WorldWideScience

Sample records for baets okyay kaynak

  1. 6061 Alüminyum Alaşımının Sürtünme Karıştırma Kaynak Yöntemi ile Kaynak Edilebilirliğinin İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İlker EKER

    2009-02-01

    Full Text Available Bu çalışmada sürtünme karıştırma kaynağı yöntemiyle birleştirilen alüminyum döküm levhaların kaynak bölgelerinin değişen parametrelerle mikrosertlik ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Kaynak süresince karıştırıcı ucun devir sayısı ve kaynak ilerleme hızı değişken parametreler olarak alınmıştır. Alüminyum alaşımlı levhaların kaynağında SAE 8620 malzeme numaralı sementasyon çeliğinden imal edilmiş karıştırıcı uç kullanılmıştır. Karıştırıcı ucun devir hızı sabitken kaynak ilerleme hızı dört farklı değerde seçilmiştir. Kaynaklı birleştirmelere metalografik ve mekanik testler yapılarak işlem parametrelerinin etkileri araştırılmıştır.

  2. Farklı Kaynak Yöntemleri İle Birleştirilen Doğalgaz Borularının İncelenmesi

    OpenAIRE

    KARA, Rıza; ÇOLAK, Fatih; YILDIRIM, Gökhan; HİÇYILMAZ, Vedat

    2017-01-01

    Doğalgaz kullanımının yaygınlaşması ile birlikte tesisat işlemlerinde kaynaklı birleştirme kalitesi önem kazanmıştır. Bu çalışmada çelik doğalgaz borularının kaynak kabiliyeti araştırılmıştır. Çalışmada API5L X52 kalite 1/2 inç yarıçapında 2,8 mm et kalınlığına sahip borular 100 mm boyutlarında hazırlanmıştır. Hazırlanan numuneler Oksi-Gaz, elektrik ark kaynağı ve MAG (Gaz altı) kaynak yöntemleriyle birleştirilmiştir. Farklı kaynak yöntemleriyle birleştirilen kaynaklı numuneler mikroyapı, ser...

  3. Recent advances in sliding modes from control to intelligent mechatronics

    CERN Document Server

    Efe, Mehmet

    2015-01-01

    This volume is dedicated to Professor Okyay Kaynak to commemorate his life time impactful research and scholarly achievements and outstanding services to profession. The 21 invited chapters have been written by leading researchers who, in the past, have had association with Professor Kaynak as either his students and associates or colleagues and collaborators. The focal theme of the volume is the Sliding Modes covering a broad scope of topics from theoretical investigations to their significant applications from Control to Intelligent Mechatronics.  

  4. Kamu Yönetiminde Bir Yönetişim Hedefi Olarak Kaynak Optimizasyonu: Kalkınma Ajanslarında COBIT-5 Çerçevesinde Bir Analiz

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet Efe

    2016-01-01

    Full Text Available Kurumsal kaynak planlaması (ERP ve insan kaynakları yönetimi (HRM sistemleri sayesinde fiziki, beşeri, fikri ve mali kaynakların yönetimi gibi kavramlar, standartlar ve gerektirdikleri uygulamalar işletmecilik ve kamu yönetimi alanına girmiştir. Ancak kaynak optimizasyonu yaklaşımı ise ilk defa bir yönetişim hedefi ve süreci olarak yapılandırılması olarak COBİT-5 ile ortaya atılmıştır. Bu çalışmada kaynak optimizasyonu ile ilgili olarak Türkiye’de kalkınma ajansları (KA ve bölgesel gelişme dinamiklerinde yapılandırılmış bir yaklaşımın mevcut olmadığından dolayı Devlet Denetleme Kurulu (DDK tarafından belirlenmiş olan kurumsal sorunların çekirdek nedenleri araştırma problemi olarak ele alınmaktadır. COBIT-5 kaynak optimizasyonu ile ilgili modellemesinin KA dinamiklerine uyabilecek ve ilişkili kurumsal sorunları çözebilecek bir modellemenin olanaklı olduğu araştırmamızda iddia edilmektedir. Bu çerçevede yapılan analizler sonucunda kaynak optimizasyonu sürecinin KA dinamiklerinde nasıl işletilebileceği, kilit performans göstergeleri, kriter faaliyetler ile süreçlerde sorumlu, mesul, danışılan ve bilgilendirilen rollerin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmaktadır.

  5. “Citation Style Language” Uygulaması: APA Kaynak Gösterme Biçiminin Türkçeye Adaptasyonu=“Citation Style Language” Application: The Adaptation of APA Style to Turkish Language

    OpenAIRE

    Kasım Binici

    2013-01-01

    Bibliyografya yönetim programları, araştırma metinlerin yazımında yazarlara büyük avantajlar sağlamaktadır.Akademik çevrede EndNote, RefWorks, Zotero, Mendeley en popüler yazılımlardır. Türkçe kaynak gösterme kurallarının tanımlı olduğu biçim dosyalarının olmaması nedeniyle araştırma metni yazımında bu programlar işlevsiz kalmaktadır. Bu çalışmada, APA kaynak gösterme biçiminin Türkçeye adaptasyonu sağlanarak CSL uygulaması ile biçim dosyasında kodlar yazılmıştır. Yeni biçim dosyası Zotero...

  6. ENTERPRISE RESOURCE PLANNING IMPLEMENTATION: A SURVEY OF TURKISH MANUFACTURING ORGANIZATIONS - KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI UYGULAMALARI: TÜRK SANAYİ İŞLETMELERİNDE BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu KARAMAN AKGÜL

    2014-01-01

    Full Text Available AbstractEnterprise Resource Planning (ERP systems attempt to integrate all corporate information in one central database, they allow information to be retrieved from many different organizational positions, and in principle they render any organizational object visible [1]. The purpose of this study first of all is to conduct a literature search to identify selection criteria, critical success factors, and advantages of Enterprise Resource Planning and commonly encountered problems in ERP implementation. Hypotheses are developed and tested to investigate the differences in success factors according to the sector, in which the firm operates, ERP level, and ERP implementation stage of the firm. According to the results, functionality, cross module integration and system reliability have been identified as the most important selection criteria.ÖzetKurumsal Kaynak Planlaması (KKP sistemleri, tüm kurumsal bilgileri tek bir merkezi veritabanına entegre etmeye çalışmakta, pek çok farklı organizasyonel pozisyondan bilginin edinilmesine izin vermekte ve esas itibariyle her organizasyonel amacı görünür hale getirmektedir [1]. Bu çalışmanın amacı, öncelikle Kurumsal Kaynak Planlaması için seçim kriterlerini, kritik başarı faktörlerini ve avantajlarını ve KKP uygulamasında genellikle karşılaşılan sorunları tespit etmek üzere bir akademik yazın incelemesi gerçekleştirmektir. Firmanın faaliyet gösterdiği sektöre göre,ERP düzeyine göre ve firmanın ERP uygulama adımına göre başarı faktörlerindeki farklılıkların tespiti için hipotezler geliştirilmiş ve test edilmiştir. Sonuçlar, fonksiyonellik, modüllerin çapraz entegrasyonu ve sistemin güvenilirliğinin en önemli seçim kriterleri olduğunu göstermiştir.

  7. ENTERPRISE RESOURCE PLANNING IMPLEMENTATION: A SURVEY OF TURKISH MANUFACTURING ORGANIZATIONS - KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI UYGULAMALARI: TÜRK SANAYİ İŞLETMELERİNDE BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu KARAMAN AKGÜL

    2014-03-01

    Full Text Available AbstractEnterprise Resource Planning (ERP systems attempt to integrate all corporate information in one central database, they allow information to be retrieved from many different organizational positions, and in principle they render any organizational object visible [1]. The purpose of this study first of all is to conduct a literature search to identify selection criteria, critical success factors, and advantages of Enterprise Resource Planning and commonly encountered problems in ERP implementation. Hypotheses are developed and tested to investigate the differences in success factors according to the sector, in which the firm operates, ERP level, and ERP implementation stage of the firm. According to the results, functionality, cross module integration and system reliability have been identified as the most important selection criteria.ÖzetKurumsal Kaynak Planlaması (KKP sistemleri, tüm kurumsal bilgileri tek bir merkezi veritabanına entegre etmeye çalışmakta, pek çok farklı organizasyonel pozisyondan bilginin edinilmesine izin vermekte ve esas itibariyle her organizasyonel amacı görünür hale getirmektedir [1]. Bu çalışmanın amacı, öncelikle Kurumsal Kaynak Planlaması için seçim kriterlerini, kritik başarı faktörlerini ve avantajlarını ve KKP uygulamasında genellikle karşılaşılan sorunları tespit etmek üzere bir akademik yazın incelemesi gerçekleştirmektir. Firmanın faaliyet gösterdiği sektöre göre,ERP düzeyine göre ve firmanın ERP uygulama adımına göre başarı faktörlerindeki farklılıkların tespiti için hipotezler geliştirilmiş ve test edilmiştir. Sonuçlar, fonksiyonellik, modüllerin çapraz entegrasyonu ve sistemin güvenilirliğinin en önemli seçim kriterleri olduğunu göstermiştir.

  8. “Citation Style Language” Uygulaması: APA Kaynak Gösterme Biçiminin Türkçeye Adaptasyonu=“Citation Style Language” Application: The Adaptation of APA Style to Turkish Language

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kasım Binici

    2013-10-01

    Full Text Available Bibliyografya yönetim programları, araştırma metinlerin yazımında yazarlara büyük avantajlar sağlamaktadır.Akademik çevrede EndNote, RefWorks, Zotero, Mendeley en popüler yazılımlardır. Türkçe kaynak gösterme kurallarının tanımlı olduğu biçim dosyalarının olmaması nedeniyle araştırma metni yazımında bu programlar işlevsiz kalmaktadır. Bu çalışmada, APA kaynak gösterme biçiminin Türkçeye adaptasyonu sağlanarak CSL uygulaması ile biçim dosyasında kodlar yazılmıştır. Yeni biçim dosyası Zotero ve Mendeley programlarında çalışabilirliği test edilerek kişilerin kullanımına sunulmuştur. Çalışma neticesinde oluşturulan APA-TR dosyası sayesinde Türkçe araştırma metinlerinin yazımında CSL uygulamasını tercih eden bibli- yografya yönetim yazılımların kullanımı mümkün olmuştur./Bibliography managment tools provide great advantage for researchers with writing their articles or research papers. In academic environment, EndNote, RefWorks, Zotero, Mendeley are the most popular software programms. Due to the lack of style files in which citation rules in Turkish language are described,these softwares stay functionless. In this study by providing turkish adaptation of APA citation style, new codes were written into the style file via CSL application. New style file is presented to users after testing its workability in Zotero and Mendeley programms. Thanks to APA-TR style file created as a result of the study,it is possibble to use bibliography managment tools which prefer CSL application in writing research papers Turkish language.

  9. Sürtünme Karıştırma Kaynak Yöntemiyle Birleştirilen Farklı Tipteki Alüminyum Bağlantıların Tahribatlı ve Tahribatsız Muayenesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Furkan SARSILMAZ

    2009-04-01

    Full Text Available Bu çalışmada farklı kimyasal ve mekanik özelliklere sahip AA 5754 (AlMg3 ile AA 5083 (AlMg4,5Mn0,7 alüminyum alaşım levhaları, günümüzde yeni geliştirilen sürtünme karıştırma kaynak (SKK yöntemiyle birleştirilmiştir. Çalışmada farklı devir ve ilerleme hızlarının, kaynaklı bağlantıların mekanik özelliklerini belirlemek amacıyla tahribatlı (çekme, çentik darbe, ve yorulma ve tahribatsız (floroskopik testler uygulanmıştır. Tahribatlı testler sonucunda farklı kaynak dönme ve ilerleme hızlarının, bağlantının mekanik test sonuçlarını etkilediği belirlenmiştir. Tahribatsız test sonucunda ise düşük devir sayısının ve yüksek ilerleme hızının, kaynak bölgesinde yetersiz birleşme meydana getirmesiyle, dikiş boyunca bölgesel porozite, tünel ve boşluklu bölgelerin oluştuğu görülmüştür. En iyi mekanik test sonucunu, 1400 devir dönme hızı ve 250 mm/dak ilerleme hızı işlem parametresi ile birleştirilen numune sergilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sürtünme Karıştırma Kaynağı, Alüminyum Alaşımları, Tahribatlı Ve Tahribatsız Muayene, Kaynak Bölgesi

  10. Doğu Karadeniz Bölgesinin Doğal Kaynak Sularındaki Toplam Alfa ve Toplam Beta Aktivite Dağılımlarının Bulanık Mantık Yöntemi ile Değerlendirilmesi ve Haritalandırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cafer Mert YEŞİLKANAT

    2016-11-01

    Full Text Available Özet: Bu çalışmada bulanık mantık yaklaşımı kullanarak, Doğu karadeniz bölgesindeki doğal kaynak sularından ölçülen toplam alfa ve toplam beta aktivite konsantrasyonlarının genel dağılımı belirlenmiş ve ölçüm alınmayan noktalar için tahmin değerleri hesaplanarak, haritalandırılması gerçekleştirilmiştir. Ölçümler Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Gümüşhane ve Bayburt olmak üzere toplam 7 ilde belirlenen 40 istasyondan elde edilmiştir. Bu istasyonların tamamından ölçülen toplam alfa ve toplam beta aktivite değerleri bulgularından yararlanarak çalışma alanının genel yapısı için bulanık kümeler ve kural tabanları oluşturulmuştur. Bu çalışmada Doğu-Batı X koordinatı, Güney-Kuzey Y koordinatı ve yükseklik verileri ile birlikte toplam alfa ve toplam beta konsantrasyonları bulanık kümeler ile gösterilmiş ve bulanık kurallar ile tahminlerde bulunulmuştur. Bulanık modelin performans değerlendirmesi ise çapraz doğrulama diyagramları ile değerlendirilmiştir. Bu diyagramlardan toplam alfa ve toplam beta için pearson’s r katsayıları sırasıyla 0.74 ve 0.80 olarak bulunmuştur.Çalışmanın sonucunda ölçüm alınmayan tüm noktalar için bulanık mantık modellemesi tahminlerinde bulunulmuş ve sonuçlar radyolojik dağılım haritaları olarak gösterilmiştir. Bu çalışma ile radyolojik dağılımın bulanık mantık yaklaşımları kullanılarak tespit edilebileceği ve ölçüm alınmayan noktalar için tahmin değerlerinin belirli güven aralığında hesaplanabileceği gösterilmiştir.Anahtar Sözcükler: Bulanık Mantık Modellemesi, Çevresel Radyoaktivite, Doğal kaynak suyu, Doğu Karadeniz bölgesiAbstract: In the study, drawing upon the fuzzy logic approach, the general distribution of gross alpha and gross beta concentrations measured from the natural spring waters in the Eastern Black Sea region was identified, and the predicted values were

  11. TÜRK DÖKÜM SANAYİ FİRMALARI VE YABANCI PARTNERLERİ ARASINDAKİ ORTAK GİRİŞİM NEDENLERİ: KAYNAK BAĞIMLILIĞI TEORİSİ VE RAKİP GÖRÜŞLER ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME-MOTIVES FOR JOINT VENTURES BETWEEN TURKISH CASTING INDUSTRY FIRMS AND THEIR FOREIGN PARTNERS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ceren G. ARTUNER

    2012-07-01

    Full Text Available Döküm sanayinde yabancı firmalarla yerli firmalar arasında ortak girişim yoluyla oluşturulan yeni yapılar içerisinde faaliyetine devam eden üç firma nezdinde gerçekleştirilen durum çalışması aracılığıyla söz konusu ortak girişim olgularına yol açtığı düşünülen temel motivasyonların belirlenmesi amaçlanmış ve Kaynak Bağımlılığı Teorisi’nin Türk Döküm Sanayi’nde yabancı ortaklarla yerli firmalar arasında gerçekleşen ortak girişim olgularını tek başına açıklayıcı gücü sorgulanmıştır.Yürütülen araştırma neticesinde, Kaynak Bağımlılığı Teorisi’nin açıklayıcı gücünün söz konusu ortak girişim olgularını tek başına açıklamakta yetersiz kaldığı, oluşturulan dört teorik çatı arasında açıklayıcı gücü en yüksek yaklaşımın Firma Teorisi olduğu ve Firma Teorisi’nin de Türk Döküm Sanayi’nde örneklemimiz dahilinde ele aldığımız ortak girişim olgularını diğer üç teorik çatının yardımıyla açıkladığı tespit edilmiştir.-Through the medium of case studies covering three casting firms which pursue their operations after being involved in newly established structures by joint ventures between foreign and national companies, it is aimed to reveal the underlying motivations considered as responsible for the joint venture phenomena. Accordingly, the explanatory power of the Resource Dependence Theory in explaining joint venture phenomena with foreign partners as a single theory in Turkish Casting Industry has been tested.As a result of the undertaken research, we have concluded that the explanatory power of the Resource Dependence Theory wasn’t strong enough to explain by itself the joint venture phenomena in question and that the propositions of the Firm Theory have found the strongest support among these four theoretical frames. However, it was stated that the Firm Theory explains the joint venture phenomena within our sample

  12. NEVRUZ VE SUMER BEREKET KÜLTÜ AYNI KAYNAK DEĞİL Mİ?

    OpenAIRE

    ÇIĞ, Muazzez İlmiye

    2016-01-01

    Sumerliler insanlık tarihinin en eski kavimleri arasında yer almaktadır. Başta “yazı” olmak üzere kültür ve uygarlık simgesi birçok buluşun da Sumerlilere ait olduğu bilinmektedir. Türkler de tıpkı Sumerliler gibi insanlık tarihinin en eski kavimleri arasında yer almaktadır. Bu durum beraberinde “Peki Sumerliler ve Türkler arasında bir bağ var mıdır?” sorusunu akla getirmektedir. Başta Sumer belgeleri olmak üzere birçok bilgi ve belge Sumerliler ve Türkler arasında yakın bir...

  13. Bilimsel Yayınlarda Kaynak Gösterme ve Gönderme Yapma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İpek Şencan

    2015-09-01

    Full Text Available Editorial presents a new study called “Manual of References, Creating Tables and Figures in Scholarly Publications: APA 6 Rules” prepared by two members of editorial board Ms. İpek Şencan and Mrs. Güleda Doğan. New rules are binding all authors and other parties so it will be an inseparable part of the journal. Editorial also includes contents of current issue and paper invitation to December 2015 issue because of planning as intellectual freedom special issue format.

  14. Bilimsel Yayınlarda Kaynak Gösterme ve Gönderme Yapma

    OpenAIRE

    İpek Şencan

    2015-01-01

    Editorial presents a new study called “Manual of References, Creating Tables and Figures in Scholarly Publications: APA 6 Rules” prepared by two members of editorial board Ms. İpek Şencan and Mrs. Güleda Doğan. New rules are binding all authors and other parties so it will be an inseparable part of the journal. Editorial also includes contents of current issue and paper invitation to December 2015 issue because of planning as intellectual freedom special issue format.

  15. Açık kaynak kodlu kütüphane otomosyon sistemlerinin akademik kütüphanelerde kullanımı

    OpenAIRE

    SALİHOĞLU, Remzi

    2012-01-01

           Kütüphanelerin yönetimi için bütünleşik kütüphane otomasyon sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemler kütüphane işlemlerinin birlikte yürütülmesini sağlayan elektronik yazılımlardan oluşmaktadır. Bir kütüphanede yürütülen hizmetlerin büyük oranda kütüphane otomasyon sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi mümkündür.
    Türkiye’de yerli kütüphane otomasyon sistemleri üretilmektedir. Bunların çoğu ticari olarak geliştirile...

  16. Writing History in Exile

    NARCIS (Netherlands)

    de Baets, Antoon; Berger, Stefan

    2016-01-01

    WRITING HISTORY IN EXILE * Stefan Berger and Antoon De Baets, Reflections on Exile Historiography 11 * Antoon De Baets, Plutarch’s Thesis : the Contribution of Refugee Historians to Historical Writing (1945-2015) 27 * Peter Burke, Silver Lining : on Some Intellectual Benefits of Exile 39 * Ragnar

  17. Kaynak Bağımlılığı Teorisi’nin Kritik Bir Unsuru Olarak Kaynak Belirsizliği ve Müşteri -Tedarikçi Arasındaki İlişkisel Değişime Etkisi(Resource Dependence Theory: Impact of Resource Uncertainty on Relational Exchange between Customer and Supplier

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gürhan UYSAL

    2008-01-01

    Full Text Available This study explores the impact of resource uncertainty and relational exchange between customer and supplier. Resource uncertainty involves factors as resource concentration, resource availability uncertainty and resource interconnectedness. The necessary data has been collected from 134 companies in Marmara Region through a questionnaire. This study, therefore, adopts factor, correlation and regression analyses to test impact of resource uncertainty on relational exchange. Data analysis reveals that resource concentration and resource availability uncertainty do not have an impact on relational exchange between customer and supplier and resource interconnectedness influences relational exchange. Furthermore, One-way Anova tests demonstrate that resource concentration, resource availability uncertainty and resource interconnectedness do not significantly differentiate on control variables such as industry, foundation year, revenues and number of employees.

  18. A generalized cellular automata approach to modeling first order ...

    Indian Academy of Sciences (India)

    system, consisting of space, time and state, structured with simple local rules without ... Sensitivity analysis of a stochastic cellular automata model. 413 ..... Baetens J M and De Baets B 2011 Design and parameterization of a stochastic cellular.

  19. INTERFERENCE ERRORS STEMMING FROM MOTHER TONGUE AND ENGLISH ENCOUNTERED WHILE LEARNING ALMANCA ÖĞRENİMİNDE ANA DİLİ VE İNGİLİZCE KAYNAKLI GİRİŞİM HATALARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan OFLAZ

    2012-01-01

    Full Text Available In this study, sorts of errors caused by mother tongue and learnt language are theoretically studied in the process of learning of German. Errors of interference are evaluated by error analysis employing comparative method. In addition suggestions on how to eliminate errors in syntax, lexical and grammatical levels are proposed.From the cognitive point of view, the effects learnt knowledge in terms of proactive and retroactive stages are commonly known. Learnt knowledge has either positive or negative effect on language learning process. The recognition, classification and solution of mentioned errors due to English as a first foreign language and mother language are performed in order. As a result of errors anaylsis students produce errors because of interference caused by languages. The interlingual errors are generally seen in word order and using prepositions and forming past verb forms, adjectives, and plural forms of nouns. Lexical errors and errors in using small or capital letters are also common. The intralingual errors are widely observed while forming verbs - past and present forms Bu çalışmada ikinci yabancı dil olarak Almanca öğrenme sürecinde, daha önceden öğrenilmiş birinci yabancı dile ve ana diline bağlı olarak ortaya çıkan hata türleri öncelikle teorik olarak ayrıntılı bir şekilde açıklanmış, daha sonra karşılaştırmalı yöntem kullanılarak hata analizleriyle bu girişim hataları belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu çözümleme sonunda görülen söz dizimsel, sözcük bilimsel ve doğru yazım bilgisi düzlemlerindeki hataların giderilmesi için öneriler sunulmuştur.Bilişsel açıdan bakıldığı zaman, öğrenilmiş ön bilgilerin ileriye ya da geriye ket vurmasının etkilere sebep olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu ön bilgiler öğrenmeyi ya olumlu ya da olumsuz olarak etkilemektedir. Bu çıkış noktasından hareketle, çalışmamızda, öğrenilen ilk yabancı dil olan İngilizceye ve öğrenenin ana diline bağlı olan girişim hatalarının tespiti, sınıflandırılması ve çözümlemesi sıra ile yapılmıştır.Hata analizleri sonuçlarına göre öğrenciler diller arası girişimlerin etkisiyle hatalar yapmaktadırlar. Bunların oransal olarak fazla olanları; söz diziminde, sözcük sıralamalarında, bağlaç kullanımlarında, geçmiş zaman formu teşkilinde, sıfat tamlamalarında, isimlerin çoğul hâllerinde, yine isimlerin büyük-küçük harfle kullanımında ve sözcük kullanımlarında diller arası (interlinguale hatalar; di’li geçmiş zaman ve şimdiki zamanın hikâyesi ve eylem çekimlemelerinde ise dil içi (intralinguale hatalar şeklinde görülmektedir.

  20. Artvin, Rize ve Trabzon’daki Doğal Kaynak Sularında Toplam Alfa, Toplam Beta Aktivite Değerlerinin Belirlenmesi ve Jeoistatistiksel Olarak Modellenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar Kobya

    2014-11-01

    Full Text Available Trabzon, Rize ve Artvin yaklaşık 18000km2 alan üzerine kurulmuş ve yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı Türkiye’nin en kuzey doğusunda bulunan üç ildir. Bu üç ilde toplam 20 tane içme suyu kaynağından örnekler alındı ve bunların toplam alfa, toplam beta aktivite değerleri Berthold LB770 marka alfa, beta sayım cihazı kullanılarak belirlendi. Toplam alfa aktivite değerleri 1.7-114.2 Bq/L ve toplam beta aktivite değerleri ise 2.9-90.8 Bq/L aralıklarında ölçüldü. Bulunan bu değerler dünya sağlık örgütü (WHO’nün limit değerleri ve yapılmış diğer benzer çalışmalarla karşılaştırıldı. Elde edilen veriler için klasik istatistik hesaplamalar yapıldı. Ayrıca jeoistatistik analiz yöntemi kullanılarak eş-doz eğrileri oluşturuldu ve harita üzerinde gösterilerek bölge için bir risk haritası oluşturuldu.

  1. Characterization of stx2 and its variants in Escherichia coli O157:H7 ...

    African Journals Online (AJOL)

    Yomi

    2011-04-11

    Apr 11, 2011 ... from Chile and Chinese Mainland and both suggested that, pig might be ... De Baets et al. (2004) stx2-R .... the presence of 5% CO2. The tissue ... the cell concentration was adjusted to 1 x 109 CFU/ml, bacterial cultures were ...

  2. Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP Kullanıcılarının Memnuniyet Düzeylerine İlişkin Algılarının Belirlenmesine Yönelik Ampirik Bir Çalışma(A Field (Ampirical Study to Determine The Users’ Perception of Satisfaction Levels at Enterprise Resource Planning (ERP

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serkan BAYRAKTAROĞLU

    2014-06-01

    Full Text Available There are several elements that affect the success of ERP, which is used to successfully run the activities by enterprises. It seems to be a necessity to determine the satisfaction levels of the users with success of the system to be able to determine the users’ perception of success. Therefore; this study aims to determine the satisfaction level of the users and to offer solutions through an analysis of its effects on the success of ERP. In this regard, the survey formed using five-point Likert Scale after the literature review has been taken by the users and gathered data has been put to reliability and frequency analysis after being saved onto data-file of SPSS 20.0 program. As a second phase, the data has been analyzed through structural equation model using IBM AMOS 20.0 program, which leads to solution offers. As a consequence of the analysis, it seems that the users have a high-level satisfaction level towards the software and the implemented structural model provides a sufficient amount of satisfaction.

  3. Interrogating antecedents to SME supplier performance in a ...

    African Journals Online (AJOL)

    performance by examining the relationship between information sharing ... of satisfying the needs of the customer cannot be performed (Carr, Kaynak, Hartley ... current best practices, including supply chain management, in their operations.

  4. Porous and Phase Change Nanomaterials For Photonic Applications

    Science.gov (United States)

    2014-08-28

    Y. Han , M. S. Zhao, G. Morthier, and R. Baets. Athermal silicon-on-insulator ring resonators by overlaying a polymer cladding on narrowed waveguides...integrated photonics. Advanced Materials, 22(23):2561, 2010. [152] T. Sondergaard, S. M. Novikov, T. Holmgaard, R. L. Eriksen, J. Beermann, Z. H. Han , K...726, 2011. [181] N. N. Feng, D. Z. Feng, S. R. Liao, X. Wang, P. Dong, H. Liang, C. C. Kung , W. Qian, J. Fong, R. Shafiiha, Y. Luo, J. Cunningham, A. V

  5. Reference Aid: Abbreviations, Acronyms and Special Terms in the Turkish Press of Turkey and the TFSC

    Science.gov (United States)

    1977-07-18

    Sirketi Cypriot Mines Corporation Kibris Mulkiyeciler Birligi Civil Servants Union of Cyprus Kadikoy Musik Dernegi Kadikoy Music Association (of...8217 Union (Cyprus) Lefkosa Turk Lisesi Musik Toplulugu Nicosia Turkish Lycee Musical Society Liman Harbor, port Libya Insaat ve Yatirim AS Libyan... Music Society KTMK Kaynak Teknigi Turk Mill! Komitesi Yonetmeligi Turkish National Committee for Welding Techniques 77 KTMMOB Kibris Turk Muhendis

  6. Relaxed metrics and indistinguishability operators: the relationship

    Energy Technology Data Exchange (ETDEWEB)

    Martin, J.

    2017-07-01

    In 1982, the notion of indistinguishability operator was introduced by E. Trillas in order to fuzzify the crisp notion of equivalence relation (/cite{Trillas}). In the study of such a class of operators, an outstanding property must be pointed out. Concretely, there exists a duality relationship between indistinguishability operators and metrics. The aforesaid relationship was deeply studied by several authors that introduced a few techniques to generate metrics from indistinguishability operators and vice-versa (see, for instance, /cite{BaetsMesiar,BaetsMesiar2}). In the last years a new generalization of the metric notion has been introduced in the literature with the purpose of developing mathematical tools for quantitative models in Computer Science and Artificial Intelligence (/cite{BKMatthews,Ma}). The aforementioned generalized metrics are known as relaxed metrics. The main target of this talk is to present a study of the duality relationship between indistinguishability operators and relaxed metrics in such a way that the aforementioned classical techniques to generate both concepts, one from the other, can be extended to the new framework. (Author)

  7. BELEDİYELERİN ÖZGELİRLERİNİN ARTIRILMASINDA VERGİLENDİRME YETKİSİ: ÜLKELER ARASI BİR KARŞILAŞTIRMA

    OpenAIRE

    Topal, A. Kadir

    2010-01-01

    Özet: Türkiye'de belediyelerin mali yapılarının büyük ölçüde merkezebağımlı olduğu, dolayısıyla belediyelerin hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığıhizmet gereklerini karşılayabilmek için merkezden sürekli kaynak talep ettikleribilinmektedir. Buna bağlı olarak, genel bütçenin durumu gözönüne alındığında,belediyelere daha fazla kaynak aktarımının m&am...

  8. Android kötücül yazılım tespit ve koruma sistemleri

    OpenAIRE

    KABAKUŞ, Abdullah Talha; DOĞRU, İbrahim Alper; ÇETİN, Aydın

    2015-01-01

    Açık kaynak kodlu ve Linux tabanlı bir mobil işletim sistemi olan Android, son raporlara göre dünyada en çok kullanılan mobil işletim sistemidir. Bu popülarite ve açık kaynak kodlu yapı sonucunda Android, kötücül saldırıların ve saldırganların hedefi haline gelmiştir. Cisco 2014 güvenlik raporuna göre mobil kötücül yazılımların %99'u Android işletim sistemini hedef almaktadır. Android uygulamaları genellikle resmi uygulama marketi olan Play Store'dan temin edilmektedir. Play Store, ...

  9. HAVA ŞARJLI KÜÇÜK GÜÇLÜ BİR STİRLİNG MOTORUNUN DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Can ÇINAR

    2004-01-01

    Full Text Available Bu çalışmada, imal edilen hava şarjlı, küçük güçlü ? tipi bir Stirling motoru deneysel olarak incelenmiştir. Motor 800, 900 ve 1000 °C olmak üzere 3 farklı sıcak kaynak sıcaklığında, 1, 1.5, 2, 2.5, 3 ve 3.5 bar şarj basınçlarda test edilmiştir. Deneylerde motor gücünün, motor devri, şarj basıncı ve sıcak kaynak sıcaklığı ile değişimi iki farklı ısı transferi yüzey alanı için incelenmiştir. Maksimum çıkış gücü 1000 °C sıcak kaynak sıcaklığında, 3 bar şarj basıncında 441 dev./dak ve 58 W olarak elde edilmiştir. Yüksüz motor devri 846 1/min olarak ölçülmüştür.

  10. De/colonizing methodologies in science education: rebraiding research theory-practice-ethics with Indigenous theories and theorists

    Science.gov (United States)

    Higgins, Marc; Kim, Eun-Ji Amy

    2018-02-01

    The purpose of this article is to differentially engage in the work of thinking with Indigenous theorists and theories with decolonizing science education research methodologies in mind. As a rejoinder to Tracey McMahon, Emily Griese, and DenYelle Baete Kenyon's Cultivating Native American scientists: An application of an Indigenous model to an undergraduate research experience, we extend the notion of educationally centering Indigenous processes, pedagogies, and protocols by considering methodology a site in which (neo-)colonial logics often linger. We suggest that (re)designing methodology with Indigenous theorists and theories is an important act of resistance, refusal, and resignification; we demonstrate this significance through braiding together narratives of our engagement in this task and provide insights as to what is produced or producible.

  11. AA2024 Alüminyum Alaşımının Sürtünme Karıştırma Kaynağında Farklı Parametrelerin Mekanik Özelliklere Etkisinin İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Aydın ŞIK

    2010-02-01

    Full Text Available Bu çalışmada, genel özelliği hafifliği, işlenebilirliği, yüksek korozyon dayancı, yüksek dayanıma sahip olmasından dolayı kullanım alanı olarak özellikle uçak gövdelerinde ve kanatlarda ve otomotiv endüstrilerinde kullanılan AA2024 alaşımı sürtünme karıştırma kaynağı yöntemi ile birleştirilerek, oluşan bağlantıların yorulma, sertlik, eğme ve çekme deneyleri incelenmiştir. 4 mm kalınlığındaki levhaların kaynak esnasında kaynak ilerleme hızı ve karıştırıcı ucun dönme devri değişken parametreler olarak belirlenmiştir. Bu parametreler; 20 mm omuz genişliği, devir sayısı 1000 dev/dak, 1500 dev/dak, 2500 dev/dak ve ilerleme hızları 120 mm/dak ve 200 mm/ dak olarak alınmıştır.

  12. Variation in the use of definitive treatment options in the management of Graves' disease: a UK clinician survey.

    Science.gov (United States)

    Hookham, Jessica; Collins, Emma E; Allahabadia, Amit; Balasubramanian, Sabapathy P

    2017-04-01

    Graves' disease can be treated with antithyroid drugs (ATDs), radioiodine or surgery. Use of definitive treatments (radioiodine or surgery) varies widely across centres. Specific clinical circumstances, local facilities, patient and clinician preferences and perceptions will affect the choice of treatment. Detailed understanding of UK clinicians' views and their rationale for different treatments is lacking. To study the preferences and perceptions of UK clinicians on the role of surgery and radioiodine in the management of Graves' disease. 'British Thyroid Association' (BTA), 'Society for Endocrinology' (SFE) and 'British Association of Endocrine and Thyroid Surgeons' (BAETS) members were invited to complete an online survey examining their management decisions in Graves' disease and factors that influenced their decisions. 158 responses from UK consultants were included. The ratio of physicians to surgeons was 11:5 and males to females was 12:4. Most clinicians would commence ATDs in uncomplicated first presentation of Graves' disease. A wide range of risk estimates on the effectiveness and risks of treatment was given by clinicians. Radioiodine was used most frequently in relapsed Graves' disease. However, severe eye disease and pregnancy strongly influenced choice in favour of surgery. Surgeons underestimated the success of radioiodine (pGraves' disease. The variation appeared to be dependent on patient and disease-specific factors as well as physician experience, gender and specialty. Published by the BMJ Publishing Group Limited. For permission to use (where not already granted under a licence) please go to http://www.bmj.com/company/products-services/rights-and-licensing/.

  13. YENİ BİR ÜÇ FAZLI YÜKSEK GÜÇ KATSAYILI GÜÇ DÖNÜŞTÜRÜCÜ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bekir Sami SAZAK

    1998-03-01

    Full Text Available Sunulan 3 faz 150 V sistemden beslenen ve 200 V DC çıkışı olan yüksek güç katsayılı güç dönüştürücü sistem pratik olarak gerçekleştirildi ve test edildi. Devre yüksek güç katsayılı, düşük harmonik distorsiyonlu doğrultucu gibi çalışır ve temeli maksimum kondansatör gerilimlerinin kaynak giriş akımlarını izlemesidir. Bu nedenle kondansatör voltajının düşük frekanslı bileşenleri de kaynak giriş akımlarını izler. Sistem kesikli rezonans kondansatör voltajları ile çalıştığında hemen hemen sinüsoidal kaynak giriş akımları gerçekleştirilebilir. Çıkış gücü kapısı izole edilmiş Transistorlerin (IGBT tetikleme frekansları değiştirilerek ayarlanabilir. Bu nedenle güç dönüştürücü yük direncinde oluşabilecek her türlü değişmeyi karşılayabilir. Sunulan metodun avantajlarından bazıları; Kendisine alternatif sistemlerle kıyaslandığında güç, kontrol ve koruma devrelerinin yapımının basitliği, yüksek çıkış gücü verme kapasitesi ve veriminin daha yüksek olmasıdır.

  14. İnsanlarda Zika Virüsü Enfeksiyonları ve Korunma

    OpenAIRE

    ÇALMAN, Fulya; ÖZTÜRKCAN, S. Arda; KARAHAN, Mesut

    2017-01-01

    Zikavirüsü ilk olarak 1947 yılında Uganda ormanlarında yaşayan Rhesus maymunundan izole edilmiştir. İnsanda ilk Zika virüsenfeksiyonu 1954 yılında Nijerya’da bildirilmiştir. Virüs artropod kökenli(arbovirüs) bir virüs olup Falaviviridaeailesinde yer alan Flavivirüs genusunda bulunan bir virüs’dür. Bulaşmaçoğunlukla Culicidae ailesinde yeralan Aedes cinsi sivrisineklerleolmaktadır. Sivrisinek haricinde insan dışı primatlar ve kemirgenler derezervuar olarak kaynak olabilmektedir. Çoğunlukla bel...

  15. DAİMİ İŞYERİ STATÜSÜNDEN KAÇINMAYI ÖNLEMEDE YENİ ULUSLARARASI YAKLAŞIM

    OpenAIRE

    ORGAN, İbrahim; KARA, Mustafa Cemil

    2017-01-01

    Son zamanlarda daha önce hiç olmadığı kadar uluslararası vergi konularının derinlemesine tartışıldığı bir döneme şahit olunmaktadır. Bunda, mevcut uluslararası vergi kurallarındaki sorunlar ve zaafiyetlerin aşırı derecede matrah aşınmasına ve kar kaydırmalarına neden olması önemli rol oynamaktadır. Vergi anlaşmalarında kaynak devletin vergileme yetkisini belirlemede önemli bir kıstas olan “Daimi İşyeri” kavramı son zamanlarda oldukça istismar edilmekte ve vergiden kaçınma stratejilerine sıkça...

  16. Küresel İklim Değişikliğinin Ekoloji Üzerine Etkileri

    OpenAIRE

    DURSUN, Sukru; KUNT, Fatma; OZTURK, Zeynep Cansu; VRENOZI, Blerina

    2015-01-01

    İklim özellikleri insan faaliyetleri ve küresel ekoloji, içinde bulunan ekosistemi sınırlayıcı etkilere sahiptir. İklim değişikliği, kuraklık, sel şiddeti ve sıklığındaki değişiklikler; su kaynağı; hava, toprak ve su kalitesi; Ekosistem sağlığı; insan sağlığı; kaynak kullanımı ve ekonomi üzerinde etkilere sahiptir. İklim değişikliği birden faklı yol aracılığıyla etki edebilir; küresel ekosistem üzerinde etkileşimleri ve farklı yollarla etkileri olabilir. Ekosistem ortamında, arazi kullanımı d...

  17. VERGİLEMENİN ULUSLARARASI BOYUTLARINDAN ÇİFTE VERGİLENDİRME SORUNSALININ TÜRK VERGİ SİSTEMİNE ETKİSİ

    OpenAIRE

    ARMAĞAN, Ramazan; BERKAY, Ferhan

    2011-01-01

    Çifte vergilendirme, geniş anlamda, aynı matrah üzerinden aynı dönem içinde ve aynı nitelikli mükerrer vergi alınmasıdır. Bu şekilde iki defa vergi almak vergi adaletini ve eşitliğini bozmakta ve modern vergilendirme ilkelerine de ters düşmektedir. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ile gelirin, ikamet veya kaynak ülkelerden yalnızca birinde vergilendirilmesi veya vergilendirme hakkının her iki ülke arasında bölüşülmesi konularında düzenlemeler yapılmakta ve bu yolla gelirin her iki ülk...

  18. SOSYAL MEDYADA DİJİTAL ETİK: TWITTER’DA ŞİDDET İÇERİKLİ İLETİLERİN İNCELENMESİ

    OpenAIRE

    BAYRAK, Tamer

    2017-01-01

    Konvansiyonel medya sonrası ortaya çıkan Yeni Medya teknolojileri, insanların iletişim ihtiyacına yönelik geliştirilmiştir. Dijital ortamlar oluşturan Yeni Medya, insanlara birer kullanıcı bireyler olarak iletişim sürecine doğrudan katılma olanağı sunmaktadır. Böylelikle hem kaynak hem de hedef konumuna geçen bireyler, gündem olan olayları birer uzmanmış gibi yorumlayabilmekte, bilginin oluşum sürecine etki edebilmekte ve hatta diğer bireyleri yönlendirmektedir. İnsanların toplum olmak adına ...

  19. Institutional Knowledge Sources and Knowledge Management Kurumsal Bilgi Kaynakları ve Bilgi Yönetimi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fahrettin Özdemirci

    2007-06-01

    Full Text Available Knowledge has been increasingly seen as a critical institutional source which provides superiority in rivalry. Moreover, the management of knowledge and knowledge sources as a strategic source is the most important factor that increases institutional success. In this framework, it is necessary to determine, arrange and most importantly manage these sources due to a systematic approach. This study focuses on the determination and management of knowledge sources which is the most important factor to achieve successful knowledge management. Bilgi artan bir biçimde rekabette üstünlük sağlayan kritik öneme sahip kurumsal kaynak olarak görülmektedir. Bununla birlikte stratejik bir kaynak olarak bilginin, bilgi kaynaklarının bilinçli bir şekilde yönetilmesi kurumsal başarıyı artıran en önemli faktördür. Bu çerçevede kurumsal bilgi kaynaklarının ne olduğunun tespit edilmesi, düzenlenmesi ve en önemlisi bir sistem dâhilinde yönetilmesi gerekmektedir. Bu çalışma bilgi yönetiminin başarıya ulaşması için en önemli unsur olan kurumsal bilgi kaynaklarının ortaya konulması ve yönetilmesi üzerinde durmaktadır.

  20. YAZILIM TEKRAR KULLANIMI VE NESNEYE YÖNELİK YAKLAŞIM

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halil ŞENGONCA

    1995-02-01

    Full Text Available Yazılımın tekrar kullanımı, bir yazılım sisteminin geliştirilmesinde kullanılan bilginin ve ürünlerin, başka bir yazılım sistemi için kullanılmasıdır. Yazılımın tekrar kullanımı için kaynak kod bileşenlerinden oluşan bir kütüphane ve karmaşık sistemlerin bu yapı bloklarından oluşturulması fikri, ilk olarak 1968'te Dough McIlroy tarafından önerilmiştir. Günümüzde programlama dilleri, kullanılan teknikler ve araçlar çok değişmesine rağmen yazılımın tekrar kullanımı yazılım geliştirme maliyetlerini azaltmak ve kaliteyi yükseltmek için hala bir çözüm olarak görülmektedir. Nesneye yönelik programlama, kalıtım, koruma gibi özellikleriyle, kaynak kod bileşenlerinin oluşturulmasını ve kullanımını desteklemektedir. Yine de yazılım tekrar kullanımını bir kuruluş düzeyinde gerçekleştirmek için planlı ve koordineli bir programa gereksinim vardır. Bu makalede, yazılım tekrar kullanımı tanımlanmış ve nesneye yönelik yaklaşım ile yazılım tekrar kullanımını amaçlayan bir yazılım geliştirme süreci tanıtılmıştır. Ayrıca bir kuruluşun yazılım tekrar kullanımını kurumsallaştırma süreci için bir strateji önerilmiştir.

  1. Kruvaziyer turizmine yönelik tur uygulamalarında değer zinciri analizi

    OpenAIRE

    Öz, Mehmet Doğan

    2015-01-01

    Bu çalışma, değer zinciri yöntemini detaylı bir şekilde incelemenin yanı sıra, kruvaziyer turizmi tur organizasyonunda değer zincirinde yer alması gereken değişkenleri ortaya çıkarmak amacını taşımaktadır. Çalışma nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, veri toplama aşamasında mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, birincil kaynak olarak Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan kruvaziyer turizmi ile ilgili olan seyahat acentelerinden faydalanılmıştır. Bu şirketlerin Kuşadası liman...

  2. YALIN DÜŞÜNCE UYGULAMASI: HASTANELERDE DEĞER KATMAYAN FAALİYETLERİN ORTADAN KALDIRILMASI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İrfan ÖZEN

    2015-09-01

    Full Text Available ÖzetHastanelerde teşhis, tedavi veya diğer hizmetlerin en kısa sürede ve en uygun şekilde hastalara ulaştırılmasıgerekir. Ancak diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık sekt.ründe de hizmet üretim sürecine değerkatmayan faaliyetler nedeniyle gecikmeler, aksamalar ve hasta beklentilerine uymayan sonuçlar yaşanmaktadır.Hastanelerde hangi süre.lerin ve işlemlerin hizmet üretimine katkı sağlamadığının, hangi süre.lerinve işlemlerin katkı sağladığının belirlenmesi, kaynak israfını önlemede önemli avantajlar sağlayacaktır.Çalışmada, bir kamu hastanesinde değer katmayan faaliyetler ve bu faaliyetlerin ortadan kaldırılmasınailişkin tespitler ve önerilere yer verilmiştir.

  3. Çevre etiği bağlamında Anadolu sığla ormanları

    OpenAIRE

    ÜRKER, Okan

    2014-01-01

    Doğal kaynak/varlık kullanımı ve yönetiminde toplumsal taleplerin hangi koşullar altında şekillendiğinin ve yönlendirildiğinin tespit edilmesi, buna ilişkin etik talebin ortaya çıkma süreçlerinin izlenmesi, bu bağlamda kamu vicdanının ve kamu yararının oluşmasında ve farklı şekillerde algılanmasında ve içselleştirilmesinde hukuk, politika gibi araçların nasıl kullanıldığının gösterilmesi, tüm bu süreçlerin çevre etiği açısından değerlendirilmesi ve sonucunda toplumsal faydanın ‘doğa ...

  4. Deşifre Şarkı Söyleme Eğitimine Yönelik Öğretim Metodu Önerisi A Recommended Teaching Method For Sight-Singing Education

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevan NART

    2013-03-01

    şkilidir. Deşifre şarkı söyleme, sözlü bir müzikeserini ilk görüşte müzik yazısına uygun olarak doğrudan sözleriyleçözümleyerek seslendirebilme becerisidir. Mesleki müzik eğitimindemüziksel okuryazarlığın en üst basamağı sayılabilecek bu beceri müzikeğitimi alan her bireyin geliştirmesi gereken bir beceridir ve her bireydebelli düzeyde bulunan deşifre şarkı söyleme becerisi planlı, programlı,sistemli ve düzenli çalışmalarla geliştirilebilir.Ülkemizde deşifre okuma becerisini geliştirmeye yönelik özgünçalışmalar birkaç kaynak kitapla sınırlı bulunmaktadır. Deşifre şarkısöylemeye yönelik ise sistemli ve planlı hiçbir uygulama yapılmamakta,bilimsel araştırma ya da kaynak bulunmamaktadır. Yurt dışında ise1800’lü yıllardan bu yana deşifre şarkı söyleme öğretimine yönelik çoksayıda yayımlanmış kaynak bulunmaktadır ve pek çok yöntem başarılıbir şekilde uygulanmaktadır.Bu çalışmada deşifre şarkı söyleme öğretim materyali olarakönerilen metot, deşifre şarkı söyleme alanındaki bu kaynak eksikliğinigiderme düşüncesiyle yapılan doktora araştırmasında geliştirilip,uygulanmış özgün bir öğretim metodudur. Çalışmada deşifre şarkısöyleme için önerilen öğretim yöntemi ve öğretim sistemi ile deşifreşarkı söyleme öğretim programı ve materyallerinin oluşturulmasınailişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu metot deşifre şarkısöyleme eğitimine yönelik Türkiye’de yazılmış “ilk” öğretim metoduniteliğini taşıdığından ve bu alanda yapılabilecek başka araştırmalara,eğitim-öğretim programlarına ve uygulamalarına yol gösterip kaynakoluşturması açısından önem taşımaktadır.

  5. Çapalı Gölü (Afyon Makrobentik Omurgasızlarının Taban Yapısı ve Su Kalitesine Bağlı Olarak Dağılımı.

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ö. Osman Ertan

    2015-12-01

    Full Text Available Temmuz 2000 ve Haziran 2001 tarihleri arasında yapılan bu çalışmada, Çapalı Gölü’nün bazı su kalitesi parametreleri ile makrobentik omurgasızlarının dağılım ve yoğunluğu ikişer ay arayla, bir yıl boyunca izlenmiştir. Kaynak suyu özelliği gösteren I. istasyonda Theodoxus anatolicus (Recluz, 1841, Graecoanatolica tenuis (Radoman, 1943 (Gastropoda ve Trichoptera larvaları yoğun olarak bulunurken; mezotrofik ve ötrofik özellik gösteren II. ve III. istasyonlarda makrobentik organizma çeşitliliği ve yoğunluğunun çok düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ötrofik-hiperötrofik özellikte olan IV. istasyonda ise Chironomus larvaları (Diptera, Tubifex sp. (Oligochaeta ve Asellus aquaticus (Linnaeus, 1758 (Isopoda yoğun olarak belirlenmiştir

  6. Political Unrest and Educational Electronic Resource Usage in a Conflict Zone, Kashmir (Indian Administered Kashmir: Log Analysis as Politico Analytical Tool=Hindistan Tarafından Yönetilen Keşmir Anlaşmazlık Bölgesi’nde Siyasi Karışıklık ve Eğitimle İlgili Elektronik Kaynakların Kullanımı: Siyasi Analiz Aracı Olarak Log Analizleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sumeer Gul

    2013-10-01

    and conflict studies of a politically simmering area, Kashmir. The research can further be extended to analyze the impact of political normalcy on the academia of Kashmir.How normalcy acts as an indicator of enhanced e-resource usage can be studied./Elektronik kaynak kullanım analizi, kütüphane hizmetlerine yönelik olarak yapılan planlamalarda en iyi karar verme araçlarından biridir. Elektronik kaynak kullanım düzeyinin belirlenmesi, ülkelerdeki siyasi karışıklıklardan etkilenen eğitim planlamalarının yapılmasında önemli bir araç olarak nitelendirilebilir. Bu çalışma, Hindistan Keşmir Anlaşmazlık Bölgesi’ndeki elektronik kaynak kullanımını ve siyasi karışıklıkların bu kullanım üzerindeki etkisini incelemektedir.Ocak 2008 - Aralık 2010 tarihleri arasındaki anlaşmazlık döneminde Keşmir Üniversitesinde Proje Muse dergisinin makalelerinin kullanımı loglar aracılığıyla analiz edilmiştir. Barış süreci,toplumların gelişiminde her yönden büyük bir role sahiptir. Siyasi anlaşmazlık ise eğitim alanında yaşanacak gelişimin sağlanmasında büyük ölçüde engel teşkil etmektedir. Araştırmada,anlaşmazlık sürecinde Keşmirlilerin akademik davranışlarının gerçek durumu, loglar aracılığıyla ortaya konulmuştur. Araştırma, siyasi anlaşmazlığın genel olarak eğitim alanında, özel olarak elektronik kaynak kullanımında olumsuz etkiler yarattığı gerçeğini yansıtmıştır. Bu araştırma,Keşmir Anlaşmazlık Bölgesi’nde yaşanan ve eğitim alanında olumsuz etkiler yaratan siyasi anlaşmazlığın etkilerinin azaltılmasında eğitimle ilgili politikacılara fikir vermesi bakımından önemlidir. Ayrıca bu araştırma log analizlerinin, siyasi anlaşmazlığın akademik çevrelere yönelik ortaya koyduğu olumsuz etkilerin saptanmasında yardımcı olacağını vurgulamaktadır. Araştırma, Keşmir’de siyasi anlaşmazlık ve eğitim arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ilk

  7. Manual of References, Creating Tables and Figures in Scholarly Publications: APA 6 Rules

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Ali Akkaya

    2016-12-01

    Full Text Available One precondition of contribution of a discipline to its field, to the scientific word in general and to the entire humankind is producing qualified scientific publications in the related field or discipline. National and international standard(s provided for citing and referencing tables and figures, in addition to the content (and context of the scientific publications might provide the relevant publication to be more widely and correctly read and reviewed. This study deals with adaptation of the latest edition of the American Psychological Association (APA rules. This book, where the APA rules -already a universal authority in citing and referencing- are enriched with specific examples for every type of information source, is a basic reference source after Prof. Dr. S. Kurbanoğlu’s “Kaynak Gösterme El Kitabı” (Referencing Handbook in 2004 that can be implemented not only to the Information and Records Management field, but to the whole scientific world. The meaning and importance of the work of Şencan and Doğan, is much more profound in our country where along with the quality of the scientific publications, the stylistic compatibility with the scientific criteria is also very often questioned.

  8. Aristoteles Ve İbn Sînâ’nın Reenkarnasyonu Reddi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan Özalp

    2013-06-01

    Full Text Available Bu makalede düşünce tarihinin iki önemli düşünürü Aristoteles ve İbn Sînâ’nın reenkarnasyon/tenasüh hakkındaki görüşlerini inceledik. Her iki düşünürde reenkar-nasyonu reddetmektedir. Konuyu ele almadan önce kaynak olmaları bakımından Aristoteles ve İbn Sînâ’dan önceki bazı filozofların ruh ve reenkarnasyon hakkındaki görüşlerini araştırdık. Daha sonra da her iki filozofun ruh tanımlarım belirledikten sonra reenkarnasyone niçin reddettiklerini ortaya koymaya çalıştık. Nihayetinde görüşlerinde ki benzer ve farklı noktaları tespit için bir karşılaştırma yaptık

  9. ZERDÜŞT’ÜN KUTSAL KİTABI AVESTA

    OpenAIRE

    YILDIRIM, Nimet

    2011-01-01

    Tanrı Ahuramazda’nın peygamber Zerdüşt’e vahyettiği Avesta, İran dilleri ve edebiyatlarının en eski ve en önemli eseridir. Arapların İran’ı ele geçirmelerinden önceki dönemlerde İran’ın resmî devlet dini olan Zerdüştîlik kutsal dinsel metinler derlemesi olarak (MÖ. VII. yüzyıl) elimize ulaşmıştır. Olağanüstü bir öneme sahip olan Avesta, birçok açıdan değerli bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Avesta, MÖ. 2000’li yıllara dayanan geçmişiyle, Orta Asya ve çevre bölgelerin coğrafyalarında yaşa...

  10. Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Tezlerinin Atıf Analizi

    OpenAIRE

    Umut Al; Güleda Doğan

    2013-01-01

    Çalışma Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde tamamlanan lisansüstü tezleri ve söz konusu tezlerin kaynakçalarındaki atıfları incelemektedir. Araştırma sonucunda elde edilen başlıca bulguları şu şekilde sıralamak olanaklı­dır: Bölümde yılda ortalama dört tez tamamlanmıştır. Tezlerde en sık başvurulan araştırma yöntemi betimlemedir. Tezlerde üniversite kütüphaneleri, halk kütüp­haneleri, okuma alışkanlığı ve kullanıcı araştırmaları konuları öne çıkmaktadır. Nilüfer Tuncer, İ...

  11. IN RUSSIA THE DICTIONARY COMPILED FROM PUBLIC DIALECT AND ITS CONTRUTION TO TURKOLOGY RUSYA’DA HALK AĞZINDAN DERLEME SÖZLÜĞÜ VE TÜRKOLOJİYE KATKISI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muvaffak DURANLI

    2009-07-01

    Full Text Available The compilation studies carried out at the field occupy a significant place among the language studies as well as on-the-desk works. As in worldwide, Russian compilation studies were carried out in late 1800s sometimes by scientists and sometimes by amateurs by taking small scale regions as a basis. In these small scale compilation studies those words included in dialects spoken in the ragion and not used in the common Russian have drawn Russian scietific circles’ attention. Yet a compiled dictionary work at a scientific level was carried out in 1965. This compilation dictionary we will attempt to introduce is being taken as a primary source in the works by Russian scietists on topics such as dialect features. However, this compilation dictionary has also the quality to be taken as a source by Turkologs since it shows Turkisms prevalent in dialects and how they are used in Russian dialects by undergoing differentiation. Dil çalışmalarında masa başı incelemelerin yanı sıra sahada yapılan derleme çalışmaları da önemli bir yere sahiptir. Bütün dünyada olduğu gibi Rusya’da da derleme çalışmaları 1800’lü yılların sonunda küçük ölçekli bölgeler baz alınarak bazen amatörler bazen de bilim adamları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu küçük ölçekli derleme çalışmalarında bölgede konuşulan ağızlarda yer alan ve ortak Rusça’da kullanılmayan kelimeler Rus bilim çevreleri tarafından ilgiyle karşılanmıştır. Bilimsel düzeyde bir halk ağzından derleme sözlüğü çalışması ise ancak 1965 yılında hayata geçirilmiştir. Tanıtmaya çalışacağımız bu derleme sözlüğü, ağız özellikleri gibi konularda Rus bilim adamlarının çalışmalarında birincil bir kaynak olarak ele alınmaktadır. Fakat aynı zamanda bu derleme sözlüğü ağızlarda yaygın olan Türkizmler ve Türkizmlerin Rusça’nın ağızlarında nasıl değişime uğrayarak kullanıldığını göstermesi a

  12. Atasözü ve Deyim Çevirilerinin Mona Baker Çeviri Stratejilerine Göre İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Perihan YALÇIN

    2017-12-01

    Full Text Available Bu makalede, atasözü ve deyim çevirilerinde kullanılan stratejiler Mona Baker’in çeviri stratejilerine dayanılarak incelenmiştir. Bu stratejilerden bir kısmı, benzer anlam benzer biçimle çeviri (tam eşdeğerlik, benzer anlam farklı biçimle çeviri (kısmî eşdeğerlik, açımlama ve çıkarma yöntemiyle çeviridir. Çalışmanın amacı, deyim ve atasözleri çevirilerinde kullanılan çeviri stratejilerini belirlemek, sözü geçen çevirilerdeki eşdeğerlik ve farklılıkları göstermektir. Araştırma, yapılan çeviri incelemeleri sonucunda kültür faktörünün çevirideki yeri ve kaynak ve hedef dil arasındaki farklılıklara dikkat çekmek açısından önemlidir. Çalışmada, yazarlar tarafından seçilen atasözleri ve deyim çevirileri, benzer anlam benzer biçimle çeviri (tam eşdeğerlik, benzer anlam farklı biçimle çeviri (kısmî eşdeğerlik , açımlama ve çıkarma yöntemiyle çeviri olmak üzere dört yöntemden yola çıkılarak değerlendirilecektir. Yapılan bulgular neticesinde, atasözleri ve deyim çevirilerinde biçimsel ve anlamsal eşdeğerliğin sağlandığı durumlar olduğu gibi biçimsel ve anlamsal farklılıklar da dikkat çekmektedir. Bu farklılıklar farklı iki dilin sahip olduğu kültür çeşitliliğinden gelmektedir. Atasözü ve deyim çevirileri zor bir iştir. Bir dilden başka bir dile, o dile ait bir kültürü, öğüdü, dersi aynı ifadeleri kullanarak aynı sözdizimiyle aktarmak çok nadir bir durumdur. Bu sebeple, incelenen atasözü ve deyimlerde daha çok farklı ifadelere ve açıklamalara yer verilerek çeviriler yapılmıştır. Çevirilerde çoğunlukla ekleme ve çıkarma yöntemine başvurulmuş erek dilde en iyi anlam yakalanmaya çalışılmıştır. Kelime ya da cümlelerde yapılan çıkarmalar, eklemeler ya da süslemeler çevirmenin o dili nasıl kullanabildiğini ve o dilin zenginliğini göstermektedir; fakat zaman zaman kaynak dildeki ifadelere erek

  13. 2000'lerin Başında Türkiye'nin Enerji Politikası

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Naci ENGİN

    2008-04-01

    Full Text Available Bu makalede Türkiye'de zaman içinde artan enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılan enerji kaynaklarının değişimi ele alınmış ve zaman içinde değişen enerji kaynaklarının yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan ne ölçüde yararlanıldığı incelenmiştir. Zaman içinde artan enerji ihtiyacını karşılamak için bilhassa yakın yıllarda yurtdışı kaynakların daha da önem kazandığı hatta enerji kaynaklarının % 80'ine yakınının (petrol, doğalgaz yurtdışı kaynaklardan karşılandığı görülmüştür. Alınacak tedbirlerle yurtiçi kaynak kullanımının zaman içinde artabileceği ve bunun ülke ekonomisine büyük katkıları olabileceği ve bu tedbirlerin zaman geçirmeden alınması gerektiğidir.

  14. Ömer Seyfeddin'in Değiş(tirilen Andı The Manipulated And Of Ömer Seyfeddin

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fundagül APAK

    2013-07-01

    adaptation, word/meaning oriented translation… in the target culture as a result of the act of translation. Therefore this research intends to examine what kind of changes in terms of structure and meaning And has undergone and/or been exposed to, in its editions published after the passing away of its author and in which part of the map developed by Holmes these changes have originated from. According to the theory suggested by Vermeer and Reiss, decision making bodies effective in reshaping the source text during the process of translation, will be tried to be described. Thus covering the period from the establishment of the Republic until today, a pilot study, in terms of the functions of patronage and ideologies in Turkish literature influencing the reshaping of a literary product will be presented. And; Türk edebiyatında “modern öykücülüğün babası” kabul edilen Ömer Seyfeddin’in (1884-1920 yazdığı öykülerden birinin adıdır. Bu öykünün, yazarın ölümünden sonraki baskıları incelendiğinde, kurgunun, yapı ve anlam açısından bozulduğu ve birbirinden oldukça farklı metinlere dönüştüğü görülür. Kaynak metin; yabancı bir kültürün diline çevrilmişçesine, biçim ve içerik açısından pek çok darbe almıştır. 20. yüz yılda, James Holmes (1924-1986 tarafından salt ve uygulamalı olmak üzere ikiye ayrılıp kendi içinde dallanıp budaklanan çeviribilimde, salt alandaki ürün-süreç-işlev odaklı betimleyici çalışmaların yanı sıra, içinde hem genel hem de araç-alan-düzey-metin türü-zaman-sorun ile sınırlandırılmış bölütlü çalışmaların bulunduğu kuramsal aşamalar yer alır. Çevirmen eğitimi, çeviri destekleri ve çeviri eleştirisi ise çeviribilimin uygulamalı kolunu oluşturur. Hans Vermeer ve Katharina Reiss’in geliştirdiği Skopos (amaç kuramındaysa bir kaynak metni erek kültürde yeniden biçimlendirirken belirlenen amacın çevrilen kültüre ya da çevirmenin (ki

  15. GÜNES HAVUZLARININ KULLANIM ÖMRÜ MALİYET ANALİZİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat ÖZTÜRK

    2008-03-01

    Full Text Available Günes havuzları, günes enerjisini uzun süre boyunca toplayan ve depolayan sistemlerdir. Bu sistemlerin ülke genelinde daha yaygın bir sekilde kullanılmaları için, fiziksel özelliklerinin yanında günes enerjisinden sıcak su üretimi ve depolamasının ekonomik olup olmadıklarının da bilinmesi gerekir. Kullanım ömrü maliyet analizi özel proseslerin veya kıyaslaması yapılacak proseslerin çevresel etkilerini tanımlayan ve degerlendiren bir sistematik analitik metottur. Sistemin maliyetini belirlemek için; kaynak tüketimini, enerji kullanımını, malzeme ve enerji dengelerini, ham maddeleri kullanılabilir ürünlere çevirme operasyonlarında besikten mezara seklinde bir konu olarak ele alır. Bu çalısmada; 3,5x3,5 m2 alanlı ve 2 m derinliginde bir günes havuzunun yansıtıcı kapaklı ve kapaksız olması halinde havuzun kullanım ömrü maliyet analizi yapılmıs ve Göller Bölgesi sartlarında bu günes havuzundan alınabilecek enerji miktarı bulunmustur.

  16. Işıklı Gölü ve Kaynaklarının (Çivril-Denizli Crustacea Faunası.

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cem Aygen

    2015-12-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Işıklı Gölü Crustacea faunasının taksonomik açıdan incelenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla Şubat 1998-Ocak 1999 ayları arasında, gölde ve göle akan kaynak bölgesinde belirlenen 6 istasyondan aylık periyotlarla biyolojik örnekler ve su örnekleri alınmıştır. Araştırma sonunda Işıklı Gölü ve Kaynağı’nda bulunan Crustacea faunasının başlıca Cladocera (16 tür, Copepoda (12 tür, Ostracoda (1 tür, Amphipoda (2 tür, Isopoda (1 tür, Mysidacea (1 tür ve Decapoda (1 tür gruplarından oluştuğu saptanmıştır. Tespit edilen türlerden Cladocera grubundan Diaphanosoma brachyurum, Diaphanosoma mongolianum, Ceriodaphnia pulchella, Simocephalus vetulus, Macrothrix laticornis, Alona rectangula, Alona guttata, Graptoleberis testudinaria, Leydigia leydigi, Biapertura affinis, Chydorus sphaericus, Pleuroxus aduncus ve Disparalona rostrata; Copepoda grubundan Macrocyclops albidus, Eucyclops serrulatus, Eucyclops speratus, Eucyclops macruroides, Metacyclops gracilis, Mesocyclops leuckarti, Cyclops vicinus, Cyclops abyssorum, Cyclops strenuus, Megacyclops viridis, Acanthocyclops robustus, Canthocamptus staphylinus; Ostracoda grubundan Psychrodromus olivaceus; Amphipoda grubundan Gammarus balcanicus, Gammarus obnixus; Isopoda grubundan Asellus aquaticus türleri Işıklı Gölü’nden ilk kez bildirilmektedir

  17. Sözlü Kültürden Yazılı Kültüre Bir Metin Aktarımı Örneği: Muğla’dan Derlenmiş Bir Efsane ile Kurumuş Ağaçlar Hikâyesinin Mukayeseli İncelemesi An Example Transferring Text From Oral To Written Culture: A Comparative Study of a Legend Compiled from Muğla and the Story of Kurumuş Ağaçlar (The Dried Trees

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sibel TURHAN TUNA

    2013-09-01

    insandan, toplumdan dolayısıyla içinde beslendiği kültürden ayrı düşünülemez. Hatta en soyut eserin bile çıkış noktası kültürün bir parçasıdır. Bu bağlamda kültürel unsurları bünyesinde barındıran edebiyatın sözlü ve yazılı olmak üzere birbirinden üslupça uzak, ama içerikçe birbirine yakın iki kolu vardır, nihayetinde beslenilen kaynak ortaktır, bu ortak kaynak insandır. Tüm bunlardan hareketle bu çalışmanın konusu, biri yazıya geçirilen diğeri de hala sözlü gelenekte yaşatılan iki anlatının metinler arası geçiş bağlamında mukayeseli tahlili olarak belirlenmiştir. Metinlerden biri Ömer Seyfettin’e ait olup 1920’de Ali Canip’in annesinden duyup yazdığını söylediği Kurumuş Ağaçlar adlı hikâyedir. Diğeri ise; Ömer Seyfettin’in hikâyesine olay örgüsü bakımından benzerlik taşıyan, Kasım 2007’de tarafımızdan derlenen ve kaynak kişinin babasından dinlediği tespit edilen bir efsanedir. Çalışmada, doğal olan sözlü anlatımın, dilin ferdî tasavvuru ile yapay olan yazılı anlatıma dönüşürken hangi unsurların ön plana alındığı, muhafaza edildiği, yazarın ve anlatıcının metinler bağlamında tavrı, her iki metinde iletilmek istenen ortak mesaj gibi unsurlar metinler arasılık bağlamında kar��ılaştırmalı tematik yöntemle ele alınmıştır. Nitekim, biri sözlü edebiyata diğeri de yazılı edebiyata ait iki metnin söz konusu yöntem dahililinde ele alınması sonucunda kültürel kodlardan biri olan “Her işte bir hayır vardır” atasözünde birleştiği belirlenmiştir.

  18. Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Atölye (Grafik Dersinde Yazı ve Tipografi Öğretimi Uygulamaları / Practices of Writing and Typography Teaching at the Department of Fine Arts Education Workshop (Graphic Design Course

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Şirin BENUĞUR

    2012-06-01

    Full Text Available Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Eğitimi ABD Anasanat Atölye (Grafik ve/veya Seçmeli Sanat Atölye (Grafik derslerinde tipografi eğitiminin nasıl gerçekleştirildiğini ortaya koymaktır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Hazırlanan anket, 2007-2008 öğretim yılının bahar döneminde 24 üniversitede bu dersi veren/vermiş olan 45 öğretim elemanına uygulanmıştır. Ayrıca çalışma evreninden 7 öğretim elemanıyla yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda sanat eğitimcisi yetiştirmede tipografi eğitiminin çok önemli ve gerekli olduğu, tipografi öğretimini planlarken farklı konu ve tekniklerden yararlanılarak uygulama yapılmasına, kuramsal bilgi vermeye, proje çalışmaları yaptırmaya, örneklerle konuyu açıklamaya, çesitli öğretim yöntem ve tekniklerinden yararlanmaya, tipografi öğretimini desteklemeye yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirmeye önem verildiği belirlenmiştir. Tipografi öğretiminde öğrenciden, kaynak kitap ve ders saati süresinin yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar yaşandığı belirlenmiştir. Yazı dersinin tipografi öğretimine temel oluşturacağını ifade eden öğretim elemanları, dersin içeriğinin alan uzmanları tarafından zenginleştirilmesine, ders süresinin arttırılmasına ve tipografi dersleriyle desteklenmesine yönelik önerilerde bulunmuşlardır.

  19. The Problem of Anonymity in Archives: A Literature Review=Arşivlerde Anonimlik Sorunu: Bir Literatür Değerlendirmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emily Ross

    2013-12-01

    Full Text Available Archivists processing documents rely on factors such as authorship and provenance to contextualize their materials and render them searchable. But in my past experience as an archives user, I repeatedly came across instances of anonymity: letters and diaries by unnamed authors or to unknown recipients, photographs of unknown subjects. In some cases this anonymity is a loss of information that was once there, but in other case it enabled the material to come into existence in the first place: such as in the case of satirical political poetry, for which a writer might face legal censure. In this literature review, the issue of anonymity in the archives is explored, both in a pragmatic sense (recommended strategies for managing it, and a philosophical sense (according anonymous documents the same status as documents with known authors./Arşivcilikte belgelerin işlenmesi, materyallerin kavramsallaştırılması ve aranabilir hale gelmesinde önemli olan yazarlık ve kaynak (menşe gibi faktörlere dayanmaktadır. Ancak bir arşiv kullanıcısı olarak deneyimlerimizde defalarca isimsiz yazarlar tarafından bilinmeyen kişilere atfedilmiş mektuplar ve günlükler, bilinmeyen konuların fotoğrafları gibi anonim eserlerle karşılaşmaktayız. Bir zamanlar bu anonimlik bazen bir bilgi kaybı olarak görülürken bazen de belgenin yazarının yasal kınamaya maruz kalabildiği hicivli siyasi bir şiir örneğinde olduğu gibi eserin ilk etapta ortaya çıkmasını sağlamaktaydı. Bu literatür taramasında arşivlerde anonimlik sorunu hem pragmatik anlamda (konunun yönetimi için önerilen stratejiler hem de felsefi anlamda (anonim belgelere uygun olarak bilinen yazarlı belgelerle aynı statüde ele alınmaktadır.

  20. AN INVESTIGATION ON OĠHUZ OBJECTS’ NAMES IN DĪVĀNU LUĠĀTI’T-TURK DĪVĀNU LUĠĀTİ’T-TÜRK’TEKİ OĞUZCA EŞYA ADLARINA BİR BAKIŞ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    M. Selda KARAŞLAR

    2010-01-01

    Full Text Available The Dīvānu Luġāti’t-Türk which is the first source about the Turkish world’s literature, language, cultural, social situation in the eleventh century gives us very important and original knowledges for Turcology researching. It is always main source for the researchers. Besides rich information about the language of Karahanid Turkish in the eleventh century, the book also includes ınformation the language, culture and history of numerous Turkish dialects especially Oġhuz language.In this study, the Oġhuz objects’ names in Kâşgarlı Mahmud’s Dīvān and from this viewpoint the improving of Oġhuz rhetoric will be examined. XI. yüzyıl Türk dünyasının dil, edebiyat, kültür ve sosyal durumuyla ilgili zengin ve özgün ilk bilgileri veren Dīvānu Luġāti’t-Türk, Türkoloji araştırmalarında her zaman temel kaynak olmuş ve araştırmacılar tarafından çok yönlü olarak ele alınmıştır. XI. yüzyıl Karahanlı Türkçesinin dil durumuyla ilgili zengin bilgiler içeren eser, Oğuzca başta olmak üzere birçok Türk diyalekt alanı ile ilgili dil, kültür, tarih malzemesi de içermektedir.Bu çalışmada Kâşgarlı Mahmud’un Dīvānındaki Oğuzca eşya adları ele alınacak, bu noktadan Oğuz söz varlığının gelişimi incelenecektir.

  1. HIDIRELLEZ AND A FORGOTTEN TRADITION IN NİĞDE: THE NİĞDE FRIDAYS HIDIRELLEZ VE NİĞDE’DE UNUTULAN BİR GELENEK: NİĞDE CUMALARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nedim BAKIRCI

    2010-07-01

    Full Text Available In this paper, careful literary examination of Hıdırellez and sacred Fridays of Nigde, celebrated depending on Hıdırellez is carried out by utilizing the information obtained from the source people. In Nigde with the arrival of Hıdırellez some sort of ceremonies, called “Cumalar”, are organized in May. Cumalar is named according to its location and place, namely, Kayardı, Tepeviran, Kırbağları, Tepe. People make preparations for the celebration the day before. Foods and drinks are prepared for the celebration. It is meaningful that salted fish has an important place as food in the celebration. Because elixir of life is found when salted fish comes to life.Coming together the people do some activities. These practical and fun activities help them both have fun and ensure the unity and togetherness among them. Bu makalede Hıdırellez ve ona bağlı olarak kutlanan Niğde Cumaları kaynak şahıslardan elde edilen bilgilerle ele alınmıştır. Niğde’de Hıdırellezin gelmesiyle birlikte mayıs ayı içerisinde Cumalar adı verilen törenler düzenlenir. Bu törenler için dört farklı yer seçilmiştir. Cumalar seçilen yer ve mevki adına göre adlandırılır: Kayardı Cuması, Tepeviran Cuması, Kırbağları Cuması, Tepe Cuması. Kutlamalara halk bir gün öncesinden hazırlanır. Akşamdan ertesi gün yenilmek ve içilmek üzere yiyecekler ve içecekler hazırlanır. Bu yiyecekler içerisinde tuzlu balığın olması oldukça manidardır. Çünkü abı hayat tuzlu balığın suda canlanmasıyla bulunur. Cumalarda halk bir araya gelerek çeşitli pratik ve uygulamalar yaparlar. Bu pratik ve uygulamalar hem Niğdelilerin eğlenmelerine hem de Niğdeliler arasında birlik ve beraberliğin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

  2. Turizm sektörü istihdamının eğitim durumu ve insangücü planlaması [Educational background of employees in the tourism sector and manpower planning

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yalın KILIÇ

    2014-04-01

    Full Text Available Turizm sektörü emek yoğun bir sektör olduğu için istihdam dostu bir yapı arz etmektedir. Bu nedenle ülke istihdamının artırılmasında ve işsizlik sorununun çözümünde büyük bir role sahiptir. Ancak sektördeki hizmet kalitesi de istihdam kalitesi ile doğru orantılı bir ilişki arz etmektedir. İstihdamın kalitesi de onun eğitim durumuna bağlıdır. Bu çalışmada turizm sektöründe çalışanların eğitim durumları çözümlenmiştir. Çözümleme TÜİK tarafından uygulanan 2011 yılı Hanehalkı İşgücü Anketi verilerine dayalı olarak yapılmıştır. 2011 yılı Hanehalkı İşgücü Anketi verileri değerlendirildiğinde turizm sektöründe çalışanların eğitim seviyesinin ülke ortalamasının altında olduğu görülmektedir. Ancak bu durum alt sektörler itibariyle farklılıklar göstermektedir. Çalışmanın sonuçlarının sektörde büyük bir önem arz eden insangücü planlaması çalışmalarına önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda bu çalışma, sektörün insan kaynağını yetiştirmekle sorumlu eğitim kurumlarının planlanmasında ve sektöre ilişkin politika geliştirmekle yükümlü birimlerin eylem planlarını oluşturmada faydalanacakları bir kaynak olabilir.

  3. Gemiadamlarının Sağlık ve Emniyet Koşullarının Değerlendirilmesi: DEÜ Denizcilik Fakültesi Örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Barış KULEYİN

    2014-06-01

    Full Text Available Dünya ticaretinin % 90’lık kısmı denizyolu ticaretiyle gerçekleştirilmekte olup yaklaşık 50.000 gemi bu amaca hizmet etmektedir. Denizyolu ticaretinin lokomotifi olan gemilerde farklı milliyette 1.187.000 gemi adamı çalışmaktadır. Diğer bir deyişle bir milyondan fazla gemi adamı, dünya nüfusunun kalan kısmının yararı için çalışmaktadır. Denizcilerin ve sektörün önemi “Denizcilik olmadan dünya nüfusunun yarısı açlıktan yarısı da soğuktan yok olur.” ifadesi ile belirtilmektedir. Denizcilik mesleği, diğer mesleklere göre önemli farklılıklara sahiptir. Gemi adamlığı ve denizcilik mesleği emek yoğun bir yapıya sahip olduğundan emniyet açısından azami ölçüde dikkat isteyen bir meslektir. Çalışma esnasında yaşanacak küçük bir dikkatsizlik bile ciddi yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açabilir. Bu çalışmayla, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ Denizcilik Fakültesi öğrencilerinin gemilerde emniyet kapsamında yaşadıkları problemlerin değerlendirilmesi amaçlanmış olup aynı zamanda açık deniz stajına gidecek öğrencilere gemilerde emniyet hakkında bir rehber kaynak oluşturulması amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan “Emniyet ve Yaralanma Bilgi Formu” verileri SPSS 20 istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir.

  4. From the Angle of Reader 50 Year of TKDB (1952-1986 / TK (1987-2001 Okur Gözüyle TKDB (1952-1986 / TK (1987-2001 Dergisinin 50 Yılı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan S. Keseroğlu

    2002-09-01

    Full Text Available This study deals with the conditions and the medium of the issue of the Bulletin of the Turkish Librarians' Association (TKDB; 1952-1986, which has been named as the Journal of the Turkish Librarianship (TK; 1987-2001 later. Besides, the features of its contents, the changes based on the historical periods and the change itself has been examined closely. This evaluative procedure can be summarized as follows: first, the type and the genre of the writings identified as original, translation, the latest book reviews, citation/quotation, report, letter, law, argumentative essay, interview, competition or news, considering the features obtained from the close study of each number of the TKDB / TK journals within fifty years. Second, after 1980, from the point of scientific method and technique the numerical data have been obtained from the usage of bibliographies, deep notes, and the utility of translations into Turkish in the field of information and documentation, and all the findings have been discussed. Bu çalışmada, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni (TKDB; 1952-1986 değişen adıyla Türk Kütüphaneciliği (TK; 1987-2001 dergisinin çıkış koşulları ve ortamı anlamaya çalışılmakta; ayrıca TKDB /TK'nin içerik özellikleri, dönemlere bağlı olarak değişimi, bu değişimin irdelenmesi ele alınmaktadır.Bu değerlendirme işlemi, öncesinde TKDB / TK dergilerinin elli yıllık sayılarındaki yazılar tek tek gözden geçirilerek özellikleri tür (telif, çeviri, yayın tanıtım, alıntı/aktarma, rapor, mektup, yasa, tartışma metni, röportaj, yarışma ve haber olarak; 1980 sonrası da bilimsel yöntem ve teknik açısından kaynakça, dipnot kullanma ve bilgi ve belge yönetimi konusunda Türkçeye yapılan çevirilerden yararlanma yönünde sayısal veriler belirlenmiş ve bu veriler tartışılmıştır.

  5. TEKSTİL TERBİYESİ ATIK SULARININ ENZİMATİK YÖNTEM İLE RENGİNİN GİDERİLMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kuddis BÜYÜKAKILLI

    2006-06-01

    Full Text Available Fenolleri ve aromatik aminleri içeren aromatik bileşikler kirleticilerin en büyük gruplarından birini oluşturur ve bir çok ülkede bu konuda ağır yasal düzenlemeler vardır. Bunlar kömür işletmeleri, petrol rafinerileri, reçine ve plastik üretimi, mobilya ve koruma maddeleri, metal kaplama, boya ve diğer kimyasal maddeler, tekstil, maden ve kağıt gibi çok çeşitli endüstri dallarının atık suyunda bulunurlar. Bir çok aromatik bileşik toksikdir ve bunlar çevreye atılmadan önce atık sudan uzaklaştırılmalıdır. Enzimatik işlem, klasik yöntemlere potansiyel bir alternatif olarak araştırmacılar tarafından önerilmektedir. İlk olarak enzimler yüksek seçiciliğe sahiptir ve seyreltik atıkları bile etkili bir şekilde giderebilirler. İkinci olarak yaşayan organizmalara toksik olabilen maddeler tarafından daha az inhibe olurlar ve eğer ticari olarak sağlanan enzimler büyük miktarlarda üretilirse, maliyet diğer metodlardan daha düşük olabilir. Dahası, enzimler geniş bir aromatik madde konsantrasyonları aralığında çalışır ve diğer arıtma metodlarına göre daha düşük bekleme zamanı gerektirir..Enzim kullanarak tekstil boyarmaddelerinin renginin giderilmesi çalışmaları, oldukça başlangıç aşamasındadır. Bu nedenle, araştırmacılara kaynak olması düşüncesi ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Genel olarak, boyarmaddeleri parçalayabilen enzimler ve özellikleri, bunları üreten mikroorganizma türleri, boyarmaddeleri yıkıma uğratma mekanizmaları ve hangi boyarmaddeyi hangi enzimin mineralize ettği rapor edilmiştir.

  6. A STUDY OF COMPARISON BETWEEN THE NOVELS BAB-I ESRAR AND AŞK BAB-I ESRAR VE AŞK ÜZERİNE BİR MUKAYESE DENEMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan YÜREK

    2011-09-01

    Full Text Available In a literature of a nation sometimes writers living in the same or different ages might write novels narrating some common issues. Bab-ı Esrar and Aşk are novels of this kind. In both novels the relation between Mawlana and Shams-e Tabrizi is narrated even if it is written in different levels. This article aims to examine how the two novels have similar or different aspects about this issue and to discuss how two different novels emerged from a common topic. In respect to this examination structural elements and the features of the contents of the novels are compared and based on this comparison some conclusions are derived. Lastly the reasons of the different paths of the novels despite a common issue are explained. Bir milletin edebiyatı aynı ya da farklı dönemlerde benzer bir içeriği kaynak olarak kullanabilmektedir. Bab-ı Esrar ve Aşk adlı romanlarda aynı kaynaktan yararlanır. Her iki romanda da, farklı derecelerde de olsa, Mevlânâ-Şems-i Tebrizî ilişkisi üzerinde durulur. Çalışmada buradan hareketle iki romanın benzer ve ayrılan yönleri ele alınmaya ve benzer bir içeriğin nasıl farklı romanlar ortaya çıkardığı üzerinde durulmaya çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak roman unsurları açısından romanlar karşılaştırılmakta ve ortaya çıkan özellikler aracılığıyla sonuçlara varılmaktadır. Kıyaslama yapıldıktan sonra da aynı kaynaktan yararlanılmasına rağmen ortaya çıkan farkların sebepleri üzerinde durulmaktadır.

  7. REKABET AVANTAJI KURAMININ TANIMLANMASI VE ÖLÇÜMLENMESİ - CONCEPTUALIZATION AND MEASUREMENT OF COMPETITIVE ADVANTAGE CONSTRUCT

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    F. Esra GENÇTÜRK

    2012-11-01

    Full Text Available Özet:Üstün performans elde etmek için, rakiplere karşısürdürülebilir avantajlara sahip olmak prensibi günümüzstrateji düşüncesinin temelini oluşturmaktadır. Ancak, buavantajların neler olması gerektiği konusunda sınırlı veçelişkili bilgiler bulunmaktadır. Bu çalışmada, sürdürülebilirrekabet avantajlarının neler olduğunu ve nasıl elde edildiğinianlamak için kaynak bazlı firma teorisi temel yapı olarakbenimsenmiş ve rekabet avantajı literatürü ile sentezedilmiştir. Araştırmamızda rekabetçi avantaj kuramınınliteratürde belirlenmiş tüm farklı boyutları sunulmuş vebunları içeren sermaye bazlı üç ana üstünlük tanımlanmıştır.Önerilen çok boyutlu ölçüm modelinin ampirik testi ihracatyapan 184 Türk firmasının verilerine dayanmaktadır. Önanalizlerle psikometrik özellikleri sınanan ölçekler doğrulayıcıfaktör analizinde yapısal eşitlik modeliyle test edilmiştir.Abstract:The notion that superior performance requiressustainable advantage over competitors is central tocontemporary strategic thinking. Yet, limited and conflictinformation is available as to what these advantages should be.In this study, we adopt the resource based view of the firm as atheoretical foundation and synthesize it with the competitiveadvantage literature to understand what these advantages areand how they are achieved. Our research considers thedifferent dimensions of competitive advantage suggested in theliterature and defines three fundamental equity basedcompetitive advantages. The proposed multidimensionalmeasurement model is tested empirically with data obtainedfrom 184 Turkish exporting firms. After preliminary test ofthe psychometric properties of the scales they are subjected toa Confirmatory Factor Analysis with Structural EquationsModeling.

  8. Role of the Librarian in Information Revolution Enformasyon Devrimi Sürecinde Kütüphanecinin Rolü

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sekine Karakaş

    1996-12-01

    Full Text Available One of the most conspicous results of the rapid development of technology in information world is the increasing need for information specialists who can use the advantages of globallization. Librarians dialing with the telecominication and computer, networks effectively can facilitate information retrieval by reaching subject specialists, project teams and colleagues from their community. Librarians can also play active role directing technological changes. Among diverse missions of librarians are, cooperating with other libraries, sharing recources and turning researchers in to good information consumers. We live in a society that hardly went through the faces other information societies experienced. This is why it is extremely important for librarians to be consicious of their duty, to develope their knowledge and skils. Only then we can keep up with the technological information revulation. Enformasyon dünyasında teknolojinin hızla ilerlemesi, insan kaynağının önemini azaltmamış, aksine küreselleşmenin avantajlarını kullanabilen kütüphaneci ve enformasyon uzmanlarına olan gereksinimi artırmıştır. Uz iletişim ve bilgisayar ağlarını yetkinlikle kullanan kütüphaneciler, meslektaşları yanında, konu uzmanlarına ve proje ekiplerinin elemanlarına da ulaşarak bilgi erişiminin sınırlarını genişletebilirler. Kütüphaneci teknolojik gelişimleri yönlendirme rolünü üstlenmeli, işbirliği ve kaynak paylaşımına öncelik tanımalıdır. Araştırmacıyı iyi bir bilgi tüketicisi yapma görevi de kütüphaneciye ait olmalıdır. Türkiye bilgi toplumu aşamasına gelen ülkelerin geçirdiği evreleri yaşayamayan bir ülkedir. Kütüphaneciler teknoloji ve enformasyon devrimine ayak uydurmak için görevlerinin bilincine varmalı, bilgi ve yeteneklerini geliştirmeye çalışmalıdırlar.

  9. The Usage Analysis of Databases at Ankara University Digital Library Ankara Üniversitesi Elektronik Kütüphanesi Veri Tabanlarının Kullanım Analizi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sacit Arslantekin

    2006-12-01

    Full Text Available The development in information and communication technologies has changed and improved resources and services diversity in libraries. These changes continue to develop rapidly throughout the world. As for our country,remarkable developments, especially in university and special libraries, in this field are worth consideration. In order to take benefit of the existing and forthcoming developments in the field of electronic libraries the databases used by clients should be well-demonstrated and followed closely. The providing wide use of electronic databases leads to increasing the productivity of scientific and social information that that is the ultimate goal. The article points out electronic resources management and the effect of consortia developments in the field first, and then evaluates the results of the survey on the use of electronic libraries assessment questionnaires by faculty members at Ankara University. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler bilgi kaynakları ile birlikte bilgi merkezlerinin hizmetlerini de çok yönlü olarak değiştirmiş ve geliştirmiştir. Bu gelişmeler dünyada hızlı bir gelişim izlemektedir. Ülkemizde ise başta üniversite ve araştırma kütüphaneleri olmak üzere elektronik kütüphaneler konusunda dikkate değer gelişmeler izlenmektedir. Bu gelişim süreci içinde yerini almaya çalışan elektronik kütüphanelerden istenilen düzeyde yarar sağlayabilmek için kullanılan elektronik bilgi içeren veri tabanlarının iyi tanıtılması ve kullanımının izlenmesi gerekmektedir. İstenilen düzeyde yararlanılan elektronik veri tabanları sonucu üretilen bilimsel bilginin artması da ulaşılmak istenen hedeftir. Bu makalede elektronik kaynak yönetimi ve konsorsiyumların etkisine kısaca değindikten sonra Ankara Üniversitesi öğretim elemanlarına elektronik kütüphane kullanımı konusunda yapılan anket değerlendirilecektir.

  10. 1999, 2000, 2001 ve 2008 KRİZ DÖNEMLERİNDE TÜRK TİCARİ BANKALARININ KÂRLILIKLARININ LOJİSTİK REGRESYON ANALİZİ İLE İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Açelya TELLİ

    2016-02-01

    Full Text Available Dünya genelinde özellikle 1980 sonrası yaşanan finansal krizler, Türk Bankacılık Sistemi başta olmak üzere tüm finansal sistemi oldukça ağır zararlarla karşı karşıya bırakmış ve araştırmacılar tarafından daha ciddi şekilde incelenmesine neden olmuştur. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; 1999, 2000, 2001 ve 2008 yıllarında yaşanan finansal krizlerin karşılaştırılarak Türk Bankacılık Sistemi’ndeki ticari bankaların karlılık performansı üzerine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla; Türkiye Bankalar Bir- liği’nce yayınlanan karlılık oranları bağımlı değişkenler ve dört temel finansal rasyo grubu bağımsız değişkenler olarak alınmış ve her yıl için ayrı regresyon modeli oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda, ilgili yıllarda aktif karlılığı ve öz kaynak karlılığı bağımlı değişkenleri için gelir gider grubu rasyoları ön plana çıkmıştır. Net faiz marjı bağımlı değişkeni için ise 1999, 2000 ve 2008 yılları için herhangi bir rasyo grubu ön plana çıkmamakla birlikte, 2001 yılı için gelir gider grubu rasyoları ve sermaye yeterliliği grubu rasyoları ön plana çıkmıştır.

  11. İnşaat Projelerinin Ağ Diyagramlarıyla Planlanmasında Süre-Maliyet Değişimlerinin Yeni İşgücü Eklenmesi Orijininde Analizi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Latif Onur UĞUR

    2014-09-01

    Full Text Available Bu çalışmada Düzce ili TOKİ Toplu Konut Projesi’nde 8 adet B tipi bloğundan oluşan kompleksin inşaat maliyeti; CPM ile hazırlanan iş programları, iş gücü, ilgili yıl enflasyon ve faiz değerleri esas alınarak proje süresinin değişimi halinde maliyetlerin alacağı değerler bazında incelenmiştir. İşin sözleşmesinde belirtilen sürede (16 ay tamamlanması durumundaki iş gücü maliyeti, aylık gelir-giderler, enflasyon ve faiz değerleri hesaplanmıştır. İşin tamamlanma süresinin 12 aya, 10 aya, 8 aya, ve 6 aya çekilmesi halinde proje maliyeti değerlerinin; iş gücü maiyetleri, aylık gelir-giderler, enflasyon ve faiz değişimi durumuna göre aldığı değerler irdelenmiştir. Bunun için her süre kısaltması haline karşılık gelen iş programları düzenlenmiş, artış gerektiren iş gücü maliyetleri hesaplanarak ilgili diyagramlar çizilmiş ve süre-maliyet karşılaştırmaları yapılmıştır. Bir projenin yatırım planlaması yapılırken; farklı koşullara göre farklı planlamaların yapılması ve her planlamanın zaman, kaynak ve maliyet analizlerinin yapılarak en rasyonel olanın tercih edilmesinin; edinilen bulguların da desteği ile makro ve mikro ölçeklerde en uygun yol olacağı fikri pekiştirilmiştir

  12. 45 Numaralı Konya Şeriyye Sicil Defterindeki Menzil Satışları Işığında Yol Ağları ve Kat Sayısına Göre Konut Tipolojisi (1714-1715 In Numbered 45 Konya Şeriyye Registry Book in the Light of Range Sale; Housing Typology According to and Road Network and Coefficient (1714-1715

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hicran Hanım HALAÇ

    2012-09-01

    ncesine ait günümüze gelebilmiş konut bulunmaması, bu konuda genel geçer değerlendirmelerin yapılmasına neden olmaktadır. Birçok faaliyetini yazıya dökerek belgelendiren Osmanlı Devletinin sağlamış olduğu kaynak çeşitliliği sadece mevcut yapıları gözlemekten fazlasının yapılabileceğinin göstergesidir. 19. yüzyıl ve öncesinin konut mimarisi ve domestik kültürüne odaklanan çalışmalar, bu nedenle şeriyye sicilleri, vakfiyeler, vakıf tahrir defterleri, vakıf muhasebe kayıtları, salnameler, temattuat defterleri, mühimme defterleri ve tapu tahrir defterleri gibi birincil kaynakları oluşturan Osmanlı belgelerinin kullanımını gerekli kılmaktadır. Şer‘iyye sicilleri gibi genelde hukuk tarihi ve sosyo-ekonomik tarih yazımında kullanılan bir kaynak grubunun içerisinden tespit edilen bir kısım mimari verilerin kent restitüsyonu çalışmalarında kullanılabilirliğinin denendiği bu çalışma, aynı zamanda mimarlık tarihçileri, restorasyon uzmanları ve tarihçilerin bir araya geldiklerinde ortaya çıkabilecek sentezlerin de küçük bir örneğidir. Bu araştırma makalesinde, 1714-1715 yılları arasındaki iki yıllık zaman dilimi hakkında bilgiler veren 45 no.lu şeriyye sicilinden elde edilen menzil bilgilerinden, sadece menzillerin yol ve kat bilgileri ışığında 18. yüzyıl başında Konya’da bulunan konut mimarisinin bir bölümü aydınlatılabilmek için18. yüzyıl başında Konya’da bulunan konut tipleri belirlenmekte ve konut tipolojisi yapılmaktadır.

  13. Türk Lehçeleri Arasında Benzer Kelimelerin Eş Değerlik Durumu On The Equivalence of The Similar Words İn Turkic Languages

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa UĞURLU

    2012-12-01

    Genel Türkçe” düzeyinde birbiriyle benzeşir. Ancak “benzer” kelimelerin kavram alanı bakımın-dan örtüşmesi, yani “eş değer” olması ise özü itibariyle benzeşmeye bağlı değildir.Bu çalışmada, Türk lehçelerinden seçilmiş örnekler çerçevesinde benzer olan kelimelerin eş değerlik durumları incelenmiştir. Buna göre; Türk lehçeleri arasında benzer olan bazı kelimeler, “bire bir” veya “bire çok” eş değer olabilir. Diğer taraftan bazı benzer olanlar ise eş değer ol-mayabilir.Türk lehçelerinin kelime hazinelerinin benzeşmesinde ve örtüşmesinde, kaynak bakımından aynı gruba girmenin yanı sıra, tarih boyunca toplulukların kendi aralarındaki göç ve karışmaların; kurdukları iktisadî, kültürel münasebetlerin; dinî, siyasî yönlerden maruz kaldıkları yabancı etkilerin de önemli rolü vardır. Bu hususta Türkçe, dünyanın sayılı dillerindendir. Çünkü şimdiye kadar Türklerin yaşadığı hayat tarzlarının, coğrafî sahaların ve tarihî sürecin bir gereği olarak hem kendi içinde hem de diğer birçok dille değişik yoğunluklarda sürekli ilişki içinde olagelmiştir. Meselâ, kaynak bakımından aynı temel lehçeye dayanmayan Türkiye ve Özbek Türkçelerinin benzeşme ve örtüşme oranını, tarihî ve sosyal sebeplerle kelime hazinelerinde bulunan Arapça ve Farsça unsurlar yükseltmiştir. Yine, bir kültür muhiti olan Kazan ile İstanbul arasında Sovyetler Birliği öncesi dönemlerde gerçekleşen yoğun ilişkiler, Kazan-Tatar Türkçesine birçok “Osmanlı unsuru”nun girmesini sağlamış; bu durum, iki lehçenin birbirine benzeme oranını arttırmıştır. Ayrıca, Rus Çarlığı’nın ve Sov-yetler Birliği’nin siyasî hâkimiyeti altında yaşamış Türk topluluklarının lehçelerinde bulunan Rusça unsurlar, bir miktar benzerlik sağlamakta-dır.

  14. Kutadgu Bilig ve Divanü Lûgat-it-Türk’e Göre ‘Saç-Sakal’ Kültürü Üzerine About the Culture of Hair-Beard According to Kutadgu Bilig and Divanü Lûgat-it-Türk

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adem AYDEMİR

    2012-09-01

    ılında Reşid Rahmeti Arat tarafından yapılmıştır. Divanü Lugati’t Türk’ün tercüme yayını ise 1939/ 1941 yıllarında Besim Atalay tarafından yapılmıştır. Biz bu çalışmada Reşid Rahmeti Arat ve Besim Atalay’ın yayımlarından faydalandık. Kutadgu Bilig ve Divanü Lugati’t-Türk, Türk kültürü açısından çok önemli eserlerdir. Bu sebeple, XI. asır Türk dünyasının dil, edebiyat, kültür ve sosyal durumuyla ilgili zengin ve özgün ilk bilgileri veren Kutadgu Bilig ve Divanü Lugati’t Türk, Türkoloji araştırmalarında her zaman temel kaynak olmuş ve araştırmacılar tarafından çok yönlü olarak ele alınmıştır. Türklük biliminin kurucusu Kâşgarlı Mahmud tarafından Karahanlı Türkçesi döneminde kaleme alınan Divanü Lugati’t Türk, Türk dilinin birçok bakımdan kılavuz eserlerinden birisidir. Bu eser, dilimizin sadece Karahanlı Türkçesi dönemini değil, daha önceki ve sonraki dönemlerini de aydınlatan bir öneme sahiptir. XI. asır Türk dünyasının dil, edebiyat, kültür ve sosyal durumuyla ilgili zengin ve özgün ilk bilgileri veren Kutadgu Bilig ve Divanü Lugati’t Türk, Türkoloji araştırmalarında her zaman temel kaynak olmuş ve araştırmacılar tarafından çok yönlü olarak ele alınmıştır. Fakat saç-sakal kültürü bağlamında ayrıntılı bir şekilde incelenmemiştir. Bu sebeple, bu makale, Türk kültüründe, Kutadgu Bilig ve Divanü Lugati’t Türk’e göre saç-sakal kültürünü incelemektedir. Bu çalışma genel tarama modelinde yapılmıştır. Bu amaçla, önce Dîvânu Lûgati’t-Türk ve Kutadgu Bilig satır satır taranarak çağının saç-sakal kültürünü yansıtan bütün kelime, deyim, atasözü, beyit ve manzum parçalar fişlenmiş; daha sonra elde edilen malzeme, kendi içinde sınıflanıp listelenmiştir.

  15. Türkiye’de 2001 Krizi Öncesi ve Sonrası Dönemler İçin Dış Borç Ekonomik Büyüme İlişkisi (1991–2010 External Debt Economıcal Growing Relationship For The Terms Before And After The 2001 Crysis İn Turkey (1991–2010

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Süleyman ÇELİK

    2013-03-01

    Full Text Available In order to overcome financial restrictions and so achieve ahigher rate of growth, these countries often utilize external loans.External debts, which are initially taken as additional resources, canaccelerate the investments, economic growth and development whenthey are used efficiently. But if the external debts aren’t used efficientlyand the principal and interest payments of the external debts becomehigher than national income increase, it is required to get debts again topay debts and thereby it causes to increase external debt burden anddecrease the country welfare.Most empirical studies indicate a negative correlation betweenforeign debt and economic growth. In this study, the relationshipbetween economic growth and foreign debt is discussed in terms ofTurkish economy. Using time series data over the 1991–2010 period.The stationarity of time series data used in this study was tested by theADF test. Cointegration test which is developed by Johansen was usedin order to investigate long-term relationship between the variableswhich are stabilize at the same level or not. A least squares regressionanalysis and at last in order to obtain effect direction between thevariables Granger analysis are performed. Analysis show that foreigndebts in Turkey habe a negative effect on economical growth. Accordingto these results, domestic resources should finance the requiredinvestments and external resources should be reduced in order toincrease economic growth-in Turkey. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler finansman kısıtlarınıaşarak yüksek büyüme hızlarına ulaşmak için dış borçlanmaya sık sıkbaşvurmaktadırlar. Başlangıçta ek bir kaynak olarak alınan dış borçlaretkin bir şekilde kullanıldıklarında yatırımları, ekonomik büyümeyi vekalkınmayı hızlandırabilmektedir. Fakat alınan dış borcun etkinkullanılmaması ve dış borcun anapara ve faiz ödemelerinin ulusal gelirartışından daha fazla artış g

  16. An Evaluation on Library Cooperation in Turkey Türkiye'de Kütüphanelerarası İşbirliği Üzerine Bir Değerlendirme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Emin Küçük

    2004-06-01

    ütüphaneler, derme geliştirmede, kataloglamada, kendi dermelerinde bulunmayan kaynaklara erişim sağlamada, kaynaklarını kullanmada, işbirliği olarak adlandırabileceğimiz ortak çalışmaları gerçekleştirmektedirler. Cumhuriyet dönemi işbirliği çalışmalarını değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışma kapsamında, ülkemizdeki kütüphanelerarası işbirliği uygulamaları tarihsel, işbirliğini yönlendirici örgütler ve potansiyel uygulama alanları perspektifi içinde ele alınmıştır. Mevcut durumu saptamak amacıyla, Milli Kütüphane, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, ULAKBİM, Ankara'da bulunan özel kütüphaneler, okul kütüphaneleri, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite kütüphaneleri, konsorsiyumlar ve meslek derneklerinin çalışmaları incelenmiş, yapılan görüşmeler sonucu ve literatürden elde edilen bilgiler değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, son yıllarda işbirliği çalışmalarının hız kazandığı, elektronik kaynakların sağlanmasına yönelik iki konsorsiyumun ortaya çıktığı, üniversite kütüphaneleri arasında belge sağlamada işbirliği projelerinin başlatıldığı ancak işbirliğinin diğer alanları olan toplu katalogların hazırlanması, bibliyografik bilgi paylaşımı, otorite dizinlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda başarısız olunduğu, üniversite kütüphaneleri dışında kalan kütüphanelerde işbirliğinin olmadığı, kurumların konuyla ilgili "ortak aklı" ve dolayısıyla bilgi, kaynak paylaşımının, planlama ve örgütlenme becerisini geliştiremediği görülmüştür. Kaynak, mevzuat, alt yapıdaki yetersizlikle nedeniyle, ortaya atılan projelerin sürekliliğinin sağlanamamış, hepsinden önemlisi işbirliği çalışmalarının temelini oluşturan adanmışlık ilkesinden yoksun olması, çalışmaların sürdürülebilirliğini ve yeni işbirliği çalışmalarının doğmasını engelleyen nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.

  17. DERVISH QUALIFACITIONS IN RELATION TO HAJI BEKTASH VELÎ WORKS AND BEKTASHI RULES HACI BEKTAŞ VELİ’NİN ESERLERİNDE VE BEKTAŞÎ ERKÂNNÂMELERİNDE DERVİŞİN NİTELİKLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin ÖZCAN

    2012-01-01

    ş özelinde insandan beklenen tavır ve davranışlar tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda yeni bir kaynak olan Hacı Bektaş Velî’nin İngiltere’de tarafımızdan bulunan kayıp kitabı Hadis-i Erbaîn Şerhi’nde dervişin özellikleri ile ilgili seçilmiş hadisler ele alınacaktır. Sonuçta, Hacı Bektaş Velî’nin derviş algısı ve Bektaşî erkânnâmelerinde yer alan dervişin niteliklerine yer verilerek sûfîlik yoluyla eğitimini tamamlayacak ideal insan tipolojisi üzerine tespit ve değerlendirmeler yapılacaktır.

  18. Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme (Participatory Budgeting in Local Governments

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arman Zafer YALÇIN

    2015-12-01

    ınlaşması, demokratik gelişim ve kaynak kullanımında etkinliğin sağlanması açısından son derece önemlidir.

  19. Özel Eğitim Danışmanlığı Süreci ve Bir Danışmanlık Örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sema Batu

    2003-01-01

    Full Text Available Kaynaştırma uygulamalarından söz edildiğinde özel eğitim destek hizmetlerinin önemi ve gereği yadsınamaz. Ancak ülkemizde kaynaştırma uygulamaları çoğunlukla destek hizmetler olmaksızın gerçekleşmektedir. Özel eğitim destek hizmetleri üç başlık altında toplanabilmektedir. Kaynak-oda, sınıf-içi yardım ve özel eğitim danışmanlığı. Özel eğitim danışmanlığı diğer iki özel eğitim destek hizmet türüne göre daha farklı bir hizmet türüdür. Bu hizmet türünde, öğretmen aracılığıyla kaynaştırma öğrencisine dolaylı olarak yardım ulaştırılması söz konusudur. Giriş, sorunun belirlenmesi, çözüm önerilerinin geliştirilmesi, çözüm önerilerinin uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi aşamalarından oluşan özel eğitim danışmanlığı, özel eğitim öğretmenleri ya da özel eğitim konusunda yeterli bilgiye sahip rehber öğretmenler tarafından gerçekleştirilebilir. Bu makalede özel eğitim danışmanlığının aşamaları ve her bir aşamaya dışkın bir uygulama örneği yer almaktadır. When the subject is mainstreaming, the importance and necessity of support services can not be denied. However, in Turkey, mainstreaming is still implemented without any support services. The support services can be classified into three groups resource-room in-class services and special education consultation. Special education consultation is a rather different suppor t system than the other two support services, special education consultation is an indirect service provided to the regular class teacher in order to solve the problems of the mainstreamed student in the class Introduction, identifying the problem developing solution suggestions, implementing the solution suggestions and evaluating the results are the steps of the special education consultation process in this paper, the steps of the consultation process will be explained and examples of each step will be

  20. Geleneksel Bir Türk Et Ürünü Olan Akçaabat Köftesinin Kimyasal Bileşimi, Renk ve Tekstürel Özellikleri (İngilizce

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Furkan Türker Sarıcaoğlu

    2015-02-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Trabzon ve Samsun’daki işletmelerden alınan toplamda 30 adet Akçaabat köftesinin kimyasal bileşimi, renk ve tekstürel özellikleri belirlenmiştir. Samsun’daki işletmelerden alınan köfte örneklerinde ortalama değerler olarak %48.35 nem, %14.14 protein, %22.27 yağ ve %1.51 tuz belirlenirken, Trabzon’daki işletmelerden alınan örneklerde %54.53 nem, %15.17 protein, %19.09 yağ ve %1.23 tuz belirlenmiştir. Köfte örneklerinde doymamış yağ asitlerinden en yüksek miktarda palmitik ve stearik asit, tekli doymamış yağ asitlerinden ise oleik asit saptanmıştır. Köfte örneklerinin P/S oranları önerilen değerden daha düşük olurken, n-6/n-3 oranları yüksek olmuştur. Köftelerin L değerleri 39.10 ile 45.65 arasında değişmiş ve Samsun’daki işletmelerden alınan örneklerde daha yüksek bulunmuştur (P<0.05. L değerinin tersine, Trabzon’daki işletmelerden alınan köftelerin a değerleri, Samsun’daki işletmelerden alınanlardan daha yüksek bulunmuştur (P<0.05. Trabzon ve Samsun’daki işletmelerden alınan köfte örneklerinin ortalama sertlik ve çiğnenebilirlik değerleri sırasıyla 79.05 N-10.41 N.cm ve 142.46 N-17.17 N.cm olarak tespit edilmiş ve örneklerin sertlik ve çiğnenebilirlik değerleri arasında önemli farklılıklar belirlenmiştir (P<0.05. Bu sonuçlar Akçaabat köftesinin protein ve yağ açısından zengin bir kaynak olduğunu göstermektedir. Ancak, P/S ve n-6/n-3 oranlarının besin değeri üzerinde negatif bir etkisi vardır.

  1. “İhtiyaç” Kavramı Ekseninde Sosyal Koruma: Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı / Social Protection on the Base of “Needs”: Basic Needs Approach

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Doğa Başar SARIİPEK

    2017-05-01

    Full Text Available İhtiyaç, somutlaştırılması ve tanımlanması güç bir kavramdır. Bu bağlamda, ihtiyaçların hangi ölçütlere göre belirleneceği, temel ve ileri ihtiyaçların neler olduğu, ihtiyaç içinde olanlarla olmayanların neye göre ve nasıl kesin olarak ayrılacağı gibi sorular sosyal refah ve koruma politikaları tasarlanırken sürekli sorulan ve tartışılan sorulardır. İhtiyaç temelli yaklaşım bu sorulara cevap olarak geliştirilmiş bir sosyal koruma yaklaşımıdır. Ancak genel anlamda ihtiyaç kavramının özünde bulunan sübjektif nitelikler ve içerdiği belirsizlikler nedeniyle, uygulaması kolay bir yöntem değildir. Bu nedenle, uygulamada herkesi kapsayabilmek adına “temel ihtiyaçlar” şeklinde bir daraltmaya gidilmiştir. Temel ihtiyaçlar yaklaşımının amacı, bireyin tam gelişimi için gereken fırsatları sağlamak ve bu amaçla belli gruplar için belli kaynakları tahsis etmektir. Temel ihtiyaçlar yaklaşımının özü, gerçek yaşam düzeyiyle ihtiyaçlar arasındaki boşluğun diğer alternatif yaklaşımlara göre çok daha kısa sürede ve mümkün olan en az miktarda kaynak kullanılarak doldurulmasıdır. Ancak bu yaklaşım, teoriden kaynaklanan ciddi eksiklikleri nedeniyle hak temelli yaklaşımın sağladığı sosyal koruma güvence düzeyini sağlamaktan uzak görünmektedir. / Needs are not easy to define. In this sense, the questions of which criteria are applied to determine needs, what the basic and further needs are, how the ones who are in need are distinguished from the others etc. are constantly asked while designing policies of social welfare and protection. Needs based approach is a social protection mechanism which was introduced as a response for these questions. Yet, it is not an easy measure to take due to the subjective features and uncertainties in the very nature of the concept of need itself. Therefore, a conceptual restriction, in the form of “basic needs”, was

  2. LİSANSÜSTÜ EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN ÖZERK ÖĞRENME BECERİLERİNE İLİŞKİN ALGILARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nesrin HARK SÖYLEMEZ

    2014-12-01

    Full Text Available Bu araştırma, lisansüstü eğitim gören öğrencilerin özerk öğrenme becerilerine ilişkin algılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı güz döneminde lisansüstü eğitim gören 37 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden yararlanılmış ve veri toplama aracı olarak açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Veriler, formda yer alan sorular dikkate alınarak sunulmuştur. Ayrıca lisansüstü eğitim gören öğrencilerin görüşlerini yansıtmak amacıyla doğrudan alıntılara da yer verilmiştir.  Araştırmada elde edilen bulgulara göre; lisansüstü eğitim gören öğrencilerin özerk öğrenme becerilerine sahip oldukları belirlenmiştir. Bunun yanında öğrencilerin çoğunluğu; özerk öğrenme niteliklerinden biri olan ihtiyaç duydukları kaynak ve materyallere ulaşabildiklerini, öğrenme ihtiyaçlarını dikkate alarak hedef belirlediklerini, sıklıkla not alma stratejisini kullandıklarını, uygulama yaparak kendilerini değerlendirdiklerini ifade etmişlerdir. Araştırmada ulaşılan diğer bir önemli bulgu ise, öğrencilerin büyük bir bölümünün lisansüstü eğitim sürecinde yapmış oldukları araştırmaların özerk öğrenme becerilerine önemli ölçüde katkı sağladığını düşünmeleridir.Anahtar kelimeler: Özerk öğrenme, lisansüstü eğitim, öğrenme becerileri

  3. Küresel Enerji Jeopolitiğinde Türkiye: Fırsatlar ve Riskler / The Position of Turkey in Global Energy Geopolitics: Opportunities and Risks

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muhammed Oral

    2017-10-01

    üketimin yaklaşık %30’u Avrupa tüketim coğrafyasında gerçekleşmektedir. Buna göre Türkiye, kaynak coğrafyaları için enerji talep güvenliği, arz coğrafyaları için de enerji arz güvenliği yönüyle terminal bir ülkedir. Bu çalışmanın amacı, stratejik bir noktada konumlanan Türkiye’nin petrol ve doğal gaz eksenli oluşan enerji jeopolitiğinde ne gibi rollere sahip olduğunu tartışmaktır. Araştırmada; IEA, EIA, BP, WEC, ETKB gibi sektörde uluslararası ve ulusal ölçekte önemli çalışmalar yürüten kuruluşların verilerinden yararlanılmıştır. Dolayısıyla araştırmada ikincil verilerin elde edilmesi ve değerlendirilmesi çerçevesinde nicel metot uygulanmıştır.

  4. “Issız Adam” Filminin Gerçeklik Terapisine Dayalı İncelenmesi / The Investigation of “Issız Adam” Movie in Terms of the Reality Therapy

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gamze ÜLKER TÜMLÜ

    2014-09-01

    Full Text Available Toplumu etkileyen ve toplumdan etkilenen sinema, sosyal yaşamın gerçekliğini farklı açılardan ele alırken farklı disiplinler içerisinde yeniden hayat bulmaktadır. Bu disiplinlerden biri olan psikoloji alanında sinema yapıtları terapötik bir öğe olarak kullanılabilmektedir. Nitekim, bu çalışmada toplumu etkileyip, aynı zamanda toplumdan etkilendiği düşünülen sinema yapıtlarından “Issız Adam” filminin, terapötik bir öğe olarak Gerçeklik terapisi kavramlarıyla ilişkilendirilerek farklı bir bakış açısı ile sunulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, filmin esas kahramanlarından Alper ve Ada’nın temel ihtiyaçları olan sevgi ve ait olma, özgürlük, eğlence, güç ve hayatta kalma ihtiyaçlarını doyurma yollarında aldıkları sorumluluk dâhilindeki seçimleri ele alınmıştır. Ayrıca bu seçimlerin onların kalite dünyalarında nasıl anlam bulduğu ve onları pişmanlık yaratan ya da doyum sağlayan bir yaşama nasıl götürdüğü Gerçeklik terapisi açısından ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, bu çalışmanın, Gerçeklik terapisi ile ilgili kuramsal bilgiyi destekleyip bu yaklaşımın kavramlarının öğretimine örnek oluşturarak, psikolojik danışman eğitiminde kullanılmak üzere akademisyenlere ve öğrencilere kaynak oluşturacağı düşünülmektedir. / Cinema both affects society and is affected by society. The cinema exploring reality of social life in different points of view appears in different discipline. Cinema is used as a therapeutic component in the discipline of psychology, too. The aim of this study is to introduce the ‘Issız Adam’ movie in terms of the Reality Therapy. Thus, the selections of Alper and Ada, who are the actor and actress of the film, were analyzed with reference to how they fulfill the need of love and belonging, survivor, power, freedom, fun. Similarly, it was shown that how Alper and Ada’s selections make sense in their quality

  5. Zihin Özürlü Öğrencilere Okuma Yazma Öğretme Konusunda Alt Özel Sınıf Öğretmenlerinin Görüş ve Önerileri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mine Başal

    2002-07-01

    Full Text Available Niteliksel olarak planlanan bu araştırmanın amacı, zihin özürlü öğrencilere okuma yazma öğretme konusunda alt özel sınıf öğretmenlerinin görüş ve Önerilerini incelemektir. Araştırmanın verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Eskişehir ilinde bulunan yedi ali Özel sınıfın özel eğitim bölümü mezunu olmayan öğretmeni araştırmanın katılımcılarını oluşturmuştur. Görüşmeler 25-70 dakika arasında sürmüştür. Tümevarım yoluyla analiz edilen verilerden 29 temaya ulaşılmıştır. Daha sonra birleştirilerek 10 tema haline getirilen araştırmanın bulguları, öğretmenlerin okuma yazma öğretimine yönelik amaçlarım belirlemede farklı yollar izlediklerini, okuma yazma öğretiminde genellikle cümle yöntemini kullandıklarını ancak gerektiğinde farklı yöntemlerden de yararlandıklarını, aileden destek olmaksızın öğretimin zor olduğunu, araç-gereç sıkıntısı, kaynak eksikliği gibi sorunların yaşandığını ortaya kovmaktadır. Araştırma bulgularının zihin özürlü Öğrencilere okuma yazma öğreten öğretmenlere, özel eğitim bölümlerinde okuma yazma öğretimi lisans dersini okutan öğretim elemanlarına yol göstereceği düşünülmekledir. The purpose of the present study was to examine the opinions and suggestions of the teachers of special education classes towards leaching reading and writing to students with mental retardation. The data of the qualitative study were collected via semi-structured interviews. The participants of the study were seven teachers of special education classes in Eskişehir who did not have special education degrees. Interviews lasted about 25- 70 minutes. 29 themes were derived from the data. The related themes have been consolidated and ten themes remained. The results of the study revealed that teachers prefered to use different ways in order to determine their aims about teaching

  6. HÜMİK ASİT VE HÜMİK ASİT KAYNAKLARININ ÖNEMİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Faruk AY

    2014-10-01

    Full Text Available İnsanoğlu tarımsal alanda verimi arttırmak ve kaliteli ürün elde etmek için çok eski çağlardan günümüze değin bir çaba içerisindedir. Bu amaca yönelik olarak kimyasal gübre kullanımı uzun zamandan beri başvurulan yöntemlerden biridir. Kimyasal gübreleme ile bitkiler bazı inorganik besin maddelerini bu yolla temin edebilmekte fakat toprağa karıştırılan kimyasal gübreler bitki tarafından yeterince kullanılamamakta, bitki tarafından kullanılmayan kısım yağmur, kar ve sulama suyu vasıtasıyla topraktan uzaklaşıp yer altı kaynak sularına, denizlere, göllere karışarak önemli ekolojik sorunlara neden olmaktadır. Bu nedenle tarımda organik madde kullanımı giderek önem kazanmaktadır. En önemli toprak organik maddelerinden olan hümik asit ve fulvik asidin bitki gelişimi üzerindeki yararlı etkileri yapılan pek çok araştırmayla belirlenmiştir. Bu hümik maddelerin toprağın fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerini, dolayısıyla da bitki gelişimini etkilediği bilinmektedir.Ülkemizin birçok bölgesinde linyit ve turba rezervleri bulunmaktadır. Türkiye’de yaklaşık 8,4 milyar ton linyit rezervi saptanmıştır. Bu tür kömürler genellikle ısınma ve Hidroelektrik Santrallerinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemlerde kullanılan linyitlerden fazla miktarda verim sağlanamamaktadır. Topraklarımızın kimyasal gübreler sonucu oluşan deformasyonunu ve verimini artırmak için, ülkemizin birçok alanında bulunan özellikle düşük kalorili linyit yataklarının ekonomik açıdan değerlendirilmesi ve ülkemizin topraklarının zenginleştirilmesi için gerekli olan organik gübre (Hümik Asit üretiminde kullanılması daha yararlı olacağı görüşü gittikçe dikkat çekici olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Linyit, hümik asit, fülvik asit, organik gübre.

  7. GÜNEY MARMARA BÖLGESİNDEKİ BÜYÜK VADİLERİN OLASI DEŞİLME ZAMANI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nizamettin KAZANCI

    2014-06-01

    Full Text Available Güney Marmara Bölgesi’nin (Susurluk drenaj havzası-SDH suları ve tortulları büyük ölçüde önce Manyas ve Ulubat göllerinde toplanır, sonra tek kanaldan Marmara Denizi’ne ulaşır.Mevcut akaçlama sistemi ile buradaki gözlem istasyonları SDH’ndaki aşınma hızını ve dolayısıyla buradaki büyük ölçekli vadilerin kazınma sürelerini araştırma olanağı vermektedir. Bu yönde veri elde etmek için, Ulubat Gölü’nün eski tortulları ve bunların kimyasal kapsamları sondajlar yardımıyla çalışılmıştır. Karotlarla kesilen göl tortulları içindeki bor iyonu alttan üste doğru 4 m seviyesinde aniden artmakta olup bu değişme Emet Vadisi’ndeki borat yataklarının aşınmaya başlamasıyla ortaya çıkmıştır. Aşınma-depolanma ilişkileri dikkate alınarak Emet Vadisi’ndeki deşilme hızı 1,4 cm/yıl, bu değerin tüm araziye uygulanmasıyla vadinin toplam kazılma süresi 75 bin yıl olarak hesaplanmaktadır. Jeolojik süreçlerin tekdüze olmadığı dikkate alınarak, bu yaşın mutlak olmayacağı, ancak mevcut taşınma ve depolanma hızlarına göre vadilerin kazılma süresinin 300 bin yıldan daha da geriye gitmeyeceği söylenebilir. Öyle anlaşılıyor ki, hızlı aşınmanın önemli nedenlerinden birisi Marmara Denizi’nin son Buzul Çağında göl halinde oluşudur. Alçak taban düzeyi, kaynak alan ile birikim yeri arasında belirgin yükseklik farkı yaratmış ve erozyonun hızlanmasına yol açmıştır..

  8. The Effects of Electronic Publishing on Co-operative Collection Development and Library Consortia and the Applications in Turkey Elektronik Yayıncılığın Ortak Koleksiyon Geliştirme ve Kütüphane Konsorsiyumlarına Etkileri ve Türkiye’deki Uygulamalar

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Toplu

    2009-09-01

    Full Text Available Consortiums have been one of the basic concepts in the field of libraries since the second half of 20th century. Information centers have failed to meet the user demands as the number of international publications increased, and this in turn, has forced them to share documents and develop common collections, while it also paved the way for consortiums. Interlibrary loans, document delivery, establishment of union catalogs were also among the main activities of consortiums in the same time period in which printed publications were dominating. Electronic publications have dominated the information services since the second half of 1990’s. As a result, consortiums have quickly become widespread internationally, and concentrated their activities mainly on buying the same databases together with the others. In this paper, how the consortiums have developed internationally, and how electronic publishing affected this process are investigated first. Then, the effects of the agreements of ANKOS, UNAK-OCLC consortiums and TÜBİTAK EKUAL (National Academic License for Electronic Resources on the collection development and information services are evaluated in Turkey. Finally, problematic areas are determined, and solutions are proposed. Konsorsiyum oluşumları, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, kütüphanecilik alanındaki temel kavramlardan biri olmuştur. Uluslararası düzeyde meydana gelen yayın artışı karşısında, enformasyon merkezlerinin kullanıcı taleplerini tek başlarına karşılayamamaları, kaynak paylaşımı ve ortak koleksiyon gelişimi gibi uygulamaları zorunlu kılarken, konsorsiyum oluşumlarının da zeminini hazırlamıştır. Basılı yayıncılığın etkin olduğu bu dönemde, kütüphanelerarası ödünç verme, belge sağlama, toplu katalogların oluşturulması gibi konular da, konsorsiyumların faaliyetleri arasında yer almaktadır. 1990’lı yılların ikinci yarısından itibaren, elektronik yay

  9. İŞGÖREN SEÇİM SÜRECİNDEKİ KRİTİK FAALİYETLERİN ANALİTİK HİYERARŞİ SÜRECİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurcan TEMİZ

    2015-10-01

    Full Text Available ÖZ: Proje, zaman, kaynak ve para gibi kısıtları olan, belirli bir amacı başarmak için başlangıç ve bitiş sürelerine sahip ve öncelik ilişkileri olan bir takım faaliyetlerden oluşan bir süreçtir. İşgören seçimi her işletme için hayati bir öneme sahiptir. Bu süreç, işletmenin ihtiyaçlarına uygun işgücünü bulma ve işletmeye dahil etme faaliyetlerinden oluşan bir proje gibi düşünülebilir. Bu çalışmada bir fast food işletmesinin müdür adayı işe alım süreci incelenmiştir. İşgören seçim sürecinde işletme tarafından uygulanan faaliyetlerin öncelik ilişkileri kullanılarak proje planlama tekniklerinden Kritik Yol Yöntemi (CPM ile projenin şebekesi çizilmiş, tüm faaliyetler için en erken başlama, en erken bitiş, en geç başlama, en geç bitiş süreleri, toplam boşluklar ve serbest boşluklar hesaplanmış, kritik faaliyetler bulunmuştur. Daha sonra kritik faaliyetlerden bazılarının önceliklerini (göreli önemlerini bulmak için Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS kullanılmıştır. ABSTRACT: Project is a process, which has restrictions such as time, resource and money, consisting of a set of activities that have starting and finishing time and precedency relations in order to achieve a specific purpose. Personnel selection has a vital importance for every business. This process can be considered as a project that consists of activities such as finding correct labour force and incorporating them to the organization. In this study personnel selection process of fast food organization was examined. By using precedence relationships of activities, pursued by organization in the personnel selection process, network of project is drawn via Critical Path Method (CPM, which is one of the project planning techniques, earliest start and earliest finish times, latest start and latest finish times, total and free float of all activities were calculated and critical activities were found. Then

  10. Seyahatnamelerde Hadîs Kültürü: İbn Battûta Örneği Hadith Culture in Travelogues: The Case of Ibn Battuta

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yunus MACİT

    2012-09-01

    önemin tarihi, coğrafi ve sosyo-kültürel özelliklerini günümüze ulaştırması bakımından önemli işlevlere sahiptirler. Öte yandan, seyahat ya da seyyahlık, İslam kültüründe Müslümanların bilgi ve deneyimlerini genişletmeleri açından iyi bir gelenek olarak benimsenmiştir. Bu yüzden İslam dünyasında meşhur seyyahlar yetişmiştir. Bilindiği gibi Müslüman seyyahların en meşhuru, Şemseddin (1304–1368 olarak da bilinen İbn Battûta’dır. O, Berberi-Faslı Müslüman bir seyyahtır ve gezdiği yerleri seyahatnamesinde anlatmaktadır. İbn Battuta otuz yıllık bir süre içinde, İslam dünyasının pek çok yerini olduğu kadar, Müslüman olmayan yerleri de gezmiş, Kuzey Afrika, Batı Afrika, Güney Avrupa, Doğu Avrupa, Güney Asya, Orta Asya ve Çin’e değin pek çok yeri gezmiştir. Bu gezileriyle, yakın-çağdaşı Morco Polo’nun üç katı yere seyahat ederek onu geçmiştir. Bu yüzden İbn Battuta, tüm zamanların en büyük seyyahı olarak kabul edilir. Dindar bir kişi olarak İbn Battûta, seyahatleri boyunca, gittiği yerlerin dini özelliklerini ve dini grupları öğrenmeye büyük özen göstermiş; din adamları ve dini gruplarla sıkı ilişkiler kurmuş, ayrıca dini otoriteleri ziyaret ederek onlardan bilgiler aktarmıştır. Bunlarla da yetinmeyen İbn Battûta, gezdiği yerler hakkında Hz. Peygamber’den rivayet edilen hadisler var ise onları da zikretmiştir. Bu nedenle onun seyahatnamesi, dönemindeki ortaçağ İslam coğrafyasını, sosyo-kültürel ve ekonomik özelliklerini olduğu kadar, dönemin Müslümanlarının yaşamları, uygarlık düzeyleri ve Hz. Muhammed’in mekânlara, kişilere ve Müslüman yaşamına ilişkin olarak söylediği sözleri anlamamıza da katkılar sağlayacak niteliktedir. Şu halde, İbn Battuta’nın çalışmaları, hadis ve sünnet açısından da önemli bir kaynak durumundadır.

  11. Using of Out Budget Financial Resources in University Libraries and Proposal for an Alternative Financing Model in Turkey Üniversite Kütüphanelerinde Bütçe Dışı Finans Kaynaklarının Kullanımı ve Türkiye'deki Üniversite Kütüphaneleri İçin Alternatif Finansman Modeli Önerisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mesut Kurulgan

    2007-12-01

    Full Text Available Like other organizations, university libraries have a lot of opportunities in today's rapidly developing world. Reaching a very high speed in information production necessitates important development in its storing and retrieval to present it to users. Advancement of technology has not only provided new opportunities but has also generated new demand in these fields. However, technological developments and rapidly rising information requirements of library users requires much more financial resources. State funds, seen as the traditional financial resources, have reached their natural borders. University libraries that have to develop themselves and need to offer high quality services to their users, have to develop innovations in order to reach these objectives. Towards this end, published material on the practices in developed and developing nations have been analyzed. Thus, by determining the Turkey's position in international practices, we offer alternative proposals. It is seen that the most important contribution would be through donations. It is also observed that donated funds have been used effectively in the United States. For realizing this, it is necessary that the universities should hire experts for gathering out of budget financial resources. This will be a breakthrough for development of university libraries in Turkey. Hızla gelişen dünyada üniversite kütüphaneleri de büyük fırsatlar ile karşı karşıyadır. Bilginin üretilmesinde yüksek hızlara ulaşılması onun depolanması ve kullanıcılara sunulması sürecinde de önemli gelişmeleri zorunlu kılmıştır. Gelişen teknoloji bu alandaki talepleri karşılamakta gecikmemiştir. Buna karşılık gelişen teknolojinin ve artan miktarda bilginin kütüphane kullanıcılarına sunulması her geçen gün daha fazla finansal kaynak gerektirmektedir. Geleneksel finans kaynağı olarak görülen kamu fonları doğal sınırlarına ulaşmıştır. Kendini geli

  12. ÖĞRENCİLERİN TARİH OKURYAZARLIĞI DÜZEYLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER: ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNE DAYALI NİTEL BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bahri Ata

    2014-10-01

    Full Text Available Tarih konularının öğretiminde tarihsel kaynak ve kanıtlara ulaşma yollarını bilen, ulaştığı kaynakları sorgulayan, eleştiren, değerlendiren, tarihsel olayları nedensellik, kronolojik düşünme, tarihsel empati gibi beceriler çerçevesinde inceleyen öğrenciler yetiştirme amacının olması, tarih okuryazarlığı dairesinde hareket edildiğini göstermektedir. Bu çalışmada öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerine etki eden unsurlar ve bunların nedenleri öğretmen görüşlerine dayalı olarak tartışılmıştır. Nitel araştırma yöntemine göre hareket edilen çalışma kapsamında “ölçüt örnekleme” yöntemi ile belirlenen 12 sosyal bilgiler öğretmeni ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Ulaşılan bulgulara göre katılımcıların, öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin düşük olma nedenleri ve çözüm önerilerine yönelik çeşitli görüşler öne sürdükleri gözlenmiştir. Öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin düşük olma nedenleri arasında sosyal bilgiler öğretim programının, öğrenci velilerinin, sosyal bilgiler öğretmenlerin, sosyal bilgiler ders kitaplarının gerekçe gösterildiği tespit edilmiştir. Ayrıca televizyonda yayınlanan tarih programlarının öğrenci seviyesine uygun olmadığı ve tarihsel belgesellerde de donuk bir anlatımın olması nedeniyle öğrencilerin ilgisini çekmediği belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tarih Okuryazarlığı, Öğretmen Görüşleri, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Nitel Araştırma THE ELEMENTS AFFECTING STUDENTS' HISTORICAL LITERACY LEVELS: A QUALITATIVE RESEARCH BASED on TEACHERS’ OPINIONSAbstract: History teaching is aim to educate students which is knowing the ways to access historical sources and evidence, resources to reach questioning, criticizing, evaluating, also such as causality

  13. VİRAL PAZARLAMANIN SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNE ÜYE OLAN KULLANICILAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİ İNCELEYEN PİLOT BİR ÇALIŞMA - A PILOT STUDY ON EFFECTS OF VIRAL MARKETING ON SOCIAL WEB SITES USERS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serpil ÜNAL

    2012-11-01

    Full Text Available Özet:İnternet kullanımının artması sonucunda önemi artansosyal paylaşım siteleri ile ilginç iletilerin kişiler ya da gruplararasında paylaşımından yararlanan “viral pazarlama”pazarlama literatürüne giren yeni kavramlar arasındadır.Tüketiciler, genellikle arkadaşlarından gelen bir elektronikposta mesajını en güvenilir kaynak olarak gördüklerindenviral kampanyaların sosyal paylaşım sitelerindeki dolaşımıkolaylaşmaktadır. Viral pazarlama, ağızdan ağza iletişiminelektronik şekli olarak tanımlanabilir. Dijital teknolojininyararları sonucunda gelişmiş ve ağızdan ağza iletişimin kritikbir elektronik versiyonu olarak da adlandırılabilir.Bu çalışmanın ana amacı viral pazarlama uygulamalarınınetkinliğini ölçmektir. Araştırma İzmir ili içerisinde çeşitli yaş,meslek ve gelir grubundaki 236 kişi üzerinde viral pazarlamauygulamalarına yönelik yüz yüze anket çalışması ilegerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırma sonucundakatılımcıların sosyal paylaşım siteleri içerisinde en çokfacebook ve msn’i kullandıkları, viral kampanyalar içindekomik şakalardan daha fazla etkilendikleri görülmüştür.Ayrıca katılımcıların yaklaşık %64’ünün viralkampanyalardan etkilenerek alışveriş yapması ve %72’sinin debu kampanyaları başkaları ile paylaşmaları araştırmasonucunda elde edilen önemli bir bulgudur. Yapılanistatistiksel analiz sonuçlarına göre, 18-28 yaş dilimindekikatılımcıların, meslek dilimlerinden öğrenci ve serbest meslekgruplarının ve gelir dilimleri daha yüksek olan bireylerin diğergruplara kıyasla e-postalardan daha fazla etkilenerek alışverişyaptıkları saptanmıştır. Kısacası, belirli gruplar için viralpazarlama uygulamalarının oldukça uygun olabileceğiaraştırma sonucunda elde edilen bir bulgudur. Sosyalpaylaşım sitelerinin Türkiye’de kullanımı giderek yaygınlaştığıiçin, viral pazarlama daha

  14. Nef’î Hakkında Bir Bibliyografya Denemesi An Essay Of Bibliography About Nef’i

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halil Sercan KOŞİK

    2013-03-01

    î, edebiyatımızda ayrıca vezin ve kafiyede gösterdiği ustalıkla da tanınmaktadır. Mananın yanında lafza da önem veren şair, divan şiirinde yeni bir dil kullanmaya çalışmış, bunda da büyük ölçüde başarılı olmuştur. Onun şiirde böyle bir dil kullanmasında, Fars dili ve edebiyatına olan hakimiyetinin büyük rol oynadığı bilinmektedir.Nef’î ve ortaya koyduğu eserler hakkında bugüne kadar çok fazla şey araştırılmış ve yazılmıştır. Bununla birlikte Nef’î gibi velûd bir şair hakkında daha birçok çalışmanın yapılacağı ortadadır. Bu çalışmamızda, Nef’î ve eserleri hakkında yapılan ilmi çalışmalar ile şaire ait bütün eserlerin yazma nüshaları bir sınıflandırmaya tabi tutularak bilim alemine sunulacaktır. Bu araştırmamız Nef’î ile ilgili çalışmaların daha çok hangi konularda yoğunlaştığını göstermesinin yanında nelerin hâlâ eksik olduğunu da ortaya çıkaracaktır. Ayrıca söz konusu çalışmamız ileride Nef’î hakkında araştırma yapacaklara kaynak bulma hususunda büyük yardım sağlayacaktır.

  15. The Bibliography of Articles of the Republican Era 1923-1999: A Critical Review Cumhuriyet Dönemi Makaleler Bibliyografyası 1923-1999: Eleştirel Bir Değerlendirme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar Tonta

    2008-09-01

    Full Text Available The Turkish National Library has recently published the Bibliography of Articles of the Republican Era 1923-1999 (BARE on CD-ROM. BARE is the most comprehensive bibliography that indexes the articles contained in Turkish journals received by the Library through “legal depot”. It contains bibliographic information on a total of 566,627 articles that appeared in 4,418 Turkish journals and periodicals. This paper critically reviews the Bibliography on the basis of its user interface, database design and data quality. Human-computer interaction (HCI issues and the usability criteria seem to have not been taken into account when designing the user interface of the BARE CD-ROM. The user interface is not intuitive. It appears that a comprehensive systems analysis study was not carried out before designing the database and the principles of database management design seem to have been ignored. Bibliographic data listed in the printed copies of the Bibliography was simply transferred to a fl at table, which resulted in data redundancy and waste of space. Boolean searches cannot be performed on author and article titles. Nine percent of the records contained errors in article and journal titles as well as authors’ names. Used through the web site of the Turkish National Library, the Bibliography and its interface should be redesigned and improved, and the functions of the search engine should be increased. Millî Kütüphane 2001’de Cumhuriyet Dönemi Makaleler Bibliyografyası 1923-1999 (CDMB adlı bir CD-ROM yayımlamıştır. CDMB derleme yoluyla Millî Kütüphane’ye gönderilen dergilerdeki makalelerin dizinlendiği en kapsamlı kaynakçadır. CDMB, 1923 ile 1999 yılları arasında Türkiye’de çıkarılan 4418 dergide yayımlanan 566.627 makale hakkında bibliyografi k bilgi içermektedir. Bu çalışmada CDMB CD-ROM’u kullanıcı arayüzü, veri tabanı tasarımı ve veri kalitesi açısından değerlendirilmektedir. CDMB kullan

  16. Tekstil Atıksularının Gideriminde Atık Döküm Kumlarının Kullanımı / Using of Waste Foundry Sands in Removal of Textile Wastewater

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    ELİF HATİCE GÜRKAN

    2012-12-01

    Full Text Available Ülkelerin sanayileşmesi ile birlikte endüstriyel bazlı su kullanımının artması ve son yıllarda ortaya çıkan küresel ısınma sorunu, yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarının tükenmesine sebep olmaktadır. Endüstriyel atıksuların doğaya yaptığı etkiler önemli düzeyde, doğal dengeyi değiştirici ve bazı durumlarda geri dönülmez nitelikte olmaktadır. Endüstrilerden kaynaklanan atıksular, evsel atıksulara göre kaynak, miktar ve karakter açısından büyük farklılıklar gösterirler. Bu nedenle endüstri tesisinin çıkış sularının doğal su ortamlarının kirletmesini engelleyecek şekilde arıtılması gerekmektedir. Bu atıksuların arıtılıp geri kazanılması ile hem su kaynaklarının tüketimi hem de deşarj edilen arıtılmış atıksuların miktarı azaltılmakta ve çevresel etkileri en aza indirilebilmektedir. Ülkemizdeki en büyük endüstri dallarından biri olan tekstil endüstrisi, çok su tüketilen, kullanılan hammadde ve kimyasal maddelerin, gerçekleştirilen işlemlerin, her işlem için uygulanan teknolojilerin çeşitliliği nedeni ile farklılık gösteren ve üretilen ürüne bağlı atık kaynağı olarak son derece değişken yapıya sahip bir endüstridir. Tekstil endüstrisi atıksularının en belirgin özelliği, yüksek miktarda organik ve inorganik kimyasal içermesi ve yüksek toplam organik karbon (TOK, kimyasal oksijen ihtiyacı (KOI ve yoğun renk içeriğidir. Alıcı su kaynaklarına verilen boyar maddeler organik yük olarak bu kirliliğin küçük bir kısmını oluşturmaktadır; ancak alıcı ortamda çok düşük konsantrasyonlarda boyar madde bulunması bile estetik açıdan istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle boyar madde içeren tekstil endüstrisi atıksularından renk giderim prosesleri ekolojik açıdan önem kazanmaktadır. Günümüzde boyar maddelerin giderimi büyük oranda fiziksel ve kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada, atık d

  17. Mahalli Fıkra Tipine Bir Örnek: Erzurumlu Naim Hoca One Type of Anecdote of Local Example: Hoca Erzurumlu Naim

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf KOTAN

    2012-09-01

    ılık, bazı dönemlerde sekmeye uğramış olsa da hiç şüphesiz ki fıkralar, hemen her milletin sosyal ve kültürel hayatında mühim bir yer edinir. Bir milletin duyuş ve düşünüşünü, zekâsını, esprilerini, muhakeme gücünü ve en önemlisi de ortak görüşlerini yansıtması bakımından fıkraların önemi büyüktür. Bu fıkraların oluşumunda yer alan önemli öğelerden biri de fıkra tipleridir. Bu tipler, hem anlatılan fıkranın kahramanı olup, hem de yaşadığı toplumun ortak özelliklerini dile getirmeleri bakımından önemlidir. Anadolu coğrafyasının hemen her yöresinde bu tiplerle karşılaşılmakta ve onların bu anlatılarından yararlanmaktayız. Yaşadıkları yörenin özelliklerini yansıtması bakımından oldukça önem arz eden bu tiplemeler, özellikle mahalli ifadelere yer vererek bir temsil özelliği sergilerler. Erzurum folkloru, Türk folkloru için oldukça zengin bir kaynaktır. Bu zengin kaynak üzerine pek çok araştırmalar yapılmış olsa da folklorumuzun bir parçası olan fıkralar üzerine yapılmış çalışmalar yok denecek kadar azdır. Biz de bu yaklaşımlardan yola çıkarak hem Erzurum folkloruna bir katkı sağlamaya hem de Erzurum’daki fıkra tipleri içerisinde, söylemiş olduğu fıkralarıyla halkımızın hafızasında önemli bir yer edinen Naim Hoca’yı sizlere tanıtıp, bu değerli insanın fıkralarını sizlerle paylaşmaya çalışacağız.

  18. Hikâyet-i Nil-i Mübârek Üzerine The Story Of The Holy Nile

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf Ziya SÜMBÜLLÜ

    2012-12-01

    yakın temasa geçmiştir. Bu temas, öncelikle dil ve edebiyat sahasında etkili olmuştur. Tercüme ve adaptasyon faaliyetleri ile ivme kazanan bu kültürel etkileşim döneminde, dini-ahlâki-didaktik nitelikte pek çok eser, Türk Edebiyatı sahasında bu suretle var olabilmiştir. Bahsi geçen eserlerin ana hatlarıyla ideal insan, ideal toplum prensibi ekseninde, ağırlıklı olarak dini ve ahlâki içerikli bir kimlik ile karşımıza çıktığı ifade edilebilir ki bu türden eserlerden bir bölümünü de kıssalar oluşturur. Nîl Nehri���nin kaynağına duyulan merak ve bu merakın giderilmesi adına başlatılan dini-fantastik içerikli maceralı yolculuğu anlatan “Hikâye-i Abdülmecid” adlı kıssa da bahsi geçen türün özelliklerini barındıran bir eser olmakla çalışmamızın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Bilinmeyene duyulan merak ve bu merakın giderilmesi adına söylenenler veya icra edilenler, ister istemez etraflarında dini, sihri, mistik olağanüstülüklerin iç içe geçerek işlenmesi sonucunu doğurabilir. “Hikâye-i Abdülmecid” adlı eserde, Abdülmecid’in Nil Nehri’nin kaynağını arayışı, halkın Cennet, Cebrail gibi dini konulardaki algısını yansıtıyor olmanın yanında, Kevser, Nil, Zemzem gibi suların kaynak olarak kutsal bir kökene nasıl bağlanmış olduğuna da işaret etmektedir. Nil Nehri, Fırat Nehri gibi “Mübarek” sıfatı ile yüceltilmiş ve İslâm nehri olarak sayılmıştır. Bu sıfat, nehrin Mısır ve havalisindeki bütün zirai hayatın doğal olarak da insan hayatının can damarı olması münasebetiyle olabileceği gibi, nehrin kaynağının oldukça uzun bir süre tespit edilememesiyle de ilgili olsa gerektir ki Nîl Nehri’nin kaynağının gizeminin oldukça eski ve sık işlenmiş bir tema olduğunu da burada ifade etmek gerekecektir.

  19. Türkiye Türkçesindeki Alıntı Sözcüklerde Görülen Ses Olayları Üzerine Bir İnceleme An Analysis On Phonetic Occurrences Which Of Loaned Words In Turkey Turkish

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Veysel İbrahim KARACA

    2012-12-01

    şine olanak sağlamaktadır. İletişim ve çağdaşlığın bir getirisi olan bu alıntı sözcükler her dilde az ya da çok bulunmaktadır.Türkçe tarihî süreç içerisinde birçok dil ile çeşitli etkileşimlere girmiş bir dildir. Sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak birbiriyle etkileşim hâlinde olan milletlerin dillerinde olduğu gibi Türkçede de ilk yazılı metinlerinden bu yana farklı oranlarda alıntı sözcükler bulunmaktadır.Türkiye Türkçesindeki alıntı sözcüklerde görülen ses olaylarının incelediği bu çalışma, Türk Dil Kurumu tarafından 2005 yılında yayınlanan Türkçe Sözlük’ün 10. baskısı baz alınarak yapılmış eş zamanlı bir çalışmadır. Çalışmamızın kapsamını oluşturan doğu dillerine ait alıntılar; Arapça, Çince, Ermenice, Farsça, Gürcüce, Hintçe, İbranice, Japonca, Korece, Malezyaca, Moğolca, Rusça, Soğdça ve Tibetçe kökenli olan toplam 8.991 sözcüktür. Söz konusu alıntı sözcüklerin kaynak dilleri Türkçe Sözlük’te verilen dil kısaltmaları esas alınarak belirlenmiştir. Coğrafi olarak doğu dilleri ile sınırlı olan çalışmamız, tüm alıntı sözcüklerin %58.63’ü üzerinde yapılan bir incelemedir.

  20. Ortaokulda Doğrudan Kazandırılacak Değerlerin Vatandaşlık Ve Demokrasi Eğitimi Kitabına Yansıma Düzeyleri Reflection Levels Of The Values Attained Explicitly In Secondary Schools In The Citizenship And Democracy Textbook

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tekin ÇELİKKAYA

    2013-09-01

    Full Text Available In imparting values, as well as the preparation of a effectiveprogram have an important place in textbooks. The study conducted todetermine the state of including values in secondary school Citizenshipand Democracy textbook was carried out with document analysis, oneof the qualitative research methods. For this purpose, directly gainvalues to be determined which took place in the unit tried to determinehow often and in what way in 8 Citizenship and Democracy EducationInstructor program. In this study, for review were discussed in teacher'sbook, textbooks and workbooks that used Citizenship and DemocracyEducation Course in the academic year 2012-2013. This study arebased on the remaining value of 17.Because of education programstargeted gain curve over 19 will gain in value in the unit values of selfesteemand altruism are not included within the values .As a result, allof the units mentioned in considering the value of the maximum liability(129, respectively, it is a national, to be sensitive to the spiritual anduniversal values (98 and equality (77, while the values, the values ofpatriotism dealt with at least (4, respectively, it is charity (9 and share(13 followed by values. Değerlerin kazandırılmasında etkili bir programın hazırlanmasının yanı sıra ders kitapları da önemli bir yer tutmaktadır. Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi dersinde, öğretmenlerin ve öğrencilerin birincil kaynak olarak kullandıkları ve takip ettikleri ders kitaplarında bu değerlerin hangilerinin yer aldığı, değerlere ne kadar yer verildiği, hangilerinin daha sık vurgulandığı büyük bir önem taşımaktadır. Ortaokul 8. Sınıf Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersi kitaplarında değerlere yer verilme durumunu belirlemeye yönelik olarak gerçekleştirilen bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden döküman incelemesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda; 8. sınıf Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersi

  1. Ziştovi ve Yaş Antlaşması Arasında Tuna Kıyısında Bir Osmanlı Kenti: Silistre (1791–1793 The Danube Coast Between The Treaty Of Ziştovi And Yaş An Ottoman City: Silistra (1791 – 1793

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hava SELÇUK

    2013-07-01

    ınınkarşılanmasında( zahire, peksimet, silah vs önemli bir fonksiyonasahipti. Bu çalışmada kaynak olarak iki antlaşma arasında kadılartarafından tutulan 50 Numaralı Şer’iyye Sicili (1791-1793kullanılmıştır. 50 Numaralı Şer’iyye Sicili Ziştovi ve Yaş Antlaşmasıöncesi ve bu antlaşmalar sonrası Silistre’nin siyasi, sosyal, ekonomik veaskeri meselelerine ışık tutacak bilgiler ihtiva etmektedir. Şer’iyyeSicilleri, Osmanlı toplumunun siyasî, iktisadî, hukukî ve içtimaîdurumlarının ortaya çıkarılmasında önemli kaynaklardır. BulgaristanArşivi “Nationale Biblioteque” de bulunan 50 Numaralı Silistre Şer’iyyeSicili çalışmamızın ana kaynağını oluşturmaktadır. Söz konusudefterde miras davaları, aile, görevli tayinleri, gemi yapımı, elçilik, vergi(zahire, duhan, adat-ı ağnam vb. konuların yer aldığı iktisadî, askerî veiçtimaî olayları içeren iki yüz otuz üç belge bulunmaktadır. Askerikonulara ışık tutacak konulardaki ferman, emir, buyruldular şer’iyyesicillerine kayıt edilmiştir. Eşkıyalık, zahirenin gemilerle taşınması,ihtida (din değiştirme, tanassur ve Nemçe esirleri konularıincelenmiştir. Silistre’nin 1791–1793 yıllarına ait sicil kayıtlarındanhareketle bölgenin toplumsal hayatı ortaya konulmuştur.

  2. FROM EPIC TO MODERN POETRY: “THE LEGEND OF KÖROĞLU” BY İLHAN BERK EPİKTEN MODERN ŞİİRE: İLHAN BERK’İN “KÖROĞLU DESTANI”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa KURT

    2011-12-01

    , language and narrative of Köroğlu and toreveal the textual unity in which these qualities are given. Türk edebiyatında halk edebiyatı ürünlerini ve halk kültürüne aitdeğerleri yeniden ele alıp yorumlama gayretleri Tanzimat döneminde bazıbireysel girişimlerle başlar; ancak bu eğilimlerin sistematik bir yönelişhâline gelmesi 1910’lardan itibaren Ziya Gökalp çevresinde gelişen fikrîve edebî faaliyetle sağlanır. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren “millîkimlik” oluşturma gayreti çevresinde; halk masalları, destanları, şiiri vekültürünü kaynak olarak benimseyen ve yeni edebî metinler üreten pekçok şair ve yazar, sözü edilen dönemde eserler verir. 1930’lardan sonrahalk anlatıları, halk şiiri ve halk edebiyatı ürünlerine yönelişle başlayanbu süreç, 1940’lardan sonra giderek artar ve bu eğilim edebiyatı besleyenönemli kaynaklardan biri hâline gelir. İlhan Berk’in 1955 yılındayayımlanan “Köroğlu” adlı kitabı ise zihniyet, yapı, tema ve anlatımdagösterdiği özellikler ile bu dönemde yazılan pek çok metinden farklı biranlayışla okur karşısına çıkar. Toplumcu bir dünya görüşü çerçevesinde,W. Whitman kaynaklı uzun dize yapısı ile kurulan bu metin, Stoacı doğaanlayışı ve dünya tasarımına yaslanarak Köroğlu hikâyesini çağdaş biryorum ve söyleyişle yeniden kurar. Berk’in Köroğlu’su, o dönemdeyeniden yazılan çok sayıdaki Köroğlu metninden farklı olarak “insan-doğaözdeşleşmesi” merkezinde Köroğlu’nun savaşçı kişiliğinden ziyadeKöroğlu hikâyesinde evrensel bir nitelik kazanan insani değerleri öneçıkarmasıyla farklı bir bakış açısının ürünüdür. Bu makalede modernedebiyat–halk edebiyatı birikimi arasındaki ilişki kısaca özetlendiktensonra, Berk’in adı geçen kitabında ortaya koyduğu sonraki şiirlerindehâkim olacak fenomonolojik bir ilgiyle nesneleri ve doğayı ele alma tarzıişlenmektedir. Ayrıca K

  3. Divan Şiirinde Mitolojik ve Efsanevî Şahısların Kullanımına İyi Bir Örnek: Nev’izâde Atâyî Divanı A Good Example To The Use Of Mythological And Legendary Figures In Divan Poetry: Divan Of Nev'izâde Atâyî

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Halil ERZEN

    2013-07-01

    mitoloji” bu şiir geleneğini besleyen önemli bir kaynak olarak dikkat çeker. Divan şairleri bilhassa Fars mitolojisinden etkilenmiş; orijinal ifadeler yakalamaya çalışırken eski anlatıların sunduğu olanaklardan yararlanmışlardır. Bu çalışmada ele aldığımız Nev’izâde Atâyî Divanı, mitolojinin divan şiirine kaynaklık etmesine iyi bir misal oluşturur. Eserde kullanımına rastladığımız mitolojik ve efsanevi şahsiyetlerin sayıca çokluğu, şairin bu isimler etrafında ördüğü imgelem ve söz konusu unsurları işlemedeki becerisi, Klasik Türk şiir geleneğinde eski anlatı ve şahısların yarattığı mânâ zenginliği konusunda bize dikkate değer bilgiler vermektedir. Birçok beyitte gönderme yapılan Şehnâme kaynaklı kahramanlar ya da Arap ve Yunan kökenli şahsiyetler, ihtiyaç duyulan hayal gücünü pekiştirmekte ve ifade imkânı bakımından şaire yeni olanaklar sunmaktadır. Eserde yer verilen kişi ve motiflerin şiire taşıdığı anlamsal açılımlar, Klasik Türk şiirinin kültürel zenginliğini de ayrıca ortaya koymaktadır. Bu durumda Nev’izâde Atâyî Divanı'nın mitolojik - efsanevi - tarihi kişiliklerin ele alınışı bakımından incelenmesi, Klasik Türk şiirini mühim bir yönüyle gözler önüne sermek fırsatı sağlayacaktır. Çünkü bu eserin, bilhassa şahıslar üzerinden metinler arası kullanımları örneklendirmek adına oldukça zengin malzemeyi ihtiva ettiği görülmektedir. Yeni ve orijinal hayallerin şiirleştirilmesi doğrultusunda Atâyî'nin söz konusu şahsiyetleri nasıl değerlendirdiği ve hangi yönleriyle yorumladığı da ancak bu malzemenin tasnif ve tahliliyle mümkündür.

  4. Bakü İçeri Şeher’de Selçuklular Döneminden Kalma İki Mescit: Sınıg Gala (Muhammed (1078 Ve Aşur (1169 Mescitleri (Two Masjid Around Baku İçeri Şeher Remaining From Seljuks: Sinig Gala (Muhammed (1078 And Ashur (1169 Masjids

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ramazan UYKUR

    2012-12-01

    small scaled buildings,they don't raise anything new, they are both important in order toclosely trail the architectural line of the period. Bakü’de bugün İçeri Şeher adıyla anılan eski Bakü yerleşiminde küçük ölçeklerde inşa edilmiş çok sayıda mescit bulunmaktadır. Bu makalede Selçuklular’ın Anadolu dışında Azerbaycan Bakü’de bıraktığı maddi kültür izlerinden en erken tarihli iki örnek ele alınmıştır. Çalışmada Türk dünyasında az bilinen bu iki eserin tarih, bani, plân, mimari ve bezeme gibi yönleriyle ayrıntılı biçimde ele alınması amaç edinilmiştir. Bu sebeple Bakü ve çevresindeki yapılarda: gerekli ölçümler, teknik çizimler ve fotoğraflama işlemleri yapılmıştır. Bunun ardından Bakü Berpa Arşivi’nde, Ahundov Kütüphanesi’nde ve Türkiye kütüphanelerinde kaynak araştırmaları ile çalışma tamamlanmıştır1. Türkler Anadolu’yu iskân edinmeleri ile başlattıkları süreçte elde ettikleri siyasi/askeri başarılarının yanında; belleklerinde getirdikleri estetik hissi, mimari anlayışı ve sanat biçimlerini de yeni yurtlarında uygulamışlardır. Bu hareketlilik boyunca geçtikleri güzergahlarda meydana getirdikleri kentlerde bıraktıkları izlerden, Anadolu öncesindeki kültürel mirasın örneklerini bulmak mümkündür.Her iki yapının da Selçuklular’dan günümüze ulaşabilmiş en erken tarihli iki eser olması Türk mimarisindeki gelişimin izlenmesi bakımından önemlidir. Selçuklular’ın Bakü’ye gelmesinden sonra inşa edilen ilk yapı olan Sınıg Gala Mescidi statik problemleri olan, sert kaba görüntülü ve yapıdan bağımsız büyük minaresiyle dikkat çekmektedir. Aşur Mescidi ise, çift katlı cephe düzenlemesi ve harimi bölen bezemeli destek kemeriyle az daha gelişmiş mimari arayışın bir ürünüdür. Ancak her iki kübik yapıda göze çarpan kusur; ağır, basık/karanlık başarısız bir mekan uygulamasıdır. Sonuç olarak, k

  5. Osmanlı Bahriyesi’nde Yabancı Danışmanlar (1808-1918 Foreign Advisors in the Ottoman Navy (1808-1918

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar BEDİRHAN

    2013-07-01

    ı aşamadığı için Batının yükselen teknolojikdeğerlerine ulaşamamıştır. Osmanlı Donanması'nın 1770 yılınınTemmuz ayında Çeşme/İzmir’de Rus Donanmasının baskınınauğraması sonucu tüm gemileri batmıştır. Bu yenilgi ile birlikte yaşananolumsuz gelişmeler, Sultan III.Mustafa’yı (1757-1774 çağdaş bilgilerledonatılmış deniz subayı yetiştirilmesi konusunda harekete geçirmiş vebu kapsamda, Baron de Tott isimli Fransız mühendis donanmayıiyileştirme çalışmalarında görevlendirilmiştir. Osmanlı bahriyesindeSultan III.Selim (1789-1807 döneminden itibaren başlayan ve SultanII.Mahmut (1808-1839 döneminde de süregelen ıslah hareketlerindeözellikle İngiliz uzmanlardan yararlanılmıştır. Yenileştirme çabalarınınsürdüğü XIX.yüzyılda da Osmanlı Donanması büyük felaketlerlekarşılaşmaktan kurtulamamıştır. Kırım Harbi, donanmadan yoksun birkuvvetin Osmanlı İmparatorluğu’nun bekasını koruyamayacağının dabir göstergesi olmuştur. Donanmanın gelişmesine ve modernizeedilmesine büyük önem veren Sultan Abdülaziz (1861-1876 bu konudaher türlü imkânı seferber etmiştir. Sultan II.Abdülhamid’in 1909 yılındatahtan indirilmesinden sonra otuz üç yıl boyunca Haliç’te atıl tutulandonanmayı yeniden canlandırmak, imkân ve kabiliyetlerini artırmakiçin çalışmalar başlatılmıştır. Donanmanın geliştirilip güçlendirilmesiiçin finansal kaynak yaratma çabalarına paralel olarak dünyadakiyenilikleri takip etmek, Osmanlı Donanmasının kuruluşunu çağdaşesaslara dayandırmak, yeni bir eğitim doktrini geliştirmek maksadıylaİngiliz Amiral Gamble’ın başkanlığında bir heyet görevlendirilmiş,Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcından itibaren, imparatorluğunsiyasi tercihleri doğrultusunda bu kez de bir Alman Heyeti,donanmanın yeniden teşkilatlanma çalışmalarında yer almıştır.

  6. Sahra Tozunun Elemental Yapısının Bitkilerin Büyümesi Üzerindeki Göreceli Etkisinin İncelenmesi / Investigation of the Relative Effect of Sahara Dust's Elemental Structure on Plants' Growth

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşe Nihal Yücekutlu

    2012-12-01

    Full Text Available Atmosferik taşınım sürecinde, kuzey Afrika orijinli Sahra çöl tozları mineral aerosol’ün en önemli kaynağıdır. Bu çalışmada, Sahra’dan getirilen çöl toprak örneklerinin bulut içerisindeki davranışlarının simüle edildiği laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmesi ve alıcı ortam olarak çimlendirme kaplarında yetişen ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. ve makarnalık buğday (Triticum durum L.’ ın bazı çeşitlerinin etkileri incelenmiştir. Kontrollü iklim odalarında yapılan buğday yetiştirme deneylerinde ışıklandırılmış Sahra çöl toprağı çözeltisi uygulamasının fide uzunluğu ve fotosentetik pigmentler [klorofil a, klorofil b, klorofil (a+b ve karotenoidler (c+x, mg ml-1 g Taze Ağırlık-1] üzerine olan etkileri, Hewitt besin çözeltisi uygulaması ile karşılaştırılabilir veya daha iyi sonuçlar verdiği istatistiksel yöntemlerle belirlenmiştir. Sahra çöl topraklarından besin çözeltisi elde edilmesi ve Hewitt besin çözeltisine alternatif olarak kullanılması ile kültür bitkileri üzerine olan besinsel etkisi ilk kez bu çalışmada ortaya konmuştur (Yücekutlu vd., 2011. Özellikle biyolojik olarak kullanıma hazır (çözünmüş eser element içeriklerinin yüksek oluşu nedeni ile Sahra çöl tozunun biyojeokimyasal süreçler vasıtası ile biyolojik sistemlere ve birincil üretime olan potansiyel katkısı buğday (Triticum sp. L. (Yücekutlu, 2011 ve pamuk (Gossypium hirsutum L. bitkileri üzerinde (Yücekutlu, 2010 çalışılmıştır. Sahra çöl tozu taşınımının, izleme (monitoring teknikleri Yücekutlu (2009, 2010, 2011, 2012 tarafından araştırılmıştır. Ülkemizi Güney Batı’dan-Doğu’ya, Güneyden-Kuzey’e kadar kat eden Sahra çöl tozlarının tarım-ekonomisine yapacağı katkı, eko-sistemlere besin tuzu sağlayan potansiyel bir kaynak olarak değerlendirilmelidir. Bu araştırma kapsamında, Sahra çöl tozlarının; hava

  7. 1714-1715 Yılları Arasında Konya’daki Mahallelerin Konut Yayılımlarının 45 Numaralı Şeriye Sicil Defterindeki Menzil Satış Belgeleri Işığında Çözümlemesi The Solution In The Light Of Documentation Sell Houses That Is In 45 Numbered Seriye Registry Notebook Of Expansion Of The Houses Of Districts Of Konya Between The Years Of 1714 And 1715

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hicran Hanım HALAÇ

    2012-12-01

    etiketlenecek durumları aydınlatacak verilere nispeten daha rahat ulaşılabilir. Ancak konu geçmişin kentlerindeki mahalleleri oluşturan konut dağılımları olunca birincil kaynakların kullanıldığı spesifik çalışmalar yok denecek kadar azdır. Genelde hukuk tarihi ve sosyo-ekonomik tarih yazımında kullanılan XIX. yüzyılın son çeyreğine kadar yalnız adlî değil, aynı zamanda idarî ve beledî fonksiyonlar da yüklenmiş şeriye sicilleri, Osmanlı tarihinin sosyal, siyasi, idarî, iktisadî ve kültürel pek çok bakımdan bilinmeyen yönlerini aydınlatacak veya eksik kalan yönlerini tamamlayacak mahiyette kaynaklardır. Şeriye sicilleri gibi genelde hukuk tarihi ve sosyo-ekonomik tarih yazımında kullanılan bir kaynak grubunun içerisinden ki metinlerden tespit edilen bir kısım küçük noktasal mimari verileri gün ışığına çıkararak nokta bulutlarına dönüştürmeyi hedeflemektedir.Bu araştırma makalesinde, Türklerin Anadolu ile buluştuğu andan itibaren önemini gün geçtikçe arttıran Konya’nın, 1714-1715 yılları arasındaki iki yıllık periyod içinde, 45 Numaralı Konya Şeriye Sicil Defterlerindeki menzil satış belgelerindeki konutlara ait verilerin çözümlemeci tipolojiyi kullanarak, birincil kaynaktan elde edilen somut veriler ışığında yapılan çözümlemeler yardımıyla Konya’nın konutlarından mahallelerine yolculuk yapıp gizemli kalanları ortaya çıkarmaya çalışarak kent restitüsyonu çalışmalarında kullanılabilirliğinin fark ettirilmeye çalışılmıştır. Bu makale, aynı zamanda mimarlık tarihçileri, restorasyon uzmanları ve tarihçilerin bir araya geldiklerinde ortaya çıkabilecek sentezlerin de küçük bir başka örneğini daha ortaya koymaktadır.

  8. Turkish Journal of Chemistry’nin Bibliyometrik Analizi / Bibliometric Analysis of Turkish Journal of Chemistry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice Gülşen Birinci

    2008-10-01

    Full Text Available [Turkish abstract]Bu makalede 1995 yılından beri Science Citation Index (SCI ve Chemical Abstracts tarafından indekslenen Turkish Journal of Chemistry (TJC bibliyometrik açıdan ele alınarak, bu dergide 1995-2007 yılları arasında yayınlanan 861 makale incelenmiştir. Araştırmada cevap aranan sorular şunlardır: TJC’de en verimli yazarlar kimlerdir ve yazarlar arasındaki ilişki durumu nedir? TJC’de çok yazarlılık durumu nedir? TJC’ye katkıda bulunan yazarların kurumları nelerdir? TJC’de yayınlanan makaleler Bradford, Lotka, Price Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymakta mıdır? TJC’de yazarların atıf yaptıkları kaynak türleri nelerdir? En sık atıf yapılan dergiler hangileridir? Yapılan atıflar gözönüne alıdığında Kimya alanındaki çekirdek dergiler hangileridir? TJC’de yayınlanan makalelerin aldıkları ortalama atıf sayısı nedir ve atıflarda yıllara göre bir artış söz konusu mudur? Journal Citation Reports (JCR’da ve SCI’de TJC’nin yeri nedir? Yazarlara ve kurumlara özgü tekil sonuçlar, makalede açıklanmıştır. Diğer taraftan yazarların durumu, Price ve Lotka Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymamaktadır., Öte yandan, TJC’de yapılan atıfların Bradford Yasası’na ve 80/20 Kuralı’na uyduğu saptanmıştır. Yazarlar ağ analizi ile incelendiğinde ise, beş ve daha fazla makale ile katkıda bulunan yazarların iki ayrı etkileşimli grup oluşturduğu saptanmıştır. TJC’ye yapılan atıflar 1996 yılından beri istikrarlı bir atış göstermektedir.[English abstract] This article dealing with the bibliometric analysis of 861 articles published between the years 1995-2007 of Turkish Journal of Chemistry which has been indexed by the Social Science Citation Index and Chemical Abstract since 1995. The following research questions have been discussed: Who are the most productive author? What is the relationship between the authors? What is the trend towards

  9. Eski Mezopotamya’da Siyasi Örgütlenmede Din Olgusu Religion In The Political Structure Of Ancient Mesopotamia

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf KILIÇ

    2013-07-01

    zere, tarihi devirler Mezopotamya ve Mısır’da eş zamanlı olarak başlamakta, siyasi örgütlenmeler de gene buralarda karşımıza çıkmaktadır. Mezopotamya’da devletin merkezi, Kalkolitik ve Eski Tunç çağda karşımıza çıkan tapınak idi. Tapınak yalnızca dinin merkezi değil, iktisadi hayatın da merkezidir. Tapınağın bu çoğul fonksiyonu sebebi ile devletin siyasi ve idari mekanizmasının da dinden etkilenmesi, daha doğru bir ifade ile söz konusu mekanizmanın kendisine kaynak olarak dini göstermesi kaçınılmazıdır .“En” adını taşıyan kralın asli görevi, tapınağı ve ekonomiyi tanrı adına yönetmekti. Tapınak ekonomisinin en önemli vasfı, iş gücünün kontrolünü elinde tutmasıdır. Öte yandan toplumsal organizasyonların düzenli bir şekilde devam edebilmesi ve toplum içinde düzenin ve birlikteliğin sağlanması için bir takım kurallara ihtiyaç duyulmaktadır. Din, sonuçları bakımından, bu toplumsal görevi üstlenmektedir. Eskiçağ tarihi bakımından değerlendirdiğimizde iki farklı sonuç elde etmemiz mümkündür. Buna göre; “bin tanrılı halk” nitelemesinin gerisinde, dini hoşgörüyü, çeşitli halkların kendisine karşı politik bir tehlike oluşturmasını önlemek maksadıyla kullanan Hitit devleti örneğinin yanı sıra, tanrıların sayısının gittikçe azaldığı, dinin hoşgörüden ziyade merkezileştirme fonksiyonu gördüğü Sami kavimleri karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızın amacı, eskiçağ milletlerinin bir fetih politikası olarak din olgusunu olumlu ve olumsuz sonuçlar doğuracak yönde nasıl değerlendirdiğini gözler önüne sermektir.

  10. FORTUNE-TELLING IN THE SEYAHATNAME OF EVLIYA CELEBI EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATMESİ’NDE FAL

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif DÜLGER

    2011-12-01

    rkfolklorunun, üzerinde az çalışılan konularının başında gelen fal,insanların doğaüstü güçlere yaklaşımını göstermesi bakımından önemtaşımaktadır.Bu çalışma, Türk kültür tarihi, edebiyatı ve halk bilimi açısındanönemli kaynak eserlerden biri olan, Evliya Çelebi‟nin adını yüzyıllardanberi yaşatan ve daima da yaşatacak ünlü Seyahatname‟de çeşitli yerlerhakkında bilgi verilirken kaydedilen fal ile ilgili bilgilerindeğerlendirilmesine dayanmaktadır. Çalışmanın başlıca amacı, kültürtarihimizin bu önemli eserini fal ile ilgili çalışmalara dâhil etmek ve Türkhalkbiliminin az çalışılan konularından olan fal hakkında ilerideyapacağımız çalışmalara zemin hazırlamaktır.

  11. Lebib Divanı’nda Musiki Terimleri ve Bir “Gazel-i Ferah-Sâz” Musical Terms in Divan of Lebib and A “Gazel-i Ferah-Saz”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İdris KADIOĞLU

    2012-09-01

    airleri musiki unsurlarını da kullanarak şiirlerine ayrı bir ahenk katmışlardır. Bu yüzyılda, musiki kültürüne aşina olduğu şiirlerinden belli, taşralı bir şair olan Lebib Efendi (öl.1182/1768 de telli, vurmalı, üflemeli sazlarla ilgili terimleri, musiki makamlarını ve deyimleri ustalıkla şiire sokmuştur. Şair Nabi’nin gezmek için Diyarbakır’a gittiği, sazlı sözlü sohbetlere katıldığı, onun için düzenlenen şiir meclislerinde bestelenen gazellerinin okunduğu bilinmektedir. Şair Lebib de Diyarbakır’ın musiki atmosferinden oldukça etkilenmiş, musiki konulu beyitler yazmıştır. Hatta Lebib’in bir şiiri tamamen musiki terimlerini içermektedir. Çalışmamız giriş, altı ana başlık, sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Lebib Efendinin hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında özet bilgi verilmiş, on sekizinci yüzyılda Diyarbakır’da divan edebiyatının genel durumu açıklanmıştır. Makalede, “divan şiirine yansıyan musiki terimleri, Lebîb-i Âmidî Dîvanı’nda mûsikî ile ilgili unsurlar, oyun ve gösteri unsurları, musiki unsurlarıyla ilgili deyimleri, musiki makamları, gazel-i ferahsâz” ana başlıklar altında incelenmiştir. Ayrıca musiki unsurlarının divandaki bir şiire yansımaları incelenmiş ve şiirin beyitleri açıklanmıştır. Lebîb Divanı’nda üflemeli, vurmalı ve telli musiki âletlerinin adları, musiki makam adları, musiki aletlerinin aksamıyla ilgili terimler ve musikiyle ilgili deyimler dikkat çekici yoğunlukta kullanılmıştır.

  12. Bibliometric Profile of Turkish Journal of Psychology Türk Psikoloji Dergisi'nin Bibliyometrik Profili

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Umut Al

    2007-06-01

    at the bottom of psychology journals which indexed by the Social Science Citation Index. Türk Psikoloji Dergisi (TPD 1995 yılından beri Social Science Citation Index tarafından dizinlenmektedir. Bu çalışmada Türk Psikoloji Dergisi (TPD ve Türk Psikoloji Dergisi 'ndeki makaleler bibliyometrik özellikleri açısından ele alınmaktadır. Çalışmamızda 1995-2005 yılları arasında yayımlanan 118 makale incelenmektedir. Araştırmamızda yanıt aranmakta olan sorular şunlardır: 1 TPD 'de yayımlanan makaleler psikolojinin hangi alt alanlarında yoğunlaşmaktadır? 2 TPD'nin çok yazarlık durumu nedir? 3 TPD'de yayımlanan makalelerin yazarları hangi kurumlarda çalışmaktadır? 4 TPD 'de yayımlanan yazıların atıf alanlarının özellikleri nelerdir? 5 TPD 'de yayımlanan makalelerde en sık atıf yapılan kaynak türü (dergi, kitap vb. hangisidir? 6 TPD 'de en sık atıf yapılan dergiler hangileridir? 7 TPD'de yayımlanan makalelerde dergilere yapılan atıfların dağılımı Bradford Yasasına uymakta mıdır? 8 TPD'deki makalelerin atıfları ile JCR'deki etki faktörü arasında bir ilişki bulunmakta mıdır? 9 Psikoloji literatürünün yaşlanma hızı nedir? 10 Etki faktörü açısından TPD'nin JCR'deki psikoloji dergileri arasındaki konumu nedir? Yayımlanan makalelerin neredeyse tamamı Türkçe'dir. Dergide makale yayımlayan kişilerin bağlı bulundukları kurumlara göre yapılan değerlendirmede en çok katkının Hacettepe, Ankara ve Orta Doğu Teknik Üniversitelerindeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. TPD 'de yayımlanan makalelerin %57'sine (67 makale atıf dizinleri kapsamında yayımlanan makaleler tarafından hiç atıf yapılmamıştır. TPD 'de 1995-2005 yılları arasında yayımlanan makalelere toplam 135 atıf yapılmıştır. Bu atıfların %34'ü yazarların kendi makalelerine yapmış olduğu atıflardır. Ayrıca TPD'ye yapılan atıfların %41'i yine TPD'de yay

  13. Türkçe Öğretmeni Adaylarının Yabancı Kökenli Sözcük Kullanımlarına İlişkin Bir İnceleme A Research on the Use of Foreign Origin Words by Turkish Language Teacher Candidates

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Esra LÜLE MERT

    2012-12-01

    tothe 46 words of these. Amacı Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı anlatımlarında kullandıkları sözcükleri Türkçe ya da yabancı kökenli olmaları bağlamında değerlendirmek olan çalışmanın problem tümcesi “Türkçe öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin sözcük kullanımında Türkçe kökenli olanları seçme / seçmeme oranları nedir?” olarak belirlenmiştir. Bu araştırma, üretilmiş bir yapı üzerinde tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Var olan bir durumu, var olduğu hâliyle betimlemeyi amaçlayan bu yaklaşımda, incelenecek sınav kâğıtlarının dilsel bütünlüğü içinde yer alan yabancı kökenli (doğu-batı sözcükler ile Türkçe kökenli sözcükle ele alınmıştır. Tarama modeline dayalı bu çalışmanın veri kaynağı, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Programının 4. sınıfında öğrenim gören 1. öğretimden 25 ve 2. öğretimden 25 olmak üzere toplam 50 öğretmen adayının “Tiyatro ve Drama Uygulamaları” dersinin dönem sonu sınav sorularına verdikleri yazılı yanıtlardır. Kâğıtlarda toplam 4 açık uçlu soru yer almaktadır. 50 öğrencinin 4 soruya verdikleri yanıtlar incelenmiştir. Çalışmada, kaynak olarak “TDK Türkçe Sözlük” (TDK 2005 temel alınmıştır. Kâğıtlar, “içerik çözümlemesi” yöntemiyle incelenmiştir. İncelenen 50 sınav kâğıdında 13.130 sözcük belirlenmiştir. Bu sözcüklerin 4000’i terim olarak nitelendirilmiştir. 9130 sözcük Türk Dil Kurumunun (2005 Türkçe Sözlüğüne bağlı kalınarak yabancı kökenli, Türkçe kökenli başlıklarında sınıflandırılmıştır. Bu bağlamda Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı anlatımda kullandıkları sözcüklerin % 12’si yabancı kökenli sözcüklerden oluşmuştur. Belirlenen yabancı kökenli sözcüklerin 157’sinin Türkçe karşılığı Türk Dil Kurumunun (2005 Türkçe S

  14. Mevlana’nın Menkıbeleri Üzerine Folklorik Bir İnceleme A Folkloric Analysis on the Legends of Mevlana

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gülay KARAMAN

    2012-09-01

    kıbu’l-Ârifîn’e dikkat çekmek istiyoruz. Menâkıbu’l-Ârifîn Mevlevi Ahmed Eflâkî tarafından şeyhi Ulu Arif Çelebinin isteği üzerine 14. yüzyılda Farsça olarak kaleme alınmıştır. Eser Mevlana ve diğer Mevlevi büyükleri hakkında ilk elden bilgi veren bir kaynak olduğu için Türk tarih ve kültüründe önemli bir yere sahiptir. Bu makalede Menâkıbu’l-Ârifîn’de incelenmek üzere şu başlıklar belirlenmiştir: Mekânlar, meslekler, eşyalar, giyim kuşam, yiyecek ve içecekler, âdet ve gelenekler, tedavi.

  15. Manisa merkez yarı kentsel bölgede bir aile sağlığı birimine kayıtlı kadınlarda bazı birinci basamak sağlık hizmet özelliklerinin değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Öznur Özkan Bambal

    2011-03-01

    Full Text Available Özet                       Amaç: Birinci basamak sağlık hizmet özellikleri kaynakça doğrultusunda bilimsel olarak ölçülebilir niteliktedir ve ilk başvuru, süreklilik, kapsayıcılık ve koordinasyon gibi temel hizmet özellikleri üzerinden değerlendirilir. Yöntem: Örnek seçiminde çok aşamalı küme örnekleme yöntemi kullanılmış, veriler yüz yüze görüşme tekniğine göre yapılandırılmış anketle toplanmıştır. Araştırma bölgesindeki toplam hane sayısı 870’tir. Küme örnekleme yöntemi ile 376 haneden 318 kadına ulaşılmıştır. Araştırmanın ulaşılabilirlik oranı % 84.6’dır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri; İlk başvuru, Süreklilik, Kapsayıcılık ve OHS (Olağan Hizmet Sürekliliği gibi hizmet özellikleridir. Bağımsız değişkenler ise kadının ve eşinin yaşı, kadın ve eşinin eğitimi, medeni hal, kadının çalışma durumu, sosyal sınıf (eşin işine göre, gelir algısı, bölgede yaşama yılı, göç edilen bölge, sağlık güvencesi, aile tipi, beş yaşından küçük çocuk varlığı ve hanedeki çocuk sayısı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 38.3±15.3’tür. Bir sağlık sorunu nedeniyle aile hekimine başvurma % 61.0, ondan bir önceki sağlık sorununda AH’ne (Aile Hekimi başvuru %55,2 oranındadır. Bu soruların her ikisine de “aynı aile hekimine başvururum” cevabını verenlerin (OHS oranı  %40.1 olmuştur. Aile Sağlığı Birimini yakın, normal mesafe bulanların oranı %93.1’dir. Aile hekiminin ismini bilme %84, ebenin ismini bilme %36.2, her türlü sorununuzla sürekli ilgilenen bir hekim veya sağlık kuruluşuna kayıtlı olduğunu söyleyenlerin %74.5’tir. Son bir yılda evime ebe ziyareti aldım diyenler %40.6 oranındadır. Sonuç: Araştırmanın yapıldığı ASB’de geçen bir yıllık ilk AH uygulama döneminde sosyalleştirme dönemiyle karşıla

  16. Roma İmparatorluk Mermer Ocaklarında Yazıt Kullanımı ve Bazı Ünik ÖrneklerInscriptions at the Roman Imperial Quarry and Some Unique Samples

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tulga Albustanlıoğlu

    2014-01-01

    Full Text Available Özet Ocak faaliyetleriyle ilgili olarak geçmişe ışık tutan en önemli kaynak şüphesiz yazıtlardır. Bu sayede taşın üretim tarihi, hangi ocaktan üretildiği üretim ve kontrol işlemlerinin kimler tarafından gerçekleştirildiği, ocakların organizasyonu ve işleyiş biçimiyle ilgili bilgiler elde edilebilmektedir. Ancak detaylı bilgileri içeren bu tür kapsamlı yazıtların bulunması idealize edilmiş bir ocak işletmesi için söz konusu olabilir. Nitekim çoğu ocakta hiçbir yazıta rastlanmazken, elde edilen sınırlı sayıdaki yazıtlarda da bu bilgilerin sistemli bir şekilde işlenmemiş olduğu ve yazıtların biçim ve içeriğinde yönetim otoritesinin zayıflaması, ocak mülkiyetinin el değiştirmesi, yönetim biçiminde değişiklikler olması, üretimin artması veya azalması gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanan önemli değişikliklerin meydana geldiği görülüyor. I.yüzyılın sonlarına doğru imparatorluk ocaklarının müteahhit aracılığıyla işletilmesi geleneği zamanla terk edilerek, idarenin üretimdeki kontrol ve inisiyatifinin arttığı görülüyor. Yazıtlar sayesinde bir taşın üretim tarihi, hangi ocaktan üretildiği üretim ve kontrol işlemlerinin kimler tarafından gerçekleştirildiği, ocakların organizasyonu ve işleyişleriyle ilgili bilgiler elde edilebilmektedir. Bloklar üzerinde yer alan yazıtlar ocak içi ve ocak dışı şeklinde iki bölüme ayrılabilir. Ocak içi yazıtların küçük bir bölümü, çok kısaltılmış bir bakıma kriptik kodlar biçiminde formüle edilmiş harf ve rakamlardan oluşan metinlerdir. Öyle ki bu formülasyonları ocakta görevli kişilerin dışındaki insanların okuyup anlamaları çok güç, genellikle de olanaksızdır. Ocak dışı yazıtlar ise, ürünün ulaşacağı noktadaki imparatorluk görevlilerince anlaşılacak bilgileri içermektedir. Bunlar üretim tarihi, üretimden sorumlu kişi, taşın kimliği şeklindeki ana

  17. Çocuk İmgesinin Cahit Zarifoğlu ve Paul Eluard’ın Şiirlerinde Kullanımı Use Of Child Image In Cahit Zarifoglu And Paul Eluard’s Poems

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurullah ULUTAŞ

    2013-07-01

    that makes one feel alive and breathing inspite of thedullness of life.In this study, we have investigated the approaches of two poetsfrom different cultural and religious backgrounds to the “child” image intheir works with a contrastive and comparative analysis. Cahit Zarifoğlu ile Paul Eluard’ın şiirlerinde “çocuk” imgesi, bir çok yönüyle benzerlik arz etse de; bazı yönlerden farklı çağrışımlar dünyasına gönderme yapar. İnsanın bulûğ çağına kadarki evresi olarak tanımlanan çocukluk, neredeyse tüm şairlerin yoğun biçimde gönderme yaptıkları bir dönemdir. Şairler, çocukluk dönemine kendisinden ilham alınan bereketli bir kaynak olarak sıkça başvurmaktadırlar. Ölüme yakın insanın bakışı ile yaşama dönük çocuk yüzü inançlı bir şair ile inancı merkeze almayan şairde farklı görünümler arz eder. Şairlerin genelinde ele alınan çocuk imgesi, farklı iki medeniyete mensup bu iki şairde belirgin farklılıklar içeren çağrışımlara sahiptir. Kültürel anlamda birbirine zıt iki şairin bu imgeyi kullanış biçimleri üzerinden hem şiir retoriklerini hem de hangi anlamsal küme içerisinde kullandıklarını ayırt etme imkânından söz edebiliriz. Cahit Zarifoğlu çocuk bakışının safiyetine ve bu bakışın neredeyse bir model olarak kullanılabileceğine gönderme yaparken Paul Eluard çocuğu, hayatın önemli figürlerinden biri olarak ele alır. Her iki şairde de çocuk imgesinin kuş imgesiyle birlikte kullanıldığı görülür. Zarifoğlu’nda çocuk, çoğunlukla umut, masumiyet ve aşkı simgeler. Eluard’da ise çocuk, ölümün eşiğindeki insan ile hayatın içine doğru akmaya meyilli insan arasındaki çelişkinin izahı olarak okunabilir. Bu çelişki, şairi mutsuzluğa itse de Eluard, tabiatın ve hayatın anlamını çocukta bulur. Cahit Zarifoğlu’nda çocuk, her şeyin ölçüsü olma durumuna ulaşır. Bir çocuk kadar mutlu ya da mutsuz, kederli veya co

  18. Eski Türk Edebiyatında Tercüme Geleneği Ve Bu Gelenekte Mantıku’t-Tayr Tercümeleri The Tradition of Translation In Classical Ottoman Literature and Mantıku't- Tayr Translations in This Tradition

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Vesile ALBAYRAK SAK

    2012-12-01

    are less or more, supporting stories are different, main ideasand subjects of these works somehow are fed from the work ofAttar,and the masnawis(poem made up of rhymed coupletshave beensuccessfully worked about being original with the efforts of the poets. Arapça "terceme" kelimesinden tercüme; "çeviri" demek olup ifadelerin bir dilden başka bir dile aktarılmasıdır. Toplumların birbirlerini tanımalarında, ilmî ve fikrî gelişmelerde köprü görevini yerine getirmiş bu faaliyet, kültürler arası etkileşimde önemli rol üstlenmiştir.Medeniyetler bir ülkeden diğerine daha çok tercüme yoluyla girer. Dînî-didaktik edebiyatın önemli bir parçası olan Attar'ın Mantıkut-Tayr'ı da edebiyatımıza tercüme yoluyla girmiştir. Tasavvufî öğretiyi allegorik bir dille, konu bütünlüğü içinde ele alan ve hikâyelerle halka indirgeyen bu eser, kaynak eser olma özelliği kazanmıştır. Mantıku't-Tayr'ın edebiyatımızda XIV. yüzyıldan başlayarak XVIII. yüzyıla kadar her yüzyılda tercümeleri ve benzerleri yazılmıştır.Gülşehrî‟nin Mantıku‟t-Tayr„ı (1317, Ali Şir Nevaî‟nin Lisânü‟t-tayr‟ı (1498/1499, İranlı Şemsî‟nin Deh Murg „u(1514, İbrahim Gülşenî‟nin Sîmurg-nâme‟si (d. 1533, Zaîfî‟nin Gülşen-i Sîmurg‟u (d. 1559, Ârifî Mehmed‟in Ravzatü‟t-Tevhîd‟i (d.1563, Kadıoğlu Şeyh Mehmed'in İnşirâhu‟s-Sadr'ı (1578 ,Şemseddin Sivâsî‟nin Gülşenâbâd‟ı (d. 1595 ve Fedâî Dede‟nin Mantıku‟l- Esrâr‟ı (d.1635 bu eserlerdendir.Bu çalışmada Mantıku‟t-Tayr tercümelerine farklı bir açıdan bakılmış,örneğe bağlı kalanlardan ziyade örnekten ayrılan şairlerin hangi çabalara giriştikleri,esere yeni bir düzen getirme ve eseri farklı açıdan yorumlama uğraşları irdelenmiştir.Örnekten isteyerek ayrılan şairlerin özellikle yardımcı hikâye seçimindeki tasarrufları konuyu dağıtmadan ele almada onlara avantaj sa

  19. REBIRTH OF AN OLD HISTORY: INTERTEXUAL ANALYSIS OF THEME AND IMAGERY IN BLACK BOOK IN FIRST CONTEXT ESKİ BİR HİKÂYENİN YENİDEN DOĞUŞU: KARA KİTAP’TAKİ İZLEK VE İMGELEMİN METİNLERARASILIK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ülkü ELİUZ

    2012-01-01

    reaching divine love from human love Modern Türk edebiyatı metinlerinde, “eski”nin zamansal ve mekânsal sınırlamaları aşılarak kültürel bellek mekânları metinsel arketip niteliğinde kullanılır. Geleneğin aşılacak değil, kaynak olarak kullanılacak bir birikim şeklinde algılanması gerektiğinin göstergesi olan bu metinlerde özellikle içerik ödünçlemesi yapılarak Doğu ve Batı edebiyatlarının evrensel izlekleri metinlerarası yöntemlerle yeniden yazılır. Hafızanın ayak seslerinin tüm anlatı boyunca varlığını sürdürdüğü Orhan Pamuk‟un Kara Kitap adlı romanı da gelenek-modernizm buluşmasında varlık bulan postmodern bir yeni‟den yazma/ yeni‟den yaratma çabasının sonucudur. Eserde eski imgeler (Hüsn ü Aşk, Mantıku‟t- Tayr, Mevlana-Şems aşkı ile yeni metin arasında bir sürerlilik ve bütünlük oluştuğu görülür. Kara Kitap‟ın arka planında Şeyh Galip‟in Hüsn ü Aşk, Attar‟ın Mantıku‟t-Tayr adlı mesnevileri ve Mevlana-Şems imgeleri ile aktarılan kendi-öteki bütünleşmeleri yer alır. Üç metin de metaforik bir arayış yolculuğunun hikâyesini yansıtırlar. Tasavvufi düşünceye göre “arayış” kendi varoluş hakikatine (insan-ı kâmil ulaşmak isteyen insanın içsel yolculuğu (seyr ü sülûk dur. Söz konusu arayışı motive eden güç ise “aşk”tır. Bu bağlamda üst anlatı (tasavvuf ile gönderge metinler (Hüsn ü Aşk; Mantıku‟t-Tayr; Mevlana-Şems aşkı ve ana metnin (Kara Kitap, sabit ve değişmez bir doğası olmayan bireye ait hiç bitmeyen değerleri aktaran yaratım deneyimleridir.Bu çalışma, geçmişin, „şimdi‟nin, belleğin ve bireysel özdeşliğin devamlılığına olanak tanıyan bu metinlerin gelenek-içi parametrelerin kuramsal ve yöntemsel kullanımları bağlamında metinlerarası incelenmesinden oluşmaktadır. Bireye ve topluma ait değerler dizgesinin irdelendiği; söylemsel izlekler ve tinsel bağıntıda bulu

  20. Yeşilçam Döneminde Van’ın Sinema Kültürü Van’s Cinema Culture in Yeşilçam Period

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu ERTAYLAN

    2013-09-01

    österici olması amaçlanmıştır.Bu tür bir çalışmada, önceki dönemlere ışık tutacak araştırmalara ya da en azından kanıt niteliğindeki resmi belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak çalışma süresince yapılan araştırmalarda ciddi bir kaynak sıkıntısı ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu sorun çalışmanın görüşme tekniğine dayalı olarak gelişmesini zorunlu kılmıştır. Bu nedenle de gerek dönemin eski sinema salonu sahipleri gerekse sinema ve sanata ilgisiyle tanınmış Vanlılar ile görüşmeler yapılarak elde edilen bilgiler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiş, sonuçlar da Türkiye’nin o dönemlerdeki genel sosyo-politik ve sosyo-kültürel durumu ile ilişkilendirilerek yorumlanmıştır.Çalışmanın ‘giriş’ bölümünde çalışmanın amacı, önemi ve kapsamı belirtilmiş ardından çalışma sırasında karşılaşılan sorunlar ve sınırlılıklar açıklanmıştır. İkinci bölümde çalışmanın dayandığı ‘betimsel analiz yöntemi’ ve bu yöntemin kullanılması için veri sağlayacak olan ‘yapılandırılmamış görüşme tekniği' kavramları ele alınmış söz konusu yöntem ve tekniğin avantaj ve dezavantajları belirtilmiştir. Daha sonraki bölümlerde, yapılandırılmamış görüşme tekniğinin gereklerine uygun olarak belirlenen temalar çerçevesinde Van’ın 1980’li yıllara kadar devam eden sinema kültürü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde ise çalışma boyunca elde edilen veriler, Türk sinemasının geneline ilişkin bilgiler çerçevesinde değerlendirilerek Türkiye’nin genel sosyo-politik durumu ile bağlantılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır.

  1. Osmanlı Mühür Sanatı Ve Klasik Türk Şiirinde Mühür The Ottoman Art Of Seals And Seals In The Classical Turkish Poetry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Semra TUNÇ

    2013-03-01

    istif edildiği mühürler mevcuttur. Mühürcülük Osmanlı’da başlı başına bir sanat olarak kabul edilmiştir. Mühür ustaları; sülüs, ta’lîk, nesih, rik’a, reyhanî gibi yazı çeşitlerinden bir ya da birkaçında ustalık kazanmak zorundaydı. Ayrıca yazıların sert bir malzeme üzerine estetik bir düzenle, ters ve ancak okunabilecek büyüklükte kazınması büyük maharet, sabır ve dikkat gerektiren zor bir işti. Bu yüzden mühür ustaları mührün bir kenarına ince bir yazıyla kendi adlarını kazırlardı.Mühür kazma işine hakkâklik; bu işi yapana da hakkâk, mühür kesen gibi isimler verilirdi. Osmanlı toplumunda hakkâklik itibarlı bir meslek olarak kabul edilirdi. Zira bu mesleği icra edenler hem kabiliyetli, sanatkâr insanlar hem de asla sahtekârlık yapmayan, güvenilir insanlardı. Ayrıca resmî veya özel bütün işlerde mühür kullanılması, mührün sosyal hayattaki önemi, padişahların bu sanatı himaye etmeleri, hatta II. Mahmut gibi bazı sultanların bizzat mühür kazımaları mesleğin itibarını artırmıştır.Mühürler; mühr-i hümâyûn, şahsî mühürler, vakıf mühürleri ve resmî mühürler gibi kullanım amacına ve kullanan şahsa göre tasnif edilir. Yapıldığı malzeme, sanat değeri açısından da mühürler farklılık gösterir. Örneğin, padişahların biri zümrüt, üçü altın olmak üzere dört mührü olurdu. Mühürler genellikle şekilce birbirine benzer. Ancak mühr-i hümâyûnlar küçük beyzî (oval, daire, kare veya köşeleri kesik kare (sekizgen; vezir, beylerbeyi gibi üst düzey yöneticilerin mührü beyzî veya yuvarlaktır.Mühür; Osmanlı toplum hayatının tüm özellikleriyle bir ayna gibiaksettiği alan olan klasik Türk şiirine de malzeme olmuştur. Bu sebepleOsmanlı Devleti’yle ilgili çalışmalarda güvenilir bir kaynak olan şiirdemühür ve mühür sanatı ihmal edilmemesi gereken bir konudur. KlasikTürk şiirinde; mühür çeşitleri,

  2. “Gülün Adı ve Benim Adım Kırmızı” Adlı Romanlara Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım A Comparative Approach to the novels “Name of the Rose and My Name Is Red”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elmas ŞAHİN

    2013-09-01

    Literature; Concepts of Criticism (1963, C:L: Wrenn'in The Idea of Comparative Literature (1973, Rey Chow'un In the Name of Comparative Literature (1995 gibi eserlerle, bizde ise İnci Enginün'ün Mukayeseli Edebiyat (1992, Gürsel Aytaç'ın Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi (1997, Emel Kefeli'nin Karşılaştırmalı Edebiyat İncelemeleri (2000 ve Kamil Aydın’ın Karşılaştırmalı Edebiyat: Günümüz Postmodern Bağlamda Algılanışı (2008 adlı çalışmalar karşılaştırmalı edebiyat bilimine katkı sağlayan ilk kuramsal yaklaşımlardandır.Karşılaştırmalı edebiyat, 1950’lerden sonra postmodern edebiyatın da gelişmesiyle birlikte metinlerarasılık kavramıyla da adını sıkça duyurmaya başlar. Gerek dil gerekse tema ve teknik açılardan eş ya da art zamanlı benzerlikler; metinlerarası göndermeler, alıntılar, montajlar; benzer söylemler ve kaynak metnin yeniden yorumlanışı gibi etkileşimler karşılaştırmalı edebiyat bilimini yakından ilgilendirir.Bu bağlamda çağımız yazarlarından İtalyan yazarı Umberto Eco'nun Gülün Adı (1980 ile Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı (1998 adlı eserleri farklı coğrafyalarda edebiyat sahasına girmelerine karşın, içerik ve biçim bağlamında benzer noktalara sahiptirler vekarşılaştırmalı edebiyat için eş zamanlı bir örnek teşkil etmektedirler.Bu çalışmada Gülün Adı ile Benim Adım Kırmızı adlı eserler, metneodaklı inceleme metodu kullanılarak öz ve biçim açısındankarşılaştırılacaktır. Her iki eser de, ortak tür, konu ve motifler dikkatealınarak; metinlerarası boyutta irdelenip; karşılaştırmalı edebiyatyönetimiyle benzer ve farklılıklarıyla çözümlenecektir.

  3. Yeni Ad, Yeni Sayı, Yeni Web Sayfası ve Zengin İçerik

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Aslan

    2016-06-01

    çinde tamamlanan doktora tezlerinin künye bilgileri ile özetlerinin dergimiz aracılığı ile uluslararası indekslere dâhil olması ve yurt dışından ulaşılabilir olması hedeflendi. Ayrıca İngilizce olarak hazırlanan tezlerin Türkçe özetleri de yayımlanarak okuyucularımızın bilgisine sunuldu.Dergimiz, Uluslararası ATLA Religion Database indeks tarafından 20/05/2016 itibariyle taranmaya başlandı. ATLA indeks, taradığı dergilere ait makale bilgilerini EBSCO aracılığı ile binlerce kütüphane aboneliği üzerinden kullanıcılara ulaştırmaktadır. 15 Haziran 2016 itibari ile ATLA Religion indeksine Türkiye merkezli -birisi dergimiz olmak üzere- sadece üç dergi taranmaktadır. Dergimizde yayımlanan her bir makale, ATLA indekste taranmaya başlamamız ile birlikte, yazarlarına doçentlik başvurusunda ÜAK'ın belirlediği "uluslararası" kategoride puan katkısı sağlayacaktır.Ocak-Haziran döneminde dergimizin tanınırlığını artırmak amacıyla uluslararası Açık Erişim sağlayıcılarına üye olundu ve sosyal medya hesapları oluşturuldu. Ayrıca titizlikte uyguladığımız makale ön değerlendirme ve hakem süreçleri daha objektif bir hale getirilerek, ilgili değerlendirme formları yeni web sitemizde ilan edildi. Ön değerlendirmede, makalelerin Türkçe ve İngilizce başlıklarının, özetleri ve anahtar kelimelerinin ilgili bilim dalının akademik kriterlerine uygunluğu incelenmektedir. Ayrıca makalede geçen şahıs adlarının, eser isimlerinin ve kavramların yazımının Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nin imlâ esaslarına uygunluğu da kontrol edilmektedir. Çalışmanın dipnot ve kaynakça yazımının ise Chicago referans stiline tam mutabık olması özellikle talep edilmektedir. Makale yazım ilkeleri hakkında Yazar Rehberimize müracaat edilebilir.Dergimizin kalitesine katkı sağlaması amacıyla ön değerlendirmeden geçen her bir makale, uluslararası saygın akademik yayın kurulu

  4. LANGUAGE SKILLS AND THE CRITICAL THINKING DİL BECERİLERİ VE ELEŞTİREL DÜŞÜNME

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan KARADÜZ

    2010-07-01

    , grupla çalışabilen ve iş birliği yapan kişilerdir. Eleştirel anlayışın egemen olduğu öğrenme ortamında öğrenciler kendilerini yazılı ya da sözlü olarak ifade ederken olay ve durumlara tarafsız bakma, yorum yapma, fikrî çözüm üretme becerilerini geliştirme becerileri kazanırlar. Eleştirel yazma sürecinde birey yeni düşünceler ortaya koyarken kendi bakış açısını geliştirir, olgunlaştırır. Metin oluşturma becerisinin kazanılmasında çıkılan yolda özgünlük ve içtenlik gibi metne değer kazandıran ögelerin varlığına ihtiyaç duyulduğundan bu anlayış kendiliğinden gelişir.Bu çalışma, genel tarama modelindedir. Araştırmaya kaynak oluşturmak için eleştirel düşünme becerilerine yönelik alan yazını taranacaktır. Daha sonra Türkçe derslerinde öğrenme ortamında bu becerinin kazandırılmasına yönelik yöntem ve tekniklere yer verilerek konunun önemi üzerinde durulacaktır.

  5. Yozgat İlinin Jeotermal Kaynakları ve Özellikleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Galip AKIN

    2016-11-01

    potansiyeli fazla bir ildir. Geçmişte sadece kaplıca olarak faydalanılan jeotermal suların, günümüzde konut ısıtma ve seracılıkta giderek artan oranlarda daha teknik ve modern tesisler kurularak kullanılmaktadır. Jeotermal kaynakların entegre tesisler kurularak kullanılması ve işletilmesi Yozgat ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır. Yozgat Merkez Çatakboğazı, Boğazlıyan, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun ve Yerköy ilçelerinde jeotermal kaynaklarında konut ısıtma, termal turizm ve seracılık gibi faaliyetlerde kullanılmaktadır. Ayrıca Aydıncık (Toraman Köyü, Çayıralan (Söbeçimer ve Bağlar mevki, Çekerek (Bayırhöyük ve Gönülyurdu Köyleri Kadışehri (Hamampınarı ve Şefaatli (Armağan Köyü İlçelerinde 2011 yılında, Yenifakılı İlçesi’nde ise 2012’de ruhsatları alınmış jeotermal alanlar bulunmaktadır.Bu literatür çalışmasında dünyada ve Türkiye’de enerji ihtiyacının gelişimi kısa olarak açıklandıktan sonra, Türkiye’de alternatif enerji kaynaklarından biri olan jeotermal enerji kaynakları ve Yozgat İl’inde jeotermal kaynakların bulundukları alanlarda 29 ila 85 Co arasında olan kuyuların yerleri ve özellikleri ile kaynaklardan yararlanma çeşitleri bir program çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Jeotermal Kaynak, Yozgat, Termal Turizm, Enerji, Seracılık  Abstract. As a consequence of rapid population growth around the world and the development of industrialization by the last quarter of the 18th century, the demand for energy has begun to increase at that rate. The fossil fuels such as coal, oil and natural gas have been increasingly employed as energy raw materials to meet the demand. Eventually, the environmental pollution has come into question by the second half of the 20th century as a result of excessive consumption of fossil fuels. The presence of environmental pollution in the world has been accepted by everyone since the beginning of the

  6. Yeni Ad, Yeni Sayı, Yeni Web Sayfası ve Zengin İçerik

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Aslan

    2016-06-01

    hale getirilerek, ilgili değerlendirme formları yeni web sitemizde ilan edildi. Ön değerlendirmede, makalelerin Türkçe ve İngilizce başlıklarının, özetleri ve anahtar kelimelerinin ilgili bilim dalının akademik kriterlerine uygunluğu incelenmektedir. Ayrıca makalede geçen şahıs adlarının, eser isimlerinin ve kavramların yazımının Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nin imlâ esaslarına uygunluğu da kontrol edilmektedir. Çalışmanın dipnot ve kaynakça yazımının ise Chicago referans stiline tam mutabık olması özellikle talep edilmektedir. Makale yazım ilkeleri hakkında Yazar Rehberimize müracaat edilebilir.Dergimizin kalitesine katkı sağlaması amacıyla ön değerlendirmeden geçen her bir makale, uluslararası saygın akademik yayın kuruluşlarınca da kullanılan İntihali Engelleme Programında kontrol edilmektedir. Bu yayın döneminde rapor sonucu yüzde on beşten fazla benzerlik içeren çalışmalar, yazarlarına ilgili intihal raporuyla iade edildi.“Yazarın hakemleri, hakemlerin ise yazarı öğrenememesi (Çift Taraflı Kör Hakemlik ilkesi” 20/1. sayımızda da titizlikle uygulandı. Bu ilkenin daha etkin işletilebilmesi amacıyla 2016 yılından itibaren hakem isimlerinin yayımlanmamasına karar verildi. Bir Sonraki Sayımız (20.2015 Aralık 2016- Hakkında Hatırlatmalar15 Aralık  2016 tarihinde yayımlanacak 20 cilt 2. sayımız için 01 Haziran 2016-15 Ekim 2016 tarihleri arasında makale kabul edilecektir. 15 Ekim 2016 tarihinden sonra sisteme yüklenen makaleler ise 2017 yılının haziran ayında yayımlanacak sayımız için hakem değerlendirmesine tâbi tutulacaktır.Hakem değerlendirmesinden geçen makalelerin Türkçe ve İngilizce 150 kelimelik “Öz/Abstract” ile birlikte 750 kelimelik “Özet/Summary” içermesi de talep edilecektir.Taşıdığımız misyon ve sahip olduğumuz formatla her geçen gün ilim dünyasının ilgisini daha fazla gördüğümüzü ifade etmemiz

  7. Kongre İzlenimleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adli Tıp Uzmanları Derneği ATUD

    1996-10-01

    Full Text Available Tıp Eğitimciliği Sempozyumu (Symposium on Teachers' Training in Medicine, 17-19 Ekim 1996, Istanbul. 17-19 Ekim 1996 günlerinde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen sempozyumda; 2000 yılında tıp eğitiminin ilkeleri, Türkiye'nin gelecekteki gereksinimlerinin belirlenmesi, Eğitim programlarının planlanmasının prensipleri, Tıp eğitiminde multimedia uygulamaları, eğitim ve öğretim metodolojilerinin aktarıldığı konferanslar verildi. Bu konferanslarda TTB, TÜBİTAK, Sağlık Bakanlığı ve YÖK temsilcileri ile ülkemizden ve İngiltere, Kanada, İtalya, İsviçre, Hollanda ve ABD 'den Tıp eğitimciliği konusunda yeni metodolojileri ileri süren, uyarlayan hatta yıllardır bu yöntemlerle eğitimin sürdürülmesinde görev alan değerli öğretim üyeleri konuları katılan diğer öğretim üyeleri ile tartıştılar. Katıldığım bu toplantıda yıllar önce (1981 kısa süreli rehber öğretmenlik görevini üstlendiğim interaktif eğitim metodlarının en uzun süredir uygulandığı Kanada'nın McMaster Üniversitesi eğitim yöntemleri ile ilgili sonuçların özellikleri ve semposium sırasında düzenlenen Workshoplarda ( Problem based learning, Competancy based learning, Participatory learning birlikte çalıştığımız öğretim üyelerinin yararlandıklarını belirtmeleri nedeni ile bu notu aktarmak istedim. Çok verimli geçen son gününde ülkemizden çeşitli bildirilerin de tartışıldığı bu semposium ile ilgili yazılı kaynak ya da benzeri bilgilerin Prof.Dr. Talat Cantez, İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından alınabileceğini sizlerle paylaşmak istedim. Prof.Dr.Seıpil Salaçin, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, Adana. An International Conference Violence, Abuse & Women's Citizenship, 10-15 Kasım 1996, Brigthon / İngiltere. Bradford Üniversitesi ev sahipliğinde Brighton (