WorldWideScience

Sample records for aritilmis atiksu ve

  1. VeVeRa-IV

    NARCIS (Netherlands)

    Evelien Eggink; Debbie Oudijk; Klarita Sadiraj

    2012-01-01

    Original title: VeVeRa-IV The Dutch population is set to age rapidly in the coming years. More and more people will also attain a very great age. This means that the need for home care and care provided in nursing or residential care homes will also increase. As part of the Long-term Care Programme

  2. Endonezya ve sosyal medya

    OpenAIRE

    DARAJAT, Deden Mauli

    2013-01-01

    Bu araştırma, sosyal medya ve Endonezya ile ilgilidir. Bulunduğumuz 21.yüzyılda en etkili medya olmuştur. Günümüzde artık her yerde erişilebilen internet aracılığıyla sosyal medya, Endonezya dahil olmak üzere dünyanın her yerinde, insan hayatında yayılmaktadır. Sosyal medyanın yayılması da uzun bir süreye gerektirmez. Söz gelimi Facebook, 2004 yılında ilk kuruluşundan bu yana dünyanın toplam 7 milyar nüfusunun 1 milyara kadar ulaşmıştır. Bu olaydan, dünyadaki bütün herkesin tarafında...

  3. The CEVALE2VE case

    CERN Document Server

    Sanchez Pineda, Arturo; The ATLAS collaboration

    2016-01-01

    A virtual research and learning community can be a powerful tool for educational purposes. It has a wide range of possibilities for multi-institution participation, such as synchronous and asynchronous online engagement, decentralized student discussions and academic networking - as well as being cost effective. In this context, the CEVALE2VE virtual community (Centro de Altos Estudios de Altas Energías) is a Venezuelan initiative to support the new generation of researchers in high energy physics (HEP). Its goal is to contribute to the scientific dissemination of fundamental physics and the regional modernization of university education. The members of CEVALE2VE are a group of Venezuelan researchers, currently involved in projects related to the HEP field, and geographically located in different academic institutions of Europe and North America. The project involves several academic institutions in Venezuela and Colombia in order to reach a wide audience, and exploits current communications technologies, wh...

  4. Romatoid Artritte Postural Denge ve Dusme Riski

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Ahmet Inanir

    2013-02-01

    Full Text Available Amac: Bu calismanin amaci Romatoid Artritin denge ve dusme riski uzerine olan etkilerini degerlendirmektir. Gerec ve yontem: Calismaya toplam 70 olgu dahil edildi; bireylerin 35’i Romatoid artrit (11 erkek, 24 kadin, 35’i ise saglikli gonullulerden (16 erkek, 19 kadin olusmakta idi. Hastalar ve saglikli gonulluler denge ve dusme riski acisindan Biodekx Denge Sistemi (BDS ile degerlendirildi. Bulgular: Romatoid Artritli hastalarin yas ortalamasi 46.47±9.47 yil, kontrol grubunun ise 42.97±9.12 yil idi. Gruplar yas ve vucut kitle indeksi (VKI acisindan degerlendirildiginde istatistiksel olarak anlamli fark saptanmadi (sirasiyla, p=0.129, p=0.207. Gruplar Genel Stabilite Indeksi (GSI ve Antero-Posterior Stabilite Indeksi(APSI acisindan degerlendirildiginde istatistiksel olarak anlamli fark tespit edildi (sirasiyla, p<0.001 ve p=0.004. Benzer sekilde, Medio-Lateral Stabilite Indeksi (MLSI ve Dusme Riski Indeksi (DRI acisindan degerlendirildiginde de istatistiksel olarak anlamli fark saptandi (sirasiyla, p<0.001 ve p<0.001. Sonuc: Bu sonuclara gore, calismamizda Romatoid Artritin denge bozuklugu ve dusme riski ile iliskili oldugu ortaya konulmustur. [Cukurova Med J 2013; 38(1.000: 72-77

  5. Finansal Piyasa Volatilitesi ve Ekonomi

    OpenAIRE

    KANALICI AKAY, Hülya; NARGELEÇEKENLER, Mehmet

    2015-01-01

    Son yıllarda finansal piyasaların önemi artmış ve bu piyasalarda meydana gelen değişiklikler daha yakından izlenir hale gelmiştir. Bu nedenle finansal değişkenlerin volatilitesinin neden belirli düzeylerin üzerine çıktığı akademik çevreler için önemli bir araştırma konusu olmuştur. Yüksek volatilite, kısa süre içinde değişkenlerin değerlerinin belirli bir ortalamadan uzaklaşması anlamına gelmektedir. Yatırımcı ıçin olumsuz nokta, bu ani iniş ve çıkışların belirli bir temel nedene bağlı olmama...

  6. VE for Lua game programming

    CERN Document Server

    Mishra, Brij Bhushan

    2013-01-01

    This book follows a tutorial approach with examples and step-by-step instructions to help explain the key concepts of the LÖVE framework as well as everything you need to know about game development using the Lua programming language.LÖVE2d for Lua Game Programming is for anyone who is interested in learning about desktop game development.

  7. Genève Reconnaissante

    CERN Multimedia

    2001-01-01

    Robert Cailliau (centre), with Geneva's Mayor Alain Vaissade (left) and Jean Erhardt, Secretary General of the Administrative Council of Geneva (right). Geneva recognised the contribution of two CERN people to the reputation of the city last Tuesday when Mayor Alain Vaissade presented the Genève Reconaissante Medal to Tim Berners-Lee and Robert Cailliau. Berners-Lee, who was not able to be present in person, invented the World Wide Web at CERN just over a decade ago, while Cailliau was his first collaborator. Quoting Cailliau, Vaissade said that whilst there is no doubt that something like the Web would have appeared sooner or later, the fact that it happened at CERN, in Geneva, was no accident. Both the Laboratory and the city are places where people from around the world meet and work in harmony.

  8. Diabetes mellitus ve dişhekimligi

    OpenAIRE

    Koray, Fatma

    2013-01-01

    ÖZETBu makalede, Diabetes Mellitus'un etiolojisi, semptomları ve komplikasiyonları hakkında kısaca bilgi verildikden sonra, şekerli kişilerde bu hastalığa bağlı olarak diş çürüklerine, stomatitlere ve fazla sayıda parodontopatilere rastlandığı söylenmişdir. Yazı, diş hekiminin diabetiklere tedavi ve cerrahi müdahele yaparken dikkat etmesi gereken konuların açıklanmasıyla sonlanmıştır.

  9. 40 CFR 35.926 - Value engineering (VE).

    Science.gov (United States)

    2010-07-01

    ... 40 Protection of Environment 1 2010-07-01 2010-07-01 false Value engineering (VE). 35.926 Section... engineering (VE). (a) Value engineering proposal. All step 2 grant applications for projects having a... completion of VE analysis and submittal of VE summary reports). (b) Value engineering analysis. For...

  10. Kapak ve İçindekiler

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Kapak İçindekiler

    2014-09-01

    Full Text Available Zentralblatt MATH, Chemical Abstract, CAB Abstract ve EBSCO Host indeksleri tarafından taranmaktadır. Indexed in Zentralblatt MATH, Chemical Abstract, CAB Abstract and EBSCO Host indexes

  11. Kokkeuddannelse for døve

    DEFF Research Database (Denmark)

    Hansen, Niels-Henrik Møller; Wittendorff, Nina

    I denne rapport præsenterer vi en evaluering af projektet "Nye veje for unge døve, døvblinde og hørehæmmede i Danmark". Hensigten med dette projekt er at kunne tilbyde døve, døvblinde og hørehæmmede personer et uddannelsestilbud inden for fremstilling af mad. Konkret handler det bl.a. om en kokke...

  12. Using VE to Strategically Plan Our Future

    Energy Technology Data Exchange (ETDEWEB)

    Margie Jeffs; Lori Braase; Alison Conner; Darcie Martinson; Jodi Grgich

    2009-06-01

    The Value Engineering (VE) Methodology is an effective tool for business or project strategic planning. In conjunction with the “Balanced Scorecard Approach” (Drs. Robert Kaplan, PhD, and David Norton, PhD, from the Balanced Scorecard Collaborative/Palladium Group), function analysis can be used to develop strategy maps and scorecards. The FAST diagram provides an integrated approach to strategy map development by formulating a cause and effect relationship and establishing the “how” and “why” behind the strategy map. By utilizing the VE Job Plan, one is able to move from strategic thinking all the way through to execution of the strategy.

  13. RFID Teknolojisi: Firsatlar, Engeller ve Ornek uygulamalar

    OpenAIRE

    Ömür Y.Saatcioglu

    2006-01-01

    Yenilikler ozellikle teknoloji tabanli yenilikler rekabet ustunlugu elde etmek isteyen firmalar icin cok onemlidir. Sureclerini surekli olarak gelistirmeyi amaclanan firmalarin gerceklestirmesi gereken faaliyetlerden biri yeni teknolojilerin degerlendirilmesidir. RFID teknolojisi de ozellikle son yillarda onem kazanan bir teknolojidir. Bu makalede RFID teknolojisi kapsamli olarak tanitilmaktadir. RFID teknolojisinin tarihsel gelisimi ve RFID sistemleri icin gerekli altyapi gereksinimleri acik...

  14. Ortodontik malokluzyonlar ve tedavilerinin havayolu boyutlarına, dil ve hyoid kemik konumuna etkisi

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Betül İça

    2012-01-01

    Full Text Available

    Tongue and hyoid bone position, due to the muscle attachments surrounding them and the airway dimensions, depending on the structures that surround them are affected by the relationship of the maxilla and mandible. The malocclusions that influence the relationship between maxilla and mandible and the treatments of these malocclusions can change the airway dimensions, tongue and hyoid bone positions. İn this article, we will summarize how and to what extent that these structures are affected by various malocclusions and from the treatments of these malocclusions.

    Keywords: Malocclusion, orthodontic treatment, tongue position, airway dimension, hyoid position.

     

    ÖZET

    Dil ve hyoid kemiğin pozisyonu, bağlı olduğu kas ataçmanları itibariyle; havayolu boyutları da kendisini çevreleyen yapılar itibariyle maksilla ve mandibulanın ilişkisinden etkilenir. Maksilla ve mandibula ilişkisinin değişmesine sebep olan malokluzyonlar ve bu malokluzyonların tedavisi dil ve hyoid kemik pozisyonunu, havayolu boyutlarını değiştirebilmektedir. Bu derlemede bu yapıların çeşitli malokluzyonlardan ve yapılan tedavilerden nasıl, hangi derecelerde etkilendiğini özetleyeceğiz.

  15. Pekmez ve Pestilin Yapılışı, Bileşimi ve Önemi

    OpenAIRE

    Sebahattin NAS; Nas, Münteha

    1987-01-01

    Pekmez ve pestil ülkemizde üretilen en önemli geleneksel gıdalardandır. En fazla üzüm olmak üzere elma, dut, erik ve kayısı gibi meyvelerden üretilmektedir. Hammadde; yıkama, presleme, durultma ve asit giderme, koyulaştırma gibi işlemlerle pekmez ve pestile işlenir. Enerji ve mineral kaynağı olarak zengin ürünlerdir.

  16. TRIGEMINAL NEVRALJİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    OpenAIRE

    Apaydın, Ayşegül

    2012-01-01

    Anahtar sözcükler:Bu makalede orofasial bölgede şiddetli ve ani ağrı krizleri ile kendini gösteren Trigeminal nevralji trigeminal nevralji anlatıldı. Et-yolojisi ile ilgili teoriler, klasik belirtiler açıklandı. Tanısı ve tedavisi konusunda üzerinde durulması gereken noktalar belirtilerek, son yıllarda kullanılan tedavi yöntemleri anlatıldı. İlaç tedavisi, sinir blokajı, cerrahi tedavi yöntemleri kıyaslanarak tartışıldı.Key Words : Trigemital neuralgiaIn this article, trigeminal neuralgia cha...

  17. YAZI TESLİM VE YAYIN KURALLARI

    OpenAIRE

    AKKOR GÜL, AYŞEN

    2014-01-01

    KAYNAK GÖSTERİMİ 1.Tüm göndermeler metin içinde sırasıyla yazarın soyadı, tarih ve gerekiyorsa sayfa numaraları ya- zılarak (Soyad, tarih: sayfa aralığı) şeklinde verilmelidir. Aynı kaynaklara yapılan göndermelerde de bu yöntem uygulanmalı ve “a.g.e.”, “ibid.”, “op.cit.” gibi kısaltmalar kullanılmamalıdır. Yayın tarihi olmayan eserler için “tarih yok” anlamında “n.d.” kısaltması kullanılır

  18. Demir ve Mangan Gideriminde Saf ve Kaplı Pomza Kullanılması

    Directory of Open Access Journals (Sweden)

    Hüseyin Cahit SEVİNDİR

    2014-02-01

    Full Text Available Demir ve mangan yeraltı sularında bolca bulunan iki elementtir. Sulardan demir ve mangan giderimi için oksidasyon ve filtrasyon işlemleri uygulanmaktadır. Yeraltı sularında yüksek karbon dioksit ve düşük çözünmüş oksijen konsantrasyonu nedeniyle; demir ve mangan +2 değerliklerine sahiptir (Fe+2, Mn+2. +2 değerlikli çözünmüş demir ve mangan formları çözünmeyen formlara dönüştürmek üzere okside edilirler ve oksitlenmiş olan demir ve mangan (Fe+3,Mn+4 filtre edilerek sulardan ayrılırlar. Kum, mangan yeşil kum, antrasand, pirolusit gibi filtre materyalleri filtrasyon işleminde kullanılmaktadır. Bu çalışmada pomza taşı, sularda hem çözünmüş hem de çözünmez halde bulunan demir ve mangan formlarını gidermek için filtre materyali olarak araştırılmıştır. Filtrasyon işlemi için iki farklı tip pomza kullanılmıştır. İlk pomza tipi herhangi bir işleme tabi tutulmamış saf pomza, ikinci pomza tipi ise MnO2 tabakası ile üzeri kaplanan kaplı pomzadır. Saf ve kaplı pomza kullanılarak hazırlanan pomza filtrelerine farklı demir ve mangan konsantrasyonları uygulanmıştır. Saf pomza kullanılarak yapılan çalışmada demir giderim verimi demir konsantrasyonlarının artmasıyla % 80 ile 86 arasında değişim gösterdiği, mangan giderim veriminin ise % 62 ile 81 arasında olduğu gözlenmiştir. Demir için giderim veriminin, saf pomzada olduğu gibi kaplı pomzada da yaklaşık olarak %81-84 arasında değiştiği görülmüştür. Kaplı pomzanın kullanıldığı mangan giderme çalışmasında konsantrasyon değerlerinin artmasıyla verim değerlerinin de 250 mg/L mangan konsantrasyonuna kadar arttığı ve tüm konsantrasyonlarda giderme verimlerinin %12 ile 87 arasında değişim gösterdiği gözlenmiştir. Filtre sistemine düşük (12,5 mg/L konsantrasyonda +2 değerlikli demir içeren çözelti ile çalışıldığında, demir ve mangan gideriminin hem saf pomza hem de kapl

  19. KIŞ MEVSİMİNDE VE KIŞ SPORLARINDA ELBİLEĞİ VE EL TRAVMALARI

    OpenAIRE

    Temucin, Bahattin Oguz

    2004-01-01

    Elbileği ve el travmaları bilhassa kış mevsiminde kış sporu yapıyormuşcasına buzlu zemin üzerinde kayıp dengesini bozarak yere düşen her yaştaki, özellikle orta yaş ve yaşlılıktaki insanların, kayak sporu yapanların sıklıkla maruz kaldığı bir üst ekstremite lezyonudur. Konu, yumuşak kısım ve kemik lezyonlarını kapsamaktadır.

  20. Ticari kedi ve köpek mamalarında mikotoksin, nitrat ve nitrit analizi

    OpenAIRE

    BECER, Ülkü Kamile

    2008-01-01

    Bu çalışmanın amacı, kedi ve köpeklerin beslenmesinde kullanılan ticari mamaların içeriğinde aflatoksinler, nitrat ve nitrit düzeylerinin araştırılmasıdırÇalışmada birbirinden farklı 50 kedi (25' i ithal, 25' i yerli üretim) ve 50 köpek (25'i ithal, 25' i yerli üretim) maması kullanıldı. aflatoksin analizleri ince tabaka kromatografisi (İTK), nitrat-nitr...

    1. Dejeneratif Lomber Spondilolistezis ve Lomber Spondilozlu Hastalarda Fonksiyonel Durum ve Ya?am Kalitesinin De?erlendirilmesi

      OpenAIRE

      Polat, Sevgi; GÜRÇAY, Eda; ÇEV?KOL, Alev; ÇAKÇI, Aytül

      2012-01-01

      Amaç: Bu çalışmanın amacı dejeneratif lomber spondilo-listezis (DLS) ve lomber spondiloz (LS) tanılı hastaların fonksiyonel durumunu ve ya?am kalitesini de?erlendir-mekti. Materyal ve Metot: Çalışmaya kronik bel a?rısı (>3 ay) ?ikayeti olan 45-65 ya? aras?, 70 hasta dahil edildi. Hastalar DLS tanılı 39 hasta ve LS tanılı 31 hasta olarak iki gruba ayrıld?. Hastaların yağları (yıl), vücut kitle indeksleri (VK?, kg/m2), semptomları ve semptom süreleri (ay) kaydedildi. Lokomotor sistem ve ...

    2. The naïve intuitive statistician: a naïve sampling model of intuitive confidence intervals.

      Science.gov (United States)

      Juslin, Peter; Winman, Anders; Hansson, Patrik

      2007-07-01

      The perspective of the naïve intuitive statistician is outlined and applied to explain overconfidence when people produce intuitive confidence intervals and why this format leads to more overconfidence than other formally equivalent formats. The naïve sampling model implies that people accurately describe the sample information they have but are naïve in the sense that they uncritically take sample properties as estimates of population properties. A review demonstrates that the naïve sampling model accounts for the robust and important findings in previous research as well as provides novel predictions that are confirmed, including a way to minimize the overconfidence with interval production. The authors discuss the naïve sampling model as a representative of models inspired by the naïve intuitive statistician. PMID:17638502

    3. SPORCULARDA YOLCULUKTA VE MUSABAKALARDA SIVI ALINIMI VE BESLENME / THE DIET ORDER OF DURING THE TRAVELLING AND COMPETITION IN ATHLETES.

      OpenAIRE

      Özmerdivenli, R.; Karacabey, K.

      2010-01-01

      Bireysel yada tak/m o/arak yo/culuk s/rasmda. musabaka oncesinde ve sonrasmda gunun beslenmeduzeni degi:;ir, Yemek zamam ve a/man besin igeriklerine bardl! olarak or1aya pkan bu degi§imter zamanzaman sporcularm performans/anm o/umsuz yonde etkilemektedir,Spor kar$lla§malan iyin geryekle:;tinlen yoluculuklar, deplasmanlan, konaklamalan ve beslenme ge:;itlerisporcular uzerinde fiziksel ve psikolojik o/arak olumsuzluklara neden olur. Sporcu/ann musabakalardaba:;an!l olabilmeleri i9in y...

    4. Analytické procesy marketingu ve stavebnictvi

      OpenAIRE

      Krupík, Pavel

      2013-01-01

      Tato bakalářská práce se zabývá analytickými procesy marketingu ve stavebnictví. Je rozdělena na dvě části. První z nich je teoretická část, která je zaměřena na popis tržního prostředí, cíleného marketingu, marketingového mixu, analýz marketingového prostředí a marketingových strategií použitelných ve stavebnictví. V druhé části analyzuji konkrétní firmu aplikací GE matice, Porterovy analýzy, SLEPT analýzy a SWOT analýzy. Na základě výsledků a zjištění z těchto analýz pak v závěru uvádím sou...

    5. Leptin ve periodontal hastalıklar

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Tugba Aydin

      2011-10-01

      Full Text Available

      Leptin, a hormone secreted by adipose tissue, but also by several other tissues, and it plays an important role in protection of the host from inflammation and infection. Periodontal diseases are multi-factorial infectious disorders that lead to destruction of the supporting tissues of the teeth. These diseases are the result of bacterial infections of the gingival tissues. Therapy to decrease the levels of oral microorganisms can reduce gingivitis and stabilize periodontitis. Previous studies have suggested a relationship between periodontal disease and leptin levels. Some researchers reported that there is a strong negative correlation between the gingival crevicular fluid (GCF leptin level and periodontal disease progression, after the presence of leptin within healthy and inflamed gingiva has been demonstrated. The aim of this paper is to summarize the effect of leptin in the human body and to report relationship between periodontal disease and leptin levels.

      ÖZET

      Leptin, konağı inflamasyon ve infeksiyondan koruyucu önemli bir rolü olan, yağ dokusundan başka ilave çeşitli dokulardan da salgılanan bir hormondur. Periodontal hastalıklar, dişlerin destek dokularının yıkımına yol açan birden fazla faktörün sebep olduğu infeksiyöz hastalıklardır. Bu hastalıklar gingival dokularda bakteriyel infeksiyonlar sonucu oluşurlar. Oral mikroorganizmaların seviyelerini azaltarak yapılan tedavi, gingivitisi engelleyebildiği gibi, periodontitisi de stabilize edebilir. Daha önceleri yapılan çalışmalar da leptin seviyeleri ile periodontal hastalıklar arasında bir ilişki olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bazı araştırıclar, sağlıklı ve hastalıklı gingivada leptinin varlığı gösterildikten sonra dişeti oluğu sıvısı leptin seviyesi ile periodontal hastalığın şiddeti arasında güçlü bir negatif korelasyon olduğunu bildirmişlerdir. Bu derlemenin

    6. Müzik eğitimi alan ve almayan ergenlerin empatik becerilerinin ve uyum düzeylerinin incelenmesi

      OpenAIRE

      KÖKSAL, AYSEL

      1997-01-01

        Bu araştırma, müzik eğitimi alan ve almayan ergenlerin empatik becerileri ve uyum düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanması ve cinsiyet, sınıf düzeyi, kardeşe sahip olup olmama, doğum sırası, anne öğrenim düzeyi ve baba öğrenim düzeyi gibi değişkenlerin ergenlerin empatik becerileri ile uyum düzeyleri üzerinde etkilerinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Araştırma, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı ve Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Devlet K...

    7. Razvoj večnamenskega traktorskega dvigala

      OpenAIRE

      Golob, Peter

      2015-01-01

      Na tržišču se iz dneva v dan pojavljajo nova orodja in delovni pripomočki za pomoč pri delu na kmetijah, v vinogradih in sadovnjakih. Razvoj naprav poteka v smeri vedno večjih in zmogljivejših priključkov, ki na starejših tipih traktorjev ne delujejo. Eden takšnih priključkov je tudi traktorsko dvigalo. Najpogostejši predstavnik je traktorski viličar, ki potrebuje za krmiljenje posameznega hidravličnega cilindra delovni in povratni vod hidravličnega sistema. Starejši tipi traktorjev imajo le ...

    8. STRES ÜLSERİ VE PROFLAKSISI

      OpenAIRE

      KARASU, Zeki

      2001-01-01

      Strese bağlı olarak midede ortaya çıkan mukozal lezyonların patogenezi yeterince açık olmamakla birlikte bu lezyonların önlenmesi konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bu çalışmada, strese bağlı ortaya çıkan mide lezyonlarının önlenmesinde şu an elimizde mevcut olan ilaçlardan simetidin, ranitidin, famotidin, diazepam ve omeprazol'un etkinliği kontrollü olarak, deneysel bir sıçan modelinde karşılaştırılmıştır. Tüm ilaçlar mide lezyonlarının önlenmesinde kontrol grubuna kıyasla anlamlı...

    9. Kadın, toplumsal cinsiyet ve cinsellik araştırmalarında araştırmacı ve katılımcı ilişkisi: yeni arayışlar ve yönelimler

      OpenAIRE

      Aliefendioğlu, Hanife; Özbilgin, Mustafa F.

      2001-01-01

      1990'larda gelisen postmodern-feminist ve sosyalist-feminist yaklasimlar, toplumsal cinsiyet ve cinsellik arastirmalarinda pozitivist ve niceliksel yaklasimlarin yetersizligi kadar arastirmaci-arastirilan iliskisinin de sorgulanmasini tartismaya acmistir. Bu makalenin amaci kadin, toplumsal cinsiyet ve cinsel yonelimle ilgili arastirmalarin metodolojilerinde arastirmaci ve katilimci iliskisini kuramsal ve uygulama boyutlari ile tartismaktir. Bu amacla yazarlarin tamamladiklari iki alan calism...

    10. Leptin ve nöroendokrin düzenleme

      OpenAIRE

      Gültürk, Sefa; İmir, Gonca

      2006-01-01

      Insan ob gen kromozomu tarafından yag dokusunda sentezlenen bir hormon olan leptin istahı ve enerji harcamasını düzenler. Obez kisilerde serum leptin düzeyleri belirgin olarak yüksektir. Ob gen defekti olan ob/ob tipi farelerde, leptinin yeterince üretilememesi nedeniyle yag depolanması fazladır. Obez kadın ve erkeklerde leptin düzeyi ile vücut kitle indeksi arasında pozitif bir iliski gösterilmistir. Leptin reprodüktif fonksiyonlarda da görevlidir. Infertil ve gonadotropin seviye...

    11. Partners selection of VE based on the organizational field

      Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

      GUO Chang-yu; SHOU Jian-min

      2007-01-01

      VE organizational field is a management meaning field formed by the mutual action of resources element. It studies leader and partners in VE as a system, and founds the affiliation among them by the relation of resources. It describes candidate partner enterprise's inner trait and exterior trait by quality parameter and exterior parameter, then analyzes and evaluates them. It combines the qualitative variable and quantitative variable to evaluate the candidate enterprises. It integrates static and dynamic method to help the VE leader to choose partner, which is good for the whole alliance.

    12. Impact of CP Violation on |V_e3|

      CERN Document Server

      Couture, G; Lussier, A M

      2005-01-01

      We study the impact of the positivity of the measure of CP violation in neutrino oscillations on the values of |V_e3| and |V_mu1|. We use the available information on the solar and atmospheric mixing parameters |V_e2| and |V_mu3| provided by neutrino oscillation data. We conclude that large values of |V_e3| are preferred at 95% confidence level. This, in turn, favours large values for J_lepton compared to CP violation in the quark sector.

    13. ILKÖGRETIMDE PSIKOLOJIK DANISMA VE REHBERLIK (PDR) HIZMETLERI

      OpenAIRE

      YÜKSEL-SAHIN, FULYA

      2009-01-01

      Ara?tyrmanyn amacy, ilkö?retim ikinci kademe ö?rencilerinin psikolojik dany?ma ve rehberlik hizmetleri ile ilgili algylaryny bazy de?i?kenlere göre incelemektir. Ara?tyrma, 208 ilkö?retim ö?rencisi üzerinde yapylmy?tyr. Toplanan veriler üzerinde yüzdelik hesaplamalary, MANOVA, ba?ymsyz gruplarda t testi, Tukey testi ve çoklu regresyon analizi yapylmy?tyr. Ara?tyrma sonuçlary, cinsiyete ve akademik ba?aryya göre, PDR hizmetlerini de?erlendirme puanlarynyn anlamly olarak farklylyk gösterdi?ini ...

    14. Listeria monocytogenes ve Süt Teknolojisindeki Önemi

      OpenAIRE

      Kınık, Özer; Akbulut, Necati

      1991-01-01

      Listeriozis, Listeria monocytogenes’in yol açtığı bir hayvan hastalığıdır ve enfekte olmuş hayvanlardan insanlara bulaşır. İnsanlarda ilk kez 1939 yılında tanımlanan Listeriozis, o tarihten beri ender görülen ancak öldürücü bir hastalık olarak bilinir. Listeriozis insanlarda genellikle septisemi, menenjit ve düşüklere sebep olur. L. monocytogenes vahşi ve evcil hayvanların çoğunu enfekte eder. Hayvan dışkısı, su, toprak, kanalizasyon ve vejetasyonla yayılır. Listeriozis vakalarında anneden ...

    15. LYUDMİLA PETRUŞEVSKAYA VE HİKAYELERİ

      OpenAIRE

      BAYDAR EROĞLU, Tuğba

      2005-01-01

      Rus kadın yazar Lyudmila Petruşevskaya perestroyka sonrası Rus edebiyatının nasıl değiştiğini öğrenmek açısından önemli bir isimdir. Onun fantastik ve post-modern eserleri Rus kent insanının parasızlık ve sevgisizlik içinde birbirleriyle ve günlük yaşamla olan mücadelesini anlatır. Tezimin amacı bu modern düz yazı ustasını hayatı ve hikayeleri ile tanıtmaktır.

    16. Nisin ve su ürünleri

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Zafer Ceylan

      2015-06-01

      Full Text Available Nisin doğal ve güvenilir bir gıda katkı maddesidir ve Lactococcus lactis’ ten üretilir. Peynirden balığa ve içeceklere kadar çeşitli gıdalarda katkı maddesi olarak kullanılabilir. Nisin özellikle gram pozitif bakteriler üzerine etkili iken gram negatif ve maya küfler üzerine bir etkisi yoktur. Nisin vücuda alındıktan sonra sindirim enzimleri tarafından inaktif hale getirilir bu nedenle hiçbir toksik etki yaratmaz. Ayrıca, FDA tarafından onaylanan tek bakteriosindir. Nisin sadece toplam bakteriler üzerinde etkin değil aynı zamanda laktik asit bakterileri, koliform ve patojenler üzerine de etkilidir. Nisin su ürünlerinde bulunabilecek L. monocytogenes gibi bazı patojenler üzerine inhibe edici özelliğe sahiptir. Ayrıca; nisin üzerine yapılan pek çok çalışmaya göre, nisin su ürünlerinin mikrobiyolojik güvenliğini sağlar ve raf ömrünü uzatır. Balığın kokusu üzerine olumsuz bir etkisi yoktur. Dahası, balığın doğal kokusunu muhafaza eder. Balıketi pH’sı ve rengi üzerine de olumsuz bir etkisi yoktur. Nisin TVBN, TMA değerleri ve psikrofilik ve mezofilik bakteri sayısının artışını depolama süresince kontrol etmektedir. Ayrıca, nisin vakum paketleme, ışınlama ve diğer katkı maddeleri ile beraber başarı ile kullanılmaktadır. Bu sayede nisin su ürünlerinin raf ömrünü artıran güvenli ve doğal bir katkı maddesi olarak kabul edilmektedir.

    17. Propeller Research Tunnel - Vought VE-7

      Science.gov (United States)

      1922-01-01

      Propeller Research Tunnel balance. Vought VE-7 airplane - set-up and balance details. Fred Weick and Donald Wood wrote in NACA TR No. 300: 'The fixed knife edges on the bell cranks are seated on blocks bolted to a rectangular steel frame rigidly fastened to the floor. In addition, this frame is provided with knife edges, links, and counterweights which hold the triangular frame in a fixed lateral position. Screws are also provide for raising the triangular frame from the knife edges while working on the attached apparatus. A stairway at the rear and a grating floor facilitate work on the supports and apparatus mounted on the balance. At each corner of the triangular frame are ball ended steel tubes, adjustable in length and angle, which support the body under test. The forward tubes, in the case of a fuselage with landing gear, have a fitting at the upper end which clamps the axle of the landing gear. The rear post has a ball-and-socket attachment to the fuselage.'

    18. Ceza hukukunda maddi ve manevi cebir

      OpenAIRE

      KÜÇÜKTAŞDEMİR, Özgür

      2011-01-01

      ÖZET Bu çalışmada, Türk Ceza Kanununun ceza sorumluluğunu kaldıran bir neden olan zorlamayı düzenleyen 28.maddesi incelenmiştir. Zorlama bir kişinin üzerinde suç işlemesi maddi veya manevi cebirle baskı kurulmasıdır. Ceza sorumluluğunu kaldıran maddi ve manevi cebirde başka bir kişinin zorlamasıyla suç işleyen kişi aşırı baskı altında kaldığından dolayı işlediği suçtan sorumlu tutulamaz. Madde 28‟e göre bu durumda zorlayan sorumludur. 765 sayılı Türk Ceza Kanununda, zorlama haller...

    19. Die oskische Weihung an Fatuus Ve. 183

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Helmut Rix

      2015-09-01

      Full Text Available Die Inschrift Ve. 183 aus Civita di Tricarico (MT gehört zu den oskischen Tex­ ten, die beim bisherigen Stand der Forschung als allenfalls halb verständlich gelten können. Die jüngste Gesamtinterpretation, die E. Vetters von 19531,läßt drei der 12 Wörter unübersetzt und erklärt das Verständnis eines vierten als unklar. V. Pisani,der auf Vetter fußt, läßt ebenfalls drei Worter unübersetzt, darunter ein anderes als Vetter, und weicht an zwei weiteren Stellen von Vetter ab. Bin Gesamtverständnis gelingt ihm ebensowenig wie diesem. G. Bottiglioni schließlich referiert, mit Hinweis auf Vetters Vorbehalte, die Deutung Ribezzos, die allein wegen der vielen angenommenen Ab­ kürzungen verfehlt sein muß. Die hier vorgelegte Interpretation kann auch nicht alle Probleme des Textes lösen; doch hoffe ich, sowohl in den Details weiter als auch dem Gesamtverständnis näher zu kommen.

    20. Banque Cantonale de Genève

      CERN Multimedia

      Banque Cantonale de Genève

      2011-01-01

      7e Salon Immobilier BCGE le samedi 3 septembre 2011, de 8 h 30 à 13 h 00, au Centre de formation de Conches À cette occasion, les meilleurs spécialistes professionnels genevois de l’immobilier seront réunis en un seul et même lieu. Si vous le souhaitez, un conseiller spécialisé dans les financements hypothécaires évaluera vos possibilités d’investissement immobilier adaptées à votre situation personnelle. En parallèle, les plus importantes régies immobilières de Genève seront à votre disposition pour vous présenter leurs offres actuelles, ainsi que les projets immobiliers futurs et discuter avec vous de la meilleure stratégie à adopter pour trouver l’objet de vos rêves. De plus, vous aurez la possibilité...

    1. Etický kodex ve veřejné správě

      OpenAIRE

      Machová, Jana

      2009-01-01

      The main topic of my bachelor work is Ethics and Morality in Public Administration. Aditionally, I would also like to cover a crucial central theme on corruption. I focused on the Ethics Code which is usually used like an instrument for the battle against corruption. I made a practical investigation via a questionnaire and this graphical evaluation interpretation is involved in my work as well. My original strategy was to find out how employees of the "Úřad pro zastupování státu ve věcech maj...

    2. PERiNATAL (FETUS VE YENiDOGAN) ENFEKSiYONLARIN ÖNLENMESi VE KONTROLÜNDE HEMŞİRELERiN SORUMLULUĞU

      OpenAIRE

      GÖRAK, Gülay

      2015-01-01

      Perinatal enfeksiyonlar111 onlenmesi ve kontrollinde hem ireligin sorumluluguf fertilizasyondan 9ok once ba lar. Sorurnlulugun ozlinci <;ocukluk, adolesan ve gen<; eri kinlikteki bireylere saghkh davrant$ kazandirrna eylemleri olu turur.

    3. Ulusal ve Uluslararası muhasebe standartlarına göre konsolidasyon ve bir uygulama

      OpenAIRE

      Ak, Belma

      2004-01-01

      Bu tezin amacı, finansal tabloların konsolidasyonunun gerekliliğini vurgulamak, ülkemizde ve dünyada konsolidasyon uygulamalarında kullanılan dört ana standard tanıtmak ve karşılaştırmaktır. Çalışmamızda ele alınan bu dört standart: SPK Tebliği, Seri:XI No:21 "Sermaye Piyasasinda Konsolide Mali Tablolara ve İştiraklerin Muhasebelestirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkinda Tebliğ"; Türkiye Muhasebe Standardı, TMS-5 "Konsolide Finansal Tablolar"; Uluslararası Muhasebe Standardı, UMS-27 "Kons...

    4. Eş zamanlı vulva ve kolon kanseri

      OpenAIRE

      Özsaran, A; Sanhal, C Y; Çalışkan, C; Terek, M C; Zekioğlu, O

      2011-01-01

      Vulva ve kolon kanserlerinin eş zamanlılığı oldukça nadirdir. Altmış bir yaşında, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve klitoris üzerinde kitle yakınmaları olan bir hastaya klitoris üzerindeki 2 cm'lik lezyondan eksizyonel biyopsi yapılmıştır. Biopsi sonucunda skuamoz hücreli invasiv vulva karsinomu saptanan olgu, kendi isteği ile metastaz taraması için PET-BT tetkiki yaptırmıştır. PET-BT sonucu kolonda invasiv karsinom ile uyumlu radyolojik bulgular saptanan olgunun kolonoskopik inceleme ve ...

    5. TİTANTUM VE ÖZELLİKLERİ

      OpenAIRE

      OYAR, Perihan

      2015-01-01

      ÖzetTitanyum ilk olarak havacılık endüstrisinde kullanılmıştır. Daha sonraki dönemlerde ise biyolojik uyumluluğu, kolayca şekillendirilmesi ve lehimlenmesi, korozyona direnci ile medikal ve dental alanda geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Bu makalede diş hekimliğinde titanyum, titanyumun özellikleri ve uygulamaları hakkında genel bilgi veren bir literatür taraması yapılmıştır.Anahtar kelimeler: titanyum, titanyum özellikleri, dental uygulamalarTITANIUM AND THE PROPERTIES OF TITANIUM  Abstact...

    6. Etniklik ve Uluslararası İlişkiler

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Abdullah Buksur

      2013-06-01

      Full Text Available Bu çalışmada etnik varlık üzerinden yaşananlara ve uluslararası mekanizmaların işleyişine bakmaya çalışacağız. İmparatorluklar sonrası Ulus devletlerde ve Küreselleşme sürecinde, etnisitenin süreçlerdeki rolüne bakmaya çalışacağız. Etnisite, ulus-devlet ve küresel süreci anlamaya çalıştık. Etnik gurupların dış politikada baskı ve yaptırım aracı gibi kullanılmasının ortaya çıkardığı sorunlar, etnik varlığın demokraside yaşanan sorunlara etkisi, etnik kimlik ve ekonomik, sosyal ve toplumsal statü arasındaki bağların diplomasiye yansımaları ele alınmıştır. Etnik varlığın, nasıl zenginlik olmaktan çıkarılarak, sorun haline dönüştüğü ile ilgili ulusal - uluslararası örnekler ve sorun yaşayan ülkelerin yöneticilerimi bu süreçteki rolleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda, küreselleşme ile birlikte ulus devletin temel niteliklerinin birçok açıdan aşındırıldığı ve ulus devletin yeniden şekillendirildiği; etnik kimlik üzerinden problemlerin yeniden tanımlandığını gözlemledik.

    7. CFD simulacija curka več-komponentnega bencinskega goriva

      OpenAIRE

      Urbas, Simon

      2014-01-01

      Numerično modeliranje in simuliranje je eno izmed najboljših orodij za dopolnitev eksperimentalnega preučevanja curka kapljevin in daje zelo obetavne rezultate za izboljšanje razumevanja kompleksne narave curka. Namen magistrskega dela je bila numerična analiza vpliva več-sestavinskega goriva na uparjanje, dolžino vbrizga in razpršitev kapljic goriva ter primerjava teh rezultatov z eno-sestavinskim gorivom. S tem delom sta bili opravljeni kalibracija in validacija Lagrangeevega več-faznega mo...

    8. Avtomatična transkripcija večglasnega petja

      OpenAIRE

      Paščinski, Uroš

      2015-01-01

      V tem delu se posvetimo avtomatični transkripciji večglasnega petja. Od celotne transkripcije se omejimo na detekcijo tonov. Pripravimo si testno množico večglasnih slovenskih ljudskih pesmi, ki jih pridobimo iz terenskih posnetkov, in zanje zgradimo ročne transkripcije. Nad testno množico poženemo splošni algoritem za polifonično detekcijo tonov. Razvijemo interaktivno vizualizacijo, ki nam ponazori delovanje algoritma in olajša iskanje napak. Rezultatov algoritma ne moremo primerjati, ke...

    9. Balık ve Balık Ürünlerinde Biyojen Aminler ve Önemi

      OpenAIRE

      ÖZBAY DOĞU, Sena; SARIÇOBAN, Cemalettin

      2015-01-01

      ÖZET: Biyojen aminler, gıdalarda bulunan serbest amino asitlerin dekarboksilasyonu sonucunda oluşan bileşiklerdir. Histamin, kadaverin, putresin, tiramin, spermin ve spermidin gıdalarda sıklıkla bulunan biyojen aminlerdir. Özellikle balık ve balık ürünleri, biyojen aminlerin oluşumu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu gibi ürünlerde biyojen aminler  mikrobiyal dekarboksilaz aktivite ile hızla oluşmaktadır. Yetersiz hijyen, kontaminasyon, hammaddenin mikrobiyal yükü ve sıcaklık gibi faktörle...

    10. Kadın ve Erkek Eğitim Denetmenlerinin Kişisel ve Mesleki Özellikleri

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Emine BABAOĞLAN

      2016-08-01

      Full Text Available Araştırmanın amacı, kadın ve erkek eğitim denetmenlerinin kişisel ve mesleki özelliklerini belirlemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak için açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırma verileri içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bu araştırmada eğitim denetmenlerinin özellikleri ve yeterlikleri yedi tema olarak ortaya çıkmıştır. Bunlar çağdaş denetim, insan ilişkileri ve iletişim, mesleki yeterlikler, kişisel özellikler, gelişim odaklılık, mesleki motivasyon ve çalışkanlıktır. Bu araştırmada ortaya çıkan kadın ve erkek eğitim denetmenlerin özellikleri ve yeterlikleri şöyledir: Denetimi bir geliştirme süreci olarak görme, bilgiyi paylaşma, denetime hazırlıklı gitme, denetim sürecinde yapıcı dönütler verme, denetimi eksik arama olarak görmeme, problem çözme odaklı olma, denetimlerde bilime ve mevzuata dayalı tutum sergileme, denetimi baskı aracı olarak görmeme, iletişim, empati, insanlar arası ilişkiler, herkesi saygıdeğer görme, iyi dinleyici olma, ulaşılabilir olma, etkili konuşma, görgü kurallarına uyma, alan bilgisi, mevzuat bilgisi, iyi eğitim, mesleki deneyim, liderlik, iyi gözlem, zaman yönetimi, tarafsızlık, özenlilik, kararlılık, samimiyet, güven verme, iyi giyinme, sabır, özgüven, hoşgörü, ilkelilik, yayınları takip etme, araştırmacı olma, kendini geliştirme, yeniliklere açık olma, hizmet içi eğitimlere katılma, denetimin önemine inanma, mesleğini sevme, çalışkanlık, çalışma disiplini, sorumluluk sahibi olma ve planlılık. Bu özelliklerin çoğunu erkek ve kadın denetmenlerin ifade etme sıklığı (düzeyi benzer düzeyde iken, “denetimi bir geliştirme süreci olarak görme” ve “empati” maddelerini erkek denetmenler kadınlardan daha fazla ifade etmişlerdir. Diğer yandan “özenli olma” ve “araştırmacı olma

    11. I've Never Had My Period, So What Is This Discharge?

      Science.gov (United States)

      ... I've Never Had My Period, So What's This Discharge? KidsHealth > For Teens > I've Never Had ... For Teens For Kids For Parents MORE ON THIS TOPIC Vaginal Discharge: What's Normal, What's Not Gyn ...

    12. The Determination Study for VE in Raspberry Fruit by HPLC%HPLC 法测定覆盆子中 VE 含量的研究

      Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

      孙金旭

      2012-01-01

        This paper analyzes the problems in determination study of VE content in raspberry fruit by HPLC. The study indicates that the suitable determination wavelength is 295 nm and the maximum standard deviation by using this way to determinate the content of VE is 5.53 %. VE content displays an excellent linear relationship with the peak area; the standard curve equation is Y = 6 587.35 x, with a correlation coefficient of 0.999 2. The spike recovery for VE is 96.55 % to 98.43 %. The method is feasible and accurate for determining VE content in raspberry fruit. The content of VE in raspberry fruit is 0.093 5 mg/g.%  建立了 HPLC 测定覆盆子浆果中 VE 含量方法,确定测定波长为295 nm,最大标准偏差5.53%,峰面积与 VE 标准品线性关系良好,标准方程 Y =6587.35 x,相关系数0.9992,加标回收率在96.55%~98.43%之间,此方法用于测定覆盆子浆果 VE 含量准确、可行,经测定覆盆子浆果中 VE 含量为0.0935 mg/g.

    13. Televizyon Reklamlarında Simge ve Fenomen

      OpenAIRE

      Yanar, Işık

      2004-01-01

      Çalışmada televizyon reklamlarında kullanılan simge ve fenomenlerin pazarlama kriterleri açısında önemi incelenmiştir. Simge ve fenomen kavramlarının etkisinin reklamcılık açısından nasıl kullanıldığı ortaya konulmuştur. Televizyon reklamlarında kullanılan simge ve fenomen gerek reklamcılık faaliyetinde bulunan şirketler gerekse de bu reklamı üreten şirketler açısından nasıl kullanıldığı açıklanmıştır. Bir ürünün tanıtımında ve hedef kitleye ulaştırılmasında kullanılan ileti biçimlerinde sim...

    14. AZERBAYCAN VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

      OpenAIRE

      CAVADOV, Nurlan

      2008-01-01

      ÖZETBağımsızlığını 1991 yılında kazanması ile birlikte azerbaycan Birleşmiş Milletlereüyelik başvurunda bulunmuştur. Bu üyelik Azerbaycan için büyük olanak ve fırsatları daberaberinde getirmiştir. Azerbaycan bir BM üyesi gibi insan hakları, barışın korunması vediğer şartları uygulayacağını kabul etmiştir. Bu normları benimsemek ve uygulamak içinAzerbaycan büyük çaba harcamış ve bu aşamada BM tavsiye ve önerilerinden deyararlanmıştır. Ayrıca BM Güvenlik Konseyinin Karabağ ile ilgili almış oldu...

    15. Scientific ethics and plagiarism Bilimsel etik ve intihal

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Nazan Özenç Uçak

      2008-06-01

      Full Text Available This article studies scholarly communication, ethics and unethical behaviors, especially plagiarism. It defines genres of unethical behaviors, their reasons, influence of internet and ways of prevention. It introduces software programs for prevention of plagiarism. Finally the importance of education and the role of librarians are underlined. Bu makalede bilimsel iletişim ve etik konuları ele alınmakta ve bilimsel alanda görülen etik dışı davranışlar incelenmektedir. Özellikle intihal konusu üzerinde durularak, intihalin ne olduğu, türleri, yapılış nedenleri, internetin intihal üzerine etkisi ve önlenmesi konusunda yapılabilecekler irdelenmektedir. İntihalin önlenmesinde kullanılan yazılımlar tanıtılmaktadır. Sonuç olarak eğitimin önemi ve kütüphanecinin rolü üzerinde durulmaktadır.

    16. BAZI KAYA ÖRNEKLERINDE RADYUM VE RADON KONSANTRASTONLARIN BELIRLENMESI

      OpenAIRE

      Baykara, Oktay

      2006-01-01

      Dokuz kaya örneklerinde etkin radyum, radon konsantrasyonları ve radon yayılım oranı katı hal iz detektörleri (CR-39) kullanılarak belirlenmiştir. Radyum, radon ve radon yayılım oranları için ölçülen en yüksek değer sırasıyla, 24.62 Bq/kg, 4911.32 Bq/m3 ve 4,86 Bqm-2h-1 bulunmuştur. Radon konsantrasyonu ile radon yayılımı ve radyum konsantrasyonu arasında doğrusal bir ilişki gözlendi. Radyum içeriği ile radon konsantrasyonu arasındaki doğrusal ilişki 0.62 olarak bulundu. Bununla birlikte rado...

    17. Asetil Benzofuran Metakrilat Blendlerinin Termal, Elektriksel ve Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi

      OpenAIRE

       İlter, Zülfiye; Erol, Gülşen

      2016-01-01

      Bu çalışmada, asetilbenzofuran metakrilat (ABM) polimerinin Stiren (St) ve Akrilonitril (AN) polimerleri ile farklı yüzdelerde blendleri hazırlandı. Var olan kopolimer ve hazırlanan blendler FT‐IR ve 1H‐NMR ile karakterize edildi. Kopolimer ve blendlerin fiziksel ve biyolojik özellikleri araştırıldı ve birbirleri ile karşılaştırıldı. Blendlerin termal özellikleri DSC ve TGA teknikleri ile araştırılırken ortalama molekül ağırlıkları GPC tekniğiyle ile belirlendi. Sonuçlar incelendi...

    18. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Hastalarında Preop ve Postop Dönemde Beden İmajı ve Benlik Saygısının Degerlendirilmesi

      OpenAIRE

      Yılmaz, Şerife

      2009-01-01

      Bu çalısma Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniginde opere edilmis hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası dönemde beden imajı ve benlik saygılarının karsılastırılması amacıyla planlanmıstır. Arastırma Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’ nda gerekli izinler alındıktan sonra yapılmıstır. Çalısma prospektif olarak gerçeklestirilmistir. Arastırma kesitsel tipte planlanmıs ve Haziran 2008- Ocak 2009 tarihle...

    19. Muhyiddin İbn Arabi ve Hadis Rivayeti

      OpenAIRE

      ALPKIRAY, Abdulcelil

      2015-01-01

      Farklı bir ilmi disipline ait olması sebebiyle sûfîlerin hadis rivayet etme metotları ve hadis nakilleri muhaddisler tarafından eleştirile gelmiştir. Genel anlamda tasavvuf ve hadis disiplinlerinin birlikte çalışmaları olmakla birlikte özellikle sûfîlerin, muhaddislerin yöntemi dışında naklettikleri rivayetlerle ilgili bir çalışmanın olmaması sahadaki eksiklikti. Özgün adı Fütuhatı Mekkiyye’de Hadisçilerin Metotları Dışında Nakledilen Rivayetler olan doktora çalışması bu alanın önemli çalışma...

    20. Rodinný dům ve svahu

      OpenAIRE

      Hrubý, Libor

      2013-01-01

      Bakalářská práce, zabývající se projektovou dokumentací stavební části ve stupni pro provedení stavby na novostavbu samostatně stojícího rodinného domu ve svahu. Objekt je dvoupodlažní, podsklepený. Svislé konstrukce z vápenopískového zdícího systému KM Beta Sendwix. Stropní konstrukce z předpjatých stropních panelů Spiroll. Zastřešení provedeno pultovou vegetační střechou se sklonem 10%, plochou střechou s terasovou úpravou a plochou vegetační střechou. Dispozičně je objekt rozdělen na klido...

    1. Demokrat parti ve siyasal muhafazakarlık

      OpenAIRE

      Şeyhanlıoğlu, Hüseyin

      2009-01-01

      Bu tezin amacı, 1946 yılından itibaren çok partili siyasi hayata geçen ülkemizde, 1946-1950 tarihleri arasında muhalefet; 1950-1960 tarihleri arasında da kesintisiz olarak, üç dönem üst üste iktidara gelen Demokrat Parti'nin, programını, eylemlerini ve söylemlerini siyasal muhafazakarlık kriterlerine göre tanımlamaktır. Bu amaca ulamak için, Fransız İhtilalı'ndan sonra dünyaya yayılan üç büyük siyasal ideolojiden biri olan siyasal muhafazakarlığın tarihsel süreci, temel ilkeleri ve son durumu...

    2. Strategické dichotomie ve vybraném podniku

      OpenAIRE

      Pelouchová, Kateřina

      2008-01-01

      Bakalářská práce Strategické dichotomie ve vybraném podniku je rozdělena na teoretickou a aplikační část. V teoretické části je definována strategie a náležitosti její tvorby, implementace, hodnocení a strategické dichotomie. Strategické dichotomie jsou popsány podle knihy de Wita a Meyera "Strategic Synthesis", která jako jediná představuje strategický management ze syntetického pohledu. Aplikační část charakterizuje jednotlivé dichotomie ve společnosti ELK, a. s....

    3. Raltegravir in treatment naïve patients

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Cossarini F

      2009-11-01

      Full Text Available Abstract Raltegravir is the first integrase inhibitor approved for the treatment of HIV infection based on the superior efficacy it showed compared to optimized backbone therapy alone in patients harboring multidrug resistant viruses. Studies on naïve patients showed comparable efficacy of raltegravir and efavirenz and just recently the US Food and Drug Administration (FDA approved raltegravir for the use in naïve patients based on the favorable results of the international double-blind phase III STARTMRK trial. Additional interesting findings were the faster, and not yet explained, decay of HIV-1 RNA and the higher CD4+ cells increase in the raltegravir group as compared to the efavirenz group. Raltegravir is generally well tolerated and adverse events were generally similar in raltegravir and comparator arms throughout all studies. When compared to efavirenz, patients on raltegravir showed less incidence of central nervous system-related adverse events. In studies on experienced patients higher incidence of cancers was found in the raltegravir arm: a relationship with the drug was, however not confirmed in a recent review considering all raltegravir studies. Raltegravir also showed a safe lipid profile expecially in naïve patients, finding that renders the drug attractive for patients with other cardiovascular risk factors. All this characteristics in association with its specific mechanism of action, make raltegravir an interesting drug for naïve patients and a large use in this type of patients is predictable. Only time and experience, however, will tell us whether raltegravir will maintain its promises in the long run.

    4. HotVeGas II-Zwischenbericht 2013

      OpenAIRE

      Botteghi, F.; Halama, S.; Buttler, A.; Kurowski, P.; Meysel, P.; Nakonz, M.; Rück, R.; Steibel, M.; Spliethoff, H.

      2015-01-01

      Seit e 4 1 Allgemeiner Verlauf des Projekts 2013 Im Jahr 2013 fanden zwei Projekttreffen, in Frankfurt (Air Liquide) und Jülich (IEK), unter Teilnahme aller Forschungs- und Industriepartner statt. Im experimentellen Bereich wurden Umbauarbeiten am Babiter (z.B. Entwicklung Co-Dosierung) und Piter (z.B. Konvektionssperren, Keramikrohre) durchgeführt. Weiterhin wurde im Bereich Spurenstofffreisetzung ein Niedertemperaturverascher entwickelt, unterschiedliche Gettermaterialien wurden ve...

    5. Grounding Naïve Physics and Optics in Perception

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Ivana Bianchi

      2014-12-01

      Full Text Available Many adults hold mistaken beliefs concerning the behavior of mechanical motion and reflections. In the field of psychology this has been investigated in the areas of naïve physics and naïve optics. The interesting question regards where these false beliefs come from. Particularly thought-provoking is the case of errors which are at odds not only with (presumably or even actually known physical/optical concepts, but also with what people would actually perceive. Some errors are in fact consistent with what people see in ecological conditions while others apparently are not. This has led to the former being referred to as perceptual errors and the latter as conceptual errors (Lawson and Bertamini 2006. We propose that many of these ‘conceptual errors’ are generalizations of what can be actually perceived under some conditions that are then incorrectly applied under others. In this sense, they can be thought of as a second way in which perception shapes naïve beliefs.

    6. Gerze Horoz ve Tavuklarında Larynx, Trachea ve Syrinx’in Anatomik Yapısının Belirlenmesi

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Burcu ONUK

      2015-01-01

      Full Text Available Çalışma materyalini Karadeniz Bölgesinde yer alan Sinop İli’nin Gerze İlçe’sine ait yerel bir ırk olan ve bu yörede ötüşüyle ve görünümüyle tanınan Gerze horozu ve tavuğu oluşurdu. Larynx, trachea ve syrinx’in incelendiği bu çalışmada 7 erkek ve 7 dişi olmak üzere toplam 14 hayvan kullanıldı. Larynx’in kıkırdaklarını tek olan cartilago cricoidea, cartilago procricoidea ve çift olan cartilago arytenoidea oluşturdu. Erkeklerdeki glottis genişliğinin (3,54±0,37 dişilerdekinden (1,35±0,42 fazla olduğu dikkat çekti. Dış larynx kasları m. cricohyoideus, m. cleidotrachealis ve m. tracheolateralis, iç larynx kasları ise m. dilator glottidis ve m. consrictor glottidis olarak belirlendi. Trachea 112-117 adet tam daire şeklindeki kıkırdak halkadan oluştu. Gerze horoz ve tavuklarında syrinx tracheobronchial tipti. Syrinx’in oluşumuna katılan cartt. tracheosyringeales’in 12-13 adet kıkırdak halkadan oluştuğu gözlendi. Bunlardan cranial’deki 8-9 adet kıkırdak halka tympanum’u oluşturdu. Diğerlerinin ise daha ince ve yassı olduğu ve membrana tympaniformis lateralis’in içinde gömülü olarak bulunduğu saptandı. Yandan kama biçiminde görünen pessulus, dorsal ve ventral’den ise ikizkenar üçgen şeklinde idi. Sonuç olarak, diğer kuş türleri ile farklılıkları bulunan Gerze horoz ve tavuğunun larynx, trachea ve syrinx’inin genel olarak evcil kanatlılarla benzerlik gösterdiği belirlendi.

    7. Ispanakta Buzdolabında Bekletme, Pişirme ve Dondurmanın Nitrat ve Nitrit İçeriğine Etkisi

      OpenAIRE

      Ayaz, Aylin; Yurttagül, Mine

      2013-01-01

      Bu araştırma, Ankara toptancı halinde satışa sunulan ıspanaklara (n: 24) uygulanan farklı işlemlerin; yıkama, buzdolabında bekletme (açık ve kapalı ortamda), pişirme (susuz, suda ve ön haşlama) ve dondurarak depolamanın (-18 oC’de 6 ay depolama) nitrat ve nitrit içeriklerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ispanakların nitrat ve nitrit değerleri spektrofotometrik yöntemle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; nitrat suda çözünen bir bileşik olduğu için yıkama ile miktarının bir ...

    8. Information Society and Information Technology Bilgi Toplumu ve Bilgi Teknolojisi

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Yaşar Tonta

      1999-12-01

      Full Text Available Terms such as "information age", "information society", "information technology", and "information superhighway" are used very often in our daily life. This is mainly due to the fact that the importance of "information" for economic and social development is continually increasing. In this paper, we review the concepts of "information society" and "information technology", and provide some figures with regards to the amount of information technology investment that is needed to establish the national information infrastructure in Turkey. As the principal task of universities has been to create and distribute information, we then look at the role of universities in information society, and summarize some of the views on information society and "networked," society. Günlük yaşantımızda "bilgi çağı", "bilgi toplumu", "bilgi teknolojisi", "bilgi alt yapısı", "bilgi otoyolu" gibi terimler sık sık kullanılmaktadır. Bunun temel nedeni günümüzde "bilg"nin ekonomik kalkınma ve toplumların gelişmesi açısından taşıdığı önemin giderek artmasıdır. Bu yazıda "bilgi toplumu" ve bilgi toplumunun temelini oluşturan "bilgi teknolojisi" kavramları incelenmekte ve ülkemizde ulusal bilgi alt yapısı kurulması için bilgi teknolojisine yapılması gereken yatırım miktarı ile ilgili bazı rakamlar verilmektedir. Toplumda bilgi üretim ve dağıtım kurumları olarak temel görev üstlenen üniversitelerin bilgi toplumundaki rolüne değinilmekte, bilgi toplumu ve "ağlaşmış" (networked toplum ile ilgili bazı görüşler kısaca özetlenmektedir.

    9. MONSOONS MUDE AND GOLD MUSONLAR GEMİ VE ALTIN

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Paul LUNDE

      2009-12-01

      Full Text Available The “global economy” of the Middle Ages was created by linking the Indian Ocean trading networks with those of the Mediterranean Sea and its African and European hinterlands. These products, together with ceramics, textiles and sugar provided from Egypt and Syria, reached European markets almost exclusively through the Italian maritime republics of Amalfi, Pisa, Genoa and Venice. Especially the direction of the monsoon winds in the Indian Ocean and the course of the Venice trade ships were at the same direction. Thereby, Venice trade ships set out toward the end of August and made their way slowly through the Adriatic and the Aegean to Cyprus and Alexandria, timing their arrival there to coincide with the availability of monsoon-borne and by this way the products which are ned carried through Europe. İt is important to emphasize this subject that North Europe economy depends on this Monsoons where they became at Indian Ocean. As a maritime republic dedicated itself to the international trade, Venice was an anomaly in a feudal Europe that measured wealth by land, not money. Therefor this idea were encouraging their believing about ending the monopoly of the Muslim trade at the Indian Ocean. Ortaçağın global ekonomisini Hint Okyanusu ticaret hattı ile Akdeniz, Afrika ve Avrupa Hinterlantları arasındaki ticaret bağlantısı teşkil ediyordu. Avrupa ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak Batı dünyasının gereksinim duyduğu ve Mısır ile Suriye’den tedarik edilen şeker, tekstil, seramik gibi ürünler Amalfi, Pisa, Ceneviz ve Venedik gibi İtalyan Cumhuriyetleri aracılığıyla Avrupa pazarlarına taşınmaktaydı. Özellikle Hint Okyanusu üzerindeki muson rüzgârlarının yönleriyle Venedik ticaret gemilerinin rotaları aynı doğrultudaydı. Bu suretle Ağustos ayının sonuna doğru İtalya’dan ayrılan gemiler, Adriyatik, Ege ve Kıbrıs rotasından İskenderiye’ye ulaştığı esnada musonlarla kar

    10. Can TeVeS be a viable theory of gravity?

      International Nuclear Information System (INIS)

      Among modified gravitational theories, the Tensor–Vector–Scalar (TeVeS) occupies a special place – it is a covariant theory of gravity that produces the modified Newtonian dynamics (MOND) in the nonrelativistic weak field limit and explains the astrophysical data at scales larger than that of the Solar System, without the need of an excessive amount of invisible matter. We show that, in contrast to other modified theories, TeVeS is free from ghosts. These achievements make TeVeS (and its nonrelativistic limit) a viable theory of gravity. A speculative outlook on the emergence of TeVeS from a quantum theory is presented

    11. Pestisit Kalıntı Analizlerinde Kalite Sistemleri: ISO 17025 Ve OECD-GLP

      OpenAIRE

      Tiryaki, Osman; Temur, Cemile

      2012-01-01

      Ulusal tüketim ve uluslararası ticaret ile ilgili olarak kalıntı analiz verilerinin kalitesi çok önemlidir. Bu anlamda ISO 17025 gereklilikleri ve İyi Laboratuvar Pratikleri (Good Laboratory Practices, GLPs) düzenlemelerinin her ikisi de veri kalitesini sağlamak için tasarlanmışlardır. Verilerin güvenirliğinin ISO 17025 akreditasyonu ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Organizasyonu –İyi Laboratuvar Pratikleri (OECD-GLP) gibi üniversal kalite sistemleri tarafından onaylanmal...

    12. Can TeVeS be a viable theory of gravity?

      Energy Technology Data Exchange (ETDEWEB)

      Chaichian, Masud, E-mail: masud.chaichian@helsinki.fi [Department of Physics, University of Helsinki, P.O. Box 64, FI-00014 Helsinki (Finland); Klusoň, Josef, E-mail: klu@physics.muni.cz [Department of Theoretical Physics and Astrophysics, Faculty of Science, Masaryk University, Kotlářská 2, 611 37, Brno (Czech Republic); Oksanen, Markku, E-mail: markku.oksanen@helsinki.fi [Department of Physics, University of Helsinki, P.O. Box 64, FI-00014 Helsinki (Finland); Tureanu, Anca, E-mail: anca.tureanu@helsinki.fi [Department of Physics, University of Helsinki, P.O. Box 64, FI-00014 Helsinki (Finland)

      2014-07-30

      Among modified gravitational theories, the Tensor–Vector–Scalar (TeVeS) occupies a special place – it is a covariant theory of gravity that produces the modified Newtonian dynamics (MOND) in the nonrelativistic weak field limit and explains the astrophysical data at scales larger than that of the Solar System, without the need of an excessive amount of invisible matter. We show that, in contrast to other modified theories, TeVeS is free from ghosts. These achievements make TeVeS (and its nonrelativistic limit) a viable theory of gravity. A speculative outlook on the emergence of TeVeS from a quantum theory is presented.

    13. Arctic Boreal Vulnerability Experiment (ABoVE) Science Cloud

      Science.gov (United States)

      Duffy, D.; Schnase, J. L.; McInerney, M.; Webster, W. P.; Sinno, S.; Thompson, J. H.; Griffith, P. C.; Hoy, E.; Carroll, M.

      2014-12-01

      The effects of climate change are being revealed at alarming rates in the Arctic and Boreal regions of the planet. NASA's Terrestrial Ecology Program has launched a major field campaign to study these effects over the next 5 to 8 years. The Arctic Boreal Vulnerability Experiment (ABoVE) will challenge scientists to take measurements in the field, study remote observations, and even run models to better understand the impacts of a rapidly changing climate for areas of Alaska and western Canada. The NASA Center for Climate Simulation (NCCS) at the Goddard Space Flight Center (GSFC) has partnered with the Terrestrial Ecology Program to create a science cloud designed for this field campaign - the ABoVE Science Cloud. The cloud combines traditional high performance computing with emerging technologies to create an environment specifically designed for large-scale climate analytics. The ABoVE Science Cloud utilizes (1) virtualized high-speed InfiniBand networks, (2) a combination of high-performance file systems and object storage, and (3) virtual system environments tailored for data intensive, science applications. At the center of the architecture is a large object storage environment, much like a traditional high-performance file system, that supports data proximal processing using technologies like MapReduce on a Hadoop Distributed File System (HDFS). Surrounding the storage is a cloud of high performance compute resources with many processing cores and large memory coupled to the storage through an InfiniBand network. Virtual systems can be tailored to a specific scientist and provisioned on the compute resources with extremely high-speed network connectivity to the storage and to other virtual systems. In this talk, we will present the architectural components of the science cloud and examples of how it is being used to meet the needs of the ABoVE campaign. In our experience, the science cloud approach significantly lowers the barriers and risks to organizations

    14. Üniversite Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezleri’nin Rol ve İşlevleri: Gelişmeler ve Sınırlılıklar

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Cem Ali Gizir

      2010-11-01

      Full Text Available Son yıllardaki hızlı sosyal, kültürel, ekonomik ve politik değişimlere bağlı olaraküniversite Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR merkezlerinin rol ve işlevlerinde deönemli değişiklikler meydana gelmektedir. Dolayısıyla, geçmişten günümüze akademik vekariyer gelişimi konusundaki geleneksel temel rollerinin yanı sıra son yıllardaki üniversiteöğrencilerinin kişisel ve sosyal problemlerindeki değişiklikler ve artışlara bağlı olaraküniversite PDR merkezlerinin rol ve işlevlerinin yeniden değerlendirilmesi önem arzetmektedir. Bu bilgiler ışığında, özellikle Türkiye’deki üniversite PDR merkezlerinin rol veişlevlerinin etkinleştirilmesinde yarar sağlayacağı düşünülen bu derleme çalışmasınınamacı, tarihsel gelişim süreciyle birlikte ortaya çıkan ortak temalar doğrultusunda,günümüz üniversite PDR merkezlerinin rol ve işlevlerine yönelik son gelişmeler üzerine birdeğerlendirme yapmak ve Uluslararası Psikolojik Danışma Hizmetleri Derneğinin (IACSakreditasyon standartları temelinde varolan sınırlılıklar ile çözüm önerilerini ortaya koymaktır.

    15. Problematika fenolů ve vodách

      OpenAIRE

      Tylichová, Petra

      2009-01-01

      Bakalářská práce pojednává o problematice fenolů ve vodách. Teoretická část shrnuje informace o vlastnostech fenolů, jejich použití, výskytu v životním prostředí a účincích na lidské zdraví. Jsou popsány metody pro stanovení těchto látek ve vodách. Poslední kapitola pojednává o možných způsobech odstranění fenolů z vodního prostředí, kde největší pozornost je zaměřena na metodu adsorpce. Část práce se také věnuje chlorovaným fenolům, které vznikají chlorací fenolových vod a mají za následek s...

    16. BASIN SUÇU VE CEZA SORUMLULUĞU

      OpenAIRE

      Bozdoğan Akbulut, Berrin

      2004-01-01

      Basın suçları, dar anlamda basın suçları, basın yoluyla da işlenebilen suçlar ve basın düzenine karşı suçlar olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Basın düzenine karşı suçlar dışındaki diğer suçların oluşması için, basılmış eser ve yayın unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Basın Kanunu, basın suçları için ayrı bir sorumluluk sistemi öngörmüştür. Buna göre mevkutelerde sorumluluk, eser sahibi ile birlikte sorumlu müdüre aittir. Gayri mevkutelerde ise, önce eser sahibi ile yayınlatanın sorumluluğu öng...

    17. Université de Genève

      CERN Multimedia

      2008-01-01

      Ecole de physique - Département de physique nucléaire et corspusculaire 24, quai Ernest-Ansermet 1211 GENÈVE 4 Tél: (022) 379 62 73 - Fax: (022) 379 69 92 Lundi 1er décembre 2008 PARTICLE PHYSICS SEMINAR at 17.00 hrs – Stückelberg Auditorium Superconducting Interfaces between Insulating Oxide Prof. Jean-Marc TRISCONE / Université de Genève At interfaces between complex oxides, electronic systems with unusual properties can be generated. A striking example is the interface between LaAlO3 and SrTiO3, two good insulating perovskite oxides, which was found in 2004 to be conducting with a high mobility. We recently discovered that the ground state of this system is a superconducting condensate, with a critical temperature of about 200 mK. The characteristics observed for the superconducting transitions are consistent with a two-dimensional superconducting sheet as thin as a few nanometers. Recent field effect experiments revealed the sensitivity of the normal and superconducting states to the carrier d...

    18. PLC VE PLC ILE ROTORU SARGILI ASENKRON MOTORA YOL VERME

      OpenAIRE

      İSMAİL COŞKUN; İBRAHİM YÜCEDAĞ

      1998-01-01

      Günilinüzde tcknoloj i hızla ilerlemekte ve bw1a paralel olarak kullanılan sistcnıler de değişmektedir. Bu değişim tasarıını kolay. ckonoınik. luzlı tepkili sistemi elde etıneye yönelik alınaktadır. Değişim zinciri içerisinde Otoınas\\on ve Otoınatik Kumanda sektörü önemli bir halka� ı teşkil etıncktcdir. Bu sektörde, Programlanabilir Mantık Kontrol ( PLC ) hızla kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışınada PLC' ·ı cr genel olarak değerlendirilmiş olup. PLC ilc rotoru sargılı asenkron ınotora yol ...

    19. Université de Genève

      CERN Multimedia

      2008-01-01

      Ecole de physique - Département de physique nucléaire et corspusculaire 24, quai Ernest-Ansermet - 1211 GENÈVE 4 Tél: (022) 379 62 73 - Fax: (022) 379 69 92 Lundi 1er décembre 2008 PARTICLE PHYSICS SEMINAR at 17.00 hrs – Stückelberg Auditorium Superconducting Interfaces between Insulating Oxide Prof. Jean-Marc TRISCONE / Université de Genève At interfaces between complex oxides, electronic systems with unusual properties can be generated. A striking example is the interface between LaAlO3 and SrTiO3, two good insulating perovskite oxides, which was found in 2004 to be conducting with a high mobility. We recently discovered that the ground state of this system is a superconducting condensate, with a critical temperature of about 200 mK. The characteristics observed for the superconducting transitions are consistent with a two-dimensional superconducting sheet as thin as a few nanometers. Recent field effect experiments revealed the sensitivity of the normal and superconducting states to the carrier ...

    20. Medikal Ozon ve Veteriner Cerrahide Kullanımı

      OpenAIRE

      GÜZEL, Özlem; YILDAR, Esma; ERDİKMEN, Dilek OLGUN

      2011-01-01

      Ozon, oksijenin doğada yüksek enerjili elektrik akımına ve ultraviyole ışınlarına maruz kalması sonucunda oluşan, 3 oksijen atomu taşıyan bir moleküldür. Güçlü bir oksidasyon oluşturma yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, bakterisid, virusid ve fungusid olarak etki gösterir.Ozon sağaltımı, saf oksijen ile ozonun belirli oranlarda (%0,05-5 O3; %95-99,95 O2) karıştırılıp, bu karışımın değişik yöntemlerle hastaya uygulanmasını içeren bir sağaltım şeklidir. Ozon, organizmada oksidatif bir etki oluştu...

    1. TÜRKİYE’DE KURU KAYISI ÜRETİM VE PAZARLAMA PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

      OpenAIRE

      Çatı, Kahraman; Yıldız, Selami

      2010-01-01

      Özet: Çalışmanın teorik kısmında Türkiye’de üretilen yaş ve kuru kayısıhakkında genel bilgiler verilmektedir. Araştırmanın amacı kayısının üretim vepazarlanma problemlerini belirlemek ve çözüm önerileri sunmaktır. Ayrıca,kayısı üretim ve pazarlama problemlerinin işletmelerin türlerine ve hedefpazarlarına göre farklı algılanıp algılanmadığını ortaya koymaktır. Çalışmadaveriler yüz yüze anket yöntemi ile...

    2. Ekolojinin kabuklu ve kabuksuz çekirdek kabak (Cucurbita pepo L.) hatlarında tohum verimi ve çerezlik kalitesine etkisi

      OpenAIRE

      ERMİŞ, Sıtkı

      2010-01-01

         Bu araştırma, 2007 ve 2010 yılları arasında ıslah çalışması sonucu seçilen 5 kabuklu ve 2 kabuksuz çekirdek kabağı hattında ekolojinin kabak çekirdeği verimi ve elde edilen çekirdeklerin çerezlik değeri ile kimyasal bileşimi üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Ülkemizde çekirdek kabağı yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapıldığı Trakya Bölgesi’ni temsilen Kırklareli, İç Anadolu Bölgesi’ni temsilen de Nevşehir ve Ankara lokasyonları seçilmiştir.

    3. Yozgat intrüzif kompleksinin jeolojisi, petrolojisi ve Orta Anadolu kristalen karmaşığındaki zamansal ve mekansal konumu

      OpenAIRE

      AKÇE, Musa Avni

      2010-01-01

      Yozgat İntrüzif Kompleksi (YİK), Orta Anadolu Kristalen Karmaşığı’nın (OAKK) kuzey bölümünde yer almakta ve yaklaşık olarak 1500 km2’lik bir alanı kaplamaktadır. YİK farklı bileşim ve karakterdeki granitoyid, gabroyid, monzonit ve siyenitoyid bileşimindeki kayaçlardan oluşan bu intrüzif kayaç topluluğu için  “batolit/kompozit batolit” tanımlamaları yerine “intrüzif kompleks” tanımlamasının kullanılması gerektiği düşünülmüş ve ilk defa bu çalışma kapsam...

    4. SCHIFF BAZI VE MAKROSİKLİK HALKA İÇEREN, POLİMER-METAL KOMPLEKSLERİNİN HAZIRLANMASI VE YAPILARININ AYDINLATILMASI

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      SEDA TIĞLI

      2005-01-01

      Full Text Available Bu çalışmada, polimerik-ınetal kompleksleri hazırlamaya elverişli bifonksiyonel ligandlar sentezlendi.Bu ligandların Ni(In Co(D polimerik kompleksleri hazırlandı. Ligand ve polimerik kompleksierin yapıları FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR ve Kütle spektroskopisi gibi spekstroskopik yöntemlerle avdtnlatıldı.

    5. Mutational analysis of the Ve1 immune receptor that mediates Verticillium resistance in tomato

      NARCIS (Netherlands)

      Zhang, Z.; Song, Y.; Liu, Chun-Ming; Thomma, B.P.H.J.

      2014-01-01

      Pathogenic Verticillium species are economically important plant pathogens that cause vascular wilt diseases in hundreds of plant species. The Ve1 gene of tomato confers resistance against race 1 strains of Verticillium dahliae and V. albo-atrum. Ve1 encodes an extracellular leucine-rich repeat (eLR

    6. Kranyofasiyal Antropometrik Değer Ve İndekslerin Klinik Önemi

      OpenAIRE

      Malas, M.Ali; Salbacak, Ahmet; Aler, Alper

      2009-01-01

      SüleymanDemirel Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ: 1997 Mart; 4(1) Kranyofasiyal Antropometrik Değer Ve İndekslerin Klinik Önemi M.AliMalas Ahmet Salbacak Alper Aler Özet Fötal, çocukluk ve erişkin döneminde kranyofasiyal indeksler ve sefalometrik boyutlarda cinsler ve yaş grupları arasında farklılıklar vardır. Santral sinir sistemi malformasyonları ve sendromların varlı¬ğında yüzle ilgili antropometrik değerlerin bir kısmı etkilenmektedir. Daha önc...

    7. İnsanlarda Hidatidozis'te Risk Faktörlerinin ve Hasta Profilinin Belirlenmesi

      OpenAIRE

      Korul, Ahmet

      2015-01-01

      Bu çalışma, insan hidatidozis'inde (Kistik ekinokokkozis) hasta profilini belirlemek ve risk faktörlerini ortaya koymak için Afyonkarahisar, Türkiye'de gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla 2012-2014 yıllarını kapsayan 3 yıllık periyotta hidatidozis ön tanısı konulan ve cerrahi tedavi alan 166 hastanın hastane kayıtları çıkartılmış ve kendilerine 30 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Hastane kayıtları ve anketlerden elde edilen veriler incelenmiş ve istatistiksel analizi yapılmıştır. Hidat...

    8. Geriatrik kedi ve köpeklerde anestezi protokolü

      OpenAIRE

      ELKAMA, Aygül

      2008-01-01

      Çalısmanın amacı geriatrik kedi ve köpeklerde anestezi protokol seçeneklerininhayvanlar üzerine etkileri ve bu etkileri belirlemektir. Bu değisiklikleribelirleyebilmek için anestezi öncesi ve sırasında alınan kalp atım, solunum sayıları,beden sıcaklıkları ve kan analizlerini yorumlayıp değerlendirmeyi pratiğe aktarmakve rutin bir hale getirmektir.Çalısmada operasyondan önce geriatrik kedi ve köpeklerin genel muayeneleriyapıldı. ?yi bir anamnezleri alındı. Akciğer radyogra...

    9. Alternative Routes to Induce Naïve Pluripotency in Human Embryonic Stem Cells.

      Science.gov (United States)

      Duggal, Galbha; Warrier, Sharat; Ghimire, Sabitri; Broekaert, Dorien; Van der Jeught, Margot; Lierman, Sylvie; Deroo, Tom; Peelman, Luc; Van Soom, Ann; Cornelissen, Ria; Menten, Björn; Mestdagh, Pieter; Vandesompele, Jo; Roost, Matthias; Slieker, Roderick C; Heijmans, Bastiaan T; Deforce, Dieter; De Sutter, Petra; De Sousa Lopes, Susana Chuva; Heindryckx, Björn

      2015-09-01

      Human embryonic stem cells (hESCs) closely resemble mouse epiblast stem cells exhibiting primed pluripotency unlike mouse ESCs (mESCs), which acquire a naïve pluripotent state. Efforts have been made to trigger naïve pluripotency in hESCs for subsequent unbiased lineage-specific differentiation, a common conundrum faced by primed pluripotent hESCs due to heterogeneity in gene expression existing within and between hESC lines. This required either ectopic expression of naïve genes such as NANOG and KLF2 or inclusion of multiple pluripotency-associated factors. We report here a novel combination of small molecules and growth factors in culture medium (2i/LIF/basic fibroblast growth factor + Ascorbic Acid + Forskolin) facilitating rapid induction of transgene-free naïve pluripotency in hESCs, as well as in mESCs, which has not been shown earlier. The converted naïve hESCs survived long-term single-cell passaging, maintained a normal karyotype, upregulated naïve pluripotency genes, and exhibited dependence on signaling pathways similar to naïve mESCs. Moreover, they undergo global DNA demethylation and show a distinctive long noncoding RNA profile. We propose that in our medium, the FGF signaling pathway via PI3K/AKT/mTORC induced the conversion of primed hESCs toward naïve pluripotency. Collectively, we demonstrate an alternate route to capture naïve pluripotency in hESCs that is fast, reproducible, supports naïve mESC derivation, and allows efficient differentiation.

    10. Université de Genève

      CERN Multimedia

      2008-01-01

      Ecole de physique - Département de physique nucléaire et corspusculaire 24, quai Ernest-Ansermet 1211 GENÈVE 4 Tél: (022) 379 62 73 - Fax: (022) 379 69 92 Wednesday 19 November 2008 PARTICLE PHYSICS SEMINAR at 17.00 hrs – Stückelberg Auditorium The Sudbury Neutrino Observatory: Early searches for new physics at the CMS experiment Dr Filip Moortgat, ETH Zurich The CMS experiment at the LHC will provide unprecedented opportunities to discover new forms of matter and energy. This talk will first introduce the CMS experiment, its physics potential and general analysis strategy. It is followed by examples of possible searches for new phenomena in CMS, including Higgs, SUSY, and other exotic particles, with early LHC data. Information: http://dpnc.unige.ch/seminaire/annonce.html Organizer : J.-S. Graulich

    11. Detekce střihů ve videu

      OpenAIRE

      Suja, Dušan

      2010-01-01

      Táto práce se zabýva možnostmi detekce střihů ve videu. Z úvodu se věnuje popisu metod pro detekci střihů, jejich výhodám a nevýhodám s ohledem na rychlost a přesnost detekce. V dalších kapitolách je pak popis implementovaných metod pro detekci ostrých střihů pomocí knihovny OpenCV. This thesis is concerned about video cut detections. Introduction explaining methods for video shot cut detecting, their advantages and disadvantages their speed and accuracy. Next chapters deal with implemente...

    12. Public Relations ve společnosti Qlik.cz

      OpenAIRE

      Vrkočová, Pavlína Bc.

      2007-01-01

      Diplomová práce se zabývá aktivitami Public Relations ve vybrané organizaci. Teoretická část představuje stručný úvod do problematiky PR. Praktická část se zabývá definováním cílové skupiny a následně přípravou tiskové konference. V práci je také proveden výzkum, který přináší informace o možné budoucí strategii společnosti. Závěrečná kapitola je věnována zhodnocení projektu Public Relations a návrhům na zlepšení pro vybranou společnost.

    13. Institutional Repository saber.ula.ve: A testimonial perspective

      CERN Document Server

      Briceno, Y; Nunez, L A; Salager-Meyer, F; Rojas, A; Torrens, R

      2009-01-01

      In this paper, we describe our decade-long experience of building and operating one of the most active Institutional Repository in the world: www.saber.ula.ve (University of the Andes, Merida-Venezuela). In order to share our experience with other institutions, we firstly explain the steps we followed to preserve and disseminate the scientific production of the University of Los Andes' researchers. We then present some recent quantitative results about our repository activities and we outline some methodological guidelines that could be applied in order to replicate similar experiences. These guidelines list the ingredients or building blocks as well as the processes followed for developing and maintaining the services of an Institutional Repository. These include technological infrastructure; institutional policies on preservation, publication and dissemination of knowledge; recommendations on incentives for open access publication; the process of selection, testing and adaptation of technological tools; th...

    14. Festival du rire de Genève

      CERN Multimedia

      Staff Association

      2015-01-01

      Connaissez-vous le Festival du rire de Genève ? La deuxième édition aura lieu du 25 au 28 mars 2015 au Casino-Théâtre à Carouge. Côté programmation, Marc Donnet-Monay ouvre les festivités avant trois autres soirées de folie et d’humour que nous vous laissons le soin de découvrir dans le programme : http://www.rire-geneve.ch/#programme. Réduction de 30% sur l’achat de places pour les membres du personnel du CERN. Pour cela, il suffit de se rendre sur la billetterie en ligne de notre site : www.rire-geneve.ch et d’utiliser le code promotionnel. Contacter le secrétariat de l’Association du personnel (Staff.Association@cern.ch) pour connaitre ce code promotionnel.

    15. Jinekolojik Kanser Kontrolü ve Hemşirelik

      OpenAIRE

      Eroğlu, Kafiye; Koç, Gülten

      2014-01-01

      Jinekolojik Kanser Kontrolü ve Hemşirelik Gyneacological Cancer Control and Nursing (Derleme) Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi (2014) 77–90 Kafiye EROĞLU*, Gülten KOÇ** *Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, Doğum-Kadın Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye **Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, Doğum-Kadın Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Geliş Tarihi: 05 Ağustos 2013 Kabul Tarihi: 31 Aralı...

    16. Dentin hassasiyeti ve tedavi yöntemleri

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Atilla Berberoglu

      2012-01-01

      Full Text Available

      Dentin hypersensitivity (DH is a relatively common problem experienced in clinical dental practice. This condition has been defined as a short, sharp pain arising from exposed dentin in response to stimuli typically thermal, evaporative, tactile, osmotic or chemical and which cannot be described to any other form of dental defect or pathology. DH may ocur as a result of exposed dentinal tubules through either loss of enamel or gingival recession. Management strategies, which take into account aetiological factors and patient’s oral hygeine behaviour, should be considered before the home or in office treatment protocols. Treatment plan should include reduce fluid flow in the tubules by means of occlude exposed tubules and block the nerve response in the pulp with many desensitizing chemical agents or phyisical agents which also include lasers. The purpose of this review is to summarize the definition, epidemiology, mechanism, aetiology, diagnosis and treatment protocols of dentin hypersensitivity.

      Key words: Dentine hypersensitivity, aetiology, diagnosis, laser, desensitizing agents.

       

      ÖZET

      Günümüzde giderek artan bir sorun olarak karşımıza çıkan dentin hassasiyeti (DH herhangi bir dental defekt veya patoloji ile açıklanamayan, kimyasal, termal, temas, ozmotik veya buharlaştırıcı uyarana karşı ortama açılmış dentin yüzeylerinden yayılan, kısa süreli keskin bir ağrı olarak tanımlanmaktadır. Sert doku kaybı veya dişeti çekilmesiyle dentin yüzeyinin açığa ve dentin kanallarının oral kaviteye doğru açılmasıyla DH oluşabilir. Evde veya klinikte uygulanacak tedavinin belirlenmesinden önce tedavi planı etiyolojik faktörler ve hastan

    17. Objets de grève, un patrimoine militant

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Jean-Charles Leyris

      2007-03-01

      Full Text Available Les objets de grève sont des produits fabriqués en petite série par des ouvriers à l’occasion de conflits du travail. Ils revêtent des formes et fonctions multiples : ne répondant pas aux standards de fabrication, ils servent notamment à populariser et financer la grève. A partir des années 1980, ces objets ont été collectés et photographiés par Jean-Luc Moulène, artiste contemporain. Les œuvres qui résultent de ce processus ont été plusieurs fois exposées. Les objets eux-mêmes ont été donnés à l’État et sont conservés aux Archives Nationales du Monde du Travail (Roubaix.Strike objects are objects made in small series by workers during industrial conflicts. They have various functions and forms. They do not fit into ordinary industrial production, but are often particularly useful for popularising or financing a strike. From the 1980s, many of these objects have been collected and photographed by Jean-Luc Moulène, a contemporary artist. The results of his work have been exhibited on several occasions and the objects themselves have been given to the State. They are held today at Roubaix, at the national archive depot for the archives of the world of work (Archives Nationales du Monde du Travail.

    18. Big Bang à Genève - French version only

      CERN Document Server

      2005-01-01

      C'est la dernière conférence du cycle organisé par la section de physique de l'Université de Genève à l'occasion de l'Année internationale de la physique. Pour le bouquet final, la section de physique a choisi le grand boum du Big Bang. Intitulée « Big Bang à Genève », la conférence donnée par Laurent Chevalier de l'institut français CEA Saclay évoquera les expériences qui se préparent au CERN avec le LHC. Leur but est de reproduire et d'analyser les conditions qui prévalaient à l'origine de l'Univers, juste après le Big Bang. L'exposé décrira de façon simple les techniques utilisées pour cette exploration, qui démarrera en 2007. Laurent Chevalier se demandera avec le public quels phénomènes nouveaux les physiciens espèrent découvrir dans ce monde inexploré. Comme les précédentes, la conférence débutera par une démonstration de détection de rayons cosmiques dans l'auditoire et l'utilisation de ces signaux pour créer une « musique cosmique », en collaboration avec le Pr...

    19. Social Dynamism and Sports / Toplumsal Dinamizm ve Spor

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Ahmet Gökhan YAZICI

      2014-03-01

      Full Text Available Society is a living organism. It involves some dynamics on the basis of individual, group and society. Sports are one of the fundamental segments of social dynamism. Sports have a very important role in raising a healthy generation, in supporting social development, in the assurance of social justice, and in the establishment of a clean environment. Some factors that threaten the future of sports: a Doping b Rigged game c Violence The future of sports depends on the clearance of these handicaps. This is not impossible; however, it requires a rigid international collaboration and a constant campaign. Toplum yaşayan bir örgenliktir. Fert, grup ve toplum bazında bazı dinamiklere sahiptir. Toplumsal dinamiğin en temel sektörlerinden birisi de spordur. Spor sağlıklı bir neslin yetiştirilmesinde, toplumsal kalkınmanın desteklenmesinde, sosyal adaletin temininde, temiz bir çevrenin tesisinde çok önemli bir role sahiptir. Sporun geleceğini tehdit eden bazı faktörler bulunmaktadır. Bunlar; a. Doping b. Şike c. Şiddettir. Sporun geleceği bu handikaplardan kendisini temizlemesine bağlıdır. Bu imkânsız değildir. Fakat bu toleranssız, uluslararası işbirliği ve sürekli bir mücadeleyi gerektirmektedir.

    20. Yozgat İli Halk Elinde Yetiştirilen Beyaz ve Alaca Kazların Kesim ve Karkas Özellikleri

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Musa Sarıca

      2014-10-01

      Full Text Available Bu çalışmada Yozgat ilinde yetiştirilen Beyaz ve Alaca kaz varyetelerinde kesim ve karkas özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Halk elinde üretilen kazlardan 6 aylık yaşta her varyeteden 5 erkek ve 5 dişi kaz kesilerek kesim ve karkas özellikleri ortaya konulmuştur. Ayrıca karkas özellikleri arasındaki fenotipik korelasyonlar hesaplanmıştır. Kesim ağırlığı, sıcak ve soğuk karkas ağırlığı, tüy, baş ve ayak ağırlıkları açısından varyeteler arasında farklılıklar önemsiz iken, erkek kazlar bu özellikler bakımından daha yüksek değerlere sahip olmuştur. Sıcak ve soğuk karkas randımanı ile baş oranı varyete ve cinsiyetler arasında farklılık göstermemiştir. Tüy ve ayak oranı Beyaz, abdominal yağ oranı ise Alaca kazlarda daha yüksek bulunmuştur. Sırt ağırlığı dışındaki karkas parça ağırlıkları varyeteler arasında farklılık göstermemiş, erkek kazlarda bu ağırlıklar daha yüksek belirlenmiştir. Kalp ağırlığı erkek kazlarda daha yüksek iken, karaciğer ve taşlık ağırlıklarının varyete ve cinsiyetler arasındaki farklılıkları önemsiz bulunmuştur. Karkas parçaları ve iç organ oranları varyeteler arasında farklılık göstermemiş, göğüs oranı dişi, sırt oranı erkek kazlarda daha yüksek bulunmuştur. Kesim ağırlığı ile karkas ağırlıkları ve sıcak-soğuk karkas randımanları arasındaki fenotipik korelasyon katsayıları önemli bulunmuştur. Elde edilen veriler, yöredeki yerli kazların kesim ve karkas özellikleri bakımından besi için uygun olabileceğini göstermektedir.

    1. Tulum Peynirlerinden izole Edilen Lactococcus lactis subsp. lactis YBML9 ve

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Yasin TUNCER

      2009-04-01

      Full Text Available Bu çalısmanın amacı tulum peynirlerinden izole edilen Lactococcus lactis suslarının fenotipik tanısı ve bu suslar tarafından üretilen bakteriyosinlerin kısmi karakterizasyonlarıdır. Bu amaçla Türkiye'nin sekiz farklı ilinden (Ankara, Antalya, Burdur, Denizli, Erzincan, Isparta, İstanbul ve İzmir yöresel pazarlardan toplanan 60 adet tulum peyniri örneginden 40 adet Lactococcus lactis susu (31 adet L. lactis subsp. lactis ve 9 adet L. lactis subsp. cremoris izole edildi. 40 adet L. lactis susu içerisinden, 2 adet L. lactis subsp. lactis (YBML9 ve YBML21 susu bakteriyosin üretme yeteneginde bulundu. L. lactis subsp. lactis YBML9 ve YBML21 susları tarafından üretilen bakteriyosinler, farklı enzim, pH ve sıcaklık uygulamaları sonucu; sırasıyla nisin ve laktisin 481 olarak tanımlandı.

    2. Fibroblast growth factor signaling potentiates VE-cadherin stability at adherens junctions by regulating SHP2.

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Kunihiko Hatanaka

      Full Text Available BACKGROUND: The fibroblast growth factor (FGF system plays a critical role in the maintenance of vascular integrity via enhancing the stability of VE-cadherin at adherens junctions. However, the precise molecular mechanism is not well understood. In the present study, we aimed to investigate the detailed mechanism of FGF regulation of VE-cadherin function that leads to endothelial junction stabilization. METHODS AND FINDINGS: In vitro studies demonstrated that the loss of FGF signaling disrupts the VE-cadherin-catenin complex at adherens junctions by increasing tyrosine phosphorylation levels of VE-cadherin. Among protein tyrosine phosphatases (PTPs known to be involved in the maintenance of the VE-cadherin complex, suppression of FGF signaling reduces SHP2 expression levels and SHP2/VE-cadherin interaction due to accelerated SHP2 protein degradation. Increased endothelial permeability caused by FGF signaling inhibition was rescued by SHP2 overexpression, indicating the critical role of SHP2 in the maintenance of endothelial junction integrity. CONCLUSIONS: These results identify FGF-dependent maintenance of SHP2 as an important new mechanism controlling the extent of VE-cadherin tyrosine phosphorylation, thereby regulating its presence in adherens junctions and endothelial permeability.

    3. Seker Pancarı ve Hayvan Pancarında Yaprak Alanı Tahmin Modeli

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Sebahattin ALBAYRAK

      2009-07-01

      Full Text Available Bu çalısmada seker pancarı (Beta vulgaris L. ve hayvan pancarı (Beta vulgaris var. crassa Mansf.'nda yaprak alanı modeli gelistirmek amaçlanmıstır. Bu amaçla iki seker pancarı çesidi Duetto ve Leilla ve iki hayvan pancarı çesidi, Ecdogelb ve Ecdorot, Orta Karadeniz Bölgesi kosullarında 5 farklı lokasyonda (Bafra, Ladik, Suluova, Gümüshacıköy ve Osmancık 2004 yılı yetisme mevsiminde yetistirilmistir. Çalısmada seker pancarında 4899 adet ve hayvan pancarında 5014 adet yaprakta yaprak eni, yaprak boyu ve yaprak alanı ölçülmüstür. Yaprak alanları Placom dijital planimetre ve Exel 7.0 programında çoklu regresyon analizleriyle belirlenmistir. Çalısmada gelistirilen yaprak alanı modeli seker pancarı için LA (cm2= (-11.84 + (7.29xW – (0.34xW2 + (0.147xL2 + [0.048x(W2xL] - [0.0009x(W2xL2], R2=96.7 iken hayvan pancarı için LA (cm2= (-7.54 + (0.038xL2 + [0.95x(LxW] – [0.0089x(L2xW] - [0.0079x(LxW2], R2=96 olarak belirlenmistir. LA yaprak alanını, W yaprak enini ve L yaprak boyunu ifade etmektedir.

    4. Isparta İlinde Gülün Üretim Girdileri, Maliyeti ve

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      V Demircan

      2009-04-01

      Full Text Available Bu araştırmanın amacı, Isparta ilindeki gülün tesis ve üretim dönemindeki girdileri, maliyeti ve karlılık durumunu belirlemektir. Çalışma Isparta Merkez, Atabey, Keçiborlu ve Gönen ilçelerinde gül üretiminin yoğun olduğu köylerde 2002-2003 üretim döneminde yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan veriler 109 gül üreticisinden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, işletmelerde dekara kullanılan işgücü ve makine çekigücü tesis döneminde sırasıyla 60.27 ve 3.62 saat, üretim döneminde ise sırasıyla 147.29 ve 5.62 saat olduğu saptanmıştır. İncelenen işletmelerde dekara toplam tesis masrafları 659.35 YTL ve üretim masrafları 609.49 YTL olarak hesaplanmıştır. Gül üretiminde elde edilen brüt, net ve oransal kar sırasıyla 557.38 YTL, 373.68 YTL ve 1.61 olarak belirlenmiştir.

    5. Sosyolojik Açıdan Afyonkarahisar İlinde Suç ve Suçluluk: Yaralama ve Cinayet Suçları

      OpenAIRE

      Evcim, Hakkı

      2012-01-01

      Suç, kanunlarla yasaklanan ve karşılığında ceza ön görülen her türlü davranış olarak tanımlanırken, toplumların var olma sürecinden bu yana belirlenen norm ve kurallarla tanımı sürekli değişmiştir. Bu çalışmada öncelikle toplumsal düzeni sağlamada etkili olan kurallara kaynaklık eden değer, norm gibi kavramlar açıklanmaya çalışılmıştır. Daha sonra suç olgusunun tanımı ve suç teorileri ayrıntılı bir biçimde ele alınmış ve Türk Ceza Kanunu’nda “adam öldürme” ve “adam yaralama” olarak tabir edil...

    6. Yalvaç, Pisidia Antiocheia antik kenti ve çevresinin peyzaj özellikleri ve turizm açısından değerlendirilmesi

      OpenAIRE

      KUTER, Nazan; ERDOĞAN, Elmas

      2006-01-01

      Pisidia Antiocheia kenti, antik dönem yerleşmeleri açısından önemli olan Anadolu kültüründe gelişmiş yerleşmelerden biridir. Bu makalede Pisidia Antiocheia‘sının yer aldığı Isparta-Yalvaç ve yakın çevresinin doğal ve kültürel özellikleri saptanmış, tarihi süreç içindeki gelişimi irdelenerek kentin sosyal, dini ve kültürel birikimi ortaya konmuştur. Anadolu'da Antiocheia adıyla kurulan antik kentler arasında Pisidia Antiocheia'sının taşıdığı önem vurgulanmış ve tanıtılmıştır. Yalvaç İlçesi ve ...

    7. Orta hat asimetrileri ve tedavi seçenekleri

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Serpil Çokakoğlu

      2012-01-01

      Full Text Available

      Nowadays the importance given to facial aesthetic is increasing. The coincidence of facial, maxiller and mandibuler dental midlines is very important requiring facial aesthetic. Midline asymmetries can be seen in form of  dental, skeletal and/or soft tissue asymmetries. In most of cases midline asymmetries accompany with facial asymmetries. Even if the amount of patients with midline asymmetry is not known to be aware of their problems, dental midline deviations observing without facial deformity can be noticed by most of patients with the help of their orthodontists. Symmetry of the dental and facial midlines comes at the beginning of the factors affecting treatment planning. For this reason midlines and due to the multifactorial etiology of asymmetries all of the factors that cause asymmetry must be evaluated properly during treatment planning.

      In this present article, our aim is try to give answers following questions: “Which factors cause midline asymmetries?’’, “Which type of asymmetries can be seen commonly in clinical?’’, “Do the using mechanics affect occlusion?’’,“Is it necessary to correct each type of midline asymmetries?’’, “Is there any mean threshold for esthetically acceptable midline asymmetries?

      Keywords: Midline, asymmetry.

       

      ÖZET

      Günümüzde yüz estetiğine verilen önem giderek artmaktadır. Fasiyal, maksiller ve mandibular dental orta hatların uyumu yüz estetiğinin sağlanması açısından oldukça önemlidir. Orta hat asimetrileri dental, iskeletsel ve/veya yumuşak dokuyu ilgilendiren şekilde görülebilir. Birçok olguda fasiyal asimetri şeklinde karşımıza çıkar. Asimetrili hastaların probleminin farkında olup olmadığı bilinmese de, fasiyal deformitenin gözlenmediği dental orta hat sapmaları çoğu hasta tarafından ancak ortodontistin yönlendirmesiyle fark edilebilir. Dental ve

    8. Sermaye Piyasasında Vergilendirme ve Sermaye Piyasası Oluşumuna Etkileri

      OpenAIRE

      Çömen, Fatih

      2006-01-01

      Çalışmada sermaye piyasalarının gelişiminde vergilendirmenin rolü ve önemi incelenmiştir. Öncelikle sermaye piyasası hakkında kavramsal bilgilere yer verildikten sonra, vergilendirmenin sermeye piyasası oluşumu üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi için, tasarruflar, sermaye oluşumu ve sermaye piyasası gelişim süreci üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Sermaye piyasaları ve vergilendirilme şekilleri arasındaki kuramsal bağın yanında Türkiye’ de sermaye piyasalarının gelişimi ve vergilendir...

    9. Keynes; İstatistik, Ekonomik İstatistikler, Ulusal Gelir ve Ekonometri

      OpenAIRE

      Uygur, Erkan

      2015-01-01

      John Maynard Keynes, ekonomi dünyasında düşünceleri, kuramları ve politika önerileriyle gündemden düşmez, sürekli tartışmaların konusu olur. Keynes, iktisatta istatistik, ekonometri ve matematik gibi teknik yöntemler kullanılmasını nasıl değerlendirmişti? Kendisi bu yöntemleri ne ölçüde kullandı? Keynes bu yöntemler konusunda yeterli miydi? Bu yazının birinci amacı, bu ve benzeri sorulara yanıt vermeye çalışmaktır. Bu çerçevede, Keynes’in olasılık, endeks sayıları ve genel olarak istatistiğe;...

    10. Müzik Tercihi ve Kişilik İlişkisi

      OpenAIRE

      Erdal, Barış

      2010-01-01

      Bu çalışmada, Türk müziği, rock ve klasik müzik dinleyicilerinin beğenilerini etkileyen faktörler kişilik, cinsiyet, yaş, aile, arkadaş çevresi ve müzikal uyaran değişkenleri çerçevesinde incelenmiştir. Müzik tercihi ve kişilik arasında bir ilişki olup olmadığı, belirli bir türün müzikal özellikleri ile müzik beğenisi ve kişilik arasında herhangi bir ilişkinin varlığı, Türk müziği, klasik müzik v...

    11. Fear reactions to snakes in naïve mouse lemurs and pig-tailed macaques.

      Science.gov (United States)

      Weiss, Lucie; Brandl, Pavel; Frynta, Daniel

      2015-07-01

      Primates have been predated on by snakes throughout their evolution and as a result, antipredator responses accompanied by signs of fear are often witnessed in the wild. In captivity, however, the fear of snakes is less clear, as experiments with naïve nonhuman primates have given inconsistent results. In this study, we present evidence that naïve mouse lemurs (Microcebus murinus) and putatively naïve pig-tailed macaques (Macaca nemestrina) do exhibit fear of snakes, even though the apparent reactions are mild. In an experiment with control- or snake-odoured boxes, mouse lemurs clearly avoided feeding in the latter. When the latency of touching rubber models was measured, pig-tailed macaques took longer to touch a toy snake compared with a toy lizard. Our findings that fear of snakes is shown by naïve individuals support the hypothesis that it is innate in primates.

    12. GEORGE MAKDİSİ VE İSLAM ARAŞTIRMALARINDAKİ YERİ

      OpenAIRE

      TAŞPINAR, Ayşe

      2008-01-01

      Oryantalizm; Avrupa ile Asya arasında değisken tarihsel ve kültürel iliskiyi; 19.yy’ın ilk yarısından itibaren Doğu kültürlerinin ve geleneklerinin incelenmesindeuzmanlasmayı ifade eden Batı’daki disiplin adını; dünyanın ‘Doğu’ olarak isimlendirilenbölgesi hakkındaki ideolojik varsayımları, imgeleri ve hayali resimleri içeren bir düsüncebiçimi ve uzmanlık alanıdır seklinde üç farklı sekilde tanımlanabilir.Lübnan asıllı Amerikalı bir oryantalist olan George Makdisi, Dslam düsüncesi,kelam usûl-...

    13. OSSEOİNTEGRASYON, YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜ VE NANOTEKNOLOJİ

      OpenAIRE

      ŞAHİN, Cem; KORKMAZ, Cunhur; UZUN, Gülay

      2015-01-01

      Dental implantların kısa ve uzun dönem başarısı osseointegrasyon ile doğrudan ilişkilidir. Bu kriteri ortaya çıkaran parametreler ise implantı çevreleyen kemik doku ve implantın yüzeyidir. Günümüzde implant çevresindeki kemik oluşumunu aktive etmek veya hızlandırmak amacıyla çeşitli mekanik ve kimyasal yüzey işleme teknikleri geliştirilmiştir. Nanoteknolojinin bilinen ve var olan yüzey hazırlama yöntemlerine farklı bir yaklaşım açısı kazandırmasıyla birlikte klinik başarı yüzdesi belirgin şek...

    14. Kan vericilerde HBsAg, anti-HCV, anti-HIV ve Sifilis seroprevalansı

      OpenAIRE

      Altındiş, Mustafa; Aslan, Savaş; Kalaycı, Raike

      2011-01-01

      Bu çalışmada Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kan Merkezi'ne başvuran donörlerde HBsAg, anti-HCV, anti-HIV 1/2 ve RPR seroprevalansının tespiti ve oranların yıllara ve cinsiyete göre dağılımının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ocak'2001 ve Aralık'2010 tarihleri arasında Kan Merkezi'ne başvuran 37343 kan donörünün HBsAg, anti-HCV, anti-HIV ½ tarama testleri mikropartikül ELISA (Vitros, Ortho-Clinical Diagnostics) yöntemi ile Ortho-Clinical Diagnostics (HBsAg, HCV 3.jenerasyon, HIV 1/2) ki...

    15. Greyfurt Suyu ve İlaçlarla Etkileşimi

      OpenAIRE

      Canan Ece TAMER; Karaman, Bige

      2006-01-01

      Greyfurt suyu bazı ilaçlarla etkileşime girerek ölümle sonuçlanabilen yan etkiler oluşturmaktadır. Özellikle tansiyon, kolesterol ve antihistaminik ilaçlarla görülen bu etkileşim, greyfurt suyunda bulunan naringin, naringenin, furanokumarin, bergapten (5-methoxypsoralen), bergomottin ve flavonoidler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu maddeler, ilacın, bağırsak ve karaciğerde bulunan ilgili enzimce parçalanmasını önlemekte ve sonuçta ilacın kandaki konsantrasyonunun artışına bağlı olarak il...

    16. BİLGİSAY AR AGLARI VE GÜVENLİK

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Cüneyt Bergel

      2005-01-01

      Full Text Available Bu tezde, bilgisayar ağlarının temelleri (verihaberleşme sistemleri, referans modelleri, TCPIIPprotokol grubu, Lan ve Wan teknolojilerihakkında bilgiler verilmiş ve bilgisayar ağlarındagüvenliğin nasıl sağlanması gerektiği anlatılmıştır.

    17. Micro-Trottoir à Genève à propos du CERN et du LHC

      CERN Multimedia

      CERN Video Productions

      2009-01-01

      Questions : Qu'est-ce-que le LHC? Quelle est la fonction du LHC? Qu'est-ce-que le CERN? D'après vous, les recherches engendrées pour le LHC peuvent-elles ?tre bénéfiques, utiles pour la société? Où a été inventé le Web? Lieux : Forum Meyrin Université de Genève Genève Centre

    18. Pişirilmiş Tavuk ve Hindi Etlerinde Pembeleşme Problemi

      OpenAIRE

      Kılıç, Birol

      2003-01-01

      Bu makalede, pişirilmiş kürleme işelmi uygulanmamış tavuk ve hindi eti ürünlerinde görülen pembeleşme problemine neden olan etkenler, bu etkenlerin etki mekanizmaları ve pembeleşmeyi engelleyeci önlemler, literatürde yeralan bilgiler doğrultusunda özetlenmiştir.      

    19. Nikomedeia kenti ve tanrıça Demeter

      OpenAIRE

      Boyana, Hülya

      2006-01-01

      Bithyııia \\\\'ya başkeııtlik etmiş olaıı Nikomedeia bulunduğu mevkii dolayısıylaönemli bir kenttir. Şehrin buluııduğu körfez gittikçe daraldığuıdaıı kolayca kapatılıp müdafaa edilebilmekte olup, dünyamil en iyi limanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Strabon\\\\'a göre Olbia-Astakos-Nikomedeia aym şehirdir. Nikomedeia ismi kurucusu Nikomedes i tarafıııdan verilmiştir. Şehrin Tanrıçası Demeter limaııınve körfezin, Nikomedeialılamı korunmalarmı sağlamış ve aym zamanda bereketi, bolluğu gözet...

    20. Thalamic shape abnormalities in antipsychotic naïve schizophrenia

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Vijay Danivas

      2013-01-01

      Full Text Available Background: Neurodevelopmental hypothesis of schizophrenia states abnormal pruning as one of the pathogenetic mechanism in schizophrenia. Though thalamic volume abnormalities have been documented, the shape differences of thalamus in antipsychotic-free schizophrenia in comparison with age- and sex-matched healthy volunteers need validation. Materials and Methods: We examined antipsychotic naïve schizophrenia patients ( n=60 and age- and sex-matched healthy volunteers ( n=44. The thalamic shape abnormalities were analyzed from their coded structural magnetic resonance imaging (MRI data using three-dimensional automated image analysis software, FMRIB′s (Oxford Center for the functional MRI of the brain tools-FIRST (FMRIB′s Integrated Registration and Segmentation Tool by creating deformable mesh model. Correlation with the psychopathology scores was carried out using F-statistics. Results: Patients with schizophrenia showed significant inward deformations in the regions corresponding to anterior, ventromedial, mediodorsal, and pulvinar nuclei. There was a direct correlation between negative syndrome score and the deformation in the right mediodorsal and right pulvinar nuclei. Conclusion: The inward deformations of thalamus in antipsychotic naive schizophrenia patients correspond to those nuclei which have reciprocal connections with frontal, superior temporal, and anterior cingulate regions and support the neurodevelopmental hypothesis of schizophrenia.

    1. Indeterminate cell histocytosis with naïve cells

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Sheren F Younes

      2013-02-01

      Full Text Available Histiocytoses are a heterogeneous group of disorders characterized by proliferation and accumulation of cells of mononuclearmacrophage system and dendritic cells. Histiocytoses are categorized according to the cell of origin into Langerhans cell histiocytosis (LCH, Non Langerhans cell histiocytoses and indeterminate cell histiocytosis (ICH. ICH is an extraordinary rare neoplastic dendritic cell disorder that has poorly understood histogenesis and pathogenesis. It is characterized by a proliferation of dendritic cells, which mimic Langerhans cells immunophenotypically (positive for CD1a and S-100 protein, but lack Birbeck granules characteristic of Langerhans cells. Twenty-four year-old Egyptian male was presented with reddish brown chest wall nodule. Clinical, histopathological, immunohistochemical and ultrastructure features are typical for ICH. He was in a good state without any evidence of recurrence or metastasis after 24 months follow up. Peculiar histopathological features were detected in the present case. Many unidentified cells with Hematoxylin & Eosin Langerhans like features showed negative staining for S-100, CD1a, Langerin and CD68. In absence of cellular atypia and mitosis, the infiltrating cells showed epidermotropism that was reported once in ICH as well as neural and perineural invasion that were not previously reported. Therefore we prefer using a tentatively designated diagnosis; dendritic cell tumor, not otherwise specified or newly proposed diagnosis (Indeterminate cell histocytosis with naïve cells for the present case.

    2. The VULCANO VE-U7 Corium spreading benchmark

      Energy Technology Data Exchange (ETDEWEB)

      Journeau, Christophe; Haquet, Jean-Francois [CEA Cadarache, Severe Accident Mastering experimental Laboratory (DEN/DTN/STRI/LMA), 13108 St Paul lez Durance (France); Spindler, Bertrand [CEA Grenoble, Physicochemistry and Multiphasic Thermalhydraulics Laboratory (DEN/DTN/SE2T/LPTM), 17 rue des Martyrs, F-38054 Grenoble CEDEX 9 (France); Spengler, Claus [Gesellschaft fuer Reaktorsicherheit mbH, Department for Thermohydraulics/Process Engineering, Schwertnergasse 1, D-50667 Koeln (Germany); Foit, Jerzy [Forschungszentrum Karlsruhe GmbH, Institut fuer Kern nd Energietechnik (IKET), P.O. Box 3640, D-76021 Karlsruhe (Germany)

      2006-07-01

      In a hypothetical nuclear reactor severe accident, corium spreading is one possible mitigation measure that has been selected for the EPR design. A post-test benchmark exercise has been organized on the VULCANO VE-U7 corium spreading experiment. In this test, a prototypic corium mixture representative of what could be expected at the opening of EPR reactor-pit gate has been spread on siliceous concrete and on a reference channel in inert refractory ceramic. The spreading progression was not much affected by the presence of concrete and sparging gases. The procedure used to estimate the corium physical properties from its composition and temperature provided a satisfactory data set. The CORFLOW, LAVA and THEMA codes provide satisfactory calculations of the spreading front evolution and of its final length. LAVA and THEMA estimations of the substrate temperatures, which are the initial conditions for longer term Molten Core Concrete Interaction or Corium Ceramic Interaction computations, are also close to the measured data, within the experimental uncertainties. (authors)

    3. Université de Genève

      CERN Multimedia

      2008-01-01

      Ecole de physique - Département de physique nucléaire et corspusculaire 24, quai Ernest-Ansermet - 1211 GENÈVE 4 Tél: (022) 379 62 73 - Fax: (022) 379 69 92 Lundi 8 décembre 2008 PARTICLE PHYSICS SEMINAR at 17.00 hrs – Stückelberg Auditorium The Galaxy in a new light: High energy gamma ray astronomy with H.E.S.S. Prof. Werner Hofmann / MPI für Kernphysik, Heidelberg During its first years of operation, the H.E.S.S. array of imaging atmospheric Cherenkov telescopes has revealed a sky full of sources of very high energy gamma rays and has demonstrated the great power of the Cherenkov technique for exploring non-thermal processes in the Universe. High-energy gamma ray astronomy is now delivering sky maps, sources with resolved morphology, and high-resolution light curves, joining up with mainstream astronomy. The talk will illustrate some of the key results from H.E.S.S., mention some of the open questions, and present ideas for the next-generation CTA observatory. Organizer : Prof. Markus Büttiker W...

    4. The interplays among technology and content, immersant and VE

      Science.gov (United States)

      Song, Meehae; Gromala, Diane; Shaw, Chris; Barnes, Steven J.

      2010-01-01

      The research program aims to explore and examine the fine balance necessary for maintaining the interplays between technology and the immersant, including identifying qualities that contribute to creating and maintaining a sense of "presence" and "immersion" in an immersive virtual reality (IVR) experience. Building upon and extending previous work, we compare sitting meditation with walking meditation in a virtual environment (VE). The Virtual Meditative Walk, a new work-in-progress, integrates VR and biofeedback technologies with a self-directed, uni-directional treadmill. As immersants learn how to meditate while walking, robust, real-time biofeedback technology continuously measures breathing, skin conductance and heart rate. The physiological states of the immersant will in turn affect the audio and stereoscopic visual media through shutter glasses. We plan to test the potential benefits and limitations of this physically active form of meditation with data from a sitting form of meditation. A mixed-methods approach to testing user outcomes parallels the knowledge bases of the collaborative team: a physician, computer scientists and artists.

    5. Université de Genève

      CERN Multimedia

      2008-01-01

      Ecole de physique - Département de physique nucléaire et corspusculaire 24, quai Ernest-Ansermet 1211 GENÈVE 4 Tél: (022) 379 62 73 - Fax: (022) 379 69 92 Wednesday 17 décembre 2008 PARTICLE PHYSICS SEMINAR at 17.00 hrs – Stückelberg Auditorium Bent crystals: a long story and its new frontiers by Dr Michela Prest / Universita degli Studi dell’Insubria, sede di Como When a particle physicist hears the world "crystal", he usually thinks of calorimeters, silicon detectors, a state of matter. When he hears the word "magnet", he thinks of bulky, heavy objects. In 1976, E. H. Tsyganov experimentally demonstrated how a bent crystal 1 mm thick, a couple of mm wide and a few cm high can steer particles as a dipole of several tens of Tesla. Crystals and the channelling phenomena have been studied for around 30 years. Hadron beam collimation has been immediately identified as their main application and the understanding of the physics of crystals and their experimental stu...

    6. Talent management ve vybrané společnosti

      OpenAIRE

      Šimonová, Lucie

      2015-01-01

      Tato diplomová práce se zaměřuje na oblast Talent managementu, přičemž její první část je věnována předložení teoretických poznatků, které se týkají vymezení a popisu základních pojmů jako je „talent“, „Talent management“ či „motivace“. Tyto poznatky jsou následně využity při zpracování části praktické, a to ve spolupráci s vybranou společností, jež má o zavedení Talent managementu zájem. This master’s thesis is focused on Talent management. First part is devoted to theoretical knowledge w...

    7. A NOVEL METHODOLOGY FOR CONSTRUCTING RULE-BASED NAÏVE BAYESIAN CLASSIFIERS

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Abdallah Alashqur

      2015-02-01

      Full Text Available Classification is an important data mining technique that is used by many applications. Several types of classifiers have been described in the research literature. Example classifiers are decision tree classifiers, rule-based classifiers, and neural networks classifiers. Another popular classification technique is naïve Bayesian classification. Naïve Bayesian classification is a probabilistic classification approach that uses Bayesian Theorem to predict the classes of unclassified records. A drawback of Naïve Bayesian Classification is that every time a new data record is to be classified, the entire dataset needs to be scanned in order to apply a set of equations that perform the classification. Scanning the dataset is normally a very costly step especially if the dataset is very large. To alleviate this problem, a new approach for using naïve Bayesian classification is introduced in this study. In this approach, a set of classification rules is constructed on top of naïve Bayesian classifier. Hence we call this approach Rule-based Naïve Bayesian Classifier (RNBC. In RNBC, the dataset is canned only once, off-line, at the time of building the classification rule set. Subsequent scanning of the dataset, is avoided. Furthermore, this study introduces a simple three-step methodology for constructing the classification rule set.

    8. İSPANYA’DA II. CUMHURİYET VE İÇ SAVAŞ(1936-1939)

      OpenAIRE

      SALMAN, Bora

      2003-01-01

      Tezimin amacı, İspanya’nın ekonomik ve siyasal tarihi açısından, II. Cumhuriyeti ve İç Savaşı değerlendirmektedir. İspanya, XIX. yüzyılda liberal anayasalcı hareketin başlaması ile birlikte, reaksiyoner ve liberal güçler arasında bir mücadeleye sahne olmuştur. İşçi sınıfı, sayısının artması ve Anarşist ve Marksist düşüncelerin etkisiyle sınıf bilinci kazanması ile birlikte, siyasal mücadelenin aktif bir unsuru olmuştur. II. Cumhuriyet ülkedeki liberal güçlerin ve işçi sınıfı örgütlerinin itt...

    9. The aged lymphoid tissue environment fails to support naïve T cell homeostasis.

      Science.gov (United States)

      Becklund, Bryan R; Purton, Jared F; Ramsey, Chris; Favre, Stéphanie; Vogt, Tobias K; Martin, Christopher E; Spasova, Darina S; Sarkisyan, Gor; LeRoy, Eric; Tan, Joyce T; Wahlus, Heidi; Bondi-Boyd, Brea; Luther, Sanjiv A; Surh, Charles D

      2016-01-01

      Aging is associated with a gradual loss of naïve T cells and a reciprocal increase in the proportion of memory T cells. While reduced thymic output is important, age-dependent changes in factors supporting naïve T cells homeostasis may also be involved. Indeed, we noted a dramatic decrease in the ability of aged mice to support survival and homeostatic proliferation of naïve T cells. The defect was not due to a reduction in IL-7 expression, but from a combination of changes in the secondary lymphoid environment that impaired naïve T cell entry and access to key survival factors. We observed an age-related shift in the expression of homing chemokines and structural deterioration of the stromal network in T cell zones. Treatment with IL-7/mAb complexes can restore naïve T cell homeostatic proliferation in aged mice. Our data suggests that homeostatic mechanisms that support the naïve T cell pool deteriorate with age.

    10. Metaforların Kognitif İçeriklerinin Felsefe ve Şiir Dili Açısından incelenmesi -F arabi, İbn Sina ve İbn Rüşd Örnekleri-

      OpenAIRE

      GEMUHLUOĞLU, ZEYNEP

      2014-01-01

      ÖzetMetaforlar}.D kognitif bir içeriğe sahip olup olmadıklan sorusu, esasında modern bir problemdir veözellikle yirminci yüzyılın son yarısında felsefenin alanına dahil olmu§tur. Bu soru, temelde felsefenindilinin ve neliğinin; rctorik, din ve §iir diliyle olan ili§kilcri bağlamında sorgulanarak yenidentanımlanmasıyla alakalıdır. Felsefenin kendini retorik ve §iirden ayırması ve zaman zaman dabunlarla çatl§maya girmesi, sonraki dönemlerde dinin, kullandığı dil itibariyle retorik ve §iitinyeri...

    11. Stem cells. m6A mRNA methylation facilitates resolution of naïve pluripotency toward differentiation.

      Science.gov (United States)

      Geula, Shay; Moshitch-Moshkovitz, Sharon; Dominissini, Dan; Mansour, Abed AlFatah; Kol, Nitzan; Salmon-Divon, Mali; Hershkovitz, Vera; Peer, Eyal; Mor, Nofar; Manor, Yair S; Ben-Haim, Moshe Shay; Eyal, Eran; Yunger, Sharon; Pinto, Yishay; Jaitin, Diego Adhemar; Viukov, Sergey; Rais, Yoach; Krupalnik, Vladislav; Chomsky, Elad; Zerbib, Mirie; Maza, Itay; Rechavi, Yoav; Massarwa, Rada; Hanna, Suhair; Amit, Ido; Levanon, Erez Y; Amariglio, Ninette; Stern-Ginossar, Noam; Novershtern, Noa; Rechavi, Gideon; Hanna, Jacob H

      2015-02-27

      Naïve and primed pluripotent states retain distinct molecular properties, yet limited knowledge exists on how their state transitions are regulated. Here, we identify Mettl3, an N(6)-methyladenosine (m(6)A) transferase, as a regulator for terminating murine naïve pluripotency. Mettl3 knockout preimplantation epiblasts and naïve embryonic stem cells are depleted for m(6)A in mRNAs, yet are viable. However, they fail to adequately terminate their naïve state and, subsequently, undergo aberrant and restricted lineage priming at the postimplantation stage, which leads to early embryonic lethality. m(6)A predominantly and directly reduces mRNA stability, including that of key naïve pluripotency-promoting transcripts. This study highlights a critical role for an mRNA epigenetic modification in vivo and identifies regulatory modules that functionally influence naïve and primed pluripotency in an opposing manner. PMID:25569111

    12. Stem cells. m6A mRNA methylation facilitates resolution of naïve pluripotency toward differentiation.

      Science.gov (United States)

      Geula, Shay; Moshitch-Moshkovitz, Sharon; Dominissini, Dan; Mansour, Abed AlFatah; Kol, Nitzan; Salmon-Divon, Mali; Hershkovitz, Vera; Peer, Eyal; Mor, Nofar; Manor, Yair S; Ben-Haim, Moshe Shay; Eyal, Eran; Yunger, Sharon; Pinto, Yishay; Jaitin, Diego Adhemar; Viukov, Sergey; Rais, Yoach; Krupalnik, Vladislav; Chomsky, Elad; Zerbib, Mirie; Maza, Itay; Rechavi, Yoav; Massarwa, Rada; Hanna, Suhair; Amit, Ido; Levanon, Erez Y; Amariglio, Ninette; Stern-Ginossar, Noam; Novershtern, Noa; Rechavi, Gideon; Hanna, Jacob H

      2015-02-27

      Naïve and primed pluripotent states retain distinct molecular properties, yet limited knowledge exists on how their state transitions are regulated. Here, we identify Mettl3, an N(6)-methyladenosine (m(6)A) transferase, as a regulator for terminating murine naïve pluripotency. Mettl3 knockout preimplantation epiblasts and naïve embryonic stem cells are depleted for m(6)A in mRNAs, yet are viable. However, they fail to adequately terminate their naïve state and, subsequently, undergo aberrant and restricted lineage priming at the postimplantation stage, which leads to early embryonic lethality. m(6)A predominantly and directly reduces mRNA stability, including that of key naïve pluripotency-promoting transcripts. This study highlights a critical role for an mRNA epigenetic modification in vivo and identifies regulatory modules that functionally influence naïve and primed pluripotency in an opposing manner.

    13. Kamu Denetçiliği Kurumunun işlevi ve yapısı

      OpenAIRE

      ÖZDEMİR, Birol

      2014-01-01

      Kamu Denetçiliği Kurumu ülkemizde anayasada yapılan 2010 değişikliği ileoluşturulan bir kurumdur. Genel olarak, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine,idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarınadayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerindenincelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli bulunmaktadır. Buanlamda bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunmasında, yönetime katılımınınsağlanmasında ve kam...

    14. Postmodernism and Education / Postmodernizm ve Eğitim

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Latife KIRBAŞOĞLU KILIÇ

      2014-03-01

      Full Text Available In recent years, a statement whose name we hear frequently with the criticism of modernism has attracted attention on itself: postmodernism. This statement which was brought about with the reborn process of the societies after industrialization draws a challenging perspective with its criticism and the things it promises. The postmodern attitude creating a new perspective to the terms of freedom, equality and justice has come into our lives intensively with the innovations and we can see its reflections in various fields; from art to sociology. Postmodernism has, beyond any doubt, effects on education. A new education environment in which the student is in the center of education as an individual and the teacher is a guide has been thought. The student’s constructing his own learning, presenting alternative subject based on the student’s choice by schools are considered to be the most important innovations. With the integration of postmodernism approach into education, the perception of literate people has changed. In this process which creates a new approach and with which it is seen that the trainings on the basic skills are not enough for the literate individual, the individual should have the skills to use mass media effectively. In this sense, the necessity to train individual according to his predominant skills makes it essential to question the teaching approaches. This study analyses the term of postmodernism and it relationship with education within the scope of these necessities. Son yıllarda modernizmin eleştirisiyle adını sıkça duyduğumuz bir söylem dikkatleri üzerine çekmektedir: postmodernizm. Sanayi sonrası toplumların var oluş sürecinin doğurduğu bu kavram, eleştirisi ve vadettikleriyle hayli iddialı bir perspektif çizmektedir. Özgürlük, eşitlik ve adalet kavramlarına yeni bir bakış kazandıran postmodern tavır, sanattan sosyolojiye dek yankılarını çok çeşitli alanlarda hissedebilece

    15. Topraktan ve insandan izole edilen bazı dermatofitlerin moleküler tanısı

      OpenAIRE

      Yavuz, Merve

      2013-01-01

      Dermatofitler; keratin substratı parçalayabilen funguslardır. Keratin gibi güçlü bir materyalı istila edebilmeleri keratinolitik aktiviteleri sayesindedir. Microsporum, Trichophyton ve Epidermophyton genuslarını içeren bu funguslar hayvanlarda ve insanlarda deri infeksiyonlarına sebep olabilmektedir. Anthropofilik (insan), zoofilik (hayvan) ve geofilik (toprak) olmak üzere 3 ekolojik nişe ayrılırlar. Ülkemizde insan ve hayvanlardan dermatofit izolasyon çalışmalarına birçok örnek vardır. Ancak...

    16. SPOR ALANLARINDA ŞİDDET VE SPOR MEDYASININ ETKİLERİ: SPOR YAZARLARININ ALGILARI

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Erol İLHAN

      2011-12-01

      Full Text Available Bu çalışmanın amacı, spor alanlarında görülen şiddet olaylarına medyanın etkisini spor yazarlarının algılamaları çerçevesinde ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini ulusal gazete ve dergilerde köşesi bulunan spor yazarları, örneklemini ise ulusal bir gazetede köşesi bulunan, periyodik olarak makale yazan ve tesadüfü yolla seçilen 42 spor yazarı oluşturmuştur. Araştırma görüşmecilerle önceden randevu alınarak yüz yüze görüşme (34 veya telefon aracılığı (8 ile gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde ses kayıt cihazı kullanılmış ve ses kayıtları deşifre edilerek yazılı hale getirilmiştir. Verilerin özgün formuna sadık kalarak beyanlardan alıntı yapılmış ve betimsel bir yaklaşımla sunulmuştur. Bazı nedensel ve açıklayıcı sonuçlara ulaşmak amacıyla sistematik analiz yapılmış ve görüşmeler derinlemesine incelenerek ortak tema ve alt temalar belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırmayı nicel verilerle desteklemek amacıyla yüzde ve frekans dağılımları da verilmiştir. Araştırma bulgularına göre spor yazarlarının spor medyasının şiddeti özendirme ve körüklemede etkili olduğu ana temasına 32 spor yazarının (%76,2 katıldığı; alt temalardan şiddeti özendirme ve körüklemede kulüp yöneticilerinin etkisine 24 spor yazarının (%57,1, tiraj ve reyting kaygısının etkisine 10 spor yazarının (%23,8 ve taraftar yazarlığının etkisine 5 spor yazarının (%11,9 inandığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, spor yazarlarının önemli bir kısmının spor medyasının spor alanlarında görülen şiddet olaylarını özendirme ve körüklemede etkili olduğuna inandıkları söylenebilir.

    17. KADIN YOKSULLUĞU VE KADIN SAĞLIĞI ÜZERİNE YANSIMALARI

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Seda KOCABACAK

      2014-08-01

      Full Text Available Cinsiyet eşitsizliği, yoksulluk ve iyi olmayan sağlık durumunun önemli nedenlerinden biridir. Kadınlar sosyal hayatın birçok alanında cinsiyet ayrımcılığı ile karşı karşıya kalırlar: sağlık hizmetlerinden yararlanma, eğitim, istihdam koşulları, sosyal ve ekonomik yaşam, politik haklar ve ahlaki sorumluluklar bunların bazılarıdır. Bazı toplumsal kabuller ya da ailelerin ekonomik zorlukları kız çocukların okuldan uzak kalmasına yol açabilmektedir. Eğitimsizlik ya da yetersiz eğitim ise özel nitelikler gerektirmeyen ya da düşük gelir sağlayan işlerde çalışılmasına yol açmaktadır. Bu kısıtlılıklar ve eşitsizlikler kadın sağlığı ve refahı üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkilere sahiptir. Eğitimli ve refah sahibi kadınlar kadın sağlığı, çocuk sağlığı, aile sağlığı ve hatta tüm toplumun sağlığının geliştirilmesine katkı sağlarlar. Bu çalışmanın amacı ilk olarak kadın yoksulluğu ve sağlığı arasındaki ilişkiyi tartışmak ve Türkiye’ye ilişkin verilerle değerlendirmeler yapmaktır.

    18. Nitric Oxide Increases Arterial Endotheial Permeability through Mediating VE-Cadherin Expression during Arteriogenesis.

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Baolin Yang

      Full Text Available Macrophage invasion is an important event during arteriogenesis, but the underlying mechanism is still only partially understood. The present study tested the hypothesis that nitric oxide (NO and VE-cadherin, two key mediators for vascular permeability, contribute to this event in a rat ischemic hindlimb model. In addition, the effect of NO on expression of VE-caherin and endothelial permeability was also studied in cultured HUVECs. We found that: 1 in normal arteriolar vessels (NAV, eNOS was moderately expressed in endothelial cells (EC and iNOS was rarely detected. In contrast, in collateral vessels (CVs induced by simple femoral artery ligation, both eNOS and iNOS were significantly upregulated (P<0.05. Induced iNOS was found mainly in smooth muscle cells, but also in other vascular cells and macrophages; 2 in NAV VE-cadherin was strongly expressed in EC. In CVs, VE-cadherin was significantly downregulated, with a discontinuous and punctate pattern. Administration of nitric oxide donor DETA NONOate (NONOate further reduced the amounts of Ve-cadherin in CVs, whereas NO synthase inhibitor L-NAME inhibited downregulation of VE-cadherin in CVs; 3 in normal rats Evans blue extravasation (EBE was low in the musculus gracilis, FITC-dextron leakage was not detected in the vascular wall and few macrophages were observed in perivascular space. In contrast, EBE was significantly increased in femoral artery ligation rats, FITC-dextron leakage and increased amounts of macrophages were detected in CVs, which were further enhanced by administration of NONOate, but inhibited by L-NAME supplement; 4 in vitro experiments confirmed that an increase in NO production reduced VE-cadherin expression, correlated with increases in the permeability of HUVECs. In conclusion, our data for the first time reveal the expression profile of VE-cadherin and alterations of vascular permeability in CVs, suggesting that NO-mediated VE-cadherin pathway may be one important

    19. Plasminogen Activator Inhibitor-1 Controls Vascular Integrity by Regulating VE-Cadherin Trafficking.

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Anna E Daniel

      Full Text Available Plasminogen activator inhibitor-1 (PAI-1, a serine protease inhibitor, is expressed and secreted by endothelial cells. Patients with PAI-1 deficiency show a mild to moderate bleeding diathesis, which has been exclusively ascribed to the function of PAI-1 in down-regulating fibrinolysis. We tested the hypothesis that PAI-1 function plays a direct role in controlling vascular integrity and permeability by keeping endothelial cell-cell junctions intact.We utilized PAI-039, a specific small molecule inhibitor of PAI-1, to investigate the role of PAI-1 in protecting endothelial integrity. In vivo inhibition of PAI-1 resulted in vascular leakage from intersegmental vessels and in the hindbrain of zebrafish embryos. In addition PAI-1 inhibition in human umbilical vein endothelial cell (HUVEC monolayers leads to a marked decrease of transendothelial resistance and disrupted endothelial junctions. The total level of the endothelial junction regulator VE-cadherin was reduced, whereas surface VE-cadherin expression was unaltered. Moreover, PAI-1 inhibition reduced the shedding of VE-cadherin. Finally, we detected an accumulation of VE-cadherin at the Golgi apparatus.Our findings indicate that PAI-1 function is important for the maintenance of endothelial monolayer and vascular integrity by controlling VE-cadherin trafficking to and from the plasma membrane. Our data further suggest that therapies using PAI-1 antagonists like PAI-039 ought to be used with caution to avoid disruption of the vessel wall.

    20. First-year medical students' naïve beliefs about respiratory physiology.

      Science.gov (United States)

      Badenhorst, Elmi; Mamede, Silvia; Abrahams, Amaal; Bugarith, Kishor; Friedling, Jacqui; Gunston, Geney; Kelly-Laubscher, Roisin; Schmidt, Henk G

      2016-09-01

      The present study explored the nature and frequency of physiology naïve beliefs by investigating novices' understanding of the respiratory system. Previous studies have shown considerable misconceptions related to physiology but focused mostly on specific physiological processes of normal respiration. Little is known about novices' broader understanding of breathing in a clinical context. Our study hypothesized that naïve beliefs could hamper participants' ability to understand the interrelatedness of respiratory structures and functions related to breathing during a clinical complication. The study entailed both quantitative and qualitative foci. A two-tier test was designed and administered to 211 first-year medical students. Participants were asked to choose the correct answer out of a set of four options and to substantiate their choices. Questions were purposefully left open to elicit a wide range of responses. Statistical analysis (SPSS) was done to evaluate the frequency of naïve beliefs. Thematic analysis was used to determine themes within the raw data. The majority of participants selected incorrect answers in the multiple-choice question part of the questionnaire. Results from the thematic analysis yielded a considerable range of naïve beliefs about gas exchange, foundational physics, airflow, anatomic structures, and breathing pathways. An awareness of the existence of such naive beliefs in respiratory physiology will allow educators to address them in their teaching and thereby prevent naïve beliefs transforming into misconceptions. PMID:27445283

    1. Müzakere yönetimi ve bir model denemesi

      OpenAIRE

      UÇAN, Murat Yusuf

      2008-01-01

      Bu çalışma öncelikle iki konunun teorik boyutunun incelenmesini amaçlamıştır. Birincisi, kişisel ve kurumsal ilişkilerde tarafların, kaynakları optimum kullanarak, amaçlarına ulaşmasında temel müzakere ilke ve boyutlarının anlaşılmasını, ayrıntılı ön hazırlık ve sistematik planlamanın yapılmasını, uygun strateji ve taktiklerin seçilerek uygulanmasını içeren müzakere yönetim sürecinin incelenmesi; ikincisi 21. yüzyılda küreselleşmenin hızlı bir şekilde arttığı değişimler ve karmaşıklaşan müzak...

    2. Nitric Oxide Increases Arterial Endotheial Permeability through Mediating VE-Cadherin Expression during Arteriogenesis

      Science.gov (United States)

      Wu, Xiaoqiong; Guan, Yinglu; Zhang, Bin; Cai, Weijun; Schaper, Jutta; Schaper, Wolfgang

      2015-01-01

      Macrophage invasion is an important event during arteriogenesis, but the underlying mechanism is still only partially understood. The present study tested the hypothesis that nitric oxide (NO) and VE-cadherin, two key mediators for vascular permeability, contribute to this event in a rat ischemic hindlimb model. In addition, the effect of NO on expression of VE-caherin and endothelial permeability was also studied in cultured HUVECs. We found that: 1) in normal arteriolar vessels (NAV), eNOS was moderately expressed in endothelial cells (EC) and iNOS was rarely detected. In contrast, in collateral vessels (CVs) induced by simple femoral artery ligation, both eNOS and iNOS were significantly upregulated (PEBE) was low in the musculus gracilis, FITC-dextron leakage was not detected in the vascular wall and few macrophages were observed in perivascular space. In contrast, EBE was significantly increased in femoral artery ligation rats, FITC-dextron leakage and increased amounts of macrophages were detected in CVs, which were further enhanced by administration of NONOate, but inhibited by L-NAME supplement; 4) in vitro experiments confirmed that an increase in NO production reduced VE-cadherin expression, correlated with increases in the permeability of HUVECs. In conclusion, our data for the first time reveal the expression profile of VE-cadherin and alterations of vascular permeability in CVs, suggesting that NO-mediated VE-cadherin pathway may be one important mechanism responsible, at least in part, for macrophage invasion during arteriogenesis. PMID:26133549

    3. MONTESSORİ YAKLAŞIMI VE OKUL ÖNCESİNDE FEN EĞİTİMİ

      OpenAIRE

      büyüktaşkapu, sema

      2012-01-01

      Erken çocukluk dönemi, gelişimin en hızlı olduğu ve hızlı bir değişimin gerçekleştiği zamandır. Bu döneme özgü çocuğun gelişimini ve eğitimini açıklamaya çalışan pek çok kuram vardır. Okul öncesi eğitimde etkili olan kuramcılardan biri de Maria Montessori’dir. Montessori eğitimi, çocukları kişisel gelişimleriyle birlikte; uyumlu sosyal ilişki, doğa ile uyum ve son olarak güzel bir yaşam için büt&u...

    4. Karışım DNA profillerinin incelenmesi ve yorumlanması

      OpenAIRE

      YARDIMCI, Emel

      2011-01-01

      Karışım DNA profillerine, başta cinsel saldırı olayları olmak üzere başka bir çok olayda rastlanmaktadır. Karışımların tespit edilmesi ve yorumlanması eğitim ile birlikte deneyim gerektirmektedir.Bu tez çalışmasındaki amaç, bir adli DNA laboratuvarın imkan ve kabiliyetleri ile, karışım DNA profillerinin incelenmesi ve yorumlanması için rut...

    5. Bursa’da Tüketilen Dondurmaların Kimyasal ve Mikrobiyolojik Kalitesi

      OpenAIRE

      Evrensel, Süreyya Saltan; Güneş, Ertan

      1998-01-01

      Bu araştırmada, Bursa’da satılan sade kaymaklı dondurmaların duyusal, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri incelenmiştir. Dondurma örneklerinden hiçbirinin duyusal, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikler bakımından standartlara uymadığı saptanmıştır. Sonuç olarak; sade kaymaklı dondurma örneklerinin üretiminde süte ısıl işlem uygulanmadığı, hile amaçlı bazı maddeler katıldığı ve gerekli hijyenik önlemler alınmadığı sürece bu tür dondurmaların insan sağlığı için potansi...

    6. SİNEMA ve MODA: ÇÖZÜLEN EFSANEVİ BİRLİKTELİK

      OpenAIRE

      Çeliksap, Sefa

      2011-01-01

      ÖzetSinema, 1920'li yıllardan başlayarak moda ile ilişkilerini geliştirmiş, moda da sinemanın moda tasarımcıları içinçok önemli olan, kolektif beğenileri biçimlendirmedeki üstünlüğünden yararlanmayı başarmıştır. Süreç içindebirbirleriyle olumlu ve yararlı bağlar var eden sinema ve moda bu bağı çağdaş iletişim ve yeni medyaalternatiflerinin de etkisiyle sanki koparmıştır. Belki bu nedenle olsa gerek, Barneys New York'un YaratıcıDirektörü Simon Doonan"Bugünlerde filmlerin moda üstündeki etkisi ...

    7. SPOR VE REKREASYON ORGANİZASYONLARINDA ETKİLİ LİDERLİK

      OpenAIRE

      Tekin, A; Zorba, E.

      2010-01-01

      Spor ve rekreasyon organizasyonlarında, amaçları belirleme ve elemanları yönlendirerek sonucaulaştınna yöneticilerinin sorumluluğundadır. Yöneticilerin liderlik yeteneklerinin organizasyonunbaşarıya ulaşmasındaki rolü yadsınamaz. Uzun yıllardan beri liderlik hakkında yapılan araştınnalarda ençok üzerinde durulan konu etkili bir liderin nasıl olunacağıdır. Etkili yönetimsel liderlik ile ilgili kesindoğrular ve genelleşmiş kalıplar yoktur. Bununla ber...

    8. Ortodontide beyaz nokta lezyonları ve güncel teşhis, korunma ve tedavi yaklaşımları

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Alper Erdin Koyuturk

      2011-10-01

      Full Text Available

      As oral hygiene becomes more difficult in patients with fixed orthodontic appliances; the decalcification of the enamel surface adjacent to these appliances is prevalent. Decalcification is manifested as a white spot lesion (WSL on enamel, and orthodontic patients develop significantly more WSLs than non-orthodontic patients. If these lesions are left untreated, they may progress to produce carious cavitations, and may also present aesthetic problems. Thus, the prevention, diagnosis, and treatment of WSLs are crucial to minimize tooth decay as well as tooth discoloration that could compromise the aesthetics of the smile. Clearly, it is the orthodontists’ responsibility to be aware of the risk for decalcifications and take precautions to avoid or limit their development. The present review presents the most recent researches about formation, prevention and treatment methods against WSLs; before, during and after orthodontic treatment with fixed appliances.

      ÖZET

      Sabit ortodontik tedavi gören hastalarda diş fırçalamanın ve ağız bakımının zor olmasından dolayı, braketlere komşu mine yüzeylerinin dekalsifikasyonu yaygın olarak gözlenmektedir. Dekalsifikasyon mine yüzeyinde beyaz bir noktasal lezyon olarak gözlenir ve ortodontik tedavi gören hastalarda görmeyenlere göre daha yaygın olarak gelişmektedir. Bu lezyon tedavi edilmeden bırakılırsa minede çürük kavitesi oluşabilir ve ileri estetik problemler ortaya çıkabilir. Beyaz nokta lezyonlarının önlenmesi, doğru tanısı ve tedavisi; estetik ve fonksiyonel sorun oluşturan diş çürüğünü en aza indirmek için gereklidir. Dekalsifikasyon risklerinin farkında olmak, onların gelişimini sınırlandırmak ve kaçınmak için önlem almak ortodonti uzmanlarının sorumluluğundadır. Bu derleme sabit ortodontik tedaviler sırasında ve sonrasında beyaz lezyonların oluşması, önlenmesi ve tedavisi

    9. Valor en riesgo (VeR): concepto, parámetros y utilidad

      OpenAIRE

      José Manuel Feria Domínguez; María Dolores Oliver Alfonso

      2006-01-01

      Hoy en día, el Valor en Riesgo (VeR) constituye una herramienta esencial en la medición y control del riesgo de mercado. Para asegurar una correcta interpretación de la cifra VeR por parte de usuarios potenciales (reguladores, accionistas, gestores de riesgo, etc.), es preciso la definición previa de una serie de parámetros como el nivel de confianza, el período de mantenimiento, la moneda de referencia y la metodología de estimación empleada. En este trabajo, nos centramos en el ...

    10. Bitkisel İnsektisitlerin Özellikleri ve Zararlılara Etkisi

      Directory of Open Access Journals (Sweden)

      Pervin Erdogan

      2013-12-01

      Full Text Available Son yıllarda tarım alanlarında kimyasal pestisitlerin yaygın kullanımına bağlı olarak hastalık ve zararlı türlerde ortaya çıkan dayanıklılık, çevre kirliliği, kalıntı ve benzeri sorunlar bitki koruma çalışmalarında çeşitli alternatif yöntem ve pestisitlerin aranmasını zorunlu hale getirmiştir. Alternatif mücadele yöntemleri kimyasal pestisitlerin hiç kullanılmadığı veya çok az kullanıldığı Biyoteknik yöntemler; Biyolojik mücadele ve bitkisel pestisitlerin kullanımı gibi metotları kapsamaktadır. Bitkilerden elde edilen ve spesifik olan bitkisel pestisitler doğada bulunmaları nedeni ile doğada ek toksik madde yaymamakta, kısa zamanda dekompoze olarak toprak ve su kirliliklerine yol açmamakta, ürünler üzerinde kalıntı oluşturmamaktadır. Bu avantajlardan dolayı uzun yıllardır zararlılarla mücadelede kullanılan bitkisel pestisitlere son yıllarda yenileri eklenmiş olup, araştırmalar devam etmektedir. Azadirachta indica A. Juss adı verilen bitkiden elde edilen ekstrakt ticari preparat haline getirilmiştir. Bu preparat dünyada geniş kullanım alanına sahip ve ülkemizde de bazı zararlılara karşı kullanılmaktadır. Özellikle entegre mücadele ve organik tarım anlayışının geliştiği son 20 yılda çeşitli bitkisel kökenli bileşikler tarım alanlarında kullanılmaktadır.

    11. Plasmodium vivax Sporozoite Challenge in Malaria-Naïve and Semi-Immune Colombian Volunteers

      OpenAIRE

      Myriam Arévalo-Herrera; Forero-Peña, David A.; Kelly Rubiano; José Gómez-Hincapie; Nora L Martínez; Mary Lopez-Perez; Angélica Castellanos; Nora Céspedes; Ricardo Palacios; José Millán Oñate; Sócrates Herrera

      2014-01-01

      Background Significant progress has been recently achieved in the development of Plasmodium vivax challenge infections in humans, which are essential for vaccine and drug testing. With the goal of accelerating clinical development of malaria vaccines, the outcome of infections experimentally induced in naïve and semi-immune volunteers by infected mosquito bites was compared. Methods Seven malaria-naïve and nine semi-immune Colombian adults (n = 16) were subjected to the bites of 2–4 P. vivax ...

    12. Immune phenotype in children with therapy-nave remitted and relapsed Crohn’s disease

      Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

      Aron; Cseh; Barna; Vasarhelyi; Kriszta; Molnar; Balazs; Szalay; Peter; Svec; Andras; Treszl; Antal; Dezsofi; Peter; Laszlo; Lakatos; Andras; Arato; Tivadar; Tulassay; Gabor; Veres

      2010-01-01

      AIM: To characterize the prevalence of subpopulations of CD4+ cells along with that of major inhibitor or stimulator cell types in therapy-nave childhood Crohn's disease (CD) and to test whether abnormalities of immune phenotype are normalized with the improvement of clinical signs and symptoms of disease. METHODS: We enrolled 26 pediatric patients with CD. 14 therapy-nave CD children; of those, 10 children remitted on conventional therapy and formed the remission group. We also tested another group of 12...

    13. The natural history of surgically treated but radiotherapy-naïve nonfunctioning pituitary adenomas.

      LENUS (Irish Health Repository)

      O'Sullivan, Eoin P

      2009-11-01

      Transsphenoidal surgery is indicated for patients with nonfunctioning pituitary adenomas (NFPAs) causing compressive symptoms. Previous studies attempting to define the rate of recurrence\\/regrowth of surgically treated but radiation-naïve NFPAs were somewhat limited by selection bias and\\/or small numbers and\\/or lack of consistency of findings between studies. A better understanding of the natural history of this condition could allow stratification of recurrence risk and inform future management. We aimed to define the natural history of a large, mainly unselected cohort with surgically treated, radiotherapy (RT)-naïve NFPAs and to try to identify predictors of recurrence\\/regrowth.

    14. Stüve-Wiedemann Syndrome: Update on Clinical and Genetic Aspects.

      Science.gov (United States)

      Romeo Bertola, Débora; Honjo, Rachel S; Baratela, Wagner A R

      2016-04-01

      Stüve-Wiedemann syndrome is a rare autosomal recessive disorder characterized by bowed long bones, joint restrictions, dysautonomia, and respiratory and feeding difficulties, leading to death in the neonatal period and infancy in several occasions. Since the first cases in 1971, much has been learned about this condition, including its molecular basis - mutations in the leukemia inhibitory factor receptor gene (LIFR) -, natural history and management possibilities. This review aims to highlight the clinical aspects, radiological features, molecular findings, and management strategies in Stüve-Wiedemann syndrome. PMID:27194968

    15. Records Management in Organization and Total Quality Organizasyonlarda Belge Yönetimi ve Toplam Kalite

      OpenAIRE

      Yaşar Özdemirci

      1999-01-01

      In this article the relationship between total quality management and records management are examined. It has also been indicated that the records management has vitaly important part for realizing the total quality management approach. Toplam kalite yönetimi ile belge yönetimi ilişkisinin ele alındığı bu makalede kalite bilgi sistemlerinin belge yönetiminin bir parçası olduğu belirtilmekte ve toplam kalite yönetim yaklaşımını gerçekleştirmede belge yönetiminin yeri ve önemi irdelenmektedir....

    16. Otel Müşterilerinin Yüksek ve Düşük Sezonda Hizmet Beklentileri ve Memnuniyet Düzeylerinin Değerlendirilmesi: Antalya Belek’te Bir Araştırma

      OpenAIRE

      Bulgan, Gülay

      2010-01-01

      Turizm sektöründe mal ve hizmet üreten otel işletmeleri, gerek üretim gerekse mal ve hizmeti sunum koşullarıyla diğer işletmelerden farklı bir konuma sahiptir. Otel işletmelerinde mal ve hizmet üretilmekte, bu üretimin temelinde de müşteri beklentileri yatmaktadır. Otel işletmeleri ürettikleri turistik ürünleri depolayamazlar. Bu nedenle ürettikleri mal ve hizmetin eş zamanlı tüketimini sağlamaları gerekmektedir. Bu da ancak müşterilerin hizmet beklentilerine uygun mal ve hizmeti sunarak müşt...

    17. FOSFORLU GÜBRE MİKTAR VE UYGULAMA YÖNTEMLERİNİN KIŞLIK BUĞDAYDA VERİM VE BAZI VERİM UNSURLARINA ETKİSı

      OpenAIRE

      Akkaya, Aydın

      2011-01-01

      ÖZETErzurum koşullarında, 1988-1989 ve 1989-1990 ürün yıllarındayürütülen bu araştırmada,farklı fosfor miktar ve uygulama yöntemlerinin, kışlıkbuğday üzerindeki etkileri araştırılmıştır. çeşit olarak Erzurum yöresi için önerilmişolan Lancer kullanılmıştır. O, 5 ve 10 kg/da PıOs olmak üzere üç fosfor miktarıalınmış ve bunlar serpme, kombine mibzerle tohum yatağına banda ve el mibzeriyletohum sıralarının 3-5 cm uza...

    18. 分子蒸馏法提取南瓜籽油脚中VE%Extraction of VE from Pumpkin Seed Oil Sediment by Molecular Distillation

      Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

      刘雷; 陈星; 吴琼; 刘博

      2012-01-01

      采用响应面试验设计,以温度、真空度、刮板速度为试验因素,以VE得率为响应值,建立数学模型,优化分子蒸馏法提取南瓜籽油脚中VE的工艺条件。结果表明,最佳提取条件为温度220.26℃、真空度0.11mbar、刮板速度649.3r/min。在此条件下,VE得率的模型的预测值83.31%,验证实验得到的VE得率为84.25%。所得回归模型拟合情况良好,达到设计要求。%Response surface methodology was used to optimize VE extraction from pumpkin seed oil sediment. A mathematical model for VE yield as a function of extraction temperature, vacuum degree and scraper speed was built. The optimal extraction conditions were extraction temperature of 220.26℃, vacuum degree of 0.11 mbar and scraper speed of 649.3 r/min. Under these extraction conditions, the predicted extraction rate of VE was 83.31%, which was close to the actual yield of 84.25%. Therefore, the regression model revealed excellent fitting degree and could meet the design requirements.

    19. BÜROKRASİNİN KURULUŞUNDA PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNUN YERİ

      OpenAIRE

      ÇİFTEPINAR, Remzi

      2008-01-01

      Bu çalõşmada TBMM daimi komisyonlarõndan Plan ve Bütçe Komisyonununkamusal örgütlenme üzerindeki rolü incelenmektedir. Çalõşmada ilk önceincelemenin asõl konusunu oluşturan örgütsel yapõya ilişkin kavramsal açõklamalaryapõlmakta, Plan ve Bütçe Komisyonunun görev alanõna belirginlik kazandõrmakamacõyla örgütsel yapõnõn anayasal ve yasal temelleri ortaya konmaktadõr.Daha sonra Plan ve Bütçe Komisyonunun örgütlerin kuruluşu konusundakikatkõsõnõn anlaşõlabilmesi amacõyla Komisyon kavramsal ve tar...

    20. PKOS ve PKOS olmayan İVF-İCSİ vakalarında foliküler sıvıda dopamin ve norepinefrin düzeylerinin incelenmesi: ovulasyon indüksiyonu ve İVF-İCSİ sonuçlarına etkisinin değerlendirilmesi

      OpenAIRE

      2014-01-01

      Amaç: Bu çalışmada İVF-İCSİ`e alınan Polikistik over Sendromu (PKOS) olan ve olmayan hastalarda foliküler sıvıda NE ve DA düzeylerinin ölçülmesini, ovulasyon indüksiyonu ve İVF-İCSİ sonuçlarına etkisinin gösterilmesini hedefledik.

      Gereç ve Yöntem: Çalışmaya dahil edilen 108 infertil hasta 2 grupta: PKOS grubu (n=47) ve Non- PKOS grubu (n=61) değerlendirildi. Non-PKOS grubuna erkek infertilitesi veya izah edil...

      1. Landslide hazards mapping using uncertain Naïve Bayesian classification method

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        毛伊敏; 张茂省; 王根龙; 孙萍萍

        2015-01-01

        Landslide hazard mapping is a fundamental tool for disaster management activities in Loess terrains. Aiming at major issues with these landslide hazard assessment methods based on Naïve Bayesian classification technique, which is difficult in quantifying those uncertain triggering factors, the main purpose of this work is to evaluate the predictive power of landslide spatial models based on uncertain Naïve Bayesian classification method in Baota district of Yan’an city in Shaanxi province, China. Firstly, thematic maps representing various factors that are related to landslide activity were generated. Secondly, by using field data and GIS techniques, a landslide hazard map was performed. To improve the accuracy of the resulting landslide hazard map, the strategies were designed, which quantified the uncertain triggering factor to design landslide spatial models based on uncertain Naïve Bayesian classification method named NBU algorithm. The accuracies of the area under relative operating characteristics curves (AUC) in NBU and Naïve Bayesian algorithm are 87.29%and 82.47%respectively. Thus, NBU algorithm can be used efficiently for landslide hazard analysis and might be widely used for the prediction of various spatial events based on uncertain classification technique.

      2. Örgütlerde stres kaynakları ve stres yönetimi

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Hatice Köse

        2013-01-01

        Full Text Available Stres bireyin dayanma gücünü aşan, uyku düzenini bozan, beslenme düzenini alt üst eden ve bireye göre kendisini tehdit eden ilişkilerin toplamıdır. Çağımızın hastalığı olarak ifade edilen stres, iş ve özel hayatımızın bir parçasıdır. Stres kişinin iş veya özel yaşamından dolayı yaşadığı gerginlik, yorgunluk, huzursuzluk ve sıkıntılardan dolayı diğer rollerinin gereklerini yerine getirmesini zorlaştırmaktadır. Bu makalede, stresin tanımı, örgütlerde stres kaynakları ve stres yönetimi tekniklerine değinilmiştir.

      3. Vinculin associates with endothelial VE-cadherin junctions to control force-dependent remodeling

        NARCIS (Netherlands)

        Huveneers, S.; Oldenburg, J.; Spanjaard, E.; Van Der Krogt, G.; Grigoriev, I.; Akhmanova, A.; Rehmann, H.; de Rooij, J.

        2012-01-01

        To remodel endothelial cell-cell adhesion, inflammatory cytokine- and angiogenic growth factor-induced signals impinge on the vascular endothelial cadherin (VE-cadherin) complex, the central component of endothelial adherens junctions. This study demonstrates that junction remodeling takes place at

      4. HIV integrase variability and genetic barrier in antiretroviral naïve and experienced patients

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Comolli Giuditta

        2011-03-01

        Full Text Available Abstract Background HIV-1 integrase (IN variability in treatment naïve patients with different HIV-1 subtypes is a major issue. In fact, the effect of previous exposure to antiretrovirals other than IN inhibitors (INI on IN variability has not been satisfactorily defined. In addition, the genetic barrier for specific INI resistance mutations remains to be calculated. Methods IN variability was analyzed and compared with reverse transcriptase (RT and protease (PR variability in 41 treatment naïve and 54 RT inhibitor (RTI and protease inhibitor (PRI experienced patients from subjects infected with subtype B and non-B strains. In addition, four HIV-2 strains were analyzed in parallel. Frequency and distribution of IN mutations were compared between HAART-naïve and RTI/PI-experienced patients; the genetic barrier for 27 amino acid positions related to INI susceptibility was calculated as well. Results Primary mutations associated with resistance to INI were not detected in patients not previously treated with this class of drug. However, some secondary mutations which have been shown to contribute to INI resistance were found. Only limited differences in codon usage distribution between patient groups were found. HIV-2 strains from INI naïve patients showed the presence of both primary and secondary resistance mutations. Conclusion Exposure to antivirals other than INI does not seem to significantly influence the emergence of mutations implicated in INI resistance. HIV-2 strain might have reduced susceptibility to INI.

      5. Lgr5(+ve) stem/progenitor cells contribute to nephron formation during kidney development

        NARCIS (Netherlands)

        Barker, N.; Rookmaaker, M.B.; Kujala, P.; Ng, A.; Leushacke, M.; Snippert, H.; van de Wetering, M.; Tan, S.; van Es, J.H.; Huch, M.; Poulsom, R.; Verhaar, M.C.; Peters, P.J.; Clevers, H.

        2012-01-01

        Multipotent stem cells and their lineage-restricted progeny drive nephron formation within the developing kidney. Here, we document expression of the adult stem cell marker Lgr5 in the developing kidney and assess the stem/progenitor identity of Lgr5(+ve) cells via in vivo lineage tracing. The appea

      6. Lgr5(+ve) Stem/Progenitor Cells Contribute to Nephron Formation during Kidney Development

        NARCIS (Netherlands)

        Barker, Nick; Rookmaaker, Maarten B.; Kujala, Pekka; Ng, Annie; Leushacke, Marc; Snippert, Hugo; van de Wetering, Marc; Tan, Shawna; Van Es, Johan H.; Huch, Meritxell; Poulsom, Richard; Verhaar, Marianne C.; Peters, Peter J.; Clevers, Hans

        2012-01-01

        Multipotent stem cells and their lineage-restricted progeny drive nephron formation within the developing kidney. Here, we document expression of the adult stem cell marker Lgr5 in the developing kidney and assess the stem/progenitor identity of Lgr5(+ve) cells via in vivo lineage tracing. The appea

      7. Sorry, But You've Got To Have A Grammar Syllabus

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        ELTJ Journal

        2007-01-01

        @@ The fourth annual ELT Journal/IATEFL debate was held on Sunday 9th April at the IATEFL conference in Harrogate.The topic for debate was "Sorry, but you've got to have a grammar syllabus". Keith Morrow, the editor of ELT Jounrnal,chaired the debate and the two speakers were Michael Swan (for) and Scott Thornbury (against).

      8. NetRaVE: constructing dependency networks using sparse linear regression

        DEFF Research Database (Denmark)

        Phatak, A.; Kiiveri, H.; Clemmensen, Line Katrine Harder;

        2010-01-01

        NetRaVE is a small suite of R functions for generating dependency networks using sparse regression methods. Such networks provide an alternative to interpreting 'top n lists' of genes arising out of an analysis of microarray data, and they provide a means of organizing and visualizing the resulting...

      9. What to Do After You've Gotten the Smallpox Vaccine

        Science.gov (United States)

        ... Z Index SMALLPOX FACT SHEET What to Do After You’ve Gotten the Smallpox Vaccine The smallpox vaccine ... cared for carefully until the scab that forms after vaccination falls off on its own (in 2 to 3 weeks). Follow these instructions: What You Should Do: Cover the vaccination site loosely with ...

      10. Cartes mentales pour un territoire: à propos du Bassin de Genève

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Yves ANDRÉ

        1989-03-01

        Full Text Available Le dépouillement des cartes mentales des adolescents du Bassin de Genève permet de découvrir des structures spatiales ignorées, révélant des espaces de vie qui morcellent l'effet de polarisation habituellement décrit autour de la capitale helvétique.

      11. Gabriel Tarde ve Medya-Toplum İlişkisini Yeniden Keşfetmek

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Murat Sadullah Çebi

        2013-09-01

        Full Text Available ÖzBu çalışmanın amacı, Fransız sosyolog Gabriel Tarde’ın geliştirdiği ‘kamusal alan modeli’ üzerinden medya ve toplum ilişkisini yeniden keşfetmek, anlamak ve açıklamaktır. Tarde’ın kamusal alan modeli, karşılıklı etkileşen dört unsurdan oluşur: Basın, sohbet, kamuoyu, eylem. Tarde, modern toplumda basına önemli işlevler yükler. Tarde’a göre basın; bilgili, eleştirel ve rasyonel bir kamunun ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlamıştır. İkinci olarak; kahvehane ve salonlarda cereyan eden bir kamusal tartışma ve müzakere biçimine, yani sohbetlere zemin oluşturmuştur. Üçüncü olarak; kamuoyunu dillendirmiş ve oluşturmuştur. Dördüncü olarak; bireylerin sosyal, politik ve ekonomik süreçlerdeki seçim ve kararlarını etkilemiştir. Nihayetinde, zihinlerde hayalî bir kurgu olarak millet ve milliyet fikrini oluşturmuştur. Araştırmada; Tarde’ın kamusal alan modelinin, iletişim biliminde ‘iki aşamalı iletişim akışı modeli’ olarak bilinen ‘sınırlı medya etkileri modeli’nin ilk örneklerinden biri olduğu sonucuna ulaşılacaktır. AbstractThe purpose of this study is to rediscover, to understand and to interpret, relationships between the mass media and society through public sphere model developed by French sociologist Gabriel Tarde. Tarde’s public sphere model consists of four elements: Press, conversation, public opinion and action. Tarde attributed important roles to press in modern society. Firstly, according to Tarde press provided to emerge and to develop of a knowledgeable, critical and rational public. Secondly, it formed a basis for public discussions and deliberations, in other words for conversations that took place in coffee houses and saloons. Thirdly, it expressed and created public opinion. Fourthly, it determined choices and decisions of people in social, economic and political processes. Lastly, it created the idea of nation and nationality

      12. Child abuse and neglectÇocuk istismarı ve ihmal

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        İlyas Özgentürk

        2014-07-01

        Full Text Available Children's physical, emotional and sexual abuse and neglect are widespread social and health problem across societies. Child abuse covers all kinds of attitudes and neglects that affect and limit children physical and emotional development by the parents or child careers. Child abuse affects the children’s emotional and physical development negatively. A child whose emotional development is disturbed lives with very serious psychological and communication problems as well as decrease of life quality. Child abuse can be a learned and passed through cognitive behavior. It is known that the perpetrators of child abuse are also victims of child abuse in their own childhoods. Child abuse can be one kind of cycle of violence. Today’s victims of child abuse have a tendency to become the perpetrators of tomorrow’s child of abuse. Child abuse can be prevented by the collective efforts of the whole community. Establishing a collective consciousness about the harms of the child abuse can become the initial step of fighting against child abuse. The considerable success can be reached when effective public policies, which attribute to collective consciousness addressing different fractions of the society are established. ÖzetÇocukların fiziksel, duygusal ve cinsel yönden istismar ve ihmal edilmesi tüm toplumlarda yaygın görülen bir sosyal ve sağlık sorunudur. Çocuk istismarı ve ihmali; çocuğun anne, babası ya da bakmakla yükümlü olan bir kimse tarafından çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve ihmallerin tümüdür Çocuk istismarı çocuğun duygusal ve fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkiler. Duygusal gelişimleri bozulan çocukların yaşam kaliteleri düşer ve sonraki yaşamlarında ciddi psikolojik ve iletişim sorunları yaşarlar. Çocuk istismarı öğrenilen ve nesilden nesile aktarılan bir davranıştır. Çocuklarını istismar eden kişilerin bir zamanlar kendilerinin de

      13. Naïve and memory B cells exhibit distinct biochemical responses following BCR engagement.

        Science.gov (United States)

        Moens, Leen; Kane, Alisa; Tangye, Stuart G

        2016-09-01

        Immunological memory is characterized by the rapid reactivation of memory B cells that produce large quantities of high-affinity antigen-specific antibodies. This contrasts the response of naïve B cells, and the primary immune response, which is much slower and of lower affinity. Memory responses are critical for protection against infectious diseases and form the basis of most currently available vaccines. Although we have known about the phenomenon of long-lived memory for centuries, the biochemical differences underlying these diverse responses of naïve and memory B cells is incompletely resolved. Here we investigated the nature of B-cell receptor (BCR) signaling in human splenic naïve, IgM(+) memory and isotype-switched memory B cells following multivalent BCR crosslinking. We observed comparable rapid and transient phosphorylation kinetics for proximal (phosphotyrosine and spleen tyrosine kinase) and propagation (B-cell linker, phospholipase Cγ2) signaling components in these different B-cell subsets. However, the magnitude of activation of downstream components of the BCR signaling pathway were greater in memory compared with naïve cells. Although no differences were observed in the magnitude of Ca(2+) mobilization between subsets, IgM(+) memory B cells exhibited a more rapid Ca(2+) mobilization and a greater depletion of the Ca(2+) endoplasmic reticulum stores, while IgG(+) memory B cells had a prolonged Ca(2+) uptake. Collectively, our findings show that intrinsic signaling features of B-cell subsets contribute to the robust response of human memory B cells over naïve B cells. This has implications for our understanding of memory B-cell responses and provides a framework to modulate these responses in the setting of vaccination and immunopathologies, such as immunodeficiency and autoimmunity. PMID:27101923

      14. 8051 Mikrodenetleyicili Bir Sumo Robot Tasarımı ve Uygulaması

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Mehmet ALBAYRAK

        2009-04-01

        Full Text Available Bu çalısmada, 8051 mikrodenetleyici kontrollü bir sumo robotun mekanik tasarımı, kontrol kartı ve yazılımı gerçeklestirilmistir. Robot, yarısma ve egitim amaçlı tasarlandıgı için hücum amaçlı strateji içeren yazılım gelistirilerek yüklenmistir. 8051 mikrodenetleyici içindeki kontrol yazılımı PC 'nin seri portuna baglı mikrodenetleyici programlama kartına takılıp, kolaylıkla güncellenebildigi için yazılım stratejisi her yarısma için degistirilebilir niteliktedir. Microdenetleyici yazılımı μVision Keil derleyicisinde C kodu kullanılarak hazırlanmıstır. Mekanik tasarım asamasında robot dıs yüzeyinin darbelere dayanıklı malzemeden seçilmesine ve tekerleklerin sürtünmesinin fazla (kaymaz olmasına özen gösterilmistir. Robotun gücünü belirlenen agırlık sınırları içinde en fazla hale getirebilmek için 4 ayrı disli DC motor ve 4 amperlik akü kullanılmıstır. Rakip algılama mesafe sensörü ve kontrast sensörü (beyaz algılama seçiminde cevap verme süresi çok az olan sensörler tercih edilmistir.

      15. Naïve T-Cell Dynamics in Human Immunodeficiency Virus Type 1 Infection: Effects of Highly Active Antiretroviral Therapy Provide Insights into the Mechanisms of Naïve T-Cell Depletion

        Science.gov (United States)

        Di Mascio, Michele; Sereti, Irini; Matthews, Lynn T.; Natarajan, Ven; Adelsberger, Joseph; Lempicki, Richard; Yoder, Christian; Jones, Elizabeth; Chow, Catherine; Metcalf, Julia A.; Sidorov, Igor A.; Dimitrov, Dimiter S.; Polis, Michael A.; Kovacs, Joseph A.

        2006-01-01

        Both naïve CD4+ and naïve CD8+ T cells are depleted in individuals with human immunodeficiency virus type 1 (HIV-1) infection by unknown mechanisms. Analysis of their dynamics prior to and after highly active antiretroviral therapy (HAART) could reveal possible mechanisms of depletion. Twenty patients were evaluated with immunophenotyping, intracellular Ki67 staining, T-cell receptor excision circle (TREC) quantitation in sorted CD4 and CD8 cells, and thymic computed tomography scans prior to and ∼6 and ∼18 months after initiation of HAART. Naïve T-cell proliferation decreased significantly during the first 6 months of therapy (P < 0.01) followed by a slower decline. Thymic indices did not change significantly over time. At baseline, naïve CD4+ T-cell numbers were lower than naive CD8+ T-cell numbers; after HAART, a greater increase in naïve CD4+ T cells than naïve CD8+ T cells was observed. A greater relative change (n-fold) in the number of TREC+ T cells/μl than in naïve T-cell counts was observed at 6 months for both CD4+ (median relative change [n-fold] of 2.2 and 1.7, respectively; P < 0.01) and CD8+ T cell pools (1.4 and 1.2; P < 0.01). A more pronounced decrease in the proliferation than the disappearance rate of naïve T cells after HAART was observed in a second group of six HIV-1-infected patients studied by in vivo pulse labeling with bromodeoxyuridine. These observations are consistent with a mathematical model where the HIV-1-induced increase in proliferation of naïve T cells is mostly explained by a faster recruitment into memory cells. PMID:16501076

      16. Orman Kaynaklarının Konumsal ve Zamansal Değişiminin Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Teknikleri İle İrdelenmesi: İnayet ve Yenice Örneği

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Ali İhsan KADIOĞULLARI

        2009-04-01

        Full Text Available Orman ekosistemlerinin sürdürülebilir planlaması ve isletilmesi için, geçmisteki durumlarıyla birlikte orman kaynaklarının zamansal degisimlerinin ve buna etki eden faktörlerin anlasılması oldukça önemlidir. İnayet ve Yenice Orman İşletme Seflikleri'nde (32 660 ha, orman kaynaklarının degisimi zamansal ve konumsal olarak incelenmistir. Çalısma kapsamında, alanın 1987-2001 yılı Landsat uydu görüntüleri sınıflandırılmıs ve 1972, 1993, 2004 yılı mescere tipleri haritaları Cografi Bilgi Sistemleri (CBS ile sayısallastırılarak konumsal analizleri yapılmıstır. Ayrıca, orman kaynaklarının konumsal yapısındaki (orman parçalarının sayı ve konumsal dagılımları değişimi FRAGSTATSTM programı ile belirlenmistir. Ormanlık alanlarda amenajman planları mescere haritasına göre 1972 ve 1993 yılları arasında %3.61; 1987 ve 2001 yılları arasında da %4.74, 1993 ve 2004 yılları arasında %3.37; 1972 ve 2004 yılları arasında %7.10 oranında artış olmustur. Ormanlık alanların kapalılıgı artması nedeniyle kalitesi artmıs ve “c, cd” çag sınıfındaki alan artısı sebebiyle ise orta yaslı bir yapıya dogru ilerlemistir. Konumsal yapı bakımından incelendiginde; dogal gençlestirme, agaçlandırma çalısmaları, yogun orman kullanımı, yasadısı kullanım, yerlesim alanlarının artması ve düz alanlardaki altyapısal gelismeler nedeniyle ortalama orman parça alanı (MPS ve en büyük parça indeksi (LPI azalmıs, parça sayısı (NP ve ormanların parçalılıgı genel olarak artmıstır. Ayrıca, 1972 ve 2001 döneminde arazi kullanımı demografik dinamiklere ragmen ve uygun ormancılık faaliyetlerine baglı olarak ormancılık lehine gelisme göstermistir. Demografik hareketliliginin genelde ilçe merkezinde olması, köy merkezlerinde (kırsal kesimde nüfusun fazla degismemesi nedeniyle orman yapısının degisiminde kısmen etkili oldugu belirlenmistir. Sonuçta; orman

      17. Atatürk ve Güzel Sanatlar

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Nurgün Koç

        2012-07-01

        Full Text Available Özet Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından kısa süre sonra hemen hemen her alanı kapsayan bir reform süreci başlatılmıştır. Bu yenilik hareketleri sosyal, siyasal, ekonomik vb. alanlarda görüldüğü gibi kültürel konularda da karşımıza çıkmaktadır. Atatürk kültürün önemli unsurlarından biri olan güzel sanatlardaki gelişime çok önem vermiş ve teşvik etmiştir. Uygar ülkeler arasına girmenin güzel sanatlar alanındaki başarılara bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu yüzden 1936 yılında Devlet Konservatuarı kurulmuş, sahne sanatları, resim, müzik, heykel v.b güzel sanatların her alanında sanatçıların yetişmesi sağlanmıştır. Bu arada geleneksel sanatlara da önem verilmiş fakat Batılılaşma sürecinin hızıyla biraz geri planda kalmışlardır. Ataturk and Fine Arts Abstract As known, soon after Turkish Republic was founded, a reform process covering almost all fields was launched. These reform movements are also seen in cultural issues as well as in social, political and economic fields. Ataturk attached great importance to the development in fine arts which is one of the important elements of the culture and encouraged it. He stated that entering into civilized countries is up to the achievements in the field of fine arts. Therefore, state conservatory was founded in 1936 and artists in all fields of fine arts like performing arts, painting, music, sculpture were raised. Meanwhile, traditional arts were also emphasized, but remained a bit in the background because of fast process of Westernization. Atatürk et Les Beaux-Arts Résumé Comme on le sait, peu de temps après la fondation de la République de Turquie, le processus de réforme a été lancé dans presque tous les domaines. Ces mouvements d’innovation apparaissent dans les domaines culturels ainsi que dans les domaines sociaux, politiques et économiques. Atatürk a aussi accordé une grande importance au d

      18. Atatürk ve Güzel Sanatlar

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Nurgün Koç

        2012-06-01

        Full Text Available ÖzetBilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından kısa süre sonra hemen hemen her alanı kapsayan bir reform süreci başlatılmıştır. Bu yenilik hareketleri sosyal, siyasal, ekonomik vb. alanlarda görüldüğü gibi kültürel konularda da karşımıza çıkmaktadır. Atatürk kültürün önemli unsurlarından biri olan güzel sanatlardaki gelişime çok önem vermiş ve teşvik etmiştir. Uygar ülkeler arasına girmenin güzel sanatlar alanındaki başarılara bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu yüzden 1936 yılında Devlet Konservatuarı kurulmuş, sahne sanatları, resim, müzik, heykel v.b güzel sanatların her alanında sanatçıların yetişmesi sağlanmıştır. Bu arada geleneksel sanatlara da önem verilmiş fakat Batılılaşma sürecinin hızıyla biraz geri planda kalmışlardır.Abstract As known, soon after Turkish Republic was founded, a reform process covering almost all fields was launched. These reform movements are also seen in cultural issues as well as in social, political and economic fields. Ataturk attached great importance to the development in fine arts which is one of the important elements of the culture and encouraged it. He stated that entering into civilized countries is up to the achievements in the field of fine arts. Therefore, state conservatory was founded in 1936 and artists in all fields of fine arts like performing arts, painting, music, sculpture were raised. Meanwhile, traditional arts were also emphasized, but remained a bit in the background because of fast process of Westernization. RésuméComme on le sait, peu de temps après la fondation de la République de Turquie, le processus de réforme a été lancé dans presque tous les domaines. Ces mouvements d’innovation apparaissent dans les domaines culturels ainsi que dans les domaines sociaux, politiques et économiques. Atatürk a aussi accordé une grande importance au développement des beaux-arts qui sont un des

      19. Human α(2)β(1)(HI) CD133(+VE) epithelial prostate stem cells express low levels of active androgen receptor.

        Science.gov (United States)

        Williamson, Stuart C; Hepburn, Anastasia C; Wilson, Laura; Coffey, Kelly; Ryan-Munden, Claudia A; Pal, Deepali; Leung, Hing Y; Robson, Craig N; Heer, Rakesh

        2012-01-01

        Stem cells are thought to be the cell of origin in malignant transformation in many tissues, but their role in human prostate carcinogenesis continues to be debated. One of the conflicts with this model is that cancer stem cells have been described to lack androgen receptor (AR) expression, which is of established importance in prostate cancer initiation and progression. We re-examined the expression patterns of AR within adult prostate epithelial differentiation using an optimised sensitive and specific approach examining transcript, protein and AR regulated gene expression. Highly enriched populations were isolated consisting of stem (α(2)β(1)(HI) CD133(+VE)), transiently amplifying (α(2)β(1)(HI) CD133(-VE)) and terminally differentiated (α(2)β(1)(LOW) CD133(-VE)) cells. AR transcript and protein expression was confirmed in α(2)β(1)(HI) CD133(+VE) and CD133(-VE) progenitor cells. Flow cytometry confirmed that median (±SD) fraction of cells expressing AR were 77% (±6%) in α(2)β(1)(HI) CD133(+VE) stem cells and 68% (±12%) in α(2)β(1)(HI) CD133(-VE) transiently amplifying cells. However, 3-fold lower levels of total AR protein expression (peak and median immunofluorescence) were present in α(2)β(1)(HI) CD133(+VE) stem cells compared with differentiated cells. This finding was confirmed with dual immunostaining of prostate sections for AR and CD133, which again demonstrated low levels of AR within basal CD133(+VE) cells. Activity of the AR was confirmed in prostate progenitor cells by the expression of low levels of the AR regulated genes PSA, KLK2 and TMPRSS2. The confirmation of AR expression in prostate progenitor cells allows integration of the cancer stem cell theory with the established models of prostate cancer initiation based on a functional AR. Further study of specific AR functions in prostate stem and differentiated cells may highlight novel mechanisms of prostate homeostasis and insights into tumourigenesis.

      20. Stress and burnout among mothersAnnelerde stres ve tükenmişlik

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Ege Akgün

        2014-07-01

        Full Text Available Stress and burnout are dealt with in the literature as an issue commonly associated with jobs that require human relationships. The significant points highlighted in the definition of burnout are face-to-face relationships in the job environment and exposure to intensive emotional demands. Based on this definition, it may be concluded that mothers are also faced with the risk of stress and burnout, although motherhood is not defined as a profession. Mothers generally bear the main responsibility in the care and education of children and in guiding children’s lives. Since the psychological health of mothers has direct impacts on the mental health of children, it is important to study the prevention of distress and burnout in mothers and relevant coping strategies. The literature mostly presents studies related to burnout in the mother of sick or handicapped children. However, distress and burnout in mothers of children with normal development also need to be studied. In that vein, this study discusses the symptoms, prevention and coping strategies of distress and burnout with regard to motherhood. ÖzetStres ve tükenmişlik insan ile ilişki kuran meslek gruplarında sıklıkla çalışılan bir konu olarak alan yazında yer almaktadır. Tükenmişliğin tanımında meslek gereği insanlarla yüz yüze çalışma ve yoğun duygusal taleplere maruz kalma vurgu yapılan önemli noktalardır. Bu noktadan hareketle annelerin bir çocuğun bakım ve eğitimi ile yaşamına yön vermede genellikle birinci derece sorumlu olan kişi olması nedeni ile bir meslek olarak tanımlanmasa da olumsuz stres ve tükenmişlik yaşama riski bulunmaktadır. Diğer yandan annenin psikolojik sağlığı aynı zamanda çocuklarının ruh sağlığı üzerinde etkili olabileceğinden annelerde olumsuz stres ve tükenmişlik sendromunu önleme ve baş etme stratejilerinin vurgulanması gereken önemli bir konu olduğu düşünülmektedir. Alan yazında genellikle

      1. KARİZMAYA GİRİŞ: MODİFİKASYON, VVEBER ve SONRASI

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Mustafa MENCÜTEKİN

        2006-07-01

        Full Text Available Karizma kelimesi Alman sosyolog Max Weber'in (1864-1920 en uzun süren en çok istismal edilen ve tartışmaya yol açan mirasıdır. Yeni toplumsal ve ekonomik yapılarla yönetim dünyasında gittikçe daha çok önem kazanan karizma kavramını incelendiğinde, ünlü sosyolog Max VVeber'in kelimeyi yeniden anlamlandırdığı ve "tanrı nın rahmetiyle oluşan kutsal hava, veya ilahi gücün teması" şeklinde açıkladığı görülmektedir. VVeber'in bu kavramın kullanılış alanını dini liderlik bağlamıyla beraber tamamen seküler bir tarzda politik liderliğe doğru genişletmesiyle birlikte, kavram birey ve grup arasında bir ilişki formu olarak ifade edilir olmuştur. Günümüzde karizmaya çağdaş siyasal / politik karizmanın yüksek düzeyde seyreden duygusal yoğunluğun ağır bastığı bir bilinç durumu sergilemesi ve bu bilinç durumunu kitlelere bir şekilde aktararak onları da aynı heyecan ve his yoğunluğu ağırlığı altındaki bilinç durumuna yönlendirmesidir, denilmektedir. Karizmatik liderin doğuşunun temel dinamikleri nelerdir? Böyle bir lider nasıl ve hangi koşullar altında ortaya çıkar? Neden karizma bazen her şeyiyle paralel olan iki durumda da sosyal zorluklar aynı derecede yaşanmış olmasına rağmen bir durumda görünürken diğerinde görünmez? Karizmatik lider hangi rolü oynar? Bütünleyen bir güç mü yoksa tam tersi midir? Diğerlerini liderle bağlayan karizmatik bağların özelliği nelerdir? Kitlelerin ve toplumun yönetilen kesiminin siyasal / politik karizmaya kayıtsız şartsız itaat ve bağlılığın arka planında, gözü dönmüş savaşçı liderleri, korsanları ve demagogları görülmektedir. Ve arkatiplerin de arkatipi olarak VVeber, sara hastası özellikleri taşıyan antik büyücü-şaman tipini öne sürmektedir. İsa ile gelen tanrı-insan yaklaşımı da şamandan sonra en önde gelen karizma kaynağı olarak ele alınmaktadır. Kitlelerin karizma

      2. Hans Kelsen’in saf hukuk teorisi ve devlet anlayışı

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Süleyman Ruhi Aydemir

        2006-12-01

        Full Text Available Bu çalışma, Kelsen' in “Saf Hukuk Kuramı: Devlet ve Hukuk Özdeşliği” adlı makalesinin temel alınarak, genel olarak Kelsen’in içinde bulunduğu pozitivist hukuk teorisi hakkında bilgi verilmesini özelde de Kelsen' in mimarı bulunduğu Saf Hukuk Kuramı ve Kelsen' in Devlet Anlayışının analiz edilmesini amaçlamaktadır.    Çalışmada yöntem olarak hukukun genel teorisi ve pozitivist hukuk teorisi hakkında bilgi verilmesi ve Kelsen' in saf hukuk kuramının anlatımı ve ona yöneltilen eleştiriler ile Kelsen' in Devlete bakışı incelemesi yapılmıştır.     Kelsen' in uluslar arası hukuk alanındaki görüşlerinin incelenmesi çalışma kapsamına alınmamıştır.    Kelsen hakkında literatür taraması yapılırken yazılan kaynakların genelde İngilizce ve Türkçe dışındaki dillerden olması (özellikle Almanca çalışmayı İngilizce ve Türkçe kaynaklarla sınırlandırmıştır.    Çalışmada özetle; “Kelsen için esaslı prensip, bilgi metodunun saf olmasıdır. Ona göre, hukuk biliminde kullanılacak olan metod, her şeyden önce pozitif bir karakter taşıması, pozitif hukuki bir metot olması gerekir. Doğal hukukun metodundan pozitif hukuki metodunun açıkça ayırımı zorunludur. Bu yüzden, pozitif hukukla hukuk bilimi her türlü ahlaki, ideolojik ve doğal hukuka ilişkin düşüncelerden temizlenmek gerekmektedir. Hukukun pozitif karakteristiğini Kelsen' in egemenlik kavramına verdiği anlamdan çıkmaktadır. Ona göre hukuk, pozitivitesini doğa, Tanrı gibi mevcut bir normdan alamaz.    Hukuk bilimi pozitif hukukun açıklamasını amaç edinmiştir. Bu bakımdan doğal hukuktan ayrı olabilir fakat hukuk felsefesinden vazgeçemediği gibi hukuk felsefesi de doğal hukuk fikrinden vazgeçemez.    Hukuki metodun normatif karakteri onu doğa bilimlerin metodundan ayırmaktadır. Çünkü neden-sonuç ilişkisi, doğa bilimlerinde kozalite prensibine g

      3. Check Point Puts Out Completely New Solution VPN-I VE%Check Point推出全新解决方案VPN-1 VE

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        2008-01-01

        @@ 日前,Check Point软件技术有限公司推出了VPN-1虚拟版本(VE),它能为虚拟应用程序提供财富500强用于企业网络和数据中心一样水平的安全保护.Check Point是首个可同时为物理网络和虚拟应用程序提供统一网络管理的厂商.

      4. Cryptococcus Neoformans Kokenlerinin In Vitro Fenol Oksidaz Etkinliginin Belirlenmesi ve C. Neoformansı ın Candida Albicans Kolonilerinden Ay1rt Edilmesi i~in Pal Agar ve Niger Seed Agar Besiyerlerinin Karşılaştırılması

        OpenAIRE

        KANTARCIOĞLU, A. SERDA; YÜCEL, Ayhan; Vidottto, Valerio

        2008-01-01

        Cryptococcus Neoformans Kokenlerinin In Vitro Fenol Oksidaz Etkinliginin Belirlenmesi ve C. Neoformans11n Candida Albicans Kolonilerinden Ay1rt Edilmesi i~in Pal Agar ve Niger Seed Agar Besiyerlerinin Karfllaft1r1lmas1

      5. Bazı evcil hayvanlarda albuminin elektroforetik ve boya bağlanma yöntemleri ile karşılaştırmalı tayini ve spesifitelerinin belirlenmesi

        OpenAIRE

        PEKCAN, Mert; FİDANCI, Ulvi Reha

        2008-01-01

        Günümüzde albumin tayininde genellikle bromocreosol purple (BCP) ve bromocreosol green (BCG) gibi fitaleinboyalar kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemlerde albuminin boya bağlanma affinitesi türlere göre farklılıklar göstermekte, preanalitikve analitik faktörler de sonuçlar üzerinde etkili olmaktadır. Bu çalışmada domuz, sığır ve koyunda albumin düzeylerinin BCP veBCG boya bağlanma yöntemlerinden, kan örneklerinin serum veya plazma olmasından, kullanılan antikoagülanlardan ve albuminstandartları...

      6. Ürün Kategorileri Arasındaki Satış İlişkisinin Birliktelik Kuralları ve Kümeleme Analizi ile Belirlenmesi ve Perakende Sektöründe Bir Uygulama

        OpenAIRE

        Ergün, Ertuğrul

        2008-01-01

        Günümüzde birçok işletme, müşterileri ile ilgili çok miktarda ve çok çeşitli veriye sahiptir. Bu verilerin çeşitli analiz teknikleriyle işlenerek anlamlı ve işletmenin işine yarayacak bilgilerin elde edilmesi, işletmenin daha etkin kararlar vermesini sağlayacak ve küreselleşen, rekabetin arttığı dünyada işletmenin rekabet etme gücünü arttıracaktır. Veri madenciliği, matematiksel ve istatistiksel teknikler yardımı ile veri seti içindeki gizli bağlantıları tespit ederek, işletmelere karar verme...

      7. Köpek femur'unun iki ve üç boyutlu görüntülerinde geometrik özelliklerin değerlendirilmesi ve sonlu elemanlar yöntemi ile biyomekanik analizi

        OpenAIRE

        Sevil Kilimci, Figen

        2012-01-01

        Proximal femur bölgesi geometrisinin iyi anlaşılması, özellikle total kalça arthroplastisi uygulamalarında kemik-implant uyumunun değerlendirilmesi ve yeni tasarımlarının geliştirilebilmesinde önemlidir. Veteriner hekimlikte fonksiyonel ve morfolojik özelliğinden dolayı köpeklerin ortopedik hastalıklarında önemli bir yer tutan femur'a ve buna bağlı implant tasarımlarına ilişkin morfometrik çalışmalar yetersizdir. Bu çalışmada rutin olarak kullanılan röntgen ve son yıllarda yaygın olarak kulla...

      8. The supply and demand functions for Turkey’s manufacturing industry: Simultaneous equation systemsTürkiye’nin imalat sanayi ihracat ve ithalatının talep ve arz fonksiyonu: Eşanlı denklem modeli

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Kübra Önder

        2016-01-01

        Full Text Available Foreign trade policies applied to achieve economic growth and structural changes in the economies have an important role. The applications of these policies to determination of the direction, composition, and volume of exports and imports have affected on the price and income elasticities of exported and imported goods. Therefore, the export and the import policies must be analyzed with regards to the price and income elasticities. Considering the studies done so far, econometric analysis of supply and demand functions of export and import are generally seen analyzed based on a single equation model. Also simultaneous relationship between the supply and demand is mostly ignored. For this reason, the major aim of this study is to examine the simultaneous relationship between the supply and demand functions of export and import of manufacturing industry by using Two Stage Least Squares Method. According to results of estimation income and price elasticities for supply and demand of import are found compatible with the theory. Both in export and import demand equation of manufacturing, income and price elasticities are found positive and negative respectively. And also export and import supply elasticities for manufacturing are compatible with the theoretical expectations.   Özet Ekonominin büyümesi ve yapısal değişiminde, dış ticaret politikalarının önemli bir yeri vardır. İhracat ve ithalatın yönü, hacmi ve kompozisyonunu belirlemek amacıyla alınan kararlar, malların fiyat ve gelir esnekliklerine etkide bulunmaktadır. Bu nedenle bir ülkenin ihracat ve ithalat rejimi incelenirken, fiyat ve gelir esneklikleri de dikkate alınmalıdır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar gözden geçirildiğinde, genellikle ihracat ve ithalat arz ve talep fonksiyonlarının ekonometrik analizinin tek denklemli model temel alınarak incelendiği görülmektedir. İhracat arz ve talep fonksiyonları arasındaki eşanlı gelir ve fiyat ili

      9. Dünya’da ve Türkiye’de Rüzgar Enerjisi Kullanım Durumu ve Geleceğe Yönelik Beklentiler / Usage of Wind Energy in the World and Turkey, Expectation of the Future

        OpenAIRE

        Öztürk, İsmail; Çelik, Ahmet

        2011-01-01

        ÖZET : Artan dünya nüfusu, modern hayatın getirdiği yenilikler, teknolojinin gelişimi ile birlikte üretilen enerjinin kullanılacağıyeni alanların ortaya çıkması, günümüzün ve geleceğimizin ekmek kadar su kadar önemli bir gereği olan enerjiye bağımlılığımızıve ihtiyacımızı artırırken, bizleri yeni ve yenilenebilir temiz enerji kaynakları bulmaya itmektedir. Bu zorunlulukta fosil yakıt,nükleer güç ve enerjinin savurgan kullanı...

      10. ELEKTROKİMYASAL ÖN ARITIMA TABİ TUTULAN VE TUTULMAYAN KARASUDA, FEN OL VE LiGNİN BiLEŞiKLERİNİN ADSORPSİYONU

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        MEHMET UĞURLU

        2003-12-01

        Full Text Available Bu çalışmada, zeytin karasuyund a fenol ve lignin gibi bileşenlerin giderilmesine çalışıldı. I;eneylerde, elektrokimyasal ön arıtıma (20volt ve 20dak. tabi tutulan ve tutulmayan iki farklı karakterdeki atık su örnekleri kullanıldı. Adsorbent olarak, aktif karbon, ham ve aktiYe edilmiş sepiyolit mineralleri seçildi. Deneylerde, süre ve pH'mn giderime etkisi incelendi. Buna göre; ön arıtınn yapılan karasuda fenol ve lignin konsantrasyonu belirgin oranda azalma gösterdi. Ayrıca, her iki atıksu ö rneği için adsorpsiyon bir saatlik sürede dengeye ulaşırken., aktif karbon ile maksimum verim sağlandı. Bunun yanında aktif sepiyolitinde belirgin bir adsorpsiyon etkinliği gösterdiği ve aktif karbona alternatif olarak kulla nılabileceği görüldü. pH'nın gidcrime etkisi inc.elendiğinde, genel olarak ön arıtıma tabi tutulan karasuda düşük pH, ham suda ise yüksek pH 'da fen ol ve lignin gibi kirletici bileşenler in daha gazla giderildiği görü ldü.

      11. Modelling pathogen log10 reduction values achieved by activated sludge treatment using naïve and semi naïve Bayes network models.

        Science.gov (United States)

        Carvajal, Guido; Roser, David J; Sisson, Scott A; Keegan, Alexandra; Khan, Stuart J

        2015-11-15

        Risk management for wastewater treatment and reuse have led to growing interest in understanding and optimising pathogen reduction during biological treatment processes. However, modelling pathogen reduction is often limited by poor characterization of the relationships between variables and incomplete knowledge of removal mechanisms. The aim of this paper was to assess the applicability of Bayesian belief network models to represent associations between pathogen reduction, and operating conditions and monitoring parameters and predict AS performance. Naïve Bayes and semi-naïve Bayes networks were constructed from an activated sludge dataset including operating and monitoring parameters, and removal efficiencies for two pathogens (native Giardia lamblia and seeded Cryptosporidium parvum) and five native microbial indicators (F-RNA bacteriophage, Clostridium perfringens, Escherichia coli, coliforms and enterococci). First we defined the Bayesian network structures for the two pathogen log10 reduction values (LRVs) class nodes discretized into two states (parvum and G. lamblia LRVs of 0.95 and 0.87 respectively). However, metrics for individual system parameters showed only the C. parvum model was reliable. By contrast individual parameters for G. lamblia LRV prediction typically obtained low AUC scores (AUC parvum LRV included solids retention time, turbidity and total coliform LRV. The methodology developed appears applicable for predicting pathogen removal efficiency in water treatment systems generally. PMID:26342914

      12. Dolgu Maddelerinin Dentin ve Pulpa Dokularına Etkilerinin İncelenmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Esaslar

        OpenAIRE

        ÜÇOK, Mete

        2013-01-01

        ÖZETBu makalede, bir dolgu maddesinin dentin ve pulpaya etkilerinin incelenmesinde etkili olabilecek faktörler üzerinde duruldu. Bu faktörler incelenen hastaların yaşı, inceleme yapılan dişlerin durumu, kavitelerin açılma şekli ve özellikleri, kavite tabanı ile pulpa arasında kalan dentin kalınlığı, dolgu maddesinin seçimi ve uygulanması, inceleme süresi ve histolojik kesitlerin alınmasıdır. Sonuç olarak bu faktörlerin etkilerinin en alt düzeye indirilmesi halinde, gerçeğe en uygun bulguların...

      13. Kilim İşletmelerinde Swot Analizi, Uşak ve Eşme Uygulaması

        OpenAIRE

        Şahin, Ali

        2006-01-01

        Bu çalışmada Uşak ve Eşme’deki kilim işletmelerine stratejik yönetim kapsamında SWOT analizi tekniği uygulanmıştır. İşletmelerin genel yapısal durumu; yönetim, üretim, finans, muhasebe, pazarlama ve diğerleri şeklinde ortaya konulmuştur. Çalışmanın alan araştırmasında elde edilen bulgulara dayalı olarak; Uşak ve Eşme yöresindeki kilim işletmelerinin güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri tespit edilmeye çalışılmıştır.

      14. Sigara kullananlarda kan kadmiyum düzeyinin ve lenfosit DNA hasarının belirlenmesi

        OpenAIRE

        SÖYLEMEZ, Esma

        2011-01-01

        Çalışmamızın amacı, kan kadmiyum düzeyini belirlemek ve sigaranın lenfosit DNA hasarına etkisini araştırmak ve sigaranın potansiyel genotoksik etkisini comet assay ile analiz etmektir.Çalışma sonucunda, DNA hasar derecesi 9 comet parametresine göre değerlendirilmiştir. Sigara içen ve içmeyen gruplarda Cd düzeylerine ve CI, TL and OTM gibi comet parametrelerine göre istatistiksel olarak çok anlamlı bulunmuştur (p<0,01), bununla birlikte diğer comet parametreleri arasında istati...

      15. Ichinose (Japon) ve Erekeme (Yerli) dut yaprakları ile beslenen ipekböceklerinin koza özellikleri

        OpenAIRE

        BEŞKAYA, Sevilay

        1995-01-01

           Bu çalışmada, farklı dut çeşidi yapraklan ile beslenen saf ve melez ipekböceklerinden elde edilen koza ürününün ve ipeğinin özellikleri araştırılmıştır. Denemenin canlı materyali olan Çin ve Japon Saf hatları ile bunların melezi (Ç x J) ipekböceği yumurtaları Bursa İpekböcekçiliği Araştırma Enstitüsünden, İchinose ve Erekeme dut yapraklan ise Ziraat Fakültesi dutluklanndan sağlanmıştır.

           İstatistik analiz sonuçlarına g...

      16. Astımlı çocuklarda tetikleyici faktörler ve klinik özelliklerin incelenmesi

        OpenAIRE

        BOZKURT, Gülçin; Yıldız, Suzan; Çokuğraş, Haluk

        2012-01-01

        AMAÇ: Astımlı çocuklarda tetikleyici faktörler ve klinik özellikleri incelemek amacıyla yapıldı. GEREÇ ve YÖNTEM: Tanımlayıcı nitelikteki çalıþmanın örneklemini ıstanbul'da bir Eğitim Araþtırma Hastanesinin, Çocuk Alerji ve ımmünoloji Polikliniğinde astım hastalığı nedeniyle takip edilen 106 astımlı çocuk oluþturdu. BULGULAR: Çocuklarda astımı tetikleyen etkenlerin sıklıkla ev tozu akarları, polenler ve evde sigara içilmesi olduğu görüldü. Çocuklarda solunum güçlüğü belirtileri...

      17. TÜRKİYE’DE YOKSULLUK OLGUSU VE TOPLUMSAL YANSIMALARI / THE PHENOMENON OF POVERTY AND SOCIAL REPERCUSSIONS IN TURKEY

        OpenAIRE

        Ö. Şükrü YUSUFOĞLU; Reşat AÇIKGÖZ

        2012-01-01

        Bu çalışmada, Türkiye özelinde, yoksulluk olgusunun farklı boyutları ve yoksullukla ilgili çeşitli problemler ele alınmaktadır. Yoksulluk, günümüzde birtakım makro ve mikro faktörlerin etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Makro faktörlerin başında; küreselleşme, işsizlik, küresel sermaye, ekonomik krizler ve göç gibi unsurlar gelmektedir. Eğitimsizlik, kapasite yoksunluğu, yoksulluk kültürü ve bireysel özellikler gibi unsurlar ise mikro faktörler arasında yer almaktadır. Günümüzde küresel bir sorun ...

      18. Çocuklarda ağrı: değerlendirme ve yaklaşım

        OpenAIRE

        EMİR, Suna; CİN, Şükrü

        2004-01-01

        Çocuklarda ağrı çeşitli hastalıklar, travma ve medikal girişimlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ağrı çocuğun veailenin anksiyetesini artırır. Dolayısıyla, muayene ve diğerişlemlerin zor yapılmasına yol açar. Bununla birlikte çocuklarda ağrı genellikle yetersiz olarak değerlendirilir ve tedavi edilir. Özellikle çocuklarda ağrı ile ilgili yetersiz eğitim ve bilgi, var olan bilginin de yetersiz uygulanmasıetkili bir ağrı tedavisi yapılmasını engeller. Tüm çocuk hekimleri hastalarında mümkün ol...

      19. Chufa Yumrusunun (Cyperus esculentus L.) Kimyasal Bileşimi ve Teknolojik Değerlendirilmesi (İngilizce)

        OpenAIRE

        Karababa, Erşan; Coşkuner, Yalçın; Nazlıcan, Ahmet Nedim

        2001-01-01

        Çok yıllık ot benzeri bir bitki olan Cyperus esculentus L. Afrika ve Güney Avrupa ülkelerinde doğal olarak yetişmekte ve küçük tatlı yumruları "chufa" olarak adlandırılmaktadır. Yumru badem veya fındığın tipik aromasına sahiptir. Chufanın kimyasal bileşiminde % 20,1-41,7 nişasta, % 20,9-30,2 yağ, % 10,6-20,2 şeker ve % 5,1-15,1 düzeyinde ham lif bulunmaktadır. Akdeniz ülkelerinde ve özellikle İspanya'da yumrular insan gıdası olarak kullanılmaktadır. Tüketimi genellikle taze, su...

      20. BrahmVE platform for design and test of Large Scale Multi-agent Human-centric Mission Concepts Project

        Data.gov (United States)

        National Aeronautics and Space Administration — This Phase I proposal seeks support to extend the BrahmsVE architecture to support a multi-agent human-centric simulation of a hypothetical future ISS which is...

      1. Procedimento para projecto de sistemas de escape para veículos

        OpenAIRE

        Mendes, José António Teixeira

        2007-01-01

        Com o aumento da quantidade de veículos e, consequentemente, da poluição sonora urbana, o estudo da redução de ruído tem ganho cada vez mais importância. Daí que nas últimas cinco décadas se tenham conseguido muitos avanços na teoria dos filtros acústicos e, particularmente, no projecto de sistemas de escape para veículos. Tais sistemas devem, também, atender aos requisitos da legislação ambiental em vigor, que são cada vez mais exigentes e rigorosos, assim como contribuir p...

      2. Analýza a hodnocení rizik veřejného vodovodu

        OpenAIRE

        Novotná, Aneta

        2015-01-01

        Diplomová práce je zaměřena na identifikaci, kvantifikaci a hodnocení rizik při dodávce pitné vody, aplikací vhodných metod na konkrétním veřejném vodovodu, jeho prostředí a provozování. Je vybrána metoda WaterRisk a z ČSN EN 31010 Management rizik - Techniky posuzování rizik jsou vybrány metody - analýza možných vad a jejich důsledků (FMEA), Paretův diagram a Ishikawa diagram. Cílem diplomové práce je analyzovat a posoudit kvalitativní, environmentální a bezpečnostní rizika pro systém veřejn...

      3. From naïve pluripotency to chimeras: a new ethical challenge?

        Science.gov (United States)

        Hyun, Insoo

        2015-01-01

        In recent years, there has been much interest in the prospect of generating and using human stem cells that exhibit a state of naïve pluripotency. Such a pluripotent state might be functionally confirmed by assessing the chimeric contribution of these cells to non-human blastocysts. Furthermore, the generation of naïve human pluripotent stem cells in vitro could lead to the creation of chimeric animal models that can facilitate the study of human development and disease. However, these lines of research raise thorny ethical concerns about the moral status of such chimeric animals. Here, I call attention to these ethical barbs and suggest a way in which to proceed cautiously.

      4. Zabezpečení a ochrana dat ve firmě

        OpenAIRE

        Navrátilová, Ludmila

        2007-01-01

        Tato práce se zabývá zabezpečením a ochranou dat ve velké společnosti. Popisuje současný stav ve firmě. Na základě zjištěných skutečností obsahuje možné návrhy bezpečnosti informačního systému firmy a zálohování. This work deals with the data security and protection in a big company. It describes the current status in the company. Based on findings it provides possible proposals on data security of information system and back up. A

      5. ÇAĞDAŞ RUS FELSEFESİNDE İNSAN VE DEĞERLER PROBLEMİ

        OpenAIRE

        MEMMEDZADE, Fahriya

        2012-01-01

        Son dönem Çağdaş Rus Felsefesi‟nde insan ve değerler konusu ciddi biçimde felsefi tahlile tabi tutulmaktadır. Sözkonusu problem çağdaş Rus düşünürleri tarafından felsefi ekoller çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu aynı zamanda Rus felsefi düşüncesi ile çağdaş dünya felsefesinin de entegre olmasına neden olmaktadır. Biz bu makale çerçevesinde konu ile ilgili olarak bazı çağdaş Rus düşünürleri`nin görüşlerini tasvir ve tahlil edeceğiz.

      6. Çoklu ortam veri tabanları ve uygulamaları

        OpenAIRE

        Taşkın, Deniz

        2004-01-01

        Bilgi teknolojisindeki hızla artan gelişmeler sonucunda, toplanan, derlenen ve saklanan veri tiplerinde de değişiklikler olmuştur. Daha önceleri salt metin girdi ve çıktısı yapabilen bilgisayarlar, teknolojik imkanların ilerlemesiyle görüntü, ses, akan görüntü gibi çoklu ortam verilerini de işleyebilir hale gelmişlerdir. İnsan beyninde bir salt metinden daha fazla iz bırakan çoklu ortam verileri, bilgisayarlara olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Bu eğilime bağlı olarak; görevleri bilgiyi derle...

      7. Arquitectura concorrente para o controlo de um veículo autónomo

        OpenAIRE

        Marques, Patrick Ferreira

        2010-01-01

        Os robôs autónomos e os veículos não tripulados são vertentes da robótica de forte investigação durante os últimos anos, especialmente para o desenvolvimento de veículos autónomos destinados à exploração de lugares inóspitos. Um robô autónomo é uma máquina que consegue ser independente e regida pelas suas próprias leis, um sistema que consegue sobreviver num ambiente natural sem intervenção humana. Hoje em dia são muitos os sistemas disponíveis (como por exemplo GPS e visão com...

      8. O Valor da flexibilidade de veículos convertidos para o GNV

        OpenAIRE

        Graziela Fortunato; Sergio Bastos

        2010-01-01

        O uso do gás natural como fonte de energia no setor de transportes surgiu como uma alternativa menos danosa ao meio ambiente, além de ser encontrado de forma abundante na natureza. Embora não seja uma fonte renovável, é uma alternativa ao uso da gasolina em veículos, uma vez que as propriedades químicas do gás natural permitem sua utilização como combustível em motores que funcionam por meio de ignição por centelhamento. Veículos leves (automóveis particulares ou comerciais) podem ser fabrica...

      9. Siyanobakteriden elde edilen fikosiyaninin saflaştırılması ve karakterizasyonu

        OpenAIRE

        Akoğlu, Aylin

        2012-01-01

        Bu çalışmada yüksek fikosiyanin verimine sahip siyanobakteri suşunun seçimi, suşun fikosiyanin veriminin artırılması, ekstrakte edilen fikosiyaninin stabilitesinin belirlenmesi, saflaştırılması ve karakterize edilmesi amaçlanmıştır.

         Çalışmanın ilk aşamasında çeşitli siyanobakteri suşları fikosiyanin verimleri açısından karşılaştırılmış ve Anabaena affinis suşu 110 mg/g fikosiyanin miktarı ile en verimli suş...

      10. Din, Maneviyat ve Diğerkâmlık*

        OpenAIRE

        ŞAHİN, Meryem

        2015-01-01

        Çalışmanın orijinal ismi “Religion, Spirituality and Altruism” dir. Çalışmanın yayımlandığı yer: APA Handbook of Psychology, Religion, and Spirituality: Vol. 1. Context, Theory, and Research, K. I. Pargament (Editor-in-Chief), Chapter 24. – Copyright © 2013 by the American Psychological Association. All rights reserved (APA Psikoloji El Kitabı, Din ve Maneviyat: Sayı 1. Bağlam, Kuram ve Araştırma, K. I. Pargament (Editör), Bölüm 24. – Telif hakları © 2013 Amerikan Psikoloji Derneği tarafı...

      11. ALZHEIMER HASTALIĞI VE DENTAL YAKLAŞIM ALZHEIMER'S DISEASE AND DENTAL MANAGEMENT

        OpenAIRE

        ÖZER, Senem; kocaelli, Hümeyra; Mehmet YALTIRIK

        2012-01-01

        Özet¬: Alzheimer hastalığı kişinin hafıza, öğrenme, karar verme, iletişim kurma, günlük aktivitelerini yerine getirme gibi yeteneklerinde yavaş ve ilerleyici hasar yaratan kortikal dejeneratif bir beyin hastalığıdır. Bilişsel ve motor fonksiyonlarda meydana gelen bozulma, kişinin yeterli ağız hijyeni uygulamalarını yerine getirmesine, ağrı yada disfonksiyon gibi rahatsızlıklarını dile getirmesine engel olur. Bu hastalarda yaşam boyu ağız sağlığının devamlılığının sağlanabilmesi için düzen...

      12. İçtimaiyatta ve Ulum-ı İçtimaiyede Usul

        OpenAIRE

        Durkheim, Emile

        2015-01-01

        mevalid-i selase-i tabiat gibi kendisine has kanunları bulunduğu fark olunma- ya başladı. Montesquieu, “kanunlar mahiyet-i eşyadan sadır olan zaruri nis- petlerdir” demekle kanun-ı tabiinin bu güzel tarifinin diğer şeyler gibi içtimai şeylere de kabil-i tatbik olduğunu pekala anlıyordu. Ve Ruhu’l-Kavanin (Esprit des lois) nam eserinin mevzuu da bilhassa müessesat-ı hukukiyyenin insanların ve muhitlerinin mahiyetinde ne suretle mündemiç olduğunu göstermektir. Biraz zaman sonra Condorcet, t...

      13. Foucault'nun Marksist Tarih, İktidar ve İdeoloji Eleştirisi

        OpenAIRE

        IŞIK, Sever

        2011-01-01

        Bu makale Fransız Filozof Michel Foucault'nun tarih, iktidar ve ideoloji nosyonları bağlamında Marksizm eleştirisini ortaya koymaktadır. Çoğu kez ismini anmasa da Marx Foucault'nun düşüncesinin şekillenmesinde, negatif olarak ta olsa,  önemli rol oynamıştır. Foucault'nun felsefi eleştirisinin 1960'lı ve 1970'li yılların yoğun-baskıcı Marksist entelektüel atmosferinden bir çıkış çabası olduğu söylenebilir. Yeni bir siyasi tahayyül hedefleyen Foucault, bu amaçla Marksizmin omurgasını oluşturan ...

      14. Fibromyalji'li hastalarda serum 25-hidroksi D vitamini ve parathormon düzeyleri

        OpenAIRE

        Yener, Mahmut; Akkuş, Selami

        2009-01-01

        SüleymanDemirel Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ: 2006 Haziran; 13(2) Araştırma Makalelesi Fibromyalji'li hastalarda serum 25-hidroksi D vitamini ve parathormon düzeyleri Mahmut Yener, Selami Akkuş Özet Son zamanlarda yapılan çalışmalar düşük D vitamini düzeyleri ile nonspesifik kas iskelet sistemi semptomları arasında ilişki olduğunu bildirmektedir. Bu çalışmanın amacı fibromyaljili hastalarda D vitamini ve parathormon d...

      15. Al-Bentonit Üretimi ve 75Se Radyoizotopunun Al-Bentonitte Adsorpsiyonu

        OpenAIRE

        ORUÇOĞLU, Esra; HACIYAKUPOĞLU, Sevilay

        2015-01-01

        Bu çalışmada, Se(IV) anyonlarının, aluminyum-polioksi katyonları kullanılarak Reşadiye bentonitinden hazırlanan inorganik bentonite adsorpsiyonu konusunda araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Adsorpsiyon deneylerinde 79Se ile benzer kimyasal özelliklere sahip ve daha kısa yarı ömürlü 75Se radyoizotopu kullanılmıştır. Bu izotop İTÜ TRIGA MARK II nükleer araştırma reaktöründe, nötron aktivasyonu yöntemiyle üretilmiştir. Kesikli adsorpsiyon yöntemi uygulanarak, modifiye bentonitin değişen süre ve ...

      16. The Naïve Utility Calculus: Computational Principles Underlying Commonsense Psychology.

        Science.gov (United States)

        Jara-Ettinger, Julian; Gweon, Hyowon; Schulz, Laura E; Tenenbaum, Joshua B

        2016-08-01

        We propose that human social cognition is structured around a basic understanding of ourselves and others as intuitive utility maximizers: from a young age, humans implicitly assume that agents choose goals and actions to maximize the rewards they expect to obtain relative to the costs they expect to incur. This 'naïve utility calculus' allows both children and adults observe the behavior of others and infer their beliefs and desires, their longer-term knowledge and preferences, and even their character: who is knowledgeable or competent, who is praiseworthy or blameworthy, who is friendly, indifferent, or an enemy. We review studies providing support for the naïve utility calculus, and we show how it captures much of the rich social reasoning humans engage in from infancy. PMID:27388875

      17. OZON TEDAVİSİ VE DİŞ HEKİMLİĞİNDEKİ KULLANIM ALANLARI

        OpenAIRE

        YAZAR, Hümeyra; PEKER, Elif; KARACA, İnci Rana

        2015-01-01

        Ozon terapisi uzun yıllardır tıpta çeşitli hastalıkların tedavisinde başarı ile uygulanmaktadır. Non-invaziv uygulama seçenekleri ve düşük maliyete sahip olması sebebiyle diş hekimliğinde de kullanıma girmiştir. Doğada; ultraviole ışık sayesinde oksijen moleküllerinin fotolizi sonucu oluşmaktadır. Ozon terapisinin temel etki mekanizması, hücre düzeyinde kronik oksidatif stresi arttırmaktır. Buna ek olarak ozon; antimikrobiyal, bağışıklık sistemini düzenleyici, metabolizma hızını ve biyosentez...

      18. VE-821, an ATR inhibitor, causes radiosensitization in human tumor cells irradiated with high LET radiation

        International Nuclear Information System (INIS)

        High linear energy transfer (LET) radiation such as carbon ion particles is successfully used for treatment of solid tumors. The reason why high LET radiation accomplishes greater tumor-killing than X-rays is still not completely understood. One factor would be the clustered or complex-type DNA damages. We previously reported that complex DNA double-strand breaks produced by high LET radiation enhanced DNA end resection, and this could lead to higher kinase activity of ATR protein recruited to RPA-coated single-stranded DNA. Although the effect of ATR inhibition on cells exposed to low LET gamma-rays has recently been reported, little is known regarding the effect of ATR inhibitor on cells treated with high LET radiation. The purpose of this study is to investigate the effects of the ATR inhibitor VE-821 in human tumor and normal cells irradiated with high LET carbon ions. HeLa, U2OS, and 1BR-hTERT (normal) cells were pre-treated with 1 μM VE-821 for 1 hour and irradiated with either high LET carbon ions or X-rays. Cell survival, cell cycle distribution, cell growth, and micronuclei formation were evaluated. VE-821 caused abrogation of G2/M checkpoint and forced irradiated cells to divide into daughter cells. We also found that carbon ions caused a higher number of multiple micronuclei than X-rays, leading to decreased cell survival in tumor cells when treated with VE-821, while the survival of irradiated normal cells were not significantly affected by this inhibitor. ATR inhibitor would be an effective tumor radiosensitizer with carbon ion irradiation. The online version of this article (doi:10.1186/s13014-015-0464-y) contains supplementary material, which is available to authorized users

      19. Cizinci ve světle správního práva

        OpenAIRE

        Kovaleva, Mila

        2011-01-01

        This bachelor thesis examines foreigners rights from administrative law point of view. It overviews general types of administrative processes, connected with foreigners problem and the most often cases of law breaking. Also examines current law and innovations in it, introduced in this year. Analyzes the reasons of this changes and influences that they’ve entailed in foreigners and administrative workers life’s. Contains general statements thesis’s. Analyzing foreigners general rights and dut...

      20. Karhunen-Loève Expansion for the Second Order Detrended Brownian Motion

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Yongchun Zhou

        2014-01-01

        Full Text Available Based on the norm in the Hilbert Space L2[0,1], the second order detrended Brownian motion is defined as the orthogonal component of projection of the standard Brownian motion into the space spanned by nonlinear function subspace. Karhunen-Loève expansion for this process is obtained together with the relationship of that of a generalized Brownian bridge. As applications, Laplace transform, large deviation, and small deviation are given.

      1. Genç Bireylerde Aspirin Ve Vitamin C Emiliminin Etkileşimi

        OpenAIRE

        ÖZDENER, H.; AMANVERMEZ, R.; ÇELİK, C.

        2010-01-01

        The Interaction of Aspirin and Ascorbic Acid Absorption in Healthy Young Individuals Aspirin (acetylsalicyclic acid) and vitamin C (ascorbic acid) are commonly used two drugs. Metabolic importance of vitamin C has been risen due to understanding the function of vitamin C on metabolic pathway in human. To known how maintain serum and tissue levels in normal ranges is very crucial to avoid vitamin C deficiency. Therefore vitamin C and drug interaction, particulary for long term use, is ve...

      2. Antipsychotics reverse abnormal EEG complexity in drug-naïve schizophrenia: A multiscale entropy analysis

        OpenAIRE

        Takahashi, Tetsuya; Cho, Raymond Y; Mizuno, Tomoyuki; Kikuchi, Mitsuru; Murata, Tetsuhito; Takahashi, Koichi; Wada, Yuji

        2010-01-01

        Multiscale entropy (MSE) analysis is a novel entropy-based approach for measuring dynamical complexity in physiological systems over a range of temporal scales. To evaluate this analytic approach as an aid to elucidating the pathophysiologic mechanisms in schizophrenia, we examined MSE in EEG activity in drug-naïve schizophrenia subjects pre- and post-treatment with antipsychotics in comparison with traditional EEG analysis. We recorded eyes-closed resting state EEG from frontal, temporal, pa...

      3. Naïve realism: folk fallacies in the design and use of visual displays.

        Science.gov (United States)

        Smallman, Harvey S; Cook, Maia B

        2011-07-01

        Often implicit in visual display design and development is a gold standard of photorealism. By approximating direct perception, photorealism appeals to users and designers by being both attractive and apparently effortless. The vexing result from numerous performance evaluations, though, is that increasing realism often impairs performance. Smallman and St. John (2005) labeled misplaced faith in realistic information display Naïve Realism and theorized it resulted from a triplet of folk fallacies about perception. Here, we illustrate issues associated with the wider trend towards realism by focusing on a specific current trend for high-fidelity perspective view (3D) geospatial displays. In two experiments, we validated Naïve Realism for different terrain understanding tasks, explored whether certain individuals are particularly prone to Naïve Realism, and determined the ability of task feedback to mitigate Naïve Realism. Performance was measured for laying and judging a concealed route across realistic terrain shown in different display formats. Task feedback was either implicit, in Experiment 1, or explicit in Experiment 2. Prospective and retrospective intuitions about the best display formats for the tasks were recorded and then related to task performance and participant spatial ability. Participants generally intuited they would perform tasks better with more realism than they actually required. For example, counter to intuitions, lowering fidelity of the terrain display revealed the gross scene layout needed to lay a well-concealed route. Individuals of high spatial ability calibrated their intuitions with only implicit task feedback, whereas those of low spatial ability required salient, explicit feedback to calibrate their intuitions about display realism. Results are discussed in the wider context of applying perceptual science to display design, and combating folk fallacies. PMID:25164404

      4. Modest abuse-related subjective effects of zolpidem in drug-naïve volunteers

        OpenAIRE

        Licata, Stephanie C.; Mashhoon, Yasmin; MacLean, Robert R.; Lukas, Scott E.

        2011-01-01

        Recent case reports suggest that the short-acting benzodiazepine-like hypnotic zolpidem may have abuse potential among individuals who have no personal history of abusing drugs or alcohol, particularly at doses higher than those recommended for treating insomnia. The present study recruited drug-naïve volunteers to assess the subjective effects of multiple doses of zolpidem (0, 5, 10, or 20 mg) administered in a within-subject double-blind design. Participants (n=11) answered computerized que...

      5. NEFROLOJİ, DiYALiZ VE TRANSPLANTASYON BiRiMLERiNDE HAS­TANE iNFEKSiYONLARININ KONTROLÜ

        OpenAIRE

        GÖRAK, Gülay

        2015-01-01

        Nefroloji, diyaliz ve Transplantasyon iinitelerindeki ozel durumlar gozontine almarak hastalarda infeksiyon olu§umunu onleme li9 ba§hk altmda ele almmt§ttr.• idrar yolu e1ifeksiyonlannrn kontro/ii : Nasokomiyal idrar yolu enfeksiyonlarm1 onlemede iiriner kateter uygulama oncesi ve sonras1 yap1lacak i§lemler; el y1karna, uretra agzmm temizligi, uygulamamn aseptik teknikle yapilmas1, kapal1 sistemin siirdiirtilmesi, cerrahi aseptik teknikle idrar toplanmas 1, idrar toplama torbasmm kontaminasyo...

      6. Konsorsiyumlarda elektronik kitap sağlama modelleri ve Türkiye örneği: eBrary

        OpenAIRE

        Akyüz, Asuman; Akyuz, Asuman; Akbaytürk Çanak, Tuba; Akbayturk Canak, Tuba

        2009-01-01

        Bu bildiride e-kitap dünyasında uygulanan konsorsiyum modelleri ve bir uygulama örneği olarak 2003 yılından itibaren devam eden "ANKOS-Ebrary Konsorsiyumu" ve bu konsorsiyum sonucunda, e-kitap kullanım alışkanlıklarının Türkiye'deki durumu irdelenmektedir.

      7. Akademik erteleme ve sınav kaygısı

        OpenAIRE

        Özer, Bilge Uzun; Nursel TOPKAYA

        2011-01-01

        Bu çalışmanın amacı, akademik erteleme davranışı ve sınav kaygısı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu doğrultuda, veri toplama aracı olarak kullanılan Erteleme Davranışı Değerlendirme Ölçeği ve Sınav Kaygısı Envanteri 109 (61 kız, 48 erkek) lisans öğrencisine uygulanmıştır. Çalışmaya katılan öğrenciler 17-29 yaşları arasında olup, yaş ortalamaları 19.9 dur. Çalışmanın sonuçları, öğrencilerin akademik erteleme davranışı ortalamasının 34.5 (SS = 5.4) ve sınav kaygısı ortalamasının ...

      8. Týmová práce a komunikace ve stavebním podniku

        OpenAIRE

        Snopková, Klára

        2014-01-01

        Bakalářská práce se zabývá především konkrétním výzkumem v oblasti týmové práce a komunikace ve stavebním podniku. V teoretické části jsem definovala základní pojmy od obecných po specifické, související se stavebnictvím. Ve druhé části popisuji vlastní výzkum ve stavebním podniku. Zaměřila jsem ho především na otázky, týkající se způsobu a kvality komunikace na pracovišti. Dále mne zajímalo, jak firma využívá potenciálu týmové práce. Kvantitativní data jsem obohatila řízeným rozhovorem. Závě...

      9. Les bibliothèques à Genève essai de chronologie : 1478-2013

        CERN Document Server

        Jacquesson, Alain

        2014-01-01

        Genève a toujours bénéficié, dans les bibliothèques publiques comme dans les fonds privés, de collections imprimées abondantes et remarquables. Le botaniste, historien des sciences et précurseur de la scientométrie Alphonse de Candolle, écrit en 1873 que « les cantons suisses de Genève, Vaud et Neuchâtel achètent plus de livres et de journaux sur les sciences que les populations vingt fois plus nombreuses des pays adjacents ». La vie intellectuelle du 21e siècle est évidemment différente, mais la qualité et la quantité des publications conservées à Genève restent toujours impressionnantes. Les quelques tableaux figurant en fin de cet ouvrage, inédits jusqu’ici, devraient stimuler toute personne intéressée par cet aspect de la culture. En effet, notre cité possède plus de 10 millions de documents imprimés. Il s’agit là d’une richesse remarquable. Ces collections couvrent une très grande partie du savoir humain et s’étendent des origines de l’imprimerie jusqu’aux publ...

      10. Turistik Ürün Talebinde Markalaşma ve Önemi

        OpenAIRE

        Muğan ERTUĞRUL, Suna; DEMİRKOL, Şehnaz

        2013-01-01

        Son yıllarda tüm sektörlerde mal ve hizmet pazarlamasında sürekliliğin sağlanmasında etkili olan markalaşmak, marka kimliği ve marka kültürü yaratmak önemli olgular olmaktadır. Turizm sektöründe de markalaşmak globalleşen serbest piyasa ekonomisinde önemli bir faktördür. Büyük bir hızla değişen ve artan rekabet koşulları içinde faaliyet gösteren işletmeler ürün farklılaşmasını sağlayamadıklarında ürünlere kimlik kazandırarak pazarlama faaliyetlerinde- bulunmalıdırlar. Ürün kalitesini iyileşti...

      11. A Multilayer Naïve Bayes Model for Analyzing User's Retweeting Sentiment Tendency.

        Science.gov (United States)

        Wang, Mengmeng; Zuo, Wanli; Wang, Ying

        2015-01-01

        Today microblogging has increasingly become a means of information diffusion via user's retweeting behavior. Since retweeting content, as context information of microblogging, is an understanding of microblogging, hence, user's retweeting sentiment tendency analysis has gradually become a hot research topic. Targeted at online microblogging, a dynamic social network, we investigate how to exploit dynamic retweeting sentiment features in retweeting sentiment tendency analysis. On the basis of time series of user's network structure information and published text information, we first model dynamic retweeting sentiment features. Then we build Naïve Bayes models from profile-, relationship-, and emotion-based dimensions, respectively. Finally, we build a multilayer Naïve Bayes model based on multidimensional Naïve Bayes models to analyze user's retweeting sentiment tendency towards a microblog. Experiments on real-world dataset demonstrate the effectiveness of the proposed framework. Further experiments are conducted to understand the importance of dynamic retweeting sentiment features and temporal information in retweeting sentiment tendency analysis. What is more, we provide a new train of thought for retweeting sentiment tendency analysis in dynamic social networks.

      12. Internet Use by Children Çocuk ve Internet Kullanımı

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Nilüfer Tuncer

        2000-06-01

        Full Text Available Computers and Internet, which have started to dominate our modern lives, have no doubt became part of children's living too. It is a fact that Internet has many advantages in several areas, mainly in education, communication and creativity. However, Internet also has many disadvantages, i.e., physical, psychological and social effects and dangers to children. In this article, the object is to emphasize not only these negative aspects, but also to point out the preventive measures, particularly for the parents. Modern çağın bir gereği haline gelen bilgisayar ve İnternet, kuşkusuz çocukların da yaşamına girmiştir.Internet'in, başta eğitim, iletişim, yaratıcılık olmak üzere çeşitli alanlarda yararları olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Ancak, bilgisayar ve Internet kullanımının, çocuklar için olumsuz fiziksel, psikolojik ve sosyal etkilerinin yanında, tehlikeler de içerdiği yadsınamaz. Bu makalede, olumsuz yönlerin yanında, alınabilecek önlemlere, özellikle de ana-babaların yapabileceklerine değinilmiştir.

      13. AHMET RIZA’NIN SOSYOLOJİK VE DİNİ GÖRÜŞLERİ

        OpenAIRE

        SARI, Süleyman Arif

        2004-01-01

        Bu tez giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Türkiye’de Pozitivizm akımının öncüsü durumunda olan Ahmet Rıza Bey, ülkeye pozitivist zihniyetin girmesini isterken, dinin sosyal içerikli konularına getirdiği değişik yorumlar ile Türk aydınlarının düşünce ufkunda ve sisteminde farklı bir yol açmıştır. Açtığı bu yol, bazı düşünce kalıpları içerisinde günümüzde de etkisini sürdürmektedir. Giriş bölümünde tezin konusu, amacı, önemi ve yöntemi ortaya konmuştur. Birinci bölümde din sosy...

      14. OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE YAZ VE KIŞ SAATİ UYGULAMALARININ TARİHÇESİ (1919-2014)

        OpenAIRE

        GÜÇTEKİN, NURİ

        2015-01-01

        Bu çalışmada; Osmanlı’dan günümüze Türkiye’deki yaz ve kış saati uygulamalarının tarihi, gerekçeleriyle beraber ele alınmıştır. Günümüzde dahi önemini kaybetmeyen ve etkisi tartışılmaya devam eden ve etmeye devam edecek konu kapsamında çalışmamız; arşiv belgeleri ve gazete haberleri doğrultusunda hazırlanmıştır. Çalışılan konu her ne kadar Türkiye’deki yaz ve kış saatleri uygulamalarının tarihçesi olsa da aynı zamanda Avrupa ülkeleri ile 1919-1922, 1947-1951 ve 1984’ten günümüze ortak kullanı...

      15. Distinct TLR-mediated cytokine production and immunoglobulin secretion in human newborn naïve B cells.

        Science.gov (United States)

        Pettengill, Matthew A; van Haren, Simon D; Li, Ning; Dowling, David J; Bergelson, Ilana; Jans, Jop; Ferwerda, Gerben; Levy, Ofer

        2016-08-01

        Neonatal innate immunity is distinct from that of adults, which may contribute to increased susceptibility to infection and limit vaccine responses. B cells play critical roles in protection from infection and detect PAMPs via TLRs, that, when co-activated with CD40, can drive B-cell proliferation and Ab production. We characterized the expression of TLRs in circulating B cells from newborns and adults, and evaluated TLR- and CD40-mediated naïve B-cell class-switch recombination (CSR) and cytokine production. Gene expression levels of most TLRs was similar between newborn and adult B cells, except that newborn naïve B cells expressed more TLR9 than adult naïve B cells. Neonatal naïve B cells demonstrated impaired TLR2- and TLR7- but enhanced TLR9-mediated cytokine production. Significantly fewer newborn naïve B cells underwent CSR to produce IgG, an impairment also noted with IL-21 stimulation. Additionally, co-stimulation via CD40 and TLRs induced greater cytokine production in adult B cells. Thus, while newborn naïve B cells demonstrate adult-level expression of TLRs and CD40, the responses to stimulation of these receptors are distinct. Relatively high expression of TLR9 and impaired CD40-mediated Ig secretion contributes to distinct innate and adaptive immunity of human newborns and may inform novel approaches to early-life immunization. PMID:27252169

      16. İş Motivasyonunun Çalışan Bağlılığı ve İşten Ayrılma Eğilimi Üzerindeki Etkileri = The Effects of Employee Work Motivation on Employee Commitment and Turnover Intention

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Adnan CEYLAN

        2005-01-01

        Full Text Available In this study conducted on 84 public ve private sector employees, the relationships between organizational commitment, motivation to work ve turnover intention are investigated ve to determine the statistically significant relations, Allen ve Meyer's model is used. Statistically coherent corellations between affective, continuance, normative commitment ve motivation to work ve their impact on turnover intention is also investigated by regression analysis. This study serves as an important guide for those who are interested in understanding ve increasing employee commitment.

      17. Prevalence of Thrombocytopenia among Chinese Adult Antiretroviral-naïve HIV-positive Patients

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Hong-Wei Fan

        2015-01-01

        Full Text Available Background: The prevalence of thrombocytopenia among Chinese antiretroviral therapy (ART-naïve HIV-infected adults has not been well-described. The aim of this study was to investigate the prevalence and associated risk factors of thrombocytopenia among Chinese ART-naïve HIV-infected adults. Methods: We performed a cross-sectional study of Chinese adult ART-naïve HIV-infected patients from September 2005 through August 2014. Socio-demographic variables and laboratory results including platelets, CD4+ cell count, and viral load were obtained from medical records. Factors and outcomes associated with thrombocytopenia were assessed using logistic regression. Results: A total of 1730 adult ART-naïve HIV-infected patients was included. The mean age was 38 years. The prevalence of thrombocytopenia was 4.5%. There were significant differences in the prevalence of thrombocytopenia between patients 350 cells/mm 3 (2.8% compared with patients with CD4+ counts of 50-199 cells/mm 3 (7.1% (P = 0.002 and P = 0.005, respectively. The prevalence of thrombocytopenia was significantly different by hepatitis C virus antibody (HCV-Ab seropositivity (10.2% for HCV-Ab positive vs. 3.9% for HCV-Ab negative, P = 0.001. We observed differences in prevalence of thrombocytopenia by mode of transmission of HIV infection: Blood transmission (10.7% versus men who have sex with men (3.9% (P = 0.002 and versus heterosexual transmission (3.9% (P = 0.001. In binary logistic regression analyses, age ≥50 years, HCV-Ab positivity and having a CD4+ cell count of 50-199 cells/mm 3 were significantly associated with thrombocytopenia with adjusted odds ratio of 2.482 (95% confidence interval [CI]: 1.167, 5.281, P = 0.018, 2.091 (95% CI: 1.078, 4.055, P = 0.029 and 2.259 (95% CI: 1.028, 4.962, P = 0.042, respectively. Conclusions: Thrombocytopenia is not common among adult ART-naïve HIV-infected patients in China. Older age (age over 50 years, HCV-Ab positivity and lower CD4

      18. Uplatnění managementu bezpečnosti informací ve veřejné správě

        OpenAIRE

        Trtílek, Ivo

        2013-01-01

        Diplomová práce se zabývá uplatněním systému řízení bezpečnosti informací v organizaci veřejné správy a samosprávy. Definuje důležité pojmy a popisuje doporučené postupy v souladu normami řady ISO/IEC 27000. Obsahuje návrh bezpečnostní příručky, která může organizaci sloužit jako pomůcka pro zajištění personální, IT a fyzické bezpečnosti organizace.

      19. Vers une conception de l’élève-sujet : la relation enseignant-élève en dispositif relais

        OpenAIRE

        Virat, Maël

        2014-01-01

        Les dispositifs relais accueillent des élèves de collège à risque de décrochage scolaire et de marginalisation sociale. Les enseignants spécialisés s’occupent de jeunes qui ont déjà mis l’institution scolaire en difficulté. Le concept d’élève-sujet, bien qu’implicite dans le discours des enseignants, met en évidence la reconnaissance des pensées et sentiments des élèves. En partant de l’opposition sujet/objet et en examinant, à travers douze entretiens, comment les enseignants conçoivent la r...

      20. ERZURUM OVASINDA PATATES EKİM VE HASADINDA MEKYNİZASYON İMKANLARI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA

        OpenAIRE

        Ülger, Poyraz

        2010-01-01

        ÖZETPatates tarımımn mekanizasyonu yiJ'nünden yapılan bu çalışmada,araştırma bölgesinde mevcut durumda uygulanan patates ekim ve hasat usulleri tesbit edilmiş ve patates ekim ve hasadında mekanizasyon olanakları araştırIlmıştır. Bu nedenle, patates ekim ve hasadında ı el işi, 2 çeki hayvanı işi ve 3 traktör işi olmuk üzere 6 ayrı mekanizasyon kademesi ele alınarak, araştırma bölgesinin işletmle arazi ve enerji kaynağı durwnlarına göre uygwılukl...

      1. Finans sektöründe kamunun aydınlatılması ve Türkiye uygulaması

        OpenAIRE

        CANBALOĞLU, Ayşe Nur

        2011-01-01

        ÖZET 1990’lı yıllardan itibaren bilgilendirme eksikliği ve yetersiz denetim faaliyetleri nedeniyle dünya çapında muhasebe ve denetim skandalları ya anmı , irket batmaları ve finansal krizler ortaya çıkmı tır. Bu nedenle kamunun zamanında, gerçeğe uygun ve güvenilir bir biçimde bilgilendirilmesi, mali tablo ve raporların iyi bir biçimde denetlenmesi konularındaki düzenleme ve denetleme eksikliklerinin giderilmesine ihtiyaç olduğu anla ılmı tır. Diğer taraftan; sermaye piyasalarının ...

      2. ARŞİV VE KÜTÜPHANELERDE BÖCEKLERDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ (PROTECTION METHODS FROM INSECTS IN ARCHIVES AND LIBRARIES)

        OpenAIRE

        KIZIK KİRAZ, MÜYESSER NİLÜFER

        2015-01-01

        ÖZETBöcekler arşiv ve kütüphaneler için en önemli tehlike kaynaklarındandır. Malzemeye verdikleri fiziksel hasar hızla yayılabilir ve bütün bir kütüphaneyi tehdit edebilir. Bu çalışmada böceklerin üreme şartları, tespit ve müdahale yöntemleri ele alınmıştır. Müdahale yöntemleri kimyasal ve kimyasal olmayan metotlar olarak ikiye ayrılmış, belgeye ve kullanıcıya verebilecekleri zararlar araştırılarak en uygun yöntemler ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Böcek; Arşiv ve Kütüphaneler; Böceklerin...

      3. Levels of Serum ENA-78 and VE-cadherin in Patients with Psoriasis Vulgaris%寻常性银屑病患者血清ENA-78和VE-cadherin的含量变化

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        赵允玲; 严旭; 周永勤; 黄友敏

        2011-01-01

        Objective To investigate the role and clinical significance of serum levels of epithelial neutrophil-activating peptide-78(ENA-78) and VE-cadherin in patients with psoriasis vulgaris. Methods Serum levels of ENA-78 and VE-cadherin were measured by double antibody sandwich enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) in 78 patients with psoriasis vulgaris. Their changes were observed before and after the treatment,and their correlation with the pathogenetic condition was analyzed. Results The serum levels of ENA-78 and VE-cadherin in patients with psoriasis vulgaris were significantly higher than those after treatment and in normal controls (P < 0.01) , and there were significant difference between the active stage and the resting stage of psoriasis vulgaris( P <0.01). The serum levels of ENA-78 were associated with VE-cadherin and PASI scores(All P < 0. 01). Conclusion The ENA-78 and VE-cadherin may be very important to the pathogenesis of psoriasis vulgaris.%目的 探讨血清中性粒细胞激活肽-78( ENA-78)和血管内皮细胞钙黏蛋白(VE-cadhefin)含量变化在寻常性银屑病发病中的作用及其临床意义.方法 应用双抗体夹心酶联免疫吸附法( ELISA)检测78例寻常性银屑病患者外周血清中ENA-78和VE-cadherin的水平;并动态观察治疗前后ENA-78和VE-cadherin的变化及其与寻常性银屑病患者病情活动指标之间的关系.结果 寻常性银屑病患者治疗前血清中ENA-78和VE-cadherin的水平较正常对照组显著增高(P<0.01),且ENA-78和VE-cadherin的水平与寻常性银屑病的分期有关,其中进行期患者组显著高于静止期患者组(P<0.01);治疗后血清中ENA-78和VE-cadherin较治疗前显著下降(t=12.72,11.48,P<0.01).ENA-78的血清浓度变化与VE-cadherin水平及银屑病严重程度指数PASI评分呈正相关(P均<0.01).结论 血清ENA-78和VE-cadherin的检测可作为反映寻常性银屑病病情活动的指标之一.

      4. Cross-Cultural Variations in Naïve Psychology among 2-year-olds: A Comparison of Children in the United Kingdom and Singapore

        OpenAIRE

        Lim, A. K.; Williams, Joanne; Cebula, K.R.; Annaz, D.

        2010-01-01

        Children's understanding of naïve psychology is the main focus of this study. Research evidence suggests that 2- and 3-year-olds understand some aspects of naïve psychology. By 4 years, they develop internal representations of mental states. Previous studies have also reported cross-cultural variations in naïve psychology development. The majority of this research has focused on Western individualistic societies such as Australia, Europe and North America, and Eastern collectivism societies s...

      5. Oyuncak ve Kitabın Çocuğun Gelişimi Açısından Önemi

        OpenAIRE

        Gönen, Mübeccel; Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Okul Öncesi Eğitimi AD

        1989-01-01

        Oyun; zihinsel, düşsel ve bedensel etkinliklerin birbiriyle sıkı ilişkili olduğu, tüm beceri ve deneyimlerin bütünleştirildiği, düş gücünün ve zihinsel etkinliklerin olgunlaştığı, yaşama uyum sağlayıcı davranışların geliştiği, gerçek ve ciddi bir uğraştır.

      6. AJAN TABANLI MODELLEME VE HESAPLAMALI İKTİSAT - AGENT-BASED MODELLING AND COMPUTATIONAL ECONOMICS

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Emrah KELEŞ

        2014-07-01

        Full Text Available ÖzetRasyonellik ve homojenlik varsayımları ile iktisadi ajanlar arasındaki etkileşimi göz ardı eden temsiliajan yaklaşımı, dinamik stokastik genel denge modellerine dayanan yerleşik iktisada duyulan güveninazalmasına yol açmıştır. 1990’ların sonlarından itibaren ajan tabanlı hesaplamalı yaklaşım finansal iktisat,endüstriyel organizasyon, makro iktisat, politik iktisat ve iktiadi ağ oluşumu başta olmak üzere sosyalbilimlerde yaygınlaşmaya başlamıştır. Son olarak 2008 küresel finansal kriz yerleşik, iktisadın dahayüksek sesle tartışılmasına ve ajan tabanlı yaklaşımın daha çok benimsenmesine neden olmuştur. Bu yeniyaklaşım araştırmacılara pasif haldeki fiziksel varlıklardan durumları, inanışları ve davranış kuralları olanaktif karar alıcılara kadar çeşitli ajanların bulunduğu yapay bir dünya kurmalarına imkân vermektedir.Bu yapay dünyalarda ajanların birbirleriyle ya da çevreleriyle etkileşimi onların adaptif (uyarlanabilirolmasına ve kompleks adaptif bir sistem meydana getirmelerine izin vermektedir. Bu çalışmada, ajantabanlı yaklaşımın temel unsurlarının incelenmesi ve DSGE modellerine göre üstünlüklerinin gösterilmesiamaçlanmıştır.AbstractAssumptions of rationality and homogeneity, and framework of representative agent that rule out interactionsbetween agents have led to a decline in confidence to mainstream economics based on dynamicstochastic equilibrium models. Starting from late 1990s, agent-based computational approach has becomeincreasingly popular in social sciences, especially in financial economics, industrial organization, macroeconomics,political economy, and economic network formation. Finally, 2008 global financial crisis hascaused mainstream to be argued loudly and agent-based approach to be adopted more. This new approachenables researchers to construct artificial worlds where various agents ranging from passive entities to active

      7. Radiosensitization of Human Leukemic HL-60 Cells by ATR Kinase Inhibitor (VE-821: Phosphoproteomic Analysis

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Barbora Šalovská

        2014-07-01

        Full Text Available DNA damaging agents such as ionizing radiation or chemotherapy are frequently used in oncology. DNA damage response (DDR—triggered by radiation-induced double strand breaks—is orchestrated mainly by three Phosphatidylinositol 3-kinase-related kinases (PIKKs: Ataxia teleangiectasia mutated (ATM, DNA-dependent protein kinase (DNA-PK and ATM and Rad3-related kinase (ATR. Their activation promotes cell-cycle arrest and facilitates DNA damage repair, resulting in radioresistance. Recently developed specific ATR inhibitor, VE-821 (3-amino-6-(4-(methylsulfonylphenyl-N-phenylpyrazine-2-carboxamide, has been reported to have a significant radio- and chemo-sensitizing effect delimited to cancer cells (largely p53-deficient without affecting normal cells. In this study, we employed SILAC-based quantitative phosphoproteomics to describe the mechanism of the radiosensitizing effect of VE-821 in human promyelocytic leukemic cells HL-60 (p53-negative. Hydrophilic interaction liquid chromatography (HILIC-prefractionation with TiO2-enrichment and nano-liquid chromatography—tandem mass spectrometry (LC-MS/MS analysis revealed 9834 phosphorylation sites. Proteins with differentially up-/down-regulated phosphorylation were mostly localized in the nucleus and were involved in cellular processes such as DDR, all phases of the cell cycle, and cell division. Moreover, sequence motif analysis revealed significant changes in the activities of kinases involved in these processes. Taken together, our data indicates that ATR kinase has multiple roles in response to DNA damage throughout the cell cycle and that its inhibitor VE-821 is a potent radiosensitizing agent for p53-negative HL-60 cells.

      8. NATURALIZATION AND SEYHULISLAM YAHYA MAHALLÎLEŞME VE ŞEYHÜLİSLAM YAHYA

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Hakan YEKBAŞ

        2009-08-01

        Full Text Available Local factors which are important source of our classical literature in terms of contents were used more characteristicly by some classic poets. One of these poets, Şeyhülislam Yahya, although he has an identity of Muslim preacher, employed the delight and entertainment of life with elegant Turkish of Istanbul. Above all in his ghazals, he is highly successful in expressing the coloured stage chosen in daily life by using elegant Turkish, idioms proverbs, and folk sayings. Understanding of this art is effective in his being one of the most important represantative of naturalization at XVII. century. Klasik edebiyatımızın dil ve muhteva bakımından önemli kaynaklarından olan mahallî unsurlar, bazı klasik şairlerimiz tarafından daha belirgin bir şekilde kullanılmıştır.. Bu şâirlerden biri olan Şeyhülislam Yahya, bir din adamı kimliğine sahip olmasına rağmen hayatın zevk ve eğlencelerini sade İstanbul Türkçesini kullanarak şiirlerinde işlemiştir. Özellikle gazellerinde kullandığı sade Türkçesi, deyimleri, atasözleri ve halk deyişleri vasıtasıyla günlük hayatın içinden seçtiği canlı sahneleri anlatmada çok başarılıdır. Bu sanat anlayışı, onun mahallîleşmenin XVII. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biri olmasına neden olmuştur.

      9. Tüm seramik restorasyonlar ve klinik uygulaması: olgu sunumu

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Kadir Firidinoglu

        2011-11-01

        Full Text Available

        All-ceramic restorations are widely used because of their high esthetics and biocompatibility. Improvements in dentin bonding and composite luting materials besides improvements in all-ceramic systems increase the clinical success rate. Adhesive cementation increases the fracture resistance and strength of all-ceramic restorations and significantly reduces the microleakage. In this clinical study, clinical application of all-ceramic restorations was described for two patinets.

         

        ÖZET

        Tüm seramik restorasyonlar doğal dişe yakın estetiği ve biyouyumlu olmaları nedeniyle günümüzde yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Tüm seramik sistemlerinin gelişmesine paralel olarak dentine bağlanma ve rezin simanların da gelişmesi ile klinik olarak başarı oranları yükselmiştir. Adeziv simantasyon sistemleri ile simante edilmiş bir tüm seramik restorasyonun kırılma direncinin ve mukavemetinin artması yanında mikrosızıntı görülme riski de önemli derecede azalmaktadır.

        Bu çalışmada tüm seramik restorasyon uygulanmış 2 olgunun klinik uygulama aşamaları anlatılmıştır.

        Anahtar kelimeler: Tüm seramik kron, dentine bağlanma, rezin siman, kırılma direnci.

      10. Uzaktan Kontrollü Otomatik Sulama Sistemi Tasarımı ve Uygulaması

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Abdülkadir ÇAKIR

        2009-04-01

        Full Text Available Bu çalısmada, PIC 16F877 mikrodenetleyicili kontrol devresi ile uzaktan kontrollü otomatik sulama sistemi gerçeklestirilmistir. Sistem PSTN (Public Switch Telephone Network telefon hattı üzerinden elle veya otomatik olarak sulama yapmaktadır. Otomatik modda, mikrodenetleyici üzerinde çalısan program, topraktan aldıgı nem degerini bitkinin ihtiyacı olan nem degeri ile karsılastırmakta ve nem degeri düsükse sulama motoru çalıstırılmaktadır. Nem, bitkinin ihtiyacı olan degere ulastıgında ise sulama motoru durdurulmaktadır. Böylece topraga fazla veya eksik su verme problemi ortadan kaldırılarak en uygun sulama gerçeklestirilmektedir. Manüel modda PC'deki kullanıcı arayüzü yazılımı ile PC'deki modem üzerinden uzaktaki sistemin harici modemi arasında baglantı kurularak sulama islemi gerçeklestirilebilmektedir. Otomatik veya manüel modda çalısırken herhangi bir hata olusması durumunda sistem, modem üzerinden PC'yi arayarak hatayı bildirmekte ve sistemi kapatmaktadır. Gerçeklestirilen sistem hem gerektigi kadar sulama yaparak su miktarından, hem de otomatik olarak çalıstıgı için insan gücü ve zamandan tasarruf sağlamaktadır.

      11. La transformation du quartier de la Praille à Genève. Campus Firmenich

        OpenAIRE

        De, Maria Roberta

        2009-01-01

        À Genève le quartier industriel de la Praille constitue un exemple de possible futur quartier en ville: les industries encore présentes, sont entrain de se reloger, en libérant ainsi de précieux terrains. Il s'agit d'un joker à jouer pour la ville, qui peut ainsi gagner des nombreux nouveaux terrains à l'intérieur de la ville. Les côtes de l'Arve constituent le lien entre le centre ville actuel et le quartier de la Praille; deux ponts routiers et une passerelle piétons existent à ce jour pour...

      12. USING THE KARHUNEN-LOÈVE TRANSFORM TO SUPPRESS GROUND ROLL IN SEISMIC DATA

        OpenAIRE

        Kazmierczak Thaís de Souza; Castillo López Luís; Gómez Londoño Ernesto

        2005-01-01

        ABSTRACTThe Sacchi's algorithm (2002) based on the Karhunen-Loève (K-L) Transform was modified and implemented to suppress Ground Roll without distortion of the reflection signals, it provided better results than conventional techniques for noise removal like f-k, High-Pass and Band Pass Filters. The K-L Transform is well known in other fields as image processing (Levy and Linderbaurn, 2000), face, iris and fingerprint identification. A seismic section is an image of subsurface where the K-L ...

      13. Tapentadol in the management of opioid-naïve patients with cancer pain

        OpenAIRE

        E. López Ramírez; D. M. Muñoz Carmona; J. Contreras Martínez; A. de la Torre-Luque

        2016-01-01

        Introduction: Tapentadol is a centrally acting analgesic with two mechanisms of action (μ opioid agonism and norepinephrine reuptake inhibition). Patients and methods: Tapentadol in 53 cancer opioid-naïve patients with chronic and/or acute pain treated with tapentadol in 3 Radiotherapy Departments from October 2011 to February 2013. Results: Patients included 18 women (33.96 %) and 35 men (66.04 %) aged 28-85 years (mean: 62.7). Treatment was suspended due to death in 16.98 %, improvement in ...

      14. Two Efficient Parameterized Boundaries for Ve(c)e(r)'s Asian Option Pricing PDE

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        Bai-min YU

        2012-01-01

        In this paper,we derive two general parameterized boundaries of finite difference scheme for Ve(c)e(r)'s PDE which is used to price both fixed and floating strike Asian options.Using these two boundaries,we can deal with all kinds of situations,especially,some extreme cases,like overhigh volatility,very small volatility,etc,under which the Asian option is usually mispriced in many existing numerical methods.Numerical results show that our boundaries are pretty efficient.

      15. Synnøve Friis. Pioneer på ældreområdet

        DEFF Research Database (Denmark)

        Ridder, Hanne Mette Ochsner

        2004-01-01

        Mange ildsjæle har brugt musik i deres daglige arbejde i socialpædagogisk regi eller indenfor pleje- og behandlingsfeltet. Nogle har set at det var så virkningsfuldt, at de har grebet fat i kolleger, andet fagpersonale, ledere, pårørende og politikere for at vise, at her var der et redskab, der v...... nyttigt. Et redskab som var mere en underholdning; som kunne bevæge på et indre plan og vise nye sider af en person. Synnøve Friis er én af de ildsjæle, som har haft stor betydning for musikterapifaget....

      16. Endocrine therapy for hormone treatment-naïve advanced breast cancer.

        Science.gov (United States)

        Martin, Miguel; Lopez-Tarruella, Sara; Gilarranz, Yolanda Jerez

        2016-08-01

        A proportion of patients with hormone receptor-positive locally advanced or metastatic breast cancer will not have received prior endocrine therapy. However, there are limited clinical data specifically in these patients. We conducted a review of randomized phase II and III clinical studies of anastrozole, letrozole, exemestane, palbociclib, and fulvestrant to determine the evidence base supporting use of specific endocrine therapies in this patient population. From our findings, there is a paucity of clinical studies in patients with endocrine therapy-naïve disease; however, it appears that first-line treatment effects are consistent between patients who have and have not received prior endocrine treatment. PMID:27326977

      17. Synthesis of Electronically Modified Ru-Based Neutral 16 VE Allenylidene Olefin Metathesis Precatalysts

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Siegfried Blechert

        2012-05-01

        Full Text Available Electronic modifications within Ru-based olefin metathesis precatalysts have provided a number of new complexes with significant differences in reactivity profiles. So far, this aspect has not been studied for neutral 16 VE allenylidenes. The first synthesis of electronically altered complexes of this type is reported. Following the classical dehydration approach (vide infra modified propargyl alcohols were transformed to the targeted allenylidene systems in the presence of PCy3. The catalytic performance was investigated in RCM reaction (ring closing metathesis of benchmark substrates such as diallyltosylamide (6 and diethyl diallylmalonate (7.

      18. As nanoesferas de carragenana como potencial veículo de fármacos

        OpenAIRE

        Pinheiro, Marta Isabel Esteves

        2012-01-01

        O transporte de fármacos através da pele é vantajoso, uma vez que não causa efeitos adversos a nível gastrointestinal e permite a sua libertação controlada. A utilização de novos biomateriais com propriedades de interesse tecnológico requer uma análise da sua toxicidade para os organismos. Os nanogéis de polissacarídeos, nomeadamente a carragenana são possíveis veículos devido às suas propriedades gelificantes, de estabilidade, biodegradabilidade e fundamentalmente de biocompatibilidade. A ca...

      19. Analiza porabe energije za ogrevanje v večstanovanjski stavbi

        OpenAIRE

        Žvab, Gregor

        2015-01-01

        V diplomskem delu se zavzemam analizirati energetsko učinkovitost stavbe v kateri živim. Za objekt pridobim vhodne podatke potrebne za analizo. Z programskimi orodji, ki temeljijo na Pravilniku o učinkoviti rabi energije v stavbi (PURES 2010), izračunam porabo energije za ogrevanje v stavbi pred ukrepi. Nadaljujem z izračuni porabe energije za ogrevanje že izvedenih ukrepov, ter predvidim dodatne možne ukrepe v smislu večje zaščite stavbnega ovoja ter bivalnih navad porabnikov v stavbi. Preds...

      20. Mandibulada asimetriye neden olan periferal osteoma: olgu sunumu ve literatür derlemesi

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Huyla Erten

        2011-11-01

        Full Text Available

        The objective of this article is to describe the diagnosis and treatment of a peripheral osteoma, causing an asymetry on the posterior region of the mandible, and to review the present peripheral osteoma cases in the literature. A 52 year old female patient referred to our clinic for the treatment of a swelling localized on her left side of the posterior region of the mandible. After the clinical and radiographical examination, the prediagnosis of lesion was said to be a peripheral osteoma. The lesion was completely excised under local anesthesia and histological examination was performed. The final diagnosis of the lesion was made as a peripheral osteoma. As being rare, peripheral osteomas could be localized on the mandible and should be taken into account during differential diagnosis of other lesions causing asymmetry on the mandible.

         

        ÖZET

        Bu makalenin amacı, mandibula posterior bölgesinde lokalize olup asimetriye neden olan bir periferal osteoma vakasının teşhis ve tedavisinin anlatılması ve literatürde rapor edilmiş olan vakaları incelemektir.

        52 yaşında bir bayan hasta, mandibulasının sol posterior bölgesindeki şişliğin tedavisi amacı ile kliniğimize başvurdu. Yapılan klinik ve radyografik muayene sonucunda şişliğe sebep olan lezyonun ön tanısı osteoma olarak konuldu. Lezyonun tamamı, lokal anestezi altında eksize edilerek histolojik inceleme yapıldı. Lezyonun kesin tanısı periferal osteoma olarak kondu. Periferal osteomalar nadir de olsa mandibulada gelişebildiğinden, bu bölgede lokalize olan ve asimetri oluşturan diğer lezyonlardan ayırt edilmeleri gerekmektedir.

        Anahtar Kelimeler: mandibula, osteoma

      1. Projektiranje večstanovanjske armiranobetonske stavbe v naselju "Sončni log" v Logatcu

        OpenAIRE

        Pirc, Nejc

        2015-01-01

        V diplomski nalogi analiziramo in projektiramo nosilno konstrukcijo večstanovanjske stavbe v Logatcu, zgrajene v letu 2008. Armiranobetonska nosilna konstrukcija je sestavljena iz sten, sten z odprtinami in stenastih nosilcev, ki jih medsebojno povezujejo medetažne polne plošče. Nosilno konstrukcijo projektiramo skladno s standardi Evrokod. Pri tem upoštevamo vplive, ki na konstrukcijo delujejo kot lastna in stalna teža, koristna obtežba, obtežba snega, vetra in potresna obtežba. ...

      2. İMPLANTOLOJİDE DOKU MÜHENDİSLİĞİ VE GEN TEDAVİSİ

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Erman Bülent Tuncer

        2011-01-01

        Full Text Available

        Son elli yılda implantoloji alanında büyük adımlar atılmıştır. Günümüzde implantın kemik ile bağlantısı kabul edilebilir derecede başarılı olmasına rağmen inflamasyon, trombozis, fibrozis ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar görülebilmektedir. Genetik ve doku mühendisliği alanındaki gelişmelerle birlikte ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Görülen komplikasyonları en aza indirmek için implantın yerleştirildiği dokunun yanıtının istenilen düzeyde ve şekilde olması ve immün reaksiyonun düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca doku mühendisliği ile implantın yerleştirilmesi için, kaybedilen alveolar kemik dokusunun yeniden oluşturulması ya da genişletilmesi mümkün hale gelmiştir.

      3. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 26 February

        CERN Multimedia

        2014-01-01

        Neutrino physics in the Planck era, Prof. Gennaro Miele, University of Naples   Wednesday 26 February 2014, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: I briefly summarize the status of art about the properties of relic neutrino distributions and the implications of different neutrino scenarios on cosmological observables after the first measurements by Planck. In particular, I will pay particular attention to the effects due to neutrino-antineutrino asymmetry and to the presence of sterile degrees of freedom. Organised by Prof. Teresa.Montaruli@unige.ch and Prof. Giuseppe.Iacobucci@unige.ch. More information here.

      4. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 6 May

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        The Standard Model of Nature: Lessons from Two Success Stories, by Professeur Gabriele Veneziano, Collège de France (Paris) and CERN.   Monday 6 May 2013, 5 p.m. École de Physique, Auditoire Stueckelberg Quai Ernest-Ansermet, 24 1211 Genève 4 Abstract: Our present standard model of Nature is based on general relativity for gravity and on a gauge theory for all other fundamental interactions. Its amazing successes - and its puzzles - may carry some important lessons for our quest of a truly unified theory of space, time, and matter. More information here.

      5. Primer Açık Açılı Glokom Olgularında ve Normal Olgularda Serum Trigliserid, Total Kolesterol ve Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein Seviyeleri

        OpenAIRE

        Sönmez, Kenan; Mensiz, Ercan; Türker, Hasan Hayati; Bardak, Yavuz; Özertürk, Yusuf

        2009-01-01

        SüleymanDemirel Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ: 1999 Mart; 6(1) Primer Açık Açılı Glokom Olgularında ve Normal Olgularda Serum Trigliserid, Total Kolesterol ve Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein Seviyeleri Kenan Sönmez , Ercan Mensiz, Hasan Hayati Türker , Yavuz Bardak, Yusuf Özertürk Özet Bu çalışmada yüksek dansiteli lipoprotein (YDL), total kolesterol (TK) ve trigliserid (TG) düzeylerinin primer açık açılı glokom (PAAG) olgularında risk faktörü olup olmad...

      6. Sağlıklı ve Subklinik Mastitisli İneklerde Kan Serumu ALP, ALT ve Glukoz Düzeyleri Üzerine Çalışma

        OpenAIRE

        Yüksel, Murat; KANDEMİR, Fatih Mehmet; DEVECİ, Hüseyin; ÖZDEMİR, Necmi

        2010-01-01

        Bu çalıĢmada, subklinik mastitisli ineklerin serum alkalen fosfataz (ALP), alanin aminotransferaz (ALT) ve glukoz düzeyleri ölçülerek, subklinik mastitis ile bu parametrelerin aktivitesi arasındaki iliĢki araĢtırıldı. ÇalıĢmada çeĢitli yaĢ ve ırklardan 10’u sağlıklı (kontrol), 10’u da subklinik mastitisli toplam 20 inek materyal olarak kullanıldı. Hayvanlarda mastitis teĢhisi California Mastitis Test (CMT) ve mikrobiyolojik muayene ile ya...

      7. Nötron transport denkleminin HN yöntemi ve singüler özfonksiyonlar yöntemi ile çözümü, Slab-albedo problemi ve Milne problemi

        OpenAIRE

        Serdar BULUT

        2008-01-01

          Bu tezde nötron transport denklemi için farklı  çözüm yöntemleri incelenmiştir. İlk olarak nötron transport denklemi türetilmiştir. Daha sonra nötron transport denklemi için geliştirilen bazı analitik ve yarı-analitik yöntemler, tarihsel gelişimleri dikkate alınarak incelenmiştir. Bu yöntemler sırası ile Case, FN, CN ve grubumuz tarafından geliştirilen Singüler Özfonksiyonlar yöntemi ve HN yöntem...

      8. Domates bitkisinde tuz stresine karşı karotenoid kodlayan PSY-Fiton Sentaz ( PSY-Phytoene Synthase) ve PDS-Fiton Desaturaz (PDS- Phytoene Desaturase) genlerinin ifadesi düzeylerinin belirlenmesi.

        OpenAIRE

        DUALE, Ahmed

        2015-01-01

        Karotenoidler, doğal olarak var olan izoprenoidler, foto sentetik anten ve reaksiyon merkezi komplekslerinin esas bileşenlerini oluştururlar. Fotosentez sürecinde absorbsiyon, dağılıma uğrama ve ışık enerjisinin transferinde önemli bir rol oynarlar. Bu tez çalışmasında, Fiton Sentazı ve Fiton Desatüraz enzimlerinin domates bitkisindeki aktivite (H-2274)] ve ifade seviyesini tanımlanmış ve ayrıca bunların biyokimyasal aktivite parametresi olarak lipid peroksidasyonu (malondialdehit ve...

      9. Sarımsaklı Baraj Gölü (Kayseri) fitoplanktonu ve su kalitesi özellikleri

        OpenAIRE

        Sezen, Göksal

        2008-01-01

        Sarımsaklı Baraj Gölü fitoplanktonu, mevsimsel değişimi ve bu değişime etki eden fiziksel ve kimyasal faktörler Nisan 2005–Eylül 2006 tarihleri arasında incelenmiştir. Sarımsaklı Baraj Gölü’nde araştırma süresi boyunca belirlenen beş istasyondan yapılan örnekleme sonucu 58’i Chlorophyta, 44’ü Bacillariophyta, 13’ü Cyanophyta, 5’i Euglenophyta, 3’ü Dinophyta, 1’i Chrysophyta, 1’i Cryptophyta ve 1’i Xantophyta divizyolarına ait toplam 126 takson tespit edilmiştir.

        &am...

      10. Çocuklarda Postoperatif Ağrı Oluşumu ve Analjezik Kullanımı

        OpenAIRE

        TURAN ÖZDOĞAN, Yeşim; Akal, Neşe

        2007-01-01

        Amaç: Bu çalışmanın amacı çocuklarda rutin restoratif işlemler sonrasında ağrı oluşumu ve analjezik kullanım oranını değerlendirmektir.Birey ve Yöntem: Çalışma, invaziv restoratif dental işlem uygulanan 50 çocuk hasta ile koruyucu işlemlerin uygulandığı25 çocuk hasta üzerinde gerçekleştirildi. Lokal anestezi altında amalgam restorasyon için uygulanan invaziv restoratifişlemler sonrasında hastanın yaşı, cinsiyeti ve yapılan işlem kaydedilerek hastalar kontrole çağrıldı. Kontrol seansındapostop...

      11. Meme kanseri hücre soylarında beta katenin ve proliferasyon ilişkisi

        OpenAIRE

        Karan, Aslı

        2006-01-01

        Bu çalısmada meme kanseri hücre soyları MDA-MB 231, MCF-7 ve T47D hücrelerinde katenin ve fosfo katenin ekspresyonu immünositokimyasal olarak incelendi. MDA-MB 231 hücrelerinde nükleer lokalizasyonlu katenin ekspresyonu saptandı. Fosfo katenin ekspresyonu bazı hücrelerin nukleus ve nukleusa yakın bölgelerinde izlendi. MCF-7 hücrelerinde katenin ekspresyonu hücre membranında lokalize idi, fosfo katenin ekspresyonu ise gözlenmedi. T47D hücrelerinde katenin ekspre...

      12. SİNİR HÜCRESİNİN PASİF KABLO MODELLEMESİ VE SİMÜLASYONU

        OpenAIRE

        COŞKUN, Özlem; KAHRİMAN, Mesut; Selçuk ÇÖMLEKÇİ; Özkorucuklu, Suat

        2013-01-01

        Sinir hücrelerinin fizyolojik yapılarını ve dinamik davranışlarını incelemek üzere geliştirilen modellemeler ve simülasyonlar, deneysel çalışmaların desteklemesi açısından önemlidir. Bu çalışmada uyarılabilir hücrelerde uyarı iletiminin elektriksel kuramı üzerinde durulmuştur. Pasif kablo teorisinin esaslarına yer verilmiş ve uyarılabilir hücreler ile ilgili genel diferansiyel denklemlerin türetilmesi yapılmıştır. Sinir hücresinin pasif kablo model simülasyonu, MATLAB7.0.4/Simulink programı i...

      13. Mortal Amputasyonda çeşitli maddelerin Pulpa üzerine etkilerinin klinik ve Radyolojik incelemesi (x)

        OpenAIRE

        TUNCER, Özen

        2013-01-01

        ÖZETBu çalışmada mortal amputasyon (MA) tedavilerinin klinik, radyolojik ve histopatolojik sonuçları incelenmiştir.Araştırma «Genel Kısım» ve «Özel Çalışmalarımız» olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir.Genel kısamda; önce pulpa hakkında anatomik, histolojik bilgi verilmiş, sonra şimdiye kadar yapılmış olan MA çalışmaları teferruatıyla incelenmiş, 'kullanılan maddeler ve teknikler hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra pulpa patolojisinden genel olarak bahsedilmiş, pulpa hastalıklarının t...

      14. Kıymalarda Bazı Patojenlerin İzolasyon ve İdentifikasyonu

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Meryem AYDEMIR ATASEVER

        2015-01-01

        Full Text Available Bu çalışmada, Erzurum ilinde tüketime sunulan kıymalarda toplam mezofilik aerobik bakteri, Staphylococcus aureus sayısı ile Listeria monocytogenes, Salmonella spp. ve E. coli O157:H7 varlığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla klasik kültür yöntemi ile otomatize identifikasyon sistemi (Vitek 2 kullanılmıştır. Toplam mezofilik aerobik bakteri sayısı ortalama 7,33±1,22 log kob/g düzeyinde belirlendi. Bu çalışmada 100 numunenin 5 tanesinden S. aureus izole edildi. Kıyma örneklerinin %24’ünde L. monocytogenes bulundu. İncelenen örneklerde Salmonella spp. üremesi görülmedi. Kıyma örneklerinin 3’ünde E. coli O157:H7 izole edildi. Sonuçta, kıymaların bazı patojenleri içerebildiği ve bu durumun halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği kanaatine varıldı.

      15. Kovada Gölü ve Ekosistemi Kovada Lake and the Ecosystem

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Muhammet BAHADIR

        2012-12-01

        Full Text Available The purpose of this study was to address the Kovada Lake ecosystem which is located within the boundaries of Isparta province in the Mediterranean Region. Kovada Lake has been formed as a result of tectonic and karstic events and with a surface area of 9 km2 is among the significant fresh water resources of our country. The Lake and its environs has a Mediterranean climate while changes occur in climate elements according to local orographic characteristics. For this reason the lake and its watershed have rich flora and fauna elements and harbor endemic species. 2- While the prevailing lithology at and around Kovada Lake is formed by calcareous deposits, small karstic features linked to the karstic bedrock have also developed. The most significant endemic species in the watershed consists of Kasnak Oak (Quercus vulcanica. While the prevailing land use in the watershed consists of forests, forest areas are followed by agricultural areas. In 1990 (8177 persons lived in the Kovada Lake Ecosystem area, in the 2000 this figure was (7898 and in 2010 the number was (6439. However, according to address-based population data for 2010, 1738 persons had migrated from the area within 20 years. The lake and its environs have been declared a natural protected area and there is a national park within the watershed which is named after the lake. Kovada Lake Watershed with its natural beauties and economic contribution to the area is one of the significant natural resources in the Mediterranean Region. During the past few years, Kovada Lake with its rich forest wealth, pedestrian walks, panoramic views and picnic areas has become a recreation center with regional significance. Bu çalışma ile ülkemizin Akdeniz Bölgesi’nde Isparta İli sınırları içerisinde yer alan Kovada Gölü havzasının ekosistemi ele alınmıştır. Kovada Gölü tektonik ve karstik olaylar sonucunda oluşmuş, 9 km2 yüzölçümü ile ülkemizin önemli tatlı su kaynakları aras

      16. A naïve ontology for concepts of time and space for searching and learning

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        M. Miwa

        2007-01-01

        Full Text Available Introduction. In this paper, we propose a new approach for developing a naïve ontology as the basis for optimal information access interfaces for multimedia digital documents intended for novice users. Method. We try to elicit the knowledge structure of domain novices and patterns of its modification in their searching and learning processes by eye-tracker and showing eye-movements in the post-search interviews. Analysis. Recorded interview data were fully transcribed and coded using Atlas.ti and analysed following a bottom-up strategy of the constant-comparative technique. Results. We developed a taxonomy of knowledge modification which includes (1 adding, (2 correcting, (3 limiting, (4 relating, (5 specifying and (6 transforming. Conclusion. The taxonomy may be expanded and elaborated as the project progress and findings are expected to be incorporated into the design of the naïve ontology. The study results provided theoretical implications on knowledge building, methodological implications on data collection using eye-tracker and showing eye-movements in the post-search interviews and useful information on the design of information access interface for novices users.

      17. Metabolic syndrome in drug-naïve patients with depressive disorders

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Sandeep Grover

        2013-01-01

        Full Text Available Background: The prevalence of metabolic syndrome (MS is found to be higher in patients with depression than in the general population. As there is lack of data from India, this study aimed to assess the prevalence of MS in patients with depression who had never been treated with antidepressants for their depressive disorder and compare the same with a matched group of healthy controls. Materials and Methods: Forty-three drug-naïve patients with depressive disorders and 43 age- and gender-matched healthy controls were assessed for the prevalence of MS as per the consensus definition. Results: The prevalence of MS in patients with depression was 37.2% and was significantly higher than that seen in the healthy controls (16.3%. Increased waist circumference was the most common abnormality in both the study groups. Compared to healthy controls, a significantly higher proportion of patients with depression had abnormal waist circumference, systolic blood pressure, or high blood pressure. Besides 16 patients with depressive disorders having MS, another 53.5% of patients fulfilled one or two criteria of MS. None of the sociodemographic variables was associated with development of MS in patients with depression. Conclusions: Slightly more than one-third of depressed patients who are drug-naïve have MS and this prevalence rate is significantly higher than in healthy controls.

      18. ANALISIS SENTIMEN MENGGUNAKAN METODE NAÏVE BAYES CLASSIFIER DENGAN SELEKSI FITUR CHI SQUARE

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        JUEN LING

        2015-02-01

        Full Text Available Sentiment analysis is the computational study of opinions, sentiments, and emotions expressed in texts. The basic task of sentiment analysis is to classify the polarity of the existing texts in documents, sentences, or opinions. Polarity has meaning if there is text in the document, sentence, or the opinion has a positive or negative aspect. In this study, classification of the polarity in sentiment analysis using machine learning techniques, that is Naïve Bayes classifier. Criteria for text classification decisions, learned automatically from learning the data. The need for manual classification is still required because training the data derived from manually labeling, the label (feature refers to the process of adding a description of each data according to its category. In the process of labeling, feature selection is used and performed by chi-square feature selection, to reduce the disturbance (noise in the classification. The results showed that the frequency of occurrences of the expected features in the true category and in the false category have an important role in the chi-square feature selection. Then classification by Naïve Bayes classifier obtained an accuracy of 83% and a harmonic average of 90.713%.

      19. Společenská odpovědnost ve firmě

        OpenAIRE

        Uhrová, Tereza

        2014-01-01

        Tato bakalářská práce se zabývá tématem společenské odpovědnosti (CSR), které se stává stále častěji předmětem diskuzí, a to jak v ekonomické, tak i ve veřejné sféře. Hlavním cílem této práce je vytvořit návrh toho, jak by koncept společenské odpovědnosti mohl být v praxi implementován a poté zhodnotit společenskou odpovědnost konkrétní organizace metodou KORP. The present thesis is concerned with Corporate Social Responsibility (CSR), a term that is increasingly becoming the subject of va...

      20. Modern Dünya-Sistemi Analizi Ve Dış Ticaret

        OpenAIRE

        Filiz ELMAS

        2012-01-01

        Bu çalışmanın amacı, Immanuel Wallerstein tarafından 1970’lerde geliştirilen “Modern Dünya- Sistemi” analizi bağlamında dış ticaret kavramını irdelemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Modern DünyaSistemi analizinde kullanılan kavramların tanıtılmasıdır. İkinci bölüm, Wallerstein’ın zamansal sınıflamasına uyularak dünya-sisteminin dönüşüm evreleri dört dönem halinde ele alınmış ve bu zaman kesitlerinde dış ticaret kavramı incelenmesidir. Son bölüm sonuç ve değerlendirmedir...

      1. LA COMÉDIE DE GENÈVE FÊTE SES CENT ANS !

        CERN Multimedia

        Association du personnel

        2013-01-01

        SPECTACLE du 31 janvier au 9 février 2013 1913 de Mathieu Bertholet mise en scène Nalini Menamkat Le 24 janvier 1913, on lève le rideau de la Comédie de Genève pour la première fois. Le discours d'ouverture était-il émouvant? Qui était assis au premier rang? La fanfare de Plainpalais jouait-elle? Pour fêter l’anniversaire de ce centenaire, l’écrivain Mathieu Bertholet et la metteure en scène Nalini Menamkat proposent un spectacle qui nous plonge sans nostalgie dans un passé bouillonnant, à l’image des débuts du XXe siècle. On y croise – entre autres – un directeur de théâtre pragmatique, un administrateur idéaliste, des personnages de pièces oubliées, des comédiens, des ouvriers, des syndicalistes, une chanteuse...

      2. La Comédie de Genève fête ses cent ans !

        CERN Multimedia

        Association du personnel

        2013-01-01

          Spectacle du 31 janvier au 9 février 2013  1913 de Mathieu Bertholet mise en scène Nalini Menamkat Le 24 janvier 1913, on lève le rideau de la Comédie de Genève pour la première fois. Le discours d'ouverture était-il émouvant? Qui était assis au premier rang? La fanfare de Plainpalais jouait-elle? Pour fêter l’anniversaire de ce centenaire, l’écrivain Mathieu Bertholet et la metteure en scène Nalini Menamkat proposent un spectacle qui nous plonge sans nostalgie dans un passé bouillonnant, à l’image des débuts du XXe siècle. On y croise – entre autres – un directeur de théâtre pragmatique, un administrateur idéaliste, des personnages de pièces oubliées, des comédiens, des ouvr...

      3. AVRUPA BİRLİĞİ’NDE VERGİ REKABETİ VE VERGİ UYUMLAŞTIRMASI

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Adnan Erdal

        2015-05-01

        Full Text Available Devletin kamusal talepleri karşılamak üzere egemenlik gücüne dayanarak almış olduğu vergiler, günümüzde küreselleşmenin etkisiyle sınırlar ötesine ulaşmıştır. Her ülkenin kendi sınırlarında kullandığı vergilendirme yetkisinin, ülkeler arasında çakışmasına yol açan bu durum aynı zamanda rekabete de yol açmaktadır. Ülkeler arasındaki vergi rekabeti olumlu ve olumsuz olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkmakta ve zararlı vergi rekabetini önlemek için vergilerin birbiriyle uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

      4. Lgr5+ve Stem/Progenitor Cells Contribute to Nephron Formation during Kidney Development

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Nick Barker

        2012-09-01

        Full Text Available Multipotent stem cells and their lineage-restricted progeny drive nephron formation within the developing kidney. Here, we document expression of the adult stem cell marker Lgr5 in the developing kidney and assess the stem/progenitor identity of Lgr5+ve cells via in vivo lineage tracing. The appearance and localization of Lgr5+ve cells coincided with that of the S-shaped body around embryonic day 14. Lgr5 expression remained restricted to cell clusters within developing nephrons in the cortex until postnatal day 7, when expression was permanently silenced. In vivo lineage tracing identified Lgr5 as a marker of a stem/progenitor population within nascent nephrons dedicated to generating the thick ascending limb of Henle’s loop and distal convoluted tubule. The Lgr5 surface marker and experimental models described here will be invaluable for deciphering the contribution of early nephron stem cells to developmental defects and for isolating human nephron progenitors as a prerequisite to evaluating their therapeutic potential.

      5. Amelogenezis imperfektalı iki hastada estetik ve fonksiyonun sağlanması: olgu sunumu

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Behiye Bolgul

        2011-11-01

        Full Text Available

        Amelogenesis imperfecta is a rare hereditarycondition in which enamel structure without evidence of sistemic disorders. Amelogenesis imperfecta is a disorder, requiring treatment due to esthetical, functional and related psychosocial problems. This article represents, two patients reffered to our clinic suffering from amelogenezis imperfecta who overcame the esthetical, functional and psychosocial problems by receiving multidisciplinary team rehabilitation.

         

        ÖZET

        Amelogenezis imperfekta herhangi bir sistemik hastalık olmaksızın mine yapısında belirgin bozuklukla karakterize nadir görülen herediter bir anomalidir. Amelogenezis imperfekta estetik, fonksiyon ve buna bağlı psikososyal sorunlarla hastanın hekime başvurması sonucu tedavi ihtiyacı doğurmaktadır. Bu makalede, kliniğimize başvurmuş amelogenezis imperfektalı iki kardeşin multidisipliner tedavi yaklaşımı sonucu estetik, fonksiyonel ve psikososyal problemlerinin ortadan kaldırıldığı bir vaka raporu sunulmaktadır.

        Anahtar Kelimeler: Amelogenezis imperfekta, hipoplastik tip, protetik tedavi.

      6. Doğrusal Olasılık ve Logit Modelleri ile Parametre Tahmini

        OpenAIRE

        İNAL, M.Emin; Topuz, Derviş; UÇAN, Okyay

        2006-01-01

        Bu çalışmada regresyon modelinde dummy değişkenlerin kullanımı ele alınmaktadır. Bu doğrultuda, bağımsız değişkenlerin değerlerine karşılık bağımlı dummy değişkenlerin alacağı değerlerin nasıl değişmekte olduğu doğrusal olasılık ve logit modelleri bağlamında incelenmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de Öğrenci Yerleştirme Sınavı’nda (ÖYS) öğrencinin yaptığı sayısal net sayısı, cinsiyet ve bitirdiği lise türü değişkenlerine göre, lisans eğitimini dört yılda tamamlama olasılıkları belirlenmeye çal...

      7. Boşanmış Kadınlar ve Eski Eş Şiddeti

        OpenAIRE

        Yassı, Fatma

        2014-01-01

        Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklar arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birliktir. Şiddet ise, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümüdür. Ülkemizde aile kurumu incelendiğinde şiddetin var olduğu açıkça görülmektedir. Kadınlara, gerek kır toplumunda gerekse kent toplumunda eşleri tarafından şiddet gerçekleşmektedir. Aile içi şiddet, bir kişinin eşine, çocu...

      8. Reklamlarda Kullanılan Renkler Ve Gazete Reklamlarının Nitel Analizi

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Fikret YAMAN

        2014-10-01

        Full Text Available Reklam; işletmeler tarafından sıkça tercih edilen etkili bir tutundurma aracıdır. Reklamlar farklı mecralar sayesinde tüketicilere ulaşmaktadır. Reklamda tüketicinin dikkatini çekmek için farklı yöntemlerden yararlanılmaktadır.  Renkler de reklamda tüketicilerin dikkatini çekmede kullanılan yöntemlerden biridir. Her renk tüketicide farklı duygular oluşturmakta ve reklamlara değişik anlamlar yüklemektedir. Bu çalışmada; Türkiye’de tirajı en yüksek on gazetedeki reklamlar nitel bir şekilde analiz edilmiş ve reklamlarda kullanılan renkler, bunların sıklığı sektörlere göre incelenmiştir.

      9. CERN signs with the Hôpitaux Universitaires de Genève

        CERN Multimedia

        2002-01-01

        Signature of the CERN-HUG agreements. From left to right: J. van der Boon, CERN Director of Administration, P. Pachoud (H.U.G.), M. Vieli (H.U.G.), A.-S. Cerne (CERN) and W. Kindl, Director of UNIQA Assurances S.A. On 4 July 2002, Mario Vieli, the Finance Director of the Hôpitaux Universitaires de Genève (H.U.G.), Pierre Pachoud, the vice-chairman of the H.U.G. Board of Directors and Anne-Sylvie Cerne, who is responsible for the Organization's health insurance contract, signed agreements on tariffs between the Organization and the Hôpitaux Universitaires de Genève. The main hospital of the H.U.G. group is the Cantonal Hospital. These agreements, approved by the Republic of Geneva's State Council last April, are the outcome of extensive negotiations. In fact, CERN is the first international organization to arrange for tariff agreements for the members of its Health Insurance Scheme (CHIS) with the H.U.G. directly. Moreover, these agreements are fully in line with CHIS's new tariff agreement policy, with ...

      10. Cerebellar volume deficits in medication-naïve obsessive compulsive disorder.

        Science.gov (United States)

        Narayanaswamy, Janardhanan C; Jose, Dania; Kalmady, Sunil V; Agarwal, Sri Mahavir; Venkatasubramanian, Ganesan; Janardhan Reddy, Y C

        2016-08-30

        Even though conventional neurobiological models of obsessive compulsive disorder (OCD) commonly demonstrate abnormalities involving fronto-striatal circuits, there is emerging evidence regarding the role of posterior brain structures such as cerebellum. In this study, we examined the cerebellar regional volume in a large sample of medication-naïve OCD patients compared to matched healthy controls (HC). In 49 medication naïve right handed OCD patients and 39 age and sex matched HC, sub-region wise volume of cerebellum was extracted from the T1 weighted images using Spatially Unbiased Infra tentorial Template (SUIT) toolbox and compared using hypothesis driven, region of interest approach after clinical assessment with standard scales. After controlling for age, sex and ICV, the subjects with OCD had significantly smaller cerebellum compared to HC, especially in the posterior lobe sub-regions - lobule VI and left crus 1. This study gives preliminary evidence for region specific cerebellar volumetric deficits in the pathophysiological of OCD. Regional cerebellar volume deficits conform to the abnormal connectivity of cerebellum to specific cortical regions and it is indicative of involvement of regions outside the conventional fronto-striatal circuitry. This might be important in the context of cognitive deficits seen in OCD. PMID:27454206

      11. Interrogating the relationship between naïve and immune antiviral T cell repertoires.

        Science.gov (United States)

        La Gruta, Nicole L; Thomas, Paul G

        2013-08-01

        Understanding how naïve virus-specific CD8+ T cells influence the type of immune response generated after virus infection is critical for the development of enhanced therapeutic and vaccination strategies to exploit CD8+ T cell-mediated immunity. Recent technological advances in T cell isolation and T receptor sequencing have allowed for greater understanding of the basic structure of immune T cell repertoires, the diversity of responses within and between individuals, and changes in repertoires over time and in response to infection conditions. In this review, we discuss the current understanding of how T cell repertoires contribute to potent antiviral responses. Additionally we compare the state of the art in receptor sequencing, highlighting the advantages and disadvantages of the three most common approaches: next-generation sequencing, template-switch anchored RT-PCR, and multiplex single cell PCR. Finally, we describe how TCR sequencing has delineated the relationship between naïve and immune T cell repertoires.

      12. Balance deficits and ADHD symptoms in medication-naïve school-aged boys

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Konicarova J

        2014-01-01

        Full Text Available Jana Konicarova,1 Petr Bob,1,2 Jiri Raboch11Center for Neuropsychiatric Research of Traumatic Stress, Department of Psychiatry and UHSL, 1st Faculty of Medicine, Charles University, Prague, Czech Republic; 2Central European Institute of Technology, Faculty of Medicine, Masaryk University, Brno, Czech RepublicBackground and objectives: Functional disturbances developed early in life include balance deficits which are linked to dysfunctions of higher levels of cognitive and motor integration. According to our knowledge, there are only a few studies suggesting that balance deficits are related to behavioral disturbances in attention-deficit/hyperactivity disorder (ADHD.Methods: We tested the extent to which balance deficits were related to ADHD symptoms in 35 medication-naïve boys of school age (8–11 years and compared the results with a control group of 30 boys of the same age.Results: ADHD symptoms in medication-naïve boys had specific relationships to disturbances of postural and gait balance.Conclusion: To our knowledge, this study provides the first evidence in the medical literature for a direct relationship between ADHD symptoms and balance deficits, that cannot be attributed to medication and the presence of any neurological disease.Keywords: ADHD, balance deficits, conduct problems, developmental disorders, inhibitory deficits, impulsivity

      13. Tvorba a implementace CRM ve firmě B:TECH, a.s.

        OpenAIRE

        Bittermann, Tomáš

        2007-01-01

        Práce upozorňuje na důležitost řízení vztahů se zákazníky v dnešní době. V teoretické práci se věnuji CRM, péči o klíčového zákazníka a metodám marketingového průzkumu. V práci popisuji vývoj CRM ve firmě B:TECH, ve které je zaváděn nový IS. Cílem práce je navrhnout změny v péči o klíčové zákazníky, navrhnout výběr databáze potencionálních klientů, vylepšit marketingovou kampaň či navrhnout akci pro klíčové zákazníky.

      14. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 29 May

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        AMS – First results, Dr Mercedes Paniccia, Université de Genève.   Wednesday 29 May, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 30, quai Ernest-Ansermet, 1211 Genève 4 Abstract: The Alpha Magnetic Spectrometer is a state-of-the-art particle physics detector operating as an external module on the International Space Station. It uses the unique environment of space to study the universe and its origin by searching for antimatter, dark matter while performing precision measurements of cosmic rays composition and flux. Since its installation on May 19, 2011 it has collected over 30 billion cosmic rays of energies ranging from several hundred MeV up to few TeV. In this talk we will present the precision measurement of the positron fraction in cosmic rays in the energy range from 0.5 to 350 GeV based on 6.8 million positron and electron events collected in the initial 18 month period of operation in space. Organised by Prof. Teresa.Montaruli@unige.ch and Prof....

      15. Prevalence of Thrombocytopenia among Chinese Adult Antiretroviral-na(i)ve HIV-positive Patients

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        Hong-Wei Fan; Fu-Ping Guo; Yi-Jia Li; Ning Li; Tai-Sheng Li

        2015-01-01

        Background:The prevalence ofthrombocytopenia among Chinese antiretroviral therapy (ART)-na(i)ve HIV-infected adults has not been well-described.The aim of this study was to investigate the prevalence and associated risk factors of thrombocytopenia among Chinese ART-na(i)ve HIV-infected adults.Methods:We performed a cross-sectional study of Chinese adult ART-na(i)ve HIV-infected patients from September 2005 through August 2014.Socio-demographic variables and laboratory results including platelets,CD4+ cell count,and viral load were obtained from medical records.Factors and outcomes associated with thrombocytopenia were assessed using logistic regression.Results:A total of 1730 adult ART-na(i)ve HIV-infected patients was included.The mean age was 38 years.The prevalence of thrombocytopenia was 4.5%.There were significant differences in the prevalence of thrombocytopenia between patients <30 years of age (2.8%) and 30-39 years (4.0%) compared with patients greater than 50 years (7.0%) (P =0.006 and P =0.044,respectively).The prevalence of thrombocytopenia was also significantly different between patients with CD4+ counts of 200-349 cells/mm3 (3.3%) and >350 cells/mm3 (2.8%) compared with patients with CD4+ counts of50-199 cells/mm3 (7.1%) (P =0.002 and P =0.005,respectively).The prevalence of thrombocytopenia was significantly different by hepatitis C virus antibody (HCV-Ab) seropositivity (10.2% for HCV-Ab positive vs.3.9% for HCV-Ab negative,P =0.001).We observed differences in prevalence of thrombocytopenia by mode of transmission of HIV infection:Blood transmission (10.7%) versus men who have sex with men (3.9%) (P =0.002) and versus heterosexual transmission (3.9%) (P =0.001).In binary logistic regression analyses,age ≥>50 years,HCV-Ab positivity and having a CD4+ cell count of 50-199 cells/mm3 were significantly associated with thrombocytopenia with adjusted odds ratio of 2.482 (95% confidence interval [CI]:1.167,5.281,P=0

      16. The influence of impaired processing speed on cognition in first-episode antipsychotic-naïve schizophrenic patients

        DEFF Research Database (Denmark)

        Andersen, Rune; Fagerlund, B; Rasmussen, Hans;

        2012-01-01

        BACKGROUND: Impaired cognition is a prominent feature of schizophrenia. To what extent the heterogeneous cognitive impairments can be accounted for by considering only a single underlying impairment or a small number of core impairments remains elusive. This study examined whether cognitive...... impairments in antipsychotic-naïve, first-episode schizophrenia patients may be determined by a relative slower speed of information processing. METHOD: Forty-eight antipsychotic-naïve patients with first-episode schizophrenia and 48 matched healthy controls were administered a comprehensive battery...

      17. Anestetiklerin Özelliklerini Ve Nitroz-Oksit-Oksijen-Sıvı Anestezinin Kısa Bir Tarihi

        OpenAIRE

        UYANIK, A.; ŞAHİNOĞLU, A.H.

        2010-01-01

        Properties of Anaesthetics and a Brief History of Nitrous Oxide-Oxygen-Liquid Anaesthetic Anesthesia %/ In this paper, the physical, chemical, physico-chemical properties of the commonly used gas and liquid anaesthetics and a brief history of nitrous oxide-oxygen-liquid anaesthe¬tic anaesthesia are reviewed. Bu makalede, günümüz anestezisinde yaygın olarak kullanılan gaz ve sıvı anestetiklerin fiziksel, kimyasal, fızikokimyasal özellikleri ve tarihçesi hakkında özet bilgi verilmiştir...

      18. Določitev izhodišč za razvoj večnamenske delovne mize za potrebe sodobne logistike

        OpenAIRE

        Halilović, Anita

        2015-01-01

        V magistrski nalogi predvidevamo, da logistična podjetja, ki ponujajo storitve skladiščenja, poskušajo strankam ponuditi vedno več storitev z dodano vrednostjo, med katere sodijo tudi storitve odložene proizvodnje in priprave blaga na odpremo po želji stranke (kompletiranje, etiketiranje, deklariranje, pakiranje, sestavljanje ipd.). Ravno zato je v skladiščih velika potreba po ergonomično oblikovanih in fleksibilnih delovnih mestih. Rešitev ni v več različnih delovnih mestih, ampak v enem ali...

      19. Obez bireylerde benlik saygısı ve beden algısının değerlendirilmesi

        OpenAIRE

        Hamurcu, Pınar

        2014-01-01

        Günümüzde beden ve ruh sağlığının bir bütün olduğu bilinmektedir. Birey, bedensel ve ruhsal yapısı, sosyal ve entellektüel yönleriyle ele alınması gereken bütüncül bir yapıya sahiptir. Beden kavramı, bedenin dış görünüşü ve iç yapısı ile ilgili bireyin tüm algı ve bilgisini içerir. Obezite, psikosomatik bir hastalık olarak değerlendirilmekte ve tedavisinde çok boyutlu bir terapi yaklaşımının gerekli olduğu düşünülmektedir. Benlik saygısı ve beden algısı yakın ilişkisi olan kavramlardır ve seb...

      20. İş Motivasyonunun Çalışan Bağlılığı ve İşten Ayrılma Eğilimi Üzerindeki Etkileri = The Effects of Employee Work Motivation on Employee Commitment and Turnover Intention

        OpenAIRE

        Ceylan, Adnan; Çakar, Nigar Demircan

        2005-01-01

        In this study conducted on 84 public ve private sector employees, the relationships between organizational commitment, motivation to work ve turnover intention are investigated ve to determine the statistically significant relations, Allen ve Meyer's model is used. Statistically coherent corellations between affective, continuance, normative commitment ve motivation to work ve their impact on turnover intention is also investigated by regression analysis. This study serves as an important ...

      1. THEME OF METAMORPHOSIS IN THE NOVELS BY ERHAN BENER KEDİ VE ÖLÜM, BÖCEK AND DÖNÜŞLER AND ALIKE POINTS IN THEM ERHAN BENER’İN KEDİ VE ÖLÜM, BÖCEK VE DÖNÜŞLERADLI ROMANLARINDA DÖNÜŞÜM/METAMORFOZ İZLEĞİ VE ORTAK YÖNLER

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Abdurrahman KOLCU

        2012-01-01

        Full Text Available Erhan Bener who is a important writer in Turkish literature, especially in the field of novel writing, gave place to theme of metamorphosis in the novels by him Kedi ve Ölüm, Böcek and Dönüşler.Theme of metamorphosis was used in the topic of fatal death of the protagonist and his relations with his wife in the novel named Kedi ve Ölüm. In the novel named Böcek, it fuctioned as a key for the novel as well as Commissar Recai’s views about life and people. In Dönüşler, a fantastic novel, it constituted directly the main topic of the work. In the article, the novels are examined and discussed by considering the novel by Franz Kafka The Metamorphosis that gives place to theme of metamorphosis as a main topic and a classical work of world literature, and Vladimir Nabokov’s views about it. In the context of the theme, alike points and elements in them are pointed out Türk edebiyatında, özellikle roman sahasında, önemli yazarlardan biri olan Erhan Bener, Kedi ve Ölüm, Böcek ve Dönüşler adlı romanlarında dönüşüm/metamorfoz izleğine ağırlıklı olarak yer verir. Dönüşüm/metamorfoz, Kedi ve Ölüm’de başkahramanın mukadder ölümü ve ikinci karısıyla ilgili olarak gündeme gelmekte, Böcek’te Komiser Recai’nin hayata ve insanlara bakışını ve bu arada romanı anlamada başlıca anahtar işlevi görmekte, fantastik bir roman olan Dönüşler’de ise doğrudan doğruya eserin ana konusunu oluşturmaktadır. Bu makalede söz konusu üç eser, Franz Kafka’nın dünya edebiyatının klasiklerinden biri olan ve dönüşüm/metamorfoz izleğini merkeze yerleştirdiği Dönüşüm adlı eseri ile Vladimir Nabokov’un bu eserle ilgili görüşleri de dikkate alınarak incelenmekte ve değerlendirilmektedir. Söz konusu eserlerde dönüşüm izleği bağlamında yer alan ortak yönler ve unsurlar da ele alınmaktadır.

      2. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarında İzole Edilen Bakterilerin Tigesiklin ve Diğer Antibiyotiklere Duyarlılığının İncelenmesi

        OpenAIRE

        KÖSE, Şükran; ECE, Gülfem; TÜRKEN, Melda; GÖZAYDIN, Ayhan; TATAR, Bengü

        2012-01-01

        Amaç: Tigesiklin, klasik tetrasiklinlerin semisentetik analoğu olan glisisiklin adı verilen yeni antibiyotik grubunun ilk üyesidir. Tigesiklin, 30 S ribozomal alt ünitesine bağlanır ve protein sentezini inhibe eder. Tigesiklin aerob Gram pozitif, Gram negatif, anaerop ve atipik bakterilere karşı etkinlik göstermektedir. Genel olarak bakteriostastiktir ancak bazı mikroorganizmalara karşı bakterisidal aktivitesi olduğu da bildirilmiştir. Bu çalışmada, hastanemiz polikliniklerine başvuran veya y...

      3. Estetik deneyim ve öğrenme olanağı açısından oyun-drama-tiyatro ilişkisi

        OpenAIRE

        SEZGİN, Bülent

        2014-01-01

        Bu çalışmanın amacı, kuramsal anlamda oyun, tiyatro ve drama ilişkisini disiplinler arası bir bağlamda incelemektir. Tiyatro sanatının ve drama yönteminin antropolojik kökeni oyun olduğu için, ilk olarak farklı oyun kuramları konusunda geniş bir inceleme yapılmıştır. Çalışmada oyunun felsefe, sosyoloji, psikoloji ve politika ile ilişkisi analiz edilmiş, ayrıca digital oyunlar ve ekonomideki oyun teorisi tartışılmıştır. Çalışmada, oyun, drama ve tiyatronun arasındaki simbi...

      4. Yeni bir insansız hava aracının (SUAVİ) prototip üretimi ve algılayıcı-eyleyici entegrasyonu

        OpenAIRE

        Çetinsoy, Ertuğrul; Cetinsoy, Ertugrul; Sırımoğlu, Efe; Sirimoglu, Efe; ÖNER, Kaan Taha; Oner, Kaan Taha; Ayken, Taylan; Hançer, Cevdet; Hancer, Cevdet; Ünel, Mustafa; Unel, Mustafa; Akşit, Mahmut Faruk; Aksit, Mahmut Faruk; Kandemir, İ.; Kandemir, I.

        2009-01-01

        Bu çalısmada, dört-döner rotoru ile helikopter gibi dikine kalkıs ve inis yapabilen aynı zamanda da uçak gibi uzun menzil yatay uçus yeteneğine sahip yeni bir insansız otonom hava aracının mekanik ve aerodinamik tasarımı, karbon kompozit imalatı, algılayıcı eyleyici sistem entegrasyonu ve uçus deneyleri anlatılmıstır. Gelistirilen sistem ve içinde kullanılan algılayıcı eyleyici entegrasyonunun basarımı benzetim ve deneylerle doğrulanmıstır.

      5. Ticari olarak satılan kekik ve nane uçucu yağlarının antimikrobiyal aktiviteleri

        OpenAIRE

        Ertürk, Rahşan; Çelik, Cem; Kaygusuz, Rakibe; Aydın, Hüseyin

        2010-01-01

        ÖzetAmaç. Çalışmamızda ticari olarak satın alınan kekik ve nane uçucu yağlarının, klinik önem taşıyan bakteriler ve maya kökenleri üzerine olan antimikrobiyal etkilerinin karşılaştırmalı olarak araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem. Kekik ve nane uçucu yağlarının 21 bakteri ve 7 maya kökeni üzerindeki antimikrobiyal etkinliği, disk difüzyon yöntemi kullanılarak test edilmiş ve araştırmanın verileri istatistiksel ola...

      6. Kamu mali yönetiminde iç denetim uygulaması ve iç denetim algısı

        OpenAIRE

        Gürkan, Nazmi Zarifi

        2010-01-01

        Bu çalışmanın amacı, ülkemizde uygulanmakta olan mali yönetim ve kontrol sitemi içerisindeki iç denetim faaliyetinin rolü, uygulanabilirliği ve mevcut sorunlara yönelik çözüm önerileri ortaya koymaktır. Bu çerçevede, Türkiye'de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uygulama alanı bulan iç denetim fonksiyonu, etkinliğini ve uygulama sorunlarına yönelik hususlar değerlendirmeye alınmaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde denetim kavramın tarihsel gelişimi ve...

      7. Ozonun farklı restoratif materyallerin mine ve dentine bağlanma dayanımı üzerine etkisi

        OpenAIRE

        DİNÇ, Gül

        2012-01-01

        Bu çalışmanın amacı dört farklı restoratif materyalin (Filtek Supreme XT, Filtek Silorane, Dyract Extra ve Alpha-Fill) mine ve dentine makaslama bağlanma dayanımları üzerine iki farklı sürede uygulanan ozon tedavisinin ve ozon tedavisini takiben redüktan solüsyon uygulamasının etkisini in vitro olarak incelemektir.Çalışmamızda 400 adet çürüksüz insan molar dişi kullanıldı. Mine ve dentin gruplarını oluşturmak üzere rastgele 2 gruba ayrılan dişlerde, düz mine ve dentin yüz...

      8. Kurds and Kurdish Language Kürtler ve Kürt Dili

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Ahmet BURAN

        2011-09-01

        Full Text Available The word Kurd is a name used both as a common noun and ethnonym in Turkish language since DLT. It can be thought that the word Kurd may be a proper noun used for Kurds who are a hybrid community and come from different origins, just like the word Bulgar, which is a Turkish word, has been accepted as a name for today’s Slavic Bulgarian community. Meanwhile some argue that Kurds come from Arabic, Iranian, Yaphetic, Armenian and Anatolian native tribes.It is known that the area which is called Kurdistan is around Zagros mountains. The Kurds in Turkey are Kurmanç. The history of the Kurds in Anatolia has a parallel time line with the sovereignty of Turks in Anatolia. At the result of the Shia-Sunni fighting between Ottoman State and Iran, Alewi Turkmens in Anatolia went to Iran and Sunni Turkmens and Kurds came to Anatolia. The population of the Kurds is not known exactly and quite different numbers are claimed. Kurdish language is generally thought to be a member of Indo-European family of languages. But it is argued by many researchers that Kurds have changed their language and their first language was rather different than the current one. Both vocabulary and grammatical structure show that Kurdish is a hybrid language. Kurmanci and Sorani are the most important dialects of Kurdish. Zazaki is not a dialect of Kurdish, it is a different language. According to the results of general census in 1965, native language of 7% of the people in Turkey is Kurdish. Kürt sözü, DLT’den itibaren Türkçede hem cins isim olarak hem de etnonim olarak kullanılan bir addır. Türkçe olan Bulgar adının bugünkü Slav Bulgar toplumuna ad olması gibi, Kürt adının da farklı kökenlerden gelen ve karma bir toplum olan Kürtlere özel ad olduğu düşünülebilir. Bu arada Kürtlerin Arap, İrani, Yafetik, Ermeni ve Anadolu yerli kavimlerinden geldiğine dair görüşler vardır. Kürdistan denilen coğrafyanın Zagros dağları civarı oldu

      9. Hermeneutic anthropology and Clifford GeertzYorumsamacı antropoloji ve Clifford Geertz

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Gözde Aynur Mirza

        2016-08-01

        olduğunu ve anlamlar arasındaki ilişkiler aracılığıyla kültürü anlamamızın mümkün olabileceğini öne sürer. Çalışılan kültürün açıklanması ve anlaşılması üzere antropoloğun yapacağı en iyi şey ise, deneyimin kendisine odaklanmak olmalıdır. Geertz’a göre, kültürü anlamak için bireyin eylemlerini gözlemlemek yetersiz kalacağı için, bireyin eylemlerini nasıl yorumladığına odaklanılması gerekir. Geertz’in bakış açısı, gözlemin yetersizliğinin altını çizerek yorumu ve anlamı öne çıkarmaktadır. Anlamın yorumu için ise uzak deneyim, yakın deneyim ve yoğun betimleme kavramlarına başvurur. Bu noktada antropolog, geleneğinden gelen emik-etik yaklaşım gibi tutunum gösterdiği bakış açılarını bir kenara bırakarak etnografik çalışmasını bir kişisel deneyim olarak görmek durumundadır. Buradan hareketle, hem kültürün metinselliğini, yani bir metin olarak okunması gerektiğini, hem de etnografinin kültürden bağımsız bir şekilde metnin kendisi olduğunu savlar. Geertz’ın geliştirdiği bakış, kültürün tanımı üzerine yeni bir açılım ortaya koyduğu gibi, etnografinin olanakları ve hareket alanı üzerinden objektivitenin mümkün olup olmadığı meselesinin bir adım ötesine geçerek, evrensellik, temsiliyet, tümel-tikel ilişkisi üzerine yeni ve etkisi büyük bir tartışma alanı yaratır. Bu çalışmada, Geertz’in ortaya koyduğu simgesel yorumsamacı antropoloji üzerinden etnografinin metinselliği, kültürle ilişkisi, olanakları ve nelere karşılık geldiği ortaya konmaya çalışılmıştır.

      10. TÜRKİYE’DE BASEL I, II ve III KURALLARINA UYUM SÜRECİ

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Ezgi ASLAN KÜLAHİ

        2013-07-01

        Full Text Available TÜRKİYE’DE BASEL I, I VE III KURALLARINA UYUM SÜRECİÖzet: Bu çalışma, Basel Kriterleri çerçevesinde Türk Bankacılık Sektörü’nde yapılan çalışmaları değerlendirerek sektörün Basel Kriterleri’ne uyum sürecinde hangi aşamada olduğunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada; Türkiye’de Basel I ve II Kriterleri’ne geçiş süreci: Basel I ve II’ye yönelik yapılan hazırlık çalışmaları , Basel Kriterleri’ne uyum kapsamında Türk Bankacılık Mevzuatı’nda yapılan yasal düzenlemeler ve BDDK tarafından gerçekleştirilen yerel sayısal etki çalışmaları incelenmiş, sektörün Basel II Kriterleri’ne uyum kabiliyeti değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada henüz nihaî şekli verilmeyen Basel III Kriterleri’nin Türk Bankacılık Sektörü’ne muhtemel etkileri ele alınmıştır. Türkiye bankacılık kesimi Haziran 2012 itibariyle Basel II kurallarını sorunsuz bir şekilde uygulamayı başarmıştır. Halihazırda dünya genelinde nihai şekli verilmeye çalışılan ve bazı yönlerden ciddi eleştirilere maruz kalan Basel III kurallarına uyum konusunda da Türkiye Bankacılık Kesiminin mevcut verilerin analizinden hareketle bir sıkıntısı olmayacağı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan; Türkiye’nin uluslararası kurallara intibak konusunda finansal kesimde göstermiş olduğu söz konusu uyum kabiliyetinin, genel olarak sürdürülebilir büyüme, ekonomik kalkınma ve ülkenin yapısal dönüşümü açısından daha olumlu sonuçlar vermesi, Türkiye ekonomisinin diğer yapısal sorunları ve başlıca makro ekonomik istikrarsızlıklarının çözümüne bağlı olduğu değerlendirilmektedir.COMPLIANCE PROCESS FOR BASEL I, II AND III RULES IN TURKEYAbstract: Considering the preparations undertaken so far by the Turkish Banking sector, this study aims to determine the level of preparedness of Turkish Banks for Basel Criteria. In this study the transition

      11. FEN ÖĞRETMEN ADAYLARININ BUHAR BASINCI VE KAYNAMA NOKTASI ARASINDAKİ İLİŞKİ İLE İLGİLİ BİLGİ EKSİKLİKLERİ VE KAVRAM YANILGILARI

        OpenAIRE

        Akgün, Abuzer; GÖNEN, Selahattin; YILMAZ, Ayhan

        2009-01-01

        Bu çalışmanın amacı, fen öğretmen adaylarının buhar basıncı ve kaynama noktası arasındaki ilişki ile ilgili kavram yanılgılarını ve bilgi eksikliklerini belirlemektir. Öğrencilerin kavram yanılgılarını ve bilgi eksikliklerini belirlemek için açık uçlu sorular içeren bir çalışma yaprağı kullanıldı. Çalışma yaprağındaki sorulara verilen cevaplar benzerliklerine göre gruplandırılarak değerlendirildi. Sorulara verilen cevapların değerlendirilmesi, fen öğretmen adaylarının buhar basıncı ve kaynam...

      12. Farklı Derim Dönemlerinin Kısa ve Nötr Gün Çilek Çeşitlerinde Meyve Kalite Özellikleri ve Fitokimyasallar Üzerine Etkileri

        OpenAIRE

        Onur Saraçoğlu; Mustafa Özgen

        2015-01-01

        Bu çalışmada, kısa ve nötr gün çilek çeşitlerinde farklı derim dönemlerinin meyve kalite özellikleri ve fitokimyasallar üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışma kapsamında iki gün-nötr (‘Fern’, ‘Kabarla’) ve dört kısa gün çilek çeşidi (‘Camorosa’, ‘Sweet Charlie’, ‘Rubygem’ ve ‘Festival’) kullanılmış olup meyveler üç farklı derim döneminde hasat edilmiştir. Hasat edilen meyveler gün-nötr çeşitler için 30 gün, kısa gün çeşitler için ise 15 gün aralıklarla analiz edilmiştir. Elde edilen meyvelerde...

      13. Emeklilik Fonları ve Finansal İstikrar: Şili ve Türkiye Örneklerinden Dersler(Pension Funds and Financial Stability: Lessons from Chile and Turkey

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Vedat Akgiray

        2016-03-01

        Full Text Available Emeklilik fonları, i uzun vadeli yatırım perspektifine sahip olması, ii finansal piyasalardaki oynaklığı uzun vadeye yayarak absorbe edebilmesi, ve iii yatırımlarını hisse senedi ve altyapı fonları ile reel ekonomiye aktarmaları sayesinde; finansal piyasalardaki oynaklığın azalmasına katkıda bulunmaktadır. Bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerde (GOÜ,  emeklilik fonlarının ekonomideki payının en düşük olduğu ülkelerden Türkiye'de (%2 ve en yüksek olduğu ülkelerden Şili'de (%66 emeklilik sistemlerinin karşılaştırmalı analizini sunarak, emeklilik fonlarının finansal piyasalardaki oynaklığa olan etkisini 2004-2014 dönemi için incelemektedir. Çalışma aynı zamanda, Türkiye’de uygulanması planlanan ‘otomatik katılım sistemi’ ve bu sistemi tamamlayıcı ‘fon ürünleri’ üzerine politika önerilerini de kapsamaktadır.

      14. Alterations in Polysomnographic (PSG profile in drug-naïve Parkinson′s disease

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Sanju P Joy

        2014-01-01

        Full Text Available Objective: We studied the changes in Polysomnographic (PSG profile in drug-naïve patients of Parkinson′s disease (PD who underwent evaluation with sleep overnight PSG. Materials and Methods: This prospective study included 30 with newly diagnosed levodopa-naïve patients with PD, fulfilling the UK-PD society brain bank clinical diagnostic criteria (M:F = 25:5; age: 57.2 ± 10.7 years. The disease severity scales and sleep related questionnaires were administered, and then patients were subjected to overnight PSG. Results: The mean duration of illness was 9.7 ± 9.5 months. The mean Hoehn and Yahr stage was 1.8 ± 0.4. The mean Unified Parkinson′s Disease Rating Scale (UPDRS motor score improved from 27.7 ± 9.2 to 17.5 ± 8.9 with sustained usage of levodopa. Nocturnal sleep as assessed by Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI was impaired in 10 (33.3% patients (mean PSQI score: 5.1 ± 3.1. Excessive day time somnolence was recorded in three patients with Epworth Sleepiness Scale (ESS score ≥ 10 (mean ESS score: 4.0 ± 3.4. PSG analysis revealed that poor sleep efficiency of <85% was present in 86.7% of patients (mean: 68.3 ± 21.3%. The latencies to sleep onset (mean: 49.8 ± 67.0 minutes and stage 2 sleep (36.5 ± 13.1% were prolonged while slow wave sleep was shortened. Respiration during sleep was significantly impaired in which 43.3% had impaired apnoea hyperpnoea index (AHI ≥5, mean AHI: 8.3 ± 12.1. Apnoeic episodes were predominantly obstructive (obstructive sleep apnea, OSA index = 2.2 ± 5.1. These patients had periodic leg movement (PLM disorder (56.7% had PLM index of 5 or more, mean PLMI: 27.53 ± 4 9.05 that resulted in excessive daytime somnolence. Conclusions: To conclude, sleep macro-architecture is altered in frequently and variably in levodopa-naοve patients of PD and the alterations are possibly due to disease process per se.

      15. Kültür politikaları ve kültür endüstrisi

        OpenAIRE

        Özel, Ayşe

        2014-01-01

        Özel, Ayşe (Doğuş Yazarı) -- Konferans tam başlığı: DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Uluslararası Sanat ve Tasarım Kongresi, 20-25 Ekim 2014, DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi, İzmir/Türkiye

      16. Mortal Amputasyonda çeşitli maddelerin Pulpa üzerine etkilerinin klinik ve Radyolojik incelenmesi (x)

        OpenAIRE

        Tuncer, Özen

        2013-01-01

        GİRİŞÇalışmalarımız pulpa tedavi metodlanndan biri olan Mortal Pulpa Amputasyonu üzerinde yapılmıştır. Kullanılan maddelerin etki mekanizması ve sebep oldukları olaylar incelenmiştir.

      17. Role Of Adhesion Molecules Vcam-1 And Ve-Cadherin In Endothelium Dysfunction Development At Hemorrhagic Fever With Renal Syndrome

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        А.А. Baygildina

        2009-12-01

        Full Text Available The research goal is to determine the changes in concentration of both sVCAM-1 and VE-cadherin in blood serum of patients suffered from hemorrhagic fever with renal syndrome (HFRS. 87 patients aged 15-65 were examined. Concentrations of both sVCAM-1 and VE- cadherin in blood serum by means of "Bender MedSystems" (Austria ELISA test were determined. It was shown that in both medium severe and severe forms of HFRS statistically the significant rise of sVCAM-1 concentration in blood with high indices in oliguric period took place. Complicated form was characterized by high indices of sVCAM-1 level in fever period, extremely decreasing in concentration in oliguric period and tendency to normalizing in clinical convalescence period. VE-cadherin level in blood was predominantly lower than control in all the observed groups with the exception of fever period in group with medium severe disease form. Negative correlation of normal intensity between adhesion molecules levels in blood was revealed. In conclusion it is necessary to point out that high VCAM-1 expression by endotheliocytes evidences the development of an adhesion form of endothelial dysfunction, low VE-cadherin production in a base for development of angiogenic form of endothelial dysfunction and changes in expression of these adhesion molecules that have adaptive metabolic response to macroorganism of HFRS pathogenic action

      18. The Naïve and the Distrustful: state dependency of hippocampal computations in manipulative memory distortion.

        Science.gov (United States)

        Ludmer, Rachel; Edelson, Micah G; Dudai, Yadin

        2015-02-01

        Flexible mnemonic mechanisms that adjust to different internal mental states can provide a major adaptive advantage. However, little is known regarding how this flexibility is achieved in the human brain. We examined brain activity during retrieval of false memories of a movie, generated by exposing participants to misleading information. Half of the participants suspected the memory manipulation (Distrustful), whereas the other half did not (Naïve). Distrustful displayed more accurate memory performance and a brain signature different than that of Naïve. In Distrustful, the ability to differentiate true from false information was driven by a qualitatively distinct hippocampal activity for endorsed items, consistent with the view that hippocampal encoding allows recollection of a specific source. Conversely, in Naïve, BOLD differences between true and false memories were linearly correlated with accuracy across participants, suggesting that Naïve subjects needed to reinstate and evaluate stored information to discern true from false. We propose that our results lend support to models suggesting that hippocampal activity can exhibit different computational schemes, depending on memorandum attributes. Furthermore, we show that trust, considered as a subjective state of mind, may alter basic hippocampal strategies, influencing the ability to separate real from false memory. PMID:25242726

      19. Etkin liderlik ve takım çalışması = Effective leadership and teamwork

        OpenAIRE

        Gökçe, Hakan

        2011-01-01

        Uzun süre önce işletme ve kurumlara giren ve hızla yaygınlaşan takım çalışmaları, çok boyutlu sorunlarda bile çözümün ve başarının anahtarı halini almıştır. Takım çalışmasındaki başarı üst yönetimin bakış açısıyla bağlantılı olmakla birlikte, takım elemanlarının ilişkileri, gönüllü olmaları ve iş birliğine olan yatkınlıklarıyla da alakalıdır. Bu noktada lider faktörü kendini hissettirmektedir. Liderin takım içindeki etkinliği başarıyı sağlayacak faktörlerin başında gelir. Bu çalışmada bir tak...

      20. Bir Vakumlu Gıda Kurutma Sistemi Tasarımı Ve İmalatı

        OpenAIRE

        Dündar, Hasan

        2010-01-01

        Bu çalışmada, yağ ve çerezlik olarak üretilen kabak çekirdeği kurutulması için optimum kuruma süresi bulunmaya çalışılmıştır. Vakum ile kurutma yapan 3 farklı prototip deney düzeneği tasarımı yapılmıştır. Fraklı hava sıcaklıkları, nem ve hava hızı değerlerinde kurutmaya bırakılan ürünlerin kuruma süreleri karşılaştırılmış ve en uygun sistem tasarımı için önemli bulgulara ulaşılmıştır. Deney çalışmalarında 80 mbar, 200mbar ve 800 mbar basınç değerlerinde %40 - %80 bağıl nem orta...

      1. Danish sponsors, English lead, Vikings, and a new roof for the church of Sainte-Geneviève in Paris

        DEFF Research Database (Denmark)

        Roesdahl, Else

        2010-01-01

        Dansk-franske forbindelse i 2. halvdel af 1100-årene, eksemplificeres ved forsøg fra abbed Stefan fra St. Geneviève i Paris på sponsorat til blytag til hans kirke fra det danske toparistokrati....

      2. Uşaklıgil ve Atılgan'ın romanlarında ensest motifleri

        OpenAIRE

        Salman, Ebru

        2009-01-01

        110 pages Halit Ziya Uşaklıgil'in romanı Aşk-ı Memnu'da, Nihal'in babası Adnan Bey'e ensestöz bağlılığı, yitirilmiş bir ilksel tamlığın arayışındadır ve narsisistik incinmişlik izleri taşır. Ensestöz bağlılığın çözünümü süreci, böyle bir tamlık duyumunun yitimine dair bir yas sürecini ve ötekiliğin kabülünü içerir. Nihal'in ensestöz yönelimden çıkamayışı ve yetişkin cinselliğini kişiliğine entegrasyona açık olmayışı, romanda bu süreçle ilişkilenen ve Doğu-Batı çağrışımlarıyla yüklü simgele...

      3. The Communication of Naïve Theories of the Social World in Parent-Child Conversation

        Science.gov (United States)

        Chalik, Lisa; Rhodes, Marjorie

        2015-01-01

        Three studies examined the communication of naïve theories of social groups in conversations between parents and their 4-year-old children (N = 48). Parent-child dyads read and discussed a storybook in which they either explained why past social interactions had occurred (Study 1) or evaluated whether future social interactions should occur…

      4. Pazar tabanlı stratejik işbirlikleri ve Denizli tekstil işletmelerinde bir uygulama

        OpenAIRE

        Tüfekci, Ömer Kürşad

        2007-01-01

        Yeni düşünce biçimleri, rekabet anlayışı ve teknolojik gelişmeler sonucu yaşanan değişim, artan beklentiler ve küresel pazarın baskısı ile ivme kazanmaktadır. Stratejik işbirlikleri günümüzde yoğunlaşan rekabet, kısalan ürün hayat eğrisi, artan yatırım maliyetleri ve teknolojik gelişmeler nedeniyle işletmeler için cazip stratejiler haline gelmektedir. Stratejik işbirlikleri, işletmenin kendisine ait değer yaratma zinciri üzerinde yoğunlaşmasını ve uzmanlaşmanın gücünden yararlanmasını sağlama...

      5. Irak ve Şam İslam Devleti'nin yeni medya kullanımı

        OpenAIRE

        KESKİNKAYA, Esma

        2015-01-01

        Terör örgütleri eylemlerini duyurmak, meşruiyet kazanmak, savaşçı ve finansman temin etmek için iletişim araçlarından yararlanmaktadır. Yirmibirinci yüzyılda El Kaide, IŞİD gibi terör örgütleri küresel düzeyde eylemlere ve taleplere yönelmekte, dinsel referanslı argümanlar etrafında meşruiyet kazanmaya çalışmaktadır. Din ve ümmet temelli bir anlayışın sonucu olarak devlet sınırları önemini yitirmiş; inanç birlikteliği, ortak hedefler ve ortak mağduriyetler ön plana çıkmıştır. Gelinen...

      6. Impaired temporoparietal deactivation with working memory load in antipsychotic-naïve patients with first-episode schizophrenia

        DEFF Research Database (Denmark)

        Nejad, Ayna B; Ebdrup, Bjørn H; Siebner, Hartwig R;

        2011-01-01

        Abstract Objectives. Neuroimaging studies have shown abnormal task-related deactivations during working memory (WM) in schizophrenia patients with recent emphasis on brain regions within the default mode network. Using fMRI, we tested whether antipsychotic-naïve schizophrenia patients were impaired...

      7. Tekrarlayan aftöz ülserasyonlar ve tedavisinde güncel yaklaşımlar

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Umut Tunga

        2011-11-01

        Full Text Available

        Recurrent aphthous ulcer (RAU is one of the most common oral mucosal diseases and it affects approximately %25 of the society. It is characterized with recurrent painful, round-shaped ulcers surrounded with erythemathosus halo. Local and systemic conditions together with genetic, immunologic and microbiological factors were shown to be possible etiological factors but there is no consensus for its etiology. Although several immunomodulators, topical and systemic steroid drugs, topical analgesics and antibiotics have shown to be effective for the treatment of RAU, it is not possible to eliminate the recurrence. In this article; etiology, clinical appearance, differential diagnosis and treatment methods are reviewed.

         

        ÖZET

        Tekrarlayan aftöz ülserler (TAÜ en sık rastlanılan ağız mukozası hastalıklarından biridir ve toplumun yaklaşık %25’ini etkilemektedir. Tipik olarak tekrarlayan, sığ ve eritematöz bir hale ile çevrili, oldukça ağrılı ülserler ile karakterizedir. Lokal ve sistemik koşullar ile genetik, immünolojik ve mikrobiyal faktörler olası etiyolojik faktörler arasında gösterilmiş olmakla beraber, kesin bir etiyolojik faktörden söz edilememektedir. TAÜ tedavisi amacıyla çeşitli immün modülatörler, topikal ve sistemik steroidler, topikal analjezikler, topikal antibiyotikler ve çeşitli kaplayıcı ajanların başarılı bir şekilde uygulandığı gösterilmiş olmasına rağmen tekrarları önlemek mümkün olmamıştır. Bu makalede tekrarlayan aftöz ülserlerin etiyolojisi, klinik görünümü, ayırd edici özellikleri ve tedavi seçenekleri ele alınmıştır.

        Anahtar Kelimeler: Aftöz ülserler, etiyoloji, klinik görünüm, tedavi

      8. HİPEREMEZiS GRAViDARUM VE HEMŞiRELiK YAKLAŞIMI

        OpenAIRE

        YILDIZ, Ayşe

        2015-01-01

        Gebeligin erken haftalannda. bulant1. kusma. i§tahsizl1k ve kilo kayb1 ile karak­ terize belirtiler Hiperemezis Gravidaru1n  tan1s1  almaktad1r.  Etiyolojisi nde  bir\\'.ok faktOrtin rol oynad1g1 ileri siirtilen bu hastahg1n kesin nedeni hentiz ayd1nlat1lu1nain1 trr. Son y1llard.a psikolojik faktOrlerin etiyolojide Onetn li rol oynad1g1 gOri.i§ti giderek Onetn kazanmaktadrr.Hipere1nezisli gebenin sorun1ar1yla ba§a y1krna  yabas1nda,  ttbbi  tedavinin  yan1 s1ra hastan1n psiko-sosyal faktOrleri...

      9. “YETKİ SÖZLEŞMELERİNE İLİŞKİN LA HAYE KONVANSİYONU” VE “HUKUKİ VE TİCARİ KONULARDA MAHKEMELERİN MİLLETLERARASI YETKİSİ VE MAHKEME KARARLARININ TANINMASI VE TENFİZİ HAKKINDA AB KONSEY TÜZÜĞÜ”NDE YETKİ SÖZLEŞMESİ

        OpenAIRE

        Alibaba, Arzu

        2010-01-01

        Milletlerarası ticari ilişkilerin artması ve gelişmesi, bu ilişkilerden doğabilecek ihtilâfların artmasına, bu durum da ihtilâf çözüm yollarının önem kazanmasına yol açmıştır. Milletlerarası ticari ilişki tarafları, aralarındaki ilişkiden doğabilecek uyuşmazlıkların hem hangi hukuk tarafından idare edileceği, hem de hangi mahkemenin uyuşmazlığı çözeceği hususlarındaki belirsizlikleri ortadan kaldırmak isterler. İşte bu sebeple, irade muhtariyetinden hareketle taraflara tanınan ser...

      10. MİLLETLERARASI UNSURLU SÖZLEŞMELERDE HUKUK SEÇİMİ VE SINIRLANDIRILMASI

        OpenAIRE

        ALİBABA, Arzu

        2005-01-01

        Milletlerarası unsurlu sözleşmeler alanında taraflara aralarındaki sözleşme ilişkisini idare edecek hukuku seçme imkânı veren hukuk seçimi serbestisi hemen hemen tüm hukuk sistemleri tarafından kabul gören bir prensiptir. Ancak, bu serbestinin mutlak bir serbesti olup olmadığı ve eğer birtakım sınırlandırmalara tâbi ise, bu sınırlandırmaların neler olduğu şeklindeki meseleler tartışma konusu oluşturmaktadır. Bu doktora tezinin amacı söz konusu meseleleri ortaya koyup irdelemektir. Bu çerçev...

      11. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 20 November

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        Standard Model measurements at the LHC: importance and prospects, Dr Michelangelo Mangano, CERN.   Wednesday 20 November 2013, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: The key missions of the LHC include the study of the Higgs boson and of electroweak symmetry, and the search for new physics phenomena. These goals, nevertheless, rely on the precise measurements of Standard Model (SM) particles, which are the ultimate measurable decay products of any phenomenon emerging from the LHC. The detailed and accurate study of the dynamics of SM interactions, therefore, becomes a crucial step in fulfilling the LHC's key missions. The dynamical regime exposed by the LHC, with the highest energies ever produced in the laboratory, and the precision required by the experimental measurements, challenge our ability to deliver accurate enough theoretical predictions, and limit the fullest exploitation of the LHC results. A global and coordinat...

      12. "Rencontres de Genève - Histoire et Cité": building peace

        CERN Multimedia

        Laurianne Trimoulla

        2015-01-01

        How did people conceive, picture or imagine peace in former times? How did they contribute to it in concrete terms? Why and how were they sometimes obliged to fight to promote or enforce it? Which material, symbolic, financial, political and economic means were used to foster cohesion between societies, peoples and communities? The Rencontres de Genève - Histoire et Cité festival invites us to learn about the past to better understand the present.   Events taking place at Geneva University (Uni Dufour and Uni Bastions) and elsewhere in the city from Wednesday, 13 May to Saturday, 16 May. Organised by Geneva University’s Maison de l'histoire in collaboration with the Geneva Graduate Institute of International and Development Studies and the University of Applied Sciences and Arts of Western Switzerland (HES-SO), this first festival of history in Switzerland features a comprehensive programme of events taking place at various locations. The cit...

      13. Kitap Değerlendirmesi (Legitimitaetsprobleme im Spaetkapitalismus ve Faktizitaet und Geltung, Jürgen Habermas)

        OpenAIRE

        Atiker, Erhan

        2012-01-01

        Jürgen Habermas, Legitimitaetsprobleme im Spaetkapitalismus (Geç Kapitalizm'de Haklılaştırım Sorunları), Frankfurt/M 1973.Jürgen Habermas, Faktizitaet und Geltung (Olgusallık ve Geçerlilik), Suhrkamp , Frankfurt/M 1992. İşlev sistemlerinin (bürokrasilerin) kültürden özerkleşerek kurumlaştığı gelenek sonrası toplumlarda ortaya çıkan haklılaştırım sorunlarına Habermas önce başlığı “Geç Kapitalizm'de Haklılaştırım Sorunları” (1973) diye çevrilebilecek eseriyle çözüm aramıştı. Sö...

      14. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 24 April

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        Ultra low-noise amplifiers for silicon and diamond detectors, by Dr Roberto Cardarelli, University Tor Vergata. Wednesday 24 April 2013 at 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 30, quai Ernest-Ansermet, 1211 Genève 4 Abstract: Thanks to the SiGe heterojunction, in the last years the BJT transistor technology has been experiencing a great development for high frequency and low-noise operation. The performance of an ultra-low-noise preamplifier (500 e- RMS) with low frequency (100 MHz BW) will be shown. This amplifier, given the low dependence of the noise from the source capacitance (up to 1 nF), the very fast rise time (up to 100 ps) and the 50 Ohm input impedance, is particularly promising for silicon, diamond and high rate gas detectors. More information here.

      15. CERN hosts Tour du canton de Genève stage

        CERN Multimedia

        Patrice Loïez

        2004-01-01

        CERN hosted the first stage of the 10th Tour du canton de Genève on the evening of Wednesday 26 May. The Tour du canton is an annual race run in four stages over four weeks, and this year started at CERN as part of the Golden Jubilee celebrations. The event attracted over 2000 runners, including over 40 from CERN, as well as a large crowd of onlookers. The 10.5 km route started and finished outside CERN's Main Building, taking in the Swiss countryside, crossing into France and coming back through the tunnel linking the two CERN sites. CERN runners finished in second place in the Enterprise category just 13 seconds behind Rolex S.A., setting up an exciting contest for the remaining stages at Bernex, Meyrin and Jussy.

      16. Université de Genève | Particle Physics Colloquium | 30 April

        CERN Multimedia

        2014-01-01

        Astronomical imaging a thousand times sharper than Hubble: optical interferometry with the Cherenkov Telescope Array, Prof. Dainis Dravins, Lund Observatory.   Wednesday 30 April 2014, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: Much of the progress in astronomy is led by improved imaging. In the optical, one tantalizing threshold will be two-dimensional imaging of stellar surfaces. With typical sizes of a few milliarcseconds, bright stars require interferometry over kilometer-long baselines. Although several concepts for such interferometer complexes on the ground and in space have been proposed, their realization is not imminent. However, the availability of large optical flux collectors (air Cherenkov telescopes, in particular CTA – the Cherenkov Telescope Array – primarily erected for gamma-ray studies) enable a revival of the quantum-optical method of intensity interferometry, once developed for astronomy but re...

      17. The Digital Exhibition and Keyimage Ontology / Dijital Sergiler ve Anahtar Resim Ontolojisi

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Mícheál Mac an Airchinnigh

        2008-04-01

        Full Text Available [English abstract]The Age of Image predates and is currently contemporaneous with the Information Age. In our times the explosive expansion of Web 2.0 Social Space, typified by the phenomena of De.licio.us, Flickr, MySpace, YouTube…, and the concomitant emergence of folksonomy, present interesting challenges in the management of this information. One key process by which to accomplish this in Social Space, is the wedding of folksonomy (of the people with ontology (of the machine. Such a wedding must necessarily be conducted in the shared physicality of the word, of language. In this respect, WordNet together with OWL, play the role of matchmaker. But the same Social Space also provides an opportunity for natural folksonomical tagging by digiFoto (keyimage. The research harness for experimental keyimage tagging consists of Flickr as the main (digiFoto image Social Space testbed and De.licio.us as the auxillary outreach secondary Social Space. Protégé Editor with OWL-DL provides the support for the bridge from keyimage to the formal ontology. The primary end user application domain is the keyimage tagging of paintings in an online art gallery.[Turkish abstract]Görüntü Çağı, Bilgi Çağından önce gelir ve günümüzde Bilgi Çağıyla çağdaştır. De.licio.us, Flickr, MySpace, YouTube. . . gibi olgularla örneklenen Web 2.0 Sosyal Uzayının tahminlerin ötesinde büyümesi ve bununla birlikte ortaya çıkan etiketleme bilgi yönetiminde ilginç gelişmelere sahne olmaktadır. Sosyal Uzayda bilgi yönetimini başarmak (insanlar tarafından gerçekleştirilen etiketleme ve (makineler tarafından gerçekleştirilen ontolojinin birleştirilmesini gerektirmektedir. Böyle bir birleştirme mutlaka sözün ve dilin ortak fizikselliğiyle gerçekleştirilmelidir. Bu hususta Web Ontoloji Dili (OWL ile WordNet çöpçatan rolü oynarlar. Öte yandan aynı Sosyal Uzay dijiFoto (anahtar resimle doğal folksonomik işaretleme yapmak için de bir

      18. Une école primaire à Chandieu, Genève

        OpenAIRE

        Riva, Franca

        2010-01-01

        Le site du projet se trouve à Genève, entre les parcs de Beaulieu et de Trembley. Ce lieu doit recevoir une école primaire pour environ 270 élèves âgés de quatre à douze ans ainsi qu'assurer la continuité d'une liaison verte entre les deux parcs. Le bâtiment scolaire doit être un lieu qui suscite la curiosité et la volonté d'apprendre. L'épine dorsale de l'école de Chandieu est une rue interne qui constitue un espace de distribution et de rencontre. Des relations visuelles assurent le contac...

      19. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 30 octobre

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        Heavy Ions in Therapy and Space, Dr Marco Durante, Universität Darmstadt.   Mercredi 30 octobre 2013, 11h15 Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: Research in the field of biological effects of energetic charged particles is rapidly increasing. It is needed for both radiotherapy and protection from the exposure to galactic cosmic radiation in long-term manned space missions. Although the exposure conditions are different in therapy and space (e.g. low- vs. high-dose rate; total- vs. partial-body exposure), a substantial overlap exists in several research topics, such as: individual radiosensitivity, mixed radiation fields, normal tissue degenerative effects, biomarkers of risk, radioprotectors, non-targeted effects. Late effects of heavy ions are arguably the main health risk for human space exploration, and with the increasing number of cancer patients (including young adults and children) treated by protons and carbon ions, this iss...

      20. Sociální audit ve firmě GEOtest Brno, a. s.

        OpenAIRE

        Kristenová, Lenka

        2007-01-01

        Tato diplomová práce pojednává o aktuálním tématu, kterým je podnikatelská etika a společenská odpovědnost firem. Je zde obsažen přehled nejdůležitějších pojmů. Dále je zdokumentována situace ve firmě GEOtest Brno a proveden etický audit. Výsledky z dotazníkového šetření jsou analyzovány a doplněny návrhem doporučení. This master´s thesis deals with an actual theme, which is the business ethics and the corporate social responsibility. It includes view of main concepts. Then is documented s...

      1. Isparta ve ilçeleri camii süslemeleri = Isparta and district mosque ornaments

        OpenAIRE

        Çok, Beste

        2010-01-01

        Çalışmamız 'Isparta İl ve İlçe Camii Süslemeleri' adı ile toplam on dört yapı yerinde görülerek incelemeleri yapılmıştır. Bu camilerin; 3'ü merkezde 11'i, ilçelerdedir. Camilerin süsleme özellikleri dikkate alınarak teze dahil edilmiştir. Bazı camiler tarihsel özelliklerini tamamen kaybettikleri için konuya dahil edilmemiştir. Camiler kronolojik olarak Anadolu Selçuklu döneminden 1 adet, Hamidoğlu Beyliği döneminden 3 adet, Osmanlı döneminden ise 10 adet olarak belirlenmiştir. Halk arasında S...

      2. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 6 November

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        Particle sensors in CMOS Technologies, Dr Ivan Peric, Heidelberg University.   Wednesday 6 November 2013, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: The use of pixel sensors implemented in standard CMOS technologies has gained in popularity over the last decade. The most prominent application is consumer electronics – the sensors for digital cameras. CMOS sensors are also a promising option for high energy physics. An overview of existing CMOS detector structures for particle tracking will be given, and their properties compared. Organised by Prof. Teresa.Montaruli@unige.ch and Prof. Giuseppe.Iacobucci@unige.ch. More information here.

      3. Vylepšení implementace konzoly ve FreeBSD

        OpenAIRE

        Jurásek, Petr

        2007-01-01

        Tato bakalářská práce se implementaci konzoly ve FreeBSD. Soustředí se pak na práci vyznačenými bloky myší. Při změnách textu, neodpovídá vyznačený text původnímu. Definuje podmínky při kterých má dojít k posunu vyznačeného bloku, nebo k jeho odstarnění. This bachelor's thesis consider problems of console implementation in FreeBSD. Study the implementation console in FreeBSD from sources code. Aspire solving deficiencies of console implementation. This bachelor's thesis focus on work with ...

      4. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 15 May

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        Thorium or Uranium fuel cycle for advanced nuclear reactors ? Fuel recycling, multi-recycling, breeding and burning, Dr Jiri Krepel, Paul Scherrer Institut (PSI).   Wednesday 15 May, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 30, quai Ernest-Ansermet, 1211 Genève 4 Abstract: The Thorium fuel cycle provides several advantages, which make it very attractive; e.g. lower waste production and possibly improved reactor safety. However, there are also some drawbacks if compared with the Uranium cycle. The seminar will provide an overview of the basic physical features of both the Thorium and the Uranium fuel cycles and comparison of their performance (criticality, breeding gain) and safety-related parameters (Doppler effect, coolant density effect), with respect to fuel recycling, multi-recycling, breeding and burning. Organised by Prof. Teresa.Montaruli@unige.ch and Prof. Giuseppe.Iacobucci@unige.ch. More information here.

      5. Probiyotik ve Prebiyotiklerin Fonksiyonel Özellikleri / Functional Characteristics Of Probiotics And Prebiotics

        OpenAIRE

        Sağdıç, Osman; KÜÇÜKÖNER, Erdoğan; Özçelik, Sami

        2011-01-01

        ÖZET : Canlı mikroorganizma (probiyotik) içeren fonksiyonel gıdalara olan ticari ilgi, probiyotiklerin sindirim sistemindeki fonksiyonları üzerine yapılan araştırmalarla paralel olarak artmaktadır. Son yıllarda birçok araştırıcı çalışmalarını, doğal sindirim sistemi florasını oluşturan Lactobacillus ve Bifidobacteria suşları üzerinde yoğunlaştırmıştır. Prebiyotikler, barsakta selektif bir fermantasyona sebep olan sindirilemeyen (oligosakkaritler vb.) gıda k...

      6. Synergistic potentiation of (-)-lomaiviticin A cytotoxicity by the ATR inhibitor VE-821.

        Science.gov (United States)

        Colis, Laureen C; Herzon, Seth B

        2016-07-01

        (-)-Lomaiviticin A (1) is a cytotoxic bacterial metabolite that induces double-strand breaks in DNA. Here we show that the cytotoxicity of (-)-lomaiviticin A (1) is synergistically potentiated in the presence of VE-821 (7), an inhibitor of ataxia telangiectasia and Rad3-related protein (ATR). While 0.5nM 1 or 10μM 7 alone are non-lethal to K562 cells, co-incubation of the two leads to high levels of cell kill (81% and 94% after 24 and 48h, respectively). Mechanistic data indicate that cells treated with 1 and 7 suffer extensive DNA double-strand breaks and apoptosis. These data suggest combinations of 1 and 7 may be a valuable chemotherapeutic strategy. PMID:27177826

      7. Repeat Breeder ineklerde GnRH uygulaması ve döl verimi

        OpenAIRE

        Ata, Ayhan

        1997-01-01

           Bu çalışma Repeat Breeder ineklerde değişik gonadotropin releasing hormon (GnRH) uygulamalarının reprodüktif performans üzerine etkisini tespit etmek amacıyla yapıldı. Araştırmada materyal olarak bakım ve barınma koşulları yeterli olan Repeat Breeder özelliği gösteren 30 inek kullanıldı. Bu inekler üç gruba ayrıldı. I. gruptaki ineklere 0,02 mg GnRH analoğu, II. gruptaki ineklere 0,01 mg GnRH analoğu uygulanırken, IH. gruptaki 10 inek kontrol grubu ol...

      8. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 16 octobre

        CERN Multimedia

        2013-01-01

        Particle accelerators in tumour therapy, Dr Ugo Amaldi, Technische Universität München and TERA Foundation.   Mercredi 16 octobre 2013, 11h15 Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: "Hadrontherapy", or "particle therapy", is a collective word which covers all cancer therapy modalities which irradiate patients with beams of hadrons. The most used hadrons are protons and carbon ions. Protontherapy is developing very rapidly: more than 100,000 patients have been treated and eight companies offer turn-key centres. Carbon ions, used for about 8,000 patients, have a larger radiobiological effectiveness and, being a qualitatively different radiation, require still radiobiological and, in particular, clinical studies to define the best tumour targets. After a review of the rationale for hadrontherapy and of the accelerators used in protontherapy, the European centres for carbon ion therapy will be discussed. Fin...

      9. A NAÏVE APPROACH TO SPEED UP PORTFOLIO OPTIMIZATION PROBLEM USING A MULTIOBJECTIVE GENETIC ALGORITHM

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Baixauli-Soler, J. Samuel

        2012-05-01

        Full Text Available Genetic algorithms (GAs are appropriate when investors have the objective of obtaining mean‑variance (VaR efficient frontier as minimising VaR leads to non‑convex and non‑differential risk‑return optimisation problems. However GAs are a time‑consuming optimisation technique. In this paper, we propose to use a naïve approach consisting of using samples split by quartile of risk to obtain complete efficient frontiers in a reasonable computation time. Our results show that using reduced problems which only consider a quartile of the assets allow us to explore the efficient frontier for a large range of risk values. In particular, the third quartile allows us to obtain efficient frontiers from the 1.8% to 2.5% level of VaR quickly, while that of the first quartile of assets is from 1% to 1.3% level of VaR.

      10. Tire Müzesinden Hellenistik ve Roma Dönemi mezar stelleri

        OpenAIRE

        Çekilmez, Murat

        2008-01-01

        Bu çalışmada, İzmir ilinin Tire ilçesindeki Arkeoloji Müzesinde korunan, Tire'nin çeşitli bölgelerinden gelen ve Hellenistik - Roma İmparatorluk Dönemine tarihlediğimiz mezar stelleri toplu olarak ele alınmıştır. Mezar stelleri, stel tipleri, figür tipleri şeklinde alt başlıklar şeklinde incelenmiştir. Ölü yemeği sahneli stellerin sayıca fazla olması nedeniyle ayrıca ölü yemeği sahnesinin ikonografisine değinilmiştir. İkinci bölümde, daha önce yapılan çalışmalardan yararlanılarak, ölü yemeği ...

      11. GIDA AMBALAJI TASARIMLARINDA MARKA VE ESİNLENME / BRAND AND INSPIRATION ON FOOD PACKAGING DESIGN

        OpenAIRE

        İlisulu, Tevfik İnanç

        2012-01-01

        ÖZETMarka olmak, tüketici bilincinde yer etmek, güven vermek ve bağlılık sağlamak anlamlarına gelmektedir. Ambalaj tasarımları marka olma yolunda tüketiciyle iletişim kuran en önemli öğelerden biridir. Ayrıca marka olmak, o ürünün satış rakamlarının artması anlamına da gelmektedir. Ancak çevremizi sarmalayan ambalajlar, tasarım açısından birçok noktada fazlasıyla benzerlik taşımaktadırlar. Özellikle gıda ambalajlarında kar...

      12. Ozon ve Gıda Endüstrisinde Kullanım Alanları

        OpenAIRE

        Yıldız, Pınar Oğuzhan; Yangılar, Filiz

        2014-01-01

        Son yıllarda gıdaların mikrobiyal güvenliğini sağlamak amacıyla radyasyon ve ozon uygulamaları gibi farklı yöntemler uygulanmaktadır. Genellikle düşük konsantrasyonlarda daha kısa temas süresi ile geniş spektrumda mikroorganizma inhibisyonunu sağlayan ozon uygulamaları gıda endüstrisinde başarı ile uygulanabilmektedir. Yüksek reaktivitesi, kendiliğinden parçalanarak ortamda zararlı bileşik bırakmaması ozonun gıdalarda kullanımını güvenilir hale getirmektedir. Ozon son on yıldır pek çok ülkede...

      13. Internet, Electronic Libraries, and Information Retrieval Internet, Elektronik Kütüphaneler ve Bilgi Erişim

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Yaşar Tonta

        1996-09-01

        Full Text Available The number of information systems that are accessible through the Internet is constantly increasing. Information systems on those systems are getting varied and occupy more space, too. Up until a few years ago, only textual information sources were accessible via computer networks, whereas today multimedia information sources containing graphics, sound, pictures, and animation are also accessible over the Internet. Geographic information systems, electronic libraries, film and TV archives can he given as examples of multimedia information sources, We point out that information retrieval should he seen as an integral component of the computer networks, and technological, economic, and legal problems in this field should he solved. We end up with what should he done to improve the library and information services that arc accessible through the Internet in Turkey. Günümüzde Internet aracılığıyla erişilebilen bilgi sistemlerinin sayısı hızla artmaktadır. Bu sistemler üzerindeki bilgi kaynakları da giderek çeşitlenmekte ve daha fazla yer kaplamaktadır. Yakın zamana dek bilgisayar ağları aracılığıyla çoğunlukla metin (text türü bilgilere erişim sağlanabilirken, günümüzde grafik, ses, görüntü, canlandırma ve diğer görsel-işitsel veriler içeren çokluortam (multimedia türü bilgiler de Internet üzerinde hizmete sunulabilmektedir. Coğrafik bilgi sistemleri, elektronik kütüphaneler, film ve TV arşivleri bu tür bilgilere örnek olarak gösterilebilir. Bu makalede Internet aracılığıyla bilgi erişim ve bilgi keşfetmede karşılaşılan sorunlar incelenmekte ve sayıca giderek artan ve çeşitlenen bilgi kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak için yapılması gerekenler kısaca özetlenmektedir. Sonuç olarak bilgi erişimin, büyük paralar ve entellektüel çabalar harcanarak kurulan bilgisayar ağlarının bir parçası olarak görülmesi gerektiğine işaret edilerek bu alandaki teknolojik

      14. Regulation of Oestrus ovis (Diptera: Oestridae) populations in previously exposed and naïve sheep.

        Science.gov (United States)

        Jacquiet, Philippe; Tran Thi Ngoc, Trinh; Nouvel, Xavier; Prevot, Françoise; Grisez, Christelle; Yacob, Hailu Tolossa; Bergeaud, Jean-Paul; Hoste, Hervé; Dorchies, Philippe; Tabouret, Guillaume

        2005-05-01

        Larvae of Oestrus ovis (Insecta: Diptera: Oestridae) are common parasites of nasal and sinus cavities of sheep and goats. During larval development, a specific immune reaction is initiated by the host with a humoral local and systemic response and the recruitment of eosinophils and mast cells in the upper airways mucosae. Nevertheless, the roles of these responses in the regulation of O. ovis larvae populations in sheep are not yet known. The aim of this study was to compare the establishment and the development of larvae as well as some inflammatory or immune parameters between different groups of half-sibling sheep: (i) a primed group experimentally infected twice before a challenge infection, (ii and iii) two groups infected once only and previously treated with a long-lasting corticoïd before the challenge (one group) or not (the other group). A fourth group of non-infected animals was added in the experimental design. The larval establishment rate was 23% in the corticoïd treated group compared to about 10% in the two other infected groups. Moreover, the larval development appeared more rapid in the corticoïd treated group than in the two other infected groups suggesting that the inflammatory response is involved in the regulation of O. ovis populations. By contrast, no differences in the establishment rates were shown in the primed group compared to the naïve group (without corticoïd treatment) despite evidence of higher eosinophilia, serum specific IgG, and immediate hypersensibility to excretory-secretory products of larvae. The specific lymphocyte proliferation was reduced in the primed group compared to the naïve one suggesting that an immuno-suppression occurs following repetitive O. ovis infections. PMID:15797479

      15. A comprehensive evaluation of the Dover 7-5-VE Trenton-Black River Field

        Energy Technology Data Exchange (ETDEWEB)

        Colquhoun, I. [Veteran Resources Inc., Calgary, AB (Canada); Johnston, H.P. [Union Gas Limited, Chatham, ON (Canada)

        2004-07-01

        Development drilling of the Dover 7-5-VE field in southwestern Ontario has resulted in the completion of 23 wells from 1983 to 1992. Sixteen wells remain active, of which 8 are gas producers and 8 are oil and gas producers. The field has produced 5.25 billion cubic feet of gas and 1.285 million barrels of oil with expected additional recoveries of 3.0 bcf of gas and 164,000 bbls of oil. A seismic survey has provided the basis for a more comprehensive geological evaluation of the filed. The production history and a detailed geological, geophysical analysis of the Dover 7-5-VE field shows that it consists of 3 distinct reservoirs: 2 east-west oriented Trenton gas reservoirs and a main northeast-southwest oriented Black River oil reservoir. Overlaying the Trenton time horizon with the production data supports the hypothesis that Ordovician structures define compartmentalised reservoirs. The major features of the Trenton gas reservoirs are terraced fault blocks that occur within the main part of the structure, a transecting cross-structure fault that runs the full length of a pull-apart structure, and inactive structures or fault splays along the margins of the pull-apart structure. Expressions of a negative flower structure and an in-line graben are observed at both ends of the pull-apart structure. Sinistral shearing created the negative flower expression in this field within the Trenton-Black River carbonates of southwestern Ontario. The development of the reservoir model was supported by extensive petrography, geochemical and depositional history modeling of the Trenton-Black river carbonates. The 3 main stages that summarize major geological events include dolomitization; hydrocarbon emplacement and hydrothermal alteration; and final shearing and fluid remobilization. These stages also account for many of the features found during seismic data evaluation and well drilling in Ordovician rock. 9 refs., 18 figs.

      16. Antipsychotics reverse abnormal EEG complexity in drug-naïve schizophrenia: A multiscale entropy analysis

        Science.gov (United States)

        Takahashi, Tetsuya; Cho, Raymond Y.; Mizuno, Tomoyuki; Kikuchi, Mitsuru; Murata, Tetsuhito; Takahashi, Koichi; Wada, Yuji

        2010-01-01

        Multiscale entropy (MSE) analysis is a novel entropy-based approach for measuring dynamical complexity in physiological systems over a range of temporal scales. To evaluate this analytic approach as an aid to elucidating the pathophysiologic mechanisms in schizophrenia, we examined MSE in EEG activity in drug-naïve schizophrenia subjects pre- and post-treatment with antipsychotics in comparison with traditional EEG analysis. We recorded eyes-closed resting state EEG from frontal, temporal, parietal and occipital regions in drug-naïve 22 schizophrenia and 24 age-matched healthy control subjects. Fifteen patients were re-evaluated within 2–8 weeks after the initiation of antipsychotic treatment. For each participant, MSE was calculated on one continuous 60 second epoch for each experimental session. Schizophrenia subjects showed significantly higher complexity at higher time scales (lower frequencies), than that of healthy controls in fronto-centro-temporal, but not in parieto-occipital regions. Post-treatment, this higher complexity decreased to healthy control subject levels selectively in fronto-central regions, while the increased complexity in temporal sites remained higher. Comparative power analysis identified spectral slowing in frontal regions in pre-treatment schizophrenia subjects, consistent with previous findings, whereas no antipsychotic treatment effect was observed. In summary, multiscale entropy measures identified abnormal dynamical EEG signal complexity in anterior brain areas in schizophrenia that normalized selectively in fronto-central areas with antipsychotic treatment. These findings show that entropy-based analytic methods may serve as a novel approach for characterizing and understanding abnormal cortical dynamics in schizophrenia, and elucidating the therapeutic mechanisms of antipsychotics. PMID:20149880

      17. Institutional Knowledge Sources and Knowledge Management Kurumsal Bilgi Kaynakları ve Bilgi Yönetimi

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Fahrettin Özdemirci

        2007-06-01

        Full Text Available Knowledge has been increasingly seen as a critical institutional source which provides superiority in rivalry. Moreover, the management of knowledge and knowledge sources as a strategic source is the most important factor that increases institutional success. In this framework, it is necessary to determine, arrange and most importantly manage these sources due to a systematic approach. This study focuses on the determination and management of knowledge sources which is the most important factor to achieve successful knowledge management. Bilgi artan bir biçimde rekabette üstünlük sağlayan kritik öneme sahip kurumsal kaynak olarak görülmektedir. Bununla birlikte stratejik bir kaynak olarak bilginin, bilgi kaynaklarının bilinçli bir şekilde yönetilmesi kurumsal başarıyı artıran en önemli faktördür. Bu çerçevede kurumsal bilgi kaynaklarının ne olduğunun tespit edilmesi, düzenlenmesi ve en önemlisi bir sistem dâhilinde yönetilmesi gerekmektedir. Bu çalışma bilgi yönetiminin başarıya ulaşması için en önemli unsur olan kurumsal bilgi kaynaklarının ortaya konulması ve yönetilmesi üzerinde durmaktadır.

      18. Institutional Knowledge Sources and Knowledge Management Kurumsal Bilgi Kaynakları ve Bilgi Yönetimi

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Fahrettin Hanefi Kutluoğlu

        2008-03-01

        Full Text Available Knowledge has been increasingly seen as a critical institutional source which provides superiority in rivalry. Moreover, the management of knowledge and knowledge sources as a strategic source is the most important factor that increases institutional success. In this framework, it is necessary to determine, arrange and most importantly manage these sources due to a systematic approach. This study focuses on the determination and management of knowledge sources which is the most important factor to achieve successful knowledge management. Bilgi artan bir biçimde rekabette üstünlük sağlayan kritik öneme sahip kurumsal kaynak olarak görülmektedir. Bununla birlikte stratejik bir kaynak olarak bilginin, bilgi kaynaklarının bilinçli bir şekilde yönetilmesi kurumsal başarıyı artıran en önemli faktördür. Bu çerçevede kurumsal bilgi kaynaklarının ne olduğunun tespit edilmesi, düzenlenmesi ve en önemlisi bir sistem dâhilinde yönetilmesi gerekmektedir. Bu çalışma bilgi yönetiminin başarıya ulaşması için en önemli unsur olan kurumsal bilgi kaynaklarının ortaya konulması ve yönetilmesi üzerinde durmaktadır.

      19. Foucault y Kojève: Post-historia e hiper-historicidad

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Manuel Mauer

        2010-11-01

        Full Text Available El presente artículo apunta a poner en entredicho la presunta afinidad de diagnóstico que, al decir de varios comentaristas (Roth, Drury, Ewald, Agamben, Castro religaría las obras de Michel Foucault y Alexandre Kojève, en torno a una serie de tópicos comunes como la actualidad post-revolucionaria, la muerte del hombre y el giro biopolítico de la política moderna. La hipótesis que intentamos sostener a lo largo del trabajo es que la divergencia en el nivel de las premisas (i.e. de la concepción de la temporalidad que subtiende los planteos de uno y otro autor, lleva a que la presunta cercanía entre ambos pensadores se restrinja a una coincidencia meramente verbal, en el nivel de los sintagmas, pero no de los conceptos.This paper discusses the supposed affinity of diagnosis that, according to several commentators (Roth, Drury, Ewald, Agamben, Castro, would re-tie the works of Michel Foucault and Alexandre Kojève, concerning a series of common topics as the post-revolutionary present, the "death of man" and the biopolitical turn of modern politics. Our hypothesis is that the discrepancy in the premises (i.e. in the conception of temporality that subtends the reflection of one and another author determines that the supposed nearness between both thinkers is restricted to a merely verbal coincidence, in the level of syntagms, but not of concepts.

      20. HIV-1 drug resistance among antiretroviral treatment-naïve Ethiopian patients

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        A Mulu

        2012-11-01

        Full Text Available Background: In many African countries, access to antiretroviral treatment (ART has been significantly scaled up over the last five years. Nevertheless, data on drug resistance mutation are scarce. The objective of the current study was to determine the predominant subtypes of HIV-1 as well as to identify baseline mutations with potential drug resistance among ART-naïve patients from Ethiopia. Methods: Genotypic drug resistance on the entire protease and partial reverse transcriptase (codons 1–335 regions of the pol gene was determined by an in-house protocol in 160 ART-naïve patients. Genotypic drug resistance was defined as the presence of one or more resistance-related mutations, as specified by the consensus of the Stanford University HIV drug resistance database (HIVDB available at http://hivdb.stanford.edu/ and the 2011 International AIDS Society (IAS mutation list (http://www.iasusa.org/resistance-mutations/. Results: A predominance of HIV-1 subtype C (98.7% was observed. According to the IAS mutation list, antiretroviral drug resistance mutations were detected in 20 patients (13%. However, the level of drug resistance is 5.2% (8/155 when the most conservative method, HIVDB algorithms were applied. In both algorithms, none had major PI mutation and mutation-conferring resistance to NRTI and NNRTI were not overlapping. Conclusions: There is strong evidence for clade homogeneity in Ethiopia and low influx of other subtypes to the country. The level of transmitted drug resistance exceeds that of WHO estimates and indicates that many HIV-infected individuals on ART are practicing risk-related behaviours. The results also show that HIV drug resistance testing should be installed in resource limited settings.

      1. Evaluation of acute effects of melatonin on ethanol drinking in ethanol naïve rats

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Zahoor Ahmad Rather

        2015-01-01

        Full Text Available Objective: The objective was to evaluate the acute effect of melatonin on ethanol drinking in ethanol naïve rats and to determine the specificity of the effect of melatonin on ethanol intake as compared to an intake of plain tap water or sugar water. Materials and Methods: A total of three experiments (2 weeks duration each using different drinking solutions (ethanol, plain tap water, sugar water was conducted in individually housed male wistar rats of 5 weeks age. Each animal had access to bottles containing drinking solutions for 2 h a day. In each experiment, on day 1, day 2, day 4, day 5, day 8, day 9, day 11, day 12 rats received drinking solutions. Each individual rat received single doses of saline, melatonin (50 mg and 100 mg/kg, and naltrexone on day 2, 5, 9, and 12, 1-h before receiving drinking solution. The order of drug administration is permuted such a way that each animal received the drugs in a different order in different experiments. Results: Melatonin has significantly decreased ethanol consumption by the rats and effect is dose-dependent. Naltrexone also has caused a significant reduction in the ethanol consumption. The maximum reduction in ethanol consumption was seen with melatonin 100 mg/kg dose compared to melatonin 50 mg/kg and naltrexone. There was no statistically significant effect of melatonin on plain water and sugar solution intake. Conclusions : Melatonin decreases ethanol consumption in ethanol naïve rats. The effect of melatonin is similar to naltrexone affecting selectively ethanol consumption, but not plain water and sugar water consumption.

      2. Antiretroviral drug resistance mutations in naïve and experienced patients in Shiraz, Iran, 2014.

        Science.gov (United States)

        Naziri, Hamed; Baesi, Kazem; Moradi, Abdolvahab; Aghasadeghi, Mohammad R; Tabarraei, Alijan; McFarland, Willi; Davarpanah, Mohamad Ali

        2016-09-01

        Resistance to antiretroviral agents is a significant concern in the clinical management of HIV-infected individuals, particularly in areas of the world where treatment options are limited. In this study, we aimed to identify HIV drug-resistance-associated mutations in 40 drug-naïve patients and 62 patients under antiretroviral therapy (ART) referred to the Shiraz HIV/AIDS Research Center - the first such data available for the south of Iran. HIV reverse transcriptase and protease genes were amplified and sequenced to determine subtypes and antiretroviral- resistance-associated mutations (RAMs). Subtype CRF35-AD recombinant was the most prevalent in all patients (98 of 102, 96 %), followed by subtype A1, and subtype B (one each, 2 %). Among the 40 ART-naïve patients, two mutations associated with nucleoside reverse transcriptase inhibitor (NRTI) resistance (two with Y115F and T215I) and three associated with non-nucleoside reverse transcriptase inhibitor (NNRTI) resistance (two with G190S and Y181C, four with V179T) were found. Among ART-experienced patients, four mutations associated with resistance to NRTI, four with NNRTI, and five with protease inhibitors (PI) were found. Twenty patients with high levels of resistance were already on second-line therapy. We document for the first time in this region of Iran high levels of ART resistance to multiple drugs. Our findings call for more vigilant systematic ART resistance surveillance, increased resistance testing, careful management of patients with existing regimens, and strong advocacy for expansion of available drugs in Iran. PMID:27368990

      3. Lung Microbiome Analysis in Steroid-Naїve Asthma Patients by Using Whole Sputum

        Science.gov (United States)

        Jung, Jae-Woo; Choi, Jae-Chol; Shin, Jong-Wook; Kim, Jae-Yeol; Park, In-Won; Choi, Byoung Whui; Park, Heung-Woo; Cho, Sang-Heon

        2016-01-01

        Background Although recent metagenomic approaches have characterized the distinguished microbial compositions in airways of asthmatics, these results did not reach a consensus due to the small sample size, non-standardization of specimens and medication status. We conducted a metagenomics approach by using terminal restriction fragment length polymorphism (T-RFLP) analysis of the induced whole sputum representing both the cellular and fluid phases in a relative large number of steroid naïve asthmatics. Methods Induced whole sputum samples obtained from 36 healthy subjects and 89 steroid-naїve asthma patients were analyzed through T-RFLP analysis. Results In contrast to previous reports about microbiota in the asthmatic airways, the diversity of microbial composition was not significantly different between the controls and asthma patients (p=0.937). In an analysis of similarities, the global R-value showed a statistically significant difference but a very low separation (0.148, p=0.002). The dissimilarity in the bacterial communities between groups was 28.74%, and operational taxonomic units (OTUs) contributing to this difference were as follows: OTU 789 (Lachnospiraceae), 517 (Comamonadaceae, Acetobacteraceae , and Chloroplast), 633 (Prevotella), 645 (Actinobacteria and Propionibacterium acnes), 607 (Lactobacillus buchneri, Lactobacillus otakiensis, Lactobacillus sunkii, and Rhodobacteraceae), and 661 (Acinetobacter, Pseudomonas, and Leptotrichiaceae), and they were significantly more prevalent in the sputum of asthma patients than in the sputum of the controls. Conclusion Before starting anti-asthmatic treatment, the microbiota in the whole sputum of patients with asthma showed a marginal difference from the microbiota in the whole sputum of the controls. PMID:27433177

      4. In Vitro Priming of Naı̈ve T-cells with p-Phenylenediamine and Bandrowski's Base.

        Science.gov (United States)

        Gibson, Andrew; Kim, Seung-Hyun; Faulkner, Lee; Evely, Jane; Pirmohamed, Munir; Park, Kevin B; Naisbitt, Dean J

        2015-10-19

        p-Phenylenediamine (PPD) is a component of hair dye formulations that is associated with T-cell mediated allergic contact dermatitis. Antigen-specific T-cells from allergic contact dermatitis patients are activated with either PPD or the oxidation product, Bandrowski's base. In nonallergic individuals, T-cells that are activated by Bandrowski's base, but not by PPD, are readily detectable. The aim of the current study was to use an in vitro T-cell priming assay to assess the activation of memory and naı̈ve T-cells from healthy donors with PPD and Bandrowski's base, and to compare these responses to those observed from allergic patients. Both PPD and Bandrowski's base-responsive clones were generated from allergic patients. The majority of Bandrowski's base-responsive clones were CD4+ and displayed a lack of PPD reactivity. In contrast, CD4+ and CD8+ clones displaying PPD reactivity were detected. Approximately 25% of these displayed low levels of reactivity to Bandrowski's base. Clones from the allergic patients secreted a range of cytokines including IFN-γ, Il-13, and Il-22. In healthy donors, Bandrowski's base-specific T-cell proliferative responses and cytokine secretion were detected with both naı̈ve and memory T-cells. T-cell clones generated from the Bandrowski's base-responsive cultures responded to Bandrowski's base but not PPD. PPD-specific naı̈ve and memory T-cell responses were not detected from healthy donors. These data show that Bandrowski's base stimulates pre-existing memory T-cells isolated from healthy donors and primes naı̈ve T-cells when the chemical is bound to autologous dendritic cells. Priming naı̈ve T-cells against PPD failed, suggesting an important individual susceptibility factor is missing from the in vitro T-cell priming assay. PMID:26355666

      5. VENM的理论发展:困惑、机遇和挑战(Ⅱ)——国外VE/NM的理论和应用研究进展%Perplexity, Chance and Challenge in VE/VM Theory Development(Ⅱ): The Research Advanced on the Theory and Application of Foreing VE/VM

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        黄声优; 李坚; 张彩江; 王春生

        2007-01-01

        在国外,VE/VM理论研究进展的一个主要方面就是将现有的VE/VM与当今新出现的一些创新管理理念和方法结合起来,这些理论和方法包括:环境成本生命周期分析方法(Life Cycle Environmental Cost Analysis,LCECA)、信息支持思维方法(Information Support Process-based Thinking,ISP/T)、6 Sigma管理方法、组织和团队理论、创造性问题解决策略(Creative Problem Solving Strategies,CPSS)、发明性问题解决(Theory of Inventive Problem Solving,TRIZ)方法、复杂生产系统(Complex product systems,COPS)、战略管理、系统方法论(SM)、等.通过这种结合,开阔了VE/VM原有的思维模式和视野.同时在提升VE/VM的应用绩效上比较明显.

      6. Kadının ve Kaderin “Tırpan”ı Swath Of Woman And Fate

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Salim DURUKOĞLU

        2013-07-01

        Full Text Available The novel Tırpan (Swath would be the most prominent outcome of a historical and literary brainstorming about the World Women’s Day in particular and the unfortunate faith of women in general. The novel Tırpan, which first merges and then separates the concepts of woman and faith, is one or probably the only work with a thesis that comes to the mind first in that it was written with the naïve belief that the faith will show up not before but after it is lived and generally all people particularly the women can write their faith; it questions the faith or the unfortunate faith of people, especially the that of women within the boundaries of the genre of novel, expanding to cover class clashes, the breaths of Marxist ideologies, and feminist viewpoints. Inherited from an image of old tool in our mind, accompanied with the motive of Azrael claiming lives with the swath in its hands, swath gains a function beyond that of an agricultural tool in this novel. Swath changes hand from Azrael to women and the woman punishes the man who disrespects her field of existence and freedom, thus reclaims and rewrites her faith with her own hands using the swath. Swath would preserve its function as a goal and an instrument in the writer’s hand, however, in terms of its consequences it will transform into a symbol of woman’s revolution as the hammer and sickle of the Bolshevist revolution. The author, who wants to create a resisting, active and activist women spirit and mentality instead of an understanding which takes it as an escape to commit suicide by hanging themselves when they are forced to get married as a passive reaction, tries to impose the fatalist Turkish society and Turkish women with the idea that they can reclaim their faiths and direct their own lives, offering and inspiring a shift of awareness through this novel. Özelde Dünya Kadınlar Günü ve genelde kadının makus talihi ve tarihi ekseninde ve edebiyat düzleminde yapaca

      7. Research of VE Composite Antioxidant Properties in lard%VE复合抗氧化剂在猪油中的抗氧化性能研究

        Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

        马嫄; 朱胜华; 胡春梅; 李庆

        2012-01-01

        Use VE and VE respectively with the tea polyphenols,rosemary,lipoic acid and quercetin as composite antioxidant,added to the lard oil,compare the oxidation resistance.Results show that: VE,tea polyphenol,rosemary,lipoic acid and quercetin have certain of antioxidant effect,under the same additives the antioxidation ability order is: quercetintea polyphenolrosemarythioctic acidVE;VE with four single natural antioxidants 1∶1 composite compared with single antioxidants have synergy.%以VE,VE分别与茶多酚、迷迭香、硫辛酸、槲皮素的复合物为抗氧化剂,添加到猪油中,比对其抗氧化性能。结果表明:VE、茶多酚、迷迭香、硫辛酸、槲皮素都具有一定的抗氧化效果,相同添加量的情况下单品的抗氧化能力大小顺序为:槲皮素〉茶多酚〉迷迭香〉硫辛酸〉VE;VE与四种天然的抗氧化剂1∶1进行复合以后与单一的抗氧化剂相比都具有一定的增效作用。

      8. DOĞU AKDENİZ BÖLGESİNDE YETİŞEN BAZI OTSU VE ODUNSU MAKİ BİTKİLERİNİN TOPRAK ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

        OpenAIRE

        Kızıldağ, Nacide; Özer, Gülistan; Cenkseven, Şahin; Kutlay, Ahu; KOÇAK, Burak; Aka Sağlıker, Hüsniye; Darıcı, Cengiz

        2012-01-01

        Bu çalışmada Akdeniz Bölgesi’ne özgü üç farklı otsu (Anemone coronaria, Asphodelus aestivus, Cyclamen sp.), çalı (Calycotome villosa, Cistus creticus, Osyris alba) ve odunlu bitki yaprağının (Cupressus sempervirens, Olea europaea ve Pinus brutia) C, N ve P içerikleri (%) ile topraklarının bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri ve bu toprakların 30 günlük karbon mineralizasyonu belirlenerek aynı ekosistem içindeki farkl...

      9. Ret ve İnkârın Kıskacındaki Nihilist Karakterler: Bazarov ve Suat The Nihilist Characters surrounded by Denial and Denegation: Bazarov and Suat

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Mustafa AYDEMİR

        2013-09-01

        Full Text Available Nihilism which means the loss of the importance of values supports the idea that the man should use the innate instincts which he has. Only through this way will man be able to return to his origin getting rid of the ethical values and authorities of the society. Nihilism, expressing the way of thought in which the emotions of meaninglessness, emptiness and nonbeing is a life-style which accompanies a spiritual condition which appears when the values and ideals people depend on don’t perform their duties.Nihilism which first was used in Germany the first time was pointed out in the middle of the 19th century in Russia, is a philosophical approach which became widespread with Schopenhauer and finally became systemized with Nietzsche. When the faith of the authors who were influenced by Positivism was scattered they found themselves in Nihilism which they saw as a shelter. Turgenyev in Russian Literature and Tanpınar in Turkish literature utilizes such characters in their novels.In this study, the experiences of individuals who suffer similar problems with the society have been emphasized. Bazarov and Suat who differ in personality, view of world and behaviors are hostile to both themselves and others with the influence of Nihilism. They make the novel a nightmare with their atheistical and rebellious feature. They prefer the matter instead of spirit, absence instead of existence. First the description of Nihilism, its features and its origin has been mentioned then some information about Babalar ve Oğullar by Turgenyev and the novel Huzur by Tanpınar and their eras have been given. The Nihilist features of Bazarov and Suat in these novels have been gathered under specific titles, similar and differences have been pointed out. In the conclusion part, general overview of the study has been made. Değerlerin önemini kaybetmesi anlamına gelen Nihilizm, insanın doğuştan getirdiği içgüdülerini kullanması gerektiğini savunur.

      10. ANTI-APOPTOTIC EFFECT OF CD95 RECEPTOR IN NA VE CD8+ T-LYMPHOCYTES IN CHILDREN WITH ACUTE INFECTIOUS MONONUCLEOSIS

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        E. N. Filatova

        2016-01-01

        Full Text Available Acute infectious mononucleosis is a widespread viral disease, which most often manifests in childhood. The development of acute infectious mononucleosis is accompanied by the change of the CD4+/CD8+ T-lymphocytes ratio and the increase of the virus-specific CD8+ cytotoxic T-lymphocytes number. One of the T-lymphocytes number regulation mechanisms is the modulation of their progenitor cells apoptosis. The death receptor CD95 takes part in the regulation of T-lymphocytes apoptosis, including naïve T-cells. We studied the effect of CD95 receptor activation on apoptosis of naïve CD4+ and naïve cytotoxic CD8+ T-lymphocytes in healthy children and children with acute infectious mononucleosis. In this study children with acute infectious mononucleosis at the age of 9 to 16 years were included. For comparison healthy children of the same age with no clinical and laboratory signs of the disease were used. Naïve CD4+ and naïve cytotoxic CD8+ T-lymphocytes were isolated by negative magnetic immunoseparation. The analysis of naïve T-cells apoptosis and the CD95 receptor surface expression density was performed by using the flow cytometry analysis. The analysis of T-cells was performed in three variants: freshly isolated naïve CD4+ T-lymphocytes and naïve cytotoxic CD8+ T-lymphocytes, and also cells after 24 hours of the cultivation with anti-CD95 monoclonal antibodies or without them. In healthy children both CD95– and CD95+ naïve CD4+ T-lymphocytes underwent apoptosis. In children with acute infectious mononucleosis CD95– naïve CD4+ T-lymphocytes lost their susceptibility to apoptosis induction. In healthy children and children with acute infectious mononucleosis CD95– naïve cytotoxic CD8+ T-lymphocytes were resistant to apoptosis in contrast to CD95+ naïve CD4+ T-lymphocytes. In healthy children CD95 receptor did not induce apoptosis of isolated naïve CD4+ T-lymphocytes and naïve cytotoxic CD8+ T-lymphocytes. In children with acute

      11. TV REKLAMLARINDAN KAÇINMA: DAVRANIŞSAL VE MEKANİK KAÇINMAYA ETKİ EDEN FAKTÖRLER

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Ayşen AKYÜZ

        2011-01-01

        Full Text Available TV ADVERTISING AVOIDANCE: THE FACTORS INFLUINCING BEHAVIOURAL AND MECHANISTIC AVOIDANCEAbstract: TV advertising avoidance, presents a main issue for advertisers and marketers. Creation of TV ads involves great effort, imaginative strategy formulation and high expenditures. The expectations of the companies and advertisers from the medium are intrinsically high. The current study examines the influence of both the general attitude towards advertising and the belief factors (product information, good for economy, hedonic/pleasure and materialism on behavioral (e.g .making phone calls and mechanical avoidance (e.g. zapping by conducting surveys with the university students. Structural Equation Model is employed to investigate the relationship between the dependent and independent variables. It is believed that, the findings would make a significant contribution towards a development of the theory and create bases for a further research on this topic. Keywords: Ad Avoidance, Behavioral Avoidance, Mechanical Avoidance, Beliefs, Attitude Toward Advertising. TV REKLAMLARINDAN KAÇINMA: DAVRANIŞSAL VE MEKANİK KAÇINMAYA ETKİ EDEN FAKTÖRLER Özet: Reklamdan kaçınma davranışı, reklamcılar ve pazarlamacılar için oldukça önemli bir gündem oluşturmaktadır. Televizyon reklamlarının yaratılması yoğun çaba, yaratıcı strateji ve yüksek harcamaları kapsar. Firmaların ve reklamcıların bu iletişim aracından beklentileri ise doğal olarak yüksek olacaktır. Bu çalışma, hem inanç faktörlerinin (bilgilendirme, ekonomik fayda, zevk/hoşnutluk, materyalizm; hem de reklama yönelik genel tutumun, davranışsal ve mekanik kaçınma üzerindeki etkilerini üniversite öğrencileri ile yapılan bir anket çalışması ile incelemektedir. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Bulguların hem konuyla ilgili gelecekte yapılacak araştırmalarda hem de

      12. High school and equivalent schools in the occupational health and safety occupational health and safety hazards outsideLise ve dengi okullarda iş sağlığı ve güvenliği ile iş sağlığı ve güvenliği dışındaki tehlikeler

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Özcan Deliönü

        2016-03-01

        Bu çalışmanın amacı; lise ve dengi okullarda çalışan öğretmenlerin iş güvenliği ile ilgili bilgileri, okullarındaki iş güvenliği ile ilgili düşünceleri ve iş güvenliği tedbirleri dışındaki gizli tehlikeleri belirlemek ve bu sorunun çözümüne katkıda bulunmaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu araştırmaya altısı yönetici olmak üzere, 17 mesleki teknik öğretmen ve 15 kültür dersleri grubu toplam 32 öğretmen katılmıştır. Odak grup görüşmeleri ve bire bir görüşmeler yapılarak öğretmenlerin iş güvenliği ile ilgili bilgileri, okullarındaki iş güvenliği ile ilgili düşünceleri ve iş güvenliği tedbirleri dışındaki gizli tehlikelerin neler olduğu araştırılmıştır. Araştırmada Şişli ve Kâğıthane ilçesinde yer alan lise ve dengi okullar seçilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda mesleki teknik öğretmenlerin iş güvenliği konusunda genel kültür dersleri öğretmenlerine göre işin gereği olarak daha çok bilgi sahibi oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca, genel olarak mesleki teknik öğretmenlerin iş güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınmasında pay sahibi oldukları görülmektedir. Okullarda iş güvenliği tedbirleri dışında kalan tehlikelerin belirlenmesinde ise daha çok öğrencilerle ilgili bir takım problemler ile güvenliğe yönelik farklı ve çeşitli görüşler ortaya çıkmaktadır.

      13. Taze ve Dondurulmuş Sığır Longissimus dorsi Kaslarının bazı Teknolojik Özellikleri Üzerine Bromelin, Ficin ve Papain Enzimlerinin Etkisi

        OpenAIRE

        Palamutoğlu, Recep; Karakaya, Mustafa; Sarıçoban, Cemalettin

        2006-01-01

        Bu araştırmada, çeşitli bitkisel enzimlerle (bromelin, ficin, papain) muamele işleminin, taze ve dondurularak muhafaza edilmiş sığır L. dorsi kaslarının emülsiyon kapasitesi (EK), emülsiyondan ayrılan su oranı (EAS), emülsiyondan ayrılan yağ oranı (EAY), emülsiyon stabilite oranı (ESO), pişirme kaybı (PK) ve su tutma kapasitesi (STK) üzerine etkileri araştırılmıştır. Elde edilen istatistiki analiz sonuçlarına göre, her üç enzim de emülsiyon kapasitesini önemli (P<0.01) ölçüde arttırmış...

      14. Türkiye’de Rus dili ve edebiyatı çalışmaları Rus edebiyatından çeviriler (1884-1940) ve Rusça öğrenimi (1883-2006)

        OpenAIRE

        AYKUT, Altan

        2006-01-01

        Makalenin birinci bölümünde, Rus edebiyatından Türkçe’ye çevrilen ilk yapıt olduğu kabul edilen Griboyedov’un Akıldan Belâ (Gore ot uma) (1824) oyunundan başlayarak, 1884-1940 yılları arasında ülkemizde yayımlanan manzum ve düzyazı çeviriler konu edilmektedir. Puşkin, Lermontov, Gogol, Turgenev, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov ve Gorki gibi Rus klasiklerinden yapılan çeviriler incelenmektedir. İkinci bölümde, ülkemizde 1883-2006 yılları arasındaki Rusça öğretimiyle ilgili çalışmalar konu edilmişt...

      15. FARKLI SIRA ARALIKLARI UYGULANAN KİŞNİŞ VARYETELERİNİN VERİM VE VERİM UNSURLARI VE KALİTESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA / EFFECT OF DIFFERENT ROW SPACINGS ON YIELD, YIELD COMPONENTS AND QUALITY OF CORIANDER VARIETIES

        OpenAIRE

        Karadoğan, Tahsin; Oral, Erol

        2010-01-01

        ÖZET : Erzurum şartlarında 1992 ve 1993 yıllarında yürütülen buaraştırmada büyük daneli (C. sativum var. vulgare) ve küçük daneli (C. sativum var.microcarpum) iki kisnis varyetesinin değişik sıra aralıklarında (10, 20,30, 40 ve 50cm) bazı fenolojik ve morfolojik özellikleri ile verim ve kalitesi incelenmiştir.Büyük daneli varyetenin çıkış, saPa kalkma, çiçeklenme, tohum bağlama veyetişme süreleri kü&c...

      16. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve ağır duygudurum düzensizliği olan çocuk ve ergenlerin nöropsikolojik performanslarının karşılaştırılması

        OpenAIRE

        URAN, Pınar

        2011-01-01

        Giriş ve amaç: Bu araştırmada Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Bileşik Tip (DEHB) ve Ağır Duygudurum Düzensizliği (ADD) olan çocuk ve ergenlerin nöropsikolojik test performanslarında, demografik özelliklerinde, ek psikiyatrik tanılarında ve davranış örüntülerindeki benzerlik ve farklılıkların ortaya konulması amaçlanmıştır.Yöntem: Araştırma grubu...

      17. Analyse optique de la matière organique du Quaternaire : sondage CNR VE-1, Venise Optical Analysis of Quaternary Organic Matter: Cnr Ve-1 Borehole, Venice

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Passega R.

        2006-11-01

        Full Text Available Un carottage de 950 m, presque continu, du Quaternaire du sondage CNR VE-1, Venise, a été discuté dans plusieurs articles. L'environnement de sédimentation varie de celui marin, néritique inférieur, de turbidites à celui de sédiments de rivières et de marais. Les caractéristiques et la concentration de la matière organique dans les argiles du Quaternaire ont été déterminées par analyses géochimiques et discutées dans un article précédent. Dans l'étude présente, cette même matière organique est analysée par une méthode optique. Les résultats des deux méthodes, comparés, sont en accord. La matière organique d'origine terrestre est formée principalement de débris ligneux et charbonneux. Exceptionnellement, dans certains sédiments de marais d'eau douce ou saumâtre cette matière organique est amorphe. En milieu fluvio-palustre, la concentration de la matière organique dans les argiles est très variable. Elle atteint son maximum dans les tourbes. Cette matière organique terrestre est distribuée sous faibles concentrations en milieu marin par les courants de fond qui comprennent des courants de turbidité. La matière organique marine, formée par le phytoplancton, est amorphe. Elle atteint des concentrations assez élevées et pourrait probablement, si elle était mature, être une source de pétrole. Cette matière organique marine est concentrée dans des argiles déposées en milieu néritique inférieur anoxique, caractérisé par l'absence de turbulence de l'eau de fond. C'est cette absence de turbulence, plutôt que le manque d'oxygène qui est le facteur déterminant de la concentration de la matière organique marine. L'étude de la sédimentation de la matière organique peut contribuer à l'évaluation de roches mères de pétrole. A 950 m-long almost-continuons Quaternary coring from well VE-1, Venice, has been discussed in several articles. The sedimentation environments range from a marine lower

      18. Tapentadol in the management of opioid-naïve patients with cancer pain

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        E. López Ramírez

        2016-02-01

        Full Text Available Introduction: Tapentadol is a centrally acting analgesic with two mechanisms of action (μ opioid agonism and norepinephrine reuptake inhibition. Patients and methods: Tapentadol in 53 cancer opioid-naïve patients with chronic and/or acute pain treated with tapentadol in 3 Radiotherapy Departments from October 2011 to February 2013. Results: Patients included 18 women (33.96 % and 35 men (66.04 % aged 28-85 years (mean: 62.7. Treatment was suspended due to death in 16.98 %, improvement in 5.66 %, pruritus in 1.9 % and dizziness in 1.9 %. Treatment was continued in 66.03 %, and doses increased in 26.41 % to achieve analgesia while 7.5 % were switched to another drug. a The most common cancers were head and neck in 32.1 %, lung in 24.5 % and breast in 13.2 %. b Pain was due to: 47.16 % tumor, 18.7 % bone metastases, 13.21 % radiation therapy, 7.55 % benign processes, 7.55 % neuropathic pain and 3.77 % visceral metastases. c Visual Analog Scale pain pre-treatment was 7.2 and post-treatment 3.3 (difference: 3.9 points, while 71.8 % progressed to mild pain (VAS ≤ 4. d The dose most used was: 50 mg (50.9 %. e Associated medications were: none (22.64 %, rapid-onset fentanyl (60.38 %, anticonvulsants (17 %, steroids (17 %, NSAIDs (13.2 %, morphine (5.66 %, anxiolytics (1.9 %, antidepressants (1.9 %, lidocaine 5 % (1.9 % and acupuncture (1.9 %. f Analgesic efficacy was achieved in 94.34 % of cases. Mean analgesia was reached by 58 % of patients and maximum analgesia was 87.5 % in one patient. g Tapentadol was well tolerated with mild side effects (pruritus, constipation and dizziness in 4 cases (10.7 %. Conclusions: Our data support the use of Tapentadol in cancer opioid-naïve patients with moderate-to-severe chronic or acute pain (VAS > 5. Tapentadol is an effective pain reliever with few side effects.

      19. Sport performance and agility tests Sporda performans ve çeviklik testleri

        Directory of Open Access Journals (Sweden)

        Kursat Karacabey

        2013-06-01

        Full Text Available The purpose of this study is to examine the effect agility on sports performance and agility measurement tests. Agility is described as a rapid whole body movement with change of velocity or direction in response to a stimulus. Good agility requires a combination of speed, balance, power and co-ordination. Agility, which is a motoric ability, can be improved by regular progressive exercise. As an important component, agility is used to be an acceptable method in sports performance test batteries. As a result of the study; agility, which is a required characteristic in most of the sports activities, is a quality that successful athletes should have. While administering the sports performance test batteries to enhance sports performance both the exercise to improve agility and to develop dynamic balance that support agility has importance. Özet Bu çalışmanın amacı çevikliğin spor performansına etkisini ve çeviklik ölçüm testlerini incelemektir. Çeviklik, belli bir uyarıcıya cevap olarak tüm vücudun hız veya yön değiştirerek ani hareketi olarak tanımlanır. Çevikliğin kalitesi, hız, denge, güç ve koordinasyonun ortaklığını gerektirir. Motor bir yetenek olan çeviklik, düzenli progresif egzersizle geliştirilebilir. Önemli bir unsur olarak çeviklik spor performans ölçüm bataryalarında kullanılan geçerli bir yöntemdir. Çalışmanın sonucu olarak, spor aktivitelerinin büyük çoğunluğunda gerekli bir özellik olan çeviklik, başarılı sporcuların sahip olması gereken önemli bir niteliktir. Sportif performansın artırılması için sportif performans testleri uygulanırken hem çevikliği arttırıcı egzersizler hem de çevikliğin artmasını sağlayan dinamik denge özelliğini de geliştirici egzersizler öneme sahiptir.

      20. Esmer ve Şarole x Esmer Danaların Besi Performansı ve Karkas Özellikleri / Fattening Performance and Carcass Features of Brown Swiss and Charolais x Brown Swiss calves

        OpenAIRE

        Sağsöz, Yener; Çoban, Ömer; Laçin, Ekrem; SABUNCUOĞLU, Nilüfer; Yıldız, Ahmet

        2011-01-01

        ÖZET : Bu araştırma Esmer ve Şarole x Esmer danaların besi performansı ve karkas özelliklerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 10 baş Esmer (Esmer) ve 11 baş Şarole x Esmer (Melez) dana 196 gün süre ile besiye alınmışlar, besi performanslarının belirlenmesinden sonra her gruptan dörder tanesinin kesilmesi ile karkas özellikleri bakımından karşılaştırılmışlardır. Besi başı ağırlığı, besi sonu ağırlığı, toplam canlı ağırlık artışı, günl&uu...

        1. Artvin-Saçinka yöresindeki orman ve otlak arazilerinde bazı toprak özelliklerinin yükselti ve derinlik kademelerine göre değişiminin irdelenmesi

          OpenAIRE

          Erdoğan Yüksel, Esin

          2009-01-01

          Araştırma alanı, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Artvin'e yaklaşık 32 km. mesafede bulunan Saçinka Yöresi'ndeki Godrahav Deresi Havzasının sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bu çalışmada, Artvin-Saçinka yöresi, Godrahav Deresi Yağış Havzası sınırları içerisinde bulunan orman ve hemen bitişiğindeki ormandan dönüştürülen otlak alanlarında toprakların bazı fiziksel, hidro-fiziksel ve kimyasal özellikleri ile aşınım eğilimlerinin arazi kullanım şekline, yükselti kademelerine ve derinlik k...

        2. İrritabl Barsak Sendromu Sıklığı ve Laktoz İntoleransı ile İlişkisi

          OpenAIRE

          Özçelik, Hanife

          2004-01-01

          İrritabl barsak sendromu (IBS), gastrointestinal sistemin en çok görülen fonksiyonel düzensizliği olup, kişilerin yaşam kalitesini etkilemekte ve neden olduğu sosyal ve ekonomik kayıplarla toplumlara yük oluşturmaktadır. Bu çalışmada Afyon ilinde irritabl barsak sendromu sıklığını etkileyen risk faktörlerinin saptanması ve IBS sıklığı ile laktoz intoleransı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. IBS ve laktoz intoleransı semptomlarının saptanması amacıyla Rome II kriterlerin...

        3. Normokalsemi ile seyreden ve metastatik kemik hastalığını taklit eden bir brown tümörü olgusu

          OpenAIRE

          Meydan, Nezih; Ayhan, Mediha; Barutca, Sabri; Güney, Engin; Boylu, Şükrü

          2005-01-01

          Kemik sintigrafisi oldukça yaygın kullanılan bir tarama yöntemidir. Brown tümör ilerlemis hiperparatiroidinin oldukça nadir görülen bir bulgusudur. Primer hipertroidi, hiperkalsemi ve hipofosfatemi ile seyreden bir hastalıktır ve sintigrafik görüntülemede metastatik kemik hastalıgını taklit edebilir. Biz bu yazımızda yaygın kemik agrısı yakınması ile basvuran ve çekilen tüm vücut kemik sintigrafisinde kostalarda ve sol femur proksimalinde metastatik olarak degerlendirilen aktivite...

        4. Yeni bir insansız hava aracının (SUAVi) mekanik ve aerodinamik tasarımı

          OpenAIRE

          Çetinsoy, Ertuğrul; Cetinsoy, Ertugrul; ÖNER, Kaan Taha; Oner, Kaan Taha; Kandemir, İlyas; Kandemir, Ilyas; Akşit, Mahmut Faruk; Aksit, Mahmut Faruk; Ünel, Mustafa; Unel, Mustafa; GÜLEZ, Kayhan; Gulez, Kayhan

          2008-01-01

          Bu çalısmada, dört-döner rotoru ile helikopter gibi dikine kalkıs ve inis yapabilen aynı zamanda da uçak gibi uzun menzil yatay uçus yeteneğine sahip yeni bir insansız otonom hava aracının mekanik ve aerodinamik tasarımı anlatılmıstır. Ayrıca, donanım seçimi sırasında yapılan deneyler ve sonuçları, aerodinamik ve mekanik tasarım tasarım süreci içinde yapılan sonlu elemanlar analizlerinin sonuçları da sunulmustur. Yapılan hesaplar öngörüldüğü üzere tasarlanan insansız h...

        5. Bazı protein saplementleri ve kaba yemlerin naylon kese tekniği ile yıkılabilirlik derecelerinin incelenmesi

          OpenAIRE

          Küçükersan, Seher

          1993-01-01

             Bazı Protein Saplementleri ve Kaba Yemlerin Naylon Kese Tekniği ile Yıkılabilirlik Derecelerinin incelenmesi. Bu araştırma, hayvan beslemede kullanılan ve alternatif olarak kullanılabilecek bazı yem maddelerinin rumende yıkılabilirlik özelliklerini incelemek amacıyla yapıldı. Protein saplementi olarak; kanola küspesi, fiğ tanesi ve kafes tavuğu gübresi, 4., 8., 16., 24., 48. ve 72. saatlerde, kaba yem olarak da; fındık içi kabuğu, fiğ samanı, pamuk tohumu kapçığı...

        6. Mikrokalorimetrinin Hububat Teknolojisinde Kullanım İmkanları I. Differential Scanning Calorimetry (DSC) ve Yöntemin Genel Karakteristikleri

          OpenAIRE

          Certel, Muharrem; Ertugay, Zeki

          1991-01-01

          Hububat teknolojisinde, özellikle hububat ve ürünlerinden kalite kontrollerinde, basit ve hızlı bir ölçüm tekniği ile elde edilen sonuçların çok yönlülüğü nedeniyle, mikrokalorimetri günden güne artan bir önem arz etmektedir. Differential Scanning Calorimetry (DSC), gıdalardaki karbonhidrat, protein ve yağ komponentlerinin fonksiyonel özelliklerinin karakterize edilmesi ve bunların gıda teknolojisinde, özellikle de gıda işlem mühendisliğinde amaca yönelik olarak kullanımına imkan tanıyacak gü...

        7. Balık ve balık ürünlerinde biyojen aminlerin varlığı

          OpenAIRE

          Yıldız, Pınar Oğuzhan; Kırım, Birsen

          2015-01-01

          Biyojen aminler hayvan, bitki ve mikroorganizmaların normal metabolizmasında rol alan düşük molekül ağırlıklı organik bazlardır. Genellikle serbest aminoasitlerin mikrobiyal enzimlerle dekarboksilasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu bileşikler, insan ve hayvanlarda toksik etkiye sahip olabilmektedirler. Biyojen aminler, olgunlaştırma veya fermantasyon işlemleri ile üretilen çeşitli gıdalarda ve içeceklerde bulunmaktadır. Biyojen amin içeren gıdalar arasında balık ve balık ürünleri, et ü...

        8. Dondurma Miksini Farklı Sıcaklıklarda Pastörize Etmenin Miksin Viskozitesi, Mikrobiyolojik Kalitesi ve Protein Stabilitesi Üzerine Etkileri

          OpenAIRE

          Karacabey, Abdi; Gürsel, Asuman; Ergül, Erkan; Gürsoy, Ayşe; Erdoğdu, N. Gül

          1989-01-01

          Dondurma miksinin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik nitelikleri üzerine ısı işleminin etkisini ortaya koymak amacıyla (i) 68 oC’de 30 dakika süreli (ii)  80 oC’de 25 saniye süreli ve (iii) 90 oC’ye kadar ısıtıp soğutma olmak üzere üç farklı normda uygulanan ısı işlemleri miks örneklerinin titrasyon asitliği ve viskozitesi üzerinde etkili olmamış, genel, koliform grubu, patojen ve patojen olmayan stafilokok bakterilerinin imhasında en iyi sonucu 90 oC’ye kadar ısıtılıp soğutulan örn...

        9. In vitro Th1 and Th2 cell polarization is severely influenced by the initial ratio of naïve and memory CD4+ T cells

          DEFF Research Database (Denmark)

          Blom, Lars; Poulsen, Lars K.

          2013-01-01

          by even small percentages (99% naïve CD4+ T cells resulted in better Th1 and Th2 polarization with significant reduced fractions of IL-4+ and IFN-γ+ CD4+ T cells, respectively. Moreover, the Th2 primed >99% naïve CD4+ T cells showed significantly higher ratio of IL-4+:IFN-γ+ (>4 fold) and GATA-3:+T......-bet+ (>3 fold) CD4+ T cells when compared with the standard purified >90-95% naïve CD4+ T cells primed under the same culture conditions. This suggests immunomagnetic bead separation, a low cost and easy available technique, with few modifications to the manufacturer's protocol as an attractive alternative...... for laboratories not having a cell sorter. Taken together, we report that it is essential to use rigorously purified (>99%) naïve CD4+ T cells for optimal initial in vitro Th1 and Th2 priming....

        10. Dinî Tutumların Oluşum, Gelişim ve Değişimi

          OpenAIRE

          ARSLAN, Hasan

          2009-01-01

          Tutumlar oldukça organize olmuş uzun süreli duygu, inanç ve davranış eğilimleridir. İnsan, tutumlarıyla beraber doğmaz. Onları sonradan edinir. Bireyin tutumları bir takım nedenlerle oluşur, gelişir ve değişir. Tutumların oluşum, gelişim ve değişim nedenlerini bilmek kişinin daha dikkatli bir tutum benimsemesi konusunda kendisine yardımcı olur. Genel tutumlarla ilgili olarak belirtilen hususlar dinî tutumlar için de geçerlidir. Makalede, dinî tutumların oluşum, gelişim ve değişiminde rol oyna...

        11. Hemodiyaliz tedavisini sürdüren hastalarda tedaviye uyumun ve eğitim gereksinimlerinin değerlendirilmesi

          OpenAIRE

          Öztürk, Bihter

          2011-01-01

          Hastalık süreci ve hemodiyaliz tedavisi hastalarının tedaviye uyumunu etkileyebilmekte, yaşam kalitesi ve fonksiyonel performans düzeyinde olumsuz etkilenmeler ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışma hemodiyaliz tedavisi uygulanan hastaların fonksiyonel performans durumunu, yaşam kalitesini, fistül bakımı ile ilgili bilgi düzeyini ve hemodiyaliz tedavisine uyumunu değerlendirmek ve bu doğrultuda eğitim gereksinimlerini belirlemek amacı ile tanımlayıcı olarak planlanmış bir araştırmadır. Araştırma ...

        12. 2-Aminopirimidin türevlerinin sentezi ve pirimido[1,2-a] pirimidinlere dönüştürülmesi

          OpenAIRE

          ÖZYAVAŞ, Öznur

          2009-01-01

             Bu tez çalışmasında; 2-aminopirimidinlerin özellikle 4-, 5- ve 6- konumunda halojen içeren türevlerinin eldesi ve bu bileşiklerin nükleofilik yer değiştirme ve dehalojenasyon reaksiyonlarıyla bazı 2-aminopirimidin türevlerinin sentezi, bu bileşiklerin aktif malonat esterleri ile halkalaşma reaksiyonları sonucu yeni pirimido[1,2-a]pirimidin türevlerinin sentezi araştırılmıştır.

          Araştırmanın birinci aşamasında; bazı bilinen ve bilinmeyen yeni 4-, ...

        13. Çelikhan (Adıyaman) kuzeydoğusundaki tektono-metamorfik birimlerin metamorfizma ve yapısal özellikleri

          OpenAIRE

          ŞAHİN, Özlem

          2008-01-01

          İnceleme alanı, metamorfizma ve tektonik etkinliğin yaşandığı Doğu Toros Orojenik Kuşağı içerisinde yer almaktadır. Bölgenin tektono-stratigrafisini alttan üste doğru Pütürge metamorfikleri, Maden karmaşığı ve Malatya metamorfikleri ile intrüzif kayalar oluşturmaktadır. İnceleme alanı içerisinde Pütürge metamorfikleri, Maden karmaşığı ve Malatya metamorfiklerinin jeolojik ilişkileri tektoniktir. Taşdamlar, Çat ve Korucak bindirmeleri bu birimlerin dokanaklarını oluşturmaktadır. İnceleme alanı...

        14. Patates Hasat Makinalarında Yumru Zedelenmelerinin Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri

          OpenAIRE

          GÜLER, İbrahim Ethem

          2013-01-01

          ÖZET : Tarımsal üretimde hasat işlemi tüm üretim aşamaları içerisinde dikkat edilmesi gereken en zor aşamalardan birisidir. Patates hasadı da bu anlamda ürün verimini, yumru kalitesini, pazarlama düzeyini ve yumru depolanabilirliğini etkileyen en önemli aşamadır. Patates tarımında ürün verimi ve kalitesi hasat esnasında artmayabilir, ancak uygun olmayan ve dikkatsiz uygulamalar kesin olarak ürün kalitesini, verimini ve ekonomi...

        15. Amlodipin ve rosuvastatin'in karışımlarında LC-MS/MS ile aynı anda miktar tayinleri

          OpenAIRE

          CAN, Esat

          2014-01-01

          Amlodipin ve Rosuvastatin'in Karışımlarında LC-MS/MS ile Aynı Anda Miktar Tayinleri Yapılan literatür araştırmaları sonucunda AML ve ROS etken maddesinin birarada tayinine ilişkin herhangi bir LC-MS/MS çalışmasına rastlanmamıştır. Bu nedenle bu çalışmada bu iki maddenin eşzamanlı tayinine ilişkin basit, hızlı, kesinliği yüksek, tayin edilebilir sınırı düşük bir LC-MS/MS yöntemi geliştirilmesi ve geliştirilen bu yöntemin tabletlere ve idrar numunelerine uygulanması amaçlan...

        16. Büyük Menderes nehrinden yakalanan Chondrostoma meandrense (Elvira, 1987) ve Acanthobrama mirabilis (Ladiges, 1960) (Cyprinidae)'in karyotip analizi

          OpenAIRE

          Uysal, Uğur Emek

          2011-01-01

          Bu araştırmada, Büyük Menders Nehrine endemik olan gerçek kemikli balıklara (Teleostei) ait Chondrostoma meandrense (Elvira, 1987) ve Acanthobrama mirabilis (Ladiges, 1960) (Cyprinidae) türlerinin kromozom sayısı ve yapısı belirlenmiş ve karyotip analizi yapılmıştır. Balıklar, Büyük Menderes Nehri ve Büyük Menderes'in kolu olan Çine Çayından serpme ağlarla yakalanarak laboratuvara getirilmiştir. Balıklara her bir gram vücut ağırlığı için 0.005 gr kolkisin abdominal boşluktan enjekte edilmiş v...

        17. Koagülaz Negatif Stafilokoklarda Slime Faktörü Pozitifliği ve Antibiyotik Direnci

          OpenAIRE

          Demirci, Mastafa; Yorgancıgil, Birdal; Demir, İsmail

          2009-01-01

          SüleymanDemirel Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ: 1997 Mart; 4(1) Koagülaz Negatif Stafilokoklarda Slime Faktörü Pozitifliği ve Antibiyotik Direnci Mustafa Demirci Birdal Yorgancıgil İsmail Demir Özet Çeşitli klinik materyallerden hastalık etkeni ve kontaminant olarak izole edilen 63 Koagülaz negatif stafılokok susunun ( KNS) si ime yapımı tüp metodu ile araştırıldı. Hastalık etkeni olarak izole edilenlerde % 61, kontaminant olarak değerlendirilen suçlarda % 44 oran...

        18. Çürük prevalansındaki yaklaşımlar ve karyogram konsepti

          OpenAIRE

          Adil Nalcaci; Ceren Koser

          2011-01-01

          ÖZET

          Toplumlardaki ağız sağlığını belirleyebilmek için çeşitli indeks sistemleri kullanılmaktadır. Toplumdaki diş çürüğü ölçümü ve karşılaştırılması için en yaygın olarak DMFT ve DMFS i...

        19. Galatasaray'ın ve Fatih Terim'in Kütüphanecilere Söyledikleri

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Erol Yılmaz

          2000-06-01

          Full Text Available Bu yazıda ülkemizi Avrupa'da başarıyla temsil etmiş olan Galatasaray futbol takımının takım yönetimi anlayışı ve buna bağlı olarak gösterdiği performans bağlamında kütüphanecilik alanına kısa bir göz atılmış ve kimi küçük karşılaştırmalar yapılmıştır.

        20. DENTAL KÖK HÜCRE KAYNAKLARI VE KEMİK DOKU REJENERASYONUNDA KULLANILMA POTANSİYELLERİ

          OpenAIRE

          OYAR, Perihan

          2015-01-01

          Özet Son yıllarda kök hücre ile ilgili bilimsel araştırmalar özel bir ilgi alanı oluşturmaktadır. Diş pulpası kök hücre çalışmaları dentin, pulpa, sement, kemik ve periodontal ligament gibi dokuların oluşturulması ve bu sayede hasarlı dokunun tamirine yöneliktir. Oral kavitenin çeşitli dokularında çok geniş uygulama alanları bulunan doku mühendisliği, diş hekimliğinde devrim niteliğinde olsa da kompleks doku defektlerinin tedavisi üzerine daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır.Anahtar ...

        1. Türkiye'de finansal liberalizasyon ve finansal gelişme ilişkisinin ekonometrik analizi

          OpenAIRE

          Ağır, Hüseyin

          2009-01-01

          Finansal sistem, iktisadi kalkınma sürecinde önemli bir işlev yerine getirmektedir. En önemli fonksiyonunu ise, tasarruf sahipleriyle yatırım yapanlar arasında aracılık işlevi oluşturmaktadır. Bir ekonomide finansal sistem bu işlevini ne kadar etkin ve düşük maliyetle yerine getiriyorsa önemi de o kadar artmaktadır. 1970'lerin ortalarına kadar gelişmekte olan ülkelerde uygulanan iktisat politikalarının ortak yönlerinden birini finansal piyasalara müdahale oluşturmaktadır. McKinnon (1973) ve S...

        2. DİRENME VE SADAKAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELER / REMARKS ON RESISTANCE AND LOYALTY

          OpenAIRE

          Kahveci, Kutsi

          2010-01-01

          ÖzetBu makalede devlet - birey ilişkisi çerçevesinde ele alınabilecek olan direnmehakkının var olup olamayacağı problemi üzerinde durulmuş ve ]ohn Locke, ThomasHobbes ve Gottfried Wilhelm Leibniz örneklerinden hareketle, siyaset felsefesi tarihindebu konuya ilişkin değerlendirmelere ışık tutulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler. Direnme Hakkı, Doğal Haklar Öğretisi, ToplumSözleşmesi AbstractThis essay, in regard to the individual-state relat...

        3. Random Forests Yöntemi ve Sağlık Alanında Bir Uygulama

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Muhammet AKMAN

          2011-01-01

          Full Text Available Amaç: Veri madenciliği, genel olarak tanımlayıcı ve tahmin edici olmak üzere iki ana başlıkta incelenmektedir. Özellikle tıp alanında veri madenciliği daha çok tahmin edici yönüyle kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ağaç tabanlı veri madenciliği yöntemlerinden birisi olan Random Forests (RF yönteminin incelenmesi ve sağlık alanından elde edilen bir veri seti üzerine uygulaması yapılarak sonuçlarının tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: RF yönteminde, karar ormanını oluşturan karar ağaçları orijinal veri setinden bootstrap yöntemiyle seçilen farklı örneklerden oluşturulmaktadır. Her karar ağacında veri setindeki tüm değişkenlerden rastgele seçilen az sayıda değişken kullanılmaktadır. Her ağaç bir sınıf için oy vermektedir ve orman sınıflayıcısı bütün ağaçların verdiği oyları toplayarak bir sınıf için son tahminini yapmaktadır. Yöntemin uygulanması amacıyla Diş hekimliği alanından elde edilen bir veri seti kullanılmıştır. Bulgular: Toplam 43 tane demografik, dental ve serolojik özelliklere ait veriler kullanılarak RF yöntemi ile %95.4 oranında başarılı bir sınıflandırma yapılmıştır. Bu karar ormanının hata oranı ise %3.33 olarak bulunmuştur. Aynı veri seti için Bagging ve CART yöntemi ile de sınıflama yapılmış ve Bagging yöntemi ile hata oranı %5.4, CART yöntemi ile %8.75 olarak bulunmuştur. Sonuç: RF yöntemi ile veri setindeki değişken sayısı ve örnek sayısı ne kadar çok olursa olsun genellikle hata oranı düşük sınıflamalar yapılmaktadır. Hata oranının düşüklüğü ise bir topluluk yöntemi olmasından kaynaklanmaktadır. Özelikle çok sayıda değişkenin olduğu DNA veri seti gibi binlerce gen arasından önemli olanları tespit etmek için kullanılabilir.

        4. Symmetry is in the eye of the `beeholder': innate preference for bilateral symmetry in flower-naïve bumblebees

          Science.gov (United States)

          Rodríguez, Ivana; Gumbert, Andreas; Hempel de Ibarra, Natalie; Kunze, Jan; Giurfa, Martin

          Bilateral symmetry has been considered as an indicator of phenotypic and genotypic quality supporting innate preferences for highly symmetric partners. Insect pollinators preferentially visit flowers of a particular symmetry type, thus leading to the suggestion that they have innate preferences for symmetrical flowers or flower models. Here we show that flower-naïve bumblebees (Bombus terrestris), with no experience of symmetric or asymmetric patterns and whose visual experience was accurately controlled, have innate preferences for bilateral symmetry. The presence of color cues did not influence the bees' original preference. Our results thus show that bilateral symmetry is innately preferred in the context of food search, a fact that supports the selection of symmetry in flower displays. Furthermore, such innate preferences indicate that the nervous system of naïve animals may be primed to respond to relevant sensory cues in the environment.

        5. Samsun ve Çevresindeki Gebelerde B12 Vitamini Eksikliğinin Sıklığı

          OpenAIRE

          Keskin, Ebru Yılmaz; Demir, Başar; İğde, Mahir; Öksüz, Banu Gülcan

          2014-01-01

          Amaç: B12 vitamini eksikliği, süt çocukluğu döneminde ağır demiyelinizan santral sinir sistemi bozukluğuna neden olabilir. Olguların çoğu, B12 vitamini depoları yetersiz annelerden doğan ve sadece anne sütü ile beslenen bebeklerdir. Yenidoğan bebeklerde, B12 vitamini durumunun temel belirleyicisi, annenini B12 depolarıdır. Bu nedenle, çalışmamızda, bölgemizdeki term gebelerde B12 vitamini durumunu değerlendirmeyi amaçladık. Materyal ve Metod: Toplam 62 gebe kadında, doğumdan 1-24 sa önce ru...

        6. Sosyal hizmet uygulamalarında empatinin önemi ve yardım ilişkisine etkisi

          OpenAIRE

          HASGÜL, Ergün

          2013-01-01

          Bireylerin sosyal işlevselliklerini artırarak sosyal değişim sağlamayı amaçlayan sosyal hizmet, insana hizmet veren diğer disiplinler gibi insanların iyilik hallerinin gelişmesini ve devamını sağlamak amacıyla hizmet veren bir yardım mesleğidir. Bu gelişim ve devamlılık için değişim gereklidir. Sosyal değişim ajanı olarak, sosyal hizmet müdahalesini gerçekleştirecek sosyal hizmet uzmanının bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Sosyal hizmet uzmanı sorumluluk alabil...

        7. Aynı Hastada Oluşan Santral ve Periferal Dev Hücreli Granüloma Olgusu

          OpenAIRE

          Sümer, A.Pınar; SÜMER, Mahmut; Telcioğlu, N.Tuba; Çelenk, Peruze; Günhan, Ömer

          2011-01-01

          Dev hücreli granüloma, bazen neoplazmlar gibi agresif davranış gösterse de, nonneoplastik bir lezyon olarak kabul edilmektedir. Santral ve periferal dev hücreli granüloma ile ilgili pek çok çalışma vardır. Bununla birlikte ikisinin birden aynı hastada bulunduğubir olgu henüz rapor edilmemiştir. Sunulan bu olgu raporunda, aynı hastada oluşan santral ve periferal dev hücreli granülomalar iki lezyon arasında bir ilişki olabileceği fikrini verebilir. İleride yapılacak benzer olgu raporları da bu ...

        8. KUMUK TÜRKLERİ'NDEN EBUSÜFYAN ( ABUSUPİYAN ) AKAYEV'İN,HAYATI VE ESERLERİ

          OpenAIRE

          Tanç, İbrahim

          2010-01-01

          ÖZETEbusüfyan, Dagıstan'ın ve Kumuk Türkleri'nin en büyükalimlerinden biridir. ı 872' de Temirhan-ŞQra'nın Kazaniş köyündedünyaya gelmiştir. Kumuk Türkçesi'nde Azerbaycan, Arap, Rus veAvar dillerinde kitaplar yazmıştır. Türkiye Türkçesi debilmektedir.Arapça-Rusça sözlük hazırlamıştır. Sü/lemu 'l-Lisan adında 'dört dilli (Arapça, Kumukça, Avarca, Rusça) sözlükya...

        9. TOPRAK VE KAOLİNDE ETİL BROMÜRÜN ADSORPSİYONUNUN İNCELENMESİ

          OpenAIRE

          HARBİLİ, Uğur; YAŞYERLİ, Nail; İSTEK, Tuğba Ceren

          2013-01-01

          Bromlu uçucu organik bileşikler toprakta çevre problemi yaratan kirleticilerdir. Bu çalışmada etilbromürünkaolin ve toprak tabletlerindeki adsorpsiyonu tek taraflı tek tablet moment tekniğiyle incelenmiştir. Kaolin vetoprak tabletlerinde etilbromürün sıfırıncı momentlerinin analizinde tersinir adsorpsiyon gözlenmiştir. Gözeneklikatılarda etilbromürün adsorpsiyon denge sabitleri puls tepki deneyleri için türetilen birinci mutlak momentifadelerinin kullanılmasıyla hesaplanmıştır. Toprak ve kaol...

        10. Duyu ve kavramanın bozuklukları (Ruh hastalıklarının genel semptamatolojisi

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Tahir Özakkaş

          2006-11-01

          Full Text Available Dış dünya hakkında bütün bilgileri insan duyu organları vasıtası ile elde eder. Duyu organları olarak belirttiğimiz organların faaliyetleri görme, işitme, koku, tad alma, dokunma şeklinde görülmektedir. Bu faaliyetler organizmanın içinde ve dış yüzeyinde bulunan umumî alıcı reseptörler vasıtası ile yürütülür. Cisim ve hadiselerin duyu organlarına tesiri neticesinde meydana gelen bu cisim yahut olaylar, ayrı ayrı hadiselerin birleşmesinden ibaret olan en basit psişik prosese duyu diyoruz.

        11. E-Book Technology and Its Use E-Kitap Teknolojisi ve Kullanımı

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Fatih Rukancı

          2003-06-01

          Full Text Available The book industry that showed extraordinary development with the invention of printing machine by Johann Gutenberg during the 1450's is constantly changing along with new telecommunication and information technologies. The most recent evolution in the book and publishing industry is electronic books. E-book technology supported by hardware, software and standart protocols and some of its advantage and disadvantages had produced e-book readers that became unseparable part of our academic and daily life. E-books, in recent years, has became more widespread in the areas of publishing, education and information services and are reaching larger user groups. It is expected that this new technology will change our way of information acquisition and dissemination. This seems unavoidable despite the views of those who argue that e-books cannot be an alternative to printed books. Widespread of e-books will be added a new dimension to technical and user services in information centers. 1450'li yıllarda Johann Gutenberg'in matbca makinesini icat etmesiyle oldukça büyük bir gelişim gösteren kitap endüstrisi, iletişim ve bilgi teknolojilerine paralel olarak sürekli bir değişim içindedir. Bu değişimin son halkasını kitap endüstrisinde ve yayıncılık sektöründe devrimsel bir nitelik taşıyan elektronik kitaplar oluşturmaktadır. Yazılım, donanım, standart ve protokol bileşenlerinden oluşan e-kitap teknolojisi, bir takım avantaj ve dezavantajlarıyla beraber birçok yeni ekitap okuma cihazının akademik ve gündelik yaşantımıza girmesine neden olmuştur. E-kitaplar, günümüzde yayıncılık, eğitim ve bilgi hizmetleri alanlarında gelişme göstermekte, gün geçtikçe artan sayılarıyla daha geniş kullanıcı kitlelerine hitap etmektedir. Basılı kitaplara alternatif olabileceği tartışılmakta olan bu teknolojinin zamanla bilgi edinme ve bilgiyi yayma yöntemlerimizi değiştirmesi kaçınılmazdır. E-kitapların yayg

        12. New Middle Permian palaeopteran insects from Lodève Basin in southern France (Ephemeroptera, Diaphanopterodea, Megasecoptera

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Jakub Prokop

          2011-09-01

          Full Text Available Three new palaeopteran insects are described from the Middle Permian (Guadalupian of Salagou Formation in the Lodève Basin (South of France, viz. the diaphanopterodean Alexrasnitsyniidae fam. n., based on Alexrasnitsynia permiana gen. et sp. n., the Parelmoidae Permelmoa magnifica gen. et sp. n., and Lodevohymen lapeyriei gen. et sp. n. (in Megasecoptera or Diaphanopterodea, family undetermined. In addition the first record of mayflies attributed to family Syntonopteridae (Ephemeroptera is reported. These new fossils clearly demonstrate that the present knowledge of the Permian insects remains very incomplete. They also confirm that the Lodève entomofauna was highly diverse providing links to other Permian localities and also rather unique, with several families still not recorded in other contemporaneous outcrops.

        13. Boş sella sendromu ve psödotümör serebriye sekonder izole altinci sinir paralizisi

          OpenAIRE

          Dündar, Bumin; Kosacı Akdeniz, Sevgi; Dündar, Nihal; Çetin, Hasan; Demirci, Serpil; Baykal, Bahattin

          2009-01-01

          SüleymanDemirel Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ: 2005 Aralık; 12(4) Boş sella sendromu ve psödotümör serebriye sekonder izole altinci sinir paralizisi Bumin Dündar, Sevgi Kosacı Akdeniz, Nihal Dündar, Hasan Çetin, Serpil Demirci, Bahattin Baykal Özet Boş sella sendromu (BSS) sella tursikanın beyin omurilik sıvısı ile parsiyel veya tam olarak dolması sonucunda basıya uğraması nedeniyle ortaya çıkan ve çocuklarda sı...

        14. Turner sendromu ve tamponada yol açan perikardiyal efüzyon birlikteliği: olgu sunumu

          OpenAIRE

          Türker, Yasin; Özaydın, Mehmet

          2010-01-01

          Turner sendromu, tipik fenotipik özellikler ve X kromozomunun sayısal veya yapısal anormallikleri ile karakterize genetik bir hastalıktır. Turner sendromlu hastalarda konjenital kalp hastalığı sıktır. En sık aortanın konjenital malformasyonları, biküspit aorta, aort koarktasyonu ve aort dilatasyonu görülür. Bilgimize göre, Turner sendromunda perikardiyal efüzyon yalnızca bir kez bildirilmiştir. Perikardiyal efüzyon saptanan 50 yaşında Turner sendromlu bir hasta sunuldu. Anahtar kelimeler:...

        15. Alfabe’nin İcadı ve Tarih Boyunca Kürtlerin Kullandığı Alfabeler

          OpenAIRE

          BOLELLİ, Nusrettin

          2015-01-01

          Özetİnsanoğlu, hemcinsleriyle diyalog kurmak ve bildiklerini onlara aktarmakiçin tarih boyunca muhtelif dilleri kullanmış ve çeşitli yazı şekillerini icat etmiştir.Bu itibarla dil, insanoğluna büyük hizmetler yapmıştır. Kürt bilginlerde ilimlerini sonraki nesillere aktarmak için tarih boyunca çok sayıda alfabekullanmışlardır.Anahtar kelimeler: Dil, yazı, alfabe.AbstractThroughout the history, humankind has created various scripts and useddifferent languages to communicate with each other and ...

        16. Prevalence and profile of cognitive deficits in a cohort of first-episode antipsychotic-naïve schizophrenia patients

          DEFF Research Database (Denmark)

          Jensen, Maria Høj; Glenthøj, Birte Yding; Nielsen, Mette Ødegaard;

          Background and Aims: Cognitive deficits are considered a core feature of schizophrenia with prevalence estimates ranging from ca. 75-85 %. These deficits are present in the early phase of the illness; however in most first-episode schizophrenia studies the patients are receiving antipsychotic...... medication, which can affect the results on specific domains such as processing speed. As part of the PECANS project (Pan European Collaboration on Antipsychotic Naïve Schizophrenia) the aim of the present study is to establish the prevalence and profile of cognitive deficits in a cohort of first......-episode antipsychotic-naïve schizophrenia patients, without the potential confounding effects associated with medication and chronicity. Methods: The overall design of the PECANS project is a 2-year longitudinal case-control study with assessment at baseline and follow-ups after 6 weeks, 6 months, 1 and 2 years. Sixty...

        17. Avaliação dos principais aspectos da reciclagem de veículos em fim de vida

          OpenAIRE

          Mildemberger, Lucélia

          2012-01-01

          Resumo: As discussões e pesquisas na busca da sustentabilidade destacam-se atualmente para orientar a implantação de políticas e legislações ambientais no mundo. Desde a década de 90 a preocupação com a recuperação dos materiais dos veículos em fim de vida começou a fazer parte da rotina em muitos países membros da Comunidade Europeia, nos EUA e Japão. Este movimento vem crescendo cada vez mais no mundo motivado pelo crescente volume de veículos colocados no mercado a cada ano e na necessidad...

        18. Halit Fahri Ozansoy'un Gülistanlar ve Harabeler Adlı Eserinde Bahçe İmajları ve Renkler Garden Images and Colors in Halit Fahri Ozansoy’s Work of Gülistanlar ve Harabeler

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Hüseyin DOĞRAMACIOĞLU

          2012-12-01

          Full Text Available Halit Fahri Ozansoy’s poetry books of Gülistanlar ve Harabeler printed with old letters but not transformed to the Latin alphabet until now. In his work, garden images and colors which loaded special meaning of poet was known as hidden pearls and no research have been made on this work till now. Garden images in poetry are sometimes colorful, light and sometimes dull and dark. These images change with the with the poet's spirit world. We can visualize the garden images like an oil painting. These images drawn by the poet's words, show poet’s mood like a mirror. The colors used in the poem vary with garden images. This change appears with the change of the mental status of the poet. Thus, the poet uses the colors in accordancewith the different tables and his mood. When there are a lively andwarm colors in optimistic tables, dark and dull colors chosen inpessimistic tables. The poet's choice of the colors is not a coincidence.This selectivity included to poetry with different sensations. In his work,Ozansoy has described variety of colors in different gardens.Imagination, imagery and various emotions had been made with oneaccord in his depictions. The colors and portraits of garden form thepoet’s imagination. Colorful memories in the garden which experiencedin a darling moves from poet's imagination to the verses of the poem.Imagination, colors and gardens are described with darling. Theseimageries compose the garden images and semantic change of thecolors. Halit Fahri Ozansoy’un Gülistanlar ve Harabeler adlı şiir kitabı eski harflerle basılmış ancak günümüze kadar Latin harflerine aktarılmamıştır. Bu eserde şairin bahçe imajları ve renklere yüklediği anlamlar saklı inciler gibi gizli kalmış ve günümüze kadar üzerinde inceleme yapılmamıştır. Şiirdeki bahçe imajları bazen renkli, ışıklı ve bazen de donuk ve karanlıktır. Şairin değişen ruh dünyası ile birlikte bu imajlar da değişir. Bah

        19. Increased uric acid levels in drug-naïve subjects with bipolar disorder during a first manic episode

          OpenAIRE

          Salvadore, Giacomo; Viale, Carlos I.; Luckenbaugh, David A.; Zanatto, Vanessa C.; Luiz V. Portela; Souza, Diogo O.; Carlos A Zarate; Machado-Vieira, Rodrigo

          2010-01-01

          Recent evidence suggests that purinergic system dysfunction may play a role in the pathophysiology and therapeutics of bipolar disorder (BPD). Uric acid is a key nitrogenous end product of purine metabolism. In addition to being a potential marker of treatment response, high levels of uric acid may represent a state marker during mania. In this study, we assessed the presence of purinergic dysfunction in 20 treatment-naïve first episode patients with BPD who were experiencing a manic episode....

        20. Genève explore le centre de l'univers le CERN nourrit les espoirs des physiciens

          CERN Multimedia

          Koller, A

          2004-01-01

          "Si Albert Einstein vivait encore, il emménagerait sans doute à Genève ou en France voisine, au moins pour les quinze prochaines années. Moins pour célébrer dès aujourd'hui les 50 ans du CERN que pour travailler dès 2007 avec le Large hadron Collder (LHC)"(1/2 page)

        1. Contrasted Late Glacial and Holocene hydrology of Sarlie`ve paleolake (France) from sediment geometry and detrital versus biochemical composition

          OpenAIRE

          Fourmont, Agathe; Macaire, Jean-Jacques; Bréheret, Jean-Gabriel

          2009-01-01

          International audience Since the end of the Last Glacial Maximum, hydrology in Europe has been influenced by both climate changes, and since Neolithic times, an increase in human activity. Paleohydrological reconstructions, especially from lake studies, can help identify the respective impact of these two factors. The present work focuses on a lacustrine geosystem, the Sarlie`ve paleolake in the Massif Central (France), in an unusually dry, temperate area. The lake sediment geometry (core ...

        2. Comparison of Fuzzy Diagnosis with K-Nearest Neighbor and Naïve Bayes Classifiers in Disease Diagnosis

          OpenAIRE

          Asaad Mahdi; Ahmad Razali; Ali AlWakil

          2011-01-01

          The main objective of this paper is to investigate the performance of fuzzy disease diagnosis by comparing its results with two statistical classification methods used in the diagnosis of diseases namely the K-Nearest Neighbor and the Naïve Bayes classifiers. The comparisons were made using
          the latest XLMiner® and Medcalc® statistical software’s. The first step was using fuzzy relation such as the occurrence relation and confirmability relation on...

        3. Continuous Viral Escape and Selection by Autologous Neutralizing Antibodies in Drug-Naïve Human Immunodeficiency Virus Controllers▿

          OpenAIRE

          Mahalanabis, Madhumita; Jayaraman, Pushpa; Miura, Toshiyuki; Pereyra, Florencia; Chester, E. Michael; Richardson, Barbra; Walker, Bruce; Haigwood, Nancy L.

          2008-01-01

          We assessed differences in the character and specificity of autologous neutralizing antibodies (ANAbs) against individual viral variants of the quasispecies in a cohort of drug-naïve subjects with long-term controlled human immunodeficiency virus type 1 (HIV-1) infection and moderate levels of broad heterologous neutralizing antibodies (HNAb). Functional plasma virus showed continuous env evolution despite a short time frame and low levels of viral replication. Neutralization-sensitive varian...

        4. Amino acid consumption in naïve and recombinant CHO cell cultures: producers of a monoclonal antibody

          OpenAIRE

          Carrillo-Cocom, L. M.; Genel-Rey, T.; Araíz-Hernández, D.; López-Pacheco, F.; López-Meza, J.; Rocha-Pizaña, M. R.; Ramírez-Medrano, A.; Alvarez, M. M.

          2014-01-01

          Most commercial media for mammalian cell culture are designed to satisfy the amino acid requirements for cell growth, but not necessarily those for recombinant protein production. In this study, we analyze the amino acid consumption pattern in naïve and recombinant Chinese hamster ovary (CHO) cell cultures. The recombinant model we chose was a CHO-S cell line engineered to produce a monoclonal antibody. We report the cell concentration, product concentration, and amino acid concentration prof...

        5. LİSE ÖĞRENCİLERİNDE AKRAN BASKISI VE PROBLEM ÇÖZME

          OpenAIRE

          KAPIKIRAN, Necla Acun; Fiyakalı, Ceren

          2005-01-01

          The purpose of this study was to invastigate high school student’s problem solving approaches and their demographic characteristics on peer pressure . The participants of this study were 368 randomly selected high school students who were attending three different prgrams. Data were collected by using the Peer Pressure Scale (Kıran, 2003), the Problem Solving Inventory (Heppner ve Petersen, 1982) and a form for determining demographic characteristics of the participants. Data were analy...

        6. Prof. Dr. Tahsin Akalp’in Özgeçmişi ve Bilimsel Yayınları

          OpenAIRE

          Saraçoğlu, Ömer; Özdemir, Emrah

          2012-01-01

          Prof. Dr. Tahsin Akalp, 1945 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1967 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesinden, 1975 yılında ise İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik/Fizik bölümünden mezun olmuştur. 1968 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Hasılatı ve İktisadı kürsüsüne asistan olarak atanan hocamız, 1975 yılında Doktor, 1981 yılında Doçent ve 1988 yılında Profesör ünvanlarını almıştır. Bilim ve analitik düşünceden ödün vermeyen, yönetsel kabiliyeti yüksek olan ho...

        7. Real-Time PCR Assay Targeting the veA Gene for Quantification of Aspergillus carbonarius in Grapes.

          Science.gov (United States)

          Kizis, Dimosthenis; Nychas, George-John E; Panagou, Efstathios Z

          2015-12-01

          In this work, a SYBR Green I real-time PCR method has been developed for the detection and quantification of Aspergillus carbonarius in grapes by targeting the veA gene with a primer pair (veAF4/veAR4) that specifically amplifies a 91-bp PCR product. The quantification of the fungal DNA was performed by generation of standard curves for two A. carbonarius strains, using spectrophotometrically measured DNA quantities (Log) with a linearity range from 50 to 5 × 10(-4) ng of DNA. A high positive correlation (R(2) > 0.99) between exponential increases of DNA and real-time PCR threshold cycles showed a high amplification efficiency for the assay (E values 100.06 and 101.51%, respectively). Quantification of the fungal genomic DNA in grape samples artificially inoculated with A. carbonarius conidia was successfully performed with a minimum threshold of 10(4) conidia per g of grape berry. The assay developed would allow reliable, specific, and efficient detection and quantification of A. carbonarius in grapes.

        8. The F-BAR protein pacsin2 inhibits asymmetric VE-cadherin internalization from tensile adherens junctions.

          Science.gov (United States)

          Dorland, Yvonne L; Malinova, Tsveta S; van Stalborch, Anne-Marieke D; Grieve, Adam G; van Geemen, Daphne; Jansen, Nicolette S; de Kreuk, Bart-Jan; Nawaz, Kalim; Kole, Jeroen; Geerts, Dirk; Musters, René J P; de Rooij, Johan; Hordijk, Peter L; Huveneers, Stephan

          2016-01-01

          Vascular homoeostasis, development and disease critically depend on the regulation of endothelial cell-cell junctions. Here we uncover a new role for the F-BAR protein pacsin2 in the control of VE-cadherin-based endothelial adhesion. Pacsin2 concentrates at focal adherens junctions (FAJs) that are experiencing unbalanced actomyosin-based pulling. FAJs move in response to differences in local cytoskeletal geometry and pacsin2 is recruited consistently to the trailing end of fast-moving FAJs via a mechanism that requires an intact F-BAR domain. Photoconversion, photobleaching, immunofluorescence and super-resolution microscopy reveal polarized dynamics, and organization of junctional proteins between the front of FAJs and their trailing ends. Interestingly, pacsin2 recruitment inhibits internalization of the VE-cadherin complex from FAJ trailing ends and is important for endothelial monolayer integrity. Together, these findings reveal a novel junction protective mechanism during polarized trafficking of VE-cadherin, which supports barrier maintenance within dynamic endothelial tissue. PMID:27417273

        9. HIV Drug Resistance-Associated Mutations in Antiretroviral Naïve HIV-1-Infected Latin American Children

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Luis E. Soto-Ramirez

          2010-01-01

          Full Text Available Our goal was to describe the presence of HIV drug resistance among HIV-1-infected, antiretroviral (ARV naïve children and adolescents in Latin America and to examine resistance in these children in relation to drug exposure in the mother. Genotyping was performed on plasma samples obtained at baseline from HIV-1-infected participants in a prospective cohort study in Brazil, Argentina, and Mexico (NISDI Pediatric Study. Of 713 HIV-infected children enrolled, 69 were ARV naïve and eligible for the analysis. At enrollment, mean age was 7.3 years; 81.2% were infected with HIV perinatally. Drug resistance mutations (DRMs were detected in 6 (8.7%; 95% confidence interval 3.1–18.2% ARV-naïve subjects; none of the mothers of these 6 received ARVs during their pregnancies and none of the children received ARV prophylaxis. Reverse transcriptase mutations K70R and K70E were detected in 3 and 2 subjects, respectively; protease mutation I50 V was detected in 1 subject. Three of the 6 children with DRMs initiated ARV therapy during followup, with a good response in 2. The overall rate of primary drug resistance in this pediatric HIV-infected population was low, and no subjects had more than 1 DRM. Mutations associated with resistance to nucleoside reverse transcriptase inhibitors were the most prevalent.

        10. ASANSÖRLERİN BİLGİSAYAR YARDlMlYLA TASARIMI ve ÇİZİMİ

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Ümit KOCABIÇAK

          1998-06-01

          Full Text Available Bilgi işlem alanındaki gelişmeler sonucu olarak makina konstrüksiyonunda bilgisayar destekli tasarım programlarımn kullanımı yaygınlaşmıştır. AutoCAD gibi bilgisayar destekli tasarım programları proje zamanını kısaltmakta, konstrüksiyonla ile ilgili bütün bilgileri kısa sürede vennekte ve modelin değişik görünümlerini kolaylıkla gösterebilmektedir. Asansörlerin klasik yöntemlerle konstrüksiyonu, uzun hesaplamalar ve çizi mlerden oluşmaktadır. Bu çalışmada klasik konstrüksiyon çalışmalarının yerini almak üzere, bir yapay zeka dili olan LISP programlama dilinin AutoCAD için uyarlanmış hali olan AutoLISP kullanılarak AutoCAD R14 ortamında bir bilgisayar programı hazırlanmıştır. Geliştirilen programla, asansörlerin boyutlandırılması ve çizimi gerçekleştirilmiştir.

        11. Eflatun çiçekli ballıbaba (lamium purpureum polifenol oksidaz enziminin karakterizasyonu ve inhibisyonu

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Elif Cerrahoğlu

          2016-08-01

          Full Text Available Bu çalışmada, Lamium purpureum (eflatun çiçekli ballıbaba bitkisinden elde edilen polifenol oksidaz (PPO enziminin kinetik özellikleri incelenmiştir. Karakterizasyon çalışmalarında substrat olarak 4-metil katekol kullanılmıştır. 4-metil katekol için Michaelis-Menten sabiti (KM ve maksimum reaksiyon hızı (Vmax hesaplanmıştır. Enziminin optimum pH değeri 7,5, optimum sıcaklık değerleri ise 10 °C bulunmuştur. Vmax ve KM değerleri ise sırasıyla 2,9977 mM ve 0,0087 EU/dak olarak hesaplanmıştır. PPO enzimi için sodyum azid, tiyoüre, L-Sistein, askorbik asit, sitrik asit, benzoik asit, 2-merkaptoetanol ile inhibisyon çalışması yapılmış, her bir inhibitör için I50 değeri hesaplanmıştır.

        12. WATER AND WATER TRANSPORTATION IN ANCIENT TURKS ESKİ TÜRKLERDE SU VE SU ULAŞIMI

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Hatice PALAZ ERDEMİR

          2011-06-01

          Full Text Available The Turks came to the first stages of the history by their military achievements and this general observation on the Turkish history overshadowed different characteristics of the Turks from ancient period onwards. Though, the Turks predominantly lived in the steppes of Inner Asia they were known to have “earth-water” belief and used the river transportation. By the familiarity and capability of the Turks with water reservoirs and rivers the Turks did not stay within Inner Asia and they became one of the exceptional example in the history. It is also suggested that in the archaic period, during the ancestors of the Turks Inner Asia was covered with sea but since there is no enough evidence for this issue this study will consantrate on different Turkish groups who have relations with various water reservoirs as Skyths, Avars, Göktürks, Uygurs. This study reveals the existance of physical infrastructure together with religious, political and philosophical ideal in the nautical progress while establishing fleet and maritime trade ship even after the arrival of the Turks to Anatolia. It is also observed that the Turks layed the foundation of “maritime policy” with their earlier naval knowledge by improving it with Byzantine’s and Arab’s experiences in the sea. Furthermore, it is not an exageration to state that the Turks are one of the unique people in the world to built special vehicles to use on rivers, lakes and close sea according to the needs of time and place (merchandise, strategical, military needs. Eskiçağdan bu yana Türkler’in daha çok askerlik ve ordu kurma konusundaki özellikleri ön plana çıkmış, hatta Türklerin bu konudaki kabiliyetleri onların diğer alanlardaki yetenek ve ilgilerinin tesbit edilmesini engellemiş görünmektedir. Halbuki Orta Asya steplerinde yaşadıkları dönemlerde dahi bir “yer-su” inancına sahip olan ve nehir ulaşımını maharetli bir şekilde kullanmış oldukları anla

        13. Türkiye Meyve Suyu Sanayinde HACCP Sisteminin Uygulanabilirliği ve Meyve Suyu İhracatina Etkileri

          OpenAIRE

          Güreş, Hikmet; Tunalıoğlu, Renan; Karahocagil, Pervin; Aslan, Saadet

          2005-01-01

          Gıda ürünleri insan yaşamı için bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, gıda ürünlerini vazgeçilmez kılmaktadır. Diğer yandan bu vazgeçilmezlik; kamu kesimi ve karar alıcıların bu ürünlerin ekonomik önemi ve konu ile ilgili oluşturulacak politikalar anlamında sorumluluğunu arttırmakta, gıda ürünlerinin sağlığa uygunluğu, beslenme değeri, tüketici istekleri ve teknolojik kriterleri gibi kalite unsurlarını gündeme getirmektedir. Son yüzyılın çeyrek yarısından bu yana gıda ürünlerinde kalitenin  önemi...

        14. Orhun Yazıtlarında Anlama ve Anlatma Becerileri Comprehensive And Narrative Skills In Orkhon Inscriptions

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Zekerya BATUR

          2013-07-01

          Full Text Available Orkhon Inscriptions are the oldest known written sources ofTurkic writing and they are bengi-stones which give information onTurkish culture, history and way of life. They were written in oratoricalstyle. They consist of information given by Bilge Khagan, Kul Tigin andVizier Tonyukuk on wars fought by the Turks against other tribes andclans; their advices and warnings relating to the survival of Turkishpeoples. They enable us to reach information about Turkish militarytradition, Turks’ perception of sovereignty, state organization, Turkishhistory, culture and customs. These inscriptions, which dated backthirteen centuries, are basis of modern Turkish in terms of sentencestructure, usage of verbs and words. There have been various studieson language characteristics of Orkhon Inscriptions, but no studies weremade directly on language education and training. In this study, theseinscriptions are analyzed in terms of four basic language skills;comprehension and narrative skills. Concepts of reading and listeningskills (comprehension skills and concepts of talking and writing skills(narrative skills are identified and examined. This study is a descriptivestudy and survey model is used. During the survey, term/word-wordgroups, which belong to comprehension and narrative skills, areidentified from the inscriptions. These term/word-word groups areclassified according to sub-categories as reading, listening, talking,writing and are subjected to content analysis. In light of these data,application of comprehension and narrative skills in OrkhonInscriptions are established. Türk dilinin bilinen en eski yazılı kaynaklarından biri olan Orhun Yazıtları, Türk kültürü, tarihi, yaşantısı hakkında bilgi veren bengü taşlardır. Bilge Kağan, Költigin ve Vezir Tonyukuk ağzından Türk milletinin o dönemde öteki millet ve kavimlerle yaptıkları savaşların, mücadelelerin anlatıldığı, Türk milletinin bekası için birtakım uyarılar i

        15. Dünyada ve Türkiye'de elektronik yayıncılık

          OpenAIRE

          Erol, Aysun

          2009-01-01

          Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde hayatımıza dahil olan yeni kavramlardan biri de elektronik yayıncılıktır. Bu tez çalışması, önemi her geçen gün daha da artan elektronik yayıncılık kavramını açıklamayı amaçlamıştır. Bu amaç çerçevesinde literatür taraması yapılarak, elektronik yayınlar, elektronik yayın türlerinden elektronik gazeteler, elektronik dergiler ve elektronik kitaplar, bu yayınların dünyadaki ve Türkiye'deki gelişimi, avantajları ve dezavantajları, elektronik dergilerden elek...

        16. Necílený screening organických polutantů ve vodách a sedimentech

          OpenAIRE

          Hamalčíková, Veronika

          2011-01-01

          Tato diplomová práce se zabývá studiem zatížení okolí skládky komunálních odpadů Hrádek u Pacova a čistírny odpadních vod Brno - Modřice s využitím optimalizovaného postupu necíleného screeningu organických polutantů ve vodách a sedimentech. Experimentální část je zaměřena na identifikaci organických látek ve vzorcích podzemních vod z monitorovacích vrtů, povrchových vod z potoka a z rybníka a ve vzorcích sedimentů odebraných z potoka v okolí skládky komunálních odpadů. Dále budou identifikov...

        17. Avian İnfluenza İnfeksiyonunun Dünü ve Bugünü

          OpenAIRE

          Ak, Seyyal

          2006-01-01

          Avian influenza dünyada büyük ekonomik kayıplara neden olan ve günümüzde tavukçuluk sektörünü tehdit eden en önemli viral hastalıklardan biridir. Ayrıca hastalığın zoonoz olması ve insanlarda ölümle sonuçlanan hastalık olgularının artması, insan sağlığını tehdit eden ve yeni bir pandemi riski taşıyan bu infeksiyonu gündeme getirmiştir. Bu derlemede, Avian influenza ile ilgili güncel bilgiler tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Avian influenza, Kuş gribi, H5N1, Kanatlı hayvanlar Cerrahpaşa Tıp ...

        18. Deadly intentions: naïve introduced foxes show rapid attraction to odour cues of an unfamiliar native prey

          Science.gov (United States)

          Bytheway, Jenna P.; Price, Catherine J.; Banks, Peter B.

          2016-01-01

          Introduced predators have caused declines and extinctions of native species worldwide, seemingly able to find and hunt new, unfamiliar prey from the time of their introduction. Yet, just as native species are often naïve to introduced predators, in theory, introduced predators should initially be naïve in their response to novel native prey. Here we examine the response of free-living introduced red foxes (Vulpes vulpes) to their first encounter with the odour cues of a novel native prey, the long-nosed bandicoot (Perameles nasuta). Despite no experience with bandicoots at the study site, foxes were significantly more interested in bandicoot odour compared to untreated controls and to a co-evolved prey, the black rat (Rattus rattus). So what gives introduced predators a novelty advantage over native prey? Such neophilia towards novel potential food sources carries little costs, however naïve native prey often lack analogous neophobic responses towards novel predators, possibly because predator avoidance is so costly. We propose that this nexus between the costs and benefits of responding to novel information is different for alien predators and native prey, giving alien predators a novelty advantage over native prey. This may explain why some introduced predators have rapid and devastating impacts on native fauna. PMID:27416966

        19. Sulfuric acid vapor in the atmosphere of Venus as observed by the Venus Express Radio Science experiment VeRa

          Science.gov (United States)

          Oschlisniok, Janusz; Pätzold, Martin; Häusler, Bernd; Tellmann, Silvia; Bird, Mike; Andert, Tom

          2016-04-01

          The cloud deck within Venus' atmosphere, which covers the entire planet between approx. 50 and 70 km altitude, consists mostly of liquid and gaseous sulfuric acid. The gaseous part increases strongly just below the main clouds and builds an approx. 15 km thick haze layer of H2SO4. This region is responsible for a strong absorption of radio waves as seen in VeRa radio science observations. The amount of the absorption, which is used to derive the abundance of gaseous sulfuric acid, depends on the signal frequency. VeRa probed the atmosphere of Venus between 2006 and 2015 with radio signals at 13 cm (S-band) and 3.6 cm (X-band) wavelengths. We present H2SO4 profiles derived from S-band and X-band absorption during the first occultation season in 2006. The comparison of the H2SO4 profiles derived from both frequency bands provides a reliable picture of the H2SO4 abundance. Distinct differences in the S- and X-band profiles may give a clue to increased SO2 abundances. The derived VeRa results shall be compared with results provided by other experiments onboard Venus Express as well as with previous missions.

        20. Kırsal turizmin sosyo-ekonomik yapıya etkisi ve Fethiye örneği

          OpenAIRE

          Uçar, Metin; UÇAR, Hatice; KURNAZ, Alper; Hande AKYURT KURNAZ

          2012-01-01

          Son yıllarda insanların seyahat nedenlerinde çeşitlilikler yaşanmaktadır. Bu bağlamda alternatif turizm kavramı ile birlikte kırsal turizm kavramı ön plana çıkmıştır. Kırsal turizmin temeli kırsal yerleşimler ve doğal kaynaklardır. Kırsal turizmin doğal ve kültürel mirasın korunmasında önemli bir işlevi vardır. Türkiye kırsal turizmin gerçekleştirilebileceği birçok destinasyona sahiptir. Bu çalışmada kırsal turizm ve Fethiye’nin kırsal turizm olanaklarının sosyo-ekonomik yapıya etkisi araştır...

        1. Küreselleşme Süreci ve Ulusal Kültür / Globalization Process and National Culture

          OpenAIRE

          Atılgan, Gökhan

          2014-01-01

          ÖzetBu makalenin amacı, küreselleşme sürecinin ulusal kültürler karşısındaki stratejileriyleilgili bazı saptamalarda bulunmaktır. Bunun için kültür, ulusal kültür ve küreselleşme süreci ileilgili içsel bir tutarlılığa sahip tanımlara ulaşmak zorunludur. Makalede kültür, yöntembilimselbakımdan onlardan ayrılmakla birlikte organik bakımdan iktisadi ve siyasi alanlarla birbütünlük oluşturan, bu iki alan arasındaki bağlantıları kuran anlam, değer ve düşünceler bütünüolarak ele alınmıştır. Ulusal ...

        2. Total Quality Management and Productivity in Information Centers Bilgi Kurumlarında Toplam Kalite Yönetimi ve Verimlilik

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Ayşe Üstün

          1998-03-01

          Full Text Available Nowadays, a new management style known as "Total Quality Management" is adapted by all institutions. Naturally, high quality of products or services is important in all estabilishments, but factors effecting quality has recently been reassesed and a new outlook has been developed. Libraries, documentation-information centers are service institutions. Performance and success depend mainly on the skill and talent of employers. Total quality management, information services and productivity relationship is discussed in this paper. Günümüzde turn işletmelerde "toplam kalite yönetimi" adı verilen yeni bir yönetim anlayışı benimsenmektedir. Tüm kurumlarda kaliteli mal ya da hizmet önemlidir. Ancak kaliteyi etkileyen ögeler değişime uğramış, yeni bir anlam kazanmıştır. Kütüphane, arşiv, belge-bılgi merkezleri birer hizmet işletmesi türüdürler. Başarı ve performans büyük ölçüde çalışanların beceri ve yeteneklerine bağlıdır. Bu makalede toplam kalite yönetimi, bilgi hizmetleri ve verimlilik ilişkileri tartışılmaktadır.

        3. Reduced anterior cingulate gray matter volume in treatment-naïve clinically depressed adolescents

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Justine Nienke Pannekoek

          2014-01-01

          Full Text Available Adolescent depression is associated with increased risk for suicidality, social and educational impairment, smoking, substance use, obesity, and depression in adulthood. It is of relevance to further our insight in the neurobiological mechanisms underlying this disorder in the developing brain, as this may be essential to optimize treatment and prevention of adolescent depression and its negative clinical trajectories. The equivocal findings of the limited number of studies on neural abnormalities in depressed youth stress the need for further neurobiological investigation of adolescent depression. We therefore performed a voxel-based morphometry study of the hippocampus, amygdala, superior temporal gyrus, and anterior cingulate cortex (ACC in 26 treatment-naïve, clinically depressed adolescents and 26 pair-wise matched healthy controls. Additionally, an exploratory whole-brain analysis was performed. Clinically depressed adolescents showed a volume reduction of the bilateral dorsal ACC compared to healthy controls. However, no association was found between gray matter volume of the ACC and clinical severity scores for depression or anxiety. Our finding of a smaller ACC in clinically depressed adolescents is consistent with literature on depressed adults. Future research is needed to investigate if gray matter abnormalities precede or follow clinical depression in adolescents.

        4. Naïve Bayesian Learning based Multi Agent Architecture for Telemedicine

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Ei Ei Chaw

          2013-04-01

          Full Text Available Agent-based systems are one of the most vibrant and important areas of the research and development to have emerged in Information Technology in recent years. They are one of the most promising approaches for designing and implementing autonomous, intelligent and social software assistants capable of supporting human decision-making. These kinds of systems are believed to be appropriate in many aspects of the healthcare domain. As a result, there is a growing interest of researchers in the application of agent-based techniques to problems in the healthcare domain. The adoption of agent technologies and multi-agent constitutes an emerging area in bioinformatics. Multi-agent based medical diagnosis systems may improve traditionally developed medical computational systems and may also support medical staff in decision-making. In this paper, we simulate the multi agent system for cancer classification. The proposed architecture consists of service provider agents as upper layer agent, coordinator agent as middle layer agent and initial agent lowest layer agent. Coordinator agent serves as matchmaker agent that uses Naïve Bayesian learning method for obtaining general knowledge and selects the best service provider agent using matchmaking mechanism. Therefore this system can reduce the communication overhead between agents for sending messages and transferring data and can avoid sending the problem to irrelevant agents.

        5. Návrh koncepce a projektu implementace CRM ve firmě

          OpenAIRE

          Špringl, Petr

          2010-01-01

          Tato práce se zabývá řízením vztahů se zákazníky ve firmě a možnostmi jejich zlepšení. Obsahuje rozbor problematiky řízení vztahů se zákazníky, CRM systémů a jejich zavádění. Práce je zaměřena na analýzu aktuálního stavu řízení vztahů se zákazníky v konkrétní firmě, na základě níž byl vypracován projekt zavedení nového CRM systému, který je v práci detailně rozpracován. V závěru jsou diskutovány přínosy vypracovaného projektu a autorova doporučení pro další zlepšení řízení vztahů se zákazníky...

        6. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 8 May

          CERN Multimedia

          2013-01-01

          The PAMELA mission: more than six years of Cosmic Rays investigation, Dr Francesco Cafagna, Bari University and INFN.   Wednesday 8 May, 11:15 am Science III, Auditoire 1S081 30, quai Ernest-Ansermet, 1211 Genève 4 Abstract: The PAMELA mission major scientific objective is the measurements of Cosmic Rays energy spectra, with special focus on the antiparticles, i.e. antiprotons and positrons, ones. The PAMELA apparatus is a satellite borne magnetic spectrometer and comprises a time-of-flight system, a silicon-microstrip magnetic spectrometer, a silicon-tungsten electromagnetic calorimeter, an anticoincidence system, and shower tail catcher scintillator. It has been more than six years that the PAMELA mission is taking data in space, on board of the russian satellite Resurs-DK. Important results have been obtained on the positron and antiproton abundance and spectra. Moreover new results have been obtained on the composition of the charged cosmic radiation that challenge our current und...

        7. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 2 octobre

          CERN Multimedia

          2013-01-01

          Dark Matter Indirect Detection: status circa 10/2013, Dr Marco Cirelli, Saclay.   Mercredi 2 octobre 2013, 11h15 Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: Dark Matter constitutes more that 80% of the total amount of matter in the Universe, yet almost nothing is known about its nature. A powerful investigation technique is that of searching for the products of annihilations of Dark Matter particles in the galactic halo, on top of the ordinary cosmic rays. Recent data from satellite and balloon experiments have reported unexpected excesses in the measured fluxes of charged cosmic rays, which have been interpreted as a possible first direct evidence for Dark Matter. If this is the case, which DM models and candidates can explain these anomalies and what do they imply for future searches? What are the constraints from other measurements (such as those in gamma rays or neutrinos) and from cosmology? And what is in store for the near future in this fi...

        8. USING THE KARHUNEN-LOÈVE TRANSFORM TO SUPPRESS GROUND ROLL IN SEISMIC DATA

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Kazmierczak Thaís de Souza

          2005-08-01

          Full Text Available ABSTRACTThe Sacchi's algorithm (2002 based on the Karhunen-Loève (K-L Transform was modified and implemented to suppress Ground Roll without distortion of the reflection signals, it provided better results than conventional techniques for noise removal like f-k, High-Pass and Band Pass Filters. The K-L Transform is well known in other fields as image processing (Levy and Linderbaurn, 2000, face, iris and fingerprint identification. A seismic section is an image of subsurface where the K-L can be useful in seismic processing because spatially uncorrelated signals can be removed providing a clear and coherent image. The algorithm was applied to seismic data generated with hammer, thumper and explosive sources. Conventional processing flows were used, but one replaced filters with K-L Transform, providing stacked sections. The K-L Transform recovers better the reflector amplitudes when compared with others filters, also it removes refractions that cause unreal shallow events and increases the lateral coherence of seismic events showing a more interpretable geology.

        9. Double victory for CERN at the "Tour du canton de Genève"

          CERN Multimedia

          CERN Running Club

          2016-01-01

          Once again, the CERN Running Club has caused a stir at the Tour du Canton de Genève.   The team “Entreprise femmes” with, from left to right, Lucie Baudin, Joanna Stanyard, Maïté Barroso-Lopez, Ana Garcia-Tabares and Elisa Garcia-Tabares (Claire Hauw, also member of the team, is absent from the photo). This year, the event, which is held over four stages in the Geneva area, took place on Wednesday evenings from 25 May to 15 June. CERN shone in the “Entreprise” categories, taking first place in both the female and male group rankings. There were also some excellent individual results, with particularly impressive times in the “Vétérans 2” category (Camille Ruiz Llamas and Graham Dore were placed third and sixth respectively). See the full results on the Tour website and on the CERN Running Club website.

        10. Hodnocení obsahu tenzidů ve vodách

          OpenAIRE

          Zajícová, Markéta

          2009-01-01

          V bakalářské práci je řešena problematika kontaminace vod syntetickými tenzidy. Tyto tenzidy se dostávají do odpadních vod především z pracích a čistících prostředků, v nichž jsou hlavní složkou. Cílem práce bylo sledovat a zhodnotit obsah tenzidů v odpadní vodě z čistírny odpadních vod VFU Brno. V průběhu jednoho týdne byly odebírány vzorky a byl sledován obsah aniontových a kationtových tenzidů ve vzorcích z přítoku a odtoku čistírny odpadních vod. Pro vlastní stanovení byla využita mobilní...

        11. Zavedení controllingu ve firmě Colas - CZ, a.s.

          OpenAIRE

          Jenča, Patrik

          2007-01-01

          Diplomová práce se zabývá zavedením nástroje controllingu do společnosti, která podniká v oblasti stavby a opravy silnic a dálnic. Pojem controlling není v České Republice ještě úplně zažitý, proto se v úvodní části věnuji jeho obecnému definování a podmínkám, za kterých může účinně fungovat. Druhá část mé práce obsahuje představení a vývoj společnosti, analýzu současného stavu kontrolní činnosti a členění nákladů ve firmě. V poslední části analyzuji nedostatky kontroly uplatňovaných nákladů ...

        12. OPTIMAL RULE SELECTION BASED DEFECT CLASSIFICATION SYSTEM USING NAÏVE BAYES CLASSIFIER

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          M. SURENDRA NAIDU

          2013-08-01

          Full Text Available Defect Management process plays key role during Software Testing life cycle, since one of the objectives of testing is to find defects, the discrepancies between actual and expected outcomes need to be logged as defects or bugs or incidents. In order to manage all defects to completion, an organization should establish a process and rules for classification. Software defects are more expensive and time consuming. The cost of finding and correcting defects represents one of the most expensive software development activities. In our previous work, the defect classification was done by association rule mining and decision tree algorithm. Association rule mining algorithm sometimes leads to insignificant rules. So it is very difficult to classify the defects based on these insignificant rules. In order to avoid such issues, we have to optimize the rules before classification based on support and confidence value. In the present work, the rules were extracted from the database using association rule mining. The association rules are optimized using ABC algorithm. Then the defects were classified using Naïve bayes classifier. This performs defect classification in an efficient way. Finally the quality will be assured by using various quality metrics such as defect density, Sensitivity etc.

        13. CERN hosts Tour du canton de Genève stage

          CERN Multimedia

          2004-01-01

          CERN's John Osborne (TS) at the start of the 10 km with more than 1700 other runners. Good luck to the CERN runners in the forthcoming stages! CERN hosted the first stage of the 10th Tour du canton de Genève on the evening of Wednesday 26 May. The Tour du canton is an annual race run in four stages over four weeks, and this year started at CERN as part of the Golden Jubilee celebrations. The event attracted over 2000 runners, including over 40 from CERN, as well as a large crowd of onlookers. The 10.5 km route started and finished outside CERN's Main Building, taking in the Swiss countryside, crossing into France and coming back through the tunnel linking the two CERN sites. CERN runners finished in second place in the Enterprise category just 13 seconds behind Rolex S.A., setting up an exciting contest for the remaining stages at Bernex, Meyrin and Jussy.Results are on the Tour du canton website.

        14. The Effect of Orthopedic Advertising and Self-Promotion on a Naïve Population.

          Science.gov (United States)

          Mohney, Stephen; Lee, Daniel J; Elfar, John C

          2016-01-01

          There has been a marked increase in the number of physicians marketing themselves directly to patients and consumers. However, it is unclear how different promotional styles affect patients' perceptions of their physicians. We hypothesized that self-promoting orthopedic surgeons enjoy a more positive impact on nonphysician patients as compared to non-self-promoting surgeons, as well as a corresponding negative impact on their peer-surgeons. Surgeon websites were selected from the 5 largest population centers in the United States. Subjects with varying degrees of familiarity with orthopedic surgery evaluated Internet profiles of surgeons on a forced choice Likert scale to measure the amount of self-promotion. The naïve subjects judged self-promoting surgeons more favorably than the orthopedic surgeons. In contrast, board-certified orthopedic surgeons viewed self-promoting surgeons more negatively than did their nonphysician counterparts. In summary, the present study revealed that the potential for self-promotion to unduly influence potential patients is real and should be a considerable concern to surgeons, patients, and the profession. PMID:27327932

        15. VE-cadherin cleavage by ovarian cancer microparticles induces β-catenin phosphorylation in endothelial cells.

          Science.gov (United States)

          Al Thawadi, Hamda; Abu-Kaoud, Nadine; Al Farsi, Haleema; Hoarau-Véchot, Jessica; Rafii, Shahin; Rafii, Arash; Pasquier, Jennifer

          2016-02-01

          Microparticles (MPs) are increasingly recognized as important mediators of cell-cell communication in tumour growth and metastasis by facilitating angiogenesis-related processes. While the effects of the MPs on recipient cells are usually well described in the literature, the leading process remains unclear. Here we isolated MPs from ovarian cancer cells and investigated their effect on endothelial cells. First, we demonstrated that ovarian cancer MPs trigger β-catenin activation in endothelial cells, inducing the upregulation of Wnt/β-catenin target genes and an increase of angiogenic properties. We showed that this MPs mediated activation of β-catenin in ECs was Wnt/Frizzled independent; but dependent on VE-cadherin localization disruption, αVβ3 integrin activation and MMP activity. Finally, we revealed that Rac1 and AKT were responsible for β-catenin phosphorylation and translocation to the nucleus. Overall, our results indicate that MPs released from cancer cells could play a major role in neo-angiogenesis through activation of beta catenin pathway in endothelial cells. PMID:26700621

        16. Université de Genève : Gamma-ray lines astronomy

          CERN Multimedia

          2006-01-01

          Ecole de physique Département de physique nucléaire et corspusculaire 24, Quai Ernest-Ansermet 1211 Genève 4 Tél. : (022) 379 62 73 Fax: (022) 379 69 92 Wednesday 8 March PARTICLE PHYSICS SEMINAR at 17:00 - Stückelberg Auditorium Gamma-ray lines astronomy by Prof. Nicolas Prantzos / CNRS, Paris Gamma-ray lines from cosmic sources provide unique isotopic information, since they originate from energy level transitions in the atomic nucleus. Gamma-ray telescopes explored this astronomical window in the past three decades, detecting radioactive isotopes that have been ejected in interstellar space by cosmic nucleosynthesis events. Astronomical gamma-ray telescopes feature standard detectors of nuclear physics, but have to be surrounded by effective shields against local instrumental background, and need special detector and/or mask arrangements to collect imaging information. Due to exceptionally-low signal/noise ratios, progress in the field has been slow compared with other wavelengths. Despite the...

        17. Cognitive effects of atypical antipsychotic drugs in first-episode drug-na?ve schizophrenic patients

          Institute of Scientific and Technical Information of China (English)

          Juan Wang; Maorong Hu; Xiaofeng Guo; Renrong Wu; Lehua Li; Jingping Zhao

          2013-01-01

          Cognitive impairment is a core feature of schizophrenia. The present randomized open study enrolled antipsychotic-na?ve patients who were experiencing their first episode of schizophrenia. After baseline neurocognitive tests and clinical assessment, subjects were randomly assigned to olanzapine, risperidone and aripiprazole treatment groups. A battery of neurocognitive tests showed that risperidone produced cognitive benefits in all five cognitive domains, including verbal learning and memory, visual learning and memory, working memory, processing speed, and selective attention; olanzapine improved processing speed and selective attention; and aripiprazole improved visual learning and memory, and working memory. However, the three atypical antipsychotic drugs failed to reveal any significant differences in the composite cognitive scores at the study endpoint. In addition, the three drugs all significantly improved clinical measures without significant differences between the drugs after 6 months. These results suggest that the atypical antipsychotics, olanzapine, risperidone and aripiprazole may improve specific cognitive domains with similar global clinical efficacy. In clinical practice, it may be feasible to choose corresponding atypical antipsychotics according to impaired cognitive domains.

        18. HATTAT MUSTAFA HALİM ÖZYAZICI ve TUTTUĞU TALEBE KAYIT DEFTERLERİ

          OpenAIRE

          Berk, Süleyman

          2015-01-01

          ÖZETOsmanlı’dan Cumhuriyet dönemine intikal eden önemli hattatlarımızdan biri de Mustafa HalimÖzyazıcı’dır (1315/1898- 1384/1964). Halim Efendi, hat sanatının zirveye çıktığı dönemde ünlü sanatkârlardanders almıştır. Sanat bakımından, “Kalemi kendine esir etmiş ve yazıyı yenmiş” kudretli hattatlarımızdanbirisidir. Her çeşit yazıda mükemmel eserler vermiştir. Kendisinin klasik anlamda icazetiolmamasına rağmen mezun olduğu Medresetü’l-Hattâtîn’den aldığı diplomada ders aldığı hocalarınınimzası ...

        19. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 13 November

          CERN Multimedia

          2013-01-01

          Dark Matter searches in IceCube, Dr Carlos De Los Heros, Uppsala University.   Wednesday 13 November 2013, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: The IceCube Neutrino Observatory at the South Pole is the world's largest neutrino telescope. It instruments a kilometer cube of ice with more than 5000 optical sensors that detect the Cherenkov light emitted by secondary particles produced in neutrino-nucleon interactions in the ice. Covering a wide range of neutrino energies, from 10s of GeVs to PeVs, its physics program is extremely rich. The talk will focus on dark matter searches. In many models, dark matter gravitationally concentrated at the center of the Sun or the galactic center can self-annihilate to standard model particles, producing a flux of neutrinos from the decays of the annihilation products. IceCube can look for such neutrino flux, and competitive limits on the dark matter-nucleon cross section and on the dark m...

        20. You've received a Hallmark E-Card? Delete it!

          CERN Multimedia

          Computer Security Team

          2011-01-01

          Christmas is coming! Time to send to your loved ones a nice Christmas card, and maybe receive one too. But hold on… you’ve already received a Hallmark card by e-mail, or even two? Watch out.   This might not be your friend sending you a card, but a nasty attacker trying to infect your PC or steal your password. Attackers are always trying to take advantage, particularly during the Christmas season. Faking e-mails is easy. While it is evident that subject and message can be freely manipulated, did you know that the sender’s e-mail address can also be freely set? This way, attackers can disguise themselves as somebody legitimate, for example Santa.Clause@cern.ch. So if you haven’t been expecting an e-card, or if you don’t know the sender, just delete that e-mail. If the e-mail is asking for your (CERN) password, let us know at Computer.Security@cern.ch, and delete it afterwards. If the e-mail includes an attachment or asks you to click on an e...

        1. Université de Genève | Séminaire de physique corpusculaire | 19 March

          CERN Multimedia

          2014-01-01

          Hunting for sterile neutrinos: short baseline neutrinos at FERMILAB, by Prof. Antonio Ereditato, Bern University.   Wednesday 19 March 2014, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: The "anomaly" constituted by the LSND/MiniBooNE neutrino signal is still there after many years. This points to the possible existence of sterile neutrinos. An extensive short-mid term program aimed at solving the "puzzle" is being conducted at Fermilab in the Booster neutrino beam, centered on the use of new detectors based on the liquid Argon TPC technology. A multi-step strategy envisions at first the use of the MicroBooNE apparatus, being commissioned in the next months. In a second phase, MicroBooNE will be possibly complemented by the LAr1-ND near detector, being proposed to the Fermilab scientific committee. This program and its prospects will be presented, as well as the parallel work being conducted on LAr TPC...

        2. Banka Kredilerinde Ters Seçim ve Ahlaki Tehlike Etkisi

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Şehnaz Bakır YİĞİTBAŞ

          2015-01-01

          Full Text Available Stiglitz-Weiss modelinde, kredi piyasalarında ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkileyen en önemli faktör olarak faiz oranı gösterilmektedir. Daha yüksek faiz oranının, daha riskli kredi müşterilerinin sayısını artırarak, kredilerin geri ödenme ihtimalini azaltacağı ileri sürülmektedir. Bu makalede, kredi faiz oranlarının geri ödenmeyen krediler oranına etkisi incelenmektedir. 2003:01-2013:02 dönemi kredi faiz oranları ile geri ödenmeyen krediler arasında Granger nedensellik testi uygulanmış, her iki değişken arasında iki yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

        3. Teoretické využití nanotechnologie pro filtraci ve vzduchotechnice

          OpenAIRE

          Bosák, Jan

          2016-01-01

          Diplomová práce řeší problematiku využití nanotechnologie pro filtraci vzduchu ve vzduchotechnických systémech. Práce je zaměřena především na filtrování vzduchu pro prostory s vyšší třídou čistoty, např. nemocnice, technologicky náročné provozy, farmacie apod. Skládá se ze tří částí. V první z nich je vyhotoveno základní seznámení s teorií a výrobou textilie pomoci nanotechnologie. Dále jsou popsány fyzikální jevy vyskytující se při řešení této problematiky. Cílem druhé části bylo provedení ...

        4. NBA-Palm: prediction of palmitoylation site implemented in Naïve Bayes algorithm

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Jin Changjiang

          2006-10-01

          Full Text Available Abstract Background Protein palmitoylation, an essential and reversible post-translational modification (PTM, has been implicated in cellular dynamics and plasticity. Although numerous experimental studies have been performed to explore the molecular mechanisms underlying palmitoylation processes, the intrinsic feature of substrate specificity has remained elusive. Thus, computational approaches for palmitoylation prediction are much desirable for further experimental design. Results In this work, we present NBA-Palm, a novel computational method based on Naïve Bayes algorithm for prediction of palmitoylation site. The training data is curated from scientific literature (PubMed and includes 245 palmitoylated sites from 105 distinct proteins after redundancy elimination. The proper window length for a potential palmitoylated peptide is optimized as six. To evaluate the prediction performance of NBA-Palm, 3-fold cross-validation, 8-fold cross-validation and Jack-Knife validation have been carried out. Prediction accuracies reach 85.79% for 3-fold cross-validation, 86.72% for 8-fold cross-validation and 86.74% for Jack-Knife validation. Two more algorithms, RBF network and support vector machine (SVM, also have been employed and compared with NBA-Palm. Conclusion Taken together, our analyses demonstrate that NBA-Palm is a useful computational program that provides insights for further experimentation. The accuracy of NBA-Palm is comparable with our previously described tool CSS-Palm. The NBA-Palm is freely accessible from: http://www.bioinfo.tsinghua.edu.cn/NBA-Palm.

        5. Doğu-Batı Ayrımı Ekseninde Oryantalizm ve Emperyalizm

          OpenAIRE

          Erkan DİKİCİ

          2014-01-01

          Öz Bu çalışma, Doğu ile Batı arasındaki ilişkiyi incelemek adına Edward Said tarafından 1978 yılında kaleme alınan “Oryantalizm” kitabında ifade edilen oryantalist yaklaşımdan yola çıkarak, Doğu-Batı ayrımına vurgu yapmakta ve bu ayrımın arkasında yatan çıkar ilişkilerini dile getirmeye çalışmaktadır. Söz konusu Doğu-Batı ayrımı ile birlikte oryantalizm ile emperyalizm arasındaki ilişkiye de temas edilmek istenmiştir. Bu ilişkiler zinciri içerisinde dile getirdiğimiz bu ayrım, Batılıların,...

        6. Mezigenerační solidarita ve stárnoucí společnosti

          OpenAIRE

          Petrová Kafková Marcela

          2010-01-01

          Tato stať se věnuje problematice mezigenerační solidarity v současné české společnosti a to optikou hodnot a norem. Soustředí se na normativní solidaritu ve vztahu rodič-dospělé dítě, tedy na vzájemná očekávání odpovědnosti a na normy určující důležitost rodinných hodnot. Vzhledem ke stárnutí společnosti se totiž zdá podstatná otázka, zda v české populaci existuje názorová shoda generací na míře či existenci mezigeneračních závazků. Především, zda se představy seniorů výrazně neodlišují od př...

        7. Université de Genève | Particle Physics Colloquium | 9 April

          CERN Multimedia

          2014-01-01

          A window to the future : the Hyper-Kamiokande project, by Prof. Francesca Di Lodovico, London University.   Wednesday 9 April 2014, 11:15 a.m. Science III, Auditoire 1S081 Boulevard d’Yvoy, 1211 Genève 4 Abstract: In this talk we present the latest status of the Hyper-Kamiokande project. The experiment, based in Japan, has an extremely rich physics portfolio that spans from the study of the CP violation in the leptonic sector and neutrino mixing parameters to proton decay, atmospheric neutrinos and neutrinos of an astronomical origin. In particular, thanks to an upgraded beam power, we will focus on the extremely high sensitivity to CP violation. The project was recently selected as one of the top 27 projects by the Japanese Science Council in the "Japanese Master Plan of Large Research Projects" and is supported worldwide by the international community. It is currently in the design and R&D phase. In this talk we will review both the physics potenti...

        8. Involvement of a velvet protein FgVeA in the regulation of asexual development, lipid and secondary metabolisms and virulence in Fusarium graminearum.

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Jinhua Jiang

          Full Text Available The velvet protein, VeA, is involved in the regulation of diverse cellular processes. In this study, we explored functions of FgVeA in the wheat head blight pathogen, Fusarium graminearum,using a gene replacement strategy. The FgVEA deletion mutant exhibited a reduction in aerial hyphae formation, hydrophobicity, and deoxynivalenol (DON biosynthesis. Deletion of FgVEA gene led to an increase in conidial production, but a delay in conidial germination. Pathogencity assays showed that the mutant was impaired in virulence on flowering wheat head. Sensitivity tests to various stresses exhibited that the FgVEA deletion mutant showed increased resistance to osmotic stress and cell wall-damaging agents, but increased sensitivity to iprodione and fludioxonil fungicides. Ultrastructural and histochemical analyses revealed that conidia of FgVeA deletion mutant contained an unusually high number of large lipid droplets, which is in agreement with the observation that the mutant accumulated a higher basal level of glycerol than the wild-type progenitor. Serial analysis of gene expression (SAGE in the FgVEA mutant confirmed that FgVeA was involved in various cellular processes. Additionally, six proteins interacting with FgVeA were identified by yeast two hybrid assays in current study. These results indicate that FgVeA plays a critical role in a variety of cellular processes in F. graminearum.

        9. HİRSUTİSM TEDAVİSİNDE YÜKSEK FREKANSLI ALTERNATiF • • AKIMLARININ KULLANIMI VE YENI BIR METOD : COOL-FLASH

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          ALİ ÖZGÜÇ GÖKSU

          2003-12-01

          Full Text Available Hirsutism (Aşırı kıllanma; yüz, göğüs, karın, sırt, kol ve hacakları n üst kısmında uzun, kalın ve sert kılların çıknıasıdır. Bu duruınun temel sebebi erkeklik hormonunun çeşitli nedenlerle artmasıdır. Günümüzde bu hastalığın kalıcı tedavisi için kullanılmakta olan en güvenilir ve etkili metot, Elektro-Epilasyoo ile kılların yok edilmesidir. Kıl foliküllerinin doğru şekilde imha edilmesinde foliküle verilen akımın özellikleri ve uygulanıa şekli çok önemlidir. İşte bu noktada geliştirmiş olduğumuz yeni metodun avantajları ile karşılaşmaktayız: Uygulama esnasında hastanın hissettiği acıda azalma ve uygulama paramet relerinin cihaz tarafından belirlenmesi sonucu en doğru ve verimli tedavi.

        10. YUMUŞAK DOKUDA YARA İYİLEŞMESİ, ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE SKAR REVİZYONU

          OpenAIRE

          YAZAR, Hümeyra; KARACA, İnci Rana

          2015-01-01

          ÖZETYara iyileşmesi birbirini takip eden ve iç içe geçen; hemostatik ve inflamatuar reaksiyonlar, proliferatif faz ve onu izleyen yeniden yapılanma ve olgunlaşma fazı olmak üzere 3 aşamadan oluşan karmaşık bir süreçtir. Yara iyileşme süreci yara alanına salınan çeşitli sitokinler ve büyüme faktörleri tarafından sıkı bir şekilde düzenlenmektedir. Buna ek olarak bazı faktörler de bu karmaşık olayları etkileyebilmektedir. Bu faktörler; dokunun travmatize olması, kanama kontrolünün sağlanması ve ...

        11. Farklı Azot Dozlarının Karabuğdayın (Fagopyrum esculentum Moench) Tane Verim ve Kalitesine Etkisi

          OpenAIRE

          OKUDAN, Derya; Burhan KARA

          2015-01-01

          Araştırma; karabuğday için uygun azot dozunun (gübresiz-0 ve saf olarak: 1.5, 3, 4.5, 6 ve 7.5 kg/da) belirlenmesi ve azotun verim ve kaliteye etkisini araştırmak amacıyla 2014 yılında Isparta’da yürütülmüştür. Karabuğdayın en uzun bitki boyu (77.0 cm), en yüksek tane verimi (125.4 kg/da) ve biyolojik verim (431.3 kg/da) 7.5 kg/da N dozunda, en yüksek bin tane ağırlığı (24.2 g), agronomik etkinlik (11.91), geri dönüşüm etkinliği (67.74) ve yararlılık etkinliği (50.58) 6.0 kg/da N dozunda elde...

        12. Muhasebe Bilgisinin Yayılımı : Ülkeler ve Türkiye Karşılaştırması

          OpenAIRE

          Fındık, Mehmet

          2012-01-01

          Bu tezin amacı muhasebe bilgisinin yayılımının ülkeler bazında incelenmesidir. Tezin birinci bölümünde muhasebenin tanımına ve tarihsel gelişimine, diğer bilim dalları ile ilişkisine, işletmenin çevresine ve bilgi kavramına yer verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde sistem ve bilgi işleme kavramlarına, kamuyu aydınlatma ve şeffaflık ilkelerine ve muhasebe bilgisinin yayılımına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tezin uygulaması bulunmaktadır. Bu uygulamada incelenen 33 ülkenin işletme sayıları ve ü...

        13. “ŞEM AND PERVANE” IN THE TRIANGEL OF BEAUTY, LOVE AND KNOWLEDGE GÜZELLİK, AŞK VE BİLGİ ÜÇGENİNDE “ŞEM VE PERVÂNE”

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Ayşegül AKDEMİR

          2010-07-01

          Full Text Available In the sufism thought system “love” means the creative activity of Allah; but “knowledge” means the aim and result of the activity mentioned. To cause both love and knowledge appear, two elements known as “lover-love” and “knowing-known” are needed because they consist of joint point of the concepts mentioned.In the Classical Turkish Literature whose main concept is love several elements are taken into consideration to meet “the lover/knowing” and “the love/known” and to reflect the form of the relation between them. “Şem and pervane” which is the main subject of our study is one of the sembolic elements used in expressing the relationship of “the lover/knowing-the love/known” in the Classical Turkish Literature. Among these elements “pervane” represents the lover and “şem” undertakes the function of maşuk. The fact that these elements take place in the world of poetry is because the form of the relationship between these two element are commented as the love relation.In the sufism, love is taken into consideration as a notion which is related to not only human but also the creator. Therefore, love in the “şem and pervane” symbolism faces us valid for both two elements and the two love mentioned forms the two steps following each other in the coil of the existence. The first ring of this coil is the burning of şem and the second is the burning of pervane.In this study, “şem and pervane” which are the symbolic expressions in the Classical Turkish Literature are taken into consideration through the concepts of “beauty”, “love” and “knowledge” and they are commented in the light of sufism thought system. Tasavvufi düşünce sisteminde “aşk”, Allah’ın yaratıcı etkinliği olarak karşılık bulmakta; “bilgi” ise söz konusu etkinliğin gayesini ve sonucunu ifade etmektedir. Hem aşkın hem de bilginin ortaya çıkabilmesi için, “âşık-maşuk” ve

        14. TÜRKİYE’DE PETROL TALEBİNİN FİYAT VE GELİR ESNEKLİKLERİ: ARDL SINIR TESTİ VE NEDENSELLİK ANALİZİ

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Muhammed Şehid GÖRÜŞ

          2016-03-01

          Full Text Available ÖZ: Bu çalışmanın temel amacı, 1970-2013 dönemleri arasında Türkiye’nin petrol talebinin fiyat ve gelir esnekliklerini tahmin etmek ve petrol fiyatı, petrol talebi ve gelir düzeyi arasındaki nedensellik ilişkisinin yönünü tespit etmektir. Çalışmada tahmin yöntemleri olarak ARDL Sınır Testi yaklaşımı ve Toda-Yamamoto (1995 Granger Nedensellik Testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda değişkenler arasında bir eşbütünleşme ilişkisinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir Elde edilen sonuçlara göre, uzun dönemde petrol talebinin fiyat esnekliği -0,17; gelir esnekliği ise 0,51 olarak hesaplanmıştır. Diğer yandan, kısa dönemdeki fiyat esnekliği ise -0,08; gelir esnekliği ise 0,59 olarak tahmin edilmiştir. Elde edilen ampirik sonuçlara göre, petrol talebinin fiyat ve gelir esneklikleri hem uzun dönemde hem de kısa dönemde inelastiktir. Nedensellik Testi sonuçlarına göre ise petrol fiyatından petrol talebine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan Türkiye’de petrol fiyatı ve gelir düzeyinin petrol talebi üzerinde kısa ve uzun dönemde güçlü bir etkisinin olmadığı, bunun temel nedeninin ise petrolün zorunlu mallar arasında yer almasından kaynaklandığı söylenebilir. ABSTRACT: The primary objective of this paper is estimating price elasticity and income elasticity of oil demand, and causality relationship between variables with respect to Turkish economy for the period of 1970 and 2013. In the study, ARDL Bound Test approach and Toda-Yamamoto (1995 Granger Causality Test are employed as an estimation method. According to bound test analysis, a cointegration relationship is found between variables. Empirical findings show that long-run price and income elasticity of oil demand in Turkey is -0.17 and 0.51 respectively. On the other hand, short-run price and income elasticity of oil demand estimated as -0.08 and 0.59 respectively

        15. Gözleme Dayalı Çalışmalarda Eğilim Skoru (Propensity Score ve Tıp Bilimleri'nde Bir Uygulama

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Elif Çiğdem KASPAR

          2010-01-01

          Full Text Available Amaç: Gözlemsel çalışmalarda ve/veya retrospektif çalışmalarda, araştırmacının olgu ve kontrol gruplarındaki birimleri rastlantısal olarak gruplara atama işleminde kontrolü yoktur. Bu nedenle, olgu-kontrol gruplarına düşen bireylerin ortak değişkenlerinde bazı farklılıklar gözlemlenebilir ve bu farklılıklarda tedavi etkisinin yanlı (biased tahminlerine neden olabilmektedir. Bir dengeleme skoru olarak tanımlayabileceğimiz eğilim skoru (ES, tedavinin gözlenen ortak değişkenlere göre koşullu olasılığı olarak ifade edilir. ES tahmin ettikten sonra eşleştirme, tabakalara ayırma ve regresyon düzeltmesi yöntemleriyle yeniden örnekleme yapılarak retrospektif gözlemsel çalışmalarda örneklemedeki yanlılığın azaltılmasında, prospektif çalışmalardaki gibi kesinliğin artmasında, kanıt seviyesi bakımından göreli düşük olan olgu-kontrol çalışmalarının, prospektif bir çalışmanın kanıt seviyesine çıkartılması ve bazı ortak değişkenlerin etkilerini ortaya koymak amacıyla kullanılır. Çalışmamızda ES öncesi ve sonrası örneklem için olgu ve kontrol bireylerine lojistik regresyon uygulanarak risk faktörlerinin anlamlılıklarındaki farkları ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda, göğüs cerrahisi ameliyatı geçirmiş n=478 hasta kullanılmıştır. Ameliyat sonrası delirium tanısı alan ve almayan hastalara ait, 24 risk faktörüne lojistik regresyon uygulanmış ve sonuçlar elde edilmiştir. ES lojistik regresyon ile hesaplanmış, tabakalara ayırma yöntemi kullanılarak oluşan yeni örneğe istatistik analiz uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Bulgular: ES ile oluşturulmuş yeni örneklemdeki olgu ve kontrol grupları hemen hemen aynı karakteristiklere sahip olmuş ve yanlılık azalmıştır. Sonuç: ES öncesi ve sonrası örneklem için olgu ve kontrol bireylerine uygulanan lojistik regresyon sonucunda risk fakt

        16. Türkiye’de Otomotiv Ana ve Yan Sanayi ve Marmara Bölgesi’nde Kümelenme Automotive Main And Component Industries In Turkey And Clustering In The Marmara Region

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Okan YAŞAR

          2013-07-01

          Full Text Available The automotive industry in Turkey displays clustering on a geographic and sectoral basis in the Eastern Marmara Segment of the Marmara Region. Ten of the twelve automotive main industry enterprises located in the Marmara Region operate in the Eastern Marmara provinces. According to the General Census of Industry and Business Local Units 2002, 76.9% of 527 automotive component industry businesses, which employed 10+ workers, operated in the Eastern Marmara provinces. 86.5 % of employment in the main automotive industry of the Marmara Region is in the Eastern Marmara provinces. 65% of in the automotive component industry, in which about 200.000 people are employed in Turkey, are employed in the region. According to the aforementioned census data, while the automotive industry was ranked 1st in the Kocaeli and Sakarya provinces for employment in the manufacturing industry, it was ranked 2nd in the Bursa province. This data clearly puts forward a sector-oriented spatial concentration.When competitiveness analysis of the provinces in Turkey is conducted, four provinces out of the first ten situated in the aforementioned region can be shown among the reasons why the automotive sector exhibits clustering in the Marmara Region. 30% of Turkey’s population in 2012 resided in the Marmara Region, which has turned the region into a good market. It is a region where industry and commerce are the most intense, and where large-scale firms operate. The geographical location which the Marmara Region possesses enables the shortest transportation time to Europe and EU countries. The logistic infrastructure of the region, and R&D institutions and universities has technical infrastructures and programs that can meet the needs of the automotive industry. Türkiye’de otomotiv sanayi 1960’lı yıllarda “ithal ikamesi” politikası çerçevesinde kuruldu. 1970’li yıllarda aksam parça üretimine yönelik “yerlileştirme” ve “otomobil üretimi” s

        17. REFLECTIONS IN EAST AND WEST OF LOVE FUZÛLÎ ‘S LAYLA AND MAJNOON AND SHAKESPEARE'S ROMEO AND JULİET NAMED COMPARISON OF THE WORKS OF ART - AŞKIN DOĞU VE BATI YANSIMALARI OLARAK FUZÛLÎ’NİN LEYLA VE MECNUN VE SHAKESPEARE’İN ROMEO VE JULİET ADLI ESERLERİNİN MUKAYESESİ

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Ayşe ULU

          2014-09-01

          Full Text Available Love of literature is among the main topics. Eastern and Western literature, many works have been written on the love. Fuzûlî with Leyla and Majnun in these works of Shakespeare's Romeo and Juliet takes place in the first place. These two works, which has such an importance are interpreted and made a comparison under different headings; attempted to determine similarities and differences. Love these stories are generated around the axis is quite remarkable in terms of comparative literature. Seen in some parts partnerships strengthen the conviction that these works are influenced by each other. This enabled the identification and assessment of whether there have been included in the article. Aşk, edebiyatın temel konularının başında gelir. Doğu ve Batı edebiyatında aşk üzerine yazılmış çok sayıda eser vardır. Fuzûlî’nin Leyla ve Mecnun’u ile Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i bu eserler içerisinde ilk sıralarda yer alır. Böyle bir öneme sahip olan bu iki eser değerlendirilip ayrı başlıklar altında bir karşılaştırma yapılmış; benzerlikler ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Aşk ekseni etrafında oluşturulan bu hikâyeler karşılaştırmalı edebiyat açısından oldukça dikkat çekicidir. Bazı bölümlerde görülen ortaklıklar bu eserlerin birbirinden etkilendiği kanaatini güçlendirmektedir. Bu etkinin var olup olmadığına dair tespit ve değerlendirmelere makale içerisinde yer verilmiştir.

        18. Volatile profiling reveals intracellular metabolic changes in Aspergillus parasiticus: veA regulates branched chain amino acid and ethanol metabolism

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Roze Ludmila V

          2010-08-01

          Full Text Available Abstract Background Filamentous fungi in the genus Aspergillus produce a variety of natural products, including aflatoxin, the most potent naturally occurring carcinogen known. Aflatoxin biosynthesis, one of the most highly characterized secondary metabolic pathways, offers a model system to study secondary metabolism in eukaryotes. To control or customize biosynthesis of natural products we must understand how secondary metabolism integrates into the overall cellular metabolic network. By applying a metabolomics approach we analyzed volatile compounds synthesized by Aspergillus parasiticus in an attempt to define the association of secondary metabolism with other metabolic and cellular processes. Results Volatile compounds were examined using solid phase microextraction - gas chromatography/mass spectrometry. In the wild type strain Aspergillus parasiticus SU-1, the largest group of volatiles included compounds derived from catabolism of branched chain amino acids (leucine, isoleucine, and valine; we also identified alcohols, esters, aldehydes, and lipid-derived volatiles. The number and quantity of the volatiles produced depended on media composition, time of incubation, and light-dark status. A block in aflatoxin biosynthesis or disruption of the global regulator veA affected the volatile profile. In addition to its multiple functions in secondary metabolism and development, VeA negatively regulated catabolism of branched chain amino acids and synthesis of ethanol at the transcriptional level thus playing a role in controlling carbon flow within the cell. Finally, we demonstrated that volatiles generated by a veA disruption mutant are part of the complex regulatory machinery that mediates the effects of VeA on asexual conidiation and sclerotia formation. Conclusions 1 Volatile profiling provides a rapid, effective, and powerful approach to identify changes in intracellular metabolic networks in filamentous fungi. 2 VeA coordinates the

        19. An update on clinical utility of rilpivirine in the management of HIV infection in treatment-naïve patients

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Putcharoen O

          2013-09-01

          Full Text Available Opass Putcharoen,1–3 Stephen J Kerr,4 Kiat Ruxrungtham2,4,5 1Division of Infectious Diseases, Department of Medicine, Chulalongkorn University, 2Faculty of Medicine, King Chulalongkorn Memorial Hospital, Thai Red Cross Society, Chulalongkorn University, 3Center of Excellence for Infectious Diseases, King Chulalongkorn Memorial Hospital, Thai Red Cross Society, 4HIV-NAT, Thai Red Cross, AIDS Research Center, 5Division of Allergy and Clinical Immunology, Department of Medicine, Chulalongkorn University, Bangkok, Thailand Abstract: Non-nucleoside analog reverse transcriptase inhibitors (NNRTIs are an important component of combination antiretroviral regimens. Amongst the NNRTIs, efavirenz is commonly recommended for initial regimens in treatment-naïve HIV patients, but its use in some settings is limited by adverse effects, particularly those affecting the central nervous system and lipid metabolism. Rilpivirine is a new second-generation NNRTI that is recommended as an alternative to efavirenz in treatment-naïve HIV patients. Evidence of the clinical efficacy of rilpivirine versus efavirenz, in combination with two nucleoside or nucleotide analog reverse transcriptase inhibitors in treatment-naïve patients, is derived from the THRIVE and ECHO studies. These studies demonstrated that rilpivirine 25 mg once daily was potent and non-inferior to efavirenz 600 mg once daily using an intention-to-treat time-to-loss-of-virologic-response (ITT-TLOVR endpoint. Although virologic failure was higher in subjects treated with rilpivirine, study discontinuations due to adverse effects were more common in subjects treated with efavirenz. In addition, the virologic response to rilpivirine was suboptimal in patients with a baseline viral load >100,000 copies/mL. The overall incidence of adverse events and grade 2–4 adverse events was lower in the rilpivirine than in the efavirenz groups. Patients with rilpivirine failure were more likely to have resistance

        20. Volatile profiling reveals intracellular metabolic changes in Aspergillus parasiticus: veA regulates branched chain amino acid and ethanol metabolism

          Science.gov (United States)

          2010-01-01

          Background Filamentous fungi in the genus Aspergillus produce a variety of natural products, including aflatoxin, the most potent naturally occurring carcinogen known. Aflatoxin biosynthesis, one of the most highly characterized secondary metabolic pathways, offers a model system to study secondary metabolism in eukaryotes. To control or customize biosynthesis of natural products we must understand how secondary metabolism integrates into the overall cellular metabolic network. By applying a metabolomics approach we analyzed volatile compounds synthesized by Aspergillus parasiticus in an attempt to define the association of secondary metabolism with other metabolic and cellular processes. Results Volatile compounds were examined using solid phase microextraction - gas chromatography/mass spectrometry. In the wild type strain Aspergillus parasiticus SU-1, the largest group of volatiles included compounds derived from catabolism of branched chain amino acids (leucine, isoleucine, and valine); we also identified alcohols, esters, aldehydes, and lipid-derived volatiles. The number and quantity of the volatiles produced depended on media composition, time of incubation, and light-dark status. A block in aflatoxin biosynthesis or disruption of the global regulator veA affected the volatile profile. In addition to its multiple functions in secondary metabolism and development, VeA negatively regulated catabolism of branched chain amino acids and synthesis of ethanol at the transcriptional level thus playing a role in controlling carbon flow within the cell. Finally, we demonstrated that volatiles generated by a veA disruption mutant are part of the complex regulatory machinery that mediates the effects of VeA on asexual conidiation and sclerotia formation. Conclusions 1) Volatile profiling provides a rapid, effective, and powerful approach to identify changes in intracellular metabolic networks in filamentous fungi. 2) VeA coordinates the biosynthesis of secondary

        1. Histerektomi endikasyonları ve histopatolojik tanıların dağılımı

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Seda Keskin

          2013-09-01

          Full Text Available Amaç. Kliniğimizde gerçekleştirilen histerektomi operasyonlarının klinik endikasyonlarını incelemek ve histerektomi materyallerindeki histopatolojik tanıları ortaya koymaktır. Yöntem. Ocak 2010-Ocak 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen 223 total abdominal histerektomi olgusu retrospektif olarak incelendi. Yaş, menapozal durum, operasyon endikasyonu, yapılan operasyonun bilgileri ve elde edilen materyalin patolojik inceleme sonuçları analiz edildi. Bulgular. Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 49,3±5,4 olarak saptandı. Tüm vakalara total abdominal histerektomi uygulanmıştı. Hastaların %76,2’sine bilateral ooferektomi, %17,4’üne tek taraflı ooferektomi, %6,2’sine ise sadece histerektomi uygulanmıştı. Hastaların %19,2’si menapoz olarak değerlendirildi. Histerektomi endikasyonlarımız arasında en sık izlenen 138 hasta (%61,8 ile myoma uteri idi. Diğer endikasyonlar ise sırasıyla 38 hasta (%17 ile disfonksiyone uterin kanama, 37 hasta (%16,5 ile adneksiyel kitle, 10 hasta (%4,4 ile pelvik organ prolapsusu idi. Histerektomi materyallerinin histopatolojik incelemesi sonucunda, en yaygın tanımlanan patolojiler sırasıyla %68,1; %37,2; %18,8 oranlarıyla leiomyom, adenomyozis ve overyan/paraoveryan kist olarak belirlendi. En sık görülen kombinasyon %15,2 ile leiomyom ve adenomyozis kombinasyonuydu. Ayrıca 19 hastada (%8,5 endometrial polip, 15 hastada (%6,7 endometrial hiperplazi, 11 hastada (%4,9 atrofik endometrium, 4 hastada (%1,7 servikal intraepitelyal neoplazi, 3 hastada (%1,3 endometrium kanseri saptandı. Sonuç. Çalışmamızda en sık histerektomi endikasyonu literatürdeki gibi myoma uteri olarak saptandı. Histopatolojik inceleme sonucunda ise en sık leiomyom ve adenomyozis saptandı. Menometroraji/pelvik ağrı şikayeti ile başvuran ve özellikle myoma uterisi olan hastalarda eşlik eden adenomyozis olabileceği akılda tutulmalıdır. Fertilitesini tamamlam

        2. Farklı Azot Dozlarının Karabuğdayın (Fagopyrum esculentum Moench Tane Verim ve Kalitesine Etkisi

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Derya OKUDAN

          2015-12-01

          Full Text Available Araştırma; karabuğday için uygun azot dozunun (gübresiz-0 ve saf olarak: 1.5, 3, 4.5, 6 ve 7.5 kg/da belirlenmesi ve azotun verim ve kaliteye etkisini araştırmak amacıyla 2014 yılında Isparta’da yürütülmüştür. Karabuğdayın en uzun bitki boyu (77.0 cm, en yüksek tane verimi (125.4 kg/da ve biyolojik verim (431.3 kg/da 7.5 kg/da N dozunda, en yüksek bin tane ağırlığı (24.2 g, agronomik etkinlik (11.91, geri dönüşüm etkinliği (67.74 ve yararlılık etkinliği (50.58 6.0 kg/da N dozunda elde edilmiştir. En yüksek fizyolojik etkinlik (0.76 4.5 kg/da N dozunda ve en yüksek agro-fizyolojik etkinlik (0.26  ise 1.5 kg/da N dozunda belirlenmiştir. Karabuğdayın mineral besin içeriği, uygulanan N dozlarının artışına bağlı olarak yükselmiş ve en yüksek N (%1.95, P (%0.216, K (%0.243, Mg (%0.131, Cu (4.53 ppm, Zn (18.59 ppm, Fe (3.7 ppm ve Mn içeriği (3.00 ppm 7.5 kg N uygulamasında tespit edilmiştir. Karabuğdayın mineral besin içeriği bakımından Fe elementi hariç 6.0 kg/da ile 7.5 kg/da azot dozları arasında istatistiksel olarak fark ortaya çıkmamış ve diğer elementler aynı grupta yer almışlardır.

        3. Arts and sports in nursing educationHemşirelik eğitiminde sanat ve spor

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Arzu İlçe

          2015-11-01

          ç: Bu çalışma; bireyin, ailenin, toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek, hastalık halinde iyileştirme amacına yönelik hizmetlerin; planlanması, örgütlenmesi, uygulanması, değerlendirilmesinden sorumlu, bilim ve sanattan oluşan hemşirelik mesleğinin eğitiminde sanat ve sporla ilgili derslerin varlığı ve çeşitliğini saptamak üzere gerçekleştirildi. Yöntem: Tanımlayıcı tipte planlanan çalışma Mart 2014 tarihinde gerçekleştirildi. Yükseköğretim Kurumu internet sayfasından Ülkemizde bulunan 179 üniversiteden, 114 hemşirelik bölümünün 105’inin öğretim planına ulaşıldı. Hemşirelik bölümü öğretim programlarında sanat ve sporla ilgili dersler ve çeşitliliği değerlendirildi. Veriler SPSS paket programında kodlanarak, sayı, yüzde ve Ki- kare analizleri ile değerlendirildi. Bulgular: Yükseköğretim Kurumu internet sayfasından ülkemizde 108’i devlet, 71’i özel/ vakıf üniversitesi olmak üzere 179 üniversite olduğu görüldü. Üniversiteler içerisinde 88’i devlet, 26’sı özel/vakıf olmak üzere toplamda 114 hemşirelik bölümü olduğu ve bazı üniversitelerde birden fazla hemşirelik bölümü bulunduğu saptandı. 114 hemşirelik bölümünün internet ortamında 105 (70 Sağlık Yüksekokulu, 31 Sağlık Bilimleri Fakültesi, 4 Hemşirelik Fakültesi’inin öğretim programına ulaşıldı. Buna göre hemşirelik bölümlerinin sadece % 34.3’ ünde sanatla; % 28.6 ’sında sporla ilgili dersin olduğu görüldü. Sanatla ilgili derslerin % 24.0 müzik, % 18.3 resim, % 14.1 yaratıcı drama, tiyatro, sinema, % 12.7 güzel sanatlar, % 9.9 halk oyunları, % 5.6 dans, ritim, % 5.6 fotoğrafçılık, % 4.2 el sanatları, süsleme, % 2.8 seramik, % 2.8 diksiyon olduğu ve bu derslerin % 75.0 oranında birinci sınıfta yer aldığı belirlendi. Sporla ilgili dersler % 28.6 beden eğitimi % 1.0 satranç olduğu ve bu derslerin % 24.8 oranında birinci sınıfta yer aldığı belirlendi

        4. Tam protez kullanan hastalarda demografik faktörler, protez yaşı ve çiğneme kuvvetinin yaşam kalitesi ve hasta memnuniyeti üzerine etkisinin incelenmesi

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Necat Tuncer

          2012-01-01

          ="http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQFjAA&url=http%3A%2F%2Fwww.ozetkitap.com%2F&ei=8jOuTIzhB9fQ4wb_0OiHBg&usg=AFQjCNGuJMT9pBO6jP7uiv_4dsYurtJfDg">ÖZET

          Amaç: Ülkemizde 65 yaş üstü bireylerin çoğunun alt üst tam protez kullandığı saptanmış olduğu için, bu tedavi şeklinin hasta memnuniyeti ve yaşam kalitesine olan etkisi ve ısırma kuvvetlerinin araştırılması önem taşımaktadır. Bu retrospektif çalışmanın amacı, en az 3 senedir tam protez kullanan hastalarda yaş, cinsiyet, ısırma kuvveti ve protez yaşının yaşam kalitesi ve hasta memnuniyeti üzerine etkisinin incelenmesidir.

          Gereç ve Yöntem: En az 3 yıldır protezlerini kullanmakta olan 50 dişsiz hasta bu çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastaların ısırma kuvvetleri ölçülmüş, ve hastalara hasta memmnuniyetleri için Visual Analog Scale (VAS formları, yaşam kalitesinin değerlendirilmesi için de Oral Health Impact Profile-14 (OHIP-14 formları doldurtulmuştur.

          Bulgular: Araştırmanın istatistiksel sonuçlarına göre, olguların yaşları ve cinsiyetleri ile VAS ve OHIP skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05. Olguların protez yaşı ile VAS konuşma skorları ile pozitif yönlü, %30,8 düzeyinde,  OHIP fonksiyonel kısıtlanma skorları ile de negatif yönlü, %32,2 düzeyinde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05. Olguların ısırma kuvvetleri ile VAS konuşma skorları ile pozitif yönlü, %29,6 düzeyinde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuş, OHIP skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (<

        5. Bosnalı Sabit ve Ziya Paşa’nın Zafernâmelerindeki Şekil ve Zihniyet Mukayesesi Comparing to Shap and Mind of Bosniac Sabit and Ziya Pasha’s Zafername

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Bekir ÇINAR

          2012-09-01

          Full Text Available In this study,18 century Divan poet Bosniac Sabit’s and thefamous poet and writer of Tanzimat Literature’s period Ziya Pahsa’sZafernames were compared. First of all, informatıon about type ofZafername was given. Bosniac Sabit’s, the poet of Divan in 18thcentury, and Ziya Pahsa’s, the important poet and writer of TanzimatLiterature, Zafernames were examined seperately. The most successfuland the most popular of Sabit’s masnavis was the work namedZafername. Sabit parted from his contemporaries and classical storiesby his ideas of writing new and local. Sabit intentionally and willinglywanted to make innovation in the subject of his masnavis andconsiderably became successful in this work. Ziya Pahsa began to writehis Zafername in 1867 in Paris, completed in 1840 in Geneva. Workwas formed with three parts. Each one of this parts was shown as if ıtwas written by different people. Work contained humour and satireopposed to Ali Pahsa. Zafername of Ziya Pasha is the first Zafernamethat written in the manner of indirect satire. When both of poets wereevaluated. They could be seen as artist who forced their period’stradition. The innovation, that Ziya Pasha made in shape and contentand the innovation that Bosniac Sabit wanted to make in the subject ofzafernames were shown by choosing examples and explanation fromboth poets. In this study, Zafername's full text of both poets weren'tgiven but given some samples for comparing. Bosnalı Sabit's Zafernameis fitting in classic zafername's tradition on the other hand it is prominentthat he is on the way of searching new context. Ziya Pasha's Zafername isdifferent in both shape and context on the aspect of classical zafername'stradition. Bu çalışmada XVIII. yüzyıl Divan şairi Bosnalı Sabit ile Tanzimat Edebiyatı döneminin ünlü şair ve yazarı Ziya Paşa’nın zafernâmeleri mukayese edilmiştir. Öncelikle zafernâme türü hakkında bilgi verilmiştir. XVIII. yüzyıl divan

        6. Sex difference and menstrual cycle effects on semantic priming and rememberingAnlamsal hazırlama ve hatırlamada cinsiyet farkı ve menstural dönem etkileri

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Evrim Gülbetekin

          2015-02-01

          fluctuate across the menstrual cycle. The findings were discussed in the context of the negative effects of increasing luteinizing hormone (LH levels on attentional and executive functions in both ovulatory phase and Alzheimer’s disease. ÖzetAmaç: Kadınların ve erkeklerin bazı bilişsel işlemlerde ve hemisferik özelleşmelerde farklılık gösterdiği; buna karşın, cinsiyet farklılıklarına ilişkin çalışmaların her zaman çok tutarlı olmadığı bilinmektedir. Son dönemlerde yapılan çalışmalar, kadınlardaki bilişsel becerilerin menstural döneme bağlı olarak dalgalanma gösterebildiğine işaret etmiştir. Sunulan çalışmada erkeklerin ve farklı menstural dönemdeki kadınların (yumurtlama ve mensturasyon anlamsal hazırlama (AH ve hatırlama görevindeki peformansları yönünden farklılık gösterip göstermediğini incelemek amaçlanmıştır. Ayrıca AH görevinde cinsiyete özgü hemisferik özelleşme olup olmadığı incelenmiştir.Yöntem: Çalışmaya 72 kadın ve 29 erkek üniversite öğrencisi katılmıştır. AH görevi için katılımcılara arka arkaya iki resim gösterilmiştir. Görsel-yarı alan tekniği kullanılarak ve deney gruplarına uygun olarak ilk resim sol görsel alanda, sağ görsel alanda ya da merkezde100ms sunulmuş; katılımcılardan merkezde sunulan birinci resimle ikinci resmin ilişkili olup olmadığını belirtmeleri istenmiştir. AH görevinin ardından katılımcılara deneydeki uyarıcıların bir listesi verilmiş ve bunun içinden hatırladıklarını bir dakikalık sürede işartlemeleri istenmiştir.Bulgular: Tüm gruplarda AH etkisinin olduğu; ancak bu göreve ilişkin bir hemisferik özelleşmenin olmadığı bulunmuştur. Erkekler ilişkili resimleri yumurtlama dönemindeki kadınlardan daha hızlı değerlendirirken, mensturasyon dönemindeki kadınlarla böyle bir farklılık gözlenmemiştir. Benzer şekilde erkeklerin hatırladıkları genel uyarıcı ve ilişkisiz uyarıcı say

        7. Psychiatric disorders and Nesfatin-1Psikiyatrik hastalıklar ve Nesfatin-1

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Sermin Algül

          2015-05-01

          Full Text Available Nowadays psychiatric disorders is complex group of diseases that many factors play a role in the etiology and prevalence of it's very higher.  Neurotransmitters levels such as serotonin norepinefrin and dopamine in the brain is changed in case of illness. For instance Neurotransmitters such as serotonin, norepinefrin and dopamine is decreased in depression and dopamine is increased in schizophrenia. Many of the antidepressants drugs that used in the treatment of depression leads to weight gain in patients.  Nesfatin-1 is expressed that recently discovered, being an anorexigenic peptid and derived NEFA / nukleobindin2 (NUCB2  in the brain's stress-related field. Plasma nesfatin-1 levels were found to be very high psychiatric patients than normal people with. Peptids' brings to mind the idea that may be important in the prognosis of the disease which the decreased of the level of hormone following treatment process and high in case of illness. It's will provide a better understanding of the prognosis of the disease that can also be explained the effect of these hormones under stress in this disease. In future studies, to understand the antidepressants effect of nesfatin-1 the important molecular mechanisms related with the nesfatin-1 receptor should be necessary to define. In light of recent studies, it is thought that nesfatin-1 could be a important antidepressant drug in the near future.Özet    Psikiyatrik hastalıklar günümüzde prevalansı çok yüksek olan etiyolojisinde birçok faktörün rol oynadığı yaygın ve kompleks bir hastalık grubudur. Hastalık durumunda beyinde serotonin, norepinefrin, dopamin gibi nörotransmitterlerin düzeyleri değişmektedir. Örneğin depresyonda serotonin, norepinefrin ve dopamin azalmaktayken; şizofrenide ise dopamin artmaktadır. Major depresyon tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçların çoğu hastalarda kilo alımına yol açmaktadır. NEFA/nukleobindin2 (NUKB2'den kaynaklanan son y

        8. Doğu-Batı Ayrımı Ekseninde Oryantalizm ve Emperyalizm

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Erkan DİKİCİ

          2014-11-01

          Full Text Available Öz Bu çalışma, Doğu ile Batı arasındaki ilişkiyi incelemek adına Edward Said tarafından 1978 yılında kaleme alınan “Oryantalizm” kitabında ifade edilen oryantalist yaklaşımdan yola çıkarak, Doğu-Batı ayrımına vurgu yapmakta ve bu ayrımın arkasında yatan çıkar ilişkilerini dile getirmeye çalışmaktadır. Söz konusu Doğu-Batı ayrımı ile birlikte oryantalizm ile emperyalizm arasındaki ilişkiye de temas edilmek istenmiştir. Bu ilişkiler zinciri içerisinde dile getirdiğimiz bu ayrım, Batılıların, Batılı olmayan toplumlar üzerindeki emperyalist düşünceleri uygulayabilmek amacıyla, Batılıların kendileri tarafından ortaya çıkartılmıştır. Bu nedenle çalışmanın temel amacı, Batılıların, ötekileştirdiği Batı-dışı toplumlar üzerindeki emellerine ulaşmada oryantalizmi biçilmiş kaftan olarak görmekte olduklarını ve oryantalizmi, emperyalizmin meşrulaştırıcısı olarak düşündüklerini ifade etmektir. Anahtar Kelimeler: Oryantalizm, Doğu-Batı Ayrımı, Emperyalizm, Ötekileştirme. Orientalism and Imperialism within the Concept of East-West Division This study emphasizes the East-West division based upon the orientalist approach stated in the book “Orientalism” written by Edward Said in 1978 to study the relation between the East and the West, and tries to depict the relationships based on self-interest underlying this division. With the aforesaid East and West division, it is also wanted to mention the relation between orientalism and Imperialism. The division that we have mentioned has been posed by the Westerners to carry out their imperialist thoughts over non-western societies. For his reason, the main aim of this study is to express that the westerners see orientalism perfectly suited to reach their goals over non-western societies that they have otherized, and they also think orientalism as the legitimization of imperialism. Keywords: Orientalism, East

        9. Bazı yağ altı sularının uçucu bileşikleri ve mikrobiyal kontrolleri

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Neşe Kırımer

          2012-01-01

          Full Text Available Ülkemizde halk arasında yaygın olarak kullanılmakta olan yağ altı sularının kontrol ve standardizasyonu için yapılmış araştırma sayısı yok denecek kadar azdır. Bu konudaki eksikliği kısmen giderebilmek için Eskişehir'de ticari potansiyeli yüksek olan ve market raflarından kolaylıkla ulaşılabilen başta gül ve kekik suyu olmak üzere hayıt, karabaş, melisa, ökaliptus ve papatya sularının n-hekzan ile sıvı-sıvı ekstraksiyonu yapılarak elde edilen uçucu bileşikler fraksiyonunun Gaz Kromatografisi (GK ve Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometresi (GK/KS analizleri gerçekleştirilmiştir ve membran filtrasyon yöntemi ile mikrobiyal kirlilikleri kontrol edilmiştir.GK/KS sonuçlarına göre; gül suyunda fenil etil alkol, geraniol, sitronellol; hayıt, karabaş, kekik ve papatya sularında karvakrol; melisa suyunda öjenol; ökaliptus suyunda ise 1,8-sineol ve kafur yağ altı sularında ana bileşikler olarak belirlenmiştir. Papatya suyunun bileşimine bakıldığında ise ilginç olarak ana maddenin %32 oranla karvakrol olduğu görülmüştür. Yapılan mikrobiyolojik kontrollerde ise bazı markalara ait gül ve melisa sularının yüksek seviyede bakteri kontaminasyonuna sahip olduğu gözlenmiş, özellikle Melisa suyunda fekal koliform, kolifrom ve P. aeruginosa bakterilerinin standartların üzerinde olduğu belirlenmiştir. Halkımızın hekim ve eczacısına danışmadan kontrolsüz olarak dâhilen tükettiği bu ve benzeri ürünlerin üretim izni ve kontrollerinin en kısa sürede Sağlık Bakanlığı izin ve denetimine verilmesi önerilmektedir.

        10. VERİTABANI MİMARİSİ VE ORACLE VERİTABANI

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Cuma Kara

          2001-12-01

          Full Text Available Son yıllarda hızla gelişen bilişim teknolojileridünyasındaki gelişmelerde veritabanları önemli yertutmaktadır. Bu çalışmada ihtiyaç haline gelenveritabaniarında veri tammlama, veritabanıbütünlüğünün kontrolü, veri tabaniarına erişiminkontrolü ve veritabaniarının sorgulanması vegüncellenmesi için gerekli komutlara sahip olan biralt dil SQL (Yapılandırılmış V eritabanı SorgulamaDili ele alınınıştır. Bu çalışmada BilişimTeknolojileri dünyasında ki yerini alan ORACLEveritabanının üstün özellikleri araştırılmıştır. Oracleveritabanında, uygulama geliştirme, yedekleme,kurtarma, veritabanının güvenilirliliği, sunduğuçözümler, yenilikler, ihtiyaçlara cevap, performans,yönetme, veritabanına yönelik sunduğu ürünler veağ bağlantıları incelenmiştir.

        11. ERP Correlates of Proactive and Reactive Cognitive Control in Treatment-Naïve Adult ADHD

          Science.gov (United States)

          Endestad, Tor; Aasen, Ida Emilia S.; Kropotov, Juri; Knight, Robert Thomas

          2016-01-01

          This study investigated whether treatment naïve adults with Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD; n = 33; 19 female) differed from healthy controls (n = 31; 17 female) in behavioral performance, event-related potential (ERP) indices of preparatory attention (CueP3 and late CNV), and reactive response control (Go P3, NoGo N2, and NoGo P3) derived from a visual cued Go/NoGo task. On several critical measures, Cue P3, late CNV, and NoGo N2, there were no significant differences between the groups. This indicated normal preparatory processes and conflict monitoring in ADHD patients. However, the patients had attenuated Go P3 and NoGoP3 amplitudes relative to controls, suggesting reduced allocation of attentional resources to processes involved in response control. The patients also had a higher rate of Go signal omission errors, but no other performance decrements compared with controls. Reduced Go P3 and NoGo P3 amplitudes were associated with poorer task performance, particularly in the ADHD group. Notably, the ERPs were not associated with self-reported mood or anxiety. The results provide electrophysiological evidence for reduced effortful engagement of attentional resources to both Go and NoGo signals when reactive response control is needed. The absence of group differences in ERP components indexing proactive control points to impairments in specific aspects of cognitive processes in an untreated adult ADHD cohort. The associations between ERPs and task performance provided additional support for the altered electrophysiological responses. PMID:27448275

        12. Construction of naïve camelids VHH repertoire in phage display-based library.

          Science.gov (United States)

          Sabir, Jamal S M; Atef, Ahmed; El-Domyati, Fotouh M; Edris, Sherif; Hajrah, Nahid; Alzohairy, Ahmed M; Bahieldin, Ahmed

          2014-04-01

          Camelids have unique antibodies, namely HCAbs (VHH) or commercially named Nanobodies(®) (Nb) that are composed only of a heavy-chain homodimer. As libraries based on immunized camelids are time-consuming, costly and likely redundant for certain antigens, we describe the construction of a naïve camelid VHHs library from blood serum of non-immunized camelids with affinity in the subnanomolar range and suitable for standard immune applications. This approach is rapid and recovers VHH repertoire with the advantages of being more diverse, non-specific and devoid of subpopulations of specific antibodies, which allows the identification of binders for any potential antigen (or pathogen). RNAs from a number of camelids from Saudi Arabia were isolated and cDNAs of the diverse vhh gene were amplified; the resulting amplicons were cloned in the phage display pSEX81 vector. The size of the library was found to be within the required range (10(7)) suitable for subsequent applications in disease diagnosis and treatment. Two hundred clones were randomly selected and the inserted gene library was either estimated for redundancy or sequenced and aligned to the reference camelid vhh gene (acc. No. ADE99145). Results indicated complete non-specificity of this small library in which no single event of redundancy was detected. These results indicate the efficacy of following this approach in order to yield a large and diverse enough gene library to secure the presence of the required version encoding the required antibodies for any target antigen. This work is a first step towards the construction of phage display-based biosensors useful in disease (e.g., TB or tuberculosis) diagnosis and treatment. PMID:24702893

        13. Proceedings of the XXII A.I.VE.LA. National Meeting

          Science.gov (United States)

          Primo Tomasini, Enrico

          2015-11-01

          A.I.VE.LA. - the Italian Association of Laser Velocimetry and non-invasive diagnostics - is a non-profit cultural association whose objective is to promote and support research in the field of non-contact or minimally invasive measurement techniques, particularly electromagnetic-based techniques and optical techniques. Through its Annual Meeting, AIVELA aims to create an active and stimulating forum where current research results and technical advances can be exchanged and the development of new systems for laboratory use, field testing and industrial application can be promoted. The techniques covered include Laser Doppler Anemometry - LDA, Phase Doppler Anemometry - PDA, Image Velocimetry - PIV, Flow visualization techniques, Spectroscopic measurement techniques (LIF, Raman, etc.), Laser Doppler Vibrometry - LDV, Speckle Pattern Interferometry - ESPI, Holographic techniques, Shearography, Digital Image Correlation - DIC, Moiré techniques, Structured light techniques, Infrared imaging, Photoelasticity, Image based measurement techniques, Ultrasonic sensing, Acoustic and Aeroacoustic measurements, etc. The first Annual Meeting was held back in October 1992 and since then there has been a large consensus among the research and scientific communities that the papers presented at the event are of a high scientific interest. The XXII AIVELA Annual Meeting was held at the Faculty of Engineering of University of Rome Tor Vergata on 15-16 December 2014 and was organised in collaboration with the International Master Courses in "Protection Against CBRNe Events". This volume contains a selection of the papers presented at the event. The detailed Programme of the Meeting can be found at: http://www.aivela.org/XXII_Convegno/index.html Trusting our Association and its initiatives will meet your interest, I wish to thank you in advance for your kind attention and hope to meet you soon at one of our events.

        14. Uzun yıllar önce tespiti yapılmış lokomotor sistem örneklerinin plastinasyonu ve eğitimde kullanımı

          OpenAIRE

          O, Bilge; S, Çelik; E, Boduç

          2014-01-01

          Amaç: Bu çalışmanın amacı, kadavra temininde yaşanan sıkıntı nedeniyle, proseksiyonu yapılmış ve uzun yıllar kullanılmış kadavraları plastine ederek kullanım ömürlerini uzatmak ve sağlık açısından olumsuzluk oluşturmayan bir ortamda anatomi laboratuvar derslerinin yapılabilmesini sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Yirmi yıldan uzun süredir formalin ile tespitli halde saklanan ve derslerde kullanılan kadavralardan alınan, kısmen diseksiyonu yapılmış, radius ve ulna ortasından itibaren önkol ve eli...

        15. Ağız ve boyun bölgesi kanserli hastaların tükürüklerinde bazı DNA turnover enzim aktiviteleri

          OpenAIRE

          SARAÇOĞLU, Umut

          2002-01-01

          Ağız ve Boyun Bölgesi Kanserli Hastaların Tükürüklerinde Bazı DNA Turn-over Enzim Aktiviteleri Kanser gelişimi çeşitli biyokimyasal değişimleri takip eder. Ancak kanserin indüksiyon, promosyon ve gelişim mekanizmaları ile ilgili henüz yeterli bilgi yoktur. Adenozin Deaminaz (ADA) ve 5'-Nukleotidaz (5' -NT) purin ve DNA metabolizmasında önemli enzimlerdir. Bu çalışmanın amacı, kanserli dokuların cerrahi olarak çıkarılması öncesi ve sonrasında tükürükteki ADA ve 5' -NT enzi...

        16. PERTEV TEVFİK AND MUAHEDE (TREATY NEWSPAPER ABSTRACT PERTEV TEVFİK VE MUAHEDE GAZETESİ

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Taner ASLAN

          2011-09-01

          Full Text Available The Muahede, which was owned by Pertev Tevfik Bey and edited by Şehabettin Süleyman Bey, began its publication life as newspaper in İstanbul on October 18, 1910 with the tag line “Demokrasi Mesleğinin Hâdim ve Müdâfii” (The Servant and Defender of Democracy. It was a daily newspaper with political, economic and literary content. Its publication life did not last long in the convulsive atmosphere of the Second Constitutional Era and only 24 issues were printed. The newspaper, which adopted the mission of promoting the ideas of democracy and liberties among the public, criticized the policies of İttihat ve Terakki (The Union and Progress Party government especially with respect to these aspects. The publication did not hesitate to write about the political and administrative mistakes of the government even in a period when martial law was in effect and those newspapers writing against the government were closed down. It asked the government to adopt democratic means in accordance with the spirit of constitutionalism. The newspaper expressed the view that the regime of constitutionalism can be completely established in the country only with the implementation of a democratic government. While emphasizing the importance of the role the press must play in the development of democracy, the publication foregrounded the press as the essential element of a democracy. By criticizing the censorship practices, it asserted the idea that censorship was a barrier for the development of democracy. By frequently referring to the ideas of democracy, the articles in the publication often included terms like constitutionalism, justice, freedom, Kanun-ı Esasi (Main Constitution and democracy, so that these terms could be better understood by the general public. The newspaper pursued a policy which aimed to promote the development of the state socially, economically, administratively and politically. The newspaper, which stated that the mission of the

        17. Immunohistochemistry for BRAF(V600E) antibody VE1 performed in core needle biopsy samples identifies mutated papillary thyroid cancers.

          Science.gov (United States)

          Crescenzi, A; Guidobaldi, L; Nasrollah, N; Taccogna, S; Cicciarella Modica, D D; Turrini, L; Nigri, G; Romanelli, F; Valabrega, S; Giovanella, L; Onetti Muda, A; Trimboli, P

          2014-05-01

          BRAF(V600E) is the most frequent genetic mutation in papillary thyroid cancer (PTC) and has been reported as an independent predictor of poor prognosis of these patients. Current guidelines do not recommend the use of BRAF(V600E) mutational analysis on cytologic specimens from fine needle aspiration due to several reasons. Recently, immunohistochemistry using VE1, a mouse anti-human BRAF(V600E) antibody, has been reported as a highly reliable technique in detecting BRAF-mutated thyroid and nonthyroid cancers. The aim of this study was to test the reliability of VE1 immunohistochemistry on microhistologic samples from core needle biopsy (CNB) in identifying BRAF-mutated PTC. A series of 30 nodules (size ranging from 7 to 22 mm) from 30 patients who underwent surgery following CNB were included in the study. All these lesions had had inconclusive cytology. In all cases, both VE1 and BRAF(V600E) genotypes were evaluated. After surgery, final histology demonstrated 21 cancers and 9 benign lesions. CNB correctly diagnosed 20/20 PTC and 5/5 adenomatous nodules. One follicular thyroid cancer and 4 benign lesions were assessed at CNB as uncertain follicular neoplasm. VE1 immunohistochemistry revealed 8 mutated PTC and 22 negative cases. A 100% agreement was found when positive and negative VE1 results were compared with BRAF mutational status. These data are the first demonstration that VE1 immunohistochemistry performed on thyroid CNB samples perfectly matches with genetic analysis of BRAF status. Thus, VE1 antibody can be used on thyroid microhistologic specimens to detect BRAF(V600E)-mutated PTC before surgery.

        18. Flk1+ and VE-cadherin+ endothelial cells derived from iPSCs recapitulates vascular development during differentiation and display similar angiogenic potential as ESC-derived cells.

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Erin E Kohler

          Full Text Available RATIONALE: Induced pluripotent stem (iPS cells have emerged as a source of potentially unlimited supply of autologous endothelial cells (ECs for vascularization. However, the regenerative function of these cells relative to adult ECs and ECs derived from embryonic stem (ES cells is unknown. The objective was to define the differentiation characteristics and vascularization potential of Fetal liver kinase (Flk1(+ and Vascular Endothelial (VE-cadherin(+ ECs derived identically from mouse (mES and miPS cells. METHODS AND RESULTS: Naive mES and miPS cells cultured in type IV collagen (IV Col in defined media for 5 days induced the formation of adherent cell populations, which demonstrated similar expression of Flk1 and VE-cadherin and the emergence of EC progenies. FACS purification resulted in 100% Flk1(+ VE-cadherin(+ cells from both mES and miPS cells. Emergence of Flk1(+VE-cadherin(+ cells entailed expression of the vascular developmental transcription factor Er71, which bound identically to Flk1, VE-cadherin, and CD31 promoters in both populations. Immunostaining with anti-VE-cadherin and anti-CD31 antibodies and microscopy demonstrated the endothelial nature of these cells. Each cell population (unlike mature ECs organized into well-developed vascular structures in vitro and incorporated into CD31(+ neovessels in matrigel plugs implanted in nude mice in vivo. CONCLUSION: Thus, iPS cell-derived Flk1(+VE-cadherin(+ cells expressing the Er71 are as angiogenic as mES cell-derived cells and incorporate into CD31(+ neovessels. Their vessel forming capacity highlights the potential of autologous iPS cells-derived EC progeny for therapeutic angiogenesis.

        19. THE LIFE OF HOCAZADE ES’AD EFENDI, A SHEIKHULISLAM, AUTHOR AND INTERPRETER, AND HIS WORKS MÜTERCİM VE MÜELLİF BİR ŞEYHÜLİSLAM: HOCAZADE ES’AD EFENDİ VE ESERLERİ

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Mehmet ÖZDEMİR

          2011-06-01

          Full Text Available Hocazade Es’ad Mehmed Efendi was the youngest of the two sons whose father, Hoca Sadettin Efendi, was also a şeyhülislam.He held an important position such as the that of Şeyhülislam between 1615 and 1622, 1623 and 1625, when many important events took place in the history of the ottoman empire. In addition to his efficient position in state administration, he was also a literate scholar, making him and his works important. Es’ad Efendi was one of the first interpreters translating Sa’di’s book ‘Gülistân’ considered as an eastern classic into Turkish. Sadi is regarded as one of the three representatives, including Firdevsî and Hâfız. He also wrote Gülistân-ı Şemâil and Kaside-i Bürde Tahmisi in which he narrated the importance of Friday. In this study, the life of Es’ad Efendi, his personality and his works were analyzed Şeyhülislam Hoca Sa’dettin Efendi’nin -babaları gibi şeyhülislamlık makamında bulunan iki oğlundan biri olan- küçük oğlu Hocazâde Es’ad Efendi, Osmanlı tarihinde önemli olaylara sahne olan bir dönemde (1615-1622 ve 1623-1625 şeyhülislamlık gibi mühim bir makamı temsil etmiştir. Devlet idaresinde etkili konumumun yanında, eli kalem tutan bir müellif / aydın olarak önemli bir sima olması onu ve eserlerini mühim kılmaktadır. Es’ad Efendi, Firdevsî ve Hâfız ile birlikte İran edebiyatının üç büyük temsilcilerinden biri kabul edilen Sa’dî’nin şark klasikleri arasına girmiş eseri Gülistân’ı, Gül-i Handân adıyla Tükçe’ye tercüme eden ilk mütercimlerden biridir. Ayrıca Gülistân-ı Şemâil adıyla kaleme aldığı manzum şemâili, Kaside-i Bürde Tahmisi ve cuma gününün önemini ve faziletlerini anlattığı Fezâil-i Cuma adlı eserleri de vardır. Bu yazıda Es’ad Efendi’nin hayatı, şahsiyeti ve eserleri hakkında tanıtıcı bilgiler verilmeye çalışılacaktır.

        20. THE MODERN WAY OF THREATS, CURSE AND IMPRECATION: SONGS AND FOLKSONGS KÜFÜR ETMENİN, LANET VE BEDDUA OKUMANIN ÇAĞDAŞ YOLU: ŞARKI VE TÜRKÜLER

          Directory of Open Access Journals (Sweden)

          Mustafa ŞENEL

          2009-12-01

          Full Text Available The elements of folk literature are hidden in details of music which is the most important source and carrier of richness in various regions of the country.The contribution of this attitude wording to the teaching of mother language in the works of artists comes true involuntarily. Simple melody, known prayer in our songs and folksongs undertake a task of teaching curses.This kind of teaching method is processed unconsciously in today’s popular songs. In this study, we example how the unspeakable consepts become a part of our lives via music by analysing folk songs and popular songs. Yurdun çeşitli yörelerinde var olan zenginliğin en önemli taşıyıcıları ve kaynağı olan müziğin inceliklerinde halk edebiyatının unsurları gizlidir. Bu tavrın ve üslubun sanatçıların oluşturdukları eserlerdeki anadilin öğretilmesine olan katkısı, başlangıçta istem dışı bir öğrenim şeklinde gerçekleşmektedir. Şarkı ve türkülerimizdeki akılda kalan kolay melodi, halka tanıdık gelen dua, beddua lanet okuma ve hatta küfür şekillerinin öğretilmesinde de önemli bir görev üstlenmiştir. Bu tarz bir öğrenme yöntemi, günümüz popüler şarkılarında da farkında olmadan işlenilmektedir. Zira müzik aracılığıyla geleneksel değerlerimizin, hiçbir sakınca görülmeden artık böyle bir öğrenme yöntemi ile öğretebilme yöntemini tercih edilebileceği sonucuna varılabilir. Çalışmamızda hem geleneksel türkülerimizden hem de son dönemlerin güncel şarkı ve türkülerinden yola çıkarak normal şartlarda insanların birbirlerine söyleyemedikleri bu kavramların (beddua , lanet okuma ve küfür müzikle beraber günlük hayatımıza girişi incelenmiştir.