WorldWideScience

Sample records for nanostrukturnom voloknistom kompozite

  1. Dokuma Karbon Elyaf Takviyeli Karbon Nano Tüp-Epoksi Kompozit Malzemelerin Mekanik ve Termal Karakterizasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nazife KORKMAZ

    2016-06-01

    Full Text Available Bu çalışmada karbon elyaf takviyeli-karbon nano tüp ile modifiye edilmiş epoksi kompozit malzemelerin üretilmesi ve üretilen kompozit malzemelerin mekanik, termal ve kırılma yüzeylerinin karakterizasyonu hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda matris elemanı olarak çok katmanlı karbon nano tüp içeren epoksi nano kompozit, dokuma karbon kumaş ise 4/4 dimi takiveye elemanı olarak kompozit malzeme üretiminde kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ayrıca, karbon nano tüp ile matris modifikasyonu işleminin etkisini belirlemek için saf epoksi reçine sisteminin matris malzemesi olarak kullanıldığı kompozit numuneleri de üretilmiştir. Üretilen kompozitlerde karbon nano tüp ile matris modifikasyonu işleminin mekanik performans özellikleri üzerindeki etkisi çekme, eğilme ve düzlem içi kayma testleri ile değerlendirilmiştir. Kompozit malzemlerin termal karakterizasyonu ise simültane termal analiz ünitesinde (TG-DTG/TG-DSC/TG, diferansiyel termal gravimetre (TG-DTG ve diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC analizleri ile yapılmıştır. Çekme testi sonucu kırılmış veya hasarlı parçalardan optik mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu (SEM cihazı ile alınan yüzey görüntüleri incelenerek kompozit malzemelerde hasar ilerleme mekanizmaları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, epoksi reçine sistemine karbon nano tüp dispersiyonu ile karbon elyaf takviyeli polimerik kompozit malzemelerin mekanik ve termal özelliklerinde iyileşmeler sağlandığını göstermektedir. Ayrıca, SEM ve optik mikroskop görüntüleri de mekanik karakterizasyon aşamasında elde edilen kompozit malzeme performans iyileşmesini desteklemektedir.

  2. Fiberle güçlendirilmiş kompozit köprü (vaka raporu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Faik Tugut

    2011-11-01

    Full Text Available

    Since glass fiber reinforced composite (FRC fixed partial dentures have aesthetic and economic superiorities, are easy to repair and require no preparation on sound teeth, they present an alternative treatment and advantage choice both for patient and the clinician. Today FGK restorations are becoming more popular with developing of the mechanical and esthetics characteristic since its introduction. FGK prosthesis can be fabricated either by a dental technician in the dental laboratuary or by a dentist in chairside. FGK restorations contain a fiber reinforced composite substructure and a special composite material covering it. When compared with metal substructures, their advantages are translucency, good adhesion, easy repair capability and non-corrosiveness. This case report describes treatment of a patient with unaesthetic appearance because of the maxillary missing left lateral and cross occlusion the maxillary left canin teeth using fiber reinforced composite resin-fixed partial denture. This treatment choice eliminated the longtime orthodontic treatment and preparation on sound teeth.

    ÖZET

    Günümüzde fiberle güçlendirilmiş kompozit (FGK sabit parsiyel protezler estetik ve ekonomik olmaları, kolay tamir edilebilmeleri ve destek dişlerde fazla preperasyon gerektirmemeleri sayesinde hem hasta hem de hekim açısından alternatif ve avantajlı bir tedavi seçeneği sunmaktadır. FGK’ler geliştirilen mekanik ve estetik özellikleri ile daha popüler bir hale gelmiş ve FGK sistemlerin restoratif diş hekimliğinde kullanımları ilk üretildikleri günden bugüne artmıştır. FGK sabit parsiyel protezler, diş teknisyeni tarafından laboratuarda veya diş hekimi tarafından hasta başında hazırlanabilmektedirler. FGK sabit parsiyel protezler, fiberle güçlendirilmiş bir kompozit altyapıyı ve onu kaplayan özel kompozit materyalini içerirler. Metal alaşımlarla k

  3. Sıcak Presleme Yöntemi Kullanılarak Kompozit Malzemelerin Üretilebilirliği Üzerine Bir Değerlendirme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Engin Nas, ,

    2013-12-01

    Full Text Available Araştırmacılar, endüstriyel malzemelerin dayanım özelliklerini, gün geçtikçe artan endüstriyel beklentileri karşılamak amacıyla, sürekli geliştirme çalışmalarına devam etmektedirler. Bu çalışmaların birçoğu; kompozit malzemelerin (KM geliştirilmesi üzerinedir. Bu malzemeler, günümüzde geleneksel malzemelerden ayrı düşünülemez bir malzeme grubunu oluşturmaktadır. Kompozit; metal, seramik, plastik ve refrakter gibi geleneksel malzeme gruplarına, çoğunlukla fiber, kılcal kristal, pulcuk, parçacık vd., formlarda takviye elemanı ilavesiyle elde edilen karma yapılı bir malzemedir. Kompozit malzemelerin genel üretim yöntemleri, ana fazın hal durumuna bağlı olarak sıvı, katı ve katı~sıvı hal olmak üzere üç ana grupta toplanır. Günümüzde, katı hal üretim tekniklerinden toz metalürjisi (TM kompozitlerin üretiminde yaygın kullanım alanına sahiptir. Bu çalışmada, toz metalürji üretim tekniğinde kullanılan sıcak presleme (SP yönteminin, kompozit malzemelerin üretilebilirliği üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.

  4. Atık Kompozit İçecek Kartonları Geri Dönüşüm Yöntemleri /

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Seniye Eşkin Uzun

    2012-12-01

    Full Text Available Kağıt, plastik ve alüminyum malzeme katmanlarından oluşan kompozit kartonlar özellikle sıvı gıdaların muhafazası için tercih edilen bir ambalaj türüdür. İlk olarak süt için tasarlanan ve geliştirilen kompozit kartonlar, günümüzde sütün yanı sıra pek çok gıda ve içeceğin ambalajlanmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanım sürecini tamamladıktan sonra atık halini alan kompozit içecek kartonlarının geri dönüşümünde ise ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Özellikle ülkemizde bu tür atıkların geri dönüşümünün sağlanması sınırlı olarak yapılmakta, bu atıkların büyük bir kısmı depolama alanlarına gönderilmektedir. Bu nedenle bu atıkların yönetimine yönelik öncelikli bilimsel çalışmaların yapılarak, uygun yönetim alternatiflerinin uygulamaya aktarılması ihtiyacı doğmuştur. Bu çalışmada, atık kompozit içecek kartonlarının değerlendirme yöntemleri ve süreçleri araştırılarak bu yöntemler sonucunda elde edilen ürünler ile kullanım alanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Recycling Methods of Composite Beverage Carton Waste Composite cartons which consist of paper, plastic and aluminum, are used in packaging of drinks. However composite cartons are designed and developed for the milk packaging, now days it has been widely used in packaging of many food and drink. There are serious problems in recycling of composite cartons. Since recycling of packaging wastes is limited in Turkey, most of the packaging waste is been landfilled. Therefore, primarily there has been a need to scientific studies done about the management of packaging wastes and implementation of appropriate packaging waste management alternatives. In this study, detailed and technical data about recycling of composite beverage cartons has been obtained from the previous studies, printed - digital databases, company, Environmental Agency and web pages. The project about the

  5. FİBER TAKVİYELİ POLİMER UYGULAMALARINDA YAPIŞMA YÜZEYİ KALİTESİNİN KOMPOZiT PERFORMANSINA ETKİSİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kemalettin Yılmaz

    2002-09-01

    Full Text Available Oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip Fiber Takviyeli Polimer (FRP kompozit malzemelerin bir kısmı kumaş ve laminat formunda üretilmekte ve mevcut elamanların yüzeyine dıştan yapıştırdar ak uygulan maktadır. FRP malzemesinin, kapladığı nıalzeme ile bir bütün oluşturup ınonolitik davranış gösterebilmesi için temas yüzeyinde iyi bir aderansın olması gerekir. Bunun sağlanıp, mükemmel bir yapışmanın gerçekleşmesi, öncelikle yüzey kalitesinin yeterli nitelikte olmasına bağlıdır. Bu nedenle yüzeyin hazırlanması, uygulamanın en önemli aşaması olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, FRP kompozitin performansını etkin kılabiirnek için uygulamaya yönelik yüzey haztrla ma ve kaplama biçimlerine ait prensipler açıklanmıştır.

  6. Spex Tipi Mekanik Alaşımlama/Mekanik Öğütme Cihazı ile Üretilen TiB2 Parçacık Takviyeli Alüminyum Bazlı Kompozit Tozların Karakterizasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan KAYA

    2009-04-01

    Full Text Available Bu çalısmada, SPEX tipi yüksek enerjili mekanik alasımlama/ögütme (MA/MÖ degirmeninde TiB2 seramik parçacık takviyeli Al-bazlı metal matris kompozit (MMK toz malzeme üretimi yapılmıstır. MA/MÖ isleminde ögütme elemanı olarak 6 mm çapında paslanmaz çelik bilye, 10:1 bilye-toz oranı (BTO, islem kontrol kimyasalı (IKK olarak %2 stearik asit kullanılmıstır. Toz ve bilye sarjı glow-box'ta argon ortamında yapılmıstır. Üretilen kompozit tozlar optik mikroskop, tarama elektron mikroskobu (SEM, EDAX analizleri ve toz boyut analizörü ile karakterize edilmistir. Yapılan çalısmalar sonucunda, aynı ögütme süreleri kullanılmasına ragmen takviye elemanı oranı arttıkça toz boyutunda daha fazla küçülme oldugu ve EDAX analizleri sonucunda ise kompozit tozlarda herhangi bir kirlenme olmadıgı belirlenmistir.

  7. Farklı yapıdaki kompozit rezin materyallerinin su emilimi ve suda çözünürlük değerlerinin karşılaştırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Feridun Hurmuzlu

    2011-11-01

    Full Text Available

    Purpose: The aim of the study is to investigate the physical speciality of composite resins with the water sorption and solubility test.

    Material and Method: With this aim, 6 kinds of composites were used like microhybrid (Venus, microfill hybrid (Gradia Direct Anterior, nanofill (Filtek Supreme and nanohybrid composite resins (Clearfil Majesty Esthetic, Premise, Artemis. 15 samples were prepeared from each group at the standart dimensions. In the water sorption test, samples’ dried weight determined as M1. Samples were waited in pure water at 37 °C for 168 days and weight of samples were estimate with sensitive balance for 7 days period and determined as M2. M2 –M1/V formula were used to get results. In water solubility test samples’ dried weight determined as M1. Samples were waited in pure water at 37 °C for 168 days and weight of samples were estimate with sensitive balance for 7 days period and determined as M3. M3 –M1/V formula were used to get results. Data were analysed with statistically.

    Results: In this in vitro study; in all tests, nanofill and nanohybrid composites according to micro hybrid and microfill hybrid composites was seen statistical meaningful.

    Conclusion: At the result, composite resins including metacrylat group or groups, inorganic filling content, filler weight, resin matrix junctional surface affect the physical form.

    ÖZET

    Amaç: Kompozit rezinlerin fiziksel özelliklerinin; su absorbsiyonu ve çözünürlük testleri ile araştırılması amaçlanmıştır.

    Gereç ve yöntem: Bu amaçla klinikte kullanılmakta olan universal(Venus, mikrofil hibrit (Gradia Direct Anterior, nanofil (Filtek Supreme ve nanohibrit kompozit rezinler (Clearfil Majesty Esthetic, Premise, Artemis olmak üzere 6 çeşit kompozit kullanılmıştır. Her bir gruptan

  8. Kompozit rezin materyallerin farklı ışık kaynaklarıyla polimerizasyonu sırasında oluşan ısısal değişikliklerin incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hakan Demir

    2011-11-01

    Full Text Available

    Purpose: This in vitro study investigated the effect of three light curing units on the temperature rise under 2 mm thick dentin during polymerization of different resin composite materials.

    Material and Methods: Three different light sources were used: A conventional halogen lamp (QTH, a plasma arc (Apollo 95E Elite and a light-emitting diode (LED light curing units. 90 dentin discs in 8 mm diameter and 2 mm thickness were obtained from freshly extracted premolar teeth. Fifteen disc-shaped specimens from each resin composite material (Admira, Filtek 60, Premise, Tetric Flow, Tetric Ceram and Filtek 250, 6 mm in diameter and 2 mm in depth, were placed on dentin discs in teflon molds (n=5. The specimens were irradiated with Standard mode of each light curing unit. A type-L thermocouple wire (Fe-Const. connected to data logger (E-680 was used to record temperature rise which under dentin during polymerization by three different light sources. Data were analyzed by two-way ANOVA and Tukey tests.

    Results: Among all light curing units, the highest temperature rise was recorded with use of the halogen LCU, and the LED irradiation led to the lowest temperture rises. The highest temperature rise was observed for Admira and Tetric Flow resin composites, whereas the lowest temperature rise was for Premise.

    Conclusion: In all conditions tested, the temperature elevations were found to be lower than the critical value for pulpal injury reported in literature. Therefore, the LCUs used in this study could be safety for clinical situations mentioned before.

     

    ÖZET

    Amaç: Bu in vitro çalışma üç farklı ışık kaynağının farklı rezin kompozit materyallerin polimerizasyonu sırasında 2 mm dentin altında oluşan ısı artışına etkisini araştırdı.

    Gereç ve Yöntem: Üç farkl

  9. Effect of Calcination Temperature and Calcination Time on the Kaolinite/TIO2 Composite for Photocatalytic Reduction of Co2/ Vliv Kalcinační Teploty A Doby Kalcinace Na Kompozit Kaolinit/TIO2 Pro Fotokatalytickou Redukci Co2

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Reli Martin

    2012-12-01

    Full Text Available Kompozit kaolinit/TiO2 (60 hm% TiO2 byl připraven termální hydrolýzou suspenze surového kaolinu v síranu titanylu a kalcinován při různých teplotách (600, 650 a 700°C a po různou dobu (1, 2 a 3 h. Získaný vzorek byl charakterizován pomocí XRPD, N2 fyzikální adsorpcí a SEM, a testován na fotokatalytickou redukci CO2. Rozdíl kalcinačních podmínek neovlivnil složení fáze TiO2, pouze se mírně pozměnila specifická povrchová plocha a výrazně byla ovlivněna velikost krystalitu kompozitu kaolinit/TiO2. Vyšší teplota a delší doba kalcinace vedly k vyšší krystalitě prášku. Fotokatalytické výsledky ukázaly, že velikost krystality určuje účinnost fotokatalyzítoru kaolinit/TiO2

  10. Sıcak uyaran karşısında zirkonyum ve cam fiber ile güçlendirilmiş kompozit post sistemlerde ve diş dokularında oluşan termal streslerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Levent Nalbant

    2012-04-01

    irritasyona maruz kalmaktadır. Ağızda oluşan sıcaklık artışı ve azalması sonucu diş dokusu ve restoratif materyallerde genleşmeler ve büzülmeler meydana gelmektedir. Bu çalışmada cam fiberle güçlendirilmiş kompozit rezin post ve zirkonyum post yerleştirilmiş sağ üst kanin dişe 65°C sıcaklık uygulandığında diş ve çevre dokularda meydana gelen termal stresler ve sıcaklık dağılımları üç boyutlu sonlu elemanlar yöntemiyle incelenmiştir.
    Gereç ve Yöntem: Isısal stres analizi için, gerçek ölçülere uygun olarak sağ üst kanin dişi, tam porselen kron, kompozit kor materyali, yapıştırma simanı, post materyali, ferrule etki elde etmek için basamak, gutta perka, dişi çevreleyen kompakt ve spongioz kemik yapıları modellenmiştir. Modele 5 sn boyunca 65°C sıcaklık uygulanmıştır. Model üzerinde bukko lingual kesitte belirlenen 7 noktada sıcaklık dağılımları ve ısısal stresler tespit edilmiştir. Ayrıca model üzerinde en fazla ısısal streslerin oluştuğu noktalar ve bu streslerin değerleri belirlenmiştir.
    Bulgular: Zirkonyum post sistemi, cam fiberle güçlendirilmiş kompozit rezin post sistemine göre restoratif materyaller, diş dokuları ve post bünyesinde daha fazla sıcaklık ve ısısal stres oluşturmuştur. Isısal stresler materyaller arası katmanlarda, yapıştırma simanı üzerinde ve kole bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Modelin kole bölgesinde kök dentini, kompakt ve spongioz kemik bölgesinde ısısal stres oluşumu gözlenirken, modelin orta ve apikal üçlüsünde diş ve çevre dokularda ısısal stresler saptanmamıştır. Sıcaklık dağılımları ve ısısal stresler açısından her iki post materyali de yakın değerler sergilemiştir.
    Sonuç: Genel olarak, zirkonyum postun hem post materyalinin kendi bünyesinde, hem diğer restoratif materyallerde hem de diş dokularında daha fazla ısıya neden olduğu ve daha fazla ısısal stres oluşturduğu sonucuna ula

  11. Lityum iyon piller için kalay (II oksit kompozit anot elektrotlarının üretimi ve karakterizasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Oğuz Güler

    2017-04-01

    Full Text Available In this study, the core component of the composite, tin (II oxide powders synthesized through a facile chemical reduction methods for Li-ion batteries. As the shell structure, surfaces of the as-synthesized tin (II oxide particles were coated with carbon through microwave assisted carburization process. The surface morphologies and phase components of the as-synthesized tin (II oxide/carbon composites were investigated via scanning electron microscopy and X-ray diffraction methods, respectively. CR2016 type coin cells were prepared by using tin (II oxide/carbon composite powders and electrochemical tests were performed at room temperature via 8-channel MTI BST8‒MA electrochemical test station between 10 mV and 2.5 V potential range by applying fixed 1 C state of charge conditions. The results have shown that tin (II oxide/carbon composite structure have significantly improved the specific capacities to 396 mAh g-1 after 100 cycles.

  12. TiO2 ve ZrO2/TiO2 Kompozit Mikrokürecik Sentezi ve Metilen Mavisinin Degradasyonunda Fotokatalitik Aktiviteleri

    OpenAIRE

    Vaizoğulları, Ali İmran; Balcı, Ahmet; Uğurlu, Mehmet; KARAOĞLU, Muhammet Hamdi

    2016-01-01

    TiO2 and ZrO2/TiO2 composite microsphere particles were synthesized using the sol‐gel method. Photoactivity of TiO2 and ZrO2/TiO2 were compared.  Particles were characterized using X‐ray diffraction (XRD), infrared spectroscopy (FTIR), scanning electron microscopy (SEM) of X‐ray (EDAX), and transmission electron microscopy (TEM). The study revealed that TiO2 particles were microspheres.    The decorating of ZrO2 particles on TiO2 surface was successfully carried out that was pr...

  13. İKİ FARKLI DİŞ MACUNUNUN FARKLI RESTORATİF MATERYALLERİN YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜ ÜZERİNE ETKİSİ

    OpenAIRE

    Pala, Kanşad; Tekçe, Neslihan; KARAKUYU, Hale; ÖZEL, Emre

    2016-01-01

    Amaç: Buçalışmanın amacı, diş macunlarının farklı restoratif materyallerin yüzeypürüzlülüğüne etkisini incelemektir.Gereç ve Yöntem:Bu çalışmadatoplam 40 adet kom- pozit disk oluşturulmuştur. Kompozit diskler iki direktkompozit [Aelite All Purpose Body (Bisco, Schaumburg, IL, Amerika), ClearfilMajesty Posterior, (Kuraray Medi- cal Inc, Tokyo, Japonya)], bir indirekt[Epricord (Ku- raray)] kompozit ve bir kompomer [(Dyract XP (Dyract XP, Dentsply,Konstanz, Almanya)] materyallerinden oluşturulmu...

  14. BÜKÜM MAKİNESİNDE TUNGSTEN TEL ÖZLÜ KOMPOZİT İPLİK ÜRETİMİ VE ÜRETİLEN KOMPOZİT İPLİĞİN FİZİKSEL VE ISIL ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

    OpenAIRE

    ALTINOK, A. Selcen; OGULATA, R. Tuğrul

    2016-01-01

    Bu çalışmada; büküm makinesinde metal tel takviyeli kompozit iplik üretilmiştir. Merkezde literatürde sıklıkla kullanılan bakır, çelik, krom/nikel tellerin dışında tungsten teli kullanılmıştır. Manto lifi olarak Naylon 6.6 kullanılmıştır. Merkezde tungsten ve etrafına naylon 6.6 sarılmak suretiyle kompozit iplik elde edilmiştir. Isıtma amaçlı kullanılması hedeflendiği için telin maksimum seviyede kapatılması amacıyla ikisi 1400 dtex biri 2100 dtex olmak üzere üç ayrı Naylon 6.6 ipliği kullanı...

  15. ÇEŞİTLİ POSTERİOR KOMPOZİT DOLGULARIN YÜZEY SERTLİKLERİNİN İNCELENMESİ-THE INVESTİGATİON OF THE SURFACE HARDNESS OF VARİOUS POSTERİOR COMPOSİTES

    OpenAIRE

    YÜCEL, Taner; Akıncı, Tevfik; BATUR, Feyzi; Gümüş, Hatice

    2013-01-01

    Anahtar sözcükler : Yüzey sertliği. Posterior Kompozit.Bu araştırmada 2 farklı sistemli (kimyasal ve görünen ışık) sertleşen 4 adet posterior komposit dolgu materyali yüzey sertlikleri ve ışınlanma uniformluğu açısından incelenmiştir. Yüzey sertlik değerlerinin zamana bağlı olarak arttıkları ve ışınlama süresi ile ışın mesafesinin polimerizasyonu etkilediği ortaya konmuştur.Key words : Micro hardness, Posterior composites.The surface hardness of visible light cured and two chemically polimeri...

  16. Anglizismengebrauch in der Marketingsprache am Beispiel der ersten Ausgabe der Zeitschrift 'Marketing Journal' aus dem Jahr 1970

    OpenAIRE

    Doležalová, Katarina

    2009-01-01

    Článek poukazuje na základě podrobného rozboru odborného časopisu 'Marketing Journal' z ledna 1970 na vyuņitì anglicismů v německém jazyce v oblasti marketing v době před 39 lety, dokládá jejich vyuņitì při tvorbě kompozit a vńìmá si zároveņ výskytu odpovìdajìcìch německých výrazů (např. Service v kontrastu s Dienstleistung, Dienst). The article presents a detailed analysis of a professional periodical, the 'Marketing Journal' of January 1970, highlighting the use of Anglicisms in German m...

  17. Manyeto-Reolojik Etilen Propilen Dien Monomer ve Doğal Kauçuk Türü Sentetik Kauçukların İzotrop ve Anizotrop Durumda Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Uğur Mazlum

    2015-12-01

    Full Text Available Manyeto-reolojik (MR malzemeler dış manyetik alan uygulamalarıyla tersinir ve hızlı bir şekilde kontrol edilebilen reolojik özelliklere sahip akıllı(smart malzeme sınıfındandır. Gelişen teknoloji koşulları göz önüne alındığında kauçuk türü akıllı malzemeler manyeto-reolojik etkilerle beraber daha fonksiyonel bir kullanıma sahip olmuştur. Bu çalışmada, manyeto-reolojik Etilen Propilen Dien Monomer (EPDM ve Doğal Kauçuk (NR türü sentetik kauçukların izotrop ve anizotrop durumda tek eksenli yükleme altındaki mekanik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu tür kompozit malzemeler geleneksel sıcak kalıp sistemi yardımıyla izotrop (homojen ve anizotrop (hizalanmış olarak ferromanyetik toz ilave edilerek ve manyetik alan uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen kompozit malzemelere manyetik alanın etkisi incelenmiştir. Çalışmada EPDM sentetik kauçuk malzemesinin aksine NR kauçuğunun akıllı malzeme özelliğine daha yatkın olduğu gözlemlenmiştir.

  18. Poliakrilonitril Nanolifler İçerisinde Altıgen Kobalt Sülfür Nanoplaka Sentezi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yakup AYKUT

    2013-12-01

    Full Text Available Son yıllardaki yeni nano üretim ve karakterizasyon tekniklerindeki gelişmeler mevcut birçok malzemenin nano boyutta üretilmesine imkân sağlamış ve üretilen nanomalzemelerin cihazlarda kullanımıyla cihazların verimliliklerinde artışlara imkân sağlamıştır. İstenen birden fazla özelliğin eldesi ise nano hetero yapıların üretilmesiyle mümkündür. Yapılan bu çalışmamızda elektro çekim yöntemiyle kobalt klorür/poliakrilonitril (CoCl2/PAN kompozit nanolifler üretilmiş ve üretilen liflerin hidrojen sülfüre (H2S karşı olan tepkisi araştırılmıştır. CoCl2/PAN nanoliflerin H2S ile muamelesinde kobalt tuzunun yapısındaki kobalt iyonları çökelerek nanolifler içerisinde altıgen şekilde kobalt bileşenli nanoplakaların oluştuğu gözlemlenmiştir. Üretilen kompozit nanoliflerin morfolojik özellikleri taramalı elektron mikroskobuyla (SEM ile elementel analizleri ise X-ray fotoelektron spektra (XPS tekniğiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgularla CoCl2/PAN nanoliflerle toksik bir kimyasal olan H2S in tespiti ve uzaklaştırılmasının mümkün olmasının yanı sıra nanolif içerisinde fonksiyonel başka bir nano yapının üretilebileceği sonucuna varılmıştır.

  19. Işıkla sertleşen rezin esaslı yapıştırma simanlarının farklı ışık kaynakları ile polimerizasyon miktarının saptanması

    OpenAIRE

    DERELLİ, Elçin

    2011-01-01

    Araştırmamızda, farklı ışık uygulamalarının ve farklı seramik yapıların, rezin esaslıyapıştırma simanlarının polimerizasyon miktarına etkileri incelendi. Farklı yapıdarezin esaslı yapıştırma simanlarının (kompozit rezin ve kendinden adeziv rezin),QTH, LED, PAC ışık cihazları ile polimerizasyonu sonrası polimerizasyon miktarı %değerleri 1 saat, 1 gün, 1 ay zaman aralıklarında, FT-IR tekniği ile ölçüldü. Ayrıca,klinik uygulama işleminin taklit edilmesi amacıyla, farklı kristalin kor ya...

  20. ADEZİF SİSTEMLERİN DERİN VE YÜZEYEL DENTİNE MİKRO-TENSİLE BAĞLANMA DAYANIMLARI MICRO-TENSILE BOND STRENGTHS OF ADHESIVE SYSTEMS TO DEEP AND SUPERFICIAL DENTIN

    OpenAIRE

    yeşilyurt, cemal; BULUCU, Bilinç; Koyutürk, Alp Erdin

    2012-01-01

    ÖZET Bu çalışmanın amacı total-etch [Prime&BondNT-PBNT, Single Bond-SB, Excite-EB, One Coat Bond-OCB] ve self-etch [Clearfil SE Bond-CSEB, Xeno III-XIII, Tyrian/One Step Plus-TOSP, Prompt L-Pop-PLP] adezif sistemlerin derin ve yüzeyel dentine mikro-tensile bağlanma (µTBS) dayanımlarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmada 56 adet çekilmiş, çürük içermeyen mandibular 3. büyük azı dişi kullanıldı. Yüzeyel okluzal dentin açığa çıkarıldı ve kompozit reçine (TPH Spectrum) bir adezif reçine ile bağla...

  1. İki Farklı Restoratif Materyalin Sınıf V Kavitelerdeki Mikrosızıntıya Etkisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    M Mustafa Hamidi

    2011-01-01

    Full Text Available Amaç: Bu çalışmanın amacı sınıf V kavitelerde bir
    kompozit rezin ile bir yüksek viskoziteli cam iyonomer
    simanın mikrosızıntılarının in vitro şartlarda
    değerlendirilmesidir.
    Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 30 adet çürüksüz insan
    üst premolar dişi kullanıldı. Her dişin bukkal yüzeylerine
    mine-sement sınırından 1 mm aşağıda olacak şekilde
    standardize edilmiş Sınıf V kaviteler hazırlandı. Dişler her
    biri 15 dişten oluşan rastgele 2 gruba ayrıldı. Hazırlanan
    kaviteler birinci grupta bir kompozit rezinle (S3 Bond /
    Clearfil Esthetic; Kuraray, Tokyo, Japonya, ikinci grupta bir
    yüksek viskoziteli cam ionomer (Fuji IX GP; GC, Tokyo,
    Japonya ile dolduruldu. Restoratif maddeler bir LED (Elipar
    Freelight; 3M ESPE, Seefeld, Germany ışık kaynağı
    kullanılarak polimerize edildi. Bütün örnekler 24 saat distile
    su içerisinde bekletildi ve 1 dakika kalacak şekilde 5 ve 55°C
    termal siklus işlemi 10000 kez uygulandı. Dişler
    restorasyonların 1 mm çevresi hariç tırnak cilası ile kaplandı.
    24 saat %1’lik metilen mavisi solüsyonunda bekletildi. Daha
    sonra dişler yıkanıp, bukkolingual yönde dikey olarak
    kesilerek x15 büyütmede stereomikroskop ile değerlendirildi.
    Elde edilen veriler Kruskal Wallis ve Whitney U testleriyle
    değerlendirildi.
    Bulgular: Deney grupları arasında istatistiksel bir
    farklılık bulunamadı (p>0.05. Grup 1’de servikal ve oklüzal
    mikrosızıntı değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık
    bulundu ( p<0.05 . Grup 2’ de ise servikal ve oklüzal
    skorlarda fark bulunmadı. Sonuç: Kullanılan her iki
    restoratif materyal, sınıf V kavitelerde mikrosızıntı
    değerlendirmesinde başarılı bulunmuştur.

  2. HM-CFRP ile güçlendirilmiş çelik I kirişlerin eğilme davranışlarının YSA analizi ile incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif Ağcakoca

    2016-08-01

    Full Text Available Köprülerde kullanılan, çelik kompozit kirişler gerek kesit kayıplarından, gerekse artan trafik yüklerinden dolayı mevcut kesitleri yetersiz kalabilmektedir. Çözüm olarak kesitin yenisi ile değiştirilmesi ya da güçlendirilmesi tavsiye edilmektedir. Günümüzdeki teknolojik gelişmeler sayesinde karbon fiberlerin içinde yüksek rijitliğe sahip High moduluscarbon fiber-reinforced polimer(HM-CFRP gibi güçlendirme malzemeleri üretilmekte ve bu malzemeler yine yüksek elastik modüle sahip çelik yapı elemanlarının güçlendirilmesinde kullanılmaktadır. Böylece polimer malzeme ile güçlendirilen çelik yapı elemanlarının rijitlik ve dayanımında mukavemet kazanması sağlanmaktadır. Ancak çelik, epoksi ve fiber takviyeli malzemeden oluşan güçlendirilmiş kirişlere ait deneysel çalışmalar zaman ve parasal yönden ekonomik olmamaktadır. Bu yüzden deney hazırlık aşaması zor olan durumlarda, numerik modeller hazırlanıp doğrulanarak parametrik çalışmalar yürütülebilmektedir. Bu çalışmadaki numerik model, deneysel çalışma ile doğrulanmış daha sonra parametrik çalışmalar yapılmış ve YSA ile test edilmiştir. Çalışmanın numerik modellemesinde ABAQUS sonlu eleman modeli kullanılmış gerek malzeme gerekse geometrik bakımdan doğrusal olmayan analizler yapılmıştır. YSA tabanlı modelinin performansı ile ABAQUS programından elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde YSA tekniği kullanılarak I kesitli Çelik- Betonarme kompozit kirişlerin HM- CFRP ile onarım ve güçlendirilmesinde daha hızlı, güvenilir ve ekonomik sonuçlar elde edilebileceği görülmüştür.

  3. Kavite dezenfeksiyonu amacı ile kullanılabilen ticari antibakteriyel jellerin mikro-gerilme bağlanma dayanımı üzerine etkinliklerinin değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İlkay Yalçın

    2012-10-01

    >Conclusions: Besides the antibacterial properties of these gel formulations, alterations occured in micromechanical adhesion and clinical performances should not be overlooked.

    Keywords: Cavity disinfectant, antibacterial gel, micro-tensile bond strength.

     

    ÖZET

    Amaç: Çürüğün yeterli temizlenmemesi sonucu kavite içerisinde geride kalan bakteri miktarı restoratif diş hekimliğinde sorun oluşturmaktadır. Pulpa kaplaması veya kaide materyali uygulanımı öncesi kavite dezenfeksiyonu önerilmektedir. Bu çalışmanın amacı ticari olarak piyasada yer alan jel formülasyonlarının total etch bir kompozit sistemin mikro-gerilme bağlanma dayanımı (MGBD üzerinde oluşturduğu etkinin değerlendirilmesidir.

    Gereç ve Yöntem: Ticari olarak piyasada yeralan klorheksidin [(Corsdoyl gel- %1KHX-COG, (Cervitec gel-%0,2 KHX+%0,2 sodyum fluorid-CEG, aleo vera (Forever Bright-FOB ve hyaluronik asit (Gengigel-GEG içerikli ticari antibakteriyel jel formülasyonları bu çalışmada kullanıldı. Kontrol grubunda ise (KON herhangi bir dezenfektan uygulanmadı. Çalışmada her bir grup için 2 adet olmak üzere toplam 10 adet çekilmiş çürüksüz insan 3.molar dişi kullanıldı. Jel gruplarında total etch sistem uygulamanın ardından bonding materyalin kullanımından hemen önce 1 dakika süre ile jeller uygulandı, steril peletle ortamdan uzaklaştırıldı ve hava ile kurutuldu. Daha sonra kompozit restorasyonlar yapıldı. 24 saat süre ile 370C’de distile suda saklanan örneklerden her bir grupta 10’ar adet olacak şekilde (kesit çapı 1,0±0,1 mm2 kompozit-dentin çubuk örnekleri oluşturuldu. Bu örnekler daha sonra dakikada 1 mm kuvvet uygulanarak MGBD testine tabi tutuldu. Kompozit-dentin arası bağlanma dayanım değerleri megapaskal cinsinden (MPa kaydedildi ve kopma tipleri değerlendirildi. İstatistiksel farklılıklar tek y

  4. Atık Alüminyum Polietilen ve Pirinç Sapı Kullanılarak Üretilen Ahşap Polimer Kompozitlerin Mekanik Davranışlarının Belirlenmesi / Determination of Mechanical Behaviour of Wood Polymer Composites Manufactured Using Waste Aluminium Polyethylene

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alperen Kaymakcı

    2012-12-01

    Full Text Available İki ya da daha fazla materyalin bir araya getirilmesi ile oluşan ve çoğu zaman kendilerini oluşturan materyallerden daha faydalı özelliklere sahip olan malzemelere kompozit malzeme denmektedir. Termoplastik esaslı polimer kompozitlerin üretiminde ise lignoselülozik materyaller ile polietilen (PE, polipropilen (PP, polivinil klorür (PVC gibi plastikler kullanılmaktadır. Lignoselülozik materyaller ve termoplastik esaslı polimerlerin karışımıyla, plastik içerikli ürünlere benzer yöntemlerle üretilen malzemelere Ahşap-polimer kompozitleri (APK denir. Ahşap polimer kompozit üretiminde çeşitli organik ve inorganik dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Kalsiyum karbonat, talk, kalsiyum sülfat, alüminyum silikat ve Titanyum Dioksit gibi inorganik dolgu maddelerinin fiyatının pahalı oluşu ve makine aksamında yapmış olduğu aşınma dolayısıyla araştırmacılar ve endüstri kuruluşları alternatif dolgu materyali arayışına girmiştir. İnorganik dolgu materyaline alternatif olarak düşünülen buğday sapı, odun unu, orman endüstri atıkları ve yıllık bitkiler gibi organik dolgu maddeleri doğada bol olarak bulunmaları ve fiyatının ucuz oluşu dolayısıyla oldukça büyük avantajlar sağlamaktadır. Organik dolgu maddeleri ürünün maliyetini düşürdüğü gibi aynı zamanda ciddi performans artışları da sağlamaktadır. APK üretiminde saf (bakir plastik kullanılabildiği gibi geri dönüşüm plastiklerde kullanılabilmektedir. Ülkemizdeki mevcut orman endüstrisinin oluşturmuş olduğu atıklar ve tarımsal atıklar ve bunun yanı sıra oluşan ciddi plastik atığı göz önüne alındığında bu tip malzemelerin APK üretiminde değerlendirilmesi potansiyeli görülmektedir. Bu nedenle ülkemizdeki tarımsal ve orman endüstrisi atıkları kullanılarak saf veya geri dönüşüm plastiklerle OPK üretiminde, üretim parametrelerinin ve üretilen malzemelerin özelliklerin belirlenmesi

  5. DEEA-Volkanit Üzerine Toryum(IV Adsorpsiyonunun Yanıt Yüzey Metodu (YYM ile Optimizasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ümit H. KAYNAR

    2017-05-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Th(IV adsorpsiyonu için ekonomik ve bol miktarda bulunan alkali bazaltik yapıdaki Kula volkanitinin DEEA organik katyonu ile modifiye edilip adsorpsiyon kapasitesinin artırılarak kullanılması amaçlanmıştır. Öncelikle hazırlanan DEEA-volkanitin XRF, FT-IR, SEM ve BET yüzey alanı gibi yapısal karakteristik özellikleri incelendi, daha sonra sulu çözeltilerden Th(IV adsorpsiyonu endüstriyel araştırmalarda geniş bir kullanıma sahip yanıt yüzey metodu (YYM ile optimize edildi. Adsorpsiyon verimi üzerine etkin deneysel koşullar: pH (3-8, Th(IV konsantrasyonu (20-100 mg/L, sıcaklık (20-60 °C ve süre (15-120 dakika olarak seçildi. Bu parametrelerin en iyi muhtemel kombinasyonları Yanıt Yüzey Metodu (YYM ile elde edildi. Deneysel koşulların tasarımı için merkezi kompozit dizayn (CCD seçildi. RSM verilerine göre, tasarımın ikinci dereceden (kuadratik modele uyduğu ve model uyumunu gösteren parametrelerden R2 ve R2Ayarlı değerlerinin sırasıyla 0,99 ve 0,99 olduğu görülmüştür. Optimum koşullarında DEEA-Volkanit için adsorpsiyon kapasitesi 38,94 mg/g elde edilmiştir. Ayrıca, çalışmada Th (IV adsorpsiyonunun izotermlere uygunluğu araştırılmış ve termodinamik parametreler hesaplanmıştır.

  6. Atık Alüminyum Polietilen (Tetrapak ve Pirinç Sapı Kullanılarak Üretilen Ahşap Polimer Kompozitlerin Mekanik Davranışlarının Belirlenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alperen KAYMAKCI

    2012-12-01

    Full Text Available ÖzetBu çalışmada pirinç sapı unu ile güçlendirilmiş alüminyum polietilen esaslı polimer kompozitlerin bazı mekanik özellikleri araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda pirinç sapı unu, alüminyum polietilen ve uyum sağlayıcı ajan (MAPE ikiz vidalı bir ekstruder içerisinde karıştırılarak pellet elde edilmiştir. Elde edilen pelletler enjeksiyon kalıplama makinesi kullanılarak mekanik özellikleri belirlemek için gerekli olan numunelerin üretimi sağlanmıştır. Pirinç sapı unu miktarının artmasıyla üretilen alüminyum polietilen esaslı polimer kompozitlerin eğilme ve çekme modüllerinde artış olduğu belirlenmiştir ancak eğilme ve çekme direnci değerlerinde bir miktar azalma tespit edilmiştir. Alüminyum polietilen esaslı polimer kompozit üretiminde kullanılan maleik anhidrit polietilen uyum sağlayıcı ajanın mekanik özellikleri üzerine olumlu etki yaptığı belirlenmiştir. Bu çalışmayla maleik anhidrit polietilen ile muamele edilen alüminyum esaslı polietilen kompozitlerin kabul edilebilir mekanik özellikleri dolayısıyla taban döşeme malzemesi olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.AbstractIn this study, we evaluated some mechanical properties of aluminum polyethylene (Tetra Pak composites reinforced with rice husk flour. To meet this objective, rice husk flour was compounded with aluminum polyethylene with coupling agent (MAPE in a twin screw co-rotating extruder and then was manufactured by injection molding process. The modulus in the flexural and tensile improved with increasing rice husk flour content while the tensile and flexural strengths of the samples decreased. The use of maleic anhydride polyethylene had a positive effect on the mechanical properties of the aluminum polyethylene composites reinforced with rice husk flour. This work showed that the composites treated with maleated polyethylene could be efficiently used as decking products, due to satisfactory

  7. Sāsānilerde Askeri Teşkilat, Silah Teknolojisi ve Savaş Stratejileri Army Organization, Weapon Technology And War Strategies In Sassanid Empire

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ulaş Töre SİVRİOĞLU

    2013-07-01

    anddevelopments of Sassanid have also impacted on it’s own language byproviding new terms in terminology of weaponry; Lately, Arabic Muslimand Muslim Turkish governments have also adopted those terms totheir own languages that it shows that integration of martial terms inlanguages illuminate the fact that cultures lived surroundings of Iranhave been mutually impressed each other. Sāsāniler (224-651 dört asır boyunca Romalıların en tehlikeli düşmanları olmuşlardır. Buna karşın Sāsānilerin, antik çağların savaş standartlarını tamamen değiştiren askeri reformları, Roma-Bizans İmparatorluğu tarafından da örnek alınmıştır. Bu etkilenme neticesinde Romalıların da artık süvari sınıflarına daha fazla önem verdikleri görülmektedir. Benzer şekilde Sāsānilerin de silah teknolojisi, askerî teçhizat ve taktikler konusunda kısmen Romalılardan ve daha ziyade Orta Asya’daki Türk kavimlerinden etkilendikleri görülmektedir. Özellikle süvari sınıfının gelişiminde ve ağır zırhlı süvari birliklerinin kurulmasında Sāsāniler Orta Asya ordularını örnek almışlardır. Bu açıdan bakıldığında Sāsānilerin Akdeniz havzası ile Orta Asya steplerinin askeri birikimini bir sentez haline getirdikleri görülmektedir. Kültürlerin karşılıklı etkileşimi neticesinde Geç Antik Çağ ve Erken Orta Çağ periyodunda, Ön Asya’da uzun ve yakın menzilli silahları aynı anda kullanabilen kompozit süvari birlikleri ortaya çıkmıştır. Sāsāniler, askeri birlikler, savaş stratejileri ve silah teknolojisinde yaptıkları yenilikler haricinde karmaşık bir askeri-bürokratik sınıf oluşturmaları, ordularında din adamlarını görevlendirmeleri ve yaptıkları savaşlarda dinsel propagandaya önem vermeleriyle de Ortaçağ’daki savaş anlayışının ideolojik açıdan öncüleri olmuşlardır. Sāsāni başrahipleri olan Mobedan-ı Mobedler askeri-idarî konularda etkin bir rol oynamışlardır. Sāsānilerin asker

  8. Structure and properties of Ni22Cr10Al1Y coatings deposited by the vacuum plasma spray process / Структура и свойства покрытия Ni22Cr10Al1Y нанесенного методом вакуумного плазменного напыления / Struktura i svojstva prevlake Ni22Cr10Al1Y deponovane vakuum-plazma-sprej procesom

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mihailo R. Mrdak

    2017-04-01

    ценка качества покрытия. / Cilj rada jeste da se vakuum-plazma-sprej procesom deponuju slojevi prevlake Ni22Cr10Al1Y za zaštitu komponenti gasnih turbina od oksidacije i visokotemperaturne korozije. Prevlaka može znatno uticati na svojstva substrata, jer zajedno sa substratom formira kompozit. Vrsta procesa depozicije prevlake i režim termičke obrade prevlake sa substratom bitno utiču na njenu otpornost na visokotemperaturno puzanje. Deponovanje praha Ni22Cr10Al1Y urađeno je vakuum-plazma-sprej sistemom firme Plasma Technik - AG koji koristi komandni pult A-2000 i plazma pištoljem F4. Prevlaka deponovana na substratu od legure INCONEL X-750 termički je obrađena na 11000C u trajanju od 2 sata u zaštitnoj atmosferi argona. Morfologija čestica praha ispitana je metodom skening elektronske mikroskopije. Ispitivanja mikrotvrdoće slojeva rađena su metodom HV0.3 i čvrstoće spoja metodom ispitivanja na zatezanje, koja su bila u skladu sa standardom Pratt & Whitney. Mikrostruktura slojeva prevlake u deponovanom stanju ispitana je na svetlosnom mikroskopu. Nagrizanje prevlake rađeno je mešanjem azotne kiseline 2,5 ml HNO3 sa 7,5 ml fluorovodonične kiseline HF. Analiza mikrostrukture nagrizene prevlake pre i posle termičke obrade, kao i debljina difuzione zone, izvedena je na svetlosnom mikroskopu, na osnovu čega je ocenjen kvalitet prevlake.