WorldWideScience

Sample records for bulunan mikroorganizmalar uezerine

  1. Türkiye'deki eczanelerde bulunan bitkisel ilaçlar

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevda Süzgeç-Selçuk

    2012-09-01

    Full Text Available u çalışmada, 2012 yılında Türkiye'deki eczanelerde bulunan, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı bitkisel ilaçlar incelenerek; formülasyonunda aktif bileşik olarak standardize edilmiş bitkisel drog ekstresi veya drog preparatları bulunan müstahzarlar ele alınmıştır. Bitkilerden kimyasal işlemler sonucu elde edilen, bitkisel kaynaklı saf bileşikler (atropin, morfin, efedrin vb. bitkisel ilaç olarak değerlendirilmediklerinden, bu çalışma kapsamına dahil edilmemiştir. Bu kapsamda, bitkisel ilaçların içeriğindeki; bitkilerinin kullanılan kısımları (drog, etken maddeleri, etki ve kullanılışları incelenmiştir. İncelenen bu bitkiler: Aesculus hippocastanum L., Amygdalus communis L., Allium sativum L., Camellia sinensis (L. Kuntze (Thea sinensis L., Capsicum annuum L., Cassia acutifolia Del. (C. angustifolia Vahl., Centella asiatica L., Cimicifuga racemosa L., Cola nitida (Vent. Schott & Endl., Eucalyptus globulus Labill., Foeniculum vulgare Miller, Ginkgo biloba L., Hamamelis virginiana L., Harpagophytum procumbens DC, Hedera helix L., Lavandula angustifolia Miller, Mentha piperita L., Passiflora incarnata L., Pelargonium sidoides DC., Pinus brutia Tenn., Populus sp., Rheum officinale Baill., Ricinus communis L., Serenoa repens (W. Bart. Small, Silybum marianum L., Thymus vulgaris L., Triticum aestivum L., Valeriana officinalis L, Vitex agnus-castus L., Vitis vinifera L., Zingiber officinale (Roscoe' dir. Sonuç olarak, 2012 yılında Türkiye eczanelerinde Sağlık Bakanlığı ruhsatlı 44 tane bitkisel ilaç tespit edilmiştir.

  2. ON THE GOKTURK INSCRIPTIONS DISCOVERED IN KAZAKHSTAN/KAZAKİSTAN’DA BULUNAN GÖKTÜRK YAZITLARI HAKKINDA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Napil BAZILHAN

    2014-06-01

    ştur. Dil çalışmaları açısından Türk dilinin en eski dönemini temsil eden Eski Türkçe dönemi yazılı eserleri bu coğrafya da sıkça görülmektedir. Daha çok Göktürkler döneminde yazıldığı tahmin edilen bu yazılar genellikle kayalar üzerine damga harfler şeklinde görülmektedir. Özellikle son yıllarda bu kapsamda yapılan inceleme gezilerinde 9 adet yeni yazılı metin bulunmuştur. Bunlar Tañbalı, Koytubek, Akterek, Kuljabası I, Kuljabası II, Kemer ve Kotır II, Bayanjürek ve Karatöbe yazılı metinleridir. Çalışmamaızda Kazakistan’da yeni bulunan Göktürk yazılı metinleri tanıtılırken bir yandan da daha önceki okumalardan farklı yeni okuma teklifleri üzerinde durulacaktır.

  3. Kubad-abad Sarayında Bulunan Kemer ve Askı Tokaları Belt and Buckle Straps Found in Kubad-abad Palace

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alptekin YAVAŞ

    2012-09-01

    çağ dönemine ilişkin farklı buluntu türlerinden birçok obje ele geçmiştir. Konya-Beyşehir Gölü’nün güneybatı kıyısında, Anamas Dağı eteklerindeki alüvyon ovada, küçük bir kayalık tepe ile bronz çağı höyüğü çevresine yayılan Kubad-Abad, göl kıyısından –hatta göl üzerindeki adalardan- güneyindeki Anamas Dağı eteklerine kadar uzanan geniş sahada, onlarca yapıyı bünyesinde barındıran büyük bir şehir-saray’dır. Dünya çapında şöhrete sahip çinileriyle tanınan Kubad-Abad Sarayının metal buluntuları çok zengin bir repertuara sahiptir. Bunlar arasında en az bilinen buluntu türlerinden biri olan kemer ve askı tokaları, Selçuklu gündelik kullanım eşyalarının tanınması açısından çok ilgi çekici veriler sunar. Ortaçağ Türk Dönemine ait kemer ve askı tokalarının niteliğine ilişkin ayrıntılı bir çalışma gerçekleşmemiştir. Özellikle bir yüzünde yazı bordürü bulunan kemer tokası, Anadolu Selçuklu Döneminde ender rastlanan bir obje olup, muhtemelen sultan ve çevresine aittir.

  4. Kubad Abad Kazılarında (2005-2010 Bulunan Cam Kadehler Glass Goblet Found in Kubad Abad Excavations (2005-2010

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zekiye UYSAL

    2013-03-01

    ıba üfleme teknikleri kullanılmıştır.Kapların kaideleri lif sarma ve katlama teknikleriyle yapılmıştır. Renkolarak, şeffaf renksiz, şeffaf yeşilimtrak, şeffaf açık yeşil, mavimtrak,açık mavi görülmektedir. İncelenen parçalar, silindirik ve ters konikgövdeli olmak üzere iki farklı forma sahiptir. Silindirik gövdelikadehlerde gövde silindire yakın bir form gösterir. Ağız kenarları dışataşkın ve yatıktır. Bu tipteki kadehlerin kaide kısmı lif sarma tekniğiyleoluşturulmuştur. Ters konik gövdeli kadehlerde ise gövde kaidedenitibaren yukarıya doğru ters koni biçiminde genişlemektedir. Ters konikgövdeli kadehler, kendi içlerinde dışa dönük ağızlı ters konik gövdeliler,dışa dönük ağızlı spiralli ters konik gövdeliler, ayaklı kaideli ters konikgövdeliler olmak üzere üç alt gruba ayrılabilmektedir.2005-2010 yıllarıarasında ele geçen kadehler üzerinde lif sarma, kalıplama, minelemeteknikleri kullanılarak süslemeler yapılmıştır. Bunlardan minelemetekniğinde bezenmiş parçanın üzerinde bir kuş figürü tasvir edilmiştir.Bu makalede ele alınan kadehler genel özellikleri bakımından öncekisezonlarda Kubad-Abad’da bulunan parçalarla paralellikgöstermektedirler ve onlar gibi XIII. yüzyıla tarihlenebilirler.

  5. Milli Kütüphanede Bulunan 06 Hk 319/1 Numaralı Gazel Mecmûası Üzerine About Ghazel Mecmua Numbered 06 Hk 319/1 In National Library

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa ATİLA

    2013-03-01

    manzum ve mensur yazıların bir araya getirildiği kitap ve şiir defterleri olarak kullanılmıştır.Osmanlı ilim, kültür ve edebiyatında çok sayıda örneği bulunan manzum mecmûalar, zamanının şiir antolojileri sayılabilir. Mecmûalar, edebiyat tarihimizin birincil derecedeki kaynaklarında yer almayan şâir ve şiirlerin tespitinde önemli mürâcaat kaynaklarındandır. Ayrıca yazıldıkları dönemin şiir zevkinin tespitinde, üslup araştırmalarında ve şâirlerin edebî kişiliğinin belirlenmesinde araştırmacılara katkı sağlamaktadır.Bu çalışmada ele aldığımız 06 Hk 319/1 numaralı mecmûa, iki ana bölüm hâlinde tertip edilmiştir. Mecmûanın birinci bölümünde müsemmen, müseddes, murabba’, muhammes, müseddes, müsebba’, müstezâd, kasîde, tercî-bend ve rubâ’î nazım şekilleri ile yazılmış şiirler yer almaktadır. “Mecmûa-yı Gazeliyyât” başlığını taşıyan ikinci bölümde ise gazeller bulunmaktadır. Çalışmamızda öncelikle mecmûanın genel özellikleri hakkında bilgi verilmiş ardından eserin ikinci kısmında yer alan gazeller ele alınmıştır. Şiirlerin incelenmesi sırasında şâirlerin isimleri ile her gazelin matla’ beyitleri, şiirlerin sıra numaraları, vezinleri, varak numaraları tablo hâlinde gösterilmiştir. Tablonun hacim bakımından uzun olması sebebiyle makta’ beyitlere yer verilmemiştir. Şiirlerin bulunduğu dîvân vb. eserlerden ulaşılabilenlere mürâcaat edilmiş, ilgili şiirlerin yer alıp almadığı incelenmiş ve mevcutsa sayfa numaraları tablonun açıklamalar kısmında belirtilmiştir.

  6. Hıyar Turşusu Fermentasyonunda Görülen Mikroorganizmalar

    OpenAIRE

    1995-01-01

    Pickling cucumbers are used in various methods for commercial processing including brine fermentation. Cucumbers in the presence of appropriate concentrations of salt (NaC) and under suitable environmental conditions, will undergo fermentation by lactic acid bacteria. Although the number of lactic acid bacteria is usually quite low compared to the total number of microorganisms, the lactic acid bacteria eventually predominate due to the production of acids and other products which restrict gr...

  7. Kayseri Ve Yöresi Tarih Araştırmaları Merkezi’nde Bulunan Ebrû Kaplı Defterler The Marbled Paper In The Notebooks That Is Being At History Of Kayseri And Neighboring Areas Research And Implementation Center

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Neval SAKİN

    2013-09-01

    ımızdan olan Ebrû’nun geçmişine ait örneklerin yer aldığı arşivlerden biri de Kayseri ve Yöresi Tarih Araştırmaları Merkezi (KAYTAM Arşivi’dir. Arşiv, müze ve kütüphanelerde çeşitli konularda yazılmış yazma eserler ve resmi belgeler hem süsleme hem de koruma amaçlı olarak döneminin sanat anlayışıyla bezenmiştir. İşte bu anlayıştan yola çıkarak yazımızda KAYTAM Arşivi’nde bulunan ve Osmanlı Devleti’nin son 100 yılı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarını içeren çeşitli konulardaki defterlerden ebrû kaplı olanlar ele alınarak incelenmiştir. İnceleme sonucunda tespit edilen 153 adet Ebrû kaplı defterin 25’i aşırı tahrip olmuştur. Kalan 128 adet Ebrû kaplı defterde ise 26 Battal ebrû ve 102 Dalgalı ebrû olmak üzere iki ebrû çeşidi görülmektedir.Makalemizde söz konusu ebrûlardan benzer örnekler elenerek 20 ebrû örneği alınmıştır. Ele aldığımız ebrû kaplı 20 defterden 10 tanesi Battal ebrû, 10 tanesi Dalgalı ebrûdur. Bu ebrû örneklerinde kullanılan renkler; lahor çividi, çivid mavi, oksit sarı, oksit kırmızı, koyu kahverengi, kahverengi, vişne çürüğü’dür. Bir iki örnekte de siyah, mavi, açık mavi, oksit yeşil ve gri renkleri görülmektedir. Ebrûların genel olarak tarihlendirilmesi sıkıntılı olsa da incelediğimiz ebrûların yer aldığı defterler 1842-1876 ve 1886-1889 tarih aralıklarını kapsamaktadır.

  8. İzmir Millî Kütüphane’de Kayıtlı Bulunan (1467/14 Bir Mecmua-İ Eş’âr’ın Düşündürdükleri Thoughts On A Mecmua-i Eş’âr Registered In The İzmir National Library (1467/14

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yasemin ERTEK MORKOÇ

    2013-03-01

    Full Text Available “Mecmua-i eş’ar” registered with 1467/14 numbered work in İzmir National Library that we have tried to promote, emerges as the fourteenth work in a booklet collected in a single collection of the nineteen separate works. At first glance, this magazine which draws attention with its very small but with legible writing, a clean talik writing and orderly layout creates an impression that it is the result of a mindful hand with its floral ornament in the first pages. The name ofthe person who sorts out the magazine and the sorting date has notbeen specified. A period panorama confronts us when the chosen poetsfor the magazine have been taken into consideration. There is aselection from the poets who lived for about one century between theyears of the first quarter of the fifteenth century and first quarter of thesixteenth century.Another intriguing aspect is that the poetry magazines is the webof literary interaction between the poets included in the same work. TheOttoman poetry poets whose poems are listed consecutively with thepoets they took as an example and who taunt each other and livingtogether in the same period are just like selected specially. Although thework is not a taunting writing (paralel magazine, that there are twopoems which taunts each other strengthens the possibility that paralelwriting can confront us in the selected poetry magazines.The nineteen of the total twenty three poems are the eulogy in thismagazine which is missing from the beginning and they appear like“mecmua-i kasaid”. Another distinctive feature of this work that wecome across frequently in selected poetry magazines is that the poemswhich are in lyric verse form are not preferred in this selection. İzmir Millî Kütüphane’de 1467/14 numaraya kayıtlı bulunan tanıtmayı amaçladığımız “Mecmua-i eş’âr”, on dokuz ayrı eserin tek cilt altında toplandığı bir kitabın içinde on d��rdüncü eser olarak karşımıza

  9. Piyasada Fermente Sucuk Olarak Satılan Ürünlerin Kalite Özelliklerinin Saptanması ve Geleneksel Türk Fermente Sucuğu ile Karşılaştırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halime PEHLİVANOĞLU

    2015-07-01

    Full Text Available Bu çalışma, günümüz Türkiye’sinde marka olmuş firmalar tarafından üretilen ve fermente sucuk etiketi ile piyasaya sunulan sucukların karakteristik özelliklerinin araştırılması ve Geleneksel Türk Fermente Sucuk özellikleri ile karşılaştırılması amacı ile yapıldı. İstanbul piyasasında çeşitli markalarda satışa sunulan ve üzerinde fermente sucuk etiketi bulunan 30 adet sucuk numunesi çalışmada materyal olarak kullanıldı. Numunelerin tümünde Toplam Mezofil Aerob Mikroorganizmalar, Koliform Grubu Mikroorganizmalar, Laktik Asit Bakterileri, Stafilokok ve Mikrokoklar ile Küf ve Mayalar araştırıldı. Ayrıca pH değeri, rutubet miktarı, yağ miktarı, protein miktarı ve duyusal özellikleri incelendi. Elde edilen duyusal, fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik bulgulara göre, incelenen 30 adet sucuk numunesinin 8 adedinin (%26,6 fermente sucuk özelliğine yakın olduğu, 9 adedinin (%30,0 yarı fermente ve 13 adedinin (%43,3 ise ısıl işlem görmüş fermente olmayan sucuklar olduğu saptandı. Bu sonuçlara göre, fermente sucuk etiketi ile piyasaya sunulan ürünlerin 22 adedinin (%73,3 tam fermente olmaması nedeni ile ilgili yönetmelikler açısından taklit ve tağşiş kapsamına girdiği sonuç ve kanaatine varıldı.

  10. Gıdalarda Bulunan L-Triptofan, Serotonin, Melatonin Profilleri ve Sağlık Üzerine Etkileri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Seda Kurtulmuş

    2015-11-01

    Full Text Available Günümüzde bilim ve teknolojinin ilerlemesine bağlı olarak beslenme alışkanlıklarımız değişmiştir. Beslenme şekli ve kalitesi insan sağlığı için önemlidir. Özellikle bazı gıda bileşenleri, merkezi sinir sistemi üzerine depresyon, anksiyete, uyku, iştah gibi çeşitli etkilere sahiptir. Gıda bileşenleri merkezi sinir sistemine; fenilalanin, lösin, izolösin, valin ve tirosin gibi nötral amino asitler aracılığıyla taşınmaktadır. Amino asitler insan beslenmesinde önemli bir yere sahiptirler. Vücutta sentezlenemeyen ve dışarıdan alınması gereken esansiyel amino asitlerden L-triptofan (L-Trp, metabolizmada birçok işlevinden dolayı insan beslenmesinde elzemdir. Son yıllarda bilim dünyası, L-Trp’ın insan vücudundaki serotonin ve melatonin hormonlarının salgılanmasında öncü olması gibi çeşitli fonksiyonları üzerine yoğunlaşmıştır. Serotonin ve melatonin hormonları insan vücudunda; psikoloji, uyku, vücut sıcaklığı, kan basıncı dengesi, antioksidan etkisi, kanser inhibitörü, cinsellik, otizm ve sirkadiyen ritim gibi faaliyetlerden sorumlu olup; süt, kefir, yoğurt, portakal, çilek, üzüm, zeytinyağı, ceviz, erik, fındık, nar, kahve, kivi ve muz gibi çeşitli gıdalarda bulunmaktadır. Bu makalede triptofan, serotonin ve melatoninin biyosentezi ve metabolizması, çeşitli gıdalardaki profilleri ve bunların fizyolojik ve biyolojik açıdan insan sağlığı üzerine etkileri hakkında son yıllarda yapılan çalışmalar derlenmiştir.

  11. OTEL İŞLETMELERİNİN PAZARLAMA ANLAYIŞI: FETHİYE’DE BULUNAN OTELLERDE BİR ARAŞTIRMA

    OpenAIRE

    Kethüda, Önder; ÇALIŞKAN, Gökhan

    2011-01-01

    Hizmet endüstrisinde yer alan otel işletmelerinin birçoğu modern pazarlama anlayışını satış anlayışıyla karıştırmaktadırlar ve pazarlama aktivitelerini buna göre planlamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, otel işletmelerinin pazarlama anlayışının satış anlayışına mı yoksa modern pazarlama anlayışına mı daha yakın olduğunu tespit etmektir. Bunun yanında, otel işletmelerinin demografik özelliklerine göre pazarlama anlayışının farklılık gösterip göstermediğini test etmek çalışmanın ikinci amacıdır....

  12. Deneysel diabet oluşturulan ratlarda diş eti dokusunun ekstrasellüler matriks ve hücre yüzeyinde bulunan glikokonjugatların yapısı ve lokalizasyonunun incelenmesi

    OpenAIRE

    Kurşunlu, Sabri Fatih

    2011-01-01

    Diabetes Mellitus yani şeker hastalığı, kronik hiperglisemi ile karakterize kronik bir hastalıktır. Karbonhidrat-protein etkileşimleri hücreler arası haberleşmede, sinyal transferinde, hücre içi protein transportunda, döllenmede, hücre farklılaşmasında, hücre adezyonunda, büyümenin kontrolünde, interferon ve sitokinin salgılanması gibi immunolojik olaylarda, makrofajların fagositoz için uyarılmasında, patolojik olaylarda hücrelerin transformasyonunda, metastazda, embriyogenezde, ekzostoz ve e...

  13. SOME THOUGHTS ABOUT CRAFTSMAN INSCRIPTIONS PRESENT AT THE TURKISH ERA BUILDINGS IN NORTHERN AZERBAIJAN / KUZEY AZERBAYCAN’DAKI TÜRK DÖNEMI YAPILARINDA BULUNAN USTA KITABELERI ÜZERINE BAZI DÜSÜNCELER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Dr. Ersel ÇAĞLITÜTÜNCĐGĐL

    2008-12-01

    Full Text Available Turkic republics, which gained theirindependency after the collapse of Soviet Union, get intouch with the other states on social, economic andcultural relations, especially with Türkiye. Manyscientists have had the chance to go to these regions forthe scientific researches and to examine the artmonuments, which are the most important evidences ofthe Turkish identity, after the collapse.Turkish art, which takes its strength fromthe depth of history, has been fed continually from itsroots extended to Central Asia and Caucasus. In thisstudy, the inscriptions, which are the primary sources ondating the architectural monuments constructed inAzerbaijan between XI-XIX centuries, have beenexamined and the superscriptions of the constructionand decoration masters’ and some other problems havebeen introduced.

  14. Aydın ilinde bulunan sığır çiftliklerinde streptococcus uberis kökenli mastitislerin ve virulans genlerinin multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (MPCR) ile belirlenmesi

    OpenAIRE

    Çiçek, Erdem

    2014-01-01

    Bu çalışmada, Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'na getirilen toplam 200 adet süt örneği Streptococcus uberisyönünden incelendi. İzole edilen etkenlerin tür düzeyinde virulans ilişkili gen dağılımının belirlenmesi amacıyla multipleks PCR metodu uygulandı. İncelenen 200 süt örneğinin 35 (%17.5)'inden Streptococcus uberis izolasyonu gerçekleştirildi. Polimeraz zincir reaksiyonu ile konvansiyonel olarak identifiye edilen S. uberis suşları incelendiğinde t...

  15. HAT SONUNDA SVC BULUNAN GÜÇ SİSTEMİNDE ÇATALLAŞMA ANALİZİ İLE DİNAMİK GERİLİM KARARLILIĞININ İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kadi Abacı

    2008-01-01

    Full Text Available Güç sistemleri gerilim kararlılığı çalışmalarında çatallaşma analizi oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Çatallaşma noktasının belirlenmesi ile sistemin yüklenebilirlik sınırları tespit edilerek, planlama ve kontrol çalışmalarında kullanılmaktadır. Bu çalışmada kararlı bir denge noktasından uzaklaşan bir güç sisteminin çatallaşma analizi ile dinamik gerilim kararlılığı analizi gerçekleştirilmiştir.

  16. Kefir (in Turkish)

    OpenAIRE

    Koçak, Celalettin; Gürsel, Asuman

    1981-01-01

    Kefir çok eski bir fermente süt mamülü olup, hammaddesi keçi, koyun ve inek sütüdür. %0.6-0.8 alkol içermesi nedeniyle fermente süt içkisi olarak tanınır. Günümüzde kefirin birçok hastalıklar üzerindeki iyileştirici etkisinden dolayı önemi artmıştır. Kefir üretiminde fermantasyonu sağlamak üzere kefir tanelerinden yararlanılır. Kefir taneleri sarımtırak renkte olup takriben bezelye büyüklüğündedir. Bu taneler kazein ve birbirleri ile ortaklaşa yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği j...

  17. Kefir

    OpenAIRE

    Koçak, Celalettin; Gürsel, Asuman

    1981-01-01

    Kefir çok eski bir fermente süt mamülü olup, hammaddesi keçi, koyun ve inek sütüdür. %0.6-0.8 alkol içermesi nedeniyle fermente süt içkisi olarak tanınır. Günümüzde kefirin birçok hastalıklar üzerindeki iyileştirici etkisinden dolayı önemi artmıştır. Kefir üretiminde fermantasyonu sağlamak üzere kefir tanelerinden yararlanılır. Kefir taneleri sarımtırak renkte olup takriben bezelye büyüklüğündedir. Bu taneler kazein ve birbirleri ile ortaklaşa yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği j...

  18. Passive Conservation of Manuscripts in Libraries Kütüphanelerdeki El Yazmalarının Pasif Konservasyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nil Baydar

    2001-12-01

    Full Text Available The purpose of this study is examination of the deterioration factors (moisture, temperature, light, weather pollution, disasters, rodents, insects and microorganisms of the manuscripts with mishandling of both library staff and readers in libraries and giving preventive conservation suggestions. Bu çalışmanın amacı, kütüphanelerdeki el yazmalarının bozulmasına neden olan (nem, sıcaklık, ışık, hava kirliliği, afetler, kemirgenler, böcekler ve mikroorganizmalar gibi etkenlerle, personelin ve okuyucunun hatalı uygulamalarını irdelemek ve bu etkenlerin el yazmalarına zarar vermesini engelleyecek önleyici konservasyon önerileri sunmaktır.

  19. Balık ve Balık Ürünlerinde Biyojen Aminler ve Önemi

    OpenAIRE

    Özbay Doğu, Sena; Sariçoban, Cemalettin

    2015-01-01

    ÖZET: Biyojen aminler, gıdalarda bulunan serbest amino asitlerin dekarboksilasyonu sonucunda oluşan bileşiklerdir. Histamin, kadaverin, putresin, tiramin, spermin ve spermidin gıdalarda sıklıkla bulunan biyojen aminlerdir. Özellikle balık ve balık ürünleri, biyojen aminlerin oluşumu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu gibi ürünlerde biyojen aminler  mikrobiyal dekarboksilaz aktivite ile hızla oluşmaktadır. Yetersiz hijyen, kontaminasyon, hammaddenin mikrobiyal yükü ve sıcaklık gibi faktörle...

  20. Toprakta Ağır Metal Gideriminde Solucanların Kullanımı

    OpenAIRE

    KARA, Emine; TACİROĞLU, Berrak; SAK, Tufan

    2016-01-01

    Ağır metal kirliliği, toprakta oluşan kirlilikler arasında en zor giderilen kirliliklerden birisidir. Ağır metaller toprağa oluşum sırasında ana materyalin yapısında bulunmaları nedeni ile geçebildikleri gibi maden, endüstri ve tarımda kullanılan kimyasal maddeler gibi çeşitli kirleticiler ile de toprağa ulaşabilmektedirler.Toprakta bulunan ağr metallerin yüksek konsantrasyonları toprak ekosisteminde bulunan canlılara toksik etki yapmaları yanında, toprakta biyolojik ve biyokimyasal reaksiyon...

  1. Kefir Kültürünün Beyaz Peynir Yapımında Kullanılması Üzerine bir Araştırma

    OpenAIRE

    Yaygın, Hasan; Kılıç, Sevda

    1991-01-01

    Beyaz peynir yapımında kullanılacak saf kültürde yer alması gereken mikroorganizmaları saptamak amacı ile bazı çalışmalar yapılmıştır. Araştırıcıların çoğunluğu saf kültürde S. lactis, S. cremoris ve L. casei’ nin bulunması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu çalışmada beyaz peynir yapımında saf kültür olarak kefir kültürü kullanılmıştır. Kefir kültüründe söz konusu bakterilerle beraber bazı maya ve bakteriler de bulunmaktadır. Araştırma sonuçları kefir kültürü katılan sütten yapılan beyaz pey...

  2. DİYABETLİ HASTALARDA AĞIZ-DİŞ SORUNLARINA YAKLAŞIM-ORAL HYGIENE IN DIABETIC PATIENTS

    OpenAIRE

    Dinççağ, Nevin; Eren, Gamze

    2013-01-01

    ÖZETBu yazıda diş sorunları bulunan diyabetli hastaların ağız-diş ve medikal kontrolü, hastalığın fizyopatolojisi ve komplİkasyonları ile birlikte ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar sözcükler: Diyabetes mellitus, ağız hijyeni.ABSTRACTThis paper will review the pathophysiology and complications associated with the disease as well as the medical and dental management of the diabetic dental patient. 

  3. opraktan izole edilen Bacillus türlerinin tanımlanması ve biyolojik özelliklerinin araştırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice Katı

    2016-08-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Giresun adasından toplanan toprak örneklerinden Bacillus izolasyonu yapılmıştır. Bu izolatlar morfolojik, biyokimyasal ve moleküler olarak tanımlanmıştır. Tanımlanan Bacillus’larda bazı ekstrasellüler enzimlerinin varlığı kalitatif olarak incelenmiştir. Ayrıca Bacillus izolatlarının bazı bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri agar difüzyon metoduna göre araştırılmıştır. Sonuç olarak 38 izolat B. cereus grubu üyesi, 7 izolat B. thuringiensis, 10 izolat B. megaterium, 6 izolat B. pumilus ve 12 izolat Bacillus sp. olarak tanımlanmıştır. Bacillus izolatlarının ekstrasellüler enzim aktivite sonuçları değerlendirildiğinde 38 izolatın amilaz, 53 izolatın lipaz/esteraz, 16 izolatın kitinaz, 7 izolatın ksilanaz, 2 izolatın pektinaz, 73 izolatın proteaz ve 35 izolatın selülaz enzim aktivitesi pozitif olarak bulunmuştur. Çalışmada kullanılan Bacillus izolatları test edilen mikroorganizmaların gelişmelerini değişik oranlarda engellemiştir. Dokuz izolat yüksek antibakteriyal aktivite göstermiştir.

  4. SOYA VE ÜRÜNLERİNDE FENOLİK BİLEŞİKLER VE BESLENMEYİ KISITLAYICI FAKTÖRLER

    OpenAIRE

    2001-01-01

    Protein bakımından zengin bir ürün olan soya fasulyesinin kullanım alanları hızla artmaktadır. Soya ve soya proteini ürünlerinin teknolojik açıdan çok iyi özellikleri olmasına rağmen, bazı istenmeyen renk ve koku karakteristikleri ile yapılarında bulunan beslenmeyi kısıtlayıcı faktörler kullanımını sınırlandırmaktadır. Bu derlemede, soya fasulyesi ve ürünlerindeki fenolik bileşikler ile beslenmeyi kısıtlayıcı faktörler ve bunların giderilmesi konusu üzerinde durulmuştur....

  5. Kök hücreler; mezenkimal kök hücreler ve güncel klinik uygulamaları

    OpenAIRE

    Tekeli, Senem; Arısu Naghavi, Esra; Gökçe, Burak; Sır, Gözde; Yiğittürk, Gürkan; Çavuşoğlu, Türker; Uyanıkgil, Yiğit

    2017-01-01

    Kök hücreler; kendilerini yenileyebilme, sınırsız çoğalabilme, kendilerinden başka hücrelere farklılaşabilme, hasarlı dokuya verildiğinde hasarlı yapıyı onarabilme özellikleri ile tanımlanan hücre tipidir. Kök hücreler bol miktarda bulunmaları, kolay elde edilebilmeleri, birçok hücre tipine farklılaşarak çoğalabilmeleri, alıcılara güvenli ve etkin bir şekilde nakledilebilmeleri nedeniyle rejeneratif tıp uygulamalarında tercih edilmektedir. Bu derlemede, klinikte uygulamaları bulunan ve en öne...

  6. Subklinik mastitisli keçilerdeki koagulaz negatif stafilokokların saptanması ve antibiyotik dirençliliklerinin belirlenmesi

    OpenAIRE

    Uçan, Neşe

    2014-01-01

    Bu çalışmada 2012 yılı yaz aylarında Aydın ili ve çevresinde bulunan laktasyon döneminde olan subklinik mastitisli 100 adet keçinin her birinden örneği alınarak Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’nda Koagulaz Negatif Stafilokok yönünden incelenmiştir. Çalışmamızda incelenen 100 örneğin toplam 67’sinde (% 67) Koagulaz Negatif Stafilokok izolasyonu gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda izole edilen 67 suştan 19 (% 28) adedi S. lentus, 17 (% 2...

  7. Burun Defektlerinin Onarımında Paramedian Alın Flebi

    OpenAIRE

    BULUT, Fatih; DEMİR, Canser Yılmaz

    2003-01-01

    Amaç: Tümöral kitlelerin eksizyonu sonrasında oluşan burun defektlerinin rekonstrüksiyonunda cilt greftlerinin kullanımı yeterli olmayabilir. Bu amaçla; çalışmamızda burun defektlerinin rekonstrüksiyonunda paramedian alın flebi kullandık ve sonuçlarımızı değerlendirdik. Gereç ve yöntem: Haziran 2000 ve Mart 2003 tarihleri arasında kliniğimizde majör burun defekti bulunan 10 olgunun (7 erkek, 3 kadın; ortalama yaş 63,2±10,4 yıl; dağılım 44-82 yıl) rekonstrüksiyonu paramedian alın flebi ile g...

  8. ATIF TEORİSİNDE BELİRTİLEN KARİZMATİK LİDER ÖZELLİKLERİNİN ÜÇLÜ ÖRGÜTSEL BAĞLILIK MODELİYLE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

    OpenAIRE

    Hasan GÜL; Güner ÇÖL

    2010-01-01

    Özet: Bu makale Conger ve Kanungo tarafından geliştirilmiş bulunanAtıf Teorisini, bu teoride ileri sürülen karizmatik liderlerin özelliklerini ve buözelliklerin üçlü bağlılık modeliyle olan ilişkilerini açıklamaktadır. Karizmatikliderler vizyon belirleyerek ve yüksek motivasyon sağlayarak izleyenlerininörgütsel bağlılık düzeylerinin yükselmesine neden olmaktadırlar. AraştırmaKaraman Emniyet Müdürlüğü...

  9. Yayın Kuralları

    OpenAIRE

    Editör, Editör

    2014-01-01

    SAĞLIK BİLİMLERİ VE MESLEKLERİ DERGİSİ'nde daha önce başka bir yerde yayınlanmamış, hakem değerlendirmesinde olmayan ve Dergi Yazı Kurulu (Editorial Board) ve Yayın Danışma (Hakem) Kurulu tarafından değerlendirilerek uygun bulunan yazılar basılır. Basılması uygun görülmeyen yazılar geri iade edilmez. Yayınlanan yazı ve resimlerin tüm hakları dergiye aittir. Dergiden alıntı yapıldığı takdirde dergi kaynak olarak belirtilmelidir.YAYIN KURALLARIBİLİMSEL SORUMLULUKMakalelerin bilimsel kurall...

  10. Doğal Hafif Agregaların Tarımsal Yapılarda Duvar ve Sıva Harcı Yapımında Kullanılma Olanakları / Usage Possibilities of Natural Lightweight Aggregates for Mortar and Plaster In Farm Buildings

    OpenAIRE

    KOCAMAN, Bahar; Tunç, Talip; Okuroğlu, Mustafa; Örüng, İbrahim

    2011-01-01

    ÖZET: Bu çalışmada, Doğu Anadolu Bölgesindeki ekonomik potansiyeli bulunan hafif agrega ocaklarından sağlanan doğal hafif agregayla üretilen harçların bazı fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenerek tarımsal yapılarda kullanılabilirliği araştırılmıştır. Çalışmada özellikleri saptanan hafif agreganın çimento, kireç gibi bağlayıcı malzemelerle farklı karışım oranları seçilerek, uygulamada kullanılabilecek değişik harç...

  11. Kök Kanallarının irrigasyonunda Geniş Spektrumlu Muhtelif Poliantibiotik Patlarının Tesirleri (*)

    OpenAIRE

    2013-01-01

    ÖZETBu araştırmada kanlların Irrigasyonu için bu poliantibiotiık patı (penicilline-Neomycin-Streptomycin-Gliserin) geliştirilerek hastalara tatbik yönüne gidilmiştir. Laboratuar ve klinik deneylerinde kanal irrigasyon maddesi olarak kullanılabilen (Peniciline-Neomycin-Streptomycin-Gliserin) poliantibrotik patının kök kanallarında bulunan mikroorganizmlara karşi bakterisit tesiri olduğu halde Candidaların ürediği tespit edilmiştir. (Peniciline-Neomycin-Streptomycin-Gliserin) patına ilave oluna...

  12. Gülibrişim (Albizia julibrissin) Tohumunun Çimlenmesine Bazı Önişlemlerin Etkileri

    OpenAIRE

    Ertekin, Murat

    2010-01-01

    Bu araştırma, peyzaj uygulamalarında çokça kullanılan ve ithal bir tür olan Albizia julibrissin'nin tohumunda bulunan çimlenme engelinin giderilmesi ve çimlenme yüzdesinin arttırılması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma da, oksin (polystimulin A6), sitokinin (polystimulin K ve indol-3-bütirik asit) ve gibberillin (GA3) grubu büyüme düzenleyicilerin ve farklı sürelerde soğuk katlama metodunun tohum çimlenme özellikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu amaçla 100 mg/L PS, IBA ve GA3 ...

  13. Sovyet Rusya’nın Dağılmasından Sonra Kafkasya’da Kimlik Problemi

    OpenAIRE

    2014-01-01

    Etnik olarak dünyanın en kozmopolit bölgelerinden biri olan Kafkasya, 1990 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeni bir safhaya girmiştir. 70 yıldan beri “sovyet vatandaşı” olan Kafkasya halkları, bu tarihten sonra kendilerini “ne” olarak kabul edeceklerdi? Bu bölgede bulunan ellinin üzerindeki unsur, kendi kimliklerini ifade edebilecekleri devletlerine kavuşabilecekler miydi? Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün değildir. Zira hakikatte değişen sadece bir isim değişikliği idi. ...

  14. PROBLEM ÇÖZMENİN MATEMATİK MÜFREDATINDAKİ ÖNEMİ

    OpenAIRE

    Mustafa AYDOĞDU; AYAZ, Mehmet Fatih

    2008-01-01

    Bu araştırmanın en önemli amacı bir matematik probleminin veya gerçek bir problemin nasıl çözüleceğini ortaya koymaktır. Bu makalede Matematik müfredatında bulunan problem çözmenin amaçlarını belirtiyoruz. Bu çalışma dünyadaki problem çözme literatürünü ve "Matematik Eğitim Merkezi" olarak anılan problem çözme eğitimini özellikle "Problem Çözme Sanatı" olarak içeriyor. Bu çalışmada düşüncelerimizi daha çok sınıflardaki gözlemlerimize dayanarak açıklamaya ça...

  15. ULUSLARARASI PİYASALARIN ASİMETRİK YAPISI VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER Küreselleşen Üretim, Ticaret ve Rekabete İlişkin Yeni Sorunlar - THE ASYMETRICAL STRUCTURE OF INTERNATIONAL MARKETS AND DEVELOPING COUNTRIES New Issues About Globalization of Production,

    OpenAIRE

    2011-01-01

    Özet:Bu çalışmada, üretimin küresel değer zincirleribiçiminde örgütlenerek küreselleşmesi ile birlikte, uluslararasıpiyasalarda gelişen asimetrik yapı incelenmektedir. Bir yandagelişmiş ülkeler kökenli az sayıda dev çokuluslu şirketin diğeryanda ise gelişmekte olan ülkelerde bulunan çok sayıda küçükölçekli tedarikçinin yer alması biçiminde ifade edilebilecekolan bu asimetrik yapı nedeniyle, küresel değer zincirlerininalt basamaklarına eklemlenen küçük üreticiler, uluslar arasıpiyasalarda cidd...

  16. Toplu Beslenme Yapan Kurumlarda Ekmek Tüketimi, Atımı ve İsrafın Önlenmesi Konusunda Alınacak Önlemlerle İlgili bir Araştırma

    OpenAIRE

    Arslan, Perihan; Yüksel, Aşkın

    2014-01-01

    Araştırma Mart 1984 tarihinde Ankara il sınırları içinde bulunan maden Tetkik ve Araştırma Enstitüsünde (M.T.A.) yemek yiyen 193 memur ve 107 işçi olmak üzere toplam 300 kişi üzerinde yapılmıştır. Kurumada günde 630 kg ekmek alınmaktadır. Bu ekmeğin personelde servis edilemeden artan miktarı günde ortalama olarak %11.1 olarak bulunmuştur.

  17. A Study on Consumption and, Wastage of bread at the Institutional Food Services and the Prevention of Wasting (Turkish with English Abstract)

    OpenAIRE

    Yüksel, Aşkın; Arslan, Perihan

    2015-01-01

    Araştırma Mart 1984 tarihinde Ankara il sınırları içinde bulunan maden Tetkik ve Araştırma Enstitüsünde (M.T.A.) yemek yiyen 193 memur ve 107 işçi olmak üzere toplam 300 kişi üzerinde yapılmıştır. Kurumada günde 630 kg ekmek alınmaktadır. Bu ekmeğin personelde servis edilemeden artan miktarı günde ortalama olarak %11.1 olarak bulunmuştur.

  18. Yoksullukla Mücadelede Gönüllü Rehberlik Organizasyonları/Voluntary Organizations of Guidance in the Fight against Poverty

    OpenAIRE

    Yaşar, Ruhat

    2013-01-01

    Özet Bu araştırma önerisinin konusunu Amerika'da kar amacı gütmeden risk grubundaki çocuklar yararına sosyal hizmet çalışmalarında bulunan “Big Brothers and Big Sisters” adlı organizasyonun rehberlik uygulamaları ile tarihsel bir aktör olarak Ahi teşkilatının sosyalleştirici uygulamaları oluşturmaktadır. Üniversiteli gençlerin veya gönüllü yetişkinlerin ilköğretim çağındaki yoksul, dezavantajlı bir çocuğa yapacakları “gönüllü ve birebir” rehberliğin nasıl organize edilebileceği yine bu araştı...

  19. Matriks metalloproteinazlar: diş dokuları ve çürük üzerine etkileri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Engin Ersöz

    2011-09-01

    Full Text Available

    ÖZET

    Oral kavitede görülen hastalıkların mikroorganizmalarla olan ilişkileri ortaya konduktan sonra tedavi seçenekleri bu organizmaları ortadan kaldırmaya yönelik olmuştur. Ancak günümüzde yapılan çalışmalar bu hastalıkların oluşmalarının yalnızca mikroorganizmalar nedeniyle olmadığını aynı zamanda konak cevabının ve konak kaynaklı faktörlerin de hastalığın oluşması ve seyrini etkilediğini gözler önüne sermiştir. Bu konak kaynaklı faktörlerden bir tanesi ise Matriks Metallo Proteinaz (MMP adı verilen bir enzim grubudur. MMP'ler; yıkımdan sorumlu birçok ekstraselüler matriks proteini ile organogenez, büyüme ve doku dönüşümü sırasında uyum içinde çalışan enzim grubudur. Bu derleme matriks metalloproteinazlarının hem sistemik etkilerine değinecek hem de ağız hastalıklarının seyri ve tedavi seçenekleri içerisinde üstlenebilecekleri rollere ışık tutacak şekilde hazırlanmıştır.

    Anahtar kelimeler: Matriks metalloproteinaz, çürük, kollagen, matriks metalloproteinaz doku inhibitörü.

    ABSTRACT

    Since relationship between oral diseases and microorganisms have been revealed treatment options were focused to terminate those microorganisms. However; today's researches show that host response and host related factors have influence on diseases and their progress. Matrix metalloproteinases (MMP are one of those host related factors. MMP's act as a degradative extracelular matrix protein during organogenesis, growth and tissue transformation processes. This review is about; systemic effects of MMP's and their roles in disease progression and treatment options.

  20. Sosyal Medyadan Krize Bakış: Otomotiv Sektöründe Kriz Dönemlerinde Sosyal Medyanın Kullanımına İlişkin Bir Araştırma

    OpenAIRE

    AKBAYIR, Zuhal; Kuşay, Yeliz

    2015-01-01

    Krizler kurumların işleyiş süreçlerini bozan, sekteye uğratan, çözümü için sınırlı süresi bulunan kaos ortamlarıdır. Beklenmedik zamanlarda ortaya çıkması krizin çözüm mekanizmalarını yetersiz kılarken, kriz dönemlerinde oluşan endişe ve panik hedef kitlelerle olan iletişimi aksatmaktadır. Bu nedenle krizlerin üstesinden gelinmesi, kriz yönetim süreçlerinin başarısına ve güçlü iletişim/halkla ilişkiler stratejilerine bağlıdır.  Sosyal medyanın haber kaynağı olarak günlük yaşamdaki gücünün art...

  1. SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN YOKSULLARA YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALARI: VAN ÖRNEĞİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevgi IŞIK EROL

    2014-10-01

    Full Text Available Ülkemizde en önemli sosyal yardım kuruluşu olan Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü (SYGM uyguladığı sosyal yardım programlarıyla hem fakru zaruret içinde bulunan ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan yoksul, kimsesiz, engelli ve ihtiyaç sahibi kimselere yardımcı olmakta, hem de istihdam odaklı, mesleki eğitim ve proje destekleriyle işsiz, eğitimsiz kişilere yardımcı olmaktadır. Türkiye’de il ve ilçelerde sayıları bine yaklaşan “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları” aracılığıyla sosyal yardımlarını yurt çapında koordineli bir şekilde yerine getiren SYGM’ nün yoksullara yönelik uyguladığı sosyal politikalar çalışmamızın konusunu teşkil etmektedir.

  2. British Library or 9515'teki Türkçe Kur'an tercümesi (giriş-metin-notlar-dizin)

    OpenAIRE

    Gül, Ali

    2014-01-01

    British Library OR 9515’te kayıtlı bulunan ve istinsah tarihi bilinmeyen Arapça-Farsça-Türkçe satır arası Kur’an tercümesinin konu edildiği bu tez çalışması “Giriş”, “Metin”, “Notlar” ve “Dizin” bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmada Türkçe tercüme üzerine odaklanılmıştır. “Giriş” bölümünde Türkçe Kur’an tercümelerinden kısaca bahsedildikten sonra teze konu olan nüshanın özellikleri üzerinde durulmuştur. “Metin” bölümünde varak, satır, sure ve ayet numaraları verilerek Türkçe tercümen...

  3. "Örgüt Kültürü” Ve “Liderlik” türlerine ilişkin algılamalar ile yöneticilerin demografik özellikleri arasındaki ilişki: Bir alan araştırması

    OpenAIRE

    İsmail BAKAN

    2008-01-01

    Literatürde, liderliğin örgütün etkinliği ve örgütsel kültürün oluşumu ve değişiminde önemli rol oynadığı ileri sürülmektedir. Bu nedenle, bu araştırmada, liderlik ve örgüt kültürü kavramları çalışmanın temel değişkenleri olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada farklı “liderlik” ve “örgüt kültürü” türlerine ilişkin yöneticilerin algılamaları ile demografik özellikleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma verileri, Kahramanmaraş’ta faaliyette bulunan 12 firmada çalışan yöneticilere uygula...

  4. DENEYSEL EDEBİYAT YÖNÜYLE DÎVÂN ŞİİRİNDE BİR TARZ: GAZEL-İ MUSANNA’ YAHUT “GAZEL ENDER GAZEL”

    OpenAIRE

    Turgut KOÇOĞLU (M.A.H.)

    2016-01-01

    Özellikle son yıllarda şiir mecmûaları üzerine incelemeler arttıkça, dîvânşiirinin biçim ve hünere dayalı henüz keşfedilmemiş birçok yönünün bulunduğuortaya çıkmaktadır. Dîvân şiirinin hüner ve özellikle biçime dayalı sanatsal yönü,bu alanda çalışan akademisyenler tarafından Batı’daki “deneysel edebiyat” terimiile ifade edilmektedir. Ankara Adnan Ötüken İl Halk KütüphanesiKoleksiyonu’nda bulunan bir Mecmû’a-yı Eş’âr ve Fevâid’de, araştırmacılartarafından örneği bulunmamış bir gazel tespit ett...

  5. Nörolojik defisiti olmayan bel ağrılı hastalarda farklı bantlama tekniklerinin yaşam kalitesi ve ağrı üzerine etkisi

    OpenAIRE

    İNANOĞLU, Deniz; Gül BALTACI

    2014-01-01

    Amaç: Fizyoterapide bantlama tekniklerinin bel kaslarını desteklediği ve ağrıyı azalttığı, yaşam kalitesini etkilediği bilinmektedir. Bu çalışmada nörolojik defisiti olmayan bel problemlerinde bantlama tekniklerinin ağrı ve yaşam kalitesi üzerine etkileri araştırıldı. Ayrıca, farklı bant materyalinin ağrı ve yaşam kalitesi üzerine etkileri de araştırıldı. Yöntem: Çalışmaya nörolojik defisiti olmayan, bel ağrısı bulunan, yaşları 20 ile 65 yıl arasında değişen 60 gönüllü alındı. Hastalar 3 eşit...

  6. Fen Eğitiminde Dijital Teknoloji Ürünü Dinamik Görsel Kullanımı – Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Algıları

    OpenAIRE

    KAHRAMAN, Sakıp; DEMİR, Yaşar; Nazan DEMİR

    2015-01-01

    Bu çalışmanın amacı, atmosfer ile ilgili çevre problemleri (küresel ısınma, asit yağmurları ve ozon tabakası delinmesi) ve bu problemlerin çözümünde kritik bir role sahip olan yenilenebilir enerji kaynaklarının öğretimi boyunca animasyon, kısa film ve belgesel gibi dijital teknoloji ürünü dinamik görselleri gözlemleyen fen bilgisi öğretmen adaylarının süreç ile ilgili algılarını belirlemektir. Bu temel amaçtan hareketle araştırmanın çalışma grubu, Türkiye’nin batısında bulunan orta büyüklükte...

  7. Anormal Hemoglobinler'in Farklı Hemoglobin Elektroforezleri ile Belirlenmesi

    OpenAIRE

    Güngör, Azize Alaylı; Demir, Yaşar; Demir, Nazan

    2011-01-01

    Özet: Genetik hastalıklar içinde önemli bir yere sahip olan anormal hemoglobinler pek çok ülkede önemli bir sağlık sorunu olarak bilinmektedir. Dünya göç ve ticaret yolları üzerinde bulunan Türkiye´de anormal hemoglobinleri belirlemek amacıyla özellikle Akdeniz bölgesinde ve çoğunluğu kıyı şeridinde yer alan bazı illerde tarama çalışmaları yapılmıştır. Yapılan literatür araştırmaları sonucunda ise Erzurum ve çevresinde daha önce, bu tip bir tarama yapıldığına dair bulguya rastlanmamıştır. Bu ...

  8. Dev konka bülloza piyoseli

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cüneyt Kucur

    2014-06-01

    Full Text Available Konka bülloza,havalanmış (pnömatize veya içinde bir havalı hücre bulunan orta konka için kullanılan bir terimdir. Genellikle asemptomatik olmakla birlikte pnömatizasyonun büyüklüğüne ve nazal septumla olan ilişkisine göre burun tıkanıklığı semptomları verebilir ve ostiomeatal komplekse bası oluşturmakta ise tikanmasina neden olarak sinüzite yol açabilir. Piyosele dönüşmesi nadirdir. Dev konka bülloza endoskopİk muayenede orta konkanin genişlemiş bir bölümü olarak görülür. Konka bülloza kesin tanısı paranazal sinus bilgisayarlı tomografisi (BT ile koyulur. Tedavisinde endoskopik olarak orta konkanın lateral parsiyel rezeksiyonu yeterli ve minimal invazif bir yöntemdir. Bu yazıda sağ nazal pasajı tamamen tıkayan ve nazal vestibüle kadar uzanım gösteren ve aynı tarafta sinüzite yol açan tek taraflı dev konka bülloza piyoseli olgusu sunulmuştur.

  9. IDEOLOGICAL APPROACH TO THE TEXTS OF FOLK LITERATURE AT THE PERIOD OF USSR: IN THE CONTEXT OF ALANKAY BATIR HALK EDEBİYATI METİNLERİNE SOVYETLER BİRLİĞİ DÖNEMİNDE İDEOLOJİK YAKLAŞIM: ALANKAY BATIR ÖRNEĞİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent BAYRAM

    2009-12-01

    Full Text Available Folk Literature was under the ideologic pressure during the USSR period. From time to time it was prohibited to publish some of the literary works. Some of the works were published after they had undergone some change with the excuse that they convey idiology opposite to that of the USSR. Some of the chapters were dropped out of the literary Works: for example, this kind of changes have been done to the Epic of Alankay Batır of the Kazak Turks. Halk edebiyatı eserleri Sovyetler Birliği’nde ideolojik baskılara maruz kalmıştır. Zaman zaman bazı eserlerin yayınlanması tamamen yasaklanmıştır. Bazı eserler de Sovyet ideolojisine ters düştüğü gerekçesiyle değiştirilerek yayınlanmıştır. Bazı bölümler eserlerden çıkarılmıştır. Kazak Türklerinin Alankay Batır destanında da bu tür oynamalar görülmektedir. Elde bulunan orijinal nüsha ile yayınlanan nüsha arasındaki farklılıklar bunu açıkça göstermektedir.

  10. Millî Mücadele'de Bir Vali: Sivas Valisi Mehmet Reşit Paşa (1868-1924)

    OpenAIRE

    2014-01-01

    Bu çalışmada, 1868-1924 yılları arasında yaşayan ve Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında önemli devlet hizmetlerinde bulunan “Mektubîzade M. Reşit (RONABAR) Paşa”nın hayatı incelenmektedir. 1900’lü yılların başında devlet hizmetine giren M. Reşit Paşa eğitimci, idareci, siyasetçi kimliği ile çeşitli vilâyetlerde farklı görevlerde bulunmuştur. Onu meşhur eden ilk olay ise; II. Meşrutiyet’in ilanında Siroz Sancağı’ndan Padişah’a gönderdiği ültimatom t...

  11. LIGHT IN AUGUST’DAKİ YABANCILAR / ALIENS IN LIGHT IN AUGUST

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Srebren DIZDAR

    2012-07-01

    Full Text Available Yabancılaşma bir uyumlu olarak karışmama duygusudur. Bu duygu kendisini fiziksel, psikolojik, ekonomik, zihinsel, sosyal, dini, siyasi ya da manevi gibi farklı şekillerde açığa çıkarabilir. ‘Yabancılaşma’ terimi Amerikan edebiyatında yaygın bir şekilde kullanılan bir terim olmasa bile, kendisini bir çok yirminci yüzyıl yazarlarının eserlerinde oldukça sık ve aktif bir şekilde gösteren bir sorundur. Yabancılaşma sorununu kıskacına alan çağdaş yazarlar arasında, William Faulkner’ın eserlerindeki yirminci yüzyıl insanının kendini arayışını tasvir eden etkili beyanları yabancılaşmış olma duygusunun korkunç yönlerini okuyucunun gözleri önüne sermektedir. Bu yazı Faulkner’ın Light in August eserinde bulunan muhtelif kişilerdeki yabancılaşma izlerini ortaya çıkarmak ve soyutlanmalarının esas nedenlerini araştırmaya çalışmaktadır.

  12. ALIENS IN LIGHT IN AUGUST / LIGHT IN AUGUST’DAKİ YABANCILAR

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Srebren DIZDAR

    2012-12-01

    Full Text Available Yabancılaşma bir uyumlu olarak karışmama duygusudur. Bu duygu kendisini fiziksel, psikolojik, ekonomik, zihinsel, sosyal, dini, siyasi ya da manevi gibi farklı şekillerde açığa çıkarabilir. ‘Yabancılaşma’ terimi Amerikan edebiyatında yaygın bir şekilde kullanılan bir terim olmasa bile, kendisini bir çok yirminci yüzyıl yazarlarının eserlerinde oldukça sık ve aktif bir şekilde gösteren bir sorundur. Yabancılaşma sorununu kıskacına alan çağdaş yazarlar arasında, William Faulkner’ın eserlerindeki yirminci yüzyıl insanının kendini arayışını tasvir eden etkili beyanları yabancılaşmış olma duygusunun korkunç yönlerini okuyucunun gözleri önüne sermektedir. Bu yazı Faulkner’ın Light in August eserinde bulunan muhtelif kişilerdeki yabancılaşma izlerini ortaya çıkarmak ve soyutlanmalarının esas nedenlerini araştırmaya çalışmaktadır.

  13. The Norwegian Public Libraries' Path towards Internet Norveç Halk Kütüphanelerinden Internet'e Uzanan Yol

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ton Bringedal

    1999-06-01

    Full Text Available UNINETT is the elektronic network linking together universities and training colleges in Norway. This network is part of Internet. In October 1993 the management of UNINETT extended its terms of reference to cover libraries and other institutions directly involved in research and education. This marked a significant step forward for those Norwegian public libraries interested in making use of UNINETT I Internet. UNINETT, Norveç'teki üniversiteler ve meslek okullarını birbirine bağlayan elektronik ağın adıdır. Bu ağ, Internet'in bir parçasıdır. Ekim 1995'te UNINETT yönetimi, araştırma ve eğitim hizmetine direkt olarak katkıda bulunan kütüphaneleri ve diğer kuruluşları kapsamına alarak, verdiği danışma hizmetlerini genişletmiştir. Bu genişleme, UNINETT I İnternet kullanımıyla ilgilenen Norveç halk kütüphaneleri için ileriye doğru atılan önemli bir adımı ortaya koymuştur.

  14. Örgütlerde Çalışanların Yöneticilere Yönelik Güveni ve Konuyla İlgili Bir Araştırma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Evren AYRANCI

    2008-04-01

    Full Text Available Bu araştırmada, öncelikle örgüt içindeki güven konusu ele alınmış ve konu ile ilgili çeşitli güncel araştırmalardan bahsedilmiştir. Ardından da, İstanbul-Merter'de bulunan tekstil firmalarında yapılan görüşme ve anketlerin sonuçları değerlendirilmiştir. Amaç, bu fırmalardaki çalışanların kendi bir üst amirlerine ve tepe yöneticilerine değişik konular bakımından ne kadar güvendiklerini bulmaktır. Çalışanların yöneticilerine güven duymaları, örgütlerin başarılı olmaları açısından önemlidir.

  15. Shari‘a-compliant Microfinance (Kitap Tanıtımı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mücahit Özdemir

    2016-12-01

    Full Text Available İslami mikrofinans son yıllarda özellikle Asya ülkeleri olmak üzere Müslümanların yoğunlukta yasadığı ülkelerde farklı kuruluşlar (sivil toplum kuruluşları, İslami finansal kuruluşlar, bazı İslami bankalar, vb. tarafından uygulanmaktadır. İslam Kalkınma Bankası bünyesinde bulunan Islamic Research and Training Institute (IRTI, bazı uluslararası kuruluşlar ve üniversiteler bu konuda önemli akademik çalışmalar yapmaktadır. Harvard Üniversitesi İslami Finans Projesi`nin İslami finans ve yoksulluk üzerine düzenlediği iki uluslararası konferansta sunulan bildiriler, başka yazarların da çalışmaları eklenerek “Shari’a-compliant Microfinance” isminde kitaplaştırılmıştır. Konunun teorik ve pratik yönüne ilişkin verilen bilgiler ile uygulama önerilerini içeren kitap İslami mikrofinans hakkında yayınlanmış en kapsamlı çalışmalardan biridir.

  16. Ghezel ırkı koyunlarda çeşitli PMSG dozlarının ve suni tohumlama tekniklerinin döl verimi üzerine etkileri

    OpenAIRE

    NAJAFİ, Ghader

    2012-01-01

       Araştırma Iran’ın Miandoab ilçesi bünyesinde olan “Ghezel ırkı koyun ıslah ve yetiştirme merkezi’nde” bulunan 257 baş Ghezel ırkı koyununda ve normal aşım mevsiminde  yürütülmüştür. Çalışmada, normal aşım döneminde CIDR (Kontrollü Progesteron Salıcı Alet) ile senkronize edilen Ghezel ırkı koyunlarda döl verimi üzerine PMSG’nin farklı dozları ve suni tohumlama tekniklerinin etkilerinin tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yer alan koyunlara 14 gün sür...

  17. YAŞLI BİREYLERİN DİŞ TEDAVİLERİ-DENTAL TREATMENT OF THE ELDERLY PATIENT

    OpenAIRE

    Murphy, W M; Poyrazoğlu, Erdal; Tuncelli, Betül

    2013-01-01

    ÖzetDemografik çalışmalar, bireylerin yaşam sürelerinin uzadığını ve toplam nüfus oranında yaşlı bireylerin arttığını göstermektedir. Yaşlı nüfusun artması sağlık bakım talebinin artmasını da gündeme getirmektedir. Bu nedenle, ağız diş sağlığı açısından daha fazla sayısıda doğal dişi bulunan yaşlı bireylere yönelik özel yönetim ve becerileri kapsayan Gerodontoloji bilimi gelişmek durumunda kalmıştır. Çiğneme etkinliği ve estetik görünümün uzun yaşam boyunca devamlılığının sağlanması amacıyla ...

  18. Çocuk Kitaplarına Yeni Bir Yaklaşım: İnternet'te Resimli Çocuk Kitapları (e-books

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mübeccel Gönen

    2002-06-01

    Full Text Available Elektronik kitaplar (e-books yurtdışında oldukça yaygın bir biçimde kullanılmakta ve kullanıcı sayısı da giderek artmaktadır. İnternette yer alan bu kitaplar, her yaştaki insanın ilgi alanına hizmet edecek kadar çok ve çeşitlidir. Bu tür kitaplara internette yer alan kütüphanelerden, yayınevlerinden ve yazarlardan ulaşılmaktadır. Çocuk edebiyatı ile ilgili sitelerden de her konuda resimli çocuk kitaplarına ulaşılabilir. İnternette Türkçe resimli çocuk kitapları ve çocuk edebiyatı ile ilgili sitelere rastlanmamaktadır. Ancak elektronik çocuk kitaplarına yabancı sitelerden ulaşılabilir ve bazı sitelerden ücretsiz olarak da temin edilebilir. Bu yeni uygulama ile ülkemizde bulunan yayınevleri ve yazarların, iletişim ve bilgi teknolojisinden yararlanarak daha fazla aileye, okul ve çocuğa hizmet götürebileceği düşünülmektedir.

  19. İlköğretim 2. Sınıf Öğrencilerinin Matematiksel Problem Kurma Becerilerinin İncelenmesi

    OpenAIRE

    Arıkan, Elif Esra

    2013-01-01

    Çalışmanın amacı, 2011-2012 öğretim yılında İstanbul ili Başakşehir ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulu  2. Sınıf öğrencileri ile problem kurma etkinliğinin nasıl gerçekleştirildiğini ve öğrencilerin problem kurma becerilerini incelemektir.Bu çalışma, nitel araştırma yaklaşımı ile durum çalışması özelliği taşımaktadır. Çalışmaya 23 öğrenci katılmış olup, çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. I. Adımda öğrenciler, öğretmenleri ile problem kurmanın ne olduğunu öğrenmiş ve peşinden ders k...

  20. Fermantasyon sırasında Saccharomyces cerevisiae mayası tarafından tyrosol’ün oluşum metabolizması ve tyrosol oluşumunu etkileyen uygulamalar üzerinde bir araştırma

    OpenAIRE

    SOLAKOĞLU, Duygu

    2013-01-01

       Son yirmi yılda, şarapta var olan fenolik bileşiklerin sahip oldukları biyolojik ve antioksidan aktiviteyle ilişkili olarak insan sağlığı üzerine olan olumlu etkileri ile şaraba ilgi artmıştır. Şaraplarda bulunan ve sağlık açısından yararları artık birçok çalışma ile kanıtlanmış olan resveratrolün yanı sıra şarapta daha yüksek içeriğe sahip olan bir diğer fenolik bileşik olan tyrosol’ün de sağlık üzerine önemli etkileri mevcuttur. Bu araştırmada, tyrosol oluşumu ...

  1. A research on red fermented rice production by using monascus purpureus

    OpenAIRE

    Velioğlu, H.Murat

    2006-01-01

    Bu çalışmada, Türkiye Et Ürünleri Sektöründe uzun yıllardır yaygın şekilde kullanılan bir renklendirici olan ve tamamı, başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere, dış ülkelerden ithal edilen, kırmızı fermente pirincin (endüstride kullanılan diğer isimleriyle; fermente pirinç boyası, ferma ya da monascus) yerli hammaddeler ve teknolojiler kullanılarak laboratuar şartlarında üretim olanakları araştırılmıştır. Türkiye'de hakkında oldukça sınırlı sayıda akademik çalışma bulunan kırmızı fermente piri...

  2. Eski Anadolu Türkçesi Açısından Germiyanlı (Kütahya Şairlerin Yeri ve Kütahya’daki Yazma Eser Kütüphanelerinin Önemi Poets Of The Germiyan And Manuscripts Libraries In Kutahya For The Old Anatolian Turkish

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emek ÜŞENMEZ

    2013-03-01

    manuscripts in the state where the number of manuscripts and libraries (number, catalog, access, opportunity, etc.. Will be discussed. This is in libraries (13-15 century manuscripts and their importance will be discussed. Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasıyla Anadolu coğrafyasında çeşitli beylikler ortaya çıkmıştır. Bu beyliklerden birisi de İç Batı Anadolu’da Kütahya payitahtlı olarak kurulan Germiyan Beyliğidir. 1283 yılında kurulan Germiyan veya Germiyanoğulları Beyliği (1283-1428 çok sayıda şair ve edip yetiştirmiştir. Anadolu’da Oğuz Türkçesinin edebî yazı dili olarak ortaya çıkması ve gelişmesinde Germiyan şairlerinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Âni, Ahmedî, Hamzavî, Hızır Paşa, Şeyhî, Celâleddin Ergun Çelebi, Burhaneddin İlyas Çelebi, Şeyhoğlu Mustafa, Ahmed-i Dâî, Cemâlî, Kasım Izârî, Şeyh İlâhî gibi şairler 13-14 ve 15. yüzyılda Germiyan’da yetişmişlerdir.Germiyan Beyliğinin başkenti olana Kütahya şehri yazma eserler açısından da oldukça zengindir. Bugün için Kütahya’da üç tane yazma eser kütüphanesi vardır. Bunlardan birincisi Kütahya merkezde bulunan Vahit Paşa il Halk Kütüphanesidir. Bu kütüphane Osmanlı devlet adamlarından Vahit Paşa’nın Kütahya’daki sürgün yıllarında (1809-1811 kurulmuştur. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binasının üçüncü katında yer alan Yazma Eserler Kütüphanesi Türkçe, Arapça ve Farsça olmak üzere çok sayıda yazmayı bünyesinde barındırmaktadır.İl merkezinde bulunan diğer yazma eser kütüphanesi Belediye Mustafa Hakkı Yeşil El Yazması Eserleri Kütüphanesidir. 1905 yılında Kütahya’da dünyaya gelen Mustafa Hakkı Yeşil tarafından kurulan bu kütüphaneye Türkiye ve Türkiye dışından çok sayıda kurum talip olmuştur. Hatta Chicago Üniversitesi bu kitaplığın açık çek karşılığında kendilerine verilmesini istemiş ama Mustafa Hakkı Yeşil bu teklifi reddetmi

  3. Ankara’daki Üniversite ve Halk Kütüphanelerinde Çalışan Kütüphanecilerin İş Doyumları Üzerine Bir Araştırma =A Research on Job Satisfaction of Librarians Employed at University and Public Libraries in Ankara

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yılmaz, Bülent

    2010-04-01

    Full Text Available Kişinin yaptığı işten hoşnut olması anlamına gelen iş doyumu genelde ve kütüphanecilik alanı açısından işteki başarı ve verimliliği etkileyen, aynı zamanda insanın yaşamdan doyum almasına önemli katkıda bulunan çok boyutlu bir olgudur. Bu çalışmada, öncelikle iş doyumu hakkında genel ve kütüphanecilik temelli kuramsal bilgi verilmiştir. Daha sonra yapılan araştırma sonuçları değerlendirilmiş ve konu ile ilgili öneriler sunulmuştur. Bu çalışmaya konu olan araştırma Ankara'da bulunan üniversite ve halk kütüphanelerinde çalışan kütüphaneciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ankara'daki on üniversite kütüphanesinden 69, altı halk kütüphanesinden 20 olmak üzere toplam 89 kütüphaneciye Mayıs 2009 tarihinde anket uygulanmıştır. Anket için Spector'un "İş Doyumu Ölçeği" temel alınmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, üniversite ve halk kütüphanelerinde çalışan kütüphanecilerin genelde iş doyumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı, ancak, bazı unsurlar arasında anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır.Job satisfaction, which signifi es an individual's happiness in his/her occupation, is a multidimensional case that aff ects success and productivity at work, in general terms and in the fi eld of librarianship. This article off ers primarily general information on job satisfaction and librarianship-based theoretical information. It also evaluates the conclusions of a questionnaire and off ers related suggestions. The research focused on the librarians employed at university and public libraries in Ankara. A questionnaire was administered in May 2009 to 69 university librarians and 20 others employed by public libraries, bringing the total to 89 professional men and women. The questionnaire has been based on the Spector's "Job Satisfaction Survey". According to the conclusions that may be derived from the research

  4. Effect of Different Cooling Rates on Embryo Survivability and Pregnancy Rates in Freezing Sheep Embryos

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif KARAMAN ÖZTÜRK

    2016-07-01

    Full Text Available Çalışmanın ilk bölümünde, mezbahadan sağlanan ovaryumlardan kazanılan oositler (n=2990 olgunlaştırma medyumu içerisinde 24 saat süreyle olgunlaştırıldı. Ardından, 20 saat süreyle İn Vitro Fertilizasyona (İVF bırakıldılar. Yarıklanma gösteren embriyolar (n=1305, Sentetik Ovidukt Fluid (SOF medyumu içerisine alınarak altı gün süresince İn Vitro Kültüre (İVK bırakıldılar. İVK sonrası elde edilen morula-blastosist aşamasındaki embriyolar rastlantısal şekilde üç farklı dondurma hızı grubuna eşit olarak ayrıldılar (Grup I: 0,5 °C /dk, Grup II: 0,8 °C /dk, Grup III: 1 °C /dk. Her bir gruptaki embriyolar (n=50, 1,5 M etilen glikol bulunan dondurma medyumu içerisinde farklı soğutma hızlarında donduruldu. Sonuçta 0,5 °C/dk soğutma hızının en başarılı grup olduğu belirlendi (P<0,05. Çalışmanın ikinci bölümünde, verici koyunlardan elde edilen in vivo embriyolar (Morula-Blastosist çalışmanın birinci bölümünde bulunan en başarılı soğutma hızı (0,5 °C/dk ile soğutularak donduruldu. Dondurulan 19 adet embriyo hormonel olarak hazırlanmış 17 alıcı koyuna transfer edildi. Transfer sonrası 60. günde yapılan ultrason muayenesinde üç adet koyunda gebeliklere ait embriyonik keseler gözlendi ve bu koyunlardan birinde de ikiz gebelik saptandı. Gebe koyunlardan bir tanesinde doğum gerçekleşti; diğer iki koyunda ise ileriki dönemde yapılan ultrason muayenesinde gebeliklerin sonlandığı gözlendi. Çalışma sonucunda, koyun embriyolarının dondurulması sırasında 0,5°C/dk soğutma hızının en başarılı hız olduğu ve bu yöntemle dondurulan embriyoların transferinden de gebelik elde edilebildiği saptandı.

  5. Isparta Ovası Yeraltısularının İzotop Jeokimyası

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Selma DEMER

    2014-02-01

    Full Text Available Isparta ovası beslenme alanı içerisinde bulunan Çünür, Deregüme, Kayı, Yakaören, Sav, Yazısöğüt, Aliköy, Büyük Hacılar, Küçük Hacılar köyleri su ihtiyacını yeraltısuyu kuyuları ve kaynaklardan karşılamaktadır. İzotop jeokimyasal çalışmalar son yıllarda hidrojeoloji ve hidrojeokimyasal çalışmalara destek olarak yaygın kullanım alanı bulmaktadır. Bu çalışmada da Isparta Ovası beslenme alanı içerisinde bulunan kuyu ve kaynaklardan alınan örneklerde hidrojeokimyasal ve izotop jeokimyasal analizler gerçekleştirilmiş ve sonuçları değerlendirilmiştir. S18O, SD ve 3H izotop analizleri ile suların kökeni, beslenme yükseklikleri ve akiferde kalış süreleri belirlenmiştir. Bölgedeki suların S18O ve SD izotop oranları, meteorik su çizgisi ile çakışmakta olup, atmosferik suları temsil etmektedir. 18O-3H grafiğine göre sular genel olarak yüksek kotlardan beslenmektedir. Bölgedeki sular Cl-3H ve EC-3H içeriklerine göre 3 gruba ayrılmıştır: (i 1. gruptaki sular diğer sulara göre düşük 3H içerikleri (0,7-1 TU ile derin dolaşımlı sular, (ii 2. grupta yer alan sular 5,4-6,7 TU arasında değişen 3H içerikleri ile daha sığ beslenimli yada karışım suları olarak, (iii 3. gruptaki sular ise 4,9-9,4 TU arasında değişen 3H yüksek içeriklerine göre sığ beslenimli güncel sular olarak düşünülebilir. Anahtar kelimeler: Isparta Ovası, izotop, 18O, D, 3H

  6. Blatta lateralis Walker (Blattodea: Blattidae Üzerine Ultrasonik Zararlı Kovucuların Performansının Ölçülmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mansur ULUCA

    2016-07-01

    Full Text Available Bu çalışma, ev zararlıları başta olmak üzere bazı zararlılar üzerinde kaçırıcı etkisi olduğu iddiasıyla ticareti yapılan ultrasonik zararlı kovucuların etkinliğinin belirlenmesi amacıyla 2015-2016 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü’nde yürütülmüştür. Bu amaçla farklı dalga boyları ve frekanslarda ultrasonik dalga yayan 30 adet cihaz, kapalı ortam zararlıları arasında öne çıkan Blatta lateralis Walker (Blattodea: Blattidae üzerine denemeye alınarak cihazların performansı söz konusu zararlı üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma sonunda, iki tanesi ticareti yapılan cihazlardan olmak üzere toplam 30 adet ultrasonik cihazın B. lateralis üzerinde kaçırıcı bir etkisinin olmadığı kanısına varılmıştır. Piyasada ticari olarak bulunan ultrasonik ses cihazlarının kaçırıcı etkisinin bulunmamasının yanı sıra üzerlerinde belirtilen teknik özelliklerin bazılarına sahip olmadığı, cihazlardan birinin ise ultrasonik ses ile ilgili hiçbir fonksiyonunun olmadığı saptanmıştır. Bu cihazların hamam böcekleri dışında karınca, güve, akrep, fare, kalorifer böceği, kene, yarasa, yılan ve sincap üzerinde de etkili olduğu iddiası da bu araştırma ile şüpheli hale gelmektedir. Sonuç olarak piyasada yaygın olarak bulunan, bazı özel veya tüzel kişiler referans gösterilerek ticareti yapılan bu ve benzeri ultrasonik zararlı kovucu cihazlara ait denetimlerin teknik ve resmi anlamda gözden geçirilmesi gerektiği açık bir şekilde görülmektedir.

  7. Institutional images of college of physical education and sports as perceived by studentsÖğrenci algılarına göre beden eğitimi ve spor yüksekokullarının kurumsal imajı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Turgay Cankurtaran

    2015-01-01

    Full Text Available The purpose of this study is to identify the institutional image of physical education and sports schools as perceived by students. The study is a descriptive one. Data were captured by survey questionnaires. The population of the study consists of Physical Education and Sports Colleges students in Ankara. The survey instrument was administred to a total of 626 participants. Data on sex were analyzed by unpaired t-test, and data on class and school status by one-way analysis of variance. LSD Tests were applied in the post-hoc analysis to identify the sources of significant differences. According to the perceptions of students, the School (A has a better institutional image than the school (B and the School (B has a better institutional image than the School (C. The level of institutional image was high in both the School (A and the School (B, whereas it was medium in the School (C. ÖzetBu çalışmanın amacı, öğrenci algılarına göre beden eğitimi ve spor yüksekokullarının kurumsal imaj düzeyini belirlemektir.  Araştırma, var olan durumu ortaya koyan tarama türü bir çalışmadır. Verilerin elde edilmesinde hazırlanan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, Ankara’da bulunan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinden oluşmaktadır. Ölçme aracı toplam 626 kişiye uygulanmıştır. Cinsiyete ilişkin veriler, ilişkisiz t testi ile sınıf ve okul durumuna ilişkin veriler tek yönlü varyans analizi ile test edilmiştir. Tek yönlü varyans analizi sonucunda, anlamlı bulunan farklılığın kaynağını belirlemek için LSD Testi uygulanmıştır. Öğrenci algılarına göre, (A okulu, (B okuluna, (B okulu da (C okuluna göre daha iyi bir kurumsal imaja sahiptir. (A ve (B okullarında çok, (C okulunda ise orta düzeyde kurumsal imaj olduğu saptanmıştır.

  8. Anadolu Kültüründe Nazar ve Nazarlıklar: Safranbolu Örneği /Evil Eye and Amulets in Anatolian Culture: The Case of Safranbolu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Durmuş Gür

    2013-10-01

    Full Text Available Öz Bu araştırma, Anadolu kültüründe yer alan nazar inancı ve bu inancın somut bir yansıması olan nazarlıklarla ilgili günümüze ulaşan bazı örnekleri incelemektedir. Araştırma kapsamında, günümüzde Safranbolu’da bulunan sivil ve dini mimaride, özellikle su yapılarında görülen nazarlık çeşitleri, teknik, tür ve çeşitlilik açısından incelenmiş ve fotoğraflarla belgelenmiştir. Safranbolu’nun Bağlarbaşı, Kıranköy (Atatürk Mahallesi, Gümüş, Hacı Halil, Baba Sultan, Çeşme, Karaali, Çavuş Mahalleleri’ndeki mimari eserlerde bulunan nazarlıklar, araştırma konumuzun kaynağını oluşturmaktadır. Araştırmada önce nazar inancı ile ilgili yaklaşımlar ve bu inancın tarihi kökenleri incelenmiştir. Daha sonra nazara inanan insanların, kötü niyetli insanların bakışlarıyla yaydıkları olumsuz enerjiyi başka alanlara yönlendirebilmek amacıyla kullanmış oldukları nazarlıklar incelenmiştir. Kullanılan nazarlık çeşitleri sınıflandırılarak benzer uygulamalar aynı başlık altında incelenmiştir. Araştırmanın son kısmında ise bu nazarlıkların özelliklerini gösteren bir tablo ile birlikte kullanılan malzeme ve teknikler hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca, araştırma evreninde yer alan nazarlıklara ait bazı fotoğraflar araştırma sonuna eklenmiştir. Abstract This article examines the belief in evil eye in Anatolian culture and its concrete reflection, using amulets to defend oneself against it. The aim of this essay is to investigate and to certificate the types of amulets in civil and religious architecture, especially in water structures, in Safranbolu. In the study, the amulets existing in Baglarbasi, Kirankoy, Gumus, Haci Halil, Baba Sultan, Cesme, Karaali, and Cavus districts of Safranbolu is handled. The first part of the article examines the belief in evil eye and the historical basis of this belief. The second part examines the amulets used by the

  9. Küçük Sincanlı (Afyonkarahisar Ovası Hidrojeoloji İncelemesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fatma AKSEVER

    2014-07-01

    Full Text Available Her türlü ihtiyacın karşılanması için pek çok bölgede kullanılabilir su sıkıntısının çekildiği günümüzde bütün ovalarda ayrıntılı hidrojeolojik çalışmaların yapılması önem taşımaktadır. Bu çalışmada Küçük Sincanlı Ovası'nda kullanılabilir su potansiyeli ve su kalitesinin tespiti amaçlanmıştır. Küçük Sincanlı Ovası Afyonkarahisar ili'ne yaklaşık olarak 45 km uzaklıkta olup, Sandıklı ve Büyük Sincanlı ovalarının arasında bulunan komşu ovalara göre nispeten küçük bir çöküntü ovasıdır. Ovada Prekambriyen yaşlı Kestel formasyonu temeli oluşturmaktadır. En önemli akiferi Kuvaterner alüvyon ve Pliyosen Hamamçay formasyonu oluşturmaktadır. Yeraltı suyu seviye değişimi Mayıs-2007 ve Nisan-2010 dönemleri için 1.09-4.85 m arasında belirlenmiştir. Küçük Sincanlı Ovası için emniyetli kullanılabilir yeraltı suyu potansiyeli yaklaşık 8.87x106 m3/yıl olarak hesaplanmıştır. Küçük Sincanlı Ovası, en önemli yüzeysel akışı olan Karadirek çayı boşalımı ve yeraltı suyu akımı ile Sandıklı Ovası'nı beslemektedir. Bu çay üzerinde bulunan Serban ve Taşoluk göletleri vasıtasıyla sulama suyu ihtiyacı karşılanmaktadır. Yeraltı sularının Piper diyagramına göre Ca-Mg-HCO3'lı sular fasiyesinde olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanında içme suyu amacıyla kullanılan kaynak sularının kimyasal, fiziksel, bakteriyolojik ve ağır metal içeriklerinin WHO ve TS 266 içme suyu standartlarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Ancak, suların nitrat ve amonyak içerikleri dış kökenli kirleticilerden etkilenme olduğunu göstermektedir.

  10. SPOR ALANLARINDA ŞİDDET VE SPOR MEDYASININ ETKİLERİ: SPOR YAZARLARININ ALGILARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Erol İLHAN

    2011-12-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı, spor alanlarında görülen şiddet olaylarına medyanın etkisini spor yazarlarının algılamaları çerçevesinde ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini ulusal gazete ve dergilerde köşesi bulunan spor yazarları, örneklemini ise ulusal bir gazetede köşesi bulunan, periyodik olarak makale yazan ve tesadüfü yolla seçilen 42 spor yazarı oluşturmuştur. Araştırma görüşmecilerle önceden randevu alınarak yüz yüze görüşme (34 veya telefon aracılığı (8 ile gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde ses kayıt cihazı kullanılmış ve ses kayıtları deşifre edilerek yazılı hale getirilmiştir. Verilerin özgün formuna sadık kalarak beyanlardan alıntı yapılmış ve betimsel bir yaklaşımla sunulmuştur. Bazı nedensel ve açıklayıcı sonuçlara ulaşmak amacıyla sistematik analiz yapılmış ve görüşmeler derinlemesine incelenerek ortak tema ve alt temalar belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırmayı nicel verilerle desteklemek amacıyla yüzde ve frekans dağılımları da verilmiştir. Araştırma bulgularına göre spor yazarlarının spor medyasının şiddeti özendirme ve körüklemede etkili olduğu ana temasına 32 spor yazarının (%76,2 katıldığı; alt temalardan şiddeti özendirme ve körüklemede kulüp yöneticilerinin etkisine 24 spor yazarının (%57,1, tiraj ve reyting kaygısının etkisine 10 spor yazarının (%23,8 ve taraftar yazarlığının etkisine 5 spor yazarının (%11,9 inandığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, spor yazarlarının önemli bir kısmının spor medyasının spor alanlarında görülen şiddet olaylarını özendirme ve körüklemede etkili olduğuna inandıkları söylenebilir.

  11. Mersin Bitkisi (Myrtus communis L.'nde Farklı Hasat Zamanlarının

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşe Betül AVCI

    2009-04-01

    Full Text Available Bu çalışma Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bornova araştırma alanında bulunan Mersin (Myrtus communis L. bitkilerinde farklı hasat zamanlarının uçucu yağ oranlarına etkisini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada, Mersin bitkisinden Ekim 2002 tarihinden itibaren bir yıl boyunca her ayın 15'inde ve günün üç farklı saatinde (08:00, 13:00, 18:00 olacak şekilde yapraklı dal örnekleri alınmıştır. Mersin (Myrtus communis L. bitkisinde en yüksek uçucu yağ oranı ortalama % 0.725 ile Temmuz ayında saat 18.00'de yapılan hasatta, en düşük oran ise ortalama % 0.250 ile mart ayında saat 13.00'de yapılan hasatta elde edildiği gözlenmiştir. Yapılan LSD testine göre farklı aylara ve saatlere göre belirlenen uçucu yağ değerleri arasındaki fark istatistiksel açıdan önemli bulunmuştur.

  12. Soğan (Allium cepa ve Sarımsaktaki (Allium sativum Bazı Fenolik Bileşiklerin HPLC Yöntemiyle Tayin Edilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sibel YÜNLÜ

    2016-09-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Isparta yöresindeki soğan ve sarımsak örneklerinin fenolik madde profilleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC metodu ile belirlenmiştir. Tayini yapılan fenolik maddeler, gallik asit, protokateşuik asit, p-hidroksibenzoik asit, klorojenik asit, kafeik asit, ferulik asit, ellagik asit gibi fenolik asitlerle; miyrisetin, kuersetin, luteolin, kamferol, isorhamnetin gibi flavonoidlerdir. Üç farklı yöntemle hazırlanan örnekler için en iyi ekstraksiyon yönteminin, 1,2 M HCl içeren %50 metanol ile 80 °C’de 2 saat hidroliz olduğu belirlendi. Buna göre en çok bulunan fenolik maddeler kırmızı soğanda kuersetin iken, yeşil soğanda ve beyaz soğanda p-hidroksibenzoik asit, sarımsakta ise miyrisetin olarak tespit edildi. Kırmızı soğanda, 13,6±0,06 µg/g kuersetin, yeşil soğanda 18,6±0,6 µg/g p-hidroksibenzoik asit, beyaz soğanda 10,5±0,07 µg/g p-hidroksibenzoik asit, sarımsakta ise 4,5±0,10 µg/g miyrisetin belirlendi.

  13. THE ACTIVITIES OF THE BYZANTINE EMPERORS ON THEODOSIOPOLIS AND ITS SURROUNDINGS BİZANS İMPARATORLARININ THEODOSİOPOLİS VE ÇEVRESİNDEKİ FAALİYETLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer SUBAŞI

    2010-07-01

    Full Text Available Theodosiopolis has become an important administrative, religious and military center since its establishment. Theodosiopolis was a very military base post during the Byzantium’s heavy fighting against the Sassanid Empire. There had been an intense struggle between Arabs and Byzantines in Theodosiopolis which was in the borders of the Byzantine while the Arabs were advancing into Anatolia in the VIIth. century. This study examines the activities of Byzantine Empirors on Theodosiopolis and its surroundings between VIIth and XIth centuries Theodosiopolis kuruluşu ile beraber hem idari ve dini, hem de askeri açıdan önemli bir merkez haline geldi. Bizans’ın Sasani imparatorluğuna karşı yürüttüğü ağır savaşlar sırasında Theodosiopolis son derece önemli bir komutanlıktı. VII. yüzyılda Arapların Anadolu içlerine doğru ilerledikleri sırada Bizans sınırları içerisinde bulunan Theodosiopolis’de Arap-Bizans mücadelesi yoğun bir şekilde yaşanmıştır. Bu çalışmada VII. ile XI. yüzyıllar arsında Theodosiopolis ve çevresinde Bizans İmparatorlarının faaliyetleri ele alınmıştır.

  14. SOCIAL STRATIFICATION ON KASHKAY TURKS KAŞKAY TÜRKLERİNDE SOSYAL TABAKALAŞMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Dilek ERENOĞLU

    2011-12-01

    Full Text Available Social dynamics of the world gain various dimensions due to thesuch reasons as migrations, settlements, agriculture, animal husbandry,industrialization, politics, and religions. Today there are a lot of studieson this issue as theoretical and practical in the East end West, With theincreasing social movements, new roles and status have been emerging;thus, the human layers or social strata occur.In this study the structure of the social strata between KaskayTurks located within the Iranian borders, and the Old TurkishCommunities, particularly the Oghuz Turks, was studied. Dünyanın sosyal dinamikleri, göçler, yerleşmeler, ziraat,hayvancılık, sanayileşme, siyaset, inanç gibi sebeplerle değişik boyutlarkazanmaktadır. Artan sosyal hareketlilikle yeni rol ve statüler ortayaçıkmakta ve böylece insan katmanları ya da sosyal tabakalar ortayaçıkmaktadır. Doğu ve Batı toplumlarında bu konu üzerinde teorik vepratik pek çok çalışma yapılmıştır.Bu çalışmada İran sınırları içinde bulunan Kaşkay Türklerinin, eskiTürk toplumları ve özellikle Oğuz Türkleri ile ortaklık gösteren sosyaltabakalaşma yapısı incelenmiştir.

  15. A WOMEN AUTHOR OF THE AGE OF WARS: SALİME SERVET SEYFİ SAVAŞLAR ÇAĞINDA YETİŞMİŞ BİR KADIN YAZAR: SALİME SERVET SEYFİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Betül COŞKUN

    2012-06-01

    Full Text Available Salime Servet is an author, who wrote books during the period of Constitutional Monarchy and National Struggle for Independence. Having published two books, poetry and a novel, her place among the women author is notable. She among the rare women authors to contribute to war literature. She mainly wrote didactic prose and poems. Her works attract our attentions for they inspire readers about national conscience. Salime Servet, who wrote mainly during the years of the Balkan Wars, played active role in Müdafaa-i Milliye Cemiyeti (National Resistance Community. Furthermore, she contributed to the literature with her journal of Seyyale. This study will publicize the unforgotten author of literature history and emphasize on the elements that make her significant Salime Servet, Meşrutiyet ve Millî Mücadele dönemlerinde eser vermiş bir yazardır. Biri şiir, diğeri roman olmak üzere iki eser yayımlayan Salime Servet’in kadın yazarlar içerisindeki yeri dikkate değerdir. Savaş edebiyatına katkıda bulunan nadir kadın yazarlardandır. Daha ziyade didaktik yazı ve şiirler kaleme alır. Eserlerinde topluma millî şuur aşılama kaygısı dikkati çeker. Genellikle eserlerini Balkan harbi yıllarında yazan Salime Servet, Müdafaa-i Milliye Cemiyeti’nde de aktif rol alır. Ayrıca çıkarmış olduğu Seyyaledergisiyle de edebiyata katkıda bulunur. Bu çalışmada, edebiyat tarihinin unutulmuş bu ismi tanıtılacak ve onu önemli kılan hususlar üzerinde durulacaktır.

  16. KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLi SÜT ENDÜSTRiSi ATlKSULARININ ÖNARITILMASINDA BENTONiT VE SEPİYOLİTİN KULLANILABİLİRLiGi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İsmet ALTUNIŞIK

    2002-09-01

    Full Text Available Bu çalışmada; küçük ve orta ölçekli süt endüstrisi atıksularının (özellikle yüksek KOI, BOI, Yağ ve gres içeren peyniraltı atıksuyu önarıtılmasında ülkemizde ve doğada bol miktarda bulunan ve düşük maliyetli Bentonit ve Sepiyolit'in kullanılabilirliği araştırılmıştır. Aktifleştirilmiş Ca­Bentonit deneysel çalışmalarında, pH, dozaj, sıcaklık, karışım hlZı ve temas süresinin; arıtım parametreleri BOI5, KOI ve yağ ve gres giderim verimi üzerine etkisi incelenmiş ve optimum ortam değerleri tespit edilmiştir. Aktifleştirilmiş Ca­Bentonit (Edirne bölgesi için elde edilen optimum ortam değerlerindeki arıtım parametreleri verimleri ile, aym çalışma şartlarındaki, aktifleştirilmiş ve doğal Sepiyolit (Eskişehir bölgesi maddeleri ile elde edilen verimler karşılaştırılmıştır.

  17. Atrofik maksillanın iliak greft kullanılarak gerçekleştirilen kemik augmentasyonunu takiben uygulanan implant tedavisi: Olgu sunumu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ufuk Tatlı

    2013-01-01

    Full Text Available

    Alveolar bone resorption which occurs as a result of teeth extraction or periodontal disease causes functional and esthetic problems. In case of severe jaw-bone atrophy, bone augmentation procedures are becoming necessary prior to implant placement. During the planning of such cases, cone-beam computed tomography (CBCT examination provides detailed qualitative and quantitative data about maxillofacial bones with reduced radiation exposure. This article illustrated the implant treatment of a patient with severe atrophic maxilla following bone augmentation using iliac graft in the light of CBCT examination with 2-year of follow-up.

    Keywords: Alveolar atrophy, alveolar augmentation, CBCT, iliak graft, implant treatment.

     

    ÖZET

    Diş çekimi veya periodontal harabiyet sonucu oluşan alveoler kemik rezorpsiyonu, estetik ve fonksiyonel problemlere neden olur. İleri düzeyde çene kemiği atrofisi gözlenen durumda implant tedavisi öncesinde augmentasyon işlemleri kaçınılmaz olmaktadır. Bu tür olguların planlanmasında konik hüzmeli bilgisayarlı tomografi incelemesi çene-yüz kemikleri hakkında detaylı kalitatif ve kantitatif verileri, düşük radyasyon dozu eşliğinde sağlamaktadır. Bu makalede, maksillada ileri düzeyde alveoler kemik atrofisi bulunan bir hastada, CBCT incelemesi ışığında, iliak greft kullanılarak yapılan kemik augmentasyon işlemleri ve sonrasında uygulanan implant tedavisi 2 yıllık takibi eşliğinde sunulmuştur.

  18. Hayâlî Bey’in Bilinmeyen Gazelleri Unknown Ghazals of Hayâlî Bey

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Savaşkan Cem BAHADIR

    2012-12-01

    önemde nazireler yazılmıştır. Hayâlî Bey’in bilinen tek eseri divanıdır. Buna rağmen Hayâlî Bey hayattayken bir divan tertip etmemiştir. Bu sebeple ona ait olan bazı şiirler o döneme ait şiir mecmûalarında ya da değişik divan nüshalarında bulunabilmektedir. Bu çalışmaya konu olan gazeller de yukarıda zikredildiği gibi farklı bir divan nüshası içinde yer almaktadır. Bu nüsha, Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan ve Hayâlî Bey Divanı’nın da içinde bulunduğu bir divanlar mecmuasıdır. Bu nüshada yer alan gazellerin tamamı daha önce Ali Nihat Tarlan tarafından hazırlanan Hayâlî Bey Dîvânı’nda yer almaktadır. Yalnız çalışmaya konu olan yirmi dört gazel, yayımlanmış olan bu divanda yer almamaktadır. Hazırlanan bu çalışmada yer alan gazellerin Hayâlî mahlaslı başka şairlere ait olup olmadığı konusunda kaynaklar incelenmiş, bulunan şiirler, şairin diğer şiirleriyle karşılaştırılmış ve yapılan incelemeler neticesinde bu gazellerin Hayâlî Bey’e ait oldukları çeşitli kanıtlarla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Hazırlanan çalışmanın amacı Hayâlî Bey’e ait olan ve yayımlanmamış bulunan yirmi dört gazeli edebiyat dünyasına tanıtmaktır.

  19. Dokuzuncu Sınıf Tarih Ders Kitabında Yer Alan Görseller Hakkında Öğretmen Görüşleri: Trabzon Örneği Perceptions of History Teachers about Visual Materials of Ninth Grade History Textbook

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ebru DEMİRCİOĞLU

    2013-09-01

    Full Text Available Textbooks are important tools of teaching and learning process ineducation system. There are some important criteria in preparingtextbooks. Especially visual materials which should be paid attention inthe preparation process of textbooks are important. Visual materials ofa qualified textbook should also have the following criteria which are asfollows: harmony between text and visual materials, clarity andcatching attention of students.The purpose of this thesis is to determine perceptions of historyteachers about visual materials of ninth grade history textbooks. Theresearch carried out experienced history teachers who teach history inthe city center of Trabzon and on the coast of the province of Trabzon.The purposive sampling was used in the research to choose historyteachers. A qualitative approach was used in the study and two datacollection tools which are an open-ended questionnaire and a semistructuredinterview to gather data. 49 history teachers participatedopen-ended questionnaire and semi-structured interviews carried outwith 8 teachers. In the light of the data, it seems that the great majorityof history teachers do not know how to use visual materials in historytextbooks and think that visual materials in the ninth grade historytextbooks do not explain texts properly. Furthermore, they also statedthat some visual materials in the ninth grade history textbook are notclear and understandable. Ders kitapları eğitim ve öğretim sürecinin en önemli unsurları arsında yer almaktadır. Bu materyallerin hazırlanmasında pek çok husus dikkate alınmalıdır. Ders kitabı hazırlama sürecinde dikkat edilmesi gereken hususların başında görseller gelmektedir. Nitelikli bir ders kitabında görseller metinle uyumlu olmanın yanında, açık, anlaşılır ve öğrencilerin ilgisini çekecek şekilde yapılandırılmalıdır.Bu çalışmanın amacı, Trabzon ilinde bulunan tarih öğretmenlerinin, dokuzuncu sınıf Tarih ders kitab

  20. Gayrimüslimlerin Osmanlı Devleti’ne Bağlılık Nedenleri Reasons Behind Non-Muslims’ Allegiance To The Ottoman State

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ramazan GÜNAY

    2012-12-01

    Full Text Available From the year of establishment on, the Ottoman Empire carried out a policy of enlargement towards the west where non-Muslim inhabited. As it set out with the idea of “Gaza” (holy war, the Ottoman Empire first annexed the west of Anatolia and later the central regions of Europe and the Balkans. The Ottoman State did not interfere with the established rules, traditions and beliefs of people who were old residents in the new conquered lands. It gave large freedoms to people in conquered lands and preferred to make a harmony with them and classified the citizens under its rule according to their religion/sect. It is not sensible to claim that just military power led non-Muslims, who lived under the Ottoman rule for about five/six centuries, to live under the rule of another state for so long. Within the frame of the rights of Dhimmies and national system, religious, juridical, economic and social rights granted to non-Muslims help us understand the reason why non-Muslims were loyal to the Ottoman State for so long.In this article, the causes of faith of non-Muslims to the Ottoman State have been assessed and this assessment has been made based on the sources of that period. These documents from Ottoman Archives, which have not been used yet, belong to Ottoman period from 16th to 19th century. These documents have been selected from Şer’iye Sicilleri (the Qadi’s archives/Shari’a local court records and Ahkâm-Şikâyet Defterleri (Register of Verdicts-Complaint called records of Divan-ı Hümayun (Council of State. Osmanlı Devleti, kuruluş yıllarından itibaren gayrimüslimlerin meskun olduğu Batı’ya doğru genişleme siyaseti izlemiştir. Gaza düşüncesiyle hareket ettiğinden dolayı da öncelikle Anadolu’nun batısı, daha sonra Balkanlar ve Avrupa’nın içlerine kadar olan bölgeyi hakimiyeti altına almıştır. Osmanlı Devleti, yeni ele geçirdiği yerlerde bulunan o yörenin eski sakinlerinin yerleşik birçok kural

  1. Büyükbaş Hayvan Atıkları için Kurulacak Havasız Çürütme Tesisinin Ekonomik Analizi / The Economical Analysis of Cattle Manure Treatment by Anaerobic Digestion Process

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tamer Coşkun

    2012-12-01

    Full Text Available Büyükbaş hayvan atıkları, içeriğindeki yüksek katı madde, organik kirlilik ve patojen mikroorganizmalar sebebiyle halk sağlığı açısından olumsuz etkiler yapabilecek bir atıktır. Bu çalışmada havasız çürütme ile atıkların stabilize edilerek biyogaz elde edilmesi ve çürümüş atıkların toprakta doğal gübre olarak kullanılmasını içeren bir yönetim modeli uygulanmıştır. Bunun için pilot ölçekli bir havasız çürütme reaktörü işletilmiş ve çürümüş atıklar çeşitli dozlarda yonca, Macar fiğ ve arpa karışımı ile mısır silajı bitkilerinin ekildiği alanlarda doğal gübre olarak toprağa eklenmiştir. Havasız çürütme işleminde yarımcı materyal olarak mısır silajı da reaktöre beslenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen sonuçlar ve literatür yardımıyla 1000 baş hayvan için kurulum ve işletme maliyetleri hesaplanmıştır. Kurulum maliyeti; elektrik üretim sisteminin kurulup kurulmaması açısından iki farklı değer olarak hesaplanmıştır. İşletme maliyetleri farklı tarla ürünleri ve yine elektrik sisteminin kurulup kurulmaması açılarından çeşitli durumlar için hesaplanmıştır. Sonuç olarak elde edilen en iyi sonuçlara göre; çürümüş atıklar Macar fiğ ve arpa karışımı bitkisinin ekiminde kullanıldığında kurulacak tesisin elektrik üretim sistemi de kurulduğunda 2,5 yılda, elektrik üretim sistemi kurulmadığında ise 2,1 yılda kendisini amorti ettiği bulunmuştur. The Economical Analysis of Cattle Manure Treatment by Anaerobic Digestion Process Cattle manure is a potential for causing detrimental effects on human health due to its high solid matter and pathogen microorganism content. In this study, it was aimed to achieve biogas production by stabilizing the waste using anaerobic digestion. Digested waste was utilized as natural fertilizer. For that reason, a pilot-scale anaerobic digestion tank was operated and digested wastes

  2. Büyükbaş Hayvan Atıkları için Kurulacak Havasız Çürütme Tesisinin Ekonomik Analizi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tamer Coşkun

    2012-12-01

    Full Text Available Özet Büyükbaş hayvan atıkları, içeriğindeki yüksek katı madde, organik kirlilik ve patojen mikroorganizmalar sebebiyle halk sağlığı açısından olumsuz etkiler yapabilecek bir atıktır. Bu çalışmada havasız çürütme ile atıkların stabilize edilerek biyogaz elde edilmesi ve çürümüş atıkların toprakta doğal gübre olarak kullanılmasını içeren bir yönetim modeli uygulanmıştır. Bunun için pilot ölçekli bir havasız çürütme reaktörü işletilmiş ve çürümüş atıklar çeşitli dozlarda yonca, Macar fiğ ve arpa karışımı ile mısır silajı bitkilerinin ekildiği alanlarda doğal gübre olarak toprağa eklenmiştir. Havasız çürütme işleminde yarımcı materyal olarak mısır silajı da reaktöre beslenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen sonuçlar ve literatür yardımıyla 1000 baş hayvan için kurulum ve işletme maliyetleri hesaplanmıştır. Kurulum maliyeti; elektrik üretim sisteminin kurulup kurulmaması açısından iki farklı değer olarak hesaplanmıştır. İşletme maliyetleri farklı tarla ürünleri ve yine elektrik sisteminin kurulup kurulmaması açılarından çeşitli durumlar için hesaplanmıştır. Sonuç olarak elde edilen en iyi sonuçlara göre; çürümüş atıklar Macar fiğ ve arpa karışımı bitkisinin ekiminde kullanıldığında kurulacak tesisin elektrik üretim sistemi de kurulduğunda 2,5 yılda, elektrik üretim sistemi kurulmadığında ise 2,1 yılda kendisini amorti ettiği bulunmuştur. Abstract Cattle manure is a potential for causing detrimental effects on human health due to its high solid matter and pathogen microorganism content. This study aims to achieve biogas production by stabilizing the waste using anaerobic digestion. Digested waste was utilized as natural fertilizer. For that reason, a pilot-scale anaerobic digestion tank was operated and digested wastes were added to soil in diverse dosages where alfalfa, the mixture of Hungarian

  3. Investigation of primary school students’ attitudes toward tablet computers according to different variablesOrtaokul öğrencilerinin tablet bilgisayarlara yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa Uzoğlu

    2015-02-01

    Full Text Available The purpose of this study is to determine the attitudes of the primary students towards tablet pc in terms of different variables. Descriptive survey method was used in the research. In the study, Tablet Pc Attitude Scale developed by Bozdoğan & Uzoğlu (2012 was used as the assessment tool. The sample of this study is 627 sixth, seventh, eighth grade students who educated in Giresun city centre Randomly selected primary schools participated the study in fall 2012–2013 semester. The data were analyzed using frequency, percentages, arithmetic mean, independent samples t test, One Way Analysis of Variance (ANOVA. The result of the study was showed that students’ PC Attitude score was great level. At the end of the research, the relationship between students’ tablet computer attitude score with gender, years, frequency of computer use was found significantly. ÖzetBu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin tablet bilgisayara ilişkin tutumlarını farklı değişkenler açısından belirlemektir. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmada veriler; Bozdoğan & Uzoğlu (2012 tarafından geliştirilen, güvenirlik katsayısı 0.93 olarak bulunan “Tablet bilgisayar tutum ölçeği ” kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini Giresun ilinden basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 627 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü anova istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan ortaokul öğrencilerinin tablet bilgisayara ilişkin tutumlarının oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyet, bilgisayar kullanmaya başlama yılları, bilgisayar kullanma sıklığı gibi değişkenlere göre tablet bilgisayara karşı tutumları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir.

  4. Şeftali (Persica vulgaris Miller yaprak ekstraktının antibakteriyel etkisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hülya Özpınar

    2013-06-01

    Full Text Available Amaç. Çalışmamızda şeftali (Persica vulgaris Miller yaprak ekstraktının antibakteriyel etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Yöntem. Erzincan Bahçe Bitkileri Araştırma Enstitüsü Gen Bahçesi’nde bulunan Cardinal çeşidi 7 adet şeftali (Persica vulgaris Miller ağacı yaprağı methanol ekstraktı bu amaçla kullanılmıştır. Antibakteriyel etkisinin araştırılmasında cut plug yöntemi kullanılırken Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MİK, mikrodilüsyon yöntemi ile belirlenmiştir. Bulgular. Bu çalışmada şeftali (Persica vulgaris Miller yaprak ektraktının Staphylococcus aureus, Staphylococcus aureus (MRSA’a karşı antibakteriyel etkisi belirlenemezken, Escherichia coli, Escherichia coli O:157 H:7, Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Salmonella enteritidis, Salmonella typhimurium, Streptococcus pyogenes, Enterococcus faecalis, Staphylococcus epidermidis, Klebsiella pneumoniae, Listeria monocytogenes, Micrococcus luteus ,Pseudomonas aeruginosa, Bacillus cereus, Bacillus subtilis, Yersinia enterocolitica bakterilerine karşı ise antibakteriyel etki tespit edilmiştir. En düşük Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu Pseudomonas aeruginosa ve Yersinia enterocolitica’da tespit edilirken (0,01 mg/mL, en yüksek konsantrasyon Bacillus subtilis, Escherichia coli, Escherichia coli O:157 H:7, Salmonella enteritidis, Salmonella typhimurium, Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenes’de görülmüştür (10 mg/mL. Sonuç. Çalışmamız sonucunda şeftali (Persica vulgaris Miller yaprak ekstraktının antibakteriyel etki spektrumu invitro olarak tespit edilmiş olup bu tür bitkilerden yola çıkılarak yeni antibakteriyel ajanların oluşum sürecinin başlatılabileceği düşünülmektedir.

  5. İznik Gölü (Bursa-Türkiye'ndeki Yayın Balığı (Silurus glanis L., 1758 Populasyonunun Büyüme Özellikleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Rahmi UYSAL

    2014-02-01

    Full Text Available Bu çalışmada, İznik Gölü'nde bulunan yayın balığı (Silurus glanis L., 1758'nın büyüme özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ocak- Aralık 2006 tarihleri arasında yakalanan 108 adet (55 erkek, 53 dişi balığın yaş ve eşey kompozisyonu, yaş-boy, yaş-ağırlık ilişkileri, kondisyon faktörü, oransal boy ve ağırlık artışları tespit edilmiştir. Populasyondaki bireylerin 1-6 yaşlar arasında dağılım gösterdiği, 4. yaş grubunun diğer yaşlara oranla daha baskın olduğu saptanmıştır. Yaş gruplarına göre ortalama boy ve ağırlığın 24,8+1,21 cm (1. yaş - 67,9±0,85 cm (6. yaş ve 92,4±10,79 g (1. yaş - 2066,5±128,50 g (6. yaş arasında değiştiği saptanmıştır. Populasyonu oluşturan bireylerin boy-ağırlık ilişkisi W=0,005407L3,023 ve kondisyon faktörü 0,604+0,026 olarak bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Silurus glanis,Yaş-Boy, Yaş-Ağırlık İlişkileri,Kondisyon, İznik Gölü

  6. Divan Şiirinde Hz. Musa / The Prophet Moses In Divan Poetry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan UZUN

    2016-01-01

    Divan Şiiri, İslam Medeniyetinin şekillendirdiği Müslüman Doğu toplumlarının ortak kültüründen ve çeşitli milletlerle paylaştığı coğrafyanın değerlerinden etkilenerek oluşan, devrin sanat anlayışıyla yoğrulmuş bir birikimdir.  Hz. Musa, Firavun tarafından yeni doğan bütün erkek çocukların öldürüldüğü bir dönemde dünyaya gelmesi, İsrail oğullarına zulmeden ve tanrılık iddiasında bulunan Firavun’un sarayında yetişmesi, gençliğinde yaşadığı olaylar nedeniyle Mısır’ı terketmek zorunda kalması, peygamber oluşu, mücadelesi ve halkına karşı gösterdiği sabır gibi özelliklerinin yanında başta Yahudilik olmak üzere bütün semavi dinlerde en önemli peygamberler arasında yer alması gibi nitelikleriyle İslam Dini ve diğer ilahi dinlerin inanç ve kültür değerlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Divan şairleri Hz. Musa’yı, Firavun’a karşı duruşu, Tûr Dağı’nda Allah ile tekellümü, Şecer-i Tûr, mucizevi asası, yed-i beyza sahibi oluşu gibi yönleri ve göstermiş olduğu mucizeleriyle şiirlerine konu etmişlerdir. Hz. Musa, Klasik Türk edebiyatı şairleri için tasavvufî duygu, düşünce ve heyecanların ifadesinde ilham kaynağı olmuştur. Bu makalede, Hz. Musa ve onun mucizeleri ile ilgili Divan şiirinde yer alan ifade ve anlatımlar incelenmiştir.

  7. AHDİ ATİK VE AHDİ CEDİD’DE SALDIRGANLIK VE ŞİDDET OLGUSUNUN SOSYOLOJİK TAHLİLİ / THE SOSCIOLOGICAL ANALYSIS OF EVENT OF AGGRESSION AND VIOLENCE IN THE OLD TESTAMENT AND NEW TESTAMENT

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emine ÖZTÜRK

    2012-04-01

    Full Text Available Bu araştırmada Yahudi kültüründe genelde toplumsal özelde de kadınlara yönelik olarak uygulanan şiddetin dinî argümanları ele alınacaktır. Tevrat’ın konuyla ilgili ayetlerine atıfta bulunan bu çalışma, ayrıca Rabbinik kültür ve İncil bağlamında da konuya yaklaşımları ele almaktadır. Araştırmaya konu olan Kitabı Mukaddes ayetlerinin sıhhati noktasındaki tarihsel sorunsallık, başka bir araştırmanın konusu olması bakımından, bu makalenin kapsamına girmemektedir ve bu ayetlerin kendi kültürüne yansımaları ön plana çıkartılmaktadır. Biz bu çalışmanın dinî metinlerdeki şiddet olgusunun sınırlı bir analizini yapması bakımından din sosyolojisi ve dinler tarihi çalışmalarına katkı sağlayacağı kanısındayız.AbstractIn this research iti will be discussed that the religious arguments of the violence which is used agaianst people in general means in Jewish Culture and in societal means which is used againast to women. This research which makes refers to passages of the Old Tastement related with this subject and deals wtih the approaches which are relevant to Rabinic Culture and the New Tastement. It could be discussed in an anohter research that if these passages real or not. We hope will make some contribution the Sociology of Religion and the History of Religions by this research.

  8. KERÎMÎ’NİN EDİRNE ŞEHRENGİZİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zehra Gmre

    2015-07-01

    Full Text Available Bu makalede Kerîmî’nin şehrengizinin şekil ve muhteva özellikleri ile eserin tenkitli metnine yer verilmiştir. Kanunî devri şairlerinden olan ve hayatı hakkında oldukça sınırlı bilgilere ulaşılan Kerîmî’nin Edirne şehrengizinin iki nüshasına ulaşılmıştır. Bu nüshaların karşılaştırılması neticesinde oluşan metne göre eser 202 beyittir. Tevhid, münâcât, sebeb-i te’lif, Edirne şehrinin övgüsü, Edirne güzellerinin övgüsü, dua ve hâtime bölümleri bulunan manzumede Kerîmî 59 güzelin övgüsünü yapmaktadır. Kerîmî’nin Edirne şehrengizi, XVI. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan ve yazılması bir süre moda haline gelen Divan şiiri içerisinde özgün yapısıyla dikkat çeken türün tipik bir örneğidir. Sanat kaygısının görülmediği, çarşı esnafından meslek sahibi erkek güzellerin mesleklerine, ad ve lakaplarına uygun cinas ve teşbihlerle tasvir edildiği karakteristik bir yapı arz etmektedir.

  9. AVRUPA TARİHİ’NİN OLUŞUMU - WILLIAM H. MCNEILL

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tercan Yıldırım

    2014-10-01

    Full Text Available Dünyanın en saygın tarihçilerden biri olarak kabul edilen William H. McNeill 1947 yılında Cornell Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını tamamladı. Yirmiden fazla kitabı bulunan McNeill’in -henüz Türkçe’ye çevrilmeyen- en önemli eseri olarak 1963 yılında kaleme aldığı The Rise of the West: A History of the Human Community (Batı’nın Yükselişi: İnsan Cemaatinin Tarihi adlı kitabı görülür. Spengler ve Toynbee’nin tarih, kültür ve medeniyet anlayışlarına karşıt olarak yazılan bu kitabın ismi de Spengler’ın Batı’nın Çöküşü adlı eserine adeta nazire niteliğindedir. McNeill’in dilimize çevrilen Dünya Tarihi adlı kitap da ders kitabı olarak yazılmasına rağmen oldukça fazla bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Kitabında dünya üzerindeki topluluklar arasındaki etkileşimleri ve çeşitli çatışmaları ustalıkla dile getirmiş; üretim ve savaş teknolojilerindeki değişimlerin tarihsel olarak ne anlam ifade ettikleri ve toplumların geleceğini nasıl etkiledikleri üzerinde durmuştur. Temel tezi dünya üzerindeki her halkın insanlık tarihine katkısı olduğu olan bu kitapta yazar çok merkezli,  ve evrensel bir tarih anlayışını benimsemiştir. 

  10. Eğitim yöneticilerinin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerileri arasındaki ilişki [The relationship between servant leadership competences and diversity management skills among education managers

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Refik BALAY

    2014-04-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı, öğretmen ve yönetici görüşlerine göre eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma, tarama modelinde desenlenmiştir. Çalışmada veriler, Hizmetkâr Liderlik Ölçeği (HLÖ ve Farklılıkların Yönetimi Ölçeği (FYÖ ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi 90 yönetici ve 172 öğretmen olmak üzere 262 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, yöneticilerin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerilerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcı algılarına göre, eğitim yöneticilerinin hizmetkâr liderlik yeterliklerinin, görev türü ve yaş değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; farklılıkları yönetme becerilerinin ise cinsiyet, görev türü, yaş, mesleki hizmet yılı ve kurumda bulunan çalışan sayısı değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Son olarak, yöneticilerin hizmetkâr liderlik yeterlikleri ile farklılıkları yönetme becerileri arasında ortanın üstünde, yüksek düzeye yakın pozitif yönde bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

  11. Antalya İlinde Portakal Bahçelerinde Gözlenen Önemli Zararlı ve Yararlı Böcek Popülasyonları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Vildan GÖL

    2016-06-01

    Full Text Available Bu çalışmada, 2014 yılında, Antalya ilinde bulunan iki portakal bahçesinde önemli zararlı ve yararlı böcek popülasyonları belirlenmiştir. Bahçelerde ağırlıklı olarak portakal bulunması nedeniyle örneklemeler de bu tür üzerinde yapılmıştır. Çalışma süresince zararlılara karşı herhangi bir mücadele yöntemi uygulanmamıştır. Çalışmada örneklerin toplanması için gözle kontrol yöntemi, yaprak, sürgün, meyve örnekleme yöntemi, darbe ve tuzakla yakalama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda zararlı türler olarak Tetranychus urticae (Koch (Acarina: Tetranychidae, Empoasca decipiens (Paoli, Asymmetrasca decedens (Paoli (Hemiptera: Cicadellidae, Dialeurodes citri (Ashmead, Aleurothrixus floccosus (Maskell (Hem.: Aleyrodidae, Aphis craccivora (Koch (Hem.: Aphididae, Icerya purchasi Maskell (Hem.: Margarodidae, Coccus hesperidum (Linnaeus, Ceroplastes floridensis (Comstock (Hem.: Coccidae, Aonidiella aurantii (Maskell, Aonidiella citrina (Coquillet, Parlatoria pergandii (Comstock (Hem.: Diaspididae, Planococcus citri (Risso (Hem.: Pseudococcidae, Ceratitis capitata (Wiedemann (Diptera: Tephritidae ve Phyllocnistis citrella (Stainton (Lepidoptera: Gracillaridae saptanmıştır. Bunlardan E. decipiens (Paoli, A. decedens (Paoli, A. floccosus (Maskell, A. aurantii (Maskell ve Parlatoria pergandii (Comstock en yaygın türler olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2 takıma bağlı 7 avcı ve asalak tür saptanmıştır. Bu türler: Chrysoperla carnea (Stephens (Neuroptera: Chrysopidae, Coccinella septempunctata L., Chilocorus bipustulatus L., Rhyzobius lophantae (Blaisdell, Oenopia conglobata (L. (Coleoptera: Coccinellidae, Aphytis melinus DeBach ve Comperiella bifasciata (Coleoptera: Aphelinidae’ dır. Çalışmada ayrıca zararlı iki cicadellid türü ile A. floccosus, A. aurantii, P. pergandii, C. capitata‘nın ve doğal düşmanlardan C. carnea’nın, coccinellidlerin, A. melinus ve E. citrina

  12. RECONCILIATION UNDER THE SHADOW OF DIASPORA POLITICS: SOME LESSONS FROM THE TURKISH-ARMENIAN RECONCILIATION COMMISSION (TARC (DİYASPORA SİYASETİ GÖLGESİNDE UZLAŞMA: TÜRK-ERMENİ UZLAŞMA KOMİSYONU’NDAN BAZI DERSLER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nazif MANDACI

    2014-04-01

    Full Text Available ABSTRACT: Reconciliation is beyond diplomatic rapprochement and consequently strategic partnership in its maxim. It is irrelevant to transaction costs; moreover, “independent from them” since it is normative-oriented. Literature of reconciliation contains some concepts which cannot be “appreciated”, literally, in diplomatic realm, such as forgiving and forgetting, having theological connotations. To the contrary, international relations literature generally accept that “primordial factors like ethnicity and religion had no part in rational explanations for the way the world works”(Fox and Sandler 2004: 9; and nobody appreciates any political decision that sacrifices national interest on the altar of virtue. This study aims at elaborating on the Turkish-Armenian Reconciliation Commission which Turkey and Armenia had formed in 2001 within the framework of the aforementioned arguments. Keywords: Reconciliation, TARC, Diaspora. ÖZ: Uzlaşma süreçleri diplomatik yakınlaşmalar ve en azamisinden stratejik ortaklıkların çok ötesindeki durumsallıkları ifade etmektedir. Normatif yönlü olduklarından diplomatik anlamda ilişki kurmanın beraberinde getirebileceği maliyetlerden tamamıyla bağımsızdırlar. Uzlaşma literatürü diplomatik platformda genel olarak önemsenmeyen, hatta ötesinde teolojik yönü bile bulunan bağışlamak ya da affetmek gibi kavramlara yer vermektedir. Bunun tersine uluslararası ilişkiler literatürüne bakıldığında etnisite ya da din gibi primordiyal faktörlerin dünyada işlerin nasıl yürüdüğüne dair akılcı açıklamalar içinde kendilerine pek yer bulamadıkları gözlemlenmektedir (Fox ve Sandler, 2004: 9. Dahası, kimse ulusal çıkarları erdemlilik altarında feda edecek politik kararları onaylamamaktadır. Bu çalışma, Türkiye ve Ermenistan arasında 2001 yılında oluşturulan Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu’nu bu çerçeve içinde değerlendirmeyi ama

  13. KONTRAST ALGILAYICISI KULLANILARAK FPGA TABANLI ŞERİTTEN AYRILMA UYARI SİSTEMİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hale Yenginer

    2014-05-01

    Full Text Available Bu çalışmada, karayollarında çizili bulunan şerit çizgilerinin durumunu (düz veya kesik aracın sağ ve sol alt kenarlarına yerleştirilmiş algılayıcılardan gelen bilgileri kullanarak gerçek zamanlı olarak değerlendirebilen; gerektiğinde yazılı ve sesli uyarılar üretebilen bir prototip araç tasarlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Burada amaç, insan kontrolüne gerek kalmaksızın güvenli bir sürüş sağlamak ve insan hatalarından kaynaklanan kazaları engellemeye yardımcı olacak elektronik sistemlerin otomotiv teknolojilerindeki yerine işaret etmektir. FPGA tabanlı olarak geliştirilen sistemde, VHDL dili kullanılarak ilk olarak algılayıcılardan elde edilen işaretler uygun sayısal formata dönüştürülerek; çizgilerin kesik veya düz olarak devam ettiğini algılayan, araç sürücüsünün istemli (sürücü şerit değiştirme amaçlı sağ/sol sinyali kullanıyorsa veya istem dışı şerit değiştirme durumlarını (sürücü şerit değiştirme amaçlı sağ/sol sinyali kullanmadan şerit ihlali yapıyorsa değerlendiren ve yazılı/sesli bir uyarı verilmesi sağlanmıştır.

  14. Ortaokul Öğrencilerinde İnsani Değerlerin Özyeterlik Algılarını ve Bilişsel Strateji Kullanımını Yordama Gücü

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tuncay ORAL

    2015-12-01

    Full Text Available Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinde insani değerlerin özyeterlik algılarını ve bilişsel strateji kullanımını yordama gücü incelenmiştir. Bu araştırmadaki veriler 2012-2013 eğitim öğretim yılında Denizli il merkezinde bulunan resmi kurumlarda öğrenim gören 192 kız (%60,4 ve 126 erkek (%39,6 olmak üzere toplam 318 ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden elde edilmiştir. Araştırmada Dilmaç (1999 tarafından geliştirilen Ahlaki Olgunluk Ölçeği ve Pintrich ve De Groot (1990 tarafından geliştirilen ve Üredi (2005 tarafından Türkçeye uyarlanan Özyeterlik Algısı Ölçeği ve Bilişsel Strateji Kullanımı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin analizinde .01 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. İnsani değerlerin, öğrencilerin özyeterlik algılarını ve bilişsel strateji kullanım düzeylerini yordama gücünü belirlemek amacıyla yapılan basit doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre, insani değerlerin özyeterlik algılarını ve bilişsel strateji kullanımını anlamlı düzeyde yordadığı gözlenmiştir.

  15. Isparta Koşullarında Kanola (Brassica napus L. Çeşitlerinin

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    H Baydar

    2009-04-01

    Full Text Available Kanola (kolza, tohumlarında %40-50 arasında yağ bulunan, oleik asitçe zengin değerli bir yağ bitkisidir. Bu araştırmada; 00 tipi (yağında %2'den az erusik asit ve 1 gram kuru küspesinde 30 μmol'ün altında glukosinolat içeren 15 kanola çeşidinin (Bienvenue, Bristol, Cascade, Colombus, Eurol, Honk, Liborius, Ninetta, Lirawell, Monitta, Quinta, Semu-86/225 Na, Synergy, Tarok ve Westar Isparta koşullarında verim ve kalite özellikleri belirlenmiştir. Tarla denemesi, 2000/2001 yetiştirme sezonunda Süleyman Demirel Üniveristesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında Tesadüf Blokları Deneme Deseni'nde 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada, soxhlet ve GC teknikleri yardımıyla yağ oranları ve yağ asitleri kompozisyonları (palmitik asit, stearik asit, oleik asit, linoleik asit ve linolenik asit saptanmıştır. En yüksek tohum verimi Tarok (287.2 kg/da çeşidinden ve en düşük tohum verimi Bienvenue (218.0 kg/da çeşidinden elde edilmiştir. Kanola çeşitlerinin yağ oranı değerleri %35.4-44.4 arasında değişmiştir. Kanola yağında %5.3-7.0 arasında palmitik asit, %1.0-4.3 arasında stearik asit, %66.6-74.4 arasında oleik asit, %14.1-19.7 linoleik asit ve %1.8-6.0 arasında linolenik asit bulunduğu saptanmıştır. Hiçbir çeşidin yağında erusik asit varlığına rastlanmamıştır.

  16. 5 YILDIZLI OTEL İŞLETMELERİNDE LİDER-ÜYE ETKİLEŞİMİ VE İŞE YABANCILAŞMA İLİŞKİSİ: MARMARİS VE İSTANBUL DESTİNASYONLARINDA BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Haluk TANRIVERDİ

    2016-07-01

    Full Text Available ÖZ Bu araştırmanın amacı; 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin lider-üye etkileşimi ve işe yabancılaşması ilişkisini inceleyerek otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin verimliliğinin artmasına katkıda bulunmaktır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu, Marmaris ve İstanbul’daki 5 yıldızlı otel işletmelerinde bulunan 289 işgören üzerinde uygulanmıştır. Verilerin elde edilmesinde kolayda örneklem metoduna başvurulmuştur. Araştırma sonucunda lider-üye etkileşimi ve işe yabancılaşmanın bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterdiği ve işe yabancılaşma ile genel lider-üye etkileşimi ve etki, katkı ve profesyonel saygı alt boyutları arasında negatif yönlü zayıf ilişkiler olduğu görülmektedir. Bu sonuca göre genel lider-üye etkileşimi, etki, katkı ve profesyonel saygı düzeyi arttıkça işe yabancılaşma düzeyi düşmektedir. ABSTRACT The purpose of this research is to determine the relationship between leader-member exchange and work alienation for to contribute productivity for hotel employees. For this purpose, a self-administered questionnaire was developed and applied on 289 five star hotel employees in Marmaris and İstanbul. Convenience sampling method was used for to get data. According to the results of this study, Leader-member exchange and work alienation was differed according to demographic variables. A negative and weak correlation was found between leader-member exchange, affect, contribution, professional respect and work alienation. The findings suggested that when leader-member exchange, affect, contribution, professional respect increase work alienation decreases.

  17. Bukkal mukozada lipom: vaka raporu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İsmail Şener

    2012-01-01

    Full Text Available

    Lipomas are benign mesenchymal neoplasms composed of mature adipocytes, usually surrounded by a thin fibrous capsule. The most common location for lipomas in the maxillofacial region has been reported as the buccal mucosa and the peak incidence age for lipoma is 40 years and above. In the oral cavity, the most common sites are the cheek, tongue, palate, mandible and lip where lipomas occur as sessile or encapsulated masses.

    The present study reports a case of a 58-year-old man presented with a painless mass in the right vestibule that had been present for 6 months. The lesion was covered by normal mucosa, seemed to be circumscribed. Under local anesthesia, excision was performed. Histopathological examination was consistence with the diagnosis of a lipoma.

    Keywords: Lipoma, mature adipocytes, painless mass in vestibule.

     

    ÖZET

    Lipomlar, çoğunlukla ince bir fibröz kapsül ile çevrili olgunlaşmış adipositlerden oluşan benign mezenşimal neoplazmlardır. Lipomlar en yoğun olarak 40  yaş ve üzerinde görülür. Maksilofasiyal bölgede en sık yerleştiği kısım bukkal mukoza olarak bildirilmiştir. Bunu sırasıyla dil, ağız tabanı, dudaklar izler. Oral kavitede lipomların en sık görüldüğü  bölgeler yanak, dil, damak, mandibula ve dudaktır ve genellikle sapsız ya da kapsüllü bir kitle olarak  gözlenirler.

    Bu olgu raporunda 6 aydır sağ alt vestibülde ağrısız şişliği bulunan, 58 yaşında erkek hasta sunulmuştur. Lezyon normal mukoza ile çevrili ve sınırlanmış olarak görülmekteydi. Hasta lokal anestezi altında opere edildi. Histopatolojik inceleme sonucunda lipom tanısı doğrulandı.

  18. Using Internet at University Libraries in Ankara Ankara'daki Üniversite Kütüphanelerinde Internet Kullanımı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Necip Erol Olcay

    1996-09-01

    Full Text Available This paper reviews the use of Internet at university libraries in Ankara. First, the impact of Internet upon libraries are summarized and then findings of a questionnaire swvey are discussed. Survey shows that university libraries are not sufficiently equipped with needed hardware and capabilities to get access to the Internet. Resources (i.e., online catalogs of a very few university libraries are accessible through the Internet. Some 40% of university librarians do not know how to use the Internet, lack required skills and training, and do not use the Internet in their workplaces. The article concludes with the interpretation of the findings and recommendations. Bu makalede Ankara'da bulunan üniversite kütüphanelerinde Internet kullanımı incelenmektedir. Internet'in kütüphane hizmetlerine katkıları kısaca özetlenmekte ve Ankara'daki üniversite kütüphanelerinde çalışan 111 profesyonel kütüphaneciye Mart-Nisan 1996'da uygulanan bir anket sonucu elde edilen bulgular verilmektedir. Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin sahip olduğu donanım ve Internet'e erişim olanaklarının yeterli olmadığı ve bir-iki kütüphane dışında söz konusu kütüphanelerin kaynaklarının (çevrimiçi katalog, vd. Internet'e açık olmadığı ortaya çıkmıştır. Öte yandan, bu üniversitelerde görev yapan kütüphanecilerin önemli bir kısmının (%40 Internet'i kullanmayı bilmedikleri, bu konuda yeterli eğitim görmedikleri ve işyerlerinde Internet kullanmadıkları ortaya çıkmıştır. Anket sonucu elde edilen bulgular yorumlanarak bazı önerilerde bulunulmuştur.

  19. AS A SYMBOLICAL LANGUAGE TREASURE: FOLK NARRATIVES SEMBOLİK BİR DİL HAZİNESİ: HALK ANLATILARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nilüfer YILDIRIM

    2009-12-01

    Full Text Available Folk narratives, as for language, are the products of the common experiences. Narratives ascertain the agony, life style or pleasure of the society and therefore it is also flourished. They are inherited from generation to generation by means of language and above mentioned language is the main carrier of the cultural elements. However, the language emerges differently from these function. In folk narratives, there are also language functions that communicate the heroes. This language is constituted various symbolical expressions. The purpose of this study is to exemplify the symbolical communication language in folk narratives and give general information about the usages of symbolical functionof language. Halk anlatıları da tıpkı dil gibi ortak yaşanmışlığın ürünüdür. Anlatılar, toplumun acısını, hayat tarzını, zevklerini gözler önüne serer, gün ışığına çıkarır ve buna bağlı olarak zenginleşir. Halk anlatıları, dil sayesinde nesilden nesle aktarılır, anlatıların içinde bulunan kültürel unsurların taşıyıcısı yine dildir. Ancak dil, anlatılarda bu işlevlerinden farklı olarak karşımıza çıkar. Çeşitli konuların işlendiği halk anlatılarında kahramanlar arasında iletişimi sağlayan dil unsurları mevcuttur. Bu dil, çeşitli sembolik ifadelerle oluşturulmuştur. Bu çalışmanın amacı, halk anlatılarından verilecek örneklerle kahramanlar arasındaki sembolik iletişim dilini ortaya çıkarmak ve dilin sembolik işlevinin anlatılardaki kullanım şekilleri hakkında genel bilgi vermektir.

  20. ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİNE BAKIŞ AÇILARININ BELİRLENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Aydın ÜNAL

    2012-05-01

    Full Text Available Bu çalışmada; üniversite eğitimi alan gençlerin Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine bakış açıları ve üniversite eğitimi alan gençlerin AB üyeliğinden ekonomik ve özgürlükler anlamında beklentileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma evreni olarak Kırklareli Üniversitesi Pınarhisar Meslek Yüksekokulu öğrencileri belirlenmiştir. Araştırma evreninin belirlenmesinde; okulda hem sosyal hem de fen bilimlerinin alanına giren programlarda eğitimin yürütülmesi etkili olmuştur. Araştırma evrenini oluşturan öğrenci sayısı 833 tanedir. Örneklem belirlemede ise devam zorunluluğu bulunan öğrenciler esası oluşturmuştur. Bu öğrencilerin sayısı 708 tanedir. Veri toplama sürecinde bu öğrencilerden 483 tanesine ulaşılmıştır. Veriler SPSS 13.0 istatistik programı vasıtasıyla analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçları şu şekilde özetlemek mümkündür. a Pınarhisar MYO’nda eğitim alan öğrencilerin %46,6’sı Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmamaktadırlar. b AB üyeliğini program bazında sadece turizm programı öğrencileri istemektedir. c Öğrenciler AB üyeliğinin ülkemizin olanaklarına ve özgürlüklerine katkı sağlayacağına inanmaktadırlar.

  1. Cimil Deresi (Rize, Türkiye’nin Epilitik Alg Çeşitliliği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Beyhan Taş

    2015-10-01

    Full Text Available “Cennet Vadi” olarak adlandırılan İkizdere Vadisi (Rize dünyada korunmada öncelikli 200 ekolojik bölgeden biridir. Aynı zamanda doğal sit alanıdır. Bu çalışmada sit alanının en önemli lokalitelerinden biri olan Cimil (Tiron Vadisi’ndeki Cimil Deresi’nin epilitik alg çeşitliliği incelenmiştir. İndikatör alglerden yararlanarak derenin ekolojik durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yağışlı ve kurak sezonlarda (Kasım-2010 ve Ağustos-2011 dört farklı istasyonda yapılan örneklemeler sonucunda, 5 farklı divizyoya ait 113 takson tespit edilmiştir. Diyatomeler tür çeşitliliği en fazla olan gruptur (74 takson, %65. Bunu sırasıyla Cyanophyta (28, %25, Charophyta (6, %5, Chlorophyta (4, %4 ve Euglenophyta (1, %1 takip etmiştir. Achnanthidium minutissimum, Cocconeis pediculus, C. placentula, Cymbella affinis, Gomphonema parvulum, G. truncatum, Encyonema minutum, Hannaea arcus, Navicula menisculus, N. salinarum ve Nitzschia palea Cimil Deresi’nde yaygın ve baskın bulunan diyatome türleridir. İndikatör türler Cimil Deresi’nin ekolojik durumunun henüz yoğun bir kirlilik baskısı altında olmadığını göstermiştir. Ancak, derenin yukarıdan aşağıya doğru oligosaprobikten β-α-mezosaprobik koşullara doğru değişim gösterdiği kaydedilmiştir. Alanın turizm potansiyeli çok yüksek olduğu için, mevcut ekosistemin yapısı çok bozulmadan şimdiden gerekli tedbirlerin alınması önerilir.

  2. Işık ve Optik Konuları ile İlgili Üniversite Öğrencilerinin Kavramsal Anlama Düzeyleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Neşet DEMİRCİ

    2016-06-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin ışık ve optik konuları ile ilgili kavramsal anlama düzeylerini belirlemektir. Bu çalışma, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan dört adet üniversiteden (Balıkesir Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Sütçü İmam Üniversitesi toplam 252 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin ışık ve optik konularıyla ilgili kavramsal anlama düzeylerini belirlemek amacıyla; görüntü oluşumu, yansıma, kırılma, ince kenarlı ve kalın kenarlı mercekler, polarizasyon, tek yarıkta kırınım ve çift yarıkta girişim konularını kapsayan optik kavram testi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, üniversite öğrencilerinin ışık ve optik konularında (görüntü oluşumu, yansıma, kırılma, ince kenarlı ve kalın kenarlı mercekler, polarizasyon, tek yarıkta kırınım ve çift yarıkta girişim birçok problemleri olduğu ve öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerinin de düşük olduğu tespit edilmiştir. Kavramsal anlama düzeylerinin düşük olmasında öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının büyük etkisinin olduğu düşünülmektedir.

  3. Kağıt Geri Dönüşümünde Enzim ve Ultrasonik Enerji Kullanımı / Use of Enzyme and Ultrasonic Energy in Paper Recycling

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arif Karademir

    2012-12-01

    Full Text Available Medeniyetin kurulmasında, bilgi depolama ve aktarımında tartışmasız bir yeri olan kâğıt, günümüzde artık çok çeşitli amaçlar için hayatın her kademesinde yer almakta, giderek tüketimi inanılmaz boyutlara ulaşmaktadır. Kâğıt sektöründe hammadde problemine çözüm için, sürdürülebilir ormancılık çalışmalarından daha ziyade, sürdürülebilir geri dönüşüm teknolojilerini geliştirmek gerekmektedir. Bu anlamda atık sınıfına giren kâğıtın, lifler dışında bulunan bütün bileşenlerini en ekonomik ve çevreci metotlarla ayırmak son derece önemlidir. Bu çalışmada, toner baskılı ofis kâğıtlarının mürekkep ve kirliliklerinden arındırılmasında enzim ve ultrasonik enerji kullanımı konusunda elde edilen bazı sonuçlar tartışılmış ve geri dönüşüm açısından kâğıt sektörü çevresel açıdan irdelenmiştir. Use of Enzyme and Ultrasonic Energy in Paper Recycling Paper has undeniable key roles in establishing civilization, archiving and transferring knowledge. Paper is in all parts of daily life for different purposes today and its consumption is getting at unbelievable level. For solving the problems related to insufficient raw materials, the sustainable recycling technologies should be developed rather than concentrating on sustainable forestry practices. In this sense, extracting all materials from waste papers with economical and environmentally friendly methods are extremely important. In this study, some results obtained from an experimental study carried out on the deinking of toner printed office papers with the help of enzymes and ultrasonic energy were discussed and paper industry was examined in respect to recycling and environment.

  4. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin 4+4+4 eğitim sistemine yönelik tutumlarının incelenmesi [Determining the attitudes of school administrators and teachers on 4+4+4 education system

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet ÜSTÜN

    2014-04-01

    Full Text Available Bu araştırmanın amacı, eğitim sisteminde 4+4+4 olarak bilinen yeni düzenlemenin etkililiği hakkında yönetici ve öğretmenlerin görüşünü belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir çalışma olup, veriler okul müdürlerine ve öğretmenlere anket uygulanarak elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini, Amasya İli Merkezinde bulunan ilkokul ve ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenler, örneklemini ise on ilkokul ve on ortaokulda görev yapan ve amaçlı örneklem yöntemine göre seçilen yönetici ve öğretmenler oluşturmaktadır. Uygulama yapılırken, farklı sosyo-ekonomik yapıya, öğrenci sayısına, yerleşim yerlerine ve farklı okul tipine sahip okul müdürleri ve farklı branşlardan öğretmenler bir arada bulunarak çalışılmıştır. Bu çalışmada 4+4+4 Eğitim Sistemine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, yönetici ve öğretmenlerin 4+4+4 eğitim sistemine yönelik tutumlarında cinsiyete, yaşa ve kıdeme göre farklılıklar olduğu, kadınların ve mesleki kıdemi az yönetici ve öğretmenlerin tereddütlerinin olduğu ve geleceğe yönelik olumlu beklentiye sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

  5. Maksimum Yagıslar için Süreden Bagımsız Bir Bölgesel Model Yaklasımı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Levend AŞIKOĞLU

    2009-04-01

    Full Text Available Bu çalısmada, Ege Bölgesi örneginde belli tekerrürlü standart süreli yıllık maksimum yagıs (SSMY tahmininde kullanılabilecek, Lognormal tabanlı bir bölgesel model gelistirilmistir. Bölgesel modellerin temel amacı, proje alanına yakın birkaç istasyondaki noktasal veri ve bilgilerin proje alanına aktarılması ile ortaya çıkacak sakıncaları en aza indirmektir. Ayrıca, bölgesel modeller yardımıyla plüvyografsız istasyon bulunan veya hiç istasyon bulunmayan proje alanlarına da bilgi aktarma olanagı mevcuttur. Çalısmada, Lognormal dagılım fonksiyonunun tanımlanması için gerekli olan degiskenlik katsayısının yagıs süresinden bagımsız oldugu belirlenmis, tüm bölge için süreden bagımsız bir "bölgesel degiskenlik katsayısı" kullanılmıstır. Bölgesel degiskenlik katsayısının kullanımıyla gelistirilen "boyutsuz bölgesel tekerrür egrisi", proje alanında ortalama yagıs yüksekligi bilinen her noktada verilen tekerrüre karsılık gelecek yagıs yüksekliginin hesaplanmasını saglayacaktır. Böylelikle bölgede daha etkin boyutsuz yagıs tahminleri yapılabilmesine imkan verecektir. Bu model, yagıs ölçüm istasyonlarının standart süreli yagısları Lognormal frekans dagılım modeline uyan bölgelerde, bölgesel model kurma açısından büyük kolaylıklar getirecektir.

  6. DEĞİŞEN TÜRKİYE’DE EĞİTİMİN İŞLEVLERİNİ YENİDEN DÜŞÜNMEK: Velilerin İlk Ve Orta Okullardan Beklentileri Üzerine Bir Araştırma / RETHINKING THE FUNCTIONS OF EDUCATION IN CHANGING TURKEY: A Study on Parents’ Expectations from Primary and Secondary Schools

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İslam CAN

    2015-12-01

    Full Text Available İlkokul ve ortaokullarda eğitim-öğretim hayatını sürdüren öğrencilerin velilerine yönelik yapılan bu çalışma, velilerin bu okullardan ne tür beklentiler içerisinde olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Eğitimin diğer sosyal kurumlarla - ekonomi, siyaset, kültür- olan girift etkileşimi ve eğitimin bu kurumlar açısından yaşamsal değere sahip olduğu gerçeği, eğitim sistemleri üzerine araştırma yapmayı gerekli kılmaktadır. Eğitim sistemimiz içinde yer alan İlk ve ortaokullar, tarihsel süreçte devlet kurumunun beklentileri çerçevesinde şekillenmiş ve halkın bu okullardan beklentileri dikkat dışı tutulmuştur. Araştırmanın evreni, 2009 – 2010 eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminde Osmaniye İli Merkez ilçede bulunan 677 veliden oluşmaktadır. Bulgular, velilerin ilk ve ortaokullardan beklentilerinin, çocuğunun sosyal ve iyi bir iletişim kurma becerisine sahip, özgüven ve sorumluluk sahibi, karakterli ve kendini gerçekleştiren birey olarak yetişmesi, kaliteli eğitim veren bir ortaöğretim kurumuna yerleşmesi ve iyi bir meslek sahibi olması ekseninde yoğunlaştığını göstermektedir.

  7. HOW TO DATE YENISEI INSCRIPTIONS? YENİSEY YAZITLARI NASIL TARİHLENDİRİLEBİLİR?

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Erhan AYDIN

    2012-06-01

    Full Text Available Yenisei inscriptions are inscriptions along the Yenisei River having a total number of 250 and thought to have been erected by the Kyrgyz. Among these inscriptions, although the first discovered one was Uybat III (E 32 Inscription, not much had been known about the characteristics of the alphabet and who they belonged to until the inscriptions remained from the Second East Turkic Khanate was found in 1889 by N. Yadrintsev. After the decipherment of the letters in this alphabet by Thomsen, researches mostly focused on the Mongolian area, and attempts were also made to read these inscriptions. In this sense, we should mention the names Radloff, S. Ye. Malov and H. N. Orkun. None of the Yenisei inscriptions bear a date. Maybe they did not have advanced calendar systems to be used in the inscriptions. The common characteristic of almost every inscription is that they mention, rather than historical events, what the hero of the inscription did, why he died, and longing for family members, homeland, sky and sun as told from his mouth; as a result, they did not caught the attention of researches apart from scientists on Turkish language. In this article, 170 inscriptions, whose texts are available, have been analyzed in detail, and our attention has been devoted to the narrations in the texts which might be dated. It has been attempted to determine at least when a few of the inscriptions were erected Yenisey yazıtları, Yenisey Irmağı boyunca, Kırgızlar tarafından dikildiği sanılan ve bugün toplam sayısı 250’ye yaklaşan yazıtlardır. Bu yazıtlardan Uybat III (E 32 Yazıtı ilk bulunan yazıt olduğu hâlde N. Yadrintsev tarafından 1889 yılında II. Doğu Türk Kağanlığı’ndan kalan yazıtlar bulununcaya kadar bu yazıtların kimlere ait olduğu ve alfabenin niteliği hakkında pek bir şey bilinmiyordu. Thomsen’in bu alfabedeki harfleri çözmesinden sonra çalışmalar, daha çok Moğolistan bölgesi üzerinde yo

  8. Türkiye’deki Üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. Sınıf Öğrencilerinin Türkoloji Kavramına İlişkin Algıları Perception Of The Turkology Concept Among Fourth Grade Students Of The Departments Of Turkish Language And Literature In The Unıversities In Turkey

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serdar YAVUZ

    2013-03-01

    sında İslam, Doğu ve dil araştırmaları ekseninde gelişen Türkoloji, günümüzde Türk’e ait ne varsa inceleyen bir bilim hâline gelmiştir. Özellikle ilk dönemlerde Türkologların dil araştırmalarına yoğunlaşması, onun bakış açısı ve yöntemlerini kullanması nedeniyle Türkolojinin sadece kavramsal olarak Türk diliyle özdeşleşmesine neden olmuştur. Bu çalışmaların etkisiyle Türkoloji, Türk dili gibi algılanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin “Türkoloji” kavramına ilişkin algılarını, geliştirdikleri metaforlar aracılığıyla ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında bulunan yedi coğrafi bölge (Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve bu bölgeler içerisinde bulunan 7 üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıfında okuyan 320 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri her öğrencinin “Türkoloji… gibidir, çünkü …” cümlesini tamamlamasıyla elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde ise toplanan verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşılabilecek olan içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin % 87,7’sinin Türkoloji kavramına ilişkin olumlu, % 11,4’ünün olumsuz ve % 0,9’unun ise hem olumlu hem de olumsuz bir algıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Olumlu algıya sahip öğrenciler; değer katma, disiplin, inceleme alanı; olumsuz algıya sahip öğrenciler bilimsel eksiklik, iş kaygısı, olumsuz tutum; hem olumlu hem de olumsuz algıya sahip öğrenciler ise hem olumlu hem de olumsuz tutum kodu altında toplanan metaforlar geliştirmiştir.

  9. Güvercin Destanları Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme A Comparisonal Research on Dove Episodes

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Osman ERCİYAS

    2013-03-01

    örüşüne tercüman olmuş bu tür zenginlikler, bilimsel çalışmalar aracılığıyla ele alınıp değerlendirilmedikçe unutulmakta ve en önemli görevlerinden birisi olan yeni kuşaklara sesini duyurabilme işlevinden uzaklaşmaktadırlar. Filolojik yaklaşımların gerektirdiği şekilde izlenecek yöntemler, metinlere gerçek değerlerini iade etme noktasında evrensel özelliklere sahiptirler. Anadolu sahası Türk Halk Edebiyatı içerisinde yer alan önemli eserlerin birçoğu, fazlaca ilgi görmelerinden ötürü değişik yazarlarca kaleme alınmış ve eser nüshaları bağlamında bir zenginlik ortaya çıkmıştır. Söz konusu nüsha zenginliği ise, karşılaştırmalı metin çalışmalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu çalışmaya konu edilen metin de söz konusu amaç doğrultusunda incelemeye alınmış ve farklı nüshaların karşılaştırılması yoluyla değerlendirilmiştir. Dinî-tasavvufî Türk Edebiyatının Anadolu’daki ilk örneklerinden sayılan ve Kirdeci Ali’ye ait olduğu düşünülen ‘Güvercin Destanı’, farklı araştırmacılar tarafından varyantlarıyla ortaya çıkarılmış ve yayımlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Atıf Efendi Kütüphanesi, Mehmet Zeki Pakalın Koleksiyonu 45/3 numaralı, Destanlar ve Gazeller isimli yazma eserin 1a, 1b ve 2a numaralı sayfalarında bulunan “Güvercin Destanı”nın (Gügercin Dasitanı bilinmeyen bir varyantını açığa çıkarmak, yayımlamak, değerlendirmek ve diğer varyantlarıyla karşılaştırarak aralarında bulunan benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır.

  10. Turkish Journal of Chemistry’nin Bibliyometrik Analizi / Bibliometric Analysis of Turkish Journal of Chemistry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice Gülşen Birinci

    2008-10-01

    Full Text Available [Turkish abstract]Bu makalede 1995 yılından beri Science Citation Index (SCI ve Chemical Abstracts tarafından indekslenen Turkish Journal of Chemistry (TJC bibliyometrik açıdan ele alınarak, bu dergide 1995-2007 yılları arasında yayınlanan 861 makale incelenmiştir. Araştırmada cevap aranan sorular şunlardır: TJC’de en verimli yazarlar kimlerdir ve yazarlar arasındaki ilişki durumu nedir? TJC’de çok yazarlılık durumu nedir? TJC’ye katkıda bulunan yazarların kurumları nelerdir? TJC’de yayınlanan makaleler Bradford, Lotka, Price Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymakta mıdır? TJC’de yazarların atıf yaptıkları kaynak türleri nelerdir? En sık atıf yapılan dergiler hangileridir? Yapılan atıflar gözönüne alıdığında Kimya alanındaki çekirdek dergiler hangileridir? TJC’de yayınlanan makalelerin aldıkları ortalama atıf sayısı nedir ve atıflarda yıllara göre bir artış söz konusu mudur? Journal Citation Reports (JCR’da ve SCI’de TJC’nin yeri nedir? Yazarlara ve kurumlara özgü tekil sonuçlar, makalede açıklanmıştır. Diğer taraftan yazarların durumu, Price ve Lotka Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymamaktadır., Öte yandan, TJC’de yapılan atıfların Bradford Yasası’na ve 80/20 Kuralı’na uyduğu saptanmıştır. Yazarlar ağ analizi ile incelendiğinde ise, beş ve daha fazla makale ile katkıda bulunan yazarların iki ayrı etkileşimli grup oluşturduğu saptanmıştır. TJC’ye yapılan atıflar 1996 yılından beri istikrarlı bir atış göstermektedir.[English abstract] This article dealing with the bibliometric analysis of 861 articles published between the years 1995-2007 of Turkish Journal of Chemistry which has been indexed by the Social Science Citation Index and Chemical Abstract since 1995. The following research questions have been discussed: Who are the most productive author? What is the relationship between the authors? What is the trend towards

  11. Relationship between stigma levels of teachers and teacher’s organizational justice perceptionsÖğretmenlerin damgalama düzeyleri ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişki

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat Önk

    2016-03-01

    Full Text Available The purpose of this study was to determine the relationship between stigma levels of teachers and teachers’ organizational justice perceptions. Relational survey model was used in research. Teachers’ opinions on stigma level and organizational justice were reviewed. A total of 204 public school teachers (elemantary and high employed in Ankara participated in the study. The "Stigma Scale” developed by Yaman and Güngör (2013 and "Organizational Justice Scale”developed by Hoy and Tarter (2004 were used to gather data. The data was analyzed by using Pearson Product-Moment Correlation Coefficient, Descriptive Statistics (frequency, percentage, arithmetic average, standard deviation, and multiple regression analysis techniques. Results indicated that teachers’ stigma scores were high in prejudice and psychological health  and the participants had positive perceptions about organizational justice at public schools. There was meaningful negative relationship between stigma levels of teachers and organizational justice perceptions of teachers. Consequently, stigma level is one of the factors that affect organizational justice negatively in schools.   Özet Bu araştırmanın amacı, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan merkez ilçelerdeki resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre, öğretmenlerin damgalama düzeyleri ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırma modelinde, biri bağımsız/dışsal (öğretmenlerin damgalama düzeyi, biri bağımlı/içsel (öğretmenlerin örgütsel adalet algıları olmak üzere iki değişken bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan merkez ilçelerdeki resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan toplam 204 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri

  12. Cold Ironing Yöntemi; Marport Limanı Uygulaması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    N. Hakan PEKŞEN

    2014-06-01

    Full Text Available Deniz taşımacılığı, bilinen en çevre dostu taşımacılık türü olmasına rağmen, büyüyen deniz trafiği neticesinde gemi emisyonlarının sebep olduğu hava kirliliği ve bunların olumsuz etkileri kayda değer bir şekilde artmaktadır. Egzoz emisyonlarından kaynaklanan sera gazları ve hava kirleticileri; küresel ısınmaya, asit yağmurlarına ve hava kalitesinin azalmasına neden olarak, insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere sahiptir. Bu konuda, MARPOL 73/78 Sözleşmesinin EK-VI: Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliği’nin Önlenmesine İlişkin Kurallar isimli protokolüyle, gemilerin egzoz gazlarından çıkan başlıca azot-oksit (NOX ve kükürt-oksit (SOX gibi emisyonların küresel ve özel bölgeler ilanı ile bölgesel boyutta sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemeler getirilmiş olup Türkiye 26.02.2013 tarihinde kabul edilen 6438 sayılı Kanun ile bu protokole taraf olmuştur. “Gemilerden Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması IPA Eşleşme Projesi” ve diğer resmi çalışmalar ile Marmara Denizinin en kısa sürede Emisyon Kontrol Alanı (ECA olarak özel bölge ilan edilmesi gündemdedir. Marmara Denizi ve Türk Boğazlarının ECA bölgesi ilan edilmesinden sonra, bu rotayı kullanacak olan gemilerin, ya içeriğindeki kükürt oranı %1 m/m den fazla olamayan fuel oil kullanması ya da alternatif teknoloji ve yöntemler kullanarak ana makine ve yardımcı makinelerinden salınan egzoz gazındaki toplam kükürt oksit miktarını 4.0 g SOX/kWh oranına düşürmesi gerekecektir. 2015 yılından sonra, bu rakamlar sırasıyla %0,1 m/m S ve 0,4 g SOX/kWh seviyesine düşecektir. Ayrıca mevcut “Bazı Akaryakıt Türlerindeki Kükürt Oranının Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre, Türk Karasularındaki rıhtımlarda bulunan gemilerin, kükürt miktarı kütlece %0,1’i aşan denizcilik yakıtlarını hali hazırda kullanmamaları gerekmektedir. Gemilerin

  13. Adana ve Konya İllerindeki Arıcılık Faliyetleri ve Koloni Kayıpları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmed KARAHAN

    2016-05-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Adana ve Konya illerinde arıcılık yapan işletmelerdeki deneyim, arı genotipleri, koloni kayıpları, işletmelerde bulunan hastalık ve zararlılar, Varroa, Varroa jacobsoni Oud. (Acari: Varroidae’ya karşı kullanılan ilaçlar, koloni kayıplarının olduğu bölgelerdeki tarımsal ürünler ve bu ürünlere atılan kimyasallar araştırılmış, son yıllarda artan arı ölümlerinin nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ana materyalini, tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen 200 adet arı işletmesine uygulanan anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Bu işletmelerin 100 adedi Adana’da, 100 adedi de Konya’da olup anket yapılan işletmeler arıcılığın yoğun olarak yapıldığı ilçelerden seçilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre arıcılık yapan işletmelerde; deneyim sürelerinin her iki ilde de 10 yıl ve üzerinde olduğu, Adana ilindeki arıcıların %96’sının, Konya ilindeki arıcıların %89’unun gezginci arıcılık yaptığı ve kışlama bölgesi olarak her iki ilde de Akdeniz Bölgesi tercih edildiği belirlenmiştir. Arıcıların Adana ilinde ağırlıklı olarak Anadolu arısı ve melezleri, Konya ilinde ise Kafkas arısı ve melezlerini tercih ettiği, her iki ildeki arıcıların en fazla Varroa ile karşılaştığı ve bunun mücadelesi için her iki ilde de en fazla amitraz etken maddeli ilaçlar kullanıldığı, her iki ildeki arıcıların kışlama bölgesinde bulunan ağırlıklı tarımsal üretimin narenciye olduğu, en çok hangi ilaçlar kullanıldığında arıların öldüğü sorusuna verilenen cevap ise narenciyede kırmızı örümcek, mısır kurt ilaçları ve yabancı ot ilaçları olduğu, sizce arı ölümlerinin nedeni nedir sorusuna en çok verilen cevap ise Adana’da; tarımda kullanılan ilaçlar, Konya’da ise mevsim değişiklikleri ve kışın arıların aç kalmasının olduğu belirlenmiştir.

  14. Osmanlı Dönemi Başlıklı Ortakent Mezar Taşları Ottoman Period Headed Gravestones of Ortakent

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    H.Kamil BİÇİCİ

    2012-12-01

    Full Text Available This concerns, “Ortakent Gravestones.”. Among the cemetery of Ortakent, The dates of the gravestones are between 18.th-20.th centuries and 20 samples of 30 are from 18.th. century, 9 are from 19.th., 1 is from 20.th. century. Gravestones were of marble. The lenghts of the stones are between 140 cm.-45 cm., their widths are between 36 cm.-14 cm., their thicknesses are between 14 cm.-3.5 cm. Most of the samples are in rectangular and shapes and some are rectangular-prizmal. 3 of them have Foot gravestones. 30 head gravestones have large wadded turban (kavuk, turban (sarık, fez (fes and kerchief. All of the gravestones have inscriptions. 5 of them are without inscriptions. Inscriptions on 3 samples were laid diagonal, and 27 of them were laid in a linear system, 30 of head ve foot gravesones are in good condition. 3 samples are broken. 19 of 30 gravestones are men’s and 11 are of women’s. While scarping was used for making gravestones are scarping, and painting were used as the maindecoration tecnique is seen on foot stone with the painting technique,inscriptions of stones were coloured. Most of the inscriptions anddecorations are relieved. Decoration subjects seen on gravestones arephytomorphic, geometric, objective and calligraphic. “Osmanlı Dönemi Başlıklı Ortakent Mezar Taşları” konulu bu incelemede Ortakent Mezarlığında bulunan 30 mezar taşı araştırılarak, çalışmamızda yer almıştır. Mezar taşlarında tarihi bilinen bütün örnekler XVII. yy. ikinci çeyreği ile XX. yy. ilk çeyreği arasındadır. 30 örnekten 20 tanesi XVIII. yy., 9 tanesi XIX. yy., 1 tanesi XX. yy.dır. Mezar taşlarının hepsi mermer malzemeden yapılmıştır. Mezar taşlarının büyükten küçüğe doğru boyları 140 cm. ile 45 cm., genişlikleri 36 cm. ile 14 cm., kalınlıkları ise 14 ile 3.5 cm. arasında değişmektedir. Ortakent’te bulunan mezar taşları şahideli tiptedir. Örneklerin çoğu dikdörtgen gövdelidir. 3

  15. AHMEDİYE FLOATING ISLAND AHMEDİYE YÜZENADASI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Pınar TAŞKIRAN (M.A.H.

    2006-09-01

    ının inceleme konusu olmuştur. Söz konusu oluşum, başta coğrafya olmak üzere biyoloji, jeoloji ve çevre bilimlerinin de inceleme alanına girmektedir. Ancak yüzenada terimi Coğrafya ilmi sayesinde literatüre girmişve adaların oluşumu, tanımı ve tanıtımı üzerine ilk çalışmalar yine coğrafyacılar tarafından yapılmıştır. Bu konuda Prof. Dr. İhsan BULUT’ un önemli çalışmalarıbulunmaktadır. Yüzenadalar çok çeşitli özellikleri ile bilim dünyasının dikkatini çekmektedir. Başta zengin flora ve faunasıyla içerisinde bulunduğu ortamdan belirgin bir şekilde ayrılmaktadır. Bu adalar, göl alanı içerisinde gelişmeleri dolayısıyla,insanların hep dikkatini çeken sulak alanlar durumundadır. Doğal ve beşerî faktörlerle ekosistemde meydana gelen bozulmaların en bariz olarak gözlenebildiği kesimler yine bu sulak alanlardır. İnorganik ve organik minerallerin uygun iklim koşulları altında optimum karışımı yine sulak alanlarda gerçekleşirken, inorganik minerallerde bulunan fosfat ve serbest atmosferden sağlanan nitratla gür ve türce zengin sulak alan bitkileri yetişmektedir. Yüzenadalar hemen her iklim kuşağında görülmesine rağmen yine de dünyamızın bu oluşumlar bakımından fakir olduğu söylenebilir. Ancak bu durum, şüphesiz bu alandaki çalışmaların yetersiz olmasının bir sonucudur. Kendine özgü doğal ortamıyla çevresinden ayrılan ve göl alanında yüzer halde her yöne kolayca hareket edebilen yüzenadalar, çevrelerinin adeta bir sembolü rolünü üstlenirken, bölge insanını kendisine çeken görsel doğal bir turistik cazibe merkezi olma özelliğini de taşırlar. Ülkemizde kayıtlara geçen yüzenada bulunan il sayısı 8’dir. Ancak ülkemizin farklı kesimlerinde büyüklü küçüklü çok sayıda sulak alan bulunmaktadır. Dolayısıyla da araştırmalar arttıkça farklı kesimlerde yüzenadalarla karşılaşılacaktır. İşte bilinenlere ilave edebileceğimiz bir

  16. Lise Öğrencilerinin Bilgisayar Destekli Matematik Öğrenmeye Yönelik Tutumları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adem Duru

    2010-12-01

    Full Text Available Bu çalışmada lise öğrencilerinin matematiğe, bilgisayara, matematik dersinde bilgisayarın kullanımına yönelik tutumlarının belirlenmesi ve bunların bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun için Uşak il merkezinde bulunan 3 Anadolu Lisesi, 1 Anadolu Öğretmen Lisesi ve 1 Fen Lisesi öğrencilerinden 504 öğrenci örnekleme alınmıştır. Verilerin toplanmasında; Davranışsal Katılım (DaK, Bilgisayar kullanımıyla ilgili Güven (BG, Matematiksel güven (MG, Duygusal Katılım (DuK ve Bilgisayar Destekli Matematik Öğretimine Yönelik Tutuma (BDMÖT ilişkin 5 alt ölçekten oluşan Matematik ve Bilgisayar Tutum Ölçeği (MBTÖ kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların DaK, BG, MG ve DuK alt ölçeklerine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu ancak BDMÖT alt ölçeğine ilişkin görüşlerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca, DaK ve DuK alt ölçeklerinde kızlar lehine, BG alt ölçeğinde erkekler lehine istatistiksel farklılık olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte bilgisayara sahip olan öğrencilerin bilgisayar kullanımıyla ilgili güvenlerinin diğerlerine göre istatistiksel olarak olumlu yönde farklılık gösterdiği, bilgisayar deneyimi daha fazla olan öğrencilerin bilgisayar güvenlerinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu ve bilgisayar destekli matematik öğretimine ilişkin tutumlarının da daha olumlu olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar, matematik, bilgisayar destekli öğretim, tutum

  17. Women Factor in Urban Economy of Eyup in Tulip Era (LALE DEVRİ EYÜP KENT EKONOMİSİNDE KADIN FAKTÖRÜ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yasemin Keskin

    2016-07-01

    Full Text Available Osmanlı toplumunda kadınların ekonomik alanda aktif olmadıkları kanaati yaygındır. Hâlbuki son zamanlarda yapılan bazı araştırmalar ve kaynaklardaki veriler bunun doğru olmadığını göstermiştir. Kadınların da İslam hukukunun bir gereği olarak babalarından ve kocalarından bağımsız bir şekilde mal, mülk ve servet sahibi oldukları görülmüştür. Onların servetleri menkul (ev eşyası, giyim-kuşam, ziynet, takı eşyaları, ziraat aletleri vs. ve gayrimenkul mallar (ev, arsa, tarla, bağ, bahçe, değirmen, dükkân, çiftlik, nakit para, köle ve cariyelerden oluşmaktadır. Bu servetlerini iki yoldan elde etmişlerdir. Ticaret ve emekleriyle elde ettikleri kazançlar, kira gelirleri ve vakıf görevleri sebebiyle aldıkları ücretler onların doğrudan gelirlerini oluştururken, miras, çeyiz, mihr (mihr-i muaccel, mihr-i müeccel, nafaka (evlilik, iddet, hidane ve çocuk hibe ve tazminatlar (öldürme veya yaralama ise onların dolaylı gelirlerini oluşturmuştur. Erkekler kadar yoğun bir çalışma hayatında olmasalar da ev ve ziraat işleri ile aile ekonomisine katkıda bulunan kadınlar, daha ziyade satarak veya tüketerek kent ekonomisinin pasif aktörü olmuşlardır. Abstract: It is a common idea that women did not take an active role in Ottoman society. However, collected data from sources and recent research show that this is not accurate. As a requirement of the Islamic Law, women are found to have property, domain and fortune separately from their husband and father. Their fortune consists of personal (furniture, tureng, jewellery, jewellery items, agricultural tools etc and immovable properties (house, buildingland, field, vineyard, garden, mill, shop, farm, cash, slave and odalisque. They generate this income in two ways. Whereas rental income, commercial and charitable foundation earning constitute women’s direct income; inheritance, dowery, bridewealth (mihr-i muaccel, mihr-i m

  18. İşveren Markası Oluşturma: Katılım Bankası Örneği(Creating Employer Brand: Participation Bank Example

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif Narcıkara

    2016-03-01

    Full Text Available Günümüz firmaları, ürün ve hizmetlerinin pazarlanmasında dış müşterinin yanısıra iç müşterinin de öneminin farkına varmışlardır.  Bu bağlamda, Simon Borrow tarafından geliştirilen İşveren Markası kavramı 1990’ların önemli gelişmelerinden biri olmuş ve birçok firma tarafından dikkate alınan bir kavram haline gelmiştir (Tüzüner vd., 2009. Yetenekli iş gören bulma konusundaki zorluklar, hizmet sektöründe İşveren Markası uygulamalarını öne çıkarmıştır (Berthon vd. 2005; Knox ve Freeman, 2006. Kariyer portallarında en çok başvurunun hizmet sektörü içerisinde bankacılık sektörüne yapılması da araştırmacıları bankacılık sektörüne yöneltmiştir. Bu çalışmanın ana örneklemini katılım bankacılığı alanında hizmet veren Albaraka Türk Katılım Bankası’ na daha güncel ve sağlıklı verilere ulaşılacağı varsayımıyla sadece son 3 ayda başvuruda bulunun adaylar oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı Albaraka Türk’e iş başvurusunda bulunan adayların tercihlerinde etkili olan İşveren Marka çekiciliği faktörlerini ölçmek ve tercihlerinde tecrübe ve eğitim durumlarının etkisinin olup olmadığını görmektir. Bu amaçla geçerliliği ve güvenilirliği tespit edilmiş olan Berthon’un İşveren Çekiciliği Ölçeği (Employer Attractiveness Scale kullanılmıştır. Araştırma ile ilgili anket, pazarlama pozisyonlarına son 3 ayda başvuru yapan, farklı tecrübe seviyelerindeki 500 kişilik bir aday grubuna uygulanmıştır. Adayların seçiminde kolayda örnekleme metodu kullanılıp, Berthon’un 25 soruluk ölçeğinden oluşan anket 7’li Likert cevap ölçeği kullanılarak e-mail aracılığıyla adaylara gönderilmiştir. Elde edilen sonuçlar da SPSS programı ile analiz edilmiştir.

  19. Vanilla spice and investigation on areas of usageVanilya baharatı ve kullanım alanları üzerine bir araştırma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bilal Deveci

    2016-12-01

    Full Text Available Many countries are of rare plants growing thanks to geographial conditions. Spices which are rare and precious not only primarily provide different flavour and aroma to food and beverages but also commercially contribute to the economy of the country. The transformation of these plants into the spice is made throught traditional or contemporary methods. As a term association, spice generally evokes bitter, salty and refreshing feelings on people.  On the other hand, vanilla is also a spice that can be used in ice-cream, chocolate, dessert, pastry, and confectionery. Also, vanilla is utilized in sector such as medicine, cosmetic and parfume. The purpose of this study is to discuss the general characteristics of vanilla, the orchid plant family it belongs to, its tranformation process to be a spice, the contribution of vanilla type that can be produced in to the industry, the types of vanilla, its areas of usage, how vanilla is produced and differences between vanilla and vanilin.   Özet Birçok ülke, coğrafi şartların uygunluğu sayesinde nadir olarak yetişen bitkilere sahiptir. Az bulunan ve kıymetli olan baharatlar; öncelikle yiyeceklere ve içeceklere farklı tat ve koku sağlamakta, diğer bir yandan da ticari olarak ülke ekonomilerine katkı sağlamaktadır. Bu bitkilerin baharat haline dönüştürme süreçleri geleneksel veya modern şekilde yapılmaktadır. İnsanlar tarafından genel olarak baharat, kelime çağrışımı itibariyle; acı, tuzlu, ferahlatıcı vb. his uyandırmaktadır. Fakat vanilya dondurma, çikolata, tatlı, pasta ve şekerlemelerde kullanılan bir baharat olma özelliği taşımaktadır. Ayrıca vanilya ilaç, kozmetik, parfüm gibi endüstrilerde de kullanılmaktadır.  Bu çalışmada vanilya bitkisinin genel özelliklerine, ait olduğu orkide ailesine, kullanılabilir bir baharat olması için geçirdiği sürece, üretilebilen türün endüstriye olan katkısına, vanilyanın çeşitlerine, kullan

  20. J�ABİRENT ROBOTU TASARIMI VE UYGULAMASI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    ALİ ÇETİNER

    2003-12-01

    Full Text Available Robotlar, gerek otomasyon sistemlerinde gerekse de günlülk yaşantımızın çeşitli alanlarında güıı geçtikçe daha geniş bir şekilde kullanı lmaktadır. Ço k farklı alanlard� çeşitli işleınıeri gerçekleştirmek için kulJanılan robotlarda kontrol işlemi, mikroişlemciler veya nıikrodenetleyiciler ile gerçekleştir ilmektedir. Robot uygu lamal:arında, mikroişlemci ile birlikte çevre biriml erini içermesi nedeni ile nukrodenetl ey icilerin kullanıını tercih edilmektedir. Bu çalışınada, miikrodenetleyici kontrollü yürüyen bir robotun tasarıımı ile ilgili detaylar verilmekte ve tasarlanan robotun gerçekleşmesi ile ilgili açıklan1alar ve rilrı:ıcktedir. • Iki step motor kullanılarak oluşturulan iki tekerlekli robot, PIC16F84 mikro denetleyicisi kullanılarak kontrol edi int ektedi r. Tasarlanan ve gerçekleşti rilen sistemde 3 temel devre bulunmaktadır. PIC16F84 kullanılarak oluşturulan kontrol devresi, :algılayıcı devresi ve PIC16F84 temelli step motor sürücü devresi. Uygulanıası yapılan robotta, yansıtıcı yüzeylere duyarlı algılayıc ılardan gelen bilgiler doğrultusunda robot yönünü ve hareketini belirlenıektcdir. Algıla yıcılardan gelen bilgiler, kontrol devre sindeki PIC16F84 mikrodenetleyici s i tarafından yorumlanmakta ve PIC16F84'de bulunan progran:ı yardımı ile step motorlar sürülerck motorun hareketi sa ğlanma ktadı r. Hareket edebilme kabiliyeti kazanan robot, labirentin duvarlarındaki yansıtıcı yüzeyleri dikkate alarak yönünü tayin edebilmekte ve robotun labirent içindeki h areket leri , kontrol devresindeki PIC16F84'e yüklenen programa göre gerçekleştirilmektedir.

  1. İlköğretim Matematik Öğretmenlerinin GeoGebra Yazılımının Derslerde Uygulanabilirliği Hakkındaki Görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muharrem Aktümen

    2011-07-01

    Full Text Available Bu araştırmada; ilköğretim matematik öğretmenlerinin, bir dinamik matematik yazılımı olan GeoGebra'nın derslerde uygulanabilirliği hakkındaki görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Kırşehir ili merkezinde bulunan farklı ilköğretim okullarından seçilmiş 11 ilköğretim matematik öğretmeninin katıldığı 16 saatlik bir HİE düzenlenmiştir. HİE sonunda katılımcılarla yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Katılımcıların mülakata verdikleri yanıtlar yedi temada yoğunlaşmıştır. Bu temalar; öğrenme sürecinde, öğretme sürecinde, matematik dersine yönelik inançları değiştirmede, derse hazırlık sürecinde, sınıflarda, ders dışı etkinliklerle desteklendiğinde ve GeoGebra yazılımını kullanımda uygulanabilirlik şeklinde adlandırılmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan ilköğretim matematik öğretmenleri, GeoGebra yazılımının; öğrencilerin öğrenme sürecine katkıda bulunabileceğine, derse hazırlık ve öğretim sürecinde yardımcı olabileceğine ve matematik dersine yönelik inançlarda değişiklikler oluşturabileceğine dair görüşlerini belirtmişlerdir. Buna karşın, yazılımdan daha fazla verim alınabilmesi için ders saati dışındaki zamanın da ayıca değerlendirilmesi gerektiğini ve GeoGebra'nın kullanımı konusunda kendilerini yeterli düzeyde hissetmedikleri düşüncelerine yer vermişlerdir.Anahtar Kelimeler: GeoGebra, dinamik matematik, ilköğretim matematik öğretmenleri

  2. Sosyal ve Ekonomik Açidan Fütüvvet İle İlgili Yazma Eserler Bibliyografyasi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mahmut Esat Harmancı

    2016-09-01

    Full Text Available Fütüvvet, İslam tasavvufunun kurumsallaşma sürecinde bir zühd arayışı olarak ortaya çıkmış, melâmet meşrebi içerisinde sosyal ve ekonomik bir kurumsallaşmaya neden olmuş, zaman zaman tasavvuf şubeleri içerisinde zaman zaman da tasavvufa bir tepki hareketi olarak işlev görmüştür. Tasavvuf içerisinde melâmet ve kalenderîlik meşrebleri olarak varlığını sürdürürken, değerler bağlamında da bir öğretiyi yaşatmak üzere önemli bir işlev görmüştür. Bu kavram, Mısır’dan Anadolu’ya kadar yayılarak bir süre sonra sadece esnaf teşekkülünün âdâb ve erkânına ilişkin bir ahlâk öğretisine dönüşmüştür. Ahilik kurumu, esnaf sınıfının işleyişi açısından Anadolu’ya özgü bir uygulama modeli geliştirmiştir. Bu yapı, İslam ekonomisi çalışmaları için de bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, tür ve yazar eksenli bir dikkat gözetilmiş, kütüphanelerde bulunan yazmalar üzerinde kapsamlı bir kaynakça derlemesi yapılmamıştır. Bu çalışmada, en başından itibaren bir esnaf teşekkülü (lonca olarak da bilinen ahilik kurumuna kaynaklık edecek olan Arap harfli yazma eserlerin bibliyografyası ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede veri tabanları, “fütüvvet, uhuvvet, melamet ve ahilik” kavramları üzerinde araştırma yapan bilim insanlarının eserleri incelenmiştir. Eserler, “yazarı bilinenler” ve “yazarı belli olmayanlar” olarak iki grupta listelenmiştir. 

  3. The Feasibility of Magnetic Resonance Imaging for Quantification of Liver, Pancreas, Spleen, Vertebral Bone Marrow, and Renal Cortex R2* and Proton Density Fat Fraction in Transfusion-Related Iron Overload.

    Science.gov (United States)

    İdilman, İlkay S; Gümrük, Fatma; Haliloğlu, Mithat; Karçaaltıncaba, Muşturay

    2016-03-05

    Amaç: Bu çalışmada, transfüzyon ilişkili demir birikimi bulunan hastalarda karaciğer, pankreas, dalak, vertebral kemik iliği ve böbrek korteksi R2* ve manyetik rezonans görüntüleme-proton dansite yağ oranı (MRG-PDYO) ölçümünün uygulanabilirliği ve bunlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, karaciğer demir birikimi şüphesi ile kliniğimize gönderilmiş olan toplam 9 hasta (5 erkek, 4 kız) dahil edildi. Tüm hastalara T2* düzeltmeli ve spektral yağ modellemeli T1 bağımsız volumetrik multi-eko gradient-eko görüntüleme yapıldı. MRG incelemeleri 1.5 T MRG sistemi ile yapıldı. Bulgular: Tüm hastalarda karaciğerde demir birikimi mevcuttu. Dokuz hastanın beşinde (%56) ağır demir birikimi saptandı ve bu hastaların PDYO haritaları incelendiğinde 4 hastada (R2* değeri 671 Hz’den fazla olanlarda) karaciğerde yaygın yamasal artefaktlar olduğu saptandı. Bu artefaktlara rağmen MRG-PDYO ölçümü yapıldığında normalden çok yüksek MRG-PDYO değerleri belirlendi. Ortalama pankreas R2* ve ortalama pankreas MRG-PDYO arasında (p=0,003, r=0,860), karaciğer R2* and ortalama pankreas R2* arasında (p=0,021, r=0,747), karaciğer R2* ve renal korteks R2* arasında (p=0,020, r=0,750) ve ortalama pankreas R2* ve renal korteks R2* arasında (p=0,003, r=0,858) anlamlı korelasyon saptandı. Vertebral kemik iliği R2* ve yaş arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı (p=0,018, r=-0,759). Sonuç: Karaciğerdeki yüksek demir birikimi özellikle de T2* değeri ilk eko zamanından daha kısa olduğunda PDYO hesaplamasını bozabilmektedir. Pankreastaki yağ birikimi pankreatik demir birikimine eşlik edebilmektedir. Karaciğer ve pankreas siderozisi birbiri ile ilişki göstermektedir. Böbrek korteksi ve pankreas siderozisi arasında da ilişki mevcuttur.

  4. Bazı Yoğurt Sularının Farklı Sürelerdeki Antibakteriyal Aktiviteleri Üzerine Bir Araştırma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşegül DURSUN

    2014-07-01

    Full Text Available Bu çalışmanın materyalini, Diyarbakır yöresinden sağlanan inek, keçi, koyun sütlerinin fermente edilmesiyle elde edilen yoğurt ile üretici bir firmanın hazır inek yoğurdunun suyu oluşturmaktadır. Deney grupları; Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa türlerinin elde edilen yoğurt sularına, kontrol grupları ise aynı bakteri türlerinin serum fizyolojik (SF içine ekilmesiyle oluşturulmuştur. Daha sonra deney ve kontrol gruplarındaki kültürler inkübatörde 37ï‚°C sıcaklıkta 24, 48, 72 saat süreyle inkübasyona bırakılmıştır. Ekim işlemi; deney ve kontrol gruplarından 0.1 cc alınarak içinde Agar besiyeri bulunan petri kutularına inoküle edilmesiyle yapılmıştır. Bu kültürler inkübatörde 37ï‚°C sıcaklıkta 24 saat süreyle inkübasyona bırakılmıştır. Sürenin sonunda, petri kutularındaki BA yüzeyinde bakteri koloni sayımı yapılmıştır. Deneysel çalışma 3 kez tekrarlanmıştır. Aynı işlemler 48, 72 saat süreyle inkübasyona bırakılan deney ve kontrol grupları için de yapılmıştır. Çalışmanın sonunda veriler, Student's t testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlarda, deney ve kontrol gruplarındaki bakteri koloni sayıları arasında büyük fark olduğu tespit edilmiştir. 24, 48, 72 saat süre sonunda kontrol gruplarındaki bakteri koloni sayısı çok yoğun olmasına rağmen, deney gruplarında bu sayının bakteri türüne, yoğurt çeşidine, zamana bağlı olarak değiştiği ve kontrol grubuna göre oldukça büyük oranda düşüş gösterdiği saptanmıştır.

  5. Football referees; stress, self-confidence, decision makingFutbol hakemlerinde; stres, özgüven, karar verme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gülsüm Baştuğ

    2016-12-01

    Full Text Available Football, is a universal sport with most audiences all around the world. Considering footballers, managers, trainers, audiences involved in football sector referees’ emotional situations, life stress, decision making skills have become important in football environment. The aim of the study was to analyse stress, self-confidence and decision-making skills in football referees. In the study 145 football referees having an age average of 25.88 ± 4.24 participated. In order to determine football referees’ stress levels, “Perceived Stress Scale” developed by Cohen, Kamarck and Mermelstein (1983 and to find out decision-making skills, “Melbourne Decision-Making Scale I-II” developed by Mann et al. (1998 were applied. In evaluation of data Pearson correlation test and Independent t test were done. As a result; significant relations were found between stress, self-confidence and decision-making in football referees. A significant relation was determined between football referees’ self-confidence and decision-making skills. In football referees a meaningful difference was also found between stress level and gender variable. It is apparent that the female football referees’ stress perceptions were higher rather than the male football referees.   Özet Futbol, dünyada da en fazla seyircisi olan evrensel bir spordur. Futbol sektörü içinde bulunan futbolcu, yönetici, çalıştırıcı, seyirciler düşünüldüğünde hakemlerin futbol ortamı içinde duygu durumları, yaşadığı stres, karar verme becerisi de önemli hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, futbol hakemlerinde stres, özgüven ve karar verme becerisini incelemektir. Araştırmaya yaş ortalaması 25.88 ± 4.24 olan 145 futbol hakemi katılmıştır. Futbol hakemlerinin stres düzeylerini belirlemek için Cohen, Kamarck ve Mermelstein (1983 tarafından geliştirilen “Algılanan Stres Ölçeği”  ile karar verme becerilerini belirlemek için Mann ve di

  6. TÜKETİCİLERİN FUTBOL İLE İLGİLENİM SEVİYELERİNE GÖRE KÜMELENMESİ VE KÜMELER ARASINDAKİ FARKLILIKLAR

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Çağrı DUMAN

    2015-01-01

    Full Text Available Günümüzde rekabetin çok yoğun olduğu sektörlerin başında futbol sektörü gelmektedir. Başta oyuncu bonservis ve ücret giderleri olmak üzere çok yüklü operasyonel giderleri bulunan futbol kulüplerinin, yoğun rekabete ayak uydurmak adına lisanslı ürün satışı gelirlerini artırmaları gerekmektedir. Futbol kulüplerinin taraftarlarının futbol maçlarına ilgi seviyelerine göre hangi kümelere (segmentlere ayrıl- dıklarını bilmelerinin pazarlama stratejilerini oluştururken fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışma futbol maçlarına ilgi seviyesi farklı düzeylerde olan tüketicilerin demografik özellikleri, satınalma niyeti, taraftarı oldukları takımı algıladıkları marka kişiliği, taraftarı oldukları takıma ait lisanslı ürün satınalma sıklıkları ve futbol ile ilgili faaliyetlere katılımlarına göre farklılık gösterip göstermediklerini araştırmaktadır. Çalışmada, tüketicileri futbol ile ilgilerine göre gruplandırabilmek amacıyla hiyerarşik olmayan kümeleme analizi kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla, faktör, ki-kare ve anova analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda katılımcıların futbol ile ilgilerine göre iki küme oluşturdukları ve iki kümenin bazı lisanslı ürünlerin satınalma sıklığı, satınalma niyeti, taraftarı oldukları takımın marka kişiliğini algılamaları ve futbol ile ilgili faaliyetlere katılımda farklılaştıkları tespit edilmiştir.

  7. Private sports centers in Ankara task levels of job satisfaction of staff engaged in evaluationAnkara’daki özel spor merkezlerinde çalışan personelin iş doyum düzeylerinin değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yalçın Uyar

    2016-08-01

    Full Text Available The aim of this study is to assess job satisfaction levels of the personnel that is working for private sports centers in Ankara. Approximately 700 personnel working for 45 private sports centers in Ankara having at least 400 members constitute universe of the research which is held according to descriptive research model. Also, 87 female (%50,6 and 85 male (%49,4 making total of 172 personnel composed work group of the research. As data collection tool, Balcı (1985 is used to define job satisfaction scale developed by the private sports center staff. Analysis of the data standard deviation, arithmetic means, that we look at the factor analysis and item-total correlations, analysis of variance to compare the differences between groups and t-test was used. In the safety study for overall Cronbach's Alpha coefficient was calculated to be .945. As a result of the work of private sports center staff it has been shown to provide great satisfaction rate.   Özet Bu araştırmanın amacı,Ankara’daki özel spor merkezlerinde çalışan personelin iş doyum düzeylerinin değerlendirilmesidir.Betimsel ilişkisel tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmanın evrenini,Ankara’da,en az 400 üyesi bulunan yaklaşık 45 özel spor merkezinde görev yapan yaklaşık 700 çalışan oluşturmaktadır.Çalışma grubunu ise,anılan  evren içerisinde tesadüfi yöntem ile seçilmiş Ankara ilindeki özel spor merkezlerinin değişik kademelerinde görev yapan 87 kadın(% 50,6,85 erkek(%49,4 olmak üzere toplam 172 kişi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Balcı(1985tarafından geliştirilen iş doyum ölçeği özel spor merkezi çalışanlarına uyarlanarak  kullanılmıştır. Verilerin analizinde standart sapma, aritmetik ortalamalar, faktör analizi ve madde–toplam test korelasyonuna bakılmış, grup ortalamaları arasındaki farklılıkları karşılaştırmak için varyans analizi ve t-testi kullan

  8. THE PRESENCE OF TURKS, AND TURKISH LANGUAGE INSTRUCTION IN THE UNITED STATES OF AMERICA/AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE TÜRK VARLIĞI VE TÜRKÇE ÖĞRETİMİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Musa KAYA

    2014-12-01

    Full Text Available Language, whose importance in building up the national identity and culture as well as in maintaining them cannot be ignored, is an essential and irreplaceable instrument to transmit all material possessions and moral values to the next generations. Therefore, teaching Turkish language, which is the transmitter of Turkish culture, not only to the learners in Turkey but also to the Turkish children living abroad and to the foreign people who want to learn Turkish is of great importance. As a result of the study, it was found that Turkish language instruction was available as an elective language course in 44 universities and colleges in total in the whole USA, where approximately 500.000 Turks live currently. However, it was also revealed that Turkish language instruction was unavailable in schools providing primary and secondary education, and all of the activities concerning the instruction of Turkish language and culture were conducted by the lecturers and teachers living in the USA, where there were no teachers and lecturers appointed from Turkey yet. Milli kimlik ve kültürün teşekkülünde olduğu gibi onun yaşatılmasında da önemi göz ardı edilemeyecek olan dil, sahip olunan maddi ve manevi bütün değerlerin sonraki nesillere aktarılması bakımından vazgeçilemez ve yeri doldurulamaz bir araçtır. Bu sebeple Türk kültürünün taşıyıcısı olan Türkçenin sadece yurt içinde değil aynı zamanda yurt dışındaki Türk çocuklarına ve Türkçeyi öğrenmek isteyen yabancılara öğretimi büyük önem taşımaktadır. Yapılan araştırmada, yaklaşık 500 bin Türk’ün yaşadığı ABD’de toplam 44 üniversite ve kolejde Türkçenin seçmeli yabancı dil olarak öğretiminin yapıldığı, temel eğitim ve lise seviyesindeki okullarda Türkçe öğretiminin yapılamadığı; Türkçe ve Türk kültürü öğretimi ile ilgili faaliyetlerin ABD’de bulunan öğretim görevlileri ve öğretmenler tarafından ger

  9. The Place of Games in Teaching Grammar and Vocabulary Activities (Sample of 5th Grade Textbooks / Oyunların Dil Bilgisi Öğretiminde ve Kelime Serveti Etkinliklerindeki Yeri (Yenilenen İlköğretim 5. Sınıf Ders Kitapları Örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehtap SOLAK SAĞLAM

    2013-12-01

    Full Text Available Turkish Language lesson exists at all levels of elementary curriculum. Grammar education and vocabulary enhancement activities are the most common acquisitions at elementary level. The first part of elementary level is consisted of students aged between 6–11, second part of students between 11–15. Elementary education starting at the age when students are fond of playing games continue until adolescence. These students acquire what they learn through games more easily and keep them in their memories for long. Some activities are organized to this end, and these activities draw attention of students, in turn, the learning process is faster as the attention level of students is quite high. When we study the game samples in Turkish Language textbooks, we will see that they are not adequate. The function of games in teaching grammar and vocabulary enhancement activities should be increased by having new games, so learning will be more efficient and permanent. Türkçe dersi ilköğretimin her kademesinde müfredatta yer alan bir derstir. Dilbilgisi öğretimi ve kelime serveti geliştirme çalışmaları ilköğretim aşamasında en çok karşımıza çıkan kazanımlardır. İlköğretimin birinci kademesi 6–11, ikinci kademesi ise 11–15 yaş arasındaki öğrencileri kapsamaktadır. Oyun çağında başlayan ilköğretim eğitimi gelişme dönemine kadar devam etmektedir. Bu yaş grubundaki öğrenciler, oyunla öğrendiklerini çok daha kısa sürede belleklerine yerleştirmekte ve bu kazanımları çok daha uzun süre hafızalarında tutmaktadırlar. Bu amaçla ilköğretimde bazı etkinlikler bu yönde düzenlenmektedir. Bu etkinlikler öğrencilerin dikkatini çekmekte ve öğrencilerin ilgi düzeyi yüksek olduğu için de öğrenme süreci hızlanmakta, daha kalıcı olmaktadır. Günümüzde okullarda kullanılan Türkçe ders kitaplarında bulunan oyun örnekleri incelenip değerlendirildiğinde oyunların kısıtlı kaldığı g

  10. Diminishing the Undesirable Effects of the Computer Games with the Kinect Sensors

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömür Akdemir

    2015-04-01

    Full Text Available Abstract The popularity of the computer games are increasing every day. Spending time in front of the computers with almost no physical activity causes many health related problems. Recent technologies such as Kinect sensors may have the potential to reduce the physical side effects of the computer games. Nevertheless, the physical and emotional effects of playing computer games with the Kinect on users are still not clear. The effects of playing computer games with and without Kinect were compared in the study with 21 prospective teachers studying at the Education Faculty located in Zonguldak, Turkey in 2014. The mixed method research design was used to explore the research questions. The game playing motivation scale, self-reported muscular activity figure and structured interview questions were used to collect data. Besides t-test, descriptive analyses of the qualitative and quantitative data were conducted for analysis. Findings revealed that using the games with Kinect sensors improved users’ motivation and muscular activity. Also the Kinect has changed game players’ opinions on games. Further research should investigate the correlation between the motivation and emotional effects of the Kinect use on computer game players. Keywords: Kinect, computer games, motivation scale, physical activity   Öz Her geçen gün bilgisayar oyunlarının popülaritesi artmaktadır. Bilgisayarın önünde hiçbir fiziksel hareket yapmadan oturmak birçok sağlık problemine neden olmaktadır. Son teknolojiler örneğin Kinect sensörler bilgisayar oyunlarının yan etkilerini azaltacak potansiyele sahiptir. Ne var ki, bilgisayar oyunlarını Kinect sensör ile uygulamanın fiziksel ve duygusal etkileri hala netlik kazanmamıştır. Bu araştırmada 2014 yılında Zonguldak, Türkiye’de bulunan Ereğli Eğitim Fakültesinde okumakta olan 21 öğretmen adayının Kinect sensörü kullanarak ve Kinect sensör kullanmadan bilgisayar oyunlar

  11. CITIES OF RUMELIA IN PAREPAREZADE’S HASB-I HAL IN THE LIGHT OF EVLIYA CELEBI’S THE BOOK OF TREVELS EVLİYA ÇELEBİ’NİN SEYAHATNÂME’Sİ IŞIĞINDA PÂREPÂREZÂDE’NİN HASB-İ HÂLİ’NDE GEÇEN RUMELİ ŞEHİRLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurgül ÖZCAN

    2012-01-01

    Full Text Available Pârepârezâde Ahmed Çelebi, who lived in the 16th century, is originally from Bursa. After getting a good education, he worked as a lecturer and judge. The poet served most of his career as a judge in Rumelia, and also died in this region. His tomb is in the garden of Turhan Bey’s son Ömer Bey Mosque, in Tırhala, which is in the borders of Greece today. When Pârepârezâde couldn’t get an expected promotion or pay rise, he wrote a masnavi with 24 verses. In this masnavi, he depicted his disappointment and offense with a simple Turkish and intimate tone. In this text, Pârepârezâde Ahmed Çelebi, who served nearly his entire career in Rumelia, not only narrated his personal feelings but he also shared his experiences and observations. The text includes a lot of historical and cultural information about many cities in Rumelia which are not in our borders anymore today. In this work, the verses in the text are analyzed in a literary sense and the cities of Rumelia which are mentioned in the verses are discussed in terms of their culture, with references to many sources, particularly Evliya Çelebi’s Seyahatname XVI. yüzyılda yaşamış olan Pâre Pârezâde Ahmed Çelebi aslen Bursalı’dır. İyi bir eğitim gördükten sonra müderrislik ve kadılık görevlerinde bulunmuştur. Şair, kadılık görevinin çoğunu Rumeli’de yapmış, yine bu topraklarda vefat etmiştir. Mezarı, günümüzde Yunanistan sınırları içinde bulunan Tırhala’da Turhan Beyoğlu Ömer Bey Camii’nin bahçesindedir.Şair, beklediği bir terfinin ya da maaş zammının gerçekleşmemesi sonucunda yirmi dört beyitlik bir mesnevi kaleme almıştır. Bu mesnevide, hayal kırıklığını, kırgınlığını, sade bir Türkçe ve samimi bir üslupla dile getirmiştir. Meslek hayatının nerdeyse tamamını Rumeli topraklarında geçiren Pâre Pârezâde Ahmed Çelebi, eserinde sadece şahsî duygularını aktarmamış, gezip gördüğü, görev yapt

  12. HÂREZM TÜRKÇESİYLE YAZILAN BİR KURʼAN TERCÜMESİ (MEŞHED-ĀSTĀN-İ QUDS-İ RAZAVĮ NÜSHASI / THE HOLY QURAN’S TRANSLATION INTO KHWARIZMI TURKISH (I.E. ASTAN QODS RAZAVI OF MASHHAD’S VERSION

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehdi REZAEİ

    2016-09-01

    Full Text Available İslam dininin yaygınlaşmasıyla birlikte Kurʼan da çeşitli dillere çevrilmeye başlamıştır. Türkler bu çevirileri ilk asırlarda genellikle satır-arası yöntemle yapmışlardır. Doğu Türkçesiyle yapılan bu tercümeler, Türk dilinin tarihî gelişimini açıklamakta oldukça yararlı olmuştur. Bu eserler geniş sözcük hazinesi yanında gramatikal özellikleriyle de pek çok dilcinin dikkatini çekmiştir. Günümüze kadar, Doğu Türkçesiyle tercüme edilmiş birkaç nüsha bulunmuştur; ancak araştırmaların artmasıyla beraber yeni nüshaların bulunması da görülmektedir. Bunlardan biri de zengin Türkçe el yazmalarıyla tanınan Āstān-i Quds-i Razavį Kütüphanesinde tespit edilmiştir. 686 sayfayı içeren bu nüsha 1007 numarayla adı geçen kütüphanede kayıtlıdır. Bu çalışmada, söz konusu eseri tanıtmakla beraber dil özellikleri hakkında da bilgi verilecektir. Hârezm Türkçesiyle yazılan bu eserden birkaç sayfa seçip bu sayfalarda bulunan Türkçe materyaller çevriyazı ile gösterilecektir. / With the spread of Islam, the Quran was translated into various languages as well. Turks of the old centuries mostly translated the texts with interlinear methods and strategies. The translations, carried out with Eastern Turkish have been especially influential in exploration of Turkish language historical trend. Besides a vast vocabulary treasure, the grammatical structure of the versions has been under the focus of linguists. To date, many versions translated into Eastern Turkish have been found. However, with a surge in research activities we can see that new versions exist. One of the versions has been found in the library of Astan Qods Razavi where Turkish versions have existed. The aforementioned version with 686 pages is held in Mashhad’s library registered by No. 1007. In the paper we give information about its linguistic features as well as introducing the artwork. A few pages of the

  13. YÖNETİCİNİN ALGILANAN LİDERLİK TARZI İLE YÖNETİCİYE DUYULAN GÜVEN ARASINDAKİ İLİŞKİDE LİDER ÜYE ETKİLEŞİMİNİN ROLÜ - THE ROLE OF THE LEADER– MEMBER INTERACTION IN THE RELATIONSHIP BETWEEN THE PERCEIVED LEADERSHIP STYLE AND THE TRUST IN MANAGER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sema YOLAÇ

    2011-07-01

    Full Text Available Özet:Çalışanlar, algıladıkları liderlik tarzına göreyöneticilerine güven duymaktadır. Güven kavramı da hemizleyicilerin, hem de örgütün verimliliğini etkilemektedir.Liderler her bir çalışanıyla aynı düzeyde ilişki geliştirmezler.Lider ve izleyicileri arasındaki farklı ilişki düzeyi, lider-üyeetkileşim teorisiyle açıklanmaktadır. Bu çalışmada, lider-üyeetkileşim ilişkisi içinde, liderlik tarzı ve yöneticiye duyulangüven arasındaki ilişki ele alınmaktadır. Bu amaçla anketçalışması yapılmıştır. Anket, aynı örgütte bulunan çalışanlarauygulanmıştır. Çalışmada dönüşümcü liderlik tarzınınyöneticiye duyulan güveni açıklamada önemli etkisinin olduğubulunmuştur. Şartlı değişken olarak modelde yer alan liderüyeetkileşimi analize dahil edildiğinde, lider-üye etkileşimiortalamanın üzerinde olan grup için dönüşümcü liderliğinyöneticiye güven üzerinde daha yüksek katkısı olduğusonucuna ulaşılmıştır.Abstract:Employees trust in managers in respect of theleading style they perceive. The concept of trust affects bothfollowers and organization’s effectiveness. Leaders can not beexpected to form the same level of relationship with everyother employee working at organization. In this study, withincontext of leader–member interaction, the relationshipbetween leadership style and trust in manager is discussed.The surveys were applied to employees working at sameorganization. The results of study reveal that, transformationalleadership style has an important effect on trust in manager.The results of the statistical analysis in which the leadermemberinteraction is added in the model as the conditionalvariable show that for that group whose leader-memberinteraction is above mean value, transformational leadershiphas a greater effect on trust in manager.

  14. THE LIFE OF HOCAZADE ES’AD EFENDI, A SHEIKHULISLAM, AUTHOR AND INTERPRETER, AND HIS WORKS MÜTERCİM VE MÜELLİF BİR ŞEYHÜLİSLAM: HOCAZADE ES’AD EFENDİ VE ESERLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet ÖZDEMİR

    2011-06-01

    Full Text Available Hocazade Es’ad Mehmed Efendi was the youngest of the two sons whose father, Hoca Sadettin Efendi, was also a şeyhülislam.He held an important position such as the that of Şeyhülislam between 1615 and 1622, 1623 and 1625, when many important events took place in the history of the ottoman empire. In addition to his efficient position in state administration, he was also a literate scholar, making him and his works important. Es’ad Efendi was one of the first interpreters translating Sa’di’s book ‘Gülistân’ considered as an eastern classic into Turkish. Sadi is regarded as one of the three representatives, including Firdevsî and Hâfız. He also wrote Gülistân-ı Şemâil and Kaside-i Bürde Tahmisi in which he narrated the importance of Friday. In this study, the life of Es’ad Efendi, his personality and his works were analyzed Şeyhülislam Hoca Sa’dettin Efendi’nin -babaları gibi şeyhülislamlık makamında bulunan iki oğlundan biri olan- küçük oğlu Hocazâde Es’ad Efendi, Osmanlı tarihinde önemli olaylara sahne olan bir dönemde (1615-1622 ve 1623-1625 şeyhülislamlık gibi mühim bir makamı temsil etmiştir. Devlet idaresinde etkili konumumun yanında, eli kalem tutan bir müellif / aydın olarak önemli bir sima olması onu ve eserlerini mühim kılmaktadır. Es’ad Efendi, Firdevsî ve Hâfız ile birlikte İran edebiyatının üç büyük temsilcilerinden biri kabul edilen Sa’dî’nin şark klasikleri arasına girmiş eseri Gülistân’ı, Gül-i Handân adıyla Tükçe’ye tercüme eden ilk mütercimlerden biridir. Ayrıca Gülistân-ı Şemâil adıyla kaleme aldığı manzum şemâili, Kaside-i Bürde Tahmisi ve cuma gününün önemini ve faziletlerini anlattığı Fezâil-i Cuma adlı eserleri de vardır. Bu yazıda Es’ad Efendi’nin hayatı, şahsiyeti ve eserleri hakkında tanıtıcı bilgiler verilmeye çalışılacaktır.

  15. I. Dünya Savaşı’nda Müttefiklerin (İngiltere-Fransa İskenderun Çıkarması Planı ve İkinci Çanakkale Korkusu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ümmü Gülsüm Polat

    2014-06-01

    Full Text Available Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesinden kısa süre sonra başlatılan Çanakkale Harekâtı başta İngiltere olmak üzere müttefiklerin büyük umutlar bağladığı ve neticesinin kolay ve hızlı biçimde alınacağına inandıkları bir operasyondu. İngiliz savaş kadrosunun en tepe noktasındaki isim olarak Savaş Bakanı Lord Kitchener başta olmak üzere diğer bazı yöneticiler eş zamanlı olarak İskenderun’a da bir çıkarma operasyonu başlatılması konusunda girişimde bulunmuşlar ve bu konuda Fransız müttefikleriyle fikir birliğine ulaşmaya çalışmışlardı. Oysaki daha Çanakkale operasyonunun ilk günlerinden itibaren beklenenin aksine kolay ve hızlı bir deniz zaferi elde edilemeyeceği anlaşılmıştı. Ayrıca İngiltere ve Fransa arasındaki müttefik olmalarına rağmen yaşanan güç mücadelesi, fikir ayrılıkları ve bilhassa Suriye’nin savaş sonrası statüsü noktasında mutabakatın tam olmaması nedeniyle İskenderun üzerine bir operasyon planı hayata geçirilemedi. Bu noktada İngiliz makamları bölgedeki Ermeni nüfusunun desteğini alacaklarını ve burada bulunan az sayıda Osmanlı birliğinin harekâtın başarısını kolaylaştıracağını hesaplamalarına rağmen böylesi bir operasyona kalkışamadılar. Çanakkale’de sergilenen direniş önce Fransız müttefiklerini ve İngiliz savaş ekibini her türlü hazırlığa rağmen ikinci bir operasyon fikrinden kesin olarak vazgeçirdi.

  16. Açık Dergi Yayıncılığında Örnek Bir Uygulama: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sinan YILMAZ

    2012-03-01

    Full Text Available Karabük Üniversitesi Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi bünyesinde kurulan Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi, Mart 2012 sayısıyla yayın hayatına başladı. Dergimiz, merkezin kuruluş amaçları doğrultusunda sosyal bilimlerin tüm alt branşlarına yönelik hizmet verecektir. Yılda 4 kez yayımlanacak olan derginin Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Arapça ara yüzleri sayesinde bu dillerin her birinde dergiye erişim mümkün olacaktır. Dergide yayımlanan makalelerin dört farklı dilde özetleri bulunacaktır. Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi Açık Dergi Sistemlerine Arapça dil eklentisi ekleyerek bu konuda bir ilki gerçekleştirmiştir. Ayrıca derginin Türkçe ara yüzünde bulunan pek çok problem de titiz bir çalışmayla giderilmiştir. Açık Dergi Sistemlerini kullanan Türkiye’deki kullanıcıların talep etmeleri halinde yapmış olduğumuz çalışmaları kendileriyle paylaşmamız mümkündür. Sistemin Türkçe ara yüzünü daha da geliştirmek için çalışmalarımız devam etmektedir. Ayrıca Arapça ara yüzünde de halen pek çok eksiklik bulunmaktadır. Bu çalışmalarımız tamamlanınca Public Knowledge Project web sitesine gönderilerek tüm kullanıcıların bu çalışmalardan faydalanmaları sağlanacaktır. Bu yazıda, Açık Dergi Sistemleri kullanılarak bir derginin nasıl kurulacağı ve dergimizin bu konuda yapmış olduğu yenilik ve geliştirmeler ele alınmıştır.

  17. The effects of perceptions about Turkish baths on future intentions in context of thermal tourismTermal turizm kapsamında hamamlarla ilgili algıların gelecek niyeti üzerine etkileri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Saadet Pınar Temizkan

    2016-04-01

    Full Text Available This study aims to explore the service quality perceptions of visitors who experience the Turkish baths in Eskisehir and determine the effects of these perceptions’ on future intentions. The future intention includes behaviors that formed within customers' experience after the acquired service. Within this context, the future intention topics discussed in the study were revisit intention and recommendation factor. Research population constituted visitors benefiting from Turkish baths in Eskisehir Center hot water region. There are 14 baths businesses located in the area. Data is gathered through survey method. The survey consisted two parts. In the first part, there were six expressions to determine the demographic characteristics of participants. The second part consisted 16 expressions to determine the perception and future intentions of the participants regarding Turkish baths. 369 surveys which are collected by convenience sampling method are analyzed with a statistic software and interpreted in accordance with the aims of study. Results indicate that service quality perceptions about Turkish baths have influence on future intentions (r=,458 and 20,9% of future intentions could be explained with perceptions about Turkish baths.   Özet Bu araştırma Eskişehir’de termal hamam deneyimlerinde bulunan ziyaretçilerin hamamlardaki hizmet kalitesi algılarına ilişkin değerlendirmelerini ortaya koymak ve bu algıların gelecek niyeti üzerindeki etkisini belirlemek maksadıyla yapılmıştır. Çalışmada gelecek niyeti kapsamında ele alınan konu; hamamlardan yararlanan müşterilerinin aldıkları hizmet sonrası sahip olduğu düşüncelerdir. Bu çerçevede tekrar ziyaret niyeti ve tavsiye faktörü gelecek niyeti olarak adlandırılmıştır. Araştırma evrenini Eskişehir Merkez Sıcak Sular bölgesinde yer alan hamamlardan yararlanan ziyaretçiler oluşturmaktadır. Söz konusu bölgede 14 hamam işletmesi yer almaktadır. Ara

  18. Professionals working in the field of psychological counseling views on the music therapyPsikolojik danışma alanındaki uzmanların müzik terapisine ilişkin görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fahri Sezer

    2013-09-01

    Full Text Available The current study was designed to receive the opinions of counselors regarding music therapy, whether it can be used as a treatment tool for psychological problems and its future in the field of counseling psychology. In this study general screening model was used to determine the perception of music therapy academics working in universities and guidance teachers working in schools under the Ministry of National Education. Interview form has been sent to the 220 guidance teachers and faculty members by e-mail to gather data. 67 of them filled out the interview form and e-mailed back to the researcher. The participants indicated that music therapy should deserve more attention and has more applications in the field of counseling psychology. Although music therapy has been utilized extensively in history especially at the times of Ottoman and Seljuk, its value is not appreciated very well nowadays. Thus, counselors should assume a remarkable role in the development and application of music therapy in Turkey. Özet Bu çalışma ile özellikle alan uzmanlarının ve çalışanlarının müzikle terapiye ilişkin düşüncelerinin neler olduğu tespit edilerek, ülkemizde müzikle terapinin geleceği hakkında fikir edinmiş olunacaktır. Çalışmada örneklem grubunda bulunan öğretmenlerin ve akademisyenlerin müzikle terapiye iişkin görüşlerini belirlemek amacı ile genel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada örneklem grubunu belirmek amacıyla üniversitelerde görev yapan akademisyenler ve rehber öğretmenlere 220 görüşme formu e-mail yolu ile gönderilmiştir. Bu işlem sonucunda toplam 67 form doldurulup geri gönderilmiştir. Sonuç olarak ülkemizde müzikle terapinin yeni bir alan olarak yer edinme çabası içinde olduğu söylenebilir. Her ne kadar tarihsel süreçte Selçuklularda, Osmanlıda hatta çok daha eski zamanlarda bile Türkler müziği tedavi aracı olarak kullanmışsa da günümüzde bu geçmiş d

  19. Webquest (Web macerası öğrenme yönteminin Türkçe dersindeki akademik başarı ve tutuma etkisi / Effect of WebQuest learning method on academic success and attitude in Turkish lessons

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Abdullah ŞAHİN

    2012-12-01

    Full Text Available ÖZETAraştırmanın amacı, Web Macerası öğretim yönteminin 6.sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarı düzeylerinde ve Türkçe dersine yönelik tutumlarında bir etkiye sahip olup olmadığını incelemektir. Araştırma, 2008-2009 öğretim yılında Erzurum il merkezinde bulunan Şair Nef’i İlköğretim Okulunda öğrenim gören 20 deney grubunda, 20 kontrol grubunda olmak üzere toplam 40 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test- son test kontrol gruplu deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmada biri deney diğeri kontrol grubu olmak üzere toplam iki grup yer almaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 6. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarı düzeylerini belirlemeyi amaçlayan “Türkçe Dersi Başarı Testi”, Acat (2000 tarafından geliştirilen öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını belirlemeyi amaçlayan “Türkçe Dersine İlişkin Tutum Ölçeği” ve grupların denkleştirilmesinde kullanılan ve araştırmacı tarafından oluşturulan “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Araştırma sonunda Web Macerası öğretim yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersine ilişkin akademik başarı düzeylerini ve Türkçe dersine yönelik tutumlarını yükseltmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  20. Antemortem tooth loss in the Ablanganis Early Iron Age skeletons, Van - TurkeyAblanganis Erken Demir Çağ iskeletlerinde antemortem diş kaybı, Van - Türkiye

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hakan Yılmaz

    2016-03-01

    Full Text Available The Necropolis Ablanganis is located 25 km north of Van city center, in Van F Type Prison field. The nearest residential area to Necropolis is the village, located about 2.5 km. away, in the north central, Yumrutepe that is connected to Van (Derleş. The aim of this study is to assess the prevalence rate of antemortem tooth loss date in the Early Iron Age from Ablanganis human tooth. Study material consists of 19 individuals’ maxilla and mandible, of which 405 were teeth and tooth socket. The age distribution by sex examined 19 members: 7 female individual age classes are young adults (20-35 age, 11 male individuals again in the age classes are young adults (20-35 age and 1 adult male individual in the age classes is middle adult (35-50. The mean age at death is estimated at 20-50 years. The Examining adult individual permanent tooth and tooth socket were observed to antemortem tooth loss at the rate of 6.42%.  The rates of antemortem tooth loss observed for males 7.75% and 4.08% for female. The probable cause of tooth loss seen in the Ablanganis teeth may be associated with lifestyle, diet and periodontal disease.   Özet Ablanganis Nekropolü, Van il merkezinin 25 km. kuzeyindeki Van F Tipi Cezaevi sahasında yer almaktadır. Nekropole en yakın yerleşim alanı, yaklaşık 2.5 km. kuzeyinde bulunan ve Van il merkezine bağlı Yumrutepe (Derleşin  köyüdür. Bu çalışmanın amacı, Erken Demir Çağ’a tarihlendirilen Ablanganis iskeletlerine ait dişlerde gözlenen antemortem diş kayıplarının dağılım oranının değerlendirilmesidir. Çalışmanın materyali, toplam 19 bireye ait 405 adet diş ve diş soketidir.  Cinsiyete göre 19 bireyin yaş dağılımına bakıldığında 7 kadın birey genç erişkin (20–35 yaş, 11 erkek birey yine genç erişkin (20–35 yaş ve 1 erkek birey orta yaş grubundadır. İncelenen bireylerin ölüm yaşı 20–50 yaş aralığındadır. Söz konusu erişkin bireylerin daimî diş ve di

  1. THE SILK ROAD IMPRESSIONS IN HITÂY SEFÂRETNÂMESİ AND KANUNNÂME-I CHINA U HITÂY HITÂY SEFÂRETNÂMESİ VE KANUNNÂME-İ ÇİN Ü HITÂY’DA İPEK YOLU İZLENİMLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sadettin EĞRİ

    2012-06-01

    Full Text Available One of the indispensable sources of the history of civilization is travelers and travel books which are written by theirs. Between Asia, Europe and other geographies, Silk Road, which has been one of the important trade ways, has been a focus of interest for many centuries for a variety of reasons. A great number of Western, Arab and Turkish merchants and travelers traveled to China. In addition to many travelers, some prophets with their servitors wrote their journeys in the Silk Road. In these texts, it is possible to achieve detailed information about China with Asia geography. Here are two of them, who went to China on different dates and for different purposes, are Turkish travelers and their writing texts. Ali Ekber' s Kânunnâme- i Çin ü Hıtayor Terceme-i Târîh- i Nevâdir- i Çin Maçin named text and Nakkaş Hoca Gıyasuddin’s, who is known as Timur’s son Mirza Şahruh’s side person, book of Acâibü’l-Letâif is also known as the Hıtay Sefaretâmesi. They are quite interesting and so enjoyable travel books Medeniyet tarihinin vazgeçilmez zengin kaynaklarından birisi de seyyahlar ve onların yazdığı seyahatnâmelerdir. Asya, Avrupa ve diğer coğrafyalar arasında önemli ticaret yollarından biri olan İpek Yolu, çeşitli nedenlerle yüzyıllar boyunca ilgi odağı olmuştur. Çin’e Batılı, Arap ve Türk nice tüccar ve seyyahlar seyahat etmiştir. Ünlü pek çok seyyahın yanı sıra bazı elçiler ile onların maiyeti İpek Yolu’ndaki serüvenleri yazmışlardır. Bu metinlerde o devrin Asya coğrafyası ile Çin hakkında detaylı bilgilere ulaşmak mümkündür. İşte onlardan ikisi farklı tarihlerde ve farklı amaçlarla Çin’e giden Türk seyyahlar ve onların yazdığı eserlerdir. Ali Ekber’in Kanunnâme-i Çin ü Hıtây veya Terceme-i Târîh-i Nevâdir-i Çîn Mâçîn adları ile bilinen eseri ile Timur’un oğlu Mirza Şahruh’un yanında bulunan Nakkaş Hoca Gıyâsüddin’in yazd

  2. IN WORLD WAR I AND THE PERIODS OF TRUCE ACCORDING TO AMERICAN ARCHIVE DOCUMENTS OTTOMAN GOVERNMENTS AMERİKAN BELGELERİNE GÖRE I.DÜNYA SAVAŞI VE MÜTAREKE DÖNEMLERİNDE OSMANLI HÜKÜMETLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Melek ÖKSÜZ

    2010-01-01

    Full Text Available After the Sait Halim Pahsa and Talat Pahsa governments serving during World War I, many governments came into power between 1918 and 1922. The main reason why 11 governments came into power and displayed an inconsistent administration in this 4 year period was that the attitude of Allied Powers, which invaded Istanbul and the success of Ankara-centered nation-wide movement. Allied Powers did their best to control both Padishah and these governments through their representatives. These representatives in Istanbul transferred all the information about the governments’ arrival, their characteristics, and members immediately. American representatives in Istanbul informed Washington about above-mentioned issues, although they were in the shadow of England, France, and Italy. At the beginning the American Embassy performed this duty. Then in the period of 1917-18, when diplomatic relations were cut off, The American Embassies in European Capitals transferred the information on Istanbul to the center. After 1918, American High Commissioner came on the scene. This study is a short analysis of that period based on American archive documents. I.Dünya Savaşı sırasında görev yapan Sait Halim Paşa ve Talat Paşa kabinelerinden sonra, 1918-22 döneminde çok sayıda hükümet İstanbul’da iktidara gelmişti. Bu 4 yıl içerisinde 11 hükümetin iktidara gelip gitmesinin ve istikrarsız bir yönetim sergilemelerinin temel nedeni, İstanbul’u işgal etmiş bulunan İtilaf Devletleri’nin tutumu ve Ankara merkezli milli hareketin başarılarıydı. İtilaf Devletleri, İstanbul’daki temsilcileri vasıtasıyla, gerek bu hükümetler gerekse Padişah üzerinde kotrolü sağlamak için ellerinden geleni yapmışlardı. İstanbul’daki bu temsilciler, hükümetlerin göreve gelişleri, genel karakterleri ve üyelerinin kimlerden oluştuğu konusunda elde ettikleri bilgileri anında başkentlerine aktarmaktaydı. Her ne kadar İngiltere, Fransa ve

  3. ULUSLARARASI PİYASALARIN ASİMETRİK YAPISI VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER Küreselleşen Üretim, Ticaret ve Rekabete İlişkin Yeni Sorunlar - THE ASYMETRICAL STRUCTURE OF INTERNATIONAL MARKETS AND DEVELOPING COUNTRIES New Issues About Globalization of Production,

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sibel ÇAŞKURLU

    2011-07-01

    Full Text Available Özet:Bu çalışmada, üretimin küresel değer zincirleribiçiminde örgütlenerek küreselleşmesi ile birlikte, uluslararasıpiyasalarda gelişen asimetrik yapı incelenmektedir. Bir yandagelişmiş ülkeler kökenli az sayıda dev çokuluslu şirketin diğeryanda ise gelişmekte olan ülkelerde bulunan çok sayıda küçükölçekli tedarikçinin yer alması biçiminde ifade edilebilecekolan bu asimetrik yapı nedeniyle, küresel değer zincirlerininalt basamaklarına eklemlenen küçük üreticiler, uluslar arasıpiyasalarda ciddi rekabet karşıtı etkilere maruzkalabilmektedir. Bu çerçevede, alıcının gücü sorunlarıözellikle öne çıkmaktadır. Öte yandan, küresel olarakgerçekleşen sıkı makroekonomik bütünleşme, bölgeselleşmeeğilimlerinin güçlenmesi ve ticaret ve ticaretle bağlantılı kabuledilen alanlarda getirilen küresel bağlayıcı kurallar, ulusdevletlerin politika alanlarını görülmedik biçimdedaraltmaktadır. O nedenle, bu çalışmada, gelişmekte olanülkelerin, uluslararası piyasalarda derinleşen asimetrikarşısında küresel değer zincirlerinde daha üst halkalaraeklemlenme gerekleri, daralan ulusal politika alanı ve halenaçık kalan kapılar bağlamında değerlendirilmektedir.Abstract:This study examines the asymmetrical structure ofinternational markets which is caused by globalization ofproduction organized as global value chains. In the sphere ofglobal production and trade, there is a strong powerasymmetry between giant transnational corporations fromdeveloped countries of origin and many small scale suppliersfrom developing countries. Small scale suppliers are exposedto anticompetitive business practices like market power,especially monopsony power. It is obvious that, in order toescape from the power asymmetry issues as much as possible,developing countries need to turn to activities with highervalue-added. This study also aims to bring up, that, althoughnational policy spaces have

  4. Deri Endüstrisi Atıksularından Kromun Çeşitli Alglerle Biyosorpsiyonu

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    T. NAKİBOĞLU

    2009-04-01

    Full Text Available Bu makalede yapılan kinetik testlerin amacı, deri endüstrisi atıksularından Cr(VI metalinin Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile biyosorpsiyonu için optimum reaksiyon süresinin ve optimum karıştırma hızının belirlenmesidir. Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile orijinal atıksu ve sentetik atıksuda yapılan Cr(VI biyosorpsiyon çalışmaları sonucunda optimum karıştırma süreleri sırasıyla 24 saat ve 6 saat olarak belirlenmiştir. Optimum karıştırma hızı her iki alg biyokütlesi için orijinal atıksu ve sentetik atıksuda 150 devir/dakika olarak belirlenmiştir. Makalede yapılan izoterm testlerinin amacı, deri endüstrisi atıksularından Cr(VI metalinin Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile biyosorpsiyonu için optimum pH, optimum sıcaklık ve optimum alg dozajını belirlemektir. Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile orijinal atıksu ve sentetik atıksuda yapılan biyosorpsiyon çalışmaları sonucunda optimum pH'lar sırasıyla 2 ve 1 olarak belirlenmiştir. Her iki alg türü için orijinal atıksu ve sentetik atıksuda optimum biyosorpsiyon sıcaklığı 250C olarak bulunmuştur. Optimum şartlarda orijinal atıksu ve sentetik atıksuda en yüksek Cr(VI giderimi yapan alg dozajları, her iki alg türü için 0.5 g/L olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında, deri endüstrisi atıksularında bulunan Cr(VI ağır metal iyonlarının, Scenedesmus obliquus ve Chlorella sp. ile maksimum biyosorpsiyon kapasiteleri araştırılmış ve maksimum biyosorpsiyon kapasiteyi sağlayacak reaktör işletme koşulları (optimum karıştırma süresi, optimum karıştırma hızı, optimum pH, optimum sıcaklık, optimum alg dozajı belirlenmiştir.

  5. Poliester Perdelik Kumaşta Isıl Regülasyon Sağlamaya Yönelik Mikrokapsül Hazırlanması ve Uygulanması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zeliha GÜLER

    2011-06-01

    Full Text Available : Kullandığı enerjinin önemli bir kısmını dışarıdan sağlayan ülkelerde enerjinin verimli olarak kullanılması ve böylece enerjiden tasarruf sağlanması gitgide önemli hale gelmektedir. Enerji giderlerinin minimize edilmesi için farklı yöntemler uygulanmaktadır. Son dönemlerde, ortamda bulunan mevcut enerjiyi daha verimli kullanmak ve ortamın ısısal konforunu arttırmak amacıyla faz değiştiren maddelerin (FDM kullanımı önem kazanmaktadır. FDM’lerin erime ile donma/kristalleşme sırasındaki sıcaklıklarının sabit olması, bu maddelerin diğer maddelere göre daha fazla ısı absorbe etmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada, kompleks koaservasyon yöntemi kullanılarak doğal polimerik malzeme olan jelatin-arap zamkı kabuk materyali içerisine yağ asidi ötektik karışımları (kaprik asitpalmitik asit hapsedilerek, mikrokapsül eldesi sağlanmıştır. Mikrokapsüllenmiş FDM’lerin, ev tekstili amaçlı kullanılacak %100 poliester perdelik kumaşa emdirme yöntemi ile aplikasyonu gerçekleştirilmiş ve ortamın ısıtma-soğutma yükünün azaltılması amaçlanmıştır. Mikrokapsüllerin morfolojik ve kimyasal yapıları ile termal özellikleri, sırasıyla, SEM, FT-IR ve DSC ile karakterize edilmiştir. Tekstillere kapsül uygulamasından sonra, kumaşlar simule odacıkta ısıl değişimin belirlenmesi amacıyla teste tabi tutulmuştur. Sonuçlarda kapsül eldesinde kullanılan malzemelerin kumaşa aktarılması sonrasında, ortamın ısıl konforunu 0,5-1,5 oC iyileştirdiği gözlenmiştir.

  6. Perception of the profession of provincial administration executives in the 21. century21. yüzyılda mülki idare amirlerinin mülki idare algısı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Selim Çapar

    2016-04-01

    Full Text Available The territorial administration of Turkey is based on provincial administrative system. Within this system, governors in the provinces and sub-governors in the districts are essentially, the representative of the central government in those respective administrative units. They are responsible for public services of mainly carried out by central government in the country such as community safety, education, agriculture, public health, tourism. Their profession has a long historical background in Turkey. In this aspect, their functions and roles have strategic importance in the administrative system. That is why, they have specific in service training period at the beginning of the profession. On the other hand, the changes to the public administration understanding in the world wide have impact on the Turkish Public Administration in functional and organizational aspects of. The study focuses on the perception of the governors and sub-governors, especially over their profession and its changes in the last decades. Regarding the preferences of the executives, they consider the most significant part of their profession was the provision of the public security services.   Özet Türkiye’de ülke topraklarının yönetimi, mülki idare sistemine dayanmaktadır. Devletin taşradaki temsilcileri konumunda bulunan mülki idare amirleri esas itibarıyla ilde vali, ilçede kaymakam olarak görev yapmaktadır. Mülki idare amirleri, temel olarak merkezi idarenin yürüttüğü toplumsal güvenlik, eğitim, tarım, kamu sağlığı, turizm gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesinden sorumludurlar. Bu mesleğin, Türkiye’de köklü bir tarihsel geçmişi bulunmaktadır. Bu bakış açısından, bu meslek mensuplarının işlevleri ve rollerinin idare sistemi içinde stratejik bir önemi vardır. Bu sebeple, mesleğin başında özel bir hizmet içi eğitim sürecinden geçirilirler. Öte yandan,  dünya genelinde kamu yönetimi anlayışında meydana

  7. The reasons of families for being a protecting familiy (Sample of SivasAilelerin, koruyucu aile olma nedenleri (Sivas ili örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Veda Bilican Gökkaya

    2014-03-01

    . Bu alternatif bakım hizmetlerinden biri de koruyucu ailedir.         Dolayısıyla bu çalışmanın amacı, Sivas’ta bulunan ailelerin, alternatif bakım hizmetlerinden biri olan koruyucu aile olma nedenlerini ortaya koymaktır. Uygulamadan elde edilen veriler, genel bulgular halinde sunulmakta ve değerlendirilmektedir. Yapılan araştırma sonucuna göre örnekleme giren ailelerin, koruyucu aile olma nedenleri; yardıma muhtaç olan çocuklara yardım etmek (%85.0, çocuklarının olmaması (%55.0, kız çocuklarının olmaması (%20.0, yalnızlık çekmemek (%5.0 ve erkek çocuklarının olmaması (%5.0dır.          

  8. Üstün Yetenekli Çocukları Belirlemede Öğretmen Öncelikleri: İkili Karşılaştırma Yöntemiyle Bir Ölçekleme Çalışması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Eren Halil Özberk

    2016-08-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı üstün yetenekli çocukları belirlemede öğretmen önceliklerinin tespit edilmesidir. Bu doğrultuda alanyazına ve uzman görüşüne dayalı olarak üstün yetenekli bireylere ait özellikler belirlenmiş, ardından bu öğrencileri seçmede en önemli referans kaynağı olan öğretmenlere bu kriterler sunularak onların görüşlerine göre ölçekleme yöntemi ile önem dereceleri tespit edilmiş ve bu önem derecelerinin öğretmenlerin demografik özelliklerine göre nasıl değişkenlik gösterdiği incelenmiştir. Bu amaçla ölçekleme çalışmasında üstün yetenekli öğrencilerin özellikleri yedi ifade altında toplanmıştır. Araştırmada Ankara ili merkez ilçelerinde bulunan 785 öğretmenden bu 7 özelliği ikili karşılaştırma yaparak sıralamaları istenmiştir. Yapılan ölçekleme işlemi sonunda öğretmenlerin üstün yetenekli çocukları belirlemede ilk önce tercih ettiği özellik, çevreye ve sosyal olaylara karşı duyarlı olması, son tercih ettiği özellik ise arkadaş çevresinde liderlik özelliğine sahip olması olmuştur. Öğretmenlerin demografik özelliklerine göre önem sıralamasında ise üstün yetenekli çocukları belirlemede ilk tercih edilen özellik, çevreye ve sosyal olaylara karşı duyarlı olması olmuştur. The aim of the research is to determine teacher priorities on identifying gifted children. The study is based on the principle of comparison of seven different specifications which were determined by literature and professionals majored in gifted education according to the judgments of the primary and secondary school teachers using pairwise comparison method according to various demographic variable. In that particular scaling study, specifications of gifted children have been summarized in seven statements. These seven statements have been asked 785 teachers in Ankara province to compare by using pairwise comparison. As a result of scaling study

  9. The study of the relationship between the self esteem, body mass ındex and life quality of adolescentsErgen bireylerin benlik saygısı, beden kitle indeksi ve yaşam kalitesi ilişkisinin incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Suat Kılıçarslan

    2016-08-01

    Özet Bu araştırmanın amacı, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin benlik saygıları kontrol altına alındıktan sonra beden kitle indeksi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada benlik saygısı puanlarını belirlemek için Kendine Saygı Ölçeği, yaşam kalitesi algıları için Kiddo-Kindl-Ergen Formu kullanılmıştır. Çalışma grubunda bulunan öğrencilerin 327'si (%45.3 kız ve 395'i (%54.7 erkek, toplam 722 öğrenciden oluşmuştur ve yaş ortalaması 15.2'dir. Beden kitle indeksleri bakımından incelendiğinde öğrencilerin %16,8'inin düşük kilolu, % 70.9’ unun orta ve %12.3' ünün obez olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde, öğrencilerin Beden Kitle İndeksi (BKİ değerleri ile benlik saygısı ve yaşam kalitesi arasında ve benlik saygısı ile yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmektedir. Ancak, araştırma kapsamında ergen bireylerin benlik saygısı değerleri dışta tutulduğunda, daha önce anlamlı düzeyde olumlu ilişki gösteren BKİ ve yaşam kalitesi puanları arasındaki ilişki neredeyse ortadan kalkmaktadır. Elde edilen bu bulguya göre ergen obez, ancak eğer benlik saygısı düşükse, yaşam kalitesinin de düşük olabileceğini göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgular var olan araştırma bulguları çerçevesinde tartışılmıştır.

  10. The Study of Turkish Illustrated Story Books Published Between 1974-1993, from the Viewpoint of Physical Aspects 1974-1993 Yılları Arasında Türkçe Basılmış Olan Resimli Öykü Kitaplarının Resimlendirilme ve Fiziksel Özellikleri Yönünden İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Havise Çakmak Güleç

    1997-03-01

    Full Text Available This research was planned and carried out to study the illustration, physical quality(size, binding; cover paper, font size and relationship between text and illustration of Turkish children's picture story book published 1974-1993 to ascertion whether there were any deficiencies. The samples used in the research were chosen from among 411 books (translated and adapted published between the years 1974-1993 and taken at random from various kindergartens, children's libraries, private collections and bookshops. The books chosen were studied and recorded on a specially prepared "Book Form" which includes name of book, name of the author and the illustrator, publishing place and publishing year, binding, quality of cover, size, quality of paper, illustration and colouring, relationship between text and illustration and style of illustration. Then, tables were prepared to study the distributions and position of the illustration and physical features of the books. Tables were analyzed by using the Khi-Square (X2 statistical test. The findings showed that there was generally an inadequacy in the binding quality of cover, paper and colouring. But the size, illustration, position of illustration, relationship between text and illustration were found edaquate. Bu araştırma, 1974-1993 yılları arasında Türkçe basılmış resimli öykü kitaplarını resimlendirme, fiziksel özellikleri (büyüklük, ciltleme, kapak, kağıt, punto, metin ve resim ilişkisi yönünden incelemek ve bu konularda olduğu düşünülen yetersizlikleri ortaya koymak amacıyla planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 1974-1993 yılları arasında Türkçe basılmış olan ve rastgele tekniğiyle seçilmiş kitapçılarda, çocuk kütüphanelerinde, anaokullarında ve özel koleksiyonlarda bulunan 411 (çeviri ve adapte dahil resimli öykü kitabı oluşturmuştur. Örneklemi oluşturan kitaplar, araştırmacı tarafından hazırlanan ve içinde her

  11. Türkiye Cumhuriyeti’nde Tedavüle Sürülen Banknotların Göstergebilimsel Çözümlemesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mithat Yılmaz

    2013-09-01

    Full Text Available İnsan doğumdan ölüme kadar pek çok görsel mesajla karşılaşır ve bu durum da görsel iletişimi oluşturur. Görsel öğeleri anlamlandırmak ve mesajların kodlarını çözmek göstergebilim ile mümkündür. Göstergebilim, gösterge dizgelerini inceleyen bir bilim dalıdır ve göstergelerin anlam evrenini çözümlemeyi amaçlar.Hukuki manada resmi belge olan banknot, tek yönlü bir iletişim sağlamaktadır. Banknotlardaki görsel seçimine çıkarıldığı dönemin ideolojisi ve iletilmek istenen mesaj etki eder. Bu durum aynı zamanda banknotların ulusal ve uluslararası bir iletişim aracı haline gelmesini sağlar. Bu araştırma banknotlar üzerindeki göstergeleri yorumlayarak, görsellerin vermek istediği mesajı açıklamayı ve paraların bir iletişim aracı olarak kullanıldığını ortaya çıkarmayı amaçlamıştırCumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar 9 emisyon grubunda, 24 farklı değerde, 132 tertip banknot dolaşıma çıkarılmıştır. Bu araştırmada, her emisyondan en büyük ve en küçük banknotların ön ve arka yüzleri seçilerek göstergebilimsel olarak incelenmiş, dizisel ve dizimsel boyutları ve ideolojik yaklaşımları çözümlenmeye çalışılmıştır.İnceleme Peirce’nin ikinci üçlüğünde bulunan belirti, ikon ve simge sınıflandırmasına göre gerçekleşmiştir. İncelemede banknotların üzerindeki görsel göstergelerin taşıdığı mesajlar ve anlam evreni açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma sonucunda banknotların üzerindeki göstergeler açığa çıkarılmış ve bu göstergeler yoluyla ulusal ve uluslararası iletişimin gerçekleştiği ortaya konulmuştur.

  12. TÜKENMİŞLİK SENDROMU VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK: SU ÜRÜNLERİ İŞLETMELERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA (BURNOUT SYNDROME AND ORGANIZATIONAL COMMITMENT AN INVESTIGATION ON FISHERIES AND AQUACULTURE ENTERPRISES

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Akgün TEKİN

    2014-01-01

    Full Text Available ÖZ: Tükenmişlik ve örgütsel bağlılık son yıllarda sosyal bilimler alanında en çok araştırılan konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, su ürünleri işletmeleri çalışanlarının tükenmişlik düzeylerini ve örgütsel bağlılık seviyelerini tespit etmek, tükenmişlik, örgütsel bağlılık ve çalışanların demografik özellikleri arasındaki olası ilişkileri sorgulamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için Akdeniz Bölgesinde faaliyette bulunan üç ayrı su ürünleri işletmesinden 125 çalışan üzerinde araştırma yapılmıştır. Analizler sonucunda çalışanların tükenmişlik ve örgütsel bağlılık durumları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların demografik özellikleri ile tükenmişlik düzeyleri ve örgütsel bağlılık seviyeleri arasında anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Örgütsel Bağlılık, Su Ürünleri İşletmeleri. ABSTRACT: Burnout syndrome and organizational commitment are among one of the most searched topics in social sciences in recent years. The aim of this study is to specify levels of burnout syndrome and organizational commitment and; the employees of fisheries and aqauculture enterprises. To realize this aim, this investigation is applied on 125 employee from three different fisheries and aquaculture enterprises in Akdeniz Region. Results of analysis, siginificant relationships found between burnout and organizational commitment levels of employees. Furthermore, siginificant relationships are found between demographic characteristics, burnout and organizational commitment levels of employees. Keywords: Burnout Syndrome, Organizational Commitment, Fisheries and Aquaculture Enterprises.

  13. MESLEK LİSELERİNDE SINIF İÇİ ÖĞRETMEN ÖĞRENCİ İLETİŞİMİNE YÖNELİK ÖĞRENCİLERİN ALGILAMALARI-THE PERCEPTION OF VOCATIONAL HIGH SCHOOL STUDENTS CONCERNING THE TEACHER-STUDENT COMMUNICATION IN CLASS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alparslan GENÇ

    2010-01-01

    Full Text Available İletişim; insanların birbirini anlaması, isteklerini muhataplarına anlatması ve problemlerin oluşmadan çözüme kavuşması için en önemli araçtır. Gelişen teknoloji insanların birbirleri ile iletişim kurma yol ve yöntemlerini değiştirmiş, artık insanlar birbirlerini görmeden ve tanımadan da birbirleri ile iletişim kurar hale getirmiştir. Böyle bir dünyada çocuklarımızın okullarda iletişimin doğal yönünü iyi kavramaları ve kendilerini gerektiği şekilde ifade edebilmeleri için öğretmenlerimize büyük görevler düşmektedir. Bu araştırmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında okumakta olan öğrencilerin, sınıfta öğretmenlerinin iletişim kurma becerilerini algılama biçimlerini ortaya koymaktır. Araştırma Gebze, Kocaeli’de bulunan 13 meslek lisesinde yapılmış, araştırmaya 509 kız, 389 erkek olmak üzere 898 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler öğretmenlerin iletişim becerilerini değerlendirmiş; uygulanan iletişim becerisi anketi soruları, öğretmenlerin meslek sevgisi, öğretmenlerin öğrencilerle birebir ve bütün sınıfla iletişim becerisini ölçmek üzere üç kategoride toplanmıştır. Araştırma neticesinde, öğrencilere göre öğretmenlerin mesleklerini severek yaptığı söylenemeyeceği gibi öğretmenlerin öğrencilerle iletişim becerileri de zayıf çıkmıştır.-Communication is the most important means of people’ understanding each other, explaining what they want and a way to solve problems before they occur. Advancements in technology has changed the method of communication. Today people can communicate without knowing and seeing each other. In such a world, teachers have high responsibility to ensure that children learn natural ways of communication and expressing themselves in a way they need. Purpose of this study is to present perceptions of public vocational high school

  14. MIR’ÂTÜ’L-AHLÂK BY BOSTANZÂDE YAHYÂ EFENDI BOSTANZÂDE YAHYÂ EFENDİ’NİN MİR’ÂTÜ’L-AHLÂK ADLI ESERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurgül SUCU

    2011-06-01

    Full Text Available Mir’âtü’l-Ahlâk by Bostanzâde Yahyâ Efendi, a seventeenth century author, is a prose type and didactic book of morals consisting of twenty-four chapters, each dealing with an aspect of morals from a religious, mystical and philosophical perspective. The topics that the book handles include virtues such as prayers, patience, thankfulness, bravery, intelligence, seriousness, consent, loyalty, secretiveness, generosity, forgiveness, chastity, modesty, coyness, confidence, compassion, protectiveness, consultation, softness of manner, industriousness, foresight, seizing opportunity, caution, establishing good rapport with the good, and abiding by the law and obligations originating from official duties such as emirate, vizierdom, governorship and kingdom. The book contains Arabic, Persian and Turkish poetry of moral and judgmental nature between sentences, is embellished with exemplary parables from prophets’ lives and Islamic history and makes quotations from prominent philosophers and scholars such as Plato, Avicenna and Hüseyin Vâiz-i Kâshifî. The book contains 854 poems and 113 parables. In this study, describes major aspects of Mir’âtü’l-Ahlâk by Bostanzâde Yahyâ Efendi, focuses on its contents of chapters On yedinci yüzyıl müelliflerinden Bostanzâde Yahyâ Efendi’nin Mir’âtü’l-Ahlâk adlı eseri; yirmi dört bölümden oluşan ve her bölümde ahlak bahislerinden birinin ele alındığı, dinî-tasavvufi-felsefi cepheleri bulunan, mensur ve didaktik bir ahlak kitabıdır. Eserde işlenen konular; ibadet, sabır, şükür, şecaat, zekâ, ciddiyet, rıza, vefa, sır saklama, cömertlik, af, iffet, tevazu, hayâ, emanet, sadakat, şefkat, alicenaplık, müşavere, hilm, gayret, feraset, fırsatı değerlendirme, temkin, iyilerle dostluk kurma, hukuka riayet gibi faziletler ve hükümdarlık, emirlik, vezirlik, valilik gibi resmî görevlerin gerektirdiği yükümlülüklerdir. Cümle aralarında Arap

  15. Investigation of Maths Oriented Academic Risk-Taking Behaviours of Secondary School Students by Some Variables [Ortaokul Öğrencilerinin Matematik Odaklı Akademik Risk Alma Davranışlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Esat Avcı

    2016-08-01

    Full Text Available In this study, secondary school students' academic risk-taking behaviours have been investigated to understand whether they vary according to some variables or not. These variables are: Gender, grade level, town, type of school, parents education level, economic status of the family, the previous year's maths scores. Survey method was used in the study. The population is students who are studying in secondary schools located in Akdeniz, Mezitli, Toroslar and Yenişehir provinces of Mersin, in the 2014 - 2015 academic year. The research sample is 1054 students who are studying at 14 of these schools. “Mathematics-oriented academic risk taking behaviors scale” was used for data collection. Data for the analysis of independent samples t-test and ANOVA were used. There is no significant variance between maths-oriented academic risk-taking behaviours of students based on variables such as gender, town, school type and economic status of the family whereas there is meaningful variance based on variables such as grade level, level of parents education and last year's mathematics score. [Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin akademik risk alma davranışlarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Bu değişkenler şunlardır: Cinsiyet, sınıf düzeyi, ilçe, okul türü, anne ve baba eğitim düzeyi, ailelerin ekonomik durumu, bir önceki seneki matematik puanları. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evreni, 2014 – 2015 eğitim öğretim yılında Mersin ili Akdeniz, Mezitli, Toroslar ve Yenişehir ilçelerinde bulunan ortaokullarda okumakta olan öğrencilerdir. Araştırma örneklemi ise bu okullardan 14 tanesinde okumakta olan 1054 öğrencidir. Veri toplama aracı olarak “Matematik Odaklı Akademik Risk Alma Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizi için bağımsız örneklem t testi ve ANOVA uygulanmıştır. Öğrencilerin matematik odakl

  16. A Visual Design Trial About West Face of the Kol Tigin Monument / Köl Tigin Anıtının Batı Yüzü Üzerine Görsel Bir Tasarım Denemesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Levent ALYAP

    2014-03-01

    Full Text Available According to sources on the subject, Çaŋ Seŋün, referred to in Kol Tigin Monument, is a Tang general with artistic talents appointed to write Tang Emperor Hsuang – Tsung’s words said about the late Kok Turkish prince on a stone. Çaŋ Seŋün ornamented the west face of Kol Tigin monument with six artists from the dynasty, and delegated designing of sections in Kok Turkish of the design on the monument to Yollug Tigin and his subordinate artists. There isn’t any record about whether he took part in the creation of other sides of the monument or not. In this study, top ornament, vegetal ornaments on the west side of and calligraphy of Chinese characters (Clerical Script of Kol Tigin Monument, in making of which the Tang Dynasty artists took part, were focused on, and efforts were made to create trial drawing of these using Adobe Illustrator software. Konuyla ilgili kaynaklara göre Köl Tigin Anıtında ismi geçen Çaŋ Seŋün, Tang İmparatoru Hsuang-Tsung’un merhum Kök Türk prensi için dile getirdiği sözleri taşa yazmak için görevlendirilmiş sanatsal yetenekleri olan bir Tang generalidir. Çaŋ Seŋün, Köl Tigin Anıtının batı yüzünü hanedanlıktan gelen altı sanatçıyla birlikte süslemiş ve anıt üzerindeki tasarımın Kök Türkçe bölümlerinin tasarlanmasını da Yollug Tigin ve mahiyetinde bulunan sanatçılara devretmiştir. Anıtın diğer yüzlerinin oluşturulmasında görev alıp almadığıyla ilgili herhangi bir kayda rastlanmamıştır. Bu çalışmada Tang Hanedanlığı sanatçılarının rolünü üstlendiği Köl Tigin Anıtının tepe süslemesi, batı yüzündeki bitkisel süslemeler ve Çince karakterlerin kaligrafisi (Clerical Script üzerinde durulup Adobe Illustrator yazılımı kullanılarak bunların deneme amaçlı çizimi gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.

  17. Investigation of the perception about earthquake based on elementary school students’ opinionsDepreme ilişkin algının deprem yaşayan ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine dayalı olarak incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fuat Tanhan

    2015-12-01

    ştırma, nitel araştırma kapsamında tarama modelinde gerçekleştirilmiş olup yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Van İl Merkezinde bulunan ilköğretim okullarının ikinci kademesinde okuyan, Van Depremi’ni yaşayan ve araştırmaya gönüllü katılan 12 kadın; 11 erkek olmak üzere toplam 23 öğrenciden ibarettir. Araştırmada öğrenciler, deprem olduğu sırada ve sonrasında dışarıda olduklarını, kaçtıklarını, eve ailelerinin durumunu öğrenmek için hemen eve geldiklerini belirtmişlerdir.

  18. YGS 2013 matematik soruları ile ortaöğretim 9. sınıf matematik sınav sorularının Bloom taksonomisine ve öğretim programına göre karşılaştırılması [A comparison of mathematics questions in the 2013-YGS examination and the teacher made ninth-grade class, using Bloom’s taxonomy

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ali DURSUN

    2014-04-01

    Full Text Available Bu çalışmanın amacı ülke çapında üniversiteye giriş sınavında (YGS sorulan matematik soruları ile lise 9. sınıf matematik derslerinde yazılı sınavlarda sorulan soruların öğretim programı ve Bloom’un sınıflandırması çerçevesinde karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmanın evrenini İstanbul Bağcılar ilçesindeki liseler, örneklemini ise bu ilçede bulunan Bağcılar Lisesi, Orhangazi Lisesi ve Osmangazi Lisesinde son sınıfa devam eden öğrenciler ve bu okullarda çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak da bu okullardaki 9.sınıf matematik dersine giren 11 öğretmenin 668 sınav sorusu, eğitim programı ve Bloom taksonomisi göz önünde bulundurularak analiz edilmiş ve aynı okullara devam eden 403 öğrencinin YGS matematik başarı oranları karşılaştırılmıştır. Veriler betimsel istatistikler, kay-kare, ANOVA ve korelasyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda öğretmenlerin yazılı sorularının ve 2013 YGS matematik sorularının Bloom’un bilişsel basamaklarından uygulama basamağı ağırlıklı olduğu bulunmuş ve öğretmen yazılı soru adetlerinin müfredatta ayrılan süreyle uyumluluk sağlamadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin 2013 YGS sorularını çözme oranlarına baktığımızda ise müfredat ve Bloom basamaklarına göre doğru yapma düzeyleri açısından araştırmada yer alan okullar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

  19. İznik Müzesindeki Kandil ve Şamdan Motifli Mezar Taşları Patterned Lamp and Candlestick Gravestones in İznik Museum

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    H.Kâmil BİÇİCİ

    2012-09-01

    gravestones in the Museum of lamps and candelabra motifs is important. İznik ilçesinin güzel tarihi binalarından biri olan müze, Nilüfer Hatun İmareti denilen bir yapıdır. İmaret, Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi'nin karısı Nülüfer Hatun tarafından 1388 yılında yapılmıştır. Yapı, kubbe ve tonozların örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlamaktadır. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme girilmektedir. Ana bölüm, merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle örtülü yan mekânlara geçilmektedir. Müze koleksiyonunu yeni keşfedilen bazı Selçuklu, Osmanlı çinileri ve mezar taşları ile Roma kalıntıları ve cam eserler oluşturmaktadır. İznik Müzesindeki mezar taşlarından 11 tanesinde kandil, 5 tanesinde şamdan motifi bulunmaktadır. Örneklerin 9 tanesinde kitabe yer almaktadır. Taşlardan biri sağlam durumda iken, diğerleri eksik, kırık ve aşınmış durumdadır. Malzeme olarak bütün mezar taşlarında mermer kullanılmıştır. Kandil motiflerinin çoğu çift zincirli ve çift kulplu verilmiştir. Kitabeli olan mezar taşlarının hepsinin ön üst yüzüne bitkisel unsurlar, rumi, palmet motifleri yerleştirilmiştir. Mezar taşlarının boyu 125 cm. ile 46 cm., eni 54 cm. ile 26 cm., kalınlığı 15 cm. ile 6 cm. arasında değişmektedir. Şahidelerin hepsi oyma tekniğiyle yapılmıştır. Süsleme tekniği olarak oyma ve kazıma tekniği de 13 mezar taşında uygulanmıştır. Kitabelerin ve bezemelerin çoğu kabartma görünümünde ele alınmıştır. İncelediğimiz mezar taşları örnekleri bitkisel, geometrik, nesneli ve yazı bezemelidir. 13 mezar taşı bitkisel bezemeli, 9 tanesi yazı bezemeli, 7tanesi geometrik bezemeli, 14 tanesi ise nesneli bezemelidir. Bitkisel bezemeler; kır çiçeği, kıvrık dal, palmet, palmiye, rozet, rumi, yaprak şekillerinde olup, taşlar üzerinde az sayıda ele alınmışlardır. Geometrik bezemeler

  20. Bir Zarif Âşık: Rusçuklu Zarîfî Ve Dîvânı An Elegant Lover: Ruscuklu Zarifi And His Divan

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin GÖNEL

    2013-03-01

    ,are revealed to the benefit of academics through this paper. Kaynaklarda ismi Zarîfî Baba, Zarîfî Ömer Efendi, Zarîfî Baba Ömer Efendi, Şeyh Ömer Zarîfî Efendi, Ömer Baba şeklinde geçen Zarîfî XVIII.yüzyılda yaşamış mutasavvıf bir divan şairidir. Edebiyat tarihimizde Zarîfî mahlasını kullanan altı şair daha vardır. Bunlardan beşi kendinden önce yaşamış, biri ise çağdaşıdır. Zarîfî, bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Rusçuk’ta doğmuş ve M.1795 tarihinde aynı yerde vefat etmiştir. Sa‘diye tarikati şeyhlerinden olup ârifâne şiirler yazmıştır. Pendnâme şairi olarak bilinen Zarîfî’nin biyografik kaynaklarda ayrıca Dîvân sahibi olduğu kayıtlıdır. Fakat bugüne kadar divanının kaybolduğu ya da diğer bir ifadeyle ehil olmayanların elinde zamana yenik düştüğü biliniyordu. Araştırmalarımız sonucunda İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi T 3863 numarada kayıtlı yazmanın Rusçuklu Zarîfî’nin Dîvânı olduğunu tespit ettik. Şairin kendisi de hattat olmakla beraber elimizdeki nüsha müellif nüshası değildir. Muhtemelen es-Seyyid İbrahim el-Rodosî adında biri tarafından istinsah edilmiş olan divan mürettep bir divandır fakat mürettep bir divanın bütün unsurlarına sahip değildir. Kasideler bölümü diyebileceğimiz ilk kısımda 31, gazeller bölümünde ise 536 şiir vardır. Kasideler Allah, Peygamber ve din büyüklerine yazılmışlardır. Bunun dışında herhangi bir devlet büyüğüne yazılmış şiir mevcut değildir. Gazeller bölümünde “elif”(اten “ye” (ى harfine kadar bütün harflerde şiir vardır. Divanda kullanılan nazım şekilleri mesnevi, kaside, gazel, murabba ve muhammes olmak üzere beş çeşittir. Zarîfî’nin şiirleri dinî-tasavvufî içerikli olmakla beraber klasik ve hikemî üslubun izleri de görülür. Sade ve anlaşılır bir dil kullananan şair atasözleri ve deyimlere de sıklıkla başvurur. Yer yer Pendnâme

  1. Derleme Sözlüğünde Dokumacılık Mesleği İle İlgili Söz Varlığı Existent Words Used For Weaving Occupation From The Dictionary Of Collected Words

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serpil SOYDAN

    2013-07-01

    ılığın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu zanaat zamanla gelişmiştir. İnsanlar tarihi olarak tespit edilemeyen dönemlerde keçi yününden bugün düz dokuma tekniği adı verilen göçebe tenteleri yapmışlardır.Daha sonraki dönemlerde Alacahöyük’te arkeolojik kazılarda bulunan gümüş kirmanlar (M.Ö.3000-2000, Gordion’da bulunan Frigyalılara ait sumak ve cicim dokuma parçaları, Konya’nın Çumra ilçesi merkezinin kuzeyindeki Çatalhöyük’te yapılan kazılarda Neolitik çağa (Cilalı Taş çağı ait (M.Ö 6000dokuma parçaları dokumacılığın Anadolu’da geliştiğini göstermektedir. Bu elimize geçen parçalar sayesinde dokumacılık tarihini Anadolu’da M.Ö. VII. yüzyıla kadar indirebilmekteyiz.1071 yılında Türkler Anadolu’ya geldiklerinde ileri düzeyde bir dokumacılık sanatıyla karşılaşmışlardır. Selçuklu İmparatorluğu döneminde de Türk kilim ve halı dokumacılığı gelişmeye başlamıştır. Birçoğu halen belgelenememiş sayısız halı parçasının 13 ve 14. yüzyıllardan kalma en eski Selçuklu halıları olduğu tahmin edilmektedir.Çalışmamızda Türkiye’de halk ağzından derlenmiş olan Derleme Sözlüğünde yer alan Dokumacılık mesleği ile ilgili söz varlığı incelenmiş, konuyla ilgili tarihî ve çağdaş kaynaklar taranmış, tespit edilen söz varlıkları dokumacılıkta kullanılan malzeme ismi, dokumacılıkta kullanılan alet ve araç ismi, dokumacılıkta kullanılan fiiller, dokumacılıkta kullanılan motif ve işlemeler, dokumada çalışan kişilere verilen isimler, dokumacılıkta kullanılan renk isimleri olmak üzere altı başlık altında gruplandırılmıştır. Ayrıca tespit edilen bu söz varlığı içerisinde ödünçleme kelimeler varsa bu kelimelerin kökenleri hakkında da bilgi verilmeye çalışılmıştır.

  2. RUMELIAN OTTOMAN VOLUNTEERS IN BRITISH P.O.W. CAMPS (1916-1923 *BRİTANYA İMPARATORLUĞU SAVAŞ KAMPLARINDA ESİR DÜŞEN BATI RUMELİ ASILLI OSMANLI GÖNÜLLÜLERİ (1916-1923

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Redžep ŠKRİJELJ

    2016-11-01

    Full Text Available Doğu cephesindeki başarısızlıklar, 1916 yılının Avusturya-Macaristan için askerî açıdan en zor yıllardan biri olduğunu kanıtlamıştır. İtilaf Devletleri Rusya’nın yanı sıra İtalya ve Romanya tarafından desteklenmiş olduğu için Avusturya-Macaristan askerî birlikleri birkaç cephe arasında püskürtülmüştür ki böyle bir durumda personel ve kadro açısından yardıma ihtiyaç görmüştür. Bu arada Almanya İmparatorluğu askerî güçlerini Batı Cephesi’nde yoğunlaştırdığı için Avusturya-Macaristan devleti askerî yardım için diğer İttifak Devletlerine başvurmak zorunda kalmıştır. Avusturya-Macaristan mücadele birliklerini kuvvetlendirmek maksadıyla yapılan şiddetli askerî propaganda sonucu olarak 1916 sonbaharı ve 1917 ilkbaharı arasında Galiçya Cephesi’ne XV. Osmanlı Kolordusu kapsamında 10 bin gönüllü ve acemi asker gönderilmiştir. Osmanlı Askerî Karargâhı böyle bir kararı Balkanlar üzerinden Anadolu’ya Rus işgalini önlemek için getirdiğini savunmuştur. Kötü örgütleme, disiplinsizlik, zayıf giyim, açlık, büyük sayıda yaralı ve engelli, bulaşıcı hastalıkların salgını esnasında aşı yetersizliği askerlerin morallerini yitirmiştir. Çok sayıda ölü ve esir veren Osmanlı askeri, Avrupalı müttefiklerini karşılamak için Galiçya, Romanya ve Selânik Cephelerinde ikinci sıradan görevler yapmak zorunda kalmıştır. Avusturya, Alman, Yugoslav, Sırp, Britanya ve Osmanlı arşivlerinde bulunan kaynaklardan Galiçya, Kafkas, Çanakkale, Filistin, Suriye ve Arabistan cephelerinde kanlı ve şiddetli mücadele gören çok sayıda Rumelili gönüllü Britanya savaş kamplarında esir kalmıştır. Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan raporlara göre Avusturya-Macaristan ve Bulgar işgalci iktidarı tarafından çok sayıda genç erkek 1917 yılı boyunca seferber edildikten sonra Suriye

  3. Osmanlı İdaresinde Kıbrıs Adasında Faaliyet Gösteren Konsoloslar ve Faaliyetleri (1571-1878 The Consuls And Their Activities In Cyprus Under The Ottoman Administration (1571-1878

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ali Efdal ÖZKUL

    2013-03-01

    on consulate activities in Cyprus during theOttoman period including consuls, their interpreters, and the tradecarried out by the traders and their trading products.This study has been supported by the data gained from CyprusNicosia judicial record (Şer-i Sicil registers and from the diary entries of the consuls, vice-consuls of the other countries and those of Europeantravellers.The findings of the study aims to demonstrate and reachconclusions on the importance of Cyprus in terms of trade in theMediterranean Sea, the influence of such trade on Cypriot citizens, thepositive effects and negative effects of the consuls and their interpreterson the socio-economic structure in Cyprus. Kıbrıs, Akdeniz’de ve özellikle Doğu Akdeniz’de stratejik ve coğrafibakımdan çok önemli bir konuma sahip bulunmaktaydı. Söz konusukonumundan dolayı tarih boyunca Akdeniz ticaretinde önemli bir payasahip olmuştur. Tarih boyunca Akdeniz’de ticaret yapan devletler Kıbrısadasını da çeşitli amaçları için kullanmaktaydılar. Dolayısıyla Osmanlıülkesinde ticaret yapan devletlerin hemen hemen hepsinin adadatüccarları bulunmaktaydı. Kıbrıs adasında bulunan yabancı tüccarlarınsorunlarıyla ilgilenmeleri için İstanbul’da elçileri bulunan devletleradaya vekilleri olan konsolosları atamaktaydılar. Söz konusukonsoloslara ticareti canlandırmak için Osmanlı Devleti tarafındangeniş yetkiler verilmiştir. Başlangıçta Osmanlı Devleti konsoloslarınKıbrıs adasında sadece Tuzla kazasında kalmalarına izin vermişti.Ancak 18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyılda adada konsolosları olandevletlerin Limasol’da, Mağusa’da, Baf’ta ve hatta Lefkoşa’da konsolosvekilleri olmaya başlamıştı.Kıbrıs adasının ticaretinde söz sahibi ülkelerin başında daİngiltere, Fransa ile Hollanda ve onun adadaki temsilcisi olan konsolosuve konsolos tercümanı gelmekteydi. Osmanlı idaresinde adada görevyapan konsoloslar ve terc

  4. Examination of Turkish extreme athletes' personality traits in terms of gender and some demographic factors

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Merve Ceylan

    2015-09-01

    Full Text Available The present study was conducted for the purpose of examining the personality traits of extreme athletes. In line with this purpose a total of 227 extreme athletes, as 86 female and 141 male athletes selected through judgment sampling, that either actively compete or trains to compete in any of the branches of snowboarding, snowkiting, kitesurfing, windsurfing, river kayaking, mountain biking, free diving, paragliding and rafting were included within the sample group of the study. Questionnaire applications were carried out in extreme sports facilities throughout the country. Within the scope of the study, an 85-item short form of the Five Factor Personality Scale developed by Somer, Korkmaz and Tatar was used as the data collection tool. Data analysis was carried out by means of the SPSS 16.0 software and the percentages frequencies, mean, standard deviation and to find the differences between the sexes "independent t" test were calculated. Examining the obtained results showed that the male athletes have higher extravertion level from female athletes (p <0.05. This finding obtained in our study suggest that, in an essentially male-dominant society, the higher level of pressure women are subjected to in social, economic, cultural and psychological terms and the difficulties and pressure they experience in the working life are significant factors for women to be more introvert.     Özet Bu araştırma, ekstrem sporcuların kişilik özelliklerinin incelemesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya, yargısal örnekleme yöntemiyle seçilmiş, snowboard, snowkite, uçurtma sörfü, rüzgar sörfü, akarsu ve nehir kanosu, dağ bisikleti, serbest dalış, yamaç paraşütü, kaya tırmanışı ve rafting branşlarında yarışmacı olan ya da bir yarışmaya katılmak için hazırlık yapan, 86’sı kadın, 141’i erkek olmak üzere 227 ekstrem sporcu katılmıştır.  Anket uygulamaları, ülke genelinde bulunan

  5. YUNUS EMRE TÜRKÇE ÖĞRETİMİ SETİ’NDE YER ALAN METİNLERİN TÜR, TEMA VE ÖZGÜNLÜK AÇISINDAN İNCELENMESİ / INVESTIGATION ACCORDING TO THE TEXT OF THE TYPE, THEMES AND ORIGINALITY IN YUNUS EMRE TURKISH TEACHING BOOKS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nilüfer SERİN

    2015-09-01

    Full Text Available Yabancı dil öğretiminde temel kaynak olarak ders kitaplarının kullanılması, kitaplarda yer verilen metinlerin seçimini önemli kılmaktadır. Avrupa Ortak Dil Çerçevesi’nde de yabancı dil öğretiminde metinlerin önemine dikkat çekilmekte, metinlerin sadece okuma becerisinin değil aynı zamanda konuşma ve yazma becerisinin de gelişmesine yardımcı olmasından ötürü öğrencilerin fazla sayıda metinle karşılaşması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Bunun dışında dil öğrenenlerin söz varlığının gelişmesine, öğrendikleri dilin taşıdığı kültürü tanımalarına, hedef dilin konuşulduğu ülke/ülkeler hakkında bilgi edinmelerine de katkı sağlamaktadır. Bu hususta etkili ve verimli bir yabancı dil dersi için ders kitaplarına seçilecek metinlerin de öğrencilerin seviyesine, dersin hedef ve amaçlarına uygun olması gerekmektedir. Muhakkak ki edebî türler, metnin özgünlüğü ve teması ders kitaplarında yer alan metinlerin seçiminde göz önünde bulundurulacak önemli kıstaslardandır. Bu bağlamda, bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretilen merkezler tarafından gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sıklıkla tercih edilen Yunus Emre Türkçe Öğretim Seti’nde yer alan metinler nitel araştırmaya hizmet edebilecek şekilde doküman analizi tekniğiyle tür, tema ve özgünlük bakımından incelenmiş, elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Böylece bu sette yer alan metinlerin hangi edebî tür ve temalar üzerinde yoğunlaştığı, hangi seviyede hangi edebî türe ağırlık verildiği, özgün metin kullanımına ne ölçüde yer verildiği ve kitaplarda bulunan metinlerin Avrupa Ortak Dil Çerçevesi’nde yer verilen metinsel ölçütlere uygunluğu tespit edilmiştir. / The use of textbooks as the primary source of foreign language teaching makes the selection of texts included in books important. The Common European

  6. Milli Kütüphane 2727 Numaralı Mecmû’a’da Kayıtlı Manzum Bir Melheme A Melheme Written In Verse Registered In The Periodical No:2727 In The National Library

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa ALKAN

    2012-12-01

    slam sonrası edebiyatımızda fal ile ilgili eserler görülmektedir.İnsanın geleceğe dair merakını gidermek için kullandığı olaylardan bazıları da Ay veya Güneş tutulması, yeni ay görünmesi, yıldız kayması, şiddetli yağmur veya dolu yağması ya da rüzgâr esmesi, gök kuşağı, şimşek, yıldırım ve deprem gibi bir takım tabiat olaylarıdır. Başka bir deyişle merak hissi, insana tabiat olaylarını kullandırarak gelecekten haber verme konusunda farklı bir yöntem oluşturtmuştur ki buna “melheme” adı verilmektedir. Arap, Fars ve Türk edebiyatında birçok örneği bulunan melhemeler, eski eserlerimiz arasında önemli bir yekün oluşturmaktadır.Bu melhemelerden biri de Milli Kütüphane 2727 numaralı mecmûada kayıtlı olan manzum bir metindir. Bu metinde ayın hangi burçta olduğunu çıkarma yöntemi ile ayın bulunduğu burca göre yapılması uygun olan ya da olmayan işler anlatılmıştır.İlgili metni konu alan bu çalışmamızda fal ve melhemelerle ilgili bilgi verildikten sonra adı geçen mecmuada kayıtlı bu manzum metin incelenmiş, transkribe edilmiş, ayrıca metinde geçen kelimeleri içeren bir sözlük de yazıya eklenmiştir.

  7. Current approaches in oral mucositis prevention, care and treatment in hematopoietic stem cell transplantation: Literature reviewHematopoetik kök hücre naklinde oral mukozitin önlemesi, bakımı ve tedavisinde güncel yaklaşımlar: Literatür incelemesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ebru Baysal

    2016-12-01

    sistemi etkileyen önemli inflamatuar bir komplikasyondur. Hastalığın türüne, uygulanan hazırlık rejimi ve nakil prosedürüne bağlı olarak oral mukozit görülme oranı otolog nakil hastalarında %35-75, allojenik nakil hastalarında ise %75-100’dür. Bu derleme hematopoetik kök hücre nakli yapılan hastalarda oral mukozitin önlenmesine ve tedavisine yönelik yapılan çalışmaların sonuçlarını incelemek amacıyla planlanmıştır. Çalışmanın evrenini Haziran-Ağustos 2016 tarihlerinde “hematopoetic stem cell trasplantation”, “oral mucositis” ve “oral care” anahtar kelimeleriyle “Medline”, “Ebscohost”, “Pubmed”, “Web of Science” ve “Google Scholar” veri tabanları taranarak ulaşılan 1094 makale oluşturmuştur. İncelemede son on yılda yayınlanmış, yayın dili Türkçe ve İngilizce olan ve tam metni bulunan makaleler seçilmiştir. Araştırma kriterlerini karşılayan 26 makale derlemenin örneklemini oluşturmuştur. Derlemeye dahil edilen araştırmalarda oral mukozitin önlenmesi ve tedavisi için en fazla kullanılan yöntemlerin palifermin uygulaması (6 makale ve profilaktik lazer tedavisi (4 makale olduğu saptanmıştır. Araştırmaların büyük bir kısmı Allojenik Kök Hücre Nakli yapılan yetişkin hastalarda yapılmıştır. Derleme kapsamındaki 24 araştırmada kullanılan yöntemlerin oral mukozitin önlenmesi ve tedavisinde etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmalarda kullanılan yöntemlerin çoğunluğunun özellikle palifermin ve profilaktik lazer tedavisinin oral mukozitin önlenmesinde ve tedavisinde etkili olduğu fakat hematopoetik kök hücre nakli hastaları için standart ağız bakım protokolü bulunmadığı saptanmıştır.

  8. Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Köyü Mezar Taşları Tombstones of Village Fasıllar in District Beyşehir of Konya City

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin MUSMAL

    2013-09-01

    Full Text Available This study consist of tombstones which are from ottoman era inthe graveyard of Fasillar village in district beyşehir of konya. In thisstudy 28 headstones and 19 footstones which were written by ottomanturkish with arabic letter were ascertained and analized in terms ofhistorical and art history. In this study all tombstones have beendiscussed separetely and a general evaluationhas been done via thesetombstone. But while we were writting the text part, firstly we made ageneral evaluation and at the end of this study tombstones that wereinvestigated, handled individually (one by one as a catalogue. Villagefasillar which is bounded up Beyşehir district of konya was establishedtwo great hills that consist of rock. The region in which includedFasillar falso, had a great importance in Hittite Empire era. FasillarMonument which belongs to Hittite era and was known by historianand archaeologist, and researching seval speciality of this region.Having the processable stone resources of the region provideed tooccour a custom on stonework. When the qualities, quantities, typesand features are investigated, it iş understood that inhabitants of villageFasillar sustainedthis custom throughout 20th century. The shapes andornamentations of tombstones, and expressions and templates showthat inhabitants have different ial skils from other settlements as socialeconomical and cultural. Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Köyü Mezarlığı’nda bulunan Osmanlı dönemine ait mezar taşları bu çalışmanın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Çalışmamızda Fasıllar Köyü mezarlığında tespit edilen Arap harfleri ile Osmanlı Türkçesi kullanılarak yazılmış 28 baş taşı ve 19 ayak taşı, tarih ve sanat tarihi ölçütlerine göre incelenmektedir. Çalışmada her bir mezar taşı ayrı ayrı ele alınmış ve bu taşlar üzerinden genel bir değerlendirme yapılmıştır. Ancak çalışmamızın metin bölümü oluşturulurken,

  9. İlköğretim Öğrencilerinin İletişim Becerilerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi Investigation of Primary School Students

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kadir KARATEKİN

    2012-09-01

    . Bu sosyal becerilerden birisi de iletişim becerisidir. Daha küçük yaşlardan itibaren verilecek beceri eğitimi ile öğrencilerimize iletişim becerileri kazandırarak içinde yaşadığı toplumda mutlu, üretken ve etkili bir insan olmasını sağlayabiliriz. Bunun için öğrencilerimizin iletişim becerileri üzerinde etkili olabilecek faktörlerin bilinmesi önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı da ilköğretim öğrencilerinin iletişim becerileri üzerinde etkili olan faktörleri ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Ersanlı ve Balcı (1998 tarafından geliştirilen “İletişim Becerileri Envanteri" Ankara ve Kırşehir'de bulunan iki ilköğretim okulunun 6., 7. ve 8. sınıflarında öğrenim gören 373 öğrenciye uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 15 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ilköğretim öğrencilerinin iletişim becerileri üzerinde öğrencilerin yaşadıkları ilin, cinsiyetin, okul öncesi eğitimin, anne-baba eğitim durumunun ve sınıf düzeyinin etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin, Türkçe dersinden aldıkları not, okudukları kitap sayısı, günlük kitap okuma süreleri arttıkça iletişim becerileri artarken günlük televizyon izleme ve bilgisayar kullanma süreleri arttıkça iletişim becerileri azalmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda öğretmenlerin derslerdeöğrencilerin kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri ortamları oluşturmaları, öğrencilerin daha fazla kitap okuması için teşvik edilmesi, çocukların okul öncesi eğitime mümkün olduğunca erken başlatılması ve ebeveynlerin çocuklarının TV ve bilgisayar başında çok fazla zaman geçirmelerine izin verilmemeleri önerilmiştir.

  10. From sports facilities to sports organizations: The role of metropolitan municipalitiesSpor tesislerinden spor organizasyonlarına: Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin rolü

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cenk Temel

    2016-09-01

    Full Text Available The purpose of this study is to determine the place and coverage of sports in the services of metropolitan municipalities in Turkey. The document analysis technique, which is one of the qualitative research methods, has been used in the study. For this purpose, a research form having 7 structured questions was sent to 30 municipalities that were accepted as 16 metropolitan municipalities in 2014, which is the year the study was conducted. The findings of the study were obtained from 16 metropolitan municipalities which answered to the research form. According to the findings, the sportive activities of the metropolitan municipalities are mainly realized as playground and facility investments, and there are no sufficient activities and data due to the conversion that was caused by the abolishment of Special Provincial Administrations and the Law 6360. On the other hand, in the municipalities that were established before the Law 6360, it is observed that there are sportive organizations intended for the participation of different age groups in different branches as well as investments on playgrounds and facilities. According to the findings, there is a conversion in Turkey about sportive organizations on the centralization and localization axis observed to have started from the center moving to the local areas via metropolitan municipalities with the Law 6360 and with the experiences of the metropolitan municipalities that were established before the same law.    Özet Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de büyükşehir belediye hizmetlerinin içerisinde sporun yerinin ve kapsamının belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği benimsenmiştir. Bu amaçla araştırmanın gerçekleştirildiği 2014 yılında büyükşehir statüsünde olan toplam 30 büyükşehir belediyesine araştırmacılar tarafından hazırlanmış ve içerisinde yedi yapılandırılmış soru bulunan araştırma formu g

  11. Değerler Eğitimi Üzerine Yapılmış Lisansüstü Düzeyindeki Çalışmaların Değerlendirilmesi Evaluation of Post-Graduate Theses on Values Education

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bilal ELBİR

    2013-03-01

    verilen önem üzerindeki değerlendirmelere dayanan ölçütler temel alınarak tanımlanırlar.Bu çalışmanın amacı değerler eğitimi üzerine yapılmış lisansüstü çalışmaların değerlendirmesini yaparak, bu alanda üzerinde araştırma yapılabilecek konuların var olup olmadığını tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda yapılan taramalar sonucunda tam metni erişime açık olan lisansüstü çalışmaların dış yapı ve içerik analizleri yapılmıştır. Çalışmanın yapısı gereği meta-analiz yöntemi kullanılmıştır.Çalışmada YÖK Ulusal Tez Merkezinde tam metnine ulaşılabilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kapsamı dışında kalan toplam 21 doktora ve yüksek lisans tezi incelenmiştir. Ulaşılan tezlerde öncelikle konu sınıflandırılmasına gidilerek gerekli istatistiklere ulaşılmıştır. Daha sonra tezlerin ortaya koyduğu sonuç ve önerilerdeki ortak noktalar tespit edilmiştir.Sonuç, değerler eğitimi üzerine yapılan tezlerin çoğunda araştırmacılar Türkiye’de değerler eğitiminin yeteri kadar özümsenmediğini belirtmişlerdir ve değerler eğitimi alanında bulunan bu boşluğun bir an önce doldurulması konusunda aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Ayrıca öğretmen adaylarının ve şu an görev yapmakta olan öğretmenlerin değerler eğitiminin öğretimi sırasında kullanabilecekleri çağdaş yöntem ve teknikler hakkında bilgilendirilmeleri gerektiği vurgulanmıştır.

  12. Ekonomik Büyüme ve Çevresel Vergilerin Emisyon Miktarına Etkileri / The Effect of Economic Growth and Environmental Taxes On Quantity of Emissions

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hakan Akar

    2012-12-01

    Full Text Available Bu çalışmada, daha müreffeh bir hayat yaşama gayesiyle gerçekleştirilen sınırsız üretim ve tüketim faaliyetlerinin, çevre tahribatı yoluyla tam aksi yönde etki yapıp yapmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı, üretim ve tüketim faaliyetlerinin çevreye zarar vermesi durumunda, çevresel vergilerin bu tahribatı azaltmada etkili bir çözüm olup olamayacağı hakkında çıkarımda bulunmaktır. Çalışmanın problemi genelde çevresel bozulma, özelde de emisyondur. Öncelikle çevre ekonomisi başlığı altında çevre ile ekonomi arasındaki ilişki ortaya konulmaya çalışılmış, sonrasında analizimize hazırlık olması mahiyetinde emisyon, çevresel vergiler, GSYİH, kişi başına düşen milli gelir hakkında bilgi verilmiştir. İktisadi büyüme süreciyle çevresel bozulma arasındaki etkileşimi açıklarken Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE ve Kirlilik Sığınağı Hipotezi veya Kirlilik Cenneti’nden faydalanılmıştır. Türkiye’nin de ÇKE ile uyumlu olduğu ve milli geliri reel olarak 4090 dolardan sonra çevreye verilen zararların azalacağı tespit edilmiştir. Ayrıca milli gelir hesaplamalarında da çevresel maliyetlerin hesaba katılması zaruretine değinilmiştir. Çevresel bozulmayla çevre vergileri arasındaki ilişki de çevresel vergi gelirlerinin toplam vergi gelirlerine oranlanarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Nitel analizlerimize temel teşkil edecek veriler Avrupa Çevre Ajansı, Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nın internet sitelerinden elde edilmiş, AB ve OECD ülkelerinin iktisadi büyüme, çevresel vergi ve emisyon hacimlerine ilişkin veriler arasındaki ilişki gözlemlenmeye çalışılmıştır. Buna göre; iktisadi büyüme, farklı gelişmişlik düzeylerine göre ülkeden ülkeye farklı çevre tahribatı sonuçları vermektedir. Çevresel vergilerin etkin bir şekilde vergi sistemlerinde bulunan ülkelerde ise, emisyon

  13. Okul Öncesi Öğretmenlerinin Riskli Oyunlara Yönelik Görüş ve Algıları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    B. İpek Güler

    2016-08-01

    Full Text Available Çocukların oyunlarında heyecan aramak için yaptıkları ve fiziksel olarak yaralanma riski olan oyunlar riskli oyun kavramı altında tartışılmaktadır. Bu çalışmada, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çocukların riskli oyunlarına yönelik görüş ve algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma nitel araştırma yaklaşımıyla açımlayıcı bir araştırma olarak yürütülmüştür. 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında Ankara ilindeki altı farklı okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan toplam 25 öğretmen çalışma grubunu oluşturmuştur. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen bir görüşme formu kullanılarak ve birebir görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşmelerin dökümü ile elde edilen dokümanlar üzerinde belge tarama yapılmış ve öğretmen görüşlerinin sıklık dağılımları üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, çalışma grubunda bulunan öğretmenlerin riskli oyunlara karşı temkinli yaklaştıkları belirlenmiştir. Çocukların fiziksel sağlıklarına verilen önem onların risk almalarının önünde bir engel olarak görülmektedir. Bunun, risk kavramının tehlikeli ve zarar verici olarak algılanmasından kaynaklanabileceği gözlemlenmiştir. Diğer taraftan velilerin ve idarecilerin öğretmenler ve oyunlara yönelik tutumlarının, ayrıca fiziksel altyapı sorunlarının da riskli oyunları engelleyen diğer etkenler arasında olabileceği görülmüştür. The concept of risky play is discussed under the name of play, which seeks excitement and involves a risk of physical injury. In this study, it was aimed to examine the pre-school teachers’ opinions and perceptions toward risky play. This study was conducted as a basic and exploratory research according to the qualitative approach Totally 25 pre-school teachers working at six different schools at 2015-2016 term dates in Ankara

  14. Pulmoner emboli tanısında D-dimer düzeyleri ile ventilasyon/perfüzyon sintigrafisindeki bulgular arasındaki ilişki

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zekiye Hasbek

    2014-09-01

    µg/mL; 3’ten fazla segment defekti olan 35 hastada D-dimer: 4,66 ± 4 µg/mL olarak bulundu (p<0,05. Sonuç. D-dimer düzeyi ile ventilasyon/perfüzyon sintigrafisindeki sintigrafik bulguların ilişkisini incelediğimiz çalışmamızın sonucunda, D-dimer seviyesi bir segmentte perfüzyon defekti olan grupta yüksek, buna karşın üçten fazla segmentte tutulum olan grupta ise daha düşük olarak bulundu. Bu durum, tek segment defekti olan vakaların gerçek akut PE ile uyumlu vakalar olması ve daha fazla sayıda segment defekti olanların ise daha çok kronik hastalıkları bulunan vakalar olduğunu düşündürmektedir.

  15. İngilizce birinci seviye öğrencileri için dilbilgisi öğretiminde tümdengelim ve tümevarım yöntemleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hande KOLAT

    2009-01-01

    Full Text Available Bu çalışma, İstanbul Aydın Üniversitesi birinci sınıf öğrencileri için İngilizce dilbilgisi öğretiminde tümdengelim ya da tümevarım yöntemlerinden hangisinin daha etkili olduğunu belirleme amaçlı yapılan araştırmanın sonuçlarını göstermektedir. Çalışma, düşük seviyede İngilizcesi olan ve her birinde yirmi beş öğrenci bulunan iki farklı sınıfın öğrencileri ile uygulanarak hazırlanmıştır. Bir grupta tümdengelim yaklaşımı ile (önce metin çalışması yapıp ardından alıştırma yaparak ders işlenirken, diğerinde tümevarım yaklaşımı (önce kuralları verip ardından alıştırma yaparak uygulanmıştır. Çalışmanın amacı öğrencilerin hangi yaklaşımdan daha çok verim aldığını belirlemektir. Dersten sonra öğrenciler teste tabi tutulmuş ve bir müddet sonra aynı konuların da dâhil olduğu final sınavı olmuşlardır. Sonuçlar, üniversitede İngilizce birinci seviye öğrencilerinin tümevarım yöntemi uygulandığında kısa vadede daha başarılı olduklarını ama uzun vadede iki grubun arasında büyük fark olmadığını göstermektedir. Çalışmada, Literary Survey (Literatür Araştırması bölümünde tümdengelim ve tümevarım yöntemleri açıklanmıştır ve bu yöntemlerin verimliliğini araştıran kişiler hakkında bilgi verilmiştir. Müteakip başlık altında dil öğreniminde tümdengelim ve tümevarım yaklaşımlarının avantajları ve dezavantajları açıklanmış ve tablo halinde gösterilmiştir. Research (Araştırma bölümünün alt başlığı olan Aim (Amaç kısmında araştırmanın amacı verilirken; Subjects (Denekler kısmında üzerinde araştırma yapılan öğrenciler hakkında bilgi verilmiştir; Outcomes (Elde edilen bilgiler kısmında her iki grup ile çalışma sonrasında edinilen olumlu ya da olumsuz bilgiler ve Conclusion (Sonuç kısmında da araştırma sonrasında elde edilen sonuç verilmiştir.

  16. Determining of expectations of amateur and professional football players towards their futures after they quit football (Ankara province exampleAmatör ve profesyonel futbolcuların futbolu bıraktıktan sonraki ileriye dönük beklentilerinin belirlenmesi (Ankara ili örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat Sarıkabak

    2016-04-01

    şisel özelliklerinin yanında, futbolu bıraktıktan sonraki ileriye dönük beklentileri araştırmacı tarafından geliştirilen ‘İleriye Dönük Beklenti Anketi’ ile belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma verilerinin incelenmesinde "independent-samples T test" ve "one-way ANOVA" testleri uygulanmıştır. Bulgular kısmında aritmetik ortalama, frekans, yüzde ve standart sapmalar, tablolar halinde verilmiştir. Futbolculara yöneltilen 32 sorudan 26’sında, amatör ve profesyonel olmalarına göre anlamlı fark tespit edilmiştir. Bu 26 sorunun 19’undaki istatistiksel olarak anlamlı bulunan fark, amatör futbolcular için söz konusu iken, 7’sinin profesyonel futbolcular için söz konusu olduğu tespit edilmiştir. Ankete katılan futbolcuların sorulara verdikleri cevapların ortalamaları incelendiğinde, her iki grupta da en düşük ortalama, fizyoterapist olmak ve yerel/ulusal yazılı basın ile görsel medyada çalışmakla ilgili olarak bulunmuştur. En yüksek ortalama ise benzer şekilde, antrenör olmak ve altyapıda antrenörlük yapıp yetenekli gençleri ülke futboluna kazandırmakla ilgili olarak tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonunda bazı öneriler sunulmuştur.

  17. Deşifre Şarkı Söyleme Eğitimine Yönelik Öğretim Metodu Önerisi A Recommended Teaching Method For Sight-Singing Education

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevan NART

    2013-03-01

    şkilidir. Deşifre şarkı söyleme, sözlü bir müzikeserini ilk görüşte müzik yazısına uygun olarak doğrudan sözleriyleçözümleyerek seslendirebilme becerisidir. Mesleki müzik eğitimindemüziksel okuryazarlığın en üst basamağı sayılabilecek bu beceri müzikeğitimi alan her bireyin geliştirmesi gereken bir beceridir ve her bireydebelli düzeyde bulunan deşifre şarkı söyleme becerisi planlı, programlı,sistemli ve düzenli çalışmalarla geliştirilebilir.Ülkemizde deşifre okuma becerisini geliştirmeye yönelik özgünçalışmalar birkaç kaynak kitapla sınırlı bulunmaktadır. Deşifre şarkısöylemeye yönelik ise sistemli ve planlı hiçbir uygulama yapılmamakta,bilimsel araştırma ya da kaynak bulunmamaktadır. Yurt dışında ise1800’lü yıllardan bu yana deşifre şarkı söyleme öğretimine yönelik çoksayıda yayımlanmış kaynak bulunmaktadır ve pek çok yöntem başarılıbir şekilde uygulanmaktadır.Bu çalışmada deşifre şarkı söyleme öğretim materyali olarakönerilen metot, deşifre şarkı söyleme alanındaki bu kaynak eksikliğinigiderme düşüncesiyle yapılan doktora araştırmasında geliştirilip,uygulanmış özgün bir öğretim metodudur. Çalışmada deşifre şarkısöyleme için önerilen öğretim yöntemi ve öğretim sistemi ile deşifreşarkı söyleme öğretim programı ve materyallerinin oluşturulmasınailişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu metot deşifre şarkısöyleme eğitimine yönelik Türkiye’de yazılmış “ilk” öğretim metoduniteliğini taşıdığından ve bu alanda yapılabilecek başka araştırmalara,eğitim-öğretim programlarına ve uygulamalarına yol gösterip kaynakoluşturması açısından önem taşımaktadır.

  18. XVIII-XIX. Y��zyılın İlk Yarısında Gebze Menzilhanesi Gebze Range Area (Menzilhane During First Half Of The 18th-19th Centuries

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar BAŞ

    2013-07-01

    ihtiyaçlarının karşılanması için geçmiş zamanlarda muhtelif teşkilat ve tesisler oluşturulmuştur. Bunlardan biri de menzil teşkilatı ve menzilhanelerdir. Bu teşkilat, haberleşme, ulaşım, konaklama, dinlenme, hayvan temini gibi hususlarda önemli roller oynamışlardır. Osmanlı Devri’nde, özellikle Kanuni Sultan Süleyman’ın Veziri Lütfi Paşa, teşkilatı geliştirmiş ve belli esaslara bağlamıştır. XVII. yüzyılın sonlarına doğru, aynı teşkilatın yapısı, idaresi ve işleyişi günün şartlarına uyumlu hale getirilmiştir. Buna göre, Anadolu ve Rumeli tarafında mevcut menziller yanında, belli aralıklarla yeni menziller açılmıştır. Söz konusu merkezler arasında, ana yolların birleşip kesiştiği kavşaklarda bulunan ve merkezî büyük şehirlere yakın olanları önem kazanmıştır. Bu bakımdan Gebze Menzilhanesi, benzerleri arasında Anadolu’da öne çıkan en önemli müessese olmuştur. Merkezî konumu dolayısıyla ulak, hac ve sefer menzili görevi yapmıştır. Ancak ulak menzilhanesi özelliği öne çıkmıştır. Sivil kişilerin de kullandığı bir mekân özelliğini taşımıştır. Bu mevkide, eskiden beri menzil hizmeti verilmekle beraber, Menzilhane’nin kuruluşu tahminen XVII. yüzyılın sonlarında gerçekleşmiştir. Tanzimat İdaresi’nin getirdiği yeni sistem ve zamanın ihtiyacı göz önünde bulundurulmak suretiyle bu dönemden itibaren postahane şeklinde emaneten veya kiraya verilerek idare edilmeye başlanmıştır. Bununla beraber, eski sistem ve idare şeklini kısmen muhafaza etmiştir. Kuruluşundan kapanışına kadar, kalabalık bir görevli grubu ve ziyaretçileri eksik olmamıştır. Menzilhane hakkında bol miktarda belge ve defter kaydı bugüne kadar ulaşmıştır. Ulak, hac ve sefer organizasyonlarındaki önemine binaen incelemeye değer görülmüştür. 27 Ekim 1862 tarihinde lağvedilmiş ve demirbaş eşyası satılmak suretiyle geliri hazineye devredilmiştir.

  19. Bile: Kullanım Değerleri Even: Use-Values

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ece KORKUT

    2012-12-01

    Full Text Available In this article, different values of the word “even” in Turkish were studied and discussed, with the adverb and conjunction functions. 87 usages of “even” in the corpus obtained from Cumhuriyet news portal between 22 to 29 July 2012 is classified in terms of the values assumed in the utterance, and also is evaluated in terms of "presupposition" and "implied meaning" (implicit. Presupposition, producing an utterance, is supposed as a true knowledge, and it can be found in the informationgiven. As a result of the examination, it is reached in all to 7 use values:one to be associated with the "even-adverb" ("time" value, others whitthe “even-conjunction”: 1. time; 2. probability / hypothesis; 3. expectedto be, but not realized; 4. considered as the last (most surprisinglysituation, case or person; 5. the lower limit to be thought; 6. the mostunfavorable situation, case or person to be thought; 7. in thecomparison, the increased content or importance. Each use-value of“even” takes one syntax up to six. The results obtained are comparedand shown numerically. Although the presupposition in all uses,suggestive significance used frequently was determined in only 2 usevalues(third and fourth values. In addition, in some stereotypes werefound a cultural presupposition generally accepted, and in the outers,subjective value judgments and implicit meanings. Finally, someproblematic uses have been examined and analyzed. Bu makalede zarf ve bağlaç işlevleriyle ele alınan “bile” sözcüğünün kullanım değerleri incelenmiştir. 22-29 Temmuz 2012 tarihleri arasında Cumhuriyet Haber Portalı’nda yer alan 84 sözceden oluşturulan bütüncede bulunan 87 “bile” kullanımı, sözce içinde üstlendiği değerler açısından sınıflandırılmış, ayrıca “önvarsayım” ve “imalı anlam” açısından değerlendirilmiştir. Önvarsayım, bir sözce üretilirken gerçek olduğu varsayılan bilgidir ve verili bilgiden

  20. Sibirya Tatar Türkçesiyle Türkiye Türkçesi Ağızlarındaki Benzerlikler Üzerine Bir Değerlendirme An Evaluation of Similaries Siberian Tatar Turkish and Turkey Turkish Dialects

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ercan ALKAYA

    2012-12-01

    Tara, 2. Baraba Ağzı, 3. Tom ağzıolmak üzere üçe ayrılmaktadır.Sibirya Tatar Türkçesi ses bilgisi, sekil bilgisi ve söz varlığıbakımından Oğuzca unsurlarla benzerlikler görülmektedir. SibiryaTatarları üzerine incelemeleri bulunan D. G. Tumaseva, D. M. Nasilov,Abdülkadir Đnan ve Mustafa Öner gibi bilim adamları, SibiryaTatarlarının dillerinin olusumunda Kıpçak, Karluk, Uygur dilözelliklerinin yanı sıra Oğuz unsurunun da katkısı olduğuna dikkatiçekmektedirler.Bu çalısmada Sibirya Tatar Türkçesinde görülen ses bilgisi, sekilbilgisi ve özellikle de söz varlığıyla ilgili Oğuzca (daha çok TürkiyeTürkçesi ve ağızları unsurlar üzerinde durulmustur. Sibirya Tatarağızlarında görülen ve Oğuzca söz varlığının bilinen unsurlarından olan;arı “arı”, inek “inek”, bura/pura “bura, burası”, quça “koca, es”, nene“nine”, tete “dede” gibi pek çok kelime gösterilmis, bu kelimelerinTürkiye Türkçesinin hangi ağızlarında bulunduğuna yer verilmis vekonuyla ilgili bir değerlendirme yapılmıstır.

  1. Standards and Protocols for Digital Libraries Dijital Kütüphanelerde Standartlar ve Protokoller

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Emin Küçük

    2003-06-01

    Full Text Available New paradigms have been emerged in the field of librarianship and publishing with the developments in electronic environment, and rapid increase in electronically archived information and its acquisition and retrieval. While libraries show more interest in electronic information, publishers' current tendency is towards production of electronic information. In addition to the acquisition of electronic information, libraries have begun to digitise some of the holdings which do not present copyright problems. Economies provided by digitised information in terms of archiving, sharing and retrieval as well as the users' requirements are the basic motivation for digitisation. However, digital library standards have vital roles in performing effective library cooperation and interoperability between the systems. In this descriptive study, "the most commonly" confronted standards in digital library applications are being examined and evaluated under the following headings; (i record structure standards, (ii encoding standards, and (iii communication standards and protocols. However, metadata standards which can be categorised in record structure standards are not included since the matters are well studied in several papers in Turkish. Elektronik ortamdaki gelişmeler ve elektronik ortamda depolanan bilginin artmasıyla bilginin sağlanması, depolanması ve erişimi konularında önemli değişiklikler meydana gelmiş, yayıncılık ve kütüphanecilikte yeni paradigmaların oluşmasına neden olmuştur. Yayıncılar kaynakları elektronik ortamda üretme eğilimi göstermeye başlarken kütüphaneler de elektronik kaynaklara daha çok ilgi gösterir olmuşlardır. Elektronik ortamda üretilen kaynakların sağlanmasının yanı sıra, bir dizi kütüphane, dermelerinde bulunan ve telif sorunu olmayan materyali dijitalle sürerek kullanıcılarının hizmetine sunmaya başlamıştır. Dijital ortamda bilginin çok daha rahat depolanması, payla

  2. Investigation of variations in terms of decision making and trait anxiety level of football refereesFutbol hakemlerinin karar verme ve sürekli kaygı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İlimdar Yalçın

    2016-12-01

    Full Text Available This study has been done in the purpose of investigation the decision making and trait anxiety level of football referees under some variations. Study has been applied to 72 football referees out of 89 (%80.8, regional and national referees, whom work from East and South Easter Anatolian region in 8th and 13th sections. In the study, Mann et al. (1998, “Melbourne Decision Making Scale” adapted by Deniz (2004 and Turkish “Trait Anxiety Inventory” adapted by Türker, Öner and Le Compte (1983 developed by Spielberger and friends. SPSS 22 package program was used to analyze the data obtained in the study and the level of significance was taken as p <0.05. T-test and One-Way Anova were used in the study. As the result of the analysis, in decision making process, the education of self-respect and high attention favors the referees. Those whom has worked more, thus have more experience, tend to have a higher level of decision making. It has been determined that as the age progresses at the level of trait anxiety, there is a regular decrease in trait anxiety level. It has been determined that the level of trait anxiety of the referees who have graduate education level is lower than that of the referees who have undergraduate and graduate degrees.   Özet Bu çalışma, bölgesel ve ulusal futbol hakemlerin karar verme ve sürekli kaygı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelemesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 8. ve 13. Bölge’de bulunan bölgesel ve ulusal futbol hakemi olan toplam 89 hakemden 72 (% 80,8 hakeme uygulanmıştır. Çalışmada, Mann ve Ark. (1998 tarafından geliştirilmiş olup, Deniz (2004 tarafından Türkçeye uyarlanan ''Melbourne Karar Verme Ölçeği'' ve Spielberger ve arkadaşları (1970 tarafından geliştirilen Öner ve Le Compte (1983 tarafından Türkçeye uyarlanan ''Sürekli Kaygı Envanteri'' kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verileri

  3. Allah’ın Varlığını Aklen Bilmeye İlişkin Mâtürîdî'nin Gâye ve Nizam Delili / The Argument of “Hikmah and Tadbir” to Prove The Existence of God According to al-Maturidi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fatma Aygün

    2015-05-01

    Full Text Available Öz Mâtürîdî İslâm düşünce tarihinde önemli bir yere sahip bulunan düşünürlerden biridir. Öyle ki Mâtürîdî (333/944 Ebû Hanîfe geleneğinin en güçlü simasıdır ve Ehl-i Sünnet kelâmının kuruluşunda en büyük paya sahiptir. Mâtürîdî'nin düşüncesinde "hikmet" ve "tedbîr" kavramları çok önemli bir yere sahiptir, o Allah'ın varlığını bilmek için hikmet ve tedbîr terimleriyle ilşkilendirdiği gâye ve nizam delilini kullanmıştır. Ayrıca o kötülük (şer olarak gördüğümüz şeyler dahil var olan tüm şeylerin "hikmet"in bir tezahürü olarak ortaya çıktığından bahsetmiştir. Mâtürîdî'nin düşünce sisteminde Allah'ın varlığı bilmek için kullanılan teleolojik delil ki doğadaki düzenlilik, güzellik ve tedbirin gözlemlerinden, analojik veya endüktif muhakemenin bazı türleri aracılığıyla ilerler, sonuç olarak bunlar bir tasarımcının (Allah işi olmalıdır. Bu Makalede gâye ve nizam delili ile ilgili Mâtürîdî'nin evrendeki düzeni ispat etmeye yönelik ortaya koymuş olduğu argümanlar ayrı başlıklar halinde ele alınmış ve tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kelâm, Mâtürîdî, Allah'ın Varlığının Delilleri, Hikmet, Tedbîr, Gâye ve Nizâm Delili (Teleolojik Delil. The Argument of “Hikmah and Tadbir” to Prove The Existence of God According to al-Maturidi Abstract Al-Maturidi is one of the foremost and most important thinkers in the history of Islamic thought. So that al-Maturidi (333/944 is the most powerful figure in Ebû Hanîfe School and has the biggest share in the establishment of Followers of Sunnah kalam. The "hikmah" (wisdom and "tadbir" (order concepts are very important terms in the thought of al-Maturidi. He used the argument of “aim and order" (teleological argument -that he links with the term hikmah and tadbir- to prove the existence of God. He also stated that all things, including even the bad things (malignity, come

  4. “Beyhude Ömrüm” Adlı Hikâyenin Greımas’ın Eyleyenler Modeline Göre İncelenmesi Analysıs Of Story “Beyhude Ömrüm” Accordıng To Greımas’ Actants Model

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice ALTUNKAYA

    2012-12-01

    önüştürmek, anlamsal bağlarını keşfetmek okurun işidir. Eski Yunancada gösterge anlamına gelen semeion ile bilim anlamına gelen logos sözcüğünün birleşmesiyle meydana gelen semology Türkçede gösterge bilimi terimiyle karşılanmaktadır.Göstergebilimin öncüleri olarak iki isimden söz etmek mümkündür. Bunlar Charles Sanders Peirce ve İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure’dür. Peirce, “Tüm evren, yalnızca göstergelerden oluşmamış olsa bile, göstergelerle dolup taşar” sözü ile bütün bilgi nesnelerinin göstergebilimin konusu olabileceğini ifade etmiştir.Bu çalışmada Mustafa Kutlu’nun “Beyhude Ömrüm” adlı hikâyesi göstergebilimsel bir çözümleme modeli olan Greimas’ın eyleyenler modeline göre incelenmeye çalışılmıştır. A.J. Greimas’a göre anlatının oluşabilmesi için öyküyü başlatacak bir olay ve bu başlangıç durumunu bozacak dönüştürücü ögeye ihtiyaç vardır. Çalışmada söz konusu olay ve dönüştürücü ögenin var olduğundan hareketle hikâye beş kesite ayrılmıştır. Bu kesitlerde eyleyenler modelinde bulunan altı eyleyenin bulunduğu, anlatı izlencesinden eyletim, edinç, edim ve yaptırım izlence evrelerinin yer aldığı tespit edilmiş ve eyleyenler modelindeki öznelerin yetilendirici, sonuçlandırıcı ve onurlandırıcı deneyimleri gerçekleştirdikleri görülmüştür. Ayrıca eserde ben anlatıcı olan yazarın “öldüm” ifadesini kullanmasının ben anlatıcının anlatımına uygun düşen bir anlatım olmadığı görülmüştür.

  5. A literature review on accounting education in Turkey, etichal values, and occupational ethicsTürkiye’de muhasebe eğitimi, etik değerler ve meslek etiği üzerine literatür taraması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ali Aykut Peker

    2016-02-01

    alışmanın amacı, Türkiye’de muhasebe etik kurulları ve muhasebe etik eğitimi kapsamında geleceğe ilişkin bir perspektif oluşturmaya çalışmaktır. Muhasebe eğitimi ve etik kodlar kapsamında Türkiye’de yapılan çalışmalar incelendiğinde,  genel itibariyle meslek mensupları ve işletme sahiplerinin etik ilkelere uygun davranışlar sergiledikleri, etik dışı davranışlarda bulunanların ise bunun nedeni olarak mükelleflerin baskısı ve yasal mevzuattaki boşlukları göstermişlerdir. Çalışmalarda cinsiyet değişkenine göre erkeklerin, yaş değişkenine göre gençlerin, gelir düzeyi değişkenine göre ise geliri düşük düzeyde olanların etik dışı davranışlara daha fazla yöneldikleri belirlenmiştir. Eğitim değişkenine bakıldığında ise etik dışı davranışlarda bulunan tarafların eğitim seviyesinin daha düşük olduğu, alınan eğitimlerin etkili ve verimli olamadığı ve bu eğitimi veren kurumların etik eğitimine gerekli önemi vermediği sonuçlarına ulaşılmıştır.

  6. Examining Middle School Mathematics Teachers’ Use of Information and Communication Technologies and Psychomotor Skills [Ortaokul Matematik Öğretmenlerinin Bilgi İletişim Teknolojisi ve Psikomotor Beceri Kullanımlarının İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alattin Ural

    2015-04-01

    , hangi sınıfta, ne şekilde kullanıldığını ve bunların kullanımına yönelik öğretmen görüşlerini araştırmaktır. Yazışma tekniği kullanılarak, Burdur merkezde bulunan 7 ortaokuldaki 25 matematik öğretmeninin 22’ sine açık uçlu sorulardan oluşan bir soru formu elden dağıtılmış ve aynı yolla yanıtlar yazılı olarak alınmıştır. Araştırma tarama modelinde olup nitel bir çalışmadır. Öğretmenlerin yanıtları betimsel analiz yöntemiyle incelenmiş, doğrudan alıntılara yer verilerek kategorik olarak sunulmuştur. Psikomotor beceriler açısından sırasıyla; geometride pergel-cetvel-iletki, noktalı–izometrik-milimetrik kâğıt, kâğıt kesme-katlama; cebirde ise kesir şeritleri ve cebir karoları kullanıldığı belirlenmiştir. Kullanılan sınıflar ise sırasıyla 5, 6, 7 ve 8 şeklindedir. BİT kullanımı açısından sırasıyla; Morpa ve MEB Vitamin (geometride görsellik gerektiren konularda, PowerPoint sunusu (katı cisimler, fraktallarda ve internetteki animasyon ve videolar (katı cisimler, üçgenler, fraktalar, örüntü ve süslemeler, denklemler, simetri konularında kullanıldığı görülmüştür. Kullanılan sınıflar ise sırasıyla 8, 7, 6 ve 5’ dir. Öğretmenler, BİT ve psikomotor kapsamındaki faaliyetlerin yapılamamasının gerekçesi olarak, yeterince zaman olmamasını, bilgisayarların yetersizliğini, sınıf mevcutlarının çok olmasını ve beklentilerin sınavlara hazırlık olmasını başlıca neden olarak ifade etmiştir.

  7. İlköğretim Öğretmenlerinin Sınıf Yönetimi Becerilerine İlişkin Algılarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Zeynep Nalan YILMAZ

    2015-04-01

    Full Text Available Araştırmanın ilk aşamasında ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ile birinci ve ikinci kademe branş öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algı düzeyleri ve algı düzeyleri ile cinsiyet, yaş, mesleki deneyim ve branş gibi değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlamıştır. İkinci aşamada ise branş öğretmenleri arasındaki farklılaşmanın nedenleri incelendmiştir. Nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin birlikte kullanıldığı araştırmada; nicel veriler Delson (1982 tarafından geliştirilen (Classroom Management Scale, Yalçınkaya ve Tonbul (2002 tarafından Türkçe’ye uyarlanan ve Babaoğlan ve Korkut tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan “Sınıf Yönetimi Ölçeği” ile nitel veriler ise araştırmacılar tarafından geliştirilen “görüşme formu” ile toplanmıştır. Çalışma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Hakkari il merkezinde bulunan toplam 19 ilköğretim okulunda görev yapan 367 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 15 matematik ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde t-testi ve tek yönlü varyans analizinden; nitel verilerinin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algı düzeylerinin iyi düzeyde olduğu, bu algı düzeylerinin cinsiyet, yaş ve mesleki deneyimlerine göre farklılaşmadığı; branş değişkenine göre ise matematik ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin sınıf yönetimi beceri algılarının diğer branşlardaki öğretmenlere göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Matematik ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine uygulanan görüşme formlarının analizi sonucunda dokuz farklı tema elde edilmi

  8. Determination of occupational health and safety practices and the level of perception of safety culture from the perspective of housekeeping personnel in hospitalsHastanelerde kurum ev idaresi personeli perspektifinden iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ve güvenlik kültürüne ilişkin algı düzeylerinin belirlenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Birgül Çiçek

    2016-11-01

    occupational accidents, cleaning methods, the condition of receiving education on infection control, sanitation and personal hygiene.   Özet Bu araştırma hastanelerde çalışan kurum ev idaresi personeli perspektifinden iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ve güvenlik kültürüne ilişkin algı düzeylerinin belirlenmesi amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Ankara il sınırları içinde bulunan 50 yatak kapasitesinin üzerindeki tüm T.C. Sağlık Bakanlığı’na ve üniversitelere bağlı çalışmayı kabul eden hastaneler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, çalışmaya katılmayı kabul eden hastanelerden 400 kurum ev idaresi personeli oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla “Güvenlik Kültürü Ölçeği” ile “Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Ölçeği” kullanılarak anket formu oluşturulmuştur. Kurum ev idaresi personelinin% 10,3’ ünün iş kazası geçirdiği belirlenmiştir. İş kazası geçiren personelin yarıdan biraz fazlası ‘atıkları toplarken’ kaza geçirmiş olup, geçirilen kaza tipleri arasında; ‘kesici delici alet yaralanmalarını’ belirtenler ilk sırada yer almaktadır. Kurum ev idaresi personelinin ‘Güvenlik Kültürü’ ile ‘Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Kültürü’ne ilişkin algı düzeyleri ile personelin hastane yönetiminin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamalarına önem verme durumuna ilişkin görüşleri, araç gereçlerin kullanımı ve bakımı, kazalardan korunma ve temizlik maddelerinin kullanımı konularına ilişkin eğitim alma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık (p0,05 bulunmamıştır.

  9. Haşim Bey Mecmuasının “Makam Ve Tonalite Karşılaştırması” Yönünden İncelenmesi The Analysis Of Haşim Bey’s Anthology For “Comparison Of Maqam And Tonality”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gökhan YALÇIN

    2013-07-01

    tanımlamış olmasıdır. Kimi müzikologlar tarafından bu karşılaştırma tamamen reddedilmiş, kimileri tarafından bir ilk olarak kabul edilmiştir. İlgili araştırmalar incelenmiş Haşim Bey mecmuasının çevirisinin yapıldığı fakat Batı müziği teorisi ile ilgili bölümün analizinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı da, Haşim Bey mecmuasının Batı müziği ile ilgili bölümlerinin incelenmesi ve Türk müziği makamları ile Batı müziği tonal dizileri karşılaştırmasında bulunan benzerliklerin neler olduğunun ortaya konulması olarak belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre benzerliklerin, “karar seslerine göre”, “seyir ve hareketlerine göre”, “kullandığı değiştirici işaretlere göre” ve “tüm yönleriyle benzerlik” şeklinde sınıflandığı görülmüştür. Aynı dönemde ve sonraki yıllarda bestelenen makamsal çok sesli eserlerin armonik analizi yapılmış ve kullanılan armoniye göre tonalitelerin Haşim Bey’in benzerlikleri ile örtüştüğü görülmüştür. Ayrıca bir nazariyat kitabı olarak bu mecmuada karşılaştırmanın, tonalitelerin tanıtılması ve öğretilmesinde bir yöntem olarak ya da makamların tanıtılması ve öğretilmesinde bir yöntem olarak kullanıldığı, bu türden çalışmaların daha sonraki yıllarda özellikle Batı müziği notalarının öğretilmesinde bir yöntem olarak kullanıldığı görülmüştür.

  10. Tendency towards the Self-Citation among Journals in Iran and Turkey / İran ve Türkiye Dergilerinde Kendine Atıf Yapma Eğilimleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mohammad Hossein Biglu

    2007-10-01

    .088 dergiden yalnızca üçer (%0,05 dergi İran’da ve Türkiye’de yayınlanmaktadır. JCR’deki 6.088 dergide bulunan 847.114 makaleden, 159’u (%0,02 İran, 352’si (%0,04 Türkiye adreslidir. Aynı dönemdeki 2.353.992 atıfın, 214’ü (%0,001 İran, 911’i (%0,004 Türk dergilerinde görülmektedir.İran dergilerinde kendine atıf eğiliminin dramatik biçimde artarak, 2000’de %8 olan kendine atıf oranının 2005 yılında %18’e yükseldiği; Türk dergilerinde ise 2002 yılında %22 olan oranın 2005’de %15’e düştüğü görülmektedir. Türk dergilerinin etki faktörleri, İran dergilerinden daha hızlı bir gelişme göstermiştir. Türk dergileri 2000’de 0,49 etki faktörüyle, İran dergilerinin altında yer alırken, 2005’de bu oran 0,14 kadar artarak, İran dergilerinin etki faktöründen daha yükseğe çıkmıştır.

  11. İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Örgütsel Sinizm Düzeylerinin Belirlenmesi (Uşak İli Örneği Assessment of Cynicism Level of Primary School Teachers (Uşak Sample

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Akif HELVACI

    2012-09-01

    neticilerin sinizminin sebep ve sonuçlarını bilmeleri örgütteki başarı ve var ise sinizmin olumsuz sonuçlarını en etkili ve en uygun bir şekilde yönetme imkanı vermektedir. Örgütsel sinizmi etkileyen faktörlerin bilinmesi ya da algılanması yöneticilerin bu konuda duyarlı olup olumsuz sonuçlar doğurabilecek adım atmalarına engel olmaktadır. Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kamu ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu, okulda çalışma süresi değişkenlerine göre faklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir. Araştırma 2010-2011 eğitim-öğretim yılında yürütülen betimsel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın evreni Uşak ili sınırları içerisinde bulunan tüm kamu ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklemini ise tesadüfi örnekleme yolu ile seçilen 311 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Apaydın (2012 tarafından geliştirilen örgütsel sinizm ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları ilköğretim öğretmenlerin sinizm algılarının “Az düzeyinde” olduğunu göstermektedir. İlköğretim öğretmenlerinin sinizme ilişkin görüşleri cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu bakımından değişmemektedir. Okuldaki çalışma süresi bakımından, bulunduğu okulda 6-10 yıl çalışan öğretmenlerin, 1-5 yıl çalışan öğretmenlere göre daha çok sinizme sahip olduklarını göstermektedir.

  12. Gender equality awareness and sensitiveness of health personnel and community

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mesude Uluşen

    2015-09-01

    ılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma verilerinin bir arada kullanıldığı “betimsel” araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın iki evreni bulunmaktadır. İlki Kızılcahamam Merkez Sağlık Ocağı bölgesindeki halktan, ikincisi ise aynı bölgede bulunan hastane ve sağlık ocağında görev yapan sağlık personelinden oluşmaktadır. Araştırma için gerekli veriler, birinci evrenden seçilen bir örneklemden ve ikinci evrenden alınan bir çalışma grubundan elde edilmiştir. Araştırma örneklemini oluşturan 362 kişiye, araştırmacı tarafından literatür bilgileri doğrultusunda geliştirilen yarı yapılandırılmış bir anket formu, yüz yüze görüşme tekniği ile Mayıs-Haziran 2008 tarihlerinde uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan 27 sağlık personeline derinlemesine görüşme yöntemi Haziran-Temmuz 2008 tarihlerinde uygulanmıştır. Nicel veriler, SPSS programı ile yüzde, frekans ve ki-kare tekniklerinden yararlanarak, açık uçlu sorular ve görüşme yöntemi ile elde edilen nitel veriler ise, araştırma amaçları doğrultusunda içerik analizine tabi tutularak değerlendirilmiştir. Araştırma sonunda halkın sağlık hizmetlerinden yararlanmasında ve sağlık personelinin hizmet sunumunda hem halktan hem de sağlık personelinden alınan verilere göre cinsiyet ayrımcı yaklaşımların varlığı saptanmıştır. Araştırmada toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık ve şiddetin varlığı ile ilgili çok sayıda nicel ve nitel veriler elde edildi.

  13. Liselerde Madde Bağımlılığı – Mevcut Durum ve Önerilere İlişkin Okul Müdürleri ve Öğretmenlerin Bakış Açıları Opinions of Schoolmaster and Teachers on Drug Addiction – Present Situation and on Advices in Secondary Schools

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yasemin KUBANÇ

    2013-03-01

    bulunan liselerde görev yapan okul yöneticileri ve rehber öğretmenleriyle görüşülmüş ve öğrencilerinin uyuşturucu kullanımına ilişkin bakış açıları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda yöneticilere ve rehber öğretmenlere 10 açık uçlu soru yöneltilmiştir. Verilerin analizi ile elde edilen bulgularda uyuşturucuya başlama nedeninin daha çok ailevi nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Arkadaş grubu, çevre, medya, diğer etkili görülen unsurlar içerisindedir. Okullarda en çok esrar, eroin ve ecstacy kullanılmakta ve öğrenciler uyuşturucu maddeyi, okul dışında ara sokak satıcılarından, internet kafelerden ve okul içinden temin edebilmektedir. Uyuşturucu kullanımı konusunda kız ve erkek öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Çözüm yolları olarak, aile, eğitim ve devlet politikaları önde gelen unsurlar olarak göze çarpmaktadır.

  14. Amasya Taş Kesilme Efsaneleri ve Motifleri Üzerine On Amasya Petrifaction Legends and Motives

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tuğrul BALABAN

    2013-09-01

    alanın efsaneyi kendi bakış, düşünüş ve algılayış biçimlerine göre tanımlamaları farklı yönlerini görmeleri sonucunu doğurmuştur. Bu sebeple efsane tanımları türün belirgin özelliklerinin sıralanması sureti ile yapılabilmektedir. Çünkü efsane aynı anda birden çok şeydir. Özellikle mitolojik kaynaktan beslenen ve oluşum-dönüşüm efsaneleri adı ile anılan şekil değişikliğine bağlı anlatmalar, geçmiş kültürel deneyimlerin bugünkü inanmalara yansımaları olmaları sebebiyle binlerce yıllık bir deneyimi ifade ederler. Bu şekilde ait oldukları toplumun yaşam serüveni içerisinde geçirdiği evreleri ve sahip oldukları değerlerin bugüne etkilerini yansıtırlar. Bu çalışmada, Amasya ilinde maddi izi bulunan ve halk tarafından tanınarak etrafında çeşitli pratikler oluşmuş olan 19 taş kesilme efsanesinin motif yapısının ortaya konulması amaçlanmıştır. Alan/saha araştırması ile "yönlendirilmiş ve yönlendirilmemiş görüşme/mülakat" ve "gözlem" yöntemleri kullanılarak tespit edilen efsanelerin genellikle tarım arazileri dışında ve sarp bölgelerde bulunduğu görülür. Arazi yapısı içerisinde açıklanma hissi ve ihtiyacı uyandıracak şekilde topografik bir farklılık gösterirler. Bu sebeple çoğu zaman benzetme yoluyla anlamlandırılmaya çalışılırlar. Şekil değiştirme efsaneleri içerisinde taş kesilme anlatmaları, bir taşın, kayanın ya da dağın teşekkülünü ve menşeini izah ederler. Bu anlamda bildirme ve açıklama fonksiyonunu yerine getirmiş olurlar. Çalışmada yer alan ve tarafımızdan Amasya ili sınırları içerisinde derlenmiş 19 “taş kesilme efsanesi”nde istenmeyen bir durumdan kurtulmanın çareleri tükendiğinde, düşmana ya da istenilmeyene teslim olmaktansa taşa döndürülmeyi dileyerek, durumdan kurtulma dile getirilmektedir.

  15. Kuva-yi Milliye Müzesindeki Sırp Kralı II. Stefan Uroš Milutin (1282-1321 Dönemine Ait Gümüş Sikke A Silver Coin of Serbian King Stephan Uros II Milutin (1282-1321 from Kuva-yi Milliye Museum

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ceren ÜNAL

    2012-12-01

    bulunmaktadır. Kuva-yi Milliye Müzesi’nde, 2011 ve 2012 yılı Ağustos ayları arasında yapılan çalışmalar sonucu Ortaçağ Sırbistan dönemine tarihlenen bir adet nadir buluntu gümüş sikke tespit edilmiştir.Kuva-yi Milliye Müzesi’ndeki1 Sırp hükümdar II. Stefan Uroš Milutin (1282-1321 iktidarına tarihlenen bir adet gümüş sikke/dinar2, Anadolu’ya ticaret yoluyla girmi�� olmalıdır. Bir grup gümüş Venedik sikkesi ile beraber bulunan Sırp dinarı, dönemin etkin kültürlerinden Bizans İmparatorluğuna ait sanılarak sınıflanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucu 13. yüzyıl sonu Sırp Krallığı dönemine tarihlenen gümüş sikkenin Anadolu’ya girişi ise muhtemelen Venedik ile yapılan ticaretle gerçekleşmiştir. Müzede korunan sikke Doğu ile Batı arasında, özellikle deniz aşırı ticaretin merkezi konumunda olan Anadolu’nun zengin kültürünün yansımasıdır.12. yüzyılda Bizans İmparatorluğunun gücünün zayıflamasıyla, Balkanlarda yaşayan toplumlar arasında bağımsızlık düşüncesi gelişmiştir. 12. yüzyılda kurulan Sırp Krallığı giderek güçlenerek Balkanlarda sınırlarını genişletmiş ve Bizans İmparatorluğu ile Batıdaki devletler arasında denge unsuru olarak önemli bir konuma ulaşmıştır. Sırp Krallığının, Batı’nın Doğu’ya karadan açılan yolu üzerinde olması Batı ile çeşitli ittifak ilişkileri kurmalarında etkindir. Stratejik konumu Bizans İmparatorluğunun da her zaman dostane ilişkiler kurma eğiliminde olmasına neden olmuştur.Dönemin deniz aşırı ticaretteki hakim gücü olan Venedikli tüccarlar kanalıyla Anadolu’ya girmiş olduğu düşünülen gümüş sikke nadir bir buluntudur. Bu nadir gümüş sikke Balkanlar ve Sırbistan’ın tarihi arka planı eşliğinde tanıtılacaktır.

  16. Nâbî'nin Münşeâtında Biyografik Bilgiler Biographical Accounts In Nabi’s Munsheat

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halil İbrahim HAKSEVER

    2013-03-01

    Full Text Available An eminent representative of erudite poetry, Nabi is compiled several prosal and poetic works. Born in Edessa, he had been to Istanbul before living for a long time in Aleppo. He turned back toIstanbul and died there at the age of 70. He has been remembered for afamous and wise poet. Among his works, his Munsheaat, whichincludes monobiographical accounts about his life, is a significant book.His letters mostly written to his friends especially in Aleppo gives usbrief accounts and clues about literary aspects of his personality.Analysis of these letter helps us to have knowledge about his relationswith the bureaucracy elites around him and the civil servants on theone hand; his expectations, his appointments, difficult life conditions helived in. In these letters, there are some remarks about the problemsrelated to official institutions of his time, civil unrest in some regions.There are also mention of some of his appointments, official duties,psychological problems he suffered from, his endeavours to send hisworks to the officials and friends. In this article, using the publishedversion of the Munsheat, we will try to quote and analyze some parts ofthese letters. We will also quote and discuss some passages giving usinformation about Nabi, his ideas and observations. Hikemî şiirin büyük temsilcisi Nabî, manzum mensur birçok eserin sahibidir. Urfa’da başlayan hayatı İstanbul’da devam etmiş, çeşitli memuriyetlerde bulunmuş, uzun yıllar Halep’te yaşamıştır.Uzun gurbet hayatından sonra tekrar İstanbul���a dönmüş, yetmiş yaşını aşmış olarak itibarlı, şöhretli, hikmetli bir şair kimliğiyle hayata veda etmiştir.Yazdığı eserler arasında, hayatına dair kendi kaleminden aktarma bilgiler bulunan Münşeatı önemlidir. Daha çok İstanbul dışında -özellikle Halep’te- iken dost ve tanıdıklarına yazdığı çeşitli konulardaki mektupları, Nabi’nin sosyal ve edebî hayatına dair k

  17. Nabi'nin Şiirlerinde Nostaljik Hususlar In the Nabi's Poems Nostalgic Issues

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gencay ZAVOTÇU

    2012-09-01

    zaferlerle dolu günler geride kalmıştır. Ordu, artık savaş meydanlarından zaferle ayrılamamakta, yönetenlerle yönetilenler arasındaki bağlar zayıflayıp sarsılmakta, insanlar arası ilişkiler bozulup güven azalmakta ve halk giderek yoksullaşmaktadır. Bu ve benzeri olumsuz durumlar aydınları üzmekte, halkın gören gözü, işiten kulağı ve söyleyen dili olan yazar ve şairleri sorun üzerinde düşünüp çözüm aramaya sevk etmektedir. Olumsuz olaylara sahne olan bu yüzyılda aksaklıkları ve yanlış uygulamaları dile getirip eleştiren ve geçmişteki olumlu örneklere atıfta bulunan aydınlardan biri de Nâbî’dir. Nâbî’nin geçmişteki mutlu, huzurlu, sağlıklı ve çeşitli yönlerden hayırla yad olunan yıllara özlem duymasının temelinde yaşadığı dönemin olumlu özelliklere sahip olmaması, iç açıcı bir görünüm arz etmemesi, geçmişi aratacak nitelikte bozukluklar içermesi ve bütün bunların yanında inançlı ve sağlam bir kişiliğe sahip olması etkili olur. Onun şiir ve mesnevilerinde temas ettiği bozuklukların ekseninde insan vardır. Nâbî’nin eserlerinde nostalji kapsamında değerlendirilebilecek hususlara ağırlıklı olarak Hayriyye adlı eserinde değinilir. Nâbî Dîvânı’nda geçmişe özlemi çağrıştıran şiirlerin gitmiş, kalmamış, tükenmiş ve unudulmuş redifli gazeller olduğunu söylemek yanlış olmaz. Diğer bir deyişle, Nâbî Dîvânı’nda nostaljik konuların işlendiği şiirlerin ilk akla gelenleri ve en belirgin olanları gitmiş, kalmamış, tükenmiş ve unudulmuş redifli gazellerdir. Bu gazellerde genel olarak âile, yakın çevre, toplum ve millet düzeyinde geçmişte olan ve yaşanılan zamanda yokluğu hissedilen, özlemi çekilen ve olması istenen ahlâkî ve insânî değerler, görgü kuralları, gelenekler, uygulamalar ve diğer kültür öğelerine çağrışım yapılır.

  18. Celilî’nin Husrev ü Şirin’inin Yeni Bir Nüshası ve Kadın Müstensihi A New Copy of Husrev ü Şirin By Celilî and Its Woman Copyist

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu ATİK

    2013-07-01

    Full Text Available In classical Turkish literature, masnavi poetry has a significant place. Husrev ü Şirin is a popular masnavi in both Turkish and Persian literatures. Husrev ü Şirin is the first masnavi written by Celilî who has works in both types of ghazal and masnavi in 16th century. This masnavi tells the story of Husrev-i Perviz who was one of the Sassanid monarchs and Şirin whose there are different narratives about her in literary sources, there is also a third character named Ferhad. Celilî prefers to construct the story by highlighting the love between Husrev and Şirin. There have been three discovered copy of the masnavi of Celilî; when a copy of Husrev ü Şirin is reconnoitred during the researches for cataloguing of “Millet Yazma Eser Kütüphanesi Türkçe ve Farsça Yazma Eserlerin Yeniden Kataloglanması Projesi” it is revealed that the text is a new copy of Celilî’s work. This copy draws attention by the reason of the fact that it is a new copy of Husrev ü Şirin and also, example of different copying style. Additionally, one of its important feature is that the masnavi is copied by a female copiest named Şerife Kâmile binti Mehmed Ataullah. In this article, firstly some information about Celilî and his works are going to be given and some features are going to be expressed by comparing studies about Husrev ü Şirin and this new discovered copy.The acquired information about the female copyist, Şerife Kâmile binti Mehmed Ataullah is also going to be given. Klasik Türk edebiyatında mesnevi nazım şekli önemli bir yer tutar. 16. yüzyılda hem mesnevi hem de gazel nazım şekliyle şiirler kaleme almış Celilî’nin ilk mesnevisi Husrev ü Şirin’dir. Bu mesnevi, İran ve Türk edebiyatında sevilen bir mesnevidir. Sasani hükümdarlarından Husrev-i Perviz ve kaynaklarda hakkında farklı rivayetler bulunan Şirin’in aşk hikâyesinin anlatıldığı bu mesnevide üçüncü bir kahraman olarak Ferhad da vard

  19. Evli erkeklerde eşlerine yönelik şiddet ve ilişkili etmenler/Spouse violence and related factors in married men

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Türkan Günay

    2012-12-01

    Full Text Available Amaç: Araştırmanın amacı 25-49 yaş arası evli erkeklerde eşlerine yönelik şiddet uygulama durumunun, türlerinin ve etkileyen etmenlerin belirlenmesidir. Yöntem: Kesitsel tipteki çalışmanın evreni, İzmir’in Konak İlçesi’nde bulunan Esentepe Sağlık Ocağı Bölgesi’nde yaşayan 25-49 yaş arası 2615 evli erkektir. Sistematik örnekleme yöntemi ile seçilen 254 kişiye ulaşılmıştır. Bağımlı değişken olan şiddet varlığı “Yeniden Gözden Geçirilen Çatışma Taktikleri Ölçeği” (The Revised Conflict Tactics Scales=CTS 2 ile belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler erkeğe ve eşine ilişkin sosyodemografik değişkenler, evliliğe ve aileye, sağlık durumuna, cinsel yaşama ilişkin özelliklerdir. Veri t Testi, Ki-kare, Lojistik Regresyon Analizi ile çözümlenmiştir. Bulgular: Eşe yönelik psikolojik şiddet sıklığı %93, fiziksel şiddet %37.5, ekonomik şiddet %34.4, cinsel şiddet %3.9 olarak saptanmıştır. Psikolojik şiddete maruziyet, ortaokul ve üzeri öğrenimli kadınlarda anlamlı olarak daha fazladır. Erkeklerin işsiz olması ya da düzensiz işlerde çalışması, haftada birkaç kez ya da her gün alkol kullanması, istenmeyen gebelik varlığı, kadının 25-34 yaş grubunda olması fiziksel şiddette belirleyici etmenler olarak saptanmıştır. Sonuç: Eşleri tarafından kadına yönelik olarak uygulanan psikolojik şiddet sıklığı beklenenden çok yüksek bulunmuştur. Üç erkekten biri ekonomik ve fiziksel şiddet uygulamaktadır. Cinsel şiddet düşük saptanmasına karşın sorunun daha büyük boyutlarda olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile içi şiddet, toplumsal cinsiyet, kadın sağlığı Spouse violence and related factors in married men Objective:The purpose of this study is to examine the presence, patterns and related factors of spouse violence among 25-49 years old men. Methods: The cross-sectional study was conducted in the

  20. Evli erkeklerde eşlerine yönelik şiddet ve ilişkili etmenler

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Guljan Dönmez

    2012-12-01

    Full Text Available

    Amaç: Araştırmanın amacı 25-49 yaş arası evli erkeklerde eşlerine yönelik şiddet uygulama durumunun, türlerinin ve etkileyen etmenlerin belirlenmesidir. Yöntem: Kesitsel tipteki çalışmanın evreni, İzmir’in Konak İlçesi’nde bulunan Esentepe Sağlık Ocağı Bölgesi’nde yaşayan 25-49 yaş arası 2615 evli erkektir. Sistematik örnekleme yöntemi ile seçilen 254 kişiye ulaşılmıştır. Bağımlı değişken olan şiddet varlığı “Yeniden Gözden Geçirilen Çatışma Taktikleri Ölçeği” (The Revised Conflict Tactics Scales=CTS 2 ile belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler erkeğe ve eşine ilişkin sosyodemografik değişkenler, evliliğe ve aileye, sağlık durumuna, cinsel yaşama ilişkin özelliklerdir. Veri t Testi, Ki-kare, Lojistik Regresyon Analizi ile çözümlenmiştir. Bulgular: Eşe yönelik psikolojik şiddet sıklığı %93, fiziksel şiddet %37.5, ekonomik şiddet %34.4, cinsel şiddet %3.9 olarak saptanmıştır. Psikolojik şiddete maruziyet, ortaokul ve üzeri öğrenimli kadınlarda anlamlı olarak daha fazladır. Erkeklerin işsiz olması ya da düzensiz işlerde çalışması, haftada birkaç kez ya da her gün alkol kullanması, istenmeyen gebelik varlığı, kadının 25-34 yaş grubunda olması fiziksel şiddette belirleyici etmenler olarak saptanmıştır. Sonuç: Eşleri tarafından kadına yönelik olarak uygulanan psikolojik şiddet sıklığı beklenenden çok yüksek bulunmuştur. Üç erkekten biri ekonomik ve fiziksel şiddet uygulamaktadır. Cinsel şiddet düşük saptanmasına karşın sorunun daha büyük boyutlarda olabileceği düşünülmektedir.

    Anahtar Kelimeler: Aile içi şiddet, toplumsal cinsiyet, kadın sağlığı

    Spouse violence and related factors in married men

  1. Samiha Ayverdi’nin “Batmayan Gün” Romanında Kadın Kimliği Üzerine Bir İnceleme A Research on Woman Identity in Samiha Ayverdi’s Novel “Unsunken Day”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa Sıddık KARAGÖZ

    2012-09-01

    ören Ayverdi, bu tutumundan hiçbir zaman vazgeçmemiştir. O, kadın romancılarda aşk rüzgârlarının popülerliğini koruduğu zamanlarda bile, bu rüzgârlara kapılmamış, memleket meselelerini, gençliğin, toplumun sorunlarını ve bunlarla ilgili yapılması gerekenleri ele alma farklılığını göstermiştir. Yazar, bütün bu meseleler için çıkış yolu ararken çoğu zaman, kadını çözümün merkezinde görmüştür. Milletin terakki edebilmesi için kadının yüklenmesi gereken vazifelerle ilgili, okuyucularına tavsiyelerde bulunan Samiha Ayverdi yeni nesli yetiştirecek olan kadının öncelikle manevi hayatının sağlamlaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekmiştir. Ayverdi’de tasavvuf, onun hayatının her alanını kuşatacak kadar büyük yer teşkil eder. Ümm-i Ken’an Dergahının Şeyhi Kenan Rıfâî ile tanıştıktan sonra, hayatına Rıfailik’in öğretileri doğrultusunda yön veren Ayverdi’nin manevi dünyasındaki bu değişim eserlerine de yansımıştır. “Batmayan Gün”, onun tasavvuf anlayışını ortaya koyan ilk romanlarından olması bakımından önemlidir. Tasavvufun bir kadın kahramanın “arayış” serencamı üzerinden ele alınması ise eseri “kadın kimliği” bakımından incelemeyi değerli kılmaktadır. “Batmayan Gün”de kadın; “entelektüel, mutasavvıf, sade dümdüz, temiz, zavallı, gösteriş düşkünü” gibi tanımlamalarla okuyucu karşısına çıkarılmaktadır. Yazar, kadının söz konusu bu kimliklerinden özellikle “mutasavvıf kadın”ı öne çıkarmış, ona entelektüel nitelikler de yükleyerek, okuyucusuna bir bakıma bu kadın kimliğini benimsemesi telkininde bulunmuştur. Bu telkine, Cumhuriyet’in yeni neslinin yetiştirilmesi adına, Ayverdi tarafından Cumhuriyet rejimine sunulmuş önemli bir öneri olarak da bakılabilir.

  2. Niğde Kültürünün Sesi: Niğde Türküleri The Voice Of Nigde Culture: Nigde Folk Songs

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Timur VURAL

    2013-03-01

    ürünüolmuşlardır.Türküler ritmik ve melodik yapı analizi, ses alanı tespiti gibi pekçok incelemeye konu olabileceği gibi, konuları, hikâyeleri açısından dageniş bir araştırma alanıdır. Türkülerde adı geçen motifler, gelişigüzelolmayan, bazı çağrışımları, özel anlamları bulunan öğelerdir. Motif vesemboller, ait oldukları bütün hakkında önemli ipuçları sunarlar. Buanlamda söz konusu motiflerin ve sembollerin saptanması veyorumlanması büyük önem arz eder.İç Anadolu türküleri, Orta Asya bozkırlarında tınlayan kopuzlarınsadeliğini taşımaktadır. Bu türküler, Anadolu insanının sade ve temizduygularını en güzel şekilde dile getiren kültür unsurlarıdır. Niğdeyöresine ait türküler de birbirinden güzel örnekleriyle, müzikal vesosyolojik araştırmalara konu olacak değerli ürünlerdir. Bu eserlerdekiTürk kültürüne ait önemli motif ve sembollerin sergilenmesi buaraştırmaya ayrı bir önem katmaktadır.Betimsel karakter taşıyan bu araştırma, TRT repertuarı ve türküalbümlerinden 155 Niğde türküsü üzerinde yapılmıştır. Çalışmadaöncelikle Niğde yöresine ait bu türkülerin konuları sınıflandırılmış,türkülerin içerdiği motifler ve semboller belirlenmiş, Niğde kültürününtürkülere yansıyışı işlenmiştir.

  3. Türkçede Ön Seste Y Initial Phonem Y In Turkish

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sertan ALİBEKİROĞLU

    2013-03-01

    Full Text Available The Turkish language, which has an ancient history, is spread to a wide geography in the old continents. In classification of Turkish, Turcologists use different measures because this spread and natural qualifier of languages which is being alive are the main reasons that Turkish to branch into many dialects and accents. Studies ofTurcologists who use dialect for the classification of Turkish show thatthere are equivalences between West and East branches of theFirst/Proto Turkish on “l-ş”, “r-z” in internal and final phoneme; andon y-s/ş in initial phonemes. Between the Ancient and ModernTurkish, there emerged-especially base on time and place-manyphoneme evaluations and formed phoneme equivalences betweendialects. These equivalences allow us to understand current situationof the language and have information for the future while they shedlight evaluation of Turkish in its long historical journey. This studyaims to show the changes of the initial phoneme y which is used inclassification based on dialects. These changes will be shown byfirstly, determining if during the First Turkish, there were theconsonant primarily “y-” in initial phonemes of words, anddetermining the position of “y-” before the written era of Turkish; andsecondly, presenting the positions of initial phoneme y- during thewritten era of Turkish. Following these motivations, the study onlyconsiders the initial phoneme “y-” and does not include the changes ininternal and final phonemes. Kökleri çok eski tarihlere uzanan Türkçe, eski kıtalar üzerinde çok geniş coğrafyalara yayılmıştır. Bu coğrafyalara yayılım ve dilin doğasında bulunan canlı bir varlık olma vasfının Türkçenin çok çeşitli lehçe ve şivelere ayrılarak dallanmasının ana sebeplerini oluşturması, Türkologların, Türkçeyi tasnif ederken değişik ölçüler kullanmalarına neden olmuştur. Coğrafya, boy adları ve lehçe özelliklerine göre tasnif edilmeye

  4. İlköğretim 6. Sınıf Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları, Kütüphane Kullanma Sıklıkları Ve Okumaya Yönelik Tutumlarının İncelenmesi The Examination Of Reading Habits, Frequency To Use Library And Attitudes Towards Reading Of 6th Grade Primary School Students

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kadir Kaan BÜYÜKİKİZ

    2012-12-01

    ınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları, kütüphane kullanma sıklıkları ve okumaya yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Hatay ili merkez Antakya ilçesinde öğrenim gören ilköğretim 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Evreni temsilen farklı sosyoekonomik çevrelerde bulunan 5 ilköğretim okulundan 403 öğrenci araştırma örneklemine alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar kız öğrencilerin okumaya yönelik tutumlarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca sosyoekonomik çevrenin okumaya yönelik tutum üzerindeki etkisinin istatiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuçları örneklem grubunda yer alan öğrencilerin okuma için yeterli zaman ayırmaya çalıştıklarını göstermektedir. Ayrıca okumaya yönelik tutum ile kitap okumaya zaman ayırma arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, örneklem grubundaki öğrencilerin beşte ikisinin "orta düzeyde okuyucu", beşte ikisinin "çok okuyan okuyucu" olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Az okuyan okuyucular ise %14,6’lık bir orana sahiptir. Çalışmada ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin büyük oranda (%84,9 sınıf/okul kitaplıklarını kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ancak öğrencilerin büyük bölümünün halk kütüphanesi üyesi olmadığı, yaklaşık üçte ikilik bir oranla da halk kütüphanelerini hiç kullanmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

  5. Sakarya İlinde gerçekleşen intihar girişimi vakalarının değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    M. Fatih Önsüz

    2012-12-01

    Full Text Available

    Amaç: Bu araştırmada 2009-2010 yılları arasında Sakarya’da hastanelerin acil servisine intihar girişimi nedeniyle başvuran vakaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma Ocak 2009 ve Aralık 2010 tarihleri arasında Sakarya’da bulunan tüm devlet ve özel hastanelerin acil servislerine intihar girişimi nedeniyle başvuran hastaların (n=1566 verileri incelenerek gerçekleştirilmiştir. Bulgular: İki yıl için 15 yaş ve üzeri kaba intihar girişim hızı kadın ve erkeklerde sırasıyla 100000 nüfusta 191.98 ve 51.88’dir. Toplam 1566 vakanın 1236 (%78.9’sı kadın, 330 (%21.1’u erkektir ve çoğu 15-24 yaş grubundadır. Hem kadınlarda ve hem de erkeklerde en sık başvurulan intihar şekli ise ilaç ve toksik madde kullanımı idi ve sıklık erkek ve kadınlarda sırasıyla %93.8, %96.8 idi. Tekrarlanan intihar girişim sıklığı kadınlarda %17.2 ve erkeklerde %13.9 bulunmuştur. Sonuç: Bu araştırmada intihar girişim sıklığı kadınlarda erkeklerden daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca tekrarlayan intihar girişimi sıklığı araştırma grubunda topluma göre çok yüksek bulunmuştur. İntihar girişimlerini önlemek için risk faktörlerinin ve çözüm yollarının belirlenmesine yönelik topluma dayalı analitik ve müdahale epidemiyolojik araştırmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.

    Anahtar Kelimeler: İntihar girişimi, sıklık, tekrarlayan intihar girişimi

    Evaluation of suicide attempts in Sakarya

    Objective: The objectives of this study were to evaluate the general characteristics, the methods that were used and the causes of suicide attempts for the years of 2009-2010 in Sakarya. Methods: The data were gathered from emergency rooms of all public and private hospitals by

  6. Çürük prevalansındaki yaklaşımlar ve karyogram konsepti

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adil Nalcaci

    2011-09-01

    Full Text Available

    ÖZET

    Toplumlardaki ağız sağlığını belirleyebilmek için çeşitli indeks sistemleri kullanılmaktadır. Toplumdaki diş çürüğü ölçümü ve karşılaştırılması için en yaygın olarak DMFT ve DMFS indeks sistemleri kullanılmaktadır. Bu sistemler Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilmesine rağmen, DMFT ortalama değerlerinin farklı dağılımları, kimi popülasyonlarda kontrol altında olan ama kiminde hala birçok çürük bulunan bireyleri, doğru bir şekilde yansıtamamaktadır.  Yeni bir indeks önerisi ile uzmanların basit ve açık bir indeksden yararlanması, bununla beraber sağlık otoriteleri, profesyonel olmayan kişilerin de bu uygulamayı kullanabilmesi için Significant Caries Index popülasyonlardaki en yüksek çürük skoruna sahip olan bireylere dikkati çekmek üzere oluşturulmuştur.

    Çürük gelişimine yatkın insanları belirlemek ve bu bireylerde hastalığı durdurmak için koruyucu ve uygun tedavi edici hizmeti sağlamak, çürük riskini ve bakteri diyet ve konak cevabı arasındaki ilişkiyi görsel olarak göstermek için Karyogram geliştirilmiştir. Karyogram, bireye sorulan çeşitli sorularla beraber gelecekteki çürük riskini ortaya koyan bir bilgisayar programı ile çürüğe sebep olan birçok faktörü basit bir şekilde yansıttığı için eğitimsel amaçla kullanılabileceği gibi sağlık personeli olmayan bir araştırmacı tarafından da uygulanabilmektedir.

    Bu makalenin amacı çürük prevalansını hesaplamak için kullanılan indeksleri ve karyogramı ayrıntılı bir şekilde incelemektir.

    Anahtar kelimeler: DMFT, DMFS, Significant Caries Index, karyogram, çürük prevalans

  7. Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerin Konuşma Kaygılarının Değerlendirilmesi An Evaluation of Speaking Anxiety for Learners of Turkish as A Foreign Language

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muhammed Eyyüp SALLABAŞ

    2012-09-01

    şısındakilere sözlü olarak aktarmasına konuşma denmektedir. Konuşma dilin anlatma boyutu içinde yer almakta ve kendini ifade etmenin temel aracını oluşturmaktadır. Sözlü anlatım hem toplum için hem de bir beceri olarak dil eğitiminde önemli bir yere sahiptir. Hakkında en az çalışılan konuşma becerisinin yabancılara Türkçe öğretimi alanında da çalışılması oldukça önemlidir. Bu çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin Türkçe konuşmaya yönelik kaygıları belirlenmeye ve çeşitli değişkenler bakımından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi Taksim Şubesinde öğrenim gören C Seviyesinde (Yüksek Türkçe bulunan 68 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya temel teşkil eden veriler, Özdemir tarafından geliştirilen “Konuşma Kaygısı Ölçeği” ve “Kişisel Bilgi Formu” aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda toplanan veriler, verilerin özelliklerine uygun analiz teknikleri ve SPSS - 16.0 programı kullanılarak çözümlenmiş; bulgular, tablolar hâlinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin iki değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için verilere t testi uygulanmıştır. Elde edilen değerlerin ikiden fazla değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA kullanılmıştır. Çalışmada, Türkçenin zor bir dil olmadığını düşünenlerin zor olduğunu düşünenlere göre anlamlı düzeyde kaygı düzeylerinin düşük olduğu, diğer değişkenlerin anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir.

  8. Arnavutluk’taki Osmanlı Dönemi Mimarisinde İstanbul Tasvirli Duvar Resimleri İstanbul Depiction Mural Paintings in Architecture of Ottoman Period in Albania

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Metin UÇAR

    2013-09-01

    öre değerlendirilmiştir. Ayrıca, resimlerdeki üslup özellikleri ve dönemin etkileri irdelenerek, teknik ve düzenleme açısından analiz edilerek, Anadolu’daki çağdaşlarıyla karşılaştırılmaya çalışılmıştır.Osmanlı İmparatorluğu’nda XVIII. yüzyıl ortalarından itibaren başkent İstanbul ve Anadolu’daki dini ve sivil mimaride uygulanmaya başlayan duvar resimleri Arnavutluk’taki yapıların duvar yüzeylerinde de görülmeye başlar. Günümüzde çok az sayıdaki yapıda örnekleri kalmış olan duvar resimleri, yapıların iç ve dış duvar yüzeylerindeki madalyonlar, panolar, kuşaklar ve çerçevelerin içlerinde yer almaktadır. Resimlerde ele alınan konular, ağırlıklı olarak natürmort, manzara ve kent tasvirlerinden oluşmaktadır. Konu olarak seçilen kent tasvirleri içerisinde İstanbul, dönemin başkenti olması nedeniyle öncelikli bir yer teşkil eder. Genellikle hayali olarak ele alınan İstanbul tasvirleri, Akçahisar (Kruje Toptaniler Konağı, Berat Bekarlar Camii, Berat Cako (Xhaxhi Qako Evi, ve Görice (Korçe Mirahor İlyas Bey Camii duvar yüzeylerinde yer almaktadır.Konusu İstanbul olan ve günümüzde farklı ülke toprakları içerisinde kalan duvar resimleri, bölgedeki yerel sanatçılar tarafından yapılmış olmasına rağmen özellikle Ege ve Marmara bölgesinde bulunan çağdaşları ile teknik, üslup ve düzen açısından büyük benzerlikler gösterir.

  9. Arnavutluk Devlet Kütüphanesindeki (Biblioteka Kombëtare Türkçe Yazma Mecmualar Turkish mecmuas manuscripts in Albanian National Library

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bünyamin ÇAĞLAYAN

    2013-03-01

    ılan seferlerin seyir defteri durumundadır. Mecmua düzenleyen zatlar adeta uğradığı her limandan o bölgenin özelliklerini yansıtan hediyelikler alan bir gezgin gibidirler. Bu eserler incelendikleri zaman günümüzde antika değeri taşıyan yadigarlarını bizlere takdim ederler. Bir eser meydana getirecek imkanı bulamamış veya eseri kaybolmuş bir şaire mecmualarda rastlayabiliriz. Bilinen şairlerin hangi coğrafyalarda tanınıp okunduğu, mecmua hazırlayan kişinin edebi zevki ve bir şairin kimlerden etkilendiği veya kimleri etkilediği gibi edebi meselelere cevaplar arandığında başvurulması gereken kaynakların başında mecmualar gelir.Türk edebiyatı ve özellikle klasik şiir açısından değerli olan mecmualar, yazıldıkları dönemlere de birçok yönden ışık tutarlar. Genel olarak edebiyat araştırmalarına yardımcı olmakla beraber, yazıldıkları dönemle ilgili tarihi ve toplumsal olaylar hakkında yazılar içermesi yönüyle tarih, toplum ve halk bilimi açısından da önemli kaynaklardır.Bu çalışmamızda Tiran’da bulunan Biblioteka Kombëtare’deki Türkçe yazma mecmualar ele alınacaktır. Mecmua ve türleri hakkında kısa bilgi verildikten sonra incelediğimiz yazma mecmualar tanıtılacaktır. Bu eserler öncelikle genel özellikleri bakımından sonra içerik yönüyle değerlendirilecektir. Makalenin son kısmında ise incelediğimiz on adet yazmanın katalog bilgileri verilecektir.

  10. Bâbürnâme'deki Bazı Cümle Yapıları Üzerine Some Sentences Structure In Bâbürnâme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan Rüştü KARABEYOĞLU

    2012-12-01

    eşitli anlam ilişkilerinin kurulmasını sağlayan ammâ, bâvücûd, çü, çün, çün kim, egerçi, gerçi, herçi, her neçe, ne, neçük, neçükin, neçete, neçete kim, neteg, kaçan, kaçan kim, kaltı, kim, ki, takı, tâ, tâ ki, vâkıa, vaktâ ki, vakt-î, velî, zîrâ gibi cümle başı edatlarının kullanımı çerçevesinde Eski Türkçe, Orta Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi ve Çağatay dönemi ekseninde Türk dilinin cümle yapıları irdelenerek tahlil ve tanımlanmaya çalışılır.Bu yazıda ise, Türkçenin tarihî dönemlerinden birini oluşturan Çağatay Türkçesinin nesir sahasındaki örneklerinden Bâbürnâme’de karşılaşılan ve cümle bağlayıcıları olarak görev yapan egerçi-velî, bâvücûd, her néçe, néçük (kim gibi cümle başı edatlarıyla kurulu ve aralarında karşıtlama anlam ilişkileri bulunan cümle yapıları üzerinde durulacak, böylece yukarıda anılan çalışmalara hem Çağatay sahası hem de üslup çalışması yönüyle katkıda bulunulmaya çalışılacaktır.

  11. Siirt Halk Kültürünün Şifa Dağıtıcıları: Kutsal Sular Healing Distributors of Siirt Folk Culture: Holy Waters

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Rezan KARAKAŞ

    2012-12-01

    ınlarında yer almakta; bir şeyhe yahut din büyüğüne yönelik anlatılarla kutsiyet kazanmaktadır. “Yeşil su” adı verilen şifalı suyla ilgili anlatı, bir din âlimi olan İsmail Fakirullah’ın dinî kişiliği etrafında şekillenirken, Şeyh Arap Ziyareti’nde yararlanılan su ise “şeyh”lik mertebesindeki bir zatla anılmaktadır. “Tuzlu su” anlatısında ise suya kutsallık kazandıran bir kadın evliyadan bahsedilmektedir.Şeyhü’l Hazin, Şeyh Halef, Şeyhü’s Sibre, Şeyhü’l Horani, Şeyh Cerrah, Şeyh Termo ve Şeyh Münkedir türbelerindeki kuyuların suları, gerek içilerek gerekse banyo yapılarak, çeşitli hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılmaktadır. Türbe veya camide bulunan kuyu suyu ile yıkanma ritüeli, ilk kozmik eylemin tekrarından başka bir şey değildir. Bu sularla banyo yapmak veya o sulara temas etmek, onları içmek insanoğlunun suyla buluşmasını sağlayacak ve insanoğlu adeta yeniden doğacak veya doğuracaktır. Siirt halk kültüründe tespit ettiğimiz “su”ya dayalı ritüeller, İslamî bir kisveye bürünmüş ve eren kültüyle birleşerek işlevselliğini sürdürmüştür.Birçok mitolojik sistemde evrenin yaratılışında başrolü üstlenen, doğuşun ve yaşamın simgesi olan su, Siirt yöresi halk kültüründe başta çocuk sahibi olmak ve hastalıklardan kurtulmak olmak üzere hemen her derdin devası olarak görülmekte, yukarıda adı geçen türbeler, şifa arayıcıların uğrak yeri olmaya devam etmektedir.

  12. THE EFFECT OF 4+1 PLANNED WRITING AND EVALUATION MODEL TO DEVELOP THE ATTITUDES OF PRESERVICE TEACHERS AS TO WRITTEN EXPRESSION AND THEIR WRITING SKILLS 4+1 PLANLI YAZMA VE DEĞERLENDİRME MODELİNİN ÖĞRETMEN ADAYLARININ YAZILI ANLATIM TUTUMLARINI VE YAZMA BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEYE ETKİSİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halit KARATAY

    2011-09-01

    ında yazılı anlatım derslerine yer verilir. Bu derslerde yapılan yazılı anlatım etkinliklerinde genellikle öğrencilere yazma ürünlerinin niteliği ile ilgili yeteri kadar dönüt verilmez ve yazma süreci belli aralıklarla öğretmenler tarafından gözden geçirilerek öğrencilere dönüt verilmediği için doğrusal ilerler. Bu geleneksel yazma eğitimi anlayışında öğrencilerin yazma ürünlerinin şekilsel özellikleri; yazının okunaklığı yazım ve noktalama kurallarının doğru kullanılıp kullanılmadığı önemlidir. Oysa iyi bir yazma ürünü ortaya koymak iyi tasarlanmış, belli aralıklarla izlenerek yönlendirilmiş bir yazma süreci ile elde edilebilir. Sürece dayalı yazma eğitimi çalışmalarında öğretmenler, öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini geliştirmek için yazma sürecinin belli aşamalarında yazılarının gelişimleri hakkında onlara dönütler verir. Yazma sürecinin bir aşamasını tamamlamadan diğer aşamaya geçmelerine izin vermez, nerede, neyi, eksik yaptıklarını göstererek yazma süreci hakkında bilişsel farkındalık edinmelerini sağlar. Bu araştırmada, hazırlık, plan, düzenleme, düzeltme ve yayınlama aşamalarını içeren sürece dayalı 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modelinin öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini ve yazılı anlatıma karşı tutumlarını geliştirmeye etkisi incelenmiştir. Çalışma ön test-son test kontrol gruplu deneysel modelde desenlenmiştir. Batı Karadeniz’de bulunan iki üniversitenin Türkçe öğretmenliği 1. sınıfları araştırmada örneklem alınmıştır. Sürece dayalı 12 haftalık deneysel uygulama sonunda 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modelinin öğretmen adaylarının hem yazılı anlatım becerilerini hem de yazılı anlatıma karşı tutumlarını anlamlı düzeyde geliştirdiği belirlenmiştir.

  13. Relevance of components of Investment Model and some variables in close relationships with high and low self-monitoringYakın ilişkilerde Yatırım Modeli unsurlarının ve bazı değişkenlerin yüksek ve düşük izlenim ayarlamacılığı ile ilgisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hanzade Aslan Yılmaz

    2015-10-01

    da evli olmayan bir romantik ilişkisi bulunan 472 kişiye kişisel bilgi formu, Kendini Ayarlama Ölçeği (Bacanlı, 1990; Snyder, 1974 ve İlişki İstikrarı Ölçeği (Büyükşahin, Hasta ve Hovardaoğlu, 2005; Rusbult, Martz ve Agnew,1998 uygulanmıştır. Yapılan lojistik regresyon analizi ile araştırma kapsamında ele alınan ve yakın ilişkilerle ilgili değişkenlerin ve Yatırım Modeli unsurlarının yüksek ya da düşük izlenim ayarlamacılığı gruplarından herhangi biriyle ilgili olup olmadığı test edilmiştir. Analiz sonucunda seçeneklerin niteliğini değerlendirme (pozitif olarak ve ilişkide sorun yaşama  (negatif olarak değişkenlerinin yüksek izlenim ayarlamacılığı ile ilgili olduğu bulunmuştur. Sonuçlar kuramsal yaklaşımlar çerçevesinde tartışılmıştır.

  14. Kent Modelleri ve Sürdürülebilir Kent Yönetimi Models of the City and the Sustainable Urban Management

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin DURGUTER

    2012-09-01

    ından itibaren ekonomik, sosyal, politik etmenlerden dolayı etkilenmiş ve değişime uğramıştır. Günümüz bilgi ve enformasyon çağında ise kentler; insanoğluna yetersiz gelmekte, ihtiyaçlarını ve güvenliğini sağlayamamaktadır. Kentlerin geçmiş nesillerden devralınıp, bugünkü sakinlerine kaliteli bir yaşam tarzı sunmaları ve gelecek nesillere de kullanılabilir şekilde teslim edilmesi önem arzetmektedir. Bu ise kentlerin inşasının ve yönetiminin insan ve çevre odaklı olmak üzere köklü değişim ve dönüşümünü gerektirir. Mevcut bulunan şehirler insanların gündelik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalmaktadır. Her şeyin insanın kaliteli bir yaşam sürmesi için kurgulandığı günümüz dünyasında kent şekilleri de değişmektedir. Bu durum ise gelişen ve dönüşen dünyamızda yeni şehir anlayışları ve modelleri ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve enformasyon çağının gereklerine uygun ve ihtiyaçlarını karşılayan yeni kent modelleri geliştirmiştir. Varolan kentler ya ihtiyaca cevap verememekte, ya eskimekte ya da insanların hayatını kargaşaya sürüklemektedir. Kentler dönüşüm projeleriyle yaşanabilir mekanlar haline getirilmeye, kaliteli bir yaşam imkanı verebilecek duruma getirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’ de belediyelerin büyük bir bölümü küçük ölçekli ve kırsal karakterlidir. Bu yerleşim birimlerinin kırsal özelliklerinden kurtulamadığı, dolayısıyla her belediye biriminin gerçek anlamda “kent” olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. Sürdürülebilir kent yönetimi açısından Belediye yönetimlerinin, Sivil Toplum Kuruluşları aracılığı ile kent insanını karar sürecine katmaları hem katılımcılık ilkesinin gerçekleşmesine, hem de doğru kararlar alma şansına sahip olunmasına katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte yönetimler, alınan kararların uygulanması aşamasında gerekli destekleri daha başlangıçta elde etme

  15. Tanzimat'tan II. Meşrutiyet'e Hüdâvendigâr Vilayetinde Karayolu Yapım Çalışmaları From Tanzimat Period To The Second Constitutionalist Hüdâvendigâr City Highway Construction Works

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emrah ÇETİN

    2013-09-01

    zellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren karayolu meselesine büyük önem verilmiş ve yıllardır ihmal edilen karayollarının ıslahı için çalışmalar başlatılmıştı. Devlet, hazırlattığı projelerle yeni yollar inşa etmeye, eski yolları tamir etmeye çalışmış, bunlarla ilgili birçok nizamname yayımlamıştı.Tanzimat’ın ardından İmparatorluğun karayolu serüveni İmar Meclisleri’nin çabalarıyla başlamıştı. İmar meclisleri oluşturulurken ulaşıma öncelik verilmesi şart koşulmuş, bu meclislere öncelikli görev olarak bölgelerinde yapılacak yolların tespit edilmesi vazifesi verilmişti. İlk iş olarak 1848’de Karadeniz’i Orta Anadolu üzerinden Arabistan’a bağlamak için Trabzon-Bağdat arasında şose yolu yapılması kararlaştırılmıştı. Ancak bunun için hazinede yeterli kaynak bulunamadığı gerekçesiyle bu girişim ertelenmişti. Bu arada yine İmar Meclisleri’nin çabalarıyla Trabzon-Erzurum ve Bursa-Gemlik arasında yol yapım çalışmaları başlatılmıştı. Bu amaçla yapılan çalışmalar yeterli kaynak bulunamaması ve gereken ilginin gösterilmemesi yüzünden yarım bırakılmıştı.Hüdâvendigâr vilayeti yol yapım ve onarım meselesinde en çok önem verilen vilayetlerden birisi idi. Zira Anadolu Sağ Kol Güzergâhı yollarının önemli bir kısmı Hüdâvendigâr vilayeti sınırları içerisinden geçtiğinden her dönemde vilayet yollarının yapım ve onarımına dikkat edilmişti. Ayrıca İstanbul'un iaşesinin temininde Hüdâvendigâr vilayeti oldukça önemli bir yer teşkil ettiğinden vilayetin yollarının yapımı ve düzenli olarak onarımı gerçekleştirilmeye çalışılıyordu. Bu çalışmada Tanzimat'tan II. Meşrutiyet dönemine kadar geçen sürede vilayet dâhilinde bulunan mevcut yollar ortaya konulurken, yapılan yeni yollar ve tamirat işleri ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılacaktır.

  16. Parent's knowledge, attitudes and behaviours about using child car safety seat: example of ZonguldakÇocuk oto güvenlik koltuğu kullanımı konusunda ebeveynlerin bilgi, tutum ve davranışları: Zonguldak örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Meltem Kürtüncü

    2013-09-01

    çekleştirilmiştir. Yöntem: Veriler 13 Şubat-30 Haziran 2012 tarihleri arasında toplanmıştır. Çalışma grubunu Zonguldak’ta bulunan Mithat Paşa Aile Sağlığı Merkezi, Çatalağzı Aile Sağlığı Merkezi ve Kilimli Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran aileler oluşturmaktadır. Bu çalışmaya otomobili olan, 0-9 yaş çocukları olan aileler alınmıştır. Bedensel ve zihinsel özrü olan ve prematüre çocukları olan anne ve babalar çalışma dışı bırakılmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında koltuk kullanma ile ebeveynlerin eğitim düzeyi ve çocuk sayısı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Oto koltuğu hakkında bilgisi olmadan kullanan ailelerin fazlalılığı (%55 dikkat çekicidir. Sonuç: Bu konuda anne-babaları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek için tüm sağlık çalışanlarına ve basın yayın kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir.

  17. Ortaokul Öğrencilerinin Bilgiye Erişim Aracı Olarak İnternete Yaklaşımları: Betimleyici Bir Çalışma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halise Şerefoğlu Henkoğlu

    2015-01-01

    Full Text Available Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin bilgi kaynağı olarak internete yaklaşımlarının, bilgi arama sürecinde internetin sunduğu üstünlüklere ilişkin düşüncelerinin, internet ortamında bilgi ararken karşılaştıkları problemlerin ve elde ettikleri bilgiyi kullanma sürecinde kaynak gösterme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiş nitel bir çalışmadır. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için ortaokul beşinci ve altıncı sınıf öğrencileri seçilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği ortaokulda öğrenim gören öğrencilerden çalışmaya katılmayı kabul eden 165 öğrenciye 10 adet açık uçlu sorudan oluşan bir form uygulanmış ve elde edilen veriler içerik analizi tekniğinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; öğrencilerin interneti bir bilgi kaynağı olarak nasıl değerlendirdikleri, bilgiye erişiminde internetin sunduğu üstünlükler ve karşılaşılan problemler, öğrencilerin bilgi arama sürecinde internette tercih ettikleri öncelikli kaynaklar ve öğrencilerin kaynak gösterme özellikleri ve kaynak gösterme konusundaki farkındalıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular öğrencilerin bilgiye erişimde interneti öncelikli olarak tercih ettiklerini; interneti kolay ulaşılabilen, bilgiye daha hızlı ve rahat bir şekilde erişim olanağı sağlayan ve aranan her türlü bilginin bulunabileceği bir ortam olarak algıladıklarını; internetin sunduğu üstünlüklerin yanı sıra bilgiye erişimde bireyden ve ortamdan kaynaklanan birtakım problemleri de beraberinde getirdiğini ve öğrencilerin internetten bulunan bilgileri ödevlerinde kullanırken kaynak belirtme konusunda yeterli bilince sahip olmadıklarını ortaya koymaktadır.Anahtar Sözcükler: İnternet, bilgi arama, bilgi okuryazarlığı, ortaokul öğrencileri, arama motoruApproaches of Middle School Students to Internet as an

  18. San Remo Konferansı’nda İngiltere’nin Ermeni Politikası (18-26 Nisan 1920 Britain’s Armenian Policy on San Remo Conference (18-26 April 1920

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Evren KÜÇÜK

    2012-09-01

    Ahoranian Osmanlı Devleti’nden toprak talebinde bulunmaya devam etmişlerdir. Bu taleplerin gerçekleşmesi için Ermeni varlığını koruyacak, geliştirecek ve finanse edecek bir gücün mandaterliğine ihtiyaç vardı. Bu durum konferans esnasında İngiltere’nin de diplomatik manevralar gerçekleştirmesine yol açmıştır. Özellikle İngiltere için Mezopotamya bölgesi önemli olduğundan Anadolu’daki mandaterlik görevi ABD’ye bırakılmaya çalışılmıştır. ABD’nin bu teklifi kabul etmemesi durumunda ise Türk-Ermeni sınırının ABD Başkanı Wilson hakemliğinde çözülmesi öngörülmüştür. San Remo’da bulunan diğer devlet başkanları ise Ermenistan mandaterliğini alma sorumluluğundan rahatsızlık duyup ne mali ne de askeri yardımda bulunamayacaklarını açık bir dille ifade etmişlerdir. Demografik bakımdan sağlam gerekçelere dayanmayan ve uygulanabilirlik ilkesine ters düşen bu taleplerin Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki hareket tarafından kabul edilmesi beklenemezdi. Ayrıca Doğu Cephesi’nde elde edilen askeri zaferler, İngiltere’nin Ermenistan politikasının iflasına neden olduğu gibi ABD Başkanı Wilson’un da Sevr Antlaşması’nın 89. maddesine atfen hazırladığı Türk-Ermeni sınırı hakkındaki 22 Kasım 1920 tarihli raporunu da devre dışı bırakmıştır. Varolmak için verilen bu savaş, sonunda, İtilâf blokunun tamamen parçalanıp Fransa ve İtalya’nın milli mücadele hareketine destek vermesiyle sonuçlandığı gibi hem Lloyd George hükümetinin hem de Osmanlı imparatorluk sisteminin sonunu getirmiştir.

  19. İkinci Dünya Savaşı Sırasında Yaşanan Gıda Sıkıntısı Ve Ekmek Karnesi Uygulaması Food Shortage And Pass In Bread During The World War II

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sabit DOKUYAN

    2013-07-01

    erçevesinde yürürlüğe giren ekmek karnesi uygulaması, vatandaşı çok az miktarda bir ekmekle yaşayabilmeye mahkûm etmiştir. Maddi durumu iyi olanların pek de etkilenmediği karne ile ekmek dağıtımı uygulaması, daha çok dar gelirlileri zorlamıştır. Devlet, memurunu ve askerini gıda temini konusunda olabildiğince korumaya çalışmıştır. Karaborsacılık en üst seviyelerde kendini göstermiş, kolay yoldan para kazanabilme yolları sıkça kullanılmıştır. Devlet, sıkıntılar karşısında almaya çalıştığı tedbirlerde beklenen başarıyı sağlayamamıştır. Yaşanan sıkıntılar savaşın sona ereceğinin anlaşılmasıyla birlikte bir miktar azalış gösterse de, gıda temini sıkıntısı savaş sonrası dönemde de devam etmiştir. Halk, çektiği yoklukların temel nedeni olarak iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ni görmüş ve 1950 yılında yapılan seçimlerle bu partiyi iktidardan uzaklaştırmıştır. Bu çalışma içerisinde; 1942–1946 yılları arasında yürürlükte olan ekmek karnesi uygulamasının gerekçeleri, uygulama şekilleri, yürürlük sürecinde gerçekleşen değişiklikler ve karne sisteminin etkileri değerlendirilmiştir.

  20. Osmanlı Tefsir Literatüründen Bir Örnek: Mehmet Şah Fenârî’nin Şerhu’l-Manzûme’sinde Tefsir An Example of Ottoman Tafsir Literature: Tafsir in “Sharh al-Manẓumah” of Mehmet Shah Fanârî

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet ÇİÇEK

    2012-12-01

    şı sonrası gittiği Aksaray’daki ulemayı imtihan etmek amacıyla lugaz olarak oluşturduğu beyitlerden tefsirle ilgili olan kısmı incelenecektir. Ancak konu, Molla Fenârî’nin eseri üzerinden ele alınmayacaktır. Zira Molla Fenârî’nin Manzûme adlı eseri, günümüze ulaşmamıştır. Bundan dolayı konu, bu eseri şerh eden ve Molla Fenârî’nin beyitlerini bünyesinde barındıran Mehmet Şah Fenârî’nin Şerhu’l-Manzûmesi ışığında incelenecektir. 20 farklı konunun ele alındığı eserde, düşünsel anlamda tefsir bölümünün oluşumuna katkı sağlayan ve konuya açıklık getiren Sekkâkî, Zemahşerî, Cemaleddin Aksarâyî, Kutbeddin Râzi ve Molla Fenârî’nin görüşleri, ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve tahlil edilmiştir. Bu çalışma sayesinde dönemin problem çözme metodu, belli bir örneklem üzerinden tespit edilmeye çalışılmıştır. Ancak bunu yaparken yaptığımız çalışmanın yerini ve genel karakterini ortaya koyan bazı noktalar, öncelikle açıklığa kavuşturulacaktır. Bu manada direkt tefsir eseri olarak yazılmayan fakat içinde tefsire dair bölümler bulunan yapıtlara yönelik bir tasnif yapmaya çalışılacaktır. Ayrıca beyitlerin yapısını oluşturan “lugaz” konusu, genel hatlarıyla ele alınmıştır. Lugaz konusu ele alınırken de, Mehmet Şah Fenârî’nin Enmûzecu’l-Ulûm adlı eserinin “ilmu’l-lugaz ve’l-muammeyât” kısmından faydalanılmıştır.Sonuç kısmında da tahlil ve değerlendirmesini yaptığımız söz konusu bölümden hareketle genel mülahazalara yer verilmiştir. Bu manada iki açıdan tespitler yapılmıştır. Birincisi, Osmanlı kuruluş dönemi müfessir prototipi hakkında olacaktır. İkincisi tefsir birikiminin şerhler üzerinden ele alınmasının artı ve eksilerine dairdir.

  1. Amerikan Board Belgelerine Göre Talas Amerikan Kız Ve Erkek Kolejleri Talas American Girls' and Boys' Colleges According to the American Board Documents

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cenk DEMİR

    2012-12-01

    nin Massachusetts Eyaletine bağlı Boston şehrinde kurulan the American Board of Commissioners for Foreign Missions (ABCFM isimli Amerikan Protestan misyonerlik teşkilatı kısa zamanda faaliyet alanlarını genişletip Amerika’nın ve dünyanın önemli misyoner teşkilatları arasına girmiştir. Amerikan Board teşkilatı, 1820 yılından itibaren ise Osmanlı topraklarında yayılmaya başlamıştır.Amerikan Board’un 1850 yılında yaptığı yıllık toplantıda, ilgilenilmesi gereken bölgeler arasında yer alan Kayseri bölgesi, 1854 yılında Batı Türkiye Misyonu’na bağlı bir istasyon olarak tesis edilmiştir. Söz konusu teşkilat, diğer misyon bölgelerinde olduğu gibi Kayseri İstasyonunda da öncelikli olarak dinî çalışmalara önem vermiş, ardından misyonerlerin en çok etkili oldukları eğitim çalışmaları en önemli faaliyet alanlarını oluşturmaya başlamıştır.Bu doğrultuda Kayseri istasyonunda öncelikle Pazar okulları ve ilkokullar açılmıştır. Bunu müteakiben Kayseri İstasyonu içerisinde yer alan Talas Bölgesi’nde bir kız koleji ardından da bir erkek koleji tesis edilmiştir. Söz konusu okullar kısa zamanda içerisinde Talas ve çevresinde bulunan azınlıklar (özellikle Ermeni ve Rumların dinî, sosyal, kültürel, fikrî, siyasî ve iktisadî yapıları üzerinde geniş etki bırakmışlardır. Bu açıdan eğitim çalışmalarına başlamasından, bu faaliyetlerin sona erdiği döneme kadar yaklaşık yüz yıllık bir eğitim mazisi olan Talas Amerikan Okulları hem Osmanlı hem Cumhuriyet Dönemi eğitim tarihimiz açısından ele alınıp irdelenmesi gereken bir yere sahiptir.Bu çalışmada ise kısa adı Amerikan Board olan misyonerlik örgütünün, Talas/Kayseri’de açmış olduğu Amerikan kız ve erkek kolejlerinin kuruluşlarından I. Dünya Savaşı’nın başlangıcına (1914 kadar olan dönem içerisinde verilen eğitim sistemi, ders içerikleri, öğrenci istatistikleri ve kolejlerle ilgili olan

  2. XIX. Yüzyılın Sonu XX. Yüzyılın Başlarında Basra Körfezi’nde Uluslararası Hâkimiyet Mücadelesi International Struggle of Sovereignty in Persian Gulf at the End of the Nineteenth Century and the Beginning of the Twentieth Century

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Oktay KIZILKAYA

    2013-09-01

    will be reviewed. XIX. Yüzyıldan itibaren uluslararası arenada Basra Körfezi’nin önemi artmıştır. Körfezde, Osmanlı ve İran dışında Avrupalı devletlerin faaliyetleri dikkate değer bir hal almıştır. İlk aşamada Avrupalı devletler ticaret amacıyla gelmişlerdir. Körfezdeki ticaretin karlı olduğunu fark etmişlerdir. Bu nedenle, siyasi hâkimiyet kurmak amacıyla askeri faaliyetlerine hız vermişlerdir. Özellikle İngiltere’nin siyasi hâkimiyet sağlama konusunda ön planda olduğu görülmektedir. İngiltere’nin dışında, Almanya, Rusya ve Fransa’nın da körfez bölgesinde varlıklarını hissettirmek düşüncesinde olduğu anlaşılmaktadır. Rusya’nın körfez bölgesine bakışı Şark Meselesi doğrultusundaydı. Bu amaçla Ruslar, ileride hak talebinde bulunmak amacındaydılar. Bu nedenle zaman zaman Basra Körfezine savaş gemisi göndermek suretiyle kendilerine alt yapı oluşturmak istiyorlardı. Almanya ve Fransa ise ülkelerinde yayınladıkları hem askeri hem de sivil gazetelerde bölge üzerinde olan projelerini veya başka devletlerin planlarını açıklamaktan çekinmiyorlardı.Bölge üzerinde sömürge faaliyetlerinde bulunan bu Avrupalı devletlere karşı Osmanlı devlet de sınırlarını ve haklarını korumak amacıyla harekete geçmiştir. Bu doğrultuda, bölgede hâkimiyetini sağlamlaştırmak için kendine taraftar emir ve şeyhlerin merkezi otoriteden izinsiz Avrupalı devletlerle yapmış oldukları gizli anlaşmalar yapmamasını istemiştir. Daha önce yapılmış olan antlaşmaların hükümsüz olduğunu açıklamıştır. Ayrıca antlaşmaları yapan emir ve şeyhlerin buna yetkisi olmadığını vurgulamıştır. Basra Körfezinde kendisinin de varlığını hissettirmek amacıyla bölgeye devriye gemileri göndermiştir. Osmanlı Devleti bu durumu bölgede yapılan silah vb. kaçakçılık faaliyetlerini engellemek için yaptığını vurgulamıştır. Gerçekte ise Osmanlı Devleti, b

  3. Çivi Yazılı Hukukta Kölelere Verilen Cezalar Punishments Given To Slaves In Cuneiform Law

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf KILIÇ

    2013-09-01

    varlığını yararlı görmüşlerdir. Böylece savaş tutsakları, kötü veya hastalıklı ürün yıllarından dolayı istenilen miktarda hasat elde edemeyip fakir düşerek mülkünü başkasına devretmek zorunda kalan insanlar, borcunu ödeyemeyen borçlular, ailesine karşı gelen ve bu sebeple cezalandırılarak evlatlıktan çıkarılan kişilerden bir köle sınıfı oluşturmuşlardır. Köleleri ucuz ve daimi emek olarak görenbu toplumlar bu sınıfın sürekliliğini sağlamak için kölelerin bazı davranışlarını suç kabul ederek, gelir-geçer olan hukuki normlarında buna karşılık bazı cezai müeyyideler öngörmüşlerdir. Bu çalışmanın amacı kölelerin hukuk nazarında suç kabul edilen fiillerine karşılık verilen cezaları ortaya koymaktır. Bu noktada çivi yazılı hukuk sistemine sahip olan Eski Mezopotamya toplumları Sümer, Babil ve Asur ile Anadolu’daki Hititlerin neşredilmiş olan kanun metinleriüzerinde inceleme yapılmıştır. Söz konusu toplumların çivi yazılı kanun metinlerinden çıkarılan neticelere göre, kölelerin cezalandırılmasını gerektiren davranışlar şunlardır: KöleninEfendisinin Evinden Kaçması, Bir Cariyenin (kadın kölenin Efendisinden Habersiz Başını Örtmesi, KöleninHırsızlık Yapması ve KöleninEfendisineKarşı Gelmesi. Bu tür davranışlarda bulunan kölelere bazı organları sakatlanmaktadır. Bununla birlikte evden kaçan bir köleyi saklayan kişiye ise ölüm cezası verilmektedir.

  4. Osmanlı Devletinin Son Yıllarında Ağnam Vergisine Yapılan Zamlar Rise In Ağnam (Sheep Tax In The Recent Years Of Ottoman State

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ünal TAŞKIN

    2013-07-01

    ılık faaliyetlerinde bulunan her reaya,beslediği hayvanın cinsine göre belirli oranlarda ödemeler yapardı.Devletin klasik döneminde ağnam olarak bilinen koyun ve keçi vergisi,sonraki dönemlerde daha genel bir anlam kazanmış ve düzenlemeleretabi tutulmuştur. Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyılından itibarenmukataa adı verilen ve önceden belirlenmiş bir miktarı ifade eden usulletoplanmaya başlanmıştır. Ağnam Mukataası denilen bu gelir, merkezhazinenin önemli bir gelir kalemi haline gelmiştir. XIX. yüzyıldanitibaren aynî olarak alınma usulü terk edilerek çeşitli adlarla yüklenenek resimler de kaldırılmıştır. Ağnam Mukataası ise, yeniteşkilatlandırılan Ağnam Müdürlüğü’ne dönüştürülmüştür.Vergi miktarı olarak belirlenen fiyat, koyun fiyatlarındaki bölgeselfarklılıktan dolayı devletin bazı bölgelerine ağır gelmiştir. Bu sebepten,XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılan düzenlemeyle her koyunve keçinin sütü ve yapağısının bölgelere göre ne kadar gelir sağladığıtespit edilmeye başlanmıştır. Mahalli idarelerce ayrı ayrı tespit edilen bumiktarlar değerlendirilerek, vergi oranı merkezde belirlenmiştir.XIX. yüzyılın sonlarına doğru, vergi miktarlarının arttırılması halküzerinde olumsuz etkiler yarattığından yeniden düzenlenmesi yolunagidilmiştir. Devletin içinde bulunduğu sosyal durum, mali kaynakyaratma endişesi ve birtakım siyasi hadiseler, ağnam grubu olarakadlandırılan vergilerin tahsilinde değişikliklere sebep olmuştur. Buçalışmamızda Osmanlı Devleti’nin bütçe açığını gidermeye yönelik, enönemli kaynaklardan birisi olarak kabul edilen ağnam vergisine yapılansekiz katlık zam incelenecektir.

  5. Effects of instruction based on realistic mathematics education on mathematics achievement: A meta-analysis studyGerçekçi matematik eğitimi destekli öğretimin matematik başarısına etkisi: Bir meta-analiz çalışması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Abdullah Kaplan

    2015-07-01

    olarak, pozitif yönde ve orta düzeyde (Q= 16.406; p= 0.127 etkiye sahip olduğu ve araştırmaya dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri dağılımının homojen olduğu görülmüştür. İstatistiksel anlamlılık amacıyla yapılan Z testi sonunda etki büyüklüğü değerinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (Z=7.966; p<0.05. Araştırmanın yayın yanlılığını test etmek amacıyla Orwin’in yöntemine göre hata koruma sayısı 91 hesaplanmıştır. Bulunan bu değere göre çalışmanın yayın yanlılığına sahip olmadığı söylenebilir.

  6. Seyyid Vehbi'nin Divanında Yer Almayan Bir Kasidesi The Kaside That Doesn’t Take Place In Divan Of Seyyid Vehbi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Haluk GÖKALP

    2013-03-01

    ıları üç başlıkta toplanabilir. İlk olarak mecmualar, içerdikleri zengin malzeme ile dönemin şiir zevkini yansıtırlar. Mecmua sayfalarını dolduran şiirler, nazire yazılacak kadar ya da şiir defterine kaydedilecek kadar beğenilen şiirlerin tespit edilmesini sağlar. İkinci olarak edebiyat tarihinde adı geçmeyen şairlerin tanınmasına yardımcı olur, üçüncü olarak ise yaşadığı dönemde ve sonrasında tanınan şairlerin bilinmeyen şiirlerini edebiyat araştırmacılarının istifadesine sunar. Mecmualar, divan sahibi olmayan şairlerin tanınmasına olanak sağlamanın yanı sıra tanınmış şairlerin divanlarının herhangi bir nüshasında yer almayan şiirlerinin edebiyat tarihine kazandırılmasında önemli rol oynar. Bu sayede divan şairinin tüm şiirlerini içeren mükemel divana bir adım daha yaklaşma imkânı doğar. Bu vesileyle biz de yazımızda şiir mecmualarının divan şiiri araştırmalarına katkılarını genel olarak değerlendirdikten sonra Topkapı Sarayı Kütüphanesinde bulunan Sıhhat-nâme ve Sûr-ı Hıtâna Müteallik Kasâid başlıklı şiir mecmuasında yer alan Seyyid Vehbî’nin “sıhhatnâme kasidesi”nin transkripsiyonlu metnini yayımlayacağız. Böylece on sekizinci yüzyılın önemli şairlerinden Seyyid Vehbî’nin otuz bir nüshaya dayalı divan neşrinde bulunmayan bir kasidesi literatüre kazandırılırken yeni bir sıhhatnâme metni araştırmacıların istifadesine sunulacaktır.

  7. Türkiye’de 2001 Krizi Öncesi ve Sonrası Dönemler İçin Dış Borç Ekonomik Büyüme İlişkisi (1991–2010 External Debt Economıcal Growing Relationship For The Terms Before And After The 2001 Crysis İn Turkey (1991–2010

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Süleyman ÇELİK

    2013-03-01

    östermesi borçları ödeyebilmek için tekrarborç alınmasını gerektirmekte ve böylece dış borç yükünün artıpülkenin refahında bir azalmaya neden olabilmektedir.Literatürde dış borçlanma ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkigenellikle negatif yönde tespit edilmiştir. Bu çalışmada, dış borçekonomik büyüme ilişkisi Türkiye ekonomisi açısından ele alınmıştır.Türkiye ekonomisine ait 1991–2010 yılları arasındaki bazı ekonomikveriler kullanılmıştır. Analizde kullanılan zaman serilerinin ADF testi iledurağanlığı incelenmiştir. Aynı düzeyde durağan hale gelen değişkenlerarasında uzun dönemli bir ilişkinin varlığını araştırmak amacıylaJohansen tarafından geliştirilen eşbütünleşme (koentegrasyon testiuygulanmıştır. En Küçük Kareler yöntemiyle bir regresyon analizi veson olarak değişkenler arası etkileşimin yönünü belirlemek için Grangernedensellik analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucuna göre,Türkiye’deki dış borçların ekonomik büyüme üzerinde negatif bir etkiyesahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulunan bu sonuca göre,ekonomik büyümeyi artırmak için, gerekli yatırımların yurt içikaynaklardan karşılanması ve yurt içi tasarrufların artırılarak, dışkaynak ihtiyacının azaltılması sağlanmalıdır.

  8. Öğretmenlerin Akademik Erteleme Davranışı İle Teknoloji Kullanım Özellikleri Arasındaki İlişki The Relationship Between Academic Procrastination And Technology Usage Of Teachers

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gonca KIZILKAYA CUMAOĞLU

    2012-12-01

    Full Text Available There are a lot of factors that affect the professional developmentof teachers. The academic procrastination and technology is the subjectof this research. The purpose of this research is identifying thetechnology usage and academic procrastination levels and investigatingthe relationship of technology usage and academic procrastination. Thisdescriptive study is conducted with teachers (115 of two schools inIstanbul by survey method. Data are collected with two tools for thestudy. One is procrastination scale which is developed by Aitken (1982and adapted to Turkish by Balkıs (2006 and the other is technologyquestionnaire (12 questions. SPSS 16.0 programmer was used inanalyzing the data. Pearson correlational analysis was used toidentifying the relationship of variables and t test, ANOVA was used inidentifying the significant difference between the variables. Determiningthe answers of teachers on questionnaire items mean and standarddeviation are used. The academic procrastination levels of teachers wasfound in middle level ( X =52,63 and there is no significant differencewas found between gender, branch, course load and academicprocrastination while their procrastination level was differentiaterespect to following agenda (p Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini etkileyen pek çok etmenbulunmaktadır. Bu etmenlerden teknoloji kullanımı ve akademikerteleme davranışı bu araştırmanın konusudur. Bu araştırmanın amacıöğretmenlerin akademik erteleme ve teknoloji kullanım düzeylerininbelirlenmesi ve akademik erteleme davranışı ile teknoloji kullanımıarasındaki ilişkinin incelenmesidir. Betimsel çalışma olan bu araştırma,tarama (survey modeli ile İstanbul ilinde bulunan iki okulda çalışan115 kişilik bir öğretmen grubu üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanınverileri Aitken (1982 tarafından geliştirilen, Balkıs (2006 tarafındanTürkçe’ye uyarlaması yapılan Erteleme Eğilimi Ölçeği (α = .89 ve 12

  9. Determining whether the symptoms of Female Athletic Triad in Badminton female league athletes and National Team existand the knowledge levels of them on Female Athletic TriadAtletik Triad'ın belirtilerinin kadın lig ve A Milli Takımındaki Badminton sporcularında görülme durumu ve bu sporcuların Atletik Triad hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Müge Sarper Kahveci

    2016-08-01

    ı Badminton Lig sporcusu olmak üzere toplam 34 sporcunun gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Wengreen tarafından 2014 yılında oluşturulan genel geçerliliği kontrol edilmiş Female Athletic Triad Anketi kullanılmıştır. Yapılan çalışmada sonuç olarak; her iki gruptaki bayan sporcuların da "Kadın Atletik Triad'ını daha önce duymadıkları belirlenmiştir. Kalori alımıyla ilgili soruda Lig Badmintoncularının %25'i alamıyoruz cevabını vermiştir. Stres kırığıyla karşılaşma sorusuna Milli Badmintoncuların %66'sı evet yanıtını vermiştir. Yine pek çok badmintonucunun ilk menarş yaşı sorulduğunda Lig badmintoncularının genelde 14-15 yaş grubunda, Milli sporcuların ise genelde 15-16 yaş grubunda oldukları saptanmıştır. Son olarak reglilerinin düzenliliği ile ilgili sorulan soruda genellikle Milli Badmintoncuların %44'ünün adetlerinin yıl içinde çok düzensiz olduğunu belirtmişlerdir. Bütün bu sonuçlardan yola çıkarak; öncelikle araştırma sonucunda risk altında bulunan sporcuların Kadın Atletik Triadı hakkında Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Eğitim Dairesi ve spor federasyonlarının alan uzmanlarından destek alınarak hazırlanacak seminerler aracılığıyla bilgilendirilmesi ve sonrasında bu seminerlerin badminton dahil olmak üzere her spor branşı için yaygınlaştırılması önerilebilir.

  10. İkinci/Yabancı Dil Öğretiminde Özgün ve Değiştirilmiş Dilsel Girdi Üzerine On The Authentic And Modified Input In The Second/Foreign Language Teaching

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa DURMUŞ

    2013-03-01

    ğrenici tarafından anlaşılma (comprehension düzeyi konuları, üzerinde önemle durulan çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu dilsel girdinin öğrenicilerin öğrenme süreçlerinde hangi biçimde sunulduğu önemli bir konudur. Öğrenicilerin dil öğrenim sürecinde öğrenebildiklerinin içinde, duyduğu veya maruz kaldığı bu dilsel girdiler, hedef dili ana dili olarak konuşanların doğal iletişim ortamlarında üretilmiş özgün (authentic metinler olabildiği gibi, öğrenici kaygıları gözetilerek doğal yolla veya özgün metinleri hedef kitlenin yeterlilik düzeylerine göre değiştirim yoluyla üretilmiş değiştirilmiş (modified metinler de olabilir. Değiştirilmiş metinler yine, sadeleştirilmiş (simplified veya genişletilmiş (elaborated metinler olarak sunulabilir. Yazıda, dil öğretim sürecinde okuduğunu anlamanın önemi, özgün veya değiştirilmiş metin seçimi ve değiştirim türleri ele alınacaktır. Şunu da belirtmek gerekir ki, önerilen herbir metin türünün, ikinci/yabancı dil öğretim sürecinde tek ve mutlak kullanım sahası bulması mümkün görünmemektedir. Buna karşılık öğretim malzemeleri oluşturulurken, okuma metinlerinin özgün, sadeleştirilmiş ve genişletilmiş örneklerinden yararlanılarak, öğretim süreci zenginleştirilebilir. Çünkü, sadeleştirilmiş ve genişletilmiş metinler, öğrenicilerin anlama düzeylerini yukarılara çekerek onların öğrenme güdülerini olumlu etkilerken; özgün metinler, sundukları doğal dil malzemesi nedeniyle, öğrenicilerin hedef dilde iletişim becerilerini geliştirmelerine yardımcı olamaktadır. Yazı, dil öğretim sürecinde otantik metinleri veya dönüştürülmüş metin türlerini ortaya çıkaran kuramsal özellikleri, bu türlerin biribirlerine göre yararlı bulunan veya anlamayı güçleştiren yönlerini konuyla ilgili oluşmuş temel literatüre de işaret ederek ortaya koymaktadır. Bu yönüyle yaz

  11. Öğretmenlere Göre Bilgisayar Destekli Eğitimin Gelişim Süreci: Sivas İli Örneği / The Development Process of Computer Aided Education According to Teachers: Sivas Case Study

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yahya Fidan

    2016-05-01

    ğretmenler üzerinde yapılan, bilgisayarların eğitim üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlayan araştırmaların sonuçlarına dayanmaktadır.  İlk araştırma, bir yüksek lisans tezi kapsamında, Sivas İl Merkezinde bulunan liselerde görev yapan öğretmenlerinin, eğitim ve öğretimde bilgisayar kullanımının başlatılmasıyla ilgili olarak görüşlerini tespit etmek amacıyla 2002 yılında gerçekleştirilmiştir. İkinci araştırma ise, 13 yıl önce yapılmış olan araştırmanın, gelişmenin seyrinin görülmesi amacıyla yeniden uygulanmasıdır.  Bu çalışmayla, öğretmenler nezdinde, 13 yıllık sürede, eğitim ve öğretime bakışta, eğitimde ve öğretimde bilgisayara yaklaşımda nelerin değiştiği, öğretmenlerin hangi görüşlerinde ne gibi gelişmelerin olduğunu görmektir. Genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin teknolojinin eğitime uygulanmasında 13 yıl öncesine göre bilgisayar destekli eğitime daha olumlu baktıkları görülmüştür. Bilgisayar destekli eğitimin, öğrenme, pekiştirme, hatırlama, örnek çözme, sonuçları kontrol etme, çevrimiçi iletişim kurma ve yardım alma vb. süreci kolaylaştırma ve etkinliği artırma konularında daha fazla katkıda bulunabileceği, bu amaçla program geliştirme, kullanımı kolaylaştırma çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğine yönelik bilgiler elde edilmiştir.

  12. PONTUS GANGS ACTIVITIES AND GOVERNMENT APPLICATIONS IN AND AROUND SAMSUN SAMSUN VE ÇEVRESİNDE PONTUS ÇETELERİNİN FAALİYETLERİ VE HÜKÜMETİN UYGULAMALARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Pelin İSKENDER KILIÇ

    2011-06-01

    ç gerekse dış güçlerin etkisiyle dağılma sürecine girmiştir. İçinde bulunan azınlıklar büyük devletlerin desteği ile yavaş yavaş Osmanlı Devleti’nden ayrılırken, yüz yıllardır Anadolu’da Türklerle iç içe yaşayan Rumlara da İnebolu’nun batısından başlayıp Batum’a kadar uzanacak olan bir Pontus Devleti kurma hayalleri içine girmişlerdi. Bu devletin başkenti olarak da Samsun’u seçmişlerdi. Bu nedenle Samsun ve çevresinde çok yoğun çete faaliyetlerine başladılar. Din adamları bu çeteleri kışkırtmada aktif rol oynamışlardır. Bütün bunlara karşı Osmanlı Devleti aldığı çeşitli tedbirlerle Müslüman halka karşı yapılan bu yıkıcı ve acımasız faaliyetleri durdurmaya çalışmıştır.

  13. CHAY KARAGACH’S POEM CONSISTENCY EVALUATION RELATED TO SOCIOCULTURAL STRUCTURE OF KASHQAI TURKS ÇAY KARAGAÇ ŞİİRİ BAĞLAMINDA KAŞKAY TÜRKLERİNİN SOSYOKÜLTÜREL YAPISINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet KARAASLAN

    2011-12-01

    ısmı geleneksel göçebeyaşantısını sürdürebilmektedir. Hüseyin Ali Kaimi konargöçer bir KaşkayTürkü olarak bütün ömrünü “Kaşkay Eli”nin içinde geçirmiş obanındertlerini, başından geçenleri, Kaşkayların şu anki halleriyle eski halleriarasındaki farkları, Kaşkay Türklerinin tarihini, geleneğini, kültürünü;göç güzergâhı üzerinde bulunan Karagaç Çayı ile dertleşerek ona sorularsorarak anlatmaya çalışmıştır. Koşma destan biçiminde kaleme alınmışbu yüz elli kıtayı aşkın manzumede birçok yönüyle Kaşkay Türklerinigörmek, şehir hayatının içerisinde kaybolmaya ve hâkim unsurlararasında erimeye yüz tutmuş kadim Kaşkay kültürünün, özlemini, onunmısralarıyla hissetmek mümkündür. Yapılan çalışmada, Karagaç nehrinibir metafor olarak topyekun bir Kaşkay kültürünü tanımlamak içinkullanan ve aşık tarzı kültür geleneğinin önemli bir temsilcisi olanHüseyin Ali Kaimi‟nin bu önemli şiiri çerçevesinde Kaşkaylar hakkındabilgi vermek öte yandan Güney‟in Şehriyarı diyebileceğimiz Kaimi‟yi ve Çay Karagaç şiirini Türkoloji dünyasına tanıtmak amaçlanmıştır.

  14. Osmanlı Devrinde Vize Sancağındaki Selâtin ve Ümera Vakıfları (1530-1613 Selatin And Umera Foundations In The District Of Vize During The Ottoman Empire (1530-1613

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Volkan ERTÜRK

    2013-07-01

    Full Text Available This study examined selatin foundations (the foundations established by sultans and umera foundations (the foundations established by emirs, which had sources of income in the townships of Vize district, within the bounds of possibility provided by the accounting summary book of Vize district dated 1530 and the book offoundations of Vize district dated 1613. The changes experienced bythese foundations as well as the increases and decreases in theirsources of income in approximately 80-year period were revealed in thisstudy. It is known that the foundations established made a greatcontribution to the social and economic development of Vize district,and enabled the urbanization of that region. Standing as a bridgebetween Istanbul and the Balkans, Vize region changed into a Muslim-Turkish city with the alms houses created by the foundationsestablished by sultans, state dignitaries, and benefactors among thecommon people in a short span of time.This study concluded that there were villages bringing aconsiderable amount of income to selatin and umera foundations intownships affiliated to the district of Vize. It is surely beyond doubt thatthe fact that Vize region was very close to Istanbul, the capital of theempire, and the soils of that region were quite productive and incomegeneratingcaused the villages subject to selatin and umera foundationsto become dense in that region. At the end of our study, we tried toelaborate the roles Vize foundations played in socio-economic structure.İt is understood that in the Ottoman period Vize foundations had asignificant place within the practice of Ottoman foundations with regardto both their revenues and their spheres of influence. Bu makalede 1530 tarihli Vize sancağı muhasebe-i icmal defteri ile 1613 tarihli Vize sancağı evkaf defterinin verdiği bilgiler çerçevesinde Vize sancağı kazalarında gelir kaynakları bulunan selâtin ve ümera vakıfları incelenmiştir. Bu bağlamda vakıfların takriben

  15. An Evaluation on Library Cooperation in Turkey Türkiye'de Kütüphanelerarası İşbirliği Üzerine Bir Değerlendirme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Emin Küçük

    2004-06-01

    ütüphaneler, derme geliştirmede, kataloglamada, kendi dermelerinde bulunmayan kaynaklara erişim sağlamada, kaynaklarını kullanmada, işbirliği olarak adlandırabileceğimiz ortak çalışmaları gerçekleştirmektedirler. Cumhuriyet dönemi işbirliği çalışmalarını değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışma kapsamında, ülkemizdeki kütüphanelerarası işbirliği uygulamaları tarihsel, işbirliğini yönlendirici örgütler ve potansiyel uygulama alanları perspektifi içinde ele alınmıştır. Mevcut durumu saptamak amacıyla, Milli Kütüphane, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, ULAKBİM, Ankara'da bulunan özel kütüphaneler, okul kütüphaneleri, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite kütüphaneleri, konsorsiyumlar ve meslek derneklerinin çalışmaları incelenmiş, yapılan görüşmeler sonucu ve literatürden elde edilen bilgiler değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, son yıllarda işbirliği çalışmalarının hız kazandığı, elektronik kaynakların sağlanmasına yönelik iki konsorsiyumun ortaya çıktığı, üniversite kütüphaneleri arasında belge sağlamada işbirliği projelerinin başlatıldığı ancak işbirliğinin diğer alanları olan toplu katalogların hazırlanması, bibliyografik bilgi paylaşımı, otorite dizinlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda başarısız olunduğu, üniversite kütüphaneleri dışında kalan kütüphanelerde işbirliğinin olmadığı, kurumların konuyla ilgili "ortak aklı" ve dolayısıyla bilgi, kaynak paylaşımının, planlama ve örgütlenme becerisini geliştiremediği görülmüştür. Kaynak, mevzuat, alt yapıdaki yetersizlikle nedeniyle, ortaya atılan projelerin sürekliliğinin sağlanamamış, hepsinden önemlisi işbirliği çalışmalarının temelini oluşturan adanmışlık ilkesinden yoksun olması, çalışmaların sürdürülebilirliğini ve yeni işbirliği çalışmalarının doğmasını engelleyen nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.

  16. A COMPARATIVE STUDY ON THE NOVELS “BLUE AND BLACK” AND “THE SORROWS OF YOUNG WERTHER” MAİ VE SİYAH VE GENÇ WERTHER’İN ACILARI ROMANLARI ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI BİR İNCELEME

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hacer GÜLŞEN

    2012-01-01

    Genç Werther’in Acıları” romanıdır. Diğeri ise Türk edebiyatının usta yazarı, Halit Ziya tarafından 1897 yılında yazılan “Mai ve Siyah” romanıdır. Hayat ve eser arasındaki ilişkileri keşfetmek amacını taşıyan bu metoda göre görülmektedir ki, her iki romanın kahramanı da biraz yazarlarıdır. Goethe, Genç Werther’dir; Ahmet Cemil ise, Halit Ziya. Hatta etraflarında bulunan kişiler de örneğin Mai ve Siyah’ta Raci, Muallim Naci’ye şaşılacak derecede benzer. Her iki kahraman da dönemlerini çok iyi yansıtmıştır. Sadece fikirleriyle değil, kılık kıyafet ve hareketleriyle hatta aşklarıyla da etkilidirler. Ahmet Cemil, emellerine kavuşamayınca büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Mavi bir gecede kurduğu hayaller, siyah bir gecede sona erer. Hayal - hakikat tezadı renklerle de ifade edilir. Genç Werther’de de renkler dikkat çeker. Mai ve Siyah romanı bu noktada bir hayal kırıklığıyla, Genç Werther romanı ise intiharla sona erer. İncelemede karşılaştırmalı edebiyat metodu olan ve edebiyat eserlerini karşılaştırmayı bir sanat edinen Pozitivist metot kullanılmıştır.

  17. Depo Gazı Enerji Üretim Tesisi Baca Gazı Atık Isısının Seralarda Değerlendirilmesi: İstanbul Örneği / Utilization of Waste Heat in Energy Production Plant from Landfill Gas at Greenhouses – Case Study in Istanbul

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Volkan Enç

    2012-12-01

    Full Text Available Evsel atık düzenli depolama sahaları kullanım ömrü dolduktan sonra yararlı kullanım alanları sınırlı sahalardır. Çoğunlukla yeşil alan olarak kullanılan bu yerler ekonomik ve çevresel anlamda atıl durumda bulunmaktadır. Depolama sahalarının İstanbul gibi arazi sıkıntısı çeken bir şehirde yararlı amaçlar için kullanılması elzemdir. Depolama sonrası sahalarda metan gazı oluşmakta ve farklı yöntemlerle kontrol altına alınmaktadır. Bu gazların toplanması, taşınması ve özel motorlarda yakılması ile elektrik enerjisi üretilmektedir. Tesislerde gazın yakılması, depo gazı içerisinde bulunan CH4 (metan gazının CO2’e indirgenmesini sağlayarak sera etkisini azaltmakta, elektrik enerjisi üreterek ekonomiye katkı sağlamaktadır. Çevresel ve ekonomik yarar göz önüne alındığında, depo gazından enerji üretim tesislerinde, enerji üretiminde mümkün olabilecek maksimum verime ulaşılmalıdır. Bu düşünce ile bakıldığında, depo gazı enerji üretim tesisinde oluşan atık ısının değerlendirilemeden atmosfere verilmesi önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Oldukça yüksek debi ve sıcaklığa sahip bu ısı, enerji bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu sıcaklıktaki ve debideki ısının değerlendirilmeden atmosfere verilmesi, çevreyi olumsuz etkilemesinin yanında ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Seralarda mevsimlik çiçek üretimi, maliyeti yüksek bir faaliyettir. Maliyetlerin önemli bir kısmını sera ısıtılması ve gübre kullanımı oluşturmaktadır. Isıtma işlemi için Türkiye’nin büyük bir bölümünde kömür ve doğalgaz kullanılmaktadır. Kışın seraların ısıtılması için kullanılan fosil yakıtların hem maliyeti yüksek, hem de çevresel standardı düşüktür. Bu çalışma, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA tarafından desteklenen “Depo Gazı Enerji Üretim Tesisi Atık Isının ve Kompostun Seralarda

  18. Cengiz Han’ın Devletinde Türk Kültürünün Etkisi ve Katkısı Effect and Contribution of Genghis Khan’s State on Turkish Culture

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İbrahim ONAY

    2012-12-01

    anlayışını ve hakimiyet düşüncesini anlatan en önemli kaynaktır. Bu kaynaktaki bilgiler dikkatle tetkik edildiğinde Cengiz Han devletinin Türk devletlerinin özellikle de Gök-Türklerin kültürel mirası üzerinde yükseldiği kolaylıkla fark edilecektir. Çalışmamızın temeli Moğol tarihi değil, Moğol tarihi içerisindeki Türk kültür unsurlarının varlığını ortaya koymaktır. Biz Cengiz Han’ın ırksal kökeni üzerinde tartışma yapmadan onu bir Moğol Hakanı olarak kabul ediyoruz. Fakat kurduğu devlet ve idealleri tamamıyla bir Türk devletidir diyebiliriz. Bu iddiamızı ispata çalışırken Moğolların Gizli Tarihinde nakledilen bilgiler ve kavramların kökenini ve Türklükle ilgisini anlatmaya ve açıklamaya çalıştık.Bilindiği üzere Türkler ve Moğollar yüzlerce yıl birbirine yakın coğrafyalarda yaşamışlardı. Tarihin erken döneminde göçebe çoban olan Türkler hayvan yetiştiriciliği yaparak göçebe çoban olmuşlardı. Bu dönemlerde Moğollar ise avcı toplayıcı bir hayat sürmekteydiler. Daha sonra onlarda göçebe hayvan yetiştiricisi olmuşlardı. Hun çağında merkezi Asya’da Hun Hakanı Mete’nin “yay geren bütün halkları birleştirdim şimdi onlar Hun oldular” diyerek bahsettiği topluluğun içinde Moğol boylarının da var olduğunu düşünebiliriz. Gök-Türk ve Uygur döneminde de Türk kültürünün hemen yanı başında bulunan Moğollar kuvvetli tesir altında kalmışlardı. Cengiz Han döneminin Moğol kültüründe dini hayata dair pek çok unsur da Hun Gök-Türk ve Uygur devletlerinin bakiyesi hükmündedir. Tanrı inancının yanında, Şamanist uygulamaların varlığı, Atalar Kültü, Yer-Su Kültü gibi dinsel kavramlar da bu meyanda zikredilebilir. Toplumsal hayatta Şamanların oynadığı mühim rol, toplumun hayatı ve dünyayı kavraması da bu benzerliklerin toplumsal hayattaki yansımalarıdır. Hun, Göktürk ve Uygur devletlerinin birikiminden istifade

  19. The perspectives of university students on gender rolesÜniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin bakış açıları

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayten Dinç

    2016-09-01

    universities with the objective to raise intellectual individuals should enable their students to gain awareness on gender roles as well as acquire the fundamental vocational information.    Özet Amaç: Bu çalışma üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin bakış açılarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.  Yöntem: Araştırmanın evrenini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümüne devam eden öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın yapıldığı tarihte okulda bulunan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 224 öğrenci çalışma kapsamına alınmıştır. Araştırmanın uygulaması 27 Mart-27 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapılmıştır. Çalışmada, veri toplamak amacıyla literatür doğrultusunda hazırlanan anket formu ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, t-testi, mann-whitney U ve varyans (one-way anova testleri kullanılmıştır.  Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin %49.6’sı erkek, %50.4’ü kız öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin TCRTÖ toplam puan ortalamasının kızlarda 155,17±16,47, erkeklerde 129,56±20,52 olduğu belirlenmiştir. Cinsiyete göre TCRTÖ alt boyutları incelendiğinde; kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha fazla, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin ‘eşitlikçi tutuma sahip’ olduğu saptanmıştır. Araştırmada öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerinin, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları üzerindeki etkisine bakıldığında ise, yaş grupları, sınıflar arası, bitirilen lise, yaşadıkları yer, anne babanın çalışma durumu, ekonomik düzeyleri, kardeş sayıları, anne babanın eğitim durumu açısından aralarında fark olmadığı belirlenmiştir. Ancak aile tipi açısından çekirdek aileden gelen öğrencilerin daha e

  20. Arts and sports in nursing educationHemşirelik eğitiminde sanat ve spor

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu İlçe

    2015-11-01

    ç: Bu çalışma; bireyin, ailenin, toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek, hastalık halinde iyileştirme amacına yönelik hizmetlerin; planlanması, örgütlenmesi, uygulanması, değerlendirilmesinden sorumlu, bilim ve sanattan oluşan hemşirelik mesleğinin eğitiminde sanat ve sporla ilgili derslerin varlığı ve çeşitliğini saptamak üzere gerçekleştirildi. Yöntem: Tanımlayıcı tipte planlanan çalışma Mart 2014 tarihinde gerçekleştirildi. Yükseköğretim Kurumu internet sayfasından Ülkemizde bulunan 179 üniversiteden, 114 hemşirelik bölümünün 105’inin öğretim planına ulaşıldı. Hemşirelik bölümü öğretim programlarında sanat ve sporla ilgili dersler ve çeşitliliği değerlendirildi. Veriler SPSS paket programında kodlanarak, sayı, yüzde ve Ki- kare analizleri ile değerlendirildi. Bulgular: Yükseköğretim Kurumu internet sayfasından ülkemizde 108’i devlet, 71’i özel/ vakıf üniversitesi olmak üzere 179 üniversite olduğu görüldü. Üniversiteler içerisinde 88’i devlet, 26’sı özel/vakıf olmak üzere toplamda 114 hemşirelik bölümü olduğu ve bazı üniversitelerde birden fazla hemşirelik bölümü bulunduğu saptandı. 114 hemşirelik bölümünün internet ortamında 105 (70 Sağlık Yüksekokulu, 31 Sağlık Bilimleri Fakültesi, 4 Hemşirelik Fakültesi’inin öğretim programına ulaşıldı. Buna göre hemşirelik bölümlerinin sadece % 34.3’ ünde sanatla; % 28.6 ’sında sporla ilgili dersin olduğu görüldü. Sanatla ilgili derslerin % 24.0 müzik, % 18.3 resim, % 14.1 yaratıcı drama, tiyatro, sinema, % 12.7 güzel sanatlar, % 9.9 halk oyunları, % 5.6 dans, ritim, % 5.6 fotoğrafçılık, % 4.2 el sanatları, süsleme, % 2.8 seramik, % 2.8 diksiyon olduğu ve bu derslerin % 75.0 oranında birinci sınıfta yer aldığı belirlendi. Sporla ilgili dersler % 28.6 beden eğitimi % 1.0 satranç olduğu ve bu derslerin % 24.8 oranında birinci sınıfta yer aldığı belirlendi

  1. Avanos Kaolini İle Tek Pişirimde Renkli ve Camsı Yapıda Stoneware Bünyelerin Araştırılması Study For Colored And Glassy Stoneware Bodies With Avanos Kaolinite By Single-Firing

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Betül AYTEPE

    2013-07-01

    were obtained by oxides used in the bodies. The data obtained as a result of the study is presented in the conclusion section. Bu araĢtırmanın amacı; Türkiye’nin NevĢehir ilinde bulunan,önemli bir seramik merkezi olarak bilinen Avanos bölgesindeki kaolinyataklarından alınan özlü kaolinle, stoneware bünye denemeleriyapmak, hazırlanan reçetelere çeĢitli oksitler katarak renklendirmek ve1180ºC’de yüksek plastik özelliği olan porselen görünümlü camsıyapıda stoneware bünyeler elde etmektir.AraĢtırmanın birinci bölümünde, stoneware yapı özelliğiyle ilgiligenel bilgi verilmiĢtir.Ġkinci bölümde, özlü ve özsüz hammaddeler hakkında teorik bilgiaktarılmıĢtır. AraĢtırma kapsamında hazırlanan stoneware bünyereçetelere katılan Silisyum Dioksit, Wollastonit ve SüzülmüĢ AvanosKaolini hammaddeleri tanımlanmıĢtır.Reçetelerin hazırlanması ve uygulanması baĢlıklı üçüncübölümde, yöntem kısmı açıklanarak, yöredeki Avanos kaolininin eldeedilme aĢamaları ve reçetelerin uygulama sürecine yer verilmiĢtir.Hammaddelerinin kimyasal analiz özelliklerine göre, iki farklı reçetedenenerek 1180ºC’de piĢirilmiĢtir. Bu iki reçete temel alınarak, birincireçeteden 25, ikinci reçeten 25 olmak üzere toplam 50 adet 100 gr.’lıktartım yapılmıĢtır. Her bir tartıma % 0.1-0.5 arası CoO, % 0.5-4 arasıCr2O3, % 1-5 arası MnO, % 1-5 arası Fe2O3, % 1-5 arasında ise CuCO3katılmıĢtır. Tüm reçeteler sırasıyla jet tipi değirmende 15 dakika suylaöğütülerek kompozisyonun homojen bir yapı alması sağlanmıĢtır.KarıĢımlar alçı plakalarda bekletilerek fazla suyun emilmesisağlanmıĢtır. Hazırlanan numuneler elektrikli fırında 1180ºC ısı altındapişirilmiştir. Kuruma ve pişme küçülmeleri hesaplanmıştır.Bulguları kapsayan dördüncü bölümde, numunelerdeğerlendirilmiştir. Yüksek plastik özelliğinden dolayı, şekillendirilmesikolay porselen görünümlü stoneware

  2. Evaluation of historical thinking skills of 8th grade students’ opinions on the steps towards modernization in Turkey8. sınıf öğrencilerinin Türkiye’de çağdaşlaşmaya yönelik adımlar konusundaki görüşlerinin tarihsel düşünme becerisi açısından değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alev Çelik

    2013-10-01

    ştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin Türkiye’de çağdaşlaşmaya yönelik adımlar konusunda tarihsel düşünme becerilerini incelemektir. Ülkemizde eğitimin amacı genel olarak, çağdaş, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, Türk milletinin milli ve kültürel değerlerini kavramış, hür ve bilimsel düşünme gücüne sahip, insan haklarına saygılı, yaşadığı çevreye duyarlı, bilgiyi deneyimlerine göre yorumlayıp sosyal ve kültürel bağlam içinde oluşturan, kullanan ve düzenleyen, sosyal katılım becerileri gelişmiş, sosyal yaşamda etkin, üretken, haklarını ve sorumluluklarını bilen, dünya insanı olan, evrensel değerlere önem veren, Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı ve seçkin bir ortağı haline getirme hedefinde olan gençler yetiştirmek olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, eğitimin “çağdaş birey” yetiştirme hedefi düşünüldüğünde, öğrencilerde tarihsel düşünme becerisi geliştirmenin bir gereklilik olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, tarihsel düşünme becerisi geliştirmenin öğrencilerde tarihsel olaylara yönelik anlama, yorumlama, nedensel ilişkileri analiz etme gibi özellikleri kazandıracağı düşünülmektedir. Bu anlamda öğrenciler tarafından, "çağdaşlaşma" kavramının tarihsel düşünme becerileri doğrultusunda nasıl algılandığı, tarihsel akıl yürütme bağlamında nasıl değerlendirildiği oldukça önemlidir. Çalışma, nitel araştırma deseninde yapılandırılmış ve veri toplama tekniği olarak da yarı yapılandırılmış bireysel görüşme tekniği uygulanmıştır. Görüşmeler, 2012-2013 eğitim- öğretim yılında İzmir ilinde bulunan orta sosyo-ekonomik düzeyden bir ortaokulda 24 gönüllü sekizinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Görüşme verilerinin çözümlenmesi ise içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin çağdaşlaşma kavramı açısından T

  3. Anatolia tattoo art; Tunceli exampleAnadolu dövme sanatı; Tunceli ili örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa Çağlayandereli

    2016-05-01

    rnekleme tekniğine göre tespit edilen (ve bedeninde dövme bulunan 15 kişi ile standart soru formu aracıyla yüz yüze görüşülmüştür. Tunceli dövme sanatı örneklerini gösteren fotoğraflar (kaynak kişilerin onayı ile makalenin ekinde sunulmuştur. Araştırmanın genel bulgusu şöyle ifade edilebilir: (1 Tunceli dövmeleri resim değil, resmin düşünce yazısına (ideograma dönüşmüş şekilleridir. (2 Tunceli dövme tekniği Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinkinden çok farklı değildir. (3 Tunceli dövmelerinde etnik veya dinsel figürler başat değildir. (4 Tunceli dövmelerinde aşiret figürleri de başat değildir. (5 Buna göre, Tunceli dövmeleri, Anadolu dövme geleneği içerisinde motif çeşitlerinden birisi olarak değerlendirebilir. (6 Sosyolojik bilgi olmak üzere, Tunceli’de geleneksel dövme sanatına ilgi azalmıştır ve fakat Batı kültürünün “tattoo designs”leri yaygınlaşmaktadır. Araştırmada ortaya konan bulguya göre kaybolmaya yüz tutan Tunceli (ve genel olarak Anadolu dövme sanatının sürdürülebilmesi için bilimsel araştırmalara gereksinim vardır. Dışarıya verdiği göç nedeniyle ekonomik ve sosyal sermayesini hızla kaybeden Tunceli (vb yerleşimler çeşitli projelerle marka kent haline gelebiler. Tunceli’nin markalaşma sürecinde geleneksel dövme sanatı önemli rol oynayacaktır.

  4. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2008- Malazgirt

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    örür Beldesinde bir ev ve bir kaya kilisesi; Malazgirt ilçesinde on iki mezarlık, Bulanık Uzgörür Beldesinde iki mezarlık incelenmiştir.Anıt eserler ve mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler az sayıda Selçuklu ve sonrası (XI-XV. Yüzyıl ile genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemlerine aittir.İncelenen mezarlıklar birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motiflerin işlenişi bölgedeki diğer illerde bulunan örneklerle farklılıklar sergilemektedir.Tarihi mezarlıklar ve mezar taşları doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır.Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2008 MalazgirtRésuméCette étude a été réalisée du 22 juillet jusqu’en aoûte 2008 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – dans le district de Malazgirt de la ville de Muş et dans ses villages. Dans cette recherche, on a identifié les patrimoines culturels comme les monuments commémoratifs: Mosquées, Eglises, Hôtels, Ponts, Maisons, cimetières et pierres tombales. Dans les derniers jours de notre recherche, les villages du district de Bulanık ont été englobé dans le cadre du travail. Tout au long de cette étude, dans deux villages au centre de Malazgirt, on a étudié les ruines d’une auberge, d’une masdjid, d’une Mosquée et de deux ponts, dans l’agrandissement d’Uzgörür du district de Bulanık, sans oublier une maison et une église rupestre. Dans le district de Malazgirt, on a étudié douze cimetières et deux cimetières dans l

  5. Niğde Türk Ocağı’nın Kuruluşu ve İlk Faaliyetleri (1924-1926 The Establishment And First Activities Of Niğde Türk Ocağı (1924-1926

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nevzat TOPAL

    2013-09-01

    ğın kuruluşunu ve ilk faaliyetlerini Niğde’de yayınlanan ve elimize ulaşabilen gazete nüshalarında yer alan haberlerden istifade ederek değerlendirdik. Bugüne kadar kütüphane ve arşivlerde Niğde Gazetelerine ait tam bir koleksiyon bulmam mümkün olmamıştır. Bu sebepten de Niğde Türk Ocağının kuruluşu ve faaliyetlerine dair bir çalışma yapılamamıştır. Ancak Niğde Türk Ocağına 1925 tarihinde başkanı seçilen Hasan Hüsnü (Savaşçın Bey’in oğlu Mehmet Yılmaz Savaşçın vasıtasıyla temin ettiğimiz gazete ve belgelerden Ocağın kuruluşu ve faaliyetlerini aydınlatmak mümkün olmuştur.Elimizde mevcut olan gazete ve belgelerden Niğde Türk Ocağı Eylül 1924’te kurulmuştur. İlk İdari Heyeti Reisi C. Şehabeddin (Tüzün Bey’dir. Bu kişinin meşhur şair C. Şehabeddin olabileceği şeklinde yanlış bir kanaat hâkimdir. Ancak yapılan çalışmada Şehabeddin’in Niğde’de avukatlık mesleğini icra ettiği ortaya çıkarılmıştır. Şehabeddin Bey’in kısa süreli (yaklaşık altı ay yönetimini takiben 9 Ocak 1925’te yapılan kongrede yönetim değişmiştir. İkinci İdari Heyet Reisi olarak Hasan Hüsnü (Savaşçın Bey seçilmiştir. Elimizdeki bulunan Türk Ocakları Üyelerine Mahsus Hüviyet varakasında Niğde Türk Ocağı’nın 1 numaralı üyesi Hüsnü Beydir. Hüsnü Bey kısa sürede Ocağı teşkilatlandırıp faal hale getirmiştir. Niğde Türk Ocağı yaptıkları etkinlikler ile Niğde’nin kültürel hayatına önemli hizmetlerde bulunmuştur. Elimizdeki sınırlı belgeler ışığında bugüne kadar çalışılmamış olan Niğde Türk Ocağının kuruluşu ve ilk faaliyetleri değerlendirilmiştir.

  6. Meta-analysis application process in nursing: A guide intended for methodologyHemşirelikte meta-analiz uygulama süreci: Metodolojiye yönelik bir rehber

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşe Deliktaş

    2016-04-01

    provide information on the basic principles of meta-analysis, be guidance on the application process and promote the use of the method in the nursing field.   Özet Son yıllarda sağlık alanında bilimsel gelişmelerin var olması ve iyi bakım uygulamalarına olan ilginin artması gibi nedenlerle kanıta dayalı uygulamaya olan ilgi artmıştır. Kanıta dayalı uygulamalar bakımın kalitesini iyileştirir iken hemşireliğin profesyonelleşmesine de katkı sağlayacaktır. Ancak, bilimselleşme yolunda yapılmış çalışma sonuçlarına bakıldığında; sonuçlar arasında çelişkilerin olduğu, her bir çalışmanın farklı kalitelerde olduğu görülmektedir. Çalışmalar arasındaki çelişkilerin eleştirel değerlendirilmesi ve farklılıkların nedenlerinin istatistiksel olarak analiz edilmesi için meta-analiz yöntemi geliştirilmiştir. Aynı konu ile ilgili birbirinden bağımsız farklı yer ve zamanda yapılan çalışma sonuçlarının istatistiksel analizine meta-analiz denilmektedir. Meta-analiz; bir etkinin varlığını ve büyüklüğünü ortaya koyan, çalışmalar arasında var olan tutarsızlıkları ve nedenlerini inceleyen, araştırma sonuçlarını daha önce incelenmemiş olan yeni parametreler ile inceleyebilen, böylece olası yeni ilişkilileri ortaya çıkartabilen ve daha sonraki yapılacak çalışmalara yeni yaklaşımlar getirebilen bir analiz yöntemidir. Meta-analiz uygulama süreci ise zaman alıcı ve sabır isteyen bir süreçtir. Meta-analiz uygulama basamakları; araştırma konusunun ve sorularının belirlenmesi, literatür araştırmasının yapılması, ölçütlerin belirlenmesi, bulunan makalelerin sınıflanması ve elenmesi, verilerin kodlanması, çalışmaların kalitesinin değerlendirilmesi, istatistiksel analizlerin yapılması ve çalışma sonuçlarının raporlanmasını içermektedir. Birçok yararının olmasına rağmen, uygun çalışmaların belirlenmesinin zor ve zaman alıcı olması, ilgili

  7. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2010- Varto

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    katlıdır. Minare, Kale ve Dere Mahallelerinde bulunan evler, kent merkezinde kalmalarından dolayı hızla yok olmaktadırlar. Özellikle ön cephe düzenlemeleriyle Muş’a ait karakteristik bir özellik gösterirler.Varto ilçesinde tespit edilen Mezar taşları insan ve hayvan figürlü formlarıyla dikkat çekicidir. Hasköy ve Korkut’un köylerinde tespit edilen Mezar taşları ise kılıç ve kalkan motifleriyle öne çıkar.Anıt eserler ve Mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemine aittir.İncelenen mezarlıkların hepsi birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motifler özellikle bölgedeki diğer illere oranla farklılıklar sergilemektedir.Mezarlıklardaki tarihi mezarlar doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır.L’Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2010 VartoRésuméCette étude a été réalisée du 09 au 26 juillet 2010 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – au centre ville de Muş et aux villages des districts de Varto, Korkut et Hasköy. Dans cette recherche, on a identifié et examiné trois églises, un dépôt, une fontaine, un ensemble composé de six appartements et treize cimetières. Au centre ville de Muş, les maisons en général sont souvent bâties sur base d’adobes et se composent de deux étages. Les maisons des quartiers de Minare, Kale et Dere disparaissent petit-à-petit du fait qu’elles sont sises dans le centre de la ville. Ces maisons pr

  8. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2010- Varto / A Survey on Medieval and Later Periods of Varto, Muş (2010

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    ve iki katlıdır. Minare, Kale ve Dere Mahallelerinde bulunan evler, kent merkezinde kalmalarından dolayı hızla yok olmaktadırlar. Özellikle ön cephe düzenlemeleriyle Muş’a ait karakteristik bir özellik gösterirler. Varto ilçesinde tespit edilen Mezar taşları insan ve hayvan figürlü formlarıyla dikkat çekicidir. Hasköy ve Korkut’un köylerinde tespit edilen Mezar taşları ise kılıç ve kalkan motifleriyle öne çıkar. Anıt eserler ve Mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemine aittir. İncelenen mezarlıkların hepsi birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motifler özellikle bölgedeki diğer illere oranla farklılıklar sergilemektedir. Mezarlıklardaki tarihi mezarlar doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır. L’Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2010 Varto Résumé Cette étude a été réalisée du 09 au 26 juillet 2010 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – au centre ville de Muş et aux villages des districts de Varto, Korkut et Hasköy. Dans cette recherche, on a identifié et examiné trois églises, un dépôt, une fontaine, un ensemble composé de six appartements et treize cimetières. Au centre ville de Muş, les maisons en général sont souvent bâties sur base d’adobes et se composent de deux étages. Les maisons des quartiers de Minare, Kale et Dere disparaissent petit-à-petit du fait qu’elles sont sises dans le centre de la ville. Ces

  9. Ortaçağ ve Sonrası Muş İli Yüzey Araştırması -2008- Malazgirt / A Survey on Medieval and Later Periods of Malazgirt, Muş (2008

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bülent Nuri KILAVUZ

    2013-03-01

    çesi Uzgörür Beldesinde bir ev ve bir kaya kilisesi; Malazgirt ilçesinde on iki mezarlık, Bulanık Uzgörür Beldesinde iki mezarlık incelenmiştir. Anıt eserler ve mezar taşları bölgeye ve dönemlerine göre malzeme, form ve üslup açısından farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen eserler az sayıda Selçuklu ve sonrası (XI-XV. Yüzyıl ile genellikle Osmanlı (XVI-XIX Yüzyıl dönemlerine aittir. İncelenen mezarlıklar birbirlerinden farklı özellikler sergilemektedir. Bu durum Muş coğrafyasının zenginliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Mezar taşları üzerindeki bazı motiflerin işlenişi bölgedeki diğer illerde bulunan örneklerle farklılıklar sergilemektedir. Tarihi mezarlıklar ve mezar taşları doğal ve insani etkenlerle günden güne hızla tahrip olmaktadır. Ayrıca bütün mezarlıklarda günümüzde de yeni gömülerin devam etmesi tahribi artırmaktadır. Enquête du terrain de la ville de Muş dans la période médiévale et postmédiévale – 2008 Malazgirt Résumé Cette étude a été réalisée du 22 juillet jusqu’en aoûte 2008 – avec l’autorisation du Ministère de la culture et du tourisme de la République turque et de la Direction générale des monuments culturels et des musées – dans le district de Malazgirt de la ville de Muş et dans ses villages. Dans cette recherche, on a identifié les patrimoines culturels comme les monuments commémoratifs: Mosquées, Eglises, Hôtels, Ponts, Maisons, cimetières et pierres tombales. Dans les derniers jours de notre recherche, les villages du district de Bulanık ont été englobé dans le cadre du travail. Tout au long de cette étude, dans deux villages au centre de Malazgirt, on a étudié les ruines d’une auberge, d’une masdjid, d’une Mosquée et de deux ponts, dans l’agrandissement d’Uzgörür du district de Bulanık, sans oublier une maison et une église rupestre. Dans le district de Malazgirt, on a étudié douze cimetières et deux

  10. Sadıki-i Efşarın Tebriz Milli Kütüphanesindeki Külliyatı ve Türkçe Manzumeleri Sadıki-i Efşar’s Treatise In Tabriz National Library and His Turkish Poems

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Nuri ÇINARCI

    2012-09-01

    şâr’dır. Edebiyatımızda sadece şair ve tezkireci kimliğiyle değil özellikle minyatür sanatındaki maharetiyle de isminden bahsettirmiş olan Sâdıkî, külliyatındaki eserlerinin çoğunu Farsçayla yazmıştır. Safeviler döneminde yaşayan ve devletin farklı kurumlarında çeşitli görevler üstlenen Sâdıkî’nin Türk edebiyatında bilinen en önemli eseri şairler tezkiresi olan Mecma’u’l-havâs’tır. Sâdıkî’nin tezkiresi dışında Türkçe yazılmış şiirleri ve bir de Türkçe münşeatı mevcuttur. Türkçe eserlerini çoğunlukla Çağatay Türkçesiyle yazmış; ancak Türkçe şiirlerinde hem Çağatay hem de Azeri Türkçesini kullanmayı tercih etmiştir. Türkçe şiirlerinden ilk olarak bahseden Turhan Gandjei bu araştırmasını şairin Doğu ve Batı Türkçesi ile yazdığı gazelleriyle sınırlı tutmuştur. Ancak Tebriz Milli Kütüphanesi’nde yapılan araştırmada Sâdıkî’nin Türkçe şiirlerinin sadece bahsi geçen gazellerle sınırlı olmadığı tespit edilmiştir. Gazeller dışında şairin külliyatında kasideler, bahsi geçen gazellerin dışında kalan gazeller, kıta’, terkib-i bend gibi nazım şekilleri ile bir de sakiname yer almaktadır. Bununla birlikte ülkemizde Sâdıkî’nin külliyatından bahseden çalışmalar genellikle bu bilgilerini Muhammed Ali Terbiyet’in Dânişmendân-ı Âzerbaycan adlı eserinde verdiği bilgilere dayandırır. Yine aynı kütüphanede bulunan Sâdıkî’ye ait külliyatın Muhammed Ali Terbiyet’in yaptığı tasniften daha kapsamlı bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışmada hem Sâdıkî’nin şimdiye kadar yayınlanmamış Türkçe şiirlerinden hem de külliyatının ismi zikredilmeyen bölümlerinden bahsedilecektir.

  11. Tezkire-i Buğra Han’ın Çağatayca Yazılmış Bir Nüshası Metin- Dil İncelemesi- Tıpkıbasım A Manuscript Of Tazkira-i Bughra Khan Written In Chagatay Turkısh Texte- Grammar Notes- Facsimile

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    B. Erdem DAĞISTANLIOĞLU

    2012-12-01

    ındaki bilgiler oldukça sınırlıdır. Bu dönem hakkındaki bilinmezliklerin benzeri, İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında büyük bir yeri bulunan ve efsanevi özellikler taşıyan Satuk Buğra Han için de geçerlidir.Bu makale, Türklerin İslamiyeti kitle hâlinde kabul edişlerini ve ilk Müslüman Türk hükümdarının efsanevi hayatını anlatan Tezkire-i Buğra Han kitabının 19. yüzyılda Çağatayca olarak kaleme alınmış bir nüshasının çeviri yazı ve dil incelemesini içermektedir.Çalışmamıza konu olan eser, Klasik Çağataycanın dil özelliklerini taşımakla beraber, Özbekçe ve Çağdaş Uygurcanın ses ve şekil bilgisi özelliklerini de barındırmaktadır. Tezkire-i Buğra Han kitabı gerek ses gerekse şekil bilgisi bakımından Çağatayca öncesi arkaik örnekleri de içermektedir. Eser bu özellikleriyle, hem Çağataycadan çağdaş Türk lehçelerine geçişi yansıtmakta hem de içerdiği arkaik yapılarla dikkat çekmektedir.Yazmanın Çağatayca dışında en çok Çağdaş Uygurcanın dil özelliklerini barındırdığı görülmektedir. Kitabın ilk sayfasındaki karışık bir hâlde yazılmış ifadelerin içinden tespit edebildiğimiz tārįħķa bir min g iki yüz yėtmiş1 ….. inal aķsuluķ taĥrįri āħir boldı cümlesi eserin Çağdaş Uygurcayla olan bağını da açıklar niteliktedir.Bu makalede söz konusu yazma eserin bütünü hakkında, yazarı, yazıldığı yüzyıl, diğer nüshaları vb. özellikleri bakımından bilgi verilmiş olup yalnızca Satuk Buğra Han menkabesinin geçtiği kısmın çeviri yazılı metni sunulmuştur. Ayrıca incelenen kısmın tıpkıbasımı da makalenin sonuna eklenmiştir.Bu yazıda, British Library’deki Or. 8161 numaralı metnin 83a-102b varakları arasındaki Satuk Buğra Han menkabesini esas almakla birlikte, dil incelemesinde gerek duyuldukça yazmanın bütünü göz önünde bulundurularak açıklamalar yapılmıştır.

  12. Ortaöğretim Öğrencilerinin Savaş Ve Barış Kavramı İle İlgili Düşüncelerinin Çeşitli Değişkenler Açısından Değerlendirilmesi An Evaluation Of The Views Of Secondary Education Students Over The A Of War And Peace In Terms Of Different Variables

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Özgür AKTAŞ

    2013-09-01

    ılının birinci döneminde Ankara ilinin Altındağ, Çankaya, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan liselerde uygulama yapılmıştır. Araştırma tarama yöntemine dayanmaktadır. Çalışma 3026 ortaöğretim öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Ortaöğretim öğrencilerinin savaş ve barış konuları ile ilgili tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Savaş ve barış tutum ölçeği 40 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 15,0 paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde öğrencileri cinsiyet, savaş oyunu oynayıp oynamama ve bilgisayar oyunu oynayıp oynamama değişkenlerine göre farklıkları olduğu gözlenmiştir. Öğrenciler arasında en az farklılığın ise baba eğitim düzeyi ve sınıf düzeyi arasında olduğu görülmüştür.Ortaöğretim öğrencileri insanın savaşçılık özelliği ile doğduğu şeklindeki önermeye kararsız kalmıştır. Öğrenciler savaşların Tanrının takdiri olduğu görüşüneyse katılmamıştır. Ortaöğretim öğrencileri savaşların masum insanlara acı getirdiği ve savaşların başka savaşlara yol açtığı görüşünde olmuştur. Öğrencilere göre savaşı kazanan da savaşı kaybeden de savaşsın sonuçlarından acı çekmektedir. Ortaöğretim öğrencileri en büyük başarıların savaş meydanlarında kazanıldığı fikrine kararsız bir tutum sergilemiştir. Yine öğrenciler vatanseverlik gibi yüce duyguların savaş meydanlarında doğduğu fikrinde de kararsızdır. Buna karşı öğrenciler savaş kazanmak kadar barış kazanmanın da önemli olduğunu belirtmiştir. Öğrencilere göre barışa katkı sağlayan insanlar da kahraman ilan edilmelidir.Türkiye’de savaş ve barış kavramının hangi yaşlarda anlaşılabildiğine dair araştırmalar yapılmamıştır. Bu alanda araştırmalar alana katkı sağlayacaktır. Ayrıca savaşların niteliğine göre ayrılarak da araştırma yapılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

  13. THE ROYAL NATIOSN’S WATCHS IN THE SELJUKS AND BYZANTIUM EMPIRE ASSOCIATES/ SELÇUKLU-ERMENİ İLİŞKİLERİNDE MİLLET-İ SADIKA’NIN İZLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fatma İNCE

    2016-03-01

    ızlık duydukları için Malazgirt Savaşı’nda savaş alanını terk etmişlerdir. Anadolu’nun Selçuklular tarafından fethiyle birlikte Ermeniler de Türk idaresi altına girmişlerdir. Özellikle dinî açıdan Bizans’ın baskısı altında bulunan Ermeniler bundan sonraki süreçte de kendi çıkarları için zaman zaman Türklerin Bizans ile olan ilişkilerinde Türklerin yanında yer almışlardır. Bu durum bugün veya 1915’de yaşananların aksine Türk - Ermeni ilişkilerinin tarihi süreçte düşmanca ve olumsuz olmadığının belirtileridir. Osmanlı Devleti bu milletle o kadar iç içe yaşamıştır ki onu “Millet-i Sadıka” olarak isimlendirmiştir. Biz de bu makalemizde Osmanlı Devleti’nin “Millet-i Sadıka” olarak onure ettiği Ermenilerin Türklerle olan bu olumlu ilişkisinin Selçuklular devrindeki izlerini ortaya koymaya çalışacağız. On the ends of the VII. century, the Anatolian takes out Byzantium Empire’s domination and firstly Umayyad’s after then on the ends of X. century pass into the hands of Abbasi. Until X. century the Byzantium Empire dominates again all of The Anatolian. The emperor of The Byzantium Empire II. Vasil operates in Caucasian in ends of his life. A lot of confusion happens in this region after who a man in an Armenian dynasty I. Gagik’s death and this confusions gives a succesful intervention opportunity to Byzantium Emperor. Van nation included to Byzantium Empire like a part of Georgia, also Armenian Ani dynasty stay in the hands of the Armenians until Ionnes Symbat’s death after his death this dynasty joins to Byzantium Empire.Byzantium Emperors aren’t only take Armenian’s live space even they remove and take Armenian commanders their houses in their states like Armenian historian from Urfa Mateos’s as pointed out. Armenians under the domination of Byzantium Empire long time Byzantium and they never move freely. This situation expressed by a lot of time Armenian historian Mateos from Urfa. Turks

  14. Development of the Scale on Coping with Cyber Bullying towards AdolescentsErgenlere Yönelik Siber Zorbalıkla Başa Çıkma Ölçeği'nin geliştirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adem Peker

    2015-02-01

    ılında Erzurum ilinde ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 318 öğrenci oluşturmaktadır. Ölçeğin geçerliği, yapı geçerliği ve ölçüt bağıntılı geçerlikle incelenmiştir. Yapı geçerliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda siber zorbalıkla başa çıkma ölçeğinin toplam varyansın %61.36’sını açıklayan 17 madde ve 4 faktörden oluştuğu görülmüştür. Siber zorbalıkla başa çıkma ölçeğinin yapı geçerliği ayrıca doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin modellerinin kuramsal ve istatistiksel olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmasında zorbalıkla başa çıkma stratejileri ölçeği ile siber zorbalıkla başa çıkma ölçeği arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçeklerin güvenirliği; iç tutarlık, iki yarı güvenirlik ve test-tekrar test yöntemleriyle hesaplanmıştır. Cronbach Alpha iç tutarlık katsayılarının ölçeğin alt boyutları için  .70-.86 arasında değiştiği görülmüştür. İki yarı test güvenirliği katsayılarının ölçeğin alt boyutları için .66-.86 arasında bulunduğu gözlenmiştir.  Ölçeğin test tekrar test güvenirlik katsayıları ölçek alt boyutları için .68-.83 arasında bulunmuştur. Bulunan bu değerler siber zorbalıkla başa çıkma ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.

  15. Köy Edebiyatı Ve Türk Edebiyatında Köye “İçerden” Bakış Doğuşu, Etkileri, Sonuçları Village Literature And An “Emic Look” At The Village In Turkish Literature: Its Birth, Effects And Results

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Erol ÇANKAYA

    2013-07-01

    . Therefore, these works can be valued associological documentsas well as literary pieces. This movement notonly conveyed the reality of the village from first hand as a mainstreamuntil 1970s in Turkish literature, but also affected the non-ruralauthors’ interest in the village reality. Türkiye’de modern edebiyat 1839’da Tanzimat hareketi ile başlamakla beraber, uzun yıllar İstanbul merkezli kalmış, Anadolu’ya açılamamıştır. Anadolu’nun Türk edebiyatındaki varlığının ancak Türkçülük akımına bağlı olarak ortaya çıktığı görülür. Bu süreçte aydın, hem halktaki milli kültürü özümsemek ve hem de köyü canlandırmak gibi ikili bir görevle halka, köye gitmek durumundadır. Yeni Türkiye’nin kuruluşuyla, edebiyattaki bu yönelişin hızlandığı görülmektedir. Ne var ki Halkevleri kanalıyla sürdürülen bu Halka Doğru hareketi büyük ölçüde “turistik” kalmış, kentli aydının köyde yaptığı “piknik” olmaktan kurtulamamıştır. Cumhuriyetin “sınıfsız Halkçılık” ilkesinin sonucu olarak bu hareket romantik bir Köycülük hareketi olmaktan öteye gidememiştir. Bu edebiyat, büyük ölçüde, köyü ziyarete gelen kentli aydının “ordaki köy”e “dışarıdan bakış”ının eseri olmaktan öteye gidememiştir.Bu yapının ancak, Cumhuriyet döneminde Anadolu insanının, eğitim olanaklarına kavuşması, bir kısmının yazar olmaya başlamasıyla değiştiği görülür. Bu noktada ise 1940’larda faaliyette bulunan Köy Enstitüleri önemli rol oynamıştır. Köy Enstitüleri’nde eğitim gören on binlerce gençten kimilerinin yazar olacağı bir süreç başlamıştır. Bunların ilk örneği Mahmut Makal ve Bizim Köy (1950 adlı yapıtıdır. Bizim Köy ile başlayan bu yöneliş, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Başaran, Dursun Akçam vb. Köy Enstitüsü mezunu köy kökenli gençlerin edebiyata girişleriyle güçlenerek bir “köy edebiyatı”nın oluşmasını sa

  16. Two Different Expression of a Period - The Comparıson of Chinese and Turkish Texts of Kül Tigin Inscription / Bir Dönemin İki Farklı Anlatımı - Kül Tigin Yazıtının Çince ve Türkçe Metinlerinin Karşılaştırması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tuba YALINKILIÇ

    2013-12-01

    rkic inscriptions emphasize the importance and necessity of the maintaining of Khanate. Orhun yazıtlarında, bütün Türkologların üzerinde hassasiyetle durduğu bir Köktürkçe metin, bir de akademisyenlerin yeterince irdelemediği Çince metin bulunmaktadır. Her ne kadar Bilge Tonyukuk yazıtları öz bir Türkçe ile yazılmış, Köktürk Devleti tarafından dikilmiş, yine Köktürk Devleti’nin merkezinde bulunan Kül Tigin yazıtı ve Bilge Kağan yazıtının ön yüzü Tang Hanedanlığı tarafından yazdırılmış ve hatta Tang Hanedanlığı sanatçılarına inşa ettirilmiş olsa da yazıtlar dış görüntüsü itibarıyla tamamen Çin tarzındadır ve yazıtların üzerindeki Köktürkçe metinler Türkler tarafından eklenmiştir. Kül Tigin yazıtının Çince metnini Xuan Zong bizzat kendisi, Bilge Kağan yazıtının Çince metnini ise Xuan Zong’un emriyle kurmayları yazmıştır. Metinlerde merhum Kül Tigin ve Bilge Kağan yâd edilir. İki yazıtta da Türkçe metinlerde büyük bir kısım tekrar niteliğindedir. Tekrar eden kısım, Bilge Kağan’ın, Kül Tigin’in vefatı üzerine dile getirdiği duygulardan müteşekkildir. Gerek Türkçe olsun gerek Çince, her metin Tang Hanedanlığı ve Köktürk Devleti ilişkileri tarihinden bahseder. Fakat farklı olarak, Çince metinde Tang Hanedanlığı Türklerin dost ve dürüst olduklarını ifade ederken, Türkçe metinde ise Tang Hanedanlığı’nın Türklerin tarihte ve gerçekte esas düşmanı oldukları dile getirilir. Özellikle Köktürk Devleti’nin gerilemesinin nedeni olarak Tang Hanedanlığı gösterilir. Tang ve Türk ilişkilerinin, aynı dönemin tarihi nasıl olur da bu denli farklı iki yoruma sahiptir? Araştırmalar göstermektedir ki Tang ve Türklerin aynı tarihe dair iki farklı yorumu, tarihin gerçeklerden uzaklaşmasına neden olmuştur, hiçbirinin de maksadı tarihî gerçekleri anlatmak değildir. Bu çeşit yorumlama, dönemin siyasi maksadına hizmet etmektedir

  17. An investigation of the effects of rejected students’ classroom behaviours on the classroom atmosphere and teachers’ approach to these studentsReddedilen öğrencilerin sınıftaki davranışlarının, sınıf atmosferine etkilerinin ve bu öğrencilere yönelik öğretmen yaklaşımlarının incelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ümit Çimen Çoşğun

    2016-10-01

    alışma olan bu araştırma 2014- 2015 Öğretim yılında, Hatay ilinde bulunan bir ilkokul ve ortaokulda yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu görüşme yapmak üzere belirlenen 13 öğretmen ve gözlem yapmak üzere belirlenen 4 öğrenciden oluşmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem formları kullanılarak toplanan veriler, içerik analizleri ile çözümlenmiştir. Bulgulara göre sosyal reddedilme yaşayan öğrencilerin derse katılımlarıyla ilgili sık görülen davranışları yanıtını bilmediği soruları yanıtlamaya çalışma, amaçsız dolaşma, ders dışı ilgisiz konuşma, ödev yapmama, dersle ilgisiz sorular sorma, ders dışı yanıtlar verme, ödevleri başkasına yaptırma şeklinde iken; sınıftaki psiko-sosyal çevreyle ilgili sık sergiledikleri davranışlar ise sorumluluk almama, dikkat çekmeye çalışma, arkadaşlarına sataşma, kendini öne çıkarmaya çalışma, sessiz olma, fiziksel şiddet, kurallara uymama, düşük ses tonu ile konuşma, çekingen olma, yalnız oturma, izinsiz başkalarının yanına oturma, bireysel çalışmak isteme ve başkasının ödevini karalamadır. Bu öğrencilerin öğrenme çevresini olumsuz etkileyen davranışları sınıfın dikkatini dağıtma, dersin akışını ve öğrenme ortamını engelleme, diğer öğrencilere olumsuz örnek olma, diğer öğrencilerin dinlemesine engel olma, sınıfın huzurunu bozma, öğretmen ve diğer öğrenciler arasında gerginliğe neden olmadır. Öğretmenlerin bu öğrencilere yönelik görmezden gelme, uyarma, sorumluluk verme, ödüllendirme/takdir etme, bireysel görüşme, veliyle görüşme gibi yöntemleri daha ağırlıklı olarak kullandıkları, fakat mola verme, sakinleştirme, psikolojik danışmana ve RAM’a yönlendirme yapmayı daha az kullandıkları belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre öneriler geliştirilmiştir. Sosyal reddedilme yaşayan öğrencilere yaklaşım ve müdahale y

  18. TEKE YÖRESİ EFSANELERİNİN YARATILMA ESTETİĞİ / THE AESTHETIC CREATION OF TEKE REGION LEGENDS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Surur ÇELEPİ

    2015-09-01

    Full Text Available Efsaneler, şahıs, yer ve hadiseler hakkında anlatılan, inandırıcılık vasfı olan tabiatüstü olma özellikleri barındıran anlatılardır. Efsanelerin başlıca niteliği inanış ve gerçekliktir. Efsaneler, halkın hayal dünyasıyla yaratma gücünün en güzel örnekleridir. Görsel ve ses benzerliklerden faydalanılarak oluşturulan bu efsanelerin yaratılmasında halk estetiği ön plana çıkar. Estetik, sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin bilimi anlamına gelir. Bir obje, özel bir duygu, güzellik duygusu uyandırdığı ya da uyandırmaya yetili olduğu için güzeldir. Güzellik bir objenin belli bir etki uyandırma yetisine verilen addır. Estetik, bu etkinin özünü saptamak, çözümlemek, nitelendirmek ve sınırlamak ister. Bir eserin estetikliği, insanda uyandırdığı estetik yaşantılara dayanır. Estetik yargılar kişinin kendisiyle ilgilidir. Efsaneler diğer edebî türlerle karşılaştırıldıklarında ahenk, ritim, ölçü, kafiye söz sanatları gibi unsurları barındırmazlar. Kısa ve yoğun anlatımlardır. Bunlar, metin olarak efsanelerin estetik olma gayesinin olmadığını gösterir. Efsanenin gayesi etki faktörünü, gerginliği artırarak sağlamaktır. Efsaneler, bu etkiyi sağlayabilmek için yaratılma süreçlerinde kendi iç dinamiklerinde estetik kaygı barındırırlar. Bu etki ve gerginliği etkin, güçlü ve kalıcı kılmak için halk estetiğinden faydalanılır. Estetik dil yaratıları olarak kabul edilen efsaneler, dinleyicileri mest eden ve kendine hayran bırakan bir sanat barındırırlar. Halk, efsanelerin yapısı içinde bulunan olay ve olgular örgüsünü, estetik kaygılarla birlikte yaratır. Bu yaratma sürecinde hayal gücü ve estetik beraber rol alır. Örneğin görsel benzerliklerden hareketle doğadaki bir taşı, bir geline; kaplumbağanın yaratılışını sahtekâr bir tüccara bağlayarak var olan gerçekliği, estetik

  19. Eskişehir’de Hava Kirliliği ve Doğal Gazın Tarihçesi: Genel Değerlendirme / History of Air Pollution and Natural Gas Usage in Eskişehir: A General Review

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nazmi Oruç

    2012-12-01

    şehir temiz hava planı (2011-2014 hazırlanmıştır. Partikül Madde ve SO2 yanında NO2,O3 ve PAH gibi kirleticilerin ve ulaşım araçlarının neden olduğu kirliliğin de irdelendiği bu raporda, Eskişehir için ulusal yasal sınır değerleri zorlayan bir durum söz konusu olmasa da geniş ölçekte Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ gibi kuruluşların oluşturmuş olduğu standartların üzerinde değerlere rastlandığı kaydedilmektedir. Hava kirliliğinin önlenmesi amacıyla doğal gaz kullanımına ilk kez Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde (EOSB Botaş bünyesinde 1990 yılında başlanılmış daha sonra bu hizmet özelleştirme kapsamı içerisinde 2004 yılında Eskişehir Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (ESGAZ firmasına devredilmiştir. ESGAZ, Büyükşehir Belediyesi mücavir alanlarda yer alan imara açık tüm cadde ve sokaklara doğal gaz hizmeti vermekte olup 2004 yılında devir alınan 107.000 bağımsız birim sayısını 2011 yılı sonu itibariyle 300.000’e çıkartmıştır. EOSB bölgesi hariç evsel ve şehir içi sanayi tüketimi de 2005 yılında 211.756.888 m3 iken, 2011 yılında 348.974.147 m3’e çıkmıştır. Tüm bu olumlu gelişmelere karşın doğal gaz alt yapısı bulunan bazı semt ve apartmanlarda günümüzde de ithal ve yerli kömür kullanılması zaman zaman hava kirliliğine neden olmaktadır. İlk aşamada kent merkezinde özellikle kış aylarında kömür yerine tamamen doğal gaza geçilmesi ve ulaşım kaynaklı hava kirliğinin azaltılması için gereken önlemlerin alınması önerilmiştir. History of Air Pollution and Natural Gas Usage in Eskişehir: A General Review The aim of this study is to investigate the use of natural gas and air pollution levels in Eskişehir City Center in the last 30 years. Air pollution has been phenomena in Eskişehir since the beginning of 1980s, due to the use of low quality coal, unplanned and irregular urbanization and negative climate factors. First air

  20. Cumhuriyet İdaresi'nin Nüfusu Kayıt Altına Alma Girişimlerine Bir Örnek: 1934 Yılı Nüfus Taraması An Illustration For The Civil Registry Processes During The Republican Era: The Census Of 1934

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fevzi ÇAKMAK

    2013-09-01

    rkiye Cumhuriyeti’nin önemle üzerinde durduğu konuların başında, Nüfus siyaseti geliyordu. Devletin uygulamaya çalıştığı nüfus siyasetinin iki önemli ayağı bulunuyordu. Bunlardan biri genel olarak nüfusun azalmasını önlemek ve artmasına yönelik tedbirler almak, diğer ayağı ise nüfusun nitelik ve nicelik olarak kayıt altına alınmasıydı.Bu çalışmada Cumhuriyet idaresinin nüfusu kayıt altına almaya yönelik siyasetin önemli bir parçası olan gizli nüfusların yazımına yönelik çabalarına değineceğiz. Özellikle 1927 nüfus sayımı sonrası pek çok nüfusun saklı kaldığı gerçeği karşısında devlet, nüfus kayıtlarına yönelik çeşitli af düzenlemelerine gidecekti. 1933 yılında çıkarılan Af Kanunu içinde, nüfus kayıtlarının affına dair hükümler bulunuyordu. Kanun sonrası halk, nüfus dairelerine koşarken, devlet karşı karşıya kaldığı yoğun talep karşısında çıkış çareleri arayacaktı. Bulunan çıkış yolu, nüfus kayıt işlemlerinde, taşrada görev yapan, durumu görev almaya müsait olan tüm devlet memurlarının kullanılmasıydı.1934 yılının Mart ayında bu yönde çıkarılan talimatname ile kısa sürede başarı yakalanmış ve ardından 1934 yılının Temmuz ayında çıkarılan Gizli Nüfusların Yazımına ilişkin kanunla, işleyişin yasal dayanakları oluşturulmuştu. Buradaki çalışmamızda, sözü edilen işleyişi tahlil etmeye çalışacağız. Çalışmamıza nüfus kayıt defterleri temel kaynak teşkil edecektir.

  1. İlk “Mûsikî” Ders Programları ve Zati Bey’in “Talim-i Kıraat-i Mûsikî” İsimli Eserinin Analizi The First “Mûsıkî” Curriculums And The Analysis Of The Work Of Art Named “Talim-i Kıraat-i Mûsıkî” Of Zati Bey

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cahit AKSU

    2013-03-01

    cumhuriyet döneminde üretilen müzik eğitimikitaplarına rehberlik etmiştir. Bu kitapta yer alan çocuk şarkılarındakikonular, Türk insanının o zamanki duygu, düşünce, hissiyat veihtiyaçlarına işaret etmektedir. Savaşta şehirlerin kaybedilmesindenkaynaklanan büyük üzüntü, mücadele eden orduya maddi olarak dayardım etmenin erdemi, İstiklal Savaşı ile Türklük gururu, tarımsalkalkınmanın, üretimin ve tutumlu olmanın önemi bu kitaptakişarkılarda ele alınan başlıca konulardır. Kitapta bulunan şarkılarda elealınan konular şu şekildedir: “Oyun, Organlar, Günler, Sayılar,Mevsimler, Tasarruf Bilinci, Çalışmanın Önemi, Allah Sevgisi,Beslenme, Doğa Sevgisi, Anne-Baba Sevgisi, Eğitimin Önemi, Özlem,Kahramanlık, Vatan Sevgisi.”Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yazılan „Talim-i Kıraat-iMusiki” isimli eserde yer alan şarkılardaki konu çeşitliliğini diğerçalışmalarla karşılaştırdığımızda, konuların doğru bir pedagojikyaklaşımla ele alındığını ve bu karakteristiğiyle de ondan sonra yazılanbenzer müzik eğitimi kitaplarına öncülük ettiğini görmekteyiz.

  2. Contribution of new technologies to university education: Opinions of communication faculty students on augmented reality applicationsYeni teknolojilerin üniversite eğitimine katkısı: İletişim fakültesi öğrencilerinin artırılmış gerçeklik uygulamalarına ilişkin görüşleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İdil Sayımer

    2015-12-01

    ğitim ve öğrenme üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle eğitim süreçlerinde de yaygınlaşması kaçınılmaz olacaktır. AG’nin gerçek olanla sanal olanı bütünleştirme özelliği taşımasına bağlı olarak eğitim sürecinde görselliği ve yaratıcılığı temel alarak teori ile pratik arasındaki boşluğu doldurduğu, dolayısıyla öğrenimi kolaylaştırıp derinleştirdiği yönünde yeni çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmada, Türkiye’de iletişim fakültesi öğrencilerinin AG uygulamaları hakkındaki farkındalık ve ilgi düzeyleri ile uygulama becerilerini keşfetmek amaçlanmıştır. Eğitim öğretim sürecinin taraflarından biri olan öğrencilere yönelik öğrenci merkezli yeni öğretim planlamaları yapabilmek için bu grubun düşünceleri ve teknoloji kullanma becerilerini saptamak önemlidir. Buradan hareketle görsel teknolojileri kullanan ve yaratıcılığın temel alındığı disiplinlerin yer aldığı iletişim fakültesi lisans öğrencileri üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde bulunan beş bölümün öğrencilerinden oluşmaktadır. Veriler öğrenciler tarafından 2015 Güz dönemi başlangıcında doldurulan çevrim içi anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın bulguları farklı bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin konuya yaklaşımları arasındaki farklılıkları da ortaya koyan karşılaştırmalı bir çalışma olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada bulgular çerçevesinde yapılan değerlendirme ile birlikte AG’nin öğrenim sürecine katkıları konusunda da öneriler yer almaktadır.

  3. Adolescents’ opinions and thoughts about consanguineous marriages: A Turkey sample

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Funda Özpulat

    2017-01-01

    iftlerin yaptığı ikinci derece akraba evliği olarak iki şekilde incelenmektedir. Kan bağını esas alan bu evlilikler sonucunda; sakat doğumlar, genetik yapıyı bozan patolojiler, bebek ölüm hızında artış, talasemi, perinatal ölüm hızında artış, doğumsal kalp hastalığı, spontan abortus, serebral palsi prevalansında artış, Akdeniz ateşi, 5 yaş altı ölümler, meydana gelmekte özürlü çocuk doğma riski iki kat fazla olmaktadır. Amaç: Bu araştırmanın amacı; geleceğin aile kurumunu ve yapısını oluşturacak adölesan nüfusun, akraba evliliklerine yönelik görüş ve yaklaşımlarının belirlenmesi yoluyla gereksinimlerinin saptanmasıdır. Metod: Kesitsel türdeki araştırma 12 Mart 2015- 15 Şubat 2016 tarihleri arasında Konya ilinde 4 lise, Ankara ilinde 3 lise olmak üzere 7 lisedeki 2073 öğrenciyle yapılmıştır. Bulgular: Annesi ve babası arasında akraba evliliği bulunan adölesanların oranı %12,1’dir. Akrabası arasında akraba evliliği bulunanların oranı %50,8’dir. Ailesinde veya akrabasında akraba evliliği yapanlarda sağlık problemi oluşanların çoğunluğunu fiziksel engellilik oluşturmaktadır. Akraba evliliğine tamamen karşı olan adölesanların oranı %36,3’tür. Akraba evliliğinin kaynağı olarak çoğunlukla (%56,3 aileleri baskısı/isteği gösterilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma bulgularımızda geleceğin aile birimini oluşturacak adölesan grubun akraba evliliklerine karşı kesin bir görüş sunmaması, gençlerde farkındalık ve bilincin yeterince oluşturulamadığını düşündürmektedir. Araştırma bulgularımızda akraba evliliğine yönelik bilgilerin çoğunlukla okul derslerinden öğrenildiği düşünüldüğünde okullardaki eğitim müfredatının adölesanları bilinçlendirmede değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğu söylenebilir. Akraba evliliğine yönelik adölesan grubu bilinçlendirme çabalarının, ülke geneline yayılan okul ve toplum

  4. Kemalettin Kamu’nun Hayatı, Sanatı, Şahsiyeti ve Hicret Şiirinin Tahlili The Life, Art, Personalitey Of Kemalettin Kamu And The Analysis Of His Poem "Hicret"

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet ADIGÜZEL

    2013-09-01

    s thought’s centre in 18.19.20 centuries even civilazition of World. But Kemalettin Kamu couldn’t take advantage of art in Paris. Perhaps he could have done the art in a high leval, but he couldn’t. He only wrote two or three poems in five years. Nearly he finished his poetess. Unfortunately, this duration contunied until his death.When he was a young in peroid of indepence war, he wrote several poems which was his heritage. Nearly he gyved his poetess and finished the art. His poetess was excellent in same poems. He was one of the first poet of the history republic and wrote poems sincerely. Although he had some oppornities and luck to be a master in Turkish literatüre, he couldn’t compose it and catch that atmosphere. Her insan bir dünyadır. Bu dünyanın sınırlarını belirleyen ise o insanın evreni kaplayan tahayyülleri ve tasavvurlarıdır. O insanın hayat hikâyesini inşa eden, hadiselerin çeşitliliği ve zenginliğidir. Alelade yaşanan bir hayat hikâyesi mahduttur, fakat sanatkârane yaşanan bir hayat hikâyesinin oluşturduğu dünyaya sınırlar koymak – ki bu yüksek seviyede bir sanatkâr kudreti ise – muhaldir. Sanatkârane farkındalık hayatın her safhasına yansımıştır. Eser-müessir bağlamında bu farkındalık daha şeffaf gözlemlenebilir. Sanatkârı farklı kılan, onun duyuş ve algılayışıdır. Ahmet Haşim dolunaya bakınca “mehtab”ı duyar, algılar, oysa alelade bir bakışa sahip fert, dolunayı “kabak” olarak algılayabilir. Bu perspektifin, müessiri ve inşası nedir, nasıldır? Konumuzu zorlayan, çerçevesinden taşıyacak bir mevzudur. Zira üslup, dil, musiki, tema, konu ve diğerleri sanatın çatısı altında bulunan birimleridir. Bu malzemelerden her biri kuvvetine ve kelime servetine göre bir ehemmiyet arz etmektedir. Bir birini tamamlayan ve aynı zamanda o bütünün her bir özelliğini, vasfını kendisinde taşıyan ve temsil eden birer uzuvdur. Sanatçının üslubuna, fikir, duygu, his