WorldWideScience

Sample records for baets okyay kaynak

  1. 6061 Alüminyum Alaşımının Sürtünme Karıştırma Kaynak Yöntemi ile Kaynak Edilebilirliğinin İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İlker EKER

    2009-02-01

    Full Text Available Bu çalışmada sürtünme karıştırma kaynağı yöntemiyle birleştirilen alüminyum döküm levhaların kaynak bölgelerinin değişen parametrelerle mikrosertlik ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Kaynak süresince karıştırıcı ucun devir sayısı ve kaynak ilerleme hızı değişken parametreler olarak alınmıştır. Alüminyum alaşımlı levhaların kaynağında SAE 8620 malzeme numaralı sementasyon çeliğinden imal edilmiş karıştırıcı uç kullanılmıştır. Karıştırıcı ucun devir hızı sabitken kaynak ilerleme hızı dört farklı değerde seçilmiştir. Kaynaklı birleştirmelere metalografik ve mekanik testler yapılarak işlem parametrelerinin etkileri araştırılmıştır.

  2. Recent advances in sliding modes from control to intelligent mechatronics

    CERN Document Server

    Efe, Mehmet

    2015-01-01

    This volume is dedicated to Professor Okyay Kaynak to commemorate his life time impactful research and scholarly achievements and outstanding services to profession. The 21 invited chapters have been written by leading researchers who, in the past, have had association with Professor Kaynak as either his students and associates or colleagues and collaborators. The focal theme of the volume is the Sliding Modes covering a broad scope of topics from theoretical investigations to their significant applications from Control to Intelligent Mechatronics.  

  3. AA2024 Alüminyum Alaşımlarının Lazer Kaynağında Kaynak Parametrelerinin Mekanik Özelliklere Etkisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan Akkurt

    2012-01-01

    Full Text Available Bu çalışmada, alüminyum malzemelerin birleştirilmesinde yoğun olarak kullanılmaya başlanan lazer kaynak yönteminde, lazer kaynak parametrelerinin kaynaklı birleştirilmiş AA 2024 alaşımının mekanik özellikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. AA 2024 seçilmesinin sebebi makine imalat sanayi, havacılık ve uzay çalışmalarında alüminyum malzemelerin yoğun bir şekilde kullanılmasıdır. Işın Güç Yoğunluğu (kW/mm2, Lazer Gücü (kW ve Darbe Enerjisi (Joule parametreleri değişken olarak seçilmiştir. Bu amaçla, deney numuneleri üç farklı gruba ayrılmış ve her grupta farklı bir parametre karşılaştırılmıştır. Kaynak parametrelerinin mekanik özellikler üzerindeki etkisini görebilmek amacıyla, mikroyapı incelemesi, mikro sertlik ölçümü ve çekme testi gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar, en iyi mekanik özelliklerin I. Grup numunelerde elde edildiğini göstermiştir. Lazer gücünün artması ile ısıdan etkilenen bölgenin genişlediği bununda mekanik özellikleri olumsuz etkilediği belirlenmiştir.

  4. Kamu Yönetiminde Bir Yönetişim Hedefi Olarak Kaynak Optimizasyonu: Kalkınma Ajanslarında COBIT-5 Çerçevesinde Bir Analiz

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet Efe

    2016-01-01

    Full Text Available Kurumsal kaynak planlaması (ERP ve insan kaynakları yönetimi (HRM sistemleri sayesinde fiziki, beşeri, fikri ve mali kaynakların yönetimi gibi kavramlar, standartlar ve gerektirdikleri uygulamalar işletmecilik ve kamu yönetimi alanına girmiştir. Ancak kaynak optimizasyonu yaklaşımı ise ilk defa bir yönetişim hedefi ve süreci olarak yapılandırılması olarak COBİT-5 ile ortaya atılmıştır. Bu çalışmada kaynak optimizasyonu ile ilgili olarak Türkiye’de kalkınma ajansları (KA ve bölgesel gelişme dinamiklerinde yapılandırılmış bir yaklaşımın mevcut olmadığından dolayı Devlet Denetleme Kurulu (DDK tarafından belirlenmiş olan kurumsal sorunların çekirdek nedenleri araştırma problemi olarak ele alınmaktadır. COBIT-5 kaynak optimizasyonu ile ilgili modellemesinin KA dinamiklerine uyabilecek ve ilişkili kurumsal sorunları çözebilecek bir modellemenin olanaklı olduğu araştırmamızda iddia edilmektedir. Bu çerçevede yapılan analizler sonucunda kaynak optimizasyonu sürecinin KA dinamiklerinde nasıl işletilebileceği, kilit performans göstergeleri, kriter faaliyetler ile süreçlerde sorumlu, mesul, danışılan ve bilgilendirilen rollerin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmaktadır.

  5. KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI (KKP) VE UYGULAMADA YAŞANAN GÜÇLÜKLER: BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ

    OpenAIRE

    BAYRAKTAROĞLU, Serkan; FASAL, Abdulkadir

    2016-01-01

    İşletmelerin varlıklarını devam ettirebilmesi için sürekli kendilerini yenilemeleri gerekmektedir. Bu durumda işletmelerin başvurdukları kaynaklardan biri de bilgi teknolojileridir. Yakın geçmişte ortaya çıkan ve günümüzde daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlayan Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP) ya da yaygın kullanım şekliyle ERP de bu sistemlerden biridir. Bu çalışmada sistemin işletmelere kurulumu ve bu süreçte işletmelerin yaşadığı sıkıntılar açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada nit...

  6. ALÜMİNYUM ALAŞIMLARINDA SİLİSYUMUN KAYNAK DİKİŞİ MEKANİK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurettin YAVUZ

    1997-03-01

    Full Text Available Alüminyum birim ağırlık başına yüksek mukavemet özelliği, güvenirliği, uzun ömürlü oluşu, tasarım esnekliği, ısıl performansı, yüksek geri kazanım oranı gibi özellikleri nedeniyle kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Alüminyum ve alaşımlarının kaynak edilebilme özelliklerinin ve kaynaklı parçaların mekanik özelliklerindeki iyileşme kullanım alanını daha da genişletecektir. Bu çalışmada, seçilen Etial 7 alüminyum malzemesine % 1 bakır ve % 2, 3, 4, 5 silisyum ilavesi yapılarak elde edilen parçalar Metal İnert Gaz (MİG kaynağı ile kaynatıldı. Kaynaklı parçalardan standartlara uygun numuneler hazırlandı. Bu numuneler üzerinde yapılan sertlik, çekme ve çentik darbe deneyleri ile kaynak dikişinin mekanik özellikleri incelendi.

  7. “Citation Style Language” Uygulaması: APA Kaynak Gösterme Biçiminin Türkçeye Adaptasyonu=“Citation Style Language” Application: The Adaptation of APA Style to Turkish Language

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kasım Binici

    2013-10-01

    Full Text Available Bibliyografya yönetim programları, araştırma metinlerin yazımında yazarlara büyük avantajlar sağlamaktadır.Akademik çevrede EndNote, RefWorks, Zotero, Mendeley en popüler yazılımlardır. Türkçe kaynak gösterme kurallarının tanımlı olduğu biçim dosyalarının olmaması nedeniyle araştırma metni yazımında bu programlar işlevsiz kalmaktadır. Bu çalışmada, APA kaynak gösterme biçiminin Türkçeye adaptasyonu sağlanarak CSL uygulaması ile biçim dosyasında kodlar yazılmıştır. Yeni biçim dosyası Zotero ve Mendeley programlarında çalışabilirliği test edilerek kişilerin kullanımına sunulmuştur. Çalışma neticesinde oluşturulan APA-TR dosyası sayesinde Türkçe araştırma metinlerinin yazımında CSL uygulamasını tercih eden bibli- yografya yönetim yazılımların kullanımı mümkün olmuştur./Bibliography managment tools provide great advantage for researchers with writing their articles or research papers. In academic environment, EndNote, RefWorks, Zotero, Mendeley are the most popular software programms. Due to the lack of style files in which citation rules in Turkish language are described,these softwares stay functionless. In this study by providing turkish adaptation of APA citation style, new codes were written into the style file via CSL application. New style file is presented to users after testing its workability in Zotero and Mendeley programms. Thanks to APA-TR style file created as a result of the study,it is possibble to use bibliography managment tools which prefer CSL application in writing research papers Turkish language.

  8. Doğu Karadeniz Bölgesinin Doğal Kaynak Sularındaki Toplam Alfa ve Toplam Beta Aktivite Dağılımlarının Bulanık Mantık Yöntemi ile Değerlendirilmesi ve Haritalandırılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cafer Mert YEŞİLKANAT

    2016-11-01

    Full Text Available Özet: Bu çalışmada bulanık mantık yaklaşımı kullanarak, Doğu karadeniz bölgesindeki doğal kaynak sularından ölçülen toplam alfa ve toplam beta aktivite konsantrasyonlarının genel dağılımı belirlenmiş ve ölçüm alınmayan noktalar için tahmin değerleri hesaplanarak, haritalandırılması gerçekleştirilmiştir. Ölçümler Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Gümüşhane ve Bayburt olmak üzere toplam 7 ilde belirlenen 40 istasyondan elde edilmiştir. Bu istasyonların tamamından ölçülen toplam alfa ve toplam beta aktivite değerleri bulgularından yararlanarak çalışma alanının genel yapısı için bulanık kümeler ve kural tabanları oluşturulmuştur. Bu çalışmada Doğu-Batı X koordinatı, Güney-Kuzey Y koordinatı ve yükseklik verileri ile birlikte toplam alfa ve toplam beta konsantrasyonları bulanık kümeler ile gösterilmiş ve bulanık kurallar ile tahminlerde bulunulmuştur. Bulanık modelin performans değerlendirmesi ise çapraz doğrulama diyagramları ile değerlendirilmiştir. Bu diyagramlardan toplam alfa ve toplam beta için pearson’s r katsayıları sırasıyla 0.74 ve 0.80 olarak bulunmuştur.Çalışmanın sonucunda ölçüm alınmayan tüm noktalar için bulanık mantık modellemesi tahminlerinde bulunulmuş ve sonuçlar radyolojik dağılım haritaları olarak gösterilmiştir. Bu çalışma ile radyolojik dağılımın bulanık mantık yaklaşımları kullanılarak tespit edilebileceği ve ölçüm alınmayan noktalar için tahmin değerlerinin belirli güven aralığında hesaplanabileceği gösterilmiştir.Anahtar Sözcükler: Bulanık Mantık Modellemesi, Çevresel Radyoaktivite, Doğal kaynak suyu, Doğu Karadeniz bölgesiAbstract: In the study, drawing upon the fuzzy logic approach, the general distribution of gross alpha and gross beta concentrations measured from the natural spring waters in the Eastern Black Sea region was identified, and the predicted values were

  9. TÜRK DÖKÜM SANAYİ FİRMALARI VE YABANCI PARTNERLERİ ARASINDAKİ ORTAK GİRİŞİM NEDENLERİ: KAYNAK BAĞIMLILIĞI TEORİSİ VE RAKİP GÖRÜŞLER ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME-MOTIVES FOR JOINT VENTURES BETWEEN TURKISH CASTING INDUSTRY FIRMS AND THEIR FOREIGN PARTNERS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ceren G. ARTUNER

    2012-07-01

    Full Text Available Döküm sanayinde yabancı firmalarla yerli firmalar arasında ortak girişim yoluyla oluşturulan yeni yapılar içerisinde faaliyetine devam eden üç firma nezdinde gerçekleştirilen durum çalışması aracılığıyla söz konusu ortak girişim olgularına yol açtığı düşünülen temel motivasyonların belirlenmesi amaçlanmış ve Kaynak Bağımlılığı Teorisi’nin Türk Döküm Sanayi’nde yabancı ortaklarla yerli firmalar arasında gerçekleşen ortak girişim olgularını tek başına açıklayıcı gücü sorgulanmıştır.Yürütülen araştırma neticesinde, Kaynak Bağımlılığı Teorisi’nin açıklayıcı gücünün söz konusu ortak girişim olgularını tek başına açıklamakta yetersiz kaldığı, oluşturulan dört teorik çatı arasında açıklayıcı gücü en yüksek yaklaşımın Firma Teorisi olduğu ve Firma Teorisi’nin de Türk Döküm Sanayi’nde örneklemimiz dahilinde ele aldığımız ortak girişim olgularını diğer üç teorik çatının yardımıyla açıkladığı tespit edilmiştir.-Through the medium of case studies covering three casting firms which pursue their operations after being involved in newly established structures by joint ventures between foreign and national companies, it is aimed to reveal the underlying motivations considered as responsible for the joint venture phenomena. Accordingly, the explanatory power of the Resource Dependence Theory in explaining joint venture phenomena with foreign partners as a single theory in Turkish Casting Industry has been tested.As a result of the undertaken research, we have concluded that the explanatory power of the Resource Dependence Theory wasn’t strong enough to explain by itself the joint venture phenomena in question and that the propositions of the Firm Theory have found the strongest support among these four theoretical frames. However, it was stated that the Firm Theory explains the joint venture phenomena within our sample

  10. Bilimsel Yayınlarda Kaynak Gösterme ve Gönderme Yapma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İpek Şencan

    2015-09-01

    Full Text Available Editorial presents a new study called “Manual of References, Creating Tables and Figures in Scholarly Publications: APA 6 Rules” prepared by two members of editorial board Ms. İpek Şencan and Mrs. Güleda Doğan. New rules are binding all authors and other parties so it will be an inseparable part of the journal. Editorial also includes contents of current issue and paper invitation to December 2015 issue because of planning as intellectual freedom special issue format.

  11. Hadiste Dua Edebiyatı'nın Oluşumu ve Kaynakçası

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Veli Atmaca

    2015-11-01

    Full Text Available Since its birth up to now the background of the Hadith Science which plays the most important role of the Islamic science with its rich sources shaped from the first century of Anno Hegirae, A.H to the fifth century of Anno Hegirae, A.H. In the later periods these works were processed with explanations, additions, summaries, determining of the sources and additional information and were presented to the knowledge of the public. When the spiritual constitution of the well-wisher is taken in hand, to study our prophet’s prayer, forswearing and vomiting reguirest importance. Because the people who believe the prophet want to want to obey and act like him in their mystic life as in their other acts. The prayer reguirest more importance when compared with the God psychologically and to have influence on and individual. We believe that the studies held in the field of the Religion Sociology, Religion Psychology and Religion Education with their style and methods in the list of the works given in the perspective of the cultural hadith studies will constitute the source subject

  12. POETICS AS A REFERENCE IN MODERN TURKISH LITERATURE / YENİ TÜRK EDEBİYATINDA KAYNAK OLARAK POETİKA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Assoc. Prof. Dr. Alim GÜR

    2009-01-01

    Full Text Available Poetika, originated from the world ‘poietike’ andmeaning “make, produce, create” generally covers allbranches of art but nowadays it mostly includes poetry.Poetics meaning the whole, systematics and science ofthe theories on the art of poetry, was firstly used as aterm in Aristoteles’ work under the same name.The concept having developed rapidly fromAristoteles to our time has gradually improved as aworldwide discipline. Nowadays, poetics has also been astudy field concerning with every subject related topoetry.Poetics, after the first epitome presented in theclassical age, has showed an innovation with names suchas Platon, Horatius, Longinus in the Western world, andparticularly in the 20th century has been regarded as aresearch method.When compared to the Western world; it ispossible to encounter with qualified poetic samplesrelated to the poetry emerging as a form of song in theperiod before conversion to Islam. The poetic convention passing to the othercountries and nations accepting Islam and in this respectto the Ottoman poetry, though not presented as aseparate book, shows itself in the verses, dibaces,tezkires of poets’ canons.The term, which was firstly used by Necip Fazıl inBüyük Doğu journal, has generally been dealt witharound the argument of ‘real-fancy’ from Reformation toour time. In this respect, various examples have beenencountered in verse and prose. These have spreadparticularly in modern Turkish poetry and the studies onthe theory of poetry have increasingly risen.

  13. Kurumsal Kaynak Planlaması (Enterprise Resource Planning ERP) Sistemlerinin Sürekli Denetimde Yapay Zeka Kullanımı

    OpenAIRE

    SEVİM, Adnan; BÜLBÜL, Samet

    2017-01-01

    Günümüzde işletmeler arasında yaşanan yoğun ve amansız rekabet ve buna bağlı olarak kurumsal yönetim anlayışındakideğişiklikler, teknolojik gelişmelerin izlenmesini ve bu teknolojiler ile bütünleşmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu anlayış değişikliği,denetimin kurumsal faaliyetlerin etkinliğini ve verimliliğini artırıcı yönünü öne çıkarmıştır. Bu kapsamda, işletmeler açısındanönemli kararların alınması ve karar verme mekanizmalarının desteklenmesi, üretilen finansal bilgilerin doğruluğu vegüvenilir...

  14. Meşrutiyet Devri Tarih Eğitimine Dair Bir Kaynak: Fatihli Mehmet Tevfik Paşa Ve Eseri “Osmanlı Tarihi”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Galip Çağ

    2012-10-01

    Full Text Available Özet: Meşrutiyet devri tarih ders kitapları, gerek devrin yönetiminin tarihe olan bakış açısını yansıtması gerekse de bu devirde yetişen ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran nesillerin zihnindeki tarih algısının şekillenmesindeki etkileriyle oldukça önemli, ilk elden kaynaklardır. Bu nedenle meşrutiyet devri ders kitaplarının incelenmesi ve muhtevalarının bilinmesi ciddi bir önem arz eder. Çalışmamız, bu bağlamda meşrutiyet devrinde uzun yıllar askeri idadilerde ders kitabı olarak okutulan bir “Osmanlı Tarihi”ni ve yazarı Fatihli Mehmet Tevfik Paşa’yı tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır. Fatihli Mehmet Tevfik Paşa’nın eserini, askeri idadilerde okutulması nedeniyle dönemin diğer tarih ders kitaplarından ayrı tutmak gerekir. Çünkü başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere askeri idadilerde yetişen, Türkiye Cumhuriyeti’ne yön veren birçok isim Fatihli Mehmet Tevfik Paşa’nın eseriyle tarihi öğrenmiştir. Fatihli Mehmet Tevfik Paşa ile Atatürk’ün yolu bir noktada daha kesişmektedir. Atatürk’ün Manastır Askeri İdadisi’ndeki tarih öğretmenin adı Mehmet Tevfik Bilge’dir. Atatürk’ün kendisinden övgüyle bahsettiği, Türk Tarih Kurumu’nun üyeliğine atadığı ve bir dönem mebusluk da yaptırdığı Mehmet Tevfik Bilge isim benzerliği nedeniyle Mehmet Tevfik Paşa ile karıştırılmıştır. Birçok araştırmada Mehmet Tevfik Bilge’ye atfedilen Osmanlı Tarihi adlı eserin aslında Mehmet Tevfik Paşa’ya ait olduğunun izahı çalışmamızın diğer ana temasıdır. Anahtar Kelimeler: Ders Kitabı, Tarih, Osmanlı, Fatihli Mehmet Tevfik, Tarih Öğretimi Abstract: Meşrutiyet era history textboks are importance reliable resources not only they reflect the understanding of the Meşrutiyet by the state but also of the effects of these boks on generations who later founded the republic. Therefore making research about these textbooks have great importance to understand the matter. This work aims to introduce Fatihli Mehmet Tevfik Pasa who wrote a history course book wich was studied among all military schools of Meşrutiyet era. Mehmet Tevfik Pasa’s history book must be considered different since it was studied in all military schools where Mustafa Kemal Atatürk and other leading figures of early republic studied history through this book. Mehmet Tevfik Pasa and Ataturk’s fate intercepts once again because Ataturk’s favourite teacher’s name at Manastır Military School was also Mehmet Tevfik . Mehmet Tevfik Bilge was respected by Ataturk so much that he was appointed as the head of Turkish History İnstitute and later served as a member of parliament of Turkish Republic. This Mehmet Tevfik Bilge, history teacher of Ataturk, was confused with Mehmet Tevfik Paşa who was the writer of the history boks wich Ataturk studied. İn several researches, this history book mentioned above was attributed to Mehmet Tevfik Bilge instead of Mehmet Tevfik Pasa. We try to understand and explain this misunderstanding through this work as well. Keywords: Textbook, History, Ottoman, Fatihli Mehmet Tevfik, Teaching of History

  15. Açık kaynak kodlu kütüphane otomosyon sistemlerinin akademik kütüphanelerde kullanımı

    OpenAIRE

    SALİHOĞLU, Remzi

    2012-01-01

           Kütüphanelerin yönetimi için bütünleşik kütüphane otomasyon sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemler kütüphane işlemlerinin birlikte yürütülmesini sağlayan elektronik yazılımlardan oluşmaktadır. Bir kütüphanede yürütülen hizmetlerin büyük oranda kütüphane otomasyon sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi mümkündür.
    Türkiye’de yerli kütüphane otomasyon sistemleri üretilmektedir. Bunların çoğu ticari olarak geliştirile...

  16. Writing History in Exile

    NARCIS (Netherlands)

    de Baets, Antoon; Berger, Stefan

    2016-01-01

    WRITING HISTORY IN EXILE * Stefan Berger and Antoon De Baets, Reflections on Exile Historiography 11 * Antoon De Baets, Plutarch’s Thesis : the Contribution of Refugee Historians to Historical Writing (1945-2015) 27 * Peter Burke, Silver Lining : on Some Intellectual Benefits of Exile 39 * Ragnar

  17. Kaynak Bağımlılığı Teorisi’nin Kritik Bir Unsuru Olarak Kaynak Belirsizliği ve Müşteri -Tedarikçi Arasındaki İlişkisel Değişime Etkisi(Resource Dependence Theory: Impact of Resource Uncertainty on Relational Exchange between Customer and Supplier

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gürhan UYSAL

    2008-01-01

    Full Text Available This study explores the impact of resource uncertainty and relational exchange between customer and supplier. Resource uncertainty involves factors as resource concentration, resource availability uncertainty and resource interconnectedness. The necessary data has been collected from 134 companies in Marmara Region through a questionnaire. This study, therefore, adopts factor, correlation and regression analyses to test impact of resource uncertainty on relational exchange. Data analysis reveals that resource concentration and resource availability uncertainty do not have an impact on relational exchange between customer and supplier and resource interconnectedness influences relational exchange. Furthermore, One-way Anova tests demonstrate that resource concentration, resource availability uncertainty and resource interconnectedness do not significantly differentiate on control variables such as industry, foundation year, revenues and number of employees.

  18. Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımı Kullanımının İşletme Performansı Üzerine Etkisi: Örnek Olay Çalışması

    OpenAIRE

    ÇAĞLIYAN, Vural

    2012-01-01

    The usage of the knowledge-based technologies has become obligatory for businesses operating in global and dynamic markets, which have a competitive structure. These technologies have a key role in effectively managing of each phases, as from supply to delivery of final product. One of these technologies whose usage increase more and more in recent years, is the Enterprise Source Planning software (ERP) called as an important competition instrument for businesses. The ERP software is a comput...

  19. INTERFERENCE ERRORS STEMMING FROM MOTHER TONGUE AND ENGLISH ENCOUNTERED WHILE LEARNING ALMANCA ÖĞRENİMİNDE ANA DİLİ VE İNGİLİZCE KAYNAKLI GİRİŞİM HATALARI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan OFLAZ

    2012-01-01

    Full Text Available In this study, sorts of errors caused by mother tongue and learnt language are theoretically studied in the process of learning of German. Errors of interference are evaluated by error analysis employing comparative method. In addition suggestions on how to eliminate errors in syntax, lexical and grammatical levels are proposed.From the cognitive point of view, the effects learnt knowledge in terms of proactive and retroactive stages are commonly known. Learnt knowledge has either positive or negative effect on language learning process. The recognition, classification and solution of mentioned errors due to English as a first foreign language and mother language are performed in order. As a result of errors anaylsis students produce errors because of interference caused by languages. The interlingual errors are generally seen in word order and using prepositions and forming past verb forms, adjectives, and plural forms of nouns. Lexical errors and errors in using small or capital letters are also common. The intralingual errors are widely observed while forming verbs - past and present forms Bu çalışmada ikinci yabancı dil olarak Almanca öğrenme sürecinde, daha önceden öğrenilmiş birinci yabancı dile ve ana diline bağlı olarak ortaya çıkan hata türleri öncelikle teorik olarak ayrıntılı bir şekilde açıklanmış, daha sonra karşılaştırmalı yöntem kullanılarak hata analizleriyle bu girişim hataları belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu çözümleme sonunda görülen söz dizimsel, sözcük bilimsel ve doğru yazım bilgisi düzlemlerindeki hataların giderilmesi için öneriler sunulmuştur.Bilişsel açıdan bakıldığı zaman, öğrenilmiş ön bilgilerin ileriye ya da geriye ket vurmasının etkilere sebep olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu ön bilgiler öğrenmeyi ya olumlu ya da olumsuz olarak etkilemektedir. Bu çıkış noktasından hareketle, çalışmamızda, öğrenilen ilk yabancı dil olan İngilizceye ve öğrenenin ana diline bağlı olan girişim hatalarının tespiti, sınıflandırılması ve çözümlemesi sıra ile yapılmıştır.Hata analizleri sonuçlarına göre öğrenciler diller arası girişimlerin etkisiyle hatalar yapmaktadırlar. Bunların oransal olarak fazla olanları; söz diziminde, sözcük sıralamalarında, bağlaç kullanımlarında, geçmiş zaman formu teşkilinde, sıfat tamlamalarında, isimlerin çoğul hâllerinde, yine isimlerin büyük-küçük harfle kullanımında ve sözcük kullanımlarında diller arası (interlinguale hatalar; di’li geçmiş zaman ve şimdiki zamanın hikâyesi ve eylem çekimlemelerinde ise dil içi (intralinguale hatalar şeklinde görülmektedir.

  20. Artvin, Rize ve Trabzon’daki Doğal Kaynak Sularında Toplam Alfa, Toplam Beta Aktivite Değerlerinin Belirlenmesi ve Jeoistatistiksel Olarak Modellenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar Kobya

    2014-11-01

    Full Text Available Trabzon, Rize ve Artvin yaklaşık 18000km2 alan üzerine kurulmuş ve yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı Türkiye’nin en kuzey doğusunda bulunan üç ildir. Bu üç ilde toplam 20 tane içme suyu kaynağından örnekler alındı ve bunların toplam alfa, toplam beta aktivite değerleri Berthold LB770 marka alfa, beta sayım cihazı kullanılarak belirlendi. Toplam alfa aktivite değerleri 1.7-114.2 Bq/L ve toplam beta aktivite değerleri ise 2.9-90.8 Bq/L aralıklarında ölçüldü. Bulunan bu değerler dünya sağlık örgütü (WHO’nün limit değerleri ve yapılmış diğer benzer çalışmalarla karşılaştırıldı. Elde edilen veriler için klasik istatistik hesaplamalar yapıldı. Ayrıca jeoistatistik analiz yöntemi kullanılarak eş-doz eğrileri oluşturuldu ve harita üzerinde gösterilerek bölge için bir risk haritası oluşturuldu.

  1. Disease: H00265 [KEGG MEDICUS

    Lifescience Database Archive (English)

    Full Text Available M:8:1:147 ... PMID:19838196 (gene) ... AUTHORS ... Kurth I, Pamminger T, Hennings JC, Soehendra D, Huebner AK, Rott... (gene) ... AUTHORS ... Woods CG, Babiker MO, Horrocks I, Tolmie J, Kurth I ... TITLE ... ...econinck T, Timmerman V, Kaether C, De Jonghe P, Hubner CA, Gal A, Amling M, Mundlos S, Baets J, Kurth I ... T

  2. ALT ÇENE KAYNAKLI İSKELETSEL SINIF II OLGULARDA YÜZ DERİNLİĞİNİN SEFALOMETRİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ - THE CEPHALOMETRIC ASSESMENT OF THE FACIAL DEPTH IN SKELETALLY SINIF II INDIVIDUALS WITH MANDIBULAR DEFICIENCY

    OpenAIRE

    ALAKUŞ SABUNCUOĞLU, Fidan; BENGİ, Osman; ÖLMEZ, Hüseyin

    2012-01-01

    ÖZETBu çalışmada, alt çene kaynaklı iskeletsel Sınıf II maloklüzyon gösteren hastalarda ortalama yüz derinliği tespit edilerek, bu mesafe ile ön yüz yüksekliği arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu amaçla condylion noktası ile nasion noktasının Frankfort Horizontal düzlemindeki (FH) izdüşümleri arasındaki mesafe Yüz Derinlik Mesafesi (Co'-N') olarak tanımlanmış ve bu mesafe ile ön yüz yüksekliği karşılaştırılarak belirli bir oran saptanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yüz derinliği, Sını...

  3. Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP Kullanıcılarının Memnuniyet Düzeylerine İlişkin Algılarının Belirlenmesine Yönelik Ampirik Bir Çalışma(A Field (Ampirical Study to Determine The Users’ Perception of Satisfaction Levels at Enterprise Resource Planning (ERP

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serkan BAYRAKTAROĞLU

    2014-06-01

    Full Text Available There are several elements that affect the success of ERP, which is used to successfully run the activities by enterprises. It seems to be a necessity to determine the satisfaction levels of the users with success of the system to be able to determine the users’ perception of success. Therefore; this study aims to determine the satisfaction level of the users and to offer solutions through an analysis of its effects on the success of ERP. In this regard, the survey formed using five-point Likert Scale after the literature review has been taken by the users and gathered data has been put to reliability and frequency analysis after being saved onto data-file of SPSS 20.0 program. As a second phase, the data has been analyzed through structural equation model using IBM AMOS 20.0 program, which leads to solution offers. As a consequence of the analysis, it seems that the users have a high-level satisfaction level towards the software and the implemented structural model provides a sufficient amount of satisfaction.

  4. Afl. .i Yi'éld. CAM(2.0()7)

    African Journals Online (AJOL)

    Cdte d'Ivoire, bLaboratoire dc Botanique, UFR Bioscicnces. Université de Cocody, 22 B. P. 582, Abidjan, Cote cl'Ivoire. cCentre Suisse dc Reeherchcs Seientitiques (CSRS), til HP. 1303 Abidjan, Cétc d'lvoire. fllik'matternent de Baetériologie-Virologie, Institut Pasteur de Cote d'Ivoire, 01 B.P. 490. Abidjan? Cote d'Ivoire.

  5. Comparison of random variables from a game-theoretic perspective

    OpenAIRE

    De Schuymer, B

    2005-01-01

    This work consists of four related parts, divided into eight chapters. A ¯rst part introduces the framework of cycle-transitivity, developed by De Baets et al. It is shown that this framework is ideally suited for describing and compar- ing forms of transitivity of probabilistic relations. Not only does it encompass most already known concepts of transitivity, it is also ideally suited to describe new types of transitivity that are encountered in this work (such as isostochas- tic transitivit...

  6. What’s in a URL? Genre Classification from URLs

    Science.gov (United States)

    2012-01-01

    from webpages was done using the open-source Jericho HTML parser (Jericho 2009) and OpenNLP natural language parser ( Baldridge and Mor- ton 2004). We...obtained from the random walk of a Web crawler. References Alpaydin, E., and Kaynak, C. 1998. Cascading classifiers. Kybernetika 34:369–374. Baldridge , J

  7. Ordinal Syllabus for Air Intercept Controller Prototype Training System.

    Science.gov (United States)

    1981-09-01

    measurement " automated evaluation , diagnosis and feedback " :olevant aircr.ft/a1rcrew, cadar, TDfS. IFF, etc. simulations e special traininq console...S.datai tosser La sweet (baa heall au i baet 640bLe ImbLA o esov tbe CAM) a. maty aa F/ACA usegs this j@&a CAP La ambitaq 6. Maty the MCM eon aeminLg Lo... Objet ~ Freeze 3.4, 3.5, 3.6 Measureds 12,13 PKVs: ZAT Seaent#3.8 Ourotee to Stiono Course Oblectivos tatrodieds 16,17,18,19 90tucinDemostra t~qqe U

  8. Relaxed metrics and indistinguishability operators: the relationship

    Energy Technology Data Exchange (ETDEWEB)

    Martin, J.

    2017-07-01

    In 1982, the notion of indistinguishability operator was introduced by E. Trillas in order to fuzzify the crisp notion of equivalence relation (/cite{Trillas}). In the study of such a class of operators, an outstanding property must be pointed out. Concretely, there exists a duality relationship between indistinguishability operators and metrics. The aforesaid relationship was deeply studied by several authors that introduced a few techniques to generate metrics from indistinguishability operators and vice-versa (see, for instance, /cite{BaetsMesiar,BaetsMesiar2}). In the last years a new generalization of the metric notion has been introduced in the literature with the purpose of developing mathematical tools for quantitative models in Computer Science and Artificial Intelligence (/cite{BKMatthews,Ma}). The aforementioned generalized metrics are known as relaxed metrics. The main target of this talk is to present a study of the duality relationship between indistinguishability operators and relaxed metrics in such a way that the aforementioned classical techniques to generate both concepts, one from the other, can be extended to the new framework. (Author)

  9. De/colonizing methodologies in science education: rebraiding research theory-practice-ethics with Indigenous theories and theorists

    Science.gov (United States)

    Higgins, Marc; Kim, Eun-Ji Amy

    2018-02-01

    The purpose of this article is to differentially engage in the work of thinking with Indigenous theorists and theories with decolonizing science education research methodologies in mind. As a rejoinder to Tracey McMahon, Emily Griese, and DenYelle Baete Kenyon's Cultivating Native American scientists: An application of an Indigenous model to an undergraduate research experience, we extend the notion of educationally centering Indigenous processes, pedagogies, and protocols by considering methodology a site in which (neo-)colonial logics often linger. We suggest that (re)designing methodology with Indigenous theorists and theories is an important act of resistance, refusal, and resignification; we demonstrate this significance through braiding together narratives of our engagement in this task and provide insights as to what is produced or producible.

  10. Proximity measures in symbolic data analysis

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Luciano Nieddu

    2007-10-01

    Full Text Available The Authors consider the general problem of similarity and dissimilarity measures in Symbolic Data Analysis. First of all they examine the classical definitions of elementary event, assertion object, hierarchical dependences and logical dependences. Then they consider some well-known measures of similarity and dissimilarity between two objects (Sokal-Michener, Roger-Tanimoto, Sokal-Sneath, Dice-Czekanowski-Sorenson, Russel-Rao. For resemblance measures based on aggregation functions, the authors consider the proposal of Gowda-Diday, De Baets et al., Malerba et al., Vladutu et al., and Ichino-Iyaghuchi. A paragraph is dedicated to the general algebraic structure; particularly to intervals and vector lattices in Banach space.

  11. Ankara Çayı’na ait Pleistosen Yaşlı Teras Çökellerinin Jeokimyasal Özellikleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Çiğdem SAYDAM EKER

    2017-10-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Ankara Çayı’na ait Pleistosen yaşlı teras çökellerinin jeokimyasal özelliklerinin belirlenmesi ve buna bağlı olarak kaynak alanındaki ayrışma derecesi, sedimanter döngü tarihçesi ve kaynak kayaların belirlenmesi amaçlanmıştır. İncelenen çökellerin CIA, PIA ve ICV değerleri sırasıyla 58.6, 58.7 ve 1.58 olarak belirlenmiştir. Söz konusu çökellerin genel olarak basit sedimanter döngüye maruz kaldığı ve kaynak alanından çok uzaklara taşınmadığı için çökellerin kimyasal bileşimlerinin çoğunlukla kaynak kaya bileşiminin kontrolü altında olduğu saptanmıştır. İncelen örneklerin Al2O3/TiO2, La/Sc, Co/Th ve Th/Sc oranlarının sırasıyla 8-21, 2.52-4.4, 1.50-2.19 ve 0.70-1.03 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca, çökeller negatif Eu anomalisi ve yüksek HNTE/ANTE oranları içermektedir. Bu veriler doğrultusunda, çalışma alanında muhtemelen, zayıf-orta kimyasal ayrışma, zaman zaman yüksek tektonik aktivite ve yüksek erozyon olduğu, teras çökellerin ortaç veya felsik-mafik bileşimli kaynaktan malzeme aldığı ve kimyasal olarak olgun olmadığı kanısına varılmıştır.

  12. Ordu İli (Türkiye) Tatlısu Gammaridea (Crustacea, Amphipoda) Faunası Üzerine Araştırma

    OpenAIRE

    EKİNCİ, Mehmet; MİROĞLU, Ali

    2018-01-01

    Ordu ili tatlısu Gammaridea faunasını belirlemek amacıyla Mayıs-Eylül 2014 tarihleri arasında bölgedeki 58 dere, 16 yalak, 7 kaynak, 2 göl ve 1 yapay gölet olmak üzere toplam 84 adet lokalitede örnekleme yapılmıştır. Yapılan örneklemeler sonucu Gammaridea subordosuna ait 3 familya (Gammaridae, Crangonyctidae, Niphargidae), 3 cins (Gammarus, Synurella, Niphargus) ve 9 tür (Gammarus anatoliensis, Gammarus balcanicus, Gammarus effultus, Gammarus komareki, Gammarus laborifer, Gammarus pulex pulex...

  13. AA2024 Alüminyum Alaşımının Sürtünme Karıştırma Kaynağında Farklı Parametrelerin Mekanik Özelliklere Etkisinin İncelenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Aydın ŞIK

    2010-02-01

    Full Text Available Bu çalışmada, genel özelliği hafifliği, işlenebilirliği, yüksek korozyon dayancı, yüksek dayanıma sahip olmasından dolayı kullanım alanı olarak özellikle uçak gövdelerinde ve kanatlarda ve otomotiv endüstrilerinde kullanılan AA2024 alaşımı sürtünme karıştırma kaynağı yöntemi ile birleştirilerek, oluşan bağlantıların yorulma, sertlik, eğme ve çekme deneyleri incelenmiştir. 4 mm kalınlığındaki levhaların kaynak esnasında kaynak ilerleme hızı ve karıştırıcı ucun dönme devri değişken parametreler olarak belirlenmiştir. Bu parametreler; 20 mm omuz genişliği, devir sayısı 1000 dev/dak, 1500 dev/dak, 2500 dev/dak ve ilerleme hızları 120 mm/dak ve 200 mm/ dak olarak alınmıştır.

  14. Gümüşhane Merkez ve Merkeze Bağlı Bahçecik Köyü Su Kaynaklarının Radyoaktivitesinin Tayini

    OpenAIRE

    KAYA, ALİ; KARABIDAK, Salih Mustafa; KAYA, Selim

    2016-01-01

    Bu araştırmada, Gümüşhane ili Bahçecik köyü yayla bölgesi, Gümüşhane merkez ve merkeze bağlı Bahçecik köyü şebeke sularının radyoaktivitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, içme suyu olarak kullanılan kaynak suların insan sağlığına zararlı miktarda radyoaktivite taşıyıp taşımadığının belirlenmesi ve Bahçecik köyü yayla bölgesine yapılacak içme suyu barajından Gümüşhane ili içme suyunun karşılanmasının planlanması bakımından önemlidir.  Çalışmada, bölgedeki kaynak sularından alınan n...

  15. Evaluation of germoplasm of Paspalum genus with potential for foraging production

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Marina Gabriela Berchiol da Silva

    2012-12-01

    Full Text Available This study was carried out in Fazenda Canchim in São Carlos-SP, physical base of Southeast – Embrapa Cattle, aiming to select, based on the agronomic characteristics of productivity of dry matter and quality of the forage, the accesses of suitable gender Paspalum for possessing potentiality of use as foraging plants. Were evaluated for 3 years, with 22 forage grasses, being 19 of Paspalum and three more of control species: Brachiaria decumbens, Andropogon gayanus cv. Baetí and Panicum maximum cv. Tanzania, submitted to two intensification levels: high (fertilizer after each cut and supplemental irrigation and low (only fertilizer of annual replacement without irrigation. The experimental design was a randomized complete block with two replications assigned to a split-plot arrangement. Means were compared using the Scott-Knott test. The studied variables were: dry matter production, in vitro dry matter digestibility and crude protein content. The results indicate that the accesses responded to the intensification level minimizing the negative effect of the seasonal production. Based on the studied variables, the selected accesses were: BRA-011401 (Paspalum glaucescens; BRA-011681 (P. atratum; BRA009661 (P. atratum and BRA-019186 (P. regnellii.

  16. Gıdalar İçin Doğal Renk Maddeleri-I

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Musa Özcan

    2015-02-01

    Full Text Available Bu derlemede, gıdalarda kullanılan doğal renk katkıları, hammadde gıdaların doğal pigmentleri, renk maddeleri kaynağı başlıca doğal materyallerin (algler, anatto, aspir, bataklık kızılcığı, çiçekler, gardenya, havacıva, kırmız, kırmızıbiber, kırmızı pancar, monaskus, orçil, safran, sandal, üzüm, zerdeçal bileşim, özellik ve kullanımları, potansiyel kaynak olabilecek diğer bitkisel materyal ve konuyla ilgili yasal düzenleme ele alınmıştır.

  17. VERGİLEMENİN ULUSLARARASI BOYUTLARINDAN ÇİFTE VERGİLENDİRME SORUNSALININ TÜRK VERGİ SİSTEMİNE ETKİSİ

    OpenAIRE

    ARMAĞAN, Ramazan; BERKAY, Ferhan

    2011-01-01

    Çifte vergilendirme, geniş anlamda, aynı matrah üzerinden aynı dönem içinde ve aynı nitelikli mükerrer vergi alınmasıdır. Bu şekilde iki defa vergi almak vergi adaletini ve eşitliğini bozmakta ve modern vergilendirme ilkelerine de ters düşmektedir. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ile gelirin, ikamet veya kaynak ülkelerden yalnızca birinde vergilendirilmesi veya vergilendirme hakkının her iki ülke arasında bölüşülmesi konularında düzenlemeler yapılmakta ve bu yolla gelirin her iki ülk...

  18. Bazı Bisküvi Çeşitleri, Kek, Gofret, Bar ve Fındık Ezmelerinin Mineral İçerikleri

    OpenAIRE

    Karaağaoğlu, Nilgün; Mercanlıgil, Seyit M.; Başoğlu, Sevil

    2014-01-01

    Bu araştırma, 6 firmaya ait toplam 112 ürün üzerinde yapılmıştır. Bu ürünlerin bakır, çinko, demir, magnezyum, kalsiyum, fosfor, potasyum ve sodyum miktarları analiz edilmiştir. Bu mineraller açısından hangi ürünlerin yüksek (zengin), hangi ürünlerin kaynak olarak gösterilebileceği, ayrıca hangi minerallerin ürün etiketlerinde yazılabileceği tartışılmıştır.  

  19. Aşırı asidik ortamlarda prokaryotik çeşitliliğin geleneksel ve moleküler yöntemlerle belirlenmesi ve biyodesülfürizasyonda kullanılabilirliği

    OpenAIRE

    Aytar, Pınar

    2012-01-01

    Biyoteknolojik potansiyele sahip yeni mikroorganizmalara kaynak olabileceğinden dolayı asidik ortamlarda bulunan mikroorganizmaları belirlemek ekolojik ve pratik açıdan önemlidir. Bu tez çalışmasının öncelikli hedefi asidik maden drenajı (AMD) gibi asidik sularda yaşayan asidofilik mikroorganizmaların çeşitliliğinin belirlenmesidir. Ülkemizde asidik çevrelerdeki mikrobiyal çeşitlilik hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Balıkesir ve Çanakkale’de bulunan Balya ve Çan asidik maden drenajları ol...

  20. Yüzey dalgaları / temel kaya etkilşimi ve 3-B sismik ışın izleme yöntemiyle zemin büyütmesi haritalarının oluşturulması

    OpenAIRE

    CAN, Aslı Zeynep

    2007-01-01

       Yüzey jeolojisinin, zemin tabakalarının jeoteknik özelliklerinin ve yüzey topografyasının sismik yer sarsıntısı üzerinde önemli etkisi vardır. Yer sarsıntısında meydana gelen büyütmeler kaynak, sismik ışının izlediği yol, topografya, soğrulma ve dispersiyon etkileriyle kontrol edilir. Genelde; zemin, zeminin geometrik özellikleri, yüzey topografyası, soğrulma ve dispersiyon yüzünden yüzey dalgalarının karakteristik özellikleri (genlik, frekans,süre) değişebilir. ...

  1. KONAKLAMA İŞLETMELERİNİN TEMEL YETENEKLERİNİNAHP TEMELLİ TOPSİS YÖNTEMİ İLE ANALİZİ

    OpenAIRE

    DAVRAS, Gonca MANAP; ÇETİNTÜRK, İbrahim

    2016-01-01

    Temel yetenekler, aynı sektörde faaliyet gösteren bir işletmenin diğer işletmelerden farklılaşmasında ayırt edici bir unsurdur. Kaynak ve yetenekleri değerli, nadir, taklit edilemez ve ikame edilemez kriterlerine sahip olan işletmeler rakipleri karşısında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde edeceklerdir. Araştırmanın amacı, konaklama işletmesine rekabet üstünlüğü sağlayan en önemli temel yeteneğin belirlenmesi ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayan konaklama işletmesinin tespit edilme...

  2. İBN ÂBİDİN’İN ÖRF ANLAYIŞI (ŞERHU MANZÛMETİ UKÛDİ RESMİ’L-MÜFTÎ VE NEŞRU’L-ARF FÎ BİNÂİ BA’Dİ’L-AHKÂMİ ALE’L-URF ADLI RİSA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    ayhan hıra

    2011-06-01

    Full Text Available İslam hukukunun bütün müslümanlar tarafından kabul edilen başlıca kaynakları Kur’an, sünnet, icma ve kıyastır. Doğrudan Allah’ın sözü olduğu için birinci ve en önemli kaynak Kur’an’dır. En önemli diğer kaynak, Hz. Peygamber’in sözlerini, fiillerini ve takrirlerini içeren sünnettir. İcma ve kıyas ikinci derece kaynaklar olarak fakihlerin ittifakını ve akıl yürütme sürecini gösterir. Hanefi hukukçuları bunların dışında istihsan, örf, sahabi kavli, seddi zerayi gibi kaynakları kullanmaktadırlar. Yeni bireysel veya sosyal sorunların çözümünde işe yaradığından ötürü bu kaynaklar içinde örfün önemli bir yeri vardır. Bunun en güzel örneklerinden biri İbn Âbidin tarafından verilmiştir. O, mezhep-örf ilişkisini incelemiş, zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesini mezhebin içinde kalarak açıklamıştır.

  3. Çeviride Sezgi ve İdeal Tarafsızlık

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Davut DİVARCIOĞLU

    2017-12-01

    Full Text Available İnsanoğlunu hatalara karşı duyarlı kılacak en önemli mekanizmaların başında mantık gelmektedir. Mantık, doğruyu yanlıştan ayırmak, hataları düzeltmek için akıl yürütme gibi bir takım zihinsel faaliyetlere yönelten bir iç mekanizma olarak tanımlanabilir. Çevirmen, aktaracağı öğeyi kendi belleğinde kendi düşünceleriyle ve mantık çerçevesinde yeniden inşa eder. Dilin birçok karakteristik özelliklerini ve kendi bilgi birikimini, kaynak metnin ana düşüncesinden sapmadan kullanır. Bu aşamada önemli olan konu, gerçek amaçları doğrultusunda kaynak metnin çevirmen tarafından anlaşılıp anlaşılmadığıdır. Hedef dil kitlesinin düşüncesini yakalamak ve yazarın görüşlerini en ulaşılabilir hale getirmek için ortaya konulan kaynak metnin çevirisi, çevirmen tarafından aynı konular dikkate alınarak gerçekleştirilir. Çeşitli disiplin ve kültürler arasında belirli bir bilgi seviyesiyle ve objektiflik içinde bilişsel faaliyetler sürdüren çevirmenin, çalışmalarında periyodik olarak yükselen bir başarı göstergesi yakalamak için ideal bir tarafsızlık derecesine ulaşması elzemdir. İdeal tarafsızlık sözünden maksat, kişilerin düşüncelerinde tamamen objektif olamayacağı gerçeğidir. İnsan zihninin doğal bir hali olan taraf tutma eğilimi, çeviri çalışmalarında ehemmiyetini korur. Bu çalışmamızda, çeviride tamamen tarafsızlığın mümkün olup olmayacağını ve bu faaliyetin çevirideki makul seviyesinin, akıl yürütme ve sezgi gibi birtakım zihinsel faaliyetlerle gerçekleştirilebileceğini tartışmaya açacağız.

  4. YAZILIM TEKRAR KULLANIMI VE NESNEYE YÖNELİK YAKLAŞIM

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halil ŞENGONCA

    1995-02-01

    Full Text Available Yazılımın tekrar kullanımı, bir yazılım sisteminin geliştirilmesinde kullanılan bilginin ve ürünlerin, başka bir yazılım sistemi için kullanılmasıdır. Yazılımın tekrar kullanımı için kaynak kod bileşenlerinden oluşan bir kütüphane ve karmaşık sistemlerin bu yapı bloklarından oluşturulması fikri, ilk olarak 1968'te Dough McIlroy tarafından önerilmiştir. Günümüzde programlama dilleri, kullanılan teknikler ve araçlar çok değişmesine rağmen yazılımın tekrar kullanımı yazılım geliştirme maliyetlerini azaltmak ve kaliteyi yükseltmek için hala bir çözüm olarak görülmektedir. Nesneye yönelik programlama, kalıtım, koruma gibi özellikleriyle, kaynak kod bileşenlerinin oluşturulmasını ve kullanımını desteklemektedir. Yine de yazılım tekrar kullanımını bir kuruluş düzeyinde gerçekleştirmek için planlı ve koordineli bir programa gereksinim vardır. Bu makalede, yazılım tekrar kullanımı tanımlanmış ve nesneye yönelik yaklaşım ile yazılım tekrar kullanımını amaçlayan bir yazılım geliştirme süreci tanıtılmıştır. Ayrıca bir kuruluşun yazılım tekrar kullanımını kurumsallaştırma süreci için bir strateji önerilmiştir.

  5. Çevre etiği bağlamında Anadolu sığla ormanları

    OpenAIRE

    ÜRKER, Okan

    2014-01-01

    Doğal kaynak/varlık kullanımı ve yönetiminde toplumsal taleplerin hangi koşullar altında şekillendiğinin ve yönlendirildiğinin tespit edilmesi, buna ilişkin etik talebin ortaya çıkma süreçlerinin izlenmesi, bu bağlamda kamu vicdanının ve kamu yararının oluşmasında ve farklı şekillerde algılanmasında ve içselleştirilmesinde hukuk, politika gibi araçların nasıl kullanıldığının gösterilmesi, tüm bu süreçlerin çevre etiği açısından değerlendirilmesi ve sonucunda toplumsal faydanın ‘doğa ...

  6. PSİKOLOJİDE AKIŞ KURAMI VE MÜZİK İCRASI BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

    OpenAIRE

    Teztel, Gülden

    2016-01-01

    Akış kuramı, kişinin bir işi içsel motivasyon, yoğun konsantrasyon, derin bir haz vetatmin duygusu ile yaptığı durumun psikolojik özelliklerini ortaya koyar. Bu kuramınmüzik icrasını geliştirme yolunda faydalı bir kaynak olabileceği fikri ile yola çıkılan buçalışmada, akış olgusunu oluşturan boyutların belirlenmesi, akışın müzik ve performansile ilişkisinin değerlendirilmesi ve bu bağlamda müzik icrasını geliştirici öneriler ortayakonması hedeflenmiştir. Yapılan literatür taraması kapsamında ...

  7. Manual of References, Creating Tables and Figures in Scholarly Publications: APA 6 Rules

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Ali Akkaya

    2016-12-01

    Full Text Available One precondition of contribution of a discipline to its field, to the scientific word in general and to the entire humankind is producing qualified scientific publications in the related field or discipline. National and international standard(s provided for citing and referencing tables and figures, in addition to the content (and context of the scientific publications might provide the relevant publication to be more widely and correctly read and reviewed. This study deals with adaptation of the latest edition of the American Psychological Association (APA rules. This book, where the APA rules -already a universal authority in citing and referencing- are enriched with specific examples for every type of information source, is a basic reference source after Prof. Dr. S. Kurbanoğlu’s “Kaynak Gösterme El Kitabı” (Referencing Handbook in 2004 that can be implemented not only to the Information and Records Management field, but to the whole scientific world. The meaning and importance of the work of Şencan and Doğan, is much more profound in our country where along with the quality of the scientific publications, the stylistic compatibility with the scientific criteria is also very often questioned.

  8. Uzundere ilçesi ve yakın çevresinin ekoturizm potansiyelinin değerlendirilmesi

    OpenAIRE

    Orhan, Tuba; Karahan, Faris

    2010-01-01

    Uzundere İlçesi doğal zenginliği, kültürel, tarihi ve rekreasyonel değerleri açısından Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinin önemli turizm potansiyeline sahip yörelerindendir. Çok geniş kültürel mirasa ve doğal zenginliğe sahip olan ilçe yerli ve yabancı turistler için alternatif bir turizm bölgesi potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada bölgedeki mevcut potansiyelin, bölgesel düzeyde turizme kaynak oluşturan değerler yönünden sınıflandırılması hedeflenmiştir. Araştırmada yöntem olarak SWOT A...

  9. Çapalı Gölü (Afyon Makrobentik Omurgasızlarının Taban Yapısı ve Su Kalitesine Bağlı Olarak Dağılımı.

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ö. Osman Ertan

    2015-12-01

    Full Text Available Temmuz 2000 ve Haziran 2001 tarihleri arasında yapılan bu çalışmada, Çapalı Gölü’nün bazı su kalitesi parametreleri ile makrobentik omurgasızlarının dağılım ve yoğunluğu ikişer ay arayla, bir yıl boyunca izlenmiştir. Kaynak suyu özelliği gösteren I. istasyonda Theodoxus anatolicus (Recluz, 1841, Graecoanatolica tenuis (Radoman, 1943 (Gastropoda ve Trichoptera larvaları yoğun olarak bulunurken; mezotrofik ve ötrofik özellik gösteren II. ve III. istasyonlarda makrobentik organizma çeşitliliği ve yoğunluğunun çok düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ötrofik-hiperötrofik özellikte olan IV. istasyonda ise Chironomus larvaları (Diptera, Tubifex sp. (Oligochaeta ve Asellus aquaticus (Linnaeus, 1758 (Isopoda yoğun olarak belirlenmiştir

  10. Deşifre Şarkı Söyleme Eğitimine Yönelik Öğretim Metodu Önerisi A Recommended Teaching Method For Sight-Singing Education

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sevan NART

    2013-03-01

    şkilidir. Deşifre şarkı söyleme, sözlü bir müzikeserini ilk görüşte müzik yazısına uygun olarak doğrudan sözleriyleçözümleyerek seslendirebilme becerisidir. Mesleki müzik eğitimindemüziksel okuryazarlığın en üst basamağı sayılabilecek bu beceri müzikeğitimi alan her bireyin geliştirmesi gereken bir beceridir ve her bireydebelli düzeyde bulunan deşifre şarkı söyleme becerisi planlı, programlı,sistemli ve düzenli çalışmalarla geliştirilebilir.Ülkemizde deşifre okuma becerisini geliştirmeye yönelik özgünçalışmalar birkaç kaynak kitapla sınırlı bulunmaktadır. Deşifre şarkısöylemeye yönelik ise sistemli ve planlı hiçbir uygulama yapılmamakta,bilimsel araştırma ya da kaynak bulunmamaktadır. Yurt dışında ise1800’lü yıllardan bu yana deşifre şarkı söyleme öğretimine yönelik çoksayıda yayımlanmış kaynak bulunmaktadır ve pek çok yöntem başarılıbir şekilde uygulanmaktadır.Bu çalışmada deşifre şarkı söyleme öğretim materyali olarakönerilen metot, deşifre şarkı söyleme alanındaki bu kaynak eksikliğinigiderme düşüncesiyle yapılan doktora araştırmasında geliştirilip,uygulanmış özgün bir öğretim metodudur. Çalışmada deşifre şarkısöyleme için önerilen öğretim yöntemi ve öğretim sistemi ile deşifreşarkı söyleme öğretim programı ve materyallerinin oluşturulmasınailişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu metot deşifre şarkısöyleme eğitimine yönelik Türkiye’de yazılmış “ilk” öğretim metoduniteliğini taşıdığından ve bu alanda yapılabilecek başka araştırmalara,eğitim-öğretim programlarına ve uygulamalarına yol gösterip kaynakoluşturması açısından önem taşımaktadır.

  11. Kitap Tanıtımı: Le Problème de Mahomet

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Régis Blachère

    2015-06-01

    Full Text Available sources et les données complémentaires le problème chronologique” (Ta- mamlayıcı kaynak ve veriler, kronolojik problem adlı birinci bölümünde , başta Kur’ân-ı Kerim ve Hadis olmak üzere kaynaklar değerlendirilir. Blachère siyerin en önemli kaynağı olarak gördüğü Kur’ân’ı değerlendirme- sinde, Kur’ân metinlerinin nüzûl sırasına göre kronolojik olarak yeniden sı- nıflandırılması gerektiğini iddia eder . Blachère bununla yetinmeyerek, Kur’ân’ın eksik olduğunu da iddia etmiş ve onda Hz. Muhammed’in hayatına dair pek az bilgi olduğunu ifade etmiştir (s. 2.Blachère yaptığı Kur’ân ter- cümelerine bir giriş mahiyetinde olan Introduction au Coran (Paris 1959, s. 188 adlı eserinde; Hz. Peygamber döneminde az ya da çok birtakım vahiy

  12. Doğu Akdeniz’de Türk-Yunan Enerji Uyuşmazlığı

    OpenAIRE

    ERTÜRK, Muzaffer

    2017-01-01

    DoğuAkdeniz’de son yıllarda işlerin karışmaya başlamasının asıl nedeni petrol vedoğalgazdır. Doğu Akdeniz havzasında Mısır’dan Suriye’ye kadar, Kıbrıs Adasıdâhil hidrokarbon rezervlerinin bulunması pek çok Batılı şirketin yatırımstratejisini bu bölgeye çevirmesine neden olmuştur. Doğu Akdeniz hidrokarbonkaynakları Avrupa kıtasının Rusya dışında ek kaynak bulabilmesi açısındanjeostratejik önem taşımaktadır. Ancak, Batılı şirketlere ilave olarak,Rusya’nın da Doğu Akdeniz’e şirketleri ile ekonom...

  13. Construction Business as a Means to Internationalize and Develop: A Critical Analysis of the Turkish Construction Sector& Reflections on the Economy

    OpenAIRE

    Gökmen, Aytaç; Temiz, Dilek

    2012-01-01

    Günümüz küreselmiş iş dünyasında, işletmeler sürekli olarak, hem yurt içinde hem de yurt dışında yatırım olanakları aramaktadırlar. İşletmelerin uluslararası pazarlara açılmasını sağlayan yollardan biri ise müteahhitlik hizmetleridir. İnşaat sektörü, ekonomik faaliyet alanı ve mali kaynak sağlaması açısından Türkiye bakımından çok önemli bir sektördür. Bu çalışmanın amacı ise, Türk inşaat sektörü ve ekonomiye katkısını ulusal ve özellikle de uluslararası bazda incelemek ve de ülkemiz ekonomis...

  14. Political Unrest and Educational Electronic Resource Usage in a Conflict Zone, Kashmir (Indian Administered Kashmir: Log Analysis as Politico Analytical Tool=Hindistan Tarafından Yönetilen Keşmir Anlaşmazlık Bölgesi’nde Siyasi Karışıklık ve Eğitimle İlgili Elektronik Kaynakların Kullanımı: Siyasi Analiz Aracı Olarak Log Analizleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Sumeer Gul

    2013-10-01

    and conflict studies of a politically simmering area, Kashmir. The research can further be extended to analyze the impact of political normalcy on the academia of Kashmir.How normalcy acts as an indicator of enhanced e-resource usage can be studied./Elektronik kaynak kullanım analizi, kütüphane hizmetlerine yönelik olarak yapılan planlamalarda en iyi karar verme araçlarından biridir. Elektronik kaynak kullanım düzeyinin belirlenmesi, ülkelerdeki siyasi karışıklıklardan etkilenen eğitim planlamalarının yapılmasında önemli bir araç olarak nitelendirilebilir. Bu çalışma, Hindistan Keşmir Anlaşmazlık Bölgesi’ndeki elektronik kaynak kullanımını ve siyasi karışıklıkların bu kullanım üzerindeki etkisini incelemektedir.Ocak 2008 - Aralık 2010 tarihleri arasındaki anlaşmazlık döneminde Keşmir Üniversitesinde Proje Muse dergisinin makalelerinin kullanımı loglar aracılığıyla analiz edilmiştir. Barış süreci,toplumların gelişiminde her yönden büyük bir role sahiptir. Siyasi anlaşmazlık ise eğitim alanında yaşanacak gelişimin sağlanmasında büyük ölçüde engel teşkil etmektedir. Araştırmada,anlaşmazlık sürecinde Keşmirlilerin akademik davranışlarının gerçek durumu, loglar aracılığıyla ortaya konulmuştur. Araştırma, siyasi anlaşmazlığın genel olarak eğitim alanında, özel olarak elektronik kaynak kullanımında olumsuz etkiler yarattığı gerçeğini yansıtmıştır. Bu araştırma,Keşmir Anlaşmazlık Bölgesi’nde yaşanan ve eğitim alanında olumsuz etkiler yaratan siyasi anlaşmazlığın etkilerinin azaltılmasında eğitimle ilgili politikacılara fikir vermesi bakımından önemlidir. Ayrıca bu araştırma log analizlerinin, siyasi anlaşmazlığın akademik çevrelere yönelik ortaya koyduğu olumsuz etkilerin saptanmasında yardımcı olacağını vurgulamaktadır. Araştırma, Keşmir’de siyasi anlaşmazlık ve eğitim arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ilk

  15. Bazı Saf Metaller İçin 59.5 Kev Fotonlar Kullanılarak 24 < Z < 56 Atom Numarası Aralığında K-L Tabakası Boşluk Geçiş Olasılıkları

    OpenAIRE

    Kaya, Selim; Karabıdak, Salih Mustafa; Çevik, Uğur

    2014-01-01

    K-L tabakası için boşluk geçiş olasılığı (KL) Cr, Fe, Co, Cu, Zn, Ga, Se, Y, Mo, Cd, In, Sn, Te ve Ba gibi bazı saf metaller için IKβ/IKα şiddet oranı ölçümlerinden elde edildi. Hedef metaller 59,5 keV’lik gama ışınları yayınlayan 50 mCi’lik 241Am radyoaktif kaynak tarafından uyarıldı. Numunelerden yayınlanan karakteristik K X-ısınları 5,96 keV’de 0,150 keV’lik ayırma gücüne sahip süper Si(Li) detektör kullanılarak belirlendi. Elde edilen deneysel K-L tabakası boşluk geçiş olasılık değerleri...

  16. Aristoteles Ve İbn Sînâ’nın Reenkarnasyonu Reddi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan Özalp

    2013-06-01

    Full Text Available Bu makalede düşünce tarihinin iki önemli düşünürü Aristoteles ve İbn Sînâ’nın reenkarnasyon/tenasüh hakkındaki görüşlerini inceledik. Her iki düşünürde reenkar-nasyonu reddetmektedir. Konuyu ele almadan önce kaynak olmaları bakımından Aristoteles ve İbn Sînâ’dan önceki bazı filozofların ruh ve reenkarnasyon hakkındaki görüşlerini araştırdık. Daha sonra da her iki filozofun ruh tanımlarım belirledikten sonra reenkarnasyone niçin reddettiklerini ortaya koymaya çalıştık. Nihayetinde görüşlerinde ki benzer ve farklı noktaları tespit için bir karşılaştırma yaptık

  17. Ortaokul Öğrencilerinin Bilgiye Erişim Aracı Olarak İnternete Yaklaşımları: Betimleyici Bir Çalışma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halise Şerefoğlu Henkoğlu

    2015-01-01

    Full Text Available Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin bilgi kaynağı olarak internete yaklaşımlarının, bilgi arama sürecinde internetin sunduğu üstünlüklere ilişkin düşüncelerinin, internet ortamında bilgi ararken karşılaştıkları problemlerin ve elde ettikleri bilgiyi kullanma sürecinde kaynak gösterme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiş nitel bir çalışmadır. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için ortaokul beşinci ve altıncı sınıf öğrencileri seçilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği ortaokulda öğrenim gören öğrencilerden çalışmaya katılmayı kabul eden 165 öğrenciye 10 adet açık uçlu sorudan oluşan bir form uygulanmış ve elde edilen veriler içerik analizi tekniğinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; öğrencilerin interneti bir bilgi kaynağı olarak nasıl değerlendirdikleri, bilgiye erişiminde internetin sunduğu üstünlükler ve karşılaşılan problemler, öğrencilerin bilgi arama sürecinde internette tercih ettikleri öncelikli kaynaklar ve öğrencilerin kaynak gösterme özellikleri ve kaynak gösterme konusundaki farkındalıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular öğrencilerin bilgiye erişimde interneti öncelikli olarak tercih ettiklerini; interneti kolay ulaşılabilen, bilgiye daha hızlı ve rahat bir şekilde erişim olanağı sağlayan ve aranan her türlü bilginin bulunabileceği bir ortam olarak algıladıklarını; internetin sunduğu üstünlüklerin yanı sıra bilgiye erişimde bireyden ve ortamdan kaynaklanan birtakım problemleri de beraberinde getirdiğini ve öğrencilerin internetten bulunan bilgileri ödevlerinde kullanırken kaynak belirtme konusunda yeterli bilince sahip olmadıklarını ortaya koymaktadır.Anahtar Sözcükler: İnternet, bilgi arama, bilgi okuryazarlığı, ortaokul öğrencileri, arama motoruApproaches of Middle School Students to Internet as an

  18. Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Tezlerinin Atıf Analizi

    OpenAIRE

    Umut Al; Güleda Doğan

    2013-01-01

    Çalışma Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde tamamlanan lisansüstü tezleri ve söz konusu tezlerin kaynakçalarındaki atıfları incelemektedir. Araştırma sonucunda elde edilen başlıca bulguları şu şekilde sıralamak olanaklı­dır: Bölümde yılda ortalama dört tez tamamlanmıştır. Tezlerde en sık başvurulan araştırma yöntemi betimlemedir. Tezlerde üniversite kütüphaneleri, halk kütüp­haneleri, okuma alışkanlığı ve kullanıcı araştırmaları konuları öne çıkmaktadır. Nilüfer Tuncer, İ...

  19. IN RUSSIA THE DICTIONARY COMPILED FROM PUBLIC DIALECT AND ITS CONTRUTION TO TURKOLOGY RUSYA’DA HALK AĞZINDAN DERLEME SÖZLÜĞÜ VE TÜRKOLOJİYE KATKISI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muvaffak DURANLI

    2009-07-01

    Full Text Available The compilation studies carried out at the field occupy a significant place among the language studies as well as on-the-desk works. As in worldwide, Russian compilation studies were carried out in late 1800s sometimes by scientists and sometimes by amateurs by taking small scale regions as a basis. In these small scale compilation studies those words included in dialects spoken in the ragion and not used in the common Russian have drawn Russian scietific circles’ attention. Yet a compiled dictionary work at a scientific level was carried out in 1965. This compilation dictionary we will attempt to introduce is being taken as a primary source in the works by Russian scietists on topics such as dialect features. However, this compilation dictionary has also the quality to be taken as a source by Turkologs since it shows Turkisms prevalent in dialects and how they are used in Russian dialects by undergoing differentiation. Dil çalışmalarında masa başı incelemelerin yanı sıra sahada yapılan derleme çalışmaları da önemli bir yere sahiptir. Bütün dünyada olduğu gibi Rusya’da da derleme çalışmaları 1800’lü yılların sonunda küçük ölçekli bölgeler baz alınarak bazen amatörler bazen de bilim adamları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu küçük ölçekli derleme çalışmalarında bölgede konuşulan ağızlarda yer alan ve ortak Rusça’da kullanılmayan kelimeler Rus bilim çevreleri tarafından ilgiyle karşılanmıştır. Bilimsel düzeyde bir halk ağzından derleme sözlüğü çalışması ise ancak 1965 yılında hayata geçirilmiştir. Tanıtmaya çalışacağımız bu derleme sözlüğü, ağız özellikleri gibi konularda Rus bilim adamlarının çalışmalarında birincil bir kaynak olarak ele alınmaktadır. Fakat aynı zamanda bu derleme sözlüğü ağızlarda yaygın olan Türkizmler ve Türkizmlerin Rusça’nın ağızlarında nasıl değişime uğrayarak kullanıldığını göstermesi a

  20. 2000'lerin Başında Türkiye'nin Enerji Politikası

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Naci ENGİN

    2008-04-01

    Full Text Available Bu makalede Türkiye'de zaman içinde artan enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılan enerji kaynaklarının değişimi ele alınmış ve zaman içinde değişen enerji kaynaklarının yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan ne ölçüde yararlanıldığı incelenmiştir. Zaman içinde artan enerji ihtiyacını karşılamak için bilhassa yakın yıllarda yurtdışı kaynakların daha da önem kazandığı hatta enerji kaynaklarının % 80'ine yakınının (petrol, doğalgaz yurtdışı kaynaklardan karşılandığı görülmüştür. Alınacak tedbirlerle yurtiçi kaynak kullanımının zaman içinde artabileceği ve bunun ülke ekonomisine büyük katkıları olabileceği ve bu tedbirlerin zaman geçirmeden alınması gerektiğidir.

  1. Işıklı Gölü ve Kaynaklarının (Çivril-Denizli Crustacea Faunası.

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Cem Aygen

    2015-12-01

    Full Text Available Bu çalışmada, Işıklı Gölü Crustacea faunasının taksonomik açıdan incelenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla Şubat 1998-Ocak 1999 ayları arasında, gölde ve göle akan kaynak bölgesinde belirlenen 6 istasyondan aylık periyotlarla biyolojik örnekler ve su örnekleri alınmıştır. Araştırma sonunda Işıklı Gölü ve Kaynağı’nda bulunan Crustacea faunasının başlıca Cladocera (16 tür, Copepoda (12 tür, Ostracoda (1 tür, Amphipoda (2 tür, Isopoda (1 tür, Mysidacea (1 tür ve Decapoda (1 tür gruplarından oluştuğu saptanmıştır. Tespit edilen türlerden Cladocera grubundan Diaphanosoma brachyurum, Diaphanosoma mongolianum, Ceriodaphnia pulchella, Simocephalus vetulus, Macrothrix laticornis, Alona rectangula, Alona guttata, Graptoleberis testudinaria, Leydigia leydigi, Biapertura affinis, Chydorus sphaericus, Pleuroxus aduncus ve Disparalona rostrata; Copepoda grubundan Macrocyclops albidus, Eucyclops serrulatus, Eucyclops speratus, Eucyclops macruroides, Metacyclops gracilis, Mesocyclops leuckarti, Cyclops vicinus, Cyclops abyssorum, Cyclops strenuus, Megacyclops viridis, Acanthocyclops robustus, Canthocamptus staphylinus; Ostracoda grubundan Psychrodromus olivaceus; Amphipoda grubundan Gammarus balcanicus, Gammarus obnixus; Isopoda grubundan Asellus aquaticus türleri Işıklı Gölü’nden ilk kez bildirilmektedir

  2. GÜNES HAVUZLARININ KULLANIM ÖMRÜ MALİYET ANALİZİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat ÖZTÜRK

    2008-03-01

    Full Text Available Günes havuzları, günes enerjisini uzun süre boyunca toplayan ve depolayan sistemlerdir. Bu sistemlerin ülke genelinde daha yaygın bir sekilde kullanılmaları için, fiziksel özelliklerinin yanında günes enerjisinden sıcak su üretimi ve depolamasının ekonomik olup olmadıklarının da bilinmesi gerekir. Kullanım ömrü maliyet analizi özel proseslerin veya kıyaslaması yapılacak proseslerin çevresel etkilerini tanımlayan ve degerlendiren bir sistematik analitik metottur. Sistemin maliyetini belirlemek için; kaynak tüketimini, enerji kullanımını, malzeme ve enerji dengelerini, ham maddeleri kullanılabilir ürünlere çevirme operasyonlarında besikten mezara seklinde bir konu olarak ele alır. Bu çalısmada; 3,5x3,5 m2 alanlı ve 2 m derinliginde bir günes havuzunun yansıtıcı kapaklı ve kapaksız olması halinde havuzun kullanım ömrü maliyet analizi yapılmıs ve Göller Bölgesi sartlarında bu günes havuzundan alınabilecek enerji miktarı bulunmustur.

  3. Ömer Seyfeddin'in Değiş(tirilen Andı The Manipulated And Of Ömer Seyfeddin

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fundagül APAK

    2013-07-01

    adaptation, word/meaning oriented translation… in the target culture as a result of the act of translation. Therefore this research intends to examine what kind of changes in terms of structure and meaning And has undergone and/or been exposed to, in its editions published after the passing away of its author and in which part of the map developed by Holmes these changes have originated from. According to the theory suggested by Vermeer and Reiss, decision making bodies effective in reshaping the source text during the process of translation, will be tried to be described. Thus covering the period from the establishment of the Republic until today, a pilot study, in terms of the functions of patronage and ideologies in Turkish literature influencing the reshaping of a literary product will be presented. And; Türk edebiyatında “modern öykücülüğün babası” kabul edilen Ömer Seyfeddin’in (1884-1920 yazdığı öykülerden birinin adıdır. Bu öykünün, yazarın ölümünden sonraki baskıları incelendiğinde, kurgunun, yapı ve anlam açısından bozulduğu ve birbirinden oldukça farklı metinlere dönüştüğü görülür. Kaynak metin; yabancı bir kültürün diline çevrilmişçesine, biçim ve içerik açısından pek çok darbe almıştır. 20. yüz yılda, James Holmes (1924-1986 tarafından salt ve uygulamalı olmak üzere ikiye ayrılıp kendi içinde dallanıp budaklanan çeviribilimde, salt alandaki ürün-süreç-işlev odaklı betimleyici çalışmaların yanı sıra, içinde hem genel hem de araç-alan-düzey-metin türü-zaman-sorun ile sınırlandırılmış bölütlü çalışmaların bulunduğu kuramsal aşamalar yer alır. Çevirmen eğitimi, çeviri destekleri ve çeviri eleştirisi ise çeviribilimin uygulamalı kolunu oluşturur. Hans Vermeer ve Katharina Reiss’in geliştirdiği Skopos (amaç kuramındaysa bir kaynak metni erek kültürde yeniden biçimlendirirken belirlenen amacın çevrilen kültüre ya da çevirmenin (ki

  4. From the Angle of Reader 50 Year of TKDB (1952-1986 / TK (1987-2001 Okur Gözüyle TKDB (1952-1986 / TK (1987-2001 Dergisinin 50 Yılı

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hasan S. Keseroğlu

    2002-09-01

    Full Text Available This study deals with the conditions and the medium of the issue of the Bulletin of the Turkish Librarians' Association (TKDB; 1952-1986, which has been named as the Journal of the Turkish Librarianship (TK; 1987-2001 later. Besides, the features of its contents, the changes based on the historical periods and the change itself has been examined closely. This evaluative procedure can be summarized as follows: first, the type and the genre of the writings identified as original, translation, the latest book reviews, citation/quotation, report, letter, law, argumentative essay, interview, competition or news, considering the features obtained from the close study of each number of the TKDB / TK journals within fifty years. Second, after 1980, from the point of scientific method and technique the numerical data have been obtained from the usage of bibliographies, deep notes, and the utility of translations into Turkish in the field of information and documentation, and all the findings have been discussed. Bu çalışmada, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni (TKDB; 1952-1986 değişen adıyla Türk Kütüphaneciliği (TK; 1987-2001 dergisinin çıkış koşulları ve ortamı anlamaya çalışılmakta; ayrıca TKDB /TK'nin içerik özellikleri, dönemlere bağlı olarak değişimi, bu değişimin irdelenmesi ele alınmaktadır.Bu değerlendirme işlemi, öncesinde TKDB / TK dergilerinin elli yıllık sayılarındaki yazılar tek tek gözden geçirilerek özellikleri tür (telif, çeviri, yayın tanıtım, alıntı/aktarma, rapor, mektup, yasa, tartışma metni, röportaj, yarışma ve haber olarak; 1980 sonrası da bilimsel yöntem ve teknik açısından kaynakça, dipnot kullanma ve bilgi ve belge yönetimi konusunda Türkçeye yapılan çevirilerden yararlanma yönünde sayısal veriler belirlenmiş ve bu veriler tartışılmıştır.

  5. AN INVESTIGATION ON OĠHUZ OBJECTS’ NAMES IN DĪVĀNU LUĠĀTI’T-TURK DĪVĀNU LUĠĀTİ’T-TÜRK’TEKİ OĞUZCA EŞYA ADLARINA BİR BAKIŞ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    M. Selda KARAŞLAR

    2010-01-01

    Full Text Available The Dīvānu Luġāti’t-Türk which is the first source about the Turkish world’s literature, language, cultural, social situation in the eleventh century gives us very important and original knowledges for Turcology researching. It is always main source for the researchers. Besides rich information about the language of Karahanid Turkish in the eleventh century, the book also includes ınformation the language, culture and history of numerous Turkish dialects especially Oġhuz language.In this study, the Oġhuz objects’ names in Kâşgarlı Mahmud’s Dīvān and from this viewpoint the improving of Oġhuz rhetoric will be examined. XI. yüzyıl Türk dünyasının dil, edebiyat, kültür ve sosyal durumuyla ilgili zengin ve özgün ilk bilgileri veren Dīvānu Luġāti’t-Türk, Türkoloji araştırmalarında her zaman temel kaynak olmuş ve araştırmacılar tarafından çok yönlü olarak ele alınmıştır. XI. yüzyıl Karahanlı Türkçesinin dil durumuyla ilgili zengin bilgiler içeren eser, Oğuzca başta olmak üzere birçok Türk diyalekt alanı ile ilgili dil, kültür, tarih malzemesi de içermektedir.Bu çalışmada Kâşgarlı Mahmud’un Dīvānındaki Oğuzca eşya adları ele alınacak, bu noktadan Oğuz söz varlığının gelişimi incelenecektir.

  6. KAMU HİZMETLERİNİN YÖNETİMİ SÜRECİNDE YOLSUZLUĞUN DERİNLEŞTİRDİĞİ EKONOMİK BÜYÜME VE YOKSULLUK SORUNU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME - AN EVALUATION ON ECONOMIC GROWTH AND POVERTY PROBLEM DEEPENED BY CORRUPTION IN THE PUBLIC SERVICE MANAGEMENT PROCESS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayfer GEDİKLİ

    2012-11-01

    Full Text Available Özet:Küreselleşme sürecine paralel olarak özellikle son çeyrekyüzyılda tüm dünyada giderek derinleşen bir sorun olanyolsuzluk olgusu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri birçokfarklı yönden tehdit etmektedir. Bilhassa ülkelerinmakroekonomik yapıları, gelir dağılımı, kaynak tahsisi vekamu harcamaları üzerinde tahrip edici ve adaleti yok edicietkileri dolayısıyla yolsuzluk, bir yandan ekonomileri zorasokarken diğer yandan da toplumlarda var olan yoksullukolgusunu giderek daha derinleştirmektedir. Öte yandan,ülkelerin gelişmeleri önündeki en önemli engellerden biriolmasının yanında, içinde yolsuzluk potansiyeli barındırankamu yönetimi sürecinde, yolsuzluk girişimlerini tamamen yoketmenin mümkün olmadığı da bir gerçektir. Bu nedenle,yolsuzlukla mücadele konusunda günümüzde gelişmiş vegelişmekte olan tüm ülkelerde verilmekte olan her türlüuğraşı, yolsuzlukları belli bir seviyenin altında tutabilme vetoplumlarda tahrip edici etkilerini asgariye indirme çabasınayöneliktir.Abstract:Parallel to the globalization process, especially in thelast 25 years, as a deepening problem, corruption has beenthreatening both developed and developing countries indifferent aspects. Since corruption has destructive effects onmacro economical structure, income allocation, resourceallocation and public expenditures, it not only affects thesocieties negatively, but also worsens the poverties. In otherwords, corruption is one of the main barriers in front ofdevelopment of countries. Furthermore, beside all of thesethreatening situations, since public administration processcontains potential of corruption, it is a fact that it is impossibleto eliminate corruption initiatives totally. That is why, both thedeveloped and the developing countries which try to fight withcorruption, target to decrease it to an acceptable level andminimize its harmful effects on the economies and thesocieties.

  7. TEKSTİL TERBİYESİ ATIK SULARININ ENZİMATİK YÖNTEM İLE RENGİNİN GİDERİLMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kuddis BÜYÜKAKILLI

    2006-06-01

    Full Text Available Fenolleri ve aromatik aminleri içeren aromatik bileşikler kirleticilerin en büyük gruplarından birini oluşturur ve bir çok ülkede bu konuda ağır yasal düzenlemeler vardır. Bunlar kömür işletmeleri, petrol rafinerileri, reçine ve plastik üretimi, mobilya ve koruma maddeleri, metal kaplama, boya ve diğer kimyasal maddeler, tekstil, maden ve kağıt gibi çok çeşitli endüstri dallarının atık suyunda bulunurlar. Bir çok aromatik bileşik toksikdir ve bunlar çevreye atılmadan önce atık sudan uzaklaştırılmalıdır. Enzimatik işlem, klasik yöntemlere potansiyel bir alternatif olarak araştırmacılar tarafından önerilmektedir. İlk olarak enzimler yüksek seçiciliğe sahiptir ve seyreltik atıkları bile etkili bir şekilde giderebilirler. İkinci olarak yaşayan organizmalara toksik olabilen maddeler tarafından daha az inhibe olurlar ve eğer ticari olarak sağlanan enzimler büyük miktarlarda üretilirse, maliyet diğer metodlardan daha düşük olabilir. Dahası, enzimler geniş bir aromatik madde konsantrasyonları aralığında çalışır ve diğer arıtma metodlarına göre daha düşük bekleme zamanı gerektirir..Enzim kullanarak tekstil boyarmaddelerinin renginin giderilmesi çalışmaları, oldukça başlangıç aşamasındadır. Bu nedenle, araştırmacılara kaynak olması düşüncesi ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Genel olarak, boyarmaddeleri parçalayabilen enzimler ve özellikleri, bunları üreten mikroorganizma türleri, boyarmaddeleri yıkıma uğratma mekanizmaları ve hangi boyarmaddeyi hangi enzimin mineralize ettği rapor edilmiştir.

  8. Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Atölye (Grafik Dersinde Yazı ve Tipografi Öğretimi Uygulamaları / Practices of Writing and Typography Teaching at the Department of Fine Arts Education Workshop (Graphic Design Course

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Şirin BENUĞUR

    2012-06-01

    Full Text Available Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Eğitimi ABD Anasanat Atölye (Grafik ve/veya Seçmeli Sanat Atölye (Grafik derslerinde tipografi eğitiminin nasıl gerçekleştirildiğini ortaya koymaktır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Hazırlanan anket, 2007-2008 öğretim yılının bahar döneminde 24 üniversitede bu dersi veren/vermiş olan 45 öğretim elemanına uygulanmıştır. Ayrıca çalışma evreninden 7 öğretim elemanıyla yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda sanat eğitimcisi yetiştirmede tipografi eğitiminin çok önemli ve gerekli olduğu, tipografi öğretimini planlarken farklı konu ve tekniklerden yararlanılarak uygulama yapılmasına, kuramsal bilgi vermeye, proje çalışmaları yaptırmaya, örneklerle konuyu açıklamaya, çesitli öğretim yöntem ve tekniklerinden yararlanmaya, tipografi öğretimini desteklemeye yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirmeye önem verildiği belirlenmiştir. Tipografi öğretiminde öğrenciden, kaynak kitap ve ders saati süresinin yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar yaşandığı belirlenmiştir. Yazı dersinin tipografi öğretimine temel oluşturacağını ifade eden öğretim elemanları, dersin içeriğinin alan uzmanları tarafından zenginleştirilmesine, ders süresinin arttırılmasına ve tipografi dersleriyle desteklenmesine yönelik önerilerde bulunmuşlardır.

  9. Gemiadamlarının Sağlık ve Emniyet Koşullarının Değerlendirilmesi: DEÜ Denizcilik Fakültesi Örneği

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Barış KULEYİN

    2014-06-01

    Full Text Available Dünya ticaretinin % 90’lık kısmı denizyolu ticaretiyle gerçekleştirilmekte olup yaklaşık 50.000 gemi bu amaca hizmet etmektedir. Denizyolu ticaretinin lokomotifi olan gemilerde farklı milliyette 1.187.000 gemi adamı çalışmaktadır. Diğer bir deyişle bir milyondan fazla gemi adamı, dünya nüfusunun kalan kısmının yararı için çalışmaktadır. Denizcilerin ve sektörün önemi “Denizcilik olmadan dünya nüfusunun yarısı açlıktan yarısı da soğuktan yok olur.” ifadesi ile belirtilmektedir. Denizcilik mesleği, diğer mesleklere göre önemli farklılıklara sahiptir. Gemi adamlığı ve denizcilik mesleği emek yoğun bir yapıya sahip olduğundan emniyet açısından azami ölçüde dikkat isteyen bir meslektir. Çalışma esnasında yaşanacak küçük bir dikkatsizlik bile ciddi yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açabilir. Bu çalışmayla, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ Denizcilik Fakültesi öğrencilerinin gemilerde emniyet kapsamında yaşadıkları problemlerin değerlendirilmesi amaçlanmış olup aynı zamanda açık deniz stajına gidecek öğrencilere gemilerde emniyet hakkında bir rehber kaynak oluşturulması amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan “Emniyet ve Yaralanma Bilgi Formu” verileri SPSS 20 istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir.

  10. REKABET AVANTAJI KURAMININ TANIMLANMASI VE ÖLÇÜMLENMESİ - CONCEPTUALIZATION AND MEASUREMENT OF COMPETITIVE ADVANTAGE CONSTRUCT

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    F. Esra GENÇTÜRK

    2012-11-01

    Full Text Available Özet:Üstün performans elde etmek için, rakiplere karşısürdürülebilir avantajlara sahip olmak prensibi günümüzstrateji düşüncesinin temelini oluşturmaktadır. Ancak, buavantajların neler olması gerektiği konusunda sınırlı veçelişkili bilgiler bulunmaktadır. Bu çalışmada, sürdürülebilirrekabet avantajlarının neler olduğunu ve nasıl elde edildiğinianlamak için kaynak bazlı firma teorisi temel yapı olarakbenimsenmiş ve rekabet avantajı literatürü ile sentezedilmiştir. Araştırmamızda rekabetçi avantaj kuramınınliteratürde belirlenmiş tüm farklı boyutları sunulmuş vebunları içeren sermaye bazlı üç ana üstünlük tanımlanmıştır.Önerilen çok boyutlu ölçüm modelinin ampirik testi ihracatyapan 184 Türk firmasının verilerine dayanmaktadır. Önanalizlerle psikometrik özellikleri sınanan ölçekler doğrulayıcıfaktör analizinde yapısal eşitlik modeliyle test edilmiştir.Abstract:The notion that superior performance requiressustainable advantage over competitors is central tocontemporary strategic thinking. Yet, limited and conflictinformation is available as to what these advantages should be.In this study, we adopt the resource based view of the firm as atheoretical foundation and synthesize it with the competitiveadvantage literature to understand what these advantages areand how they are achieved. Our research considers thedifferent dimensions of competitive advantage suggested in theliterature and defines three fundamental equity basedcompetitive advantages. The proposed multidimensionalmeasurement model is tested empirically with data obtainedfrom 184 Turkish exporting firms. After preliminary test ofthe psychometric properties of the scales they are subjected toa Confirmatory Factor Analysis with Structural EquationsModeling.

  11. 1999, 2000, 2001 ve 2008 KRİZ DÖNEMLERİNDE TÜRK TİCARİ BANKALARININ KÂRLILIKLARININ LOJİSTİK REGRESYON ANALİZİ İLE İNCELENMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Açelya TELLİ

    2016-02-01

    Full Text Available Dünya genelinde özellikle 1980 sonrası yaşanan finansal krizler, Türk Bankacılık Sistemi başta olmak üzere tüm finansal sistemi oldukça ağır zararlarla karşı karşıya bırakmış ve araştırmacılar tarafından daha ciddi şekilde incelenmesine neden olmuştur. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; 1999, 2000, 2001 ve 2008 yıllarında yaşanan finansal krizlerin karşılaştırılarak Türk Bankacılık Sistemi’ndeki ticari bankaların karlılık performansı üzerine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla; Türkiye Bankalar Bir- liği’nce yayınlanan karlılık oranları bağımlı değişkenler ve dört temel finansal rasyo grubu bağımsız değişkenler olarak alınmış ve her yıl için ayrı regresyon modeli oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda, ilgili yıllarda aktif karlılığı ve öz kaynak karlılığı bağımlı değişkenleri için gelir gider grubu rasyoları ön plana çıkmıştır. Net faiz marjı bağımlı değişkeni için ise 1999, 2000 ve 2008 yılları için herhangi bir rasyo grubu ön plana çıkmamakla birlikte, 2001 yılı için gelir gider grubu rasyoları ve sermaye yeterliliği grubu rasyoları ön plana çıkmıştır.

  12. The Problem of Anonymity in Archives: A Literature Review=Arşivlerde Anonimlik Sorunu: Bir Literatür Değerlendirmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Emily Ross

    2013-12-01

    Full Text Available Archivists processing documents rely on factors such as authorship and provenance to contextualize their materials and render them searchable. But in my past experience as an archives user, I repeatedly came across instances of anonymity: letters and diaries by unnamed authors or to unknown recipients, photographs of unknown subjects. In some cases this anonymity is a loss of information that was once there, but in other case it enabled the material to come into existence in the first place: such as in the case of satirical political poetry, for which a writer might face legal censure. In this literature review, the issue of anonymity in the archives is explored, both in a pragmatic sense (recommended strategies for managing it, and a philosophical sense (according anonymous documents the same status as documents with known authors./Arşivcilikte belgelerin işlenmesi, materyallerin kavramsallaştırılması ve aranabilir hale gelmesinde önemli olan yazarlık ve kaynak (menşe gibi faktörlere dayanmaktadır. Ancak bir arşiv kullanıcısı olarak deneyimlerimizde defalarca isimsiz yazarlar tarafından bilinmeyen kişilere atfedilmiş mektuplar ve günlükler, bilinmeyen konuların fotoğrafları gibi anonim eserlerle karşılaşmaktayız. Bir zamanlar bu anonimlik bazen bir bilgi kaybı olarak görülürken bazen de belgenin yazarının yasal kınamaya maruz kalabildiği hicivli siyasi bir şiir örneğinde olduğu gibi eserin ilk etapta ortaya çıkmasını sağlamaktaydı. Bu literatür taramasında arşivlerde anonimlik sorunu hem pragmatik anlamda (konunun yönetimi için önerilen stratejiler hem de felsefi anlamda (anonim belgelere uygun olarak bilinen yazarlı belgelerle aynı statüde ele alınmaktadır.

  13. 500W REZONANS iNDÜKSiYON ISITICI YAPIMI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bekir Sami SAZAK

    1999-01-01

    Full Text Available Bu makalede 500W'lık komple bir indüksiyon ısıtma sistemi yapımı yöntemi verilmektedir. Basit olarak bir indüksiyon ısıtma sistemi bir bobin ve bir DC/AC güç dönüştürücü içerir. Tek anahtarlı rezonans güç dönüştürücü Devam etmeyen İletkenlik Durumu'nda (DID çalıştırılır. DID devrede kullanılan yarıiletken, anahtarların yalıtkan duruma geçerken içlerinden geçen akımın sıfır olmasını sağlar. Bu nedenle anahtarlama kayıpları çok azaltılır. Bu kaynak dönüştürücü sistemi DC'yi indüksiyon ısıtıcı bobininde kullanılmak üzere AC ye çevirir. Sunulan bobin yapım yöntemi bobinin ısıtılacak parçayı sarması şartıyla tüm parça şekilleri için geçerlidir. Bu bobin yapım yönteminin temeli, indüksiyon ısıtma sisteminde kullanılan bobin ve ısıtılacak parçanın yerine onların direnç ve indüktans eşdeğerlerinin kullanılmasıdır.

  14. An Evaluation on Library Cooperation in Turkey Türkiye'de Kütüphanelerarası İşbirliği Üzerine Bir Değerlendirme

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Emin Küçük

    2004-06-01

    ütüphaneler, derme geliştirmede, kataloglamada, kendi dermelerinde bulunmayan kaynaklara erişim sağlamada, kaynaklarını kullanmada, işbirliği olarak adlandırabileceğimiz ortak çalışmaları gerçekleştirmektedirler. Cumhuriyet dönemi işbirliği çalışmalarını değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışma kapsamında, ülkemizdeki kütüphanelerarası işbirliği uygulamaları tarihsel, işbirliğini yönlendirici örgütler ve potansiyel uygulama alanları perspektifi içinde ele alınmıştır. Mevcut durumu saptamak amacıyla, Milli Kütüphane, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, ULAKBİM, Ankara'da bulunan özel kütüphaneler, okul kütüphaneleri, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite kütüphaneleri, konsorsiyumlar ve meslek derneklerinin çalışmaları incelenmiş, yapılan görüşmeler sonucu ve literatürden elde edilen bilgiler değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, son yıllarda işbirliği çalışmalarının hız kazandığı, elektronik kaynakların sağlanmasına yönelik iki konsorsiyumun ortaya çıktığı, üniversite kütüphaneleri arasında belge sağlamada işbirliği projelerinin başlatıldığı ancak işbirliğinin diğer alanları olan toplu katalogların hazırlanması, bibliyografik bilgi paylaşımı, otorite dizinlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda başarısız olunduğu, üniversite kütüphaneleri dışında kalan kütüphanelerde işbirliğinin olmadığı, kurumların konuyla ilgili "ortak aklı" ve dolayısıyla bilgi, kaynak paylaşımının, planlama ve örgütlenme becerisini geliştiremediği görülmüştür. Kaynak, mevzuat, alt yapıdaki yetersizlikle nedeniyle, ortaya atılan projelerin sürekliliğinin sağlanamamış, hepsinden önemlisi işbirliği çalışmalarının temelini oluşturan adanmışlık ilkesinden yoksun olması, çalışmaların sürdürülebilirliğini ve yeni işbirliği çalışmalarının doğmasını engelleyen nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.

  15. The Effects of Electronic Publishing on Co-operative Collection Development and Library Consortia and the Applications in Turkey Elektronik Yayıncılığın Ortak Koleksiyon Geliştirme ve Kütüphane Konsorsiyumlarına Etkileri ve Türkiye’deki Uygulamalar

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Toplu

    2009-09-01

    Full Text Available Consortiums have been one of the basic concepts in the field of libraries since the second half of 20th century. Information centers have failed to meet the user demands as the number of international publications increased, and this in turn, has forced them to share documents and develop common collections, while it also paved the way for consortiums. Interlibrary loans, document delivery, establishment of union catalogs were also among the main activities of consortiums in the same time period in which printed publications were dominating. Electronic publications have dominated the information services since the second half of 1990’s. As a result, consortiums have quickly become widespread internationally, and concentrated their activities mainly on buying the same databases together with the others. In this paper, how the consortiums have developed internationally, and how electronic publishing affected this process are investigated first. Then, the effects of the agreements of ANKOS, UNAK-OCLC consortiums and TÜBİTAK EKUAL (National Academic License for Electronic Resources on the collection development and information services are evaluated in Turkey. Finally, problematic areas are determined, and solutions are proposed. Konsorsiyum oluşumları, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, kütüphanecilik alanındaki temel kavramlardan biri olmuştur. Uluslararası düzeyde meydana gelen yayın artışı karşısında, enformasyon merkezlerinin kullanıcı taleplerini tek başlarına karşılayamamaları, kaynak paylaşımı ve ortak koleksiyon gelişimi gibi uygulamaları zorunlu kılarken, konsorsiyum oluşumlarının da zeminini hazırlamıştır. Basılı yayıncılığın etkin olduğu bu dönemde, kütüphanelerarası ödünç verme, belge sağlama, toplu katalogların oluşturulması gibi konular da, konsorsiyumların faaliyetleri arasında yer almaktadır. 1990’lı yılların ikinci yarısından itibaren, elektronik yay

  16. GÜNEY MARMARA BÖLGESİNDEKİ BÜYÜK VADİLERİN OLASI DEŞİLME ZAMANI

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nizamettin KAZANCI

    2015-06-01

    Full Text Available Güney Marmara Bölgesi’nin (Susurluk drenaj havzası-SDH suları ve tortulları büyük ölçüde önce Manyas ve Ulubat göllerinde toplanır, sonra tek kanaldan Marmara Denizi’ne ulaşır.Mevcut akaçlama sistemi ile buradaki gözlem istasyonları SDH’ndaki aşınma hızını ve dolayısıyla buradaki büyük ölçekli vadilerin kazınma sürelerini araştırma olanağı vermektedir. Bu yönde veri elde etmek için, Ulubat Gölü’nün eski tortulları ve bunların kimyasal kapsamları sondajlar yardımıyla çalışılmıştır. Karotlarla kesilen göl tortulları içindeki bor iyonu alttan üste doğru 4 m seviyesinde aniden artmakta olup bu değişme Emet Vadisi’ndeki borat yataklarının aşınmaya başlamasıyla ortaya çıkmıştır. Aşınma-depolanma ilişkileri dikkate alınarak Emet Vadisi’ndeki deşilme hızı 1,4 cm/yıl, bu değerin tüm araziye uygulanmasıyla vadinin toplam kazılma süresi 75 bin yıl olarak hesaplanmaktadır. Jeolojik süreçlerin tekdüze olmadığı dikkate alınarak, bu yaşın mutlak olmayacağı, ancak mevcut taşınma ve depolanma hızlarına göre vadilerin kazılma süresinin 300 bin yıldan daha da geriye gitmeyeceği söylenebilir. Öyle anlaşılıyor ki, hızlı aşınmanın önemli nedenlerinden birisi Marmara Denizi’nin son Buzul Çağında göl halinde oluşudur. Alçak taban düzeyi, kaynak alan ile birikim yeri arasında belirgin yükseklik farkı yaratmış ve erozyonun hızlanmasına yol açmıştır..

  17. İnsan Üzerindeki Deneyler ve İlgili Etik– Yasal Metinler

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hakan Ertin

    2016-09-01

    Full Text Available İnsanlar üzerinde gerek geçmişte Nazi Almanyası’nda yapılan deneyler, gerekse sonraki yıllarda gerçekleştirilen Tuskegee sifilis ve Guatemala CYBH araştırmaları ve de günümüzde de sürmekte olan klinik farmasötik deneyler sonucunda, insan deneklerin uğrayabileceği zararlar ve sömürü uzun zamandır ciddi bir sorun olarak tartışılagelmiştir. Özellikle Nazi bilim adamlarınca insanlar üzerinde yapılan deneylere dair Nürnberg’de gerçekleştirilen yargılamalar sırasında bu çalışmaları düzenleyici, uluslararası geçerlilikte bir kod olmadığı fark edilmiş ve bu eksikliği gidermek için Nürnberg Kodu oluşturularak ülkelerce kabul edilmiştir. Günümüzde in vivo farmasötik deneyler, in vitro prosedürler, kök hücre çalışmaları vb. ile, insanlar ve de insan doku ve hücreleri üzerinde tarihte daha önce hiç olmadığı kadar çeşitli ve karmaşık bilimsel araştırmalar gerçekleştirilmektedir. İnsan üzerindeki deneyler konusunda temel gerilim, bu deneyler sonucunda insan deneklerin uğrayabileceği zararlar ile bilim ve tüm insanlık için sağlanabilecek yararlar arasındadır. Bu yararlardan vazgeçmeden, ama söz konusu deneklere de zarar vermeden ilerleyebilmek için, birtakım bilimsel ve ahlaki kod ve kurallar geliştirilmiş, bunlar etik bildirgelerde ve hukuki mevzuatta ilan edilmiştir. Söz konusu deney ve araştırmalarda gerçekleşen değişikliklere paralel olarak, bu metinler de yeni gereksinimlere göre tadil edilmekte ya da bunlara yeniler eklenmektedir. Örneğin Helsinki Bildirgesi bugüne dek yedi kez revize edilmiştir. Sistematik bir derleme olan bu makale, insan denekli araştırmalarla ilgili ulusal ve uluslararası geçerlilikteki bu etikolegal metinleri bir yerde toplayan bir kaynak olmak amacındadır.

  18. Ortaöğretim 9. ve 10. Sınıf Öğrencilerinin Tarihsel Materyallere İlişkin Soru Sorma Becerilerinin Belirlenmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yasemin Tuna

    2013-05-01

    Full Text Available Günümüzde tarih öğretiminde pek çok yenilikçi yöntem ortaya konulmasına karşın, soru cevap yöntemi yaygın ve işlevsel olarak tarih öğretmenleri tarafından halen kullanılmaktadır.  Tarihsel bilgiye ulaşmak için doğru ve nitelikli soru sormak oldukça önemlidir. Öğrencilerin tarihi verilere/ kanıtlara ilişkin soru sormalarına izin verilmelidir. Araştırmada ortaöğretim 9. ve 10. sınıf öğrencilerinin tarihsel materyal/kanıtlara ilişkin soru sorma becerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunun için öğrencilere altı materyal verilmiş ve bu materyallere ilişkin soru sormaları istenmiştir. Öğrenci soruları, Bloom’un Bilişsel Taksonomisi ve Nichol’ün Soru Türleri doğrultusunda sınıflandırılmaya tabi tutulmuştur. Sonuç olarak hem Bloom’un Bilişsel Taksnomisi’ne hem de Nichol’un soru türlerine göre öğrenci soruları genelde alt bilişsel basamaklara yönelik olmuştur. Ağırlıklı olarak kavrama basamağına yönelik sorular sorulmuştur. Bloom’un taksonomisine göre sınıf düzeyinde üst sınıflar lehine bir farklılaşma tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarih Öğretimi, Tarihsel Kaynak, Soru Sorma Becerisi, Bloom Taksonomisi, Nichol’un Soru Türleri. Secondary School 9th and 10th Grade Students' Determination of Questioning Skills in Historical Materials Abstract: Today, despite the teaching of history has been brought up many innovative methods question- answer method is still widely used by teachers. It is very important to asking right and quality questions for gaining historical knowledge.  The students must be allowed to ask questions related to the historical data/ evidences. In this research, secondary school 9th and 10th grade students' skills in asking questions about the historical materials are tried to be determined. In this context six historical materials were given to students, and then Students were requested to ask questions related to

  19. Küresel Enerji Jeopolitiğinde Türkiye: Fırsatlar ve Riskler / The Position of Turkey in Global Energy Geopolitics: Opportunities and Risks

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Muhammed Oral

    2017-10-01

    üketimin yaklaşık %30’u Avrupa tüketim coğrafyasında gerçekleşmektedir. Buna göre Türkiye, kaynak coğrafyaları için enerji talep güvenliği, arz coğrafyaları için de enerji arz güvenliği yönüyle terminal bir ülkedir. Bu çalışmanın amacı, stratejik bir noktada konumlanan Türkiye’nin petrol ve doğal gaz eksenli oluşan enerji jeopolitiğinde ne gibi rollere sahip olduğunu tartışmaktır. Araştırmada; IEA, EIA, BP, WEC, ETKB gibi sektörde uluslararası ve ulusal ölçekte önemli çalışmalar yürüten kuruluşların verilerinden yararlanılmıştır. Dolayısıyla araştırmada ikincil verilerin elde edilmesi ve değerlendirilmesi çerçevesinde nicel metot uygulanmıştır.

  20. Zihin Özürlü Öğrencilere Okuma Yazma Öğretme Konusunda Alt Özel Sınıf Öğretmenlerinin Görüş ve Önerileri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mine Başal

    2002-07-01

    Full Text Available Niteliksel olarak planlanan bu araştırmanın amacı, zihin özürlü öğrencilere okuma yazma öğretme konusunda alt özel sınıf öğretmenlerinin görüş ve Önerilerini incelemektir. Araştırmanın verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Eskişehir ilinde bulunan yedi ali Özel sınıfın özel eğitim bölümü mezunu olmayan öğretmeni araştırmanın katılımcılarını oluşturmuştur. Görüşmeler 25-70 dakika arasında sürmüştür. Tümevarım yoluyla analiz edilen verilerden 29 temaya ulaşılmıştır. Daha sonra birleştirilerek 10 tema haline getirilen araştırmanın bulguları, öğretmenlerin okuma yazma öğretimine yönelik amaçlarım belirlemede farklı yollar izlediklerini, okuma yazma öğretiminde genellikle cümle yöntemini kullandıklarını ancak gerektiğinde farklı yöntemlerden de yararlandıklarını, aileden destek olmaksızın öğretimin zor olduğunu, araç-gereç sıkıntısı, kaynak eksikliği gibi sorunların yaşandığını ortaya kovmaktadır. Araştırma bulgularının zihin özürlü Öğrencilere okuma yazma öğreten öğretmenlere, özel eğitim bölümlerinde okuma yazma öğretimi lisans dersini okutan öğretim elemanlarına yol göstereceği düşünülmekledir. The purpose of the present study was to examine the opinions and suggestions of the teachers of special education classes towards leaching reading and writing to students with mental retardation. The data of the qualitative study were collected via semi-structured interviews. The participants of the study were seven teachers of special education classes in Eskişehir who did not have special education degrees. Interviews lasted about 25- 70 minutes. 29 themes were derived from the data. The related themes have been consolidated and ten themes remained. The results of the study revealed that teachers prefered to use different ways in order to determine their aims about teaching

  1. Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme (Participatory Budgeting in Local Governments

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arman Zafer YALÇIN

    2015-12-01

    ınlaşması, demokratik gelişim ve kaynak kullanımında etkinliğin sağlanması açısından son derece önemlidir.

  2. HÜMİK ASİT VE HÜMİK ASİT KAYNAKLARININ ÖNEMİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Faruk AY

    2014-10-01

    Full Text Available İnsanoğlu tarımsal alanda verimi arttırmak ve kaliteli ürün elde etmek için çok eski çağlardan günümüze değin bir çaba içerisindedir. Bu amaca yönelik olarak kimyasal gübre kullanımı uzun zamandan beri başvurulan yöntemlerden biridir. Kimyasal gübreleme ile bitkiler bazı inorganik besin maddelerini bu yolla temin edebilmekte fakat toprağa karıştırılan kimyasal gübreler bitki tarafından yeterince kullanılamamakta, bitki tarafından kullanılmayan kısım yağmur, kar ve sulama suyu vasıtasıyla topraktan uzaklaşıp yer altı kaynak sularına, denizlere, göllere karışarak önemli ekolojik sorunlara neden olmaktadır. Bu nedenle tarımda organik madde kullanımı giderek önem kazanmaktadır. En önemli toprak organik maddelerinden olan hümik asit ve fulvik asidin bitki gelişimi üzerindeki yararlı etkileri yapılan pek çok araştırmayla belirlenmiştir. Bu hümik maddelerin toprağın fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerini, dolayısıyla da bitki gelişimini etkilediği bilinmektedir.Ülkemizin birçok bölgesinde linyit ve turba rezervleri bulunmaktadır. Türkiye’de yaklaşık 8,4 milyar ton linyit rezervi saptanmıştır. Bu tür kömürler genellikle ısınma ve Hidroelektrik Santrallerinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemlerde kullanılan linyitlerden fazla miktarda verim sağlanamamaktadır. Topraklarımızın kimyasal gübreler sonucu oluşan deformasyonunu ve verimini artırmak için, ülkemizin birçok alanında bulunan özellikle düşük kalorili linyit yataklarının ekonomik açıdan değerlendirilmesi ve ülkemizin topraklarının zenginleştirilmesi için gerekli olan organik gübre (Hümik Asit üretiminde kullanılması daha yararlı olacağı görüşü gittikçe dikkat çekici olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Linyit, hümik asit, fülvik asit, organik gübre.

  3. DERVISH QUALIFACITIONS IN RELATION TO HAJI BEKTASH VELÎ WORKS AND BEKTASHI RULES HACI BEKTAŞ VELİ’NİN ESERLERİNDE VE BEKTAŞÎ ERKÂNNÂMELERİNDE DERVİŞİN NİTELİKLERİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin ÖZCAN

    2012-01-01

    ş özelinde insandan beklenen tavır ve davranışlar tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda yeni bir kaynak olan Hacı Bektaş Velî’nin İngiltere’de tarafımızdan bulunan kayıp kitabı Hadis-i Erbaîn Şerhi’nde dervişin özellikleri ile ilgili seçilmiş hadisler ele alınacaktır. Sonuçta, Hacı Bektaş Velî’nin derviş algısı ve Bektaşî erkânnâmelerinde yer alan dervişin niteliklerine yer verilerek sûfîlik yoluyla eğitimini tamamlayacak ideal insan tipolojisi üzerine tespit ve değerlendirmeler yapılacaktır.

  4. Koleksiyon yönetiminde ödünç verme istatistiklerinin kullanımı: Hacettepe Üniversitesi örneği = Use of circulation statistics in collection management: a case study of Hacettepe University

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Al, Umut

    2011-01-01

    Full Text Available Bu çalışmada Türkiye'deki en büyük kitap koleksiyonlarından bir tanesine sahip olan ve çok farklı türde fakültelere hizmet veren Hacettepe Üniversitesi Kütüphanelerinin kitap koleksiyonu incelenmektedir. Çalışmanın amacı, ödünç verme istatistiklerine dayalı olarak gerçekleştirilen koleksiyon analizi çalışmalarının, kütüphanelerin kendi koleksiyonlarını yakından tanımalarına, yeni kaynak seçimi ya da mevcut kaynakların ayıklanması konularında karar alma süreçlerine nasıl yardımcı olabileceğini göstermektir. Bu bağlamda Hacettepe Üniversitesi Kütüphaneleri kullanıcıları tarafından en sık talep edilen kitaplar saptanmış ve ödünç verme istatistiklerine dayalı olarak koleksiyon analiz edilmiştir. Araştırmada Kongre Kütüphanesi (LC Sınıflama Sistemine dayalı olarak konu alanları arasında kullanım farklılığı bulunup bulunmadığı da test edilmektedir. Araştırmanın bulguları, ortalama ödünç verme sayıları bakımından Dil ve Edebiyat alanı ile Güzel Sanatlar alanı arasında hemen hemen yedi katlık bir farklılık olduğunu ortaya koymaktadır. / In this study, Hacettepe University Libraries, which provide services for various types of faculties having one of the largest book collections in Turkey, were investigated in terms of their book collection. The aim of the study is to help the decision makers to understand their own collection in a better way, to support the decision making process for selecting new materials or weeding existing ones in the light of circulation statistics. In this context, the most frequently requested books by Hacettepe University Libraries' users were determined and the collection analysis was built on the circulation statistics. The usage differences among the subject fields based on Library of Congress (LC classes were also examined in this study by analyzing the circulation statistics. Findings showed that there was almost seven

  5. “Issız Adam” Filminin Gerçeklik Terapisine Dayalı İncelenmesi / The Investigation of “Issız Adam” Movie in Terms of the Reality Therapy

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gamze ÜLKER TÜMLÜ

    2014-09-01

    Full Text Available Toplumu etkileyen ve toplumdan etkilenen sinema, sosyal yaşamın gerçekliğini farklı açılardan ele alırken farklı disiplinler içerisinde yeniden hayat bulmaktadır. Bu disiplinlerden biri olan psikoloji alanında sinema yapıtları terapötik bir öğe olarak kullanılabilmektedir. Nitekim, bu çalışmada toplumu etkileyip, aynı zamanda toplumdan etkilendiği düşünülen sinema yapıtlarından “Issız Adam” filminin, terapötik bir öğe olarak Gerçeklik terapisi kavramlarıyla ilişkilendirilerek farklı bir bakış açısı ile sunulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, filmin esas kahramanlarından Alper ve Ada’nın temel ihtiyaçları olan sevgi ve ait olma, özgürlük, eğlence, güç ve hayatta kalma ihtiyaçlarını doyurma yollarında aldıkları sorumluluk dâhilindeki seçimleri ele alınmıştır. Ayrıca bu seçimlerin onların kalite dünyalarında nasıl anlam bulduğu ve onları pişmanlık yaratan ya da doyum sağlayan bir yaşama nasıl götürdüğü Gerçeklik terapisi açısından ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, bu çalışmanın, Gerçeklik terapisi ile ilgili kuramsal bilgiyi destekleyip bu yaklaşımın kavramlarının öğretimine örnek oluşturarak, psikolojik danışman eğitiminde kullanılmak üzere akademisyenlere ve öğrencilere kaynak oluşturacağı düşünülmektedir. / Cinema both affects society and is affected by society. The cinema exploring reality of social life in different points of view appears in different discipline. Cinema is used as a therapeutic component in the discipline of psychology, too. The aim of this study is to introduce the ‘Issız Adam’ movie in terms of the Reality Therapy. Thus, the selections of Alper and Ada, who are the actor and actress of the film, were analyzed with reference to how they fulfill the need of love and belonging, survivor, power, freedom, fun. Similarly, it was shown that how Alper and Ada’s selections make sense in their quality

  6. İŞGÖREN SEÇİM SÜRECİNDEKİ KRİTİK FAALİYETLERİN ANALİTİK HİYERARŞİ SÜRECİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Nurcan TEMİZ

    2015-10-01

    Full Text Available ÖZ: Proje, zaman, kaynak ve para gibi kısıtları olan, belirli bir amacı başarmak için başlangıç ve bitiş sürelerine sahip ve öncelik ilişkileri olan bir takım faaliyetlerden oluşan bir süreçtir. İşgören seçimi her işletme için hayati bir öneme sahiptir. Bu süreç, işletmenin ihtiyaçlarına uygun işgücünü bulma ve işletmeye dahil etme faaliyetlerinden oluşan bir proje gibi düşünülebilir. Bu çalışmada bir fast food işletmesinin müdür adayı işe alım süreci incelenmiştir. İşgören seçim sürecinde işletme tarafından uygulanan faaliyetlerin öncelik ilişkileri kullanılarak proje planlama tekniklerinden Kritik Yol Yöntemi (CPM ile projenin şebekesi çizilmiş, tüm faaliyetler için en erken başlama, en erken bitiş, en geç başlama, en geç bitiş süreleri, toplam boşluklar ve serbest boşluklar hesaplanmış, kritik faaliyetler bulunmuştur. Daha sonra kritik faaliyetlerden bazılarının önceliklerini (göreli önemlerini bulmak için Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS kullanılmıştır. ABSTRACT: Project is a process, which has restrictions such as time, resource and money, consisting of a set of activities that have starting and finishing time and precedency relations in order to achieve a specific purpose. Personnel selection has a vital importance for every business. This process can be considered as a project that consists of activities such as finding correct labour force and incorporating them to the organization. In this study personnel selection process of fast food organization was examined. By using precedence relationships of activities, pursued by organization in the personnel selection process, network of project is drawn via Critical Path Method (CPM, which is one of the project planning techniques, earliest start and earliest finish times, latest start and latest finish times, total and free float of all activities were calculated and critical activities were found. Then

  7. Üstün Yetenekli Dijital Yerlilerin Sosyal Medya Kullanımları Üzerine Nitel Bir Çalışma

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İbrahim Şamil Köroğlu

    2015-08-01

    Full Text Available Ağ neslinin yeni medya teknolojilerine ilişkin algısına ve teknolojiyi kullanma motivasyonuna ilişkin yapılan nicel çalışmalar dijital antropoloji alanına ilgi duyanlar için ufuk açıcı niteliktedir. Ağ neslinin özellikli bir grubunu teşkil eden üstün yetenekli dijital yerliler ise interneti ve mobil iletişim teknolojilerini bir dil gibi kullanabilen, içerik üretimi ve paylaşımı konusunda katılımcı, bilgi edinme, eğlenme ve sosyalleşme amacıyla birincil kaynak olarak sanal ortamı gören üstün yetenekli çocuklardır. Üstün yetenekli dijital yerlilerin sosyal medya kullanım motivasyonlarını Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı ile inceleyen bu çalışma, betimsel nitelikli tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırma grubu, 2012-2013 eğitim yılında İstanbul Bilim ve Sanat Merkezi, Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi ve Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu’nda öğrenim gören 401 üstün yetenekli öğrencidir. Grupta yer alan üstün yeteneklilerin 231’i (%57,6 9–11; 148’i (%36,9 12–14; 22’si (%5,5 ise 15–17 yaş grubundadır. Araştırmaya katılan üstün yeteneklilerin 247’si erkek (%61,6; 154’ü (%38,4 kız öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışmada üstün yetenekli dijital yerlilerin sosyal medya kullanım sıklıkları; internet kullanım amaçları ile sosyal medya kullanım amaçları ve sık kullandıkları sosyal medya sitelerinin hangileri olduğu incelenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular üstün yetenekli dijital yerlilerin sosyal medya kullanım sıklığının akranlarına oranla Türkiye ortalamasının altında kaldığını; internet kullanım amaçlarıyla sosyal medya kullanım amaçlarının örtüştüğünü, ayrıca YouTube, Facebook ve Twitter’ın üstün yetenekli dijital yerlilerin en sık kullandıkları sosyal medya siteleri olduğunu ortaya koymaktadır.

  8. THE STORY “GAMSIZ’IN ÖLÜMÜ” BY REŞAT NURİ GÜNTEKİN IN CONTEXT OF CHILDISH SUSCEPTIBILITY “ÇOCUKSU DUYARLILIK” KAVRAMI BAĞLAMINDA REşAT NURİ GÜNTEKİN’İN GAMSIZIN ÖLÜMÜ HİKÂYESİ

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Soner AKŞEHİRLİ

    2011-09-01

    ılığı bir mahalle köpeğinin belediye tarafından zehirlenerek öldürülmesi ile göstermeye çalışmıştır. Gamsız’ın Ölümü, çocuk edebiyatı yazarları için bu açıdan önemli bir kaynak niteliğindedir.

  9. Ziştovi ve Yaş Antlaşması Arasında Tuna Kıyısında Bir Osmanlı Kenti: Silistre (1791–1793 The Danube Coast Between The Treaty Of Ziştovi And Yaş An Ottoman City: Silistra (1791 – 1793

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hava SELÇUK

    2013-07-01

    ınınkarşılanmasında( zahire, peksimet, silah vs önemli bir fonksiyonasahipti. Bu çalışmada kaynak olarak iki antlaşma arasında kadılartarafından tutulan 50 Numaralı Şer’iyye Sicili (1791-1793kullanılmıştır. 50 Numaralı Şer’iyye Sicili Ziştovi ve Yaş Antlaşmasıöncesi ve bu antlaşmalar sonrası Silistre’nin siyasi, sosyal, ekonomik veaskeri meselelerine ışık tutacak bilgiler ihtiva etmektedir. Şer’iyyeSicilleri, Osmanlı toplumunun siyasî, iktisadî, hukukî ve içtimaîdurumlarının ortaya çıkarılmasında önemli kaynaklardır. BulgaristanArşivi “Nationale Biblioteque” de bulunan 50 Numaralı Silistre Şer’iyyeSicili çalışmamızın ana kaynağını oluşturmaktadır. Söz konusudefterde miras davaları, aile, görevli tayinleri, gemi yapımı, elçilik, vergi(zahire, duhan, adat-ı ağnam vb. konuların yer aldığı iktisadî, askerî veiçtimaî olayları içeren iki yüz otuz üç belge bulunmaktadır. Askerikonulara ışık tutacak konulardaki ferman, emir, buyruldular şer’iyyesicillerine kayıt edilmiştir. Eşkıyalık, zahirenin gemilerle taşınması,ihtida (din değiştirme, tanassur ve Nemçe esirleri konularıincelenmiştir. Silistre’nin 1791–1793 yıllarına ait sicil kayıtlarındanhareketle bölgenin toplumsal hayatı ortaya konulmuştur.

  10. Klasik Türk Edebiyatında Padişahlara Yapılan Yergiler The Satires of The Sultans in The Classical Turkish Literature

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Murat ÖZTÜRK

    2013-03-01

    ı bazen de doğrudan yapılmıştır. Şairler ve yazarların padişahlara karşı tenkitleri diğer devlet adamlarına nazaran çok daha seviyeli ve hafiftir. Bu makalede divan şairlerinin padişahlara dönük tenkitlerinin klasik Türk edebiyatındaki genel görünüm içindeki yeri incelenmeye çalışılmış, hiciv örneği metinler üzerinden eleştirilerin sebepleri, şairlerin padişahlara karşı eleştirel ifadelerinin karşılığı gibi durumlar üzerinde durulmuştur. Bütün bu eleştirilerin Osmanlı tarih kaynaklarıyla kısmi ilişkisi de incelenmiştir. Şairin doğrudan veya dolaylı yergisi sadece memduhun şahsına değil aynı zamanda bozuk işleyen devlet düzenine karşı halkın genel nazarını aksettiren bir tepkidir. Bu metinlerde bireysel kırgınlıkların ve öfkelerin yanı sıra âdil bir devlet ve huzurlu bir toplum düzenine dönük arzular ve hakkaniyet istekleri de dillendirilir. Bu hicivler bu yönüyle tarih metinleriyle edebî metinler arasındaki paralelliğin veya edebî metinlerin tarih araştırmaları için kaynak olabilirliğinin de göstergesidir.

  11. Eski Mezopotamya’da Siyasi Örgütlenmede Din Olgusu Religion In The Political Structure Of Ancient Mesopotamia

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf KILIÇ

    2013-07-01

    zere, tarihi devirler Mezopotamya ve Mısır’da eş zamanlı olarak başlamakta, siyasi örgütlenmeler de gene buralarda karşımıza çıkmaktadır. Mezopotamya’da devletin merkezi, Kalkolitik ve Eski Tunç çağda karşımıza çıkan tapınak idi. Tapınak yalnızca dinin merkezi değil, iktisadi hayatın da merkezidir. Tapınağın bu çoğul fonksiyonu sebebi ile devletin siyasi ve idari mekanizmasının da dinden etkilenmesi, daha doğru bir ifade ile söz konusu mekanizmanın kendisine kaynak olarak dini göstermesi kaçınılmazıdır .“En” adını taşıyan kralın asli görevi, tapınağı ve ekonomiyi tanrı adına yönetmekti. Tapınak ekonomisinin en önemli vasfı, iş gücünün kontrolünü elinde tutmasıdır. Öte yandan toplumsal organizasyonların düzenli bir şekilde devam edebilmesi ve toplum içinde düzenin ve birlikteliğin sağlanması için bir takım kurallara ihtiyaç duyulmaktadır. Din, sonuçları bakımından, bu toplumsal görevi üstlenmektedir. Eskiçağ tarihi bakımından değerlendirdiğimizde iki farklı sonuç elde etmemiz mümkündür. Buna göre; “bin tanrılı halk” nitelemesinin gerisinde, dini hoşgörüyü, çeşitli halkların kendisine karşı politik bir tehlike oluşturmasını önlemek maksadıyla kullanan Hitit devleti örneğinin yanı sıra, tanrıların sayısının gittikçe azaldığı, dinin hoşgörüden ziyade merkezileştirme fonksiyonu gördüğü Sami kavimleri karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızın amacı, eskiçağ milletlerinin bir fetih politikası olarak din olgusunu olumlu ve olumsuz sonuçlar doğuracak yönde nasıl değerlendirdiğini gözler önüne sermektir.

  12. Yetişkin Çalgı Öğretmeni Özellikleri Qualifications of Adult Musical Instrument Teachers

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Şebnem YILDIRIM ORHAN

    2012-12-01

    amatör çalgı eğitimi alan 33 yetişkine çalgı öğretmeninin hangi karakteristik özelliklere ve mesleki becerilere sahip olması ile ilgili sorular sorulmuştur. Araştırmada kuramsal veriler alan araştırması/belgesel kaynak tarama yoluyla, nicel veriler ise uzman görüşüne dayalı oluşturulan anket ve görüşme ile elde edilmiştir.Anket aracılığıyla elde edilen nicel veriler; frekans (f ve yüzde (% dağılımı ile tablolaştırılmıştır. Ankette yer alan açık uçlu sorular ve görüşme yoluyla elde edilen cevaplardaki benzer ifadeler bir araya getirilerek bulgularda tablolaştırılmıştır. Tablolar yetişkinlerin kendi ifadelerine göre oluşturulmuştur.Anket ve görüşmelerden elde edilen sonuçlara göre; yetişkin çalgı öğretmeninin karakteristik özellikleri konusunda %90 oranında güler yüzlü, hoşgörülü, dostça davranan, sabırlı, empati kurabilen, sevecen, idealist, esnek ve geçimli olması ile mesleki beceriler konusunda öncelikle öğretmeninin çalgısını en üst düzeyde öğretebilme becerisine sahip olmasını, ankete katılan yetişkinlerin %76’sının derse çalışamadan gittiklerinde öğretmenin tavrının olumlu olması, %24’ünün ise olumsuz olması görüşünde oldukları, çalgı öğretmeninin çalgıyı sevdirebilmesini, sonra çalgısını iyi düzeyde çalması ile deneyimli olmasını önemsedikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

  13. FROM EPIC TO MODERN POETRY: “THE LEGEND OF KÖROĞLU” BY İLHAN BERK EPİKTEN MODERN ŞİİRE: İLHAN BERK’İN “KÖROĞLU DESTANI”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mustafa KURT

    2011-12-01

    , language and narrative of Köroğlu and toreveal the textual unity in which these qualities are given. Türk edebiyatında halk edebiyatı ürünlerini ve halk kültürüne aitdeğerleri yeniden ele alıp yorumlama gayretleri Tanzimat döneminde bazıbireysel girişimlerle başlar; ancak bu eğilimlerin sistematik bir yönelişhâline gelmesi 1910’lardan itibaren Ziya Gökalp çevresinde gelişen fikrîve edebî faaliyetle sağlanır. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren “millîkimlik” oluşturma gayreti çevresinde; halk masalları, destanları, şiiri vekültürünü kaynak olarak benimseyen ve yeni edebî metinler üreten pekçok şair ve yazar, sözü edilen dönemde eserler verir. 1930’lardan sonrahalk anlatıları, halk şiiri ve halk edebiyatı ürünlerine yönelişle başlayanbu süreç, 1940’lardan sonra giderek artar ve bu eğilim edebiyatı besleyenönemli kaynaklardan biri hâline gelir. İlhan Berk’in 1955 yılındayayımlanan “Köroğlu” adlı kitabı ise zihniyet, yapı, tema ve anlatımdagösterdiği özellikler ile bu dönemde yazılan pek çok metinden farklı biranlayışla okur karşısına çıkar. Toplumcu bir dünya görüşü çerçevesinde,W. Whitman kaynaklı uzun dize yapısı ile kurulan bu metin, Stoacı doğaanlayışı ve dünya tasarımına yaslanarak Köroğlu hikâyesini çağdaş biryorum ve söyleyişle yeniden kurar. Berk’in Köroğlu’su, o dönemdeyeniden yazılan çok sayıdaki Köroğlu metninden farklı olarak “insan-doğaözdeşleşmesi” merkezinde Köroğlu’nun savaşçı kişiliğinden ziyadeKöroğlu hikâyesinde evrensel bir nitelik kazanan insani değerleri öneçıkarmasıyla farklı bir bakış açısının ürünüdür. Bu makalede modernedebiyat–halk edebiyatı birikimi arasındaki ilişki kısaca özetlendiktensonra, Berk’in adı geçen kitabında ortaya koyduğu sonraki şiirlerindehâkim olacak fenomonolojik bir ilgiyle nesneleri ve doğayı ele alma tarzıişlenmektedir. Ayrıca K

  14. Türkiye Türkçesindeki Alıntı Sözcüklerde Görülen Ses Olayları Üzerine Bir İnceleme An Analysis On Phonetic Occurrences Which Of Loaned Words In Turkey Turkish

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Veysel İbrahim KARACA

    2012-12-01

    şine olanak sağlamaktadır. İletişim ve çağdaşlığın bir getirisi olan bu alıntı sözcükler her dilde az ya da çok bulunmaktadır.Türkçe tarihî süreç içerisinde birçok dil ile çeşitli etkileşimlere girmiş bir dildir. Sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak birbiriyle etkileşim hâlinde olan milletlerin dillerinde olduğu gibi Türkçede de ilk yazılı metinlerinden bu yana farklı oranlarda alıntı sözcükler bulunmaktadır.Türkiye Türkçesindeki alıntı sözcüklerde görülen ses olaylarının incelediği bu çalışma, Türk Dil Kurumu tarafından 2005 yılında yayınlanan Türkçe Sözlük’ün 10. baskısı baz alınarak yapılmış eş zamanlı bir çalışmadır. Çalışmamızın kapsamını oluşturan doğu dillerine ait alıntılar; Arapça, Çince, Ermenice, Farsça, Gürcüce, Hintçe, İbranice, Japonca, Korece, Malezyaca, Moğolca, Rusça, Soğdça ve Tibetçe kökenli olan toplam 8.991 sözcüktür. Söz konusu alıntı sözcüklerin kaynak dilleri Türkçe Sözlük’te verilen dil kısaltmaları esas alınarak belirlenmiştir. Coğrafi olarak doğu dilleri ile sınırlı olan çalışmamız, tüm alıntı sözcüklerin %58.63’ü üzerinde yapılan bir incelemedir.

  15. Divan Şiirinde Mitolojik ve Efsanevî Şahısların Kullanımına İyi Bir Örnek: Nev’izâde Atâyî Divanı A Good Example To The Use Of Mythological And Legendary Figures In Divan Poetry: Divan Of Nev'izâde Atâyî

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mehmet Halil ERZEN

    2013-07-01

    mitoloji” bu şiir geleneğini besleyen önemli bir kaynak olarak dikkat çeker. Divan şairleri bilhassa Fars mitolojisinden etkilenmiş; orijinal ifadeler yakalamaya çalışırken eski anlatıların sunduğu olanaklardan yararlanmışlardır. Bu çalışmada ele aldığımız Nev’izâde Atâyî Divanı, mitolojinin divan şiirine kaynaklık etmesine iyi bir misal oluşturur. Eserde kullanımına rastladığımız mitolojik ve efsanevi şahsiyetlerin sayıca çokluğu, şairin bu isimler etrafında ördüğü imgelem ve söz konusu unsurları işlemedeki becerisi, Klasik Türk şiir geleneğinde eski anlatı ve şahısların yarattığı mânâ zenginliği konusunda bize dikkate değer bilgiler vermektedir. Birçok beyitte gönderme yapılan Şehnâme kaynaklı kahramanlar ya da Arap ve Yunan kökenli şahsiyetler, ihtiyaç duyulan hayal gücünü pekiştirmekte ve ifade imkânı bakımından şaire yeni olanaklar sunmaktadır. Eserde yer verilen kişi ve motiflerin şiire taşıdığı anlamsal açılımlar, Klasik Türk şiirinin kültürel zenginliğini de ayrıca ortaya koymaktadır. Bu durumda Nev’izâde Atâyî Divanı'nın mitolojik - efsanevi - tarihi kişiliklerin ele alınışı bakımından incelenmesi, Klasik Türk şiirini mühim bir yönüyle gözler önüne sermek fırsatı sağlayacaktır. Çünkü bu eserin, bilhassa şahıslar üzerinden metinler arası kullanımları örneklendirmek adına oldukça zengin malzemeyi ihtiva ettiği görülmektedir. Yeni ve orijinal hayallerin şiirleştirilmesi doğrultusunda Atâyî'nin söz konusu şahsiyetleri nasıl değerlendirdiği ve hangi yönleriyle yorumladığı da ancak bu malzemenin tasnif ve tahliliyle mümkündür.

  16. Mahalli Fıkra Tipine Bir Örnek: Erzurumlu Naim Hoca One Type of Anecdote of Local Example: Hoca Erzurumlu Naim

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf KOTAN

    2012-09-01

    ılık, bazı dönemlerde sekmeye uğramış olsa da hiç şüphesiz ki fıkralar, hemen her milletin sosyal ve kültürel hayatında mühim bir yer edinir. Bir milletin duyuş ve düşünüşünü, zekâsını, esprilerini, muhakeme gücünü ve en önemlisi de ortak görüşlerini yansıtması bakımından fıkraların önemi büyüktür. Bu fıkraların oluşumunda yer alan önemli öğelerden biri de fıkra tipleridir. Bu tipler, hem anlatılan fıkranın kahramanı olup, hem de yaşadığı toplumun ortak özelliklerini dile getirmeleri bakımından önemlidir. Anadolu coğrafyasının hemen her yöresinde bu tiplerle karşılaşılmakta ve onların bu anlatılarından yararlanmaktayız. Yaşadıkları yörenin özelliklerini yansıtması bakımından oldukça önem arz eden bu tiplemeler, özellikle mahalli ifadelere yer vererek bir temsil özelliği sergilerler. Erzurum folkloru, Türk folkloru için oldukça zengin bir kaynaktır. Bu zengin kaynak üzerine pek çok araştırmalar yapılmış olsa da folklorumuzun bir parçası olan fıkralar üzerine yapılmış çalışmalar yok denecek kadar azdır. Biz de bu yaklaşımlardan yola çıkarak hem Erzurum folkloruna bir katkı sağlamaya hem de Erzurum’daki fıkra tipleri içerisinde, söylemiş olduğu fıkralarıyla halkımızın hafızasında önemli bir yer edinen Naim Hoca’yı sizlere tanıtıp, bu değerli insanın fıkralarını sizlerle paylaşmaya çalışacağız.

  17. Akdes Nimet Kurat, Tarihçilik ve Tarih Öğretimi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet Vurgun

    2012-10-01

    Full Text Available Özet: Türkiye’de tarih ilmi ve tarihçiliğin gelişmesine Rusya Türkleri büyük katkı sağlamışlardır ki bu isimlerden biri de Akdes Nimet Kurat’tır. 1903 yılında Tataristan’da doğan Kurat, 1922’de Türkiye’ye gelerek, Fuad Köprülü’nün yanında tarihle ilgili ilk çalışmalarına başlamıştır. Araştırmalarda bulunmak üzere pek çok kez yurtdışına çıkmış, gittiği ülkelerdeki dili öğrendiği gibi oralarda Türk tarihi ile ilgili olan kaynakları da incelemiştir. Türk lehçelerinin yanı sıra 9 dil bilen Kurat, 23 kitap ve 79 bilimsel makale olmak üzere pek çok eser kaleme almıştır. Türk tarihine bir bütün olarak bakan Kurat, çalışmalarını da bu doğrultuda sürdürmüştür. Ayrıca doğup büyüdüğü ortamın etkisi de Kurat’ın tarihçiliğini şekillendirmiştir. Kurat, tarih araştırmalarında kaynaklar üzerinde önemle durmuş, çalışmaların kaynak ve orijinal vesikalardan yararlanılarak ilmi metotlar çerçevesinde yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ezberci tarih öğretimine karşı çıkan Kurat, akademik tarih öğretiminin nasıl olması gerektiğinden de bahsetmiştir. Sadece çalışmaları ile değil aynı zamanda “hoca” kimliği ile de dikkati çeken Kurat, Türk tarihçiliğine bugün de hizmet eden pek çok akademisyenin yetişmesine katkı sağlamıştır. Bu çalışmada Akdes Nimet Kurat’ın hayatı, akademik faaliyetleri, Türk tarihi, tarihçilik ve tarih öğretimi ile ilgili görüşleri, tarih anlayışı hakkında bilgi verilerek bazı değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akdes Nimet Kurat, Tarihçilik, Tarih Öğretimi, Türk Tarihi, Tarih Anlayışı Abstract: Russian Turks contributed a lot to development of history and historiography in Turkey. Akdes Nimet Kurat is one of those Russian Turks. Kurat, who was born in Tartary in 1903, came to Turkey in 1922 and began his initial studies in history under

  18. Using of Out Budget Financial Resources in University Libraries and Proposal for an Alternative Financing Model in Turkey Üniversite Kütüphanelerinde Bütçe Dışı Finans Kaynaklarının Kullanımı ve Türkiye'deki Üniversite Kütüphaneleri İçin Alternatif Finansman Modeli Önerisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Mesut Kurulgan

    2007-12-01

    Full Text Available Like other organizations, university libraries have a lot of opportunities in today's rapidly developing world. Reaching a very high speed in information production necessitates important development in its storing and retrieval to present it to users. Advancement of technology has not only provided new opportunities but has also generated new demand in these fields. However, technological developments and rapidly rising information requirements of library users requires much more financial resources. State funds, seen as the traditional financial resources, have reached their natural borders. University libraries that have to develop themselves and need to offer high quality services to their users, have to develop innovations in order to reach these objectives. Towards this end, published material on the practices in developed and developing nations have been analyzed. Thus, by determining the Turkey's position in international practices, we offer alternative proposals. It is seen that the most important contribution would be through donations. It is also observed that donated funds have been used effectively in the United States. For realizing this, it is necessary that the universities should hire experts for gathering out of budget financial resources. This will be a breakthrough for development of university libraries in Turkey. Hızla gelişen dünyada üniversite kütüphaneleri de büyük fırsatlar ile karşı karşıyadır. Bilginin üretilmesinde yüksek hızlara ulaşılması onun depolanması ve kullanıcılara sunulması sürecinde de önemli gelişmeleri zorunlu kılmıştır. Gelişen teknoloji bu alandaki talepleri karşılamakta gecikmemiştir. Buna karşılık gelişen teknolojinin ve artan miktarda bilginin kütüphane kullanıcılarına sunulması her geçen gün daha fazla finansal kaynak gerektirmektedir. Geleneksel finans kaynağı olarak görülen kamu fonları doğal sınırlarına ulaşmıştır. Kendini geli

  19. Hikâyet-i Nil-i Mübârek Üzerine The Story Of The Holy Nile

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yusuf Ziya SÜMBÜLLÜ

    2012-12-01

    yakın temasa geçmiştir. Bu temas, öncelikle dil ve edebiyat sahasında etkili olmuştur. Tercüme ve adaptasyon faaliyetleri ile ivme kazanan bu kültürel etkileşim döneminde, dini-ahlâki-didaktik nitelikte pek çok eser, Türk Edebiyatı sahasında bu suretle var olabilmiştir. Bahsi geçen eserlerin ana hatlarıyla ideal insan, ideal toplum prensibi ekseninde, ağırlıklı olarak dini ve ahlâki içerikli bir kimlik ile karşımıza çıktığı ifade edilebilir ki bu türden eserlerden bir bölümünü de kıssalar oluşturur. Nîl Nehri���nin kaynağına duyulan merak ve bu merakın giderilmesi adına başlatılan dini-fantastik içerikli maceralı yolculuğu anlatan “Hikâye-i Abdülmecid” adlı kıssa da bahsi geçen türün özelliklerini barındıran bir eser olmakla çalışmamızın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Bilinmeyene duyulan merak ve bu merakın giderilmesi adına söylenenler veya icra edilenler, ister istemez etraflarında dini, sihri, mistik olağanüstülüklerin iç içe geçerek işlenmesi sonucunu doğurabilir. “Hikâye-i Abdülmecid” adlı eserde, Abdülmecid’in Nil Nehri’nin kaynağını arayışı, halkın Cennet, Cebrail gibi dini konulardaki algısını yansıtıyor olmanın yanında, Kevser, Nil, Zemzem gibi suların kaynak olarak kutsal bir kökene nasıl bağlanmış olduğuna da işaret etmektedir. Nil Nehri, Fırat Nehri gibi “Mübarek” sıfatı ile yüceltilmiş ve İslâm nehri olarak sayılmıştır. Bu sıfat, nehrin Mısır ve havalisindeki bütün zirai hayatın doğal olarak da insan hayatının can damarı olması münasebetiyle olabileceği gibi, nehrin kaynağının oldukça uzun bir süre tespit edilememesiyle de ilgili olsa gerektir ki Nîl Nehri’nin kaynağının gizeminin oldukça eski ve sık işlenmiş bir tema olduğunu da burada ifade etmek gerekecektir.

  20. Seyahatnamelerde Hadîs Kültürü: İbn Battûta Örneği Hadith Culture in Travelogues: The Case of Ibn Battuta

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yunus MACİT

    2012-09-01

    önemin tarihi, coğrafi ve sosyo-kültürel özelliklerini günümüze ulaştırması bakımından önemli işlevlere sahiptirler. Öte yandan, seyahat ya da seyyahlık, İslam kültüründe Müslümanların bilgi ve deneyimlerini genişletmeleri açından iyi bir gelenek olarak benimsenmiştir. Bu yüzden İslam dünyasında meşhur seyyahlar yetişmiştir. Bilindiği gibi Müslüman seyyahların en meşhuru, Şemseddin (1304–1368 olarak da bilinen İbn Battûta’dır. O, Berberi-Faslı Müslüman bir seyyahtır ve gezdiği yerleri seyahatnamesinde anlatmaktadır. İbn Battuta otuz yıllık bir süre içinde, İslam dünyasının pek çok yerini olduğu kadar, Müslüman olmayan yerleri de gezmiş, Kuzey Afrika, Batı Afrika, Güney Avrupa, Doğu Avrupa, Güney Asya, Orta Asya ve Çin’e değin pek çok yeri gezmiştir. Bu gezileriyle, yakın-çağdaşı Morco Polo’nun üç katı yere seyahat ederek onu geçmiştir. Bu yüzden İbn Battuta, tüm zamanların en büyük seyyahı olarak kabul edilir. Dindar bir kişi olarak İbn Battûta, seyahatleri boyunca, gittiği yerlerin dini özelliklerini ve dini grupları öğrenmeye büyük özen göstermiş; din adamları ve dini gruplarla sıkı ilişkiler kurmuş, ayrıca dini otoriteleri ziyaret ederek onlardan bilgiler aktarmıştır. Bunlarla da yetinmeyen İbn Battûta, gezdiği yerler hakkında Hz. Peygamber’den rivayet edilen hadisler var ise onları da zikretmiştir. Bu nedenle onun seyahatnamesi, dönemindeki ortaçağ İslam coğrafyasını, sosyo-kültürel ve ekonomik özelliklerini olduğu kadar, dönemin Müslümanlarının yaşamları, uygarlık düzeyleri ve Hz. Muhammed’in mekânlara, kişilere ve Müslüman yaşamına ilişkin olarak söylediği sözleri anlamamıza da katkılar sağlayacak niteliktedir. Şu halde, İbn Battuta’nın çalışmaları, hadis ve sünnet açısından da önemli bir kaynak durumundadır.

  1. ÖĞRENCİLERİN TARİH OKURYAZARLIĞI DÜZEYLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER: ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNE DAYALI NİTEL BİR ARAŞTIRMA

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Bahri Ata

    2014-10-01

    Full Text Available Tarih konularının öğretiminde tarihsel kaynak ve kanıtlara ulaşma yollarını bilen, ulaştığı kaynakları sorgulayan, eleştiren, değerlendiren, tarihsel olayları nedensellik, kronolojik düşünme, tarihsel empati gibi beceriler çerçevesinde inceleyen öğrenciler yetiştirme amacının olması, tarih okuryazarlığı dairesinde hareket edildiğini göstermektedir. Bu çalışmada öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerine etki eden unsurlar ve bunların nedenleri öğretmen görüşlerine dayalı olarak tartışılmıştır. Nitel araştırma yöntemine göre hareket edilen çalışma kapsamında “ölçüt örnekleme” yöntemi ile belirlenen 12 sosyal bilgiler öğretmeni ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Ulaşılan bulgulara göre katılımcıların, öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin düşük olma nedenleri ve çözüm önerilerine yönelik çeşitli görüşler öne sürdükleri gözlenmiştir. Öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin düşük olma nedenleri arasında sosyal bilgiler öğretim programının, öğrenci velilerinin, sosyal bilgiler öğretmenlerin, sosyal bilgiler ders kitaplarının gerekçe gösterildiği tespit edilmiştir. Ayrıca televizyonda yayınlanan tarih programlarının öğrenci seviyesine uygun olmadığı ve tarihsel belgesellerde de donuk bir anlatımın olması nedeniyle öğrencilerin ilgisini çekmediği belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tarih Okuryazarlığı, Öğretmen Görüşleri, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Nitel Araştırma THE ELEMENTS AFFECTING STUDENTS' HISTORICAL LITERACY LEVELS: A QUALITATIVE RESEARCH BASED on TEACHERS’ OPINIONSAbstract: History teaching is aim to educate students which is knowing the ways to access historical sources and evidence, resources to reach questioning, criticizing, evaluating, also such as causality

  2. Tekstil Atıksularının Gideriminde Atık Döküm Kumlarının Kullanımı / Using of Waste Foundry Sands in Removal of Textile Wastewater

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    ELİF HATİCE GÜRKAN

    2012-12-01

    Full Text Available Ülkelerin sanayileşmesi ile birlikte endüstriyel bazlı su kullanımının artması ve son yıllarda ortaya çıkan küresel ısınma sorunu, yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarının tükenmesine sebep olmaktadır. Endüstriyel atıksuların doğaya yaptığı etkiler önemli düzeyde, doğal dengeyi değiştirici ve bazı durumlarda geri dönülmez nitelikte olmaktadır. Endüstrilerden kaynaklanan atıksular, evsel atıksulara göre kaynak, miktar ve karakter açısından büyük farklılıklar gösterirler. Bu nedenle endüstri tesisinin çıkış sularının doğal su ortamlarının kirletmesini engelleyecek şekilde arıtılması gerekmektedir. Bu atıksuların arıtılıp geri kazanılması ile hem su kaynaklarının tüketimi hem de deşarj edilen arıtılmış atıksuların miktarı azaltılmakta ve çevresel etkileri en aza indirilebilmektedir. Ülkemizdeki en büyük endüstri dallarından biri olan tekstil endüstrisi, çok su tüketilen, kullanılan hammadde ve kimyasal maddelerin, gerçekleştirilen işlemlerin, her işlem için uygulanan teknolojilerin çeşitliliği nedeni ile farklılık gösteren ve üretilen ürüne bağlı atık kaynağı olarak son derece değişken yapıya sahip bir endüstridir. Tekstil endüstrisi atıksularının en belirgin özelliği, yüksek miktarda organik ve inorganik kimyasal içermesi ve yüksek toplam organik karbon (TOK, kimyasal oksijen ihtiyacı (KOI ve yoğun renk içeriğidir. Alıcı su kaynaklarına verilen boyar maddeler organik yük olarak bu kirliliğin küçük bir kısmını oluşturmaktadır; ancak alıcı ortamda çok düşük konsantrasyonlarda boyar madde bulunması bile estetik açıdan istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle boyar madde içeren tekstil endüstrisi atıksularından renk giderim prosesleri ekolojik açıdan önem kazanmaktadır. Günümüzde boyar maddelerin giderimi büyük oranda fiziksel ve kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada, atık d

  3. Ortaokulda Doğrudan Kazandırılacak Değerlerin Vatandaşlık Ve Demokrasi Eğitimi Kitabına Yansıma Düzeyleri Reflection Levels Of The Values Attained Explicitly In Secondary Schools In The Citizenship And Democracy Textbook

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Tekin ÇELİKKAYA

    2013-09-01

    Full Text Available In imparting values, as well as the preparation of a effectiveprogram have an important place in textbooks. The study conducted todetermine the state of including values in secondary school Citizenshipand Democracy textbook was carried out with document analysis, oneof the qualitative research methods. For this purpose, directly gainvalues to be determined which took place in the unit tried to determinehow often and in what way in 8 Citizenship and Democracy EducationInstructor program. In this study, for review were discussed in teacher'sbook, textbooks and workbooks that used Citizenship and DemocracyEducation Course in the academic year 2012-2013. This study arebased on the remaining value of 17.Because of education programstargeted gain curve over 19 will gain in value in the unit values of selfesteemand altruism are not included within the values .As a result, allof the units mentioned in considering the value of the maximum liability(129, respectively, it is a national, to be sensitive to the spiritual anduniversal values (98 and equality (77, while the values, the values ofpatriotism dealt with at least (4, respectively, it is charity (9 and share(13 followed by values. Değerlerin kazandırılmasında etkili bir programın hazırlanmasının yanı sıra ders kitapları da önemli bir yer tutmaktadır. Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi dersinde, öğretmenlerin ve öğrencilerin birincil kaynak olarak kullandıkları ve takip ettikleri ders kitaplarında bu değerlerin hangilerinin yer aldığı, değerlere ne kadar yer verildiği, hangilerinin daha sık vurgulandığı büyük bir önem taşımaktadır. Ortaokul 8. Sınıf Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersi kitaplarında değerlere yer verilme durumunu belirlemeye yönelik olarak gerçekleştirilen bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden döküman incelemesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda; 8. sınıf Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersi

  4. Dil Öğretiminde Kalıp Sözler ve Çevirisi Cliche Words In Language Teaching And Their Translation

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gülhanım ÜNSAL

    2013-09-01

    ı zamanda o dilin kültürünü de öğrenmiş olur. Dil, kültürün temelidir ve bir milletin dille ifade ettiği her şey kültür kavramı içerisine girer (Kaplan, 2012: 142. Kültür ise toplumu oluşturan kişileri, onları bir arada tutan, birbirine bağlayan dil ve haberleşme süreçlerini, sanatlarını, inançlarını, törelerini, hukuk ve yönetim kurumlarını, üretim ve tüketim düzenlerini içine alan ve kişilerin yaşamları boyunca eğitim süreciyle öğrendiklerinin tümüdür (Güvenç, 2002: 14. Yabancı dil öğretimi kültürel ilişkilerin en önemli öğesidir. Kalıp sözler, dilde iletişim kolaylığı sağlar. Dilin söz varlığını zenginleştirir ve dil kullanıcılarına sözlü ve yazılı iletişimde çok çeşitli anlatım olanakları sağlar. Bu özelliğinden dolayı yaygındır. Çünkü dilde “en az çaba yasası” ilkesine uyar ve özü gereği, az sözcükle çok şey anlatır. Çabuk algılanır ve akılda kalır. Dil kullanıcıları için oldukça caziptir. Kalıp sözler toplumsal, kültürel, işlevsel, yapısal, anlamsal ve bağlamsal özelliklerine göre tanımlanabilir (Gökdayı; 2008: 3. Ancak bu kalıplaşmış dil birimlerinin dil ve çeviri öğretiminde bir güçlük oluşturduğu ve çeviride çevrilmezlik sorununa yol açtığı gözlemlenmektedir. Çünkü bu kültürel öğelerin hedef dilde her birinin bire bir eşdeğeri bulunmaz. Çalışmanın amacını, kalıp sözlerin yapısal, işlevsel, anlamsal ve bağlamsal özelliklerini belirtmek ve dil öğretiminde hangi bağlamda, ne kadar sıklıkla yer verildiğini ve nasıl öğretildiğini incelemek ve anlamlarına göre gruplandırılan kalıp sözleri Fransızcaya çevirerek kaynak ve hedef dil arasındaki kültürel farkları açığa çıkartmak oluşturmaktadır.

  5. Osmanlı Ordusunda Venezuelalı Bir Gezgin Şövalye: Rafael de Nogales Méndez A Venezuelian Knight Errant In The Ottoman Army: Rafael de Nogales Méndez

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin Güngör ŞAHİN

    2013-09-01

    ör Porfirio Diaz'ın emrinde görevli bir atlı sınır muhafızıyken, yıllar sonra Diaz karşıtı isyancı kuvvetlere katılan bir devrimci, Uzakdoğu'da gizli ajan, Guatemala’da suikast timi üyesi, ülkesinde yıllarca bir asi, yaşamının son döneminde ise bir devlet görevlisi olmuştur. Şiarının "iyi bir savaş görürsen, savaşmak için ona gönüllü yazıl,"1 olduğunu belirten Nogales, bir asker, savaşçı, gezgin, maceraperest ve yazardı. Kendisini "bir dünya vatandaşı ve bir gezgin şövalye"2 olarak tanımlıyordu. Tabiri caizse, o, 20. yüzyılın Don Kişot'u idi.Bu çalışmada, Nogales'in anılarını aktardığı kitaplarında yer alan bilgilerden hareketle yaşam öyküsü irdelenirken, yazarın dönemin tarihi olaylarına dair anlatıları özgün kaynaklarla mukayeseli olarak incelenmiştir. Bu amaçla çok sayıda resmi kaynak ve hatırat gözden geçirilmiş, arşiv araştırması yapılmıştır. Öte yandan bu alanda literatüre yeni bilgi ve belge kazandırmak, çalışmanın amaçları arasında yer almaktadır.

  6. Bakü İçeri Şeher’de Selçuklular Döneminden Kalma İki Mescit: Sınıg Gala (Muhammed (1078 Ve Aşur (1169 Mescitleri (Two Masjid Around Baku İçeri Şeher Remaining From Seljuks: Sinig Gala (Muhammed (1078 And Ashur (1169 Masjids

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ramazan UYKUR

    2012-12-01

    small scaled buildings,they don't raise anything new, they are both important in order toclosely trail the architectural line of the period. Bakü’de bugün İçeri Şeher adıyla anılan eski Bakü yerleşiminde küçük ölçeklerde inşa edilmiş çok sayıda mescit bulunmaktadır. Bu makalede Selçuklular’ın Anadolu dışında Azerbaycan Bakü’de bıraktığı maddi kültür izlerinden en erken tarihli iki örnek ele alınmıştır. Çalışmada Türk dünyasında az bilinen bu iki eserin tarih, bani, plân, mimari ve bezeme gibi yönleriyle ayrıntılı biçimde ele alınması amaç edinilmiştir. Bu sebeple Bakü ve çevresindeki yapılarda: gerekli ölçümler, teknik çizimler ve fotoğraflama işlemleri yapılmıştır. Bunun ardından Bakü Berpa Arşivi’nde, Ahundov Kütüphanesi’nde ve Türkiye kütüphanelerinde kaynak araştırmaları ile çalışma tamamlanmıştır1. Türkler Anadolu’yu iskân edinmeleri ile başlattıkları süreçte elde ettikleri siyasi/askeri başarılarının yanında; belleklerinde getirdikleri estetik hissi, mimari anlayışı ve sanat biçimlerini de yeni yurtlarında uygulamışlardır. Bu hareketlilik boyunca geçtikleri güzergahlarda meydana getirdikleri kentlerde bıraktıkları izlerden, Anadolu öncesindeki kültürel mirasın örneklerini bulmak mümkündür.Her iki yapının da Selçuklular’dan günümüze ulaşabilmiş en erken tarihli iki eser olması Türk mimarisindeki gelişimin izlenmesi bakımından önemlidir. Selçuklular’ın Bakü’ye gelmesinden sonra inşa edilen ilk yapı olan Sınıg Gala Mescidi statik problemleri olan, sert kaba görüntülü ve yapıdan bağımsız büyük minaresiyle dikkat çekmektedir. Aşur Mescidi ise, çift katlı cephe düzenlemesi ve harimi bölen bezemeli destek kemeriyle az daha gelişmiş mimari arayışın bir ürünüdür. Ancak her iki kübik yapıda göze çarpan kusur; ağır, basık/karanlık başarısız bir mekan uygulamasıdır. Sonuç olarak, k

  7. Almanca Öğretiminde Yazınsal Metin Çevirisinin Yeri Literary Text In German Teaching

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşe UYANIK

    2013-07-01

    ğrenilen konuya uygun seçilirse, öğretim sürecini olumlu etkileyebilir. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmanın amacı, ders ortamında yazınsal metin çevirisi yaparak, kaynak dil ve erek dilde yapısal ve kullanımsal dil bilinci oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, Aha (1B adlı ders kitabında emir kipinin işlendiği bölüm seçilerek, Uwe Timm’in “Erziehung” adlı şiiri ders kitabının yanında ders ortamına çeviri alıştırması olarak getirilmiştir. Şiir, Almancadan Türkçeye çevrilmiş, yapısal ve kullanımsal özellikleri saptanmıştır. Çalışmada, Yabancı dil öğretiminde yazınsal metinlerden yapılan eğitsel çeviri alıştırmalarının öğretim aracı olarak kullanılmasının ne gibi katkılar sağlayacağı araştırılmıştır. Kafkas Üniversitesi İngiliz Dili Edebiyatı Bölümü 3. Sınıf öğrencileri ile yapılan uygulamalı ders etkinlikleri sonunda, Almanca öğretiminde yazınsal metinlerden yapılan çeviri alıştırmalarının öğrenenlerin kelime dağarcığını zenginleştirdiği ve metinde geçen kelimelerin konu bağlamındaki anlamlarının daha kolay öğrenildiği gözlenmiştir. Yazınsal metin çevirisi aracılığı ile öğrenenler, her iki dilin ortak ve farklı özelliklerini tespit edebilmiştir. Saptanan bu özellikler vasıtasıyla karşılıklı dillerde yapısal bilincin oluştuğu görülmüştür. Bu bilinç öğrenenlerin erek dildeki kullanım becerilerini olumlu yönde geliştirmiştir.

  8. VİRAL PAZARLAMANIN SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNE ÜYE OLAN KULLANICILAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİ İNCELEYEN PİLOT BİR ÇALIŞMA - A PILOT STUDY ON EFFECTS OF VIRAL MARKETING ON SOCIAL WEB SITES USERS

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Serpil ÜNAL

    2012-11-01

    Full Text Available Özet:İnternet kullanımının artması sonucunda önemi artansosyal paylaşım siteleri ile ilginç iletilerin kişiler ya da gruplararasında paylaşımından yararlanan “viral pazarlama”pazarlama literatürüne giren yeni kavramlar arasındadır.Tüketiciler, genellikle arkadaşlarından gelen bir elektronikposta mesajını en güvenilir kaynak olarak gördüklerindenviral kampanyaların sosyal paylaşım sitelerindeki dolaşımıkolaylaşmaktadır. Viral pazarlama, ağızdan ağza iletişiminelektronik şekli olarak tanımlanabilir. Dijital teknolojininyararları sonucunda gelişmiş ve ağızdan ağza iletişimin kritikbir elektronik versiyonu olarak da adlandırılabilir.Bu çalışmanın ana amacı viral pazarlama uygulamalarınınetkinliğini ölçmektir. Araştırma İzmir ili içerisinde çeşitli yaş,meslek ve gelir grubundaki 236 kişi üzerinde viral pazarlamauygulamalarına yönelik yüz yüze anket çalışması ilegerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırma sonucundakatılımcıların sosyal paylaşım siteleri içerisinde en çokfacebook ve msn’i kullandıkları, viral kampanyalar içindekomik şakalardan daha fazla etkilendikleri görülmüştür.Ayrıca katılımcıların yaklaşık %64’ünün viralkampanyalardan etkilenerek alışveriş yapması ve %72’sinin debu kampanyaları başkaları ile paylaşmaları araştırmasonucunda elde edilen önemli bir bulgudur. Yapılanistatistiksel analiz sonuçlarına göre, 18-28 yaş dilimindekikatılımcıların, meslek dilimlerinden öğrenci ve serbest meslekgruplarının ve gelir dilimleri daha yüksek olan bireylerin diğergruplara kıyasla e-postalardan daha fazla etkilenerek alışverişyaptıkları saptanmıştır. Kısacası, belirli gruplar için viralpazarlama uygulamalarının oldukça uygun olabileceğiaraştırma sonucunda elde edilen bir bulgudur. Sosyalpaylaşım sitelerinin Türkiye’de kullanımı giderek yaygınlaştığıiçin, viral pazarlama daha

  9. Sahra Tozunun Elemental Yapısının Bitkilerin Büyümesi Üzerindeki Göreceli Etkisinin İncelenmesi / Investigation of the Relative Effect of Sahara Dust's Elemental Structure on Plants' Growth

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ayşe Nihal Yücekutlu

    2012-12-01

    Full Text Available Atmosferik taşınım sürecinde, kuzey Afrika orijinli Sahra çöl tozları mineral aerosol’ün en önemli kaynağıdır. Bu çalışmada, Sahra’dan getirilen çöl toprak örneklerinin bulut içerisindeki davranışlarının simüle edildiği laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmesi ve alıcı ortam olarak çimlendirme kaplarında yetişen ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. ve makarnalık buğday (Triticum durum L.’ ın bazı çeşitlerinin etkileri incelenmiştir. Kontrollü iklim odalarında yapılan buğday yetiştirme deneylerinde ışıklandırılmış Sahra çöl toprağı çözeltisi uygulamasının fide uzunluğu ve fotosentetik pigmentler [klorofil a, klorofil b, klorofil (a+b ve karotenoidler (c+x, mg ml-1 g Taze Ağırlık-1] üzerine olan etkileri, Hewitt besin çözeltisi uygulaması ile karşılaştırılabilir veya daha iyi sonuçlar verdiği istatistiksel yöntemlerle belirlenmiştir. Sahra çöl topraklarından besin çözeltisi elde edilmesi ve Hewitt besin çözeltisine alternatif olarak kullanılması ile kültür bitkileri üzerine olan besinsel etkisi ilk kez bu çalışmada ortaya konmuştur (Yücekutlu vd., 2011. Özellikle biyolojik olarak kullanıma hazır (çözünmüş eser element içeriklerinin yüksek oluşu nedeni ile Sahra çöl tozunun biyojeokimyasal süreçler vasıtası ile biyolojik sistemlere ve birincil üretime olan potansiyel katkısı buğday (Triticum sp. L. (Yücekutlu, 2011 ve pamuk (Gossypium hirsutum L. bitkileri üzerinde (Yücekutlu, 2010 çalışılmıştır. Sahra çöl tozu taşınımının, izleme (monitoring teknikleri Yücekutlu (2009, 2010, 2011, 2012 tarafından araştırılmıştır. Ülkemizi Güney Batı’dan-Doğu’ya, Güneyden-Kuzey’e kadar kat eden Sahra çöl tozlarının tarım-ekonomisine yapacağı katkı, eko-sistemlere besin tuzu sağlayan potansiyel bir kaynak olarak değerlendirilmelidir. Bu araştırma kapsamında, Sahra çöl tozlarının; hava

  10. Turkish Journal of Chemistry’nin Bibliyometrik Analizi / Bibliometric Analysis of Turkish Journal of Chemistry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hatice Gülşen Birinci

    2008-10-01

    Full Text Available [Turkish abstract]Bu makalede 1995 yılından beri Science Citation Index (SCI ve Chemical Abstracts tarafından indekslenen Turkish Journal of Chemistry (TJC bibliyometrik açıdan ele alınarak, bu dergide 1995-2007 yılları arasında yayınlanan 861 makale incelenmiştir. Araştırmada cevap aranan sorular şunlardır: TJC’de en verimli yazarlar kimlerdir ve yazarlar arasındaki ilişki durumu nedir? TJC’de çok yazarlılık durumu nedir? TJC’ye katkıda bulunan yazarların kurumları nelerdir? TJC’de yayınlanan makaleler Bradford, Lotka, Price Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymakta mıdır? TJC’de yazarların atıf yaptıkları kaynak türleri nelerdir? En sık atıf yapılan dergiler hangileridir? Yapılan atıflar gözönüne alıdığında Kimya alanındaki çekirdek dergiler hangileridir? TJC’de yayınlanan makalelerin aldıkları ortalama atıf sayısı nedir ve atıflarda yıllara göre bir artış söz konusu mudur? Journal Citation Reports (JCR’da ve SCI’de TJC’nin yeri nedir? Yazarlara ve kurumlara özgü tekil sonuçlar, makalede açıklanmıştır. Diğer taraftan yazarların durumu, Price ve Lotka Yasası ve 80/20 Kuralı’na uymamaktadır., Öte yandan, TJC’de yapılan atıfların Bradford Yasası’na ve 80/20 Kuralı’na uyduğu saptanmıştır. Yazarlar ağ analizi ile incelendiğinde ise, beş ve daha fazla makale ile katkıda bulunan yazarların iki ayrı etkileşimli grup oluşturduğu saptanmıştır. TJC’ye yapılan atıflar 1996 yılından beri istikrarlı bir atış göstermektedir.[English abstract] This article dealing with the bibliometric analysis of 861 articles published between the years 1995-2007 of Turkish Journal of Chemistry which has been indexed by the Social Science Citation Index and Chemical Abstract since 1995. The following research questions have been discussed: Who are the most productive author? What is the relationship between the authors? What is the trend towards

  11. Midyat Süryanilerinin Düğün Gelenekleri The Wedding Traditions of Assyrians in Midyat

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Erol EROĞLU

    2012-09-01

    inanmalarla kendilerini yeni yaşantılarına hazırlarlar. Evlenme gelenekleri dünyanın her yerinde görülmekle birlikte, eş seçimi, eş sayısı ve evlilik törenleri, kültürlere göre çeşitlilik göstermektedir. Bu çalışmada, beş bin yıllık bir geçmişe sahip, türlü zorluklara rağmen günümüze kadar varlıklarını sürdürebilen ve Midyat’ın solan renklerinden biri olan Süryani halkının daha çok dini ağırlıklı uygulamalar içeren düğün törenlerindeki örf, adet, gelenek ve görenekleriyle düğünlerde oynanan oyunlar ve yapılan pratikler araştırılmıştır. Öncelikle Süryani cemaatinin etnik kimliği hakkında bilgi verildikten sonra farklı din, dil, ırk ve inanca sahip birçok insanın birlikte yaşadığı, ezan sesiyle çan sesinin birlikte yankılandığı hoşgörünün simgesi Midyat’taki Süryani halkının düğün geleneklerine değinilmiştir. Midyat yöresindeki kültür, din ve dil çeşitliliği toplumlar arasında sürekli olarak bir kültür alışverişi sonucunu sağlamıştır. İlçenin en belirgin özelliği “dinler ve diller kenti” olması, yüzyıllar boyunca bünyesinde farklı dinden insanların bir arada yaşamasıdır. Bir alan araştırması olarak tasarlanan bu çalışmada, görüşme tekniği çerçevesinde veri toplanarak görüşme soruları hazırlanmış, kaynak kişilerin listesi çıkartılmış ve alan araştırması sırasında katılımlı ve katılımsız gözlemlerde bulunularak, önceden belirlenen kılavuz kişilerden bilgiler alınmıştır. Somut durum tespiti için, kişilerin onayı alınıp teknik kayıt cihazlarından faydalanılarak görüntü ve sesle kayıtlar yapılmış, çalışma ikinci dereceden belgelerle desteklenmiştir. Kısacası Süryani halkının folkloru, belirtilen sahada yapılan görüşme ve gözlemlere dayandırılarak incelenmeye çalışılmıştır.

  12. Nef’î Hakkında Bir Bibliyografya Denemesi An Essay Of Bibliography About Nef’i

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Halil Sercan KOŞİK

    2013-03-01

    î, edebiyatımızda ayrıca vezin ve kafiyede gösterdiği ustalıkla da tanınmaktadır. Mananın yanında lafza da önem veren şair, divan şiirinde yeni bir dil kullanmaya çalışmış, bunda da büyük ölçüde başarılı olmuştur. Onun şiirde böyle bir dil kullanmasında, Fars dili ve edebiyatına olan hakimiyetinin büyük rol oynadığı bilinmektedir.Nef’î ve ortaya koyduğu eserler hakkında bugüne kadar çok fazla şey araştırılmış ve yazılmıştır. Bununla birlikte Nef’î gibi velûd bir şair hakkında daha birçok çalışmanın yapılacağı ortadadır. Bu çalışmamızda, Nef’î ve eserleri hakkında yapılan ilmi çalışmalar ile şaire ait bütün eserlerin yazma nüshaları bir sınıflandırmaya tabi tutularak bilim alemine sunulacaktır. Bu araştırmamız Nef’î ile ilgili çalışmaların daha çok hangi konularda yoğunlaştığını göstermesinin yanında nelerin hâlâ eksik olduğunu da ortaya çıkaracaktır. Ayrıca söz konusu çalışmamız ileride Nef’î hakkında araştırma yapacaklara kaynak bulma hususunda büyük yardım sağlayacaktır.

  13. Osmanlı Bahriyesi’nde Yabancı Danışmanlar (1808-1918 Foreign Advisors in the Ottoman Navy (1808-1918

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Yaşar BEDİRHAN

    2013-07-01

    ı aşamadığı için Batının yükselen teknolojikdeğerlerine ulaşamamıştır. Osmanlı Donanması'nın 1770 yılınınTemmuz ayında Çeşme/İzmir’de Rus Donanmasının baskınınauğraması sonucu tüm gemileri batmıştır. Bu yenilgi ile birlikte yaşananolumsuz gelişmeler, Sultan III.Mustafa’yı (1757-1774 çağdaş bilgilerledonatılmış deniz subayı yetiştirilmesi konusunda harekete geçirmiş vebu kapsamda, Baron de Tott isimli Fransız mühendis donanmayıiyileştirme çalışmalarında görevlendirilmiştir. Osmanlı bahriyesindeSultan III.Selim (1789-1807 döneminden itibaren başlayan ve SultanII.Mahmut (1808-1839 döneminde de süregelen ıslah hareketlerindeözellikle İngiliz uzmanlardan yararlanılmıştır. Yenileştirme çabalarınınsürdüğü XIX.yüzyılda da Osmanlı Donanması büyük felaketlerlekarşılaşmaktan kurtulamamıştır. Kırım Harbi, donanmadan yoksun birkuvvetin Osmanlı İmparatorluğu’nun bekasını koruyamayacağının dabir göstergesi olmuştur. Donanmanın gelişmesine ve modernizeedilmesine büyük önem veren Sultan Abdülaziz (1861-1876 bu konudaher türlü imkânı seferber etmiştir. Sultan II.Abdülhamid’in 1909 yılındatahtan indirilmesinden sonra otuz üç yıl boyunca Haliç’te atıl tutulandonanmayı yeniden canlandırmak, imkân ve kabiliyetlerini artırmakiçin çalışmalar başlatılmıştır. Donanmanın geliştirilip güçlendirilmesiiçin finansal kaynak yaratma çabalarına paralel olarak dünyadakiyenilikleri takip etmek, Osmanlı Donanmasının kuruluşunu çağdaşesaslara dayandırmak, yeni bir eğitim doktrini geliştirmek maksadıylaİngiliz Amiral Gamble’ın başkanlığında bir heyet görevlendirilmiş,Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcından itibaren, imparatorluğunsiyasi tercihleri doğrultusunda bu kez de bir Alman Heyeti,donanmanın yeniden teşkilatlanma çalışmalarında yer almıştır.

  14. Dinleme Becerisinin Kültürümüzdeki Yeri Ve Dinleme Eğitiminin Önemi: Kutadgu Bilig Örneği Üzerinden The Case Of Listening Skill In Our Culture And Importance Of Listening Education: In The Case Of Kutadgu Bilig

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Alpaslan OKUR

    2013-07-01

    ınması gereken pek çok değer barındıran bir kilometre taşıdır. Kutadgu Bilig ile ilgili pek çok araştırma ve inceleme yapılmasına rağmen, onun bir siyasetname özelliği taşıması ve sahip olduğu felsefî değer, önemine önem katmakta ve üzerinde daha fazla çalışılmasını gerekli kılmaktadır. Doküman incelemesine dayalı olarak yapılan bu çalışmanın amacı; Kutadgu Bilig’de dinleme becerisine ilişkin ifadeleri saptamak ve dinlemeye ne ölçüde yer verildiğini tespit etmektir. Eserde, dinleme ifadesi içeren bütün beyitlerin incelenmesi sonucunda, dinleme ile ilgili ifadelere sıkça yer verildiği ve hayatın her alanında dinlemenin gerekliliğine işaret edildiği belirlenmiştir. Bu çalışmada dinlemeye ilişkin ifadeler; üzerinde daha fazla durulan konulara göre (dinleme kuralları, öğüt anlamıyla dinleme, itaat anlamıyla dinleme, konuşmak için dinleme, dinlemenin konuşmadan önemli olduğu, dinlemenin hayata aktarılması vb. gruplandırılarak incelenmiş, bu gruplar alt başlıklar hâlinde açıklanmış ve pek çok konuda başvurulan bir kaynak olan Kutadgu Bilig’in dinleme yönünden zengin olduğu ortaya konmuştur.

  15. Lebib Divanı’nda Musiki Terimleri ve Bir “Gazel-i Ferah-Sâz” Musical Terms in Divan of Lebib and A “Gazel-i Ferah-Saz”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    İdris KADIOĞLU

    2012-09-01

    airleri musiki unsurlarını da kullanarak şiirlerine ayrı bir ahenk katmışlardır. Bu yüzyılda, musiki kültürüne aşina olduğu şiirlerinden belli, taşralı bir şair olan Lebib Efendi (öl.1182/1768 de telli, vurmalı, üflemeli sazlarla ilgili terimleri, musiki makamlarını ve deyimleri ustalıkla şiire sokmuştur. Şair Nabi’nin gezmek için Diyarbakır’a gittiği, sazlı sözlü sohbetlere katıldığı, onun için düzenlenen şiir meclislerinde bestelenen gazellerinin okunduğu bilinmektedir. Şair Lebib de Diyarbakır’ın musiki atmosferinden oldukça etkilenmiş, musiki konulu beyitler yazmıştır. Hatta Lebib’in bir şiiri tamamen musiki terimlerini içermektedir. Çalışmamız giriş, altı ana başlık, sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Lebib Efendinin hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında özet bilgi verilmiş, on sekizinci yüzyılda Diyarbakır’da divan edebiyatının genel durumu açıklanmıştır. Makalede, “divan şiirine yansıyan musiki terimleri, Lebîb-i Âmidî Dîvanı’nda mûsikî ile ilgili unsurlar, oyun ve gösteri unsurları, musiki unsurlarıyla ilgili deyimleri, musiki makamları, gazel-i ferahsâz” ana başlıklar altında incelenmiştir. Ayrıca musiki unsurlarının divandaki bir şiire yansımaları incelenmiş ve şiirin beyitleri açıklanmıştır. Lebîb Divanı’nda üflemeli, vurmalı ve telli musiki âletlerinin adları, musiki makam adları, musiki aletlerinin aksamıyla ilgili terimler ve musikiyle ilgili deyimler dikkat çekici yoğunlukta kullanılmıştır.

  16. FORTUNE-TELLING IN THE SEYAHATNAME OF EVLIYA CELEBI EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATMESİ’NDE FAL

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elif DÜLGER

    2011-12-01

    rkfolklorunun, üzerinde az çalışılan konularının başında gelen fal,insanların doğaüstü güçlere yaklaşımını göstermesi bakımından önemtaşımaktadır.Bu çalışma, Türk kültür tarihi, edebiyatı ve halk bilimi açısındanönemli kaynak eserlerden biri olan, Evliya Çelebi‟nin adını yüzyıllardanberi yaşatan ve daima da yaşatacak ünlü Seyahatname‟de çeşitli yerlerhakkında bilgi verilirken kaydedilen fal ile ilgili bilgilerindeğerlendirilmesine dayanmaktadır. Çalışmanın başlıca amacı, kültürtarihimizin bu önemli eserini fal ile ilgili çalışmalara dâhil etmek ve Türkhalkbiliminin az çalışılan konularından olan fal hakkında ilerideyapacağımız çalışmalara zemin hazırlamaktır.

  17. An Important Document for the History of Turkish Radiation Oncology: “The Principles of Radium Treatment” / Türk Radyasyon Onkolojisi Tarihi Adına Önemli Bir Belge: “Radyumla Tedavi Esasları”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Müesser Özcan

    2017-09-01

    alan radyumun tedavi amaçlı kullanımına ilişkin verilen bilgilerin günümüz Türkçesine çevrilip sadeleştirilerek güncel bilimsel bilgiler ışığında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu çalışma ile Türk Tıp Tarihi yeni bir kaynak belge daha kazanmış olacaktır. Araştırmaya konu olan eser, öncelikle araştırmacılar tarafından gözden geçirilmiştir, yapılan ilk değerlendirmeden sonra Türk Dili ve Edebiyatı alanında uzman olan bir akademisyen ile tekrar okunarak kolay anlaşılmasını sağlamak için sadeleştirme işlemi yapılmıştır. Bu işlemin ardından elde edilen veriler güncel bilimsel bilgiler ışığında yorumlanmıştır. Bir Türk hekimi tarafından yazılan bu kitapta; radyumun kullanım alanları, etki mekanizması ve x ray tedavisi ile karşılaştırması yapılmaktadır. Genç Türkiye Cumhuriyetinde “modern tıp” uygulamaları hakkında yazılmış bu kitap oldukça ayrıntılıdır ve zamanındaki dünyadaki diğer uygulamalara paralellik göstermektedir. Kitapta atom ve radyum hakkında kısa teorik bilgilerin yanı sıra daha çok radyum tedavisinin uygulama yöntemlerinden söz edilmektedir. Ayrıca tedavinin yarar ve riskleri ile pratiğe yönelik olarak dikkat çekici uyarıları da içeren maddeler halinde verilmiş özet bilgiler yer almaktadır. Yaklaşık bir asır önce kaleme alınan röntgen ve radyum hakkında yazılan tıp kitaplarının ortak özelliği kuramsal bilgiden veya röntgen ve radyumun keşfinin hikâyesinden söz etmeleridir. Bu çalışmaya konu olan “Radyumla tedavi esasları” adlı kitap ise; radyum ve röntgenin uygulama yöntemleri, bu yöntemlerin olumlu/olumsuz yanları ve iki yöntemin birbirleri ile karşılaştırılması adına döneminde öncülük yapmış ayrıcalıklı bir eserdir.

  18. Manisa merkez yarı kentsel bölgede bir aile sağlığı birimine kayıtlı kadınlarda bazı birinci basamak sağlık hizmet özelliklerinin değerlendirilmesi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Öznur Özkan Bambal

    2011-03-01

    Full Text Available Özet                       Amaç: Birinci basamak sağlık hizmet özellikleri kaynakça doğrultusunda bilimsel olarak ölçülebilir niteliktedir ve ilk başvuru, süreklilik, kapsayıcılık ve koordinasyon gibi temel hizmet özellikleri üzerinden değerlendirilir. Yöntem: Örnek seçiminde çok aşamalı küme örnekleme yöntemi kullanılmış, veriler yüz yüze görüşme tekniğine göre yapılandırılmış anketle toplanmıştır. Araştırma bölgesindeki toplam hane sayısı 870’tir. Küme örnekleme yöntemi ile 376 haneden 318 kadına ulaşılmıştır. Araştırmanın ulaşılabilirlik oranı % 84.6’dır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri; İlk başvuru, Süreklilik, Kapsayıcılık ve OHS (Olağan Hizmet Sürekliliği gibi hizmet özellikleridir. Bağımsız değişkenler ise kadının ve eşinin yaşı, kadın ve eşinin eğitimi, medeni hal, kadının çalışma durumu, sosyal sınıf (eşin işine göre, gelir algısı, bölgede yaşama yılı, göç edilen bölge, sağlık güvencesi, aile tipi, beş yaşından küçük çocuk varlığı ve hanedeki çocuk sayısı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 38.3±15.3’tür. Bir sağlık sorunu nedeniyle aile hekimine başvurma % 61.0, ondan bir önceki sağlık sorununda AH’ne (Aile Hekimi başvuru %55,2 oranındadır. Bu soruların her ikisine de “aynı aile hekimine başvururum” cevabını verenlerin (OHS oranı  %40.1 olmuştur. Aile Sağlığı Birimini yakın, normal mesafe bulanların oranı %93.1’dir. Aile hekiminin ismini bilme %84, ebenin ismini bilme %36.2, her türlü sorununuzla sürekli ilgilenen bir hekim veya sağlık kuruluşuna kayıtlı olduğunu söyleyenlerin %74.5’tir. Son bir yılda evime ebe ziyareti aldım diyenler %40.6 oranındadır. Sonuç: Araştırmanın yapıldığı ASB’de geçen bir yıllık ilk AH uygulama döneminde sosyalleştirme dönemiyle karşıla

  19. Bibliometric Profile of Turkish Journal of Psychology Türk Psikoloji Dergisi'nin Bibliyometrik Profili

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Umut Al

    2007-06-01

    at the bottom of psychology journals which indexed by the Social Science Citation Index. Türk Psikoloji Dergisi (TPD 1995 yılından beri Social Science Citation Index tarafından dizinlenmektedir. Bu çalışmada Türk Psikoloji Dergisi (TPD ve Türk Psikoloji Dergisi 'ndeki makaleler bibliyometrik özellikleri açısından ele alınmaktadır. Çalışmamızda 1995-2005 yılları arasında yayımlanan 118 makale incelenmektedir. Araştırmamızda yanıt aranmakta olan sorular şunlardır: 1 TPD 'de yayımlanan makaleler psikolojinin hangi alt alanlarında yoğunlaşmaktadır? 2 TPD'nin çok yazarlık durumu nedir? 3 TPD'de yayımlanan makalelerin yazarları hangi kurumlarda çalışmaktadır? 4 TPD 'de yayımlanan yazıların atıf alanlarının özellikleri nelerdir? 5 TPD 'de yayımlanan makalelerde en sık atıf yapılan kaynak türü (dergi, kitap vb. hangisidir? 6 TPD 'de en sık atıf yapılan dergiler hangileridir? 7 TPD'de yayımlanan makalelerde dergilere yapılan atıfların dağılımı Bradford Yasasına uymakta mıdır? 8 TPD'deki makalelerin atıfları ile JCR'deki etki faktörü arasında bir ilişki bulunmakta mıdır? 9 Psikoloji literatürünün yaşlanma hızı nedir? 10 Etki faktörü açısından TPD'nin JCR'deki psikoloji dergileri arasındaki konumu nedir? Yayımlanan makalelerin neredeyse tamamı Türkçe'dir. Dergide makale yayımlayan kişilerin bağlı bulundukları kurumlara göre yapılan değerlendirmede en çok katkının Hacettepe, Ankara ve Orta Doğu Teknik Üniversitelerindeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. TPD 'de yayımlanan makalelerin %57'sine (67 makale atıf dizinleri kapsamında yayımlanan makaleler tarafından hiç atıf yapılmamıştır. TPD 'de 1995-2005 yılları arasında yayımlanan makalelere toplam 135 atıf yapılmıştır. Bu atıfların %34'ü yazarların kendi makalelerine yapmış olduğu atıflardır. Ayrıca TPD'ye yapılan atıfların %41'i yine TPD'de yay

  20. Mevlana’nın Menkıbeleri Üzerine Folklorik Bir İnceleme A Folkloric Analysis on the Legends of Mevlana

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Gülay KARAMAN

    2012-09-01

    kıbu’l-Ârifîn’e dikkat çekmek istiyoruz. Menâkıbu’l-Ârifîn Mevlevi Ahmed Eflâkî tarafından şeyhi Ulu Arif Çelebinin isteği üzerine 14. yüzyılda Farsça olarak kaleme alınmıştır. Eser Mevlana ve diğer Mevlevi büyükleri hakkında ilk elden bilgi veren bir kaynak olduğu için Türk tarih ve kültüründe önemli bir yere sahiptir. Bu makalede Menâkıbu’l-Ârifîn’de incelenmek üzere şu başlıklar belirlenmiştir: Mekânlar, meslekler, eşyalar, giyim kuşam, yiyecek ve içecekler, âdet ve gelenekler, tedavi.

  1. Türkçe Öğretmeni Adaylarının Yabancı Kökenli Sözcük Kullanımlarına İlişkin Bir İnceleme A Research on the Use of Foreign Origin Words by Turkish Language Teacher Candidates

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Esra LÜLE MERT

    2012-12-01

    tothe 46 words of these. Amacı Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı anlatımlarında kullandıkları sözcükleri Türkçe ya da yabancı kökenli olmaları bağlamında değerlendirmek olan çalışmanın problem tümcesi “Türkçe öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin sözcük kullanımında Türkçe kökenli olanları seçme / seçmeme oranları nedir?” olarak belirlenmiştir. Bu araştırma, üretilmiş bir yapı üzerinde tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Var olan bir durumu, var olduğu hâliyle betimlemeyi amaçlayan bu yaklaşımda, incelenecek sınav kâğıtlarının dilsel bütünlüğü içinde yer alan yabancı kökenli (doğu-batı sözcükler ile Türkçe kökenli sözcükle ele alınmıştır. Tarama modeline dayalı bu çalışmanın veri kaynağı, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Programının 4. sınıfında öğrenim gören 1. öğretimden 25 ve 2. öğretimden 25 olmak üzere toplam 50 öğretmen adayının “Tiyatro ve Drama Uygulamaları” dersinin dönem sonu sınav sorularına verdikleri yazılı yanıtlardır. Kâğıtlarda toplam 4 açık uçlu soru yer almaktadır. 50 öğrencinin 4 soruya verdikleri yanıtlar incelenmiştir. Çalışmada, kaynak olarak “TDK Türkçe Sözlük” (TDK 2005 temel alınmıştır. Kâğıtlar, “içerik çözümlemesi” yöntemiyle incelenmiştir. İncelenen 50 sınav kâğıdında 13.130 sözcük belirlenmiştir. Bu sözcüklerin 4000’i terim olarak nitelendirilmiştir. 9130 sözcük Türk Dil Kurumunun (2005 Türkçe Sözlüğüne bağlı kalınarak yabancı kökenli, Türkçe kökenli başlıklarında sınıflandırılmıştır. Bu bağlamda Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı anlatımda kullandıkları sözcüklerin % 12’si yabancı kökenli sözcüklerden oluşmuştur. Belirlenen yabancı kökenli sözcüklerin 157’sinin Türkçe karşılığı Türk Dil Kurumunun (2005 Türkçe S

  2. Kongre İzlenimleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adli Tıp Uzmanları Derneği ATUD

    1996-10-01

    Full Text Available Tıp Eğitimciliği Sempozyumu (Symposium on Teachers' Training in Medicine, 17-19 Ekim 1996, Istanbul. 17-19 Ekim 1996 günlerinde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen sempozyumda; 2000 yılında tıp eğitiminin ilkeleri, Türkiye'nin gelecekteki gereksinimlerinin belirlenmesi, Eğitim programlarının planlanmasının prensipleri, Tıp eğitiminde multimedia uygulamaları, eğitim ve öğretim metodolojilerinin aktarıldığı konferanslar verildi. Bu konferanslarda TTB, TÜBİTAK, Sağlık Bakanlığı ve YÖK temsilcileri ile ülkemizden ve İngiltere, Kanada, İtalya, İsviçre, Hollanda ve ABD 'den Tıp eğitimciliği konusunda yeni metodolojileri ileri süren, uyarlayan hatta yıllardır bu yöntemlerle eğitimin sürdürülmesinde görev alan değerli öğretim üyeleri konuları katılan diğer öğretim üyeleri ile tartıştılar. Katıldığım bu toplantıda yıllar önce (1981 kısa süreli rehber öğretmenlik görevini üstlendiğim interaktif eğitim metodlarının en uzun süredir uygulandığı Kanada'nın McMaster Üniversitesi eğitim yöntemleri ile ilgili sonuçların özellikleri ve semposium sırasında düzenlenen Workshoplarda ( Problem based learning, Competancy based learning, Participatory learning birlikte çalıştığımız öğretim üyelerinin yararlandıklarını belirtmeleri nedeni ile bu notu aktarmak istedim. Çok verimli geçen son gününde ülkemizden çeşitli bildirilerin de tartışıldığı bu semposium ile ilgili yazılı kaynak ya da benzeri bilgilerin Prof.Dr. Talat Cantez, İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından alınabileceğini sizlerle paylaşmak istedim. Prof.Dr.Seıpil Salaçin, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, Adana. An International Conference Violence, Abuse & Women's Citizenship, 10-15 Kasım 1996, Brigthon / İngiltere. Bradford Üniversitesi ev sahipliğinde Brighton (

  3. Yeşilçam Döneminde Van’ın Sinema Kültürü Van’s Cinema Culture in Yeşilçam Period

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Arzu ERTAYLAN

    2013-09-01

    österici olması amaçlanmıştır.Bu tür bir çalışmada, önceki dönemlere ışık tutacak araştırmalara ya da en azından kanıt niteliğindeki resmi belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak çalışma süresince yapılan araştırmalarda ciddi bir kaynak sıkıntısı ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu sorun çalışmanın görüşme tekniğine dayalı olarak gelişmesini zorunlu kılmıştır. Bu nedenle de gerek dönemin eski sinema salonu sahipleri gerekse sinema ve sanata ilgisiyle tanınmış Vanlılar ile görüşmeler yapılarak elde edilen bilgiler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiş, sonuçlar da Türkiye’nin o dönemlerdeki genel sosyo-politik ve sosyo-kültürel durumu ile ilişkilendirilerek yorumlanmıştır.Çalışmanın ‘giriş’ bölümünde çalışmanın amacı, önemi ve kapsamı belirtilmiş ardından çalışma sırasında karşılaşılan sorunlar ve sınırlılıklar açıklanmıştır. İkinci bölümde çalışmanın dayandığı ‘betimsel analiz yöntemi’ ve bu yöntemin kullanılması için veri sağlayacak olan ‘yapılandırılmamış görüşme tekniği' kavramları ele alınmış söz konusu yöntem ve tekniğin avantaj ve dezavantajları belirtilmiştir. Daha sonraki bölümlerde, yapılandırılmamış görüşme tekniğinin gereklerine uygun olarak belirlenen temalar çerçevesinde Van’ın 1980’li yıllara kadar devam eden sinema kültürü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde ise çalışma boyunca elde edilen veriler, Türk sinemasının geneline ilişkin bilgiler çerçevesinde değerlendirilerek Türkiye’nin genel sosyo-politik durumu ile bağlantılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır.

  4. L’Emergence des Savoirs Culturels dans la Démarche Traductive : le Cas de “Cinq Villes” d’Ahmet Hamdi Tanpınar The Emergence of Cultural Knowledge in the Translation Approach: The Case of "Five Cities" by Ahmet Hamdi Tanpınar

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Perihan YALÇIN

    2012-12-01

    örüşlerimizbelirtilmiştir. İncelememizde, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir isimliromanı ve Fransızca çevirisi ele alınmıştır. Şu bir gerçektir ki; her dil,belirli bir ölçüde öteki kültürleri, dünyayı tanımamıza yardımcı olur.Eğer çevirinin nasıl ve niçin olabildiğini anlamak istiyorsak; her şeydenönce, bir dilin bütünlüğü içerisinde genelde çevrilemeyen, o dilinkültürel öğelerini ve dünyaya bakış açısını bilmek zorunda olduğumuzukabul etmek gerekir. Her dil, belirli sınırlılıklar ve belirli kalıplar içerir.G. Mounin, iyi bir çeviri yapmak için, sadece dili bilmenin yeterliolmadığını, o dilin kültürünü de tanımak gerektiğini öne sürmektedir(Mounin 1976,44-45 .Bu çalışmadaki amacımız, özellikle hedef dilde var olmayan belirlikültürel öğelerin çevirisinin analiz edilmesidir.Burada söz konusu olan,bazı tarihsel ve kültürel referansların hedef kültüre nasıl aktarıldığını veözellikle de hedef kültürde var olmayan öğelerin çevirisinde ne gibi biryol izlendiğini göstermektir..Kaynak metinde sayıca çok fazla olan ve Fransız okurlarınalgılamasına ve bilgisine sunulan kültürel referanslar ele alınmaktadır.Çevirmen, bu kültürel referansları yabancı okura, onlara anlaşılırkılmak suretiyle, açıklamak zorundadır.Herşeyden önce, çevimen tarafından gerçekleştirilen buaçıklamalar bilgilendirici bir değere sahiptir ve eserin çevrildiği ülkedebu kültürel öğelerin neye işaret ettiğini alıcı okurun öğrenmesinisağlamaktadır.

  5. “Gülün Adı ve Benim Adım Kırmızı” Adlı Romanlara Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım A Comparative Approach to the novels “Name of the Rose and My Name Is Red”

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Elmas ŞAHİN

    2013-09-01

    Literature; Concepts of Criticism (1963, C:L: Wrenn'in The Idea of Comparative Literature (1973, Rey Chow'un In the Name of Comparative Literature (1995 gibi eserlerle, bizde ise İnci Enginün'ün Mukayeseli Edebiyat (1992, Gürsel Aytaç'ın Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi (1997, Emel Kefeli'nin Karşılaştırmalı Edebiyat İncelemeleri (2000 ve Kamil Aydın’ın Karşılaştırmalı Edebiyat: Günümüz Postmodern Bağlamda Algılanışı (2008 adlı çalışmalar karşılaştırmalı edebiyat bilimine katkı sağlayan ilk kuramsal yaklaşımlardandır.Karşılaştırmalı edebiyat, 1950’lerden sonra postmodern edebiyatın da gelişmesiyle birlikte metinlerarasılık kavramıyla da adını sıkça duyurmaya başlar. Gerek dil gerekse tema ve teknik açılardan eş ya da art zamanlı benzerlikler; metinlerarası göndermeler, alıntılar, montajlar; benzer söylemler ve kaynak metnin yeniden yorumlanışı gibi etkileşimler karşılaştırmalı edebiyat bilimini yakından ilgilendirir.Bu bağlamda çağımız yazarlarından İtalyan yazarı Umberto Eco'nun Gülün Adı (1980 ile Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı (1998 adlı eserleri farklı coğrafyalarda edebiyat sahasına girmelerine karşın, içerik ve biçim bağlamında benzer noktalara sahiptirler vekarşılaştırmalı edebiyat için eş zamanlı bir örnek teşkil etmektedirler.Bu çalışmada Gülün Adı ile Benim Adım Kırmızı adlı eserler, metneodaklı inceleme metodu kullanılarak öz ve biçim açısındankarşılaştırılacaktır. Her iki eser de, ortak tür, konu ve motifler dikkatealınarak; metinlerarası boyutta irdelenip; karşılaştırmalı edebiyatyönetimiyle benzer ve farklılıklarıyla çözümlenecektir.

  6. Osmanlı Mühür Sanatı Ve Klasik Türk Şiirinde Mühür The Ottoman Art Of Seals And Seals In The Classical Turkish Poetry

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Semra TUNÇ

    2013-03-01

    istif edildiği mühürler mevcuttur. Mühürcülük Osmanlı’da başlı başına bir sanat olarak kabul edilmiştir. Mühür ustaları; sülüs, ta’lîk, nesih, rik’a, reyhanî gibi yazı çeşitlerinden bir ya da birkaçında ustalık kazanmak zorundaydı. Ayrıca yazıların sert bir malzeme üzerine estetik bir düzenle, ters ve ancak okunabilecek büyüklükte kazınması büyük maharet, sabır ve dikkat gerektiren zor bir işti. Bu yüzden mühür ustaları mührün bir kenarına ince bir yazıyla kendi adlarını kazırlardı.Mühür kazma işine hakkâklik; bu işi yapana da hakkâk, mühür kesen gibi isimler verilirdi. Osmanlı toplumunda hakkâklik itibarlı bir meslek olarak kabul edilirdi. Zira bu mesleği icra edenler hem kabiliyetli, sanatkâr insanlar hem de asla sahtekârlık yapmayan, güvenilir insanlardı. Ayrıca resmî veya özel bütün işlerde mühür kullanılması, mührün sosyal hayattaki önemi, padişahların bu sanatı himaye etmeleri, hatta II. Mahmut gibi bazı sultanların bizzat mühür kazımaları mesleğin itibarını artırmıştır.Mühürler; mühr-i hümâyûn, şahsî mühürler, vakıf mühürleri ve resmî mühürler gibi kullanım amacına ve kullanan şahsa göre tasnif edilir. Yapıldığı malzeme, sanat değeri açısından da mühürler farklılık gösterir. Örneğin, padişahların biri zümrüt, üçü altın olmak üzere dört mührü olurdu. Mühürler genellikle şekilce birbirine benzer. Ancak mühr-i hümâyûnlar küçük beyzî (oval, daire, kare veya köşeleri kesik kare (sekizgen; vezir, beylerbeyi gibi üst düzey yöneticilerin mührü beyzî veya yuvarlaktır.Mühür; Osmanlı toplum hayatının tüm özellikleriyle bir ayna gibiaksettiği alan olan klasik Türk şiirine de malzeme olmuştur. Bu sebepleOsmanlı Devleti’yle ilgili çalışmalarda güvenilir bir kaynak olan şiirdemühür ve mühür sanatı ihmal edilmemesi gereken bir konudur. KlasikTürk şiirinde; mühür çeşitleri,

  7. Cumhuriyet İdaresi'nin Nüfusu Kayıt Altına Alma Girişimlerine Bir Örnek: 1934 Yılı Nüfus Taraması An Illustration For The Civil Registry Processes During The Republican Era: The Census Of 1934

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Fevzi ÇAKMAK

    2013-09-01

    rkiye Cumhuriyeti’nin önemle üzerinde durduğu konuların başında, Nüfus siyaseti geliyordu. Devletin uygulamaya çalıştığı nüfus siyasetinin iki önemli ayağı bulunuyordu. Bunlardan biri genel olarak nüfusun azalmasını önlemek ve artmasına yönelik tedbirler almak, diğer ayağı ise nüfusun nitelik ve nicelik olarak kayıt altına alınmasıydı.Bu çalışmada Cumhuriyet idaresinin nüfusu kayıt altına almaya yönelik siyasetin önemli bir parçası olan gizli nüfusların yazımına yönelik çabalarına değineceğiz. Özellikle 1927 nüfus sayımı sonrası pek çok nüfusun saklı kaldığı gerçeği karşısında devlet, nüfus kayıtlarına yönelik çeşitli af düzenlemelerine gidecekti. 1933 yılında çıkarılan Af Kanunu içinde, nüfus kayıtlarının affına dair hükümler bulunuyordu. Kanun sonrası halk, nüfus dairelerine koşarken, devlet karşı karşıya kaldığı yoğun talep karşısında çıkış çareleri arayacaktı. Bulunan çıkış yolu, nüfus kayıt işlemlerinde, taşrada görev yapan, durumu görev almaya müsait olan tüm devlet memurlarının kullanılmasıydı.1934 yılının Mart ayında bu yönde çıkarılan talimatname ile kısa sürede başarı yakalanmış ve ardından 1934 yılının Temmuz ayında çıkarılan Gizli Nüfusların Yazımına ilişkin kanunla, işleyişin yasal dayanakları oluşturulmuştu. Buradaki çalışmamızda, sözü edilen işleyişi tahlil etmeye çalışacağız. Çalışmamıza nüfus kayıt defterleri temel kaynak teşkil edecektir.

  8. Yozgat İlinin Jeotermal Kaynakları ve Özellikleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Galip AKIN

    2016-11-01

    potansiyeli fazla bir ildir. Geçmişte sadece kaplıca olarak faydalanılan jeotermal suların, günümüzde konut ısıtma ve seracılıkta giderek artan oranlarda daha teknik ve modern tesisler kurularak kullanılmaktadır. Jeotermal kaynakların entegre tesisler kurularak kullanılması ve işletilmesi Yozgat ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır. Yozgat Merkez Çatakboğazı, Boğazlıyan, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun ve Yerköy ilçelerinde jeotermal kaynaklarında konut ısıtma, termal turizm ve seracılık gibi faaliyetlerde kullanılmaktadır. Ayrıca Aydıncık (Toraman Köyü, Çayıralan (Söbeçimer ve Bağlar mevki, Çekerek (Bayırhöyük ve Gönülyurdu Köyleri Kadışehri (Hamampınarı ve Şefaatli (Armağan Köyü İlçelerinde 2011 yılında, Yenifakılı İlçesi’nde ise 2012’de ruhsatları alınmış jeotermal alanlar bulunmaktadır.Bu literatür çalışmasında dünyada ve Türkiye’de enerji ihtiyacının gelişimi kısa olarak açıklandıktan sonra, Türkiye’de alternatif enerji kaynaklarından biri olan jeotermal enerji kaynakları ve Yozgat İl’inde jeotermal kaynakların bulundukları alanlarda 29 ila 85 Co arasında olan kuyuların yerleri ve özellikleri ile kaynaklardan yararlanma çeşitleri bir program çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Jeotermal Kaynak, Yozgat, Termal Turizm, Enerji, Seracılık  Abstract. As a consequence of rapid population growth around the world and the development of industrialization by the last quarter of the 18th century, the demand for energy has begun to increase at that rate. The fossil fuels such as coal, oil and natural gas have been increasingly employed as energy raw materials to meet the demand. Eventually, the environmental pollution has come into question by the second half of the 20th century as a result of excessive consumption of fossil fuels. The presence of environmental pollution in the world has been accepted by everyone since the beginning of the

  9. LANGUAGE SKILLS AND THE CRITICAL THINKING DİL BECERİLERİ VE ELEŞTİREL DÜŞÜNME

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adnan KARADÜZ

    2010-07-01

    , grupla çalışabilen ve iş birliği yapan kişilerdir. Eleştirel anlayışın egemen olduğu öğrenme ortamında öğrenciler kendilerini yazılı ya da sözlü olarak ifade ederken olay ve durumlara tarafsız bakma, yorum yapma, fikrî çözüm üretme becerilerini geliştirme becerileri kazanırlar. Eleştirel yazma sürecinde birey yeni düşünceler ortaya koyarken kendi bakış açısını geliştirir, olgunlaştırır. Metin oluşturma becerisinin kazanılmasında çıkılan yolda özgünlük ve içtenlik gibi metne değer kazandıran ögelerin varlığına ihtiyaç duyulduğundan bu anlayış kendiliğinden gelişir.Bu çalışma, genel tarama modelindedir. Araştırmaya kaynak oluşturmak için eleştirel düşünme becerilerine yönelik alan yazını taranacaktır. Daha sonra Türkçe derslerinde öğrenme ortamında bu becerinin kazandırılmasına yönelik yöntem ve tekniklere yer verilerek konunun önemi üzerinde durulacaktır.

  10. Yeni Ad, Yeni Sayı, Yeni Web Sayfası ve Zengin İçerik

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Aslan

    2016-06-01

    hale getirilerek, ilgili değerlendirme formları yeni web sitemizde ilan edildi. Ön değerlendirmede, makalelerin Türkçe ve İngilizce başlıklarının, özetleri ve anahtar kelimelerinin ilgili bilim dalının akademik kriterlerine uygunluğu incelenmektedir. Ayrıca makalede geçen şahıs adlarının, eser isimlerinin ve kavramların yazımının Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nin imlâ esaslarına uygunluğu da kontrol edilmektedir. Çalışmanın dipnot ve kaynakça yazımının ise Chicago referans stiline tam mutabık olması özellikle talep edilmektedir. Makale yazım ilkeleri hakkında Yazar Rehberimize müracaat edilebilir.Dergimizin kalitesine katkı sağlaması amacıyla ön değerlendirmeden geçen her bir makale, uluslararası saygın akademik yayın kuruluşlarınca da kullanılan İntihali Engelleme Programında kontrol edilmektedir. Bu yayın döneminde rapor sonucu yüzde on beşten fazla benzerlik içeren çalışmalar, yazarlarına ilgili intihal raporuyla iade edildi.“Yazarın hakemleri, hakemlerin ise yazarı öğrenememesi (Çift Taraflı Kör Hakemlik ilkesi” 20/1. sayımızda da titizlikle uygulandı. Bu ilkenin daha etkin işletilebilmesi amacıyla 2016 yılından itibaren hakem isimlerinin yayımlanmamasına karar verildi. Bir Sonraki Sayımız (20.2015 Aralık 2016- Hakkında Hatırlatmalar15 Aralık  2016 tarihinde yayımlanacak 20 cilt 2. sayımız için 01 Haziran 2016-15 Ekim 2016 tarihleri arasında makale kabul edilecektir. 15 Ekim 2016 tarihinden sonra sisteme yüklenen makaleler ise 2017 yılının haziran ayında yayımlanacak sayımız için hakem değerlendirmesine tâbi tutulacaktır.Hakem değerlendirmesinden geçen makalelerin Türkçe ve İngilizce 150 kelimelik “Öz/Abstract” ile birlikte 750 kelimelik “Özet/Summary” içermesi de talep edilecektir.Taşıdığımız misyon ve sahip olduğumuz formatla her geçen gün ilim dünyasının ilgisini daha fazla gördüğümüzü ifade etmemiz

  11. Yeni Ad, Yeni Sayı, Yeni Web Sayfası ve Zengin İçerik

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ömer Aslan

    2016-06-01

    çinde tamamlanan doktora tezlerinin künye bilgileri ile özetlerinin dergimiz aracılığı ile uluslararası indekslere dâhil olması ve yurt dışından ulaşılabilir olması hedeflendi. Ayrıca İngilizce olarak hazırlanan tezlerin Türkçe özetleri de yayımlanarak okuyucularımızın bilgisine sunuldu.Dergimiz, Uluslararası ATLA Religion Database indeks tarafından 20/05/2016 itibariyle taranmaya başlandı. ATLA indeks, taradığı dergilere ait makale bilgilerini EBSCO aracılığı ile binlerce kütüphane aboneliği üzerinden kullanıcılara ulaştırmaktadır. 15 Haziran 2016 itibari ile ATLA Religion indeksine Türkiye merkezli -birisi dergimiz olmak üzere- sadece üç dergi taranmaktadır. Dergimizde yayımlanan her bir makale, ATLA indekste taranmaya başlamamız ile birlikte, yazarlarına doçentlik başvurusunda ÜAK'ın belirlediği "uluslararası" kategoride puan katkısı sağlayacaktır.Ocak-Haziran döneminde dergimizin tanınırlığını artırmak amacıyla uluslararası Açık Erişim sağlayıcılarına üye olundu ve sosyal medya hesapları oluşturuldu. Ayrıca titizlikte uyguladığımız makale ön değerlendirme ve hakem süreçleri daha objektif bir hale getirilerek, ilgili değerlendirme formları yeni web sitemizde ilan edildi. Ön değerlendirmede, makalelerin Türkçe ve İngilizce başlıklarının, özetleri ve anahtar kelimelerinin ilgili bilim dalının akademik kriterlerine uygunluğu incelenmektedir. Ayrıca makalede geçen şahıs adlarının, eser isimlerinin ve kavramların yazımının Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nin imlâ esaslarına uygunluğu da kontrol edilmektedir. Çalışmanın dipnot ve kaynakça yazımının ise Chicago referans stiline tam mutabık olması özellikle talep edilmektedir. Makale yazım ilkeleri hakkında Yazar Rehberimize müracaat edilebilir.Dergimizin kalitesine katkı sağlaması amacıyla ön değerlendirmeden geçen her bir makale, uluslararası saygın akademik yayın kurulu

  12. Kongre İzlenimleri

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Adli Tıp Uzmanları Derneği ATUD

    1996-10-01

    Full Text Available Tıp Eğitimciliği Sempozyumu (Symposium on Teachers' Training in Medicine, 17-19 Ekim 1996, Istanbul. 17-19 Ekim 1996 günlerinde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen sempozyumda; 2000 yılında tıp eğitiminin ilkeleri, Türkiye'nin gelecekteki gereksinimlerinin belirlenmesi, Eğitim programlarının planlanmasının prensipleri, Tıp eğitiminde multimedia uygulamaları, eğitim ve öğretim metodolojilerinin aktarıldığı konferanslar verildi. Bu konferanslarda TTB, TÜBİTAK, Sağlık Bakanlığı ve YÖK temsilcileri ile ülkemizden ve İngiltere, Kanada, İtalya, İsviçre, Hollanda ve ABD 'den Tıp eğitimciliği konusunda yeni metodolojileri ileri süren, uyarlayan hatta yıllardır bu yöntemlerle eğitimin sürdürülmesinde görev alan değerli öğretim üyeleri konuları katılan diğer öğretim üyeleri ile tartıştılar. Katıldığım bu toplantıda yıllar önce (1981 kısa süreli rehber öğretmenlik görevini üstlendiğim interaktif eğitim metodlarının en uzun süredir uygulandığı Kanada'nın McMaster Üniversitesi eğitim yöntemleri ile ilgili sonuçların özellikleri ve semposium sırasında düzenlenen Workshoplarda ( Problem based learning, Competancy based learning, Participatory learning birlikte çalıştığımız öğretim üyelerinin yararlandıklarını belirtmeleri nedeni ile bu notu aktarmak istedim. Çok verimli geçen son gününde ülkemizden çeşitli bildirilerin de tartışıldığı bu semposium ile ilgili yazılı kaynak ya da benzeri bilgilerin Prof.Dr. Talat Cantez, İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından alınabileceğini sizlerle paylaşmak istedim. Prof.Dr.Seıpil Salaçin, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, Adana. An International Conference Violence, Abuse & Women's Citizenship, 10-15 Kasım 1996, Brigthon / İngiltere. Bradford Üniversitesi ev sahipliğinde Brighton (