalarda Van Gölü seviye değişimlerine değinilmemiş sadece Holosen’deki iklim değişimleri üzerinde durulmuş, göl seviyesinin alçalması ve yükselmesi şeklinde izafi tanımlamalarda bulunulmuştur. Bu çalışma ayrıca özellikle orta Holosen’deki Van Gölü seviye değişimleri hakkında net bir bilginin olmadığını da ortaya koymuştur.

  19. Tankerlerde Yükleme-Tahliye Operasyon Sisteminin Otomasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat H. A. ALTUN

    2015-12-01

    Full Text Available Tanker tipi gemiler için yükleme tahliye operasyonları en kritik operasyonlardır. (1 Gemi limanda iken çevre kirliliği, yangın ve patlama riski ile kaza sonucunda doğabilecek zararların büyük ölçeklerde olma olasılığı yükleme-tahliye operasyonlarını kritik hale getirmektedir. (2. Bu kazaların oluşmasındaki nedenlerin başında personelin üzerine düşen ağır iş yükü neticesinde oluşan aşırı yorgunluk gelmektedir.(3 Bu çalışmada, insan hatasını ve doğabilecek operasyonel riskleri en aza indirgemek için yükleme ve tahliye operasyonunun operatör tarafından belirlenecek kriterlere göre çalışan bir otomasyon sisteminin oluşturulması hedeflenmiştir. Bu sistemin oluşturulması için gemi stabilite formüllerinden yararlanılarak oluşturulacak bilgisayar programları kullanılacaktır. Oluşturulan bilgisayar yazılımı sayesinde geminin kargo ve balast tanklarında bulunan mevcut değerler belirli aralıklarla ölçülüp operatör tarafından belirlenen trim, meyil, kargo akış miktarı, basınç ve geminin intakt stabilite kriterleri hiçbir safhada aşılmadan operasyon gerçekleştirilebilecektir. Sistem, otomasyon sistemine bağlı olan kargo ve balast tanklarının valflerini belirlenen kriterlere bağlı kalarak ayarlamaktadır. Tüm bunları yaparken girilen kargo akış miktarı ve basınç değerlerine bağlı olarak kargo pompasının cinsine bağlı olarak devir sayısını ayarlayabilmektedir. Otomasyon sistemi emniyet açısından beklenmedik durumlarda alarm vererek operatörü uyarmaktadır. Alarm sistemi meyil, basınç, intakt stabilite, akış miktarı ve trim değerleri için farklı olarak ayarlanmakla beraber operatörün belirleyeceği periyotlarda susturulmaması neticesinde genel alarm devreye girecek şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca geminin fribord ve draft değerleri arasındaki fark hesaplanarak geminin ne kadar yükseldiği ve alçaldığı hesaplanmaktadır. Yap

  20. San Remo Konferansı’nda İngiltere’nin Ermeni Politikası (18-26 Nisan 1920 Britain’s Armenian Policy on San Remo Conference (18-26 April 1920

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Evren KÜÇÜK

    2012-09-01

    Ahoranian Osmanlı Devleti’nden toprak talebinde bulunmaya devam etmişlerdir. Bu taleplerin gerçekleşmesi için Ermeni varlığını koruyacak, geliştirecek ve finanse edecek bir gücün mandaterliğine ihtiyaç vardı. Bu durum konferans esnasında İngiltere’nin de diplomatik manevralar gerçekleştirmesine yol açmıştır. Özellikle İngiltere için Mezopotamya bölgesi önemli olduğundan Anadolu’daki mandaterlik görevi ABD’ye bırakılmaya çalışılmıştır. ABD’nin bu teklifi kabul etmemesi durumunda ise Türk-Ermeni sınırının ABD Başkanı Wilson hakemliğinde çözülmesi öngörülmüştür. San Remo’da bulunan diğer devlet başkanları ise Ermenistan mandaterliğini alma sorumluluğundan rahatsızlık duyup ne mali ne de askeri yardımda bulunamayacaklarını açık bir dille ifade etmişlerdir. Demografik bakımdan sağlam gerekçelere dayanmayan ve uygulanabilirlik ilkesine ters düşen bu taleplerin Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki hareket tarafından kabul edilmesi beklenemezdi. Ayrıca Doğu Cephesi’nde elde edilen askeri zaferler, İngiltere’nin Ermenistan politikasının iflasına neden olduğu gibi ABD Başkanı Wilson’un da Sevr Antlaşması’nın 89. maddesine atfen hazırladığı Türk-Ermeni sınırı hakkındaki 22 Kasım 1920 tarihli raporunu da devre dışı bırakmıştır. Varolmak için verilen bu savaş, sonunda, İtilâf blokunun tamamen parçalanıp Fransa ve İtalya’nın milli mücadele hareketine destek vermesiyle sonuçlandığı gibi hem Lloyd George hükümetinin hem de Osmanlı imparatorluk sisteminin sonunu getirmiştir.

  1. Almancada ve Türkçede Davetiye Örneklerinin Biçim, İçerik ve Dil İşlevi Açısından Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Comparative Analysis of Invitation Card Samples in Terms of Design, Text Type and Linguistic Function in German and Turkish

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Faik ÖMÜR

    2012-09-01

    incelenmiştir. Bu çalışmada ele alınan davetiye örneklerinin bir kısmı elde bulunan, biriktirilmiş davetiyelerden, bir kısmı da internet ortamında çok sık kullanılan davetiye örneklerinden seçilmiştir. Türkçe davetiyelerde geçen metinler, veciz sözler ve diğer sözceler Almancaya çevrilmiştir. Metinlerde yer alan dizeler, nazım özelliği taşıdığı için biçimsel olarak birebir çevrilemeyeceğinden dolayı, anlam bütünlüğü veya anlam eşdeğerliliği göz önünde bulundurularak çevirinin kolayca görülebilmesi için tablo biçiminde verilmiştir. Türkçe ve Almancada davetiye örnekleri üzerinde çok fazla çalışma olmadığından bu çalışmanın önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülmüş olup davetiyelerin kapsamı belirli konu ve bakış açısıyla sınırlandırılmıştır. Çalışma daha ziyade sosyokültürel ve sosyodilbilimsel açıdan ele alınmıştır. Kullanmalık metin özelliği taşıyan davetiyeler; içerik, biçim ve dil işlevleri açısından incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde davetiye metin tanımları verilmiştir. İkinci bölümde Türkçe sünnet ve evlenme, Almancada vaftiz ve evlenme ile ilgili davetiye örnekleri seçilmiştir. Üçüncü bölümde davetiye örnekleri; tasarım, metin türü, dil ve içerik bakımından karşılaştırılmıştır. Dördüncü bölümde davetiye örneklerinin kültürel, kültürlerarasılık, ekonomik, yabancı dil öğretimi, edebi yönü, tarihsel gelişimi ve değişimi bakımından benzerlikleri ve farklılıkları ortaya konulmuştur.

  2. Osmanlı Devletinin Son Yıllarında Ağnam Vergisine Yapılan Zamlar Rise In Ağnam (Sheep Tax In The Recent Years Of Ottoman State

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ünal TAŞKIN

    2013-07-01

    ılık faaliyetlerinde bulunan her reaya,beslediği hayvanın cinsine göre belirli oranlarda ödemeler yapardı.Devletin klasik döneminde ağnam olarak bilinen koyun ve keçi vergisi,sonraki dönemlerde daha genel bir anlam kazanmış ve düzenlemeleretabi tutulmuştur. Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyılından itibarenmukataa adı verilen ve önceden belirlenmiş bir miktarı ifade eden usulletoplanmaya başlanmıştır. Ağnam Mukataası denilen bu gelir, merkezhazinenin önemli bir gelir kalemi haline gelmiştir. XIX. yüzyıldanitibaren aynî olarak alınma usulü terk edilerek çeşitli adlarla yüklenenek resimler de kaldırılmıştır. Ağnam Mukataası ise, yeniteşkilatlandırılan Ağnam Müdürlüğü’ne dönüştürülmüştür.Vergi miktarı olarak belirlenen fiyat, koyun fiyatlarındaki bölgeselfarklılıktan dolayı devletin bazı bölgelerine ağır gelmiştir. Bu sebepten,XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılan düzenlemeyle her koyunve keçinin sütü ve yapağısının bölgelere göre ne kadar gelir sağladığıtespit edilmeye başlanmıştır. Mahalli idarelerce ayrı ayrı tespit edilen bumiktarlar değerlendirilerek, vergi oranı merkezde belirlenmiştir.XIX. yüzyılın sonlarına doğru, vergi miktarlarının arttırılması halküzerinde olumsuz etkiler yarattığından yeniden düzenlenmesi yolunagidilmiştir. Devletin içinde bulunduğu sosyal durum, mali kaynakyaratma endişesi ve birtakım siyasi hadiseler, ağnam grubu olarakadlandırılan vergilerin tahsilinde değişikliklere sebep olmuştur. Buçalışmamızda Osmanlı Devleti’nin bütçe açığını gidermeye yönelik, enönemli kaynaklardan birisi olarak kabul edilen ağnam vergisine yapılansekiz katlık zam incelenecektir.

  3. Teachers' displaying levels of value eroding behaviorsÖğretmenlerin değerleri zedeleyen davranışları gösterme düzeyleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Şeyma Şahin

    2016-08-01

    Full Text Available Being a role model for students is closely associated with teachers’ values. If teachers lack the values required for educational activities, they cannot be a good model to their students and might lead to the dying-away or even disappearance of the values that students already have. The main purpose of this study is to determine at what levels teachers display behaviors that erode values and to investigate these values in terms of different variables. The research sample, determined through the stratified sampling method, included 157 primary, 171 secondary and 148 high school teachers. The research data was collected using the “Scale of Teacher Behaviors Damaging Values”. The scale consists of 27 items and five factors. The results of the study indicated that teachers’ levels of exhibiting behaviours that erode values were low, which means that teachers had high levels of positive values. According to the Kruskal-Wallis test; in relation to the school type, teachers’ levels of displaying behaviours that erode values differed significantly in the total score and in the dimensions of “student discrimination” and “patience and sincerity”. According to the Mann-Whitney U test, it was revealed that teachers’ levels of displaying behaviours that erode values did not show a significant difference in the total score and in all sub-dimensions in terms of gender. According to the Kruskal-Wallis test; concerning seniority, “patience and sincerity” was the only dimension where a significant difference was found. Various proposals have been developed according to the findings of the research.   Özet Öğretmenlerin tutum ve davranışlarıyla öğrencilere iyi örnek olabilmeleri sahip oldukları değerlerle yakından ilişkilidir. Öğretmen, öğretim programında yer alan ve evrensel değerler olarak kabul edilen değerlere sahip değilse, öğrencilerine iyi bir model olamayacağı gibi öğrencilerde bulunan mevcut de

  4. An evaluation on the relationship between the learning fields “musical perception and acquainting” and “musical creativity” based on teaching program of 2006 primary education music classes of sixth grade level2006 İlköğretim müzik dersi 6. sınıf öğretim programı içerisinde yer alan “müziksel algı ve bilgilenme” ile “müziksel yaratıcılık” öğrenme alanları arasındaki ilişkisel durumun değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gökalp Parasız

    2014-04-01

    ıcılık” öğrenme alanlarının başarı düzeyleri ve bu iki öğrenme alanları arasındaki ilişkisel durum değerlendirilmiştir. Araştırmada, 2006 İlköğretim müzik dersi öğretim programın aşamaları, programın vizyonu, programın temel yaklaşımı, programın temel yapısı, genel amaçlar, temel beceriler ve değerler, öğretim yöntem ve teknikleri, öğrenme-öğretme süreci incelenmiş ve konuya ilişkin olarak kaynak taraması yapılmıştır. Araştırma içerisinde yer alan “B. Müziksel Algı ve Bilgilenme” ile “C. Müziksel Yaratıcılık” öğrenme alanlarına ait kazanımlar ve etkinlikler gözlem yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini; Erzurum İMKB İnönü ilköğretim okulunda bulunan 6-A, 6-C, 6-E, 6-G sınıfları oluşturmuş olup, gözlem yöntemi kullanılarak elde edilen veriler frekans(f yüzde (% analizine göre çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgular ve yorumlar kısmında, iki temel öğrenme alanlarına ait kazanımlardan elde edilen bulgulara yer verilmiş ve bulgular ışığında veriler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; “B. Müziksel Algı ve Bilgilenme” ile “C. Müziksel Yaratıcılık” öğrenme alanlarının arasındaki ilişkisel durum değerlendirilerek birbirlerini destekleyici ve tamamlayıcı yönlerinin olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkılarak; müzik dersi uygulamaları, iki temel öğrenme alanları arasındaki ilişkisel durum göz önünde bulundurularak yapılandırıldığında, öğrenme daha kolay ve daha anlaşılır bir şekilde gerçekleşecek, öğrenmenin sürekliliği de sağlanmış olacaktır.

  5. Parent's knowledge, attitudes and behaviours about using child car safety seat: example of ZonguldakÇocuk oto güvenlik koltuğu kullanımı konusunda ebeveynlerin bilgi, tutum ve davranışları: Zonguldak örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Meltem Kürtüncü

    2013-09-01

    çekleştirilmiştir. Yöntem: Veriler 13 Şubat-30 Haziran 2012 tarihleri arasında toplanmıştır. Çalışma grubunu Zonguldak’ta bulunan Mithat Paşa Aile Sağlığı Merkezi, Çatalağzı Aile Sağlığı Merkezi ve Kilimli Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran aileler oluşturmaktadır. Bu çalışmaya otomobili olan, 0-9 yaş çocukları olan aileler alınmıştır. Bedensel ve zihinsel özrü olan ve prematüre çocukları olan anne ve babalar çalışma dışı bırakılmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında koltuk kullanma ile ebeveynlerin eğitim düzeyi ve çocuk sayısı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Oto koltuğu hakkında bilgisi olmadan kullanan ailelerin fazlalılığı (%55 dikkat çekicidir. Sonuç: Bu konuda anne-babaları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek için tüm sağlık çalışanlarına ve basın yayın kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir.

  6. Samiha Ayverdi’nin “Batmayan Gün” Romanında Kadın Kimliği Üzerine Bir İnceleme A Research on Woman Identity in Samiha Ayverdi’s Novel “Unsunken Day”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa Sıddık KARAGÖZ

    2012-09-01

    ören Ayverdi, bu tutumundan hiçbir zaman vazgeçmemiştir. O, kadın romancılarda aşk rüzgârlarının popülerliğini koruduğu zamanlarda bile, bu rüzgârlara kapılmamış, memleket meselelerini, gençliğin, toplumun sorunlarını ve bunlarla ilgili yapılması gerekenleri ele alma farklılığını göstermiştir. Yazar, bütün bu meseleler için çıkış yolu ararken çoğu zaman, kadını çözümün merkezinde görmüştür. Milletin terakki edebilmesi için kadının yüklenmesi gereken vazifelerle ilgili, okuyucularına tavsiyelerde bulunan Samiha Ayverdi yeni nesli yetiştirecek olan kadının öncelikle manevi hayatının sağlamlaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekmiştir. Ayverdi’de tasavvuf, onun hayatının her alanını kuşatacak kadar büyük yer teşkil eder. Ümm-i Ken’an Dergahının Şeyhi Kenan Rıfâî ile tanıştıktan sonra, hayatına Rıfailik’in öğretileri doğrultusunda yön veren Ayverdi’nin manevi dünyasındaki bu değişim eserlerine de yansımıştır. “Batmayan Gün”, onun tasavvuf anlayışını ortaya koyan ilk romanlarından olması bakımından önemlidir. Tasavvufun bir kadın kahramanın “arayış” serencamı üzerinden ele alınması ise eseri “kadın kimliği” bakımından incelemeyi değerli kılmaktadır. “Batmayan Gün”de kadın; “entelektüel, mutasavvıf, sade dümdüz, temiz, zavallı, gösteriş düşkünü” gibi tanımlamalarla okuyucu karşısına çıkarılmaktadır. Yazar, kadının söz konusu bu kimliklerinden özellikle “mutasavvıf kadın”ı öne çıkarmış, ona entelektüel nitelikler de yükleyerek, okuyucusuna bir bakıma bu kadın kimliğini benimsemesi telkininde bulunmuştur. Bu telkine, Cumhuriyet’in yeni neslinin yetiştirilmesi adına, Ayverdi tarafından Cumhuriyet rejimine sunulmuş önemli bir öneri olarak da bakılabilir.

  7. Tendency towards the Self-Citation among Journals in Iran and Turkey / İran ve Türkiye Dergilerinde Kendine Atıf Yapma Eğilimleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mohammad Hossein Biglu

    2007-10-01

    .088 dergiden yalnızca üçer (%0,05 dergi İran’da ve Türkiye’de yayınlanmaktadır. JCR’deki 6.088 dergide bulunan 847.114 makaleden, 159’u (%0,02 İran, 352’si (%0,04 Türkiye adreslidir. Aynı dönemdeki 2.353.992 atıfın, 214’ü (%0,001 İran, 911’i (%0,004 Türk dergilerinde görülmektedir.İran dergilerinde kendine atıf eğiliminin dramatik biçimde artarak, 2000’de %8 olan kendine atıf oranının 2005 yılında %18’e yükseldiği; Türk dergilerinde ise 2002 yılında %22 olan oranın 2005’de %15’e düştüğü görülmektedir. Türk dergilerinin etki faktörleri, İran dergilerinden daha hızlı bir gelişme göstermiştir. Türk dergileri 2000’de 0,49 etki faktörüyle, İran dergilerinin altında yer alırken, 2005’de bu oran 0,14 kadar artarak, İran dergilerinin etki faktöründen daha yükseğe çıkmıştır.

  8. İlköğretim 6. Sınıf Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları, Kütüphane Kullanma Sıklıkları Ve Okumaya Yönelik Tutumlarının İncelenmesi The Examination Of Reading Habits, Frequency To Use Library And Attitudes Towards Reading Of 6th Grade Primary School Students

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kadir Kaan BÜYÜKİKİZ

    2012-12-01

    ınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları, kütüphane kullanma sıklıkları ve okumaya yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Hatay ili merkez Antakya ilçesinde öğrenim gören ilköğretim 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Evreni temsilen farklı sosyoekonomik çevrelerde bulunan 5 ilköğretim okulundan 403 öğrenci araştırma örneklemine alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar kız öğrencilerin okumaya yönelik tutumlarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca sosyoekonomik çevrenin okumaya yönelik tutum üzerindeki etkisinin istatiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuçları örneklem grubunda yer alan öğrencilerin okuma için yeterli zaman ayırmaya çalıştıklarını göstermektedir. Ayrıca okumaya yönelik tutum ile kitap okumaya zaman ayırma arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, örneklem grubundaki öğrencilerin beşte ikisinin "orta düzeyde okuyucu", beşte ikisinin "çok okuyan okuyucu" olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Az okuyan okuyucular ise %14,6’lık bir orana sahiptir. Çalışmada ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin büyük oranda (%84,9 sınıf/okul kitaplıklarını kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ancak öğrencilerin büyük bölümünün halk kütüphanesi üyesi olmadığı, yaklaşık üçte ikilik bir oranla da halk kütüphanelerini hiç kullanmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

  9. İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Örgütsel Sinizm Düzeylerinin Belirlenmesi (Uşak İli Örneği Assessment of Cynicism Level of Primary School Teachers (Uşak Sample

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Akif HELVACI

    2012-09-01

    neticilerin sinizminin sebep ve sonuçlarını bilmeleri örgütteki başarı ve var ise sinizmin olumsuz sonuçlarını en etkili ve en uygun bir şekilde yönetme imkanı vermektedir. Örgütsel sinizmi etkileyen faktörlerin bilinmesi ya da algılanması yöneticilerin bu konuda duyarlı olup olumsuz sonuçlar doğurabilecek adım atmalarına engel olmaktadır. Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kamu ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu, okulda çalışma süresi değişkenlerine göre faklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir. Araştırma 2010-2011 eğitim-öğretim yılında yürütülen betimsel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın evreni Uşak ili sınırları içerisinde bulunan tüm kamu ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklemini ise tesadüfi örnekleme yolu ile seçilen 311 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Apaydın (2012 tarafından geliştirilen örgütsel sinizm ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları ilköğretim öğretmenlerin sinizm algılarının “Az düzeyinde” olduğunu göstermektedir. İlköğretim öğretmenlerinin sinizme ilişkin görüşleri cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu bakımından değişmemektedir. Okuldaki çalışma süresi bakımından, bulunduğu okulda 6-10 yıl çalışan öğretmenlerin, 1-5 yıl çalışan öğretmenlere göre daha çok sinizme sahip olduklarını göstermektedir.

  10. Have you said “equal opportunity in education”?: To be a student in Çanakkale Fevzipaşa NeighbourhoodEğitimde fırsat eşitliği mi dediniz?: Çanakkale Fevzipaşa Mahallesi’nde öğrenci olmak

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif Gezgin

    2016-06-01

    ılıklar göstermektedir. Söz konusu farklılıkların en belirgin olanlarından birinin ise bu grupların formal eğitim alanıyla olan ilişkilerinde ortaya çıktığını iddia etmek mümkündür. Bu çerçevede bu metinde, dezavantajlı grupların eğitim alanına katılım koşullarının Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nun sosyolojik yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilmesi hedeflenmekte; bu konuda düşünürün habitus, alan ve sermaye gibi kavramları yoluyla eğitim alanına nüfuz eden güç ilişkilerinin öteki olarak adlandırılan grupların gündelik yaşam deneyimlerine yansıma biçimleri değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede, tartışma konusuna somut bir zemin sağlayabilmesi anlamında, Çanakkale ili şehir merkezinde yer alan Fevzipaşa Mahallesi’yle ilgili bir takım gözlem ve görüşme verilerinden de yararlanılmış, Çingene/Roman topluluklarının eğitim alanlarında karşılaştıkları sorunlara değinilmesi ve grubun bu alanda maruz kalmakta olduğu eşitsizliklere dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu verilerin Bourdieu’nun eğitim alanıyla ilgili temel yaklaşımlarına paralellik gösterecek biçimde, egemen habitusun tahakküm altında bulunan gruplar üzerindeki ‘başarısızlığı’ içselleştirici etkisine ve eşitsizliğin meşrulaştırıldığı bir yapısal zemine işaret ettiği görülmüş; bu anlamda eğitimde fırsat eşitliği kavramının pratikte gözlemlenen sonuçlarının, özellikle ötekileştirilen kimlikleri kapsama anlamındaki yetersizliğine dikkat çekilmek istenmiştir.

  11. Examination of Turkish extreme athletes' personality traits in terms of gender and some demographic factors

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Merve Ceylan

    2015-09-01

    Full Text Available The present study was conducted for the purpose of examining the personality traits of extreme athletes. In line with this purpose a total of 227 extreme athletes, as 86 female and 141 male athletes selected through judgment sampling, that either actively compete or trains to compete in any of the branches of snowboarding, snowkiting, kitesurfing, windsurfing, river kayaking, mountain biking, free diving, paragliding and rafting were included within the sample group of the study. Questionnaire applications were carried out in extreme sports facilities throughout the country. Within the scope of the study, an 85-item short form of the Five Factor Personality Scale developed by Somer, Korkmaz and Tatar was used as the data collection tool. Data analysis was carried out by means of the SPSS 16.0 software and the percentages frequencies, mean, standard deviation and to find the differences between the sexes "independent t" test were calculated. Examining the obtained results showed that the male athletes have higher extravertion level from female athletes (p <0.05. This finding obtained in our study suggest that, in an essentially male-dominant society, the higher level of pressure women are subjected to in social, economic, cultural and psychological terms and the difficulties and pressure they experience in the working life are significant factors for women to be more introvert.     Özet Bu araştırma, ekstrem sporcuların kişilik özelliklerinin incelemesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya, yargısal örnekleme yöntemiyle seçilmiş, snowboard, snowkite, uçurtma sörfü, rüzgar sörfü, akarsu ve nehir kanosu, dağ bisikleti, serbest dalış, yamaç paraşütü, kaya tırmanışı ve rafting branşlarında yarışmacı olan ya da bir yarışmaya katılmak için hazırlık yapan, 86’sı kadın, 141’i erkek olmak üzere 227 ekstrem sporcu katılmıştır.  Anket uygulamaları, ülke genelinde bulunan

  12. 60-66 Ay Aralığında İlkokula Başlayan Öğrencilerin Kişisel Öz Bakım Ve İlkokuma-Yazma Becerilerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi The Evaluation Of The 60-66 Months Old Primary School Students’ Personal Self-Care And Initial Reading And Writing Skills According To Teachers’ Views

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat BAŞAR

    2013-09-01

    ğişikle 2012-2013 öğretim yılında 60-66 ay arasındaki öğrenciler velilerin rızasıyla ilkokula başladılar. Bu başlangıçla birlikte temel becerilerle ilgili yetersizlik, öğrenme güçlüğü gibi tartışmalar yapıldı. Raporlar yayınlandı. Bu eleştirilerin tamamı süreç başlamadan ve uygulama görülmeden sendika, vakıf ve dernekler tarafından yapılan eleştirilerdi. Nitel olarak yapılan bu çalışmada ilkokula 60-66 ay döneminde başlayan öğrencilerin ilk okuma yazma sürecinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İlkokula başladıkları dönem ile birinci sınıfı bitirdikleri dönem arasındaki süreç öğrencilerdeki gelişim ve gerçekleştirilen etkinliklere göre değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 öğretim yılında Uşak’ta görev yapan 26 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. 60-66 ay aralığında bulunan öğrencilerin dönemin başında okula uyum, tuvaleti kullanma, tuvaletten sonra ellerini yıkayabilme ve elbisesini giyme, kendi başına yiyip içebilme gibi kişisel öz bakım becerilerinde yetersiz oldukları görülmüştür. Ancak 2012-2013 öğretim yılı sonu itibari ile bu becerileri kazanmada sorunların pek görülmediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde öğrencilerin ilkokula başladıkları dönemde kalem tutma, satır aralığına yazma, sesleri yazım yönüne göre doğru yazma, tahtayı kullanma becerilerinde sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. 2012-2013 öğretim yılı sonunda okuma ve yazma sorununun aşıldığı belirlenmiştir.

  13. Seyyid Vehbi'nin Divanında Yer Almayan Bir Kasidesi The Kaside That Doesn’t Take Place In Divan Of Seyyid Vehbi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Haluk GÖKALP

    2013-03-01

    ıları üç başlıkta toplanabilir. İlk olarak mecmualar, içerdikleri zengin malzeme ile dönemin şiir zevkini yansıtırlar. Mecmua sayfalarını dolduran şiirler, nazire yazılacak kadar ya da şiir defterine kaydedilecek kadar beğenilen şiirlerin tespit edilmesini sağlar. İkinci olarak edebiyat tarihinde adı geçmeyen şairlerin tanınmasına yardımcı olur, üçüncü olarak ise yaşadığı dönemde ve sonrasında tanınan şairlerin bilinmeyen şiirlerini edebiyat araştırmacılarının istifadesine sunar. Mecmualar, divan sahibi olmayan şairlerin tanınmasına olanak sağlamanın yanı sıra tanınmış şairlerin divanlarının herhangi bir nüshasında yer almayan şiirlerinin edebiyat tarihine kazandırılmasında önemli rol oynar. Bu sayede divan şairinin tüm şiirlerini içeren mükemel divana bir adım daha yaklaşma imkânı doğar. Bu vesileyle biz de yazımızda şiir mecmualarının divan şiiri araştırmalarına katkılarını genel olarak değerlendirdikten sonra Topkapı Sarayı Kütüphanesinde bulunan Sıhhat-nâme ve Sûr-ı Hıtâna Müteallik Kasâid başlıklı şiir mecmuasında yer alan Seyyid Vehbî’nin “sıhhatnâme kasidesi”nin transkripsiyonlu metnini yayımlayacağız. Böylece on sekizinci yüzyılın önemli şairlerinden Seyyid Vehbî’nin otuz bir nüshaya dayalı divan neşrinde bulunmayan bir kasidesi literatüre kazandırılırken yeni bir sıhhatnâme metni araştırmacıların istifadesine sunulacaktır.

  14. İkinci Dünya Savaşı Sırasında Yaşanan Gıda Sıkıntısı Ve Ekmek Karnesi Uygulaması Food Shortage And Pass In Bread During The World War II

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sabit DOKUYAN

    2013-07-01

    erçevesinde yürürlüğe giren ekmek karnesi uygulaması, vatandaşı çok az miktarda bir ekmekle yaşayabilmeye mahkûm etmiştir. Maddi durumu iyi olanların pek de etkilenmediği karne ile ekmek dağıtımı uygulaması, daha çok dar gelirlileri zorlamıştır. Devlet, memurunu ve askerini gıda temini konusunda olabildiğince korumaya çalışmıştır. Karaborsacılık en üst seviyelerde kendini göstermiş, kolay yoldan para kazanabilme yolları sıkça kullanılmıştır. Devlet, sıkıntılar karşısında almaya çalıştığı tedbirlerde beklenen başarıyı sağlayamamıştır. Yaşanan sıkıntılar savaşın sona ereceğinin anlaşılmasıyla birlikte bir miktar azalış gösterse de, gıda temini sıkıntısı savaş sonrası dönemde de devam etmiştir. Halk, çektiği yoklukların temel nedeni olarak iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ni görmüş ve 1950 yılında yapılan seçimlerle bu partiyi iktidardan uzaklaştırmıştır. Bu çalışma içerisinde; 1942–1946 yılları arasında yürürlükte olan ekmek karnesi uygulamasının gerekçeleri, uygulama şekilleri, yürürlük sürecinde gerçekleşen değişiklikler ve karne sisteminin etkileri değerlendirilmiştir.

  15. Arnavutluk’taki Osmanlı Dönemi Mimarisinde İstanbul Tasvirli Duvar Resimleri İstanbul Depiction Mural Paintings in Architecture of Ottoman Period in Albania

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Metin UÇAR

    2013-09-01

    öre değerlendirilmiştir. Ayrıca, resimlerdeki üslup özellikleri ve dönemin etkileri irdelenerek, teknik ve düzenleme açısından analiz edilerek, Anadolu’daki çağdaşlarıyla karşılaştırılmaya çalışılmıştır.Osmanlı İmparatorluğu’nda XVIII. yüzyıl ortalarından itibaren başkent İstanbul ve Anadolu’daki dini ve sivil mimaride uygulanmaya başlayan duvar resimleri Arnavutluk’taki yapıların duvar yüzeylerinde de görülmeye başlar. Günümüzde çok az sayıdaki yapıda örnekleri kalmış olan duvar resimleri, yapıların iç ve dış duvar yüzeylerindeki madalyonlar, panolar, kuşaklar ve çerçevelerin içlerinde yer almaktadır. Resimlerde ele alınan konular, ağırlıklı olarak natürmort, manzara ve kent tasvirlerinden oluşmaktadır. Konu olarak seçilen kent tasvirleri içerisinde İstanbul, dönemin başkenti olması nedeniyle öncelikli bir yer teşkil eder. Genellikle hayali olarak ele alınan İstanbul tasvirleri, Akçahisar (Kruje Toptaniler Konağı, Berat Bekarlar Camii, Berat Cako (Xhaxhi Qako Evi, ve Görice (Korçe Mirahor İlyas Bey Camii duvar yüzeylerinde yer almaktadır.Konusu İstanbul olan ve günümüzde farklı ülke toprakları içerisinde kalan duvar resimleri, bölgedeki yerel sanatçılar tarafından yapılmış olmasına rağmen özellikle Ege ve Marmara bölgesinde bulunan çağdaşları ile teknik, üslup ve düzen açısından büyük benzerlikler gösterir.

  16. Bile: Kullanım Değerleri Even: Use-Values

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ece KORKUT

    2012-12-01

    Full Text Available In this article, different values of the word “even” in Turkish were studied and discussed, with the adverb and conjunction functions. 87 usages of “even” in the corpus obtained from Cumhuriyet news portal between 22 to 29 July 2012 is classified in terms of the values assumed in the utterance, and also is evaluated in terms of "presupposition" and "implied meaning" (implicit. Presupposition, producing an utterance, is supposed as a true knowledge, and it can be found in the informationgiven. As a result of the examination, it is reached in all to 7 use values:one to be associated with the "even-adverb" ("time" value, others whitthe “even-conjunction”: 1. time; 2. probability / hypothesis; 3. expectedto be, but not realized; 4. considered as the last (most surprisinglysituation, case or person; 5. the lower limit to be thought; 6. the mostunfavorable situation, case or person to be thought; 7. in thecomparison, the increased content or importance. Each use-value of“even” takes one syntax up to six. The results obtained are comparedand shown numerically. Although the presupposition in all uses,suggestive significance used frequently was determined in only 2 usevalues(third and fourth values. In addition, in some stereotypes werefound a cultural presupposition generally accepted, and in the outers,subjective value judgments and implicit meanings. Finally, someproblematic uses have been examined and analyzed. Bu makalede zarf ve bağlaç işlevleriyle ele alınan “bile” sözcüğünün kullanım değerleri incelenmiştir. 22-29 Temmuz 2012 tarihleri arasında Cumhuriyet Haber Portalı’nda yer alan 84 sözceden oluşturulan bütüncede bulunan 87 “bile” kullanımı, sözce içinde üstlendiği değerler açısından sınıflandırılmış, ayrıca “önvarsayım” ve “imalı anlam” açısından değerlendirilmiştir. Önvarsayım, bir sözce üretilirken gerçek olduğu varsayılan bilgidir ve verili bilgiden

  17. Bâbürnâme'deki Bazı Cümle Yapıları Üzerine Some Sentences Structure In Bâbürnâme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan Rüştü KARABEYOĞLU

    2012-12-01

    eşitli anlam ilişkilerinin kurulmasını sağlayan ammâ, bâvücûd, çü, çün, çün kim, egerçi, gerçi, herçi, her neçe, ne, neçük, neçükin, neçete, neçete kim, neteg, kaçan, kaçan kim, kaltı, kim, ki, takı, tâ, tâ ki, vâkıa, vaktâ ki, vakt-î, velî, zîrâ gibi cümle başı edatlarının kullanımı çerçevesinde Eski Türkçe, Orta Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi ve Çağatay dönemi ekseninde Türk dilinin cümle yapıları irdelenerek tahlil ve tanımlanmaya çalışılır.Bu yazıda ise, Türkçenin tarihî dönemlerinden birini oluşturan Çağatay Türkçesinin nesir sahasındaki örneklerinden Bâbürnâme’de karşılaşılan ve cümle bağlayıcıları olarak görev yapan egerçi-velî, bâvücûd, her néçe, néçük (kim gibi cümle başı edatlarıyla kurulu ve aralarında karşıtlama anlam ilişkileri bulunan cümle yapıları üzerinde durulacak, böylece yukarıda anılan çalışmalara hem Çağatay sahası hem de üslup çalışması yönüyle katkıda bulunulmaya çalışılacaktır.

  18. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersinde Uygulanan Performans Görevlerine Yönelik Geliştirilen Tutum Ölçeğinin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması A Study on Validity and Reliability of the Attitude Scale Designed for Performance Tasks Given in Social Studies Classes in Primary Schools

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fatih BERK

    2012-09-01

    Full Text Available Renewed Social Studies course curriculum gives place to a different assessment and evaluation tools. The aim of the study is to develop an attitude scale for the tasks which are used as assessment tools in the recent social studies syllabus depending on constructivism. Through this test, being tried to develop, it is aimed to assess the tasks given in the 6th and 7th grades in terms of students’ views. The test contains four-level Likert items. This test has been given to 249 students studying in the 6th and 7th grades. There are 129 students are female, 124 students are male. To test the construct validity of the test, an exploratory factor analysis is applied. According to the analysis results, the reliability coefficient is (Cronbach Alfa .93. As a result of the confirmatory factor analysis, the following is determined; (RMSEA is 0.059; (RMR is 0.059; goodness of fit index (GFI is 0.80; the adjusted goodness of fit index (AGFI is0.78; normed fit index (NFI is 0.93; comparative fit index (CFI is 0.97 and non-normed fit index (NNFI is as 0.96. To conclude, it may be said that the attitude scale which is designed for the tasks given in 6th and 7th grades’ social studies classes can be used to identify students’ positive or negative views. Yenilenen Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı farklı ölçme değerlendirme araçlarına yer vermektedir. Bu çalışmanın amacı, yapılandırmacı öğrenme yaklaşımına dayalı yeni Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında ölçme aracı olarak kullanılan performans görevlerine yönelik bir tutum ölçeği geliştirmektir. Geliştirilmeye çalışılan bu ölçek aracılığıyla, ilköğretim 6. ve 7. sınıflarda uygulanan performans görevlerinin öğrenci görüşleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ölçek dört boyutlu Likert tipi bir tutum ölçeğidir. Söz konusu ölçek Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan okullarda, ilköğretim 6 ve 7. sınıflarda

  19. Ekonomik Büyüme ve Çevresel Vergilerin Emisyon Miktarına Etkileri / The Effect of Economic Growth and Environmental Taxes On Quantity of Emissions

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hakan Akar

    2012-12-01

    Full Text Available Bu çalışmada, daha müreffeh bir hayat yaşama gayesiyle gerçekleştirilen sınırsız üretim ve tüketim faaliyetlerinin, çevre tahribatı yoluyla tam aksi yönde etki yapıp yapmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı, üretim ve tüketim faaliyetlerinin çevreye zarar vermesi durumunda, çevresel vergilerin bu tahribatı azaltmada etkili bir çözüm olup olamayacağı hakkında çıkarımda bulunmaktır. Çalışmanın problemi genelde çevresel bozulma, özelde de emisyondur. Öncelikle çevre ekonomisi başlığı altında çevre ile ekonomi arasındaki ilişki ortaya konulmaya çalışılmış, sonrasında analizimize hazırlık olması mahiyetinde emisyon, çevresel vergiler, GSYİH, kişi başına düşen milli gelir hakkında bilgi verilmiştir. İktisadi büyüme süreciyle çevresel bozulma arasındaki etkileşimi açıklarken Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE ve Kirlilik Sığınağı Hipotezi veya Kirlilik Cenneti’nden faydalanılmıştır. Türkiye’nin de ÇKE ile uyumlu olduğu ve milli geliri reel olarak 4090 dolardan sonra çevreye verilen zararların azalacağı tespit edilmiştir. Ayrıca milli gelir hesaplamalarında da çevresel maliyetlerin hesaba katılması zaruretine değinilmiştir. Çevresel bozulmayla çevre vergileri arasındaki ilişki de çevresel vergi gelirlerinin toplam vergi gelirlerine oranlanarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Nitel analizlerimize temel teşkil edecek veriler Avrupa Çevre Ajansı, Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nın internet sitelerinden elde edilmiş, AB ve OECD ülkelerinin iktisadi büyüme, çevresel vergi ve emisyon hacimlerine ilişkin veriler arasındaki ilişki gözlemlenmeye çalışılmıştır. Buna göre; iktisadi büyüme, farklı gelişmişlik düzeylerine göre ülkeden ülkeye farklı çevre tahribatı sonuçları vermektedir. Çevresel vergilerin etkin bir şekilde vergi sistemlerinde bulunan ülkelerde ise, emisyon

  20. Milli Kütüphane 2727 Numaralı Mecmû’a’da Kayıtlı Manzum Bir Melheme A Melheme Written In Verse Registered In The Periodical No:2727 In The National Library

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa ALKAN

    2012-12-01

    slam sonrası edebiyatımızda fal ile ilgili eserler görülmektedir.İnsanın geleceğe dair merakını gidermek için kullandığı olaylardan bazıları da Ay veya Güneş tutulması, yeni ay görünmesi, yıldız kayması, şiddetli yağmur veya dolu yağması ya da rüzgâr esmesi, gök kuşağı, şimşek, yıldırım ve deprem gibi bir takım tabiat olaylarıdır. Başka bir deyişle merak hissi, insana tabiat olaylarını kullandırarak gelecekten haber verme konusunda farklı bir yöntem oluşturtmuştur ki buna “melheme” adı verilmektedir. Arap, Fars ve Türk edebiyatında birçok örneği bulunan melhemeler, eski eserlerimiz arasında önemli bir yekün oluşturmaktadır.Bu melhemelerden biri de Milli Kütüphane 2727 numaralı mecmûada kayıtlı olan manzum bir metindir. Bu metinde ayın hangi burçta olduğunu çıkarma yöntemi ile ayın bulunduğu burca göre yapılması uygun olan ya da olmayan işler anlatılmıştır.İlgili metni konu alan bu çalışmamızda fal ve melhemelerle ilgili bilgi verildikten sonra adı geçen mecmuada kayıtlı bu manzum metin incelenmiş, transkribe edilmiş, ayrıca metinde geçen kelimeleri içeren bir sözlük de yazıya eklenmiştir.

  1. A literature review on accounting education in Turkey, etichal values, and occupational ethicsTürkiye’de muhasebe eğitimi, etik değerler ve meslek etiği üzerine literatür taraması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ali Aykut Peker

    2016-02-01

    alışmanın amacı, Türkiye’de muhasebe etik kurulları ve muhasebe etik eğitimi kapsamında geleceğe ilişkin bir perspektif oluşturmaya çalışmaktır. Muhasebe eğitimi ve etik kodlar kapsamında Türkiye’de yapılan çalışmalar incelendiğinde,  genel itibariyle meslek mensupları ve işletme sahiplerinin etik ilkelere uygun davranışlar sergiledikleri, etik dışı davranışlarda bulunanların ise bunun nedeni olarak mükelleflerin baskısı ve yasal mevzuattaki boşlukları göstermişlerdir. Çalışmalarda cinsiyet değişkenine göre erkeklerin, yaş değişkenine göre gençlerin, gelir düzeyi değişkenine göre ise geliri düşük düzeyde olanların etik dışı davranışlara daha fazla yöneldikleri belirlenmiştir. Eğitim değişkenine bakıldığında ise etik dışı davranışlarda bulunan tarafların eğitim seviyesinin daha düşük olduğu, alınan eğitimlerin etkili ve verimli olamadığı ve bu eğitimi veren kurumların etik eğitimine gerekli önemi vermediği sonuçlarına ulaşılmıştır.

  2. Effects of instruction based on realistic mathematics education on mathematics achievement: A meta-analysis studyGerçekçi matematik eğitimi destekli öğretimin matematik başarısına etkisi: Bir meta-analiz çalışması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Abdullah Kaplan

    2015-07-01

    olarak, pozitif yönde ve orta düzeyde (Q= 16.406; p= 0.127 etkiye sahip olduğu ve araştırmaya dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri dağılımının homojen olduğu görülmüştür. İstatistiksel anlamlılık amacıyla yapılan Z testi sonunda etki büyüklüğü değerinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (Z=7.966; p<0.05. Araştırmanın yayın yanlılığını test etmek amacıyla Orwin’in yöntemine göre hata koruma sayısı 91 hesaplanmıştır. Bulunan bu değere göre çalışmanın yayın yanlılığına sahip olmadığı söylenebilir.

  3. Öğretmen Adaylarının Meslek Öncesi Tükenmişlik Düzeyleri The Prevocational Burnout Levels of Teacher Candidates

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İbrahim ÇANKAYA

    2012-09-01

    meslek öncesi süreçte yer alan öğretmen adaylarında tükenmişliğin azaltılması onların kişisel başarılarının artırılmasına, yöneticilerin onlara sosyal destek sağlamasına, sürekli öğrenmeyi teşvik etmesine ve takım çalışmasını özendirmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının meslek öncesi tükenmişlik düzeyine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubu 2011-2012 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Uşak Üniversitesi Halil Kaya Gedik Eğitim Fakültesinde öğrenim gören matematik, türkçe, fen bilgisi, sınıf ve sosyal bilgiler öğretmenliği son sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada Tümkaya, Çam ve Çavuşoğlu tarafından geliştirilen tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 10 maddeden oluşan tek faktörlü 5’li likert tipi bir ölçektir (tablo 2. Araştırmada ölçeğe doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiştir. Çalışma grubunda bulunan 373 öğretmen adayından geriye dönen 176 ölçek değerlendirilmiştir. Öğretmen adaylarının genel olarak “nadiren” düzeyinde tükenmişlik yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeyleri arasında cinsiyet ve ailevi durum değişkeni açısından anlamlı bir farklılık görülmemiştir.

  4. Examining Middle School Mathematics Teachers’ Use of Information and Communication Technologies and Psychomotor Skills [Ortaokul Matematik Öğretmenlerinin Bilgi İletişim Teknolojisi ve Psikomotor Beceri Kullanımlarının İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alattin Ural

    2015-04-01

    , hangi sınıfta, ne şekilde kullanıldığını ve bunların kullanımına yönelik öğretmen görüşlerini araştırmaktır. Yazışma tekniği kullanılarak, Burdur merkezde bulunan 7 ortaokuldaki 25 matematik öğretmeninin 22’ sine açık uçlu sorulardan oluşan bir soru formu elden dağıtılmış ve aynı yolla yanıtlar yazılı olarak alınmıştır. Araştırma tarama modelinde olup nitel bir çalışmadır. Öğretmenlerin yanıtları betimsel analiz yöntemiyle incelenmiş, doğrudan alıntılara yer verilerek kategorik olarak sunulmuştur. Psikomotor beceriler açısından sırasıyla; geometride pergel-cetvel-iletki, noktalı–izometrik-milimetrik kâğıt, kâğıt kesme-katlama; cebirde ise kesir şeritleri ve cebir karoları kullanıldığı belirlenmiştir. Kullanılan sınıflar ise sırasıyla 5, 6, 7 ve 8 şeklindedir. BİT kullanımı açısından sırasıyla; Morpa ve MEB Vitamin (geometride görsellik gerektiren konularda, PowerPoint sunusu (katı cisimler, fraktallarda ve internetteki animasyon ve videolar (katı cisimler, üçgenler, fraktalar, örüntü ve süslemeler, denklemler, simetri konularında kullanıldığı görülmüştür. Kullanılan sınıflar ise sırasıyla 8, 7, 6 ve 5’ dir. Öğretmenler, BİT ve psikomotor kapsamındaki faaliyetlerin yapılamamasının gerekçesi olarak, yeterince zaman olmamasını, bilgisayarların yetersizliğini, sınıf mevcutlarının çok olmasını ve beklentilerin sınavlara hazırlık olmasını başlıca neden olarak ifade etmiştir.

  5. Ortaokul Öğrencilerinin Bilgiye Erişim Aracı Olarak İnternete Yaklaşımları: Betimleyici Bir Çalışma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halise Şerefoğlu Henkoğlu

    2015-01-01

    Full Text Available Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin bilgi kaynağı olarak internete yaklaşımlarının, bilgi arama sürecinde internetin sunduğu üstünlüklere ilişkin düşüncelerinin, internet ortamında bilgi ararken karşılaştıkları problemlerin ve elde ettikleri bilgiyi kullanma sürecinde kaynak gösterme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiş nitel bir çalışmadır. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için ortaokul beşinci ve altıncı sınıf öğrencileri seçilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği ortaokulda öğrenim gören öğrencilerden çalışmaya katılmayı kabul eden 165 öğrenciye 10 adet açık uçlu sorudan oluşan bir form uygulanmış ve elde edilen veriler içerik analizi tekniğinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; öğrencilerin interneti bir bilgi kaynağı olarak nasıl değerlendirdikleri, bilgiye erişiminde internetin sunduğu üstünlükler ve karşılaşılan problemler, öğrencilerin bilgi arama sürecinde internette tercih ettikleri öncelikli kaynaklar ve öğrencilerin kaynak gösterme özellikleri ve kaynak gösterme konusundaki farkındalıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular öğrencilerin bilgiye erişimde interneti öncelikli olarak tercih ettiklerini; interneti kolay ulaşılabilen, bilgiye daha hızlı ve rahat bir şekilde erişim olanağı sağlayan ve aranan her türlü bilginin bulunabileceği bir ortam olarak algıladıklarını; internetin sunduğu üstünlüklerin yanı sıra bilgiye erişimde bireyden ve ortamdan kaynaklanan birtakım problemleri de beraberinde getirdiğini ve öğrencilerin internetten bulunan bilgileri ödevlerinde kullanırken kaynak belirtme konusunda yeterli bilince sahip olmadıklarını ortaya koymaktadır.Anahtar Sözcükler: İnternet, bilgi arama, bilgi okuryazarlığı, ortaokul öğrencileri, arama motoruApproaches of Middle School Students to Internet as an

  6. Kent Modelleri ve Sürdürülebilir Kent Yönetimi Models of the City and the Sustainable Urban Management

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin DURGUTER

    2012-09-01

    ından itibaren ekonomik, sosyal, politik etmenlerden dolayı etkilenmiş ve değişime uğramıştır. Günümüz bilgi ve enformasyon çağında ise kentler; insanoğluna yetersiz gelmekte, ihtiyaçlarını ve güvenliğini sağlayamamaktadır. Kentlerin geçmiş nesillerden devralınıp, bugünkü sakinlerine kaliteli bir yaşam tarzı sunmaları ve gelecek nesillere de kullanılabilir şekilde teslim edilmesi önem arzetmektedir. Bu ise kentlerin inşasının ve yönetiminin insan ve çevre odaklı olmak üzere köklü değişim ve dönüşümünü gerektirir. Mevcut bulunan şehirler insanların gündelik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalmaktadır. Her şeyin insanın kaliteli bir yaşam sürmesi için kurgulandığı günümüz dünyasında kent şekilleri de değişmektedir. Bu durum ise gelişen ve dönüşen dünyamızda yeni şehir anlayışları ve modelleri ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve enformasyon çağının gereklerine uygun ve ihtiyaçlarını karşılayan yeni kent modelleri geliştirmiştir. Varolan kentler ya ihtiyaca cevap verememekte, ya eskimekte ya da insanların hayatını kargaşaya sürüklemektedir. Kentler dönüşüm projeleriyle yaşanabilir mekanlar haline getirilmeye, kaliteli bir yaşam imkanı verebilecek duruma getirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’ de belediyelerin büyük bir bölümü küçük ölçekli ve kırsal karakterlidir. Bu yerleşim birimlerinin kırsal özelliklerinden kurtulamadığı, dolayısıyla her belediye biriminin gerçek anlamda “kent” olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. Sürdürülebilir kent yönetimi açısından Belediye yönetimlerinin, Sivil Toplum Kuruluşları aracılığı ile kent insanını karar sürecine katmaları hem katılımcılık ilkesinin gerçekleşmesine, hem de doğru kararlar alma şansına sahip olunmasına katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte yönetimler, alınan kararların uygulanması aşamasında gerekli destekleri daha başlangıçta elde etme

  7. XVIII-XIX. Y��zyılın İlk Yarısında Gebze Menzilhanesi Gebze Range Area (Menzilhane During First Half Of The 18th-19th Centuries

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar BAŞ

    2013-07-01

    ihtiyaçlarının karşılanması için geçmiş zamanlarda muhtelif teşkilat ve tesisler oluşturulmuştur. Bunlardan biri de menzil teşkilatı ve menzilhanelerdir. Bu teşkilat, haberleşme, ulaşım, konaklama, dinlenme, hayvan temini gibi hususlarda önemli roller oynamışlardır. Osmanlı Devri’nde, özellikle Kanuni Sultan Süleyman’ın Veziri Lütfi Paşa, teşkilatı geliştirmiş ve belli esaslara bağlamıştır. XVII. yüzyılın sonlarına doğru, aynı teşkilatın yapısı, idaresi ve işleyişi günün şartlarına uyumlu hale getirilmiştir. Buna göre, Anadolu ve Rumeli tarafında mevcut menziller yanında, belli aralıklarla yeni menziller açılmıştır. Söz konusu merkezler arasında, ana yolların birleşip kesiştiği kavşaklarda bulunan ve merkezî büyük şehirlere yakın olanları önem kazanmıştır. Bu bakımdan Gebze Menzilhanesi, benzerleri arasında Anadolu’da öne çıkan en önemli müessese olmuştur. Merkezî konumu dolayısıyla ulak, hac ve sefer menzili görevi yapmıştır. Ancak ulak menzilhanesi özelliği öne çıkmıştır. Sivil kişilerin de kullandığı bir mekân özelliğini taşımıştır. Bu mevkide, eskiden beri menzil hizmeti verilmekle beraber, Menzilhane’nin kuruluşu tahminen XVII. yüzyılın sonlarında gerçekleşmiştir. Tanzimat İdaresi’nin getirdiği yeni sistem ve zamanın ihtiyacı göz önünde bulundurulmak suretiyle bu dönemden itibaren postahane şeklinde emaneten veya kiraya verilerek idare edilmeye başlanmıştır. Bununla beraber, eski sistem ve idare şeklini kısmen muhafaza etmiştir. Kuruluşundan kapanışına kadar, kalabalık bir görevli grubu ve ziyaretçileri eksik olmamıştır. Menzilhane hakkında bol miktarda belge ve defter kaydı bugüne kadar ulaşmıştır. Ulak, hac ve sefer organizasyonlarındaki önemine binaen incelemeye değer görülmüştür. 27 Ekim 1862 tarihinde lağvedilmiş ve demirbaş eşyası satılmak suretiyle geliri hazineye devredilmiştir.

  8. Milas (Mesudiye Bakır Madeni (1750-1816 Milas (Mesudiye Copper Mine (1750-1816

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İlhan EKİNCİ

    2013-07-01

    Full Text Available Copper mines of Milas (Mesudiye was the end point ofGumushane mining basin before opening of Black Sea to internationaltrade. The mine was under the control of Gumushane Maden Emins andafter that it controled by Vaqf-ı Humayun (Foundation of OttomanDynasty. We can understand that Gumushane Maden Emins took theirsupport about supplying miners to the mine because of this new statue.The mine became almost inoperable so Ottoman administrators gaveback the tax farming right (iltizam to Gumushane Emins. It isunderstood that the mine had been an area of struggle for influncebetween local authorities and central goverment. Because the mine hadfaced alot of problems at operation period. For example lack of qualifiedpersonel and mine flooding. İn addition struggle between ayans aroundthe mine area is another negative factor about the production of themine. The state took some precautions for making the Milas CopperMine mor profitable. Requesting support for the mine from GumushaneMaden Emins, enabling powerful local ayans to receive tax farmingrights, gradually increasing the taxes, facilitating the taxation andtransportation are a few of those precautions. But, since there is no newinformation about the mine beginning forum XIX. century, we canunderstand that the mine was abondoned and closed. As we couldfollow the mine had opened again in the second half of XIXth centurybut it was closed after deportation of non-moslem subjects at earlyyears of republic period. The main aim of this article is to study a localmine’s opening, operating and closing processes. Karadeniz’in uluslararası ticarete açılmasının öncesinde Milas (Mesudiye kazasında ortaya çıkarılan bakır madeni Gümüşhane madenleri havzasının batıdaki en uç noktasında bulunuyordu. Maden bulunduktan sonra Gümüşhane Maden Eminlerinin kontrolünde kalmış, akabinde eminlerin elinden alınarak Vakf-ı Hümayun’a bağlanmıştır. Önce İstanbul merkezde bulunan ileri

  9. Deşifre Şarkı Söyleme Eğitimine Yönelik Öğretim Metodu Önerisi A Recommended Teaching Method For Sight-Singing Education

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevan NART

    2013-03-01

    şkilidir. Deşifre şarkı söyleme, sözlü bir müzikeserini ilk görüşte müzik yazısına uygun olarak doğrudan sözleriyleçözümleyerek seslendirebilme becerisidir. Mesleki müzik eğitimindemüziksel okuryazarlığın en üst basamağı sayılabilecek bu beceri müzikeğitimi alan her bireyin geliştirmesi gereken bir beceridir ve her bireydebelli düzeyde bulunan deşifre şarkı söyleme becerisi planlı, programlı,sistemli ve düzenli çalışmalarla geliştirilebilir.Ülkemizde deşifre okuma becerisini geliştirmeye yönelik özgünçalışmalar birkaç kaynak kitapla sınırlı bulunmaktadır. Deşifre şarkısöylemeye yönelik ise sistemli ve planlı hiçbir uygulama yapılmamakta,bilimsel araştırma ya da kaynak bulunmamaktadır. Yurt dışında ise1800’lü yıllardan bu yana deşifre şarkı söyleme öğretimine yönelik çoksayıda yayımlanmış kaynak bulunmaktadır ve pek çok yöntem başarılıbir şekilde uygulanmaktadır.Bu çalışmada deşifre şarkı söyleme öğretim materyali olarakönerilen metot, deşifre şarkı söyleme alanındaki bu kaynak eksikliğinigiderme düşüncesiyle yapılan doktora araştırmasında geliştirilip,uygulanmış özgün bir öğretim metodudur. Çalışmada deşifre şarkısöyleme için önerilen öğretim yöntemi ve öğretim sistemi ile deşifreşarkı söyleme öğretim programı ve materyallerinin oluşturulmasınailişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu metot deşifre şarkısöyleme eğitimine yönelik Türkiye’de yazılmış “ilk” öğretim metoduniteliğini taşıdığından ve bu alanda yapılabilecek başka araştırmalara,eğitim-öğretim programlarına ve uygulamalarına yol gösterip kaynakoluşturması açısından önem taşımaktadır.

  10. Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerin Konuşma Kaygılarının Değerlendirilmesi An Evaluation of Speaking Anxiety for Learners of Turkish as A Foreign Language

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muhammed Eyyüp SALLABAŞ

    2012-09-01

    şısındakilere sözlü olarak aktarmasına konuşma denmektedir. Konuşma dilin anlatma boyutu içinde yer almakta ve kendini ifade etmenin temel aracını oluşturmaktadır. Sözlü anlatım hem toplum için hem de bir beceri olarak dil eğitiminde önemli bir yere sahiptir. Hakkında en az çalışılan konuşma becerisinin yabancılara Türkçe öğretimi alanında da çalışılması oldukça önemlidir. Bu çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin Türkçe konuşmaya yönelik kaygıları belirlenmeye ve çeşitli değişkenler bakımından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi Taksim Şubesinde öğrenim gören C Seviyesinde (Yüksek Türkçe bulunan 68 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya temel teşkil eden veriler, Özdemir tarafından geliştirilen “Konuşma Kaygısı Ölçeği” ve “Kişisel Bilgi Formu” aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda toplanan veriler, verilerin özelliklerine uygun analiz teknikleri ve SPSS - 16.0 programı kullanılarak çözümlenmiş; bulgular, tablolar hâlinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin iki değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için verilere t testi uygulanmıştır. Elde edilen değerlerin ikiden fazla değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA kullanılmıştır. Çalışmada, Türkçenin zor bir dil olmadığını düşünenlerin zor olduğunu düşünenlere göre anlamlı düzeyde kaygı düzeylerinin düşük olduğu, diğer değişkenlerin anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir.

  11. Çivi Yazılı Hukukta Kölelere Verilen Cezalar Punishments Given To Slaves In Cuneiform Law

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf KILIÇ

    2013-09-01

    varlığını yararlı görmüşlerdir. Böylece savaş tutsakları, kötü veya hastalıklı ürün yıllarından dolayı istenilen miktarda hasat elde edemeyip fakir düşerek mülkünü başkasına devretmek zorunda kalan insanlar, borcunu ödeyemeyen borçlular, ailesine karşı gelen ve bu sebeple cezalandırılarak evlatlıktan çıkarılan kişilerden bir köle sınıfı oluşturmuşlardır. Köleleri ucuz ve daimi emek olarak görenbu toplumlar bu sınıfın sürekliliğini sağlamak için kölelerin bazı davranışlarını suç kabul ederek, gelir-geçer olan hukuki normlarında buna karşılık bazı cezai müeyyideler öngörmüşlerdir. Bu çalışmanın amacı kölelerin hukuk nazarında suç kabul edilen fiillerine karşılık verilen cezaları ortaya koymaktır. Bu noktada çivi yazılı hukuk sistemine sahip olan Eski Mezopotamya toplumları Sümer, Babil ve Asur ile Anadolu’daki Hititlerin neşredilmiş olan kanun metinleriüzerinde inceleme yapılmıştır. Söz konusu toplumların çivi yazılı kanun metinlerinden çıkarılan neticelere göre, kölelerin cezalandırılmasını gerektiren davranışlar şunlardır: KöleninEfendisinin Evinden Kaçması, Bir Cariyenin (kadın kölenin Efendisinden Habersiz Başını Örtmesi, KöleninHırsızlık Yapması ve KöleninEfendisineKarşı Gelmesi. Bu tür davranışlarda bulunan kölelere bazı organları sakatlanmaktadır. Bununla birlikte evden kaçan bir köleyi saklayan kişiye ise ölüm cezası verilmektedir.

  12. Râhatü’l-İnsân (Pend-Nâme-i Enûşîrvân’ın Türkçe Bir Tercümesi A Turkish Translation of Râhatü’l-İnsân (Pend-Nâme-i Enûşîrvân

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Müjgân ÇAKIR

    2012-09-01

    ı kaynaklarda Râhatü’l-insân veya Pend-nâme-i Enûşîrvân diye adlandırılmış olanıdır. Rıza Kulı Han Hidayet’in Bedâyi‛-i Belhî’ye ait olduğunu belirttiği metnin şairi meselesi ihtilaflıdır. Charles Schefer’in Chrestomathie Persane adlı eserinde neşrettiği metnin mukaddimesinde adı geçen “Şerîf-i Şair”in Ebû Şerîf Muhalledi-yi Gurgânî olduğu da iddia edilmektedir. Râhatü’l-insân Türkiye Kütüphanelerinde nüshaları olan bir eserdir. Bu makalede metin ve onun Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih Bölümü, No. 5385’te “Pend-i Nûşîrevân-ı Âdil” adıyla kayıtlı bulunan Türkçe mensur bir tercümesi üzerinde durulacaktır. Bu tercümede Nûşîrevân’ın tacının onyedi diliminde (küngüre yazılı olan nasihatlar sıralanmakta ve bu âdil hükümdarın nasihatlarını askerlerinin okuyabilmesi için yılda bir kez tacını uygun bir yere astırdığından bahsedilmektedir. Nûşîrevân’ın nasihatlarında amacının insanlarını ahlâkî bakımdan eğitmek, insanlar arası ilişkileri düzenlemek kadar tebaa ile hükümdar arası münasebete yön vermek olduğu da görülmektedir. “İhtiyar ve zayıflara hürmet edin, ana baba hakkını gözetin, işlerinizi âlimlere danışarak yapın, dilinize hakim olun, emanete hıyanet etmeyin, düşündükten sonra konuşun” vb. Nûşîrevân’ın tacında kayıtlı olan nasihatlardan bazılarıdır. Makalede eserin Farsça nüshalarıyla Türkçe tercümesi arasındaki farklılıklara da temas edilmeye çalışılacak ve Türkçe tercümenin transkripsiyonlu şekline yer verilecektir.

  13. Determining whether the symptoms of Female Athletic Triad in Badminton female league athletes and National Team existand the knowledge levels of them on Female Athletic TriadAtletik Triad'ın belirtilerinin kadın lig ve A Milli Takımındaki Badminton sporcularında görülme durumu ve bu sporcuların Atletik Triad hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Müge Sarper Kahveci

    2016-08-01

    ı Badminton Lig sporcusu olmak üzere toplam 34 sporcunun gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Wengreen tarafından 2014 yılında oluşturulan genel geçerliliği kontrol edilmiş Female Athletic Triad Anketi kullanılmıştır. Yapılan çalışmada sonuç olarak; her iki gruptaki bayan sporcuların da "Kadın Atletik Triad'ını daha önce duymadıkları belirlenmiştir. Kalori alımıyla ilgili soruda Lig Badmintoncularının %25'i alamıyoruz cevabını vermiştir. Stres kırığıyla karşılaşma sorusuna Milli Badmintoncuların %66'sı evet yanıtını vermiştir. Yine pek çok badmintonucunun ilk menarş yaşı sorulduğunda Lig badmintoncularının genelde 14-15 yaş grubunda, Milli sporcuların ise genelde 15-16 yaş grubunda oldukları saptanmıştır. Son olarak reglilerinin düzenliliği ile ilgili sorulan soruda genellikle Milli Badmintoncuların %44'ünün adetlerinin yıl içinde çok düzensiz olduğunu belirtmişlerdir. Bütün bu sonuçlardan yola çıkarak; öncelikle araştırma sonucunda risk altında bulunan sporcuların Kadın Atletik Triadı hakkında Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Eğitim Dairesi ve spor federasyonlarının alan uzmanlarından destek alınarak hazırlanacak seminerler aracılığıyla bilgilendirilmesi ve sonrasında bu seminerlerin badminton dahil olmak üzere her spor branşı için yaygınlaştırılması önerilebilir.

  14. Tanzimat'tan II. Meşrutiyet'e Hüdâvendigâr Vilayetinde Karayolu Yapım Çalışmaları From Tanzimat Period To The Second Constitutionalist Hüdâvendigâr City Highway Construction Works

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emrah ÇETİN

    2013-09-01

    zellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren karayolu meselesine büyük önem verilmiş ve yıllardır ihmal edilen karayollarının ıslahı için çalışmalar başlatılmıştı. Devlet, hazırlattığı projelerle yeni yollar inşa etmeye, eski yolları tamir etmeye çalışmış, bunlarla ilgili birçok nizamname yayımlamıştı.Tanzimat’ın ardından İmparatorluğun karayolu serüveni İmar Meclisleri’nin çabalarıyla başlamıştı. İmar meclisleri oluşturulurken ulaşıma öncelik verilmesi şart koşulmuş, bu meclislere öncelikli görev olarak bölgelerinde yapılacak yolların tespit edilmesi vazifesi verilmişti. İlk iş olarak 1848’de Karadeniz’i Orta Anadolu üzerinden Arabistan’a bağlamak için Trabzon-Bağdat arasında şose yolu yapılması kararlaştırılmıştı. Ancak bunun için hazinede yeterli kaynak bulunamadığı gerekçesiyle bu girişim ertelenmişti. Bu arada yine İmar Meclisleri’nin çabalarıyla Trabzon-Erzurum ve Bursa-Gemlik arasında yol yapım çalışmaları başlatılmıştı. Bu amaçla yapılan çalışmalar yeterli kaynak bulunamaması ve gereken ilginin gösterilmemesi yüzünden yarım bırakılmıştı.Hüdâvendigâr vilayeti yol yapım ve onarım meselesinde en çok önem verilen vilayetlerden birisi idi. Zira Anadolu Sağ Kol Güzergâhı yollarının önemli bir kısmı Hüdâvendigâr vilayeti sınırları içerisinden geçtiğinden her dönemde vilayet yollarının yapım ve onarımına dikkat edilmişti. Ayrıca İstanbul'un iaşesinin temininde Hüdâvendigâr vilayeti oldukça önemli bir yer teşkil ettiğinden vilayetin yollarının yapımı ve düzenli olarak onarımı gerçekleştirilmeye çalışılıyordu. Bu çalışmada Tanzimat'tan II. Meşrutiyet dönemine kadar geçen sürede vilayet dâhilinde bulunan mevcut yollar ortaya konulurken, yapılan yeni yollar ve tamirat işleri ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılacaktır.

  15. YUNUS EMRE TÜRKÇE ÖĞRETİMİ SETİ’NDE YER ALAN METİNLERİN TÜR, TEMA VE ÖZGÜNLÜK AÇISINDAN İNCELENMESİ / INVESTIGATION ACCORDING TO THE TEXT OF THE TYPE, THEMES AND ORIGINALITY IN YUNUS EMRE TURKISH TEACHING BOOKS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nilüfer SERİN

    2015-09-01

    Full Text Available Yabancı dil öğretiminde temel kaynak olarak ders kitaplarının kullanılması, kitaplarda yer verilen metinlerin seçimini önemli kılmaktadır. Avrupa Ortak Dil Çerçevesi’nde de yabancı dil öğretiminde metinlerin önemine dikkat çekilmekte, metinlerin sadece okuma becerisinin değil aynı zamanda konuşma ve yazma becerisinin de gelişmesine yardımcı olmasından ötürü öğrencilerin fazla sayıda metinle karşılaşması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Bunun dışında dil öğrenenlerin söz varlığının gelişmesine, öğrendikleri dilin taşıdığı kültürü tanımalarına, hedef dilin konuşulduğu ülke/ülkeler hakkında bilgi edinmelerine de katkı sağlamaktadır. Bu hususta etkili ve verimli bir yabancı dil dersi için ders kitaplarına seçilecek metinlerin de öğrencilerin seviyesine, dersin hedef ve amaçlarına uygun olması gerekmektedir. Muhakkak ki edebî türler, metnin özgünlüğü ve teması ders kitaplarında yer alan metinlerin seçiminde göz önünde bulundurulacak önemli kıstaslardandır. Bu bağlamda, bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretilen merkezler tarafından gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sıklıkla tercih edilen Yunus Emre Türkçe Öğretim Seti’nde yer alan metinler nitel araştırmaya hizmet edebilecek şekilde doküman analizi tekniğiyle tür, tema ve özgünlük bakımından incelenmiş, elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Böylece bu sette yer alan metinlerin hangi edebî tür ve temalar üzerinde yoğunlaştığı, hangi seviyede hangi edebî türe ağırlık verildiği, özgün metin kullanımına ne ölçüde yer verildiği ve kitaplarda bulunan metinlerin Avrupa Ortak Dil Çerçevesi’nde yer verilen metinsel ölçütlere uygunluğu tespit edilmiştir. / The use of textbooks as the primary source of foreign language teaching makes the selection of texts included in books important. The Common European

  16. ELAZIĞ KOLAN SPAS HOT SPRING WATERS KOLAN (ELAZIĞ KAPLICALARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet ATASOY

    2009-12-01

    Full Text Available Kolan spas on the border of Elazığ and Tunceli are formed between Karakoçan, Pamuklu and Bardaklı fracture zones which are matched around Hamam Mountain geometrically. The slopes looking the north of Hamam Mountain and the spring waters which is on Peri Water valley, because of the area’s geomorphological and techtonical structure, they are in a very deep valley. Because of the area’s limestone structure, in some way canyon seemed as if it is a valley. Peri Water valley has been rasing by techtonical activities and the exit of spa water have changed several times. The existence of spring water is related to techtonical structure and lithological features of the area. Because of the spring water’s being direct into Karakoçan limestone zone, it has been formed, in this techtonical structure which is lined north and south and from these directions fractures and cracks, hot waters come out of the surface. Controlling these spa water, like stalactite, stalagmite, pillar, travertine, limestone tufa karst froms or shapes are encountered. With the model “Do, run and transfer” foundations are formed and a lot of visitors come to visit especially from the vicinity every year. Kolan Kaplıcaları, Elazığ ile Tunceli sınırında Karakoçan, Pamuklu ve Bardaklı Fay Zonları’nın Hamam Dağı’nın çevresinde geometrik olarak çakıştığı yerlerde oluşmuşlardır. Hamam Dağı’nın kuzeye bakan yamaçları ve Peri Suyu vadisinde bulunan kaplıcalar, sahanın jeomorfolojik ve tektonik yapısından dolayı oldukça derin bir vadi içerisinde bulunmaktadır. Kalkerli arazinin özelliğinden dolayı yer yer kanyon vadi görünümünü almıştır. Peri Suyu vadisi tektonik hareketlerle yükselmekte ve kaplıca sularının çıkış yerleri de birkaç defa değişmiştir. Kaplıca kaynakları varlığını sahanın tektonik yapısı ile litolojik özelliklerine borçludur. Kaplıca sahası doğrultu atımlı Karakoçan Fay Zonu i

  17. CHAY KARAGACH’S POEM CONSISTENCY EVALUATION RELATED TO SOCIOCULTURAL STRUCTURE OF KASHQAI TURKS ÇAY KARAGAÇ ŞİİRİ BAĞLAMINDA KAŞKAY TÜRKLERİNİN SOSYOKÜLTÜREL YAPISINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet KARAASLAN

    2011-12-01

    ısmı geleneksel göçebeyaşantısını sürdürebilmektedir. Hüseyin Ali Kaimi konargöçer bir KaşkayTürkü olarak bütün ömrünü “Kaşkay Eli”nin içinde geçirmiş obanındertlerini, başından geçenleri, Kaşkayların şu anki halleriyle eski halleriarasındaki farkları, Kaşkay Türklerinin tarihini, geleneğini, kültürünü;göç güzergâhı üzerinde bulunan Karagaç Çayı ile dertleşerek ona sorularsorarak anlatmaya çalışmıştır. Koşma destan biçiminde kaleme alınmışbu yüz elli kıtayı aşkın manzumede birçok yönüyle Kaşkay Türklerinigörmek, şehir hayatının içerisinde kaybolmaya ve hâkim unsurlararasında erimeye yüz tutmuş kadim Kaşkay kültürünün, özlemini, onunmısralarıyla hissetmek mümkündür. Yapılan çalışmada, Karagaç nehrinibir metafor olarak topyekun bir Kaşkay kültürünü tanımlamak içinkullanan ve aşık tarzı kültür geleneğinin önemli bir temsilcisi olanHüseyin Ali Kaimi‟nin bu önemli şiiri çerçevesinde Kaşkaylar hakkındabilgi vermek öte yandan Güney‟in Şehriyarı diyebileceğimiz Kaimi‟yi ve Çay Karagaç şiirini Türkoloji dünyasına tanıtmak amaçlanmıştır.

  18. Değerler Eğitimi Üzerine Yapılmış Lisansüstü Düzeyindeki Çalışmaların Değerlendirilmesi Evaluation of Post-Graduate Theses on Values Education

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bilal ELBİR

    2013-03-01

    verilen önem üzerindeki değerlendirmelere dayanan ölçütler temel alınarak tanımlanırlar.Bu çalışmanın amacı değerler eğitimi üzerine yapılmış lisansüstü çalışmaların değerlendirmesini yaparak, bu alanda üzerinde araştırma yapılabilecek konuların var olup olmadığını tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda yapılan taramalar sonucunda tam metni erişime açık olan lisansüstü çalışmaların dış yapı ve içerik analizleri yapılmıştır. Çalışmanın yapısı gereği meta-analiz yöntemi kullanılmıştır.Çalışmada YÖK Ulusal Tez Merkezinde tam metnine ulaşılabilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kapsamı dışında kalan toplam 21 doktora ve yüksek lisans tezi incelenmiştir. Ulaşılan tezlerde öncelikle konu sınıflandırılmasına gidilerek gerekli istatistiklere ulaşılmıştır. Daha sonra tezlerin ortaya koyduğu sonuç ve önerilerdeki ortak noktalar tespit edilmiştir.Sonuç, değerler eğitimi üzerine yapılan tezlerin çoğunda araştırmacılar Türkiye’de değerler eğitiminin yeteri kadar özümsenmediğini belirtmişlerdir ve değerler eğitimi alanında bulunan bu boşluğun bir an önce doldurulması konusunda aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Ayrıca öğretmen adaylarının ve şu an görev yapmakta olan öğretmenlerin değerler eğitiminin öğretimi sırasında kullanabilecekleri çağdaş yöntem ve teknikler hakkında bilgilendirilmeleri gerektiği vurgulanmıştır.

  19. Örgütsel Bağlılık ile Örgütsel Sinizm ve Örgütsel Muhalefet Arasındaki İlişki The Relationship Between Organizational Commitment and Organizational Cynicism and Organizational Dissent

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kaya YILDIZ

    2013-07-01

    örülmektedir. Örgütsel sinizm ve örgütsel muhalefet bu değişkenlerden biridir. Son yıllarda örgütsel sinizm ve örgütsel muhalefet örgütsel davranış disiplininin ilgilendiği yeni konular içerisinde yer almaktadır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerini etkileyen sinizm ve muhalefet algılarının bilinmesi önemli görülmüştür. Bu araştırmanın amacı; İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık ile örgütsel sinizm ve örgütsel muhalefet algıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2012-2013 öğretim yılında Bolu ili merkez ilçe sınırlarında bulunan ilkokullarda görev yapan 219 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri, ölçeklerle toplanmıştır. Araştırma verileri öğretmenlerden Meyer ve Allen (1984 tarafından geliştirilen ve Boylu, Pelit ve Güçer (2007 tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Örgütsel Bağlılık Ölçeği”, Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999 tarafından geliştirilen Kalağan (2009 tarafından Türkçeye uyarlanan “Örgütsel Sinizm Ölçeği” ve Özdemir (2010 tarafından geliştirilen Örgütsel Muhalefet ölçeğinin “Muhalif Davranışlar Alt Ölçeği” ile toplanmıştır. Araştırmada veriler; SPSS 16.0 paket programında frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve korelasyon gibi betimsel istatistiksel işlemlerle analiz edilmiştir. Araştırmada İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık ile örgütsel sinizm ve örgütsel muhalefet algıları arasında bir ilişki olduğu sonucuna ulaşımıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık ile örgütsel sinizm algıları arasında yüksek düzeyde negatif, örgütsel muhalefet algıları ile ise orta düzeyde negatif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  20. Kuva-yi Milliye Müzesindeki Sırp Kralı II. Stefan Uroš Milutin (1282-1321 Dönemine Ait Gümüş Sikke A Silver Coin of Serbian King Stephan Uros II Milutin (1282-1321 from Kuva-yi Milliye Museum

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ceren ÜNAL

    2012-12-01

    bulunmaktadır. Kuva-yi Milliye Müzesi’nde, 2011 ve 2012 yılı Ağustos ayları arasında yapılan çalışmalar sonucu Ortaçağ Sırbistan dönemine tarihlenen bir adet nadir buluntu gümüş sikke tespit edilmiştir.Kuva-yi Milliye Müzesi’ndeki1 Sırp hükümdar II. Stefan Uroš Milutin (1282-1321 iktidarına tarihlenen bir adet gümüş sikke/dinar2, Anadolu’ya ticaret yoluyla girmi�� olmalıdır. Bir grup gümüş Venedik sikkesi ile beraber bulunan Sırp dinarı, dönemin etkin kültürlerinden Bizans İmparatorluğuna ait sanılarak sınıflanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucu 13. yüzyıl sonu Sırp Krallığı dönemine tarihlenen gümüş sikkenin Anadolu’ya girişi ise muhtemelen Venedik ile yapılan ticaretle gerçekleşmiştir. Müzede korunan sikke Doğu ile Batı arasında, özellikle deniz aşırı ticaretin merkezi konumunda olan Anadolu’nun zengin kültürünün yansımasıdır.12. yüzyılda Bizans İmparatorluğunun gücünün zayıflamasıyla, Balkanlarda yaşayan toplumlar arasında bağımsızlık düşüncesi gelişmiştir. 12. yüzyılda kurulan Sırp Krallığı giderek güçlenerek Balkanlarda sınırlarını genişletmiş ve Bizans İmparatorluğu ile Batıdaki devletler arasında denge unsuru olarak önemli bir konuma ulaşmıştır. Sırp Krallığının, Batı’nın Doğu’ya karadan açılan yolu üzerinde olması Batı ile çeşitli ittifak ilişkileri kurmalarında etkindir. Stratejik konumu Bizans İmparatorluğunun da her zaman dostane ilişkiler kurma eğiliminde olmasına neden olmuştur.Dönemin deniz aşırı ticaretteki hakim gücü olan Venedikli tüccarlar kanalıyla Anadolu’ya girmiş olduğu düşünülen gümüş sikke nadir bir buluntudur. Bu nadir gümüş sikke Balkanlar ve Sırbistan’ın tarihi arka planı eşliğinde tanıtılacaktır.

  1. İkinci/Yabancı Dil Öğretiminde Özgün ve Değiştirilmiş Dilsel Girdi Üzerine On The Authentic And Modified Input In The Second/Foreign Language Teaching

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa DURMUŞ

    2013-03-01

    ğrenici tarafından anlaşılma (comprehension düzeyi konuları, üzerinde önemle durulan çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu dilsel girdinin öğrenicilerin öğrenme süreçlerinde hangi biçimde sunulduğu önemli bir konudur. Öğrenicilerin dil öğrenim sürecinde öğrenebildiklerinin içinde, duyduğu veya maruz kaldığı bu dilsel girdiler, hedef dili ana dili olarak konuşanların doğal iletişim ortamlarında üretilmiş özgün (authentic metinler olabildiği gibi, öğrenici kaygıları gözetilerek doğal yolla veya özgün metinleri hedef kitlenin yeterlilik düzeylerine göre değiştirim yoluyla üretilmiş değiştirilmiş (modified metinler de olabilir. Değiştirilmiş metinler yine, sadeleştirilmiş (simplified veya genişletilmiş (elaborated metinler olarak sunulabilir. Yazıda, dil öğretim sürecinde okuduğunu anlamanın önemi, özgün veya değiştirilmiş metin seçimi ve değiştirim türleri ele alınacaktır. Şunu da belirtmek gerekir ki, önerilen herbir metin türünün, ikinci/yabancı dil öğretim sürecinde tek ve mutlak kullanım sahası bulması mümkün görünmemektedir. Buna karşılık öğretim malzemeleri oluşturulurken, okuma metinlerinin özgün, sadeleştirilmiş ve genişletilmiş örneklerinden yararlanılarak, öğretim süreci zenginleştirilebilir. Çünkü, sadeleştirilmiş ve genişletilmiş metinler, öğrenicilerin anlama düzeylerini yukarılara çekerek onların öğrenme güdülerini olumlu etkilerken; özgün metinler, sundukları doğal dil malzemesi nedeniyle, öğrenicilerin hedef dilde iletişim becerilerini geliştirmelerine yardımcı olamaktadır. Yazı, dil öğretim sürecinde otantik metinleri veya dönüştürülmüş metin türlerini ortaya çıkaran kuramsal özellikleri, bu türlerin biribirlerine göre yararlı bulunan veya anlamayı güçleştiren yönlerini konuyla ilgili oluşmuş temel literatüre de işaret ederek ortaya koymaktadır. Bu yönüyle yaz

  2. A COMPARATIVE STUDY ON THE NOVELS “BLUE AND BLACK” AND “THE SORROWS OF YOUNG WERTHER” MAİ VE SİYAH VE GENÇ WERTHER’İN ACILARI ROMANLARI ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI BİR İNCELEME

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hacer GÜLŞEN

    2012-01-01

    Genç Werther’in Acıları” romanıdır. Diğeri ise Türk edebiyatının usta yazarı, Halit Ziya tarafından 1897 yılında yazılan “Mai ve Siyah” romanıdır. Hayat ve eser arasındaki ilişkileri keşfetmek amacını taşıyan bu metoda göre görülmektedir ki, her iki romanın kahramanı da biraz yazarlarıdır. Goethe, Genç Werther’dir; Ahmet Cemil ise, Halit Ziya. Hatta etraflarında bulunan kişiler de örneğin Mai ve Siyah’ta Raci, Muallim Naci’ye şaşılacak derecede benzer. Her iki kahraman da dönemlerini çok iyi yansıtmıştır. Sadece fikirleriyle değil, kılık kıyafet ve hareketleriyle hatta aşklarıyla da etkilidirler. Ahmet Cemil, emellerine kavuşamayınca büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Mavi bir gecede kurduğu hayaller, siyah bir gecede sona erer. Hayal - hakikat tezadı renklerle de ifade edilir. Genç Werther’de de renkler dikkat çeker. Mai ve Siyah romanı bu noktada bir hayal kırıklığıyla, Genç Werther romanı ise intiharla sona erer. İncelemede karşılaştırmalı edebiyat metodu olan ve edebiyat eserlerini karşılaştırmayı bir sanat edinen Pozitivist metot kullanılmıştır.

  3. Cengiz Han’ın Devletinde Türk Kültürünün Etkisi ve Katkısı Effect and Contribution of Genghis Khan’s State on Turkish Culture

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İbrahim ONAY

    2012-12-01

    anlayışını ve hakimiyet düşüncesini anlatan en önemli kaynaktır. Bu kaynaktaki bilgiler dikkatle tetkik edildiğinde Cengiz Han devletinin Türk devletlerinin özellikle de Gök-Türklerin kültürel mirası üzerinde yükseldiği kolaylıkla fark edilecektir. Çalışmamızın temeli Moğol tarihi değil, Moğol tarihi içerisindeki Türk kültür unsurlarının varlığını ortaya koymaktır. Biz Cengiz Han’ın ırksal kökeni üzerinde tartışma yapmadan onu bir Moğol Hakanı olarak kabul ediyoruz. Fakat kurduğu devlet ve idealleri tamamıyla bir Türk devletidir diyebiliriz. Bu iddiamızı ispata çalışırken Moğolların Gizli Tarihinde nakledilen bilgiler ve kavramların kökenini ve Türklükle ilgisini anlatmaya ve açıklamaya çalıştık.Bilindiği üzere Türkler ve Moğollar yüzlerce yıl birbirine yakın coğrafyalarda yaşamışlardı. Tarihin erken döneminde göçebe çoban olan Türkler hayvan yetiştiriciliği yaparak göçebe çoban olmuşlardı. Bu dönemlerde Moğollar ise avcı toplayıcı bir hayat sürmekteydiler. Daha sonra onlarda göçebe hayvan yetiştiricisi olmuşlardı. Hun çağında merkezi Asya’da Hun Hakanı Mete’nin “yay geren bütün halkları birleştirdim şimdi onlar Hun oldular” diyerek bahsettiği topluluğun içinde Moğol boylarının da var olduğunu düşünebiliriz. Gök-Türk ve Uygur döneminde de Türk kültürünün hemen yanı başında bulunan Moğollar kuvvetli tesir altında kalmışlardı. Cengiz Han döneminin Moğol kültüründe dini hayata dair pek çok unsur da Hun Gök-Türk ve Uygur devletlerinin bakiyesi hükmündedir. Tanrı inancının yanında, Şamanist uygulamaların varlığı, Atalar Kültü, Yer-Su Kültü gibi dinsel kavramlar da bu meyanda zikredilebilir. Toplumsal hayatta Şamanların oynadığı mühim rol, toplumun hayatı ve dünyayı kavraması da bu benzerliklerin toplumsal hayattaki yansımalarıdır. Hun, Göktürk ve Uygur devletlerinin birikiminden istifade

  4. Karı Çor Tigin Inscription / Karı Çor Tigin Yazıtı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cengiz ALYILMAZ

    2013-06-01

    in Halk Cumhuriyeti’nin eski başkenti Chang’an’da (Xi’an’da Ötüken Uygur Kağanlığı Dönemi prenslerinden Karı Çor Tigin adına hazırlanmış Çince - Türkçe ((Köktürk harfli Uygurca bir yazıt bulundu. Yazıttan edinilen bilgilere göre Karı Çor Tigin Uygurların Yaglakar sülalesinden, Çabış Tigin’in oğlu, Kan Tutuk’un yeğeni, Bögü Bilge Tengri Kan’ın küçük kardeşidir. O, T’ang İmparatoru Tai Tsung (Dài Zong zamanında (794 yılının beşinci ayında ülke içinde baş gösteren isyanları bastırmak amacıyla Chang’an’a / Xi’an’a gelip imparatorluk ordusuna “sol kuvvetler komutanı” olarak katılır. Karı Çor Tigin, henüz 20 yaşında iken 20 Mayıs 795 tarihinde Xi’an’da hastalanıp ölür. T’ang İmparatoru Tai Tsung / Dài Zong onun adına bugün Xi’an’ın 10 km güneybatısında bulunan Zhang Du Yuan Bölgesi’nde bir anıt mezar yaptırır ve üzerine Çince ve Türkçe metinlerden oluşan bir yazıt koydurur. İki bölümden oluşan yazıtın (Köktürk harfli Uygurca bölümünde 17 satır bulunmaktadır. Bu bölümde Karı Çor Tigin’in soy kökü ve kim olduğu hakkında bilgi verilir ve onun adına T’ang / Çin imparatorunun anıt mezar yaptırdığı ve 7 Haziran 795 tarihinde ölüm töreni düzenlettiği belirtilir. Yazıtın Çince bölümünde ise (Köktürk harfli bölümdeki bilgilerin paralelinde cümlelere yer verilerek T’ang İmparatoru Dài Zong’un kendi emrinde komutan olarak görev yapan Uygur Prensi Karı Çor Tigin’in ölümünden duyduğu üzüntü dile getirilir. Hâlen Xi’an’daki “T’ang West Market Museum”da sergilenen Karı Çor Tigin yazıtı, Çinlilerle Türkler (Uygurlar arasındaki tarihî dostluk ilişkisini yansıtması ve çift dilli bir yazıt olması bakımından büyük önem taşır. Bu makalede önce (Köktürk Kağanlığı ve Ötüken Uygur Kağanlığı dönemlerinde Türk - Çin ilişkilerinin durumu dikkatlere sunulmakta; sonra da

  5. Eskişehir’de Hava Kirliliği ve Doğal Gazın Tarihçesi: Genel Değerlendirme / History of Air Pollution and Natural Gas Usage in Eskişehir: A General Review

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nazmi Oruç

    2012-12-01

    şehir temiz hava planı (2011-2014 hazırlanmıştır. Partikül Madde ve SO2 yanında NO2,O3 ve PAH gibi kirleticilerin ve ulaşım araçlarının neden olduğu kirliliğin de irdelendiği bu raporda, Eskişehir için ulusal yasal sınır değerleri zorlayan bir durum söz konusu olmasa da geniş ölçekte Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ gibi kuruluşların oluşturmuş olduğu standartların üzerinde değerlere rastlandığı kaydedilmektedir. Hava kirliliğinin önlenmesi amacıyla doğal gaz kullanımına ilk kez Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde (EOSB Botaş bünyesinde 1990 yılında başlanılmış daha sonra bu hizmet özelleştirme kapsamı içerisinde 2004 yılında Eskişehir Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (ESGAZ firmasına devredilmiştir. ESGAZ, Büyükşehir Belediyesi mücavir alanlarda yer alan imara açık tüm cadde ve sokaklara doğal gaz hizmeti vermekte olup 2004 yılında devir alınan 107.000 bağımsız birim sayısını 2011 yılı sonu itibariyle 300.000’e çıkartmıştır. EOSB bölgesi hariç evsel ve şehir içi sanayi tüketimi de 2005 yılında 211.756.888 m3 iken, 2011 yılında 348.974.147 m3’e çıkmıştır. Tüm bu olumlu gelişmelere karşın doğal gaz alt yapısı bulunan bazı semt ve apartmanlarda günümüzde de ithal ve yerli kömür kullanılması zaman zaman hava kirliliğine neden olmaktadır. İlk aşamada kent merkezinde özellikle kış aylarında kömür yerine tamamen doğal gaza geçilmesi ve ulaşım kaynaklı hava kirliğinin azaltılması için gereken önlemlerin alınması önerilmiştir. History of Air Pollution and Natural Gas Usage in Eskişehir: A General Review The aim of this study is to investigate the use of natural gas and air pollution levels in Eskişehir City Center in the last 30 years. Air pollution has been phenomena in Eskişehir since the beginning of 1980s, due to the use of low quality coal, unplanned and irregular urbanization and negative climate factors. First air

  6. Evaluation of historical thinking skills of 8th grade students’ opinions on the steps towards modernization in Turkey8. sınıf öğrencilerinin Türkiye’de çağdaşlaşmaya yönelik adımlar konusundaki görüşlerinin tarihsel düşünme becerisi açısından değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alev Çelik

    2013-10-01

    ştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin Türkiye’de çağdaşlaşmaya yönelik adımlar konusunda tarihsel düşünme becerilerini incelemektir. Ülkemizde eğitimin amacı genel olarak, çağdaş, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, Türk milletinin milli ve kültürel değerlerini kavramış, hür ve bilimsel düşünme gücüne sahip, insan haklarına saygılı, yaşadığı çevreye duyarlı, bilgiyi deneyimlerine göre yorumlayıp sosyal ve kültürel bağlam içinde oluşturan, kullanan ve düzenleyen, sosyal katılım becerileri gelişmiş, sosyal yaşamda etkin, üretken, haklarını ve sorumluluklarını bilen, dünya insanı olan, evrensel değerlere önem veren, Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı ve seçkin bir ortağı haline getirme hedefinde olan gençler yetiştirmek olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, eğitimin “çağdaş birey” yetiştirme hedefi düşünüldüğünde, öğrencilerde tarihsel düşünme becerisi geliştirmenin bir gereklilik olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, tarihsel düşünme becerisi geliştirmenin öğrencilerde tarihsel olaylara yönelik anlama, yorumlama, nedensel ilişkileri analiz etme gibi özellikleri kazandıracağı düşünülmektedir. Bu anlamda öğrenciler tarafından, "çağdaşlaşma" kavramının tarihsel düşünme becerileri doğrultusunda nasıl algılandığı, tarihsel akıl yürütme bağlamında nasıl değerlendirildiği oldukça önemlidir. Çalışma, nitel araştırma deseninde yapılandırılmış ve veri toplama tekniği olarak da yarı yapılandırılmış bireysel görüşme tekniği uygulanmıştır. Görüşmeler, 2012-2013 eğitim- öğretim yılında İzmir ilinde bulunan orta sosyo-ekonomik düzeyden bir ortaokulda 24 gönüllü sekizinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Görüşme verilerinin çözümlenmesi ise içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin çağdaşlaşma kavramı açısından T

  7. Ortaöğretim Öğrencilerinin Savaş Ve Barış Kavramı İle İlgili Düşüncelerinin Çeşitli Değişkenler Açısından Değerlendirilmesi An Evaluation Of The Views Of Secondary Education Students Over The A Of War And Peace In Terms Of Different Variables

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Özgür AKTAŞ

    2013-09-01

    ılının birinci döneminde Ankara ilinin Altındağ, Çankaya, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan liselerde uygulama yapılmıştır. Araştırma tarama yöntemine dayanmaktadır. Çalışma 3026 ortaöğretim öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Ortaöğretim öğrencilerinin savaş ve barış konuları ile ilgili tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Savaş ve barış tutum ölçeği 40 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 15,0 paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde öğrencileri cinsiyet, savaş oyunu oynayıp oynamama ve bilgisayar oyunu oynayıp oynamama değişkenlerine göre farklıkları olduğu gözlenmiştir. Öğrenciler arasında en az farklılığın ise baba eğitim düzeyi ve sınıf düzeyi arasında olduğu görülmüştür.Ortaöğretim öğrencileri insanın savaşçılık özelliği ile doğduğu şeklindeki önermeye kararsız kalmıştır. Öğrenciler savaşların Tanrının takdiri olduğu görüşüneyse katılmamıştır. Ortaöğretim öğrencileri savaşların masum insanlara acı getirdiği ve savaşların başka savaşlara yol açtığı görüşünde olmuştur. Öğrencilere göre savaşı kazanan da savaşı kaybeden de savaşsın sonuçlarından acı çekmektedir. Ortaöğretim öğrencileri en büyük başarıların savaş meydanlarında kazanıldığı fikrine kararsız bir tutum sergilemiştir. Yine öğrenciler vatanseverlik gibi yüce duyguların savaş meydanlarında doğduğu fikrinde de kararsızdır. Buna karşı öğrenciler savaş kazanmak kadar barış kazanmanın da önemli olduğunu belirtmiştir. Öğrencilere göre barışa katkı sağlayan insanlar da kahraman ilan edilmelidir.Türkiye’de savaş ve barış kavramının hangi yaşlarda anlaşılabildiğine dair araştırmalar yapılmamıştır. Bu alanda araştırmalar alana katkı sağlayacaktır. Ayrıca savaşların niteliğine göre ayrılarak da araştırma yapılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

  8. Development of the Scale on Coping with Cyber Bullying towards AdolescentsErgenlere Yönelik Siber Zorbalıkla Başa Çıkma Ölçeği'nin geliştirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adem Peker

    2015-02-01

    ılında Erzurum ilinde ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 318 öğrenci oluşturmaktadır. Ölçeğin geçerliği, yapı geçerliği ve ölçüt bağıntılı geçerlikle incelenmiştir. Yapı geçerliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda siber zorbalıkla başa çıkma ölçeğinin toplam varyansın %61.36’sını açıklayan 17 madde ve 4 faktörden oluştuğu görülmüştür. Siber zorbalıkla başa çıkma ölçeğinin yapı geçerliği ayrıca doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin modellerinin kuramsal ve istatistiksel olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmasında zorbalıkla başa çıkma stratejileri ölçeği ile siber zorbalıkla başa çıkma ölçeği arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçeklerin güvenirliği; iç tutarlık, iki yarı güvenirlik ve test-tekrar test yöntemleriyle hesaplanmıştır. Cronbach Alpha iç tutarlık katsayılarının ölçeğin alt boyutları için  .70-.86 arasında değiştiği görülmüştür. İki yarı test güvenirliği katsayılarının ölçeğin alt boyutları için .66-.86 arasında bulunduğu gözlenmiştir.  Ölçeğin test tekrar test güvenirlik katsayıları ölçek alt boyutları için .68-.83 arasında bulunmuştur. Bulunan bu değerler siber zorbalıkla başa çıkma ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.

  9. İskenderun Kentindeki (Hatay, G Türkiye Acil Durum Ünitelerinin Ulaşabilirlik Özelliklerinin Analizi Analysis of Accessibility Properties of Emergency Units in the City of Iskenderun (Hatay, S. Turkey

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet DEĞERLİYURT

    2013-07-01

    . Suggestionsfor alternative locations were also provided. Meydana geldikleri andan itibaren zamana karşı yarışılması gereken acil durumlar için sürekli hazır olunması gerekmektedir. Hazırlıklı olmanın en önemli aşamaları ise, olay yerinin tespiti, olay yerine en kısa zamanda ulaşma, yapılacak ön çalışmalarla en çok acil durum olaylarının gerçekleştiği yerlere yakın alanlara ve yerleşim alanlarının tamamına en kısa zamanda ulaşabilecek acil durum müdahale alt yapısının hazırlanmasıdır. Bu işlemlerin yapılmasında yol ağlarının kullanıldığı ağ (Network analizleri kullanılabilir. Çünkü yerleşim alanlarında mesafenin kısıtlayıcı etkisinin yanında şehir içindeki yayalar, trafik ışıkları ve diğer araçlar gibi hız kesici engellerinde göz önüne alınması gerekmektedir.Olay yerine acil durum araçlarının hızlı bir şekilde ulaşarak yaralıların sağlık kurumlarına ulaştırılması verilen hizmetlerin kalitesi açısından önemli bir ölçüdür. Bu yüzden verilen hizmetin kalitesini arttırmak ve zaman kaybını önlemek için acil durum araçlarının olay yerlerine en kısa yoldan ve en hızlı bir şekilde ulaşmasının sağlanması gerekmektedir.Bu çalışmada İskenderun kentinde bulunan acil durum ünitelerinin ulaşılabilirlik özellikleri incelenmiştir. Çalışmada Arc GIS 10 Network Analyst aracı kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı ağ (network analizleri yapılmıştır. Bu analiz yardımıyla acil durum araçlarının İskenderun’da 3., 5., ve 9. dakikalarda ulaşabilecekleri alanlar belirlenmiştir. Ulaşabilirlik açısından hastaneler için ilk 3 dakikada ulaşılabilen alanlar çalışma alanının % 44.69’unu, 5. dakikada ulaşılabilen alanlar % 71.78’ini, 9. dakikada ulaşılabilen alanlar ise çalışma alanının % 87.09’unu oluşturmaktadır. 112 istasyonları için 3. Dakikada % 28.76’sını, 5. dakikada % 52.51’ini, 9. Dakikada 84.65’ini olu

  10. Niğde Türk Ocağı’nın Kuruluşu ve İlk Faaliyetleri (1924-1926 The Establishment And First Activities Of Niğde Türk Ocağı (1924-1926

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nevzat TOPAL

    2013-09-01

    ğın kuruluşunu ve ilk faaliyetlerini Niğde’de yayınlanan ve elimize ulaşabilen gazete nüshalarında yer alan haberlerden istifade ederek değerlendirdik. Bugüne kadar kütüphane ve arşivlerde Niğde Gazetelerine ait tam bir koleksiyon bulmam mümkün olmamıştır. Bu sebepten de Niğde Türk Ocağının kuruluşu ve faaliyetlerine dair bir çalışma yapılamamıştır. Ancak Niğde Türk Ocağına 1925 tarihinde başkanı seçilen Hasan Hüsnü (Savaşçın Bey’in oğlu Mehmet Yılmaz Savaşçın vasıtasıyla temin ettiğimiz gazete ve belgelerden Ocağın kuruluşu ve faaliyetlerini aydınlatmak mümkün olmuştur.Elimizde mevcut olan gazete ve belgelerden Niğde Türk Ocağı Eylül 1924’te kurulmuştur. İlk İdari Heyeti Reisi C. Şehabeddin (Tüzün Bey’dir. Bu kişinin meşhur şair C. Şehabeddin olabileceği şeklinde yanlış bir kanaat hâkimdir. Ancak yapılan çalışmada Şehabeddin’in Niğde’de avukatlık mesleğini icra ettiği ortaya çıkarılmıştır. Şehabeddin Bey’in kısa süreli (yaklaşık altı ay yönetimini takiben 9 Ocak 1925’te yapılan kongrede yönetim değişmiştir. İkinci İdari Heyet Reisi olarak Hasan Hüsnü (Savaşçın Bey seçilmiştir. Elimizdeki bulunan Türk Ocakları Üyelerine Mahsus Hüviyet varakasında Niğde Türk Ocağı’nın 1 numaralı üyesi Hüsnü Beydir. Hüsnü Bey kısa sürede Ocağı teşkilatlandırıp faal hale getirmiştir. Niğde Türk Ocağı yaptıkları etkinlikler ile Niğde’nin kültürel hayatına önemli hizmetlerde bulunmuştur. Elimizdeki sınırlı belgeler ışığında bugüne kadar çalışılmamış olan Niğde Türk Ocağının kuruluşu ve ilk faaliyetleri değerlendirilmiştir.

  11. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2010- Varto

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    katlıdır. Minare, Kale ve Dere Mahallelerinde bulunan evler, kent merkezinde kalmalarından dolayı hızla yok olmaktadırlar. Özellikle ön cephe düzenlemeleriyle Muş’a ait karakteristik bir özellik gösterirler.Varto ilçesinde tespit edilen Mezar taşları insan ve hayvan figürlü formlarıyla dikkat çekicidir. Hasköy ve Korkut’un köylerinde tespit edilen Mezar taşları ise kılıç ve kalkan motifleriyle öne çıkar.Anıt eserler ve Mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemine aittir.İncelenen mezarlıkların hepsi birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motifler özellikle bölgedeki diğer illere oranla farklılıklar sergilemektedir.Mezarlıklardaki tarihi mezarlar doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır.L’Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2010 VartoRésuméCette étude a été réalisée du 09 au 26 juillet 2010 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – au centre ville de Muş et aux villages des districts de Varto, Korkut et Hasköy. Dans cette recherche, on a identifié et examiné trois églises, un dépôt, une fontaine, un ensemble composé de six appartements et treize cimetières. Au centre ville de Muş, les maisons en général sont souvent bâties sur base d’adobes et se composent de deux étages. Les maisons des quartiers de Minare, Kale et Dere disparaissent petit-à-petit du fait qu’elles sont sises dans le centre de la ville. Ces maisons pr

  12. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2010- Varto / A Survey on Medieval and Later Periods of Varto, Muş (2010

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    ve iki katlıdır. Minare, Kale ve Dere Mahallelerinde bulunan evler, kent merkezinde kalmalarından dolayı hızla yok olmaktadırlar. Özellikle ön cephe düzenlemeleriyle Muş’a ait karakteristik bir özellik gösterirler. Varto ilçesinde tespit edilen Mezar taşları insan ve hayvan figürlü formlarıyla dikkat çekicidir. Hasköy ve Korkut’un köylerinde tespit edilen Mezar taşları ise kılıç ve kalkan motifleriyle öne çıkar. Anıt eserler ve Mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemine aittir. İncelenen mezarlıkların hepsi birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motifler özellikle bölgedeki diğer illere oranla farklılıklar sergilemektedir. Mezarlıklardaki tarihi mezarlar doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır. L’Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2010 Varto Résumé Cette étude a été réalisée du 09 au 26 juillet 2010 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – au centre ville de Muş et aux villages des districts de Varto, Korkut et Hasköy. Dans cette recherche, on a identifié et examiné trois églises, un dépôt, une fontaine, un ensemble composé de six appartements et treize cimetières. Au centre ville de Muş, les maisons en général sont souvent bâties sur base d’adobes et se composent de deux étages. Les maisons des quartiers de Minare, Kale et Dere disparaissent petit-à-petit du fait qu’elles sont sises dans le centre de la ville. Ces

  13. Sadıki-i Efşarın Tebriz Milli Kütüphanesindeki Külliyatı ve Türkçe Manzumeleri Sadıki-i Efşar’s Treatise In Tabriz National Library and His Turkish Poems

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Nuri ÇINARCI

    2012-09-01

    şâr’dır. Edebiyatımızda sadece şair ve tezkireci kimliğiyle değil özellikle minyatür sanatındaki maharetiyle de isminden bahsettirmiş olan Sâdıkî, külliyatındaki eserlerinin çoğunu Farsçayla yazmıştır. Safeviler döneminde yaşayan ve devletin farklı kurumlarında çeşitli görevler üstlenen Sâdıkî’nin Türk edebiyatında bilinen en önemli eseri şairler tezkiresi olan Mecma’u’l-havâs’tır. Sâdıkî’nin tezkiresi dışında Türkçe yazılmış şiirleri ve bir de Türkçe münşeatı mevcuttur. Türkçe eserlerini çoğunlukla Çağatay Türkçesiyle yazmış; ancak Türkçe şiirlerinde hem Çağatay hem de Azeri Türkçesini kullanmayı tercih etmiştir. Türkçe şiirlerinden ilk olarak bahseden Turhan Gandjei bu araştırmasını şairin Doğu ve Batı Türkçesi ile yazdığı gazelleriyle sınırlı tutmuştur. Ancak Tebriz Milli Kütüphanesi’nde yapılan araştırmada Sâdıkî’nin Türkçe şiirlerinin sadece bahsi geçen gazellerle sınırlı olmadığı tespit edilmiştir. Gazeller dışında şairin külliyatında kasideler, bahsi geçen gazellerin dışında kalan gazeller, kıta’, terkib-i bend gibi nazım şekilleri ile bir de sakiname yer almaktadır. Bununla birlikte ülkemizde Sâdıkî’nin külliyatından bahseden çalışmalar genellikle bu bilgilerini Muhammed Ali Terbiyet’in Dânişmendân-ı Âzerbaycan adlı eserinde verdiği bilgilere dayandırır. Yine aynı kütüphanede bulunan Sâdıkî’ye ait külliyatın Muhammed Ali Terbiyet’in yaptığı tasniften daha kapsamlı bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışmada hem Sâdıkî’nin şimdiye kadar yayınlanmamış Türkçe şiirlerinden hem de külliyatının ismi zikredilmeyen bölümlerinden bahsedilecektir.

  14. Tezkire-i Buğra Han’ın Çağatayca Yazılmış Bir Nüshası Metin- Dil İncelemesi- Tıpkıbasım A Manuscript Of Tazkira-i Bughra Khan Written In Chagatay Turkısh Texte- Grammar Notes- Facsimile

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    B. Erdem DAĞISTANLIOĞLU

    2012-12-01

    ındaki bilgiler oldukça sınırlıdır. Bu dönem hakkındaki bilinmezliklerin benzeri, İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında büyük bir yeri bulunan ve efsanevi özellikler taşıyan Satuk Buğra Han için de geçerlidir.Bu makale, Türklerin İslamiyeti kitle hâlinde kabul edişlerini ve ilk Müslüman Türk hükümdarının efsanevi hayatını anlatan Tezkire-i Buğra Han kitabının 19. yüzyılda Çağatayca olarak kaleme alınmış bir nüshasının çeviri yazı ve dil incelemesini içermektedir.Çalışmamıza konu olan eser, Klasik Çağataycanın dil özelliklerini taşımakla beraber, Özbekçe ve Çağdaş Uygurcanın ses ve şekil bilgisi özelliklerini de barındırmaktadır. Tezkire-i Buğra Han kitabı gerek ses gerekse şekil bilgisi bakımından Çağatayca öncesi arkaik örnekleri de içermektedir. Eser bu özellikleriyle, hem Çağataycadan çağdaş Türk lehçelerine geçişi yansıtmakta hem de içerdiği arkaik yapılarla dikkat çekmektedir.Yazmanın Çağatayca dışında en çok Çağdaş Uygurcanın dil özelliklerini barındırdığı görülmektedir. Kitabın ilk sayfasındaki karışık bir hâlde yazılmış ifadelerin içinden tespit edebildiğimiz tārįħķa bir min g iki yüz yėtmiş1 ….. inal aķsuluķ taĥrįri āħir boldı cümlesi eserin Çağdaş Uygurcayla olan bağını da açıklar niteliktedir.Bu makalede söz konusu yazma eserin bütünü hakkında, yazarı, yazıldığı yüzyıl, diğer nüshaları vb. özellikleri bakımından bilgi verilmiş olup yalnızca Satuk Buğra Han menkabesinin geçtiği kısmın çeviri yazılı metni sunulmuştur. Ayrıca incelenen kısmın tıpkıbasımı da makalenin sonuna eklenmiştir.Bu yazıda, British Library’deki Or. 8161 numaralı metnin 83a-102b varakları arasındaki Satuk Buğra Han menkabesini esas almakla birlikte, dil incelemesinde gerek duyuldukça yazmanın bütünü göz önünde bulundurularak açıklamalar yapılmıştır.

  15. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2008- Malazgirt

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    örür Beldesinde bir ev ve bir kaya kilisesi; Malazgirt ilçesinde on iki mezarlık, Bulanık Uzgörür Beldesinde iki mezarlık incelenmiştir.Anıt eserler ve mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler az sayıda Selçuklu ve sonrası (XI-XV. Yüzyıl ile genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemlerine aittir.İncelenen mezarlıklar birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motiflerin işlenişi bölgedeki diğer illerde bulunan örneklerle farklılıklar sergilemektedir.Tarihi mezarlıklar ve mezar taşları doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır.Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2008 MalazgirtRésuméCette étude a été réalisée du 22 juillet jusqu’en aoûte 2008 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – dans le district de Malazgirt de la ville de Muş et dans ses villages. Dans cette recherche, on a identifié les patrimoines culturels comme les monuments commémoratifs: Mosquées, Eglises, Hôtels, Ponts, Maisons, cimetières et pierres tombales. Dans les derniers jours de notre recherche, les villages du district de Bulanık ont été englobé dans le cadre du travail. Tout au long de cette étude, dans deux villages au centre de Malazgirt, on a étudié les ruines d’une auberge, d’une masdjid, d’une Mosquée et de deux ponts, dans l’agrandissement d’Uzgörür du district de Bulanık, sans oublier une maison et une église rupestre. Dans le district de Malazgirt, on a étudié douze cimetières et deux cimetières dans l

  16. The analysis of relationship between intention to leave, job satisfaction, organizational commitment, leadership and job stress: A hospital exampleİşten ayrılma niyeti, iş tatmini, örgütsel bağlılık, liderlik ve iş stresi arasındaki ilişkilerin analizi: Bir hastane örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sabahattin Tekingündüz

    2015-06-01

    organizational commitment explained 23% of total variance in job satisfaction. Organizational commitment provided positively and job stress provided negatively contribution to model. ÖzetTeknolojik ilerlemeler, artan rekabet koşulları,  sürekli yenilik prensiplerinin yaygınlaşması, örgütlerde insan kaynağı ile ilgili politikaları etkilemeye başlamıştır. Çalışmanın amacı; işten ayrılma niyeti, dönüşümcü liderlik, iş tatmini, iş stresi ve örgütsel bağlılık değişkenleri arasındaki ilişkileri analiz etmek; dönüşümcü liderlik, iş tatmini ve iş stresinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisini; dönüşümcü liderlik, iş stresi ve örgütsel bağlılığın iş tatmini üzerine etkisini incelemektir. Kesitsel bir saha araştırması olan bu çalışmada ölçüm tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Kahramanmaraş’ta bulunan bir kamu hastanesinde görev yapan 208 kadrolu hastane çalışanı ile yapılmıştır. Çalışmada katılımcıların kişisel özelliklerini ortaya koyan soruların yanında işten ayrılma niyeti ölçeği, dönüşümcü liderlik ölçeği, iş tatmini ölçeği, iş stresi ölçeği ve örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışmada, işten ayrılma niyetinin düşük düzeyde çıktığı, dönüşümcü liderlik ve iş tatminin orta düzeyde, iş stresi ve örgütsel bağlılığın kısmen de olsa ortalamanın üzerinde çıktığı belirlenmiştir. Yapılan Pearson Korelasyon Analizine göre (a işten ayrılma niyeti ile iş tatmini negatif, iş stresi pozitif yönde ilişki gösterirken; (b iş tatmini ile iş stresi arasında negatif, dönüşümcü liderlik ve örgütsel bağlılık arasında pozitif ilişki gözlenmiştir. Yapılan Çoklu Doğrusal Regresyon Analizine göre dönüşümcü liderlik, iş tatmini ve iş stresinin işten ayrılma niyetindeki toplam varyansın %18’ini a

  17. Müzik Öğretmeni Adaylarinin Bireysel Çalgi Öğretimi Yeterlik Düzeyleri İle İlgili Görüşlerinin İncelenmesi Examination Of Music Teacher Candidates’ Opinions On Their Individual Instrument Teaching Competence

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Şehriban KOCA

    2013-09-01

    for instrument teaching rather than instrument learning,respective literature be introduced to the candidate teachers and theybe informed about measurement –evaluation which is the mostimportant part of education-teaching. Bu araştırmada, müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı öğretimi yeterlik düzeyleri ile ilgili görüşlerinin incelenerek mevcut durumlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim yılı bahar yarıyılında İç Anadolu bölgesinde bulunan bir Üniversitenin Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Öğretmenliği Anabilim dalı 4. sınıfında öğrenim gören müzik öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının seçiminde, adayların bireysel çalgı öğretimine yönelik “bireysel çalgı öğretimi” dersini almış ve bireysel çalgı eğitimlerini tamamlamış olan Müzik Öğretmenliği 4. sınıf öğrencisi olmaları temel ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırmaya 4. sınıf öğrencisi olan öğretmen adaylarının tamamı katılmışlardır.Araştırma betimsel bir çalışma olup, nicel ve nitel araştırma teknikleri kullanılarak desenlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak “kişisel bilgi formu” ve açık uçlu sorular kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre müzik öğretmeni adaylarının büyük bir kısmının (%73.3 Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi mezunu oldukları görülmüştür. 8 yıllık eğitimleri sonucu öğretmen adaylarının yarısı almış oldukları çalgı eğitimini meslek yaşantılarında öğretecek kadar yeterli bulduklarını, etüt seçiminde bilgi sahibi olduklarını, öğrencilerinin karşılaşabilecekleri güçlüklere yönelik uygulamalar yapabileceklerini ifade etmişlerdir. Öğretmen adaylarının kendilerini yetersiz buldukları konular ise; çalgı

  18. Anatolia tattoo art; Tunceli exampleAnadolu dövme sanatı; Tunceli ili örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa Çağlayandereli

    2016-05-01

    rnekleme tekniğine göre tespit edilen (ve bedeninde dövme bulunan 15 kişi ile standart soru formu aracıyla yüz yüze görüşülmüştür. Tunceli dövme sanatı örneklerini gösteren fotoğraflar (kaynak kişilerin onayı ile makalenin ekinde sunulmuştur. Araştırmanın genel bulgusu şöyle ifade edilebilir: (1 Tunceli dövmeleri resim değil, resmin düşünce yazısına (ideograma dönüşmüş şekilleridir. (2 Tunceli dövme tekniği Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinkinden çok farklı değildir. (3 Tunceli dövmelerinde etnik veya dinsel figürler başat değildir. (4 Tunceli dövmelerinde aşiret figürleri de başat değildir. (5 Buna göre, Tunceli dövmeleri, Anadolu dövme geleneği içerisinde motif çeşitlerinden birisi olarak değerlendirebilir. (6 Sosyolojik bilgi olmak üzere, Tunceli’de geleneksel dövme sanatına ilgi azalmıştır ve fakat Batı kültürünün “tattoo designs”leri yaygınlaşmaktadır. Araştırmada ortaya konan bulguya göre kaybolmaya yüz tutan Tunceli (ve genel olarak Anadolu dövme sanatının sürdürülebilmesi için bilimsel araştırmalara gereksinim vardır. Dışarıya verdiği göç nedeniyle ekonomik ve sosyal sermayesini hızla kaybeden Tunceli (vb yerleşimler çeşitli projelerle marka kent haline gelebiler. Tunceli’nin markalaşma sürecinde geleneksel dövme sanatı önemli rol oynayacaktır.

  19. Arts and sports in nursing educationHemşirelik eğitiminde sanat ve spor

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu İlçe

    2015-11-01

    ç: Bu çalışma; bireyin, ailenin, toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek, hastalık halinde iyileştirme amacına yönelik hizmetlerin; planlanması, örgütlenmesi, uygulanması, değerlendirilmesinden sorumlu, bilim ve sanattan oluşan hemşirelik mesleğinin eğitiminde sanat ve sporla ilgili derslerin varlığı ve çeşitliğini saptamak üzere gerçekleştirildi. Yöntem: Tanımlayıcı tipte planlanan çalışma Mart 2014 tarihinde gerçekleştirildi. Yükseköğretim Kurumu internet sayfasından Ülkemizde bulunan 179 üniversiteden, 114 hemşirelik bölümünün 105’inin öğretim planına ulaşıldı. Hemşirelik bölümü öğretim programlarında sanat ve sporla ilgili dersler ve çeşitliliği değerlendirildi. Veriler SPSS paket programında kodlanarak, sayı, yüzde ve Ki- kare analizleri ile değerlendirildi. Bulgular: Yükseköğretim Kurumu internet sayfasından ülkemizde 108’i devlet, 71’i özel/ vakıf üniversitesi olmak üzere 179 üniversite olduğu görüldü. Üniversiteler içerisinde 88’i devlet, 26’sı özel/vakıf olmak üzere toplamda 114 hemşirelik bölümü olduğu ve bazı üniversitelerde birden fazla hemşirelik bölümü bulunduğu saptandı. 114 hemşirelik bölümünün internet ortamında 105 (70 Sağlık Yüksekokulu, 31 Sağlık Bilimleri Fakültesi, 4 Hemşirelik Fakültesi’inin öğretim programına ulaşıldı. Buna göre hemşirelik bölümlerinin sadece % 34.3’ ünde sanatla; % 28.6 ’sında sporla ilgili dersin olduğu görüldü. Sanatla ilgili derslerin % 24.0 müzik, % 18.3 resim, % 14.1 yaratıcı drama, tiyatro, sinema, % 12.7 güzel sanatlar, % 9.9 halk oyunları, % 5.6 dans, ritim, % 5.6 fotoğrafçılık, % 4.2 el sanatları, süsleme, % 2.8 seramik, % 2.8 diksiyon olduğu ve bu derslerin % 75.0 oranında birinci sınıfta yer aldığı belirlendi. Sporla ilgili dersler % 28.6 beden eğitimi % 1.0 satranç olduğu ve bu derslerin % 24.8 oranında birinci sınıfta yer aldığı belirlendi

  20. Contribution of new technologies to university education: Opinions of communication faculty students on augmented reality applicationsYeni teknolojilerin üniversite eğitimine katkısı: İletişim fakültesi öğrencilerinin artırılmış gerçeklik uygulamalarına ilişkin görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İdil Sayımer

    2015-12-01

    ğitim ve öğrenme üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle eğitim süreçlerinde de yaygınlaşması kaçınılmaz olacaktır. AG’nin gerçek olanla sanal olanı bütünleştirme özelliği taşımasına bağlı olarak eğitim sürecinde görselliği ve yaratıcılığı temel alarak teori ile pratik arasındaki boşluğu doldurduğu, dolayısıyla öğrenimi kolaylaştırıp derinleştirdiği yönünde yeni çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmada, Türkiye’de iletişim fakültesi öğrencilerinin AG uygulamaları hakkındaki farkındalık ve ilgi düzeyleri ile uygulama becerilerini keşfetmek amaçlanmıştır. Eğitim öğretim sürecinin taraflarından biri olan öğrencilere yönelik öğrenci merkezli yeni öğretim planlamaları yapabilmek için bu grubun düşünceleri ve teknoloji kullanma becerilerini saptamak önemlidir. Buradan hareketle görsel teknolojileri kullanan ve yaratıcılığın temel alındığı disiplinlerin yer aldığı iletişim fakültesi lisans öğrencileri üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde bulunan beş bölümün öğrencilerinden oluşmaktadır. Veriler öğrenciler tarafından 2015 Güz dönemi başlangıcında doldurulan çevrim içi anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın bulguları farklı bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin konuya yaklaşımları arasındaki farklılıkları da ortaya koyan karşılaştırmalı bir çalışma olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada bulgular çerçevesinde yapılan değerlendirme ile birlikte AG’nin öğrenim sürecine katkıları konusunda da öneriler yer almaktadır.

  1. TEKE YÖRESİ EFSANELERİNİN YARATILMA ESTETİĞİ / THE AESTHETIC CREATION OF TEKE REGION LEGENDS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Surur ÇELEPİ

    2015-09-01

    Full Text Available Efsaneler, şahıs, yer ve hadiseler hakkında anlatılan, inandırıcılık vasfı olan tabiatüstü olma özellikleri barındıran anlatılardır. Efsanelerin başlıca niteliği inanış ve gerçekliktir. Efsaneler, halkın hayal dünyasıyla yaratma gücünün en güzel örnekleridir. Görsel ve ses benzerliklerden faydalanılarak oluşturulan bu efsanelerin yaratılmasında halk estetiği ön plana çıkar. Estetik, sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin bilimi anlamına gelir. Bir obje, özel bir duygu, güzellik duygusu uyandırdığı ya da uyandırmaya yetili olduğu için güzeldir. Güzellik bir objenin belli bir etki uyandırma yetisine verilen addır. Estetik, bu etkinin özünü saptamak, çözümlemek, nitelendirmek ve sınırlamak ister. Bir eserin estetikliği, insanda uyandırdığı estetik yaşantılara dayanır. Estetik yargılar kişinin kendisiyle ilgilidir. Efsaneler diğer edebî türlerle karşılaştırıldıklarında ahenk, ritim, ölçü, kafiye söz sanatları gibi unsurları barındırmazlar. Kısa ve yoğun anlatımlardır. Bunlar, metin olarak efsanelerin estetik olma gayesinin olmadığını gösterir. Efsanenin gayesi etki faktörünü, gerginliği artırarak sağlamaktır. Efsaneler, bu etkiyi sağlayabilmek için yaratılma süreçlerinde kendi iç dinamiklerinde estetik kaygı barındırırlar. Bu etki ve gerginliği etkin, güçlü ve kalıcı kılmak için halk estetiğinden faydalanılır. Estetik dil yaratıları olarak kabul edilen efsaneler, dinleyicileri mest eden ve kendine hayran bırakan bir sanat barındırırlar. Halk, efsanelerin yapısı içinde bulunan olay ve olgular örgüsünü, estetik kaygılarla birlikte yaratır. Bu yaratma sürecinde hayal gücü ve estetik beraber rol alır. Örneğin görsel benzerliklerden hareketle doğadaki bir taşı, bir geline; kaplumbağanın yaratılışını sahtekâr bir tüccara bağlayarak var olan gerçekliği, estetik

  2. Cumhuriyet İdaresi'nin Nüfusu Kayıt Altına Alma Girişimlerine Bir Örnek: 1934 Yılı Nüfus Taraması An Illustration For The Civil Registry Processes During The Republican Era: The Census Of 1934

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fevzi ÇAKMAK

    2013-09-01

    rkiye Cumhuriyeti’nin önemle üzerinde durduğu konuların başında, Nüfus siyaseti geliyordu. Devletin uygulamaya çalıştığı nüfus siyasetinin iki önemli ayağı bulunuyordu. Bunlardan biri genel olarak nüfusun azalmasını önlemek ve artmasına yönelik tedbirler almak, diğer ayağı ise nüfusun nitelik ve nicelik olarak kayıt altına alınmasıydı.Bu çalışmada Cumhuriyet idaresinin nüfusu kayıt altına almaya yönelik siyasetin önemli bir parçası olan gizli nüfusların yazımına yönelik çabalarına değineceğiz. Özellikle 1927 nüfus sayımı sonrası pek çok nüfusun saklı kaldığı gerçeği karşısında devlet, nüfus kayıtlarına yönelik çeşitli af düzenlemelerine gidecekti. 1933 yılında çıkarılan Af Kanunu içinde, nüfus kayıtlarının affına dair hükümler bulunuyordu. Kanun sonrası halk, nüfus dairelerine koşarken, devlet karşı karşıya kaldığı yoğun talep karşısında çıkış çareleri arayacaktı. Bulunan çıkış yolu, nüfus kayıt işlemlerinde, taşrada görev yapan, durumu görev almaya müsait olan tüm devlet memurlarının kullanılmasıydı.1934 yılının Mart ayında bu yönde çıkarılan talimatname ile kısa sürede başarı yakalanmış ve ardından 1934 yılının Temmuz ayında çıkarılan Gizli Nüfusların Yazımına ilişkin kanunla, işleyişin yasal dayanakları oluşturulmuştu. Buradaki çalışmamızda, sözü edilen işleyişi tahlil etmeye çalışacağız. Çalışmamıza nüfus kayıt defterleri temel kaynak teşkil edecektir.

  3. İlk “Mûsikî” Ders Programları ve Zati Bey’in “Talim-i Kıraat-i Mûsikî” İsimli Eserinin Analizi The First “Mûsıkî” Curriculums And The Analysis Of The Work Of Art Named “Talim-i Kıraat-i Mûsıkî” Of Zati Bey

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cahit AKSU

    2013-03-01

    cumhuriyet döneminde üretilen müzik eğitimikitaplarına rehberlik etmiştir. Bu kitapta yer alan çocuk şarkılarındakikonular, Türk insanının o zamanki duygu, düşünce, hissiyat veihtiyaçlarına işaret etmektedir. Savaşta şehirlerin kaybedilmesindenkaynaklanan büyük üzüntü, mücadele eden orduya maddi olarak dayardım etmenin erdemi, İstiklal Savaşı ile Türklük gururu, tarımsalkalkınmanın, üretimin ve tutumlu olmanın önemi bu kitaptakişarkılarda ele alınan başlıca konulardır. Kitapta bulunan şarkılarda elealınan konular şu şekildedir: “Oyun, Organlar, Günler, Sayılar,Mevsimler, Tasarruf Bilinci, Çalışmanın Önemi, Allah Sevgisi,Beslenme, Doğa Sevgisi, Anne-Baba Sevgisi, Eğitimin Önemi, Özlem,Kahramanlık, Vatan Sevgisi.”Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yazılan „Talim-i Kıraat-iMusiki” isimli eserde yer alan şarkılardaki konu çeşitliliğini diğerçalışmalarla karşılaştırdığımızda, konuların doğru bir pedagojikyaklaşımla ele alındığını ve bu karakteristiğiyle de ondan sonra yazılanbenzer müzik eğitimi kitaplarına öncülük ettiğini görmekteyiz.

  4. TRIPARTITE, QUADRIPARTITE AND QUINTETTE WORD GROUPS IN KUTADGU BİLİG/KUTADGU BİLİG’DE ÜÇLEMELER, DÖRTLEMELER VE BEŞLEMELER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fatma Sibel BAYRAKTAR

    2014-06-01

    used. The repetitions with opposite meanings in the hendiadyses cannot be observed in multipartite word groups. This is also impossible logically. Multipartite word groups composed by synonyms can also be built up with verbs, albeit they are rare. Besides the usage of structures with the grammatical moods, there also usages with adjective-verb structures, with prepositions and conjunctions exist. It is not considered strange the word groups having five parts to subsume the whole couplet and to make complete sentences. 11.yy., Türk tarihi açısından askeri ve siyasal gelişmelerin ivme kazandığı bir dönem olduğu kadar kültürel gelişmelerle de göz doldurmaktadır. Divânü Lügâti’t Türk'le çağdaş olan Kutadgu Bilig adlı başyapıt bu dönemde, Kaşgar’da tamamlanmıştır. (1069-1070 Yusuf Has Hacip, İslamiyet’in Türkler tarafından kabulünden sonra kaleme alınan bu ilk yazılı eseri, 11.yy.ın bildiğimiz tek yazı dili olan Karahanlı Türkçesi ile 6645 beyit olarak yazmıştır. Eserde ideal bir devletin nasıl olması gerektiği betimlenir. Kutadgu Bilig, Türk kültürünün yargı ve yasa konularını aydınlatan en değerli kaynaklardan biridir. Bu yüzden bilim dünyasının tanıdığı 1825'den beri, üzerinde binlerce çalışma yapılmıştır. Kutadgu Bilig, felsefi, siyasi, dini açılardan incelendiği gibi dili açısından da her daim incelenmeye değer bulunan bir eser olmuştur. Türk Edebiyatının her döneminde hem ahenk sağlamak, anlamı pekiştirmek, güçlendirmek ve kavramı zenginleştirmek amacıyla hem de hafızada kalmasını kolaylaştırmak amacıyla çeşitli tekrarlardan yararlanılmıştır. Osmanlıcada “atf-ı tefsir?”, İngilizcede “hendiadyoin, reduplication dual”, Almancada “Verdoppelung, Zwilligsformen, hendiadyoin”, Fransızcada “redoublement, hendiadyoin” terimleriyle karşılanan bu oluşumla ilgili ülkemizde hem tarihi metinler üzerinde hem de deyimler ve atasözleri

  5. Kemalettin Kamu’nun Hayatı, Sanatı, Şahsiyeti ve Hicret Şiirinin Tahlili The Life, Art, Personalitey Of Kemalettin Kamu And The Analysis Of His Poem "Hicret"

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet ADIGÜZEL

    2013-09-01

    s thought’s centre in 18.19.20 centuries even civilazition of World. But Kemalettin Kamu couldn’t take advantage of art in Paris. Perhaps he could have done the art in a high leval, but he couldn’t. He only wrote two or three poems in five years. Nearly he finished his poetess. Unfortunately, this duration contunied until his death.When he was a young in peroid of indepence war, he wrote several poems which was his heritage. Nearly he gyved his poetess and finished the art. His poetess was excellent in same poems. He was one of the first poet of the history republic and wrote poems sincerely. Although he had some oppornities and luck to be a master in Turkish literatüre, he couldn’t compose it and catch that atmosphere. Her insan bir dünyadır. Bu dünyanın sınırlarını belirleyen ise o insanın evreni kaplayan tahayyülleri ve tasavvurlarıdır. O insanın hayat hikâyesini inşa eden, hadiselerin çeşitliliği ve zenginliğidir. Alelade yaşanan bir hayat hikâyesi mahduttur, fakat sanatkârane yaşanan bir hayat hikâyesinin oluşturduğu dünyaya sınırlar koymak – ki bu yüksek seviyede bir sanatkâr kudreti ise – muhaldir. Sanatkârane farkındalık hayatın her safhasına yansımıştır. Eser-müessir bağlamında bu farkındalık daha şeffaf gözlemlenebilir. Sanatkârı farklı kılan, onun duyuş ve algılayışıdır. Ahmet Haşim dolunaya bakınca “mehtab”ı duyar, algılar, oysa alelade bir bakışa sahip fert, dolunayı “kabak” olarak algılayabilir. Bu perspektifin, müessiri ve inşası nedir, nasıldır? Konumuzu zorlayan, çerçevesinden taşıyacak bir mevzudur. Zira üslup, dil, musiki, tema, konu ve diğerleri sanatın çatısı altında bulunan birimleridir. Bu malzemelerden her biri kuvvetine ve kelime servetine göre bir ehemmiyet arz etmektedir. Bir birini tamamlayan ve aynı zamanda o bütünün her bir özelliğini, vasfını kendisinde taşıyan ve temsil eden birer uzuvdur. Sanatçının üslubuna, fikir, duygu, his